Dikkat! Bu Bir Şenol Güneş'i Eleştiri Yazısıdır

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler
  • OnurKul
    • 16.06.2007
    • 3226
    • işsiz
    • Ankara

    #166
    İlk olarak Tunga tarafından gönderildi
    Şahsen ben, Şenol Güneş kafama uymayan bir hamle yaptığında "acaba hoca ne düşündü de ben anlamadım" diyorum. Bazılarımız ise kendi doğrularının mutlak doğru olduğundan hareketle hocanın yanlış yaptığına hükmedebiliyor. Oysa her maç sonrasındaki birbiriyle çatışan onlarca farklı yorum, belirli bir mutlak doğru olmadığını anlamamıza yetmiyor.

    Bu çok güzel bir yorum. Aynı şekilde ben de dikkat ediyorum, inceliyorum oyuna müdahalesini. Şenol Güneş dünya çapında bir teknik direktör ise önce onun ne yaptığını anlamaya çalışacaksın. Sonra eleştiri yapacaksın.
    Tarihe Not: Trabzonspor 2010-2011 sezonunda sadece 2 kez yenildi ve ligin en az gol yiyen takımı oldu.

    Yorum

    • ibilek
      Trabzonspor Kongre Üyesi
      • 24.05.2008
      • 1085
      • Elektronik Mühendisi
      • Ankara

      #167
      İlk olarak Tunga tarafından gönderildi
      Şahsen ben, Şenol Güneş kafama uymayan bir hamle yaptığında "acaba hoca ne düşündü de ben anlamadım" diyorum. Bazılarımız ise kendi doğrularının mutlak doğru olduğundan hareketle hocanın yanlış yaptığına hükmedebiliyor. Oysa her maç sonrasındaki birbiriyle çatışan onlarca farklı yorum, belirli bir mutlak doğru olmadığını anlamamıza yetmiyor.
      Şenol hocanın dünya kupası maçlarındandan sonra şöyle bir yorumu vardı " tüm maçları o kadar sık eledik ki, her takıma yeri geldi her futbolcuya önlem aldık, bunu çoğu zaman kendi oyuncularım bile anlamadı" demişti. hiç aklımdan çıkmaz bu sözü, bazen bizim hiç düşünemediğiz aklımızın ucuna gelmeyen şeyleri düşünüyor fakat son dönemlerde gerçekten çok hatalı kararlar veriyor şenol hoca.bende bunu yalnız kalması ve yorgunluğuna bağlıyorum.şampiyon olduğumuz sene sezona başlarken kimin aklından şampiyon olmak geçiyordu, yoktan bir takımı var etti.aşağı yukarı aynı takım bir önceki sezon yokları oynamıştı.çoğu oyuncuya çok büyük katkı sağlayıp yukarı tırmanmalarını sağladı.sonra o oyuncular bizden gidinde değerli oldu, onlara o değeri veren katkıyı yapan şenol hocaydı.
      selçuğun egemenin ilk yıllarını hatırlayın, selçuk sahada dolanırdı egemende zıp zıp egemendi,

      şenol hoca bizim için tartışmasız değerdir.kim ne derse desin alternatifi yoktur, fakat eleştirilmezde değildir.bizim burdaki arkadaşların hatası eleştiri ile saygısızlığı birbirine karıştırmasıdır.
      Ben sadece Trabzonspor u severim...İsimler gelir gider...

      Yorum

      • zaferyıldız
        • 18.03.2009
        • 2232
        • MİMAR
        • Bursa

        #168
        Tunga, yazin mukemmel.buna ancak tesekkur edilir

        Biz Turk'uz biz de problem yok senol hocayi tartisalim sorun onda !

        Yorum

        • Tunga
          Trabzonspor Kongre Üyesi
          • 29.11.2004
          • 11392
          • Yüksek Mühendis
          • İstanbul

          #169
          İlk olarak ibilek tarafından gönderildi
          ....

          şenol hoca bizim için tartışmasız değerdir.kim ne derse desin alternatifi yoktur, fakat eleştirilmezde değildir.bizim burdaki arkadaşların hatası eleştiri ile saygısızlığı birbirine karıştırmasıdır.
          Yazdıklarımdan "hoca eleştirilmesin" ya da "farklı görüşler dillendirilmesin" anlamı çıkmasın; sadece herkesin kendine olan doğrusu mutlak doğru değildir, bu da bilinsin. Yani bizim hocadan farklı düşüncelerimiz kıymetli olsa da, farklı görüşte olmak hocanın mutlak yanlış içinde olduğu sonucuna çıkartmasın bizi.
          Trabzonsporlu olmak...
          Zor ama güzel be kardeşim!

          Yorum

          • Yaşar
            Forumdan Uzaklaştırılmıştır
            • 17.02.2011
            • 8462
            • öğretmen
            • İstanbul

            #170
            İlk olarak Tunga tarafından gönderildi
            Yazdıklarımdan "hoca eleştirilmesin" ya da "farklı görüşler dillendirilmesin" anlamı çıkmasın; sadece herkesin kendine olan doğrusu mutlak doğru değildir, bu da bilinsin. Yani bizim hocadan farklı düşüncelerimiz kıymetli olsa da, farklı görüşte olmak hocanın mutlak yanlış içinde olduğu sonucuna çıkartmasın bizi.
            Güzel bir şekilde anlatmışsın meramını Tunga Abi.
            Ama ciddi anlamda kafama takılan ve Şenol hocayı eleştirmeme neden olan bir konu var.
            Mevcut kadromuz bu kadar kötü futbol oynayacak kalitesizlikte midir?
            Neden ligin en kolay berabere kalınan takımı haline geldik?
            Bunun çözümü farklı şeyler denemek midir, yoksa kendisine göre doğru fakat tutmayan değişikliklerde ve sistemde ısrar mıdır?
            Med-cezir yaşamak istemeyen,içindeki MUSA'yı büyütmeli ,o vakit firavun zaten ölmüş olur...

            Yorum

            • Erdal DİLEK
              • 14.04.2008
              • 5250
              • memur
              • Sakarya

              #171
              İlk olarak Tunga tarafından gönderildi
              Tatil için kaldığım otelde, Antalya'da genelde ağırlıklı olarak Ruslar vardı. Otel personeli de dahil tüm Türkler sürekli Ruslardan şikayet halindeydi. Onları görgüsüz, cahil, vs buluyor, sürekli şikayet ediyordu. Doğrudur, çoğu duvar yıkıldıktan sonra paraya ve seyehat özgürlüğüne kavuşmuşlardı ve kelimenin tam anlamıyla sonradan görme idiler.

              Bir gün bara geldim ve sağımda 7-8 Rus'un oturduğunu gördüm. Sonra düşünmeye başladım. Kendimizi onlardan kat be kat üstün görüyorduk. PEki neydi üstünlüğümüz?

              Spor? Sporun her dalında sporcuları var. Olimpiyat madalyalarına aboneler.

              Bizde en çok ilgi gören futbol? Tüm takımları bize bulduğu yerde çakıyor.

              Siyaset? Dünyanın en az yarısı adamların ağzının içine bakıyor.

              Edebiyat? Kıyaslamıyorum bile.

              Müzik?

              Felsefe?

              Bilim?

              Sanayi?

              Savunma - ordu?

              Hiç bir branşta adamlardan üstün değiliz ama sürekli olarak adamları aşağılıyoruz. E, neyin şımarıklığı bu?

              Kendimizi ya olduğumuzdan fazla, ya da az görüyoruz.

              Eskiden firmalar tedarikçilerinin başarısı ölçerken siparişleri zamanında veya zamanından önce teslim etmesi ile değerlendirirlerdi. Sonra hızlı yaşanılan çağda bu değişti. Japonlar'ın başlattığı akım ile mesela siparişi zamanından önce teslim etmek bile size eksi puan getirir oldu. "Just in time" (tam zamanında) modeli böyle doğdu. Sıfır stok, düşük stok maliyeti ve aksamayan üretim.

              Bunu şunun için örnekledim. Kendini olduğundan daha az görmeyi sanki iyi bir şey gibi (tevazu) algılamamalı. Olduğundan iyi görmeyi de sanki iyi bir şey gibi (özgüven) algılamamalı. Tam doğrusunu tespit edebilmeli.

              Trabzonspor'un neler başardığını görmek için tüm taraftarlarımızın önce fenerbahçe stadı'nı, ardından fenerbahçe sosyal tesislerini ve o tesislere giren çıkanları görmelerini isterdim. Sonra Galatasaray Adasına bir girmelerini, kulübe giren çıkanları görmelerini. Hep söylerim; Trabzonspor lig sonu sıralamasında, 3 İstanbul Takımı'ndan birisini arkasına aldı mı başarılıdır. Eğer bunu göremezsek kendimizi doğru tariflemiş, doğru tespit etmiş olmayız. Bu durumu değiştirmek sadece Trabzonspor'un yapacağı iş değildir. Tüm Anadolu uyandırılmalıdır, tüm Anadolu ayaklanmalıdır.

              Forma siparişlerimizden, kombine satışlarına, taraftar örgütlemekten, transfer yapımıza, kamp yeri seçimimizden, kongre ayak oyunlarına kadar yapılabilecek en yanlış şeyler ne ise onu yapıyoruz. Sonra kaynak eksikliğinden dem vuruyoruz. Ya da saha içinde tamamen insani verime bağlı işler ile kulübün durumunu değerlendiriyoruz. Ama saha içindeki yanlışlara fatura keserken, saha dışındaki yüzlerce yanlışımızı en ufak değiştirme gayretine girmiyoruz. Sonuçta kendimizi tekrarlayıp duruyoruz.

              Oyuna Barış'ın girmesi, ya da Sapara'nın çıkması kadar kolay çözülecek yanlışlarımız olsaydı keşke. Oysa, maç sonu yazılarına bakacak olursanız insanların bu konuda birbiriyle oldukça çatışan görüşleri var. Durum böyleyken işi hocaya bırakmayı, ya da onun kararlarına saygı duymayı gerekli görüyorum ben.

              Bugün şike davasında ya da tarihimizde sahip çıktığımız ve savunduğumuz her değerde katkısı olan birinden bahsettiğimizi de hatırlatmaya gerek yok herhalde.

              Şahsen ben, Şenol Güneş kafama uymayan bir hamle yaptığında "acaba hoca ne düşündü de ben anlamadım" diyorum. Bazılarımız ise kendi doğrularının mutlak doğru olduğundan hareketle hocanın yanlış yaptığına hükmedebiliyor. Oysa her maç sonrasındaki birbiriyle çatışan onlarca farklı yorum, belirli bir mutlak doğru olmadığını anlamamıza yetmiyor.
              bence son söz söylenmiş konu kapanmıştır, zaten yeterince eleştri başlığı var oraya arada uğrayıp yazmak istediklerinizi yazın. . futbolu herkes bilir kimse bilmez.
              BİZE HERYER TRABZON!!!
              Bordo Mavİ

              Türk futbolunda en az yuvarlak olan toptur. . .

              Yorum

              • Gonsenum
                • 24.10.2012
                • 5
                • Serbest meslek
                • Samsun

                #172
                Uzun zaman oldu buralara yazmayali!
                Iyi de olmus sanirim!
                Bizde seviye yükselecegine daha da bir gerileme var sanki insanlarin durus ve düsüncelerinde dolayisiyla da eylemlerinde!

                Senol Günesi elestiren Insanlari assagilamadan onlarin durdugu yerden düsündpgp sekilde olaylari degerlendirmek uzun sürer düsüncesiyle olaya sadece futboldan dogru bakmak istiyorum.
                Belki kimilerince coktan dillendirilmis olan bir noktaya isaret etmek gerek!

                Hocayi elestirenlerin dillerinden düsymeyen arguman hocanin hep hazir takimlarla basarili oldugu ve ayni kisiler hocanin yeni bir takim yaratmakta oldugu gercegini kendi gercekleriyle örtmeye cabaliyorlar.
                Sanki bugünden yarina takim kurulacakmis ya da kurulmaliymis gibi!
                Takimin kurulmasi ve sampiyonlugu kaybettigimiz yyila gelenedegin gecen süre üc yil! Sayet Fenerbahce sike yapmayip sampiyon olsaydik o takimin temelerinin de ersun yanalla 2008 de atildigini kendimiz bir cok kez ifade etmedik mi? Hatta ersun yanal ligin ilk galibiyetin den sonra verdigi bir demecte aynen sunu demisti: "Trabzonsporun sampiyonluk süreci baslamistir"
                Bence yasadigimiz sürec tam da bu aciklamanin 2012 yili versiyonudur ve trabzonspor da bu anlamiyla küllerinden dogan Phönixdir benim icin. Ancak bunun agirligini kaldiramayan o kadar cok arkadasimiz var ki ayni takimi tuttugumuz.

                Sanki bir tek kendileri pazar aksami midespazmlari gecirdi ya da üzüldü de!

                Futbolu fubolun bizleri üzüyor olmasina ragmen bu denli tabulastiran bir guruhuz iste ve o guruh Günesin yakasini birakmak istemiyor. Cünkü su anda guruhun saldiracagi baska bir hedef yok önünde.

                Yorum

                • ÇAĞDAŞ AYDIN
                  • 05.03.2007
                  • 506
                  • Mühendis
                  • İstanbul

                  #173

                  Her kelimesine katılıyorumve imzamı atıyorum.
                  Lütfen bu yazıyı hepiniz okuyun.

                  İlk olarak Tunga tarafından gönderildi
                  Tatil için kaldığım otelde, Antalya'da genelde ağırlıklı olarak Ruslar vardı. Otel personeli de dahil tüm Türkler sürekli Ruslardan şikayet halindeydi. Onları görgüsüz, cahil, vs buluyor, sürekli şikayet ediyordu. Doğrudur, çoğu duvar yıkıldıktan sonra paraya ve seyehat özgürlüğüne kavuşmuşlardı ve kelimenin tam anlamıyla sonradan görme idiler.

                  Bir gün bara geldim ve sağımda 7-8 Rus'un oturduğunu gördüm. Sonra düşünmeye başladım. Kendimizi onlardan kat be kat üstün görüyorduk. PEki neydi üstünlüğümüz?

                  Spor? Sporun her dalında sporcuları var. Olimpiyat madalyalarına aboneler.

                  Bizde en çok ilgi gören futbol? Tüm takımları bize bulduğu yerde çakıyor.

                  Siyaset? Dünyanın en az yarısı adamların ağzının içine bakıyor.

                  Edebiyat? Kıyaslamıyorum bile.

                  Müzik?

                  Felsefe?

                  Bilim?

                  Sanayi?

                  Savunma - ordu?

                  Hiç bir branşta adamlardan üstün değiliz ama sürekli olarak adamları aşağılıyoruz. E, neyin şımarıklığı bu?

                  Kendimizi ya olduğumuzdan fazla, ya da az görüyoruz.

                  Eskiden firmalar tedarikçilerinin başarısı ölçerken siparişleri zamanında veya zamanından önce teslim etmesi ile değerlendirirlerdi. Sonra hızlı yaşanılan çağda bu değişti. Japonlar'ın başlattığı akım ile mesela siparişi zamanından önce teslim etmek bile size eksi puan getirir oldu. "Just in time" (tam zamanında) modeli böyle doğdu. Sıfır stok, düşük stok maliyeti ve aksamayan üretim.

                  Bunu şunun için örnekledim. Kendini olduğundan daha az görmeyi sanki iyi bir şey gibi (tevazu) algılamamalı. Olduğundan iyi görmeyi de sanki iyi bir şey gibi (özgüven) algılamamalı. Tam doğrusunu tespit edebilmeli.

                  Trabzonspor'un neler başardığını görmek için tüm taraftarlarımızın önce fenerbahçe stadı'nı, ardından fenerbahçe sosyal tesislerini ve o tesislere giren çıkanları görmelerini isterdim. Sonra Galatasaray Adasına bir girmelerini, kulübe giren çıkanları görmelerini. Hep söylerim; Trabzonspor lig sonu sıralamasında, 3 İstanbul Takımı'ndan birisini arkasına aldı mı başarılıdır. Eğer bunu göremezsek kendimizi doğru tariflemiş, doğru tespit etmiş olmayız. Bu durumu değiştirmek sadece Trabzonspor'un yapacağı iş değildir. Tüm Anadolu uyandırılmalıdır, tüm Anadolu ayaklanmalıdır.

                  Forma siparişlerimizden, kombine satışlarına, taraftar örgütlemekten, transfer yapımıza, kamp yeri seçimimizden, kongre ayak oyunlarına kadar yapılabilecek en yanlış şeyler ne ise onu yapıyoruz. Sonra kaynak eksikliğinden dem vuruyoruz. Ya da saha içinde tamamen insani verime bağlı işler ile kulübün durumunu değerlendiriyoruz. Ama saha içindeki yanlışlara fatura keserken, saha dışındaki yüzlerce yanlışımızı en ufak değiştirme gayretine girmiyoruz. Sonuçta kendimizi tekrarlayıp duruyoruz.

                  Oyuna Barış'ın girmesi, ya da Sapara'nın çıkması kadar kolay çözülecek yanlışlarımız olsaydı keşke. Oysa, maç sonu yazılarına bakacak olursanız insanların bu konuda birbiriyle oldukça çatışan görüşleri var. Durum böyleyken işi hocaya bırakmayı, ya da onun kararlarına saygı duymayı gerekli görüyorum ben.

                  Bugün şike davasında ya da tarihimizde sahip çıktığımız ve savunduğumuz her değerde katkısı olan birinden bahsettiğimizi de hatırlatmaya gerek yok herhalde.

                  Şahsen ben, Şenol Güneş kafama uymayan bir hamle yaptığında "acaba hoca ne düşündü de ben anlamadım" diyorum. Bazılarımız ise kendi doğrularının mutlak doğru olduğundan hareketle hocanın yanlış yaptığına hükmedebiliyor. Oysa her maç sonrasındaki birbiriyle çatışan onlarca farklı yorum, belirli bir mutlak doğru olmadığını anlamamıza yetmiyor.
                  Şenol Güneş , iyi ki varsın hocam.
                  Alex Ferguson Manu ya ilk geldiğinde takımı 11.
                  2. senede 2. yapmış. 3. sene de yine 11. yapmış.
                  Bize gelseydi Allah muhafaza futboldan anlamıyo diye teneke takarak kovardık.

                  Yorum

                  • zarge
                    • 10.05.2008
                    • 3024
                    • İstanbul

                    #174
                    dünkü ğs maçını izleyince acaba hoca'ya çok haksızcamı eleştirede bulunuyorum diye kendimi sorguladım...

                    geçen seneki kadroya rağmen hemde tarihimizdeki ilk şamp.ligi maçımızda Giuseppe Meazza'da tarih yazdık.
                    gruptan son dakikalarda gelen cska'nın golüyle çıkamadık.

                    hemde o kadroyla....
                    şimdi birde rüya takım denilen bir sürü transfer yapılmış ğs'nin şamp.ligi performansı gerçeği var önümüzde...
                    Arkadaşlar, alnımızın akıyla hep birlikte bugünlere geldik. Tarih bunu yazar, hiç kimseye borcumuz yok. Biz ilkeli ve dürüstlükle, emek verdik, parayla yapılmayan işleri, biz, emekle yaptık. Destek verdiniz, sağolun. Adalet yerini bulmazsa, ilahi adalet elbette yerini bulur. Hakkınızı Helal Edin...Şenol GÜNEŞ

                    Yorum

                    • Hasan Cubukcu
                      • 24.03.2005
                      • 1890
                      • Motorcu
                      • Almanya

                      #175
                      Tüm senol günese destek cikan ve elestirirkenede dozunu asmadan elestiren tarfatarlardan allah razi olsun !


                      Iyiykene iyi, kötü oldumu hemen asmaya ugrasuyoruz herkes kendi kapisini önünü süpürmesi gerekiyor , burda hic kimse demesinki benim hatam yok diye herkes hatali !

                      Yorum

                      • hodlu
                        Trabzonspor Kongre Üyesi
                        • 06.02.2005
                        • 9605
                        • öğretmen
                        • Kocaeli

                        #176
                        Şenol Güneş'i eleştirmek benim haddime değildir.Ancak Bjk maçı sonrası kendimi kaybettim zira o maçı çok rahat kazanmalıydık diye düşünürken ikinci devre resmen sahadan silindik.Bunu kaldıramadım.Fakat hoca yanına artık sağlam bir yardımcı antrenör oturtmalı, ben bu sezon en büyük eksiklik olarak bunu görüyorum.Tunga'nın yazdığı gibi hoca acaba ne düşündü diye kendimize soramıyoruz çünkü bu taraftarın sabrı tükendi.Bunu beklemesin kimse bizden.Şenol hoca bıraktığı gün takımın başına geçecek hoca çok ama 2-3 ay sonra hocayı koruyacak bir güç yok...
                        2011 yılında şike yoktur diyen namussuzdur...

                        Yorum

                        • Mollasalihoğlu
                          Yönetim Kurulu
                          • 03.07.2004
                          • 18733
                          • Avukat
                          • İstanbul

                          #177
                          İlk olarak Tunga tarafından gönderildi

                          Şahsen ben, Şenol Güneş kafama uymayan bir hamle yaptığında "acaba hoca ne düşündü de ben anlamadım" diyorum. Bazılarımız ise kendi doğrularının mutlak doğru olduğundan hareketle hocanın yanlış yaptığına hükmedebiliyor. Oysa her maç sonrasındaki birbiriyle çatışan onlarca farklı yorum, belirli bir mutlak doğru olmadığını anlamamıza yetmiyor.
                          Kelimeler bu kadar güzel kullanılırdı ancak..
                          BordoMavi.Net Forum Kurallarına aykırı bir mesaj veya kullanıcı gördüğünüzde, Kullanıcı Panelinde bulunan sekmesine tıklayarak ilgili mesajı raporlamanızı sizlerden rica ederiz.

                          Yorum

                          • ilhan
                            • 21.01.2007
                            • 36196
                            • İzmir

                            #178
                            İstifa da yeri geldiğinde hizmettir.
                            Türkçe, Turkche olmasın! Dilimizi koruyalım! Türkçeye 29 harf yeter!

                            “Ben basit bir '
                            iyi futbol dilencisiyim'. Elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda yalvarıyorum:
                            “Tanrı rızası için, güzel bir maç lütfen!”
                            Eduardo Galeano


                            "İhaneti severim, ama hainlerden nefret ederim." Cesar

                            Yorum

                            • seyduna_efil
                              • 08.05.2008
                              • 3164
                              • Gümüşhane

                              #179
                              Kovulmadıkça istifa edeceğini düşünmüyorum.
                              Kovulacağınıda düşünmüyorum.
                              Rezil olmaya devam yani..

                              Yorum

                              • Harun
                                • 31.05.2004
                                • 7993
                                • Tekniker
                                • Sakarya

                                #180
                                Eleştirenlerde aynı savunanlarda.Demekki saha sonuçları bir şey ifade etmiyor.Kalıplaşmışlığın dışına kimse çıkamıyor.
                                Zaman çabuk geçse de bugünleri özlesek.

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...