Bu maç standardının üstünde oynadı, nispeten iyiydi denilebilir. Okay'ın standardı=vasatlık.
Yalnız soğukkanlılık konusunda gelişmeleri var. Bu sezon ilk haftalarda topu bomba olarak görüyor, azıcık preste bocalıyordu. Şimdi vücudunu da kullanmayı öğrendi, topla ilişkisi de düzeldi. Ben bunu daha çok çakılı oynamasına bağlıyorum. Hücuma katkı neredeyse sıfır. Sürekli enerjisini koruyor kesinlikle yorulmuyor 90 dakika boyunca. Böylece ikili mücadelelerde hep galip çıkıyor. Rıza Hoca'nın direktifleriyle olduğu belli. Böylece yediğimiz saçma sapan gollerin önüne de biraz olsun set çekti. Onazi de sezgileriyle hep ribaundları alıyor zaten. Okay'ı rahatlatıyor bu konuda. Rıza Hoca geldikten sonra ligin kötü takımlarına karşı oynadık çoğunlukla ama olsun, her takımdan gol yeme kabiliyetimiz var bizim. Bunu yapabilmek de başarıdır. Ersun denen hoca bu tip şeylere kafa bile yormuyordu.
Şuna da değinelim, normalde o bölgede oynayan bir oyuncunun yapması gerekenlerinin(dikkat edin kalitesinin demiyorum) %30-40'ını filan yapıyor ama yeteneği de buna elveriyor ancak. Daha fazla oynayabilecek kapasitede değil. Ersun daha fazlasını istediği için bocalamıştı. Daha çok box to box gibi oynuyordu. Hatta hatırlarsanız o dönem stoper oynadığında bile şuanda oynadığından daha çok etkiliydi hücumda.
Ama işte sözde büyük takım futbolu oynatmaya çalışan Ersun Yanal sisteminde Okay'ın o seviyelerde oynayamayacağı görüldü.
Bu yüzden ortasahada devam ederse vasat bir oyuncu olarak kalacak. Stopere evrilmesi kariyeri açısından daha iyi olur. Fizik kondisyonu ortasahayı kaldıramıyor. Ts taraftarı da o kadar küçük düşünüyor, beklentiyi o kadar düşürüyor ki TS hep böyle küçük takım futbolu oynamaya devam edecek zannediyor. Rıza Hoca ile veya başka bir hoca ile vites artırdığımızda Okay'ın defoları yine ortaya çıkacak. Şu haliyle bile çakılı oynamasına rağmen savunmayı tek başına idare edemiyor o bölgede, Onazi'nin partnerliğine ihtiyaç duyuyor. Bakalım ilerisi ne gösterir...
Yalnız soğukkanlılık konusunda gelişmeleri var. Bu sezon ilk haftalarda topu bomba olarak görüyor, azıcık preste bocalıyordu. Şimdi vücudunu da kullanmayı öğrendi, topla ilişkisi de düzeldi. Ben bunu daha çok çakılı oynamasına bağlıyorum. Hücuma katkı neredeyse sıfır. Sürekli enerjisini koruyor kesinlikle yorulmuyor 90 dakika boyunca. Böylece ikili mücadelelerde hep galip çıkıyor. Rıza Hoca'nın direktifleriyle olduğu belli. Böylece yediğimiz saçma sapan gollerin önüne de biraz olsun set çekti. Onazi de sezgileriyle hep ribaundları alıyor zaten. Okay'ı rahatlatıyor bu konuda. Rıza Hoca geldikten sonra ligin kötü takımlarına karşı oynadık çoğunlukla ama olsun, her takımdan gol yeme kabiliyetimiz var bizim. Bunu yapabilmek de başarıdır. Ersun denen hoca bu tip şeylere kafa bile yormuyordu.
Şuna da değinelim, normalde o bölgede oynayan bir oyuncunun yapması gerekenlerinin(dikkat edin kalitesinin demiyorum) %30-40'ını filan yapıyor ama yeteneği de buna elveriyor ancak. Daha fazla oynayabilecek kapasitede değil. Ersun daha fazlasını istediği için bocalamıştı. Daha çok box to box gibi oynuyordu. Hatta hatırlarsanız o dönem stoper oynadığında bile şuanda oynadığından daha çok etkiliydi hücumda.
Ama işte sözde büyük takım futbolu oynatmaya çalışan Ersun Yanal sisteminde Okay'ın o seviyelerde oynayamayacağı görüldü. Bu yüzden ortasahada devam ederse vasat bir oyuncu olarak kalacak. Stopere evrilmesi kariyeri açısından daha iyi olur. Fizik kondisyonu ortasahayı kaldıramıyor. Ts taraftarı da o kadar küçük düşünüyor, beklentiyi o kadar düşürüyor ki TS hep böyle küçük takım futbolu oynamaya devam edecek zannediyor. Rıza Hoca ile veya başka bir hoca ile vites artırdığımızda Okay'ın defoları yine ortaya çıkacak. Şu haliyle bile çakılı oynamasına rağmen savunmayı tek başına idare edemiyor o bölgede, Onazi'nin partnerliğine ihtiyaç duyuyor. Bakalım ilerisi ne gösterir...


Yorum