Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Korku mu? Gurur mu?

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • #31
    Bjk'nin 100.yılı ayağı olmasaydı, yani malum şu Çakıcı-Sinan diyalogları v.b belki de şu anda Anadolu'dan bir şampiyonumuz olmuştu.. O sene Ersun Yanal'lı Gençlerbirliği'ni nasıl hakemlerle alt ettikleri dün gibi aklımda.. üstelik şampiyonluğu geçtik şampiyonlar ligine kalmasına bile müsade etmediler.. Ama Allah büyük ya da Avrupa'da düdükler daha adil diyelim ki daha sonra Gençlerbirliği Avrupa devlerini dize getirirken bizim büyükler! tıpış tıpış evlerinin yolunu tuttular ilk turlarda..
    Bir Trabzonspor taraftarı olarak biz olmadıktan sonra kim olursa olsun diyorum ilk bakışta.. Ama şu da var ki bir yanımız hep hakkaniyetten yana.. Yani o sene Gençlerbirliği'nin şampiyon olmasını çok istemiştim, bana göre hak edecek futbol oynuyorlardı.. geçen sene yine biz olmayacaksak kim olursa olsun diyorken vicdan muhasebesinde Fb'nin o kadar haksız puana rağmen şampiyon olamamasına sevindim, Gs nin şampiyon olması daha adil oldu kanaatine vardım doğrusu..
    Tribündeki 'kümeye' tezahüratları v.b bilinçsizce yapılan ve maç içinde bir anlık gelişen olaylardır.. ben o gözle bakıyorum en azından..
    Sonuç: Ne korku ne gurur.. hak yerini buluyorsa sorun yok herhangi birinin şampiyon olmasında..
    En son Muhalif tarafından düzenlendi; 21.08.2006, 14:32.
    #7 King of Kings

    Yorum


    • #32
      İstanbul neresi, Anadolu nedir?..

      Kendi adıma bir başka Anadolu kulübünün şampiyonluğunu istemem. Çünkü;

      Anadolu Kulüpleri Trabzonspor’a kesinlikle İstanbul kulüplerinden daha yakın değildir. Böyle bir ünsiyet bağı yoktur. İstanbul kulüplerinin şampiyonluğu ile Anadolu kulüplerinin şampiyonluğu arasında bizim açımızdan bir fark bulunmamaktadır.

      Bu konuyu biraz açalım:

      Arkadaşlar, Anadolu diye isimlendirdiğimiz olgu, yekpâre bir bütünü temsil etmemektedir. Bir Diyarbakırlı bir Aydınlı’ya, bir Antalya’lı bir Zonguldaklı’ya ne kadar yakınlık duymaktadır? Bu sadece kültürel ya da folklorik anlamda değil, sportif açıdan da böyledir. O zaten diğerlerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla, elimizde bir tane değil, sayamayacağımız kadar fazla miktarda “Anadolu” vardır ve bunların bir diğerine yakınlık duyması, İstanbul’a karşı ittifaklar yapması, hele bütün bir halk olarak bir başka vilayetin futbol kulübünü desteklemesi, akıl kârı beklentilerin çok uzağında kalır.

      Anadolu’nun kendi içinde durum böyledir; pekala Anadolu-İstanbul ilişkisi nasıldır? Anadolu’nun her parçası, İstanbul’da canlı organizmalar halinde yaşamaktadır.

      Adamın lahmacunu İstanbul’dadır,
      Çiğ köftesi İstanbul’dadır,
      Baklavası İstanbul’dadır,
      Kebabı İstanbul’dadır,
      Pastırması İstanbul’dadır…

      Hemşehrileri, eşi dostu, akrabaları İstanbul’dadır… Hemşehri dernekleri, kurtarılmış bölgeler halinde gettoları, şirketleri, holdingleri İstanbul’dadır… Yani Anadolu İstanbul’dadır… Anadolu İstanbul’dur, İstanbul da Anadolu… Anadolu insanı İstanbul’a bakınca ya da gidince orada kendisini bulmaktadır…

      Pekala Gaziantep’li, Sivas’lı, Konya’lı Trabzon’da ne görmekte, bulmaktadır? Bambaşka bir kültür, bambaşka bir yaşam biçimi, bambaşka insanlar… İstanbul’a giden bir Kayseri’li, hiç yabancılık çekmeden hayatını idame ettirebilir, ettirebiliyor da… İstanbul’da kendi memleketini bulur ve ona kendi İstanbul’u adını verir, yaşar gider. İstanbul’un geri kalanı onu ilgilendirmez. Bu insan Trabzon’a giderse ne halde olacaktır?

      Sonra, ister İstanbul’da yaşıyor olsun isterse Anadolu’da… Bir İstanbul kulübünün taraftarı köken itibariyle nerelidir? Milyonlarca insanın hepsi ya da ezici çoğunluğu ezelden beri İstanbul’da yaşıyor değil ya… Onlar da köken itibariyle Anadolu insanından başka bir şey değil… Bakmayın siz Fenerbahçe’nin başarılarından sonra Bağdat Caddesi’nde yapılan kutlamaların parıltılarına… O sadece sembolik bir görüntüden ibaret… Hayat sadece kameraların bize gösterdiği çerçeveden ibaret değil..

      Bir Anadolu kulübünün azıcık başını kaldırdığında, İstanbul kulüplerinin değil, derhal Trabzonpor’un yerine göz dikiyor olmalarının en önemli sebebi budur. İstanbul onlardandır, Trabzon ise Anadolu’nun içerisinde yabancı bir yer…

      Bunun bir ikinci ve önemli sebebi, Trabzonspor’un bizzat kendisi ve başkaları tarafından ısrarla “Anadolu kulübü” sıfatıyla adlandırılmasıdır. Hal böyle olunca, Anadolu insanı Trabzonspor’u kendi vilayetinin kulübü statüsünde görüyor, ilk fırsatta onun yerine kendisini koymaya çalışıyor.

      Askerliğini benim gibi kısa dönem er olarak yapanlar yaşamışlardır: Askerliğimin son bir iki ayı hariç, şu soruya cevap vermeye çalışmakla geçti: “Çavuşum, benden sonra geldiñ, benden önce gidiyoñ, bu nasıl iş?” Adama ne kadar anlatsan boş, anlamıyor. Halbuki bizimle aynı statüye sahip, aynı dönem başlamış olan asteğmene böyle bir şey söylemiyor, söylemek aklına dahi gelmiyor. Çünkü ben onunla aynı karavanaya kaşık sallıyorum, aynı koğuşta yatıyorum, aynı sırada içtimaya çıkıyorum… Adam kendisiyle benim aramdaki farkı idrak etmekte zorlanıyor. Ancak asteğmen öyle mi? Elbisesi farklı, görünen statüsü farklı, kaldığı yer farklı, yediği içtiği yer farklı… O komutan… Bense onlardan biri…

      Trabzonspor da böyle ısrarla “Anadolu kulübü, Anadolu’nun yıldızı, Anadolu’nun başkaldıran bilmem nesi” diye adlandırılıp durursa olacağı budur, havuzdan aldığımız paraya mızmızlanırlar, azıcık yalpalasa “kümeye” diye nida eylemeye başlarlar.

      Başa dönüp bağlayalım:

      Anadolu dediğimiz olgu, kendi içinde bütünlük arzeden homojen bir yapı değildir. Sayısız Anadolu vardır ve onların birbirine uzaklığı, İstanbul’la kendi aralarındaki uzaklığa nisbet edilirse yıldızlar mesafesindedir. Dolayısıyla benim bir Anadolu kulübünün başarısına sevinmem için gerek ve yeter şart mevcut değildir.

      Sorarsanız ki; “O halde Trabzonspor nerenin ve neyin kulübüdür?”, bunun cevabını birkaç ay önce açtığım bir başlıkta vermeye başlamıştım ama BMN’nin nev’i şahsına münhasır bir takım özelliklerinden dolayı başlığın sıhhat ve selametini muhafaza etmek mümkün olmadı. Kısmetse müsait zaman ve zemin temin olunduğunda o mevzuya devam ederiz ...

      Selam ve muhabbetle…

      Yorum


      • #33
        anadoludan başka şampiyon çıkarsa vay halimize bizim!şampiyon olamadan hatta ilk 4de giremeden havalanıo bazıları, şampiyon olursalar anamızı ağlatırlar!

        Yorum


        • #34
          Askerdeyken yanıtlamaya çalıştığınız soru ile vermek istediğiniz örnek çok yerinde olmuş abiciğim.
          Galiba bütün soruların cevabı o paragrafta saklı..
          Kaleminize sağlık..
          "Orada birisi farklı yürüyordur."

          Yorum


          • #35
            Ne gurur duyarım ne de korkarım..
            Ben Trabzon taraftarıyım..
            Benim takımım şampiyon olmadıktan sonra kimolursa olsun umurumda olmaz...
            Ha ama fener olmasın bir zahmet..
            Facebook


            Sakin çocuk KHE

            Yorum


            • #36
              bence de gurur verici olur ama görüyprumki anadolu takımlarının bize olan tavrı hiç de hoş değil ben şunu bilirim ... trabzonsporun trabzonspordan başka dostu yok bizi çekemeyenlere inat hep biz şampiyon olalım istiyorum ama bu sene küme de kalmak için dua edicem heralde ... arkadaşlar soğudum çok soğudum istanbuldan perşembe günü apoel maçı için yola çıkmayı düşünüyordum planımı iznimi herşeyimi ayarladım ama korkuyorum ya elenirsek
              Trabzon'da dogan Kanuni Sultan Süleyman
              Padişahlar arasında en uzun süre ve en çok topraga sahip olandır
              çünkü o da bizim gibi BİZE HER YER TRABZON demiştir .

              Yorum


              • #37
                bu kadar yazıdan sonra şöyle diyelim:
                istanbul takımları dışında şampiyon olacak tek takım biz miyiz?yani olabilir miyiz?
                her sene başında inanıyoruz ama sonra hüzün.yıllardır hep aynı.eğer bu dükalığı ancak biz yıkarız diyorsak tamam ama bu surda gediği başka bir anadolu takımı açarsa eyvallah demeliyiz ki ileride bizde aşalım hatta yine ambargo lar koyalım.demem o ki önemli olan bu dükalığın tekrar yıkılmasıdır.biz zamanında yıktık ama anlaşılan sağlam bir şekilde yeniden kurdular.kimse geçemiyor.hakemiydi parasıydı medyasıydı hepsi malum.e ne olacak?gs ve kayseri potaya girdi diyelim.bize trabzon kümeye dediler diye kayseri yerine gs yi mı tutucaz.karışmam banane demek yetersiz.gönülden illa ki bir ehven-i şer(kötünün iyisi)geçer.eğer kayseri olmasın gs olsun diyen olursa ben onun gerçek trabzonsporluluğu anlamadığını düşünürüm.varsın o sene kayseri gururlansın alay etsin.sanki istanbul takımları etmiyor.biz kendimize bakalım çalışalım.öteki sene de şampiyon olmuş olan kayseri yi geçer biz şampiyon oluruz.önemli olan adaletli bir arena ve adil bir hakem sistemi kurmak.şu an o yok.sistem kurulsun en çok biz olalım.gerisi boş laf...
                Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
                Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

                Yorum


                • #38
                  İlk olarak forever61 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                  fenerbahçe galatasaray beşiktaş en azından yüzümüze karşı diyolar bizi şampiyon görmek istemediklerini. mücadeleleri niyetleri belli.

                  anadolu klübü dediklerimiz de 2 galibiyetle havalara girip kümeye diye bağırmaya başlıyorlar. dost görünen düşmanlar yani. ve bu takımların hepsi başka başka takımlara ( fb bjk gs ) karşı kedi gibi oynarken bize karşı değişik bi hırsla oynuyorlar nedense.
                  Evet bunlar sinsi düşmanlar.hEle kayseriye tam gıcık kapmış durumdayım.G.Antep i de kara listeye aldım.Tamam rakabet rekabetdir ama sinsi tavırlarıyla dostuz AnAdolu takımıyız diyorlar bize aslan kesilip 3 eziklerin karşısında yumuşuyorlar.

                  şU ANDA mAnisa Spor hoşuma gidiyor büyük küçük her maça yenmek için çıkıyorlar.
                  bordomavi.net
                  Trabzonspor'un ilk ve en büyük taraftar sitesi

                  Yorum


                  • #39
                    manisaspor böyle devam edip 3 5 maç daha alırsa onlarda der biz 4. büyüğüz. şaşırmam ama. hersene bi 4. büyük çıkıyo
                    2010 - 2011 Şampiyonu Trabzonspor'dur
                    Gerçek budur. ☆

                    Yorum


                    • #40
                      Gökçek, 4 sene içinde şampiyonuz demişti.. Malesef futbolun kuralları sadece kitaplarda yazıldığı gibi değil. İstanbul'dan şampiyonluğu çıkarmak çok zor.. Trabzonspor dahil önümüzdeki 5 yıllık süreçte İstanbul'dan bu tarafa getirecek takım yok o kupayı.. Olmayacak duaya amin denilmez.. Kim şampiyon olursa olsun, umrumda değil.. İstanbul dışına da çıkmasın biz şampiyon olamıyorsak.. Bu ülkenin futbolseveri neyin ne olduğunu anlayana kadar bu kupa İstanbul' dan çıkmaz..
                      Fırtına olarak başladı, sahici bir ihtilâle dönüştü, uzun zamandır “sadece” bir efsane..

                      www.fikirbahcesi.net

                      Yorum


                      • #41
                        Kardeş fenerden nefret ederim ama eğer anadolu takımı şamp. olacaksa fener olsun derim daha iyi inşallah sonsuza kadar biz olamazsak hiçbir anadolu takımı şampiyom olmaz bırak boşver başarılı olmasınlar..

                        Yorum


                        • #42
                          genel de herkes aynı şeyi söylüyor.o halde açık ve net soruyorum:
                          (gs-bjk-fb) mi şampiyon olsun?
                          şu an süper lig deki mevcut herhangi bir anadolu takımı mı?
                          Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
                          Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

                          Yorum


                          • #43
                            İlk olarak isots1978 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                            genel de herkes aynı şeyi söylüyor.o halde açık ve net soruyorum:
                            (gs-bjk-fb) mi şampiyon olsun?
                            şu an süper lig deki mevcut herhangi bir anadolu takımı mı?

                            farketmez.

                            antep olacagına ha fener ha antep.
                            yada ha kayserı ha gs
                            yada ha bjk ha gencler.

                            Yorum


                            • #44
                              İlk olarak Momentus tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                              Kendi adıma bir başka Anadolu kulübünün şampiyonluğunu istemem. Çünkü;

                              Anadolu Kulüpleri Trabzonspor’a kesinlikle İstanbul kulüplerinden daha yakın değildir. Böyle bir ünsiyet bağı yoktur. İstanbul kulüplerinin şampiyonluğu ile Anadolu kulüplerinin şampiyonluğu arasında bizim açımızdan bir fark bulunmamaktadır.

                              Bu konuyu biraz açalım:

                              Arkadaşlar, Anadolu diye isimlendirdiğimiz olgu, yekpâre bir bütünü temsil etmemektedir. Bir Diyarbakırlı bir Aydınlı’ya, bir Antalya’lı bir Zonguldaklı’ya ne kadar yakınlık duymaktadır? Bu sadece kültürel ya da folklorik anlamda değil, sportif açıdan da böyledir. O zaten diğerlerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla, elimizde bir tane değil, sayamayacağımız kadar fazla miktarda “Anadolu” vardır ve bunların bir diğerine yakınlık duyması, İstanbul’a karşı ittifaklar yapması, hele bütün bir halk olarak bir başka vilayetin futbol kulübünü desteklemesi, akıl kârı beklentilerin çok uzağında kalır.

                              Anadolu’nun kendi içinde durum böyledir; pekala Anadolu-İstanbul ilişkisi nasıldır? Anadolu’nun her parçası, İstanbul’da canlı organizmalar halinde yaşamaktadır.

                              Adamın lahmacunu İstanbul’dadır,
                              Çiğ köftesi İstanbul’dadır,
                              Baklavası İstanbul’dadır,
                              Kebabı İstanbul’dadır,
                              Pastırması İstanbul’dadır…

                              Hemşehrileri, eşi dostu, akrabaları İstanbul’dadır… Hemşehri dernekleri, kurtarılmış bölgeler halinde gettoları, şirketleri, holdingleri İstanbul’dadır… Yani Anadolu İstanbul’dadır… Anadolu İstanbul’dur, İstanbul da Anadolu… Anadolu insanı İstanbul’a bakınca ya da gidince orada kendisini bulmaktadır…

                              Pekala Gaziantep’li, Sivas’lı, Konya’lı Trabzon’da ne görmekte, bulmaktadır? Bambaşka bir kültür, bambaşka bir yaşam biçimi, bambaşka insanlar… İstanbul’a giden bir Kayseri’li, hiç yabancılık çekmeden hayatını idame ettirebilir, ettirebiliyor da… İstanbul’da kendi memleketini bulur ve ona kendi İstanbul’u adını verir, yaşar gider. İstanbul’un geri kalanı onu ilgilendirmez. Bu insan Trabzon’a giderse ne halde olacaktır?

                              Sonra, ister İstanbul’da yaşıyor olsun isterse Anadolu’da… Bir İstanbul kulübünün taraftarı köken itibariyle nerelidir? Milyonlarca insanın hepsi ya da ezici çoğunluğu ezelden beri İstanbul’da yaşıyor değil ya… Onlar da köken itibariyle Anadolu insanından başka bir şey değil… Bakmayın siz Fenerbahçe’nin başarılarından sonra Bağdat Caddesi’nde yapılan kutlamaların parıltılarına… O sadece sembolik bir görüntüden ibaret… Hayat sadece kameraların bize gösterdiği çerçeveden ibaret değil..

                              Bir Anadolu kulübünün azıcık başını kaldırdığında, İstanbul kulüplerinin değil, derhal Trabzonpor’un yerine göz dikiyor olmalarının en önemli sebebi budur. İstanbul onlardandır, Trabzon ise Anadolu’nun içerisinde yabancı bir yer…

                              Bunun bir ikinci ve önemli sebebi, Trabzonspor’un bizzat kendisi ve başkaları tarafından ısrarla “Anadolu kulübü” sıfatıyla adlandırılmasıdır. Hal böyle olunca, Anadolu insanı Trabzonspor’u kendi vilayetinin kulübü statüsünde görüyor, ilk fırsatta onun yerine kendisini koymaya çalışıyor.

                              Askerliğini benim gibi kısa dönem er olarak yapanlar yaşamışlardır: Askerliğimin son bir iki ayı hariç, şu soruya cevap vermeye çalışmakla geçti: “Çavuşum, benden sonra geldiñ, benden önce gidiyoñ, bu nasıl iş?” Adama ne kadar anlatsan boş, anlamıyor. Halbuki bizimle aynı statüye sahip, aynı dönem başlamış olan asteğmene böyle bir şey söylemiyor, söylemek aklına dahi gelmiyor. Çünkü ben onunla aynı karavanaya kaşık sallıyorum, aynı koğuşta yatıyorum, aynı sırada içtimaya çıkıyorum… Adam kendisiyle benim aramdaki farkı idrak etmekte zorlanıyor. Ancak asteğmen öyle mi? Elbisesi farklı, görünen statüsü farklı, kaldığı yer farklı, yediği içtiği yer farklı… O komutan… Bense onlardan biri…

                              Trabzonspor da böyle ısrarla “Anadolu kulübü, Anadolu’nun yıldızı, Anadolu’nun başkaldıran bilmem nesi” diye adlandırılıp durursa olacağı budur, havuzdan aldığımız paraya mızmızlanırlar, azıcık yalpalasa “kümeye” diye nida eylemeye başlarlar.

                              Başa dönüp bağlayalım:

                              Anadolu dediğimiz olgu, kendi içinde bütünlük arzeden homojen bir yapı değildir. Sayısız Anadolu vardır ve onların birbirine uzaklığı, İstanbul’la kendi aralarındaki uzaklığa nisbet edilirse yıldızlar mesafesindedir. Dolayısıyla benim bir Anadolu kulübünün başarısına sevinmem için gerek ve yeter şart mevcut değildir.

                              Sorarsanız ki; “O halde Trabzonspor nerenin ve neyin kulübüdür?”, bunun cevabını birkaç ay önce açtığım bir başlıkta vermeye başlamıştım ama BMN’nin nev’i şahsına münhasır bir takım özelliklerinden dolayı başlığın sıhhat ve selametini muhafaza etmek mümkün olmadı. Kısmetse müsait zaman ve zemin temin olunduğunda o mevzuya devam ederiz ...

                              Selam ve muhabbetle…
                              ben usendım yazmaya baktım sen yazmıssın.

                              ya cavusum sen aklımdakını nasıl yazdın

                              Yorum


                              • #45
                                İlk olarak gkalmuk tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                                farketmez.

                                antep olacagına ha fener ha antep.
                                yada ha kayserı ha gs
                                yada ha bjk ha gencler.
                                o halde istanbul dükalığını yıktık falan gibi destansı laflara gerek yok.adamlar sizin onlardan farkınız yok 4 nüz de aynısınız dese ne diyecelim.bu adaletsiz arenada.....ile başlayan sözlerde saçma o halde.öyle ya 3 istanbul takımının diğer anadolu takımlarından farkı yok.pardon bu görüşe göre hepsi aynı tek farkları onlar güçlü haklarıyla şampiyon oldu.
                                bence bu görüşleri savunmak şimdiye kadar dillendirdiğimiz herşeyi ters düz eder,çürütür.ben ne kadar salaklık yapsalarda anadolu takımlarından 3 hırsız kulubü ayırırım.Trabzonsporun tahtını kaptırmak gibi bir endişesi yok.çıksın ve şampiyon olsunlar.biz de olalım.dikkat:sadece bizim hakkımız yenmiyor onların da yeniyor.tek fark onlar kabullenmiş biz kabullenmedik.şimdi ise diyoruz ki hayır şimdiye sana onurlu ol karşı ol dememi unut.şampiyon olma.neden?çünkü ben olamıyorum da ondan demek küçülmeyi kabul etmektir ve trabzonspora yakışmaz.benim gözümde (mübalağa olduğunu biliyorum)onlar abd-israil ve ingiltere dir.çeşke biz yani türkiye yıksak ezsek onları.tıpkı 6 kere yaptığımız gibi.ama ben yapamıyorsam iran-suriye-mısır-pakistan vesaire..de yapabilir.yeter ki onlar zayıflasın hatta yokolsun ki barış huzur gelsin.çıkar biz yine şampiyon oluruz çünkü trabzonspor en büyük Anadolu kulubüdür....
                                Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
                                Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...
                                X