İlk olarak mmert tarafından gönderildi
Gönderiyi görüntüle
M. Usta ilk geldiği zaman elinde büyük bir fırsat vardı. Kulübün İHO gibi vasıfsız ve pervasız, 7'den 70'e tüm taraflarca takımı berbat edilmiş olduğu konusunda hemfikir olunan bir dönemde göreve geldi.
1. Seçim sürecinde ilk yaptığı basın toplantısından son basın toplantısına tüm konuşmalarında lafta güzel ama uygulanabilirlikte çok zayıf söylemleri vardı ve herkes Medicalpark isminin verdiği yanılgıyla bunların sağlıklı yürüyebileceğini düşündü. (Telekonferansla toplantılar vs. ) Bunun da çok net bir nedeni var. Ne yazık ki M. Usta'nın Trabzonspor'u sadece dışardan gözlemlemesi, içselleştirememesi ve sorunların kökenine vakıf olamamasıdır. Trabzonspor'u darboğazdaki bir şirket gibi, bir statik madde gibi, amiyane tabirle yontulacak bir kütük görmesidir. Bu maddeci bakıştır yani özünde sorun. Halbuki Trabzonspor canlı bir organizma gibidir ve sorunlarına karşı da canlı bir organizmanın sorularına yaklaşır gibi yaklaşılması gerekir. Kendisi bir doktordur ancak uzun süre mesleğini icra etmediğinden olsa gerek bu bakış açısını kaybetmiş olabilir. Tıp fakültelerinin birinci sınıflarında söylenir "Primum non-nocere" önce zarar verme bu senin birinci kuralın. İkinci kuralınsa "Hastalık yoktur, hasta vardır." olmalıdır. Sen bunları şiar edinerek bu göreve talip olmalısın. Tüm zihnini ve gücünü buna uyarlamalısın ki ileride telafisi mümkün olmayan hatalar yapmayasın. Bu ışıkta sokaktaki insanı, gazetedeki yazarı, meclisteki vekili, bankadaki müdürü, stattaki taraftarı, altyapıdaki genci içselleştirmen lazım. Çünkü canlı bir organizma olmak bir yerdeki sorunun tüm sistemi etkilemesine neden olur. Karnın ağırırken şen kahkahalar atmazsın.
2. Neye sahip olduğunu, neye sahip olamadığını, imkanlarının ne olduğunu ve hangi şartlar altında olduğunu bilmen ve bunlar için önceden önlem alman seni bir adım öne taşır, Doğru hamle yapmanı sağlar. Bunlar iyi bir yöneticinin vasıflarıdır. Biir ekip kurmak, ekibi organize etmek, Ekip bireylerinden en iyi şekilde istifade etmek, Ekibi doğru şekilde kanalize etmek, ekip içinde uyumu sağlamaksa iyi bir başkanın vasıflarıdır. Seçimi kazanmak için bir liste yapıp da bu ekibi göz göre göre bu hale getirip kötü organizasyon yüzünden ordaki yöneticileri Trabzonspor için kaybetmek, Hem külübü hem yöneticileri yazık etmektir. Kulübün bu durumda bir katalizöre ihtiyacı varken sen kulübün organizma yapısının ihtiyacı olmayan materyalist bir anlayış belirledin.
3. Fikri alt yapı olarak popülizmden başka hiçbir şey taşımıyordun. Bu yüzden sorunları gideremedin, üzerine bu gafulluk ortamına şekil verip bir bahçe meydana geiremedin, sadece para harcayarak yeni bir gafulluk meydana getirdin. Üstelik bunu yaparken de küstürdün, Trabzonspor'u değil kendi ikbalini düşünerek hareket ettin. önemli olan Trabzonspor'un menfaati demedin küçük olsun benim yönetimim olsun dedin.
4. Sakat ve kariyerinin dibini görmüş futbolcuya 3 milyon £ vererek başladın takıma dokunmaya. Takımını tanımayan, Takımı özümsemesi gereken zamanda Milli maçları yorumlamaya vakit harcayan sezonluk bir teknik direktörle anlaştın, üstelik ısrarla isteyerek, rızasına karşı gelerek zorlayarak. Avrupa Şampiyonası var piyasa çok karışık dedin. Sanki transfer sezonundan 1 saat önce açıklanmıştı avrupa şampiyonası ve bizim de radarımızda hep Avrupa'daki milli takımlarının değişmez oyuncuları varmış gibi. Evet o dönemde ülkemiz zor zamanlar geçirdi. tek kızamayacağım bu husustu ancak zaten sen işini o raddeye bırakmaman lazımdı. bu dönemde 16 miyon £ harcadın. Ancak kadro mühendisğin o kadar kötüydü ki ilk 11 için 11-24 arasına transfer yaptın. Beksiz ve forvetsiz başlanan, adeta 8 kişi mücadele edilen Facia dolu bir ilk yarı ardından doğru hamlelerle sportif manada gecikmiş doğru hamleler yaptın. Bu transferlerin yapılışı hakkında spekülatif şeyler olmasına rağmen gayet oturaklıydı. Ancak Mürettebatın ne kadar kalite olursa olsun Eğer kaptanın seni buzul dağına götürüyorsa yapabileceğin pek bir şey yok. Bahar rüzgarları yine yeniden bir faciaya dönüştü. Göz göre göre prestij ve itibar ifade eden bir organizasyondan göz göre göre, bile-isteye, son derece primitif bir düşünceyle vazgeçtin. Enkazdan bahsettin bu keşmekeşte insanlara hayal sattın yeni sezona CAMİAYA BOŞ HAYALLER SATTIN, KULÜBÜN GERÇEKLERİNE tamamen zıt hamleler yaptın. PAHALI AMA İHTİYACI GİDERMEYEN HAMLELER ile hem takımı hem de itibarı sabote etttin.
5. Verdiğin sözleri tutmadın. Ki bu beni hiç yanıltmadı. Konuşmalarını dinleyen ve diğer dinleyen insanlarla konuştuğumuzda da aynı kanıdaydık. Her cümlenden nasıl bir karakter olduğun ortadaydı.
6. Şikeye karşı mücadele edenleri yanında hiç göremedik. Senin için olumlu konuşanına da rastlamadık.
7. Profesyonellikten bahsettin ama kendi seçtiğin yönetimini organize edemedin.
8. Paralı başkan imajından başka hiçbir şey sunamadın.
9. İnsanlar seni TRABZONSPOR BAŞKANI olarak değil TRABZONSPOR A.Ş. Yönetim kurulu başkanı olarak algıladı.
1. Seçim sürecinde ilk yaptığı basın toplantısından son basın toplantısına tüm konuşmalarında lafta güzel ama uygulanabilirlikte çok zayıf söylemleri vardı ve herkes Medicalpark isminin verdiği yanılgıyla bunların sağlıklı yürüyebileceğini düşündü. (Telekonferansla toplantılar vs. ) Bunun da çok net bir nedeni var. Ne yazık ki M. Usta'nın Trabzonspor'u sadece dışardan gözlemlemesi, içselleştirememesi ve sorunların kökenine vakıf olamamasıdır. Trabzonspor'u darboğazdaki bir şirket gibi, bir statik madde gibi, amiyane tabirle yontulacak bir kütük görmesidir. Bu maddeci bakıştır yani özünde sorun. Halbuki Trabzonspor canlı bir organizma gibidir ve sorunlarına karşı da canlı bir organizmanın sorularına yaklaşır gibi yaklaşılması gerekir. Kendisi bir doktordur ancak uzun süre mesleğini icra etmediğinden olsa gerek bu bakış açısını kaybetmiş olabilir. Tıp fakültelerinin birinci sınıflarında söylenir "Primum non-nocere" önce zarar verme bu senin birinci kuralın. İkinci kuralınsa "Hastalık yoktur, hasta vardır." olmalıdır. Sen bunları şiar edinerek bu göreve talip olmalısın. Tüm zihnini ve gücünü buna uyarlamalısın ki ileride telafisi mümkün olmayan hatalar yapmayasın. Bu ışıkta sokaktaki insanı, gazetedeki yazarı, meclisteki vekili, bankadaki müdürü, stattaki taraftarı, altyapıdaki genci içselleştirmen lazım. Çünkü canlı bir organizma olmak bir yerdeki sorunun tüm sistemi etkilemesine neden olur. Karnın ağırırken şen kahkahalar atmazsın.
2. Neye sahip olduğunu, neye sahip olamadığını, imkanlarının ne olduğunu ve hangi şartlar altında olduğunu bilmen ve bunlar için önceden önlem alman seni bir adım öne taşır, Doğru hamle yapmanı sağlar. Bunlar iyi bir yöneticinin vasıflarıdır. Biir ekip kurmak, ekibi organize etmek, Ekip bireylerinden en iyi şekilde istifade etmek, Ekibi doğru şekilde kanalize etmek, ekip içinde uyumu sağlamaksa iyi bir başkanın vasıflarıdır. Seçimi kazanmak için bir liste yapıp da bu ekibi göz göre göre bu hale getirip kötü organizasyon yüzünden ordaki yöneticileri Trabzonspor için kaybetmek, Hem külübü hem yöneticileri yazık etmektir. Kulübün bu durumda bir katalizöre ihtiyacı varken sen kulübün organizma yapısının ihtiyacı olmayan materyalist bir anlayış belirledin.
3. Fikri alt yapı olarak popülizmden başka hiçbir şey taşımıyordun. Bu yüzden sorunları gideremedin, üzerine bu gafulluk ortamına şekil verip bir bahçe meydana geiremedin, sadece para harcayarak yeni bir gafulluk meydana getirdin. Üstelik bunu yaparken de küstürdün, Trabzonspor'u değil kendi ikbalini düşünerek hareket ettin. önemli olan Trabzonspor'un menfaati demedin küçük olsun benim yönetimim olsun dedin.
4. Sakat ve kariyerinin dibini görmüş futbolcuya 3 milyon £ vererek başladın takıma dokunmaya. Takımını tanımayan, Takımı özümsemesi gereken zamanda Milli maçları yorumlamaya vakit harcayan sezonluk bir teknik direktörle anlaştın, üstelik ısrarla isteyerek, rızasına karşı gelerek zorlayarak. Avrupa Şampiyonası var piyasa çok karışık dedin. Sanki transfer sezonundan 1 saat önce açıklanmıştı avrupa şampiyonası ve bizim de radarımızda hep Avrupa'daki milli takımlarının değişmez oyuncuları varmış gibi. Evet o dönemde ülkemiz zor zamanlar geçirdi. tek kızamayacağım bu husustu ancak zaten sen işini o raddeye bırakmaman lazımdı. bu dönemde 16 miyon £ harcadın. Ancak kadro mühendisğin o kadar kötüydü ki ilk 11 için 11-24 arasına transfer yaptın. Beksiz ve forvetsiz başlanan, adeta 8 kişi mücadele edilen Facia dolu bir ilk yarı ardından doğru hamlelerle sportif manada gecikmiş doğru hamleler yaptın. Bu transferlerin yapılışı hakkında spekülatif şeyler olmasına rağmen gayet oturaklıydı. Ancak Mürettebatın ne kadar kalite olursa olsun Eğer kaptanın seni buzul dağına götürüyorsa yapabileceğin pek bir şey yok. Bahar rüzgarları yine yeniden bir faciaya dönüştü. Göz göre göre prestij ve itibar ifade eden bir organizasyondan göz göre göre, bile-isteye, son derece primitif bir düşünceyle vazgeçtin. Enkazdan bahsettin bu keşmekeşte insanlara hayal sattın yeni sezona CAMİAYA BOŞ HAYALLER SATTIN, KULÜBÜN GERÇEKLERİNE tamamen zıt hamleler yaptın. PAHALI AMA İHTİYACI GİDERMEYEN HAMLELER ile hem takımı hem de itibarı sabote etttin.
5. Verdiğin sözleri tutmadın. Ki bu beni hiç yanıltmadı. Konuşmalarını dinleyen ve diğer dinleyen insanlarla konuştuğumuzda da aynı kanıdaydık. Her cümlenden nasıl bir karakter olduğun ortadaydı.
6. Şikeye karşı mücadele edenleri yanında hiç göremedik. Senin için olumlu konuşanına da rastlamadık.
7. Profesyonellikten bahsettin ama kendi seçtiğin yönetimini organize edemedin.
8. Paralı başkan imajından başka hiçbir şey sunamadın.
9. İnsanlar seni TRABZONSPOR BAŞKANI olarak değil TRABZONSPOR A.Ş. Yönetim kurulu başkanı olarak algıladı.
Yorum