Maçı kazanmışız kaybetmişiz çok bir önemi yok bu saatten sonra, Yönetim, asla hedefe oynayan bir takım olmadıklarını bu devre arası transfer politikası ile açıkça ilan etmiştir. GS ve FB nin astronomik rakamlar harcayarak kadrolara karşı savunduğumuz değer '' paraya karşı emeğin savaşı '' idi ama maalesef eksik mevkiler ve yedek oyuncusu bile olmayan bir kadro ile bu rekabette biz yokuz, aranızda kim şampiyon olacaksa olsun mesajını vermiştir.
Bunun böyle olduğunu biliyorduk ama biz en azından taraftarına güven veren bir oyun oynayan bir takım olsaydık en azından gelecek seneler için umudumuz belki !1 olabilirdi. Bizim kızgınlığımız ve öfkemiz, taraftarımızı ve camiamızı, rakip camialar karşısında küçük düşürücü politikaları oldu.
* Transfer yapmayacağız deselerdi, Bu kadro bu seneki hedeflerimiz için son derece yeterli ve biz bu kadrodan iyi bir iskelet kurup seneye tüm kulvarlarda yarışan bir takım olacağız , deselerdi, biz de amenna der ve her kazandığımız puan ve her güzel oyunu, gelecek seneler adına umut vaaderdik
Ama öyle olmadı, Beşiktaş maçı ile başlayan anlamsız düşüş ve peşpeşe gelen puan kayıpları ve yenilen absürt gollerin sebebini anlatırken hocamız '' Kadro bu, devre arasında, eksik noktalara gerekli takviyeleri yapacağız '' diyerek bizlere umut verdiler ama olan rotasyon oyuncularımızı bile elden çıkarttılar
Düşünün, Kadro zaten yabancı oyuncu kontenjanı açamamaktan bir hal olmuşken, Mevcut 4 tane yerli oyuncuyu da sattılar
( Serdar, Baniya, Arif, Cihan )
Kızgınlığımız ve öfkemiz ve umutsuzluğumuzun nedeni de tam da bunlardır. Tutarsız, amaçsız ve popilist söylemler ile çıkılan yolda, mevcut gücümüzü de azaltarak kalmak
Gönderilen oyuncuların yeterliliğini tartışmıyorum. Hiç birisi Trabzonspor takımın oyuncusu olamayacak kadar yeteneksiz oyunculardı ama gönderiyorsan, yerlerini en azından daha iyisi ile doldurmak gerekiyordu.
***
Ben zaten asla şampiyonluk konuşmuyordum, Bu kadro üstüne 3 tane 20 milyonluk oyuncu da alsan, Bu oyun anlayışı ile asla tepede kalacak kapasitede değil, Çünkü, Hocamızın böyle bir düşüncesi yok. Onun öncelikli hedefi SULTAN olmanın verdiği özgüvenle, Bu ekonomik geçiş esnasında, taraftara umut verebilmek ve yerini sağlamlaştırmaktı. Bunu yaparken de yönetimin mutlak savunuculuğunu yaparak da Teknik Direktörlük makamının yöneticilerin limanı olmadığını ve en kötü zamanda ilk gidecek olanın kendisi olacağı gerçeğini unutmuş olmasaydı. Yedek kulubesinde verdiği görüntüler, basın açıklamalarında oyuncularının her birini hedefe koyması, Ertuğrul Doğan'ı mutlak kayırması ise bu süreçte , onun taraftar ile bağını zayıflattı
Ne olacak?
Önümüzdeki 3 maçta alınacak skorlara göre belki gider belki de Sultanlıktan Kral'lığa terfi edebilir. Herşey şu satten sonra onun kapasitesine bağlı.
Hocamıdır, Maşamıdır bu 3 maçta göreceğiz. Artık bahanesi de kalmamıştır. Oyuncu yetersizliğini dile getirirse ağzına kürekle vurulacağını da gayet iyi biliyordur..
Peki istifa çözüm müdür??
İşte burda benim yorumum da belki tuhaf gelecek size ama Ben hem yönetimin hem de Hocanın her şartta ve koşulda görevlerine devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Hoca istifa ederse, gelecek olan kişi ki bu muhtemelen Orhan Ak benzeri tipler olur, bu kişilerin de kendi kurmadıkları bir kadroyla hedef ve proje sunması mümkün olmayacağından bundan sonraki en az 2 sezonu da kaybetmiş olacağız.
Avcı'nın gönderilmesine bugunleri gördüğüm için karşı çıkmıştım. Şimdi de aynı noktadayım. Hoca değişiklikleri maalesef bizim gibi camialarda geçici çözümden öte bir şey getirmiyor. Bilsem ki Tekke sonrası Bir Alman Hoca gelecek buyrun gelsin derim ama mümkün değil
Yönetimin istifa etmesi mi? Bu ise mümkün değil. Şu şartlarda ve koşullarda Trabzonspor'a başkanlık yapmaya aday kimse çıkmaz. Boşuna hayal kurmayın, Siyaseten de buna izin verecek bir yapı yoktur. Çünkü senelerdir, Trabzonspor, Kongre üyelerinin tercihleri ile değil bir dayatma ile yönetilmektedir.
Velhasılı renktaşlar, Yukarı tükürsen de aşağı tükürsen de değişen bir şey yok
Biraz negatiflikten uzaklaşarak, Madem ki ŞARTLARIMIZ BUNU GEREKTİRİYOR. Bu durumu kabullenerek kendimize bir çare bulmalıyız. Dileyelim ve isteyelim ki, Mevcut oyuncularımız bizi şaşırtsınlar ve en azından bu seneki hedeflediğimiz konuma gelelim. Bence en önemlisi de Avrupa'da artık maç oynayacak bir sıralamada olalım
Ben aynı duygularla maçlarımızı takip etmeye devam edeceğim. Umarım başarırız. kalın sağlıcakla
Bunun böyle olduğunu biliyorduk ama biz en azından taraftarına güven veren bir oyun oynayan bir takım olsaydık en azından gelecek seneler için umudumuz belki !1 olabilirdi. Bizim kızgınlığımız ve öfkemiz, taraftarımızı ve camiamızı, rakip camialar karşısında küçük düşürücü politikaları oldu.
* Transfer yapmayacağız deselerdi, Bu kadro bu seneki hedeflerimiz için son derece yeterli ve biz bu kadrodan iyi bir iskelet kurup seneye tüm kulvarlarda yarışan bir takım olacağız , deselerdi, biz de amenna der ve her kazandığımız puan ve her güzel oyunu, gelecek seneler adına umut vaaderdik
Ama öyle olmadı, Beşiktaş maçı ile başlayan anlamsız düşüş ve peşpeşe gelen puan kayıpları ve yenilen absürt gollerin sebebini anlatırken hocamız '' Kadro bu, devre arasında, eksik noktalara gerekli takviyeleri yapacağız '' diyerek bizlere umut verdiler ama olan rotasyon oyuncularımızı bile elden çıkarttılar
Düşünün, Kadro zaten yabancı oyuncu kontenjanı açamamaktan bir hal olmuşken, Mevcut 4 tane yerli oyuncuyu da sattılar
( Serdar, Baniya, Arif, Cihan )
Kızgınlığımız ve öfkemiz ve umutsuzluğumuzun nedeni de tam da bunlardır. Tutarsız, amaçsız ve popilist söylemler ile çıkılan yolda, mevcut gücümüzü de azaltarak kalmak
Gönderilen oyuncuların yeterliliğini tartışmıyorum. Hiç birisi Trabzonspor takımın oyuncusu olamayacak kadar yeteneksiz oyunculardı ama gönderiyorsan, yerlerini en azından daha iyisi ile doldurmak gerekiyordu.
***
Ben zaten asla şampiyonluk konuşmuyordum, Bu kadro üstüne 3 tane 20 milyonluk oyuncu da alsan, Bu oyun anlayışı ile asla tepede kalacak kapasitede değil, Çünkü, Hocamızın böyle bir düşüncesi yok. Onun öncelikli hedefi SULTAN olmanın verdiği özgüvenle, Bu ekonomik geçiş esnasında, taraftara umut verebilmek ve yerini sağlamlaştırmaktı. Bunu yaparken de yönetimin mutlak savunuculuğunu yaparak da Teknik Direktörlük makamının yöneticilerin limanı olmadığını ve en kötü zamanda ilk gidecek olanın kendisi olacağı gerçeğini unutmuş olmasaydı. Yedek kulubesinde verdiği görüntüler, basın açıklamalarında oyuncularının her birini hedefe koyması, Ertuğrul Doğan'ı mutlak kayırması ise bu süreçte , onun taraftar ile bağını zayıflattı
Ne olacak?
Önümüzdeki 3 maçta alınacak skorlara göre belki gider belki de Sultanlıktan Kral'lığa terfi edebilir. Herşey şu satten sonra onun kapasitesine bağlı.
Hocamıdır, Maşamıdır bu 3 maçta göreceğiz. Artık bahanesi de kalmamıştır. Oyuncu yetersizliğini dile getirirse ağzına kürekle vurulacağını da gayet iyi biliyordur..
Peki istifa çözüm müdür??
İşte burda benim yorumum da belki tuhaf gelecek size ama Ben hem yönetimin hem de Hocanın her şartta ve koşulda görevlerine devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Hoca istifa ederse, gelecek olan kişi ki bu muhtemelen Orhan Ak benzeri tipler olur, bu kişilerin de kendi kurmadıkları bir kadroyla hedef ve proje sunması mümkün olmayacağından bundan sonraki en az 2 sezonu da kaybetmiş olacağız.
Avcı'nın gönderilmesine bugunleri gördüğüm için karşı çıkmıştım. Şimdi de aynı noktadayım. Hoca değişiklikleri maalesef bizim gibi camialarda geçici çözümden öte bir şey getirmiyor. Bilsem ki Tekke sonrası Bir Alman Hoca gelecek buyrun gelsin derim ama mümkün değil
Yönetimin istifa etmesi mi? Bu ise mümkün değil. Şu şartlarda ve koşullarda Trabzonspor'a başkanlık yapmaya aday kimse çıkmaz. Boşuna hayal kurmayın, Siyaseten de buna izin verecek bir yapı yoktur. Çünkü senelerdir, Trabzonspor, Kongre üyelerinin tercihleri ile değil bir dayatma ile yönetilmektedir.
Velhasılı renktaşlar, Yukarı tükürsen de aşağı tükürsen de değişen bir şey yok
Biraz negatiflikten uzaklaşarak, Madem ki ŞARTLARIMIZ BUNU GEREKTİRİYOR. Bu durumu kabullenerek kendimize bir çare bulmalıyız. Dileyelim ve isteyelim ki, Mevcut oyuncularımız bizi şaşırtsınlar ve en azından bu seneki hedeflediğimiz konuma gelelim. Bence en önemlisi de Avrupa'da artık maç oynayacak bir sıralamada olalım
Ben aynı duygularla maçlarımızı takip etmeye devam edeceğim. Umarım başarırız. kalın sağlıcakla
Yorum