Hesaplipazar
Sayfa 244 Toplam 245 Sayfadan BirinciBirinci ... 144 194 234 242 243 244 245 SonuncuSonuncu
Toplam 6117 adet sonuctan sayfa basi 6,076 ile 6,100 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Yusuf Yazıcı l Lille OSC

  1. #6076

    erolizmts - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.07.2006
    Nereden
    İzmir
    Mesajlar
    2,765

    Standart

    Türkiye'de altyapı eğitimi futbolun temel niteliklerini öğretmekten öteye geçemedi. Modern futbol anlayışını bir türlü geliştiremedik. Doğuştan yetenekli Yusuf gibi çocuklara çok umut bağlıyoruz ama biliyoruz ki Avrupa'da doğal yeteneğinin yanına 'oyun zekasını' ekleyemiyorsan duvara çarpabilirsin. Malesef Türk futbolunun ısrarla gelişmeye kapalı olmasının ceremesini çekiyorsun. Çünkü yıl olmuş 2020 ve hâlâ futbolda bir ekol yaratamadık. Ne futbolda, ne de futbola nazaran daha iyi olduğumuz basketbolda. Yani o kadar ecnebi çalıştırıcılar getiriyoruz ama altyapılara adam akıllı günümüz modern futbolunu öğretecek ecnebiler getirmiyoruz. Çünkü bizim uşaklar işsiz kalmamalı. İşte Yusuf'un yaşadığı temel problem aslında altyapılarda giderilemeyen şeylerdi. Daha doğrusu öğretilmeyen. Türkiye'den çalışmak için Alamanyalara giden gurbetçiler gibi. Türkiye'de ustanın kralısın ve çok iyi sıvacısın ama yurtdışına gidince afallıyorsun. Çünkü her yerde her işte bir sistem var. Bodoslamaya sıva yapıyordun ama Avrupa'da habire ikaz ediliyorsun. Belli bir sistem ve disiplin altına zorlanıyorsun. Eğer uyum sağlarsan, oyun zekanı geliştirirsen ve öğrenmeye açıksan ne ala. İşte sevgili Yusufcum takım arkadaşların tespih çeker gibi belli bir sistemde ayağa top yaparken sen 40 metreden şut çekersen, korner atışını sana bırakmayan arkadaşına trip atarsan, ben sisteme değil sistem bana uysa ne güzel olur yaaa mantığında gidersen işin zor. Parası var imkanı var. Gerekirse mental eksikliğini gidermek için kendine bir çalıştırıcı tutabilir. Otursun izlesin maç tekrarlarını, hatalarına baksın, nerede neyi yapmadı/yapamadı vs vs.. sistemi ezberle, ne bilim birşeyler yap güzel kardeşim hasta etme bizi.
    Konu erolizmts tarafından (04.10.2019 Saat 21:44 ) değiştirilmiştir.
    "get up, stand up: don't give up the fight!"

    twitter

  2. #6077
    Ertan1982 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.08.2006
    Nereden
    Almanya
    Mesajlar
    12,688

    Standart

    Bonusa kac mac kaldi?
    çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar." Gazi Mustafa Kemal Atatürk

  3. #6078
    kayseriliyiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.01.2011
    Nereden
    Fransa
    Yaş
    35
    Mesajlar
    4,830

    Standart

    Alıntı Ertan1982 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bonusa kac mac kaldi?
    Abi bu gidisle bonus yalan olacak

    Envoyé de mon Redmi Note 7 en utilisant Tapatalk
    son basamagi ölüm olan bir merdivendir hayat

  4. #6079
    Ufuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.08.2009
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    8,408

    Standart

    Yusuf bizim ligde standartın üzeriindeydi. Gitti gelen giden tokatlıyor. Zeki Çelik başka ülkeden mi gitti fizik olarak bu kadar sağlam? Aha giriyor dk 59.

  5. #6080
    Ufuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.08.2009
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    8,408

    Standart

    Lille bu kadar eşşeği nereden bulmuş. Topu ayağına alan mesafe tanımaksızın şutunu atıyor. İçerde 5 kişi var umrunda değil.

  6. #6081
    Ertan1982 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.08.2006
    Nereden
    Almanya
    Mesajlar
    12,688

    Standart

    Alıntı kayseriliyiz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Abi bu gidisle bonus yalan olacak

    Envoyé de mon Redmi Note 7 en utilisant Tapatalk
    bonus 1 sezon icin toplam oynanan mac ile alakali mi?
    çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar." Gazi Mustafa Kemal Atatürk

  7. #6082
    kayseriliyiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.01.2011
    Nereden
    Fransa
    Yaş
    35
    Mesajlar
    4,830

    Standart

    Alıntı Ertan1982 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bonus 1 sezon icin toplam oynanan mac ile alakali mi?
    Öyle biliyorum

    Envoyé de mon Redmi Note 7 en utilisant Tapatalk
    son basamagi ölüm olan bir merdivendir hayat

  8. #6083
    Forum Yöneticisi Hakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.05.2013
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    16,521

    Standart

    Bizim çocuk giriyor,hadi başlangıç olsun.

  9. #6084
    artvints - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.06.2012
    Nereden
    Bursa
    Mesajlar
    26,573

    Standart

    lille çok kötü futbol oynuyor, forvetleri şapkadan tavşan çıkarmasa ligin dibindeydiler.

  10. #6085
    Forum Yöneticisi Hakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.05.2013
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    16,521

    Standart

    Alıntı Hakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bizim çocuk giriyor,hadi başlangıç olsun.
    Güzel asist.

  11. #6086
    worldmaster - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.04.2005
    Nereden
    Diyarbakır
    Yaş
    31
    Mesajlar
    4,102

    Standart

    Yusuf ilk asistini yaptı. Ama yenildiler.
    "Primum non nocere" (Önce zarar verme)!

  12. #6087
    muratt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.03.2006
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    40
    Mesajlar
    3,617

    Standart

    Sevgili Yusuf hiç gelip buraları okur musun bilmem ama birkaç şey yazmak istedim sana..

    Öncelikle hayatında ilk kez yaşadığın bu gurbette Allah kolaylıklar versin sana. Ben hayatımın çoğunu yurt dışında farklı ülkelerde geçirdiğim için belki söyleyeceklerim biraz işine yarar diye düşündüm..
    Maçlarını takip ediyoruz. Alışmakta zorlandığın belli. Kolay değil. Belki kendi kendine Trabzonspor ile olan günlerini karşılaştırıyor, nereyi eksik yapıyorum diye soruyorsun, belki takım arkadaşlarına kızıyorsun.
    Hepsini unut.. Senin potansiyelin ve yapabileceklerin belli, onlara şüphe yok. Şu anda yaşadığın şey tamamen adaptasyon sorunu. Bu sorunu aşmanın da tek bir yolu var, Trabzon'u artık kafanda tamamen geride bırakıp, yeni takımına yeni şehrine ve yeni arkadaşlarına alışmak. Trabzon'u arkada bırakman lazım ama oynarken de sanki Trabzon'da oynarmışcasına güvenli olman lazım. O güveni kazanman lazım. Senin karakterinde bu güç var, yoksa genç yaşta Trabzonspor formasının stresini kaldırmak kolay değil..

    Peki ne yapmak lazım..

    Dünkü maçta oyuna girerken hocandan son taktiği tercümansız aldığını gördüm. Hangi dilde konuştuğunu bilemiyorum, belki ingilizce olabilir. Ama ingilizcenin de iyi olmadığını biliyoruz. En az futbol kadar bu dil de önemli. Hem ingilizce, hem Fransızca. Aynı anda değil belki, ama bu sene ağırlığı fransızcaya verirsen bu işi götürürsün. Özel ders al, bu işe odaklan. Fransa'da yaşıyorsun, bu dili öğrenmek için daha iyi bir fırsat olmaz. Her gün Zeki ile veya Türk arkadaşlarınla takılma, Fransızlarla takıl arada. Orada bir Trabzon'lu turist olarak yaşadığın sürece sahada gerçek Yusuf olamazsın. Önce kendini oraya ait hissetmelisin.. Bu yılkli hedefin bu olmalı. Sonra da seneye ingilizce, zira bundan sonra yolun premier lige gidiyor biliyorsun. Ve bu dünyada var olan biri olarak, İngilizce-Fransızca konuşabildiğin zaman futbolu bıraktıktan sonra da çok şeyler yapabilirsin, yöneticilik, teknik direktörlük ve menejerlik ne istersen. Dil çok önemli, bunu küçümseme. Ve dil öğrenmekten de korkma. Ben Rusya'da çalışırken ilkokul mezunu işçilerin Rusça öğrenme hızlarına hep hayret etmiştim. Ço zor değil ve sen fazlasıyla zekisin. Yeterki odaklan bu işe. Özel hayatın ve hayat görüşün bizleri ilgilendirmez tabi ama eğer olabiliyorsa Fransızca konuşan bir kız arkadaş bu işleri de çok kolaylaştırabilir, bence bu ihtimali de düşün

    Sonuçta Fransızca konuşamadığın sürece istediğin Yusuf'u gösteremezsin. Buna odaklan.

    Gurbete çıkan her Trabzon'lu gibi, lütfen memleket hasreti ile sıkılıp durma. İşte bu senin en büyük engelin. Sahada gerçek Yusuf'u engelleyen senin kara lahana ve hamsi özlemin olabilir. Memleketten yemek de getirme, oranın yemeklerine alış. Sağlıklı besleniyorsundur mutlaka, ama burada bahsettiğim bu işin psikolojik boyutu. Kendini oraya ait hissetmen şart. Dil, yemek, arkadaş çevresi herşey bunun bir parçası. Nasıl Trabzon'da arabayla dolaşırken herkesle diyalog kurabiliyorsun ya rahatça, bunu orada da yapabilirsin.

    Gelelim işin futbol boyutuna. Evet kötü oynuyorsun. İstediğin pozisyonda değilsin. İstediğin özgürlüğe sahip değilsin. Ayağında çok tutuyorsun ve bu nedenle takımına maç da kaybettirdin. Kafandan neler geçiyor bilemiyorum, daha çok çalışmalıyım diyorsun belki evet çalışmalısın ama daha kritik bir konu var. Yeni takım düzenine uyum sağlaman, arkadaşlarının güvenini kazanman, takımın bir parçası olman. Evet belki bugün istediğin kadar top alamıyorsun ama aldığın topları verimli kullandıkça daha çok alacaksın. Belki istediğin yerde oynamıyorsun ama daha iyi oldukça hocan sana istediğin özgürlüğü de verecektir, ilk maçlarda verdi zaten bu kadar parayı sana inanmasa yatırmazlardı. O yüzden ne hocanı ne arkadaşlarını senin karşındaymış gibi düşünme, aksine hepsinin yanında olacağını bil, sadece bunu senin başarman gerekiyor.

    Senin en güçlü özelliklerinden biri, tek dokunuşla, veya 1-2 dokunuşla oyunu hızlandırabiliyor olman. Abduş, Sosa ve Perreira gibi adamlarla bunu çok güzel yapıyordun. Gene yapabilirsin. O akışkanlığın kilit ismi sen olabilirsin. Ama kendini göstermek hırsıyla bunu yapmak yerine ayağında top tutmayı tercih ediyorsun. Veya yeterince top alamadığın için ayağına gelen az sayıda topu daha iyi değerlendirmen gerekiyor. Gerek yok bu şekilde düşünmeye. Kendini ıspatlama stresini bırak kenara. Top oynamaya çalış, keyif alarak. Hızlı, seri, takımın parçası olarak. Bırak senin attığın seri top sana geri gelmesin veya kayıp olsun. Ama sen bunu ısrarla yaptıkça (top kaybetmeden) hem hocan, hem arkadaşların hem de taraftar seni daha iyi anlayacktır, o zaman işte bu yaptıkların karşılık bulacak. Lille'e bu akışkanlığı sen kazandırabilirsin ve bunu yaptığın zaman Trabzon'daki gibi oyunun en değerli parçası olabilirsin. O anda zaten kendini geliştirebileceğin fırsatlar sana bolca gelecektir. Üzerindeki baskıyı atman lazım. Rahat olman lazım kafa olarak. O takımdakilerin hepsinden daha yeteneklisin, daha gençsin, daha güçlüsün.

    Trabzon'da Abduş, Sosa ve Perreira ile kurduğun oyun içi iletişimi başta oradaki takım arkadaşlarınla da kurmaya çalış, özellikle Araujoö, Xeka, Soumare, Remy ve hatta aynı anda sahada olmasanız bile bence en önemlisi İkone. Antremanlarda, maçlarda hatta saha dışında konuş bu adamlarla. Sürekli bunlara top at ve top iste. Öğret onlara da. Sahada Zeki seninle oynayınca ne güzel futbol ortaya koyuyorsun, bu diğerlerinden de aynı desteği alman şart, bunun için de onların sana inanması lazım. Eğer senin onlara inandığını görürlerse onlar da sana inanacaklardır. Ama iletişim kuramazsan olmaz, onlar uzaklaşır sen uzaklaşırsın. Bu iş takım oyunu, sadece Zeki ile takım olamazsın. Tüm takımın parçası olman lazım. Evet şu anda belki takımda bireysellik biraz ön planda ama bunu sen kırabilirsin abartmıyorum bu potansiyelin var zeka olarak.

    Neyse, okur musun bilmem ama yazdım işte. İzliyoruz seni. Bir Trabzon maçlarını bir de Lille maçlarını izliyoruz biz. Sen bize bakma. Dediğim gibi adapte ol. Geriye geçmişe değil önüne bak, ileriye bak. Sana nasip olan bu şans, emeklerinle geldiğin bu noktayı çok daha ilerlere taşıyabilirsin. Yaşın çok genç, karakterin çok güçlü, futbolun çok özel. Sakın pes etme. Mücadeye devam. Dualarımız seninle...
    İnadına Trabzonspor !

  13. #6088
    Bedri Sertkaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.09.2012
    Nereden
    Ankara
    Mesajlar
    3,087

    Standart

    Alıntı muratt Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili Yusuf hiç gelip buraları okur musun bilmem ama birkaç şey yazmak istedim sana..

    Öncelikle hayatında ilk kez yaşadığın bu gurbette Allah kolaylıklar versin sana. Ben hayatımın çoğunu yurt dışında farklı ülkelerde geçirdiğim için belki söyleyeceklerim biraz işine yarar diye düşündüm..
    Maçlarını takip ediyoruz. Alışmakta zorlandığın belli. Kolay değil. Belki kendi kendine Trabzonspor ile olan günlerini karşılaştırıyor, nereyi eksik yapıyorum diye soruyorsun, belki takım arkadaşlarına kızıyorsun.
    Hepsini unut.. Senin potansiyelin ve yapabileceklerin belli, onlara şüphe yok. Şu anda yaşadığın şey tamamen adaptasyon sorunu. Bu sorunu aşmanın da tek bir yolu var, Trabzon'u artık kafanda tamamen geride bırakıp, yeni takımına yeni şehrine ve yeni arkadaşlarına alışmak. Trabzon'u arkada bırakman lazım ama oynarken de sanki Trabzon'da oynarmışcasına güvenli olman lazım. O güveni kazanman lazım. Senin karakterinde bu güç var, yoksa genç yaşta Trabzonspor formasının stresini kaldırmak kolay değil..

    Peki ne yapmak lazım..

    Dünkü maçta oyuna girerken hocandan son taktiği tercümansız aldığını gördüm. Hangi dilde konuştuğunu bilemiyorum, belki ingilizce olabilir. Ama ingilizcenin de iyi olmadığını biliyoruz. En az futbol kadar bu dil de önemli. Hem ingilizce, hem Fransızca. Aynı anda değil belki, ama bu sene ağırlığı fransızcaya verirsen bu işi götürürsün. Özel ders al, bu işe odaklan. Fransa'da yaşıyorsun, bu dili öğrenmek için daha iyi bir fırsat olmaz. Her gün Zeki ile veya Türk arkadaşlarınla takılma, Fransızlarla takıl arada. Orada bir Trabzon'lu turist olarak yaşadığın sürece sahada gerçek Yusuf olamazsın. Önce kendini oraya ait hissetmelisin.. Bu yılkli hedefin bu olmalı. Sonra da seneye ingilizce, zira bundan sonra yolun premier lige gidiyor biliyorsun. Ve bu dünyada var olan biri olarak, İngilizce-Fransızca konuşabildiğin zaman futbolu bıraktıktan sonra da çok şeyler yapabilirsin, yöneticilik, teknik direktörlük ve menejerlik ne istersen. Dil çok önemli, bunu küçümseme. Ve dil öğrenmekten de korkma. Ben Rusya'da çalışırken ilkokul mezunu işçilerin Rusça öğrenme hızlarına hep hayret etmiştim. Ço zor değil ve sen fazlasıyla zekisin. Yeterki odaklan bu işe. Özel hayatın ve hayat görüşün bizleri ilgilendirmez tabi ama eğer olabiliyorsa Fransızca konuşan bir kız arkadaş bu işleri de çok kolaylaştırabilir, bence bu ihtimali de düşün

    Sonuçta Fransızca konuşamadığın sürece istediğin Yusuf'u gösteremezsin. Buna odaklan.

    Gurbete çıkan her Trabzon'lu gibi, lütfen memleket hasreti ile sıkılıp durma. İşte bu senin en büyük engelin. Sahada gerçek Yusuf'u engelleyen senin kara lahana ve hamsi özlemin olabilir. Memleketten yemek de getirme, oranın yemeklerine alış. Sağlıklı besleniyorsundur mutlaka, ama burada bahsettiğim bu işin psikolojik boyutu. Kendini oraya ait hissetmen şart. Dil, yemek, arkadaş çevresi herşey bunun bir parçası. Nasıl Trabzon'da arabayla dolaşırken herkesle diyalog kurabiliyorsun ya rahatça, bunu orada da yapabilirsin.

    Gelelim işin futbol boyutuna. Evet kötü oynuyorsun. İstediğin pozisyonda değilsin. İstediğin özgürlüğe sahip değilsin. Ayağında çok tutuyorsun ve bu nedenle takımına maç da kaybettirdin. Kafandan neler geçiyor bilemiyorum, daha çok çalışmalıyım diyorsun belki evet çalışmalısın ama daha kritik bir konu var. Yeni takım düzenine uyum sağlaman, arkadaşlarının güvenini kazanman, takımın bir parçası olman. Evet belki bugün istediğin kadar top alamıyorsun ama aldığın topları verimli kullandıkça daha çok alacaksın. Belki istediğin yerde oynamıyorsun ama daha iyi oldukça hocan sana istediğin özgürlüğü de verecektir, ilk maçlarda verdi zaten bu kadar parayı sana inanmasa yatırmazlardı. O yüzden ne hocanı ne arkadaşlarını senin karşındaymış gibi düşünme, aksine hepsinin yanında olacağını bil, sadece bunu senin başarman gerekiyor.

    Senin en güçlü özelliklerinden biri, tek dokunuşla, veya 1-2 dokunuşla oyunu hızlandırabiliyor olman. Abduş, Sosa ve Perreira gibi adamlarla bunu çok güzel yapıyordun. Gene yapabilirsin. O akışkanlığın kilit ismi sen olabilirsin. Ama kendini göstermek hırsıyla bunu yapmak yerine ayağında top tutmayı tercih ediyorsun. Veya yeterince top alamadığın için ayağına gelen az sayıda topu daha iyi değerlendirmen gerekiyor. Gerek yok bu şekilde düşünmeye. Kendini ıspatlama stresini bırak kenara. Top oynamaya çalış, keyif alarak. Hızlı, seri, takımın parçası olarak. Bırak senin attığın seri top sana geri gelmesin veya kayıp olsun. Ama sen bunu ısrarla yaptıkça (top kaybetmeden) hem hocan, hem arkadaşların hem de taraftar seni daha iyi anlayacktır, o zaman işte bu yaptıkların karşılık bulacak. Lille'e bu akışkanlığı sen kazandırabilirsin ve bunu yaptığın zaman Trabzon'daki gibi oyunun en değerli parçası olabilirsin. O anda zaten kendini geliştirebileceğin fırsatlar sana bolca gelecektir. Üzerindeki baskıyı atman lazım. Rahat olman lazım kafa olarak. O takımdakilerin hepsinden daha yeteneklisin, daha gençsin, daha güçlüsün.

    Trabzon'da Abduş, Sosa ve Perreira ile kurduğun oyun içi iletişimi başta oradaki takım arkadaşlarınla da kurmaya çalış, özellikle Araujoö, Xeka, Soumare, Remy ve hatta aynı anda sahada olmasanız bile bence en önemlisi İkone. Antremanlarda, maçlarda hatta saha dışında konuş bu adamlarla. Sürekli bunlara top at ve top iste. Öğret onlara da. Sahada Zeki seninle oynayınca ne güzel futbol ortaya koyuyorsun, bu diğerlerinden de aynı desteği alman şart, bunun için de onların sana inanması lazım. Eğer senin onlara inandığını görürlerse onlar da sana inanacaklardır. Ama iletişim kuramazsan olmaz, onlar uzaklaşır sen uzaklaşırsın. Bu iş takım oyunu, sadece Zeki ile takım olamazsın. Tüm takımın parçası olman lazım. Evet şu anda belki takımda bireysellik biraz ön planda ama bunu sen kırabilirsin abartmıyorum bu potansiyelin var zeka olarak.

    Neyse, okur musun bilmem ama yazdım işte. İzliyoruz seni. Bir Trabzon maçlarını bir de Lille maçlarını izliyoruz biz. Sen bize bakma. Dediğim gibi adapte ol. Geriye geçmişe değil önüne bak, ileriye bak. Sana nasip olan bu şans, emeklerinle geldiğin bu noktayı çok daha ilerlere taşıyabilirsin. Yaşın çok genç, karakterin çok güçlü, futbolun çok özel. Sakın pes etme. Mücadeye devam. Dualarımız seninle...
    Çok güzel bir yazı kalemine sağlık. Gezen mi çok bilir okuyan mı tabiki gezen. Siz belli ki dünya insanı olmuşsunuz. Çok etkilendim bu yazıdan. Yusuf okur mu bu siteyi biliyor mu haberim yok ama ben kendimi onun yerine koyup okudum bu yazıyı. Bu hafta oynanacak Şampiyonlar Ligi maçında Yusuf süre alırsa yine güzel işler yapar diye düşünüyorum. Üstelik Teknik Direktörü'n geleceği de tehlikede olabilir bu başarısız sonuçlardan dolayı. Yusuf'u inatla sol tarafta oynatması tabiki kötü. Umarım Hoca gönderilmez. Çünkü Yusuf'u transfer ettiren de o.
    Trabzonspor'a gol atamayacak yıldız golcü yoktur. Sadece Trabzonspor'a karşı oynamamıştır...Martin Max, Llorente, Sergei Juran, Gignac ve aklımıza gelmeyen diğerleri...
    Trabzonspor'un asıl düşmanı Galatasaray'dır.
    Sebahattin Çakıroğlu

  14. #6089
    oksoholu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04.06.2009
    Nereden
    Zonguldak
    Mesajlar
    1,742

    Standart

    Alıntı artvints Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Lille de acayip sıkıcı futbol oynuyor. Merkezde hareketlilik yok. Bir sağa gezdiriyorlar topu, bir sola, sonra forvete şişiriyorlar. Canavar forvet almasa çok zor puan alirlar. Kontrada iyiler ama bamba falan çok akıllı bir oyuncu değil. İkone da uçmuyor.
    Aynı fikirdeyim santraforları olmasa sanırım küme düşerler bu kadar tatsız tuzsuz takım mı olur gözünü sevdiğimin Trabzonsporu şiirsel oynuyor
    @ okşoholu

  15. #6090
    Gürkan Asma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21.11.2011
    Nereden
    Trabzon
    Mesajlar
    3,918

    Standart

    Yusuf coştu yalnız , 1 gol 2 asist

  16. #6091
    Forum Yöneticisi Hakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.05.2013
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    16,521

    Standart

    Hadi şimdi kiralayın Yusuf'u.Günlük yorumlar yapmayı bi bırakamadık.

  17. #6092
    Sefaenes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.11.2004
    Nereden
    Almanya
    Yaş
    47
    Mesajlar
    11,843

    Standart

    Yusuf seyretmek için maçı 90 seyrettim şahane oynadı inşallah böyle devam et Yusuf kardes
    Mitomani Baskan, korkak bir hoca istemiyorum.

  18. #6093
    BatuhanB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.06.2019
    Nereden
    Afrika Diğer
    Mesajlar
    1,021

    Standart

    Bravo Yusuf. Seni desteklemekten asla vazgeçmedim, vazgeçmeyeceğim. Kardeşimmişsin gibi seviniyorum mutluluğunda...

  19. #6094
    Ufuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.08.2009
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    8,408

    Standart

    Duran topları çok etkili kullanıyor da adamlar da vuruyor hani. Bizde de etkili kullanabilecek isimler var ama hep karavana. Krasnodar maçında neredeyse tüm kornerlerde kontra yakalandık üstüne. Milli maçta da Grioud çıkıp vurdu. Bunu fiziğe, kullanan oyuncuya bağlıyoruz birde.

    Vahid hoca zamanında takım pat pat vuruyordu duran toplara. Sonra Ersun geldi, ben karışmadım onların ezberinde olan bir şey dedi. Çalışmaya çalışmaya bir süre sonra ezber unutuldu.

  20. #6095
    Karmam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.12.2015
    Nereden
    Eskişehir
    Mesajlar
    2,078

    Standart

    Helal olsun sana Yusuf.

  21. #6096
    pReN@_61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.12.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    17,498

    Standart

    Golünden sonra bir şutu var ki çaprazdan dışarıya çıkıyor, enfes vurmuş.

    1 gol 2 asist.

    Tebrikler...

  22. #6097
    artvints - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.06.2012
    Nereden
    Bursa
    Mesajlar
    26,573

    Standart

    zıpkın gibi olmaya az kalmış fizik olarak. tek sorun ayağından çabuk çıkarmıyor topu, bizde ilk oynadığında topu alması ile vermesi bir olurdu. o oyun stiline dönerse çok daha etkili olur.

  23. #6098
    Sadettin_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    22.07.2009
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    5,684

    Standart

    Lille maçını izledim .
    Takım Yusuf hariç pas oyununa çok sert şekilde düşman .
    Topu alan yaldır yaldır kosuyor .
    Sen yanda boşa kaçıp çırpın yırt kendini kimsenin umrunda değil .
    Güce dayalı tam bir küçük Anadolu takımı futbolu oynuyorlar .
    Yusuf dua etsinde maç içinde takım arkadaşları yorgunluk belirtisi göstermesin.
    Yoksa o takım maç falan kazanamaz .
    Hiç bir mevkide pas oyunu denen bişey yok takimda
    Azılı bir ihocuyum

  24. #6099
    Oğuz B. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18.09.2006
    Nereden
    Orta Doğu
    Mesajlar
    7,682

    Standart



    Haksızlığın envâını gördük. Bu mu kanun? En gamlı sefâletlere düştük. Bu mu devlet? Devletse de, kanunsa da, artık yeter olsun; Artık yeter olsun bu denî zulm-ü cehâlet.
    FIRTINAİHTİLALEFSANE
    we the north

  25. #6100
    Manu61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.06.2008
    Nereden
    Samsun
    Mesajlar
    10,482

    Standart

    Muhteşem kornerler kullanmaya devam ediyor.
    DRaZeN PeTRoViÇ....(3)
    ANDRea MeNeGHiN....(11)

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. UEFA Şampiyonlar Ligi 2.Hafta | Trabzonspor 1 - 1 LOSC Lille
    Konu Sahibi ibrahim Forum 2011/2012 Sezonu
    Cevap: 4413
    Son Mesaj : 20.05.2016, 18:31
  2. Gökhan Yazıcı
    Konu Sahibi ibrahim Forum Trabzonspor Teknik & Futbolcu Kadrosu
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 28.01.2016, 18:45
  3. BMN | Lille Maçı Organizasyonu
    Konu Sahibi Külünkoğlu Forum Genel
    Cevap: 125
    Son Mesaj : 09.12.2011, 03:45

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •