Momodou Ceesay

2006 ylıında, Afrika'nın gelecek vaadeden 10 futbolcusundan biri listesinde Isaac Promise, Obi Mikel, Taye Taiwo ve o dönem Wallidan'dan, hâlen de Millî Takım'dan arkadaşı olan Ousman Jallow gibi isimlerle birlikte anılan Gambiya'lı bu genç adam, Wallidan takımında başladığı futbol yaşamına bugün Zilina'da devam ediyor.
Ceesay ilk olarak, Nuri Şahin'li, Deniz Yılmaz'lı kadromuzla mükemmel bir performans ortaya koyduğumuz 2005 17 Yaş Altı Dünya Şampiyonasında dikkatleri çekti. Ki, o turnuvanın asıl yıldızları da zaten Gambialı futbolculardı. Gruplarında, Şampiyon Brezilya'yı 3-1 yenmişler, Hollanda'ya kaybedince gruptan çıkma şansını averajla kaybetmişlerdi. Averajla gruptan çıkan Hollanda 3., Brezilya 2. oldu. Bugün A Millî Takımda birlikte forma giydiği 7 arkadaşı da ilk defa o turnuvada dikkatleri çekmişti. 20-21 yaş aralığındaki bu isimler bugün Avrupa'nın farklı ülkelerinde top koşturmaya devam ediyor.
Momodou'nun adını duyurduğu turnuva, 2005'te Peru'da düzenlenen 17 yaşaltı gençler Dünya Kupası demiştik. Kendisini ilk keşfeden de, Giovanni di Marzio olmuş. Giovanni Marzio, italya'da pek çok takımda teknik direktörlük yapmış, o dönemde de Juventus'ta Gözlemcilik yapmaktaymış. Maradona'yı ilk keşfeden isim olarak ün yapan biri Marzio... Onu ilk kez 2005'te Brezilya ile oynadıkları ve 1-0 mağlup duruma düşmelerine rağmen 3-1 kazandıkları karşılaşmada izlemiş: "Brezilyalı defans oyuncularıyla dalga geçiyordu. Adriano gücünde, Ibrahimovic klasında gerçek bir dev!" sözleriyle anlatıyor ilk intibaını. Di Marzio bunları söylerken, İsviçreli menajer Rejas-Tresch elini çabuk tutup Ceesay ile Grasshoppers'a getiriyor Ceesay'ı, fakat çalışma izni problemi ortaya çıkınca ülkesine dönmek zorunda kalan Gambiyalı oyuncu ağır bir sakatlık geçirir. 18 yaşını doldurur doldurmaz Grasshoppers'la sözleşme imzalayacağı düşünülürken, İsviçre Federal Göçmen Bürosu 1.95 boyundaki yetenekli futbolcunun Çalışma izni başvurularını "vasıfsız işçi" olduğu sebebiyle reddediyor. Halbuki Afrikalı futbolcuların geneli gibi değil Ceesay, eğitimli. Ağabeyi Gambia'nın en önde gelen bürokratlarından biri. Futbolculuk yeteneklerinin yanında karakter ve eğitim olarak da farklı bir insan... İsviçreliler o sıralarda Minarelerle gereğinden fazla ilgilenince dikkatlerini başka noktalara çevirmişler ve bu müslüman çocuğu olduğundan farklı değerlendirmişler. O da Westerlo takımıyla anlaşıp Belçika'nın yolunu tutmuş böylece...
2 sezon boyunca forma giydiği Westerlo'da (Daha önce Jaja da bu takımın formasını giymişti) resmî karşılaşmalarda gol atamayan Ceesay için kimse bu günü tahmin edemezdi. Hazırlık maçlarında yıldızlaştığı Belçika takımının 30 karşılaşmasında forma giymesine rağmen tek bir gol dahi atamadı resmî maçlarda... Bu sezonun başında, Westerlo 300.000 € kiralama bedeli karşılığında Ceesay'ı kadrosuna kattı. Sakatlıkları, ve Westerlo kariyeri ile soru işareti yaratan bu adam, Zilina gibi bir takımı tek başına Şampiyonlar Ligine taşıyarak daha kulüpteki ilk ayını doldurmadan efsane hâline geldi. ve daha şimdiye kadar kulübün kasasına 10.000.000 Euro'ya yakın bir para girmesini sağladı. Özellikle Sparta Prag serisinde attığı 2 gol adını tüm Avrupa'ya -tekrardan- duyurdu. Üstelik Ramazan nedeniyle oruçlu olarak çıktığını hatırlatalım bu karşılaşmalara... "Ben oruçlu olarak futbol oynamaya alışkınım. Bu fiziksel performansımı etkileyebilir, fakat motivasyonumu en üst seviyede tutuyor. Eksik bir motivasyonla dünyadaki en üstün fiziksel güce sahip olsanız bile hiçbir şey yapamazsınız." Bununla birlikte artık Gambiya A millî takımında kendisine sağlam bir yer edindi, Afrika Uluslar Kupası elemeleri ilk maçında Namibya'yı da boş geçmedi Ceesay.

Adriano, İbrahimoviç benzetmelerine sözüm yok. Fakat izlediğim kadarıyla bu çocuğun Kanu'dan eksiği yok, fazlası var. Müthiş bir teknik, müthiş bir oyun zekâsı. İzlemesi keyif veren oyunculardan...

2006 ylıında, Afrika'nın gelecek vaadeden 10 futbolcusundan biri listesinde Isaac Promise, Obi Mikel, Taye Taiwo ve o dönem Wallidan'dan, hâlen de Millî Takım'dan arkadaşı olan Ousman Jallow gibi isimlerle birlikte anılan Gambiya'lı bu genç adam, Wallidan takımında başladığı futbol yaşamına bugün Zilina'da devam ediyor.
Ceesay ilk olarak, Nuri Şahin'li, Deniz Yılmaz'lı kadromuzla mükemmel bir performans ortaya koyduğumuz 2005 17 Yaş Altı Dünya Şampiyonasında dikkatleri çekti. Ki, o turnuvanın asıl yıldızları da zaten Gambialı futbolculardı. Gruplarında, Şampiyon Brezilya'yı 3-1 yenmişler, Hollanda'ya kaybedince gruptan çıkma şansını averajla kaybetmişlerdi. Averajla gruptan çıkan Hollanda 3., Brezilya 2. oldu. Bugün A Millî Takımda birlikte forma giydiği 7 arkadaşı da ilk defa o turnuvada dikkatleri çekmişti. 20-21 yaş aralığındaki bu isimler bugün Avrupa'nın farklı ülkelerinde top koşturmaya devam ediyor.
Momodou'nun adını duyurduğu turnuva, 2005'te Peru'da düzenlenen 17 yaşaltı gençler Dünya Kupası demiştik. Kendisini ilk keşfeden de, Giovanni di Marzio olmuş. Giovanni Marzio, italya'da pek çok takımda teknik direktörlük yapmış, o dönemde de Juventus'ta Gözlemcilik yapmaktaymış. Maradona'yı ilk keşfeden isim olarak ün yapan biri Marzio... Onu ilk kez 2005'te Brezilya ile oynadıkları ve 1-0 mağlup duruma düşmelerine rağmen 3-1 kazandıkları karşılaşmada izlemiş: "Brezilyalı defans oyuncularıyla dalga geçiyordu. Adriano gücünde, Ibrahimovic klasında gerçek bir dev!" sözleriyle anlatıyor ilk intibaını. Di Marzio bunları söylerken, İsviçreli menajer Rejas-Tresch elini çabuk tutup Ceesay ile Grasshoppers'a getiriyor Ceesay'ı, fakat çalışma izni problemi ortaya çıkınca ülkesine dönmek zorunda kalan Gambiyalı oyuncu ağır bir sakatlık geçirir. 18 yaşını doldurur doldurmaz Grasshoppers'la sözleşme imzalayacağı düşünülürken, İsviçre Federal Göçmen Bürosu 1.95 boyundaki yetenekli futbolcunun Çalışma izni başvurularını "vasıfsız işçi" olduğu sebebiyle reddediyor. Halbuki Afrikalı futbolcuların geneli gibi değil Ceesay, eğitimli. Ağabeyi Gambia'nın en önde gelen bürokratlarından biri. Futbolculuk yeteneklerinin yanında karakter ve eğitim olarak da farklı bir insan... İsviçreliler o sıralarda Minarelerle gereğinden fazla ilgilenince dikkatlerini başka noktalara çevirmişler ve bu müslüman çocuğu olduğundan farklı değerlendirmişler. O da Westerlo takımıyla anlaşıp Belçika'nın yolunu tutmuş böylece...
2 sezon boyunca forma giydiği Westerlo'da (Daha önce Jaja da bu takımın formasını giymişti) resmî karşılaşmalarda gol atamayan Ceesay için kimse bu günü tahmin edemezdi. Hazırlık maçlarında yıldızlaştığı Belçika takımının 30 karşılaşmasında forma giymesine rağmen tek bir gol dahi atamadı resmî maçlarda... Bu sezonun başında, Westerlo 300.000 € kiralama bedeli karşılığında Ceesay'ı kadrosuna kattı. Sakatlıkları, ve Westerlo kariyeri ile soru işareti yaratan bu adam, Zilina gibi bir takımı tek başına Şampiyonlar Ligine taşıyarak daha kulüpteki ilk ayını doldurmadan efsane hâline geldi. ve daha şimdiye kadar kulübün kasasına 10.000.000 Euro'ya yakın bir para girmesini sağladı. Özellikle Sparta Prag serisinde attığı 2 gol adını tüm Avrupa'ya -tekrardan- duyurdu. Üstelik Ramazan nedeniyle oruçlu olarak çıktığını hatırlatalım bu karşılaşmalara... "Ben oruçlu olarak futbol oynamaya alışkınım. Bu fiziksel performansımı etkileyebilir, fakat motivasyonumu en üst seviyede tutuyor. Eksik bir motivasyonla dünyadaki en üstün fiziksel güce sahip olsanız bile hiçbir şey yapamazsınız." Bununla birlikte artık Gambiya A millî takımında kendisine sağlam bir yer edindi, Afrika Uluslar Kupası elemeleri ilk maçında Namibya'yı da boş geçmedi Ceesay.

Adriano, İbrahimoviç benzetmelerine sözüm yok. Fakat izlediğim kadarıyla bu çocuğun Kanu'dan eksiği yok, fazlası var. Müthiş bir teknik, müthiş bir oyun zekâsı. İzlemesi keyif veren oyunculardan...
sekmesine tıklayarak ilgili mesajı raporlamanızı sizlerden rica ederiz.



Yorum