Hakkını yemeden eleştireceğim.
Neden?..
Tekstilde şöyle derler:Takım elbiseye makas değerse o takım daha iflah olmaz.Takımda sarkan,bol ya da dar gelen bir yer yokken eline makası neden alırsın?
Castillo'yu tam formunu yakalamışken neden kesersin? Rodallega'ya yer açalım, küsmesin, form tutsun derken hem Castillo hem de Rodallega'yla bozuştun. Herkesle iyi olmaya çalışırsan kimseyle iyi olamazsın.
Hayatta,futbolda dün diye bir şey yok.Seri galibiyetlerden sonra herkesin bahsettiği o takımdaşlık, arkadaşlık, süslü cümleler hemen sona erer.Her şey yolunda da gitse Trabzon gibi dengesiz bir şehirde rüzgar birden tersine döner, işler bir anda değişiverir.Gruplaşma,çatışma, kadro dışılar,kötü saha sonuçları derken ayrılık zorunlu hale gelir.Her şey pamuk ipliğine bağlıdır.
Gelelim balığın başına.İlk kokmaya başlayan yere...
Muharrem Usta!
Galibiyetlerden sonra mantar gibi bitiyordun her yerden.Bütün iyi işleri sen yapmıştın, ilk yarı kış uykusundaydın, mevcudiyetimizi sana borçluyduk...
Keramet kimsede değildi.Keramet ekipteydi.Onur'un kaleyi gole kapatmasıydı, Castillo-Yusuf-Olcay-N'doye'un uyumuydu, yeni beklerin enerjisiydi,Durica'nın bakanlığa terfi etmesiydi, Okay-Onazi'nin formuydu, sizin sabrınızdı, Ersun Yanal'ın özverisiydi...Keramet hepsinin toplamıydı hiçbirinde değildi.
Sen çıkar bütün iyi işler benim sayemde oldu dersen, Ersun Yanal'da durduk yere terzilik yapmaya başlar.
Kötülüğü kötülük doğurur. Bencillik yine başka bir bencilliği doğurur.
Neden?..
Tekstilde şöyle derler:Takım elbiseye makas değerse o takım daha iflah olmaz.Takımda sarkan,bol ya da dar gelen bir yer yokken eline makası neden alırsın?
Castillo'yu tam formunu yakalamışken neden kesersin? Rodallega'ya yer açalım, küsmesin, form tutsun derken hem Castillo hem de Rodallega'yla bozuştun. Herkesle iyi olmaya çalışırsan kimseyle iyi olamazsın.
Hayatta,futbolda dün diye bir şey yok.Seri galibiyetlerden sonra herkesin bahsettiği o takımdaşlık, arkadaşlık, süslü cümleler hemen sona erer.Her şey yolunda da gitse Trabzon gibi dengesiz bir şehirde rüzgar birden tersine döner, işler bir anda değişiverir.Gruplaşma,çatışma, kadro dışılar,kötü saha sonuçları derken ayrılık zorunlu hale gelir.Her şey pamuk ipliğine bağlıdır.
Gelelim balığın başına.İlk kokmaya başlayan yere...
Muharrem Usta!
Galibiyetlerden sonra mantar gibi bitiyordun her yerden.Bütün iyi işleri sen yapmıştın, ilk yarı kış uykusundaydın, mevcudiyetimizi sana borçluyduk...
Keramet kimsede değildi.Keramet ekipteydi.Onur'un kaleyi gole kapatmasıydı, Castillo-Yusuf-Olcay-N'doye'un uyumuydu, yeni beklerin enerjisiydi,Durica'nın bakanlığa terfi etmesiydi, Okay-Onazi'nin formuydu, sizin sabrınızdı, Ersun Yanal'ın özverisiydi...Keramet hepsinin toplamıydı hiçbirinde değildi.
Sen çıkar bütün iyi işler benim sayemde oldu dersen, Ersun Yanal'da durduk yere terzilik yapmaya başlar.
Kötülüğü kötülük doğurur. Bencillik yine başka bir bencilliği doğurur.
Yorum