Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!

Daraltma
Bu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!

    arkadaslar burada pkk terörünün lanet yüzünü ve tepkilerimizi ortaya koyalım diye düşündüm..
    ayrıca taraftar olarak Türk bayrakları ile maçlara gidip ülkemize devletimize sahip çıkalım!...

    ayrıca ilginç bir yazı... emin çölaşandan .. ve bir gerçek.. resmi belgelerle...

    PKK.LILAR DEVLETTEN MAAŞ ALIYOR!!!
    ------------------------------
    Emin ÇÖLAŞAN ecolasan@hurriyet.com.tr

    TBMM açıklaması


    BURADA defalarca sordum. Eski DEP milletvekili olan PKK’lılara bu devlet maaş ödüyor mu, ödemiyor mu?

    Yanıt dün öğle saatlerinde TBMM Basın ve Halka İlişkiler Dairesi Başkanlığı’ndan geldi. Size aynen aktarıyorum:

    "Sayın Emin Çölaşan, 5 Ağustos ve 9 Ağustos tarihli köşe yazılarınızda, eski DEP milletvekillerinin halen devletten milletvekili maaşı alıp almadıklarını ve sağlık harcamalarının yine devlet tarafından karşılanıp karşılanmadığını gündeme getirmiş bulunmaktasınız.

    Anayasa’nın ve ilgili kanun maddelerinin bu konulardaki hükümleri çok açıktır. Buna göre:

    1- Anayasa’nın 84. maddesi uyarınca milletvekillikleri sona erdirilen ve halen kanlı terör örgütünün lideri konumunda ve yurtdışında olduğu söylenen Zübeyir Aydar (Siirt) ile birlikte Nizamettin Toğuç (Batman) ve Ali Yiğit (Mardin) adlı eski DEP milletvekilleri, temsil tazminatı ve tedavi yardımından faydalanmamaktadır. Bu kişilerin TBMM kimliği de bulunmamaktadır.

    2- Yine Anayasa’nın 84. maddesi uyarınca milletvekillikleri sona erdirilen Hatip Dicle (Diyarbakır), Sedat Yurttaş (Diyarbakır), Leyla Zana (Diyarbakır), Orhan Doğan (Şırnak), Selim Sadak (Şırnak), Naif Güneş (Siirt) ve Sırrı Sakık (Muş) adlı milletvekillerine 4505 sayılı kanunun geçici 8. maddesine istinaden temsil tazminatı ödenmekte ve 3671 sayılı kanunun 4. maddesi uyarınca bu kişiler tedavi yardımından faydalanmaktadır.

    Söz konusu kişilere her ay net 1.304 YTL temsil tazminatı ödenmektedir.

    3- Aynı partiye mensup Ahmet Türk (Mardin) Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nden 4554 sayılı kanun gereğince emekli aylığı (yaklaşık 4 milyar) almakta ve tedavi yardımından faydalanmaktadır.

    4- Halen yurtdışında oldukları ileri sürülen Mahmut Kılınç (Adıyaman) ve Remzi Kartal da (Van) Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nden emeklilik maaşı almaktadır. Bu kişilere tedavi yardımı yapılmamaktadır.

    Özet olarak, yapılan ve yapılmayan ödeme ve işlemler kanunlar çerçevesindedir. Hiçbir keyfi uygulama söz konusu değildir."

    * * *

    Dün ayrıca eski DEP milletvekili Orhan Doğan’dan bir faks aldım. Ziraat Bankası TBMM Şubesi’nden aldığı resmi yazıyı bana göndermiş. Buna göre Orhan Doğan, TBMM Saymanlık Müdürlüğü’nden her ay 1.227 YTL tazminat alıyor.

    Kendisi de belgenin altına bir not yazmış:

    "Bu belgeden de anlaşılacağı üzere, köşenizde sıkça vurguladığınız gibi emekli maaşı almamaktayız. Yasalar bu hakkı tanımasına rağmen ne yazık ki ülkemizde emekli maaşı alamayan birkaç milletvekiliyiz.

    Oysa binlerce (eski) milletvekili emekli maaşını alıyor. Bu kısa açıklamayı köşenize taşımanız dileği ile. Orhan Doğan."

    * * *

    İşin yasal ayrıntılarını bilemem. Ancak bu açıklamalardan ortaya çıkan tablo ilginç!

    Bu PKK’lı eski DEP milletvekillerinin bir bölümüne hiçbir ödeme yapılmıyor. Bazısına tam emekli maaşı, bazılarına tazminat ödeniyor.

    Sağlık harcamalarından bazısı yararlanıyor, bazısı yararlanamıyor.

    Dün öğrendiğime göre -doğruluğunu kesin olarak bilemiyorum- kendilerine hiçbir ödeme yapılmayan üç eski milletvekili, maaş ve sağlık yardımı için kendileri başvuruda bulunmamış.

    Bulunsalardı ne olurdu?

    Örneğin şu anda PKK’nın başında bulunan Zübeyir Aydar devletten her ay maaş alırdı!

    Harika olurdu!

    * * *

    Her gün şehit cenazesi kaldırılan bir ülkede bu tablo tepki yaratır. TBMM’den ayda en küçük rakamla 1 milyardan fazla alan ve PKK’lı olduğu herkes tarafından bilinen, bu konuda yargılanıp ceza alan eski milletvekilleri, yandaşları tarafından şehit edilen askerlerimizden, polisimizden, onların geride bıraktığı aile bireylerinden çok daha fazla para alıyor.

    Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir durum olamaz.

    Türkiye’ye özgü bir dram, bir komedi!

    Silahı kendi ellerimizle kendi ayağımıza sıkıyoruz.

    Daha da önemlisi, insanlarımızı rencide ediyoruz, farkında değiliz.





    ------------------------

    her gün şehitlerimiz - vatandaşlarımız - gencecik insanlarımızı kaybediyoruz yeter!!!!
    En son Külünkoğlu tarafından düzenlendi; 09.08.2012, 08:31.
    ''Ben kulüp tutmam, çocuk... Çünkü hepsi benimdir. Hem; sivil veya asker toplumun tamamına hizmet veya kumanda edenler bir kulübü tutsalar bile -görev sırasında- bunu açıklamazlarsa isabet ederler. Aksi halde, otoriteleri sarsılır ve tartışılır. Tefrika (ayrımcılık, nifak) yaratmış olurlar. O nedenle dikkatli olmalarını tavsiye ederim." Mustafa Kemal Atatürk (2 Aralık 1933)


    feneri "ampül" aydınlatır ancak "güneş" kendiliğinden ışık verir !

  • #2
    İlk olarak Nytre tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
    arkadaslar burada pkk terörünün lanet yüzünü ve tepkilerimizi ortaya koyalım diye düşündüm..
    ayrıca taraftar olarak Türk bayrakları ile maçlara gidip ülkemize devletimize sahip çıkalım!...

    ayrıca ilginç bir yazı... emin çölaşandan .. ve bir gerçek.. resmi belgelerle...

    PKK.LILAR DEVLETTEN MAAŞ ALIYOR!!!
    ------------------------------
    Emin ÇÖLAŞAN ecolasan@hurriyet.com.tr

    TBMM açıklaması


    BURADA defalarca sordum. Eski DEP milletvekili olan PKK’lılara bu devlet maaş ödüyor mu, ödemiyor mu?

    Yanıt dün öğle saatlerinde TBMM Basın ve Halka İlişkiler Dairesi Başkanlığı’ndan geldi. Size aynen aktarıyorum:

    "Sayın Emin Çölaşan, 5 Ağustos ve 9 Ağustos tarihli köşe yazılarınızda, eski DEP milletvekillerinin halen devletten milletvekili maaşı alıp almadıklarını ve sağlık harcamalarının yine devlet tarafından karşılanıp karşılanmadığını gündeme getirmiş bulunmaktasınız.

    Anayasa’nın ve ilgili kanun maddelerinin bu konulardaki hükümleri çok açıktır. Buna göre:

    1- Anayasa’nın 84. maddesi uyarınca milletvekillikleri sona erdirilen ve halen kanlı terör örgütünün lideri konumunda ve yurtdışında olduğu söylenen Zübeyir Aydar (Siirt) ile birlikte Nizamettin Toğuç (Batman) ve Ali Yiğit (Mardin) adlı eski DEP milletvekilleri, temsil tazminatı ve tedavi yardımından faydalanmamaktadır. Bu kişilerin TBMM kimliği de bulunmamaktadır.

    2- Yine Anayasa’nın 84. maddesi uyarınca milletvekillikleri sona erdirilen Hatip Dicle (Diyarbakır), Sedat Yurttaş (Diyarbakır), Leyla Zana (Diyarbakır), Orhan Doğan (Şırnak), Selim Sadak (Şırnak), Naif Güneş (Siirt) ve Sırrı Sakık (Muş) adlı milletvekillerine 4505 sayılı kanunun geçici 8. maddesine istinaden temsil tazminatı ödenmekte ve 3671 sayılı kanunun 4. maddesi uyarınca bu kişiler tedavi yardımından faydalanmaktadır.

    Söz konusu kişilere her ay net 1.304 YTL temsil tazminatı ödenmektedir.

    3- Aynı partiye mensup Ahmet Türk (Mardin) Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nden 4554 sayılı kanun gereğince emekli aylığı (yaklaşık 4 milyar) almakta ve tedavi yardımından faydalanmaktadır.

    4- Halen yurtdışında oldukları ileri sürülen Mahmut Kılınç (Adıyaman) ve Remzi Kartal da (Van) Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nden emeklilik maaşı almaktadır. Bu kişilere tedavi yardımı yapılmamaktadır.

    Özet olarak, yapılan ve yapılmayan ödeme ve işlemler kanunlar çerçevesindedir. Hiçbir keyfi uygulama söz konusu değildir."

    * * *

    Dün ayrıca eski DEP milletvekili Orhan Doğan’dan bir faks aldım. Ziraat Bankası TBMM Şubesi’nden aldığı resmi yazıyı bana göndermiş. Buna göre Orhan Doğan, TBMM Saymanlık Müdürlüğü’nden her ay 1.227 YTL tazminat alıyor.

    Kendisi de belgenin altına bir not yazmış:

    "Bu belgeden de anlaşılacağı üzere, köşenizde sıkça vurguladığınız gibi emekli maaşı almamaktayız. Yasalar bu hakkı tanımasına rağmen ne yazık ki ülkemizde emekli maaşı alamayan birkaç milletvekiliyiz.

    Oysa binlerce (eski) milletvekili emekli maaşını alıyor. Bu kısa açıklamayı köşenize taşımanız dileği ile. Orhan Doğan."

    * * *

    İşin yasal ayrıntılarını bilemem. Ancak bu açıklamalardan ortaya çıkan tablo ilginç!

    Bu PKK’lı eski DEP milletvekillerinin bir bölümüne hiçbir ödeme yapılmıyor. Bazısına tam emekli maaşı, bazılarına tazminat ödeniyor.

    Sağlık harcamalarından bazısı yararlanıyor, bazısı yararlanamıyor.

    Dün öğrendiğime göre -doğruluğunu kesin olarak bilemiyorum- kendilerine hiçbir ödeme yapılmayan üç eski milletvekili, maaş ve sağlık yardımı için kendileri başvuruda bulunmamış.

    Bulunsalardı ne olurdu?

    Örneğin şu anda PKK’nın başında bulunan Zübeyir Aydar devletten her ay maaş alırdı!

    Harika olurdu!

    * * *

    Her gün şehit cenazesi kaldırılan bir ülkede bu tablo tepki yaratır. TBMM’den ayda en küçük rakamla 1 milyardan fazla alan ve PKK’lı olduğu herkes tarafından bilinen, bu konuda yargılanıp ceza alan eski milletvekilleri, yandaşları tarafından şehit edilen askerlerimizden, polisimizden, onların geride bıraktığı aile bireylerinden çok daha fazla para alıyor.

    Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir durum olamaz.

    Türkiye’ye özgü bir dram, bir komedi!

    Silahı kendi ellerimizle kendi ayağımıza sıkıyoruz.

    Daha da önemlisi, insanlarımızı rencide ediyoruz, farkında değiliz.





    ------------------------

    her gün şehitlerimiz - vatandaşlarımız - gencecik insanlarımızı kaybediyoruz yeter!!!!
    nasıl engelleyemezler bunu,nasıl izin verilir...
    ...anti-klişe timi...

    Yorum


    • #3
      nedense bu konularda kimse tepki vermiyor...

      bu duyarsızlık niye?

      bu vatan kimin?
      ''Ben kulüp tutmam, çocuk... Çünkü hepsi benimdir. Hem; sivil veya asker toplumun tamamına hizmet veya kumanda edenler bir kulübü tutsalar bile -görev sırasında- bunu açıklamazlarsa isabet ederler. Aksi halde, otoriteleri sarsılır ve tartışılır. Tefrika (ayrımcılık, nifak) yaratmış olurlar. O nedenle dikkatli olmalarını tavsiye ederim." Mustafa Kemal Atatürk (2 Aralık 1933)


      feneri "ampül" aydınlatır ancak "güneş" kendiliğinden ışık verir !

      Yorum


      • #4
        bu vatan hepimizin arkadaşlar

        ya seveceksiniz yada terkedip gideceksinizzzzzzzzz
        sorma neden...
        hamiiiiiii mandıralıııııııı...

        Yorum


        • #5
          musul ve kerkük bizim olmadan bu pkk bitmez...
          ALLAH belasını versin bunların bunlara destek verenlerin...

          Yorum


          • #6
            Vatanı bölmek isteyenlerin kafası kopsun.
            Bir karış toprağı bölünemez ülkemizin
            Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene!!!!
            T R A B Z O N S P O R

            Yorum


            • #7
              trabzondaki maçlarda türk bayraklarımızı eksik etmeyelim...
              ''Ben kulüp tutmam, çocuk... Çünkü hepsi benimdir. Hem; sivil veya asker toplumun tamamına hizmet veya kumanda edenler bir kulübü tutsalar bile -görev sırasında- bunu açıklamazlarsa isabet ederler. Aksi halde, otoriteleri sarsılır ve tartışılır. Tefrika (ayrımcılık, nifak) yaratmış olurlar. O nedenle dikkatli olmalarını tavsiye ederim." Mustafa Kemal Atatürk (2 Aralık 1933)


              feneri "ampül" aydınlatır ancak "güneş" kendiliğinden ışık verir !

              Yorum


              • #8
                lubnan ve filistine gosterilen tepkinin yarisi sehitlerimiz icin gosterilmiyor iste... akp sagolsun... goruyoruz bu konu daha bir sayfa bile olmamis ama diger baslik sayfalara sigmamis...

                durum bu... ama bu serefsizlere umarim halk dur diyecek yoksa sozde baskanlar basbakanlar tepkisiz duruyor...!! hergun sehit haberi var...

                bizde gidip bunlara destek verenlerin evlerinda bomba patlatalim
                HERSEY YALAN TEK GERCEK TRABZONSPOR

                Yorum


                • #9
                  Bu konu başka bir forumda bir şekilde yer aldı mı bilmiyorum ama internet sporda benim de gıcık olduğum konu üzerine yazılan yazı....


                  13 Ağustos 2006 Pazar
                  "Bölücü" Hürriyet ve Trabzon'un Halleri

                  Osmanlı; tarihinin en karanlık dönemlerinden birini, İstanbul da İngiliz işgalini yaşıyor.

                  Yıl 1919.

                  Mustafa Kemal ve bir avuç yurtsever Dolmabahçe önlerinde demirleyen İngiliz donanmasının arasından şerefli ve haysiyetli bir mücadelenin meşalesiyle Anadolu’ya geçiyor.. Ama bu kutsal yolculuk İstanbul’da birilerini ziyadesiyle rahatsız etmiştir. İşte o günlerden bir “başyazar” makalesi

                  “Hükümet önce Anadolu’nun işgale uğramayan yerlerini Mustafa Kemal’lerden, Ali Fuat’lardan, o ipsiz sapsız, akılsız fikirsiz zorbalardan canilerden temizlemelidir”

                  Bu ihanet yazısının altında, bağımsızlığa hiç inanmayan ve İngiliz veya Amerikan mandasının sözcülüğünü yapan hain bir gazetecinin imzası vardır: Ali Kemal. Hani Kurtuluş savaşını kazandığımızda düşüncelerinden ters yüz eden ve İzmit’te bir berberde yakalanıp halk tarafından linç edilen Ali Kemal. İşte bu Ali Kemal, Kurtuluş’a inanmayanların alemcisiydi ve Türk Tarihinin en karanlık sayfalarından birine “mütareke basını” olarak kaydını düşenlerin en başındaydı.

                  Mütareke basını tarihin çöp sepetindeki yerini aldı ama, şu veya bu şekilde, bilinçli veya değil, bu toplumun genetik kodlarını bozup adalet duygusuna ağır yaralar vuran gazeteler ve gazetecilerimiz halen toplumsal barışı tehlikeye atmaya devam ediyor.

                  Bugünkü ( 13 Ağustos 2006) Hürriyet’in manşetinden söz ediyorum.

                  Manşetteki habere göre; İstanbul’un üç büyük spor kulübü, PKK terörüne karşı ortak eylem kararı almış ve güçlerini birleştirmiş!

                  Bu haliyle haberin ve manşetin kimseyi rahatsız etmeyeceğini düşünebilirsiniz. Lakin kazın ayağı hiç de öyle değil.

                  Zira, teröre karşı aynı tavrı, bu ülkenin en çok tıklanan taraftar sitelerinden BMN (bordomavi.net, kalearkası.net) başta olmak üzere pek çok taraftar sitesi de göstermiş ve halen de göstermeye devam etmektedir.

                  Teröre karşı tepki gösteren halkın bir bölümünü onore ederken, bir bölümünü yok saymak, bu ülkenin en çok okunan ve en etkili gazetesine ne kazandırmıştır?

                  Hürriyet yazı işleri, aynı tavrı birçok başka taraftar gruplarının, ve elbette en başta büyük önder Mustafa Kemal’in savaş boyunca özel muhafızlığını yaptığı “laz uşaklarının” torunlarının da gösterdiğini, küçük bir araştırma ile öğrenebilirdi. Belki de biliyorlardı ama, nihayetinde “İstanbul” basını oldukları gerçeğiyle, Trabzonlular gibi tüm diğer vatanseverleri görmezden gelmişlerdir.

                  Hürriyet’in manşeti, bilerek veya bilmeyerek, bölücülüktür.
                  Tıpkı, Mütareke Basınının kalemşörü Ali Kemal gibi..

                  Hürriyetin manşeti; kardeşlikten ve beraber yaşama kültüründen yana tavır koyanlar arasına nifak sokmaktır.
                  Tıpkı Mustafa Kemal ve arkadaşlarının eşlerinin “dul bırakılmaları ve kafaları kütüklerle koparılmalı” histerisi içindeki İngiliz hayranı Ref’i Cevat Ulunay gibi…

                  Hürriyet! Bu halka bir özür borcun var!

                  Bu vatanı bölemezsiniz! Tarihin diyalektiği herkesi layık olduğu yere, elbet, koyacaktır

                  Halkın bilinçaltına sinsice yerleştirmeye çalıştığınız bu elem çiçeği manşetler, günü geldiğinde halkın şaşmaz sağduyusuyla karşılaşıp tuz buz olacaktır.

                  Kara kaplı deftere düşen lekeler gün gelir temizlenir.

                  Şükür ki; Ulu önder Atatürk’ün herkeslerden çok güvendiği ve kendini emanet ettiği “laz uşakları”, bu memleketi sizin korumanıza muhtaç etmeyecek kadar çok seviyorlar.

                  Aslolan budur!

                  Mütarekeci Ali Kemal tarihin neresindeyse, bu ülkeyi ve insanlarını birbirinden “ayıranların” yeri de orası olacaktır.

                  Yazıyı bitirirken, teröre karşı ortak tavır sergileyen herkese sevgi ve muhabbetlerimi iletiyorum. Yolumuz kardeşlik ve memleket sevdalılarının yoludur.

                  Hürriyet! Gölge etme, başka ihsan istemez.!

                  Yorum


                  • #10
                    BAĞDAT - Terörist Abdullah Öcalan’ın adını taşıyan merkeze giden Iraklı polisler, binanın kapısını mühürledi. Sözkonusu merkez, 7 ay önce Irak kültür bakanlığından alınan resmi izinle açılmıştı. Irak hükümeti, Bağdat, Kerkük, Musul, Erbil ve Süleymaniye kentlerindeki PKK’ya bağlı 9 büronun bazılarının kapatılması için de tebligatta bulunmuştu.
                    -------------------------------------------------------------------------------
                    PKK 2 işçiyi kaçırdı
                    BİNGÖL - Gece saat 21.00 sıralarında, yol çalışmasının yapıldığı bölgeye giden teröristler, burada bulunan işçileri toplayarak kimlik kontrolü yaptı.
                    Teröristler daha sonra taşeron Abdullah Demir ile kepçe operatörü Hanefi Aydın’ı beraberlerinde götürerek, bölgeden uzaklaştı.

                    Olayın duyulması üzerine güvenlik güçleri bölgede operasyon başlattı.

                    ulan bütün pis işler hep bu genç ilçesinde oluyor halk mı destekliyor nedir güvenlik önemleri artırılmalı
                    En son Oğuzhan Görkan tarafından düzenlendi; 16.08.2006, 03:35.
                    ...anti-klişe timi...

                    Yorum


                    • #11
                      büro kapatmalar danışıklı dövüş olabilir... adam kapatır ama denetlemez.. bakarsın başka yerde açılmış
                      ''Ben kulüp tutmam, çocuk... Çünkü hepsi benimdir. Hem; sivil veya asker toplumun tamamına hizmet veya kumanda edenler bir kulübü tutsalar bile -görev sırasında- bunu açıklamazlarsa isabet ederler. Aksi halde, otoriteleri sarsılır ve tartışılır. Tefrika (ayrımcılık, nifak) yaratmış olurlar. O nedenle dikkatli olmalarını tavsiye ederim." Mustafa Kemal Atatürk (2 Aralık 1933)


                      feneri "ampül" aydınlatır ancak "güneş" kendiliğinden ışık verir !

                      Yorum


                      • #12
                        dün soysuzların kuruluş yıldönümleriydi...(15 ağustos 1984)..hepsinin allah belasını versin...biraz daha yazmak istemiyorum ağzımı bozacam

                        Yorum


                        • #13



                          En son Oğuzhan Görkan tarafından düzenlendi; 16.08.2006, 17:38.
                          ...anti-klişe timi...

                          Yorum


                          • #14
                            Benim vergilerimden hainlere para aktaran devlet yöneticilerinede yazıklar olsun.Kendi payımdan onlara düşeni asla helal etmiyorum.Ahirette iki elim yakalarında olacaktır,hem hainlerin hemde hainlere maaş ve benzeri ödeme yapanların...
                            Beklemeyi bilen amacına ulaşır. JOSEPH DE VILLELE.

                            Yorum


                            • #15
                              bu memleketı bu bayrağı içi,ne sindiremeyenler terkedip gidecek bu topraklardan onlara burada yer yok
                              sorma neden...
                              hamiiiiiii mandıralıııııııı...

                              Yorum

                              En Aktif Kullanıcılar

                              Daraltma

                              En aktif kullanıcı yok.
                              Yükleniyor...
                              X