Büyük Türk Mustafa Kemal Atatürk!

Daraltma
Bu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler
  • littlebighorn
    • 12.08.2006
    • 1139
    • endüstri mühendisi
    • İstanbul

    #361
    5 Aralık 1934 ve kadınlar

    İLK OY 1935'TE

    5 Aralık 1934 günü kadınlar genel seçimlere katılma ve milletvekili seçme/seçilme hakkına kavuştular. Daha önce kadınların temsil hakkına ilişkin ilk düzenleme 3 Nisan 1930 tarihli “Belediyeler Kanunu” ile yapılmış ve kadınlara yerel seçimlere katılma hakkı sağlanmıştı. Bu önemli atılım, o dönemde daha kapsamlı bir devrimin ilk aşaması olarak değerlendirilmişti. Bu devrim 5 Aralık 1934'te gerçekleşti. Anayasa'nın 10. ve 11. maddelerinde yapılan bir düzenlemeyle 22 yaşını bitiren her Türk kadınına seçme ve 30 yaşını bitiren her kadına milletvekili seçilme hakkı verildi. Bütün yurtta sevinç yaratan bu karar, Türk Kadınlar Birliği'nin 7 Aralık 1934 günü Beyazıt Meydanı'nda düzenlediği büyük bir mitingle kutlandı. Kadınlar oy verme haklarını ilk kez 1935 seçimlerinde kullandılar.
    17 ÜLKEDEN BİRİ

    5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı 17 idi. Kadınlar seçme/seçilme hakkına Fransa'da 1944, İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952, Belçika'da 1960 ve İsviçre'de 1971 yılında kavuştular.

    Atatürk Türk kadınının seçme ve seçilme hakkının verilmesinin ardından şöyle seslenmiştir:

    “Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve liyakatla kullanacaktır.”

    5 Aralık 1934 tarihli yasa değişikliği ve bu değişiklikle ilgili olarak Atatürk'ün söyledikleri ne yazık ki gerçekleşememiştir.

    Atatürk, Cumhuriyet'in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923'te de şöyle diyordu:

    “Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.”

    Yorum

    • Misafir

      #362
      Biraz sonra TRT 2'de Atatürk'le belgeseli başlayacak. İzlemenizi tavsiye ederim...

      Başlanıç saati: 00:45

      Yorum

      • fatih_selim68
        • 10.10.2009
        • 25
        • işci
        • Sakarya

        #363
        onu ilahlaştırmadan putlaştırmadan gerçek manasıyla katıksız ve çıkarsız sevip anlaya bilenlere ne mutlu

        Yorum

        • Kadir
          • 25.08.2006
          • 9648
          • Eskişehir

          #364
          Emanetine karşı haince saldırıların devam ettiği şu günlerde Kurtuluş Savaşımızı düşündükçe umutsuzluk çemberini kırıyoruz. Biz bir ölürüz bin doğarız!

          Yorum

          • Saltuk Buğra
            • 18.04.2009
            • 623
            • Öğrenci
            • İstanbul

            #365
            bu sayfaya ilgi neden bu kadar az??
            Tonya/İskenderli-Beylikdüzü/İstanbul

            Yorum

            • Serdar A
              • 07.05.2007
              • 21413
              • musikişinas
              • İstanbul

              #366
              Her yüzyıla bir Atatürk armağan etmeyi başaran bu ecdad , na acıdır ki en seçkin örneklerinden biri olan Mustafa Kemal'den sonra bu geleneğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır .

              Daha da üzüntü verici olanı , Atatürk'ün belkide en iyi örnekleriyle ortaya koyduğu kahraman devrimci-ilerici davranış geleneğine ihanet edilmesidir . Muassır medeniyetleri işaret eden ve sürekli gelişimi öğütleyen Atatürk'ün evladı olan Türkiye cumhuriyeti ; neredeyse 100 yıl sonrasında onun önüne geçmeyi başaramamıştır .

              1800'lerde kalmış gerici kafalarla mücadele eden Atatürk'ün , 1900'lerde kalmış gerici ve antidevrimci kafalarla mücadele edecek torunlara ihtiyacı vardır . Temennim , Ata'nın sızlayan ruhunun yakın bir dönemde huzura ermesidir .

              Yorum

              • MuratJ
                • 12.01.2009
                • 5707
                • Avrupa Diğer

                #367
                İlk olarak farabi tarafından gönderildi
                Her yüzyıla bir Atatürk armağan etmeyi başaran bu ecdad , na acıdır ki en seçkin örneklerinden biri olan Mustafa Kemal'den sonra bu geleneğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır .

                Daha da üzüntü verici olanı , Atatürk'ün belkide en iyi örnekleriyle ortaya koyduğu kahraman devrimci-ilerici davranış geleneğine ihanet edilmesidir . Muassır medeniyetleri işaret eden ve sürekli gelişimi öğütleyen Atatürk'ün evladı olan Türkiye cumhuriyeti ; neredeyse 100 yıl sonrasında onun önüne geçmeyi başaramamıştır .

                1800'lerde kalmış gerici kafalarla mücadele eden Atatürk'ün , 1900'lerde kalmış gerici ve antidevrimci kafalarla mücadele edecek torunlara ihtiyacı vardır . Temennim , Ata'nın sızlayan ruhunun yakın bir dönemde huzura ermesidir .
                Çok haklısınız.

                O Milli Mücadele dönemindeki Türk Milletini göremiyorum. Bu millet neye uğradı bilemiyorum. Belkide milleti bu hale getirmek süre gelen siyasilerin bir politikasıydı bilemiyorum. Yoksa Atatürk'ün Türk Milleti en fakir zamanlarında 10 yılda kendisini 100 yıl ileriye atabilen bir millet idi. Şimdi ki zamana bakınca dediğiniz gibi bırakın 100 yıl sonra öne geçmeyi bana kalırsa geriye gitmiş durumdayız.

                Ama umudumu kaybetmiş değilim. İnanıyorum, umuyorum bu millet tekrar Ata'sına layık bir millet olacaktır.

                Yorum

                • littlebighorn
                  • 12.08.2006
                  • 1139
                  • endüstri mühendisi
                  • İstanbul

                  #368
                  İlk olarak farabi tarafından gönderildi
                  Her yüzyıla bir Atatürk armağan etmeyi başaran bu ecdad , na acıdır ki en seçkin örneklerinden biri olan Mustafa Kemal'den sonra bu geleneğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır .

                  Daha da üzüntü verici olanı , Atatürk'ün belkide en iyi örnekleriyle ortaya koyduğu kahraman devrimci-ilerici davranış geleneğine ihanet edilmesidir . Muassır medeniyetleri işaret eden ve sürekli gelişimi öğütleyen Atatürk'ün evladı olan Türkiye cumhuriyeti ; neredeyse 100 yıl sonrasında onun önüne geçmeyi başaramamıştır .

                  1800'lerde kalmış gerici kafalarla mücadele eden Atatürk'ün , 1900'lerde kalmış gerici ve antidevrimci kafalarla mücadele edecek torunlara ihtiyacı vardır . Temennim , Ata'nın sızlayan ruhunun yakın bir dönemde huzura ermesidir .
                  "Her yüzyıla bir Atatürk'leri" sıralarsan sevinirim. Merak ettim listeyi. Özellikle son 10 u.

                  Yorum

                  • İskender66
                    • 11.03.2005
                    • 5015
                    • Memur
                    • Ankara

                    #369
                    İlk olarak farabi tarafından gönderildi
                    Her yüzyıla bir Atatürk armağan etmeyi başaran bu ecdad , na acıdır ki en seçkin örneklerinden biri olan Mustafa Kemal'den sonra bu geleneğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır .

                    Daha da üzüntü verici olanı , Atatürk'ün belkide en iyi örnekleriyle ortaya koyduğu kahraman devrimci-ilerici davranış geleneğine ihanet edilmesidir . Muassır medeniyetleri işaret eden ve sürekli gelişimi öğütleyen Atatürk'ün evladı olan Türkiye cumhuriyeti ; neredeyse 100 yıl sonrasında onun önüne geçmeyi başaramamıştır .

                    1800'lerde kalmış gerici kafalarla mücadele eden Atatürk'ün , 1900'lerde kalmış gerici ve antidevrimci kafalarla mücadele edecek torunlara ihtiyacı vardır . Temennim , Ata'nın sızlayan ruhunun yakın bir dönemde huzura ermesidir .
                    Atatürk gibi lider bir daha zor gelir. Hatta gelmeyebilir de. Bence böyle birşey beklememek lazım. Atatürkten sonra gelen liderleri Atatürkle karşılaştırmak hata olur. Atatürk bu ülkeyi düşmanlarların elinden kurtararak yeniden kurdu. Tabiki onun gibisi bir daha gelmez. O zamanki şartlarla şimdiki şartlar farklıydı. Şimdi işgal ve savaş içinde olmadığımıza göre Atatürk gibi bir lider de çıkmayacaktır haliyle. Atatürkten sonra gelen liderlerin içinde birkaç tane var iyi lider bence. Bana göre tabiki. Tabi bu görecelidir. Bana göre iyi lider olan başkasına göre iyi olmayabilir.

                    Yorum

                    • Serdar A
                      • 07.05.2007
                      • 21413
                      • musikişinas
                      • İstanbul

                      #370
                      İlk olarak littlebighorn tarafından gönderildi
                      "Her yüzyıla bir Atatürk'leri" sıralarsan sevinirim. Merak ettim listeyi. Özellikle son 10 u.
                      Ortada bir liste var olsa ne olacak ? Mesele , bu milletin imkanları içerisinde hemen her yüzyıl içerisinde bir yükseliş yaratabilmesidir .Kimisi ilmi ile bilim tarihinde kilometre taşı olmuş , kimi dönemin koşulları içerisindeki siyasal yetenekleri ve davranış stratejileri ile milleti bir hedefe odaklayabilmiştir .

                      İsim zikretmiyor oluşumun sebebi , burada sonu gelmez , saçma polemiklere girmek istemeyişimdir . Milletçe tarihimizi reddetmek üzerine programlandığımızdandır , mesela x devletinin 2. kurucusu son bin yılın en büyük devlet adamlarından biridir ve Avrupa coğrafyasının kaderini çizmiştir, eğer önemse en azından Atatürk kadar önemlidir demek yobazlık damgası yemek için yeterlidir . Ya da örneğin Otrar kentinden çıkan bir Türk bilginin çağdaş bilim tarihinin miladıdır ve muazzam bir sıçrama yaratmıştır ifadesini , yunan felsefecilere hakaret sayanların hakaretlerine maruz kalmakta kolaydır . Şekillenen milli ideoloji içerisinde yer yer vatan haini olarak anılan , vatan hainliğinin sebebi ise borç içinde batarken milyonlarca altına Kudüs'ü satmamak olan , 2010 yılında bile afrika kıtasının 1000 kilometre derinliklerinde , kabilelerce adına hutbe okutulan ruhuna dular gönderilen eski bir devlet liderini de burada tartışma konusu yapacak değilim .

                      Atatürk şüphesiz ki , bu geleneğimizin içerisinde en seçkin örneklerden biriydi ve bu kabiliyeti bir kez daha sancağın yere düşmesini önlendi . Ancak Mustafa Kemal hakkın rahmetine kavuştuktan sonra ilkelerinin bir bir ayaklar altına alınması uzun sürmedi . Kapattığı locaların derneklerin , oluşumların yeniden yeşermesi uzun sürmedi .

                      Atatürk'ün evlatları , cumhuriyetimizin ilk neslinin iftiharları mühendislerimizin ürettiği 200 uçağı ve günümüzün teknoloji yoğun sanayi devi Hollanda'ya uçak sattığını sonraki nesli göremedi . Türkiye hiç bir lisans anlaşması , bilgi transferi olmadan arabasını yaptı , yürütemedi . Cumhuriyet sanayi tarihinin her bir sayfası ayrı bir vatan hainliğine işaret ediyor .

                      Dünden bu güne de hiç bir şey değişmedi . Dünya yük nakliyatının %95'i denizler üzerindeyken , her yıl yüz milyarlarca dolar genişliğinde sektörler bütününü yaşatırken ve Türkiye bir deniz ülkesi olarak ne yaptı ? Sulzer lisansı altında 25 yıllık bir çift stroklu dizel motor tecrübesi ile biraz destek ile dünya piyasasında rekabete girebilecek bir motor fabrikasını 2000 yılında kapattı . Pendik tersanesi içerisinde hizmet vermiş bu tesiste artık sac ve metal plakaların kaynaklama işi yapılıyor . Yani o gün uçak üretmeyi bırakıp traktör ve pancar motoru üreten millet bu gün de , küçük bir yük gemisinde donatılarıyla birlikte adedinin milyonlar dolarlar ettiği motorları bırakıp sac kaynaklamayı uygun görmüştür . İnanın yüzlerce örnek var . İnanın yüzlerce daha örnek var .

                      Özetle , Önder Mustafa Kemal'in izinde olduğumuzu düşünüyorsanız , tekrar bir arkanıza bakın .

                      Üstü kapalı olarak , varmı Atatürk'ten büyüğü şeklindeki sorunuzun bir yüzyıl sonraki cevabının , yok saydığınız Atatürk'ün selefleri kadar yok sayılma tehlikesi taşıdığını görmek bu kadar zor olmamalı .

                      Yorum

                      • Serdar A
                        • 07.05.2007
                        • 21413
                        • musikişinas
                        • İstanbul

                        #371
                        İsteyen siyasal yönüyle benimsemeyebilir , ancak Atatürk'ün bir metod olarak devrimciliğin yol haritasını çıkardığını kimse inkar edemez .

                        Atatürk'ün bu millete armağan ettiği en büyük mirasta ilericiliktir . Bize ilerlememiz gereken yolu işaret etti , neredeyse bir yüzyıl geçti , biz hala o yöne bakacağımıza Atatürk'ün parmağına bakıyoruz .

                        Yorum

                        • Ömer SEVİNÇ
                          • 28.11.2004
                          • 11640
                          • Hekim
                          • Almanya

                          #372
                          farabi(Serdar) abi seni okumak büyük keyif oluyor çoğu zaman. İyi ki varsın..
                          Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
                          Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır!
                          - Eomer -

                          Yorum

                          • KUTADGU

                            #373
                            İlk olarak farabi tarafından gönderildi
                            İsteyen siyasal yönüyle benimsemeyebilir , ancak Atatürk'ün bir metod olarak devrimciliğin yol haritasını çıkardığını kimse inkar edemez .

                            Atatürk'ün bu millete armağan ettiği en büyük mirasta ilericiliktir . Bize ilerlememiz gereken yolu işaret etti , neredeyse bir yüzyıl geçti , biz hala o yöne bakacağımıza Atatürk'ün parmağına bakıyoruz .
                            Serdar, bu kadar iyi ifade edilemezdi.

                            Yorum

                            • Saltuk Buğra
                              • 18.04.2009
                              • 623
                              • Öğrenci
                              • İstanbul

                              #374
                              3 yılda 15 sayfa olabilmiş başlık ne acı..
                              Tonya/İskenderli-Beylikdüzü/İstanbul

                              Yorum

                              • littlebighorn
                                • 12.08.2006
                                • 1139
                                • endüstri mühendisi
                                • İstanbul

                                #375
                                İlk olarak farabi tarafından gönderildi
                                Ortada bir liste var olsa ne olacak ? Mesele , bu milletin imkanları içerisinde hemen her yüzyıl içerisinde bir yükseliş yaratabilmesidir .Kimisi ilmi ile bilim tarihinde kilometre taşı olmuş , kimi dönemin koşulları içerisindeki siyasal yetenekleri ve davranış stratejileri ile milleti bir hedefe odaklayabilmiştir .

                                İsim zikretmiyor oluşumun sebebi , burada sonu gelmez , saçma polemiklere girmek istemeyişimdir . Milletçe tarihimizi reddetmek üzerine programlandığımızdandır , mesela x devletinin 2. kurucusu son bin yılın en büyük devlet adamlarından biridir ve Avrupa coğrafyasının kaderini çizmiştir, eğer önemse en azından Atatürk kadar önemlidir demek yobazlık damgası yemek için yeterlidir . Ya da örneğin Otrar kentinden çıkan bir Türk bilginin çağdaş bilim tarihinin miladıdır ve muazzam bir sıçrama yaratmıştır ifadesini , yunan felsefecilere hakaret sayanların hakaretlerine maruz kalmakta kolaydır . Şekillenen milli ideoloji içerisinde yer yer vatan haini olarak anılan , vatan hainliğinin sebebi ise borç içinde batarken milyonlarca altına Kudüs'ü satmamak olan , 2010 yılında bile afrika kıtasının 1000 kilometre derinliklerinde , kabilelerce adına hutbe okutulan ruhuna dular gönderilen eski bir devlet liderini de burada tartışma konusu yapacak değilim .

                                Atatürk şüphesiz ki , bu geleneğimizin içerisinde en seçkin örneklerden biriydi ve bu kabiliyeti bir kez daha sancağın yere düşmesini önlendi . Ancak Mustafa Kemal hakkın rahmetine kavuştuktan sonra ilkelerinin bir bir ayaklar altına alınması uzun sürmedi . Kapattığı locaların derneklerin , oluşumların yeniden yeşermesi uzun sürmedi .

                                Atatürk'ün evlatları , cumhuriyetimizin ilk neslinin iftiharları mühendislerimizin ürettiği 200 uçağı ve günümüzün teknoloji yoğun sanayi devi Hollanda'ya uçak sattığını sonraki nesli göremedi . Türkiye hiç bir lisans anlaşması , bilgi transferi olmadan arabasını yaptı , yürütemedi . Cumhuriyet sanayi tarihinin her bir sayfası ayrı bir vatan hainliğine işaret ediyor .

                                Dünden bu güne de hiç bir şey değişmedi . Dünya yük nakliyatının %95'i denizler üzerindeyken , her yıl yüz milyarlarca dolar genişliğinde sektörler bütününü yaşatırken ve Türkiye bir deniz ülkesi olarak ne yaptı ? Sulzer lisansı altında 25 yıllık bir çift stroklu dizel motor tecrübesi ile biraz destek ile dünya piyasasında rekabete girebilecek bir motor fabrikasını 2000 yılında kapattı . Pendik tersanesi içerisinde hizmet vermiş bu tesiste artık sac ve metal plakaların kaynaklama işi yapılıyor . Yani o gün uçak üretmeyi bırakıp traktör ve pancar motoru üreten millet bu gün de , küçük bir yük gemisinde donatılarıyla birlikte adedinin milyonlar dolarlar ettiği motorları bırakıp sac kaynaklamayı uygun görmüştür . İnanın yüzlerce örnek var . İnanın yüzlerce daha örnek var .

                                Özetle , Önder Mustafa Kemal'in izinde olduğumuzu düşünüyorsanız , tekrar bir arkanıza bakın .

                                Üstü kapalı olarak , varmı Atatürk'ten büyüğü şeklindeki sorunuzun bir yüzyıl sonraki cevabının , yok saydığınız Atatürk'ün selefleri kadar yok sayılma tehlikesi taşıdığını görmek bu kadar zor olmamalı .
                                Sayın Farabi,

                                Var mı Atatürk'ten büyüğü diye bir soruyu üstü kapalı olarak sormak gibi bir niyetim yoktu. Sadece merak ettim kimleri sayarsınız diye.

                                Farabi zaten klasman dışı bir isim - Bence zaten bilim ve sanat konusu ırklar-milletler-dinler üstüdür. Farabi' nin önemini vurgulamanız ne antik Yunan'a hakaret sayılır, ne de Farabi' nin Bağdat'ta Antik Yunanlı düşünürlerden de etkilenmesinden bahsetmek Müslüman bilim adamlarına hakaret sayılır. Bunları tartışmak gereksiz ve saçmadır bana göre.

                                x devletinin sanırım 2. değil de 3. kurucusunu yazacaktınız. Benim şahsen özellikle askeri anlamda en takdir ettiğim devlet başkanlarından biridir.

                                Bu insanları takdir etmek neden yobazlık olsun anlam veremedim. Örneğin Fatih Sultan Mehmet’ i takdir etmek neden yobazlık olsun, kim bu sebeple yobaz olarak itham edilebilir, edilmiş anlayamadım.

                                3. isme katılamayacağım maalesef kendisi yanılmıyorsam 30 küsür yıl yönetmiştir. 1. meşrutiyetle –kabul etmek durumunda kaldığı 2. meşrutiyet arasını tam bir diktatör gibi (padişah zaten bir tür diktatör değil midir demeyin değildir) yönetmiş (istibdat dönemi), hükümdarlığı döneminde ülke tarihin en büyük toprak kayıplarına uğramış, Ruslar neredeyse İstanbul’u alacak duruma gelmiş, Balkanları neredeyse tamamen kaybettiğimiz bir dönemdir. Nedense anlam veremediğim bir şekilde bir kesim tarafından ısrarla çok sevilir.
                                Yahudilere Filistin’i satmadığı ifade edilir. Hatta bazı kaynaklarda Yahudilerin Kıbrıs’ ı satın almak istedikleri de yazılır. Tamam iyi yapmış da doğru ise bile bunun takdir edilecek bir tarafını ben bulamıyorum. Bir de satsaydı. Marifet zaten satacak değil alacak duruma gelebilmek. Satmadığı için vatan haini ilan edildiğini itiraf ederim ilk defa duydum enteresan. Acaba satsaydın da o parayla örneğin Bosna’ yı kurtarsaydık falan diye mi öyle itham etmişler? Merak ettim.

                                2. paragraftan sonra yazdıklarınızın %99 una katılmamak elde değil. Özellikle sanayileşme konusunda 1929-1939 arasındaki atılımların arkası maalesef getirilemedi. Hatta bazı konularda göreceli olarak geriye gidildi. Zaten şu anki tablomuz bunu net olarak gösteriyor. Bırakın sanayi ötesi bilgi toplumu haline gelmeyi hala sanayileşememiş, ekonomisi dışarıdan girecek sıcak paraya bağlı bir ülke haline gelmiş durumdayız. Uzun uzun tartışılabilir.

                                Benim belirtmek istediğim asıl konu dünya değişti, artık bazı kavramlar (buna Atatürkçüliğin bazı kavramları da dahil) artık günümüz dünyasını açıklamaya yetmiyor hatta yanlış kalıyor diye düşünülmesi .Siz de bunu savunuyorsunuz anladığım kadarı ile. Yanlıyorsam beni uyarın. Tabii ki Atatürkçülüğü şapka devriminden ibaret düşünüyorsa haklılar böyle düşünenler. Fakat Atatürk’ün işaret ettiği temel kavramlar halen dünyayı doğru anlamamızı, bu dünyada kendimize onurlu bir yer kazanmamızı sağlayacak geçerlilklerini koruyorlar. Tabii ki sonsuza kadar öyle kalacaklar diye bir iddiam yok, saçma olur bu. Ama kaldır çöpe at da denemez henüz. Uzun bir süre de öyle olmayacağını öngörmekteyim. Özellikle de Devletçilik, Laiklik, Milliyetçilik ilkelerinin. Bunları tarışma ortamı olursa daha sonra detaylı tartışırız ama aslında Irak’ ın bugünkü durumunu (doğru) gözlemlememiz bile çoğu konuya ışık tutacaktır.

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...