Yönetime Yönelik Teşekkürler...
Daraltma
X
-
Turk toplumunun bir zihniyeti daha vardır : genelleme yapmak
Yonetim istifa ayrı birseydir Sadri Şener istifa ayrı birseydir hacisalihoglu istifa ayrı şeydirYorum
-
Yorum
-
Bu forumdan bir arkadaş bana Mahmut Aksu için şöyle demişti: "Abi ,mali saymanın transfer yaptığı nerede görülmüş?" Ona sordum: "Mali saymanın ne iş yaptığını ve sorumluluğunun ne olduğunu biliyor musun?" Bilmiyordu.
Bu doğru mudur, yanlış mıdır tartışmıyorum; ama bir süreci ve bir yönetim grubunu tartışacaksak, hatta elle tutulur şeyleri değil de, soyut kavramlar üzeinde tartışacaksak, bunu bilerek yapmak gerekiyor.
Şöyle bir haber okusanız, ne tepki verirdiniz?
"Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Süper Kupa maçı için stadyuma geldiğinde Bursasporlu taraftarlar tarafından tartaklandı. Güzergahını değiştirmek zorunda kalan başkan, maçın ilk yarısını bir restaurantta izlemek zorunda kaldı. Aynı Bursasporlu taraftar grubu, daha sonra ellerindekini Trabzonspor'un asbaşkanının yüzüne fırlatarak tükürdü ve galiz küfürler etti."
Bu haberi okusak, muhtemelen ertesi gün Bursaspor kulübü ile birbirimize girer, yöneticilerimize yaptıklarının hesabını sormak isterdik.
Forumda ve camiada çok kötü yönetilen ve çok konuşularak çorbaya çevrilen transfer dönemi nedeniyle en olmayacak ithamlarla karşı karşıya kalan Hacısalihoğlu. Bu adam tam da ona duyulan öfkenin tavan yaptığı sırada, adeta tekmeye kafa uzatarak "olumsuz herşeyin arkasında ben varım" dedi. Nasıl olsa o yiyordu küfürleri. Başkana dönmesin bu tepki diyerek yaptı bunu. Anlamak zor mu?
Ertesi gün transfer gerçekleştiğinde ne dedi: "Bu transferde başkanın büyük emeği var".
Ben uzun süredir böyle bir yönetici profili görmedim Trabzonspor'da, hatta tüm takım yöneticileri içinde. Yöneticilik yapanlar için verilen emeğin ve yapılan harcamaların karşılığı ilgi olduğundan, hiç bir kulüp yöneticisi, kolay kolay tekmeye kafa koyup, başarıda geri çekilmez zira.
Hacısalihoğlu'nu bir çok sebeple eleştirebilirsiniz; ama eleştirirken bu ve benzeri pek çok vakayı da değerlendirmeniz gerekiyor.
Takım son iki senede bir şampiyonluk mücadelesi verdi, iki kupa kaldırdı. Bu başarı değilse, değildir. Bence başarıdır. Onlarca güzel hamle yapıldı. "Bir Sevda Uğruna" Anıt Parkı da bunlardan biri.
Yaptıkları yanlışları bir tarafa, başarıları bir diğer tarafa koyun. Ana - avrat küfür yemeyi hakettiler mi?
Sırf bu transfer fetişimiz nedeniyle forumda yazı yazmaktan soğudum. Elle tutulur belirgin iyileşmeler varken, neler söylenmedi ki?
Daha bir kaç sene önce, en olmayacak şekilde ülke gündeminde olan Trabzonspor (şike, mafya hesaplaşmaları, vs.) şimdi Türkiye'de neleriyle konuşuluyor? Kupalarıyla değil, dik duruşu ile.
Ben Süper Kupa, ya da Türkiye Kupası için değil, tüm olumsuz şartlara rağmen aldıkları müthiş mesafe için teşekkür ediyorum kendilerine. Trabzonspor dik durmayı becerirse, zaten kupasız kalmayacaktır.
Sezon başında iyi bir hava yakalandı. Umuyorum ki, bu hava çok kolay güzelleştiği gibi, yine çok kolay çirkinleşmez. Ben artık yap-bozlara daha fazla dayanamıyorum.
Kendi kendine ayak bağı olanlara tahammül edemiyorum.
Bu yönetim oluştuğunda tek eleştirim, yönetimin İstanbul'da güçlü olmamasıydı. Hala da en büyük eleştirim budur. Kulüp mali olarak ancak ve ancak İstanbul'da büyüyebilir. Bunu da burada kökleşmiş ilişkileri olan işadamları sağlayabilir. Başka da organik hıyarından, inorganik formasına kadar her şeyinden memnunum.Trabzonsporlu olmak...
Zor ama güzel be kardeşim!Yorum
-
Yönetime eleştiri başlığına, haklı ve düzeyli olaraktan çok eleştiri yazdım.
Ben halen bu yorumlarımın arkasındayım!
Fakat bununla beraber, yapılan her iyi işi de takdir etmesini bilirim.
Yukardaki arkadaşların da söylediği gibi, 96'dan sonra en flaş kadro kuruldu.-ki hala bazı mevkiiilerde eksiklikler var- Sağbek gibi...
Ama iyi bir kadromuz var! Fakat Anadolu ekiplerine göre kadromuzun nispeten iyi olması, bu kadronun hem Uefa, hem süper lig, hem de kupa'dan oluşan 3 kulvarda yeterli olacağı anlamına gelmez.
Fakat şimdilik buna şükür diyorum ve yönetimi tebrik ediyorum.
İnşallah JAJA'da kolay adapte olursa, bu sene çok can yakarız!
Ama başarının sırrı, hiçbir zaman en iyisini yaptım demeyeceksin! Daha iyisini nasıl yapabilirim? diyeceksin!
Hem takım adına hem de yönetim adına söylüyorum bunu...Trabzonspor Başkanı Nasıl Olmalıdır?
-Birilerinin adamı değil,Trabzonspor'un adamı olmalıdır!
Trabzonspor Teknik Direktörü Nasıl Olmalıdır?
-Hiçbir şey olmasa da korkak olmamalıdır!Yorum
-
(Üstteki yorumuma ekleyemedim!)
Artı, bir de şöyle düşünelim!
Ziraat Türkiye Kupası final maçında Umut o kafa golünü atamasa ve takım o arada bir gol daha yese idi acaba Umut maçın ilk dakikalarında kaleci ile karşı karşıya atamadığı o golden sonra bu takımda kalabilir miydi?
Bursa ile oynanan süper kupa maçında Ali Tandoğan'ın vuruşu sonrası Onur'un ellerinden seken topa, rakip oyuncu biraz daha hızlı olup vursa ve gol olsaydı, Teofilo ise yine tutuk bir görüntü verseydi ve kupa gitseydi, bugün yönetime neler diyor olurduk acaba?
Yani demek istediğim şu:
Anlık başarılarla bu takımda var olan sorunları görmezden gelerek, klübe destek olunduğu zannedilmesin. Ama hemen de belirteyim, futbolun meyvesi anlık başarılar olduğu için, herkesin dikkati bu noktaya kayıyor.
Aslında önemli olan sistemdir.
Kupadan ziyade ben Trabzonspor'a Şenol hocanın yerleştirmeye çalıştığı,İspanya ekolü, bol ve kısa pas uygulamasına sevindim. Bu taktiği iyi oynarsak, rakibin kim olduğu çok da önemli olmaz!
Ama sonuç itibariyle, bize Alanzinho, Colman,Cale, Teo, Jaja gibi yetenekli yabancıları aldığı için Sadri başakana ve yönetime teşekkürü borç bilirim.Trabzonspor Başkanı Nasıl Olmalıdır?
-Birilerinin adamı değil,Trabzonspor'un adamı olmalıdır!
Trabzonspor Teknik Direktörü Nasıl Olmalıdır?
-Hiçbir şey olmasa da korkak olmamalıdır!Yorum
-
Zaten eleştiri olmalı. Hem de kaliteli eleştiri olmalı. Aslında aynı duruma Fener de düştü. Bizim maç bitmişti. Bursa'daki maçı 2-2 zannedince (aslında Beşiktaş'ı adam zannedince) omuzlarına aldıkları futbolcuları, 5 dakika sonra kovaladılar. Oysa Saraçoğlu'nda değişen hiç bir şey olmamıştı. Bu, futbolun bir çalımıydı aslında. Bu hep olacaktır. Yöneticilere de her halükarda küfür edecekler olacaktır. Amacımız bunu sıfıra indirmeye çalışmak olmamalı. Gerçekçi olmayan bu hedef yerine, amacımız sakin düşünerek ve etraflıca değerlendirerek soğukkanlı yorum yapabilen insan sayısını yüzlerden alıp, binlere çıkarmak olmalı.(Üstteki yorumuma ekleyemedim!)
Artı, bir de şöyle düşünelim!
Ziraat Türkiye Kupası final maçında Umut o kafa golünü atamasa ve takım o arada bir gol daha yese idi acaba Umut maçın ilk dakikalarında kaleci ile karşı karşıya atamadığı o golden sonra bu takımda kalabilir miydi?
Bursa ile oynanan süper kupa maçında Ali Tandoğan'ın vuruşu sonrası Onur'un ellerinden seken topa, rakip oyuncu biraz daha hızlı olup vursa ve gol olsaydı, Teofilo ise yine tutuk bir görüntü verseydi ve kupa gitseydi, bugün yönetime neler diyor olurduk acaba?
Yani demek istediğim şu:
Anlık başarılarla bu takımda var olan sorunları görmezden gelerek, klübe destek olunduğu zannedilmesin. Ama hemen de belirteyim, futbolun meyvesi anlık başarılar olduğu için, herkesin dikkati bu noktaya kayıyor.
Aslında önemli olan sistemdir.
Kupadan ziyade ben Trabzonspor'a Şenol hocanın yerleştirmeye çalıştığı,İspanya ekolü, bol ve kısa pas uygulamasına sevindim. Bu taktiği iyi oynarsak, rakibin kim olduğu çok da önemli olmaz!
Ama sonuç itibariyle, bize Alanzinho, Colman,Cale, Teo, Jaja gibi yetenekli yabancıları aldığı için Sadri başakana ve yönetime teşekkürü borç bilirim.Trabzonsporlu olmak...
Zor ama güzel be kardeşim!Yorum
-
yazdıklarından dolayı teşekkürler Tunga abi, hislerimin tercümanı olmuşsun...ben de bu yap bozlara dayanamayanlardanım, 25 senedir içimize işleyen başarısızlık kültürü 5-6 ayda bir hortlayıp bütün güzel şeylerin üstünü örtüyor , inşallah bu sefer böyle olmayacakBu forumdan bir arkadaş bana Mahmut Aksu için şöyle demişti: "Abi ,mali saymanın transfer yaptığı nerede görülmüş?" Ona sordum: "Mali saymanın ne iş yaptığını ve sorumluluğunun ne olduğunu biliyor musun?" Bilmiyordu.
Bu doğru mudur, yanlış mıdır tartışmıyorum; ama bir süreci ve bir yönetim grubunu tartışacaksak, hatta elle tutulur şeyleri değil de, soyut kavramlar üzeinde tartışacaksak, bunu bilerek yapmak gerekiyor.
Şöyle bir haber okusanız, ne tepki verirdiniz?
"Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Süper Kupa maçı için stadyuma geldiğinde Bursasporlu taraftarlar tarafından tartaklandı. Güzergahını değiştirmek zorunda kalan başkan, maçın ilk yarısını bir restaurantta izlemek zorunda kaldı. Aynı Bursasporlu taraftar grubu, daha sonra ellerindekini Trabzonspor'un asbaşkanının yüzüne fırlatarak tükürdü ve galiz küfürler etti."
Bu haberi okusak, muhtemelen ertesi gün Bursaspor kulübü ile birbirimize girer, yöneticilerimize yaptıklarının hesabını sormak isterdik.
Forumda ve camiada çok kötü yönetilen ve çok konuşularak çorbaya çevrilen transfer dönemi nedeniyle en olmayacak ithamlarla karşı karşıya kalan Hacısalihoğlu. Bu adam tam da ona duyulan öfkenin tavan yaptığı sırada, adeta tekmeye kafa uzatarak "olumsuz herşeyin arkasında ben varım" dedi. Nasıl olsa o yiyordu küfürleri. Başkana dönmesin bu tepki diyerek yaptı bunu. Anlamak zor mu?
Ertesi gün transfer gerçekleştiğinde ne dedi: "Bu transferde başkanın büyük emeği var".
Ben uzun süredir böyle bir yönetici profili görmedim Trabzonspor'da, hatta tüm takım yöneticileri içinde. Yöneticilik yapanlar için verilen emeğin ve yapılan harcamaların karşılığı ilgi olduğundan, hiç bir kulüp yöneticisi, kolay kolay tekmeye kafa koyup, başarıda geri çekilmez zira.
Hacısalihoğlu'nu bir çok sebeple eleştirebilirsiniz; ama eleştirirken bu ve benzeri pek çok vakayı da değerlendirmeniz gerekiyor.
Takım son iki senede bir şampiyonluk mücadelesi verdi, iki kupa kaldırdı. Bu başarı değilse, değildir. Bence başarıdır. Onlarca güzel hamle yapıldı. "Bir Sevda Uğruna" Anıt Parkı da bunlardan biri.
Yaptıkları yanlışları bir tarafa, başarıları bir diğer tarafa koyun. Ana - avrat küfür yemeyi hakettiler mi?
Sırf bu transfer fetişimiz nedeniyle forumda yazı yazmaktan soğudum. Elle tutulur belirgin iyileşmeler varken, neler söylenmedi ki?
Daha bir kaç sene önce, en olmayacak şekilde ülke gündeminde olan Trabzonspor (şike, mafya hesaplaşmaları, vs.) şimdi Türkiye'de neleriyle konuşuluyor? Kupalarıyla değil, dik duruşu ile.
Ben Süper Kupa, ya da Türkiye Kupası için değil, tüm olumsuz şartlara rağmen aldıkları müthiş mesafe için teşekkür ediyorum kendilerine. Trabzonspor dik durmayı becerirse, zaten kupasız kalmayacaktır.
Sezon başında iyi bir hava yakalandı. Umuyorum ki, bu hava çok kolay güzelleştiği gibi, yine çok kolay çirkinleşmez. Ben artık yap-bozlara daha fazla dayanamıyorum.
Kendi kendine ayak bağı olanlara tahammül edemiyorum.
Bu yönetim oluştuğunda tek eleştirim, yönetimin İstanbul'da güçlü olmamasıydı. Hala da en büyük eleştirim budur. Kulüp mali olarak ancak ve ancak İstanbul'da büyüyebilir. Bunu da burada kökleşmiş ilişkileri olan işadamları sağlayabilir. Başka da organik hıyarından, inorganik formasına kadar her şeyinden memnunum.
Yorum
-
Samet sen ilk okul öğretmenine sana okuma-yazmayı öğrettiği için müteşekkir misin mesela?..Yoksa "zaten göreviydi" mi diyorsun, teşekkür etmek niye bu kadar zor geliyor anlamıyorum.Yelkenimizdeki rüzgarı çaldılar, yılmadık...Yorum
-
Sevgili arkadaşlar, Başkan,yönetim kurulu ve Hayrettin Hacısalihoğlu için yazdıklarınızı okuduktan sonra.. Bende kulüp yöneticilerinin tamamını tanıdığım için sizlerle bildiklerimi paylaşmak zorunda olduğumu hissettim...Bu kulüpte sevin yada sevmeyin, kızın yada kızmayın, Yapılan bütün olumlu işlerin hemen hemen tamamında o kızdığınız, sevmediğiniz Hayrettin Hacısalihoğlu'nun imzası olduğunu biliyorum.. Adamın tarzını tuhaf bulabilirsiniz, yürüyüşünü sevmeye bilirsiniz ne bileyim tşortunu beğenmeye bilirsiniz ama ne olur BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLMAYIN...Adamın işi gücü gecesi gündüzü bütün varı yoğu TRABZONSPOR... buna inanın ve BU DEĞİŞİK ADAMA GÜVENİN....Selamlar...Yorum
-
"Forumda ve camiada çok kötü yönetilen ve çok konuşularak çorbaya çevrilen transfer dönemi nedeniyle en olmayacak ithamlarla karşı karşıya kalan Hacısalihoğlu. Bu adam tam da ona duyulan öfkenin tavan yaptığı sırada, adeta tekmeye kafa uzatarak "olumsuz herşeyin arkasında ben varım" dedi. Nasıl olsa o yiyordu küfürleri. Başkana dönmesin bu tepki diyerek yaptı bunu. Anlamak zor mu?
Ertesi gün transfer gerçekleştiğinde ne dedi: "Bu transferde başkanın büyük emeği var".
Ben uzun süredir böyle bir yönetici profili görmedim Trabzonspor'da, hatta tüm takım yöneticileri içinde. Yöneticilik yapanlar için verilen emeğin ve yapılan harcamaların karşılığı ilgi olduğundan, hiç bir kulüp yöneticisi, kolay kolay tekmeye kafa koyup, başarıda geri çekilmez zira.
Hacısalihoğlu'nu bir çok sebeple eleştirebilirsiniz; ama eleştirirken bu ve benzeri pek çok vakayı da değerlendirmeniz gerekiyor.
Takım son iki senede bir şampiyonluk mücadelesi verdi, iki kupa kaldırdı. Bu başarı değilse, değildir. Bence başarıdır. Onlarca güzel hamle yapıldı. "Bir Sevda Uğruna" Anıt Parkı da bunlardan biri.
Yaptıkları yanlışları bir tarafa, başarıları bir diğer tarafa koyun. Ana - avrat küfür yemeyi hakettiler mi? "
Tunga Bey, hiç bir şeyle uğraşmayan adamlar tepki çekmez. Hayrettin Bey 'in koltuğunda gözü olan da var, o orda olduğu için at koşturamayan da. şimdi böyle düşünüyorum.zamanında ben de sinir oluyordum kendisine hala daha eleştirilecek yönleri var ama zaman geçtikçe ve büyük resmi insan düşündüğünde artık herkesin bir şeyleri farklı yorumlaması lazım. yönetim müthiş bir yönetim değil belki ama her şeyi baştan alacağımıza sabredersek 3 yıl içerisinde bizi şampiyon yapabilecek bir yönetim.Efsaneler asla ölmez,sadece şekil değiştirir...Fırtına döndü!!
Yönetim,futbolcu,taraftar elele hep beraber 8.şampiyonluğa...Yorum
-
Colman ı Selçuğu Alanzinhoyu Teoyu ve Jaja yı bu takıma kattıkları için kendilerine teşekkür eder
kurumsallaşma adı altında daha hayırlı işler bekliyorum
alt yapı konusunda yatırımlar bekliyorum
tsclubun daha da gelişmesini temenni ediyorum
birde çok fazla konuşmasınlar bazı şeyler gizli kalsın diyorumYorum
En Aktif Kullanıcılar
Daraltma
En aktif kullanıcı yok.


Yorum