bence ciddiye alıyoruz..bkz. vllaznia..galati maçını da ciddiye aldık ama galati bizden daha iyi oynadığını gösterdi..haa tabi başımızda adam gibi biri olsaydı bu kadro galatiyi ezerdi..
belki de bizim önemli olarak nitelendirdiğimiz maçlar
bir kısım tarafından yeterince önemli olarak düşünülmüyordur..
ve belki de bizim kalın kafalarımızla önemli olduğunu düşündüğümüz maçlar, gerçek akıl, bilgi, yetenek ve deha sahibi kişiler tarafından bilerek ve de isteyerek çöğlüğe atılıyordur..
d.kiev-galati-anarthosis-erciyes-fb-a.madrid....vsvs diye gidiyor işte.
''Ben kulüp tutmam, çocuk... Çünkü hepsi benimdir. Hem; sivil veya asker toplumun tamamına hizmet veya kumanda edenler bir kulübü tutsalar bile -görev sırasında- bunu açıklamazlarsa isabet ederler. Aksi halde, otoriteleri sarsılır ve tartışılır. Tefrika (ayrımcılık, nifak) yaratmış olurlar. O nedenle dikkatli olmalarını tavsiye ederim." Mustafa Kemal Atatürk (2 Aralık 1933)
feneri "ampül" aydınlatır ancak "güneş" kendiliğinden ışık verir !
Önemli maçları kazanabilmek için önemli futbolculara sahip olmak gerekir.
ben buna pek katilamicam cünkü bizim cok iyi topcularimiz var/di. ama basinda ziya gibi kel antrönerler olursa basarili olamazsin. bence yüzde seksenini topcular yüzde yirmisinide antrenörler belirliyor önemli maclarin basarisini
futbolcuyla ilgili bişi olduğunu zannetmiyorum 96 fb maçı en iyi futbolcularımızın olduğu bir dönemdi. ve belki de bireysel olarak kimse hata yapmamıştı nerdeyse maçta. ama bir anlık boşluk kaçan goller derken o maç gitti.
dinamo maçı tek kelimeyle acemilikti
size bir örnek vereceğim avrupa işi tecrübe işidir. lyon zamanında bizim madar ettiğimiz sıradan bir takımdı. ama her yıl düzenli olarak avrupa kupalarında oynayarak tecrübe kazanadılar ve her sene kimse şans tanımasa da en üst sıraları zorluyorlar. biz daha ön elemeleri geçemedikten sonra önemli maçlardaki tecrübeyi nerden edinelim
önemsiz bir t.d. sahibiz bunun yanında gene önemsiz bazı futbolculara bu da yetmezmiş gibi önemsiz gereksiz ve acemi bir yönetime sahibiz ... bu kadar önemsizlik içinde belkide önemin ne anlama geldiğini unutmuşuzdur
Trabzon'da dogan Kanuni Sultan Süleyman
Padişahlar arasında en uzun süre ve en çok topraga sahip olandır
çünkü o da bizim gibi BİZE HER YER TRABZON demiştir .
Büyük bir camiayız ama özellikle son yıllarda büyük takım olma yolundan epey uzaklaştık.Vizyonsuz yönetim ve teknik ekip küçük çaplı futbolcular bunların hepsi birbirini tamamlıyor.
gönüllerin sampiyonu...gönlümüzün sampiyonu trabzonsporun türkiyenin gönlünü kazandıgı yıl(sampiyonluklar haric tabi..) sampiyon olamadıgı 96 yılıydı.neydi bunun sırrı?tabi ki futbol ahlakı ve onuru (kazanmak için her yolun mübah olmadıgı bi yol)...bu iki sebep insanları trabzonspora cekmişti.artık türkiyede de hakederek üreterek alınteriyle mücadele ederek insanların bir yere ulasacakları,basarılı olabilecekleri ümidi dogmustu herkesin kafasında ama kaybettik sonunu getiremedik.basarısız mı olmustuk görünürde evet ama kazanabiliridkte. mücadele ettigimiz takımlar gibi olmaya basladık o yıldan sonra...ne zamn ki kendi özüne dönmeye calıstık her daim engelle karsılastı takım futbol sistemi 4. büyüklügünü kabul etmişti ama daha fazlasın imkan tanımıyordu sadece o payeyle avutuyordu...mazisinde en ufak bir lekesi olmayan bir kulup...futbol ahlakı ve onuruyla yasayan bir kulup...önemli macları,sampiyonlugu,ezeli rakiplerini tüm ahlaksızlıkları,adiligi,krli oyunları bir kez daha dize getirebilecek mi??....
ben buna pek katilamicam cünkü bizim cok iyi topcularimiz var/di. ama basinda ziya gibi kel antrönerler olursa basarili olamazsin. bence yüzde seksenini topcular yüzde yirmisinide antrenörler belirliyor önemli maclarin basarisini
Bazı maçlarda da şenel güneş vardı. O zaman o da kötü td...
Yorum