Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Muhammet Demir

Daraltma
Bu konu kapanmıştır.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • İlk olarak outlaws61 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
    Ne mi yaptı Muhammet ?

    Öyle veya böyle 2 golde de pozisyonun içindeydi bu adam.

    Sürekli top indiriyor duvar oluyor sağa sola koşuyor alan açıyor.

    Bir maçın iyisi olmak için 3 gol atıp 4 asist yapmaya gerek yok.

    Bu adam yıllardır taraftarın istediği oyuncu profilini sahaya yansıtıyor.

    Daha takıma yeni katılmış adam hakkında acımasız eleştiriler yapabilmek bizden başkasına da yakışmaz.

    Helal olsun valla senin gibi taraftarlara bu çocuk takıma uyum sağlayabildi mi, Gaziantep'ten evini taşıyabildi mi Trabzona yerleşebildi mi 2 antremana çıkmadığı halde maçtaki mücadelesi nasıl olacak falan düşünmeden Muhammet yetersiz istenileni veremiyor gibi yorumlar yapmak ne kadar kolay.

    Sabır yahu beğenmiyorsan da sabır kalkıp burda acımasızca eleştirmeyin şu çocukları bir düşün yakalarından rahat bırakın adamları.
    Sen neyin kafasındasın ya? Yazdıklarımı okumadan cevap vereceksen mesajımı alıntılamana gerek yok. Keza anladığım kadarıyla okumuyorsun.

    N'doye'yi eleştirirken sadece 1 gol attı diyerek eleştirip Muhammet'i korurken maçın iyisi olmak için gol atmaya gerek yok demen ne derece objektif olduğunun kanıtı zaten.

    Benim Muhammet'e bi hakaretimi mi gördün de bu triplere girdin? Muhammet'i övdüm hatta seneye iyi bir yedek olur.

    Az önceki mesajda da dediğim gibi dünkü performansıyla Muhammet'i beğenen bir adama benim bir şey dememin anlamı yok. Yusuf da iyiydi 6 defa topla buluştu 2 kere taç kazandırdı falan. Hatta takım olarak harikayız, aman eleştirmeyelim
    Twitter Adresim

    Yorum


    • İlk olarak Ahmet Başkaya tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
      Sen neyin kafasındasın ya? Yazdıklarımı okumadan cevap vereceksen mesajımı alıntılamana gerek yok. Keza anladığım kadarıyla okumuyorsun.

      N'doye'yi eleştirirken sadece 1 gol attı diyerek eleştirip Muhammet'i korurken maçın iyisi olmak için gol atmaya gerek yok demen ne derece objektif olduğunun kanıtı zaten.

      Benim Muhammet'e bi hakaretimi mi gördün de bu triplere girdin? Muhammet'i övdüm hatta seneye iyi bir yedek olur.

      Az önceki mesajda da dediğim gibi dünkü performansıyla Muhammet'i beğenen bir adama benim bir şey dememin anlamı yok. Yusuf da iyiydi 6 defa topla buluştu 2 kere taç kazandırdı falan. Hatta takım olarak harikayız, aman eleştirmeyelim

      Asıl benim mesajlarımı okumayan sensin öncesinde N'doye ilk maçlarda Muhammet'ten iyiydi diyorsun sonra ben Muhammet'in performansını övünce gol mevzusuna giriyorsun.

      Gol olarak bakıldığında Muhammet N'doye'dan daha katkılı olacak gibi duruyor.

      Performans olarak bakıldığında N'doye'un yaptığı Muhammet'in yapamadığı ne var söyler misin ?

      Yorum


      • İlk olarak outlaws61 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
        Asıl benim mesajlarımı okumayan sensin öncesinde N'doye ilk maçlarda Muhammet'ten iyiydi diyorsun sonra ben Muhammet'in performansını övünce gol mevzusuna giriyorsun.

        Gol olarak bakıldığında Muhammet N'doye'dan daha katkılı olacak gibi duruyor.

        Performans olarak bakıldığında N'doye'un yaptığı Muhammet'in yapamadığı ne var söyler misin ?
        Ben Muhammet'i eleştirmedim ki tribe giren sensin. Muhammet vasat bir topçudur yetenekleri kadar oynamaya çalışıyor. Ve o hali N'doye'nin kötü performansıyla denk bence sıkıntı Muhammet'de değil N'doye'nin gönderilip Muhammet'in alınmasında yoksa oynasın banane.
        Twitter Adresim

        Yorum


        • Stili Teofilo'yu hatırlatıyor. Çok koşmak isteyen , yardımlaşmayı seven bir tarzı var. Genç olması da bunda etken.

          Son zamanlarda gördüğümüz sabit santraforların aksine hareketli, yardımsever, çalışkan yapısı ile fark yarattı kısa zamanda.

          Bence yanına Gomez tarzı bulduğunu atma potansiyeli yüksek, fiziken güçlü (Cardozo dicem fiziki mücadelede yok nerdeyse) kule bir santrafor ile çok iş yapar 4-4-1-1 veya 4-4-2 denenmeli bu şekilde. Yoksa Muhammed'i tek santrafor olarak çabuk harcarız.

          4-4-1-1 veya 4-4-2'nin orta göbeğinden biri pas yapan, basan, 10 numara değil, ancak teyet geçen biri (Selçuk İnan), diğeri sert, agresif (Mbia kalitesinde) ön libero olursa tutar. Yoksa Aytaç-Okay veya Aytaç-Özer veya Özer-Okay ya da Aytaç-Fatih ..vs ile olacak işler değil.

          Farklı bir açıdan Atiba-Veli, Mereles-Topal gibi basan, agresif ikili değil....Melo-Selçuk veya Atiba-Oğuzhan gibi biri pas yapan diğeri basan ikili.


          Zaten birçok sistemde en günceli 4-2-3-1'de dahi orta göbekte bir Selçuk İnan tarzı olmadığı için hücumda etkinliğimiz çok az. 1. ve 3. Bölgenin adamları var 2. bölgeyi kuramadık Colman-Selçuk'dan sonra.

          Sıkıntı burada.
          ''Küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışır''Hyman G. Ricover


          Yorum


          • İlk olarak Ahmet Başkaya tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
            Ben Muhammet'i eleştirmedim ki tribe giren sensin. Muhammet vasat bir topçudur yetenekleri kadar oynamaya çalışıyor. Ve o hali N'doye'nin kötü performansıyla denk bence sıkıntı Muhammet'de değil N'doye'nin gönderilip Muhammet'in alınmasında yoksa oynasın banane.
            Senin için o 3-4 mesajı boşuna yazmışım kusura bakma

            Yorum


            • İlk olarak outlaws61 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
              Senin için o 3-4 mesajı boşuna yazmışım kusura bakma
              Sorun değil. Beni anlayamadığınızı anlamıştım zaten.
              Twitter Adresim

              Yorum



              • Şöyle bir gol atar mı bu hafta tekrardan? [emoji4]
                Bize Her Yer TRABZON!

                Trabzon Bir Sevda
                Trabzonspor Bir Destan ...

                Yorum


                • Muhammet penaltıyı kaçırınca kendine oynadı tek eleştirim bu yoksa takımı sırtlayacak kapasitede bir adam!
                  Trabzonspor'a gol atamayacak yıldız golcü yoktur. Sadece Trabzonspor'a karşı oynamamıştır...Martin Max, Llorente, Sergei Juran, Gignac ve aklımıza gelmeyen diğerleri...
                  Trabzonspor'un asıl düşmanı Galatasaray'dır.
                  Sebahattin Çakıroğlu

                  Yorum


                  • İlk olarak CEMEFKER tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                    Stili Teofilo'yu hatırlatıyor. Çok koşmak isteyen , yardımlaşmayı seven bir tarzı var. Genç olması da bunda etken.

                    Son zamanlarda gördüğümüz sabit santraforların aksine hareketli, yardımsever, çalışkan yapısı ile fark yarattı kısa zamanda.

                    Bence yanına Gomez tarzı bulduğunu atma potansiyeli yüksek, fiziken güçlü (Cardozo dicem fiziki mücadelede yok nerdeyse) kule bir santrafor ile çok iş yapar 4-4-1-1 veya 4-4-2 denenmeli bu şekilde. Yoksa Muhammed'i tek santrafor olarak çabuk harcarız.

                    4-4-1-1 veya 4-4-2'nin orta göbeğinden biri pas yapan, basan, 10 numara değil, ancak teyet geçen biri (Selçuk İnan), diğeri sert, agresif (Mbia kalitesinde) ön libero olursa tutar. Yoksa Aytaç-Okay veya Aytaç-Özer veya Özer-Okay ya da Aytaç-Fatih ..vs ile olacak işler değil.

                    Farklı bir açıdan Atiba-Veli, Mereles-Topal gibi basan, agresif ikili değil....Melo-Selçuk veya Atiba-Oğuzhan gibi biri pas yapan diğeri basan ikili.


                    Zaten birçok sistemde en günceli 4-2-3-1'de dahi orta göbekte bir Selçuk İnan tarzı olmadığı için hücumda etkinliğimiz çok az. 1. ve 3. Bölgenin adamları var 2. bölgeyi kuramadık Colman-Selçuk'dan sonra.

                    Sıkıntı burada.
                    Yav ne alakasi var Teofilo ile? Teofilo bi kere kosmak istemeyen, ayagina geldimi atan bir oyuncuydu..

                    Yorum


                    • Hulk tarzı bir adam Muhammet bence.
                      İlk olarak Hunk tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                      Yav ne alakasi var Teofilo ile? Teofilo bi kere kosmak istemeyen, ayagina geldimi atan bir oyuncuydu..
                      Trabzonspor'a gol atamayacak yıldız golcü yoktur. Sadece Trabzonspor'a karşı oynamamıştır...Martin Max, Llorente, Sergei Juran, Gignac ve aklımıza gelmeyen diğerleri...
                      Trabzonspor'un asıl düşmanı Galatasaray'dır.
                      Sebahattin Çakıroğlu

                      Yorum


                      • İlk olarak Hunk tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                        Yav ne alakasi var Teofilo ile? Teofilo bi kere kosmak istemeyen, ayagina geldimi atan bir oyuncuydu..
                        Amerika'nın Kuzeyi'nden öyle görünüyor olabilir, ancak oynadığı Sporting Takımı'nda orta saha ile santrafor arasında pas bağlantısını yapan kilit santrafor olarak kullanabiliyor Hocası onu...5 yıl önceki Ş.Güneş zamanında dahi ortasahaya gelip top alma gayretinde olma çabasındaki bir adamdan bahsediyoruz...

                        En azından adamın bölgesinin ileri uç olması bir alaka kurmaya yeterdi aslında...

                        Kaleci falan olsa mübalağ yapılabilirdi bahsettiğiniz alakayı kurmamak için.

                        (Dipnot: Bir konu ile alakası 5 yıl öncesinde kalmış biri otorite dahi olsa söylediği softalık derecesindeki şeyler bir gerçeği çağrıştırmaz benim için)
                        En son CEMEFKER tarafından düzenlendi; 17.02.2016, 08:47.
                        ''Küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışır''Hyman G. Ricover


                        Yorum




                        • Trabzonspor'un uzun bir süredir gündeminde olan ancak bu sezon arasında tranfseri gerçekleşen Muhammet Demir, bordo-mavililerin resmi yayın organı Trabzonspor Dergisine önemli açıklamalar yaptı. Bordo-Mavililere transfer sürecinden, futbola başlamasını anlatan Muhammet, "Bana göre sadece futbolcu olabilirdim ve Allah da nasip etti."
                          dedi.

                          Futbol yaşantın nasıl başladı?

                          Futbol yaşantım, kendimin farkına vardığım an başladı. O andan sonra da aklımdan başka ne yapabilirim düşüncesi bile geçmedi. Açıkçası dünyada başka bir mesleğin olduğunun farkında bile değildim. Bana göre sadece futbolcu olabilirdim ve Allah da nasip etti. İlk olarak Zonguldak Ereğli’de okul takımında oynamaya başladım. Orada hocalarım performansımı beğendi ve beni amatör takım olan Ereğli Belediye Alt Yapısı’na verdiler. O dönem Zonguldak minik takımlarda şampiyon olduk. Ankara’da turnuvaya katıldık. Orada yine beni fark ettiler ve böylelikle Bursaspor Alt Yapısı’na geçmiş oldum. Sonrasında ise herkesin bildiği gibi Bursaspor ve Gaziantepspor’la devam ettim.

                          24 Mayıs 2009 yılında Gaziantepspor ile oynanılan Süper Lig müsabakasında, maçın bitimine son 4 dakika kala oyuna girdin ve böylelikle ilk Süper Lig maçına çıkmış oldun. Hayatının o dört dakikasını bizimle paylaşır mısın? Nasıl geçti o dakikalar?

                          Açıkçası sadece müsabakanın bittiğini ve nefes nefese kaldığımı hatırlıyorum. Maçla ilgili başka hiçbir şey yok hafızamda. İlk karşılaşma her zaman biraz tuhaftır derler, hakikaten çok tuhaf hissetmiştim. İnsanlar yanımdan makine gibi geçiyor ve sanki benden üç beş kat daha farklı güce sahip gibiydiler.

                          Peki, bu hislerini hangi maçta yendin? Ne zaman onlardan biri olduğu fark ettin?

                          Denizlispor ile kupa maçı oynamıştık; o zaman kendimi sahaya biraz daha ait hissettim ve diğer maçlarda da artık tamamen bu duygularımdan sıyrıldım.

                          Bursaspor’a nazaran Gaziantepspor’da daha fazla forma şansı buldun. Bunu neye bağlıyorsun?

                          Bursaspor’da camia olarak bir sıkıntım ve problemim hiç olmadı. Hem yönetim hem de taraftar bana karşı hep hoşgörülü oldu. Ama kendimi hiçbir zaman çok değerli hissedemedim. Millî Takım’a gidiyordum ve kulübe geri döndüğümde eksik olan bir şeyler var gibiydi. Açıkçası biraz dışlanmış gibi hissettim. Benim tek arzum o değerin içinde yer almaktı.

                          Gaziantepspor’a transfer olduktan sonra Tolunay Kafkas’ın seni fark etmesiyle açılan yollar, daha sonra antrenörlük görevine getirilen Abdullah Ercan ile şansa dönüştü. ilk kez ilk 11’de yer aldığın Süper Lig karşılaşmasında iki gol ve bir asistle beklenen patlamayı gerçekleştirdin. Neler söyleyeceksin, hangi maçtı hatırlıyor musun?

                          Bursaspor’dan Gaziantep’e geçtiğimde altı ay kadro dışı kalmıştım. Bunun sıkıntısını Gaziantepspor’da yaşayacağımın farkındaydım ve devre arası zaten bunu bilerek gitmiştim. Beş altı ay, hem takıma ayak uydurayım hem de yavaş yavaş oynamaya başlarım diye düşündüm. O dönem antrenörümüz Tolunay Kafkas’tı. Oynamadan geçirdiğim zamanların sıkıntısı vardı. Tolunay hoca beni yavaş yavaş hazırlamaya başladı ama forma şansı veremedi. Abdullah hoca ise takımın başına geldiğinde beni direkt oyunun içine attı. Gençlerbirliği maçı, benim Süper Lig’de 11 oynadığım ilk karşılaşma oldu. Mücadeleye iki gol bir asistle başladım.





                          Ayrıca bu maçta karşılaşmanın da futbolcusu seçilmişsin?

                          Genç bir oyuncunun onbir olarak ilk karşılaşmasını iki gol bir asistle bitirmesi çok olumlu bir başlangıç. Allah herkese nasip etsin. Gençlerbirliği maçından sonra oyunculuğuma hep olumlu şekilde devam ettim. Zaman zaman kötü zaman zaman iyi işler yaptım. Benim için çok güzel bir dönemdi diyebilirim.

                          Galatasaray’a attığın topuk golü çok fazla konuşuldu, bir de senden dinlesek?

                          Gaziantepspor’da ikinci maçım, Galatasaray karşılaşmasıydı. O zaman Arena daha yeni yapılmıştı. Maçtan önce otelde kendi kendime, “Ben bugün topukla gol atacağım” dedim. Garip ama böyle derin bir his sardı beni. Çıktım ve gerçekten topukla gol attım. O an inanılmazdı; şaşırdım ve mutlu oldum.

                          İki sezona yakın bir sakatlık dönemin oldu. Bu süreçteki psikolojini anlatır mısın?

                          Umudunu kaybettiğin oldu mu hiç? Gerçekten çok zor zamanlar yaşadım. Ama bu duruma rağmen pes etmeden çalışmak zorunda olduğumu da öğrendim. Yaşadıklarım beni olgunlaştırdı. Bir kere umutsuzluğa kapıldım ve artık olmayacak dedim. Çünkü sakatlık sürecim uzundu ve her gün saatlerce yüzde yüz konsantre ile çalışmak zorundaydım. Beni en çok zorlayan da bu olmuştu.

                          Millî Takım kariyerini konuşalım biraz da… Önüne Millî Takım anlamında koyduğun hedefin Euro 2016 olduğunu her fırsatta dile getiriyorsun. Bir de başka bir söyleşinde, ‘Millî Takım formasını giyince kendimi kaybediyorum” demişsin. Tam olarak ne anlatmak istiyorsun?


                          Genç Millî yaş gruplarının hepsinde bulundum ve kaptanlık yaptım. İki defa A Millî Takım’a gittim. Millî Takım olayına farklı bakıyorum. Biraz fazla milliyetçiyim. Sakatlıklarımın yüzde 75’ini Millî Takım’da yaşadım. Sakat olduğum hâlde oynadım. Hataydı belki ama oynadım. Bunun her şeyi özetlediğini düşünüyorum.

                          Trabzonspor’a transferin nasıl gerçekleşti, bu yolculuğa çıkmaya nasıl karar verdin?

                          Trabzonspor, Bursaspor Alt Yapısı’ndan A Takıma yükseldiğim andan itibaren benimle iletişim hâlindeydi. Hatta Gaziantepspor’a gideceğim zaman buraya gelmemi istiyorlardı. Ama Bursaspor’dan ayrılma nedenim oynamamaktı. Ligde hiçbir maçım yokken Trabzonspor’a gelseydim yine aynı şeyi yaşayacaktım. Bu büyük bir hata olurdu ve Bursaspor’dan ayrılmamın da bir anlamı kalmazdı. O yüzden oynayabileceğim bir takımı tercih etmek en mantıklısıydı. Ben Trabzon’a doğru zamanda geldiğimi düşünüyorum. Başkanımız Muharrem Usta, bir televizyon kanalında beni transfer etmek istediklerini söylemişti. O an çok mutlu olmuştum. Çünkü biz Gaziantepspor’da takım olarak çok zor işler yapıyorduk ve açıkçası bu mücadelemizin bir türlü kıymet gördüğünü hissedemiyordum. Ama Başkanımızdan o sözleri duyunca hem takımım hem de kendi adıma çok gururlandım. Bu benim için önemliydi. Zaten ardından olaylar gelişti, kulüpler görüştü. En son Başkanımız Muharrem Usta beni arayıp, “Hayırlısı olsun, bu iş oldu” deyince ben de kalkıp hayallerimin takımına geldim.

                          Trabzonspor’da daha önce aynı takımda forma giydiğin isimler var mı?

                          Genç Millî takımlarda beraber oynadığım arkadaşlarım olan Yusuf Erdoğan, Sefa Yılmaz, Okay Yokuşlu gibi isimler var.

                          Bu durum, takıma adapte olmanı kolaylaştıracak gibi görünüyor değil mi?

                          Kesinlikle… Zaten şimdiden samimi bir ortam oluşturduk. Uyum ve anlaşma olayı, bir futbolcu için oldukça önemlidir.

                          Trabzonspor taraftarları seni fazlasıyla merak ediyor. Onları nasıl buluyorsun ve hangi mesajı vermek istersin?

                          Taraftarlara ailemden aşinayım. Bizimkilerin Trabzonspor’a olan sevdaları çok derin, o nedenle ailemden yola çıkarak taraftarlarımızın neler hissettiğini, neler düşündüğünü daha iyi anlayabiliyorum. Ben de onlara yardımcı olmaya çalışacağım.

                          Kendinde geliştirmen gereken özelliğin var mı?

                          Gaziantepspor’da çok fazla atak oynayan bir takım değildik. Ben de forvet oyuncusu olduğum için kendimi daha fazla geliştirme açısından sıkıntı yaşıyordum. Bu durumu burada atlatacağıma ve yeteneklerimin üzerine yenilerini koyacağıma inanıyorum.

                          İlk havalimanına indiğinde neler hissettin, sanki biraz heyecanlı görünüyordun?

                          Buraya geldiğimde saat biraz geç olmuştu ve bu kadar kalabalık bir grubun beni karşılayacağını tahmin etmiyordum. Onları karşımda görünce heyecanlandım, konuşamadım.

                          Trabzonspor’da büyümüş, yetişmiş tecrübeli bir isim Hami Mandıralı’nın öğrencisi olcaksın. Neler hissediyorsun?

                          Hami hocamla Genç Millî Takımlarda çok çalıştım. Benim neler yapabileceğimi, nasıl bir insan olduğumu birçok kişiden daha iyi biliyor. Burada olması, benim için bir artı oldu.

                          İleriye dönük hedefin nedir?


                          Şu an tek hedefim, sahaya çıkıp gollerimi atmak ve her zaman dediğim gibi Avrupa Şampiyonası’na giderek kendimi ve ülkemizi göstermek.

                          Dışarıda oynayan bir Trabzonlu olarak buraya deplasmana geldiğin zamanlarda neler hissederdin? Mesela, arkadaşlarınla neler konuşurdun?

                          Aslında hislerim karmakarışık olurdu. Özellikle ısınmalara çıktığımızda taraftar sürekli beni çağırırdı. Takım arkadaşlarım rahatsız olma noktasına gelirdi. Burada yaşadığım en farklı ve yoğun duygu buydu. Sonuçta sürekli benim gelmemi isteyen Trabzonspor taraftarlarının sesi vardı kulaklarımda. Takım arkadaşlarım bana espri yaparak, “Yeter artık! Git de kurtulalım” derlerdi.

                          Trabzonspor’a transfer olduğunu duyduklarında ailenden ilk kim aradı seni?

                          Onlar aramadan ben onları aramak zorundaydım. Başka yerden duyarlarsa beni öldürebilirler.

                          Gaziantep’te uzun yıllar geçirdin. Ayrılmak zor oldu mu?


                          Gaziantep’e gittim ve iyi ki de gitmişim diyorum. Hem güzel bir şehir tanıdım hem oradaki dostlukları gördüm. Bir yerde beş sene geçirmek bir futbolcu için uzun bir süre. Ayrılırken duygusal anlar yaşadım çünkü ben Antep’te hayatı öğrendim.

                          İnandığın bir uğurun var mı, özellikle maçlara çıkmadan önce ne yaparsın?

                          Sadece dua okuyorum.

                          Karadeniz yemeklerinin hangisini seviyorsun?

                          Kuymak yemeyi çok severim.

                          Hobilerin neler?

                          Tatil dönemlerinde yaptığım her şey benim hobilerimdir. Sinemaya gitmeyi çok severim.

                          Özel bir koleksiyonun var mı?

                          DVD koleksiyoncusuyum.

                          Müzikle aran nasıl? Arada söylediğin olur mu?

                          Önceden çok dinlerdim şimdi ise arada bir mırıldanmam bile. Çünkü sesim çok kötü.


                          Kaynak: 61 saat
                          En son Tayfun tarafından düzenlendi; 17.02.2016, 11:49.
                          .

                          Yorum


                          • iho gitmeden gelmedi takıma, çok akıllı çocuk.doğru zamanda geldim derken bunu kastediyor.

                            Yorum


                            • Düşüşte.

                              Hem fizik olarak, hem de oyun olarak.

                              Yorum


                              • Yürümeye hali yok bunun. İkinci yarı nefes alacak akciğeri bulamıyor.
                                Ayrıca ne yaptığını anlamakta zorlandığım pozisyonlar var.
                                Kendine gel sen de.

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...
                                X
                                WhatsApp Resmi İletişim