Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!

Daraltma
Bu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • 33 ERİ NASIL ŞEHİT ETTİLER?

    Hürriyet-Yıl 1993. Malatya’dan iki sivil midibüse biniyorlar. Hepsi sivil giysili. Üniforma ve postalları çantalarında. Hiçbirinde silah yok, kendilerine refakat eden tek bir askeri personel de. Saat 18.00. Bingöl’e 10 kilometre var. Dağlık, dar bir yol.

    Birden silah sesleri yankılanıyor. İlk virajı geçtiklerinde, 50 PKK’lının karşı yönden gelen Bingöl Tur’a ait bir otobüsü durdurup, çoğunluğu terhis olmuş ya da dağıtıma giden sivil erlerden oluşan 50 yolcuyu esir aldığını görüyorlar. Şoföre bağırırlar; ‘Geri dön!’ Şoför oralı olmaz. Zaten 4 saatlik yolda 3 mola vermiş... Otobüsün kapısını, ‘Orada ben yoktum’ diyen Şemdin Sakık, o zamanki adıyla ‘Parmaksız Zeki’ açıyor.

    OSMAN PARTAL ANLATIYOR
    Trabzonluyum. İki midibüsteki toplam 50 askerden biriydim. Van-Özalp’taki birliğime gidiyordum. Yol boyunca gereksiz molalar veren şoför bir ara lastik patladığını söyleyip durdu. Lastiğin patlamadığını, krikoya dokunmadığını gördüm. Aksın altına girdiğinde birileriyle konuşma yaptığını duydum.

    Galiba telsizle konuşuyordu. Şemdin Sakık, şimdi Hürriyet’te yayımlanan açıklamalarında ‘Eylem planlanırken buradan askerlerin geleceğini bilmiyorduk’ diyor. Yalan söylüyor. Çünkü ilk otobüsün en ön koltuğunda oturuyordum. Yolumuzu kestiklerinde şoförün kapısını bizzat Sakık açtı. Toprak rengi üniforması vardı üzerinde, aynı renk kasketi ters takmıştı. Omuzundaki tüfeğin namlusu yere bakıyordu.

    Şoföre, diğer otobüsün nerede olduğunu sordu. ‘Arkada, geliyor’ cevabını aldı. İki dakika sonra diğer otobüs düştü pusuya. Yani bizi bekliyorlardı.

    DOĞULU-BATILI DİYE AYIRDILAR
    Geceyarısına kadar teröristlerle yürüdük. Mola verildiğinde niçin kaçırdıklarını, amaçlarını sorduk. ‘TC ateşkes ilan edince, iki gün içinde sizi serbest bırakacağız’ dediler. Saat 01.00 sularıydı. Sakık’ın talimatıyla tek sıra olduk.

    Şemdin Sakık nereli olduğumuzu sorup, Doğulu-Batılı diye bizi iki gruba ayırdı. Sakık, doğulu olmayan benim de içinde olduğum 34 kişinin eğitim kampına götürülmesini söyledi. Dağda koşar adım yürümeye başladık. Bize eşlik eden teröristler sürekli değişiyordu.

    Toplam 300 kişiydiler. Bir köye gittik. Kapısını çaldıkları evlerden başka teröristler çıkıp gruba katıldı. Kimi terörist evlere gidip istirahat etti. Bir ahıra soktular bizi öldürmek için. Sonra vazgeçtiler. Tekrar yürümeye başladık. Sabahı göremeyeceğimi düşünüyordum. Yıldızlara son kez bakıp annemi, babamı, köyümü düşündüm.

    Bir ırmaktan geçerken su içtik. Dağ yoluna çıktık. Davranışları sertleşti. Durdurdular. Saat 03.00 sıralarıydı. Yolun kenarına dizilmemizi istediler. Kolkola girip sıklaşmamızı istediler. Yanımdaki arkadaşıma ‘Devrem bizi vuracaklar’ dedim.

    DEVREMİ ÖLÜ GÖRÜNCE BAYILDIM
    Tir tir titriyordum. Kalaşnikof, Bixi ve Kanvasların emniyetlerini açtılar. Sonumuzun geldiğini anladım, kelimeyi şahadet getirip kendimi yere attım. Taramaya başladılar. Dizime bir mermi isabet etti. Vurulanlar üzerime düşüyordu. Kafamı koruyordum. Hepimizin öldüğünden emin olmak için yüzlerce mermi yağdırdılar.

    Gittiklerini, seslerin uzaklaşmasından anladım. Altı yedi arkadaşım sağdı henüz. Diğerleri paramparçaydı. Can çekişenler, hırıldayanlar, ağlayanlar, inleyenler... Su istiyorlardı. ‘Anne, anne’ diye bağırıyorlardı. Öldüğümü zannediyordum.

    Kendimi çimdikledim, ölmemişim. Devremi beyni parçalanmış görünce bayılmışım. Bizi yan yana dizip 1570 mermi sıktılar Ayılınca şehit arkadaşlarımı sırt üstü çevirdim. Dokunduğum her uzuv elimde kalıyordu. Beyin, ayak... Yardım aramak için yukarı doğru koşmaya çalıştım.

    Kan kaybediyordum. Asfalta çıktım, bir kamyonla yakındaki Elmalı Karakolu’na gittim. Olanları anlattığımda dinleyen jandarmalar ağlamaya başladı. Helikopter, tanklar geldi. Şehitleri aldık. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulundu. Yani silahsız erlerin herbiri için 50 mermi kullanmışlardı... Şoför biliyordu

    ERKAN OMAY ANLATIYOR
    Adanalı hemşerim Mehmet Tura’yla Manisa-Kırkağaç’ta acemi eğitimimi tamamladım. 24 Mayıs sabahı, jandarma komando olarak Siirt’teki birliğimize gitmek üzere Malatya’dan iki sivil midibüse bindirildik. 50 askerin hiçbirinde silah yoktu. Bizi koruyan refakatçı da.

    Bingöl’e 10 kilometre kaldığını belirten tabelayı geçtik, ilk dönemeçte silah sesleri duyduk. Saat 18.00’di. Karşı yönden gelen Bingöl Tur otobüsünü tarayan 50 kadar PKK’lı, çoğunluğu bizim gibi asker olan yolcuları indirmişti. Şoföre geri dönmesi için bağırdım. Duymazdan geldi. Zaten tuhaf şekilde, 4 saatte 3 mola vermişti.

    Bizi indiren PKK’lılar ‘Geleceğinizi biliyor, sizi bekliyorduk’ dedi. O sırada feryat figan, yaşlı bir adam çıktı karanlıklardan. ‘Oğluma ne yaptınız’ diyordu. Adını söyleyince oğlunun otobüslerde olmadığı anlaşıldı. Çok yaşlı olduğu için babaya dokunmadılar. Geldiği gibi gitti. O baba sayesinde kurtulduk. Hepimizin öldüğü sanılıyordu. Askere gidip sağ kalanlar olduğunu söylemeseydi teröristler hepimizi öldürecekti.

    YANLIŞLIKLA 9 ŞEHİT DAHA
    Sürekli yürüyorduk. Ertesi gün 12.00’de silah seslerinden askerlerin yaklaştığını anladım. Asıl harekat 16.00’da başladı. Sikorsky ve F-16’lar uçuyordu tepemizde. PKK’lılar kazma kürek çıkarıp siper kazdı, kayalıklara saklandı.

    Bizi hedef olarak ortada bıraktılar. Askerimiz, yanlışlıkla içimizdeki 9 eri şehit etti bu yüzden. Müthiş bir yağmur vardı. Bizi kalkan olarak kullanan Şemdin Sakık bir ara yanımıza geldi, sağ kaldığımızı görünce şaşırdı. Teröristler geri çekiliyordu. 13 kişi kalmıştık. Kurşuna dizilenlerin arasından kurtulan Osman Partal da aramızdaydı.

    Ellerimizi çözmeyi başardık. Kaçmaya başladık. Karşılaştığımız birkaç teröriste ‘Bizi serbest bıraktılar’ dedik. İnandılar. Birbirimizden ayrılmış, askerlerin bulunduğu yöne koşuyorduk. Bulduğum bir dala beyaz mendil bağladım, bir yandan bağırıyordum.

    Tükendiğim anda korucular ve askerlerden oluşan timle karşılaştım. Mavi berelileri görünce ağlamaya başladım. Komutan ‘PKK’lı var mı içinizde?’ diye sordu. Sonra sarılıp hepimizi tek tek öptü. Bingöl Cezaevi’ndeki bir koğuşa götürdüler bizi.

    Elbiselerimizi değiştirdik. Evlerimize telefon edebileceğimizi söylediler. Kafam durmuştu yaşadıklarımdan sonra. Evin telefon numarası bir türlü aklıma gelmediği için arayamadım.

    ERKAN OMAY ANLATIYOR
    10 kişilik yakın korumaları arasındaki, ‘hemşire’ diye hitap ettikleri kadın bizimle alay etti. Sakık, ‘Sorunumuz rütbelilerle, size bir şey yapmayacağız’ dedi. Her birimize nereli olduğumuzu sordu. Aramızda Denizli ve Konya’dan olanlar çoğunluktaydı.

    Hemşerilerden oluşan timler daha başarılı olur, tehlikelidir diye bir kenara ayırdılar. Şehit olan 33 arkadaşımızın çoğunun bu iki ilden olmasının nedeni bu. Bu arada bir er ‘Ben Kürt’üm’ deyince PKK’lı ‘Kürt-Türk fark etmez. Asker askerdir.

    Biz askere düşmanız’ dedi. Tek sıra olmamızı istediler. En başta ben vardım. Mehmet Tura 6’ncıydı. Yan yana olalım diye gittim, 7’nci oldum. ‘Baştan 6 kişi gelsin’ dediler. Diğer sıralardan aldıkları 6’şar kişiyle bir grup oluşturdular. ‘Kolkola girin’ deyip götürdüler. Arkadaşlarımız kolkola ölüme gittiler.

    SİLAHLAR 10 DAKİKA HİÇ SUSMADI
    Derken yer gök Kalaşnikof cayırtısına boğuldu. Kalaşnikoflar 10 dakika boyunca hiç susmadı. Mehmet’in bana son bakışını unutamıyorum. Sırada yer değiştirmesem, onun önünde dursam beni götüreceklerdi, Mehmet ölmeyecekti. Adana’da ticaret lisesinde sevdiği bir kız vardı. Terhis olur olmaz evleneceklerdi. Askerin üniformasını çıkartıp kendisi giydi.

    ERKAN OMAY ANLATIYOR
    Sayıları 150’yi bulan PKK’lıların silah tehditi altında yürümeye başladık. Bir köyün alt tarafında durduk. 15 yaşındaki terörist ‘200 metreden sigarayı bile vururum’ diyerek böbürleniyordu. İçimizde komando olup olmadığını sordu. Tişörtümde ‘Kırkağaç-Komando’ yazıyordu. Beyaz gömleğimi çıkarmamı istediler.

    Devrem Konyalı Adnan Gebeş’in verdiği parkayı giyip, bunu sakladım. Bu sırada teröristler el koydukları çantalarımızda bulunan üniforma ve postallarımızı giydi. Türk askeri kılığına büründüler. Ellerimizi sicimle bağladılar. Mehmet Tura’yla kaçmaya karar vermiştik.

    Tuvalet bahanesiyle elimi çözdürdüm. O sırada korkunç suratlı bir terörist gelip Kalaşnikofu ağzıma soktu. ‘Bir daha kaçmayı aklından geçirirsen beynini dağıtırım’ dedi. Sabahın 02’sine kadar yürüdük. Elebaşı Şemdin Sakık, Türk askeri üniforması giymiş, elindeki telsizle emir yağdırıyordu. Üstün başarılı işsiz Erkan Omay, Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde bir hafta psikolojik tedavi gördü.

    Hava değişiminden sonra havancı jandarma komando olarak Eruh’taki birliğine katıldı. Sevkiyatın yine korumasız otobüslerle yapıldığını görünce tepki gösterdi, birliğine uçakla gönderildi. Katıldığı operasyonlarda çok sayıda üstün başarı belgesi aldı. Şu anda işsiz olan Omay, ‘En ufak bir şey olsun, askere gönüllü giderim’ diyor.

    BİZİ TARAYAN PKK’LIYI 4 YIL SONRA YAKALATTIM
    Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Erdal Özdemir, değişik dönemlerde tedavisi için Denizli’de bulunan askeri hastaneye gidiyordu. Bingöl katliamının üzerinden 4 yıl geçmişti. Ancak, Erdal Özdemir, kendisine ateş edenlerden bazılarının yüzünü hiç unutmadı.

    Erdal, kendisini ateş eden PKK’lıyı nasıl yakalattığını şöyle anlattı: ‘Kuzenimle birlikte hastanenin hariciye koğuşuna gittik. Koridorda doktorun gelmesini bekliyorduk. O sırada aynı yere gelen iki asker gördüm. Yüzlerine bakınca birisini hemen tanıdım.

    Bu, bana ve silah arkadaşlarıma Kalaşnikofla kurşun yağdıran PKK’lılardan birisiydi. Aradan 4 yıl geçmiş, şimdi asker olmuştu. Ben dikkatlice yüzüne bakarken, sanki o da beni tanımıştı. İkimiz de heyecanlandık. Orada ‘33 eri vuranlardan birisi burada’ diye bağırmaya başladım. Biraz sonra bu kişiyi yakaladılar.

    Benim yanılıp yanılmadığımı anlamak için çok değişik teşhis yöntemleri uyguladılar. Hiçbirinde de yanılmadım. Zaten bu kişi de DGM’de yargılanmaya başlamıştı.’

    MAHKEME: ŞÜPHENİN SANIĞIN LEHİNE YORUMUNA
    Genelkurmay yetkilileri, Denizli’de bu olayın yaşandığını doğrularken Erdal Özdemir’in dikkati sonucu 33 erin şehit edilmesi olayına katılan ve eylemin olduğu dönemde 16 yaşında olan Bingöllü Necmettin A.Tekin’in yakalandığını söylediler. A.Tekin, Jandarmada ve DGM’de verdiği ifadede Bingöllü olduğunu, ancak eyleme katılmadığını öne sürdü. Mahkeme ‘kuvvetli bir şüphe mevcut olduğundan şüphenin sanık lehine yorumlanmasına’ karar verdi ve Necmettin A. Tekin hakkında beraat kararı aldı.


    Köylüler, kürtçe alay ediyordu...
    O gün Hatay-Serinyol’da bulunan 121. Jandarma Alayı’nda acemi eğitimini tamamladıktan sonra yeni görev yeri Bingöl’e gidecekti. O da şoförden şüpheleniyordu. Bingöl’e 10 kilometre kala mola vermişlerdi. ‘Gözüm hep şoförün üstündeydi. Sanki bize doğru bir kötülük yaklaşıyordu.

    Telefon edişinden, iyice huylanmıştım. Sanki bir yerlere haber veriyordu’ diyor ve anlatıyor: ‘Yolumuza devam ettik. Az ilerledikten sonra beyaz renkli bir kargo kamyonuyla yolu kesmişlerdi. Başta, elleri silahlı 10-15 kişiydiler. Sonra sayı giderek artmaya başladı.

    Bizi de araçlarımızdan indirip tek sıra halinde durmamızı istediler. Daha sonra birisi, 5’erli sıra olmamızı istedi. Biz denilenleri yapıyorduk. İsmini bilmediğimiz bir köye getirdiler. Köylüler bize gülüyor, bazıları yüzümüze tükürüyordu. Bunlar çok ağrıma gidiyordu.

    Ancak çaresizdik. Yol boyunca PKK’lılar ‘T.C’ye askerlik yapmayın. Eğer bize katılırsanız canınız kurtulur’ diyordu. Köylüler PKK’lıları Kürtçe bir şeyler söyleyerek alkışlıyorlardı. PKK’lılar da onlara bir şeyler söylüyor, başarılarını kutluyorlardı.

    YÜZÜKLERİ BİLE ALDILAR
    Köyden çıktıktan sonra 3-4 saat daha yürüdük. Sonra 10’arlı sıra oluşturmamızı istediler. Ceplerimizi teker teker boşalttılar. Parmaklarında yüzük olanların yüzüklerini bile aldılar. Benim de üzerimde bulanan 2 milyon lirayı, Samsun sigarasını, jetonlarımı, çantamdaki spor ayakkabılarımı aldılar.’ Arkadaşımın kanını içerek sağ kalabildim.Katliamdan yaralı olarak kurtulan Erdal Özdemir, tüm çabalara rağmen felç oldu. Bugün tekerlekli sandalyeye mahkum olan Erdal ‘Ölen arkadaşlarımın intikamını almayı çok istiyordum. Ancak olmadı’ diyor ve ekliyor: ‘Yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Silahlar ölüm kusuyordu. Gelişi güzel ateş ediyorlardı. O an hepimiz yerlerdeydik.

    Ben yere düşerken, üzerime kol kola olduğum diğer arkadaşım düştü. Daha sonra ölmediğini gördükleri kişilerin üzerine birer kurşun daha sıktılar. Ben de yaralıydım ama altta olduğum için dikkat çekmiyordum. Az sonra büyük bir sessizlik oldu. Sürekli kan kaybediyordum.

    Kısa sürede kan durdurulmazsa ben de ölecektim. Üzerime düşen arkadaşımın akan kanını içmeye başladım. Belki bu şekilde hayatta kalabilirim diye düşünüyordum. Uzun bir süre sonra oradan 5 kişi yaralı olarak hastaneye götürüldük.’


    Saygı ÖZTÜRK
    En son Misafir tarafından düzenlendi; 05.03.2007, 12:01.

    Yorum


    • Bir teröriste af, İspanya’yı sokağa döktü




      Onlar “terör şantajına boyun eğmeyiz” diye ayaklanırken, biz teröristleri Meclis’e taşımaya çalışıyoruz.

      Açlık grevi yapan ETA üyesi bir teröristi “evine” göndermeye kalkan İspanyol Hükümeti’ne karşı tüm ülke ayaklandı. 65 il ve Madrid’te milyonların katıldığı gösteriler düzenlendi, yürüyüşler yapıldı.

      Yapılan açıklamada: “Teröristlerin şantajına boyun eğen bir ulusun geleceği yoktur. İspanya’nın geleceği vardır. Bu gösteriler İspanya demokrasisinin tarihine altın harflerle yazılacak” denildi...

      Biz böyle sokağa düşsek adımız kafatasçıya çıkar

      İspanya demokrasisi adına yapılan ve milyonlarca insanı sokağa döken bu gösterilerin bir benzeri Türkiye’de yapılsa ne olur? Sözde aydınlar, içimizdeki AB’ciler, Amerikancılar ve bir kısım çıkarcı medya, kararını verir: “Faşist göstericiler. Kafatasçılar yürüdü.” Oysa İspanya 114 gündür açlık grevi yapan ve bu şantaja boyun eğen hükümeti protesto için 1 Mart’tan beri ayakta. Politika gözlemcileri hükümetin geri adım atacağını belirtiyor.

      Kaynak: Tercuman
      Trabzonspor √
      Hüseyin Avni Aker|Hayri Gür|Halit Ziya Kurbetçi|Şamil Ekinci|Dozer Cemil|Şenol Güneş|
      İki Renk ve Asalet √
      BordoMavi.Net √

      Yorum


      • Tarafımdan silinmiştir...
        En son antagonist tarafından düzenlendi; 16.11.2007, 20:37.

        Yorum


        • Yorumlar yapılacaktır, öyle demek istememiştir yanlış yoldadır gibilerinden muğlak içi sulandırılmış cümleler kurulacaktır. Kesin olan bir şey var ki, Vatan uğruna canını veren Şehitlerimizin kemikleri sızım sızım sızlayacaktır.

          Allah yandaşlarınızın da topunuzun da alayınızın da belasını versin !

          ***
          Diyarbakır Fuar Alanı'nda kutlanan Nevruz töreninde Kürtçe ve Türkçe konuşan Zana, Kürtçe yaptığı konuşmada, "Kürtlerin 3 yoldaşı vardır. Bu üçü de çok değerledir. Kürtlerin yüreğinde önemli bir yere sahiptir" dedi. Zana, "Birincisi Celal amca (Celal Talabani), Irak Devlet Başkanı, bir Kürt lideri ve kardeşliğe inanıyor, hepimizi de kabul ediyor. İkincisi Mesut amcadır. Kürdistan Bölge Başkanı, yani o da bizi kabul ediyor. Üçüncüsü hepimizin dile getirdiği gibi siz ona rehber, başkan diyorsunuz. Hepimizin yüreğinde Kürt halkının iradesi olarak anlatıldığı başkan Öcalan'dır. Üçü de yüzümüzün akıdır, kulağı, yüreği ve beynidir. Yüreğimizde yer edinmişlerdir" diye konuştu.
          Trabzonspor √
          Hüseyin Avni Aker|Hayri Gür|Halit Ziya Kurbetçi|Şamil Ekinci|Dozer Cemil|Şenol Güneş|
          İki Renk ve Asalet √
          BordoMavi.Net √

          Yorum


          • İlk olarak Külünkoğlu tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
            Yorumlar yapılacaktır, öyle demek istememiştir yanlış yoldadır gibilerinden muğlak içi sulandırılmış cümleler kurulacaktır. Kesin olan bir şey var ki, Vatan uğruna canını veren Şehitlerimizin kemikleri sızım sızım sızlayacaktır.

            Allah yandaşlarınızın da topunuzun da alayınızın da belasını versin !

            ***
            Diyarbakır Fuar Alanı'nda kutlanan Nevruz töreninde Kürtçe ve Türkçe konuşan Zana, Kürtçe yaptığı konuşmada, "Kürtlerin 3 yoldaşı vardır. Bu üçü de çok değerledir. Kürtlerin yüreğinde önemli bir yere sahiptir" dedi. Zana, "Birincisi Celal amca (Celal Talabani), Irak Devlet Başkanı, bir Kürt lideri ve kardeşliğe inanıyor, hepimizi de kabul ediyor. İkincisi Mesut amcadır. Kürdistan Bölge Başkanı, yani o da bizi kabul ediyor. Üçüncüsü hepimizin dile getirdiği gibi siz ona rehber, başkan diyorsunuz. Hepimizin yüreğinde Kürt halkının iradesi olarak anlatıldığı başkan Öcalan'dır. Üçü de yüzümüzün akıdır, kulağı, yüreği ve beynidir. Yüreğimizde yer edinmişlerdir" diye konuştu.
            ALLAH yandaşlarınızın da topunuzun da alayınızın da belasını versin!


            Her geçen gün o insanlardan daha da çok nefret ediyorum.Bu vatanı bölmek isteyenlerde onlar 35 bin evladımızın katili de dayımın katili de onlar..

            Ne yazık ki o bahsettikleri yaratığı besliyoruz!..

            Dediğiniz gibi onların yandaşları öyle demek istememiştir diyecektir.

            Bu vatan ne güçlüklerle kazanıldı.
            Kolay kazanılmadı Hiçbir zaman da kaybedilmeyecek.Böyle biline

            ŞEHİTLER ÖLMEZ , VATAN BÖLÜNMEZ!

            Yorum


            • İlk olarak Külünkoğlu tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
              Yorumlar yapılacaktır, öyle demek istememiştir yanlış yoldadır gibilerinden muğlak içi sulandırılmış cümleler kurulacaktır. Kesin olan bir şey var ki, Vatan uğruna canını veren Şehitlerimizin kemikleri sızım sızım sızlayacaktır.

              Allah yandaşlarınızın da topunuzun da alayınızın da belasını versin !

              ***
              Diyarbakır Fuar Alanı'nda kutlanan Nevruz töreninde Kürtçe ve Türkçe konuşan Zana, Kürtçe yaptığı konuşmada, "Kürtlerin 3 yoldaşı vardır. Bu üçü de çok değerledir. Kürtlerin yüreğinde önemli bir yere sahiptir" dedi. Zana, "Birincisi Celal amca (Celal Talabani), Irak Devlet Başkanı, bir Kürt lideri ve kardeşliğe inanıyor, hepimizi de kabul ediyor. İkincisi Mesut amcadır. Kürdistan Bölge Başkanı, yani o da bizi kabul ediyor. Üçüncüsü hepimizin dile getirdiği gibi siz ona rehber, başkan diyorsunuz. Hepimizin yüreğinde Kürt halkının iradesi olarak anlatıldığı başkan Öcalan'dır. Üçü de yüzümüzün akıdır, kulağı, yüreği ve beynidir. Yüreğimizde yer edinmişlerdir" diye konuştu.
              Metin abi bu haberi buraya taşıdığın için ellerine sağlık. Dikkat edilirse artık öyle kaçamak cevap vermiyorlar direkt söylüyorlar fikirlerini. Korkum o ki şiddet yine tırmanacak ve yine kan dökülecek. Şehit vermeye devam edeceğiz ve diken üstündeki ekonomimiz dibe vuracak. Zaten Çatalca gölünden sonra meşhur Nasrettin Hoca'nın maya çaldığı gölde kurumuş. Ankara'da yazın su kesintisi olcakmış çünkü Kızlırmak da nasibini almış. Yani alakasız gibi gözükebilir ama önümüzdeki yıllar sonumuzu hiç ama hiç iyi görmüyorum. Allah her şeyin hayırlısını versin diyorum.
              '' İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini,payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür... ''

              Yorum


              • Elbette bu şahısların şimdi vızır vızır konuşmaya başlamış olmasının da altını iyi araştırmak gerelkiyor. Bunca zaman sessiz kalıp da şimdi tekrar 15 sene öncesine dönülmesinin muhasebesi iyi yapılmalı.

                "İşgal ve Direniş - 1919 ve Bugün" okuyorum şu anda ve okudukça tüylerim diken diken oluyor.
                Trabzonsporlu olmak...
                Zor ama güzel be kardeşim!

                Yorum


                • İlk olarak dr.muhsin tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                  Metin abi bu haberi buraya taşıdığın için ellerine sağlık. Dikkat edilirse artık öyle kaçamak cevap vermiyorlar direkt söylüyorlar fikirlerini. Korkum o ki şiddet yine tırmanacak ve yine kan dökülecek. Şehit vermeye devam edeceğiz ve diken üstündeki ekonomimiz dibe vuracak. Zaten Çatalca gölünden sonra meşhur Nasrettin Hoca'nın maya çaldığı gölde kurumuş. Ankara'da yazın su kesintisi olcakmış çünkü Kızlırmak da nasibini almış. Yani alakasız gibi gözükebilir ama önümüzdeki yıllar sonumuzu hiç ama hiç iyi görmüyorum. Allah her şeyin hayırlısını versin diyorum.
                  Doktorum Muhsinim nerelerdesin? üzülmemek elde değil tabi ki ...İş tamamen siyasete dökülmüş durumda ve orada önceki yıllara göre halkta da şoven duygularda çok fazla artış var..

                  Yorum


                  • İlk olarak Cengiz Çubukcu tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                    Doktorum Muhsinim nerelerdesin? üzülmemek elde değil tabi ki ...İş tamamen siyasete dökülmüş durumda ve orada önceki yıllara göre halkta da şoven duygularda çok fazla artış var..
                    Cengiz Abi askere gidecem diye memlekete gittim uzun zaman giremedim ama sizi ve BMN yi unuttum sanmayın. Dediğiniz gibi bu iş artık siyasete dökülmüş. Bazı şeyler bizim isteklerimiz dışında gerçekleşiyor. Bugün İ.e.t.t garajı ihalesini Sama Dubai 705 milyon YTL ile kazandı. Zorlu Holding ile kıyasıya çekiştiler ama yabancı şirket kazandı. Artık Levent'te boğaza nazır yerlerde Arapları da görürüz sıksık çünkü alışveriş merkezi ve rezidanslar yapılıp satılacakmış. Kürtler yetmiyordu bi araplarla uğraşırız İstanbul'da. Kürt derken PKK'yı destekleyenleri ima ettim yoksa içinde samimi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çok az da olsa var söylemeden geçemeyiz.
                    '' İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini,payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür... ''

                    Yorum


                    • Hangi halkda şoven duygular var ?
                      Trabzonspor √
                      Hüseyin Avni Aker|Hayri Gür|Halit Ziya Kurbetçi|Şamil Ekinci|Dozer Cemil|Şenol Güneş|
                      İki Renk ve Asalet √
                      BordoMavi.Net √

                      Yorum


                      • İlk olarak Külünkoğlu tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                        Hangi halkda şoven duygular var ?
                        tabi ki doğu ve güneydoğulu halkta...

                        Yorum


                        • Bu köpek sürüleri yine ülkemizi karıştırmak için afgurmaya başlamış artık birseyleri ima etmeyip direk söylemeye başladılar bunların meclise girdiginde olabilcekleri düşünemiyorum ne edip edip ülkemizi bölmeye calışan bu mahlukatlara konuşmalarından ötürü gerekli cezalar verilmelidir, ama başbakanımızın bile sayın diye hitap ettiği bir caniye, bunların saygıda kusur etmemelerinden ötürü ceza almaları pek mümkün görünmüyor........
                          En son Gökhan Bozyiğit tarafından düzenlendi; 22.03.2007, 07:50.

                          Yorum


                          • Sırrı Sakık : "pkk halktır halk pkk'dır"

                            Bakalım bu şerefsiz için ne yapılacak ?
                            Trabzonspor √
                            Hüseyin Avni Aker|Hayri Gür|Halit Ziya Kurbetçi|Şamil Ekinci|Dozer Cemil|Şenol Güneş|
                            İki Renk ve Asalet √
                            BordoMavi.Net √

                            Yorum


                            • Dün dayımın oğluyla konuştum, kendisi Silvanda öğretmen...yıllardan beri ilk defa çok sakin bir gün yaşandığını ve halkın artık bıktığını, usandığını ve bu olaylara karışmak istemediğini söyledi...Ama sırrı sakık, Leyla Zana gibi şerefsizler toplumu kışkırtmak için fırsat kolluyor....iş bu açıklamaları yapma noktasına gelmeden önlerini kemek gerekirdi..gerçi dün sakıkı gözaltına almışlar zannedersem..

                              Yorum


                              • İlk olarak Külünkoğlu tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                                Yorumlar yapılacaktır, öyle demek istememiştir yanlış yoldadır gibilerinden muğlak içi sulandırılmış cümleler kurulacaktır. Kesin olan bir şey var ki, Vatan uğruna canını veren Şehitlerimizin kemikleri sızım sızım sızlayacaktır.

                                Allah yandaşlarınızın da topunuzun da alayınızın da belasını versin !

                                ***
                                Diyarbakır Fuar Alanı'nda kutlanan Nevruz töreninde Kürtçe ve Türkçe konuşan Zana, Kürtçe yaptığı konuşmada, "Kürtlerin 3 yoldaşı vardır. Bu üçü de çok değerledir. Kürtlerin yüreğinde önemli bir yere sahiptir" dedi. Zana, "Birincisi Celal amca (Celal Talabani), Irak Devlet Başkanı, bir Kürt lideri ve kardeşliğe inanıyor, hepimizi de kabul ediyor. İkincisi Mesut amcadır. Kürdistan Bölge Başkanı, yani o da bizi kabul ediyor. Üçüncüsü hepimizin dile getirdiği gibi siz ona rehber, başkan diyorsunuz. Hepimizin yüreğinde Kürt halkının iradesi olarak anlatıldığı başkan Öcalan'dır. Üçü de yüzümüzün akıdır, kulağı, yüreği ve beynidir. Yüreğimizde yer edinmişlerdir" diye konuştu.
                                Helal olsun ağzına sağlık abicim..

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...
                                X