Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Ters Açidan Bakilirsa...

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • #16


    Bülent abinin degindigi nokta çok önemli. Benim yazdiklarimda da benzer durumun olustugunu görüyorum. Aslinda bu biraz da zaman darligindan oluyor. Acele cevap verince kafanizdakileri dogru yansitmak bazen mümkün olmuyor. Tipki bende oldugu gibi.


    Barchu'nun yazisindan kesinlikle, "Trabzon'un önündeki engel TS'dur" gibi bir yorumçikarmadim. Bunu öncelikle belirteyim. Yazida TS'un Trabzon için en önemli degerlerdenden biri oldugu hatta en önemlisi oldugu belirtilmis zaten. Trabzon sehrinin durumu ile ilgili tespitlere de katiliyorum. Ama yinede yazida sitemkar ifadeler var. "Trabzon bu haldeyken biz önceligi TS'a veriyoruz" sonucu çikiyor. Buna birsey dedigim yok, hatta katiliyorum. Trabzon sehri gelismedikçe TS'un gelismesi de zor olacaktir elbette. Trabzon ile TS'u ayri düsünmek de mümkün degil.


    Benim, "Baglanti kurmakta zorlandim" dedigim sey, aslinda düstügüm bir ikilemdi. Bana göre TS'un Trabzon'a istenilen ekonomik katkiyi yapabilmesi için (SL'ye girip oradan gelecek parayla sehre yatirim yapmasi gibi) önce TS'un bunlari yapacak hale gelmesi lazim. Peki TS bu hale nasil gelecek? Trabzon sehrinin bu sorunlari varken TS bu isi nasil yapacak?


    Buna söyle bir cevap verilebilir : TS bir marka, bu marka kullanilarak gelir elde edilecek ve bu gelirin bir kismi sehir için kullanilacak. Olabilir, o zaman TS'un bir A.S. gibi davranmasi lazim. Bir sirketle isbirligine giderek limanin isletmesini almasi lazim mesela. Ya da benzer ticari faaliyetler yapmali. GS bunu yapiyor ve Sportif A.S. ile önemli bir gelir elde ediyor. Ama TS'untribün gelirleri (maç hasilati, logolu ürün satisi, vs) de ortada. Yani ben bu ise baktigimda, içindençikamiyorum. TS, transfere para bulamiyor ki, onun bir kismini yatirima ayirsin.


    Sonuç olaraksunu belirtmek istiyorum; her türlü görüse saygiliyim. Buna karsi ben de düsüncemi söylüyorum. Kimseye karsi bir önyargim yok. Yanlis veya eksik de düsünüyor olabilirim.Bunlar hiç önemli degil, önemli olan karsilikli fikirleri belirtmek. Barchu'nun ters açidan bakma girisimini de olumlu buluyorum ama dedigim gibi ikilemi çözmekte zorlaniyorum.


    Saygilarimla.Edited by: metehan
    Bertrand Russell : "İstediğiniz bazı şeylere sahip olamamak, mutluluğun bir parçasıdır."

    Yorum


    • #17


      Sevgili Metehan,
      Bu mesajinla beni çok mutlu ettin. Bu yazindan sonra yazinin neresine katilip neresine katilmadigin çok da fazla önemli degil. Aman yanlis anlama, görüslerin elbette degerli fakat önemli olan bir konuyu bu seviyede, bu sekilde konusabilmek, tartisabilmek. Bu noktaya gelebilmek, hemfikir olmaktan çok daha önemli.


      Konumuza gelirsek, TS'un Trabzona yardiminin fizibilitesini simdilik bir kenara birakalim. Varsayalim ki TS'nin yatirimi ne Trabzon'a ne de kendine yariyacak. Ben takimimin resmi sözcüsünün "Bu sene harcamalarimizi kisip, çam sakizi çoban armagani sehrimize katkida bulunacagiz." dedigi gün, 6 sampiyonluktan daha büyük bir efsanenin dogacagini düsünüyorum.


      Saygilar
      Sinan


      Yorum


      • #18


        Ben bu forumlara girdigimden beri hep ayni seyi savunuyorum. TS için en iyi yönetim, TS'u bir kurum haline getiren ve ekonomik özgürlüge kavusturan yönetimdir. TS'da su an bu konuda bir egilim görüyorum. Ama bunun için henüz çok erken. Daha yolun basindayiz ve bu "ha deyince" olacak bir is de degil. Bir süreç ve devamlilik gerektiriyor. Burada önemli bir konu da yönetimlere bakis açisi. Bunun olabilmesi için yönetimleri sadece "saha sonuçlari" ile degerlendirme huyundan arinmamiz lazim. Elbette TS bir spor klübü ve hepimiz basarisini istiyoruz. Kaybettigi bir maçtan sonra gece gözüme uyku girmiyor. Ama yönetimleri sadece saha sonuçlari yaptiklari/yapmadiklari transferlerle degerlendiremeyiz. Kurumsallasma denen bu olaya da bakmamiz lazim. Kisacasi TS' olan bakis açimizi genisletmemiz lazim.


        Ben asla umutsuz olmayi sevmem. Birgün bunlarin da olabilecegine inaniyorum. Ama bu konuda altyapi hazirlanmali ve insanlar buna alistirilmali. Bu gerçekten uzun ve zor bir süreç. Belki bu forum ve benzeri ortamlar buna yardimci olabilir. Sonuçta düsünmeden ve baslamadan bir sey yapmak mümkün degil.
        Bertrand Russell : "İstediğiniz bazı şeylere sahip olamamak, mutluluğun bir parçasıdır."

        Yorum


        • #19




          Bu konu o kadar ilginç ki; dünyanin her yerinde hali vakti yerinde olan insanlar, fabrikatörler, holding sahipleri yönetime otururlar. Burada savunulan nokta ise; baskan olan kisinin ayni zamanda bir holding veya fabrikaya sahip olabilirligi..


          Ilginçlik buradan kaynaklansa da Sinan abinin belirttigi gibi, Trabzon bir futbol sehri. Siradan bir sehir degil. Belediye baskanligi seçiminde de belki halkin futboladair kararlari da etkili olmustur.


          Peki ne yapmali? Siradan mi olmali, siradisi olarak devam mi etmeli? 2000 yilinda Trabzon'da yasadim, üniversiteden arkadaslarim vardi, beraber bir cafeye, pastaneye gitsek dikkat çekerdik. Bir gün yalniz basima her zaman dondurma yedigimiz pastaneye gittigimde konu açildi "Salpazarliyim" dedim. Karsimdaki soka ugradi "benda seni istanbul usagi sanmistum" dedi. O günden sonra -benim yüzu suyu hürmetime belki de- bize çok iyi davrandi.


          O an Trabzon'da bir Istanbul'lu olmanin "ne kadar antipatik oldugunu kavramami saglayan ilk adimi" gördüm. Istanbul'lu olmak kötüydü. Insanlarin gözünde farkliydin. Bu duygu Haluk Levent'e mükemmel bir eser çikarttirmis. Ancak herkes bu kadar üretken olamiyor demek ki; üniversitemizin puanlari düsüyor, sehrimiz disaridaki nüfusa karsi cazip gelmiyor.


          Pekine yapmali? Acaba futbola endeksli bir yasam mi sürmeli? Yoksa biz de normale mi dönmeliyiz? Hangisi kolay, hangisi zor?


          Kanaatimce futbola endeksli yasamak ve ona göre strateji belirlemek kisa vadede bize çok sey kazandirabilir, ancak insanlar günün birinde "futbolun hiç bir sey olmadigini anlayarak uyanirlarsa.."


          Ozaman ne olacak?

          Yorum


          • #20


            Ooo süper. Konu tam da gelmesini bekledigim noktaya dogru geliyor. Hiçkimse demeden ben diyeyim bari de, birisi de gelip buraya bu "geyigi" baslatmasin. Futbol tartismalarinda, futbol karsiti entellerin standart lafidir, "Ispanya'yi 40 yil yöneten diktatör Franco, bu kadar uzun süre yönetimde kalmasinin sirrini 3F (Futbol, Fiesta, Flamenko) ile açiklar, vs, vs.". Bu geyik dipsiz bir kuyu gibidir girersek çikamayiz. Girmeden durdurayim dedim.


            Ayrica Trabzonspor, Trabzon sehri'nin bir takimi oldugu için dogal olarak burada Trabzon sehrinin sorunlari da tartisiliyor. Aslinda buna bir itirazim yok. Ben yine kimseyi suçlamadan kendi adima konusacagim. Ben Trabzon'lu degilim ve bu foruma taraftari oldugum Trabzonspor ile ilgili yazilar okumaya geldigimde, "Trabzon sehrinin ekonomik durumu Trabzonspor'un sampiyonlugundan daha önemlidir" seklinde bir yazi görmekten hoslanmiyorum. Türkiye'nin ekonomik durumu da Türk milli takiminin basarisindan daha önemlidir. Konuya bu açidan, ters açidan, amuda kalkarak nereden bakarsam bakayim Trabzon sehrinin ekonomik durumu ile Trabzonspor arasinda bir baglanti kuramadim.


            Metehan'in degindigi kurumsallasma konusu uzun zamandir benim de kafami mesgul eden bir konu. Yönetim kurulumuzun bu konuda önemli adimlari var. Kurumsallasma konusunda henüz emekleme asamasindayiz. Kafa karistirmamasi için açiklama yapma ihtiyaci hissediyorum, kurumsallasmak sirketlesmek demek degildir. Avni Aker'in basin tribününde kablosuz internet baglantisi olmasi kurumsallasma adimidir örnegin. Ibrahim Ege konusunda yapilan acemilikler de henüz kurumsallasmis olmaktan kaynaklaniyor. Kurumsallasmasini tamamlamis bir kurumda, herkes hangi durumda ne yapilacagini bilir. I.Ege olayindaki gibi eli ayagi birbirine karismaz kimsenin. Kurumsallasma konusunda daha çok yazilacak seyler var. Rencide etmis olabilecegim arkadaslar için simdiden özür dilerim.

            Yorum


            • #21


              Bu "Rencide etmis olabilecegim arkadaslar için simdiden özür dilerim" lafi pek sik duyulur oldu bu forumda. Iyi niyetle söylenen bir söz bundan eminiz ama ne hikmetse Temel'in oglu Dursun'a yazdigi asker mektubunu hatirlatiyor hepbana. Mektup sonunda bir not: "Usugum, mektupla pirlukte para da könderecektim ama unutmusum"[img]smileys/smiley1.gif[/img].


              Saka bir yana, Analyzer bu forumda yazilarini begenerek okudugum, kim oldugunu bilmememe ragmen sevdigim bir arkadastir. Gel gelelim bu demek degildir ki ayni görüste olacagiz[img]smileys/smiley1.gif[/img].


              Trabzonlu olmayan birinin Trabzon'un ekonomisi hakkinda kaygilanmamasi ilk bakista normal gibi gözükebilir. Ama Trabzonspor bu sehirde yasadigina göreöyle ya da böylebu sehrin ekonomisinden etkilenmemesi mümkün degildir. Bunun en basit örnegi tribün hasilatlarinin gün geçtikçe azalmasidir misal. Ha tribün hasilati da neymis diger gelirlerin yaninda diyorsaniz, o halde isin psikolojik boyutuna gelip bos tribünlerin takim üzerinde yarattigi negatif etkiden bahsetmek gerekir. Trabzonspor'a gelir getirecek herhangi bir faaliyet eger Trabzon'daki taraftarla baglantiliysa (TS Club, üyelik vs..) ekonomik durum yine önem arzedecektir. Hatta geriye dogru kendimizi atip bacaklarimizi kafamizin arasindan sokarak bakabilirsek konuya, Trabzonda yasamak istemedikleri için transfer edilemeyen birçok futbolcunun gelmek istememe nedenlerinin içinde birinci sirada sehrin ekonomisini görebiliriz.


              Uzun lafin kisasi, Trabzon sehrinin ekonomisiyle Trabzonspor arasinda alaka olmamasi mümkün müdür? Bana kentinin insanifukaralik içinde yasayan ama kendisi basarilardan basariya kosan baska bir kulüp örnek verebilir misiniz?


              Burada söz konusu olan Trabzon milliyetçiligi degildir, "Trabzonlu olunmaz, Trabzonlu dogulur" ile alakasi ise hiç mi hiç yoktur. Sehrine yatirim yapan kulüp, topragini eken çiftçi gibidir. Bizse senelerdir nadasa birakmisiz, öyle de gidiyor.


              (not: Ve de sunu anladim ki bir oruçlunun bu kadar agir bir konuda üstelik bu saatte yazi yazmamasi gerekir. 20 defa okumak gerekiyor çünkü[img]smileys/smiley5.gif[/img].)Edited by: kurt61
              Tarih ve tecrübenin bize öğrettiği, ulusların ve hükümetlerin tarihten hiç bir zaman hiç bir şey öğrenmedikleri, ondan hiç bir ders çıkarmadıklarıdır. - Georg Wilhelm Friedrich Hegel

              Yorum


              • #22


                Kurtulus demis ki:


                "Hatta geriye dogru kendimizi atip bacaklarimizi kafamizin arasindan sokarak bakabilirsek konuya,"


                Ula pen peceremedum, sen paktuysan baga da de, ne gördüünü.

                Yorum


                • #23


                  Aslinda konunun gidisati fena degil. Herkes görüsünü söylüyor. Trabzonlu olmayip da TS'u tutan arkadaslarin olaya bakisi da önemli. Onlar için elbette Trabzon sehrinin ekonomisinden ziyade TS'un basarisi önemli. Onlar için öncelik Trabzon sehrinin ekonomisi degil tabi. Ama Kurt61'in dedigi gibi daha güçlü bir Trabzon daha güçlü bir TS demek oldugu için de olayin Trabzon boyutunu tamamen gözardi edemeyiz. Zengin bir sehrin, daha güçlü bir takim demek oldugunu sanirim herkes kabul eder.


                  Ancak Saglam'in son ifadeleri benim kafami karistirdi.Trabzon halki yarin sabah uyandiginda, "Futbolun hiçbir sey oldugunu" anlasa neyin degisecegi kafamda pek canlanmadi. Trabzon'un ekonomik problemleri futbola olan ilginin çok ötesinde gibi geliyor bana. Yani herseyimizi futbola bagladigimiz için buhalde degiliz.
                  Bertrand Russell : "İstediğiniz bazı şeylere sahip olamamak, mutluluğun bir parçasıdır."

                  Yorum


                  • #24


                    "Neden Trabzonspor?" basliginda okuduklarim aslinda Trabzon'lu olmayan Trabzonspor'lularin da saha basarisini ikinci planda tuttugunu gösteriyor. Genelde, diger takimlardan farkli olmasi sebebiyle takimimiz taraftar buluyor. Yani Trabzonspor'un galibiyet sayisindan ziyade karakter yapisi bizi etkiliyor. Ben kendi adima söyleyeyim, takimimdan en çok utandigim an seyrek de olsa aldigimiz farkli maglubiyetler sonrasi degil, MAY'in yamyamli konusmasini duydugum andir.


                    Takimimizin bu farkliliklarini da TheCrow isimli arkadasimiz çok güzel özetlemis. TheCrow'un listesinin altina bence Türkiye'de sehrine yatirim yapan ilk takim olmasi eklenebilse çok güzel durur.


                    Adi geçen baslik ve karganin yazisi asagida...


                    http://www.bordomavi.net/bmn/forum/f....asp?TID=825&a mp;TPN=5

                    Yorum


                    • #25



                      Sevgili Arkadaslar,
                      fficeffice" />
                      Trabzonspor Dergisi?nin Kasim sayisinda, mali islerden sorumlu yönetici Yüksel Simsek ile yapilmis bir söylesi yer aliyor. Söyleside çok önemli konulara deginilmis, önümüzdeki günlerde gerekirse onlara da deginiriz ama özellikle su soru ve cevabi benim dikkatimi çekti? Buyrun beraber okuyalim:

                      "-Yeni yatirimlar olarak yönetimin dosyasinda neler var?

                      -Trabzonspor A..S. adi altinda neden bir istihdam alani yaratmayalim? Hem Trabzonspor?a gelir, hem de sehirde bir istihdam alani? Bireysel yatirimci bunu yapamiyor, gücü yetmiyor; devlet de yapmiyor. Oysa Trabzonspor, Trabzon?un en dinamik isletmesi, lokomotifi? Hem bu parayi kasada saklamanin kulübe bir katkisi olmaz."

                      Evet, demek ki sevgili Sinan?in açtigi bu konu Trabzonspor?un gündemindeymis, hiç degilse düsünsel bazda? Trabzonspor?un, Trabzon sehrinin en büyük müessesesi oldugunu daha önce dile getirdigimizi hatirliyorum. Elbette bu yatirim olgusu, Sinan?in ifade ettigi sembolik anlamdan çok ötelere tasinabilir, sehirde ciddi anlamda bir istihdam alani olusturulabilir. Böylece Metehan dostumun takildigi paradoks da çözülmüs olur.

                      Bir de ?yatirim[/B]? konusunu dogru anlamak gerekiyor diye düsünüyorum. Yine daha önce söyledim ama galiba gürültüye gitti. Yatirim deyince parayi topraga gömmek anlasilmamali? Bir yatirim, karsiligi olsun diye, geriye dönsün diye yapilir. Devletin bazi yatirimlari gibi, henüz insaat tamamlanmadan oradan maas alan bekçiler emekli olsun diye degil?

                      Netice itibariyle, bu konuyu gündeme getiren, baslik açan sevgili Sinan?a bir kez daha tesekkür etmeyi borç biliyor, kendisinden baska orijinal fikirler de bekledigimizi bilmesini istiyorum.

                      Saglicakla kalin?


                      Yorum


                      • #26


                        İlk olarak momentus tarafından gönderildi


                        "-Yeni yatirimlar olarak yönetimin dosyasinda neler var?
                        -Trabzonspor A..S. adi altinda neden bir istihdam alani yaratmayalim? Hem Trabzonspor?a gelir, hem de sehirde bir istihdam alani? Bireysel yatirimci bunu yapamiyor, gücü yetmiyor; devlet de yapmiyor. Oysa Trabzonspor, Trabzon?un en dinamik isletmesi, lokomotifi? Hem bu parayi kasada saklamanin kulübe bir katkisi olmaz."
                        Trabzonsporhem kulüp hem de sehir için ne tür yatirimlar yapmali ?
                        www.twitter.com/SDanismaz
                        Gugudali..
                        Pirana Kovalayan Çılgın Hamsi

                        Yorum


                        • #27


                          Kasim sayisinda ayrica Yüksal Simsek,borsaya açilacagimizi ve oradan da 18 milyon dolar gelir bekledigimizi belirtmis,önceden beri borsaya açilmamizi destekleyenlerdenim.Ama bu sene yapilan halka arzlari inceledigimizde, yaklasik 12 halka arzdan,bildigim kadariyla 3 tanesi basarili olabildi.


                          O yüzden çok dikkatli olunmali,Coca-Cola gibi bir firma bile 260 milyon dolar gibi çok yüksek bir miktari toplamasina ragmen halka arzi iptal etmek durumunda kaldi.Talep fiyati çok iyi belirlenmeli ve reklam çok çok iyi yapilmali,sonuçta sadece Trabzonsporlulara hisse satarak 18 milyon dolari toplamayi kimse beklemesin.Halka arz öncesi,Trabzonsporun tüm Türkiye'yi etkileyecek sekilde pazarlama çalismasi ve etkili reklam kampanyasi yapmasi sart.


                          Bu baglamda da artik bazi takimlarin taraftarlarini düsman gibi görmenin ve bir grup taraftarin sürekli maçlarda belli gruplara küfretmesinin bile,maçi izleyen potansiyel Trabzonspor hissesi almayi düsünen kisileri etkileyebilecegini düsünmek zorundayiz.Belki çok basit gibi görünüyor ama bu gerçekten önemli...


                          Saygilar.

                          Yorum

                          En Aktif Kullanıcılar

                          Daraltma

                          En aktif kullanıcı yok.
                          Yükleniyor...
                          X