burada amacim yeni oynayip kaybettigimiz bir maçin arkasindan ahkam kesmek degil fakat bu konuya deginmedende geçemeyecegim çünkü saha içinde futbol mücadele gücü teknik hiz vs. ne kadar önemliyse ''psikolojik savas'' ta o kadar önemlidir diye düsünüyorum. ve her ne kadar bilbao maçi hakkinda yorum yapmak istemesemde bu konuyu size tam olarak açiklamam için iyi bir örnek teskil ettigini düsündüm ve buradan baslamaya karar verdim.. ve sizlere bazi sorular sorarak düsündügümü anlatmaya çalisacagim..
1. petkovic top ceza sahasi disindayken hatta orta sahaya yakin bir yere kadar açilmisken o topa vurmadan önce topun karsi kale cizgisinden auta çikacagina veya saçma sapan bir yere gidecegine o kadar emin ve heyecan yapmadan seyrediyorumki anlatamam. ben neden bu kadar eminim?bir kere uzun degaj yaparsin iki kere yaparsin üç kere yaparsin onlarca kere yaparsan bir terslik var demektir. sen böyle degajlar yapiyorsan ve hocan seni bir sekilde bundan vazgeçirmemisse buradada bir enteresanlik var. sizce bu normalmi??
2. gelelim benim takim içerisinde fatih gökdeniz ve emrahla birlikte en begendigim oyuncuya. ibrahim yattara. anormal yetenek bir adam fakat dakika 85 2-0 yenik durumdayiz sanki biz 2-0 yeniyormusuz gibi 3 defa kullandigi korner atislari için köse gönderine''uzuuun sürelisahil yürüyüsü''nden sonra gitti. ben hap filan kullanmasindan süphe attim açikçasi çünkü böyle bir acayipligi ilk kez gördüm. sizce bunun oyuncunun psikolojisiyle alakasi yokmu?
3. gökdeniz sadece bu maçta gerideyken degil d.kiev maçindada geride götürdügümüz dakikalarda veya sikistigimiz tur gidiyor dedigimiz anlarda önüne gelene siritti durdu. gökdenizin yüz ifadesi takimi maglupken böyle degildi geçen senelerden biliyorum. neden gökdeniz o gülücükleri atarken seni acilar içinde seyreden taraftarina ayip olmuyormu.. lütfen biraz daha ciddiyet diyorum çünkü milyonlarca trabzonspor taraftari aci çekerken hiçbir trabzonsporlunun siritmaya hakki yok. insallah onunda psikolojisini parabozmamistir.
4. geçmis maçlardan örnek göstermem gerekiyor. atletico bilbaoyu kendi sahamizda 3-0 yeniyoruz hersey güzel ve o malum isaret geldi. takimimiz golden 5 dakika öncesinde filan birden duraganlasti. bu ilk kez oluyor diyen bir kaç maç kaseti seyretsin tekrar baksin. 3-0 yapiyorsan onu korumak için eskisinden bile daha iyi mücadele etmen lazim defansinda daha çabuk ve hirsli olman lazim. ben televizyondan çok çok açik bir sekilde skor üstünlügümüzden sonra hirsimizin birden yokoldugunu ve tehlikenin yaklasmaya basladiginifarkettim. diyeceksinizki takim yorulmustur. bende o zaman sorarim her seferindemi?bunu sizde farkediyormusunuz?? yoksa benmi yanlis tespit etmisim??
bunlarla birlikte psikolojik olarak bence çok fazla eksigimiz var. bazi maçlarda olay güç fizik ve teknikten daha fazla psikolojik savasa dönüyor. iste büyük maç sendromumuzda buradan geliyor bence. takimimiz çok kaliteli oyunculardan kurulu ve teknik direktörümüzde kisilikli iyi bir teknik adam. ama kaybettigiz maçlari iyi analiz ettigimizde hep bazi psikolojik eksikliklerimizin bizi etkiledigini görmemekte büyük yanlisimiz olr kanaatindeyim. ben elimden geldigince bazi takim oyuncularimizin ve genel olarak takim psikolojimizin bazi eksikliklerini dile getirmeye çalistim. ama sadece bunlar degil hem benim hemde sizlerin daha bir çok eksikligi farkettiginizi düsünüyorum onun içinde bu tartisma platformunu açtim..
unutmayalim. eksikleri yanlislari düzeltmek, objektif olup problemleri farkedip masaya yatirmakla olur.. saygilar..
Yorum