İlk olarak Hasanu tarafından gönderildi
Gönderiyi görüntüle
Bildiğin saçmalamışsın.Tamam hocayı sevmiyorsun anladık da bu kadar da olmaz yani.
Cevabı bile haketmiyorsun ya...
İlk olarak onuR AKYÜZ tarafından gönderildi
Gönderiyi görüntüle
Ben açıkçası buna inanmıyorum.
Ne kadar tazminatı vardır? Benim hatırladığım iho döneminde yaklaşık 3 milyon € gibi bir sözleşmesi vardı. Bu adama hiçbir şey ödenmese alacağı tazminat bu paradır. Az çok ticaretle uğraşan paranın pulun hesabını bilen insanlarız. Adama durumunu anlatırsın, önüne makul bir ödeme planı sunarsın, elif görse mertek sanacak bir meczubun sana muamelesi yanlıştı kusura bakma vs dersin karşılıklı anlaşıp indirime bile gidersin.
Hadi diyelim bu herif insan değil, laftan da anlamıyor. Adamın güncel sözleşmesi de hemen hemen önceki sözleşmesiyle aynı ücretlerde. Adam hiç çalışmadan alabileceği bir parayı neden 'istemeye istemeye' çalışacağı bir yerde almanın peşine düşsün ki?
Böyle bir iddia bence sağlam bir zemine oturmalı.
Bu haliyle tazminat=3 milyon €/ Mesai=0
Sözleşme=3 milyon €/Mesai=2 yıl gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Tolunay'ın aklına gelmemiş demek ki bu yöntem.
Ne kadar tazminatı vardır? Benim hatırladığım iho döneminde yaklaşık 3 milyon € gibi bir sözleşmesi vardı. Bu adama hiçbir şey ödenmese alacağı tazminat bu paradır. Az çok ticaretle uğraşan paranın pulun hesabını bilen insanlarız. Adama durumunu anlatırsın, önüne makul bir ödeme planı sunarsın, elif görse mertek sanacak bir meczubun sana muamelesi yanlıştı kusura bakma vs dersin karşılıklı anlaşıp indirime bile gidersin.
Hadi diyelim bu herif insan değil, laftan da anlamıyor. Adamın güncel sözleşmesi de hemen hemen önceki sözleşmesiyle aynı ücretlerde. Adam hiç çalışmadan alabileceği bir parayı neden 'istemeye istemeye' çalışacağı bir yerde almanın peşine düşsün ki?
Böyle bir iddia bence sağlam bir zemine oturmalı.
Bu haliyle tazminat=3 milyon €/ Mesai=0
Sözleşme=3 milyon €/Mesai=2 yıl gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Tolunay'ın aklına gelmemiş demek ki bu yöntem.
İnanıp inanmamak size kalmış pek tabii. Zaman gösterir.
İlk olarak Faik Yılmaz tarafından gönderildi
Gönderiyi görüntüle
Keşke bilsem....
Eğer benim düşündüğüm gibi olsa hani ilk 3 e değil ama ilk 5 e oynayan bir takım olmalıydık şimdiye kadar.....
Bunu ben bilmiyorum ama inşallah yönetim biliyordur....
Eğer benim düşündüğüm gibi olsa hani ilk 3 e değil ama ilk 5 e oynayan bir takım olmalıydık şimdiye kadar.....
Bunu ben bilmiyorum ama inşallah yönetim biliyordur....
İlk olarak Çağatay_ tarafından gönderildi
Gönderiyi görüntüle
Oğuz renktaşım;
Biliyorum ki endüstri mühendisisin. İyi işlemeyen bir fabrikaya müdür olarak işe girdiğini düşünelim.
Bu fabrikada iş güvenliğinden enerji verimliliğine, çalışanların verimliliğinden maaş problemlerine, tedarik zincirinden muhasebeye her kalemde problem varsa bunları birkaç ay içerisinde çözmen mümkün müdür? Sorunların tespiti, bunların ekonomik yansımaları, gereken uzmanlardan alınacak destek derken uzar da uzar.
Kağıt üzerinde çözümün olsa bile dinamik süreçler buna müsaade etmez. Kendi şirketinin içinden bile bürokratik bir dirençle karşılaşırsın, zamana ihtiyacın vardır.
Trabzonspor'un kronikleşmiş problemleri var ve bunların en önemlisi de oyuncuların hancı, hocaların yolcu konumunda olması. Kötü oyuncuların takımda kalmasının birincil sebebi budur. Kötü bir ortamda ancak yetersiz oyuncular kalır, iyiler kaçacak yer arar ve olan iyilere olur. Veya problem yaratanlar varsa onlar kendi istediği ortamı oluşturur.
Yönetimsel ve teknik ekip anlamında devamlılık sağlanırsa bu tip sorunlar daha iyi tespit edilir ve gereği yapılır.
Gerek yönetime gerek hocaya birçok eleştirim var, hepsi de başlıklarda duruyor. Bazıları çok da ağır hatalar. Ama öyle tahmin ediyorum ki, şu aşamada hoca değişikliğine karşı çıkanların argümanları şimdi yazdıklarım ve az önceki mesajımda belirttiklerimdir.
Eleştiri bir toplumun ilerlemesini sağlayan en önemli araçtır. Eleştirinin olmadığı yerde itiraz, itirazın olmadığı yerde gelişim ve değişim olmaz. Taraftar olarak bu hakkımızı saklı tutuyoruz, tabii kırıp dökmeden... İstifa istemek ve değişiklik aramak da bu taraftarın haklarından birisidir. Ama teraziye koyup ikisini tarttığımızda kar-zarar farkını kayda değer görmüyor, değişikliğin oyunculara yeni bir kredi sağlama ihtimalini görüyorum. Oysa sorunları tespit eden bir hoca oyuncuların iyilerinin kalması anlamındaki hamleyi daha doğru yapabilir. Başarı garantisi yoksa, en azından usul olarak uygun olanı deneyelim diye düşünüyor, hocaya devre arasında kendi yarattığı takımın sorunlarını çözme imkanı verelim diyorum. Bu benim de hocaya %100 güvendiğim anlamına gelmez, ama ne yapacağını ve planını görmeliyiz.
Mesela hem hocanın başarısını arttıracak, hem yönetimin verimini arttıracak şekilde Ersun Yanal ile ortak çalışacak bir menajer ataması iyi olacaktır diye düşünüyorum. Bunun örneği Önder Özen-Bilic birlikteliğinin ilk yılıdır. Ama isim olarak önerim yok. Sadece yapıdan bahsediyorum. Bu tip bir yapı Osmanlıspor'da da var. Böyle bir kademeli yönetim anlayışı benimsenirse hem takım yönetimi hem de idari disiplin anlamında birçok sorun çözülebilir diye düşünüyorum. Tabii buraya gelecek isim önemli.
Çeşitli fikirler sunabilir, bunları tartışabiliriz. Bu başlık da bunun için var ve bence forumun en verimli başlıklarından birisi.
Biliyorum ki endüstri mühendisisin. İyi işlemeyen bir fabrikaya müdür olarak işe girdiğini düşünelim.
Bu fabrikada iş güvenliğinden enerji verimliliğine, çalışanların verimliliğinden maaş problemlerine, tedarik zincirinden muhasebeye her kalemde problem varsa bunları birkaç ay içerisinde çözmen mümkün müdür? Sorunların tespiti, bunların ekonomik yansımaları, gereken uzmanlardan alınacak destek derken uzar da uzar.
Kağıt üzerinde çözümün olsa bile dinamik süreçler buna müsaade etmez. Kendi şirketinin içinden bile bürokratik bir dirençle karşılaşırsın, zamana ihtiyacın vardır.
Trabzonspor'un kronikleşmiş problemleri var ve bunların en önemlisi de oyuncuların hancı, hocaların yolcu konumunda olması. Kötü oyuncuların takımda kalmasının birincil sebebi budur. Kötü bir ortamda ancak yetersiz oyuncular kalır, iyiler kaçacak yer arar ve olan iyilere olur. Veya problem yaratanlar varsa onlar kendi istediği ortamı oluşturur.
Yönetimsel ve teknik ekip anlamında devamlılık sağlanırsa bu tip sorunlar daha iyi tespit edilir ve gereği yapılır.
Gerek yönetime gerek hocaya birçok eleştirim var, hepsi de başlıklarda duruyor. Bazıları çok da ağır hatalar. Ama öyle tahmin ediyorum ki, şu aşamada hoca değişikliğine karşı çıkanların argümanları şimdi yazdıklarım ve az önceki mesajımda belirttiklerimdir.
Eleştiri bir toplumun ilerlemesini sağlayan en önemli araçtır. Eleştirinin olmadığı yerde itiraz, itirazın olmadığı yerde gelişim ve değişim olmaz. Taraftar olarak bu hakkımızı saklı tutuyoruz, tabii kırıp dökmeden... İstifa istemek ve değişiklik aramak da bu taraftarın haklarından birisidir. Ama teraziye koyup ikisini tarttığımızda kar-zarar farkını kayda değer görmüyor, değişikliğin oyunculara yeni bir kredi sağlama ihtimalini görüyorum. Oysa sorunları tespit eden bir hoca oyuncuların iyilerinin kalması anlamındaki hamleyi daha doğru yapabilir. Başarı garantisi yoksa, en azından usul olarak uygun olanı deneyelim diye düşünüyor, hocaya devre arasında kendi yarattığı takımın sorunlarını çözme imkanı verelim diyorum. Bu benim de hocaya %100 güvendiğim anlamına gelmez, ama ne yapacağını ve planını görmeliyiz.
Mesela hem hocanın başarısını arttıracak, hem yönetimin verimini arttıracak şekilde Ersun Yanal ile ortak çalışacak bir menajer ataması iyi olacaktır diye düşünüyorum. Bunun örneği Önder Özen-Bilic birlikteliğinin ilk yılıdır. Ama isim olarak önerim yok. Sadece yapıdan bahsediyorum. Bu tip bir yapı Osmanlıspor'da da var. Böyle bir kademeli yönetim anlayışı benimsenirse hem takım yönetimi hem de idari disiplin anlamında birçok sorun çözülebilir diye düşünüyorum. Tabii buraya gelecek isim önemli.
Çeşitli fikirler sunabilir, bunları tartışabiliriz. Bu başlık da bunun için var ve bence forumun en verimli başlıklarından birisi.
yersen tabi 
Yorum