"Çok iyi insan", "Tarihimizin en iyi koçu", "Adam Türkçe biliyor" vb. ifadelerle savunulan bu beceriksize bir hafta daha dayansalardı keşke, Darüşşafaka maçında tanışma onurunu yaşardık.
Adam moladan dönüyor üçüncü çeyrekte, pas yapmadan el üstü Eldridge'le üçlük atıyoruz. Girmiyor, hücum ribaundu alıp bu sefer Vasiliauskas'la deniyoruz, yine girmiyor. Bu sefer Harris gönderiyor üçlüğü. O da girmiyor.
Soru şu: O molada ne demiştir üstad? "Evlatlar, üçlük atmazsanız küserim" mi?
Hadi onu geçtim.
Üç gardla topu paylaşamıyorsun sene başından beri. Savunmada Vasiliauskas ve Heslip yanyanayken pamuk helvadan daha yumuşaksın. Adam Harris'i soğuttu. Mac topunda savunma ve ribaund için bile almıyor.
İlk Olaj maçından:
"Galatasaray’dan hatırladığımız pivot Luksa Andric’in nasıl bir pick and roll oyuncusu olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve o oyundayken Olaj sürekli ikili oyunları kullandı. Ne yazık ki Deniz’in ağır ayaklarını iyi değerlendirdiler. Aklımıza gelen soru şu acaba Zubcic biraz daha fazla süre alamaz mıydı?
Bir diğer dikkat çeken nokta, Vasiliauskas – Heslip – Eldridge aynı anda oyundayken top paylaşımı ve savunmada size sorunu yaşadık. Maç sayımız arttıkça oyuncuların birbirine uyumu geliştikçe bu sorunun aşılacağını ümit ediyoruz.
Rakibin hareketli gardı Perry’yi bir türlü yavaşlatamadık. Henüz maçın başında iki faul almasına rağmen hem penetreler üzerinden sayı buldu hem de arkadaşlarını besledi. Acaba en iyi dış savunmacımız Eldridge’in ona baskı yapmasını sağlayamaz mıydık?
Son düdüğe yaklaşık altı dakika varken yapılan Eldridge – Deniz değişikliğine anlam veremedim. Eldridge’i son dakikalar için dinlendirmekse hedef, Green ve Vasiliauskas hiç dinlenmeden oynadılar. Bu anlarda 94-92 öndeydik ve tam bir rüzgar yakalıyorduk. Fakat beş dakika sayı bulamadık. Bence maçın kırılma anı koç Markovski’nin bu hamlesiydi. Tabii buna mola hakkı olmasına rağmen bu hakkı kullanmak için geç kalmasını da eklemeliyim."
İlk maçtaki şikayetlerle son maçtakiler neredeyse aynı. Yanlışta ısrar iyi bir şey değil.
Adam moladan dönüyor üçüncü çeyrekte, pas yapmadan el üstü Eldridge'le üçlük atıyoruz. Girmiyor, hücum ribaundu alıp bu sefer Vasiliauskas'la deniyoruz, yine girmiyor. Bu sefer Harris gönderiyor üçlüğü. O da girmiyor.
Soru şu: O molada ne demiştir üstad? "Evlatlar, üçlük atmazsanız küserim" mi?
Hadi onu geçtim.
Üç gardla topu paylaşamıyorsun sene başından beri. Savunmada Vasiliauskas ve Heslip yanyanayken pamuk helvadan daha yumuşaksın. Adam Harris'i soğuttu. Mac topunda savunma ve ribaund için bile almıyor.
İlk Olaj maçından:
"Galatasaray’dan hatırladığımız pivot Luksa Andric’in nasıl bir pick and roll oyuncusu olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve o oyundayken Olaj sürekli ikili oyunları kullandı. Ne yazık ki Deniz’in ağır ayaklarını iyi değerlendirdiler. Aklımıza gelen soru şu acaba Zubcic biraz daha fazla süre alamaz mıydı?
Bir diğer dikkat çeken nokta, Vasiliauskas – Heslip – Eldridge aynı anda oyundayken top paylaşımı ve savunmada size sorunu yaşadık. Maç sayımız arttıkça oyuncuların birbirine uyumu geliştikçe bu sorunun aşılacağını ümit ediyoruz.
Rakibin hareketli gardı Perry’yi bir türlü yavaşlatamadık. Henüz maçın başında iki faul almasına rağmen hem penetreler üzerinden sayı buldu hem de arkadaşlarını besledi. Acaba en iyi dış savunmacımız Eldridge’in ona baskı yapmasını sağlayamaz mıydık?
Son düdüğe yaklaşık altı dakika varken yapılan Eldridge – Deniz değişikliğine anlam veremedim. Eldridge’i son dakikalar için dinlendirmekse hedef, Green ve Vasiliauskas hiç dinlenmeden oynadılar. Bu anlarda 94-92 öndeydik ve tam bir rüzgar yakalıyorduk. Fakat beş dakika sayı bulamadık. Bence maçın kırılma anı koç Markovski’nin bu hamlesiydi. Tabii buna mola hakkı olmasına rağmen bu hakkı kullanmak için geç kalmasını da eklemeliyim."
İlk maçtaki şikayetlerle son maçtakiler neredeyse aynı. Yanlışta ısrar iyi bir şey değil.
Yorum