Dün geldim, doğduğun günü kutlamak için.Elektrikler gitti. Diyecektim ki sana: "Bugün hiç olmazsa senin için alacağız bu maçı abi! Topçular diyemeyecek belki ama, biz bu galibiyeti sana armağan edeceğiz..." Olmadı...
Dün itibariyle, 37 yaş geride kaldı Kazım abim. Kutlu olsun 38. yaşın!
Hala, 33 yaşın dinamikliğindesin bilirim... Bakma öyle, dolmuyor gözlerimiz! Ne münasebet! Seni tanımış yüreğimiz... Kimimiz, Gülbeyaz'dan yıllar yıllar önce, kimimiz senin dediğin biçimiyle "popüler bir halk sanatçısı olma yolunda" ilerlediğinden beri.. Kimimiz çok daha sonra. Oysa bizler öğrendik artık, bir insanı 15 yıldır dinlemenin yarattığı etki, bazen tek bir şarkıda gerçekeşir. Sadece ses güzelliğin yarattığı kalp çarpıntısının ömrü kısadır, söyleyende kocaman bir yürek yoksa.
Biz sende neleri sevmedik ki abi... Biz sen söylerken, kimlere haykırmadık "sevduğumuzi", kimlere inceden sitem ettik "Allahundan bulasun" diye, kimler nasiplenmedi "Hüç mi düşünmedun sen?" sorumuzdan...
Asla klip çekmeyen bir adamdan dinledi bu insanlar, duydukları en güzel şarkıları... Dilini hiç anlamadığı insanların sevgisi girdi yüreklerine.. Sözlerinden tek kelime anlamadığı şarkıları, anadili gibi söylediler.. O şarkılar o dili öğrenme merakına itti insanları.. O insanlar gördüler, yeryüzünün en temiz gülüşünü sayende...Sayende, insanlar anladı yeryüzünde hala "insanların" olduğunu... Yüreğini koyduğu her türlü meseleyi, herşeye rağmen savunmanın ne büyük erdem olduğunu öğrettin insanlara.. Sahil yoluna karşıydın kimi zaman, bir başka gün Çernobil karşıtı eylemlerin içinde yer aldın.. Yattığı hastanede, kanserli küçük çocuklara moral vermeye çalışmak adına, onlara konser veren başka kim vardır desene bi bana?
Söylesene, bir insan, diğerleri için daha ne yapabilir ?
Kutlu olsun yeni yaşın Kazım abim! Yıllara inat saçların upuzun işte... Özgürsün inadına, sahnedeki gibi tıpkı!
Bilirim, senin de bu takımın en çok mücadelesini sevdiğini! Armağan olsun dünkü alınteri sana! İyi ki varsın abiciğim... Nice yıllara!
Hep söylediğin gibi: "Sevgiyle kal..."
Dün itibariyle, 37 yaş geride kaldı Kazım abim. Kutlu olsun 38. yaşın!
Hala, 33 yaşın dinamikliğindesin bilirim... Bakma öyle, dolmuyor gözlerimiz! Ne münasebet! Seni tanımış yüreğimiz... Kimimiz, Gülbeyaz'dan yıllar yıllar önce, kimimiz senin dediğin biçimiyle "popüler bir halk sanatçısı olma yolunda" ilerlediğinden beri.. Kimimiz çok daha sonra. Oysa bizler öğrendik artık, bir insanı 15 yıldır dinlemenin yarattığı etki, bazen tek bir şarkıda gerçekeşir. Sadece ses güzelliğin yarattığı kalp çarpıntısının ömrü kısadır, söyleyende kocaman bir yürek yoksa.
Biz sende neleri sevmedik ki abi... Biz sen söylerken, kimlere haykırmadık "sevduğumuzi", kimlere inceden sitem ettik "Allahundan bulasun" diye, kimler nasiplenmedi "Hüç mi düşünmedun sen?" sorumuzdan...
Asla klip çekmeyen bir adamdan dinledi bu insanlar, duydukları en güzel şarkıları... Dilini hiç anlamadığı insanların sevgisi girdi yüreklerine.. Sözlerinden tek kelime anlamadığı şarkıları, anadili gibi söylediler.. O şarkılar o dili öğrenme merakına itti insanları.. O insanlar gördüler, yeryüzünün en temiz gülüşünü sayende...Sayende, insanlar anladı yeryüzünde hala "insanların" olduğunu... Yüreğini koyduğu her türlü meseleyi, herşeye rağmen savunmanın ne büyük erdem olduğunu öğrettin insanlara.. Sahil yoluna karşıydın kimi zaman, bir başka gün Çernobil karşıtı eylemlerin içinde yer aldın.. Yattığı hastanede, kanserli küçük çocuklara moral vermeye çalışmak adına, onlara konser veren başka kim vardır desene bi bana?
Söylesene, bir insan, diğerleri için daha ne yapabilir ?
Kutlu olsun yeni yaşın Kazım abim! Yıllara inat saçların upuzun işte... Özgürsün inadına, sahnedeki gibi tıpkı!
Bilirim, senin de bu takımın en çok mücadelesini sevdiğini! Armağan olsun dünkü alınteri sana! İyi ki varsın abiciğim... Nice yıllara!
Hep söylediğin gibi: "Sevgiyle kal..."
Yorum