Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Şike Davası | Şike Tescillendi! UEFA, CAS ve İFM Onadı!

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • İlk olarak erolizmts tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
    Bilenler bilmeyenlere anlatsın tadında bir soru sorayım. UEFA, CAS vs. kurumlar şikeyi onadılar. Bunun karşılığında TFF/UEFA de şikeye karışan kulüpleri uluslararası kupalardan 2 yıl men etti. Şimdi burada UEFA'nın veya FIFA'nın sorumluluğu bitiyor mu? Nihayetinde şikeye karışan takımlar uluslararası turnuvalardan men edildiler ama kendi ülkelerinde hiçbir ceza almadılar. UEFA ben cezamı verdim gerisi sizin iç tartışmalarınız mı demek istiyor? Örneğin İtalyanlar Juventus'a hiçbir ceza vermeseydi ve küme düşürülmeseydi UEFA veya yetkili kurumlar yaşananlar görmemezlikten mi gelecekti? Neden Türkiye'de şikeyi onamalarına rağmen ceza verilmemesine ses çıkarmıyorlar? Eğer bu sorunun cevabı "evet Uefa kendi üzerine düşeni yaptı, gerisine karışmaz" ise biz neden Avrupalarda hak arıyoruz?
    Bizim olaydan sonra uefa böyle bir değişikliğe gitmişti. Ülke federasyonlarına da müdahale etme yetkisi getirmişti. 2011’de ülke federasyonlarına müdahale yetkisi bulunmuyordu. Bu yüzden biz sonuç alamadık.

    İtalya’da da karışmayacaktı bence ama bizim olayda bir takım işlerin döndüğünün de tartışmaya açık bir tarafı yok.

    -şahısları futboldan men etmedi uefa hatta cezalarını bile açıklamadı,

    -cas da belirtmişti fb’ye verilen 2+1 ceza çok çok az olmuştu.
    10-Abdülkadir Ömür

    ----------8---------

    Yorum


    • O zaman bizim başkanlar tamamen göz boyama amaçlı Avrupalar'da oyalanıp duruyorlar. Sonucu almak için Türkiye'de çabalaman lazım ama işi sulandıran da bizim yönetimler? Siyaset kupana el koymuş ve senin son üç başkanın o siyasi iradenin atadığı adamlar.

      Bu arkadaşların şike için mücadele verdiklerine inanan taraftarımız var mı merak ediyorum!


      ahmet-agaoglu-havaalaninda-boyle-goruntulendi-11842887_5219_o.jpg
      "get up, stand up: don't give up the fight!"

      twitter

      Yorum


      • 2010 VE 2011 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR.

        Trabzonspor'umuz hakkı olan 2011 Şampiyonluk Kupası en yakın zamanda Trabzonspor'umuzun tertemiz ve şanlı müzesine gelecek...

        şikebahçe dünyanın bütün kurumlarında şikebahçe şike yapmıştır cevabını aldı ve şikebahçenin yaptığı şike tescillendi bunun cezası olmak zorunda...

        Yorum


        • başka bir forumdan alıntı...(gs)

          "Şimdide mehmet ali ile fotolar felan çektiriyorlar. Hani bu adam haindi fetocuydu sizi düşürmeye çalıştı. Ulan adam sizi kurtardı gotunuzu şimdi de ahdi vefa yapıyorlar . Gerçekten iğrenç bir camia bu fenerbahçe tepeden tırnağa."
          samanyolu yerine rafet el romanın şampiyonluk için yazdığı şarkısı söylenebilir:..metehants

          Yorum


          • Calinan sampiyonlugumuz Tayyip'in ellerinde.

            Baska adrese bakmayin.

            Celladina asik olmus bir sehirle, bir taraftar grubuyla ve yönetimlerle bi bok yapilamadi 9 senedir.

            Bir bokta yapilamaz.
            Bazı insanlar, seninle sadece boş zamanlarında konuşur. Bazı insanlar ise seninle konuşmak için zamanını ayırır.
            Elazığ'lı.

            Yorum


            • İlk olarak Anıl C tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
              Calinan sampiyonlugumuz Tayyip'in ellerinde.

              Baska adrese bakmayin.

              Celladina asik olmus bir sehirle, bir taraftar grubuyla ve yönetimlerle bi bok yapilamadi 9 senedir.

              Bir bokta yapilamaz.
              İmzamı atıyorum tamamına
              2010-2011 SEZONU SÜPER LİG ŞAMPİYONU
              82 HELAL PUANLA
              TRABZONSPOR

              Yorum


              • Fatih Altaylı’nın bugünkü yazısından bir bölüm:

                Türk futbolunun Cosa Nostra'sı

                Türkiye’de futbolun nasıl bir rezillik, nasıl gırtlağa kadar batmış bir pislik olduğunu anlamak için fazlaca uzman olmaya gerek yok.
                Tek bir olay pisliğin boyutunu anlatmaya yeter.
                Anlatalım o halde:
                Gaziantepspor Teknik Direktörü Sumudica bir açıklama yaptı birkaç hafta önce.
                Dedi ki, “Türkiye’den iki menajer bana geldi ve onların önerdiği bir futbolcuyu takıma aldırmam karşılığında 50 bin avro rüşvet önerdi.”
                Bu durumda ne beklersiniz?
                Hemen soruşturma açılır, Sumudica’nın bilgisine başvurulur, o menajerlerin kim olduğu ortaya çıkarılır, futbolun uluslararası kuruluşlarına bu durum bildirilir, büyük bir rezalet ortaya çıkarılır ve kulüpleri soyan bu gibi çetelerden en azından biri ortaya çıkarılmış olur.
                Sumudica’ya da fair play ödülü verilir.
                Olması gereken budur değil mi?
                Evet soruşturma açıldı.
                Ama kime?
                Sumudica’ya.
                Rezaleti anlatan teknik direktör Türkiye Futbol Fedrasyonu tarafından Etik Kurulu’na sevk edildi.
                Hakkındaki suçlama ise “Etik ilkelere aykırı davranış ve açıklama.”
                Futbolda bir rezaleti açıklıyor.
                Etiğe aykırı davranmakla suçlanıyor.
                Yani neymiş.
                Futbol etiği, hırsızlık, rüşvet, menajerlerle avanta lavanta ilişkileri, kulüpleri soyma imiş.
                Sumudica buna aykırı davranmış.
                Tabii haliyle Etik Kurul'a sevk.
                Suçlu. Çünkü sırrı ifşa ediyor. Pisliği ortaya döküyor. Mafya tabiriyle Cosa Nostra'nın, sessizlik yeminini bozuyor.
                Tüm bunlardan sonra da Türk futbolu diyorsunuz.
                Bein Sports’tan para dileniyorsunuz.
                Bein Sports size çok para veriyor.
                Ben söyleyeyim.
                5 para etmezsiniz.


                7

                "Her fikri savunma hakkın yoktur. Bilgi temelli fikri savunma hakkın vardır. Hiçkimse câhil kalma hakkına sâhip değildir." Harlan Ellison

                Yorum


                • İlk olarak TekfurÇayır 61 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                  Fatih Altaylı’nın bugünkü yazısından bir bölüm:

                  Türk futbolunun Cosa Nostra'sı

                  Türkiye’de futbolun nasıl bir rezillik, nasıl gırtlağa kadar batmış bir pislik olduğunu anlamak için fazlaca uzman olmaya gerek yok.
                  Tek bir olay pisliğin boyutunu anlatmaya yeter.
                  Anlatalım o halde:
                  Gaziantepspor Teknik Direktörü Sumudica bir açıklama yaptı birkaç hafta önce.
                  Dedi ki, “Türkiye’den iki menajer bana geldi ve onların önerdiği bir futbolcuyu takıma aldırmam karşılığında 50 bin avro rüşvet önerdi.”
                  Bu durumda ne beklersiniz?
                  Hemen soruşturma açılır, Sumudica’nın bilgisine başvurulur, o menajerlerin kim olduğu ortaya çıkarılır, futbolun uluslararası kuruluşlarına bu durum bildirilir, büyük bir rezalet ortaya çıkarılır ve kulüpleri soyan bu gibi çetelerden en azından biri ortaya çıkarılmış olur.
                  Sumudica’ya da fair play ödülü verilir.
                  Olması gereken budur değil mi?
                  Evet soruşturma açıldı.
                  Ama kime?
                  Sumudica’ya.
                  Rezaleti anlatan teknik direktör Türkiye Futbol Fedrasyonu tarafından Etik Kurulu’na sevk edildi.
                  Hakkındaki suçlama ise “Etik ilkelere aykırı davranış ve açıklama.”
                  Futbolda bir rezaleti açıklıyor.
                  Etiğe aykırı davranmakla suçlanıyor.
                  Yani neymiş.
                  Futbol etiği, hırsızlık, rüşvet, menajerlerle avanta lavanta ilişkileri, kulüpleri soyma imiş.
                  Sumudica buna aykırı davranmış.
                  Tabii haliyle Etik Kurul'a sevk.
                  Suçlu. Çünkü sırrı ifşa ediyor. Pisliği ortaya döküyor. Mafya tabiriyle Cosa Nostra'nın, sessizlik yeminini bozuyor.
                  Tüm bunlardan sonra da Türk futbolu diyorsunuz.
                  Bein Sports’tan para dileniyorsunuz.
                  Bein Sports size çok para veriyor.
                  Ben söyleyeyim.
                  5 para etmezsiniz.
                  Doğru. Bizler de bu bok çukurunun etrafında taraftarlık adı altında zaman ve para harcıyoruz.

                  Yorum


                  • İlk olarak TekfurÇayır 61 tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                    Fatih Altaylı’nın bugünkü yazısından bir bölüm:

                    Türk futbolunun Cosa Nostra'sı

                    Türkiye’de futbolun nasıl bir rezillik, nasıl gırtlağa kadar batmış bir pislik olduğunu anlamak için fazlaca uzman olmaya gerek yok.
                    Tek bir olay pisliğin boyutunu anlatmaya yeter.
                    Anlatalım o halde:
                    Gaziantepspor Teknik Direktörü Sumudica bir açıklama yaptı birkaç hafta önce.
                    Dedi ki, “Türkiye’den iki menajer bana geldi ve onların önerdiği bir futbolcuyu takıma aldırmam karşılığında 50 bin avro rüşvet önerdi.”
                    Bu durumda ne beklersiniz?
                    Hemen soruşturma açılır, Sumudica’nın bilgisine başvurulur, o menajerlerin kim olduğu ortaya çıkarılır, futbolun uluslararası kuruluşlarına bu durum bildirilir, büyük bir rezalet ortaya çıkarılır ve kulüpleri soyan bu gibi çetelerden en azından biri ortaya çıkarılmış olur.
                    Sumudica’ya da fair play ödülü verilir.
                    Olması gereken budur değil mi?
                    Evet soruşturma açıldı.
                    Ama kime?
                    Sumudica’ya.
                    Rezaleti anlatan teknik direktör Türkiye Futbol Fedrasyonu tarafından Etik Kurulu’na sevk edildi.
                    Hakkındaki suçlama ise “Etik ilkelere aykırı davranış ve açıklama.”
                    Futbolda bir rezaleti açıklıyor.
                    Etiğe aykırı davranmakla suçlanıyor.
                    Yani neymiş.
                    Futbol etiği, hırsızlık, rüşvet, menajerlerle avanta lavanta ilişkileri, kulüpleri soyma imiş.
                    Sumudica buna aykırı davranmış.
                    Tabii haliyle Etik Kurul'a sevk.
                    Suçlu. Çünkü sırrı ifşa ediyor. Pisliği ortaya döküyor. Mafya tabiriyle Cosa Nostra'nın, sessizlik yeminini bozuyor.
                    Tüm bunlardan sonra da Türk futbolu diyorsunuz.
                    Bein Sports’tan para dileniyorsunuz.
                    Bein Sports size çok para veriyor.
                    Ben söyleyeyim.
                    5 para etmezsiniz.
                    Tuz kokmuş. Şu futbol işinden bir şekilde sıyrılıp yüzüne dahi bakmamak gerekiyor. Deniyorum deniyorum bir türlü beceremiyorum. İzlemiyorum haftalarca, yine işe yaramıyor.
                    Hakan KULAÇOĞLU: "Sabırlı, sistemli ve ekonomik, tüketen değil üreten bir Trabzonspor oluşturmak."
                    Murat

                    Yorum


                    • Yazık Ülkemizde şikebahçenin, şike ve suç örgütünün yaptığı şikeler yüzünden futbol oynanmaz hale geldi ve ülkede futbol öldü bitme noktasına geldi...

                      Yorum


                      • İlk olarak TrabzonVictory tarafından gönderildi Gönderiyi görüntüle
                        Yazık Ülkemizde şikebahçenin, şike ve suç örgütünün yaptığı şikeler yüzünden futbol oynanmaz hale geldi ve ülkede futbol öldü bitme noktasına geldi...
                        3 Temmuz 2011 akşamı Erman Hoca'nın söyledikleri halen kulağımda;

                        3 Temmuz süreci Türk Futbolunun şike, teşvik primi, maçlara etki etme, hakem ayarlama gibi karanlık işlerden tamamen temizlenmesi açısından bir dönüm noktasıdır,en büyük fırsattır. Tabi üzerine gidilirse, gidilmezse bu işler artarak devam eder.

                        Aynen devam ediyor Hoca'nın dediği gibi
                        2010-2011 SEZONU SÜPER LİG ŞAMPİYONU
                        82 HELAL PUANLA
                        TRABZONSPOR

                        Yorum


                        • Dünya futbolunu yönetenler Trabzonspor'un 40 yıldır yaşadığı zülümler, zalimlikler, haksızlıklar, adaletsizlikler, Trabzonspor'a yapılan düşmanlıklar artık yetmedi mi, neden hep biz kaybediyoruz birazda onlar kaybetsin yani ne demek onların(şikebahçeliler) kaybetmesi Trabzonspor'un Ligde Şampiyon olması demek ve Yeter artık şikebahçenin kurduğu şike düzenini yıkın şikebahçeyi yok edin!

                          Chp Isparta il gençlik kolları başkan yardımcısı olan şahıs kim yıkılacak, kim yok olacak göreceksin senin şikebahçen mahalle klübü bunun farkında mısın ilçe bile değil, şikebahçenin bok yuvası olan kadıköy şükrü saraçoğlu stadı Türkiye'nin ve Dünyanın en büyük Kerhanesi olacak!

                          Aslında bu şikebahçeliler bu sahış üzerinden aklınca mesaj göndermeye ve algı yapmaya çalışıyor!!!

                          Yorum


                          • Fatih Altaylı’nın bugün köşesinde yayınladığı bir okur mektubu:


                            Hakem nasıl olunur?
                            Sayın Fatih Altaylı,
                            Size e-mail gönderme sebebim; ülkemizdeki insanı futboldan ve hatta spordan soğutan hakem hataları ve hakemlerle ilgili problemler. Bu durumun nedenini yaşayarak öğrenen biri olarak, size bu e-maili göndermek istedim. Kendine "spor yazarı" diyen birçok insana da aynı şeyleri yazmaya çalıştım ama bir tanesi bile bu konu hakkında bir yazı yazmadı, en ufak bir söz söylemedi. Ekranlarda hakemleri eleştirmek yerine asıl problemin ne olduğunu tabii ki kimse sorgulamadı canım ülkemizde. Umarım bu konuya programlarınızda yer vererek, belki bir şeylerin değişmesini sağlayabilirsiniz.
                            Türkiye'deki birçok problemin sebebinin eğitim eksikliği olması gibi, hakemlikteki bu kokuşmuşluğun nedeninin de eğitim eksikliği olduğunu bir arkadaşım ile yaşayarak öğrendik. Yıl 2013, aylardan haziran. Ankara sıcağında okulumuz bitmesine, arkadaşlarımız tatil yapmasına rağmen, biz büyük bir futbol tutkusu ile hakem olmaya karar verdik. Açılan ve sözde son hakemlik kursu olarak belirtilen kursa katılmak üzere Ankara Üniversitesi'ne gittik. Gittiğimizde bizim gibi yaklaşık 250-300 kişiyi bir amfiye doldurdular. Erman Toroğlu'nun zamanında yardımcı hakemliğini yapmış abilerden biri, bizi sözde hakem yapmak üzere eğitmeye başladı. Son derece baştan savma ve adına eğitim denilemeyecek yarı sunum, yarı video karışımı yarım yamalak görseller ile bizlere bazı konular hakkında bilgi verdi. Ayrıca UEFA'nın resmi olarak yayınlamış olduğu futbol oyun kuralları kitapçığını internetten indirip akşamları bakmamızı söyledi. Bu eğitim tam tamına 3 (!) gün sürdü. Biz akşamları arkadaşım ile kitapçığı en ince detaylarına kadar okumaya çalışıp, öğrenebildiğimiz kadar bilgiyi tartışarak kendi çapımızda yorumladık. Bize İngilizce bilenlerin büyük avantajı olduğunu söylediler. Bunun gazıyla iki gün boyunca, sanki bir finale çalışıyor gibi çalışıp hazırlandık (ODTÜ'de okuyoruz o sıralar, biraz(!) İngilizce biliyoruz yani). 3. günün sonunda hakemlik için gerekli sınavın yapılacağını söylediler ve kağıtlar dağıtıldı. 250-300 kişinin olduğu bir amfide sanırım sınavın nasıl yapıldığını, nasıl kontrol edildiğini, insanların nasıl kopya çektiğini söylemeye gerek yok. Hakemliğin geleceği olarak görülen bu insanların, adını dahi bilmediği diğer insanlardan kopya çekmeye çalışacak kadar düşük IQ seviyesinde olması bizi o zaman düşündürmeye başlamıştı. Kurs böylece tamamlandı. Bize iki ay içerisinde spor yeterlilik sınavı için ulaşılacağını söylediler. Biz de akşamları güzelim ODTÜ Kampüsü'nde birlikte koşarak buna da hazırlandık (Tabii arkadaşlarımız halen tatilde). Sanıyoruz ki hakem olacağız. Şuan yıl 2021 neredeyse. Halen aranmayı bekliyoruz(!). Kurstan 3 ay sonra TFF sitesinde bulunan ilgili numaraları arayıp ilgili kişilere ulaşmaya çalıştık, ancak kimseye tabii ki ulaşamadık. Yetmedi, o zamanki İl Hakem Temsilciliği'ne gittik ama yetkili kimseyi bulamadık. Ve biz de umudumuzu kaybettik. Şuan 30 yaşındayız. Benimle o eğitimi alan ve babası, amcası, dayısı, komşusu bazı yerlerde olan bazı insanlar, şuan hakemlik yapıyor. Sınavda olduğu gibi de abilerinden kopya çekmeye devam ederek, Türk futbolunu karanlığa sürüklüyorlar.

                            Şimdi size soruyorum, bu şartlar, bu eğitim sistemi, bu sınav şekli ve bu ciddiyet ile çalışan bir kurumdan düzgün hakem çıkmasını beklemek ne kadar makul?
                            Belki hakem olmak için artık uygun yaşta değiliz. Ancak yurt dışında eğitimime devam ettiğim şu günlerde belki antrenör olabilirim hala. Ne de olsa jokey olmak için öncesinde at olmak gerekmiyor, değil mi?
                            Çok teşekkür ediyorum,
                            Saygılarımla.
                            TAYFUN DURMAZ

                            7

                            "Her fikri savunma hakkın yoktur. Bilgi temelli fikri savunma hakkın vardır. Hiçkimse câhil kalma hakkına sâhip değildir." Harlan Ellison

                            Yorum


                            • Dün akşam Denizli Başkanı tartışmasız penaltı olan pozisyonumuz VAR'a gidilip iptal edildi. Anadolu takımlarının kaderi bu dedi.

                              2010-2011 şike sürecinde GS, Bursa ve Ordu başkanları hariç hepiniz sus pus oldunuz Sayın Başkan.

                              Ne demişti HATIRLAYIN, 22 Mayıs 2011'de oynanan ve 0-4 biten Karabük-Trabzon maçının sonunda Şenol GÜNEŞ,

                              ADALET ZENGİN BİR HAZİNEDİR.
                              GÜNÜ GELİNCE HERKESE LAZIM OLUR.

                              Şimdi adalet arayanlar o zaman neredeydi derler adama?
                              2010-2011 SEZONU SÜPER LİG ŞAMPİYONU
                              82 HELAL PUANLA
                              TRABZONSPOR

                              Yorum

                              En Aktif Kullanıcılar

                              Daraltma

                              En aktif kullanıcı yok.
                              Yükleniyor...
                              X