Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Yönetime Yönelik Eleştiriler...

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • [MENTION=33260]pazarkapılı[/MENTION] farklı bakış açısı ve katılıyorum sonuna kadar...
    "Benim gideceğim yer, geldiğim yerdir. Ben ne ünvan istiyorum, ne de makam istiyorum..." - ŞENOL GÜNEŞ

    "AKÇAABAT SEBATSPOR"

    Yorum


    • İlk olarak pazarkapılı tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
      biraz futbol biraz genel konusmak gerekirse,

      futbol dahil tüm ikili veya coklu münasebetlerde okumadan arastırmadan yol alamazsınız....trabzonspor temsilinde trabzon halkı görülüyor ki kendini hicbir alanda gelistiremiyor degistiremiyor, degisim evrenin dogal bir parcası olmasına ragmen bunu kabul etmiyor....

      en basta sunu soylemeliyimki, ideolojik olarak trabzonspor sevgim bitmiştir, yani beni ben yapan karakterim ve düsüncelerimin cogu trabzonspor tarafından temsil edilmiyor artık....trabzonspor artık türk futbolunun devrimcisi degildir, en büyük tüketicisidir ve üstüne üstlük modern futbol icerisinde üretmedigi olculerde fazlasıyla deger biçilenidir....kapitalist yada buna ozenen sistemlerde üretmeyen erk üreten sınıftan farklılıgını üretim araclarıyla degil topladıgı sahip oldugu kapital ile gosterir ve bu düzenin devam etmesi icin cabalar....kaynaklarını üretim icin degil kendisine bicilen bu rolun devam etmesi icin harcayan bir kurum ve herseyin farkında olan ve bizde neresinden tutup kazanssak diyen halk....bunu tarihteki cogu devrimci karakterlerin zaman icerisinde ugradıgı değişim anaforlarına bakarak gorebilirsiniz....yasayan bir yapı olması sebebiyle ve degişmeyen tek sey degişimdir ilkesinden yola cıkarak günümüzde artık türk futbolunun devrimci bir karakteri diye trabzonspor dan bahsedemeyiz....

      bu problemin onemli bir yüzü, cünkü inandıgınız ideoloji herne ise insanlar devrimleri ve kahramanlarını en basta psikolojik biraz da romantik olarak unutamaz toz konduramaz....70 lerin efsanevi kahramanları bircok evde bir cok yerde donemin en büyük viral etkisiyle bugunun trabzonsporlularını olusturmusken aslında günümüzde insanlardan cocukluk kahramanızı yıkın parcalayın demek kolay degil belkide olmamalı zaten....benimde icinde bulundugum 85 ve sonrası kusağın cocukluk kahramanlarının ezilmesini sahada varlık gosterememesine bu yüzden isyan ediyor olmasını da anlayısla karsılamak gerekli oldugunu düsünüyorum....

      Ancak, modern futbol yani endüstriyel futbol, kapitalizm romantik devrimci kişilikleri, ideolojileri tanımaz, bu iki arkadas sadece para ve paranın elde edilme yontemi ile ilgilenir....burada aslında ideolojik bir elestiri getirebilirsiniz yanlıs yada dogrulugunu savunmuyorum ama bu o kadar kuvvetli olmalı ki endüstriyel futboldan dünya baska bir yone yol alsın....yani marx ın diyalektigi cercevesinde antitezimiz an itibarıyla olmadıgı icin farklı bir sentezde olusamıyor mevcut durumda....

      büyük ekonomili liglerde herhangi bir takım oyunu sizden farklı oynuyor sizden farklı düsünüyor ve sizden farklı mücadele ediyor, ama aynı kurallar aynı yapılar var bu nasıl olabiliyor?tüm spor kültürel endüstriyel bilişim teknoloji vb bir cok alanlarda artık onemli olan verimliliktir....yani siz bir ürün yetistirirken bile yapmıs oldugu fotosentezde ürünün kullandıgı günes enerjisin hesaplar durumda olmalısınız....modern futbolda ise cok daha fazlasını yapmalısınız....big data diye birsey var artık veriden veri elde etmek gerekiyor ki bu da tamamen verimliligin anahtarı zaten....ingiltere de bir ligde oynanan oyun icerisinde saniyelerin onemi oldugunu zaman zaman gorebiliyoruz....dünya bu yone giderken sırf 70 li yılları konusmak gercekten akıl tutulması gibi geliyor....

      trabzonspor yonetimleri 70 li yılların düsünsel takipciligini yaparak oy toplamamalı artık, dünyada sabit olarak duran hicbirsey yok bunu cok acıda olsa test ettik diye düsünüyorum....üzülerek görüyorum hatta gormek istemiyorum ki trabzonun elindeki pek cok seyde kaybolmus durumda, mesela sahili artık yok, mesela artık hentbolu yok, yesil alanı yok, hamsisi bile yok....inatla gecmişden gelecek kurmak vurgusu anlasılabilir gibi degil dogrusu....yeni fikirler yeni insanlar son 30 yılın sehir tarihi acısından en karanlık donemini yıkabilir....

      akıl bilim arastırma insan sevgisi karadeniz nüktedanlıgı bunlar bitmemistir umarım....
      Sadece Trabzonspor değil Trabzon şehri de değişti çocukluğum köyde geçti her yaz düzenli giderdim artık içimden gitmek bile gelmiyor Trabzona sebebini ben de bilmiyorum herşey değişti artık.
      İlk olarak nakzo tarafından gönderildi
      Hami bir kupa maçına çıktı maç trabzonda o maçta elenmiştik akhisardı rakip heralde muhammet forvet oynuyordu ve hamının saha kenarından verdi taktik kulaklarımla duydum muhammet hadi daaaaaaaa ....

      Yorum


      • İlk olarak Arda' tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
        Sadece Trabzonspor değil Trabzon şehri de değişti çocukluğum köyde geçti her yaz düzenli giderdim artık içimden gitmek bile gelmiyor Trabzona sebebini ben de bilmiyorum herşey değişti artık.
        Şu cümleyi son zamanlarda birçok uzakta yaşayan Trabzonludan duydum gerçekten bu hisleri paylaşan çok kişi var artık.
        Bize Her Yer TRABZON!

        Trabzon Bir Sevda
        Trabzonspor Bir Destan ...

        Yorum


        • M. Usta ilk geldiği zaman elinde büyük bir fırsat vardı. Kulübün İHO gibi vasıfsız ve pervasız, 7'den 70'e tüm taraflarca takımı berbat edilmiş olduğu konusunda hemfikir olunan bir dönemde göreve geldi.
          1. Seçim sürecinde ilk yaptığı basın toplantısından son basın toplantısına tüm konuşmalarında lafta güzel ama uygulanabilirlikte çok zayıf söylemleri vardı ve herkes Medicalpark isminin verdiği yanılgıyla bunların sağlıklı yürüyebileceğini düşündü. (Telekonferansla toplantılar vs. ) Bunun da çok net bir nedeni var. Ne yazık ki M. Usta'nın Trabzonspor'u sadece dışardan gözlemlemesi, içselleştirememesi ve sorunların kökenine vakıf olamamasıdır. Trabzonspor'u darboğazdaki bir şirket gibi, bir statik madde gibi, amiyane tabirle yontulacak bir kütük görmesidir. Bu maddeci bakıştır yani özünde sorun. Halbuki Trabzonspor canlı bir organizma gibidir ve sorunlarına karşı da canlı bir organizmanın sorularına yaklaşır gibi yaklaşılması gerekir. Kendisi bir doktordur ancak uzun süre mesleğini icra etmediğinden olsa gerek bu bakış açısını kaybetmiş olabilir. Tıp fakültelerinin birinci sınıflarında söylenir "Primum non-nocere" önce zarar verme bu senin birinci kuralın. İkinci kuralınsa "Hastalık yoktur, hasta vardır." olmalıdır. Sen bunları şiar edinerek bu göreve talip olmalısın. Tüm zihnini ve gücünü buna uyarlamalısın ki ileride telafisi mümkün olmayan hatalar yapmayasın. Bu ışıkta sokaktaki insanı, gazetedeki yazarı, meclisteki vekili, bankadaki müdürü, stattaki taraftarı, altyapıdaki genci içselleştirmen lazım. Çünkü canlı bir organizma olmak bir yerdeki sorunun tüm sistemi etkilemesine neden olur. Karnın ağırırken şen kahkahalar atmazsın.
          2. Neye sahip olduğunu, neye sahip olamadığını, imkanlarının ne olduğunu ve hangi şartlar altında olduğunu bilmen ve bunlar için önceden önlem alman seni bir adım öne taşır, Doğru hamle yapmanı sağlar. Bunlar iyi bir yöneticinin vasıflarıdır. Biir ekip kurmak, ekibi organize etmek, Ekip bireylerinden en iyi şekilde istifade etmek, Ekibi doğru şekilde kanalize etmek, ekip içinde uyumu sağlamaksa iyi bir başkanın vasıflarıdır. Seçimi kazanmak için bir liste yapıp da bu ekibi göz göre göre bu hale getirip kötü organizasyon yüzünden ordaki yöneticileri Trabzonspor için kaybetmek, Hem külübü hem yöneticileri yazık etmektir. Kulübün bu durumda bir katalizöre ihtiyacı varken sen kulübün organizma yapısının ihtiyacı olmayan materyalist bir anlayış belirledin.
          3. Fikri alt yapı olarak popülizmden başka hiçbir şey taşımıyordun. Bu yüzden sorunları gideremedin, üzerine bu gafulluk ortamına şekil verip bir bahçe meydana geiremedin, sadece para harcayarak yeni bir gafulluk meydana getirdin. Üstelik bunu yaparken de küstürdün, Trabzonspor'u değil kendi ikbalini düşünerek hareket ettin. önemli olan Trabzonspor'un menfaati demedin küçük olsun benim yönetimim olsun dedin.
          4. Sakat ve kariyerinin dibini görmüş futbolcuya 3 milyon £ vererek başladın takıma dokunmaya. Takımını tanımayan, Takımı özümsemesi gereken zamanda Milli maçları yorumlamaya vakit harcayan sezonluk bir teknik direktörle anlaştın, üstelik ısrarla isteyerek, rızasına karşı gelerek zorlayarak. Avrupa Şampiyonası var piyasa çok karışık dedin. Sanki transfer sezonundan 1 saat önce açıklanmıştı avrupa şampiyonası ve bizim de radarımızda hep Avrupa'daki milli takımlarının değişmez oyuncuları varmış gibi. Evet o dönemde ülkemiz zor zamanlar geçirdi. tek kızamayacağım bu husustu ancak zaten sen işini o raddeye bırakmaman lazımdı. bu dönemde 16 miyon £ harcadın. Ancak kadro mühendisğin o kadar kötüydü ki ilk 11 için 11-24 arasına transfer yaptın. Beksiz ve forvetsiz başlanan, adeta 8 kişi mücadele edilen Facia dolu bir ilk yarı ardından doğru hamlelerle sportif manada gecikmiş doğru hamleler yaptın. Bu transferlerin yapılışı hakkında spekülatif şeyler olmasına rağmen gayet oturaklıydı. Ancak Mürettebatın ne kadar kalite olursa olsun Eğer kaptanın seni buzul dağına götürüyorsa yapabileceğin pek bir şey yok. Bahar rüzgarları yine yeniden bir faciaya dönüştü. Göz göre göre prestij ve itibar ifade eden bir organizasyondan göz göre göre, bile-isteye, son derece primitif bir düşünceyle vazgeçtin. Enkazdan bahsettin bu keşmekeşte insanlara hayal sattın yeni sezona CAMİAYA BOŞ HAYALLER SATTIN, KULÜBÜN GERÇEKLERİNE tamamen zıt hamleler yaptın. PAHALI AMA İHTİYACI GİDERMEYEN HAMLELER ile hem takımı hem de itibarı sabote etttin.
          5. Verdiğin sözleri tutmadın. Ki bu beni hiç yanıltmadı. Konuşmalarını dinleyen ve diğer dinleyen insanlarla konuştuğumuzda da aynı kanıdaydık. Her cümlenden nasıl bir karakter olduğun ortadaydı.
          6. Şikeye karşı mücadele edenleri yanında hiç göremedik. Senin için olumlu konuşanına da rastlamadık.
          7. Profesyonellikten bahsettin ama kendi seçtiğin yönetimini organize edemedin.
          8. Paralı başkan imajından başka hiçbir şey sunamadın.
          9. İnsanlar seni TRABZONSPOR BAŞKANI olarak değil TRABZONSPOR A.Ş. Yönetim kurulu başkanı olarak algıladı.
          İnce Zeka -> Sadri Şener -> Yıldırım Demirören
          İnce Zeka -> Ağaoğlu -> Alt Yapı Fetişizmi
          Ertuğrul Doğan -> Avcı Fetişizmi

          Yorum


          • Böyle giderse Yeni nesil Trabzonsporlu olmayacak!Özellikle gurbette çok büyük sıkıntı.ÇOCUKLAR TRABZONSPORA ULAŞAMIYOR.Her sene bir maç İstanbul’a verilmeli.Ts Club’lar çok az.TS Club tırları senede iki kez Afyon’a gideceğine bir defa bile İstanbul ilçelerine uğramıyor!Maça gidemeyen,bordo-mavi göremeyen bu çocuklar nasıl Trabzonsporlu olacak?


            Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
            KUPA TAYYİP ERDOĞANDA

            Yorum


            • İlk olarak aydınTonyalı tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
              Böyle giderse Yeni nesil Trabzonsporlu olmayacak!Özellikle gurbette çok büyük sıkıntı.ÇOCUKLAR TRABZONSPORA ULAŞAMIYOR.Her sene bir maç İstanbul’a verilmeli.Ts Club’lar çok az.TS Club tırları senede iki kez Afyon’a gideceğine bir defa bile İstanbul ilçelerine uğramıyor!Maça gidemeyen,bordo-mavi göremeyen bu çocuklar nasıl Trabzonsporlu olacak?


              Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
              biz nasil olduysak öyle
              "Şairin dediği gibi, ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum."

              Ünal Karaman

              ONUR KALACAK ONURSUZLAR GIDECEK

              Yorum




              • Hala adam gibi ölmeni bekliyoruz İHO

                Yorum


                • İlk olarak Arda' tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                  Sadece Trabzonspor değil Trabzon şehri de değişti çocukluğum köyde geçti her yaz düzenli giderdim artık içimden gitmek bile gelmiyor Trabzona sebebini ben de bilmiyorum herşey değişti artık.
                  Çocukken,sorumluluk yokken,etrafta olan biteni anlamıyorken her yer cennetten bir bahçe gibi gelir insana ama çocukken bile mesela çocuğu çok hasta ama yollar kapalı diye hastaneye götüremediği için deli gibi davranan bir yetişkin gördüğünde o kadar da işler yolunda değilmiş diyorsun.

                  O çocukluk zamanındaki köyler,şehirler olduğu için insanlar yaşadığı yerleri terk etti.İmkan olsa,değişim olsa neden yerinden yurdundan ayrılsın?
                  • Memento mori

                  Yorum


                  • İlk olarak selcuk tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                    biz nasil olduysak öyle
                    Ben 20 yaşındayım.Trabzonsporlu olmamda ailem belirleyici olsada çocukluğumun Fatih-Gökdeniz-Yattara-Szymwek dönemine denk gelmeside büyük etkendi.Şimdiki çocuklarda bu etkenleri göremiyorum.


                    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
                    KUPA TAYYİP ERDOĞANDA

                    Yorum


                    • İlk olarak aydınTonyalı tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                      Ben 20 yaşındayım.Trabzonsporlu olmamda ailem belirleyici olsada çocukluğumun Fatih-Gökdeniz-Yattara-Szymwek dönemine denk gelmeside büyük etkendi.Şimdiki çocuklarda bu etkenleri göremiyorum.


                      Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
                      biz 3000 kilometre uzakta hic bir etken yok sayilirken olduk

                      ayda 1 maci radyodan dinleyebilsek sevinirdik

                      Trabzonsporun cekim gücünün ana sebebi hic bir zaman sportif basari olmadi

                      hatta tam tersi, sportif basarimizdan etkilenip tarafimiza gelenler bugün en büyük sorunumuz

                      Trabzosporun degerlerini bir türlü anlayamiyorlar

                      bizim sayimiz fazla olmasi gerekmez, önemli olan bizden olanin bizden gercekten olmasi


                      örnegin Trabzonspor istanbula tasinsin diyen biri Trabzonspor kültüründen ne anlamisdir

                      uzatmak istemiyorum
                      ama kesinlikle bir yayilma sorunumuz yok, Trabzonsporlu olmak bir ayricaliktir ve bunu yasaynlar bir türlü bulurlar, ayni kazim koyuncu gibi
                      "Şairin dediği gibi, ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum."

                      Ünal Karaman

                      ONUR KALACAK ONURSUZLAR GIDECEK

                      Yorum


                      • Trabzon da trabzonsporu tutma oranı %70 lere çoktan düşmüştür. Yeni nesilin alayı istanbul takımı tutuyor. 8 senedir türkiye kupası yok. 4 senedir uefa da yok. 20 senede bir ilk 2 ye giriyoruz. Şuan takımı tutan kesim belli 25 30 yaş üstü en yaşlı profil bizdedir. Çok taraftar kaybettik ve kaybediyoruz malesef.
                        https://youtu.be/a8MJx39dfuI?si=p_VoeTY8ERg87inV

                        Yorum


                        • İlk olarak Doğukan Uçan tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                          Trabzon da trabzonsporu tutma oranı %70 lere çoktan düşmüştür. Yeni nesilin alayı istanbul takımı tutuyor. 8 senedir türkiye kupası yok. 4 senedir uefa da yok. 20 senede bir ilk 2 ye giriyoruz. Şuan takımı tutan kesim belli 25 30 yaş üstü en yaşlı profil bizdedir. Çok taraftar kaybettik ve kaybediyoruz malesef.
                          herkesi kendine benzetme
                          "Şairin dediği gibi, ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum."

                          Ünal Karaman

                          ONUR KALACAK ONURSUZLAR GIDECEK

                          Yorum


                          • İlk olarak selcuk tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                            biz 3000 kilometre uzakta hic bir etken yok sayilirken olduk

                            ayda 1 maci radyodan dinleyebilsek sevinirdik

                            Trabzonsporun cekim gücünün ana sebebi hic bir zaman sportif basari olmadi

                            hatta tam tersi, sportif basarimizdan etkilenip tarafimiza gelenler bugün en büyük sorunumuz

                            Trabzosporun degerlerini bir türlü anlayamiyorlar

                            bizim sayimiz fazla olmasi gerekmez, önemli olan bizden olanin bizden gercekten olmasi


                            örnegin Trabzonspor istanbula tasinsin diyen biri Trabzonspor kültüründen ne anlamisdir

                            uzatmak istemiyorum
                            ama kesinlikle bir yayilma sorunumuz yok, Trabzonsporlu olmak bir ayricaliktir ve bunu yasaynlar bir türlü bulurlar, ayni kazim koyuncu gibi
                            Bizim en büyük şansımız sanılanın aksine dijital ve popüler çağa geçişte herkesin peşinde koştuğu başarı ve ona bağlı haz alma,mutlu olma arayışında olsn bir taraftar kitlemizin oluşmaması.Kaderin bize bir hediyesi sanırım.
                            Bizim taraftar kitlemiz en sağlam taraftar kitlesi,bu noktadan geriye değil,ileriye gidiş olur.

                            Bunun tersini yaşayan tribünlerin durumunu İstanbul takımlarının başarısız olduğu dönemdeki tribünlerden okuyabilir.
                            En son sasone tarafından düzenlendi; 06.11.2017, 18:59.
                            • Memento mori

                            Yorum


                            • İlk olarak mmert tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                              M. Usta ilk geldiği zaman elinde büyük bir fırsat vardı. Kulübün İHO gibi vasıfsız ve pervasız, 7'den 70'e tüm taraflarca takımı berbat edilmiş olduğu konusunda hemfikir olunan bir dönemde göreve geldi.
                              1. Seçim sürecinde ilk yaptığı basın toplantısından son basın toplantısına tüm konuşmalarında lafta güzel ama uygulanabilirlikte çok zayıf söylemleri vardı ve herkes Medicalpark isminin verdiği yanılgıyla bunların sağlıklı yürüyebileceğini düşündü. (Telekonferansla toplantılar vs. ) Bunun da çok net bir nedeni var. Ne yazık ki M. Usta'nın Trabzonspor'u sadece dışardan gözlemlemesi, içselleştirememesi ve sorunların kökenine vakıf olamamasıdır. Trabzonspor'u darboğazdaki bir şirket gibi, bir statik madde gibi, amiyane tabirle yontulacak bir kütük görmesidir. Bu maddeci bakıştır yani özünde sorun. Halbuki Trabzonspor canlı bir organizma gibidir ve sorunlarına karşı da canlı bir organizmanın sorularına yaklaşır gibi yaklaşılması gerekir. Kendisi bir doktordur ancak uzun süre mesleğini icra etmediğinden olsa gerek bu bakış açısını kaybetmiş olabilir. Tıp fakültelerinin birinci sınıflarında söylenir "Primum non-nocere" önce zarar verme bu senin birinci kuralın. İkinci kuralınsa "Hastalık yoktur, hasta vardır." olmalıdır. Sen bunları şiar edinerek bu göreve talip olmalısın. Tüm zihnini ve gücünü buna uyarlamalısın ki ileride telafisi mümkün olmayan hatalar yapmayasın. Bu ışıkta sokaktaki insanı, gazetedeki yazarı, meclisteki vekili, bankadaki müdürü, stattaki taraftarı, altyapıdaki genci içselleştirmen lazım. Çünkü canlı bir organizma olmak bir yerdeki sorunun tüm sistemi etkilemesine neden olur. Karnın ağırırken şen kahkahalar atmazsın.
                              2. Neye sahip olduğunu, neye sahip olamadığını, imkanlarının ne olduğunu ve hangi şartlar altında olduğunu bilmen ve bunlar için önceden önlem alman seni bir adım öne taşır, Doğru hamle yapmanı sağlar. Bunlar iyi bir yöneticinin vasıflarıdır. Biir ekip kurmak, ekibi organize etmek, Ekip bireylerinden en iyi şekilde istifade etmek, Ekibi doğru şekilde kanalize etmek, ekip içinde uyumu sağlamaksa iyi bir başkanın vasıflarıdır. Seçimi kazanmak için bir liste yapıp da bu ekibi göz göre göre bu hale getirip kötü organizasyon yüzünden ordaki yöneticileri Trabzonspor için kaybetmek, Hem külübü hem yöneticileri yazık etmektir. Kulübün bu durumda bir katalizöre ihtiyacı varken sen kulübün organizma yapısının ihtiyacı olmayan materyalist bir anlayış belirledin.
                              3. Fikri alt yapı olarak popülizmden başka hiçbir şey taşımıyordun. Bu yüzden sorunları gideremedin, üzerine bu gafulluk ortamına şekil verip bir bahçe meydana geiremedin, sadece para harcayarak yeni bir gafulluk meydana getirdin. Üstelik bunu yaparken de küstürdün, Trabzonspor'u değil kendi ikbalini düşünerek hareket ettin. önemli olan Trabzonspor'un menfaati demedin küçük olsun benim yönetimim olsun dedin.
                              4. Sakat ve kariyerinin dibini görmüş futbolcuya 3 milyon £ vererek başladın takıma dokunmaya. Takımını tanımayan, Takımı özümsemesi gereken zamanda Milli maçları yorumlamaya vakit harcayan sezonluk bir teknik direktörle anlaştın, üstelik ısrarla isteyerek, rızasına karşı gelerek zorlayarak. Avrupa Şampiyonası var piyasa çok karışık dedin. Sanki transfer sezonundan 1 saat önce açıklanmıştı avrupa şampiyonası ve bizim de radarımızda hep Avrupa'daki milli takımlarının değişmez oyuncuları varmış gibi. Evet o dönemde ülkemiz zor zamanlar geçirdi. tek kızamayacağım bu husustu ancak zaten sen işini o raddeye bırakmaman lazımdı. bu dönemde 16 miyon £ harcadın. Ancak kadro mühendisğin o kadar kötüydü ki ilk 11 için 11-24 arasına transfer yaptın. Beksiz ve forvetsiz başlanan, adeta 8 kişi mücadele edilen Facia dolu bir ilk yarı ardından doğru hamlelerle sportif manada gecikmiş doğru hamleler yaptın. Bu transferlerin yapılışı hakkında spekülatif şeyler olmasına rağmen gayet oturaklıydı. Ancak Mürettebatın ne kadar kalite olursa olsun Eğer kaptanın seni buzul dağına götürüyorsa yapabileceğin pek bir şey yok. Bahar rüzgarları yine yeniden bir faciaya dönüştü. Göz göre göre prestij ve itibar ifade eden bir organizasyondan göz göre göre, bile-isteye, son derece primitif bir düşünceyle vazgeçtin. Enkazdan bahsettin bu keşmekeşte insanlara hayal sattın yeni sezona CAMİAYA BOŞ HAYALLER SATTIN, KULÜBÜN GERÇEKLERİNE tamamen zıt hamleler yaptın. PAHALI AMA İHTİYACI GİDERMEYEN HAMLELER ile hem takımı hem de itibarı sabote etttin.
                              5. Verdiğin sözleri tutmadın. Ki bu beni hiç yanıltmadı. Konuşmalarını dinleyen ve diğer dinleyen insanlarla konuştuğumuzda da aynı kanıdaydık. Her cümlenden nasıl bir karakter olduğun ortadaydı.
                              6. Şikeye karşı mücadele edenleri yanında hiç göremedik. Senin için olumlu konuşanına da rastlamadık.
                              7. Profesyonellikten bahsettin ama kendi seçtiğin yönetimini organize edemedin.
                              8. Paralı başkan imajından başka hiçbir şey sunamadın.
                              9. İnsanlar seni TRABZONSPOR BAŞKANI olarak değil TRABZONSPOR A.Ş. Yönetim kurulu başkanı olarak algıladı.
                              Değerli bir eleştiri ve okunması gereken bir yazı olmuş.
                              • Memento mori

                              Yorum


                              • çok laf etti lakin futboldan anlamadı

                                Trabzon bir aşk hikayesi değildir.
                                Trabzon Aşktır gerisi hikayedir.

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...
                                X