Ayrıca "Madem oğlunu getirecek Shakhtar'ın başına getirsin" gibi eleştirilerin geçerliliği yoktur. Çünkü böyle bir şey daha önceden planlanmış değil. Dolayısıyla Razvan Lucescu'nun bir anda Shakhtar'ın başına geçmesi tepeden inme, plansız bir durum olur.
Ama "ben iki yıl boyunca taktik sistemi kurarım, sonra sportif direktör olur, takımı oğluma emanet ederim" demek bambaşka bir olay. Böyle bir durumda Lucescu oğlunu da Trabzonspor'a hazırlıyor olacaktır iki yıl boyunca. Geldiğinde de bu göreve hazır hale gelmiş olacaktır. Plan proje dediğin böyle olur. Lucescu yetiştirecekse isterse oğlu, isterse de Trabzon'dan herhangi biri olsun, ne farkeder? Bu işler bilgi birikim işi, tecrübe işi değil mi? İsminin ne olduğunun ne önemi var? Ne yani, siz Lucescu'nun Trabzonspor'lu futbolcuları, teknik ekibi, personeli eğitebileceğine inanıyor, onu istiyorsunuz; ama ona en yakın olan kişiyi, oğlunu istemiyorsunuz, onu eğitmiş olacağına inanmıyorsunuz öyle mi? Burada bir çelişki yok mu?
Kaldı ki Razvan Lucescu'nun kariyerini yukarıda insanlar yazmış. Lig ikinciliği kazanmış, kupalar kazanmış bir adam. Şu anda da Türkiye'ye denk bir lig olan Yunanistan'da ortalama bir takımla orta seviyede bulunuyor, yani kendi ülkesinin dışında takım çalıştırmış, böyle bir tecrübesi de var. (Hatırlatalım, biz ise şampiyonluk hedefiyle sezona başlamış, 90 milyon euro ederinde bir kadroyla 8. sırada bulunan bir takımız). Daha önce hiç süper ligde takım çalıştırmamış olan Hami bile Trabzonspor teknik direktörü olabiliyor Razvan neden olamasın? Trabzonspor'u idare etmiş olan MRA, Tolunay, Hami, Shota, Ünal hatta Ersun bile daha önce Türkiye ligi dışında hiçbir yerde görev yapmamışken Razvan Lucescu ismini hangi gerekçeyle küçümsüyoruz anlamadım.
Ama "ben iki yıl boyunca taktik sistemi kurarım, sonra sportif direktör olur, takımı oğluma emanet ederim" demek bambaşka bir olay. Böyle bir durumda Lucescu oğlunu da Trabzonspor'a hazırlıyor olacaktır iki yıl boyunca. Geldiğinde de bu göreve hazır hale gelmiş olacaktır. Plan proje dediğin böyle olur. Lucescu yetiştirecekse isterse oğlu, isterse de Trabzon'dan herhangi biri olsun, ne farkeder? Bu işler bilgi birikim işi, tecrübe işi değil mi? İsminin ne olduğunun ne önemi var? Ne yani, siz Lucescu'nun Trabzonspor'lu futbolcuları, teknik ekibi, personeli eğitebileceğine inanıyor, onu istiyorsunuz; ama ona en yakın olan kişiyi, oğlunu istemiyorsunuz, onu eğitmiş olacağına inanmıyorsunuz öyle mi? Burada bir çelişki yok mu?
Kaldı ki Razvan Lucescu'nun kariyerini yukarıda insanlar yazmış. Lig ikinciliği kazanmış, kupalar kazanmış bir adam. Şu anda da Türkiye'ye denk bir lig olan Yunanistan'da ortalama bir takımla orta seviyede bulunuyor, yani kendi ülkesinin dışında takım çalıştırmış, böyle bir tecrübesi de var. (Hatırlatalım, biz ise şampiyonluk hedefiyle sezona başlamış, 90 milyon euro ederinde bir kadroyla 8. sırada bulunan bir takımız). Daha önce hiç süper ligde takım çalıştırmamış olan Hami bile Trabzonspor teknik direktörü olabiliyor Razvan neden olamasın? Trabzonspor'u idare etmiş olan MRA, Tolunay, Hami, Shota, Ünal hatta Ersun bile daha önce Türkiye ligi dışında hiçbir yerde görev yapmamışken Razvan Lucescu ismini hangi gerekçeyle küçümsüyoruz anlamadım.
Yorum