İstikrarı doğru yerde mi arıyoruz?
Türk futbolunda son zamanlara damgasını vurmuş bir kelimedir. Taraftarlar için artık bir umuttur. İstikrar kelimesi anlamı bakımından “aynı konuda devamlılık” anlamına gelmektedir. Peki, istikrarı nerede ve ne şekilde arıyoruz?
Trabzonspor camiası olarak en son Ersun Yanal döneminde ciddi bir biçimde ve yüksek bir sesle istikrar olgusu ön plana çıkmıştı. Doğru isim ya da yanlış isimdi Ersun Yanal. Konu bu değil, konu istikrarı ne şekilde ve ne yönde istiyoruz?
Dünya futbolundan örnekler vermek gerekirse, Alex Ferguson, Arsene Wenger ilk aklımıza gelen örnekler. Peki, nedir sistem? Mesela ülkemizde kaç kişi Manchester United’ın kulüp başkanının ismini biliyor? Çok az bir kesim biliyordur. Ama ciddi bir hoca istikrarı yakaladılar. Hoca istikrarı demek, kadro istikrarı demektir. Buna katılmayanlar olacaktır. Ama ben bu şekilde düşündüğümü belirtmeliyim.
Bu sezon Hugo Broos ile inişli-çıkışlı ne olduğu belli olmayan bir süreçten geçiyor Trabzonspor. Peki, geçen seneden farkı nedir? Kadro hemen hemen aynı isimlerden oluşuyor. Hoca suçludur, takım kötüdür, kadro yetersizdir, yönetimsel hatalar vardır. Bunları da kendi aramızda konuşuyoruz zaten.
Konumun başına dönerek herkese sormak istiyorum. Biz istikrarı doğru yerde mi arıyoruz? Hangi istikrarı sağlamak istiyoruz?
- Hoca konusunda istikrar mı?
- Kadro konusunda istikrar mı?
- Yönetimsel açıdan mı istikrar?
- Hepsi bir arada nasıl bir istikrar oluşturabiliriz?
— Hoca konusunda istikrar mı?
Hoca konusunda istikrar çok önemli ama doğru hocayla bunu yapmak gerekiyor. Broos ne kadar doğrudur? Ya da Broos’un yanındaki teknik heyeti ne kadar uygundur? Bunları konuşmalıyız.
— Kadro konusunda istikrar mı?
Kadro konusunda istikrar şu yönden önemlidir. Bir iskelet vardır ve hiç bozulmaz. Mourinho’yu tanıyoruz. Chelsea’da kurduğu kadroyu belki hepimiz ezbere sayarız. Chelsea’dan ayrıldıktan sonra sırasıyla, Avram Grant, Guus Hiddink ve şu sıralarda Carlo Ancelotti takımı çalıştırıyor. Kadrolar ise neredeyse hep aynı…
Chelsea çok mu başarılı? Başarılı olması önemli değil bir bakıma… Çünkü bir sistemi oluşturdular ve bir ekolleri var. Ligde sürekli zirve yarışındalar, Avrupa kupalarında hatırı sayılı yerlere kadar geliyorlar.
— Yönetimsel açıdan istikrar?
İşte burada bende tıkanıyorum. Çünkü bunu sağlamak gerçekten çok güç… Çünkü yönetimler önce çalışacakları hocayı doğru seçmeliler. Seçemiyorlarsa kendi iplerini kendi ellerine alıyorlar zaten.
— Hepsi bir arada nasıl istikrar sağlayabiliriz?
İşte burada biz taraftara yapacak çok iş düşüyor. Günü ve zamanı, dönemi kurtaracak başarıların peşinde olmamalıyız. O sezon şampiyon olmak demek ertesi sene şampiyon olunacağı anlamı taşımıyor. Geçen sene Hollanda ligi şampiyonu AZ Alkmaar, Türkiye ligi şampiyonu Beşiktaş ve Belçika ligi şampiyonu örneklerini bu sene ligdeki konumlarına dikkat çekmek için veriyorum.
Şimdi Trabzonspor taraftarı olarak kendimize bir özeleştiri yaparak istikrarı nerede ve ne yönde aradığımızı kendimize sormalıyız.
Unutmadan yazıma şunu da eklemek istiyorum;
Şampiyonluk anlık bir başarı değil, bir süreç sonrası geldi mi daha anlamlıdır.
İlhan ÖZMEN
Türk futbolunda son zamanlara damgasını vurmuş bir kelimedir. Taraftarlar için artık bir umuttur. İstikrar kelimesi anlamı bakımından “aynı konuda devamlılık” anlamına gelmektedir. Peki, istikrarı nerede ve ne şekilde arıyoruz?
Trabzonspor camiası olarak en son Ersun Yanal döneminde ciddi bir biçimde ve yüksek bir sesle istikrar olgusu ön plana çıkmıştı. Doğru isim ya da yanlış isimdi Ersun Yanal. Konu bu değil, konu istikrarı ne şekilde ve ne yönde istiyoruz?
Dünya futbolundan örnekler vermek gerekirse, Alex Ferguson, Arsene Wenger ilk aklımıza gelen örnekler. Peki, nedir sistem? Mesela ülkemizde kaç kişi Manchester United’ın kulüp başkanının ismini biliyor? Çok az bir kesim biliyordur. Ama ciddi bir hoca istikrarı yakaladılar. Hoca istikrarı demek, kadro istikrarı demektir. Buna katılmayanlar olacaktır. Ama ben bu şekilde düşündüğümü belirtmeliyim.
Bu sezon Hugo Broos ile inişli-çıkışlı ne olduğu belli olmayan bir süreçten geçiyor Trabzonspor. Peki, geçen seneden farkı nedir? Kadro hemen hemen aynı isimlerden oluşuyor. Hoca suçludur, takım kötüdür, kadro yetersizdir, yönetimsel hatalar vardır. Bunları da kendi aramızda konuşuyoruz zaten.
Konumun başına dönerek herkese sormak istiyorum. Biz istikrarı doğru yerde mi arıyoruz? Hangi istikrarı sağlamak istiyoruz?
- Hoca konusunda istikrar mı?
- Kadro konusunda istikrar mı?
- Yönetimsel açıdan mı istikrar?
- Hepsi bir arada nasıl bir istikrar oluşturabiliriz?
— Hoca konusunda istikrar mı?
Hoca konusunda istikrar çok önemli ama doğru hocayla bunu yapmak gerekiyor. Broos ne kadar doğrudur? Ya da Broos’un yanındaki teknik heyeti ne kadar uygundur? Bunları konuşmalıyız.
— Kadro konusunda istikrar mı?
Kadro konusunda istikrar şu yönden önemlidir. Bir iskelet vardır ve hiç bozulmaz. Mourinho’yu tanıyoruz. Chelsea’da kurduğu kadroyu belki hepimiz ezbere sayarız. Chelsea’dan ayrıldıktan sonra sırasıyla, Avram Grant, Guus Hiddink ve şu sıralarda Carlo Ancelotti takımı çalıştırıyor. Kadrolar ise neredeyse hep aynı…
Chelsea çok mu başarılı? Başarılı olması önemli değil bir bakıma… Çünkü bir sistemi oluşturdular ve bir ekolleri var. Ligde sürekli zirve yarışındalar, Avrupa kupalarında hatırı sayılı yerlere kadar geliyorlar.
— Yönetimsel açıdan istikrar?
İşte burada bende tıkanıyorum. Çünkü bunu sağlamak gerçekten çok güç… Çünkü yönetimler önce çalışacakları hocayı doğru seçmeliler. Seçemiyorlarsa kendi iplerini kendi ellerine alıyorlar zaten.
— Hepsi bir arada nasıl istikrar sağlayabiliriz?
İşte burada biz taraftara yapacak çok iş düşüyor. Günü ve zamanı, dönemi kurtaracak başarıların peşinde olmamalıyız. O sezon şampiyon olmak demek ertesi sene şampiyon olunacağı anlamı taşımıyor. Geçen sene Hollanda ligi şampiyonu AZ Alkmaar, Türkiye ligi şampiyonu Beşiktaş ve Belçika ligi şampiyonu örneklerini bu sene ligdeki konumlarına dikkat çekmek için veriyorum.
Şimdi Trabzonspor taraftarı olarak kendimize bir özeleştiri yaparak istikrarı nerede ve ne yönde aradığımızı kendimize sormalıyız.
Unutmadan yazıma şunu da eklemek istiyorum;
Şampiyonluk anlık bir başarı değil, bir süreç sonrası geldi mi daha anlamlıdır.
İlhan ÖZMEN

Yorum