Trabzonspor’u küçük kulüp yaptınız…
Burak Yılmaz vakası ne yazık ki çok kötü idare edildi. Tıpkı Selçuk İnan vakası gibi.. Ersun Yanal’ın kurduğu şampiyon takım ne yazık ki kötü bir yönetim sebebiyle hoyratça dağıtıldı. Daha rahatsız eden unsur ise Fenerbahçe Cumhuriyeti denilen derin futbol güçleriyle mücadele eden camia rencide edildi. Trabzonspor adeta sıradan bir Anadolu kulübü haline getirildi.
Selçuk İnan hadisesi önce kongre malzemesi yapıldı. İmza atmaya yanaşmayan bir futbolcuya koca kulüp yönetimiyle ve hocasıyla boyun eğdi. Ne ikna yolu seçildi, ne büyüklük hissettirildi. Selçuk İnan istediği gibi hareket edip istediği gibi çekip gitti. Mesele Selçuk’un gitmesinin de ötesine geçti. Yalnız Selçuk gitmedi. Selçuk, kendinden sonra bu kulüpte kalmak istemeyen futbolculara bu işin çok kolay olduğunu gösterdi. Öyle bir yol açtı ki, sözleşmesi devam eden futbolcu bile, ‘gitmek istiyorum’ deyince gidebilir hale geldi.
Mesele tek başına Başkan Sadri Şener’in sorunu değil. Şener zaten adeta yönetmek için değil, medya için başkan seçilmiş. Ne teknik heyet, ne futbolcular üzerinde bir ağırlık taşımıyor. Giden futbolcusuyla kavga edip, kalanı delikanlı ilan ediyor. Bir yıl sonra ise Şener’in delikanlısı kulübü terk ediyor. Teknik Direktör de sorunlu.. Bir hoca futbolcuları üzerinde bu kadar mı inhisar kullanamaz. Burak’ı Burak yapan Şenol Güneş futbolcusuna bu kadar mı hatır koyamaz.
Selçuk İnan’ın açtığı yoldan önce Engin Baytar yürüdü. Sadri Şener ve Şenol Güneş’le her daim kavga eden ve Trabzonspor yönetimini hakir gören Engin Baytar terbiyecisi elinde şimdi ipek oldu. Fatih Terim sıradan bir hoca olmanın ötesinde bir mürebbiye rolüne büründü.
Selçuk’un açtığı delik büyüdü tünel oldu. Bu tünelden bu kez Burak Yılmaz yürüdü. En başından beri Galatasaray’a gideceği belli olan Burak bir büyük tiyatro oyunuyla hepimizi uyuttu.
Hazin olanı ise aldatılan camiaya Başkan Şener ve Teknik Direktör Şenol Güneş gerçekleri söylemedi. Onlar için belki de önemli olan 5 milyon euro kazanmak ve para sorunlarını kısmen halletmekti. Sanki gözleri başka bir şey görmedi. Takımı kampa giden kulübün futbolcusu kendine hala kulüp aramakla meşgulken hoca sessiz kaldı. Başkanı ise gerçekleri çarpıttı. Lokomotif Moskova Burak’la hiç görüşmedi. Görüşmüş havasını acaba kim veya kimler niçin yarattı?..
En başından da kaydettik. Mesele Burak’lar, Enginler, Selçuk’lar meselesi değil. Mesele İstanbul kulüplerinin istediği anda Trabzonspor’daki bir futbolcuyu da kolayca alır hale gelmeleri… Tıpkı Kayseri gibi.. Bursa, Manisa, Eskişehir gibi… Mesele Trabzonspor’un küçük kulübe dönüştürülmesidir. Bu yönetim çoktan bitmiştir.
Sayın Sadri Şener, Sayın Şakar ve Güneş şu soruya cevap verip durumlarını ölçebilirler!..
1- Trabzonspor’da hala İstanbul takımlarına gidecek futbolcu kaldı mı?
2- Gelecek yıl İstanbul takımlarının almak istediği bir futbolcu çıkarsa bunu ellerinde tutabilecekler mi?
Yalnız şampiyon takımı dağıtmadılar, kulübü sıradanlaştırdılar.
Günebakış Gazetesi Başyazarı Ali ÖZTÜRK çok güzel bir yazı yazmış.Kendisine teşekkür ediyorum şahsen yazılarını takib eden birisiyim, düzgün bir Trabzonsporlu.Bize böyle Trabzonspor sevdalısı Yöneticiler lazım...
Burak Yılmaz vakası ne yazık ki çok kötü idare edildi. Tıpkı Selçuk İnan vakası gibi.. Ersun Yanal’ın kurduğu şampiyon takım ne yazık ki kötü bir yönetim sebebiyle hoyratça dağıtıldı. Daha rahatsız eden unsur ise Fenerbahçe Cumhuriyeti denilen derin futbol güçleriyle mücadele eden camia rencide edildi. Trabzonspor adeta sıradan bir Anadolu kulübü haline getirildi.
Selçuk İnan hadisesi önce kongre malzemesi yapıldı. İmza atmaya yanaşmayan bir futbolcuya koca kulüp yönetimiyle ve hocasıyla boyun eğdi. Ne ikna yolu seçildi, ne büyüklük hissettirildi. Selçuk İnan istediği gibi hareket edip istediği gibi çekip gitti. Mesele Selçuk’un gitmesinin de ötesine geçti. Yalnız Selçuk gitmedi. Selçuk, kendinden sonra bu kulüpte kalmak istemeyen futbolculara bu işin çok kolay olduğunu gösterdi. Öyle bir yol açtı ki, sözleşmesi devam eden futbolcu bile, ‘gitmek istiyorum’ deyince gidebilir hale geldi.
Mesele tek başına Başkan Sadri Şener’in sorunu değil. Şener zaten adeta yönetmek için değil, medya için başkan seçilmiş. Ne teknik heyet, ne futbolcular üzerinde bir ağırlık taşımıyor. Giden futbolcusuyla kavga edip, kalanı delikanlı ilan ediyor. Bir yıl sonra ise Şener’in delikanlısı kulübü terk ediyor. Teknik Direktör de sorunlu.. Bir hoca futbolcuları üzerinde bu kadar mı inhisar kullanamaz. Burak’ı Burak yapan Şenol Güneş futbolcusuna bu kadar mı hatır koyamaz.
Selçuk İnan’ın açtığı yoldan önce Engin Baytar yürüdü. Sadri Şener ve Şenol Güneş’le her daim kavga eden ve Trabzonspor yönetimini hakir gören Engin Baytar terbiyecisi elinde şimdi ipek oldu. Fatih Terim sıradan bir hoca olmanın ötesinde bir mürebbiye rolüne büründü.
Selçuk’un açtığı delik büyüdü tünel oldu. Bu tünelden bu kez Burak Yılmaz yürüdü. En başından beri Galatasaray’a gideceği belli olan Burak bir büyük tiyatro oyunuyla hepimizi uyuttu.
Hazin olanı ise aldatılan camiaya Başkan Şener ve Teknik Direktör Şenol Güneş gerçekleri söylemedi. Onlar için belki de önemli olan 5 milyon euro kazanmak ve para sorunlarını kısmen halletmekti. Sanki gözleri başka bir şey görmedi. Takımı kampa giden kulübün futbolcusu kendine hala kulüp aramakla meşgulken hoca sessiz kaldı. Başkanı ise gerçekleri çarpıttı. Lokomotif Moskova Burak’la hiç görüşmedi. Görüşmüş havasını acaba kim veya kimler niçin yarattı?..
En başından da kaydettik. Mesele Burak’lar, Enginler, Selçuk’lar meselesi değil. Mesele İstanbul kulüplerinin istediği anda Trabzonspor’daki bir futbolcuyu da kolayca alır hale gelmeleri… Tıpkı Kayseri gibi.. Bursa, Manisa, Eskişehir gibi… Mesele Trabzonspor’un küçük kulübe dönüştürülmesidir. Bu yönetim çoktan bitmiştir.
Sayın Sadri Şener, Sayın Şakar ve Güneş şu soruya cevap verip durumlarını ölçebilirler!..
1- Trabzonspor’da hala İstanbul takımlarına gidecek futbolcu kaldı mı?
2- Gelecek yıl İstanbul takımlarının almak istediği bir futbolcu çıkarsa bunu ellerinde tutabilecekler mi?
Yalnız şampiyon takımı dağıtmadılar, kulübü sıradanlaştırdılar.
Günebakış Gazetesi Başyazarı Ali ÖZTÜRK çok güzel bir yazı yazmış.Kendisine teşekkür ediyorum şahsen yazılarını takib eden birisiyim, düzgün bir Trabzonsporlu.Bize böyle Trabzonspor sevdalısı Yöneticiler lazım...
Yorum