Bir vuslatın sabahındayız galiba. Durduk yere bahsedesim geliyor. Sanki şimdi yazmasam kelimeler sonraya kalmayacak gibi bir tedirginlik ve telaş içindeyim. Daha kararsız bir zamanım var mıydı bilmiyorum...
Ne yaparım bilmiyorum mesela. Planlayınca sıradanlaşıyor. Her zamanki gibi, her seferindeki gibi birkaç şarkı türkü ve ses kısılmasının ertesi güne mirası olarak gelip iki yudum ılık suyla akıp gidecek mi? Ağlamak mı lazım? Yazarken gözlerimi dolduran nedir? Bilmiyorum. Yarınında uyanacağım gün bana ne vaadediyor? İnsan ömrünü baz alsak; bir çağın sonu geliyor. 32 yılım var. Bir o kadarına daha sahip olup olmadığımı bilmediğim seneler. Okula başladım, sokakta oynadım, üniversiteye gittim, mezun oldum, iş buldum, askere gittim, evlendim, çocuğum oldu; güldüm, ağladım, sıkıldım, korktum, canım yandı... 32 sene... Hemen hemen 26-27'sini iyi şekilde hatırladığım 32 sene.
Böyle duygusal hezeyanları ardımda bıraktım sanıyordum. Meğer yaş aldıkça daha bir yapışıyormuş insanın yakasına. Bir geceden sabaha neler değişebilirse insanın hayatında onlar değişecek sanırım. Bir çocuk olarak beklemeye başladığımı, çocuğumla karşılayacağım misal. Kazandıklarım ve kaybettiklerimle karşılayacağım. Tümü 5 dakikadan kısa gibi gelen bunca zamanın sıfırlanacağı ana duyulan özlem ve sabırsızlığın bir anlamı olmalı. Vallahi karışığım dostlar.
Zaman gayri iradi çalışan bir kavram. Geçiveriyor. Bugün durmuş gibi. Normalde aman akmasın diye gözünün içine baktığım dakikaların beline ip bağlayıp asılasım var. Öyle saçma bir telaş. Gel gör ki tek bir saniyeyi de kaçırmak istemiyorum. Uyumak bile zul geliyor. Ya ben uykudayken bir şeyler olup bitiverirse hissi bu. Geçer akçe değil ama ömrümden harcıyor bu kadar yakınken bile beklenene.
Geçmişin yükünü getirdim kendimle. Bu çok histerik bir hal. 3 gün 3 gece durmadan yol gitsem geçer gibi ama sebep lazım. İşte şimdi zaman bana sebep verecek. İlk defa adil bir alışveriş. Bugüne dek ya karşılıksızdı münasebetimiz ya da hiç denk olmayan takaslara kurban gittim. Biraz da bu tahsilat hırsı var içimde sanıyorum.
Bir vuslatın sabahındayız galiba. Yıllar üstüne, yollar üstüne gelecek. Ömür boyu anlatılacak, belki de destanlaşacak...
Bir vuslatın eşiğindeyiz galiba dostlar. Sarılmanın, kucaklaşmanın kenarında. Sonsuza kadar!
Ne yaparım bilmiyorum mesela. Planlayınca sıradanlaşıyor. Her zamanki gibi, her seferindeki gibi birkaç şarkı türkü ve ses kısılmasının ertesi güne mirası olarak gelip iki yudum ılık suyla akıp gidecek mi? Ağlamak mı lazım? Yazarken gözlerimi dolduran nedir? Bilmiyorum. Yarınında uyanacağım gün bana ne vaadediyor? İnsan ömrünü baz alsak; bir çağın sonu geliyor. 32 yılım var. Bir o kadarına daha sahip olup olmadığımı bilmediğim seneler. Okula başladım, sokakta oynadım, üniversiteye gittim, mezun oldum, iş buldum, askere gittim, evlendim, çocuğum oldu; güldüm, ağladım, sıkıldım, korktum, canım yandı... 32 sene... Hemen hemen 26-27'sini iyi şekilde hatırladığım 32 sene.
Böyle duygusal hezeyanları ardımda bıraktım sanıyordum. Meğer yaş aldıkça daha bir yapışıyormuş insanın yakasına. Bir geceden sabaha neler değişebilirse insanın hayatında onlar değişecek sanırım. Bir çocuk olarak beklemeye başladığımı, çocuğumla karşılayacağım misal. Kazandıklarım ve kaybettiklerimle karşılayacağım. Tümü 5 dakikadan kısa gibi gelen bunca zamanın sıfırlanacağı ana duyulan özlem ve sabırsızlığın bir anlamı olmalı. Vallahi karışığım dostlar.
Zaman gayri iradi çalışan bir kavram. Geçiveriyor. Bugün durmuş gibi. Normalde aman akmasın diye gözünün içine baktığım dakikaların beline ip bağlayıp asılasım var. Öyle saçma bir telaş. Gel gör ki tek bir saniyeyi de kaçırmak istemiyorum. Uyumak bile zul geliyor. Ya ben uykudayken bir şeyler olup bitiverirse hissi bu. Geçer akçe değil ama ömrümden harcıyor bu kadar yakınken bile beklenene.
Geçmişin yükünü getirdim kendimle. Bu çok histerik bir hal. 3 gün 3 gece durmadan yol gitsem geçer gibi ama sebep lazım. İşte şimdi zaman bana sebep verecek. İlk defa adil bir alışveriş. Bugüne dek ya karşılıksızdı münasebetimiz ya da hiç denk olmayan takaslara kurban gittim. Biraz da bu tahsilat hırsı var içimde sanıyorum.
Bir vuslatın sabahındayız galiba. Yıllar üstüne, yollar üstüne gelecek. Ömür boyu anlatılacak, belki de destanlaşacak...
Bir vuslatın eşiğindeyiz galiba dostlar. Sarılmanın, kucaklaşmanın kenarında. Sonsuza kadar!
Yorum