İskender Pala
Kitapların ufak hikayecikler şeklinde olması ve onu açıkladıktan sonra yeni bir konuya ya da bölüme geçmesi okunulurluğu artırıyor. Mesela Baharistan ve Gülistan gibi eski klasik eserler bu anlamda çok güzeller..
Normal şartlar altında beyitlerin dili çok ağırdır. Okunulurluğu ve anlaşılabilirliği zordur. Bende sadece şiir kitabından çok sıkılırım mesela.
Ama Üstad İskender Pala kitaplarında önce beyiti yazıyor düz anlamını yazıyor. Daha sonra bir noktayla değişen diğer anlamlarını da yazıyor. O kadra üzellerki aynı beyitle birbirinin zıddı anlamlar çıkıyor. Hatta 3. başka bir anlamlala da karşılaşabiliyorsunuz.
O kadra derin , o kadar ilahi , o kadar aşk meşk dolu anlamalr varki aklınız hayaliniz durur.. Üstad diyorki "halk şiirini okuduktan sonra Shakespare ler flan çok anlamsız kalıyor" gerçekten çok doğru onlarda sadece düz bir anlatım var.
Ne kadar etkili olursa olsun bir şeyi anlatıyor....
Oysa aynı satırlarda hem ilahi hem yare duyulan aşkı anlatabilmek gerçekten maharet isteyen bir iş...
Onun için İskender palanın Kitab-ı Aşkını bitirdim. Bir çok yeri kurşun kalemle çizdimki yazacağım ayrı bir yerde toplayacağım.
Ama bir satırı sizinlede paylaşayım.
Canıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yar
Şöyle mest oldumki gayrı merhabasın bilmedim.
(Ezel gününde sevgilim gözüyle bana bir merhaba lütfetti. O gün bu gündür o bakışın hürmetiyle başka birinin merhabasını tanımadım )
Nurbanu Arkadaşımızın tavsiyesi çok güzelde yeterince ilgi görürmü bilmiyorum. Kitap reyhası alan her yere gitmeye çalışırım. Ama dediğim gibi sadece ben bir kişiyim.
Kitapların ufak hikayecikler şeklinde olması ve onu açıkladıktan sonra yeni bir konuya ya da bölüme geçmesi okunulurluğu artırıyor. Mesela Baharistan ve Gülistan gibi eski klasik eserler bu anlamda çok güzeller..
Normal şartlar altında beyitlerin dili çok ağırdır. Okunulurluğu ve anlaşılabilirliği zordur. Bende sadece şiir kitabından çok sıkılırım mesela.
Ama Üstad İskender Pala kitaplarında önce beyiti yazıyor düz anlamını yazıyor. Daha sonra bir noktayla değişen diğer anlamlarını da yazıyor. O kadra üzellerki aynı beyitle birbirinin zıddı anlamlar çıkıyor. Hatta 3. başka bir anlamlala da karşılaşabiliyorsunuz.
O kadra derin , o kadar ilahi , o kadar aşk meşk dolu anlamalr varki aklınız hayaliniz durur.. Üstad diyorki "halk şiirini okuduktan sonra Shakespare ler flan çok anlamsız kalıyor" gerçekten çok doğru onlarda sadece düz bir anlatım var.
Ne kadar etkili olursa olsun bir şeyi anlatıyor....
Oysa aynı satırlarda hem ilahi hem yare duyulan aşkı anlatabilmek gerçekten maharet isteyen bir iş...
Onun için İskender palanın Kitab-ı Aşkını bitirdim. Bir çok yeri kurşun kalemle çizdimki yazacağım ayrı bir yerde toplayacağım.
Ama bir satırı sizinlede paylaşayım.
Canıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yar
Şöyle mest oldumki gayrı merhabasın bilmedim.
(Ezel gününde sevgilim gözüyle bana bir merhaba lütfetti. O gün bu gündür o bakışın hürmetiyle başka birinin merhabasını tanımadım )
Nurbanu Arkadaşımızın tavsiyesi çok güzelde yeterince ilgi görürmü bilmiyorum. Kitap reyhası alan her yere gitmeye çalışırım. Ama dediğim gibi sadece ben bir kişiyim.



çok güzel bir kitap sürükleyici, akıcı, merak uyandıran bir kitap tavsiye ederim.
istanbulun fethini anlatan bana göre gerçekten tarafsızca yazılmaya çalışılmış bir kitap. okumayanlara tavsiye ederim.
Yorum