Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Fatih Tekke | Teknik Direktör

Daraltma
Bu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler



  • En son pReN@_61 tarafından düzenlendi; 25.04.2025, 22:07.

    (UEFA)

    Yorum


    • İlk olarak Tarjeta Amarill tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
      Ünal Karaman'ın "boğazına takılırım" demeci inanılmaz sorumsuzca ve çocukça bir demeçti. Başkana kendisini kovmaktan başka çare bırakmadı. Böyle bir davranışta bulunmaya asla hakkı yoktu.

      Fatih Tekke ise dergiye verdiği röportajda olgunlaştığının altını çizmiş. "Taraftar motivasyonumuzu bozdu" demeci Ünal Karaman'ın demeci minvalinde bir mesaj değil. Taraftarın şımarıklığı yüzünden günah keçisi ilan edilerek çok futbolcunun gereksiz yere kellesi alındı son 2 sezondur ve hiç bir derde derman olmadı. Şenol Güneş gidene kadar yine küme düşme hattındaydık ve koca sezonda deplasman galibiyetimiz yoktu. Demek ki giden futbolcularda değilmiş sorun. Fatih Tekke o demeçle taraftarların daha fazla futbolcunun kellesini almasının önüne geçti ve doğru da yaptı. Yeniçeriler gibi "kelle isterük" diye yırtık dondan çıkıp duran şımarık taraftar grubunu durduracak başka adam yok malesef koca kulüpte. Bu iş Fatih Tekke'ye düştü.

      "Yavaş oynamak istiyoruz" meselesini yukarıda açıkladım. "Bu takım yavaş futbol oynar" dedi daha doğrusu ve yine doğru tespit. Abdullah Avcı'nın yavaş oyun için kurduğu bir takım bu. Onunla ilgili teknik bir yorum yapmış hoca. "Boğazına takılırım" demeciyle aynı sınıfta değerlendirmek haksızlık olur.

      Fatih Tekke'nin işi zaten halihazırda çok zor. Ünal Karaman gibi hem kendinin hem de camianın bacağına sıkmasından ziyade kredisinin son derece az olması, Şenol Güneş faktörü gibi sebeplerle bir ayrılık yaşanması daha olası. Her şeyi toparlayıp, takımı şampiyonluk potasına sokup da sezon ortasında Ünal Karaman gibi saçma sapan bir demeçle kovulursa teknik direktörlüğü bırakıp milletvekilliği peşinde koşar artık. Yapmaz demiyorum ama yapacağına dair de belirgin bir işaret yok henüz bu noktada.
      Bir cümle net değilse; kırk kişi, kırk farklı şekilde açıklamaya kalkar. Bu siyasette de böyledir, sporda da... Bazen yöneticiler, yetersizlikten böyle konuşurken, bazıları da bilinçli şekilde bu tarz açıklamalar yapar. Şeffaflık, görev başındakiler için genellikle korkutucudur. Zaten lider olmak, bu korkuları ayaklar altına almaktan geçer.

      Şimdi "şunu dedi ama böyle demek istedi" gibi izahlar, tam da üzüldüğüm noktayı işaret ediyor. Tekke tartışılmıyor. Tekke, açıklamalarıyla kendisini tartıştırıyor.

      Bu kadar insan, tur atladıktan sonra oyunun şekline dair bir ifadeyi anlamaya çalışıyor. Veya Akyazı'ya onu karşılamaya gelmiş taraftarın motivasyon bozmasından bahsetmek realizm mi? Oyuncu koruma amacından bahsetmişsiniz, taraftarı küstürmek mi doğru seçim? Dikkat ederseniz, bir uslup tartışması yapıyoruz: İfadelerin belirsizliğinin sebep olduğu karmaşayı konuşuyoruz.

      Burada saflara ayrılmak gereksiz. Herkes ona destek oluyor. Kazanınca mutlu oluyor. Hayali düşmanlar üretmek yersiz.

      İletişimin önemine dair size bir örnek hatırlatayım. Sergen, Bjk'yle şampiyon oldu, değil mi? Sonra tartışıldığında ne demişti: "Başkanı 5000 delege seçiyor, benim imza törenime 30000 taraftar geldi."

      Bunu Trabzonspor'a uyarlayın. Bugün F. Tekke hiç de sizin söylediğiniz kadar zayıf bir konumda değil. İşini düzgün yaptığı sürece o kalır, Doğan kovalanır. Yeter ki, kendisini tartıştıracak malzemeyi vermesin.
      En son Oğuz ZEYTİN tarafından düzenlendi; 25.04.2025, 23:05.
      Akıl, öfkeyi ve onunla kolayca birleşen bilgisizliği yener. Aklı kullanmak biraz zahmet, çaba gerektirir.

      Yorum


      • Bence en uygun olani futbolcu veya hoca elle tutulur bir basari unvan kazanmadan ince mesajlar dokundurmalar yuregini ferahlatmak icin eski olaylari fazla gundeme getirmemeli u karaman sabredip isine yogunlasmayi secseydi belkide sampiyon hoca olacakti gurur yapinca hersey yarım kaldi

        Yorum


        • İlk olarak Oğuz ZEYTİN tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
          Bir cümle net değilse; kırk kişi, kırk farklı şekilde açıklamaya kalkar. Bu siyasette de böyledir, sporda da... Bazen yöneticiler, yetersizlikten böyle konuşurken, bazıları da bilinçli şekilde bu tarz açıklamalar yapar. Şeffaflık, görev başındakiler için genellikle korkutucudur. Zaten lider olmak, bu korkuları ayaklar altına almaktan geçer.

          Şimdi "şunu dedi ama böyle demek istedi" gibi izahlar, tam da üzüldüğüm noktayı işaret ediyor. Tekke tartışılmıyor. Tekke, açıklamalarıyla kendisini tartıştırıyor.

          Bu kadar insan, tur atladıktan sonra oyunun şekline dair bir ifadeyi anlamaya çalışıyor. Veya Akyazı'ya onu karşılamaya gelmiş taraftarın motivasyon bozmasından bahsetmek realizm mi? Oyuncu koruma amacından bahsetmişsiniz, taraftarı küstürmek mi doğru seçim? Dikkat ederseniz, bir uslup tartışması yapıyoruz: İfadelerin belirsizliğinin sebep olduğu karmaşayı konuşuyoruz.

          Burada saflara ayrılmak gereksiz. Herkes ona destek oluyor. Kazanınca mutlu oluyor. Hayali düşmanlar üretmek yersiz.

          İletişimin önemine dair size bir örnek hatırlatayım. Sergen, Bjk'yle şampiyon oldu, değil mi? Sonra tartışıldığında ne demişti: "Başkanı 5000 delege seçiyor, benim imza törenime 30000 taraftar geldi."

          Bunu Trabzonspor'a uyarlayın. Bugün F. Tekke hiç de sizin söylediğiniz kadar zayıf bir konumda değil. İşini düzgün yaptığı sürece o kalır, Doğan kovalanır. Yeter ki, kendisini tartıştıracak malzemeyi vermesin.
          Üstad, ben sizin endişelerinizi paylaşıyorum zaten. Fatih Tekke'de Ünal Karaman'ın devirdiği çamı devirme potansiyeli var mı? Evet var. Hatta futbolculuk döneminde onun da bire bir "boğazına takılırım" demeci varmış yanlış bilmiyorsam. Söylemek istediğim, şimdiye kadarki demeçlerinde henüz devrilmiş büyük bir çam yok. Hatta şikayetlerinde haklı. Belki daha net ifade edebilir ama adamdan profesyonel iletişimci performansı beklemek gerçekçi değil. Abdullah Avcı ve Şenol Güneş çok daha skandal açıklamalara imza atmışlardı mesela. Özellikle Abdullah Avcı. Fatih Tekke olgunlaştığını söylüyor. Bekleyip görelim. Mevcut durum itibariyle yönetim-taraftar-teknik direktör-futbolcu denkleminde en günahsız taraf Fatih Tekke.

          Fatih Tekke'nin konumu hakkında ben sizin kadar iyimser değilim. ADS maçından sonra sosyal medyada nasıl linç edildiğini gördükten sonra taraftar tarafından Abdullah Avcı ve özellikle Şenol Güneş'e tanınan kredinin kendisine tanınacağına inanmam zor. Şenol Güneş'in aldığı sonuçları Fatih Tekke'nin aldığını düşünemiyorum bile. "İşini düzgün yaptığı sürece o kalır, Doğan kovalanır." cümlesine katılabilmeyi çok istiyorum, inşallah öyle olur, ama şüphelerim var.

          Yorum


          • İlk olarak Tarjeta Amarill tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
            Ünal Karaman'ın "boğazına takılırım" demeci inanılmaz sorumsuzca ve çocukça bir demeçti. Başkana kendisini kovmaktan başka çare bırakmadı. Böyle bir davranışta bulunmaya asla hakkı yoktu.
            olmayan birseyi niye herkes olmus gibi anlatiyor. Unal Karamani Berat Albayrak kovdurdu, unal karamanin kendi de itiraf ediyor bunu. Bogazina takilirim dedi diye hoca mi kovulur gozunu seveyim. Hatta o donem Unal Karamanin arkasinda Suleyman Soylu nun oldugu iddia edilmisti. Yine o donem birkac ay once Ekrem Imamoglu ile dolastigi resim falan cekildiler siye kovuldugunu soyleyen de olmustu. Her neyse spor ile siyaset ic ice gecmis vaziyette anliyacaginiz. Tekke yi de siyaset kulupten gonderirse hic sasirmam.

            Yorum


            • Helal olsun hocam.Şenol güneşten her türlü daha iyi olacağımızı geldiğinde emindim.Ama bu takımla bu kadar puan toplayacağımıza da düşünmüyordum.İnşallah çok daha iyi oluruz.Uzun yıllar devam edersin inşallah

              Yorum


              • Zamaninda da dedigim gibi bu adama en az 2 yil sabredilmeli. Fatih hoca ile tekrar yükselise gececigimizden hic süphem yok. Üstelik göze hos gelen futbolda görecegiz. Umarim Darbeci Erto ve Karga Senol kendisine zorluk yasatmazlar perde arkasinda. Fatih Tekke'ye herkesten cok taraftar sahip cikmali.

                Yorum


                • Bence buyuk takimlar dibe vurmadan duzelmiyorlar hoca faktorude bir yere kadar duzelme derken neyi kast ediyoruz gecen sezon 3,unculuk ve kupa finali vardi kimse memnun degildi bizde bir gelenek vardir ic sahada istanbul takimlarina kaybettiginde sampiyonluk o sezon hayal olur citayi yuksek tutarsak hocaslnin basarili sayilmasi icin ya ikinci olup sampiyonlar ligine olmazsa mutlaka uefa,da guruplara kalacaksiniz yada kupada sampiyon olacaksiniz yoksada kimseyi memnun edemezsiniz
                  Sabir soyle gosterilebilir genc yakimdan 3-4 oyuncuyu takima monte edersiniz oynan oyunda ilerisi icin umut veriyorsa dordunculuk bile basari sayilir
                  Sezon sonunda birkac pahali transfer yapilirsa sonuclar kotu olursa fatura her zaman oldugu gibi hocaya kesilir
                  En son objek tarafından düzenlendi; 26.04.2025, 19:16.

                  Yorum


                  • Hocam durma gözünü seveyim bas Alanya'ya da. İç saha zaten, berabere falan kalayım deme bas geç. Seni takımın başında görmek isterken kuru kuruya değil bir avrupa maçında takımın başında görmek istiyorum. Ne güzel şampiyonlar ligi finali hayalin var. Şu takımdan bir Bodo Glimt yarat başka da bi şey istemem.

                    Yorum


                    • İlk olarak Oğuz ZEYTİN tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                      Ligdeki Göztepe maçına göre kritik bir tercihte bulundu bence. Üçlü savunmaya karşı Banza'yı tek bırakmadı. Ligde Enis - Sikan değişmişti.



                      Buna katılmıyorum. UEFA Kupasını kazanmış olması, bir yetkinlik göstergesi değil. O zaman Ferguson, Capello, Lippi, Aragones, Del Bosque, Terim, Güneş, Mourinho da sorgulanmasın. Hagi de futbolcuyken aldı o kupayı, hocalığını övebiliyor musunuz?

                      Oyunun temposu konusuna geleyim... Hocanın yukarıda sıraladığınız başarıları, ondan çok bizi mutlu ediyor. Fakat açıklamaları kafa karıştırıcı. Bir oyun şablonu, felsefesine inanır ve inandırır. Ve de bunu uygular. Başarılı olursa, tebrik edilir. Olmazsa, elindeki uyumsuz personel değiştirilir. Denenir. Olması gereken budur. Fakat ilk basın toplantısından bu yana hoca ne anlatıyor? Hala yoğun yaşadığı heyecana veriyorum. Bunun şakayla, komiklikle ilgisi yok. İnsanlar anlamaya çalışıyor. Siz belli ki hocayı hepimizden çok seviyorsunuz. Şu iletişimsizliği görmelisiniz.

                      Hocayı dinledim. A Spor'a yaptığı açıklamayla basın toplantısında yaptığı açıklama farklı. Bu tatiksel bir tercih değil (bence). Bazı oyuncuların fizikî durumundan ötürü söyledi. "Trabzonspor hızlı oynamaz" demedi. Oyunun temposunu düşürmekten mi bahsediyor, yoksa aktif dinlenmeden, enerjiyi doğru kullanmaktan mı? Merak edilen, anlaşılmaya çalışılan nokta burası.

                      Hocayı savunayım derken, yanlış tercüme ediyorsunuz sanki.
                      hızlı oynamak = yüksek tempolu oynamak

                      bu da topu hızlı bir şekilde çevirmek, kaybettiğinde de mümkün olan en kısa sürede geri kazanmak demek.

                      bu iki şey için futbolda neye ihtiyaç duyarsınız:
                      1) topu hızlandıran/tempoyu dikte eden oyuncu: sosa, hamsik, selçuk inan
                      2) topsuz oyuna hız/tempo katan oyuncu: onazi, siopis, dorukhan, colman

                      bizim elimizde bunların hiçbiri yok. avcı onulmaz bir orta saha kurdu sezon başında. box-to-box olarak nitelendirilebilecek ozan-lundstram gibi oyuncularımız bireysel olarak çabuk ve çevik değil, hem top kullanımlarına hem de rakibe yaptıkları baskıda onları çok geriye atıyor bu durum. okay standart bir tutucu orta saha, statik pozisyon alırsa iş yapar (obi mikel tarzı). muhammed cham henüz o uyumu ve ışığı gösteremedi orta sahada.

                      elinizde böyle bir malzeme varken "hızlı oynayacağım" diyen birisi olursa asıl ondan şüphe edin. kimdir bu? abdullah avcı. böyle saçma ve uyumsuz bir orta saha kurup hala anlamlandıramadığım bir ahmaklıkla sezon başında "oyunu hızlandıracağız, taraftarın istediği oyuna yaklaştıracağız" diye geveleyip durdu. biraz futboldan anlayan birisi bunu denediği an her şeyin berbat olacağını kolaylıkla öngörebilir. öyle de oldu. sadece bu sezon değil, şampiyonluktan sonraki sezonda da aynısını yapmıştı

                      avcının bu bağlamda 2 hatası var
                      1) böyle bir oyunun gerektirdiği yoğunluğu, eforu ve motivasyonu sağlayamaz. repertuarında yok yani böyle bir şey, kendisinin yapamayacağı bir şeyi denedi ve başarısız oldu
                      2) buna uygun oyuncular aldırmadı

                      geçen sezon bundan vazgeçip normal avcı oyununa (düşük tempo, kontraatak önlemleri, saha parselizasyonu) döndüğünde biraz puan toplayıp ligin de rezalet durumu sayesinde bizi üçüncü yapabildi

                      ilaveten, fatih tekkenin basın toplantısında satır arasında söylediği bir şey var, takımın maçın belli bir bölümünden sonra düşüş yaşamasıyla ilgili: "elimizde olmayan nedenleri var bunun, bunu açıklayamam, açıklamayacağım da." burada da takıma yapılan kondisyon yüklemesinin yetersizliğine dem vuruyor hoca



                      fatih tekke kendisini dünyanın en iyi ifade eden adamı değil, burası net. ama burada yaptığı şey esasında belirgin, net ve dürüst bir durum tespitinden ibaret
                      En son Dawsofield tarafından düzenlendi; 27.04.2025, 02:02.
                      futbol estetiğinin zirvesi kayarak müdahaledir

                      Yorum


                      • İlk olarak Dawsofield tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                        hızlı oynamak = yüksek tempolu oynamak

                        bu da topu hızlı bir şekilde çevirmek, kaybettiğinde de mümkün olan en kısa sürede geri kazanmak demek.

                        bu iki şey için futbolda neye ihtiyaç duyarsınız:
                        1) topu hızlandıran/tempoyu dikte eden oyuncu: sosa, hamsik, selçuk inan
                        2) topsuz oyuna hız/tempo katan oyuncu: onazi, siopis, dorukhan, colman

                        bizim elimizde bunların hiçbiri yok. avcı onulmaz bir orta saha kurdu sezon başında. box-to-box olarak nitelendirilebilecek ozan-lundstram gibi oyuncularımız bireysel olarak çabuk ve çevik değil, hem top kullanımlarına hem de rakibe yaptıkları baskıda onları çok geriye atıyor bu durum. okay standart bir tutucu orta saha, statik pozisyon alırsa iş yapar (obi mikel tarzı). muhammed cham henüz o uyumu ve ışığı gösteremedi orta sahada.

                        elinizde böyle bir malzeme varken "hızlı oynayacağım" diyen birisi olursa asıl ondan şüphe edin. kimdir bu? abdullah avcı. böyle saçma ve uyumsuz bir orta saha kurup hala anlamlandıramadığım bir ahmaklıkla sezon başında "oyunu hızlandıracağız, taraftarın istediği oyuna yaklaştıracağız" diye geveleyip durdu. biraz futboldan anlayan birisi bunu denediği an her şeyin berbat olacağını kolaylıkla öngörebilir. öyle de oldu. sadece bu sezon değil, şampiyonluktan sonraki sezonda da aynısını yapmıştı

                        avcının bu bağlamda 2 hatası var
                        1) böyle bir oyunun gerektirdiği yoğunluğu, eforu ve motivasyonu sağlayamaz. repertuarında yok yani böyle bir şey, kendisinin yapamayacağı bir şeyi denedi ve başarısız oldu
                        2) buna uygun oyuncular aldırmadı

                        geçen sezon bundan vazgeçip normal avcı oyununa (düşük tempo, kontraatak önlemleri, saha parselizasyonu) döndüğünde biraz puan toplayıp ligin de rezalet durumu sayesinde bizi üçüncü yapabildi

                        ilaveten, fatih tekkenin basın toplantısında satır arasında söylediği bir şey var, takımın maçın belli bir bölümünden sonra düşüş yaşamasıyla ilgili: "elimizde olmayan nedenleri var bunun, bunu açıklayamam, açıklamayacağım da." burada da takıma yapılan kondisyon yüklemesinin yetersizliğine dem vuruyor hoca



                        fatih tekke kendisini dünyanın en iyi ifade eden adamı değil, burası net. ama burada yaptığı şey esasında belirgin, net ve dürüst bir durum tespitinden ibaret
                        Bu sizin çıkarımınız. Hocanın izah(lar)ı farklı. Son mesajlarda o referansı veriyorum, tekrar paylaşayım:

                        A Spor röportajında diyor ki, "Baskıya karşı uzun da oynayabilirdik. Hayır, o riski aldım. Pasla çıkarak yavaş oynadık."

                        Basın toplantısında bunu farklı bir bağlamda açtı:

                        "Oyuncularımın özelinde şunu söylemem lazım. Hepsi antrenmanlarda ne yapmak istiyorsak, ne gösteriyorsak yapmaya çalışıyorlar. Biz de onların enerjilerini ligin sonu olması hasebiyle fiziksel durumlarını değerlendirerek bazı oyuncularımız özelinde yavaş oynamamız gerektiğini söylüyorum devamlı. Bugün bunu başardık bence."

                        Net olarak katıldığım yer, bu kadronun geçen yaz doğru düzgün çalışmadığıdır.
                        En son Oğuz ZEYTİN tarafından düzenlendi; 27.04.2025, 09:40.
                        Akıl, öfkeyi ve onunla kolayca birleşen bilgisizliği yener. Aklı kullanmak biraz zahmet, çaba gerektirir.

                        Yorum


                        • İlk olarak Oğuz ZEYTİN tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                          Bu sizin çıkarımınız. Hocanın izah(lar)ı farklı. Son mesajlarda o referansı veriyorum, tekrar paylaşayım:

                          A Spor röportajında diyor ki, "Baskıya karşı uzun da oynayabilirdik. Hayır, o riski aldım. Pasla çıkarak yavaş oynadık."

                          Basın toplantısında bunu farklı bir bağlamda açtı:

                          "Oyuncularımın özelinde şunu söylemem lazım. Hepsi antrenmanlarda ne yapmak istiyorsak, ne gösteriyorsak yapmaya çalışıyorlar. Biz de onların enerjilerini ligin sonu olması hasebiyle fiziksel durumlarını değerlendirerek bazı oyuncularımız özelinde yavaş oynamamız gerektiğini söylüyorum devamlı. Bugün bunu başardık bence."

                          Net olarak katıldığım yer, bu kadronun geçen yaz doğru düzgün çalışmadığıdır.
                          Tartışılan kısımda biri oyuncuların yetersizliğinden (enerji, hız, kapasite) dolayı yavaş oynadığımızı savunuyor diğeri hocanın yavaş oyunu tercih ettiğini, bu kısım doğru mu? Hoca kadroya göre taktik ile çıktığına göre bunlar aynı şeyi ifade etmiyor mu?

                          Bu açıklamadan şu da anlaşılabilir: bazı oyuncular hızlı oynamak istiyor ancak diğerleri ayak uyduramadığı için top kayıpları vs oluyor. Belki de bu tür bi uyumsuzluk var. Hoca her maça ayrı taktik ile çıktığına inanıyorum. Dolayısıyla geçen hafta farklı bu hafta farklı da konuşabilir.

                          Hocanın konuşmasında bi tutarsızlık vs olduğunu söylüyorsunuz, bizim göremediğimiz sizin gördüğünüz bu tür bi tutarsızlık da olabilir ben hocanın bu durumunu gayet doğal karşılıyorum. Ünal karaman kadar bile tecrübesi yok hocanın bunun farkında olalım. Tekke bizimle beraber gelişecek özgüveni yükseldikçe kendinden emin açıklamalar yapacak. Nefes nefese açıklama yapması inanın beni düşündürüyor ve üzülüyorum. Yenmişsin maçı ama halen aklında şüpheler var hocanın. Bu zor bir durum. Yavaş oyun dedi vs bence takılmayalım bunlara, eğer 4-1lik yenilgi sonrası trabzonspor tarihinde bunlar var deseydi avcı gibi, durduk yere şenola vs laf çarpsaydı veya haklısınız ama bu tür konular çok mühim değil. Ağustosta bunları tekrar konuşalım ama. Kalın sağlıcakla

                          Yorum


                          • Hadi bakalım fatih efendi. Seni altaya yollayıp orada ayağının kırılmasına içten içe sevinen dinazorlar gibi mi davranacaksın yoksa cesaret edip barça ile final oynayan gençlere şans verebilecek misin? Antep’e takas edildiğin oyuncuyu hatırlayan var mı? Yetenek işte böyle birşey. Yetenekli adamın elinden tutabilecek misin bakalım? Var mı o cesaret sende görelim.
                            En son serdaracıl tarafından düzenlendi; 27.04.2025, 12:54.

                            Yorum



                            • (UEFA)

                              Yorum


                              • İlk olarak serdaracıl tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                                Hadi bakalım fatih efendi. Seni altaya yollayıp orada ayağının kırılmasına içten içe sevinen dinazorlar gibi mi davranacaksın yoksa cesaret edip barça ile final oynayan gençlere şans verebilecek misin? Antep’e takas edildiğin oyuncuyu hatırlayan var mı? Yetenek işte böyle birşey. Yetenekli adamın elinden tutabilecek misin bakalım? Var mı o cesaret sende görelim.
                                Kral en çok şans verdiği cihan çanakın u19dan bir farkı yok salih ile aynı yaştalar 1 ay var aralarında.

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                Yükleniyor...
                                X
                                WhatsApp Resmi İletişim