Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Sadi Tekelioğlu Altyapının Başında

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • Lemi ye şuan ki ortamda düşse düşse tek işimiz düşer;
    Özer Hurmacı'yı Trabzona getir!

    Yorum


    • Poetricus hocam,

      Önce bir şeyi düzeltelim. Cale Ersun hocanın muhalefetine rağmen alınmış bir futbolcu değil. İlk tavsiye eden Lemi dir doğru. Ama Ersun hoca hayır demişte alınmış değil. Benzer şekilde Gökhan Ünal transferide öyledir. Selçuk örneğini başka sebepten vermiştim. Neden Isacc örneğini atlıyorsunuz. Isaac i Ersun hoca aldırmıştır. Bütün bunlar mesele değilki...Mesele şu; bu kulübün eski futbolcuları takıma birini tavsiye etmiş. Bu kişi 4 hafta önce bir çoğunun iyi transfer dediği biri. Şimdi bismillah iki maç kötü oynadı başladık Lemiye....

      Lemi bu işten paramı aldı? Bırakın Lemi yi 4 senedir Yattara nın manajerliğini yapan Adnan Demir kulüpten paramı aldı...Bir eski futbolcunun kulübe futbolcu tavsiye etmesinden daha tabi ne olabilir. Ama siz biz iyi çıkarsa hocadan kötü çıkarsa Lemiden dersek kim futbolcu tavsiye eder bu kulübe...Gökhan Gönül fb yerine bizde olmalıydı. Metin Diyadin fb ye değil bize aidiyet hissetmeli idi..Asıl derdimiz bunlarken Lemi nin kuruş kazanmadığı bir tavsiyeden dolayı suçlanması revamıdır yahu...Bunun adı öz evlat düşmanlığı değildirde nedir...Cale iyimi kötümü tartışılır. Tıpkı Isaac iyimi kötümü tartışılacağı gibi..Hayatımda bir kez iki kelam etmişliğim vardır Lemi ile...Sadi hocayı yakından görmedim bile...
      Trabzonspor taşralı olmaktan gelen ezikliğin, merkez karşısında ikinci derecede veya gölgede bırakılmış olmaktan sıyrılmak isteyen kompleksli yaranma tutumunun değil, otantik inisiyatifin sembolüdür İsmet Özel

      Yorum


      • İzleme komitesine Chelsea'den kovulan bir düzine "Scout"'tan birkaç tane alsak?
        Türkiye'nin zencileri Trabzon'dan çıkar----------------------------------BUGÜN
        Trabzonspor şükretmedikçe şampiyon olamaz---------------------------TRABZONSPOR
        Tüketirsen azalır, üretirsen çoğalır--------------------------------------İÇİN
        Arslanın sırtlanı çok olur-----------------------------------------------NE YAPTIN?

        Yorum


        • Şu Lemi-Robinho ilişkisi ile ilgili bir şey söylemek istiyorum . Robinho Trabzonspora önerildiği zaman Brezilyanın kalburüstü yıldızlarından biriydi ancak henüz süperstar değildi .

          O sezon Trabzonspor ve bir kademe üstü bir çok takımın ilgisi vardı . Santos kulübü Elano , Alex ve mecburende olsa Diego'yu satınca ekonomik olarak çok rahatladı ve Robinho'yu bir sezon daha elinde tutmayı bildi . Robinho'da asıl patlamayı o sezon yaptı . 2005 yılı Robinho'nun topu 50 metre sürerek ve bütün rakipleri peşine katarak attığı gollerle dolu . Akabinde Real Madrid 24 milyon euro transfer ücreti ile kendisini transfer etti .

          O dönemde Lemi'nin önerdiği bir diğer futbolcu şu an fenerde oynayan Deivid'di .

          Bu örnek üzerinden gidersek geçen sezon Alex Meschini ile ilgilenmemizinde gerçek dışı olması lazım . Kendisi bu sezon Brezilya liginin en iyi orta saha oyuncusu haline geldi ve Brezilya milli takımında . Sezon sonu muhtemelen 12-15 milyon gibi fiyatlara Avrupa'ya gidecek .
          En son Serdar A tarafından düzenlendi; 12.11.2008, 18:22.

          Yorum


          • Hem nasıl bir "öz evlat" kliği ki bu Ersun hoca ya rağmen!!!! takıma futbolcu aldıran Lemi yeğenini 3 sene önce altyapıya aldıramıyor. O zaman millet haklı Nuri bey i "öz evlatçılar rahat bıraksaydı denizin ortasına stadyumda yapacaktı dünya yıldızlarıda yetiştirecekti....Muhtemelen Nuri bey e söz geçiremeyen öz evlatçılar alaşağı ettiler onu...
            Trabzonspor taşralı olmaktan gelen ezikliğin, merkez karşısında ikinci derecede veya gölgede bırakılmış olmaktan sıyrılmak isteyen kompleksli yaranma tutumunun değil, otantik inisiyatifin sembolüdür İsmet Özel

            Yorum


            • Sadi Tekelioğlu hakkında pek fazla malumatım yok açıkçası.Bir efsane gibi anlatılan Hami-Lemi-Hamdi gibi bir zamanlar takımın direkt oyuncularını bulup keşfettiği söyleniyor.Birde çok kötü olduğumuz bir dönemde takım kendisine emanet edilmişti.Ve ekranlara her çıktığında kendi değerlerimizi fark etmek,öze dönmek,yerlinin yerlisini keşfetmek gibi özdeyişlerle başarının kaf dağının arkasında olduğunu anlatmaya çabalardı.O günlerden günümüze ne değişti bilemiyorum ve alt yapı koordinatörü Üstad-ı azam Özkan Hoca'ya ne olmuş olabilir ki görevini Sadi Bey'e devrediyor anlayamadım.Hayırlısı olsun demek adetten olduğu üzere bende aynısını söylüyorum ancak pek fazla ümitvar olmadığımıda not ediyorum.Yönetimin böyle bir değişiklikle neyi hedeflediğini anlayamadığımı da belirteyim...
              Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
              Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
              Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

              Yorum


              • Yeni bir şey değil bu.Baştan beri heycanını kaybettiği düşünülen Özkan hoca nın ordan alınması düşünülüyordu. Altyapı başarısızmı ? Evet...Başarısız olan gider gitmeli gidecek...Bu kadar basit...Sadi hoca( ya da her kim gelecekse) başarısız olursa o da gidecek. Yönetim başarısız olursa o da gidecek...
                Trabzonspor taşralı olmaktan gelen ezikliğin, merkez karşısında ikinci derecede veya gölgede bırakılmış olmaktan sıyrılmak isteyen kompleksli yaranma tutumunun değil, otantik inisiyatifin sembolüdür İsmet Özel

                Yorum


                • son 5-6 yıldır trabzondan futbolcu çıkmıyor.özkan hoca oyuncu bulamıyorsa başkası hiç bulamaz.

                  Yorum


                  • İlk olarak aaahmet61 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                    son 5-6 yıldır trabzondan futbolcu çıkmıyor.özkan hoca oyuncu bulamıyorsa başkası hiç bulamaz.
                    benim asıl merak ettiğim özkan sümer de konuyla alakalı tam yetki varmı
                    ...olay sonzuza dek yaşamak değil,esas olay hayatla barışık olmak...

                    Yorum


                    • İlk olarak Erdal tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                      Önce bir şeyi düzeltelim. Cale Ersun hocanın muhalefetine rağmen alınmış bir futbolcu değil. İlk tavsiye eden Lemi’dir doğru. Ama Ersun hoca hayır demiş de alınmış değil. Benzer şekilde Gökhan Ünal transferi de öyledir. Selçuk örneğini başka sebepten vermiştim. Neden Isaac örneğini atlıyorsunuz. Isaac’i Ersun hoca aldırmıştır. Bütün bunlar mesele değildi... Mesele şu; bu kulübün eski futbolcuları takıma birini tavsiye etmiş. Bu kişi 4 hafta önce birçoğunun iyi transfer dediği biri. Şimdi bismillah iki maç kötü oynadı başladık Lemi’ye...

                      Lemi bu işten paramı aldı? Bırakın Lemi’yi 4 senedir Yattara’nın menajerliğini yapan Adnan Demir kulüpten paramı aldı... Bir eski futbolcunun kulübe futbolcu tavsiye etmesinden daha tabi ne olabilir. Ama siz biz iyi çıkarsa hocadan kötü çıkarsa Lemi’den dersek kim futbolcu tavsiye eder bu kulübe... Gökhan Gönül FB yerine bizde olmalıydı. Metin Diyadin FB’ye değil bize aidiyet hissetmeli idi..Asıl derdimiz bunlarken Lemi’nin kuruş kazanmadığı bir tavsiyeden dolayı suçlanması revamıdır yahu...Bunun adı öz evlat düşmanlığı değildir de nedir...Cale iyimi kötümü tartışılır. Tıpkı Isaac iyimi kötümü tartışılacağı gibi..Hayatımda bir kez iki kelam etmişliğim vardır Lemi ile...Sadi hocayı yakından görmedim bile...
                      Erdal Bey;
                      Bana salakmışım muamelesi yapmayı bırakmanızı istesem çok şey mi istemiş olurum? Hani vazgeçemeyeceğiniz bir prensipse sözüm yok ama bilginiz olsun diye söylüyorum: Ne zannedildiğim kadar zekiyim ne de umulduğum kadar salak. Orta halli bir "öz evlat düşmanı" işte.

                      Ben ne diyorum?
                      Ersun Yanal'ı transfer zamanı takındığı "evet efendim", "doğrudur efendim", "münasiptir efendim" tavrı yüzünden affedemiyorum.

                      Ne diyorum?

                      Ersun Yanal'ın; "Pazar'dan Cuma'ya ağlayacak hoca isterim.", "O bilgisayarını açana kadar çıktıyı alır önüne koyarım." "Transfer için hocanın veri tabanına ihtiyacım yok. Benim Hami'm, Lemi'm, Abdullah'ım, Tolunay'ım, Archil'im var." geyiklerine sessiz kalışını normal bulsam da doğru bulmuyorum. Eski değerleri onore etmenin yolu baştaki hoca’ya giydirmekten -Nike yapımı forma demek istedim- geçiyorsa sorun yok.

                      Bunlar sadece lafta kalmadı;
                      Ersun Yanal'ın istediği kadar istemediği oyuncular da alındı. Hoca da onları noter gibi tasdik etti. Tekrar söyleyeyim bu tavrı yüzünden Ersun Yanal'ı affetmiyorum.

                      Pekiyi bugün Çale dökülüyor, Trabzon'da eli kalem ve klavye tutan neredeyse herkes Hoca'ya yükleniyor.

                      Gökhan sahada malulen emekli gibi dolaşmakta, pası e-mail yoluyla alıp “enter” tuşuna basarak gol atacağı pozisyonları beklemekte, zaman zaman da topla üç dört adam geçmeye çalışmak gibi hiçbir zaman yapamadığı ve yapamayacağı şeylere girişmekte. Yine Hoca'nın kellesi isteniyor.

                      Bu adamları yedek bıraktığında da yüklenilecek. "Gökhan kesilir mi?", "Çale oyundan alınır mı?" lafları uçuşacak ve suçlu yine Ersun Yanal olacak. Kimse çıkıp da; "Bunları bu kulübe önerenler de transfer edenler de rıza gösteren Ersun Yanal kadar sorumludur." demeyecek.

                      Pekiyi bu oyunculara referans olanlar ve o referansları ilahi emirler şaşmaz doğrular olarak kabul edenler ne yapıyor? Hoca'ya giydiriyor. -Forma anlamında.-

                      Selçuk ve Isaac'ın başarısızlığının sorumluluğu Ersun Yanal'ındır. Bütün mesele ve lider olan bu takımın "kötü gidişinin" sebebi bu ise ve bu yüzden de Hoca'nın kellesi gitmeyi hak ediyorsa söz veriyorum baltayı bizzat ben bileyeceğim. Her ne hikmetse iki gol atıp alkış aldığı Konya maçından sonra Isaac'ı kimin aldırdığı hiç gündeme gelmedi ama döküldüğü son maçlarda birden bire Ersun Yanal'ın isteğiyle alındığı ortaya çıktı. "Hafıza-i beşer" diyelim...

                      Ante Rukavina örneğini verdim: Hoca istiyordu, hatta Başkan da istiyor; "Eğer almazsak ileride çok pişman oluruz." diyordu. Ama ne oldu; Ulusal Medyadaki tek âlimimiz, Skippe'ye destek çağrısı yaparken kendi takımın hocasının aldığı paraya, hanımının, çocuğunun kıyafetine laf atan Serdar Bali'nin; "İkinci bir Tomas Jun vakası olur." lafı bir anda aklını çeldi. Sorumlu kim? Tabiî Ersun Yanal.

                      Başkan ve yöneticiler; "Bu transferleri birlikte yaptık başarıda da başarısızlıkta da sorumluluk hepimizin." desinler canımı yesinler. Ama yok işte, yok oğlu yok.

                      Leekens'i göndererek Şenol Güneş'i Trabzonspor'un başına getiren kişi Sadri Şener'di. Hoca sözleşmeyi imzalar imzalamaz Başkan'ın şu açıklamasını duyduk:

                      "Şenol Güneş Trabzonspor'un hocasıdır. Ezmem de ezdirmem de. Bindiği arabadan giydiği takım elbiseye kadar her şey birinici sınıf olacak."

                      O zamanki Şenol Güneş tercihi doğru muydu tartışılabilir elbette ama Başkan'ın hocayı benimseyen ve destekleyen o tavrı sonuna kadar doğruydu.

                      Aynı şeyi Faruk Özak'ta da gördük:

                      "Bana; Şenol'u istemeyiz diye baskı yapıldı ama ben yumruğumu masaya vurdum ve Şenol'la çalışmaya devam ettim."

                      Üslup belki tartışılabilir ama tavır doğruydu.

                      Pekiyi Sayın Başkan'dan Ersun Yanal için destekleyici bir açıklama duyan oldu mu? Ben sadece bol miktarda laf sokmalar duyuyorum. Belki Ersun Yanal'ı istemeyen malum lobiye karşı bir denge siyaseti güdüyordur diyerek hüsnü zannetmeye ne kadar devam edebilirim bilmiyorum.

                      Mazbatasını aldığı gün; "Ben Ersun Yanal'la çalışmayacağım" deseydi, yerine getireceği isme bakarak doğru ya da yanlış derdim ama mutlaka Yönetimin kendi seçtiği hocayla çalışma hakkı vardır diyerek normal karşılardım.

                      Bugünse lider takımın hocası galip geldiği maçlardan sonra futbol oynatamamakla, resital sunduğu müsabakaların bitiminde "sonuç alamamakla" eleştirilip yerden yere vuruluyor, transferine kerhen onay verdiği futbolcuların başarısızlıklarının faturası ona kesiliyor ama Başkan ve yönetimden ses yok.

                      Madem adamı ağzından müzahrefat damlayan kesimlere peşkeş çekecektin ne diye onunla çalışmaya devam ettin?

                      Adama sormazlar mı?

                      Madem kaybedilen maç sonrası Pazar'da Cuma'ya kadar ağalayacak olan öz evlatlardan birini istiyordun neden göreve geldiğin gün hatta gelmeden önce bu adamla çalışacağını deklere ettin?

                      Bitmedi:

                      Niye gazete ilanlarıyla bu takımı şampiyon yapacağını ilan eden Giray Bulak'ı getirmedin, yoksa takımda geçmişte hanımının hanımıyla kavga ettiği biri mi vardı? Dünyanın adam gibi kulüplerinde altyapı hocaları A takım hocasına bağlıyken bugüne kadar neden Trabzonspor'da bu durum geçerli olmadı ve yeni bir hamle olarak yapmakta olduğunuz saçmalığın anlamı ne?

                      Hayret kimse sormuyor yahu?

                      Öz evlat düşmanlığı mı?

                      Sevgili Great White'ın bir ara kullandığı çok hoşuma giden bir imza vardı:
                      "Biz bu sütunlarda Fatih'e Gökdeniz'e, Barış'a methiyeler dizerken kimse bize öz evlatçı demedi."

                      Henüz olamadım ama beni itham eden mesajınızdan sonra söz veriyorum, hayır yemin ediyorum olmak için elimden geleni yapacağım. Her fırsatta bu sütunlarda o "hiper kahraman" öz evlatlardan birinin kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğim.

                      Bir de şu para almama mevzuu var.
                      Saydığınız isimler ve tavsiye ettiklerinin performansına bakınca söylenebilecek en mantıklı şey galiba: “Ucuz etin yahnisi…” Bir de para almadan görev yapan Özkan Sümer var: Kendisiyle nasıl bir anlaşma imzalandığı hem gazetelelerde hem de bu forumda yayınlandı: Trabzonspor'un Sevr'i.

                      Şu foruma Ersun Yanal’ı eleştirmek için giriyorum ama olup bitenleri, yazılanları görünce adam gözüme masum hatta mazlum görünüyor yahu!

                      Hadi bana acımıyorsunuz Ersun Yanal’a merhamet edin. Benim tarafımdan eleştirilmek onun da hakkı.
                      En son poetricus tarafından düzenlendi; 13.11.2008, 16:55.

                      Yorum


                      • İlk olarak poetricus tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                        Erdal Bey;
                        Bana salakmışım muamelesi yapmayı bıraksanız desem çok şey mi istemiş olurum. Hani vazgeçemeyeceğiniz bir prensipse sözüm yok ama bilginiz olsun ne düşündüğünüz kadar zekiyim ne de sandığınız ya da umduğunuz kadar aptal. Orta halli bir "öz evlat düşmanı" işte.

                        Ben ne diyorum?
                        Ersun Yanal'ı transfer zamanı takındığı "evet efendim", "doğrudur efendim", "münasiptir efendim" tavrı yüzünden affedemiyorum.

                        Ne diyorum?
                        Ersun Yanal'ı Başkan'ın "Pazar'dan Cuma'ya ağlayacak hoca isterim.", "O bilgisayarını açana kadar çıktıyı alır önüne koyarım." "Transfer için hocanın veri tabanına ihtiyaç yok. Benim Hami'm Lemi'm, Abdullah'ım, Tolunay'ım, Archil'im var." geyiklerine sessiz kalışını normal bulsam da doğru bulmuyorum. Eski değerleri onore etmenin yolu Hoca’ya giydirmekten geçiyorsa sorun yok. Elbise anlamında kullandım.

                        Bunlar sadece lafta kalmadı;
                        Ersun Yanal'ın istediği kadar istemediği oyuncular da alındı. Hoca da onları noter gibi tasdik etti. Tekrar söyleyeyim bu tavrı yüzünden Ersun Yanal'ı affetmiyorum.

                        Pekiyi bugün Çale dökülüyor, Trabzon'da eli kalem ve klavye tutan neredeyse herkes Hoca'ya yükleniyor.

                        Gökhan sahada malulen emekli gibi dolaşmakta, pası e-mail yoluyla alıp “enter” tuşuna basarak gol atacağı pozisyonları beklemede, zaman zaman da topla üç dört adam geçmeye çalışmak gibi hiçbir zaman yapmadığı ve yapamayacağı şeylere girişmekte yine Hoca'nın kellesi isteniyor.

                        Bu adamları yedek bıraktığında da yüklenilecek. "Gökhan kesilir mi?", "Çale oyundan alınır mı?" lafları uçuşacak ve suçlu yine Ersun Yanal olacak. Kimse çıkıp da; "Bunları bu kulübe önerenler de transfer edenler de rıza gösteren Ersun Yanal kadar sorumludur." demeyecek.
                        Pekiyi bu oyunculara referans olanlar da o referansları ilahi emirleri şaşmaz doğrular olarak kabul edenler ne yapıyor?

                        Selçuk ve Isaac'ın başarısızlığının sorumluluğu Ersun Yanal'ındır. Bütün mesele ve "liderliğe doğru kötü gidişin" sebebi bu ise ve bu yüzden de Hoca'nın kellesi gitmeyi hak ediyorsa söz veriyorum baltayı bizzat bileyeceğim.

                        Ante Rukavina örneğini verdim: Hoca istiyordu, hatta Başkan da istiyor; "Eğer almazsak ileride çok pişman oluruz." diyordu. Ama ne oldu; Ulusal Medyadaki tek âlimimiz, Skippe'ye destek çağrısı yaparken kendi takımın hocasının aldığı paraya, hanımının çocuğunun kıyafetine laf atan Serdar Bali'nin; "İkinci bir Tomas Jun vakası olur." lafı başkana bir anda fikir değiştirtti.

                        Başkan ve yöneticiler bu transferleri biz birlikte yaptık başarıda da başarısızlıkta da sorumluluk hepimizin desinler canımı yesinler. Ama yok işte, yok oğlu yok.

                        Leekens'i göndererek Şenol Güneş'i Trabnzonspor'un başına getiren kişi Sadri Şener'di. Hoca sözleşmeyi imzalar imzalamaz Başkan'ın şu açıklamasını duyduk: "Şenol Güneş Trabzonspor'un hocasıdır. Ezmem de ezdirmem de. Bindiği arabadan giydiği takım elbiseye kadar birinici sınıf olacak."
                        O zamanki Şenol Güneş tercihi doğru muydu tartışılabilir elbette ama Başkan'ın hocayı benimseyen ve destekleyen o tavrı sonuna kadar doğruydu.

                        Aynı şeyi Faruk Özak'ta da gördük: "Bana; Şenol'u istemeyiz diye baskı yapıldı ama ben yumruğumu masaya vurdum ve Şenol'la çalışmaya devam ettim." Üslup belki tartışılabilir ama tavır doğruydu.

                        Pekiyi Sayın Başkan'dan Ersun Yanal için destekleyici bir açıklama duyan oldu mu? Ben sadece bol miktarda laf sokmalar duyuyorum. Belki Ersun Yanal'ı istemeyen malum lobiye karşı bir denge siyaseti güdüyordur diyerek hüsnü zannetmeye ne kadar devam edebilirim bilmiyorum.

                        Mazbatasını aldığı gün; "Ben Ersun Yanal'la çalışmayacağım" deseydi, yerine getireceği isme bakarak doğru ya da yanlış derdim ama mutlaka Yönetimin kendi seçtiği hocayla çalışma hakkı vardır diyerek normal karşılardım.

                        Bugünse lider bir takımın hocası galip geldiği maçlardan sonra futbol oynatamamakla, resital sunduğu müsabakaların bitiminde "sonuç alamamakla" eleştirilip yerden yere vuruluyor, transferine kerhen onay verdiği futbolcuların başarısızlıklarının faturası ona kesiliyor ama Başkan ve yönetimden ses yok.

                        Madem adamı ağzından müzahrefat damlayan kesimlere peşkeş çekecektin ne diye onunla çalışmaya devam ettin. Geldiğin gün görevine son verseydin. Niye "Ben Bu Takımı Şampiyon yaparım!" diye gazete ilanlarıyla arzı endam eden Giray Bulak'ı getirmedin, yoksa takımda geçmişte hanımının hanımıyla kavga ettiği biri mi vardı?" diye sormazlar mı?
                        Hayret sormuyorlar yahu?

                        Öz evlat düşmanlığı mı?

                        Sevgili Great White'ın bir ara kullandığı çok hoşuma giden bir imza vardı:
                        "Biz bu sütunlarda Fatih'e Gökdeniz'e, Barış'a methiyeler dizerken kimse bize öz evlatçı demedi."

                        Henüz olamadım ama beni itham eden mesajınızdan sonra söz veriyorum, hayır yemin ediyorum olmak için elimden geleni yapacağım. Her fırsatta bu sütunlarda o "hiper kahraman" öz evlatlardan birinin kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğim.

                        Bir de şu para almama mevzuu var.
                        Saydığınız isimler ve tavsiye ettiklerinin performansına bakınca söylenebilecek en mantıklı şey galiba: “Ucuz etin yahnisi…”

                        Yahu şu foruma Ersun Yanal’ı eleştirmek için giriyorum ama olup bitenleri, yazılanları görünce adam gözüme masum hatta mazlum görünüyor yahu! Hadi bana acımıyorsunuz Ersun Yanal’a merhamet edin. Benim tarafımdan eleştirilmek onun da hakkı.
                        Üstad eline saglik, bu ancak bu kadar iyi anlatilir. Ama taraftarimizin büyük bölümü bunun farkinda bile degil. Yönetim icinde bir tek Baskani tanirim. Ama sanki aklindan gecen Senol Günes´i takimin basina getirmek. Bu düsüncesinden derhal kurtulmali, cünkü Senol Günes´in böyle bir görevi kabul edecegini hic sanmam.
                        Simdi birileri cikar der ki, masaya niye yumrugunu vurmadin, Yönetimin herseyine onay verdin! Bir düsünün Ersun Yanal icin Trabzonspor bulunmaz firsat. Iste böyle bir firsati bir daha bulamayacagi icin prensiplerinden ödün vererek savasiyor.

                        Bir düsünün, simdiye kadar calistirdigi bütün takimlarda genclere sayisiz firsat taniyan Hoca, bunu Trabzonspor´da niye yapmiyor veya yapamiyor?
                        Iste Anahtar bu sorunun cevabinda, en azindan ben öyle düsünüyorum
                        TS´un cöküsü Vol.3 (01.09.2009) tarihinden itibaren kitabcilarda, TS´un yükselisi Vol.4 ise 01.01.2010 tarihinde kitabcilarda yerini alacaktir.
                        TS Cöküsü Vol.4´ünde ne zaman cikacagi cok yakinda taraftara duyurulacaktir!

                        Yorum


                        • Hacısalihoğlu noktayı koydu
                          12 Kasım 2008 / 17:58

                          Trabzonspor Asbaşkanı Hayrettin Hacısalihoğlu Alt yapı koordinatörlüğü konusunda henüz resmileşmiş bir olayın olmadığını söyledi.


                          Hacısalihoğlu Özkan Sümer'in izleme komitesinin başına geçmesiyle birlikte boşalacak alt yapı koordinatörlüğü için düşünülen isim Sadi Tekelioğlu ile hafta sonuna kadar bir görüşme yapacaklarının altını çizerek “ Sadı hocayla hafta sonuna kadar bir görüşme daha yapacağız. Ancak şartları ve ilkeleri biz belirleriz "dedi.

                          Gazetelerde alt yapı ile ilgili yazılan bir çok haberin gerçeği yansıtmadığını belirten Hacısalihoğlu . Burada ön şart yok. Şartları ve kuralları Trabzonspor yönetimi belirler. Şartlarımıza uyanlar çalışır, uymayanlar çalışmaz, Sadi Hocanın Özkan Sümer'i seçici olarak yada bir başka şekilde istemediği yönünde aramızda bir konuşma olmadı. ”diye konuştu.


                          Sadi hocanın Sümer'in başında bulunduğu izleme komitesi alt yapıya oyuncu seçecekse görev kabul etmem” şeklinde bir şartı kendilerine sunmadığını belirten Hacısalihoğlu “ İhtiyaçları kimin nerde görev yapacağını biz belirleriz. Alacağımız teknik adama şartları yönetim olarak biz sunarız kabul eden eder etmeyen etmez”dedi

                          Spor61
                          Bir Gün Mutlaka!!

                          Yorum


                          • Acaba Avrupalı altyapı koordinatörleri çok mu para ister...

                            Yorum


                            • ya yokmuydu baska biri koca dunyada, sadi hocayla gelismezki Trabzonspor alt yapisi
                              Manitam için dünyayı yakarım, Trabzonum için manitamı yakarım
                              HABER61.NET

                              Yorum


                              • Kafamdaki soru işaretleri bu olay gerçekleştiğinde cevabını bulacak...

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...
                                X