Sen bu olamazsın… Evet, sen bu olamazsın bir tanem… Bir şeylerin ters gittiği apaçık belli… Sen bizi bu kadar incitmezdin hiçbir zaman… Belli ki seni incitenler var, belli ki küskünsün bazı şeylere… Ama faturayı bize kesme, kimler sana zarar vermek istiyorsa biz karşılarındayız her daim…
Seninle birlikte olduğumdan beri, seni hiç bu halde görmemiştim… Ama beni asıl üzen sevgimi sınaman… Sevgimin ne zaman biteceğini merak ediyorsan, boşa zaman harcıyorsun… Sen böyle yaptıkça ben daha çok bağlanıyorum sana…
Belki sen de kendince haklısın, “tepene koltuk fırlatanlar da oldu, sana sövenler de”… Artık anladın kim iyi gün dostu, kim kara gün… Şimdi kendine çeki-düzen verme zamanı aşkım… Benim, seni nasıl sevdiğimi hala anlamadıysan böyle devam et yenilmeye, yenilerek imtihan etmeye… Ben de kalbimin (zar-zor) temiz kalabilmiş bir yerine senin adını kazımaya devam edeceğim… Sana “seni seviyorum” diyorum, insan sevdiği kötü duruma düştü diye sevdiğine kızar mı hiç? Ben de sana kızmıyorum, sadece kanıyorum için için…
Şimdi çıkıp karşıma “beni sevme artık” desen bile, vazgeçer miyim sanıyorsun? Ben senden öğrenmişim zaten başkaldırmayı, senden öğrenmişim boyun eğmemeyi… Sana da boyun eğemem, bunu biliyorsun… Sonuna kadar yanındayım, istesen de istemesen de… Asıl zoruma giden bu günlerde aramıza giren kilometreler yüzünden yanında olamamam… Nasıl korkuyorum bir bilsen ortalık senin “sahte dostlar”ına kalacak diye… Ben burada “kahroluyorum, mahvoluyorum” diye konuşuyorum ama eminim ki sen de benden farklı değilsin… Hem düştüğün duruma üzülüyorsun, hem de iyi günlerinde yanında olup kötü günlerinde sana sırtını dönenlerin vefasızlığına…
Dün akşamki buluşmamız yine iyi geçmedi… Sen yine “sen değildin”… Sonra ben eve gittim, bizimkilerle biraz lafladım zoraki… Arkadaşlarımı aramak gelmedi içimden, tadım yoktu anlayacağın… Sonra odama kapanıp atkımıza sarıldım… Bilgisayarda seni izledim, seni anlatan şarkılar dinledim… Gözlerim dolar gibi oldu, ama güçlü olmayı da sen öğrettin bana, hemen kendime geldim… Senden öğrendim dimdik ayakta durmayı, sen yaslan bana yorulduysan…
Seninle daha çok güzel günler göreceğiz, inan bana… Her şeyden önce kendine inan… Bırak başkaları ne derse desin, biz aşkımıza bakalım… Bu günler de geçecek, biz yine horon tepeceğiz seninle, biz yine kendimizden geçeceğiz… Sen ne zaman istersen ben başlamaya hazır bekliyorum, buradayım…
Sen bu olamazsın… Evet, sen bu olamazsın bir tanem… Bir şeylerin ters gittiği apaçık belli… Sen bizi bu kadar incitmezdin hiçbir zaman… Belli ki seni incitenler var, belli ki küskünsün bazı şeylere… Ama faturayı bize kesme, kimler sana zarar vermek istiyorsa biz karşılarındayız her daim…
Seninle birlikte olduğumdan beri, seni hiç bu halde görmemiştim… Ama beni asıl üzen sevgimi sınaman… Sevgimin ne zaman biteceğini merak ediyorsan, boşa zaman harcıyorsun… Sen böyle yaptıkça ben daha çok bağlanıyorum sana…
Belki sen de kendince haklısın, “tepene koltuk fırlatanlar da oldu, sana sövenler de”… Artık anladın kim iyi gün dostu, kim kara gün… Şimdi kendine çeki-düzen verme zamanı aşkım… Benim, seni nasıl sevdiğimi hala anlamadıysan böyle devam et yenilmeye, yenilerek imtihan etmeye… Ben de kalbimin (zar-zor) temiz kalabilmiş bir yerine senin adını kazımaya devam edeceğim… Sana “seni seviyorum” diyorum, insan sevdiği kötü duruma düştü diye sevdiğine kızar mı hiç? Ben de sana kızmıyorum, sadece kanıyorum için için…
Şimdi çıkıp karşıma “beni sevme artık” desen bile, vazgeçer miyim sanıyorsun? Ben senden öğrenmişim zaten başkaldırmayı, senden öğrenmişim boyun eğmemeyi… Sana da boyun eğemem, bunu biliyorsun… Sonuna kadar yanındayım, istesen de istemesen de… Asıl zoruma giden bu günlerde aramıza giren kilometreler yüzünden yanında olamamam… Nasıl korkuyorum bir bilsen ortalık senin “sahte dostlar”ına kalacak diye… Ben burada “kahroluyorum, mahvoluyorum” diye konuşuyorum ama eminim ki sen de benden farklı değilsin… Hem düştüğün duruma üzülüyorsun, hem de iyi günlerinde yanında olup kötü günlerinde sana sırtını dönenlerin vefasızlığına…
Dün akşamki buluşmamız yine iyi geçmedi… Sen yine “sen değildin”… Sonra ben eve gittim, bizimkilerle biraz lafladım zoraki… Arkadaşlarımı aramak gelmedi içimden, tadım yoktu anlayacağın… Sonra odama kapanıp atkımıza sarıldım… Bilgisayarda seni izledim, seni anlatan şarkılar dinledim… Gözlerim dolar gibi oldu, ama güçlü olmayı da sen öğrettin bana, hemen kendime geldim… Senden öğrendim dimdik ayakta durmayı, sen yaslan bana yorulduysan…
Seninle daha çok güzel günler göreceğiz, inan bana… Her şeyden önce kendine inan… Bırak başkaları ne derse desin, biz aşkımıza bakalım… Bu günler de geçecek, biz yine horon tepeceğiz seninle, biz yine kendimizden geçeceğiz… Sen ne zaman istersen ben başlamaya hazır bekliyorum, buradayım…
Sen bu olamazsın… Evet, sen bu olamazsın bir tanem… Bir şeylerin ters gittiği apaçık belli… Sen bizi bu kadar incitmezdin hiçbir zaman… Belli ki seni incitenler var, belli ki küskünsün bazı şeylere… Ama faturayı bize kesme, kimler sana zarar vermek istiyorsa biz karşılarındayız her daim…


Yorum