Bu akşam Efes, Milano deplasmanında olacak. İki takımın kadrosuna bakarsak kısalarda net Efes,uzunlarda ise açık ara Milano önde görünüyor. Hangi koç oyununu diğer tarafa kabul ettirirse,avantajlı olduğu pozisyonları iyi kullanırsa maçı alacak gibi görünüyor.Umarım çift maç haftasını 2. deplasman galibiyetiyle kapatırız.
Monaco maçında eski Efes'ten işaretler gördük.Erdem Can,sanılmak istemediği koçun tarzı ile bu sefer takımı oynattı. Muhtemelen mantığını ve ona verilen tavsiyeleri dinledi,inadından vazgeçti. Thompson ana oyun kurucu,Larkin atıcı.Yine Babuş daha özgür.Roller belli.Ve her şeyden önemlisi hem oynanacak setler hem de rotasyon anlamında kenardan fazla müdahale gelmedi.Rotasyon daraldı,sürekli bir gir-çık olmadı. Takımın alışık olduğu bu düzen hem bireysel olarak oyuncuları hem de takımın ritmini olumlu yönde etkiledi.Takım özellikle ilk yarıda hücumda aktı,durağan bir hücum yerine çok fazla motion offense izledik.Takım zaten bu oyuna uygun ve alışık.Elijah dönüp,Clyburn form yakalarsa(umarım)Efes hücum'da daha etkili olacak. Efes kadrosu çok fazla kitaba bağlı kalınarak idare edilebilecek,koşulsuz ve kesin çizgilerle belirlenmiş setler dayatılabilecek bir kadro değil.Sezon başından bu yana bunun sıkıntıları yaşandı,ilk vazgeçişte iyi basketbolla deplasman galibiyeti geldi. Umarım koçun tutumu bir maçlık değildir.Egolarını biraz kenara bırakması gerektiğini anlamıştır.Ergin Ataman Pire'de kazandıkları Oly maçından sonra "ben genelde maç sırasında oyuna fazla müdahele eden bir koç değilim ama bu maçta yaptım" demişti.Bu tarzla, iskeleti halen korunan Efes'le beyaz sezon hariç 4 sezonda 3 EL finali oynadı,2'sini kazandı.Bu işler tesadüfen olmadı.Ego ve inat mantığın önüne geçerse bundan en başta koçun kendisi zararlı çıkar. Efes gibi bir fırsat bir daha bulamayabilir.
Monaco maçında eski Efes'ten işaretler gördük.Erdem Can,sanılmak istemediği koçun tarzı ile bu sefer takımı oynattı. Muhtemelen mantığını ve ona verilen tavsiyeleri dinledi,inadından vazgeçti. Thompson ana oyun kurucu,Larkin atıcı.Yine Babuş daha özgür.Roller belli.Ve her şeyden önemlisi hem oynanacak setler hem de rotasyon anlamında kenardan fazla müdahale gelmedi.Rotasyon daraldı,sürekli bir gir-çık olmadı. Takımın alışık olduğu bu düzen hem bireysel olarak oyuncuları hem de takımın ritmini olumlu yönde etkiledi.Takım özellikle ilk yarıda hücumda aktı,durağan bir hücum yerine çok fazla motion offense izledik.Takım zaten bu oyuna uygun ve alışık.Elijah dönüp,Clyburn form yakalarsa(umarım)Efes hücum'da daha etkili olacak. Efes kadrosu çok fazla kitaba bağlı kalınarak idare edilebilecek,koşulsuz ve kesin çizgilerle belirlenmiş setler dayatılabilecek bir kadro değil.Sezon başından bu yana bunun sıkıntıları yaşandı,ilk vazgeçişte iyi basketbolla deplasman galibiyeti geldi. Umarım koçun tutumu bir maçlık değildir.Egolarını biraz kenara bırakması gerektiğini anlamıştır.Ergin Ataman Pire'de kazandıkları Oly maçından sonra "ben genelde maç sırasında oyuna fazla müdahele eden bir koç değilim ama bu maçta yaptım" demişti.Bu tarzla, iskeleti halen korunan Efes'le beyaz sezon hariç 4 sezonda 3 EL finali oynadı,2'sini kazandı.Bu işler tesadüfen olmadı.Ego ve inat mantığın önüne geçerse bundan en başta koçun kendisi zararlı çıkar. Efes gibi bir fırsat bir daha bulamayabilir.
Çift maç haftasında gelen 2'de 2 özgüven çizgisini de yukarı çekti. Ergin Ataman'ın 200. Euroleague galibiyetinin boş bir salonda değil de böyle bir atmosferde gelmesi harika oldu. Hoca, maç sonunda klasikleşmiş yumruk hareketi ile tüm salonu dolaştı. PAO'da işler yavaş yavaş hocanın istediği kıvama geliyor gibi.
Yorum