Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Spor Toto Süper Lig 30.Hafta | Trabzonspor 2-1 Sivasspor

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • İlk olarak FATİH ÖZTÜRK tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
    avrupa liglerini senelerdir yakından takip ederim.sıkı zokora seveniyim.
    zokora Tottenham Hotspur'da oynarken bu adam Trabzonsporumuza gelmelidir diyordum kendime.büyük paralara transferleri oldu.sonunda geldi.geldi ama biraz yaşlı birazda milli maçı bol geldi.yinede zokora tam bire deneyimdir.ustadır.
    Aykutun tecrübe kazanması şart.yaş 24.bizim Türkler geç profesyonelleşiyorlar.
    umarız Aykut daha iyi olur.
    iste bu benim takip ettigim Fatih abi mutlaka sonunda da olsa bi pozitif yapistirir
    sakin olun...

    Yorum


    • Colman,Alanzinho,Serkan ve Volkan takımın iyilerindendi
      Adrian her zamanki gibi ya var ya yok potansiyelini bir türlü yansıtmıyor sahaya bir maç ya çok iyi diğer maç ortada yok hani biz arkasında duruyoruz ama ne hikmetse o bizim arkamıza geçmeye çalışıyo bu performansla
      Aykut iyi hoşda insan biraz nereye pas atacağına bakar,birazda dikine oynar topların çoğu hep yan pas yani o fiziğe böyle korkak oyun yakışmıyor biraz cesaret ne etliye ne sütlüye gibi oynuyo böyle gitmez
      Henrique kanat adamı değil öyle oynatmaktan vazgeç Şenol hoca zaten maçtada ayağına gelen her topu yedi,Burak'da dün ortada yoktu ayrıca ısrarla her zaman belirttiğim gibi bu adam kanat adamı koy
      oraya üzerine adam bulamazsın bizde hala ilerde tek adam ne diyim böyle devam edin
      Veeee karşınızda Giray,yani hakkında yorum yapmaya bile değmezsin o kadar artık...

      Yorum


      • dün yine hakettiğimiz, farklı kazanmamız gereken bir maçı ölüp ölüp dirilerek kazandık. ne ilginçtirki bu sezon bu geri dönüşleri sıkça yaşadık, bu kazanma duygusu adına güzeldi.

        maç ile alakalı bir kaç şeye değinmek istiyorum;

        *kaleci atilla'ya su atan vatandaşa soruyorum, taraftar mısın? yada şöyle başlayayım, insan mısın? maç boyunca tribünler bağırıyor "fener Trabzon'a nasıl gelecek diye" sen sahaya su atıyorsun ceza vermek için fırsat kollayanların gözüne soka soka!

        * kuddusi skora etki edecek bir karar vermese de vermediği sarı kartlar ile futbolu çirkinleştiren sivasa prim yaptırdı, kötüydü

        * volkan formunu devam ettiriyor. yine çok istekli ve etkiliydi. burak ile anlaşamıyorlar, aynı dili konuşamıyorlar. hep bir adım fark var aralarında. ama volkan son dakikalarda yaptığı hareketle kırmızı görebilir ve bir çuval inciri berbat edebilirdi

        * zokora ve olcan oynamadı, eksiklikleri hissedildi mi? bence sadece olcan'ın eksikliği belli oldu. soldan hiç gelemedik mesela

        * adrian çok iyi başladı, kondisyon problemi var, ikinci yarı oyundan düştü

        * alanzinho, maçın iki kırılma anı vardı. birincisi 65.dakikada enaramonun kaçırdığı kafa golü, atsa biterdi maç. ikincisi alanzinho'nun oyuna girişi. top ayağına değdiğinde adeta bağırıyordu maçı çevireceğim diye. top bir insanın ayağına bu kadar mı güzel yapışır. maçın yıldızıydı...

        * halil, kaçırdığı gol ve asistiyle maça damga vuran bir diğer isimdi. ama çok formsuz, çok güçsüz. nazar mı değdi ne oldu bu uşağa? yaptığı asist hatalı, sivas defansının beceriksizliğinden kaynaklandı. ilk anda atması gereken topu 360 derece dönüp attı

        * burak yılmaz, hayal kırıklığı yarattı. gol kaçırsan, pozisyona giremesen inan hiç kızmam, kızamam ama her topu kendine istemen, o topu kontrol edememen, rakibe sırtını dayayıp ısrarla topu arkadaşlarına vermemen cidden çok göze batmaya başladı. lütfen sadece forvet gibi davran, koşu yap, gol at yada kaçır burak, lütfen
        Ben Kuzeyin Oğlu, sen Bizans Torunu! Ben Asaletin Rengi, Sen Entrikanın Başkenti! Ben TRABZONUM, BİZ TRABZONSPORUZ!!!

        Yorum


        • Akşam orta sahamız gerek ilk yarıda gerekse ikinci yarıda gayet başarılıydı, bi 10-15 dakika saçmaladılar ama bu başarılarını gölgelemez. Adrian ilk yarı Alanzinho ikinci yarı Colman maç boyu mükemmele yakın top oynadılar.

          Defansımız genel olarak vasattı bence (Serkan hariç), yenilen gol tam bir saçmalık...Celustka ile başlayan hatalar zinciri, Giray ile devam edip, Tolga ile son buldu...Dönen toptan yediğimiz gollerin sayısı bir hayli fazla, buna önlem alamadık, kesilen topları arkadaşlarına, taca veya kornere atma becerisi gösteremiyor stoperlerimiz.

          Burak ve Henrique maç boyu aşırı laubali futbollarıyla saç baş yoldurttular, taraftar uğuldamasa Halil o pozisyonu da Burakın ayaklarında eritecekti. Genel olarak forvet bölgemiz aşırı formsuz.

          Volkan ne zaman ki taç çizgisini bırakıp, ceza sahası çizgisi çevresinde oynuyor o zaman daha etkili oluyor, bu da genellikle ters kanada geçince oluyor ve gol atıyor...Olcan gibi sürekli içeri katetse gol sayısı artacak.

          Yorum


          • Öncelikle penaltıdan başlamak istiyorum. Daha öncede yazmıştım, sanırım yine Burak için yazmıştım, ama Burak’a özel bir durum değil bu, genel bir durum. Penaltı pozisyonunun içindeki oyuncu, penaltı kullanmamamalı. Bu takımın penaltıcısı, yıldız oyuncusu hatta 30 golle rekora koşan santraforu olsa bile. Takımın galibiyeti rekordan daha önemlidir. Sebeplerini de anlattık daha önce. Penaltıdan 30 saniye önce 30-40 metre depar atan, nabzı 170-180 lerde olan bir oyuncu sağlıklı bir penaltı atamaz, atması mümkün de değil. Zaten penaltıya bakarsanız, kullanılabilecek en kötü penaltılardan biri.

            Bu penaltı meselesinin zor yanı ise, bu kararı verebilecek sadece iki kişi olması. Şenol Güneş ve Burak. Bu ikisinin dışında kimse müdahale edemez bu duruma. Öyle ya, Tanju’nun rekorunu kırmaya giden Burak’a Colman gelipde “Hacı sen yoruldun, ben atıyım” dese, kavga çıkar.

            Aslında ne güzel olurdu, Burak bu şekilde kafasını çalıştırıp olgun bir şekilde düşünüp, Halil veya Colman’dan birine “siz atın” dese.. Maçtan sonrada, “pozisyonun içinde olduğum için yorgundum, o yüzden Colman attı, takımın galibiyeti rekordan önemli” dese, diyebilse.. Golcüler hep derya, “benim gol atmam önemli değil, önemli olan takımın galibiyeti”.. İşte lafta değil de yaptıklarıyla da bunları gösterseler.




            Maça gelecek olursak. Bu yılın en iyi 3-4 maçından birini oynayan bir Trabzonspor izledik. Sivasspor doğru dürüst ortasahayı bile geçemedi desek abartmış sayılmayız. Tempo, pas, istek, arzu, taktik vs hepsi vardı. Sadece son pas ve şut tercihlerinde başarısızlık vardı ve bunun sonucunda maç kaybedilebilirdi de. Hatta uzun süre, Trabzonspor bu kadar iyi oynayarak kaybederse çok yazık olacak diye izledik maçı. Nitekim, Enaramo o kafayı atıp durumu 2-0 yapmış olsaydı, maç ordan da dönmezdi..

            Trabzonspor şanslıydı bu bakımdan. Hakettiği maçı da şansıyla ama hakederek kazandı.

            Maçtan sonra, maç yorumlarına bakmak için Ligtv’de, Sayın Vekilimiz Hakan Şükür’ü dinleyelim dedik. Kendisinin futbol yorumlarına genelde 10 dakikaya kadar dayanabiliyorum ama bu sefer 5nci dakikada Halil Sezai gibi “isyeeeaaaannnnn” edecektim az daha.. Skor yorumculuğu gördüm de bu kadar da görmedim. Maçın 1-0’lık bölümü, Trabzonspor isteksiz arzusuz amaçsız, sonra Alanzinho girince süper bir Trabzon. Olur da bu kadar skor yorumculuğu olur. Yani sadece maç skoru değil, maç içindeki skor durumuna göre de şekillendiriyor yorumunu.

            Evet Alanzinho girince takım biraz canlandı tamam da, maçın genelinde gayet başarılı bir Trabzonspor vardı o ne oldu? Top hep rakip sahada, gelemeyen bir Sivasspor, sağdan soldan bindiren bekler Serkan ve Cech, ortasahada çok iyi ayağa pas yapan bir Trabzonspor (sanırım 500-600 başarılı pas seviyesine çıkıldı, istatistikleri bulamadım yanlış rakam da olabilir). Biraz beceriksiz son pas ve şut dışında taraftarın görmek istediği takım için, "playofftan ligden ümidi kalmamış" diye bahsetti sayın vekilimiz nerdeyse.. Çoğunu dinleyemedim belki sonra toparlamıştır ama yorumun girişi buydu.

            Hazır konu açılmışken, Sayın Vekilimizin yorumculuk yapmasıyla alakalı ben de biraz ahkam kesmek istiyorum. Sayın Vekilim, eski gol kralımız Hakan Şükür. Siz milletvekilisiniz. Siz, ülkenin sorunlarına, özellikle sporla ilgili sorunlarına çözüm getirebilmek, ilgilenmek vaadiyle aday oldunuz ve oy aldınız ve milletvekili oldunuz. Bir milleti temsil ediyorsunuz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Kurtuluş savaşında büyük zorluklarla kurulmuş büyük meclisinin bir üyesisiniz. Siz ne yapıyorsunuz ? Maaşla bir kanalda yorumculuk yapıyorsunuz, "o pozisyon ofsayt, orda taç var, tek forvetle olmaz, şu oyuncu koşuyor bu oyuncu koşmuyor" diye fikir beyan ediyorsunuz, yorum yapıyorsunuz, belki polemiklere gireceksiniz ve bunu maaş için yapıyorsunuz. Ve bu durum sizce normal ? Sayın vekilim, bir daha düşünün derim ben nacizane...

            Daha sonra programın Ryan Giggs ile ilgili bölümüne denk geldim, orda da lafı "bakın ManU adamı 40 yaşına kadar oynatıyor, bizi oynatmadılar" demeye getirmeye çalıştı bir ara gene kanal değiştirerek Leyla ile Mecnun'a geçtim kurtuldum, ama hangi kanal daha komikti karar veremedim.





            Maça dönecek olursak. Dün akşamın aslında önemli bir ismi daha var değinmek istediğim. P.Henrique.. Öncelikle taraftar yuhalayarak çok ayıp etti. Hoş bu taraftar dünkü maçın kahramanı Volkan Şen’i de yuhaladı, 30 gollü kralımız Burak’ı da yuhaladı zamanında, hatta ben bu taraftarın Fatih Tekke’yi Yattara’yı yuhaladığı zamanları da bilirim. O yüzden, taraftarın tepkisini bir yere kadar göz önünde bulundurup fazla abartmamak lazım, umarım Henrique’de öyle yapar.

            Benim söylemek istediğim başka birşey. Sahada umursamayan, mücadele etmeyen koşmayan denemeyen bir Henrique yoktu. Quaresma gibi eli belinde gezmedi yani. Hep denedi, hep uğraştı ama başaramadı, o yüzden de tepki aldı zaten. Umut Bulut vari garanti oyun oynayıp hiç göze batmayabilirdi ama o denemeyi seçti. Tabi bunda çok sık ilk 11 oynama fırsatı bulamamasının da etkisi var. Adam o kadar az ilk 11 oynuyorki, işte fırsatı kullanacak kendimi gösterecem diye uğraşmaktan hep batırdı. Oysa nasıl Burak kötü oynarken ısrar edildiyse, Volkan Şen kötü başladığında ısrar edildiyse, Tolga’ya Mustafa Yumlu’ya güven duyulduysa, P.Henrique’ye de aynı güven duyulmalı, belki playoff’lara girilen bu dönemde değil ama seneye de onunla devam edilmeli ve kazanılmalı. Herkesin aksine, ben hala takımda kalite olarak önde gelen adamlardan olduğunu düşünüyorum. Biraz ağır ama topla ilişkisi, fizik gücü ve isteği ile bu takıma çok şey katacaktır. Ayrıca, yerine alkışlarla giren Halil çok daha kötü oynadı, attığı gol pasında bile ilk başta pası atamayarak pozisyonu mundar ediyordu az daha, kaçırdığı gole ve kaptırdığı toplara hiç girmiyorum bile. Henrique’nin kaybettiği toplara bakarsak çalım atmaya çalışırken, bir pas atmaya çalışırken topları kaybettiğini görürüz, Halil’inkiler ise bildiğin topun ayağına dolanması sonucu kaptırılan toplar.

            Bunun dışında, Adrian’ın tam da kendisiyle ilgili ümitlerimizi tüketmeye başladığımız dönemde futbol oynamaya başlaması, Adrian’la birlikte Volkan Şen ve Alanzinho gibi isimlerin form tutmaya başlamaları, Olcan, Burak ve Halil’i de düşününce Trabzonspor hücüm hattının playoff’larda çok sürpriz yapabilecekleri ihtimalini doğuruyor. Trabzonspor böyle yetenekli ve hareketli hücum oyuncularıyla, formda bir şekilde gireceği playoff’larda çok iş yapabilir.

            Sivasspor ise tam bir hayalkırıklığı. Beşiktaş, Gençler, Galatasaray, Fenerbahçe ve son olarak da Trabzonspor maçlarından sadece 2 puan çıkarabilmesi, orta sıra takımı olmakla üst sıra takımı olmak arasındaki sınavından kalmasına neden oldu. Oysa bu 5 maçtan en az 2-3 galibiyet çıkarabilmesi gerekirdi, ve ben çıkarmasını beklerdimde. Aslında bazı maçlar da fena da oynamadılar ama işte, Rıza Hoca için de aslında bir sınav kaybı, büyük hoca olmakla orta sıra takımı hocası olmak arasındaki sınav. Eskişehirspor’dan beridir her maçtan sonra “basit goller yedik” “bireysel hatalardan goller yedik” diye aynı açıklamayı yapması, en basit faulde bile Halil Sezai “isssyeeaaan” ‘ı yapması, işte hocalıkta bir üst seviyeye çıkaramıyor Rıza Hoca'yı.

            Oysa bu taktikle, bu maçla nasıl bir sonuç bekliyordu Rıza Hoca ? Hiç pas yapmayan, pas yapmaya da çalışmayan sadece Enaramo’ya top şişirerek nereye varmayı amaçlıyordu çok merak ediyorum, oysa Sivasspor’un iyi futbol oynadığı maçlarını da biliyoruz, yani yapabildikleri birşey. Neden top oynamayı tercih etmek yerine kapanmayı tercih etmişler, bunu düşünmek lazım.

            Maçta sürekli zaman geçirmeyi bir derece kabul edebiliyorum da, sürekli faul yapıp oyunu durdurmak kadar antifutbol olabilir mi. Antifutbol 11 kişi defans yapmak 3 önlibero ile oynamak değil, asıl antifutbol işte böyle faul yapıp durmaktır. Faul istatistiklerini bulamadım ama abartı sayıda bir Sivasspor faulu var gibi geldi bana, zaten Avrupa standartlarının çok üstünde faul sayımız STSL'de, sonra neden Avrupa’daki gibi tempolu futbol oynanmıyor. Nasıl oynansın. İşte Trabzonspor top oynamaya çalışıyor, bildiğiniz maç boyunca dayak yedi bazı futbolcular. Ve çıkan sarı kart sayısının azlığı da ayrı bir enteresan.

            Son olarak da Volkan Şen’in pozisyonuyla alakalı bir şey söyliyim. Herkes kırmızı da kırmızı diye yorumladı akşam TV'de olayı. Bu kırmızı kart olayını iyice abarttığımızı ve dünyada da abartıldığını düşünüyorum artık. Tamam, centilmenliğe aykırı harekete kırmızı verilsin, rakibe tekmeye tokata da kırmızı verilsin ama, adam Volkan’ın üstüne atlamış tekme tokat, Volkan’ın biraz da refleskle rakibini iteklemesi “kesin kırmızı” dan daha çok “kırmızı ağır olur, sarı olması daha doğru” sınıfına girer.. Ben orda bariz bir tekme görmedim şahsen. Ama sezon içinde Trabzonspor’a çıkan kartlara da baktığımda, şaşırmadım da değil neden buna kırmızı çıkmadı diye.. Bugün hala Zokora’nın kırmızı görüp 3 maç ceza aldığı hareketin faul bile olmadığını düşünüyorum misal, ve o harekete benzer her maçta 5-10 pozisyon olduğunu da iddaaa ediyorum..
            İnadına Trabzonspor !

            Yorum


            • İlk olarak Adem Öztürk tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
              Tribünde küfür falan var mıydı?

              fb maçına sorun olmaz inşallah?
              Hiç küfür edilmedi. Maçtan sonra ettiler ama stattan çıkarken.

              Yorum


              • Penaltının tekrarı gerekirdi. Kaleci, vuruş yapılmadan çizgiden çıkamaz.


                Yorum


                • colman iyi oynadımı takımın etkisi çok artıyor, olcansız bir maç kazanmamız çok iyi oldu.
                  Bizler gezginleriyiz sevda yolunun,
                  zamanı gelince,elbet buluşuruz..

                  Yorum


                  • İlk olarak Adem Öztürk tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                    Tribünde küfür falan var mıydı?

                    fb maçına sorun olmaz inşallah?
                    Gerizekalının biri bir pet şişe attı Atilla'ya ( adi herif haketti ama atılmamalıydı) . Onun haricinde hiç bir şey olmadı ..

                    Sivas kalecisi taraftarı germek için ne gerekiyorsa yaptı. Adam ayağının altındaki reklam pankartını kaldırıp attı. Kaleci vuruşu yapacak gerizekalı gidip su içti geldi ... Maç 2-1 olunca 20 km uzağındaki topa bile koştu ..
                    "-Ben ALLAH'ın adaletine inanıyorum.." Onur Recep Kıvrak!

                    Yorum


                    • İlk olarak TSelif tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                      Gerizekalının biri bir pet şişe attı Atilla'ya ( adi herif haketti ama atılmamalıydı) . Onun haricinde hiç bir şey olmadı ..

                      Sivas kalecisi taraftarı germek için ne gerekiyorsa yaptı. Adam ayağının altındaki reklam pankartını kaldırıp attı. Kaleci vuruşu yapacak gerizekalı gidip su içti geldi ... Maç 2-1 olunca 20 km uzağındaki topa bile koştu ..
                      Açıkçası çivastan tahrikler bekliyordum.Ancak anladığım kadarıyla taraftarımız bilinçli davranmış münferit bir olay dışında..

                      Eğer saha kapatma cezası verilirse bunda KESİN kasıt vardır artık..

                      Yorum


                      • fbe maçtan sonra küfür edildi. Bu sayılmaz herhalde.

                        Golü yeyince Sacit'e sıkıntı yok darlanma 3-1 bizim maç dedim durdum. Burak yanılttı beni.

                        Ayrıca işte tipik bir Trabzonspor taraftar profili:

                        Sacit: La pres yapsana, la koşsana, la baskı kur, la çıkma o topa
                        Ben: Sacit sıkıntı yok, 3-1 alacağız maçı daa
                        Sacit: Olsun, o zaman 5 atalım.

                        hepsi bu kadardır; adı yaşamak...

                        Yorum


                        • 61. dakikada kale arkasındaki skorbordu gösteriyordu kamera. Kameranın hemen önünde bir çocuk vardı ve ısrarla 2-1 işareti yapıyordu. O ısrarı boşa değilmiş
                          Bertrand Russell : "İstediğiniz bazı şeylere sahip olamamak, mutluluğun bir parçasıdır."

                          Yorum


                          • Kötü oynadık falan filan yazanları anlamak güç.

                            Maçı izlerken çok rahattım. Allah'ın izniyle kazanacağız diyordum kardeşime. Adam akıllı oynuyorduk, hiç panik yapmadan, dan dun topa vurmadan, doldur boşalt yapmadan...

                            Stoperlerin top kontrolü, pas alış verişlerine baksanız bunu çok iyi görürdünüz.

                            Amaç üzüm yemek olmayınca böyle oluyor işte.

                            Henri dışında tüm oyuncular gayet iyi oynadı. Bir sorun falan da yoktu. Adamlara pozisyon bile vermedik.

                            Burak için saçma sapan, boş konuşan kişilerin sayısı da artıyor.

                            Hoca'nın dediği gibi boş konuşan çok insan var.

                            Bu kafayla hiç bir şey çıkmaz gerçekten.
                            - you either die a hero or you live long enough to see yourself become the villain.

                            Yorum


                            • Pres altında sadece yan veya geri pas yapma hastalığımızdan kurtulduk iki haftadır. İlk yarı çok rahat çıktık ataklara. Hatalarımız; Final paslarında bariz hatalar... Çabuk davranılcak yerde yavaş-tereddütlü hareketler yapıp eveleyip gevelemek...Soğukkanlı olacak yerde acele hareket etme... Pas verilcek yerde şut, şut çekilcek yerde pas tercihleri...Topun arkasına 11 kişi geçsek bile rakibe çok rahat pas ve pozisyon imkanı sunma... Kademeli savunma hattı oluşturamama...

                              Sivas 2-3 kişiyle çok rahat pozisyon ya da nasıl diyeyim pozisyon teşebbüslerinde bulundu. Böyle savunma olmaz. Sol kanadımızda maden buldular sanki çok açık verdik oradan. Celutska stoperde olmuyor. Mehmet Yıldız'dan sonra Enaramo'da da çuvalladı. Colman geride duruyor Aykut ataklara çıkıyor, tam tersi olması gerekmiyor mu? Volkan bekliyor ortalayacak içeride kimse yok, 1-0 ya da 1-1'di o an maç. Kabul edilebilir bir şey değil. Ceza sahasına en fazla 2 kişi sokabiliyoruz.

                              1-0 geridesin, pozisyonlar kaçırmışsın, pis bir gol yemişsin... Bu maçı çevirmek kolay değildi çok kritik bir maçı kazandık.



                              Forum Kurallarına aykırı gördüğünüz mesajları ve üyeleri kullanıcı panelinde bulunan http://forum.bordomavi.net/images/buttons/report.gif (ikaz tuşu) tıklayarak raporlamanızı rica ediyoruz..

                              Yorum


                              • İlk olarak iboandibo tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                                Bu sene şampiyonluk hedefimiz yok yani BJK bile hedef olarak belirtiyor matematiksel hesap yapıyor biz havlu atmışız.
                                "Hayallerle değil gerçeklerle ilgileniyoruz" Şenol Güneş. Bu sene en iyi ihtimal 2.lik.
                                Yelkenimizdeki rüzgarı çaldılar, yılmadık...

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...
                                X