Akıl Oyunları

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler
  • magicyattara
    • 12.04.2006
    • 10940
    • Elektronik Müh.
    • Trabzon

    #61
    şampiyonlukların nasıl çalındığı ortadayken bu şekilde düşünmek ne derece mantıklı..bu yazıyı 23 mayıs 2011 günü yazsaydınız tamam diyebilirdim;zira yıllarca çalındığını iddia ettiğimiz şampiyonluklarımıza "hak etmedik" yaftası vurulmuştu ve çaresiz kabullenmiştik..lakin her şey ortaya belgeleriyle dökülünce,bence sizin uzun zamandır aklınızda olan bu iddianız kendiliğinden çürümüş oldu..

    Trabzonsporun 4-5 şampiyonluğu aleni çalınmıştır..
    Herkese Merhaba

    Yorum

    • Cyzio
      Trabzonspor Kongre Üyesi
      • 24.02.2006
      • 6923
      • İstanbul

      #62
      Haydi gene, kalbiniz temizmiş (Şu forumda size takılma hususunda bazen kantarın topuzunu kaçırırım. Ama Allah selamet versin hiç hiddetlemmezsiniz. Takılıyorsak, sevdiğimizdendir ) . 61'inci mesajı kaptınız .

      .
      -"Bana göre Aykut Kocaman ve öğrencileri şike yapmadı."
      -"Burada klima yok mu?"
      -"Renklerin en güzeli siyah-beyaz."

      Kadem bastın gönül tahtıma a sultânım, safa geldin.

      (Gel 7 Eylül 2026 gel)

      Yorum

      • magicyattara
        • 12.04.2006
        • 10940
        • Elektronik Müh.
        • Trabzon

        #63
        buralara daha sık uğramalısınız hocam..biz de sizi seviyoruz..
        Herkese Merhaba

        Yorum

        • Fanatik34
          • 28.11.2009
          • 6058
          • Almanya

          #64
          İlk olarak Cyzio tarafından gönderildi
          Sayın maxim ve Fanatik34;

          Yazılarımda Şenol Güneş'in kasten yenildiğine dair ifadeler yoktur. Benim iddiam, yönetimlerin kasıtlı olarak başarılı olamayacak hocaları getirdiğidir. İkisi ayrı ayrı şeylerdir.

          .
          Hocam bende birilerinin, Kulübün basina kasitli olarak bu isbilmez Yönetimleri getirdiklerini söylüyorum Senol Günes´te son gelisi ile bu oyuna alet oldugunu bizzat göstermistir..
          “Bugün ki Dünya, Elit Kesimin, kendini akilli zannedenleri kullanarak olusturdugu bir Düzen maalesef "

          Eski Kullanici Adi: Fanatik28


          Yorum

          • maxim
            • 31.05.2004
            • 2154
            • Ankara

            #65
            İlk olarak Cyzio tarafından gönderildi
            Sayın maxim ve Fanatik34;

            Yazılarımda Şenol Güneş'in kasten yenildiğine dair ifadeler yoktur. Benim iddiam, yönetimlerin kasıtlı olarak başarılı olamayacak hocaları getirdiğidir. İkisi ayrı ayrı şeylerdir.

            .
            Benim anlatmak istediğim başka birşey. Tamam yönetim başarılı olamayacak adamları getirmiş olsun ama bunun garantisi yok ki, adamlar kendilerinden beklenmeyecek şekilde iyi iş çıkarabilirler.
            Bir lokma ekmeğe,Bir yudum su içmeye,
            Yine de şükretmeye, Razıysan gel benimle..

            Yorum

            • Courage
              • 05.11.2012
              • 8913
              • Memur
              • İstanbul

              #66
              İlk olarak fteotdgs tarafından gönderildi
              Renkdas, aradan maydanoz olmami hos gorursen , bahsettigin faktorleri Avrupa'dan almisizdir belki ama tum sistem uzerindeki algi, anlayis degismedigi muddetce bunlar, pozitif ya da negatif dogrultuda, bir dereceye kadar etkili oluyor, suni kaliyorlar.

              Ikinci paragrafta bahsettigin olgunun sebebi de, bana gore, su ustte anlatmaya calistigim sey. Turkiye'de 3 takim kendi arasinda sonsuza kadar paslassin, genel olarak kimse de cikip "Yaa millet, bir yanlislik var bu iste" demez. Bunun sebepleri hakkinda ise baska baslik acmak gerekir (arada sirada buna deginen cok guzel yazilara denk geldigimi hatirliyorum bu forumda). Cok genel olarak, ulke ve insanlarina onyillar hatta asirlar boyunca sindirilmis merkeziyetci yonetim, yaninda ortaya karisik gelen, israrla dayatilan, yonlendirilen "guce tapma", "uslu cocuk" olmanin dayanilmaz hafifligi, ezilen birey ve bireysellik ve bununla dogrudan ilintili sehir plan(siz)lama, kisilik kazanamamis koy kentler diyorum sebeplerin baslicalari icin.

              Not: Belki tartisma konusu farkli idi, dedigim gibi, dayanamadim, maydanoz oldum. Cesni gozu ile bakin lutfen
              abi estağfurullah,hoş görmek ne demek? Tespitleriniz doğru.

              Aslında bu hegemonyanın yalnızca futbol rantı paylaşımı,mafyatik ilişkiler,gücün hukuku v.b. kavramlara dayanması imkansız. Bu adaletsiz paylaşımın ,toplumun geneli ilgilendiren bazı alışkanlıklardan / adetlerden beslendiği aşikar.

              Toplumumuzun düşünme ve eylem tarzında ''radikal'' bir dönüşüm olmadığı müddetçe kapıyı zorlayan adam rolünden kurtulamayacağız anlaşılan .

              Artık gittiği yere,kapıyı kırdığımız an'a kadar
              Hominem te memento... - Sadece bir insan olduğunu unutma...-

              StopMatchFixing.Com

              Yorum

              • Cyzio
                Trabzonspor Kongre Üyesi
                • 24.02.2006
                • 6923
                • İstanbul

                #67
                İlk olarak maxim tarafından gönderildi

                Benim anlatmak istediğim başka birşey. Tamam yönetim başarılı olamayacak adamları getirmiş olsun ama bunun garantisi yok ki, adamlar kendilerinden beklenmeyecek şekilde iyi iş çıkarabilirler.
                Haklısınız. Bu dünyada hiç birşeyin garantisi yok. Şikenin bile...

                .
                -"Bana göre Aykut Kocaman ve öğrencileri şike yapmadı."
                -"Burada klima yok mu?"
                -"Renklerin en güzeli siyah-beyaz."

                Kadem bastın gönül tahtıma a sultânım, safa geldin.

                (Gel 7 Eylül 2026 gel)

                Yorum

                • memmedaga
                  • 19.06.2010
                  • 5714
                  • İstanbul

                  #68
                  hepsı doğru ama tabi biraz korkarak biraz yakıştıramayarak biraz da konduramadığımdan yüksek sesle söylemediğimizi düşündüğüm yanılgımız nedir?

                  madem Türk futbolu sorunlu ve madem Trabzonspor öyle veya böyle bu sorunun ortasındadır

                  madem yolsuzlukluk,mafyacılık vs vs vs Tüm Türkiyede ve Trabzonda da olmaktadır

                  madem siyaset mafya futbol içiçedir Türkiyenin heryerinde

                  madem en ünlü mafyalar karadenizden çıkmışlar

                  neden ve nasıl şikeye hiç bulaşmadan bugünlere geldik?

                  ben bunu çözemiyor

                  dikkat edin ama 90 ndan sonra diyorum
                  En son memmedaga tarafından düzenlendi; 04.07.2013, 01:50.
                  sakin olun...

                  Yorum

                  • memmedaga
                    • 19.06.2010
                    • 5714
                    • İstanbul

                    #69
                    birde bence sizde kendinize itiraf edin Şenol Hocaya ciddi manada takmışsınız kafayı
                    sakin olun...

                    Yorum

                    • Cyzio
                      Trabzonspor Kongre Üyesi
                      • 24.02.2006
                      • 6923
                      • İstanbul

                      #70
                      İlk olarak memmedaga tarafından gönderildi

                      birde bence sizde kendinize itiraf edin Şenol Hocaya ciddi manada takmışsınız kafayı
                      Peki, itiraf ediyorum.

                      .
                      -"Bana göre Aykut Kocaman ve öğrencileri şike yapmadı."
                      -"Burada klima yok mu?"
                      -"Renklerin en güzeli siyah-beyaz."

                      Kadem bastın gönül tahtıma a sultânım, safa geldin.

                      (Gel 7 Eylül 2026 gel)

                      Yorum

                      • kalavara
                        • 18.01.2007
                        • 3058
                        • öğrenci
                        • Sakarya

                        #71
                        sayın cyzio, bence belli noktalarda doğru yargıları içeren bir yazı kaleme almışsınız ama (ama dendiğinde önceki cümlelerin anlamını yitirdiği safsatasına takılmazsınız umarım) ciddi bazı hataların olduğunu belirtmek zorundayım. öncelikle şenol güneş meselesinden başlayalım. size göre şenol güneş ortalama bir td ve TS başarısını istemeyen sistem bu ortala tdnin görevde kalması için can atıyor, madem iyi hoca neden kendileri almıyor? mantıksız değil ama yeni fiziğe göre neden sonuç ilişkileri her zaman şüphelidir, bu da öyle. şenol güneş enteresan bir adamdır ve her camia buna katlanmak istemez dersem yanlış mı olur. ya da özevlatçılık övgüsü yapan istanbul klüpleri neden kendil özevlatlarını almıyor diyorsunuz ama yakın geçmişe bir bakın, hatta gs'nin başında kim var, fb'nin hırsızlık dönemi tdsi kimdi, rıza, ertuğrul bjk'da görev almadı mı vs vs?
                        diğer yandan türkiyedeki sporun kirliliği şike meselesinden çok doping skandallarıyla ortadayken herşeyin adil bir oyun ile sonuçlandığı söylemek safdillik olur, amenna!
                        daha yazılacak çok şey var ama burada kesmek istiyorum,devam etmek üzere...
                        herşeyden önce fikrin hürriyeti bağlamında saygılarımı iletiyorum.
                        Ümit En Son Kötülüktür, Çünkü İşkenceyi Uzatır!!
                        my name is onur....
                        Eğer Trabzonspor Diye Bir Din Olsaydı, Biz Müridler Çoktan Cennete Gitmiştik..Bu Kadar Cefanın Bir Ödülü Olarak...

                        Yorum

                        • Cyzio
                          Trabzonspor Kongre Üyesi
                          • 24.02.2006
                          • 6923
                          • İstanbul

                          #72
                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          sayın cyzio, bence belli noktalarda doğru yargıları içeren bir yazı kaleme almışsınız ama (ama dendiğinde önceki cümlelerin anlamını yitirdiği safsatasına takılmazsınız umarım) ciddi bazı hataların olduğunu belirtmek zorundayım.
                          Neden takılayım? Bilakis, "ama"dan önceki kısımlarda hakkımı verdiğiniz için memnun olurum.

                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          öncelikle şenol güneş meselesinden başlayalım.

                          Başka bir meseleden başlasaydınız zaten beni müthiş hayretlere gark ettirecektiniz. Bu yaşta bana kalp krizi geçirtmediğiniz için teşekkür ederim.

                          Demek, Şenol Güneş?.. İlginç... Okuyalım bakalım...

                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          size göre şenol güneş ortalama bir td ve TS başarısını istemeyen sistem bu ortala tdnin görevde kalması için can atıyor, madem iyi hoca neden kendileri almıyor?
                          Evet, tam olarak bunu demek istiyorum.

                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          mantıksız değil ama yeni fiziğe göre neden sonuç ilişkileri her zaman şüphelidir, bu da öyle. şenol güneş enteresan bir adamdır ve her camia buna katlanmak istemez dersem yanlış mı olur.
                          İkimiz de kendi görüşümüze inanırız. Yani "bu enteresanlık yalnız Şenol Güneş'e mi aittir?" diye soramadan da duramıyor insan.

                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          ya da özevlatçılık övgüsü yapan istanbul klüpleri neden kendil özevlatlarını almıyor diyorsunuz ama yakın geçmişe bir bakın, hatta gs'nin başında kim var,
                          Sanırım, Fatih Terim'den bahsediyorsunuz. Şu Ramazangünü beni güldürdünüz, Allah da sizi güldürsün. Yahu adam Galatasaray'da göreve getirildiği ilk dönem peşpeşe 4 lig şampiyonluğu, 1 UEFA Kupası, 1 de Süper Kupa kazandı. Sonra başarısız bir 2 sezon (Haydi bunu Şenol Güneş'in ikinci başarısız gelişine sayalım), sonra da gene peşpeşe 2 şampiyonluk, Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkış.

                          Gerçekten bunu mu Şenol Güneş'le mukayese ediyorsunuz? Şenol Güneş'in ilk gelişini hatırlıyor musunuz?

                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          fb'nin hırsızlık dönemi tdsi kimdi, rıza, ertuğrul bjk'da görev almadı mı vs vs?
                          Bu konuda yazdıklarımı sanırım gözden kaçırdınız. Ama gene de bir kısmını sizin için bir kere daha yazayım: Bu isimlerden hangisi kovulduktan sonra ikinci defa çağrıldı? Nerede üçüncü, nerede dördüncü? Ve hangisine ondört brüt sezon (net galiba yaklaşık sekiz-dokuz) takım teslim edildi?

                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          diğer yandan türkiyedeki sporun kirliliği şike meselesinden çok doping skandallarıyla ortadayken herşeyin adil bir oyun ile sonuçlandığı söylemek safdillik olur, amenna!

                          Önemli olan o oyunun dışında olabilmek.

                          İlk olarak kalavara tarafından gönderildi

                          daha yazılacak çok şey var ama burada kesmek istiyorum,devam etmek üzere...
                          herşeyden önce fikrin hürriyeti bağlamında saygılarımı iletiyorum.
                          Bilmukabele, aynı duygularla ben de size saygılarımı iletiyorum.

                          .
                          -"Bana göre Aykut Kocaman ve öğrencileri şike yapmadı."
                          -"Burada klima yok mu?"
                          -"Renklerin en güzeli siyah-beyaz."

                          Kadem bastın gönül tahtıma a sultânım, safa geldin.

                          (Gel 7 Eylül 2026 gel)

                          Yorum

                          • Ender Kuyumcu

                            #73
                            Konuların içine dalmadan önce 29.02.2012 tarihinde yazdığım '' Türk Futbol Tiyatrosu ve Trabzonspor '' adlı yazımı sizinle paylaşmak istiyorum.

                            Buradan yola çıkarak en azından benin yaşananlara ve yaşanacak olanlara dair fikrimi ve değerlendirme kriterlerimi anlayabilir ve bu zemin üzerinden fikirlerimizi tartışıp ortak bir paydada buluşma imkanı yakalayabiliriz.



                            Dünyanın neresinde olursa olsun ortada rant sağlanan bir oluşum ya da organizasyon varsa bilin ki o ülkenin zengin ve nüfuzlu kişileri tarafından yönetiliyor ya da yönlendiriyordur. Dolayısıyla da işin kaymağını da bu kişiler kendi aralarında paylaşıyordur. Bunu aklınıza gelebilecek her sektör için aynı olarak kabul edebilirsiniz ve yine aklınıza gelebilecek bütün ülkeler için bu durumun bu şekilde cereyan ettiğine de... Cereyan ediş şekilleri ise ülkeden ülkeye o ülkenin medeniyet ve gelişmişlik seviyesiyle orantılı olarak farklılık gösterir.

                            Gelişmiş ülkeler olarak kabul edilen ve sanayileşmesini tamamlamış, medeniyet seviyesi yüksek ve demokrasisi oturmuş ülkelerde bu durum bizim gibi kendi tanımımızla gelişmekte olan ama aslında 3. Dünya Ülkesi olan ülkelerle farklılıklar gösterir. Gelişmiş olan ülkeler, (ki bunlara AB ülkeleri, Amerika, Kanada, Japonya vb. ülkeler örnek olarak gösterilebilir) bütün bu oluşum ve organizasyonları demokratik kurallar çerçevesinde, halkın menfaati için, hak ve adalet duygusunu da temin ederek oluşturur ve sağlıklı bir şekilde yürümesini ve gelişmesini sağlayarak ortaya çıkan rantı da katkılarıyla orantılı biçimde paylaşarak ve buradan elde ettiği rantın yine büyük bir kısmını aynı çarkın işlemesi ve gelişmesi için kullanarak herkesin mutluluğu için uğraşırlar. Çünkü bilirler ki bir işin uzun ömürlü ve kaliteli olabilmesi için bu şarttır.

                            Bizde ise durum bunun tam tersi şekilde gelişme göstermektedir. Hemen hemen bütün sektörler belli başlı ailelerin elindedir ve bu ailelerin bu sektörlerde bulunmalarının tek nedeni de kendi güç ve servetlerini daha da arttırmak istemeleridir. Gelişmiş ülkelerde amaç olan insan, onlar için sadece bir araçtır ve insanların oluşturmuş olduğu halkının da mutluluğu bir gram olsun umurlarında değildir. Bunun için onlar servetlerine servet katarken, zevk-ü sefa içinde yaşarken fabrikalarında ya da şirketlerinde çalıştırdıkları insanları işini kaybetme korkusuyla daha da ezerler, ağır şartlarda çalıştırırlar, fazla mesailerini ödemez, sosyal haklarını vermez, sendikalı olanlarını işten çıkarır üç kuruşa çalıştırırlar. Bu düzenin devamlılığını sağlamak için de gerek siyaseti ve siyasileri gerekse mafya ve çeteler gibi kanun dışı güçleri kullanarak hükümdarlıklarını devam ettirirler.

                            Bunun yapıldığı belki de yüzlerce sektör arasından benim bugün üzerinde durmak istediğim ise Türk futbolu ve bizi en çok ve en yakından ilgilendiren Trabzonspor.

                            Dikkat ederseniz Trabzonspor’un şampiyonlukları 70’li yılların ikinci yarısı ve 80’li yılların ilk yarısına denk gelir. Yani futbolun içine henüz paranın, dolayısıyla da yukarıda belirttiğimiz kişi ve unsurların girmediği, siyasi olarak da karışık olan dönemlere denk gelir Trabzonspor efsanesi; çünkü o dönem futbolun ve ülkenin bugün kanını emenlerin puslu havanın dağılmasını bekledikleri, kendilerinden farklı güçlerin de egemen olduğu, borularının bu denli net ötmediği bir dönemdi ve bu dönemi iyi değerlendiren Trabzonspor camiası henüz adaletsizlik futbolu ele geçirmemişken alnının akıyla 6 şampiyonluk ve nice kupalar kazandı. Bununla da yetinmedi; Liverpool, Inter gibi dünya devlerini dize getirdi hem de şimdinin "Avrupa Fatihi" olarak kabul edilen takımları sıradan takımlardan fark yerken.

                            Türk siyaseti ve demokrasisi için çok önemli bir tarih olan 6 Kasım 1983 aslına bakarsanız Türk Futbolu ve Trabzonspor için de bir milattı. Askeri rejimin sona ermesiyle yapılan ilk seçimlerde Turgut Özal’ın başında bulunduğu Anavatan Partisi 400 milletvekilli meclisin 211 sandalyesini alarak iktidara geldi. Bu artık yeni bir devirdi Türkiye için ve Özal felsefesinin mihenk taşı olan ‘Benim memurum işini bilir.’ sözünün bir ülkenin bütün düzenini değiştirecek olan tarihiydi. Benim memurum işini bilir derken aslında ben işimi bilirim herkes de işini bilsin demek istiyordu yeni başbakanımız. Türkiye’de iktidarların seçimle gelip gitmediğini bilenler ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır. Bu konuya fazla girmeden asıl konumuz olan futbol ve Trabzonspor’a dönelim.

                            Anavatan Partisinin dolayısıyla da yeni zihniyetin iktidara geldiği sezon olan 1983-1984 sezonu Trabzonspor’un da son şampiyonluğunu kazandığı sezon olmuştu ve bu şampiyonlukta ve başarıda ne kadar katkısı olduğu tatışılabilecek olan M. Ali Yılmaz başkan olarak geçiyordu. İşte sevgili Trabzonsporlular gerek takımımızın gerekse Türk futbolunun kaderinin değiştiği dönem tam da bu tarihlere denk gelir. O zamandan bu zamana kadar hiç şampiyon olamamış olmamız bir tesadüf müdür? Gelin isterseniz biraz da buna bakalım ve bazılarınız için komplo teorisi olarak kabul edilecek olan düşüncelerimi sizlerle paylaşayım.

                            Özal’ın iktidara gelmesi ile birlikte ülkenin her alanında olduğu gibi futbolda da yeni bir yapılanmaya gidilmiş, yavaş yavaş profesyonellik adı altında sektörün içine para enjekte edilmiş, isimleri kanun dışı işlerle anılan başkan ve yöneticiler futbolun patronları olmaya başlamış ve futbol siyasetin de yardımıyla belli bir zümrenin eline geçmiş ve her türlü ticari manevranın yapıldığı bir alan haline gelmiştir. Böylece amatör ruhun değil ARMATÖR ruhun egemen olduğu "Türk Futbol Tiyatrosu" da başlamıştır.

                            Evet bu dönemden sonra Türkiye’de oynanan tam anlamıyla bir "Futbol Tiyatrosu"dur. Senaryosunun önceden yazıldığı, dönem dönem başrol oyuncularının değiştiği ama mutlaka tekrar rol aldıkları bir oyun. Bunun bir tiyatro olduğu 3 Temmuz 2012’de belgelenmiş olmasına rağmen aynı oyun yine aynı aktörler tarafından oynanmaya devam ediyor. Konumuzu fazla dağıtmadan tekrar Trabzonspor’a ve M. Ali Yılmaz’la başlayan düzenin kulübü olma tezime dönelim isterseniz. Dikkat ederseniz düzenin kulübü dedim, takımı değil, camiası değil !!!

                            Bu dönemden sonra Trabzonspor birden bire etkisiz eleman haline getirilmiş, M. Ali Yılmaz da dahil İstanbul takımlarının kongre üyeleri, taraftarları kulüpte başkan ya da yönetici olmuştur. Kulüp alt yapısından ve kendi değerlerinden uzaklaştırılmış, kulüp ve takım başarısız yönetilmiş ve dolayısıyla başarısız olmuş ama hep aynı isimler belli aralıklarla kulübü kurtaracak ilahi bir güç gibi sunulmuş ve her gelişinde kulübü daha da batırarak ayrılmıştır.

                            Bu noktada ağzımdaki baklayı çıkararak devam edeyim yazıma:" TRABZONSPOR BAŞKANLARI DA ATANARAK GELMİŞTİR". O dönemden bu döneme kadar Özkan Sümer haricindeki bütün başkanlar İstanbul takımlarını egemen kılan güçler tarafından bir takım siyasi ve ticari oyunlar sonucu Trabzonspor kulübüne başkan seçtirilmişlerdir. Trabzonspor kongrelerini ve kongre öncesi süreçleri takip edenler ne demek istediğimi anlamışlardır diye düşünüyorum. Bu ATANMIŞLAR da kendilerine verilen görevleri yerine getirerek ‘MIŞ GİBİ’ yaptılar başkanlıkları süresince. Yani, İstanbul takımlarıyla mücadele ediyorMUŞ GİBİ, Trabzonspor’un haklarını koruyorMUŞ GİBİ, sanki gerçekten de Trabzonspor’u şampiyon yapmak için uğraşıyorMUŞ GİBİ yaptılar hep.

                            Trabzonspor son şampiyonluğundan bu yana 3 kere çok net biçimde şampiyonluğa yaklaştı. Aslına bakarsanız bu üç defada da şampiyonluğu Fenerbahçe camiası tarafından yine malum güçler kullanılarak gasp edildi. Peki Trabzonspor camiasının önde gelenleri ne yaptı bu esnada? Yine ‘MIŞ GİBİ’ yaptı, çünkü fazlasını yapmaya ne istekleri ne de yetkileri vardı. Bu konuları düşünürken yaşanan sezonları, verilen tepkileri kişileri aklınıza gelebilecek bütün etkenleri göz önüne getirmenizi ve aşağıdaki sorulara cevap aramanızı rica ediyorum.

                            · 1995-1996, 2004-2005 ve 2010-2011 sezonlarında saha dışı oyunlarla elinden alınan şampiyonlukların ardından tartışmasız ligin en kuvvetli kadrolarını oluşturan kilit oyuncular neden gönderilmiştir?

                            · Bu gönderilen oyuncular gittikleri takımları şampiyon yapmış mıdır, yapmamış mıdır?

                            · Saha dışı oyunlarla kaybedilen bu şampiyonluklar sonrası fatura bir şekilde neden hep Şenol Güneş’e çıkarılıp takımdan uzaklaştırılmıştır?

                            · 1995-1996 sezonunda kaybedilen şampiyonluktan sonra dönemin Fenerbahçe kulübü başkanı Ali Şen senelerce televizyonlarda aynı yıl çevirmiş olduğu oyunları ve buna alet ettiği resmi kurum ve kişleri böbürlenerek anlatmamış mıdır? Aynı Ali Şen Trabzonspor tribünlerinde Trabzonsporlu taraftarların içinde misafir edilmemiş midir?

                            · Gerek dönemin başkanı gerekse bugünkü başkan Sadri Şener her fırsatta kulüplerinin haklarını gasp eden kişilerle olan ve uzun yıllara dayanan dostluklarını, iş ilişkilerini övünür bir eda ile dillendirmemiş midir?

                            · İstisnalar hariç Trabzonspor başkan ya da yöneticilerini görevde olmadıkları dönemde herhangi bir Trabzonspor maçında göreniniz var mıdır?

                            · Bu kişilerin Trabzonspor kulübüne yine görevde olmadıkları dönemlerde ( ki görevde olduklarında da farklı değil) herhangi maddi ya da manevi bir katkısını göreniniz var mıdır?

                            · Yukarıda bahsettiğim türlü oyunlarla elimizden alınmış olan 3 şampiyonluğun haricinde birkaç dönemde daha zirve ve Avrupa yarışı yaparken, takım neredeyse açık ara şampiyon olacakken, çok kilit noktalara yapılması gereken transferler nasıl olup da bütün baskıya rağmen yapılmamıştır? Bu bazen Atay Aktuğ’un alamadığı stoper, bazen Sadri Şener’in alamadığı santrafor bazen Faruk Özak’ın alamadığı sol kanat olmuştur.

                            · Trabzonspor’dan ve Trabzon’dan prim yapan, lafa geldiği zaman her ikisine ait olmakla övünen, siyasetçi, iş adamı, sanatçı, spor adamı ve aklınıza gelebilecek önemli ailelerin mensubu herhangi biri saha dışı olaylarla elimizden alınan bu şampiyonluklardan sonra ortada hiç görünmüş müdür?

                            · Taraftar ve takım olarak her zaman dik ve temiz olan bu takımın, başkanları ve yöneticileri (istisnalar hariç) de acaba bizler kadar temiz midir?

                            · 1. ve 2. Etik Kurulu Raporunda temiz olmasına rağmen, bu temizliği UEFA tarafından da Şampiyonlar Ligi’ne alınarak tescillenmiş olmasına rağmen Sadri Şener nasıl olup da takımının emeklerini gasp edenlerle ( ki bu Türkiye Cumhuriyeti savcılarının iddianamesiyle desteklenmiş bir durumdur) aynı safta yer alabilmiştir?

                            · Kulübünün temiz olduğu resmi raporlarla onaylanmış olmasına rağmen takımı aleyhine karar almaya çalışan bir grup ve başkan adayı ile aynı safta yer almak ve 3 Temmuz’dan bu yana TFF ve UEFA nezdinde herhangi bir çalışma yapmamak resmi başvuru ve ya talepte bulunmamak acaba kişinin temizliğiyle mi alakalıdır?

                            · Son olarak 3 gün önce mahkemede hakkında yalan yanlış beyanlarla suçlamada bulunan bir şahısla aynı kare içinde bulunmak ve aynı yönde oy kullanmak nasıl yorumlanmalıdır?

                            İşte sevgili Trabzonsporlular, futbol sadece futbol değildir derken insanlar bu durumları kast ederler ama bunları dillendirmeye ne yürekleri ne de ahlakları yeter. Ben aklımın erdiğince dilimin döndüğünce fikirlerimi söylemeye çalıştım. Bundan sonrası sizin kendi zihninizde yapacağınız muhakemelere kalmış.
                            En son Ender Kuyumcu tarafından düzenlendi; 27.07.2013, 13:48.
                            https://twitter.com/kuyumcuender


                            2010-2011 Şampiyonu TRABZONSPOR Taraftarı

                            Yorum

                            • Cyzio
                              Trabzonspor Kongre Üyesi
                              • 24.02.2006
                              • 6923
                              • İstanbul

                              #74
                              Bu çok güzel yazınız için size hem teşekkür eder, hem de gerçekleri benden 1 sene önce görüp de kaleme aldığınız için tebrik ederim. Yani kısaca ustam oldunuz.

                              Öte yandan, nasıl ki pek çok üye benim bu sayfalardaki görüşlerime katılmakla beraber, Şenol Güneş konusunda haksız olduğumu düşünüyorlarsa, ben de müsaadenizle sizin için aynı ifadeleri kullanacağım. Siz olaya "Saha dışı oyunlarla kaybedilen bu şampiyonluklar sonrası fatura bir şekilde neden hep Şenol Güneş’e çıkarılıp takımdan uzaklaştırılmıştır?" tarafından bakarken; ben de "Eğer fatura Şenol Güneş'e kesiliyorsa, neden döne dolaşa her seferinde gene takımın başına o getiriliyor?" makamındayım.

                              Bunun dışında birkaç küçük ayrıntıyı göz ardı edersek, birbirimizden habersiz hemen hemen aynı şeyleri yazdığımızı gözlemliyorum.

                              Eğer görüşümün gerekeceği bir cevap yazarsanız, yaklaşık yarım saatlik bir aradan sonra size dönebileceğim.

                              Selamlar.

                              .
                              -"Bana göre Aykut Kocaman ve öğrencileri şike yapmadı."
                              -"Burada klima yok mu?"
                              -"Renklerin en güzeli siyah-beyaz."

                              Kadem bastın gönül tahtıma a sultânım, safa geldin.

                              (Gel 7 Eylül 2026 gel)

                              Yorum

                              • Ender Kuyumcu

                                #75
                                İlk olarak Cyzio tarafından gönderildi
                                Bu çok güzel yazınız için size hem teşekkür eder, hem de gerçekleri benden 1 sene önce görüp de kaleme aldığınız için tebrik ederim. Yani kısaca ustam oldunuz.

                                Öte yandan, nasıl ki pek çok üye benim bu sayfalardaki görüşlerime katılmakla beraber, Şenol Güneş konusunda haksız olduğumu düşünüyorlarsa, ben de müsaadenizle sizin için aynı ifadeleri kullanacağım. Siz olaya "Saha dışı oyunlarla kaybedilen bu şampiyonluklar sonrası fatura bir şekilde neden hep Şenol Güneş’e çıkarılıp takımdan uzaklaştırılmıştır?" tarafından bakarken; ben de "Eğer fatura Şenol Güneş'e kesiliyorsa, neden döne dolaşa her seferinde gene takımın başına o getiriliyor?" makamındayım.

                                Bunun dışında birkaç küçük ayrıntıyı göz ardı edersek, birbirimizden habersiz hemen hemen aynı şeyleri yazdığımızı gözlemliyorum.

                                Eğer görüşümün gerekeceği bir cevap yazarsanız, yaklaşık yarım saatlik bir aradan sonra size dönebileceğim.

                                Selamlar.

                                .

                                Öncelikle estağfurullah, ustalık durumu söz konusu değil. Bu yazı benim yaklaşık 17 senedir futbola ve Trabzonspor'a bakış açım. Yani 96'da çalınan şampiyonluğumuz sonrası bir tespitim kaleme almak geçen seneye nasip oldu.


                                Şenol Güneş meselesine gelecek olursak; şayet Şenol Güneş de bu işin bir parçası olsa her seferinde bu yapılanlara maruz kalmaz süreçten kendi suçlanarak değil soyutlanarak uzaklaştırılırdı ki bir sonraki gelişi daha kolay olsun.

                                Her seferinde Şenol Güneş'in getirilmesi ise kredisi biten yönetimlerin kendileri gitmemeleri için Şenol Güneş'in kredisinden yararlanma ve saltanatlarını uzatma çabalarıdır.

                                Hesaba katmadıkları nokta Şenol Güneş'in bu kadar saboteye rağmen takımı şampiyon yapabilme olasılığıdır.

                                Bu arada siz de hemfikirsinizdir ki Şenol Güneş 1996, 2005 ve 2011 şampiyonudur.
                                https://twitter.com/kuyumcuender


                                2010-2011 Şampiyonu TRABZONSPOR Taraftarı

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...