Hesaplipazar
Sayfa 245 Toplam 245 Sayfadan BirinciBirinci ... 145 195 235 243 244 245
Toplam 6114 adet sonuctan sayfa basi 6,101 ile 6,114 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Yusuf Yazıcı l Lille OSC

  1. #6101
    artvints - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.06.2012
    Nereden
    Bursa
    Mesajlar
    26,302

    Standart

    Alıntı Manu61 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhteşem kornerler kullanmaya devam ediyor.
    bizim takım onlara da vuramaz.

  2. #6102
    DeAgLeMaNyAq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    01.06.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    34
    Mesajlar
    34,089

    Standart

    Valencia maçında kaçırdığı net fırsattan dolayı baya eleştirildi. Atsa maç 0-2 olacaktı ama Lille son 10 dakika 3 gol yiyince maç 4-1 bitti ve Lille Avrupa'ya veda etti...
    Trabzon bir sevda,
    Trabzonspor bir destan...

  3. #6103

    Üyelik tarihi
    14.11.2014
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    1,417

    Standart

    çıktığında 1-1 di. kalan 15 dakikada 3 gol yediler.

  4. #6104
    Samet Berber - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.05.2007
    Nereden
    Balıkesir
    Yaş
    29
    Mesajlar
    8,114

    Standart

    Şu rezil takıma sırf adı Şampiyonlar Ligi'nde geçiyor diye transfer olmak intihar gibi bir şeydi, sağolsun onu yaptı ve bence kariyerini oldukça zora soktu.

  5. #6105
    Enes Ünal Kaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.02.2008
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    27
    Mesajlar
    5,305

    Standart

    Alıntı yazıkoldu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    çıktığında 1-1 di. kalan 15 dakikada 3 gol yediler.
    Trabzon'da olsa hoca Yusuf'u çıkardı baskı yemek zorunda kaldık denirdi
    ...Allah'm Niyet Ettik 8.Şampiyonluğa...

    Onur Recep Kıvrak !
    Yer Bordo Gök Mavi Biz Çıkınca Sahaya

  6. #6106
    reisoğlu61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25.09.2008
    Nereden
    Almanya
    Yaş
    35
    Mesajlar
    3,465

    Standart

    Alıntı DeAgLeMaNyAq Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Valencia maçında kaçırdığı net fırsattan dolayı baya eleştirildi. Atsa maç 0-2 olacaktı ama Lille son 10 dakika 3 gol yiyince maç 4-1 bitti ve Lille Avrupa'ya veda etti...
    o pozisyonu gole cevirememek, yusuf un hala tam olmadiginin kanitidir. daha coook firina ugramasi gerekir
    İstanbul kartelini yedi kez yıktık, yine yıkacağız !
    BORDO kanımızla MAVİ göklere Trabzonspor yazacağız !..

  7. #6107
    Forum Yöneticisi Ozan Yılmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.12.2013
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    9,951
    Bize Her Yer TRABZON!

    Trabzon Bir Sevda
    Trabzonspor Bir Destan ...

  8. #6108

    Soner Albayrak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.09.2010
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    7,256

    Standart

    Bizim yöreden nasıl olur da bu kadar soğukkanlı bir futbolcu çıktı hala şaşıyorum.

    Ara ara gelsin Trabzon'a, maç içinde stres yönetimi ile ilgili dersler versin oyunculara.

  9. #6109
    Forum Yöneticisi Hakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.05.2013
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    16,445

    Standart

    Yeni saha içi dizilimleriyle Lille biraz adam oldu,Yusuf bugünü de boş geçmez gibi.
    Yalnız Lille'in maçı varsa ve ekran başındaysam hiç başka bir maçı izlemedim.Garip.

  10. #6110
    Oruç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04.11.2004
    Nereden
    Diyarbakır
    Yaş
    33
    Mesajlar
    17,734

    Standart

    Doğru yerde oynatmayı akıl etmiş hocası.
    - you either die a hero or you live long enough to see yourself become the villain.

  11. #6111
    muratt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.03.2006
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    40
    Mesajlar
    3,600

    Standart

    Alıntı muratt Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili Yusuf hiç gelip buraları okur musun bilmem ama birkaç şey yazmak istedim sana..

    Öncelikle hayatında ilk kez yaşadığın bu gurbette Allah kolaylıklar versin sana. Ben hayatımın çoğunu yurt dışında farklı ülkelerde geçirdiğim için belki söyleyeceklerim biraz işine yarar diye düşündüm..
    Maçlarını takip ediyoruz. Alışmakta zorlandığın belli. Kolay değil. Belki kendi kendine Trabzonspor ile olan günlerini karşılaştırıyor, nereyi eksik yapıyorum diye soruyorsun, belki takım arkadaşlarına kızıyorsun.
    Hepsini unut.. Senin potansiyelin ve yapabileceklerin belli, onlara şüphe yok. Şu anda yaşadığın şey tamamen adaptasyon sorunu. Bu sorunu aşmanın da tek bir yolu var, Trabzon'u artık kafanda tamamen geride bırakıp, yeni takımına yeni şehrine ve yeni arkadaşlarına alışmak. Trabzon'u arkada bırakman lazım ama oynarken de sanki Trabzon'da oynarmışcasına güvenli olman lazım. O güveni kazanman lazım. Senin karakterinde bu güç var, yoksa genç yaşta Trabzonspor formasının stresini kaldırmak kolay değil..

    Peki ne yapmak lazım..

    Dünkü maçta oyuna girerken hocandan son taktiği tercümansız aldığını gördüm. Hangi dilde konuştuğunu bilemiyorum, belki ingilizce olabilir. Ama ingilizcenin de iyi olmadığını biliyoruz. En az futbol kadar bu dil de önemli. Hem ingilizce, hem Fransızca. Aynı anda değil belki, ama bu sene ağırlığı fransızcaya verirsen bu işi götürürsün. Özel ders al, bu işe odaklan. Fransa'da yaşıyorsun, bu dili öğrenmek için daha iyi bir fırsat olmaz. Her gün Zeki ile veya Türk arkadaşlarınla takılma, Fransızlarla takıl arada. Orada bir Trabzon'lu turist olarak yaşadığın sürece sahada gerçek Yusuf olamazsın. Önce kendini oraya ait hissetmelisin.. Bu yılkli hedefin bu olmalı. Sonra da seneye ingilizce, zira bundan sonra yolun premier lige gidiyor biliyorsun. Ve bu dünyada var olan biri olarak, İngilizce-Fransızca konuşabildiğin zaman futbolu bıraktıktan sonra da çok şeyler yapabilirsin, yöneticilik, teknik direktörlük ve menejerlik ne istersen. Dil çok önemli, bunu küçümseme. Ve dil öğrenmekten de korkma. Ben Rusya'da çalışırken ilkokul mezunu işçilerin Rusça öğrenme hızlarına hep hayret etmiştim. Ço zor değil ve sen fazlasıyla zekisin. Yeterki odaklan bu işe. Özel hayatın ve hayat görüşün bizleri ilgilendirmez tabi ama eğer olabiliyorsa Fransızca konuşan bir kız arkadaş bu işleri de çok kolaylaştırabilir, bence bu ihtimali de düşün

    Sonuçta Fransızca konuşamadığın sürece istediğin Yusuf'u gösteremezsin. Buna odaklan.

    Gurbete çıkan her Trabzon'lu gibi, lütfen memleket hasreti ile sıkılıp durma. İşte bu senin en büyük engelin. Sahada gerçek Yusuf'u engelleyen senin kara lahana ve hamsi özlemin olabilir. Memleketten yemek de getirme, oranın yemeklerine alış. Sağlıklı besleniyorsundur mutlaka, ama burada bahsettiğim bu işin psikolojik boyutu. Kendini oraya ait hissetmen şart. Dil, yemek, arkadaş çevresi herşey bunun bir parçası. Nasıl Trabzon'da arabayla dolaşırken herkesle diyalog kurabiliyorsun ya rahatça, bunu orada da yapabilirsin.

    Gelelim işin futbol boyutuna. Evet kötü oynuyorsun. İstediğin pozisyonda değilsin. İstediğin özgürlüğe sahip değilsin. Ayağında çok tutuyorsun ve bu nedenle takımına maç da kaybettirdin. Kafandan neler geçiyor bilemiyorum, daha çok çalışmalıyım diyorsun belki evet çalışmalısın ama daha kritik bir konu var. Yeni takım düzenine uyum sağlaman, arkadaşlarının güvenini kazanman, takımın bir parçası olman. Evet belki bugün istediğin kadar top alamıyorsun ama aldığın topları verimli kullandıkça daha çok alacaksın. Belki istediğin yerde oynamıyorsun ama daha iyi oldukça hocan sana istediğin özgürlüğü de verecektir, ilk maçlarda verdi zaten bu kadar parayı sana inanmasa yatırmazlardı. O yüzden ne hocanı ne arkadaşlarını senin karşındaymış gibi düşünme, aksine hepsinin yanında olacağını bil, sadece bunu senin başarman gerekiyor.

    Senin en güçlü özelliklerinden biri, tek dokunuşla, veya 1-2 dokunuşla oyunu hızlandırabiliyor olman. Abduş, Sosa ve Perreira gibi adamlarla bunu çok güzel yapıyordun. Gene yapabilirsin. O akışkanlığın kilit ismi sen olabilirsin. Ama kendini göstermek hırsıyla bunu yapmak yerine ayağında top tutmayı tercih ediyorsun. Veya yeterince top alamadığın için ayağına gelen az sayıda topu daha iyi değerlendirmen gerekiyor. Gerek yok bu şekilde düşünmeye. Kendini ıspatlama stresini bırak kenara. Top oynamaya çalış, keyif alarak. Hızlı, seri, takımın parçası olarak. Bırak senin attığın seri top sana geri gelmesin veya kayıp olsun. Ama sen bunu ısrarla yaptıkça (top kaybetmeden) hem hocan, hem arkadaşların hem de taraftar seni daha iyi anlayacktır, o zaman işte bu yaptıkların karşılık bulacak. Lille'e bu akışkanlığı sen kazandırabilirsin ve bunu yaptığın zaman Trabzon'daki gibi oyunun en değerli parçası olabilirsin. O anda zaten kendini geliştirebileceğin fırsatlar sana bolca gelecektir. Üzerindeki baskıyı atman lazım. Rahat olman lazım kafa olarak. O takımdakilerin hepsinden daha yeteneklisin, daha gençsin, daha güçlüsün.

    Trabzon'da Abduş, Sosa ve Perreira ile kurduğun oyun içi iletişimi başta oradaki takım arkadaşlarınla da kurmaya çalış, özellikle Araujoö, Xeka, Soumare, Remy ve hatta aynı anda sahada olmasanız bile bence en önemlisi İkone. Antremanlarda, maçlarda hatta saha dışında konuş bu adamlarla. Sürekli bunlara top at ve top iste. Öğret onlara da. Sahada Zeki seninle oynayınca ne güzel futbol ortaya koyuyorsun, bu diğerlerinden de aynı desteği alman şart, bunun için de onların sana inanması lazım. Eğer senin onlara inandığını görürlerse onlar da sana inanacaklardır. Ama iletişim kuramazsan olmaz, onlar uzaklaşır sen uzaklaşırsın. Bu iş takım oyunu, sadece Zeki ile takım olamazsın. Tüm takımın parçası olman lazım. Evet şu anda belki takımda bireysellik biraz ön planda ama bunu sen kırabilirsin abartmıyorum bu potansiyelin var zeka olarak.

    Neyse, okur musun bilmem ama yazdım işte. İzliyoruz seni. Bir Trabzon maçlarını bir de Lille maçlarını izliyoruz biz. Sen bize bakma. Dediğim gibi adapte ol. Geriye geçmişe değil önüne bak, ileriye bak. Sana nasip olan bu şans, emeklerinle geldiğin bu noktayı çok daha ilerlere taşıyabilirsin. Yaşın çok genç, karakterin çok güçlü, futbolun çok özel. Sakın pes etme. Mücadeye devam. Dualarımız seninle...
    Yusuf'un Fransızca demecinden kısa zaman önce yazmıştım yukardakini, denk gelmiş.
    Sevgili Yusuf kardeşim, demeçin çok güzel. Ezberlenen basit bir cümle aslında ama telafüz (özellikle o gırtlaktan çıkan r, hiç de kolay değildir) iyi bir başlangıç. Ama sadece başlangıç. Devamını getirmen şart.
    1 tanesini 30 yaşından sonra öğrenmiş, 3 yabancı dil konuşabilen biri olarak şunu söylemek isterim ki dil öğrenmek demek, çalışmak ve bol pratik yapmak demektir. Günde 1 saat ders alıp, gün içinde öğrendiklerini mümkün mertebe pratik yapmaya çalışırsan, çok değil 6 ay sonra tercümansız demeç verebilirsin. Ve de çok keyiflidir. Başka bir kültüre girişin anahtarı dil.. Devamını getirmen dileğiyle..

    Dün akşam Metz maçını izledik. Zaten biz bir Trabzonspor maçını izliyoruz, bir de Lille maçlarını sayende. Kazanmanız gereken ve senden de skor ve asist beklediğimiz bir maçtı. Olmadı. 90 dakika sahada kalman iyi, süre almak alışmanı hızlandırır. Hocan sana güveniyor belli ki, yoksa ısrar etmez. Seni kazanmak istiyor. Zamanla karşılığı da gelir bunun.

    Oynadığın pozisyon tam sana uygun yer ama oynama şeklin çok verimli değil gibi. Belki bunu hocanla konuşuyorsundur bilemiyorum ama maçta benim gördüğüm görüntü şöyle. Forvete yakın oynayıp, bol bol ceza sahasına girip, aynı zamanda da sırtı dönük orta sahadan top isteyen bir pozisyon. Bu 10 numara değil, 9 numara, veya 9.5 denilen pozisyon. Burada senin verimli olman zor gibi duruyor. Senin oyunu daha geniş görüp top dağıtman, asist yapman lazım. Orada o şekilde sırtı dönük top alıp ve duvar olabilirsin ne de içeri dönebilirsin. Senin özelliklerin öyle değil. Kağıt üzerinde 10 numara gibi duran bu pozisyon oyun içinde öyle değil. Bu şekilde verimli olman zor gibi görünüyor.

    Basit bir örnek vereyim, top kenarlara gittiğinde ikinci forvet olarak ceza sahasına giriyorsun. Oysa senin kariyerinde öyle gelen bir ortaya kafayla atılmış bir golün yok. Bize sözün vardı kafayla atcam diye, ama yok. Oysa biraz geride kalsan, defanstan seken toplara etkili vuruş yapma ihtimalin çok daha fazla. Yani özelliklerine uygun şekilde hareket etmen lazım.

    Neyse.. Allah yardımcın olsun. Daha yolun uzun. Sabırlı olmakta fayda var, aceleci davranmaya gerek yok. İyi yolda gidiyorsun, çalışmaya devam. Hem saha içinde antremanlarda, hem da saha dışında fransızca olsun başka şeyler olsun. Kendini geliştirmeye devam et.. Dediğim gibi, dualarımız seninle... Gururla izliyoruz...
    İnadına Trabzonspor !

  12. #6112
    Mustafa YILMAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.07.2006
    Nereden
    Samsun
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3,810

    Standart

    Alıntı muratt Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Oynadığın pozisyon tam sana uygun yer ama oynama şeklin çok verimli değil gibi. Belki bunu hocanla konuşuyorsundur bilemiyorum ama maçta benim gördüğüm görüntü şöyle. Forvete yakın oynayıp, bol bol ceza sahasına girip, aynı zamanda da sırtı dönük orta sahadan top isteyen bir pozisyon. Bu 10 numara değil, 9 numara, veya 9.5 denilen pozisyon. Burada senin verimli olman zor gibi duruyor. Senin oyunu daha geniş görüp top dağıtman, asist yapman lazım. Orada o şekilde sırtı dönük top alıp ve duvar olabilirsin ne de içeri dönebilirsin. Senin özelliklerin öyle değil. Kağıt üzerinde 10 numara gibi duran bu pozisyon oyun içinde öyle değil. Bu şekilde verimli olman zor gibi görünüyor.
    aynen öyle oynadı metz maçında ve kitlendi kaldı dar bir bölgeye. onun tarzı bu değil muhtemelen hocası dedi böyle oyna diye ama yanlış rol yusuf için. bi ara 3'lü forvet oynadı lille o iki maçta asistler yaptı yusuf ama son maç değiştirdi yine.

    serbestlik vermiyor hocaları oysa yusuf orta sahaya gelip top alması lazım yada 3'lü forvette devam edecekler sağ kanat forvet olarak iyi iş çıkarabilir.
    sadece aşk bizimkisi

  13. #6113
    muratt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.03.2006
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    40
    Mesajlar
    3,600

    Standart

    Alıntı Mustafa YILMAZ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    aynen öyle oynadı metz maçında ve kitlendi kaldı dar bir bölgeye. onun tarzı bu değil muhtemelen hocası dedi böyle oyna diye ama yanlış rol yusuf için. bi ara 3'lü forvet oynadı lille o iki maçta asistler yaptı yusuf ama son maç değiştirdi yine.

    serbestlik vermiyor hocaları oysa yusuf orta sahaya gelip top alması lazım yada 3'lü forvette devam edecekler sağ kanat forvet olarak iyi iş çıkarabilir.
    Kesinlikle katılıyorum. Yusuf'tan verim almak isteyen hoca onun futbol zekasına güvenmeli ve belli ölçüde serbestlik vermeli. Şunu unutmamak lazım, Yusuf'un yetenekleri kadar oyun zekası da ona fark katıyor. Ama elinden oyun zekası alınınca (özgürlüğü kısıtlanınca) düz bir oyuncu haline gelebiliyor. Bence olan durum biraz bu. Yusuf özgür kalsa, oyun içinde çok daha doğru yerlerde pozisyon alıp takımın hücum gücüne hareketlilik kazandırabilir. Yusuf takımına çok daha akışkan bir oyun oynatabilir, burada hoca bunu göremiyor sanırım.
    İnadına Trabzonspor !

  14. #6114
    TSemih61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.07.2011
    Nereden
    Bursa
    Mesajlar
    4,709

    Standart

    Biraz ağırlaşmış kilo fazlası var gibi görünüyor ya da vücut aşırı gelişince hantallaşmış. Biraz daha incelip hızlanmalı 22 yaşında hücum oyuncusu bu kadar yavaş olamaz. Video çok güzel olmuş 20 dakikada çok net belli oluyor dönüşlerindeki ve düz koşudaki yavaşlığı.

    https://www.youtube.com/watch?v=dFOhRouAKo4

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

Benzer Konular

  1. UEFA Şampiyonlar Ligi 2.Hafta | Trabzonspor 1 - 1 LOSC Lille
    Konu Sahibi ibrahim Forum 2011/2012 Sezonu
    Cevap: 4413
    Son Mesaj : 20.05.2016, 18:31
  2. Gökhan Yazıcı
    Konu Sahibi ibrahim Forum Trabzonspor Teknik & Futbolcu Kadrosu
    Cevap: 12
    Son Mesaj : 28.01.2016, 18:45
  3. BMN | Lille Maçı Organizasyonu
    Konu Sahibi Külünkoğlu Forum Genel
    Cevap: 125
    Son Mesaj : 09.12.2011, 03:45

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •