Cafedegoygoy
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 1 2 SonuncuSonuncu
Toplam 31 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 25 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Karadeniz Kararmasin!!!

  1. #1
    aysegul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.10.2004
    Mesajlar
    128

    Standart

    KARADENIZ KARARMASIN !* ( SAHIL YOLU INSÂSI )fficeffice" />

    Ben Karadenizli degilim.Ve hatta Karadeniz?e sadece bir kere gittim.Ama oralari görmemin çok çok öncesinden,çocuklugumdan beri TRABZONSPORluyum.Çünkü Trabzonsporlu olmak,sadece bir takimi desteklemek ve basarisini istemek degildir.Trabzonsporlu olmak bir baskaldiridir.Kendini mutlak güç ilan eden,her türlü materyal destegi almis ama ne yazik ki maneviyattan yoksun kalmis olgulara karsi bir direnistir.Trabzonsporlu olmak;insanin,kendine inandigi zaman ,engelleyebilecek ya da basarabilecek pek çok seyinin oldugunun kanitidir.Yani kisacasi,Trabzonsporlu olmak,özgürlükçü bir düsünce sisteminin tezahürüdür...Anlatmak istedigime,yani konu açmamin sebebine gelince:
    Ben Trabzon?a gittigimde ?ve Karadenizlileri gördükçe hala- , sasirdim Karadenizlilerin,Sahil Yolu Projesi?ne bu kadar ilgisiz ve tepkisiz kalmalarina.Belki de Karadenizliler bunca güzelligin içinde yasadiklarindan,farkinda degiller nelerin kaybedilebileceginin(Bu söylediklerim elbette herkes için geçerli degil,ama ne yazik ki gözlemledigim çogunluktan bahsediyorum. ).
    Sözü edilen Sahil Yolu ; projede Sarp-Samsun arasini kapsayan,yapimi devam etmekte olan,600kmlik kiyi yoludur.
    Bu projeyle sadece kimilerimizin geçmisi,yasanmisliklarimiz,doga ile aramizdaki vazgeçilmez bag,Karadenizlilerin yasama üslûbu degil;korumamiz gereken KÜLTÜRÜMÜZ ve ortak GELECEGIMIZ de yok olacak...
    Siz Trabzonsporlular,Karadenizliler, ve nereli olursa olsun bu katliama karsi kayitsiz kalamayacak kadar duyarli olanlar;simdi elimizden ne gelir,ne yapabiliriz diye düsünmenin;bazi seylere dur diyebildigimizi, kendimize inandigimiz zaman neleri engelleyebilecegimizi, kendini ?tek güç? addedenlere tekrar duyurmanin vaktidir.Elimizden ne geliyorsa yapalim, Ve

    !! KARADENIZ KARARMASIN!!



    * ?Karadeniz Kararmasin? cümlesi; www.kazimkoyuncu.com adresinden, ayni konuya dair basliktan alinmistir.Ilgilenenler bu siteyi de ziyaret edebilirler.Edited by: Emorfo

  2. #2
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    23.08.2004
    Mesajlar
    680

    Standart



    Tesekkürler Aysegül,


    Daha önce bu forumda söz konusu proje ile ilgili görüslerimi bildirmistim ve ne yazik ki ortak bir paydada bulusamamis, dolayisiyla da bu konunun, sitearsivin arka sayfalarinda yer almasina göz yummustuk.
    http://www.bordomavi.net/bmn/forum/f....asp?TID=1832& amp; amp;PN=8


    Kazim Koyuncu'nun sitesinden konuyu ve protestoyu okudum, gerçekten su an duygulandim. Meger benimle ayni görüste olan insanlar da varmis! Ne mutlu bana...


    Fakat ne yazik ki onlar artik Besirli'de kimsenin umrunda bile olmayan doldurulmus sahili kurtaramayacaklar.Bir ihtimaldiger beldelerimizi, kiyilarimizikolay kolay tas dolguya teslim etmeyecekler gibi görünüyorlar.


    Elimden gelen neyse hazirim. E-posta ise e-posta, faks ise faks, telefon ise telefon! insanoglu olarak dogaya bu kadar sert davranmayalim. Bilirim ki Karadeniz insani dogayi çok sever.
    Sizleri de "KARADENIZ KARARMASIN" demeye davet ediyorum.


    SaygilarEdited by: saglam

  3. #3
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    30.07.2004
    Mesajlar
    244

    Standart



    Karadeniz Sahil yolu projesinin yanlis bir proje oldugu, daha proje baslamadan önce bir çok bilim adami tarafindan deklare edilmisti. Bunda fayda-maliyet analizleri,ekolojik dengeler,sosyo-ekonomik kazançlar ya da kayiplar degerlendirildiginde,yanlisliklar açikça gözüküyordu. Karadeniz insaninin ayagini denizden kesmek,kolunu kesmeye benzer,denizi doldurup oradaki ekolojiyi bozmayi bir kenara birakalim,bir kültürü yok ediyoruz.


    Peki halkimiz bunun farkinda degil mi? Tabii ki farkinda,yillardir denizle iç içe yasamis,ekmegini denizden çikarmis insanlarimiz tüm bu olup bitenlerin farkinda,ama onlar için önemli olan çok daha büyük bir konu var,o da yillardir devlet tarafindan yatirim yapilmayan bölgelerine bu yatirimla büyük bir istihdamin saglanmis olacagidir. Karadeniz insani bu sebebledir ki hep gurbetçidir. Basta ben olmak üzere hiç birimiz,eger Trabzon'da yeterli is gücü olsa, eminim ki su an memleketimizden binlerce kilometre uzakta olmazdik.


    Yillardir issizlikten bikan halkimiz,projenin kendilerine zarar verecegini bilmelerine ragmen istihdamin artmasini sagladigi için bu projeye hayir diyememislerdir. Bu konuda onlari suçlayamayiz.Benim de karsi çikmama ragmen, bu proje Cumhuriyet tarihinde,dogrulari ve yanlislari ileKaradeniz'e yapilan en büyük yatirimdir. Bugün benim çalistigim baska birprojeye de çok karsi çikan olmustu,ama bugüne kadar 7000'i askin insan santiyemizde çalisti. Ve artik kimse karsi çikmiyor.


    Tüm bu anlattiklarim genel bir degerlendirme yapmak adinaydi. Yoksa sevgili Kazim Koyuncu'nun sitesinde anlatildigi gibi, henüz Ardesen-Findikli-Arhavi bölümü için çok geç degil,en azindan bu alan için bazi degisiklilere gidilebilir. Bunun için yapabilecegimiz bir seyler varsa tabii ki yapalim. Ama bunu öncelikle o yörenin insaninin gerçekten istemesi lazim,yoksa bizim disaridan yapacak fazla bir seyimiz olmaz...

  4. #4

    Standart



    ula benim karadenuzumi kim karartiy, aslan gibi dikilirim karsularuna.


    elimden gelen destegin her türlüsünü vermeye hazirim bizler bazi seyleri çok geç algiliyoruz yarin is isten geçtikten sonra ahlanmanin vahlanmanin bir faydasi olmaz bunun için organize olup hep bir agizdan KARADENIZ KARARMASINdiyelim arkadaslar..


    bu ise öncülük edenlerede tesekkür ediyorum kimse kendisi için birsey istemiyor hersey bizler için KARADENIZIMIZ için.

  5. #5
    aysegul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.10.2004
    Mesajlar
    128

    Standart



    Konuyla ilgilenen ve farkli bakis açilarindan da yaklasmamiza yardimci olan arkadaslara tesekkürler.Ancak forumda açilan her konuya bir günde onlarca cevap gelirken bu konunun sadece üç cevap almasi,aslinda çogu Karadenizlinin baska türlü düsündügünü degil;bu konuda söyleyecegi ya da daha dogrusu söylemek istedigi pek birseyin olmadiginin kanitidir bence.Biz yine de sesimizin çiktigi kadar bagiralim.Ki Karadeniz Kararmasin!!

  6. #6

    Üyelik tarihi
    24.01.2005
    Mesajlar
    112

    Standart

    karadeniz sahil yolu projesi besirliden çiktiktan sonra akçaabatin girisinde yukaridan devam edilecek yani sehrin arkasindan geçecek ama trabzon merkezi yaparken bunu düsünemediler[img]smileys/smiley7.gif[/img]

  7. #7
    Guests
    Ziyaretçi

    Standart





    Arkadaslar karsi çikalim çikmasina bu projeye ama simdiye kadar nerdeydiniz?
    Ben yillardir otobüsle gidip gelirim Sarp'a.Sarpliyim ve karadeniz sahil yolu en az 5 yildir yapim asamasinda.Yeni basliyan birsey yok bu nedenle degistirebiliceginiz birsey yok ama yine de size katiliyorum bu konuda.

  8. #8
    tigin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    38
    Mesajlar
    3,911

    Standart

    Bu konu önemli arkadaslar.Ihmal etmeyelim.Enerjinizi birazda buraya ayirin.

  9. #9
    Emorfo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    6,417

    Standart

    Güzelim sahilleri resmen yokettiler. Karadeniz için adam gibi bir yol sartti isin kolayina kaçtilar. Iç taraftan tünel ve viyadük agirlikli yolu devletimiz bizden esirgedi. Nasil olsa Karadenizli cefakardir, vefakardir, çilekestir. Cumhuriyet tarihimiz boyunca en az yatirim alan ve en fazla ihmal edilen yer Karadeniz'dir... Bu yol iyi kötü bitmek üzere. Ancak ömrünün uzun olacagini sanmiyorum. Karadeniz'in hirçin dalgalarina yol felan dayanmaz...

  10. #10

    Üyelik tarihi
    28.08.2004
    Mesajlar
    212

    Standart



    karadenizde sahil anlaminda hicbiryer kalmadi


    denize girecek veya ailenle oturup bi piknik yapicak yer yok


    hadi hepsini gectim denizi doldurarak yapilan bir yolun saglamligi nekadar olurki marma depreminde denizden nekadar yer aldi isek hepsini geri vermedikmi aci cekerek [img]smileys/smiley7.gif[/img]

  11. #11
    tigin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    38
    Mesajlar
    3,911

    Standart

    Bütün yatirimlarda büyük projelerde oldugu gibi Karadeniz otoyoluda adam kayirmanin, yolsuzlugun ,plansiz projesiz is yapmanin ,esi dostu zengin etmenin ,oy için tutarsiz yatirimin en nadide örnegi oluyor.Yazik.

  12. #12

    Standart



    Karadeniz'in avukati öldü

    Karadeniz Otoyolu insaatina direnen ancak 18 Nisan'da ugradigi silahli saldirida agir yaralanan avukat Cihan Eren, dün hayatini kaybetti


    Rize'nin Findikli ilçesinde 18 Nisan'da ugradigi silahli saldirinin ardindan dün hayatini kaybeden avukat Cihan Eren, bugün topraga verilecek.
    Emekli olunca yeniden memleketine dönmek için deniz kiyisindaki arazisine ev yaptiran Eren, deniz dolgusuyla yol insaati baslatan Karayollari 10. Bölge Müdürlügü'nün projesinin iptali için mahkemeye basvurdu ve davayi kazandi. Ancak mahkeme kararina ragmen insaat devam edince sorumlular hakkinda savciliga suç duyurusunda bulundu.
    Trabzon Valiligi, memurlar hakkinda sorusturma izni vermedi. Savcilik da Trabzon Bölge Idare Mahkemesi'ne basvurdu. Memurlar hakkinda ceza davasi açildi, insaat da durdu. Bu kez Trabzon Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kurulu, bölgeyi SIT kapsami disina çikardi. Kumsali nedeniyle SIT alani ilan edilen bir yerin doldurulmasinin Çevre Kanunu'na da aykiri oldugunu belirten Eren, projenin iptali için tekrar mahkemeye basvurdu.

    Mahkemeden çevre dersi
    Eren, bilirkisi ve mahkeme heyetinin yapacagi kesif nedeniyle gittigi Findikli'da Serhat Karadeniz'in (25) silahli saldirisina ugradi. Tutuklanan Karadeniz, "Kurtlar Vadisi" dizisine özendigini iddia etti.
    Bu arada yürütmeyi durdurma karari veren mahkeme, dava konusu olan bölgenin SIT alani kapsamina çikarilamayacagini, Karadeniz Otoyolu'nun projelendirilmeden insaat firmalarinin eline birakildigini belirterek adeta çevre dersi verdi. Ancak Eren, bu karari ögrenemeden hayatini kaybetti.


    ------------------------------------------------------------ ------


    Allah rahmet eylesin. Bazi haksizliklara ses çikaran insanlar göz göre göre öldürülebiliyor ülkemizde.

  13. #13

    Üyelik tarihi
    18.07.2005
    Mesajlar
    114

    Standart

    arkadaslar karadeniz'in kirlenmesi sadece sahilyolu projesine bagli degildir.bir iç deniz olmasi sebebiyle de bu olmaktadir.bu yüzden bizlere de çok is düsüyor.çevre konusunda daha bilinçli olmaliyiz.ayrica sahil yolu projesi gibi projelere karsi durup alternatif projeler üretmeliyiz.mesela benim aklimin bir kösesinde sürekli bir demiryolu projesi vardir.nasil olurdu?yorumlarinizi bekliyorum.Ayrica bu demiryolu sahilden geçmeyecek.

  14. #14
    cemilsezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.06.2004
    Nereden
    Trabzon
    Mesajlar
    2,978

    Standart



    Evet arkadaslar türk insaninda bir yapi vardir az para ile çok is ve bazi seyler ugraruna bazi esi benzeri bulunamayacak deherler yok edilir ve bunun farkina sonradan varilir karadeniz yoluda ayni sekilde bu asamadan sonra neler yapabiliriz bilemiyorum ama çokta zor görünüyor neden bazidegerlerin farkina sonradan variliyor veya farkinda olunuyor ama çikarlar söz konusu olunca veya da para bazi insanlar için daha önemli olduhu için görmemezlikten geliyorlar.


    Bazi degerlerin farkina onlar yok olduktan sonra farkina variliyor tipki KAZIM KOYUNCU gibi.

  15. #15
    SDanışmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.06.2004
    Nereden
    Zonguldak
    Yaş
    30
    Mesajlar
    5,118

    Standart

    Simdi bu avukati öLdüren adamin kurkLar vadisine özendigine inaniyor musunuz ? Edited by: ThE_s2d

  16. #16

    Standart



    Alıntı ThE_s2d Nickli Üyeden Alıntı
    Simdi bu avukati öLdüren adamin kurkLar vadisine özendigine inaniyor musunuz ?

    Konu da bu zaten. Adamlar göz göre göre cinayet isletiyor ve cinayet zanlisinin ifadesi de bu. Güleriz aglanacak halimize...

  17. #17
    vizarian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.03.2005
    Nereden
    Bitlis
    Yaş
    37
    Mesajlar
    503

    Standart

    Ben kendim insaat mühendisiyim. Yapi planlamasi konusunda bazi calismalainda oldu.Ozellikle anme yapilarinda fayda/maliyet orani gozetilmez. Malesef ülkemizde deil anme yararina oran uretmek rant ugruna hersey yapiliyor. Onemli bir konu surekli gundemde tutulmali

  18. #18
    vizarian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.03.2005
    Nereden
    Bitlis
    Yaş
    37
    Mesajlar
    503

    Standart

    saglam nicli arkadas su resimi ben anlamadim bi aciklarmisin?

  19. #19
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    23.08.2004
    Mesajlar
    680

    Standart

    Ayagi Suya Degmeyen Çocuklar...

    Fotograf: Alev Özkan


    Karadeniz?de yesil ile mavinin arasina örülmüs bir set: Karadeniz Sahil Yolu...


    Sik sik halkin, çevrecilerin ve ilgili kurumlarin açtigi davalarla gündeme gelen Karadeniz Sahil Yolu?nun yapimi halen devam etmekte ve 1983 yilinda ?Karadeniz Sahil Yolu Iyilestirme Projesi? ismi ile Karayollari Genel Müdürlügü?nce yatirim programina giren 541 km?lik yolun % 62?si tamamlanmis durumda. Samsun- Sarp Sinir Kapisi arasinda, yapimina ilk kez 1985 yilinda baslanan yolun %60?i deniz doldurularak insa ediliyor. Geçtigi 6 il merkezi ve 63 ilçede toplam 8 milyon insanin yasadigi yol projesi bir çok kez sivil toplum örgütlerinin tepkisiyle karsilasti ve açilan davalar halen sürüyor.


    En son 10 km?lik Artvin-Arhavi bölümü ?dogal hayatin tahrip edildigi? gerekçesiyle durdurulan yolun Trabzon bölümü daha önce de ayni gerekçeyle durdurulmustu ancak Danistay, Bölge Idari Mahkemesi?nin kararini iptal etmisti. Bu konuda Mimarlar Odasi Trabzon Subesi Baskani Bekir Gerçek ile bir söylesi yaptik. Mimar Bekir Gerçek Trabzon özelinde Karadeniz Sahil Yolu?nun bölgede yarattigi etkiyi fiziksel ve sosyo-ekonomik yönleriyle bize anlatti.


    Alev Özkan: Trabzon?un ve sahilin yolla ilk tanismasi hakkinda genel bir bilgi verir misiniz?


    Bekir Gerçek: Trabzon?un plansiz kentlestigi dönemlerde, bütün suriçi kentlerinin olusumunu Trabzon?da okumak mümkündür: Içkale, Ortahisar, Asagihisar ve Asagihisar?in hemen önünde de su anda su altinda olan, tariflere göre 150?den fazla büyük gemiyi barindirabilecek olan liman. Bu dönemlerde planlama yok, ama kent dogru sekilleniyor, kent kentte yasayanlarin ürettikleri yasama kültürüne göre sekilleniyor: Komsuluk üniteleri saglikli, sokaklar belli merkezlerde odaklaniyor, çesme basi bir çinarin dibi vs... Komsuluk iliskileri çok saglikli, bahçe duvarlari arkasinda ön bahçenin gerisindeki evler, bahçede çok çesitli flora çesitleriyle komsuluk eden ev yasayanlari: Trabzon evi dedigimiz ev budur...


    Daha sonra 1956 tasdikli tip imar yönetmeligiyle beraber ne yaptik biz? Ön bahçeyi terk ettik, h/2 (arka bahçe mesafesi) adi altinda imar mevzuatimiza soktugumuz arka bahçeleri gelistirdik ve o arka bahçelerin hepsi mezbelelik oldu. Bu sefer o dar sokaklarda hudutun sifirina yani tam cepheye yaslanan binalar yaptik, h/2?leri de zamanla arkada doldurduk, müstemilat koyduk ve ise yaramayan los, rutubetli, pis mekanlar yarattik. Halbuki Trabzon?da zamaninda dogru seyler yapiliyordu. Simdiye kadar bahsettiklerim Trabzon?un terk ettigi dogrulari anlatabilmek için kisa bir tanimlamaydi.


    Kentin çok önemli bir handikapi 1964 yilinda tamamlanan Trabzon sahil geçisidir. 1959 yilinda bu sahil geçisine basladigi zamanlarda bizler bu meslegin mensuplari degildik ama daha sonra yaptigimiz incelemelerde o yolun hiçbir zaman hiçbir imar planinda yeri olmadigini, buna ragmen Türkiye Cumhuriyeti Karayollari (TCK)nin dayatmasiyla sahilden geçirildigini ögreniyoruz. 1960?li yillarin basinda, o yol yapilmadan önce Trabzon sahilinde Kale Park?in eteginden kumsala ayaginizi bastiginizda asagi yukari Yildizli?daki askeri kampa kadar, yaklasik 10 km kadar gidebiliyordunuz. Ne yaptik biz? Kolay olan yolu seçtik; 1959-1964 yillari arasinda sahil yolu adi altinda o yolu tamamladik. 1964?de bittiginde yol cazibe merkeziydi artik, her an için orasi için bir cazibe yaratiyordu. Süratle eski tabirle leb-i derya dedigimiz sahildeki parselasyonun üzerinden geldi kapkara bir asfalt geçti. Hemen arkasindan bir de onu geçirirken Karayollari ya da o dönemin istimlakini gerçeklestirenler islerine yaradigi kadarini kesip aldilar. Gerisini çok çarpik-çurpuk, yapilasmaya pek de müsait olmayan büyüklüklerde, açilarda parseller seklinde biraktilar ve bilinen bütün o kötü yapilasma o parsellerin üzerinde olustu. 1970 onanli ilk planda sahildeki yapilasma 2 katti, sonra 4 oldu, 6 oldu daha sonra tabanda küçülüp yukarda sivrilmek sartiyla da serbest birakildi; gördügümüz çok katli binalar ortaya çikti.


    1964?de tamamladigimiz yolla beraber Trabzon?da önemli bir yanlis yapmis olduk, o dönemde kentin bu yola ihtiyaci da yoktu, üstüne üstlük kentin güney platolarindan yol geçirme sansimiz çok daha fazlaydi ama biz en kolay olanini yaptik; yer yer denizi doldurduk, yer yer ufak tefek istimlaklar yaptik ve sahilden yol geçirdik.


    AÖ: Peki bu yolun Trabzon?a verdigi zararlari siralayacak olursak, bunlar nelerdir?


    BG: Bir defa ayagi suya degen Trabzon kentinin denizle arasindan artik bir kara kedi geçmistir, bu da o siyah asfalttir. Trabzon insani giderek bir parça daha denizinden koptu. Cazibe merkezi yarattik dedim, çok yogun yapilasma sahilleri kirletti, yani bugün artik Trabzon?da Trabzon çocugunun denize degil girmesi ayagini dahi sokma sansi yok.


    Baska bir konu ki en önemlilerinden bir tanesi de budur: Sahildeki yapilasma Trabzon kentini perdeledi. Perdelenen kentte -Trabzon?da hakim rüzgar rüzgar karayeldir- yeterince klima yaratamadi ve kent hava kirliligine maruz kaldi.


    Yine bu sahil yolu lineer yerlesmeye sebep oldu ve kiyidaki dikine büyümede sosyal ve teknik altyapi tesisleri kente yetmemeye basladi, bu sefer Trabzon kenti kendi sorunlarini çözemeyen bir kent haline geldi. Batida daha fazla, doguda daha az olmak üzere yeni olusmakta olan Besirli ve Havalimani muhitlerindeki yapilasmanin da yükü yine eski sehir tarafindan karsilanmaya çalisildi. Pazar yeri yine ayni yerde, bütün hizmetler eski kentte kaldi. Yeni kentte sadece kentten kar edecek olan insanlarin parselleyip yap-satla beraber kasalarini doldurduklari tesisler kuruldu, bunlar da sadece konuttu. Bunlar ikinci merkezi de inkar ettiler, planlarda var ama gelin görün ki önceleri bakanligin yaptigi plan degisiklikleri ile, 1985?den sonra da Belediye Meclisleri?nin aldigi kararlar ile bu ikinci merkez çok rahat planlardan kazindi ve yerlerine konut lejandi islendi. Ve kent artik tek merkezli bir kent olarak o yükleri de tasimaya basladi..


    AÖ: Trabzon kentinin uzunca bir süredir gündemini belirleyen baska bir yol var: Tanjant Yolu. Onu biraz anlatir misiniz?


    BG: 1937?de kentin ilk imar plani Fransiz Lambert tarafindan yapildiginda raporda gelistirilen önerilerin bir tanesinde deniyor ki ?Mevcut dogu bati istikametindeki aksa paralel güneyden giden yeni arterler üretiniz.? Yani 1970 onanli imar planiyla Trabzon?un gündemine gelen Tanjant?i o zamandan, 1937 yilinda tarifliyor. Bütün mesele Trabzon?un bu lineer gelismesinin önünü kesip kenti isinsal bir sekilde güney platolarina dogru büyütmektir. Bunun için önü deniz olan bu kentin yarim daireler halinde güney platolarina tirmanmasi lazim, bunun için de iskelet lazim. Bu iskeleti (Tanjant Yolu?nu) Lambert 1937?de öneriyor, tam 31 yil sonra yarismada 1.olan projede gündeme geliyor, 1970?de onaniyor. Su anda 2005 yilindayiz ve halen bu yol açilamamis. Halbuki öngörülen tarihte açilabilmis olsaydi belki de Trabzon?un kentlesmesi açisindan kentin gelismesi açisindan çok daha saglikli bir sekilde kenti güney platolarina dogru tasiyip büyütebilecektik. Dolayisiyla bu eski kente tasiyamayacagi kadar yük yüklemeyecektik. Aklin yolu bir: 1937 plani, 1968 plani, herkes ayni seyi önerdi.


    Simdi biz Tanjant?a basladik, Tanjant?i geciktirerek sürdürürken bu sefer güzergahiyla oynamak sevdasina düstük; Tanjant Yolu?nu 1970 onanli güzergahindan asagilara çekmek 1974 yilinda ilk defa gündeme geldi (planda kent disindan, güneyden geçen yol daha sonra kent merkezine çekiliyor).


    Tanjant niçin demisler biliyor musunuz? Antik kente güney ucundan yani kral sarayinin hemen arkasindaki son sur bedeneninden teget geçtigi için ?tg? Tanjant Yolu denmis. Yarismaya sunulun plan raporunda var, daha sonra jüri raporunda da var, diyor ki bu yol için;


    ?Birincisi üretkendir; Tanjant Yolu kente yeni kentsel yerlesim alanlari üretecektir.?


    Yani bu bir ikinci omurgadir, bu güney platolarinda kente katilabilecek alanlari yeni kentsel yerlesim alanlari olarak üretecek besleyecektir ve devam ediyor;


    ?Ikincisi koruyucudur; antik kente degmeden zarar vermeden geçmektedir. Üçüncü olarak tasiyicidir; güney platolarindaki yogunluktan gelecek olan arti yükü alacak, kente sokmadan bir by-pass yolla beraber tasiyacaktir.?


    Tanjant Yolu?nun güzergahini güneyden israrla kuzeye çekmek hatta antik kenti yarip içinden geçmek gibi sevdalara kapildigimizda bu üç ögenin hemen hemen hepsini sulandirmis hatta hepsine ihanet etmis oluruz. Bir defa Tanjant Yolu üretken olmaktan çikar, nasil çikar? Biz yolu asagiya çektigimiz zaman bizi Gülbaharhatun-Hacikasim dügüm noktasindan güneye gönderebilecek olan bir tek yola esir kaliriz. Bu da eski cezaevinden yukari Bahçecik Mahallesi?ne çikan 9,5 m?ik yoldur; genislemesine imkan yoktur; sagi solu tescilli tarihi eser niteliginde yapilarla doludur. Oysa imar planindaki Tanjant?in bu bahsettigim dügüm noktasindan güneye gönderdigi 25 m?lik 3 tane, çesitli büyüklüklerde 8 tane olmak üzere toplam 11 tane baglanti yolu vardir. Bunlarin güney platolarina pompalayacagi kani hep beraber düsünelim, bir de o 9,5 m?lik bir tek yolu düsünelim, dogru ve bilimsel olan yol o idi. Bugün yolu 10 küsür yillik mücadeleden sonra çesitli sulandirmalarla beraber malesef Trabzon?a sunabilecek oldugu yarari sunamayacagi yerden ve bunca yatirimi yapip elde etmemiz gereken bahsettigimiz üç tane çok önemli arti degeri elde edemeden yapiyoruz.


    AÖ: Karadeniz Sahil Yolu Projesi?ni nasil degerlendiriyorsunuz? Bu yolun güneyden geçmesi mümkün mü?


    BG: Tanjant Yolu?nun geçti geçmedi kavgasi sürdürülürken Güney Çevre Yolu?ndan bahsettik. Güney Çevre Yolu?nun benzeri, bölgesel anlamda hizmet edecek olan bir güney yolu zaten 1989 imar planinda islenmisti. Bu su anda denizden yapmaya gayret ettikleri yolun islevini yerine getirecek ve Trabzon kentinin güneye dogru gelismesine omurga teskil edecek olan bir yoldu. Yani Karadeniz Sahil Yolu?na alternatif olabilecek olan bir yol zaten gündemdeydi. Politikacilar bu yolun seçim meydanlarinda propagandasini yaptilar. Ama gelin görün ki o yol Trabzon?un gündemine tasinmadi. O yolu Trabzonlu?ya unuttururcasina çok karli imalatlarla beraber doganin binlerce yilda isledigi o canim dantel kiyilarda dolgular tahribatlar baslattilar. Samsun-Sarp yolu dendi sonra Sinop-Sarp yolu olarak büyütüldü ve geçilmeye baslandi. Insanlar ne olup ne bittigini anlayincaya kadar kentleri köyleri kasabalari ellerinden çikmaya basladi.


    AÖ: Yolun hukuki açidan islerligi nedir? Tüm kanun ve yasalara uygun mudur? ÇED raporu alinmis midir?


    BG: ÇED (Çevre Etki Degerlendirmesi) raporu yoktur, çünkü Çevre Bakanligi yolu ÇED raporundan muaf tutmustur. Yolun yapimina 24 Eylül 2001 tarihinde baslanmistir, 22 Kasim?da da Çevre Bakanligi?ndan bu açiklamaya dair yazi alinmistir, yazilar bizde tarihi sayisi hepsi belli. Yani bir defa yolun baslamasi hukuki açidan saglam degil. 3621/3830 sayili kiyi kanunu, turizmi tesvik kanunu, 2863 sayili kültür ve tabiat varliklarini koruma kanunu (bu kiyilarda dogal varlik olarak tescilli olan yerler de var), 3194 sayili imar yasasi, çevre yasasi vs gözardi edildi, çignendi ve yola bir sekilde baslandi.





    Karadeniz Sahil Yolu
    Fotograf: Karayollari Genel Müdürlügü



    AÖ: Mimarlar Odasi?nin bu konuda bir engelleme girisimi oldu mu?


    BG: Mimarlar Odasi Trabzon Subesi olarak biz 1999 Dünya Çevre Günü?nde ki bunu 4 Haziran?da yaptik gündemimize dolguda geçecek olan bu yolu tasidik ve bunu tartistik. Oysa Trabzon?daki yolun ihalesi 15 Haziran 2000 tarihinde yapilmistir; demek ki yolun ihalesi yapilmadan 1yil evvel bu konuya dikkat çekmistik.


    Daha sonra bu sahil yolunun islahi için Eynesil, Çarsibasi, Vakfikebir, Findikli ve Trabzon?da paneller yaptik. Bu panellerde aramizda Oktay Ekinci, Prof. Dr. Cengiz Eruzun, Prof. Dr. Ilyas Yilmazer, Dervis Parlak (Istanbul Subesi?nin o zamanki avukati), Doç Dr. Fazil Çelik, Ahmet Sefik Mollamehmetoglu ve Metin Sözen gibi pek çok isim vardi. Biz Sinop?dan baslayip Sarp?a gidecek olan yolu biraktik, hiç degilse kendi kendimizin vitrinini kurtaralim dedik. Bunu basaran yerler var, Akçabaat asagi yukari basardi, Ordu?nun halen daha basarmak için mücadelesi sürüyor, dileriz kazansinlar basarsinlar. Biz de ayni seyi niçin yapmayalim dedik. Trabzon?da bu amaçla kurdugumuz bir platform vasitasiyla 25 civarinda sivil toplum örgütü elele verdik ve yasal mücadeleyi baslattik. Yolun iptaline karar çikarttik, Trabzon Belediyesi temyiz etti, çok kisa zamanda Danistay Trabzon Idare Mahkemesi?nin bu konuda ürettigi iptal kararina yürütmeyi durdurma karari verdi ve bunu dört gözle bekleyenler yeniden kiyilara saldirdilar.


    Bu iptal karari çiktiktan sonra insaatlar durdu mu? Hayir durmadi, iptal kararina ragmen anayasanin 138. maddesinde tarifini bulan suç islendi ve insaatlar devam etti, bunu bütün Trabzonlu biliyor.


    AÖ: Gelinen bu asamada yapilabilecek bir sey yok mu artik?


    BG: Biz bu yolun hiç degilse rötusunu yapin, çok saglikli bir biçimde yeniden ele alin, böyle cetvel koyarak yol çizmeyin bu sahillere dememize ragmen, çok büyük bir titizlikle bir heyet maharetiyle yeniden tartisalim diye önermemize ragmen yol malesef o sekilde dolduruldu.


    Yer yer eski sahilden geçen yolla deniz arasinda 180 m?ye varan derinliklerde dolgular yapiliyor, simdi dikkatinizi bir noktaya çekmek istiyorum: Bu dolgu alaninda iki yolun arasinda çok istah kabartan güzel bir alan olusuyor; bunu nasil koruyacagiz, bunu kesin korumaliyiz derken her geçen gün bu alana birilerinin agzinin sulandigini görüyoruz. Verin bize sunu yapalim, bunu yapalim gibi hep duydugumuz seyler; kuru toptan gida kooparatifi yapalim, benzin istasyonu yapalim, Trabzonspor?a verelim para kazansin filan derken Amatör Spor Klüpleri Federasyonu ASKF adi altinda tesisleri yapti. Simdi kiyi yasasini anayasanin 43. maddesini vs.yi kimseye ögretmeye niyetimiz yok, bunlari inceledigimiz zaman bunlardaki aykiriklari görmek mümkün, bu alanin korunabilmesi için kurtarilabilmesi için verilecek olan mücadelenin yetmeyecegi inancindayiz. Belediye meclisleri 3 günde bir karar degistiriyor, burayi Rus Pazari?na mi versek ne yapsak diye.


    Bugün olan olmus doldurulan doldurulmus madem, hiç degilse su yapilmali: Yapmak istedikleri yol refüjle beraber mevcut yolun yanina tasinmali, dolgu alani da Anayasa?nin ?Kiyidan yararlanma olgusu kamuya esit olarak dagitilmistir? diyen 43. maddesinde uymali. Yani Trabzon?un bu kismi yine vitrini olur, rekreatif kullanimla beraber Trabzonlu?nun denizle baristigi, denizle bulustugu, denizle söylestigi bir mekan olur. Ama buna da malesef kayitsiz kalinmakta. Belki bunun için de ayri bir mücadele verilecek ama bu mücadelelerin de pek kuralina uygun verildigi söylenemez.


    Bu arada biz bununla ugrasirken baska bir durum ortaya çikti. Yolun dolgu kisminin bitmesi ile Trabzon Belediyesi tünelden doguya dogru giderken Küçükliman?daki 35m?lik yola oturdugu kisim ile ilgili olarak Karayollari?na teklif götürüyor ve diyor ki, gelin bu yolu da denizi ve Küçükliman?in bir kismini doldurarak çimento fabrikasinin ve 100. Yil Parki?nin önünden geçin viyadükle beraber tekrar o yaklasik 60 m?lik mesafeye yükseltin ve gidin Karayollari?nin önünde tekrar mevcut yola oturtun. Bu hayret edilecek bir seydir, çünkü mevcut imar planinda bulunan bu 35 m?lik yolun hemen hemen terkleri yapilmistir, daha yakin zamanda otobüs terminalinin önünde yikimlar yapilmistir bu yol için. Projeye göre Karadeniz Teknik Üniversitesi?nin kavsaginda üstgeçitler yapilmaya baslanmistir, ama yine de belediye böyle bir teklif götürüyor Karayollari?na. Hiç bir zaman hiç bir yerde yok, gerek de yok, yol 35 m olmus bile, Karayollari da bunu uygun görüyor.


    Yine ayni sekilde baslaniyor, bunun için de mahkemeye basvuruluyor, sürmekte olan davalara ragmen o yollar da süratle dolduruluyor. Simdi politikaci çikiyor diyor ki, övünmek için diyor tabii bunu; ?Biz bundan üzüntü duyuyoruz, ben diyor günde 6.000 kamyon tas döküyorum denize?. Denize günde 6.000 kamyon tas dökmek demek denizi günde 6.000 kamyonluk tahrip etmek, karsiliginda da o 6.000 kamyon tasi ürettigin tas ocagiyla dogayi tahrip etmek demektir. Ama aradan birileri parçayi topluyor, onu hepimiz biliyoruz.


    AÖ: Bu yolun Karadeniz?deki canli hayata verdigi zararlardan da biraz bahseder misiniz?


    BG: Tabi, her ne kadar konumuz degilse de biz de dinleye dinleye artik bazi seyleri ögrendik. Karadeniz?de biliyorsunuz belli bir derinligin altinda hayat yok ve Karadeniz?de üreme havzalari sig sulardir, derin suda hayat olmadigi için Karadeniz?deki canli varliklar sig sularda ürer, havyarini birakir, gelisir, büyür vs...


    Biz çok iyi hatirliyoruz, geçmiste balikhaneye gittigimiz zaman orda 25-30 çesit baligi birarada görebiliyoduk, ismini saymaya kalksam simdi bile sayarim size: Karagözlü, kötekli, horozkilli, kirlangiç vs. bugün ismini dahi yeni nesilin bilmedigi bir zenginlikten bahsediyorum. Oysa su anda ekonomik balikçilik hemen hemen Karadeniz sahilinde bitmis durumda. Bu üreme havzalarini yani Karadeniz?in vahasini kuruttuk, neyle kuruttuk? Evvela kirleterek kuruttuk, sonra da iste bu tür müdahelelerle kuruttuk. Denizin 180 m civarinda deniz istikametinde dolguya muhattap olmasi demek canli yasamin oldugu o bölgeye çok önemli bir müdahele demektir, bu da bu yolun dogal hayat cephesinde denize yaptigimiz kötülüktür.


    Bunlarin hepsinin disinda bir de su var: Kiyi halkina kiyi yasayanlarina denizin çok önemli bir kültürel katkisi vardir, ayagi suya degen çocuklarla degmeyen çocuklarin arasindaki fark da budur zaten. Biz artik malesef Trabzon?da ve Karadeniz?de ayagi suya degmeyen çocuklar yetistiriyoruz. Sayet illerinde yüzme havuzu varsa yüzmeyi ögrenecekler, yoksa yüzme bilmeyen yeni bir nesil geliyor demektir. Bu da kaba bir tabirle kent yasayanlarinin yasama kültürlerine sundugu olumsuzluktur.


    AÖ: Bekir Bey bu güzel sohbet için çok tesekkür ederiz, dileriz mücadelenizde basarili olursunuz.


    BG: Ben tesekkür ederim...
    Söylesi: Alev Özkan - Subat 2005

  20. #20
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    23.08.2004
    Mesajlar
    680

    Standart

    Trabzon geçisine ikinci iptal


    Trabzon IdareMahkemesi, Danistay'in Trabzon sahil geçisi ile ilgili iptal kararini kaldirmasina karsin ayni bölüm için ikinci kez iptal karari aldi. Trabzon Sahil Koruma Platformu Yürütme Kurulu Sözcüsü Avukat Ömer Faruk Altuntas, karari hukukun zaferi olarak nitelendirdi. Altuntas, dolgu alaninin yesil alana çevrilmesi ve bugüne kadarki yapilasmanin tamamen yikilmasi çagrisinda bulundu.
    Tarih: 4 Ocak 2006





    Bu iptal ile ilgili internette biraz arastirma yaptim ancak muvaffak olamadim. Ilgi çekmiyor olsa gerek(!)

  21. #21
    Adem Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09.03.2005
    Nereden
    Orta Doğu
    Yaş
    33
    Mesajlar
    16,709

    Standart

    aMA O YOLUN yapilmasi mecburi bisey.Çünkü ben her yaz 15 saatim o yolda geçiyo.Yollar yapilirsa karadenizin turist oranida artacaktir.

  22. #22
    Forumdan Uzaklaştırılmıştır
    Üyelik tarihi
    23.08.2004
    Mesajlar
    680

    Standart

    Alıntı saglam Nickli Üyeden Alıntı


    AÖ: Karadeniz Sahil Yolu Projesi?ni nasil degerlendiriyorsunuz? Bu yolun güneyden geçmesi mümkün mü?


    BG: Tanjant Yolu?nun geçti geçmedi kavgasi sürdürülürken Güney Çevre Yolu?ndan bahsettik. Güney Çevre Yolu?nun benzeri, bölgesel anlamda hizmet edecek olan bir güney yolu zaten 1989 imar planinda islenmisti. Bu su anda denizden yapmaya gayret ettikleri yolun islevini yerine getirecek ve Trabzon kentinin güneye dogru gelismesine omurga teskil edecek olan bir yoldu. Yani Karadeniz Sahil Yolu?na alternatif olabilecek olan bir yol zaten gündemdeydi. Politikacilar bu yolun seçim meydanlarinda propagandasini yaptilar. Ama gelin görün ki o yol Trabzon?un gündemine tasinmadi. O yolu Trabzonlu?ya unuttururcasina çok karli imalatlarla beraber doganin binlerce yilda isledigi o canim dantel kiyilarda dolgular tahribatlar baslattilar. Samsun-Sarp yolu dendi sonra Sinop-Sarp yolu olarak büyütüldü ve geçilmeye baslandi. Insanlar ne olup ne bittigini anlayincaya kadar kentleri köyleri kasabalari ellerinden çikmaya basladi.


    Ilk sayfadaki röportaj da da detayli bilgi verildigi üzere, aslindasikinti da bu;


    "yol güneyden geçebilirken neden DENIZLERI DOLDURUYORUZ?"

  23. #23
    eys_61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.09.2004
    Nereden
    Gaziantep
    Yaş
    31
    Mesajlar
    1,473

    Standart



    konu unutulmus,bu hepimizin sorunu...

  24. #24
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    Nytre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    Trabzon
    Yaş
    34
    Mesajlar
    8,700

    Standart



    bu sahil yolundan çok gap ile dogu karadenizi baglayan bir yol lazim.. ayrica karadenizde tren olursa tasimacilik çok daha kolaylasacak. çünkü avrupadan ve türkiyenin batisindan gelen mallarin ortaasya azerbaycan iran ve afganistan gibi ülkelere gidisinde kullanilan karayollari maliyetleri artiriyor.


    ayrica gaptan direk karadenize baglanacak bir yol ile de yine gelen mallarin maliyetleri azalacak ve mallarin yollarda deger kaybetme riski daha da azalacak.

  25. #25
    Taner Gündoğdu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.11.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2,762

    Standart

    bu yola niye karsi çikildigini anlamak için sanirim yolun nerye yapildigini görmek gerekiyor. ben samsundan öteye gitmedim. samsunda da denizi doldurarak bu yolun baslangici yapildi. ve kimse bir olumsuzlugunu henüz görmedi. hatta samsun sahili eskisinden daha güzel oldu. ama trabzon ve devaminda da ayni durum söz konusu mu bilemem. ama bildigim birsey var, bu saatten sonra ne degisir? bu kadar yatirim yapilmis yolun büyük kismi bitmis! bu olay 1-2 aylik degil ki! 5-6 senelik bir proje. sonuç olarak is isten geçmis[img]smileys/smiley5.gif[/img]

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Kazım Koyuncu Kalbimizdesin
    Konu Sahibi mr.fa Forum Genel
    Cevap: 2805
    Son Mesaj : 08.11.2017, 09:06
  2. Karadenizin çirpinisi!!!
    Konu Sahibi bobmarley Forum Ganita
    Cevap: 43
    Son Mesaj : 06.08.2005, 09:15

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •