Değerli BMN üyeleri;
Kamuoyunda oluşan yanlış izlenim ve bilgi kirliliğini gidermek için 28 Ağustos tarihinde sonucu açıklanacak olan CAS davasıyla ilgili bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bilindiği üzere CAS Uluslararası Anlaşmazlık Kurulu ve sportif disiplin uygulamalarındaki (cazalarının) anlaşmazlıkların karara bağlandığı, nihai sözü söyleyen bir kurum.
UEFA'nın Avrupa Kupalarından men ettiği fenerbahçe ve beşiktaş kulüpleri de bu karara itiraz ederek CAS'a başvurdu.
Bilinenin aksine CAS bu davada ŞİKE var ya da yok şeklinde bir karar vermeyecek. CAS davayı usulden görüşecek.
Yani;
UEFA tarafından verilmiş olan men cezalarının usule ( kural ve yürütmelere ) uygun olup olmadığına karar verecek.
UEFA yaptığı yargılama sonucu ŞİKEYİ tespit etti ama bu iki kulübe ŞİKE yaptıkları için değil Avrupa Kupalarına katılırken yalan beyanda bulunup temiziz dedikleri için ceza verdi.
Yargılama tamamlandığında ŞİKE suçundan almaları gereken cezayı TFF'den bu kulüplere ve ŞİKE'ye karışan diğer kulüplere uygulamalarını isteyecektir.
Bunun benzeri bir durum aslında Yargıtay için de geçerli. Yargıtay da ŞİKE var ya da yok demeyecek.
Şike suçundan kaynaklı verilen cezaların mevcut kanunlarla olan uygunluğunu gözden geçirecek.
ŞİKE hem HUKUKEN hem de SPORTİF AÇIDAN tespit edilmiş ve cezalandırılmıştır.
Bu nedenle Trabzonspor kulübünün de hakkını aramak için CAS kararını ya da Yargıtay kararını bekleme gibi bir zorunluluğu yok, çünkü Mahkeme de UEFA da şikeyi tespit etti.
Daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere Trabzonspor Kulübü ilk adım olarak TFF Hukuk Müşavirliğine başvurmalıdır.
Bunun yanında UEFA tarafından aldığı ŞİKE kararının gereğini yapması ve TFF'yi fenerbahçe ve beşiktaş kulüpleriyle birlikte ŞİKEYE bulaşmış diğer takımların da KÜME DÜŞÜRÜLMELERİ için gerekli başvuruları yapmalıdır.
Türkiye içindeki atılması gereken ilk resmi adım aşağıdaki linkte anlatılmıştır;
NOT : Bu arada bir ekleme yapmam gerekirse CAS bu davayı usulen de bozmayacaktır zira her iki kulüp de temiziz diye yazılı beyanda bulunmalarına rağmen yargılama sonucu temiz olmadıkları ve yalan beyanda bulundukları tespit edilmiştir.
Kamuoyunda oluşan yanlış izlenim ve bilgi kirliliğini gidermek için 28 Ağustos tarihinde sonucu açıklanacak olan CAS davasıyla ilgili bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bilindiği üzere CAS Uluslararası Anlaşmazlık Kurulu ve sportif disiplin uygulamalarındaki (cazalarının) anlaşmazlıkların karara bağlandığı, nihai sözü söyleyen bir kurum.
UEFA'nın Avrupa Kupalarından men ettiği fenerbahçe ve beşiktaş kulüpleri de bu karara itiraz ederek CAS'a başvurdu.
Bilinenin aksine CAS bu davada ŞİKE var ya da yok şeklinde bir karar vermeyecek. CAS davayı usulden görüşecek.
Yani;
UEFA tarafından verilmiş olan men cezalarının usule ( kural ve yürütmelere ) uygun olup olmadığına karar verecek.
UEFA yaptığı yargılama sonucu ŞİKEYİ tespit etti ama bu iki kulübe ŞİKE yaptıkları için değil Avrupa Kupalarına katılırken yalan beyanda bulunup temiziz dedikleri için ceza verdi.
Yargılama tamamlandığında ŞİKE suçundan almaları gereken cezayı TFF'den bu kulüplere ve ŞİKE'ye karışan diğer kulüplere uygulamalarını isteyecektir.
Bunun benzeri bir durum aslında Yargıtay için de geçerli. Yargıtay da ŞİKE var ya da yok demeyecek.
Şike suçundan kaynaklı verilen cezaların mevcut kanunlarla olan uygunluğunu gözden geçirecek.
ŞİKE hem HUKUKEN hem de SPORTİF AÇIDAN tespit edilmiş ve cezalandırılmıştır.
Bu nedenle Trabzonspor kulübünün de hakkını aramak için CAS kararını ya da Yargıtay kararını bekleme gibi bir zorunluluğu yok, çünkü Mahkeme de UEFA da şikeyi tespit etti.
Daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere Trabzonspor Kulübü ilk adım olarak TFF Hukuk Müşavirliğine başvurmalıdır.
Bunun yanında UEFA tarafından aldığı ŞİKE kararının gereğini yapması ve TFF'yi fenerbahçe ve beşiktaş kulüpleriyle birlikte ŞİKEYE bulaşmış diğer takımların da KÜME DÜŞÜRÜLMELERİ için gerekli başvuruları yapmalıdır.
Türkiye içindeki atılması gereken ilk resmi adım aşağıdaki linkte anlatılmıştır;
NOT : Bu arada bir ekleme yapmam gerekirse CAS bu davayı usulen de bozmayacaktır zira her iki kulüp de temiziz diye yazılı beyanda bulunmalarına rağmen yargılama sonucu temiz olmadıkları ve yalan beyanda bulundukları tespit edilmiştir.



Yorum