Arka sayfalarda akyazı projesi için önerilen modelle tasarım benzerlikleri taşıyan üç önemli bundesliga stadyumunu örnek verdim .
Wolfsburg , Hamburg ve Hoffenheim . Her üç stad için harcanan para yaklaşık 300 milyon euro . Pek çok daha stadyum örneği verilebilir , tribüne girişlerin benzer ve stad dışından görünümünün açık olduğu öyleki şöyle bir dünyanın önde gelen stadyumlarına bakmak gerek hem ne kadar sık görülen bir uygulama olduğunu hemde geliştirilen tasarım çözümlerini öğrenmek için . Bununla alakalı mimari çözümler tartışılabilir ve fakat buna imkan vermeden ; demagoji yaparak konunun tartışılmasını engelleyerek bir yere varılamaz . Kafayı kuma sokmak değil , zararın ne kadarının kurtarılabileceğini hesaplamak rasyonel olan davranış biçimidir .
Çatıya gelirsek , yapısal özellik olarak çadır formu ile alakası yok . Ne yukarıdan askıda , ne de alttan elastik bir kaplamayı kaldıran iskelet var . Bildiğin kompozit çatı sistemi , makette açıkça görülüyor . Geometri de bir çadır formunda değil , belirli açılarla kesiştirilen üçgenlerden oluşuyor .
Yapılacak olan stadyum budur . Maalesef . Gönül isterdi ki yörenin kültürel ve geleneksel kent kimliğini ön plana çıkaran bir yapı yükselsin , fakat olmadı . Yukarıdaki oflubektaş'ın mesajını bu sebeple alıntıladım ; imar komisyonlarında rant hesaplarıyla şehrin tamamına tecavüz eden bir belediyecilik anlayışının akyazı projesi gibi bir yatırımda aksi yönde davranması beklenemez . Biz bunları yıllardır nefesimiz nerede yetti ise orada söyledik durduk . İhaleye 1 ay kala peydah olmadık .
Şimdi yapılması gereken daha sonradan değişikliği çok zor ya da çok maliyetli olacak , maliyet farkı üretmeyen bir takım özelliklerin ihaleyi alacak firma tarafından revize edilmesini sağlamak . Tribün yapısı , oturma düzeni gibi ya da dış cephe kaplaması gibi ...
Wolfsburg , Hamburg ve Hoffenheim . Her üç stad için harcanan para yaklaşık 300 milyon euro . Pek çok daha stadyum örneği verilebilir , tribüne girişlerin benzer ve stad dışından görünümünün açık olduğu öyleki şöyle bir dünyanın önde gelen stadyumlarına bakmak gerek hem ne kadar sık görülen bir uygulama olduğunu hemde geliştirilen tasarım çözümlerini öğrenmek için . Bununla alakalı mimari çözümler tartışılabilir ve fakat buna imkan vermeden ; demagoji yaparak konunun tartışılmasını engelleyerek bir yere varılamaz . Kafayı kuma sokmak değil , zararın ne kadarının kurtarılabileceğini hesaplamak rasyonel olan davranış biçimidir .
Çatıya gelirsek , yapısal özellik olarak çadır formu ile alakası yok . Ne yukarıdan askıda , ne de alttan elastik bir kaplamayı kaldıran iskelet var . Bildiğin kompozit çatı sistemi , makette açıkça görülüyor . Geometri de bir çadır formunda değil , belirli açılarla kesiştirilen üçgenlerden oluşuyor .
Yapılacak olan stadyum budur . Maalesef . Gönül isterdi ki yörenin kültürel ve geleneksel kent kimliğini ön plana çıkaran bir yapı yükselsin , fakat olmadı . Yukarıdaki oflubektaş'ın mesajını bu sebeple alıntıladım ; imar komisyonlarında rant hesaplarıyla şehrin tamamına tecavüz eden bir belediyecilik anlayışının akyazı projesi gibi bir yatırımda aksi yönde davranması beklenemez . Biz bunları yıllardır nefesimiz nerede yetti ise orada söyledik durduk . İhaleye 1 ay kala peydah olmadık .
Şimdi yapılması gereken daha sonradan değişikliği çok zor ya da çok maliyetli olacak , maliyet farkı üretmeyen bir takım özelliklerin ihaleyi alacak firma tarafından revize edilmesini sağlamak . Tribün yapısı , oturma düzeni gibi ya da dış cephe kaplaması gibi ...


Yorum