Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!

Daraltma
Bu sabit bir konudur.
X
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • Hiçbir başka olay, Türk düşmanlarının işine bu kadar yarayamazdı!.. Ülkemizin dışındakiler kadar içimize de çöreklenmiş olan Türk düşmanları da, cinayetin olduğu dakikadan itibaren, anında örgütlenerek saldırıya geçtiler!.. Şişli’nin göbeği, cinayet mahalli bir nevi “kurtarılmış bölge” haline getirildi. Burada âdeta yasalar askıya alındı... Zoraki durum yaratıldı. İttifak halindeki Türk düşmanı çeteler, evlerinden topladıkları Ermeni vatandaşları, “anma” bahanesi ile olay mahalline getiriyorlar ve onları kalkan yaparak oyunlarını sergiliyorlar!.. Milletimiz olan biteni, bu çetelere destek veren malum ekranlarda, naklen yayın olarak endişe ile seyrediyorlar. Olay yerindeki eylem kıtaları yoldan geçen otobüsleri, içindeki yolcuları taciz ediyor, vatandaşlarımız olan bitene, meydanın boş bırakılmasına akıl erdirmeye çalışıyor... Tek teselli, milletimizin sağduyulu sabrıdır ve bu sağduyunun devamını diliyoruz...



    Kolay değildir Türk milletinin, kendi ülkesinde bu kadar yoğun hakaret altına alınmasına, saldırıya uğramasına tahammül etmek... Hem Avrupa Birliği’nin görevlileri, hem de bunların içerideki uzantıları, Türk kimliğine adlı adınca, ağızlarına ne gelirse söylüyorlar... Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, “Hrant Dink, Ermeni soykırımının 1 milyon 500 bin birinci kurbanı oldu” insafsızlığında, Alman Die Welt’te Boris bilmemne adlı yazar, “cinayet bütün Türkler’in işidir” ahlâksızlığında kalem oynatabiliyor...



    Neden böyle yapıyorlar?..

    Neden böyle yazdıklarının ipucu da Başbakan’ın, partililerine yaptığı konuşmada, şu sözlerde vardır...

    “Bu tür olaylarda Türkiye’nin fotoğrafı medya üzerinden dünyaya yansıyor...” Aslında Başbakan bu sözleri, malum medyayı “övme” anlamında kullanıyor!..
    Medya üzerinden dünyaya yansıyan Türkiye fotoğrafında, Şişli Osmanbey arasına üstlenen çetelerin, “Katil devlet hesap verecek” benzeri sloganları, Türk milletine kin kusan pankartları görüyor, duyuyoruz... Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel prensipleri çerçevesinde endişelenen, endişelerini dile getirip tedbir isteyen her Türk ferdi, en azından “faşist” damgası yiyor, yerden yere vuruluyor!..



    Bu tavır resmi ağızlardan destek buluyor!.. Başbakan, bulunduğu makamın bütün vatandaşlara eşit mesafe, eşit sahiplenme temel prensibini, ne idüğü belirsiz bir saldırıyı söz konusu ederek bir kenara bırakıyor... Politikalarına karşı çıkanları, bu cinayet cephesine âdeta ortak ediyor!..



    Başbakan, “Bir süredir Türkiye’yi içe kapamaya yönelik çabalar, gayretler olduğunu görüyoruz. Ben, Türkiye’nin değerli enerjisine, birliğine, bütünlüğüne karşı işlenecek daha büyük bir fenalık düşünemiyorum. Bu nedenle açık ifade ediyorum. Bu tür çabalar içinde olanlar, belki her şey olabilirler ama asla kendilerine vatansever diyemezler” şeklinde konuşuyor. Cinayeti işleyenlere, “vatansever denilemez” demesine eyvallah ama... Araya, “Bir süredir Türkiye’yi içe kapamaya yönelik çabalar...” sözlerini sıkıştırıp, “Bu çabaları gösteren kendisine vatansever diyemez” demesi ilginçtir. Gene altını çizelim, cinayet bir kenara da, “Türkiye’nin önünü kapama çabaları” diye, AB’den gelen dayatmalara karşı çıkılmasını gösterdiğini biliyoruz.



    Şimdi burada bir bakalım.

    Türkiye’nin “dışa açılımı” çerçevesinde değerlendirilen, Avrupa Birliği entegresi çerçevesinde gelişen PKK ile ilgili şu habere bakalım... “DTP Mersin İl Başkanlığı’nca düzenlenen mitingde, PKK afişleri açıldı. Katılımcılar sık sık ‘Yaşasın Başkan Apo’, ‘Dişe diş kana kan seninleyiz Öcalan’ sloganları attı. Bu arada, DTP Çorlu İlçe Kongresi’nde, çatışmada öldürülen PKK’lılar için saygı duruşu yapılırken, İstiklâl Marşı okunmadı...”

    Ne yapacaksınız?..

    Sindire sindire, ses çıkarmadan seyredeceksiniz... Eğer ki karşı çıkarsanız, Türkiye’nin dışa açılımına karşısınız ve asla size vatansever denilemez... KKTC’deki teslimiyete aldırmayacaksın, Diaspora soykırımı diye dayatıyor boynunu bükeceksin, bütün tersanelerine girilecek, bütün orduların dağıtılacak, aldırmayacaksın... Memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emellerine tevhid edebilirler, dışa açılım gereği...



    Vazifeye atılmak için muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda da değildir!.. Bırakacaksın bu işleri, yeni vatanseverlik, sömürgecilere kayıtsız şartsız teslim olup yolunu bulmaktır!..



    Cinayet olayı bahanesi ile ihanet şebekelerinin Trabzon üzerine bayrak açıp yürüdüklerini görüyoruz!.. Sebep basittir... Bölücü çeteler Trabzon’a dayanıp dayanıp geri püskürtülüyor... Şimdi, direnişi kırmak için bahane bulduklarına inanıyorlar... Pontus, PKK, New Asala ittifakı saldırıyor...

    Yorum


    • Hırant Dink vuruldu. Başına dört el ateş edilerek, gazetesinin önünde vuruldu. Elbette çok üzüldüm. Hırant Dink’in vurulmasının, hem de bu ülkede vurulmasının doğuracağı sonuçları tahmin edebildiğim için çok üzüldüm. Bu ölümün bu ülkeye vereceği zararı bildiğim için çok üzüldüm.

      Herkesin yazdığı gibi uluslar arası tepkiden veya dünya milletlerinin gözündeki imajımızın zarar göreceğinden dolayı değil ama. Zira bu imaj zaten bellidir ve yüzlerce yıldır değişmedi, uluslar arası tepki ise ille de birinin ölümüne ihtiyaç duymaz söz konusu ülke Türkiye ise mutlaka bir bahane bulunur.

      Benim kaygım, marjinalleştirilmeye çalışılan milli duruş ile ilgilidir.

      Benim kaygım bundan sonra oluşacak olan tüm milli tepkilerin bu travmaya takılıp kalacağı ile ilgilidir.

      Benim kaygım namus bayrağını taşıyan namussuzların namus kavramına zarar vermesi ile ilgilidir.

      Benim kaygım bu olaydan önce neredeyse suç sayılan “ben Türk’üm” cümlesinin bu olaydan sonra belki de en provakatif cümle olarak algılanabileceği ile ilgilidir.

      Bu ortamı fırsat bilen millet ve vatan düşmanlarının ise pervasızlık sınırlarının nereye kadar genişleyeceği ile ilgilidir.
      İşte tüm kaygım ve üzüntüm bunlardan ibarettir. Elbette bir insan öldürüldüğü için, çocukları babasız kaldığı için üzgünüm, hem de çok üzgünüm. Ancak yazılanların ve söylenenlerin nasıl provakasyonlara sebep olacağı da ortadadır.

      Burası özgür bir ülkedir elbette, herkes dilediğini düşünmekte ve söylemekte ve hatta yazmakta özgürdür, ancak özgürlük sınırsız değildir. Zira başkalarının özgürlüklerinin ve kutsallarının sınırları bizim özgürlüklerimizi kısıtlar. Sırf özgür olmak adına kimseye hakaret edemezsiniz. Sırf özgür olmak adına kimsenin kutsalları ile alay edemezsiniz.

      Hırant Dink vuruldu, bir ev babasız, bir kadın kocasız kaldı. Şaşılacak bir hızla basılan posterleri pankart şeklinde dağıtılmış ve toplanan kalabalığın ellerinde, “ katil devlet hesap verecek” sloganları eşliğinde sallanıyordu. Aslında bir babaydı ölen, bir insandı bir provakasyon malzemesi değildi.

      Hırant Dink vuruldu, yolara döküldü insanlar, karanfiller atıldı vurulduğu yere. Dev bir posteri derhal gazete binasından sarkıtıldı. Tüm gazeteler olayı manşetten verdi, herkes baş sağlığı mesajları geçti.

      Biz bu tür ölümlere, arkadaşlarımızı kaybetmeye alışmıştık aslında ama bir teki için bile böyle bir uğurlama yapmamıştı Türk halkı, bir teki için bile yayın organları böyle manşetler atmamıştı, alışmadığımız buydu bizim.

      Kadir Aydın; şehit j. Astsubay.

      Diyarbakır’ın Lice kırsalında teröristlerle girilen çatışma sonucunda hainler tarafından ve vatanı uğruna şehit düştü. Babası kızım var onu da vatana kurban vermeye hazırım dedi. Hiçbir gazete bu kadar yer vermedi, ne İstanbul ne İzmir’de bu kadar kalabalık toplanıp terörü protesto etmedi.

      Alim Yılmaz; J. Yarbay.

      Elazığ ili kırsalında teröristler tarafından şehit edildi. Eşi Ağlamayacağım, onları sevindirmeyeceğim bu vatanı bölemeyecekler diyordu. Haber bültenlerindeki birkaç saniyelik görüntü ve haber metni dışında hiçbir kanal ondan bahsetmedi, onun için özel programlar yapılmadı. O bir kahramandı ve kahramanlar gibi gitti sonsuzluğa.

      Daha burada isimlerini saymaya kalksam ciltler alacak kadar çok kahramandan bahsediyorum, hiç birisi bize hakaret etmedi, istiklal marşının kahraman ırkıma bir gül” bölümünde susmadılar haykırdılar. Hırant Dink güvenlik ve huzur içinde yazabilsin, çocukları okullarına emniyetle gidebilsin diye şehit düştüler. Kimse onlar için posterler bastırıp yürüyüşler tertip etmedi.

      Biz alışmıştık aslında ölümlere, arkadaşlarımızı topraklara koymaya, Hırant Dink’in bir terör eylemine kurban gitmesinden dolayı oluşan toplumsal hassasiyeti, onların da hak ettiklerini düşünüyorum sadece ama onlar için gösterilmedi.

      Hırant Dink vuruldu ama ne ölecek biliyor musunuz?

      Ancak oluşmaya başlamış olan milli ruh ölecek, öldürülecek. Yenice filizlenmeye başlamış olan ulus bilinci öldürülecek, gazete köşelerinde.

      Hırant Dink vuruldu ama "Türküm ve kimseye soy kırımı uygulamadım, benim olan vatan toprağından bir karış vermeyeceğim" diyenler ve diyecekler öldürülecek televizyon programlarında.

      Hırant Dink vuruldu ama aslında ölen başka bir şey olacak ve Hırant Dink’i vuran her kimse gerçekten bu vatana ihanet etti. Bu ülkeye verilecek en büyük zararlardan birini verdi.

      Şimdi Irak’ta ki Türkmen katliamına gösterilecek tepki bu travmaya takılacak.
      Kıbrıs için oluşmaya başlayan hassasiyet bu olaya kurban edilecek.

      Türk varlığı için söylenecek her söz ve yazılacak her kelime derhal Şişli’de ki kanlı sokağın müsebbibi olma suçlamasıyla karşılaşacak.
      Hırant Dink vuruldu ve öldü.

      Basılan bu düğmeden sonra ölecek her şey için Türk ulusunun başı sağ olsun. Bu ölümden ve bundan sonrakilerde kim nemalanacaksa o sevinecek, mutlu olacak. Biz çok üzüldük çünkü kayıp çok büyük olacak, Hırant Dink’ten daha büyük olacak.

      Bu kaybı önlemek için sessizce toprağa düşen kahramanlar ise ölmeye devam edecek.

      Sessizce.


      Türk ulusu! Başın sağ olsun.




      "VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"







      Ey Halkım; siz hala anlayamadınız! Görünen o ki siz daha yine anlamayacaksınız. Size, kimliğinize hakaret eden, küfreden biri için barış güvercinleri uçurup, kortejler hazırlayıp, bir dünya devini mezara verirmiş gibi, üzülürken, doğuda şehit olan yavrularıma sırt döndünüz. Onları hatırlayanınız var mı?


      Biz hatırlamanızıda istemiyoruz. Çünkü biz bu vatanı karşılıksız sevdik ve sizden tek isteğimiz bizi rahat bırakın; vatanımızı sevelim sadece ve uğrunda göz kırpmadan canımızı feda edelim. Sizden hiçbir şey beklemiyoruz.

      Siz yeni Hrant'lar yaratıp, Yeni Pamuklar yaratıp; onları yüceltin...!



      Sizlerin yeri bizim için çok özell, Şehitliğin her kişiye nasip olmayacağını biliyoruz. Ama yokluğunuza dayanmakta çok zor. Sizleri çocuklarınız, ana, baba ve eşleriniz rüyasında görüyor. Sizlere sarılıyor, ama uyandığında göz yaşından başka bir şey kalmıyor. İnsan engellerinin hepsini aştık da kader engelini aşamadık. şehitlerimizin kanı üzerinde pazarlıklar yapıldı topraklarımız haritalarla bölünmeye başladı genede vatan sağolsun dedik sustuk sustuk sustuk


      NİCE TABUTLAR İÇİN HAZIRIZ BİZ...!




      EY TÜRK MİLLETİ BAKIN BİZE EMANET EDİLEN RESİMDEKİ MİNİK ÖMER FARUK SİZE NE DİYOR !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

      BENİM BABAM BEN DAHA ONU TANIYAMADAN ŞEHİT OLDU. ONU SADECE RESİMLERİNDEN TANIYABİLİYORUM. BEN ŞİMDİ ORTAOKULA GİDİYORUM.
      BABAM BENİM SÜNNETİME GELDİ. ONU BEN VE DEDEM GÖRDÜK. AMA YANINA GİTTİĞİMİZDE BİR ANDA KAYBOLDU.
      BENDE ASKER OLACAĞIM. BABAM GİBİ KAHRAMAN OLACAĞIM.
      BABAMI ÖZLÜYORUM VE ONU ÇOK SEVİYORUM.
      AMA BABAMIN DÜŞMANLARINI AFFETMELERİNİ ANLAYAMIYORUM...








      Saygılarımla

      Yorum


      • onbinler yürüdü dün..ama o onbinlerin arasında bir tane Türk Bayrağını ama bir tanesini bile kimse görmedi.

        tabi çok doğal..hepsi hrant'mış, hepsi ermeni'ymiş ya...ne işleri var Türk Bayrağı ile...

        Büyük, asil, necip Türk Milleti ölen kişinin hatırına, cenaze hatırına bu şaklabanlığa bir kaç gün göz yummuştur.o kadar.ama bunu unutmaz, yazar bir kenara...
        Rüyaları gerçeklestirmenin en kestirme yolu uyanmaktır...

        Yorum


        • sevgili sweetrose yazından dolayı seni kutluyorum..çok anlamlı yazmışsın..biz nerde hata yaptık biliyomusun fatih sultan mehmet han ist'u fethettiğinde bunların hepsini silip süpürecekti hadi olum ermenistan'a türkiye'den çıkın ama bizim padişahlarımız yufka yürekli gelin kalın dediler bunlarda içten içten oyunlarını sürdürdüler osmanlının yıkılmasında,tc'nin bu hale gelmesindeki etkileri büyüktür velhasıl kelam diyceğim şu ki ogün samast bi yanlış yaptı vurdu bunu devlete maletmenin amacı ne öbürü de şimdi orhan pamuğu tehdit ediyor yanlış yanlış bazıları da çıkıp diyolar ki trabzona ordu müdahale etsin ya bu nasıl mantıktır bu nasıl iştir ordaki insanlar ne yapıyolar verilen doktoru mu öldürüyolar dozeri mi yakıyolar..yakılan yerlere girsinler.. milliyetçilikse bunun nedeni acayip batağa batmış durumdayız yeni nesil uyuma!!
          ölümüne trabzon !

          Yorum


          • İlk olarak sweetrose tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
            Ey Halkım; siz hala anlayamadınız! Görünen o ki siz daha yine anlamayacaksınız. Size, kimliğinize hakaret eden, küfreden biri için barış güvercinleri uçurup, kortejler hazırlayıp, bir dünya devini mezara verirmiş gibi, üzülürken, doğuda şehit olan yavrularıma sırt döndünüz. Onları hatırlayanınız var mı?


            Biz hatırlamanızıda istemiyoruz. Çünkü biz bu vatanı karşılıksız sevdik ve sizden tek isteğimiz bizi rahat bırakın; vatanımızı sevelim sadece ve uğrunda göz kırpmadan canımızı feda edelim. Sizden hiçbir şey beklemiyoruz.

            Siz yeni Hrant'lar yaratıp, Yeni Pamuklar yaratıp; onları yüceltin...!


            Sizlerin yeri bizim için çok özell, Şehitliğin her kişiye nasip olmayacağını biliyoruz. Ama yokluğunuza dayanmakta çok zor. Sizleri çocuklarınız, ana, baba ve eşleriniz rüyasında görüyor. Sizlere sarılıyor, ama uyandığında göz yaşından başka bir şey kalmıyor. İnsan engellerinin hepsini aştık da kader engelini aşamadık. şehitlerimizin kanı üzerinde pazarlıklar yapıldı topraklarımız haritalarla bölünmeye başladı genede vatan sağolsun dedik sustuk sustuk sustuk
            yüreğine sağlık çok güzel özetlemişsin saolasın her şeye rağmen bu şekilde düşünenlerin sayısınında çok fazla olduğunu düşünüyorum
            sorma neden...
            hamiiiiiii mandıralıııııııı...

            Yorum


            • Bu ülkeye ihanet eden ekmeği yediği yerden kurşunu yer!!...
              Şehitlerimizi rahmetle anıyorum... Şehitler ölmez... Vatan bölünmez...

              Yorum


              • TÜRKİYE halkların değil ermenilerin rumların hiç değil TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR.AZİZ ŞEHİTLERİMİZ gibi yeri geldiği zaman canımızı bu ülke için, namus için, bayrak için vermekten bir an olsun bile tereddüt etmeyeceğiz.Bu vesileyle şehit anne ve babalarının ellerinden öpüyorum, saygıyla önlerinde eğiliyorum vatan size minnettar

                Yorum


                • İlk olarak ozcan_asanoglu tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                  onbinler yürüdü dün..ama o onbinlerin arasında bir tane Türk Bayrağını ama bir tanesini bile kimse görmedi.

                  tabi çok doğal..hepsi hrant'mış, hepsi ermeni'ymiş ya...ne işleri var Türk Bayrağı ile...

                  Büyük, asil, necip Türk Milleti ölen kişinin hatırına, cenaze hatırına bu şaklabanlığa bir kaç gün göz yummuştur.o kadar.ama bunu unutmaz, yazar bir kenara...

                  Haklısın ve doğru Allah Türkü korusun:bayrak:
                  Kazimişi gzas vorert

                  Yorum


                  • İlk olarak ozcan_asanoglu tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                    onbinler yürüdü dün..ama o onbinlerin arasında bir tane Türk Bayrağını ama bir tanesini bile kimse görmedi.

                    tabi çok doğal..hepsi hrant'mış, hepsi ermeni'ymiş ya...ne işleri var Türk Bayrağı ile...

                    Büyük, asil, necip Türk Milleti ölen kişinin hatırına, cenaze hatırına bu şaklabanlığa bir kaç gün göz yummuştur.o kadar.ama bunu unutmaz, yazar bir kenara...
                    Yüreğimden geçenlere tercüman olmuşsun sağol arkadaşım. Yüreğine ve eline sağlık...

                    Yorum


                    • TÜrkİye TÜrklerİndİr!!! Bu Vatani Ermenİ Rum BÖlmeye ÇaliŞirken Bİzİm Kendİ Evlatlarimiz Kanlariyla Bu Vatani KurtarmiŞtir DÜn AkŞam Kan Uykusunu Seyrettİm Ve Orda Bİr Emeklİ Komutanin GÖzyaŞlarina Şahİt Oldum İŞte Vatan Sevgİsİ Budur İŞte Vatanseverlİk Budur!!!! YaŞasin Azİz Şehİtlerİmİz YaŞasin Bu Ugurda Canini Seve Seve Verenler

                      Yorum


                      • http://www.youtube.com/watch?v=FTd1_0jsuaQ kan uykusu linki

                        Yorum


                        • HEPİMİZ MUSTAFA KEMAL'İZ!


                          Türkiye?yi derinden üzen, millet olarak kınadığımız, gazeteci yazar Hrant Dink cinayetinin ardından Türkiye?de bir anda Türk milletine, ?Sen de söyle? dercesine ?Hepimiz Ermeniyiz? sloganları attırılmak istenmesi; Türk milletinin adeta tecrit odasına sokulması anlamına gelmiştir.
                          Tabii ki ülkemizde Dink?in karşı görüşlerine görüşlerle karşılık verilmesi gerekirken kurşunların hedefi olmasına tepki gösterilecek, acı paylaşılacak; ama Türk kimliği taşıyıp, bu sloganları atanlara, yazanlara ve destekleyenlere sorularımız olmalı.
                          Bu yönde bir okurumuz dün gönderdiği maille bakın neler soruyor:
                          Avrupa?da çok sayıda masum diplomatımız terör örgütle
                          ri tarafından hunharca katledilirken o şehitlerimizin cenazelerine o ülkelerden Türkiye?mize gelerek ?Hepimiz Türküz? sloganı atmayı bırakın, Türk milletinin acısını paylaşanları hiç gördünüz mü?
                          Ermenilerin Dink?in öldürülüşüne gösterdiği tepkiyi, katılımı, cenazede verdikleri mesajları, ona sahiplenme duygularını hiç şehitlerimiz için dahi yapabildiniz mi?
                          Dink cinayetinden üç gün önce katledilen ve sessizce toprağa verilen yiğit şehit astsubayımızdan haberiniz hiç oldu mu?
                          Olmuşsa bu yönde tepkisel olarak ne söylediniz, ne yaptınız?
                          Okurumuzun soruları işte böyle.
                          Herkes şunu iyi bilmeli ki; bizler nasıl Türk milletinin birer ferdi olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorsak, her ülkenin vatandaşının da benim vatanımda kendi kimliği ile gurur duymasına saygı duyarız.
                          Kimliği, dini, dili ve ırkı ne olursa olsun bir ülkenin vatandaşı cinayete kurban gidiyorsa tepki göstermeyi de çok iyi bilen bir milletiz!
                          Fakat Cumhuriyetimizin nasıl kurulduğunun ve kuruluşunun altında yatan o büyük iradenin ne olduğunun bilincine sahip olmanın bile suç gibi gösterilmesine hoşgörüyle bakmak mümkün mü?
                          Bir düşünün, Almanya?da ?Ben Almanım?, Fransa?da ?Ben Fransızım?, İngiltere?de ?Ben İngilizim? diyenler kimlikleriyle, millet olarak birbirlerine bağlılıklarıyla, vatanlarıyla gurur duyuyorlar. Oysa benim vatanımda Türk olmakla övünmek ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucu iradesinin Türk kimliği üzerine kurulu olduğunu anlatmak ?Bunlar milliyetçi, bunlar ırkçı, bunlar ulusalcı, bunlar Atatürkçü? diye sorgulanır oldu.
                          Şu net bir şekilde bilinmeli ki; Türk milletinin her ferdi Türkiye Cumhuriyetinin üniter devlet yapısına bağımsızlık ilkesiyle ilelebet sımsıkı bağlı vatanseverdir.
                          Millet olarak ayakta kalabilmemizin yegane temeli zaten bu olmuştur!
                          Bunlardan gocunanlar var ise onlar kendilerine ad bulmalıdır!
                          Ülkemiz içerisindeki kökenleri ne olursa olsun art niyet taşımayan bütün insanlara kardeşçe, hoşgörü ve sevgiyle yaklaşmalıyız.
                          Bakın, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Türk milleti olarak bizlere öyle büyük bir sorumluluk yükledi ki; bu sorumluluk birer şeref madalyası olarak boynumuzdadır!
                          O büyük iradenin ne olduğunu, o dönem gaflet ve dalalet içerisinde olanlara karşı Atatürk?ün verdiği tarihi bir dersle anlatalım:
                          Sevr?i Osmanlı?ya imzalatan işgalci devletler, Mustafa Kemalcilerin başkaldırısı nedeniyle bu anlaşmanın yürümeyeceğini anladılar.
                          Bunun üzerine 1920 yılında Londra?da alelacele topladıkları konferansa Ankara hükümetinin temsilcilerini de çağırdılar. Konferansa Dışişleri Bakanı Bekir Sami Kunduk?un başkanlığında bir kurul gönderildi.
                          Bekir Sami görüşmeler sırasında İngiliz, Fransız ve İtalyanlarla, kendi kurul üyelerinden habersiz, kabul edilemeyecek koşullar içeren anlaşmalar imzaladı.
                          Olay, Ankara?da büyük bir infialle karşılandı. Dışişleri Bakanı Bekir Sami, Ankara?ya döner dönmez Mustafa Kemal tarafından çağrıldı.
                          Bekir Sami, Mustafa Kemal?in istasyondaki lojmanına gitti ve kendisine anlaşmalarla ilgili geniş bilgi verdikten sonra şunları söyledi:
                          ?...Paşa hazretleri, bu savaşı sürdürürsek, bir gün mutlaka felakete uğrayacağız, çok feci durumlara düşeceğiz, esir ve zelil olacağız; bunun için bir an önce barış yapmalıyız. Bu anlaşmalarla barış yolunu açtığımı sanıyorum. Eğer reddedilirse, hepimiz, tarih ve millet önünde sorumlu oluruz.?
                          Bekir Sami?yi hiç müdahale etmeden dinleyen Mustafa Kemal, ?Bitti mi?? diye sordu, sonra sigarasını bastıra bastıra söndürdü:
                          ?...Bin zorlukla topladığımız Meclis, uygar dünyadan çok basit bir şey istedi: Hür ve bağımsız yaşamak. Doğru mu??
                          ?Doğru.?
                          ?Ben askerim. Savaşın ne olduğunu hepinizden daha iyi bilirim. Zorunlu değilse savaş cinayettir. Ben de elbette barıştan yanayım. Çünkü yüzlerce yıllık yaralarımızı ancak barışta sarabiliriz. Ama galip devletler, hür ve bağımsız yaşama hakkımızı kabul etmiyorlar.?
                          Mustafa Kemal, ayağa kalktı ?Geliniz? dedi, pencereye yürüdü ve perdeyi yırtar gibi açtı. ?Lütfen bakınız!
                          Bu tren az önce Eskişehir?den geldi. Vatanına kan borcunu ödeyen gazileri getirdi. Biraz sonra da şimdi yaralı arkadaşlarını taşıyan şu gencecik askerleri alıp cepheye götürecek. Bu insafsız ve vahşi savaşı, kendi vatanında garip dolaşan bu mazlum millet mi başlattı beyefendi??
                          ?Hayır efendim.?
                          ?... Üzerine kinle, entrikayla, ateşle gelen dış düşmanlara ve içerdeki hainlere ve gafillere karşı namusunu ve vatanını savunmaktan başka ne yapıyor? Biz bu zavallı milletin maddi ve manevi haklarını, sırf lütuflarını kazanmak için yabancılara nasıl bağışlayabiliriz? Asıl o zaman tarih ve millet önünde sorumlu olmaz mıyız? Kendimizi kurtarmak için geleceklerini satarsak bu insanlar ilerde hepimizi lanetle anmazlar mı??
                          O sırada bir asker, kucağında küçük bir çocukla vagondan aşağı atladı. Bekir Sami, çocuk sandığı bu insanın iki bacağı kökünden kesilmiş genç bir subay olduğunu fark etti. Mustafa Kemal Paşa?nın kesin tepkisi karşısında çıplak kalmış gibi titredi ve bitmiş, tükenmiş bir halde odayı terk etti.
                          Çok şey anlatıyor bize bu olay değil mi?
                          Türk milletinin birer ferdi olarak hepimiz Türklüğümüzle her zaman gurur duyacağız ve bunun ışığında hepimizin birer Mustafa Kemal olması gerektiğini sonsuza dek iyi algılayacağız.
                          Yeter ki vatan, millet adına bilinçli ya da bilinçsiz Mustafa Kemal?in mirasına ihanet ederek emperyalizmin tetikçisi ve oyuncağı haline gelmeyelim.

                          Yorum


                          • Yukarıda ki link de bir PAŞAnın gözyaşlarına şahit olun

                            Yorum


                            • TRABZON'LA İLGİLİ BİR KOMPLO TEORİSİ!
                              Dink'in katil zanlısının Trabzon'dan çıkmasının olası İran savaşı ile ne ilgisi var. İşte bir yazarın Trabzon'la ilgili garip komplo teorisi...
                              23 Ocak 2007 Salı 11:13
                              Türkiye'nin tam Kerkük'ün statüsüne yoğunlaştığı dönemde gündemi altüst eden bir cinayet işlendi. Daha ötesi ABD'nin yeni Irak stratejisini açıklamasından hemen sonra oldu bu cinayet...
                              Bir adım daha ileri gidecek olursak, uluslararası arenada İran savaşının adım adım yaklaştığının konuşulduğu bir döneme denk geldi Dink'in öldürülmesi. Ve bir anda gözler bir kente, Trabzon'a çevrildi...
                              Neden Trabzon?
                              Akşam yazarı Güler Kömürcü okuduğu bir değerlendirmeyi sundu okurlara... Dikkat çeken komplo teorisi şöyle;
                              "Diyelim ki İran’a bir ABD müdahalesi söz konusu. İran’a olası bir operasyonda Trabzon son derece jeo-stratejik bir önem taşıyor. Hem Kafkasya hem İran açısından ‘Trabzon’ önemli... Böylesine stratejik yerdeki vatandaş yani Trabzon halkının milli duruşu-mukavemetinin güçlü olduğu hepimizce malum.
                              Birileri işte bu nedenle Trabzon’u olası İan operasyonuna hazırlığa başladı, kentin milli direnişinin derhal zayıflatılması için kargaşa yaratılarak Trabzon’un kendi içinde sorgulama sürecine girmesi ve de uluslararası arenada adeta karantinaya alınması sağlandı.’

                              Yorum


                              • İlk olarak onurkaradeniz tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                                TRABZON'LA İLGİLİ BİR KOMPLO TEORİSİ!
                                Dink'in katil zanlısının Trabzon'dan çıkmasının olası İran savaşı ile ne ilgisi var. İşte bir yazarın Trabzon'la ilgili garip komplo teorisi...
                                23 Ocak 2007 Salı 11:13
                                Türkiye'nin tam Kerkük'ün statüsüne yoğunlaştığı dönemde gündemi altüst eden bir cinayet işlendi. Daha ötesi ABD'nin yeni Irak stratejisini açıklamasından hemen sonra oldu bu cinayet...
                                Bir adım daha ileri gidecek olursak, uluslararası arenada İran savaşının adım adım yaklaştığının konuşulduğu bir döneme denk geldi Dink'in öldürülmesi. Ve bir anda gözler bir kente, Trabzon'a çevrildi...
                                Neden Trabzon?
                                Akşam yazarı Güler Kömürcü okuduğu bir değerlendirmeyi sundu okurlara... Dikkat çeken komplo teorisi şöyle;
                                "Diyelim ki İran’a bir ABD müdahalesi söz konusu. İran’a olası bir operasyonda Trabzon son derece jeo-stratejik bir önem taşıyor. Hem Kafkasya hem İran açısından ‘Trabzon’ önemli... Böylesine stratejik yerdeki vatandaş yani Trabzon halkının milli duruşu-mukavemetinin güçlü olduğu hepimizce malum.
                                Birileri işte bu nedenle Trabzon’u olası İan operasyonuna hazırlığa başladı, kentin milli direnişinin derhal zayıflatılması için kargaşa yaratılarak Trabzon’un kendi içinde sorgulama sürecine girmesi ve de uluslararası arenada adeta karantinaya alınması sağlandı.’

                                komik Trabzonun iranla ne alakası olabilir bunların hepsi komplo Trabzonu çekemeyenler var
                                Kazimişi gzas vorert

                                Yorum

                                En Aktif Kullanıcılar

                                Daraltma

                                En aktif kullanıcı yok.
                                Yükleniyor...
                                X