İnönü’de seyrettim BJK-TS maçını Beşiktaş formam üzerimde, gözüm diğer bir yandan
Trabzonspor’da.
Cezalı maç olmasından dolayı kadın taraftarlara açık olan tribünlerde memleketimin
kadınları Trabzonsporlular, ülkemin kadınları Beşiktaş aşkı ile seyrettiler muhteşem manzaralı
İnönü’de bu derbiyi.
Trabzonspor’un kaçırdığı pozisyonlar, hakemin sarı kartlarla bordo mavilerin Beşiktaş kalesine
gitmelerine koyduğu engellerle “atamayana atarlar” dedirtenAlmedia’nın golü geldi.
Burak 61. dakika golü ile kendini taraftarına af ettirirkenColman’ın golü skor 2-1 oldu.
Queresma’nın 90. dakika’da verilmeyen iki kırmızı karta imza atması ile uzatmalarla 94 dakika Trabzonspor
lehine biten bir maç seyrettik.
Böyle bir maçta eşit seyirci dağılımının uygulanması gerektiğine seyircisiz maç cezalarına karşı biri olarak inanırken
İnönü’de hala boy aynalarının olmamasını yadırgamaya devam ediyorum.
Beşiktaş formamla gittiğim bu maçı anlatırken beni futbolun geneline mesajlarımı ulaştırabilmek
ise asıl istediğim.
Futbol aşkı uğruna yapılmayacak yok diyoruz, peki ama
Beşiktaş’ıma duyduğum aşkın yanına Trabzonspor aşkını koymayı başarıyor olmama neden bu şaşkınlığınız?
“Futbol aşkı uğruna yapılmayacak yok” diyen siz değil misiniz?
Futbola ilgi duymayanların ya da ilgi duyuyor gibi yapanların hala var olduğu bir dünyada iki takımın aşkı yaşıyor
olmamdan mı rahatsızlığınız?
Beni eleştirirken tek kalpte iki insanın aşkını yaşıyor olmanın ezikliğini hatırlatıyor
olmamdan mı derdiniz?
İki kat üzüntüyü, sevinci kaldıramayacak yüreğiniz
olduğunuzdan mı eleştiriniz?
Zarar veren holigan olmayıp birden fazla takıma sevgi sözcükleri dağıtabiliyor
olmamdan mı gelir karın ağrılarınız?
Trabzon geçen yerde “Borda-Mavi”, İstanbul’da “Siyah-Beyaz” film seyrediyor
olabilmemden mi kıskançlığınız?
Uluslar arası arenada ülkemizin futbol takımlarını destekleyemeyip, başka ülke takımlarına alkış tutuyor
olmanızdan mı hırçınlığınız?
Yabancı uyruklu futbolcuların gerektiğinde kendi ülke takımlarına karşı oynadıklarında yüreklerini anlayabilme
yeteneksizliğinden mi korkunuz?
Anladım sessizliğiniz bir gözü “bordo” bir gözü “mavi” ama dünyayı “siyah beyaz” görüyor olmamda…
Skor ne olursa olsun mutlu olabilmemden kıskançlığınız…
Haklısınız benim Karadeniz Fırtınasını arkama alıp Kartalın Kanatları ile nasıl havalandığımı siz nerden bileceksiniz…
Ayşenur Afyon / http://www.maraton.com.tr/haberdetay.asp?Newsid=163120
Trabzonspor’da.
Cezalı maç olmasından dolayı kadın taraftarlara açık olan tribünlerde memleketimin
kadınları Trabzonsporlular, ülkemin kadınları Beşiktaş aşkı ile seyrettiler muhteşem manzaralı
İnönü’de bu derbiyi.
Trabzonspor’un kaçırdığı pozisyonlar, hakemin sarı kartlarla bordo mavilerin Beşiktaş kalesine
gitmelerine koyduğu engellerle “atamayana atarlar” dedirtenAlmedia’nın golü geldi.
Burak 61. dakika golü ile kendini taraftarına af ettirirkenColman’ın golü skor 2-1 oldu.
Queresma’nın 90. dakika’da verilmeyen iki kırmızı karta imza atması ile uzatmalarla 94 dakika Trabzonspor
lehine biten bir maç seyrettik.
Böyle bir maçta eşit seyirci dağılımının uygulanması gerektiğine seyircisiz maç cezalarına karşı biri olarak inanırken
İnönü’de hala boy aynalarının olmamasını yadırgamaya devam ediyorum.
Beşiktaş formamla gittiğim bu maçı anlatırken beni futbolun geneline mesajlarımı ulaştırabilmek
ise asıl istediğim.
Futbol aşkı uğruna yapılmayacak yok diyoruz, peki ama
Beşiktaş’ıma duyduğum aşkın yanına Trabzonspor aşkını koymayı başarıyor olmama neden bu şaşkınlığınız?
“Futbol aşkı uğruna yapılmayacak yok” diyen siz değil misiniz?
Futbola ilgi duymayanların ya da ilgi duyuyor gibi yapanların hala var olduğu bir dünyada iki takımın aşkı yaşıyor
olmamdan mı rahatsızlığınız?
Beni eleştirirken tek kalpte iki insanın aşkını yaşıyor olmanın ezikliğini hatırlatıyor
olmamdan mı derdiniz?
İki kat üzüntüyü, sevinci kaldıramayacak yüreğiniz
olduğunuzdan mı eleştiriniz?
Zarar veren holigan olmayıp birden fazla takıma sevgi sözcükleri dağıtabiliyor
olmamdan mı gelir karın ağrılarınız?
Trabzon geçen yerde “Borda-Mavi”, İstanbul’da “Siyah-Beyaz” film seyrediyor
olabilmemden mi kıskançlığınız?
Uluslar arası arenada ülkemizin futbol takımlarını destekleyemeyip, başka ülke takımlarına alkış tutuyor
olmanızdan mı hırçınlığınız?
Yabancı uyruklu futbolcuların gerektiğinde kendi ülke takımlarına karşı oynadıklarında yüreklerini anlayabilme
yeteneksizliğinden mi korkunuz?
Anladım sessizliğiniz bir gözü “bordo” bir gözü “mavi” ama dünyayı “siyah beyaz” görüyor olmamda…
Skor ne olursa olsun mutlu olabilmemden kıskançlığınız…
Haklısınız benim Karadeniz Fırtınasını arkama alıp Kartalın Kanatları ile nasıl havalandığımı siz nerden bileceksiniz…
Ayşenur Afyon / http://www.maraton.com.tr/haberdetay.asp?Newsid=163120
Yorum