Bizler, Türkiye’nin en büyük Trabzonspor taraftar oluşumlarından biri olan http://bordomavi.net camiası olarak; kulübümüzün geleceğini, sportif hedeflerini ve kurumsal ilkelerini yakından takip etmeyi bir sorumluluk kabul ediyoruz. Son günlerde kamuoyuna yansıyan, henüz 19 yaşında, Afrika Kupası’nda sergilediği performansla uluslararası vitrine çıkan ve yaz aylarında oynanacak Dünya Kupası’nda değerini daha da artırması kuvvetle muhtemel Oulai’nin, ligde yalnızca 5 puan önümüzde bulunan Galatasaray’a satılacağı yönündeki iddiaları kaygı ve tepkiyle izliyoruz.
Bu iddiaların, Trabzon yerel basınında eş zamanlı olarak “Şubat ayında 30 milyon Euro ödeme zorunluluğu” söylemiyle desteklenmesi, söz konusu satışın adeta kaçınılmazmış gibi sunulması, kamuoyunu ikna etmeye yönelik bir algı çalışması izlenimi vermektedir. Şu sorunun cevabını açık ve net şekilde talep ediyoruz: Eğer kulübün böylesine acil ve ağır bir ödeme yükümlülüğü bulunuyorduysa, neden Ocak transfer döneminde sol bek ve stoper mevkilerine toplamda 10 milyon Euro’yu aşan bonservis bedelleriyle transferler yapılmıştır? Finansal zorunluluk iddiası ile sportif tercihler arasındaki bu açık çelişki, taraftar nezdinde ciddi bir güven sorunu yaratmaktadır. Unutulmamalıdır ki burası @Trabzonspor'dur.
Bu kulüp; günü kurtaran değil, ilke koyan, ezeli rakipleriyle ilişkisini ekonomik zorunluluk bahanesine sığınarak değil, sportif rekabet ve camia bilinciyle tanımlayan bir kulüptür. Henüz geçtiğimiz yaz, kulübün en önemli değerlerinden biri olan ve kaptanlık pazubandını taşıyan Uğurcan Çakır’ın Galatasaray’a satışı tartışmaları hafızalardayken, benzer bir sürecin bu denli kısa sürede yeniden gündeme gelmesi kabul edilemezdir. Sermaye artırımıyla elde edilen kaynaklar, KAP üzerinden açıklanan yan hak ve satış gelirleriyle oluşan astronomik rakamlara rağmen, hâlâ ezeli rakiplere oyuncu satmak “zorundaymış” görüntüsü veriliyorsa; sorun ekonomik değil, yönetimsel ve vizyoneldir.
Bu durumda da şu soru kaçınılmazdır: Acaba o makamları dolduranlar, Trabzonspor’u yönetmek için doğru kişiler midir?
Trabzonspor yönetimini; geçici çözümler, algı operasyonları ve günü kurtarma refleksleri yerine, bu camianın tarihini, hassasiyetlerini ve rekabet kültürünü gözeten bir anlayışla hareket etmeye; aldıkları kararların yalnız bugünü değil, kulübün yarınını ve onurunu da bağladığını hatırlamaya davet ediyoruz.
Trabzonspor’un sahibi ne banka, ne sponsor, ne de piyasa koşullarıdır. Trabzonspor’un sahibi Trabzonspor taraftarıdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. İki renk ve asalet; BordoMaviNet
Yönetim Kurulu
Bu iddiaların, Trabzon yerel basınında eş zamanlı olarak “Şubat ayında 30 milyon Euro ödeme zorunluluğu” söylemiyle desteklenmesi, söz konusu satışın adeta kaçınılmazmış gibi sunulması, kamuoyunu ikna etmeye yönelik bir algı çalışması izlenimi vermektedir. Şu sorunun cevabını açık ve net şekilde talep ediyoruz: Eğer kulübün böylesine acil ve ağır bir ödeme yükümlülüğü bulunuyorduysa, neden Ocak transfer döneminde sol bek ve stoper mevkilerine toplamda 10 milyon Euro’yu aşan bonservis bedelleriyle transferler yapılmıştır? Finansal zorunluluk iddiası ile sportif tercihler arasındaki bu açık çelişki, taraftar nezdinde ciddi bir güven sorunu yaratmaktadır. Unutulmamalıdır ki burası @Trabzonspor'dur.
Bu kulüp; günü kurtaran değil, ilke koyan, ezeli rakipleriyle ilişkisini ekonomik zorunluluk bahanesine sığınarak değil, sportif rekabet ve camia bilinciyle tanımlayan bir kulüptür. Henüz geçtiğimiz yaz, kulübün en önemli değerlerinden biri olan ve kaptanlık pazubandını taşıyan Uğurcan Çakır’ın Galatasaray’a satışı tartışmaları hafızalardayken, benzer bir sürecin bu denli kısa sürede yeniden gündeme gelmesi kabul edilemezdir. Sermaye artırımıyla elde edilen kaynaklar, KAP üzerinden açıklanan yan hak ve satış gelirleriyle oluşan astronomik rakamlara rağmen, hâlâ ezeli rakiplere oyuncu satmak “zorundaymış” görüntüsü veriliyorsa; sorun ekonomik değil, yönetimsel ve vizyoneldir.
Bu durumda da şu soru kaçınılmazdır: Acaba o makamları dolduranlar, Trabzonspor’u yönetmek için doğru kişiler midir?
Trabzonspor yönetimini; geçici çözümler, algı operasyonları ve günü kurtarma refleksleri yerine, bu camianın tarihini, hassasiyetlerini ve rekabet kültürünü gözeten bir anlayışla hareket etmeye; aldıkları kararların yalnız bugünü değil, kulübün yarınını ve onurunu da bağladığını hatırlamaya davet ediyoruz.
Trabzonspor’un sahibi ne banka, ne sponsor, ne de piyasa koşullarıdır. Trabzonspor’un sahibi Trabzonspor taraftarıdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. İki renk ve asalet; BordoMaviNet
Yönetim Kurulu

Yorum