Evet araştırdım biraz, Milletler Cemiyeti'ne davet edilen tek ülkeyiz. Fakat bu cemiyet BM kadar etkin değilmiş sanırım.
Duyuru
Daraltma
Henüz duyuru yok.
Büyük Türk Mustafa Kemal Atatürk!
Daraltma
Bu sabit bir konudur.
X
X
-
Milletler Cemiyeti ülkeler arası adalet ve barışı sağlamak için kurulmuş ancak daha sonra amacından sapmıştır ve Avrupalı güçlü devletlerin tekeline girmiştir, görüyoruz ki hala değişen bişey yok..''Belki hiç birşey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi." | ECG
Yorum
-
Başvekil İsmet İnönü davet edildiği Rusya'dan Bulgaristan yolu ile dönüyordu. Yine o ara Bulgaristan'la aramız iyi değildi. Bulgar komitacıları Sofya'daki Türk sefaretini sarmış, İsmet Paşa'ya suikast yapmak üzere dışarıya çıkmasını bekliyorlardı... Bulgar hükümetinin dikkati çekildi..Bulgar hükümeti bililtizam (inadına,bile bile) umursamadı. Bunun üzerine keyfiyet Ankara'ya bildirildi, ilgililer toplanıp, aralarında müzakere etti... Bir çare araştırıldı...Tatminkar bir tedbir bulunamadı...Atatürk'e danışmaya karar verdiler... Atatürk sordu;
"Siz ne düşünüyorsunuz?"
" Bulgaristan'ı iktisaden tazyik edeceğiz... Şiddetle muhtaç olduğu bazı maddeleri satmamakla tehdit edeceğiz" Atatürk güldü ve;
"Telefonu verin bana" dedi... Donanmaya emir verdi... Ertesi sabah Yavuz zırhlısı İzmit'den Varna'ya gitti... Yüzbir pare top attı... Evlerin camları kırıldı, herkes yataklarından heyacanla fırladı... Bulgar hükümeti telaşlandı... Amiral, 'Türkiye Başvekili İsmet Paşa'yı almaya geldiğini' söyledi... Bulgar Hükümeti İsmet Paşa'yı Sofya'dan Varna'ya zırhlı trenle, ihtimam ve muhafaza altında getirdi... Bando ile merasim yaparak, Yavuz'a uğurladı..Amiral, kırılan camları ödeyip, Başvekili Türkiye'ye getirdi...
Kaynak (Avni Altıner/ Her yönüyle Atatürk)Trabzonspor, Ona Hayat Verenlerin Hayatıdır.
Yorum
-
İlk olarak Eomer tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüleTatil yapa yapa bu hale düştük zaten
Tatil olayını çok iyi biliyoruz gerçektenTrabzonspor HES yapma, kendi kalene gol atma!
Karadeniz'e Özgürlük!
Yorum
-
İlk olarak Selim Aydın tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüleHerkes laf yerine icrat yapsaydı bugün Atatürk'ün bıraktığından çok daha ileride olurduk.
Tatil olayını çok iyi biliyoruz gerçekten
Devleti soymak için bulunabilecek her türlü yöntemi buluruz biz. Ama devleti nasıl 1 adım daha ileri götürürüz? Kimse buna kafa yormaz. Herkes banane ben mi kurtaracağım bu ülkeyi havalarında.
Sen kurtaracaksın tabi ki. Sen kurtaracaksın, ben kurtaracağım, biz kurtaracağız.
Artık kimse topla tüfekle gelmeyecek ülkeye saldırmak için. Kültürle gelecek. Sinemayla gelecek. Ekonomi ile gelecek. Okuyacaksın. Öğreneceksin. Biz gerektiği zaman her türlü savaşta ülkemizi herşeyimizle savunuruz diye bir şey yok artık. Eskide kaldı onlar. Artık ülkeni savunmak demek, kitap okumak demek. Bilgili olmak demek.
Sağcısı, solcusu, Akplisi, Chplisi hepimiz böyleyiz ne yazık ki. Ama hepimiz de böyle olmadığımızı iddia ederiz işin garibi..En son Ömer SEVİNÇ tarafından düzenlendi; 16.03.2009, 11:48.Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır!- Eomer -
Yorum
-
İlk olarak Eomer tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüleDevleti soymak için bulunabilecek her türlü yöntemi buluruz biz. Ama devleti nasıl 1 adım daha ileri götürürüz? Kimse buna kafa yormaz. Herkes banane ben mi kurtaracağım bu ülkeyi havalarında.
Sen kurtaracaksın tabi ki. Sen kurtaracaksın, ben kurtaracağım, biz kurtaracağız.
Artık kimse topla tüfekle gelmeyecek ülkeye saldırmak için. Kültürle gelecek. Sinemayla gelecek. Ekonomi ile gelecek. Okuyacaksın. Öğreneceksin. Biz gerektiği zaman her türlü savaşta ülkemizi herşeyimizle savunuruz diye bir şey yok artık. Eskide kaldı onlar. Artık ülkeni savunmak demek, kitap okumak demek. Bilgili olmak demek.
Sağcısı, solcusu, Akplisi, Chplisi hepimiz böyleyiz ne yazık ki. Ama hepimiz de böyle olmadığımızı iddia ederiz işin garibi..
Yorum
-
Uzun zaman oldu foruma girmeyeli bunun sebepleri farklı tabiki. Enson açtığım başlıklardan biridir ve açarkende en mutlu olduğum başlıktır. Birkaç bişey yazayım dedim bu gece, hazır seçimlerde yaklaşmışken tabiki her görüşe saygımız var fakat istisnalar hariç ve bu istisnalarında herkes tarafından bilindiği malum bir durum.
Seçimler yaklaştıkca meydanlar harreketlendikçe ilk başlarda Atatürk'e karşı olan sahiplenme duygusu birden yok oldu onun yerine sen onu yaptın ben bunu yaptım gibisinden sadece çıkar güden ve seçimlerden dolayı nemalanmak isteyen liderlerin laf salatasıyla doldu ortalık. Ne çabuk unutuldu Atatürk' ü kimselere kaptırmayan siyaset söylemleri, ne acı ve vahim bir durumdurki herkes büyük şehirlerin liderliğini almak, metropollerde söz sahibi olmak için büyük bir çıkar savaşının içine girmiş ama kimsenin köyleri umursadığı ve '' Köylü Milletin Efendisidir '' diye söylenen bu büyük sözü hatırladığı yok, biyerlere hizmet etmekse amaç bunu ilk önce yolsuz, susuz, okulsuz ve daha birçok haktan mahrum olan o güzel köylerimizden başlanması lazım çiftçiye köylüye kimse değer vermez olmuş ne varsa büyük şehirler ne varsa metropoller. Biraz kafalarını çeviripte etraflarına bakmayı bir becerebilseler o zaman anlarlar Atatürk' ün ne demek istediğini yada Efendiliğe, hizmete, ve başarıya giden yolun nerden geçtiğini.İmzam yok parmak bassam olurmu ?
Yorum
-
Anafartalar Zaferi
25 Ağustos 1915’ten Ağustos sonuna kadar, Müttefikler hem Seddülbahir hemde Arıburnu’nda başarılı olamayınca, Çanakkale Boğazı’nı, geriden sarkarak ele geçirmek amacıyla harekete geçerler. Bu arada General Hamilton, Türk Ordusu’nun gerilerine sarkmak ve çember içine alıp yok etmek için, Büyük ve Küçük Kemikli Burunları arasında yeralan Suvla sahillerine çıkıp, Anafartalar’da üçüncü bir cephe açmaya karar verir. Hedef, Conkbayırı ve Koçaçimentepe blokunu ele geçirerek buradan ilerleyip, çanakkale Boğazı’na inerek hakim olmaktır.
Bu amaçla da, 9.İngiliz Kolordusu'nu ,6-7 Ağustos gecesi karanlıktan yararlanarak bölgeye çıkartır. Amaç, sabah gün ağarmadan von Sanders, Saros Grup Komutanına 7. ve 12. Tümenlerle süratle Anafartalar kesimine gitmesini ve karaya çıkan İngiliz birliklerine 8 Ağustos sabahı erkenden taarruz edilmesi emrini verir. Anafartalar Müfrezesi komutanı Yarbay Vilmer’e de, Saros’dan iki tümenin gelişine kadar, İngilizlerin ilerleyişine engel olunmasını emreder.
Liman von Sanders, bundan sonra, Kurmay Albay Mustafa Kemal’i, 8 Ağustos 1915 günü saat 21.45’de, Anafartalar Grup Komutanlığına atar. Anafartalar Grup Komutanı Kurbay Albay Mustafa Kemal, 9 Ağustos sabahı ,12. tümenle 9. İngiliz Kolordusuna. 7.Tümenle de Anzak Kolordusu ile işbirliği yapmasına engel olmak amacıyla, damakçılık Bayırı yönünde saldırıya geçer. Her iki tümenin saldırıları da başarılı olur. İngiliz Birlikleri, beklemedikleri bu karşı Türk taarruzu ile şaşkına dönmüş, ağır kayıplar verirler.
Birinci Anafartalar Muharebeleri olarak adlandırılan bu harekat sonunda, durum değerlendirmesi yapan Mustafa Kemal şöyle demiştir: “...Gerçekte, düşmanın bir kolordusunu zayıf bir tümenimle Kireçtepe-Azmak arasında yenmiş, Tuzla Gölüne kadar takip ederek orada tesbit etmiştim.”
Diğer taraftan yeni çıkan birliklerle güçlendirilen 9. İngiliz Kolordusu, Anafartalar yönünde iki kanat harekatı daha denediyse de başarılı olamamıştır. Ancak, Türkler açısından bu bölgede durum, savunulması güç bir konum olduğu için tehlikeli sayılırdı. Tehlikeli durumu düzeltmek için Liman von Sanders, Kuzey Grubundaki 8 Tümeni iki alayla takviye ederek , Anafartalar grup Komutanı Mustafa Kemal’in emrine verir. Tümen karargahına 9-10 Ağustos gecesi gelen Grup Komutanı Mustafa Kemal, takviyeli 8. Tümeni 10 Ağustos sabahı karanlıkta, sadece süngü kullanarak hücuma geçirir. İngilizlere çok ağır kayıplar verdirilerek harekat başarılı olur. Daha sonra, savunma yapılabilecek ek arazinin ele geçirilmesi üzerine, ulaşılan bu ileri çizgide de destek ve güçlendirmeler yapılarak savunmaya geçilir. Böylece, diğer bölgelerde olduğu gibi Anafartalar Bölgesinde de savaş, boşaltmaya kadar , siper ve mevzi savaşına dönüşmüş olur. Diğer bir deyişle, General Hamilton’un İkinci Planı da başarısız olmuş, hedefine ulaşmamıştır.
Çanakkale Savaşları kara harekatıyla ilgili olarak belirtilmesi gereken önemli bir diğer nokta da şudur: tüm bu çarpışmalar ve karşılıklı saldırılar sırasında, Türkler mertçe, dürüstçe ve kahramanca çarpışmış, insancıl meziyetlerini ve güçlü kişiliklerini sergilemişlerdir. İster Seddülbahir’de, ister Suvla’da ya da, Anafartalar’da olsun durum aynıdır. rneğin Kızılhaç çadırları ve hastane gemileri, yaralı taşıyan botlar, ya da sedyeleri hedef alan atışlar yapılmamıştır.
Kur. Alb. Mustafa Kemal Çanakkale'de Siperde (1915)Tepeler Türklerin elinde olmasına ve olumlu doğa koşullarına karşın, düşmanın sürekli olarak çekindiği zehirli gaz kullanılmamış, su kaynakları zehirlenmemiş, bu yöntemler hiçbir zaman mert ve dürüstçe bir tutum sayılmamıştır. Savaş alanında ele geçen esirlere ve yaralı düşman askerlerine yapılan insancıl muameleler öyle görünüyor ki, Anzakları ilkin gerçekten şaşırtmıştır. Çünkü, daha önce kendilerine anlatılan , ya da Mısır’da karşılaşıp hakkında belirli ön yargılar ve imajlar geliştirdikleri Türk askeri Abdul, Gelibolu Yarımadası’nda çok farklı bir tutum sergilemektedir.
Yorum
En Aktif Kullanıcılar
Daraltma
En aktif kullanıcı yok.
Yorum