Cafedegoygoy
Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 1 2 3 SonuncuSonuncu
Toplam 59 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 25 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Efsane Futbolculardan Açiklamalar

  1. #1
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart



    Karadeniz gazetesinde Hüseyin TOK la yapilan röportaj Moralaimizi bozyursunuz diye TSYD ye almadilar diyor Bundan sonra morallerinin gene bozacagiz.ISTE röportaj.


    Basligi 3eziklerin Moralin bozmaya devam dan DEGISTIRDIM.Üç ezik yerine bizim Efsanelerimizin szölerine bakalim


    Moralimizi bozuluyorsunuz deyip bizi TSYD Kupasi'na almadilar

    Hüseyin Tok
    "3. Ligde Erzurumspor?da oynarken, Fenerbahçe ile hazirlik maçi yapip 3-0 kazanmistik. Fenerbahçe?ye golleri amatörken atmaya basladim"
    "Attigim gollerin bir çogu 61. dakikadadir. Bu bir tesadüf müdür bilemem ama, özellikle Fenerbahçe?ye hep 61. Dakikada gol atardim"
    "Ligdeki 2. yilimizda Istanbul?da TSYD Kupasini kazandik. Zaten bir daha da bizi o kupaya almadilar sezon öncesi moralimiz bozuluyor diye"
    "Birlik beraberligin yani sira o efsane takimda her mevkide tam yerine oturmus adamlar vardi. Böyle bir takim bir daha gelir mi diye sorarsaniz o takim bir daha gelmez derim"
    "Trabzonspor Istanbulspor maçinda büyüklügünü bir kez daha ispat etmistir. Trabzonspor?dan dan baska bir seyimiz yok. Bunu böyle bilelim ve destek vermeye devam edelim."
    Çocukluk yillariniz ve futbolla tanismanizla sohbetimize baslayabilir miyiz ?
    1952 yilinda Trabzon?un Çarsibasi Ilçesinde dogdum. Mahalle aralarinda, okuldan ve isten firsat buldukça arkadaslarla maç yapardik. 15-16 yaslarima geldigimde dikkat çeken bir futbol oynamaya basladim. O dönemde babamin petrol istasyonu vardi Çarsibasi?nda. Ben hem petrol istasyonuna bakar, gelen arabalarla ilgilenir, hem de araba olmadigi zamanlarda hemen kaçar top oynardim. Babam da bu yüzden futbol oynamama sicak bakmazdi. Ortaokul dönemlerimde beni büyükler kendi aralarinda oynadigi maçlara alirdi. Dr. Osman Akintürk?ün organize ettigi maçlarda kendimizi ispat etmeye çalisirdik.
    Çarsibasi?ndan sonra futboldaki yükselisiniz nasil devam etti ?
    15 yasimda, 1967 yilinda Çarsibasi kulübünde lisans çikarttim 3 yil boyunca ayni takimda oynadim. Yari kum, yari toprak sahada oynuyordum maçlarimizi. 2 kez grup birincisi olduk ama bir üst kümeye çikamadik bir türlü. 1970 yilinda, yani 18 yasima geldigimde Trabzon
    Yolspor?a transfer oldum. Transferin son günüydü. Beni Yolspor istiyordu. Maas bagliyacaklar okul imkani taniyacaklardi. Çarsibasi kulüp baskani ise sözü geçen bir kisiydi ve beni vermiyordu baska bir takima. Babam aslinda futbol oynamama karsiydi ama nedense bu transferde devreye girdi ve transferin son saatinde ben Yolspor?a geçtim. Sanirim Yolspor?un bana sundugu imkanlar babami yumusatmis olacakti bu konuda. Babam devreye girmeseydi belki de futbol hayatim baslamadan bitmis olacakti. Dayim Kenan Aksu da o dönemde bana çok destek olmustur. 1970 yilinda, Yolspor?da ilk forma giydigim yilda sampiyon olduk. Türkiye sampiyonasina da Trabzon?dan basarili bir karma yapilarak gidildi, ben de bu karmanin içindeydim. Denizli karmasi birinci, 2. olduk. O turnuvada bir çok gol attim. Basarili bir performans sergiledim.
    Futboldaki ilk büyük sevincinizi ne zaman yasadiniz ?
    O dönemde Trabzon amatör futbolunda en çok benim ismim geçerdi. Bazi profesyonel takimlardan teklifler geldi ama ben amatör kalmak istedim, profesyonelligi kabul etmedim. Erzurumspor bana ve Selahattin Diyadin?e teklif getirmisti. Onlara da profesyonel olmak istemedigimi söyledim. Buna ragmen amatör de olsa beni almak istediler. Selahattin Diyadin ile birlikte Erzurum?a gittik. Ilk kez gitmistim Erzurum?a. Inanilmaz kötü bir hava vardi. Rüzgar, yagmur, firtina... Berbat bir hava vardi. Selahattin ile birlikte burada duramayacagiz biz deyip geri döndük Trabzon?a. Tabii sonra yine bizi geri götürdüler. Selahattin ile 1 yil orada oynadik. Ligi 2. sirada tamamladik. Sonraki yil Ilyas (Akçay) ve Volkan (Canalioglu) geldi bizim takima. Hocamiz da Turgut Kafkas idi. O yil 3. ligde sadece 3 beraberlik alip, namaglup sampiyon olduk. Amatör bir futbolcu olarak, sayisini hatirlamiyorum ama 3. ligde gol krali da oldum. Hatta o yil Fenerbahçe ile bir hazirlik maçi oynayip 3-0 kazanmistik. Ben Fenerbahçe?ye golleri amatörken atmaya baslamistim.
    Peki, Trabzonspor?a transferiniz ne zaman ve nasil gerçeklesti ?
    Erzurumspor?da çok basarili bir dönem geçirdikten sonra bana olan ilgi artti. Besiktas, Ankaragücü ve Boluspor beni çok istiyordu. Necmettin Karaduman?in devreye girmesinin de etkisiyle 1973 yilinda Trabzonspor?u tercih ettim ben. Trabzonspor?a transferimde dayim Kenan Aksu?nun da büyük katkisi olmustur. Ali Kemal?in 100, Necati?nin 50 bin lira aldigi yil en pahali transfer olarak ben 250 bin lira almistim o zaman. Bu para çok gelebilir ama söyle bir örnek vereyim ; isimiz geregi arabalarla yakin ilgimiz oldugu için biliyorum, aldigim parayla 302 Mercedes 600 bin liraydi ve ben yarisini bile alamiyordum. Simdiki futbolcular bir transfer parasiyla 10 tane 302 alir. Böylece profesyonel oldum.
    Trabzonspor?la birlikte ilk günleriniz ve ilk yiliniz nasil geçti ?
    Trabzonspor ile birlikte ilk kampi Erzurum?da yapmistik. Ilica diye bir yer vardi. Bülent Sahinkaya, Faruk agabey, Ali Kemal, Ihsan, Necati, Senol, Turgay da benimle birlikte gelmislerdi takima. Yani, yeni bir olusum vardi. Artik Istanbul?dan futbolu birakma asamasina gelen futbolcularin devri kapanmisti. Hepsini yollamislardi. Bizim için önemliydi o sene. Ilk yilimda Sakaryaspor ile çok mücadele ettik. Deplasmanda yenilmistik. Ilk yarinin son maçinda biz yensek, onlar yenilse biz lider olacaktik. Aksine, biz 10-0 kazanacagimiz Eskisehirspor maçini 1-0 kaybettik, onlar kazandi devre arasina 4 puan farkla geride girdik. Ligin ikinci yarisinda Sakaryaspor?u 1-0 yenerek farki kapattik. O maçtan sonra da hiç yenilmeyerek 6 puan farkla sampiyon olmustuk. Ihsan 12, ben 11 gol atmistim o yil. Ancak, o yil Ali Kemal çok sakatlik geçirdi. Bu bizim için önemli bir sorundu. Kaptanimiz Faruk agabey, ki orta sahamizda dinamo gibiydi, hem oynadigi futbolla hem de agabeylik yaparak gerçek bir kaptan gibi davranmisti.
    2. lig sampiyonlugunu getiren basarinin altinda hangi faktörler yatiyordu ?
    O yil basarili olmamizin sebebi bana göre suydu ; o takimda benimle birlikte 4-5 Yolspor?lu futbolcu vardi. Uyum sorunu çekmemistik. Profesyonel olmamiza ragmen amatör ruhumuzu hiç kaybetmedik. Birbirimizi taniyan, eksiklerimizi kapatan iyi bir arkadaslik örnegi sergiliyorduk. Az gol atiyorduk ama neredeyse hiç gol yemiyorduk. Neredeyse pozisyon bile vermiyorduk rakip takimlara. Bu kadro zaten 8-10 yil korundu. Tabi o dönemde sehirde de çok olumlu bir hava vardi. Öze dönüsün meyveleri alininca belki de ilk kez basariya olan inanç artti. Turgay, Necati, Güngör gibi futbolcularin alt yapidan gelip basarili olmasi özgüveni artirdi. Artik diger sehirlerden gelen futbolcularin sayisi sadece 1 veya 2?de sinirli kaldi. Kendi yöremizin insaniyla, öz evlatlarimizla basarili olabilecegimize kamuoyu da inanmisti. Basariyi getiren en önemli faktörlerin basinda, arkadasligin disinda iyi bir takim olusturulmasidir. Kazanma arzumuzun yaninda, her mevkiin en iyi adamlari bizdeydi. Profesyonel olup da amatör ruh diyebiliriz buna. Amatör ruh ve futbolcu kalitesi birlesince basari geldi. Ayrica, bugün bile Türkiye?ye bizimki gibi saglam bir savunma gelmedi daha.
    1. ligdeki ilk yiliniz bir isinma turumuydu ?
    1. lige yükseldik. 1974-1975 sezonuydu. Ligde ne yapariz, ne ederiz diye düsünürken, ilk yil olmasina ragmen bayagi iyi bir performans gösterdik. Ligde iddiamiz yoktu ama Türkiye Kupasinda finale kadar çiktik. Finalde Besiktas?a kaybetmistik. Acemiligimiz vardi tabii. Heyecan da vardi o zaman. Ligi 9. bitirmistik ilk yilimizda. Bunu bir isinma ve deneme kabul ettik. Deneyim kazanma açisindan ilk yilin faydalari çok oldu.
    Ama, 2. yilinizda Türk futbolunda devrim yaratan bir takim oldunuz degil mi ?
    Ligdeki 2. yilimizda artik daha da tecrübeliydik. Hocamiz Sükrü Ersoy?du. Bu sezon öncesinde Rusya?ya hazirlik maçlari oynamaya gittik. O dönemde Rusya?nin en iyi 3 takimi olan Dinamo Moskova, Schakter Donetsk ve Dinamo Tiflis ile 3 hazirlik maçi oynadik. Ancak oynadigimiz maçlar çok kaliteliydi. Lig ve puan mücadelesi seviyesinde karsilasmalar oynamistik. 2 galibiyet 1 yenilgi almistik bu maçlarda. Kendimizi görme açisindan, takim olma açisindan çok faydali olmustu. Rusya?dan döndükten sonra Ziya (Sengül) agabeyin jübile maçinda Fenerbahçe ile karsilastik. O dönemde "yedek takimi sampiyon olur" dedikleri Fenerbahçe?yi jübile maçinda 2-0 yendik. Bu maç da önümüzün açilmasi ve özgüven anlaminda çok önemliydi. TSYD maçlarindan da basarili çiktik. Bizi zaten bir daha o TSYD maçlarina almadilar lig öncesi moralimiz bozuluyor diye. Kisacasi, Ziya agabeyin jübile maçinda gücümüzü göstermis ve lige öyle girmistik.
    Ilk sampiyonluk yilinin unutulmaz maçi hangisiydi size göre ?
    O yil ligdeki dönüm maçimizi çok iyi hatirliyorum. Fenerbahçe bizden 2 puan önde Adanaspor deplasmanina çikmisti. Biz de Izmir?de Altay ile oynayacaktik. 2 puan fark vardi aramizda. Bizim maçimiz Fenerbahçe maçindan daha sonraydi. Biz maça çikarken Fenerbahçe?nin Adana?da ilk yariyi 2-0 önde kapattigini ögrenmistik. Moralimiz bozulmustu tabi. Ancak biz Altay?i 2-0 yendik Izmir?de. Maçtan sonra Fenerbahçe?nin Adana?da 3-2 yenildigini ögrendik ve havalara uçtuk. Puan farkini o maçta kapattik. Dönüm maçimiz oydu bana göre. Sonra Fenerbahçe bir de beraberlik alinca 1 puan öne geçtik. Son maçimiz Bursa?da Bursaspor ileydi. O maçi da 1-0 kazanarak sampiyonlugumuzu ilan ettik.
    Anadolu takimlarinin size destegi oldu mu sampiyonluk yolunda ?
    Biz kamplarimizi Bursa-Uludag?da yapardik. Bursaspor da orada olurdu. Bursaspor futbolculari ile aramiz çok iyiydi. Onlar her zaman bize, "Siz sampiyonluga oynayin yeter, bizimle oynayacaginiz maçta biz gerekeni yapariz" derlerdi. Ancak tesadüfe bakin ki son maçimiz Bursaspor ileydi. Biz o sözleri hatirlayip rahatlasak da Bursa?ya gittigimizde yüzümüze bile bakmadilar. Hani o sözleri söyleyenler neredeydi. Maçtan önce birakin basari dilemeyi selam bile vermediler. Maçta tekmeler tokatlar havada uçustu. Atmosfer felaketti. Bizim en kolay maçimiz olarak düsürdügümüz Bursaspor maçi en zor maçimiz olmustu. Yine de 1-0 kazandik ve sampiyonlugu garantiledik. Sonrada söylenti olarak kulagimiza da geldi tabii, Bursa?ya çantalarla para gittigi.
    Unutamadiginiz gol hangisiydi ?
    Galatasaray maçinda attigim golü unutamam. Yasin kaleciydi. Hücuma dönük oynuyordum. Ahmet bana uzun bir top atti. Önüm bostu kaleye de gidebilirdim ama vole vurmayi düsündüm ve vurdum. Top Yasin?in solundan direge vurdu, karsi direge de vurdu ve içeri girdi. O kadar sert vurmusum ki, sonradan hangi direge çarptiktan sonra gol oldu diye iddaya girmislerdi. Attigim en güzel goldü bana göre. Bir de, sampiyon oldugumuz sene Türkiye Kupasi finali oynadik Inönü stadinda. Maç uzatmalara gitti, sonra da penaltilara kaldi. Takimda ben penalti atmiyordum. Ahmet Ceylan "Ben penalti atmayacagim" deyince penalti bana kaldi. Ben penaltiyi kaçirinca Türkiye Kupasini kaybetmistik. Ayni senenin sonunda Cumhurbaskanligi Kupasinda Fenerbahçe ile oynadik Yine zor maç oldu ve yine penaltilara kaldi. Ben yine penalti atmak istemedim ama 10. penaltilara gelince mecbur kaldim. Benden önceki Fenerbahçeli futbolcu penaltiyi kaçirinca ben de attim penaltiyi. Bu kez kupayi kazandiran penaltiyi atmistim.
    Sampiyon takim bir daha olusturulabilir mi ?
    En önemlisi o takimimizin çok iyi bir takim olmasiydi. Birlik beraberligin yani sira o takimin her mevkisinde tam yerine oturmus adamlari vardi. Böyle bir takim bir daha gelir mi diye sorarsaniz o takim bir daha gelmez derim. 1996 yilinda iyi bir takim olmustu aslinda. O yil antrenördüm zaten takimda. Sampiyon olsaydik o yil, gelecek için daha iyi bir takim olabilirdi. Bir daha öyle komple bir takimin gelecegini sanmam.
    Simdiki futbolculari ve oynanan futbolu nasil degerlendiriyorsunuz ?
    X futbolcumuz bir maçta 15-20 top kaptiriyor, bu normal görülüyor. Bizim zamanimizda 5 topun 4?ünü olmulu pas yapmazsam basarisiz sayardim kendimi. 3-4 kez ofsayta düsünce utanirdim. 6 pasin 4?ünü isabetsiz kullansam mahçup olurdum. Simdiki futbolcular hiçbir sey olmamis gibi davraniyorlar. Futbolda kisa zamanda en iyi karari vermek çok önemlidir. Top ayagina geldiginde ne yapacagina karar verirsen is kolaylasir. Trabzonspor simdi iyi yolda ve çikista. Taraftarda da büyük gelismeler var. Istanbul?daki Istanbulspor maçinda taraftar büyüklügünü kanitlamistir. Trabzonspor?dan dan baska bir seyimiz yok bunu böyle bilelim ve destek vermeye devam edelim.
    Son olarak ne mesaj vermek istersiniz okuyucularimiza ?
    Trabzon?da basarili olduk, milli takimlara gittik ama futbolu bitirisim problemli oldu. Her maçta gol atardim. Alistirmistik taraftari ve her maçta gol beklediler. Bilhassa maçlarin 61. Dakikalaridna attigim goller hala konusulur. Tesadüf müdür bilemem ama, bir çok maçin 61. Dakikasinda atardim golleri. Özellikle Fenerbahçe?ye 61. Dakikadalarda attigim goller unutulmaz. Ama her seye ragmen ben çok mutluyum hala bizden bahsedildigi için ve ilkler arasinda yer aldigim için. Trabzonspor?lu oldugum için de gurur duyuyorum

  2. #2
    halil ibo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.08.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    6,094

    Standart

    Ezik büzüklerin moralini bozmak için köpekleri içerde disarda yenmeliyiz.Eski yillari hatirliyorumda bizim galibiyetlerimiz9-10 onlarinki 2-3 falan olurdu.Insallah o günler çok yakin,bunu hissedebiliyorum.Zaten büyük üstad (Senol Günes) büyüklügümüze yakisi oynayacagimizin sinyallerini veriyor.Trabzon defans yaparak kazanmayacak diyor.Yani en son örnegini Kahpe Fener maçinda gördügümüz gibi yenilsekte ONLARI EZECEGIZ...

  3. #3
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    agahozlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.02.2005
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    30
    Mesajlar
    4,333

    Standart

    ezikleri disarda yenme vaktimiz yakindir.senol hoca bize hucüm oynatip sapiyonlugu getirecek insallah ezikler çatlayacak[img]smileys/smiley36.gif[/img]

  4. #4
    Ayhan Yüksek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.03.2005
    Nereden
    Ankara
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1,806

    Standart



    Yav sunlari okuyupta duygulanmamak elde degil gözleri yasariyor insanin, ne güzel sey Trabzonsporlu olmak iyiki varsin Trabzonsporum


    Yine eski günlerdeki gibi üç eziklerin ayaklarini titretecegimiz günler çok yakin Allah'in izniyle.

  5. #5

    Standart



    yazik bunlara ya allah ezikten baska düsmanima vermesin bunlara geleni


    [img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img]

  6. #6
    zanoylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.12.2004
    Nereden
    Sinop
    Yaş
    42
    Mesajlar
    2,603

    Standart

    Hey Gidi heyyyyyyyyyyyyyy

  7. #7
    SDanışmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.06.2004
    Nereden
    Zonguldak
    Yaş
    30
    Mesajlar
    5,118

    Standart

    Yusuf adama neLer yaptiriyormus yaw [img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img]

  8. #8
    sametaydin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.04.2005
    Nereden
    Kocaeli
    Mesajlar
    6,569

    Standart



    ya bu 3 istanbul takimi yönetimiyle beraber böyle devam ederse sampiyon olsalar dahi ezilmeye mahkumlar. benim gözümde bu takimlrin hiçbir degeri yok



  9. #9
    #10 Fietra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    28
    Mesajlar
    4,210

    Standart

    Süper bi yazi olmus[img]smileys/smiley32.gif[/img]

  10. #10

    Üyelik tarihi
    27.09.2004
    Mesajlar
    173

    Standart

    eski günler çok yakin babamin yasadigi o güzel günleri bende görecegim insallah

  11. #11
    Trabzonspor Kongre Üyesi

    BMN Yönetim Kurulu
    U.Sadıkoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19.06.2004
    Nereden
    İngiltere
    Mesajlar
    12,009

    Standart

    Alıntı CaMoKa Nickli Üyeden Alıntı


    yazik bunlara ya allah ezikten baska düsmanima vermesin bunlara geleni


    [img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img]


    [img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img]oYLeLer tabi

  12. #12
    Egemen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.09.2004
    Nereden
    İzmir
    Yaş
    32
    Mesajlar
    6,859

    Standart

    babam hep anlatir hüseyini senolu ali kemali iskenderi ve daha nicelerini... bende hep ulen ne sansli adamsin derdim içimden. simdi ise peder bey diyorum allahin sansli kuluymussun da o günleri görmüssün. bizde dünyaya çok geç gelmisiz yaawww diyorum...

  13. #13
    toshiba
    Ziyaretçi

    Standart



    Alıntı CAFER52 Nickli Üyeden Alıntı


    "Ligdeki 2. yilimizda Istanbul?da TSYD Kupasini kazandik. Zaten bir daha da bizi o kupaya almadilar sezon öncesi moralimiz bozuluyor diye"

    [img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img][img]smileys/smiley36.gif[/img]

  14. #14

    Standart

    BU EZIKLER KUPALARI ALAMDI DIYE BIZI KUPAYA ALMIYORLAR BAHANEYIDE MORALIMIZ BOZULUYOR DIYOR NE YAPALIM BUNLAR EZIK DOGMUS EZIK ÖLÜCEKLER[img]smileys/smiley19.gif[/img][img]smileys/smiley19.gif[/img][img]smileys/smiley19.gif[/img]

  15. #15
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart



    Buda Hasan Vezir in açiklamalari Karadiz gazetesinden


    Hasan Vezir

    Futbolla tanismaniz ve ilk futbol yillarinizdan bahseder misiniz ?
    1962 yilinda Rize?de dogdum. Ilkokulu tamamladiktan sonra Rize Lisesinde hem ortaokulu hem liseyi tamamladim. Bu siralarda futbol hayatim da basladi. O zamanlar üst düzey olmasa da mahalle aralarindan her yil 2-3 futbolcu çikardi. Ergun?lar, Hakan?lar, Süleyman Kalafatlar, Muharrem Vezir?ler gibi bir sürü isim sayabiliriz mahalle aralarindan çikan. Mahalle aralarinda yalinayak top oynardik. Ayaklarimiza taslar batardi ama hiç aldirmazdik. Futbola doymadan, sabahtan aksama kadar defalarca maç yapardik. Gazozuna maçlar yapardik ama zevki bambaskaydi. Mika toplar vardi, maçtan sonra galip gelen takim alirdi topu. Mahalle maçlari yapar, hatta deplasmana giderdik bir baska mahalleye. Gerçi öyle sasaali maçlar olmazdi ama bizim için çok önemliydi. Kendi aramizda lig yapardik. Simdiki gençlik böyle duygulari yasiyor mu bilemem. Memleketime gittigim zaman bakiyorum da öyle yerler artik kalmadi tabii simdi. Bunun yaninda hali sahalari da unutmayalim ama mahalle aralarinda oynanan futbol ve yasanan heyecan bambaskaydi.

    Ailenizin futbola bakis açisi nasildi, size destek veren oldu mu o dönemde ?
    Benim babam da futbol oynardi profesyonel olmasa da. Zaten Rize?de profesyonellik de yoktu o dönemde ama anlatilanlara göre bayagi iyi futbolcuymus. Dedem ona futbol oynamasi için izin vermezmis. Bir kamyon almis babama, gelecegini kurmasini istemis. Benim babam ise bana destek verdi. Kendisine verilmeyen destegi bize verdi ve bunun futbolculuk yasamimizda çok faydasi oldu. Arkadaslarimizin bazilari ise baba korkusundan topçu olamamistir mesela. Bizim yasitlarimizin bir çogu top oynayamazdi çünkü para kazanmak zorundaydi. Ben de çocukluk yillarimda simit sattim, mobilyaci dükkaninda, dayimin yorganci dükkaninda, kahvede garson olarak çalistim. Sigara karaborsaciligi bile yaptim küçükken. Kaçak sigara satardik. Yasam farkliydi o zaman. Biz 6 kardestik babaannem dedem de bizdeydi. Kalabalik bir aileydik ve tek babam çalisirdi. Durumumuz da fena degildi her seye ragmen.

    Tekrar futbola dönersek, çocuklugunuzda örnek aldiginiz futbolcular var miydi ?
    O dönemde en yakin örnek olarak Ali Kemal agabeye hayrandim. Ülke genelinde ise Fenerbahçeli Cemil?i çok begenirdim. Tabii bir de sadece benim degil, yasitlarimin hemen hepsinin örnek aldigi, hayran oldugu Karl Heinz Rummenige var. Bayern Münih ve Alman Milli takiminda oynardi. Oynadigi futbola ve attigi gollere bayilirdik. Bu futbolculara hayrandim. Mahallede top oynarken onlarin isimleriyle kendimizi özdeslestirirdik. Ali Kemal, Cemil ve Rummenige hayraniydim yani.

    Peki sizin futbol yasaminiz bir takim formasi altinda nasil sekillendi ve Trabzonspor?a transferiniz nasil oldu ?
    Önce Rizespor?un alt yapisinda oynadim. Orada 2 yil oynadiktan sonra da A takima yükseldim. A takimda da 2 yil oynadim ve Trabzonspor?a transfer oldum. O zaman Rizespor 2. Ligdeydi. 18-19 yaslarimdaydim. Ahmet Suat Hoca ismimi çok duymus ve beni görmek istemis. O yüzden beni yakindan görmek için Rizespor ile hazirlik maçi yapmak istedi ve yaptik. Begendi beni. Bir kereyle olmaz düsüncesiyle bir daha hazirlik maçi yaptik. Sonra da defalarca izlettirdi beni. Tabi Trabzonspor?a gelmemde etkili olan baska isimler de vardi. Mesela simdiki bakanimiz Faruk Özak ve Eyüp Asik?in transferime çok katkisi olmustur. Onlar yönetimdeydiler o zaman. Beni onlar da çok istemisti ama en basta Ahmet Suat Hoca istemisti tabi.

    Trabzonspor tarafindan istenmenin duygularini bizimle paylasir misiniz ?
    Trabzonspor?un beni istemesi karsisinda çok heyecanlanmistim. Düsünsenize, televizyonda izlediginiz futbolcularla ayni takimda top oynayacaksiniz. Bu düsünce bile yetmisti heyecanlanmama. Ilk transferimde yanilmiyorsam 1 milyon 250 bini pesin, 3,5 milyon lira almistim. O zamanki sartlarda fena para degildi. Ama para konusunda bir beklentim yoktu benim. Para konusmadim da zaten. Düsünün, Trabzonspor beni istemis, o heyecani yasiyorum, o dönemde parayi düsünecek hal mi kaliyor insanda heyecandan. Her yil zirveye oynayan bir takimda forma giymekten daha büyük bir haz olabilir mi. Bize su parayi alacaksin dediler imza attik. O kadardi pazarligimiz yani.

    Ilk maçinizi ve ilk golünüzü hatirliyor musunuz ?
    1983 yiliydi ilk maçima çiktigimda. 22 yil önceydi. Ilk oynadigim maçi hatirlamiyorum ama ilk golümü Denizlispor?a attigimi hatirliyorum. Ben zaten Trabzonspor?a orta saha oyuncusu olarak gelmistim. Takimda Tuncay ve Levent vardi çünkü. Onlar ayrilinca forvete yerlestirdiler beni. Küçükten beri oynamak istedigim bir mevki gibi bir düsüncem yoktu ama genç takimda da, Rizespor?da da hücuma dönük orta saha oynardim zaten. Benim futbolum böyle mücadeleye dayali degildi. Sonradan forvete alininca farkli meziyetlerim ortaya çikti. Hava toplarindaki hakimiyetim ortaya çikti.

    O günleri hatirlayip, arkadaslarinizla o günlerin sohbetlerini yapiyor musunuz ?
    Ben büyük takimlarda top oynadim ama ilk göz agrim, her seyin ilkini yasadigim yer Trabzonspor?dur. Hala ayni takim arkadaslariyla bir araya gelir eskiyi yad ederiz. Edinebildigim kadar eski kasetlerim vardir. Bazen izlerim, tüylerim diken diken olur. Senol agabey benden 10 yas büyüktür ama onunla, Necati agabeyle oda arkadasligi yapmisimdir. Bunlar parayla yapilacak isler degil. Simdi konusurken bile tüylerim diken diken oluyor.
    Su anki yasamimi da devam ettirmek zorunda oldugumuzdan, onlar güzel bir mazi olarak, hayatimizin bir parçasi olarak kaliyor.

    O yillara ait unutamadiginiz maç hangisiydi ?
    Unutamadigim maç, ameliyat oldugum için benim oynayamadigim Fenerbahçe maçidir. 89. Dakikada Dobi Hasan?in attigi golü unutamam. Dobi?nin kafa golleri nadirdir. Tribünden seyretmeme ragmen, o maçi unutamiyorum. Orda, o golle 1-0 kazanip sampiyonlugu büyük ölçüde garantilemistik. Fenerbahçe ile çekisiyorduk ve rakibi kendi sahasinda yenmenin mutlulugunu yasamistik. 1-2 maç vardi ligin bitimine zaten. Maçtan sonra otelde de Trabzon?a geldigimizde de büyük cosku vardi. Ameliyat geçirmistim o dönemde. Futbolcu arkadaslarimla birlikte tur atma mutluluguna ortak olmustum. Anlatilacak gibi degil o duygular. 4 yil kaldim Trabzonspor?da. hoca degisiklikleri oldu. Ahmet Suat hocadan sonra Özkan Hoca ve Sundermann geldi. Ilk seneden sonra sampiyonluk yasayamadik ama Türkiye kupasi kazandik.

    Sizin de oynadiginiz ve unutamadiginiz Avrupa Kupasi maçlarindan bahseder misiniz ?
    Avrupa kupalari maçlari da var tabii. Inter maçi var mesela. Trabzon?da 1-0 kazanmistik. Büyük sansasyon yaratmisti o skor. Deplasmandaki maçta ise Senol agabeyin kafasini yarmislardi, hakem faul bile vermemisti. Italyan futbol mafyasinin çok konusuldugu dönemlerdi. Dogu Alman hakem çok yanli bir tutum sergilemisti. 2-0 kaybetmistik hak etmeden. Inter o sene zaten UEFA kupasini kazanmisti.

    Attiginiz goller arasinda sizin için ayri önem tasiyanlar var mi ?
    Boluspor?u 2-0 yendigimiz, 2 gol attigim maç var. 49. saniyede güzel bir gol atmistim. Ayin golü seçilmisti. Kocaeli?de 2-2 berabere kalmistik 2. Golü atmistim unutamam onu da. Bursaspor maçlari da benim için çok önemlidir. Içeride, disarida çok golüm vardir Bursaspor?a. Yine, Fenerbahçe?yi 1-0 yenmistik. Penaltidan atmistim ve 1-0 kazanmistik. Büyüklerim varken penaltiyi atmak ve o golle kazanmak bana büyük gurur vermisti.

    Mide kanamasi geçirdiginiz için bir süre de takimdan ayri kalmistiniz degil mi ?
    Evet. Sampiyon oldugumuz sene Besiktas maçi vardi 0-0 bitmisti. Bir pozisyona girip kaçirmistim. Mide kanamasi geçiriyormusum farkinda degildim. Mardinspor?la kupa maçimiz vardi ertesinde. 40 dakika falan oynadim, yine halsizlik vardi. Ardindan yine içeride Denizli maçi vardi. Hoca oynatmadi beni tabi formsuzum diye. Son 15-20 dakika oyuna girdim. Önüme top atiliyor kosamiyordum. Kendime bile inanamiyordum. 2-0 kazandik ama. Ertesi gün izinliydik. Ben, Iskender ve Dobi Hasan Özgür otelde kaliyorduk. Asansörden tam çikarken yigilip kaldim. Doktor Erdal Atalay vardi, beni muayene etmisti. Tansiyonum çok düsmüstü. Tahlil yaptilar, o zaman anlasildi mide kanamasi geçirdigim.

    Trabzonspor sizin için ne ifade ediyor ?
    Rizespor?dan sonra, Trabzonspor, Fenerbahçe ve Galatasaray?da da top oynadim. Ama futbol Trabzon?da, Karadeniz?de her sey demektir. Aile, yasam biçimi, gelecek olarak görülüyor. Trabzonspor büyük kulüp tabii. Bizim tek hedefimiz Trabzonspor?da oynamakti. Onu basardigim için mutluyum.

    Günümüz futbolcularini ve golcülerini nasil degerlendiriyorsunuz ?
    Futbolcu pozisyona girince, golü kaçirsa bile üretkendir bana göre. Kaçirmasini çok fazla önemsemem ben. Verimli olmasi adina daha sevindiricidir. Pozisyona girmeden 90 dakika durmak daha mi iyi. Pozisyona girip gol atmak önemli ama kaçirinca da üzülmeyeceksin. Daha iyisini yapmak için daha iyi konsantre olacaksin.

    Trabzonspor?un basarisinin sirrini nasil açiklarsiniz ?
    Bizim insanimiz basariya açtir. Bir is yaptigi zaman amatörce düsünür, parayi düsünmez. Isi aldigi zaman en iyisini yapmak için ugrasir. Bizim takimimiz da bu zihniyetteydi. O dönemde kampa girdigimizi hatirlamam içerideki maçlarda. Çünkü futbolcu kendini biliyor ve hedefinin büyüklügünün farkindaydi. Biz de buna göre yasiyorduk. Takimda hep kendi yöremiz insaninin yer almasi da etkiliydi tabi. En son sampiyonlukta kadrodaki futbolcular olarak Karadeniz?in havasini soluyan, suyunu içen insanlardik.

    Simdiki Trabzonspor?u nasil buluyorsunuz ?
    O zamanki kadro yapisiyla simdiki kadro yapisi, veya o zamanki maddi yapi ile simdiki maddi yapi çok farkli. O zaman çok kaliteli futbolcular vardi. Ali Kemal, Osman, Necati, Senol, Turgay önemli oyunculardi. Öyle bir kadronun bir araya gelmesi halinde yine o basarilar gelir tabi. Alt yapi çok önemli. O kadronun yeniden gelmesi için alt yapidan gelen futbolcularin önemi çok büyük. Yetenekli bir nesil yakalamak gerekiyor. Genç yeteneklere destek verip, gençlere güvenmek lazim. Onlara sans vermek lazim. Trabzonspor öze dönme yolunda önemli adimlar atiyor. Bence geçtigimiz yilin en iyi takimi da Trabzonspor?du zaten
    Simdiki kadro öze dönüs ve yetenekli oyuncularin bir araya gelmesi bakimindan o dönemdeki kadroya çok benziyor. Bugün Trabzonlu 7-8 oyuncunun forma giydigini unutmayalim. Bu anlayis ve futbol devam ettigi sürece, Senol Hoca ile birlikte basari gelir. Geçtigimiz yil Trabzonspor sampiyonlugu hak etmisti ama Fenerbahçe?ye haksiz kaybetti. Bazen futbolda böyle kayiplar olabiliyor.

    Taraftara son mesajiniz ne olacak ?
    Taraftar bir dönem küsmüstü takima. Ama takimin her zaman destegi ihtiyaci var. Biz o günleri yasadik. Bize de büyük destek vermislerdi. Destek verilirse, çok büyük yildizlarin bu takimdan çikacagina da inaniyorum. Insallah yeniden, yeni Ali Kemal?ler yeni Senol?lar gelir Trabzonspor?umuza.


  16. #16
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart

    Engin Çinar "Cosmos Engin"

    Çocukluk yillariniz ve futbol askinizin dogusu nasil gerçeklesti ?
    1956 yilinda Trabzon?un Hacikasim Mahallesinde dogdum. Futbola bibil agaçlarinin arasinda basladim. Idmanocagi kulübünün önünde futbol oynardik o zamanlar. Brezilyali futbolcular kumda yetismistir. Hacikasim mahallesinin kumlu zemini olan bibil agaçlari arasinda da çok ünlü oyuncular yetismistir. Ben 5 yada 6 yaslarimda futbola merak saldim. O yaslarda maç oynarken saha disina giden toplari Ocakli topçulara atardik. Arada bir de topa vururduk. Ben o yaslarda boyacilik yaptim, simit satim. Kazandigim parayla da plastik top alirdim. Aldigim toplari bazen komsular keserdi. Ayakkabimi yirttigimda da babam döverdi beni. Her zaman "Top oynama okula git" derdi.

    Trabzonspor formasini nasil ve ne zaman giydiniz ?

    O dönemde Trabzonspor?un antrenörü Altan Santepe idi. genç takima futbolcu alacaklardi. Hayrettin Siranli beni seçmelere götürdü.120 kisi arasindan 20 kisilik kadroya seçildim. 12 yasimda Trabzonspor formasi giydim. 14 yasimda da Karadeniz Genç Takimlar Liginde oynadim. Karadeniz grubunda Trabzonspor sampiyon olmustu. Ben de gol krali olmustum. Çok kisa zamanda A takima terfi ettim. 1973 yilinda profesyonel oldum. 17 yasimdaydim. Efsane kadro olusumunda Erzurum?dan gelen Hüseyin gol kraliydi. Hüsamettin de gol kraliydi, Ali Yavuz da. Trabzonspor 3 gol krali alarak Ahmet Suat Hoca ile 23 Trabzonlu oyuncu alarak büyük çikis yakaladik ve sampiyon olduk. Bizi A takima kazandiran Atay agabeyin, Köksal agabeyin, Aydin agabeyin, Bülent agabeyin üzerimizde büyük emekleri vardir.

    O yillara ait unutamadiginiz bir ani var mi ?

    Unutulmaz bir Malatya maçimiz vardi. Ben kadro disiydim. Yemekten zehirlendigim için Çarsamba günü Spor-Toto oynadim. Malatyaspor ? Trabzonspor maçina beraberlik oynamistim. Persembe günü hoca beni çift kaleye çikardi. Sasirmistim. Maçta Ihsan sakatlandi, yerine ben girdim. 36. Dakikada bir kafa golü attim 1-0 kazandik. Trabzon?a geldigimde totoya baktim. 13 maçin 12?sini bilmisim, Trabzonspor maçinda yatmisim. 381 bin lira kaybettim. 2 yilligina 10 bini pesin 60 bin lira aldigim dönemde kaybettigim 381 bin lirayi hiç unutamam. Galibiyet primimiz de 300 liraydi.

    Trabzon futbol seyircisi özeldir. Size destekleri oldu mu o dönemde ?

    Trabzonspor taraftari sabirsizdir. Ben genç takimdan A takima tek oyuncuydum. Attigim gollerle 2. Ligde oynadim, Cumhurbaskanligi Kupalarinda, Türkiye kupasi maçlarinda oynadim. 2. Ligde Manisaspor ile oynuyorduk. Ihsan, ben, Hüseyin forvette görev aldik. Turgay ortaladi, Kadir Özcan kule gibi yükseldi ve Avrupai bir gol atti. Cemil agabey soldan ortaladi, yaklasik 35 metreden gönderdigim sert sutla attim golü. Istanbul?da Galatasaray?la oynadigimiz Türkiye Kupasi final maçini da unutamam. 1. Lige çiktigimiz ilk yil ilk maçimizi Fenerbahçe ile oynamistik. Acemiligimizden maçi 1-0 kaybettik. Maçin en iyi oyuncularinin basinda ben ve Aziz olmamiza karsin bütün fatura bize kesildi. 3 ay takima giremedik. Bu maçtan sonra Farozlular Ali Kemal niye oynamadi diye, Arafilboylular Cemil niye oynamadi diye Suat Hoca?nin evine dahi gitmislerdi. Fatura gençlere kesilirdi. Sonradan Ali Yavuz?dan dinliyorum, o zaman Ali Yavuz ve Sener Suat Hoca?ya gider, bizi oynatmazsan kaçariz derlermis. Ancak, Gaziantepspor maçi dönüsü, abartili olmasin, 300 arabalik konvoy karsiladi bizi. 10 saatlik yolu 20 saatte geldik. O yollardaki cümbüsü unutamam.

    Sikintili dönemler yasadiniz mi ?

    Sükrü Ersoy takimin basina geldi. 14. Maçtan sonra o gitti, Suat Hoca geldi takimin basina ve sampiyon olmustuk. Galatasaray maçi oynadik, ardindan Cumhurbaskanligi, Basbakanlik Kupasi maçlari oynadik. Hepsinde çok iyiydim. Milli takima çagirildim. O yil 3 kupa 4 lig maçi oynadim. Coskun Özari "Kendi takiminda yedek olan biri Milli takimda nasil oynar" dedi. Bulgaristan maçi kadrosundan çikardi beni. Sol açik mevkiinde 4 arkadastik. Suat Hoca diktatör bir hoca idi. bu arkadaslar birbirini o kadar çok seviyorlar ki hiç biri üst üste iki maç oynamak istemiyor derdi. Suat Hoca kendisinden baskasini dinlemezdi. Tavla oynarken Hocam yenileceksin desek kadro disi birakirdi.

    Basarinizin sirlarindan bahseder misiniz bize ?

    Ligde sampiyon oldugumuzda bütün Türkiye bizi bagrina basti. 2. Sampiyonluk yilinda Fenerbahçe ile Istanbul?da oynadigimiz maç öncesi Fenerbahçeli Cemil agabey maçin priminin degir maçlarin iki kati oldugunu söyledi. Bütün takimlar bizden çekiniyordu.
    Trabzonspor Anadolu?nun sesidir. Basarinin sirri müthis arkadaslikti. 2 saatlik antrenmandan sonra da günlerimiz birlikte geçerdi. Biz birbirimizi tamamlayan klas oyunculardik. Bu kadroyu Allah yan yana getirdi. Hirsimiz da eklenince bu basarilar geldi.

    Nasil bir futbolcuydunuz, kendinizi anlatir misiniz biraz ?

    Ben sivri dilli biri olarak taninirim. Sükrü Ersoy zamaninda biz de Altay takimi da namagluptu. Ligin 7. Maçinda karsi karsiya geldik. Ilk yariyi Cemil?in golüyle önde kapattik. 70. dakikada ben oyuna girdim. Altay iki tane frikik kazandi, ikisini de Arap Mustafa kullanmak istemesine ragmen, Mustafa Denizli kullandi ve disari atti. 3. Kez frikik oldugunda Arap Mustafa, Mustafa Denizli?ye rüyamda gördüm gol olacak ben kullanayim dedi. O vurdu ve durum 1-1 oldu. Dakika 90?da Mustafa Denizli kornerden gol atti, 2-1 yenildik. Ilk golde baraj açildigi için gol olmustu. Kaleci Mustafa?nin bir suçu yoktu. Sali günü aranan suçlu kaleci Mustafa olarak bulundu Sükrü Ersoy tarafindan. Bir tek itiraz eden ben oldum. O yüzden hocalar beni pek sevmezdi.

    Trabzonspor ile birlikte önemli yurt disi maceralariniz oldu degil mi ?

    O dönemde daha Istanbul?u görmemis takim arkadaslarimiz varken, yurt disi maçlarimiz oldu. Sampiyon Kulüpler Kupasi maçinda Akranes ile eslesmistik. Primi 10 bin lira olarak açikladilar. Suat Hoca Izlanda?ya Akranes?i izlemeye gitti. Geri döndügünde bir toplanti yapti ve tahtada yazan 10 bin liranin üzerini çizerek primin 4 bin lira oldugunu söyledi. Biz Suat Hoca da ne kadar cimri diye düsünürken, o da Akranes 10 bin liralik bir takim degil dedi. Bu bize moral verdi. Biz daha zayif bir takim bekliyorduk karsimizda. Kosan, pres yapan bir takim vardi. Necmi agabey, Cemil?in ortasiyla bir gol atti. Saha bozuk ve çamur deryasi gibiydi. Ali Kemal ve Ali Yavuz de birer gol attilar ve maçi 3-1 kazandik. O zaman gazetelerde de mevcuttur, gol atanlara 1-2 yildiz verilirken bana 4 yildiz vermislerdi.

    Bu maçtan sonra tam bir yildiz futbolcu oldunuz her halde...

    Hayir. Gelirken uçakta Galatasaray bana teklif yapti. Suat Hoca bunu duydu tabii. Ardindan önce Galatasaray ile, sonra da Akranes ile rövans maçimiz vardi. Izlanda?da iyi oynamama ragmen Galatasaray maçinda beni kesti Suat Hoca. Zaten ne zaman cani sikilsa keserdi beni takimdan. Ihtiyaci oldugunda da atardi sahaya. Galatasaray maçi 1-1 bitti. Akranes ile oynanan rövans maçinda beni ve Necmi agabeyi oynatmadi. Seyirci ilk yarinin sonunda Necmi ? Engin sahaya diye bagirmaya basladi. devre arasinda isindirdi beni. Ikinci yariya 1-1 basladik. 2. Golün pasini verdim. 2-2 oldu. 40 metre vardi kaleye bir topla bulustum. Iki Izlandali üzerime geldi. Kaleci de biraz öne çikmisti. "Allah?im" dedim ve vurdum. Çok sert sut oldu. Rus uçagina vursa düsürürdü. Gol oldu ve 3-2 kazandik. Izlanda takiminin antrenörü "Muhtesem bir golle elendigimiz için mutluyum" derken, bizim Milli Takim Antrenörü Metin Türel "Kaleci hatasi" demisti. Milli takimda oynayamadigim için hiç üzülmedim. Zaten bizim zamanimizda 8-0 falan bitiyordu maçlar.

    Bir de unutulmaz Liverpool maçi var. iki takim arasinda çok mu fark vardi ?

    O zamanlar Avrupa?da bile bize kim çikarsa çiksin fark etmez diyorduk. Ama Liverpool bize çikinca durduk biraz. 125 maç yenilmemislerdi. Liverpool maçinda, maç aksamina kadar ilk 11'?eydim. Ne olduysa yine kesik yedik. O zaman Trabzonspor?da kalmama gerek kalmadi diye düsünmüstüm. Oyuna sonradan girdigimde golden daha büyük bir ugultu oldugunu hatirliyorum tribünlerde. Liverpool?u yendikten sonra bana neden ilk 11?de oynamadigimi sordular, Suat Hoca?nin takdiri demistim. Liverpool?un hocasi Bob Baisley bile benim için "Liverpool maçinda oyuna sonradan giren Engin Çinar oynarsa isimiz zor" yazmisti New York Times gazetesinde. O maçi Suat Hoca?nin taktik hatasi nedeniyle kaybettik. Ilk golde benim de hatam vardi ama asil olan taktik hatasiydi. Liverpool maçindan sonra da zaten Trabzonspor?dan ayrilma kakari aldim.

    Istanbul maceraniz da bundan sonra mi basladi ?

    2 milyon liralik bir bedelle Galatasaray?a transfer oldum. Ahmet Suat Hoca?ya ilk bayragi çeken ben oldum. "Ya o, ya ben2 dedim ama tabii ki komutan kaldi, asker gitti. Galatasaray?da Morrison diye bir hoca vardi. Alkolik bir adamdi. Saçma sapan bir sistem oynatti ve takimi zavalli duruma düsürdü. Orada da hocayla takistim. Ardindan Istanbul?daki büyüklerimin de destegiyle Besiktas?a yine rekor bir ücretle kiralik olarak gittim. Bana verilen yüksek kiralama bedeli nedeniyle Besiktas?ta yönetim istifa etti. Yerine Süleyman Seba geldi. Orada da Süleyman agabeyle tartistim. Diyarbakirspor?a kiralik gittim. O dönemde Ali Kemal gibi bir oyuncu Fenerbahçe?yi 1 milyon liraya transfer olurken, ben de Diyarbakirspor?a 1 milyon liraya gitmistim. Diyarbakirspor ile Türkiye Kupasinda Trabzonspor?u eledik ancak, Galatasaray, Fenerbahçe ve Besiktas?i yenerek Trabzonspor?un sampiyonluguna katki yapmistik.

    Ve sonradan lakabiniz da olan, size "Cosmos Engin" dedirten bir Amerika macerasi

    Son olarak bir Amerika maceram da oldu. Dünyanin önde gelen futbolculariyla oynamak bana büyük bir mutluluk verdi. Beckenbauer?ler, Carlo Alberto?lar ve daha niceleri. Önce Toronto?da olnadim, ardindan Kansas City ve son olarak Cosmos. Kanada?da da gol krali oldum. Daha sonra 30 yasima geldigimde askerlik için ülkeme döndüm. 90?li yillarda da teknik direktör olarak Kasimpasa, Galata ve Sahrayicedid takimlarini çalistirdim. Simdi di özel bir televizyon kanalinda Trabzonspor ile ilgili yorumlar yapiyorum. Bu da bana büyük gurur veriyor.

  17. #17
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart

    Futbol Trabzon insani için ibadet gibidir


    Ahmet Suat Özyazici

    "Bana göre futbol, Trabzon için bir ibadettir. Trabzon insanina güvenirseniz, basaramayacagi is yoktur."
    "Sampiyon oldugumuz o yillarda benim sürekli boynum agrirdi. Çünkü hep rakip kaleye bakardim. Simdi daha zevkli oluyor. Her iki kaleye de bakiyorum, boynum agrimiyor."
    "Türkiye Kupasi maçi öncesi Besiktasli yöneticiler "Nasil olsa fark yiyeceksiniz. Hiç olmazsa futbolcularimizi sakatlamayin" dediler. Bu sözler bizim gururumuza dokundu. 1-0 yenerek Besiktas?i elemistik."
    "Yerlinin yerlisi deyiminin isim babasi da icraat babasi da benim"
    Futbolla ilk tanismaniz ve yeteneklerinizin kesfedilmesi nasil oldu ?
    1936 Yilinda Trabzon?da dogdum. Ortaokulu Ticaret Lisesinde tamamladim. Futbola olan düskünlügüm tahsilime devam etmeme engel oldu. Tahsilden daha ziyade futbol sevdim. O zaman babam bana 3 seçenek verdi. Okul, futbol ve ticaret. Futbol oynamayi tercih ettim. 1954 yilinda Yolspor?da lisans çikarttim. 1 yil Yolspor?da oynadim ama gönlümde Idmanocagi?nda oynamak vardi. Agabeyimin dügününe gelen rahmetli Sebahattin Kundupoglu?na limonata ikram ettim. Sirtimda annemin bana ördügü, bir tarafi sari, bir tarafi kirmizi kazagi görünce hosuna gitmisti. Beni Idmanocagi?na aldi. Ocakli olusum tek kazakla olmadi tabii. Daha önceleri Barbon Ziya?nin, Ihsan agabeyin tavsiyeleri olmus bu çocugu Idmanocagi?na alalim diye.
    Meshur yarim kupanin kahramanlarindansiniz. Neden ikiye bölündü o kupa ?
    1955 yilinda Trabzon karmasina seçildim. Ankara?da Cumhuriyet Kupasi turnuvasina gitti. Orada ikinci olduk. 1956 yilinda askere gittim. 2 yil Ankara Havagücü takiminda oynadim. O yil Havagücü takimiyla Trabzon?a geldik. Eski takimima karsi oynadim. Belki de Türkiye?de benzeri bir olay yoktur. Türkiye Amatör Sampiyonu olan iki takima bir kupanin ikiye bölünerek verilmesiydi.
    Genç yasta önemli yurt disi deneyimleriniz oldu. Nasil gerçeklesti bunlar ?
    1959 yilinda beni Akdeniz Oyunlari için Amatör Milli Takima çagirdilar. Antrenörümüz Besiktasli meshur voleci Seref?ti. Akdeniz Oyunlarini Lübnan?in baskenti Beyrut?ta oynadik. Daha sonra Roma Olimpiyatlari için milli takima tekrar çagirildim. Roma?da oynadik. Döndükten sonra Idmanocagi?nda futbol yasamimi sürdürdüm.
    Trabzonspor?un kurulusu nasil oldu, Idmanocagi ve Idmangücü rekabeti ne boyuttaydi ?
    1965-1966 yilinda kirmizi-beyaz renklerle Trabzonspor kuruldu. O zaman Idmanocagi yöneticileri "ya ismimim, ya da rengimiz" diyerek bu olusuma katilmadi. Zamanin Spor Bakin Kamil Ocak Idmanocagi ile Idmangücü?nün birlesmesini istiyordu. Idmanocagi?nda hem antrenör, hem kaptan, hem de futbolcuydum. Idmanocagi olarak biz amatör maçlarimiza devam ettik. Türkiye Amatör Sampiyonluguna oynuyoruz. Trabzonspor ? Galata maçi var. Öncesinde de Erzurum Palandöken takimiyla karsilastik ve 7-1 kazandik. Bizden sonra Galata takimi da Trabzonspor?u 1-0 yendi. Bu maçi seyreden Palandökenliler bize söyle sitem ettiler ; "A takiminizi bize çikardiniz, Galata?ya B takiminizi çikardiniz." Maçin oynandigi aksam, iki zit grup olan Idmanocaklilar ile Idmangücü taraftarlari sehir kulübünde muhabbet ederken, Ocaklilar garsonlara "Trink Galata, ver bi Salata" diye Güçlüleri kizdirmislardi. Idmangücü ile aramizda inanilmaz bir rekabet vardi ama dostluk asla bozulmazdi.
    Amatör Idmanocagi?nin Besiktas?i Türkiye Kupasinda eledigi maç sizin için önemli bir ani degil mi ?
    Bir Türkiye kupasi maçiydi. Trabzon?da Besiktas ile oynadigimiz maçta 0-0 berabere kaldik. Istanbul?da rövans maçina gittigimizde maç öncesi Besiktasli yöneticiler "Nasil olsa fark yiyeceksiniz. Hiç olmazsa futbolcularimiza nazik davranin, sakatlamayin" diyerek ikaz ettiler. Bu sözler bizim gururumuza dokundu. 90 dakika 1-0 bizim üstünlügümüzle bitti ve bir amatör takim olarak Besiktas?i Türkiye Kupasindan eledik. Ayrica, amatör oldugumuz halde, Hacettepe?yi, Gençlerbirligi?ni, Ankaragücü?nü, Vefa?yi yenerdik. Bir Vefa maçinda Barbon Ziya?nin orta sahadan Vefa?ya attigi golü hiç unutamam. Mükemmel bir goldü.
    Gençliginizde Trabzon?da imkansizliklar ne boyuttaydi ? Çok çorluk çektiniz mi ?
    1942 yilinda 5-6 yaslarimdaydim. Elektrik yok, radyo yok, hatta gaz bile yok. Babam bir tane radyo aldi. Dedem babama "Bu gavur icadini niye aldin" diye çok kizmisti. Daha sonra radyoyu dedemin elinden alamaz olduk. Simdiki gençlerin televizyon önlerinde. Dünyayi seyrediyorlar. 50 yil önce yasananlara inanacaklarini sanmiyorum. Dönemimizde top, krampon, forma bulmak nerede ? Yama topunu yalinayakla oynardik. Oynarken de çogu kez ayaklarimizin alti kan içinde kalirdi. Daha sonralari sicimli toplar çikti. Onlar da suyu, çamuru çektikten sonra agirlasir, kafa vurdugumuzda sicimi kafamizi yaralardi. O zaman saha olarak simdiki Orman Müdürlügü lojmanlarinin yeri idi. etrafi da tahtalarla çevrilmisti. Maçlari seyredebilmek için tahtalarin altini oyar, sürünerek sahaya geçerdik. O dönemde çok üstün vasifli oyuncular vardi. Oynanan oyun da bireysellige dayanirdi.
    Peki, "Yerlinin Yerlisi" tabiri nasil ve neden ortaya çikti ?
    1972 yilinda Trabzonspor?un antrenörü Altan Santepe?ydi. Ben de yardimciligini yaptim. Takimin Trabzonlu olmasi gerektigini o zaman savunuyordum. Kamuran Soykiray geldi, gitti, yerine ben geldim. Yerlinin yerlisi sloganini seminerlerde dahi seslendirmeye basladim. Arkadaslar "Yerliyi anladik da, yerlisi neyin nesi" diye sormaya basladilar. Bu ismin ve icraatin isim babasi benim. Bir çok ünlü futbolcu yetistiren Trabzon, eger basariya gidecekse kendi çocuklari ile bunu basarir dedim. Bu asi da tuttu. Trabzon kökenli olup da Türkiye?ye yayilmis bütün futbolculari topladim. O yil, sunu da söylüyordum ; "Nüfus kagidinda Trabzon yazmayan futbolcu Trabzonspor?da oynayamaz". Olusturdugumuz o kadro, Salih Erdem?in baskanliginda lige çikti.
    Size Istanbul Kulüplerinden transfer teklifi geldi mi hiç ?
    Beni hem Galatasaray, hem Besiktas istedi. 23 yasimdaydim. Akdeniz Oyunlarindan döndükten sonra rahmetli Gündüz Kiliç adamlarini defalarca gönderdi beni almak için. Hatta, bir ara kaçirmaya bile kalktilar. "Gelemem" dedim. Daha sonra Fenerbahçe istedi. Onlara da ayni cevabi verdim. Besiktasli Seref agabey, beni almak için inadindan vazgeçmedi. Hatta, "Sen Besiktas?a transferi kabul et, seni Amerika?ya tatile göndereyim" dedi. Ben Trabzon?dan ayrilamam dedim. Trabzon?u çok seviyorum. Bir de macerayi hiç sevmiyorum.
    Sizin zamaninizdaki Trabzonspor mu, simdiki Trabzonspor mu ?
    Bugünkü Trabzonspor?un kadrosu, o günkü takimin ahengine benziyor. Takim olarak, fedakarlik olarak, dayanisma olarak da benziyor. Takim kolektif oyun oynuyor. O yönden de benziyorlar. Ancak, 1975-1976 yillarindaki kadro ile, bugünkü kadro arasinda bir karma yapsam, o kadroya iki futbolcu almam bile zor olur. Bir çok yönü benziyor ama kaliteleri farkliydi. Bizim Fenerbahçe?yi, Galatasaray?i, Besiktas?i yenmemizdeki en büyük sir, biz takim oyunu oynardik. Astlarla üstler ayni kolektif oyuna uyarlardi. Diger takimlarda astlarla üstler farkli oynadiklari için onlara karsi takim oyunu oynayarak galip gelirdik. Trabzon?a gelen takimlar kendi alanlarindan çikmadiklari için kati defans yaparlardi onun için de fazla gol atamazdik. O zamanlar içeride 2 puan, deplasmanda 1 puan anlayisimi elestirenler bugün "Yenemezsen yenilme" diyorlar. O dönemde yaptigim hesap bugün de geçerli. Sampiyon oldugumuz o yillarda benim sürekli boynum agrirdi. Çünkü hep rakip kaleye bakardim. Simdi daha zevkli oluyor. Her iki kaleye de bakiyorum, boynum agrimiyor.
    Örnek aldiginiz, begendiginiz futbolcular kimler ?
    Disarida örnek aldigim Fenerbahçeli Mehmet Has idi. Tarzan Mehmet Ali Derlerdi. Onun futbolunu çok begenirdim. Trabzon?dan begendigim futbolcular ise, bizim dönemimizin futbolcularin hemen hepsini begenirdim. Efsane kusaktan Ali Kemal, Kadir, Cemil, Turgay say sayabildigin kadar. Hepsini begenirdim. Türkiye?de profesyonel lig 1959 kuruldugundan Trabzon Adana, Izmir, Istanbul, Ankara?ya futbolcu ihraç eden bir kentti. Burada da profesyonel takim olabilseydi, ayni basarilari o yillarda da yapabilirdik.
    Peki, Trabzon ve futbol. Bu iki olgu size ne ifade ediyor ?
    Lige çikisimizda Salih Erdem?in, Samil Ekinci?nin kulübe verdigi katkilari unutamam. Sanat, kültür, futbol sehri olan Trabzon?un insanina güvendiginiz zaman yapamayacaginiz hiçbir sey yoktur. Bana göre futbol, Trabzon için bir ibadettir dersem, yeridir. Futbol, Trabzonlu için o kadar önemlidir.
    Unutamadiginiz maçlar var mi ?
    Lige çikisimizdaki tüm maçlarin ayri güzellikleri var. birbirinden ayirmak güç. Ancak, her seyin ilki baska oluyor, daha çok iz birakiyor. 2. Ligden 1. Lige çikisimizdaki maçlar ve 1. Ligde sampiyon oldugumuz maçlari unutamam. Daha sonra da sampiyonluklar yasadim ama, ilklerin yeri bambaska oluyor. Sonralarini kaniksiyor insan. Nasil olsa sampiyon olduk diyorsunuz, o kadar. Basta da belirttigim gibi, babamin bana sundugu üç seçenekten biri olan futbolu seçip, futbolcu ve teknik adam oldum. Tabii ki ne kadar olabildiysem.
    Futbolcu olmak isteyen gençlere altin degerinde önerileriniz de olacaktir her halde
    Futbolun ilkokulu olan amatör oyuncularimiz ve genç yöneticilerimiz üniversite olan Trabzonspor?a yöneticilik yapmak için futbolcu olmak için çok çalisip özverili olmak gerekir. Bir amatör futbolcu "Ben ileride nasil Hami olurum, nasil Senol veya Ali Kemal olurum" demesi gerekir. Futbol artik bir istikbal vaadediyor. Geçmiste böyle bir istikbal yoktu. Futbol oynama adina, futbolcu olma adina yeni jenerasyonda bir gerileme var. Onu da teknolojinin getirdigi ürünlere bagliyorum.

  18. #18
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart



    BÜYÜK ISKENDER den Büyük açiklamalar





    Iskender Gönen

    Bir yildiz olarak noktaladiginiz futbola nerede ve nasil basladiniz ?
    Kastamonu?da dogdum. Küçük yaslarda futbolla hasir nesir olmaya basladim. Futbol benim her seyimdi. Ilkokul, ortaokul derken lise takimina girdim. Hem lise takiminda, hem Kastamonu genç takiminda oynamaya basladim. 1 yil sonra da Kastamonu A takimina alindim. Ancak futbolu çok sevmeme ragmen profesyonel anlamda düsünmüyordum. Tahsilimi daha ön planda tutuyordum. Liseden mezun olduktan sonra idealimdeki meslek olan doktorluk için Diyarbakir?da Tip Fakültesini kazandim. Diyarbakir?a uyum saglayamadigim için okulu 1 ay sonra biraktim. Ankara Devlet Mühendislik Fakültesine girdim. Bu arada Sekerspor?a transfer oldum. Ama yine de kafamda profesyonellik yoktu.

    Profesyonel olacaginiza ne zaman inandiniz ?

    Ne zaman Trabzonspor?a transfer oldum, profesyonel olabilecegimi anladim. Ben Kastamonuspor?da oynarken Trabzonlu 4 oyuncu vardi takimda. Trabzonlu oyuncular, "Trabzonspor lige çikacak, ligde de sampiyon olacak" diyorlardi. Biz de "Istanbul takimlarindan mi sampiyonlugu alacaksiniz" deyip gülüyorduk. Hakliymislar. Trabzonspor 1 yil sonra lige çikti, hayret ettik.

    Trabzonspor?a transferiniz nasil gerçeklesti ?

    Sekerspor?da bir Cumartesi maçimiz vardi. Iki gol attim. Pazar günü de Trabzonspor?un maçi vardi. Suat Hoca beni izlemis. Bundan haberim yoktu. Sezon sonu, daha önce söz verdigim Adana Demirspor?a transfer olmak için Adana?ya gittim. Günlerden Cumartesi idi. 1,5 milyon liraya anlastim. Yanima bir adam koydular, Pazartesi günü imza atacaktim. Ankara?daki bir dostumu aradim hal-hatir sormak için. "Iyi ki aradin. Trabzonspor?lular seni ariyorlar. Hemen gel" dedi. Çok sasirmistim. Trabzonspor müthis bir takimdi. Hayal bile edemeyecegim bir takimdi. Bugün bakiyorum Anadolu?dan futbolculara, Trabzonspor talip oldugu halde, Trabzonspor?a gelmek istemiyorlar. Yanlis yapiyorlar. Pazar günü otelden kaçip Ankara?ya geldim. Trabzonspor?lu yöneticilerle bulustum. Adana Demirspor?un 1,5 milyon lirasina karsin Trabzonspor?un 450 bin lirasina "Evet" dedim. Sunu da söylemek istiyorum ; ayni yil beni Galatasaray denemis ve begenmisti. Tahsilime devam edecegim diyerek teklifi kabul etmemistim. Trabzonspor?u bana sevdirenlerin basinda Ergun Kantarci gelir. Ve Trabzon?a geldim.

    Trabzonspor?a disaridan gelen bir futbolcu olmanin zorluklarini yasadiniz mi ?

    Ilk yilimda çok zorluklar çektim. Sehre yabanciydim. Takimda yabanci olarak bir ben vardim, bir de Ahmet agabey. Basta dedim ya ; alt yapim yoktu benim. Çim ? çamur karisimi bir saha. Bileklerime kadar çamura batiyorum. Benim disimda herkes yatip kalkiyor o çamura. Kendi kendime sormaya basladim "Bu nasil is" diye. Uludag?a kampa gittik. Otelin önünde küçük bir tastan saha var. Bu betonda minyatür maç yapiyoruz. Hüsnü bir arkadasa çift daldi. Betonda çift dalmak diye bir sey olur mu ? Hirsin bu kadar üstün boyutlarda oldugu bir takim olabilir mi dedim. Gözüm korktu. Ben mücadeleyi sevmezdim. Uludag?dan Almanya?ya gittik. Hazirlik maçlari basladi. maçta herkes birbirine acimasizca bagirip çagiriyordu. Maç bitiminde her sey bitiyordu. Demek ki dedim, basarinin sirri buymus.

    Taraftar baskisi o dönemde de var miydi ?

    Benim geldigimde, taraftar baskisi o kadar yogundu ki, bir aksam otelde kendi kendime söyle dedim "Yok Iskender sen burada zor yaparsin". Hatta kaçmayi bile düsündüm. Iki pas hatasi yaptigin zaman affetme sanslari yoktu. Gerçi onlar da hakliydilar. Ali Kemal?i, Ahmet?i, Necmi?yi seyretmisler. Bugün bu bakimdan Trabzonspor?da oynamak çok kolay. Eger hedef takimi iseniz, basari için taraftar baskisi sarttir.

    Bordo-Mavili formayi sirtiniza geçirmeniz kolay oldu mu ?

    Ilk geldigimde 4-5 maç oynayamadim. Diger bütün maçlarda oynadim. Bir maç öncesi omzum çikmisti. Maçi tribünden izliyordum. Rakip takimin orta sahayi geçme sansi hiç yoktu. Bu nasil hirstir, bu nasil yogunluktur ? Bugün bunlari düsünmek bile bana yorgunluk veriyor. Maça çikarken, bu maçi 3?mü yapalim, 4?mü yapalim derdik. O kadar rahattik.

    Trabzonspor?un Türk Futbolunda üstlendigi misyon nedir size göre ?

    Trabzonspor, ezilenlerin takimidir. Istanbul takimlarina karsi gelen takimdir. Bir devrimin takimidir. Bunlari futbolu biraktiktan sonra anliyorum. O zamanlar bana basit geliyordu yaptigimiz isler. Farkinda bile degildim. Dile kolay, 10 yilda 6 kez sampiyon olmak her babayigidin harci degildir. Üstelik, her türlü imkani olan Istanbul?a karsi. Her ne kadar 20 yil sampiyonluklarina ara verdiyse de, 1974-2005 arasi böylesine basarili bir takim Avrupa?da bile yoktur.

    Siz de simdi spor yazarligi yapiyorsunuz. Elestiriye bakis açiniz nedir ?
    Trabzonspor ve Trabzon insani bana çok seyler verdi. Elestiriye her zaman açik oldum. Herkesin de elestiriye açik olmasini isterim. Sayet elestirilmiyorsaniz, o zaman siz yoksunuz demektir.

    O zaman elde edilen basarilarin simdi yakalanamamasinin nedeni nedir size göre ?

    Ilk geldigim 1979 yilinda sampiyonlugu tattim. O zaman kafamizda tek düsünce vardi, formayi alabilmek ve yenmek. Bizim için en büyük ceza oynamamakti. O yillarda oyuncu, halk birlikteligi vardi. Su an bu birliktelik yok gibi. Bu büyük bir eksikliktir. Mutlaka çözümlenmelidir. Ben, maç haftasi hep Pazartesi günlerini düsünürdüm. Çok iyi oyna derdim kendi kendime. Çünkü insanlar sana hesap soracaklar. Bu duygu futbolcuya sorumluluk verir. Trabzonspor, siradan bir Anadolu takimi degildir. Bir degerdir. Futbolcusu da bu sorumlulugu tasimasi gerekir. Sampiyonluklarimizin sirri para veya yetenek de degildi. Bu onuru yasamakti. Trabzon, futbol adina benzeri olmayan gizemli bir sehir.

    Trabzonspor formasi altinda unutamadiginiz maçlar var mi ?

    Almanya?da turnuvaya katildik. Boniek?li dünya üçüncüsü Polonya, Stuttgart?i 4-1 yendi. Ondan sonra bizimle oynayacaklardi. Genç takimdan 3 takviyeli arkadaslarla o Polonya?yi zor durumlara düsündük ve yendik. Hazirlik maçi da olsa bu maçin büyük anlami vardi. Daha sonra Polonya takimi Bytom takimiyla eslestik. Trabzon?da 2-1 kazandik, Polonya?daki maçi 3-0 kaybettik. 1 yil sonra da Dinamo Kiev ile islestik. Buradaki maç 1-1 bitti, deplasmanda 1-0 yenildik. O yil Dinamo Kiev Sampiyon Kulüpler Kupasi Sampiyonu oldu. 1982 yilinda Fenerbahçe, 6 yil aradan sonra bizi 4-2 yendi. O hafta kahrolmustuk. 2 hafta sonra Besiktas?la Istanbul?da oynadik. Hem de PAF takimdan aldigimiz oyuncularla. Besiktas?i 2-0 yendik. Bu maçlari asla unutamam.

    Futbolu neden erken biraktiniz ?

    Açikça söylemek gerekirse daha 3-5 yil futbol oynayabilirdim. Ancak, o dönemin kadrosu çok gençlesti. Benim jenerasyonumdan 3-4 kisi olsaydi devam edebilirdim. Mevcut kadro ile aramizda düsünce farkliligi olacagini hissederek futbol yasamima son noktayi koyma karari aldim. O dönemin baskani Sayin Mehmet Ali Yilmaz, bana astronomik rakam vermesine karsi "Benim sorunum para degil" dedim. Fiziksel olarak degil ama, ruhsal olarak futbol yasamimi tamamlamistim, affimi istedim. Sayin baskan da beni anlayisla karsiladi.


  19. #19
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart



    EFSANE SENOL GÜNES konusuyor


    Senol Günes

    Futbola ve daha önemlisi Türk futbolunda hala kirilamayan bir rekorun sahibi olarak kalecilige adim atisiniz nasil oldu ?

    1952 yilinda eski adi ile Sotka, yeni adi ile Hizirbey Mahallesinde dogdum. O zamanlar deniz kenarinda olan bir mahalleydi. Kumsalda taslarda futbol oynama basladim. O zamanlar fakir bir aile çocugu idim. Fakirlik vardi. Ancak, gönül zenginligi vardi. O yüzden sansli hissediyorum kendimi. Komsuluk iliskilerindeki güzelligi anlatmaya zaman yetmez. Çocuklugumuza gittigimizde bunlari özlüyorum. Okuldan eve geldigimde, kitaplarimizi birakir, futbol oynamaya baslardik. O zaman bunu bir magduriyet olarak görüyorduk ama, bu gün bir zenginlik olarak görüyorum. Dünya Kupasinda Brezilya ile oynadigimiz 2. maçta yani, yari final maçinda yaklasik 250 medya mensubuna - Rio sahilleri ile Karadeniz sahillerini birlestiren bir maçtir bu - dedim. Bunu, Rio sahillerinde yetisen bir çok ünlü futbolcunun dünyaya yayildigi gibi, Trabzon sahillerinde de bir çok futbolcunun yetiserek Türkiye?ye yayildigi için söyledim. Ben böyle dönemin sansli çocuguyum. Küçük yaslarimda sokak aralarinda yarim limon kabuklari toplar, ev kapilarini kale yapar, birbirimize sut atardik. Daha sonralari mahalle maçlari ile devam ettik. Bu süreçte ben, kaleciligi sevmezdim. Iyi kalecilik yaptigim için, büyükler beni kaleye koyarlardi. Bu nedenle zorunlu kaleci oldum. Benim asil oynamak istedigim mevki forvetti. Iyi de oynuyordum. Kaleci olsam gol yemeyecegim, santrfor olsam en iyisini yapip maçi veya maçlari kurtaracagim. Dedim ya, ben iyi bir hücum oyuncusu idim. Trabzonspor?da üç kaleci varsa kaleye geçmezdim. Diger oynadigim takimlarin idman maçlarinda kaleye hiç geçmedim. Kisacasi 20 sene istemeyerek kalecilik yaptim.

    O dönemde gerek kisilik gerek futbol olarak örnek aldiginiz izimler var miydi ?

    O dönemlerde kisiligine ve futboluna hayran oldugum Ergun Kantarci Vefa?da oynuyordu. Bu yüzden ben Vefaspor?u tutuyordum. 15 yasimda Erdogduspor?dan lisans çikarttim. Sayin Hayri Gür?ün futbolculuk yasamimda bana çok büyük katkilari olmustur. Ayrica Trabzonlu gençlere de batidaki futbol bilgisini Trabzon?daki var olan yeteneklerle bütünlestirerek katki yapmistir. Bu günkü modern futbol degerlerine de katkisi olmustur. Futbolunu görmedim ama, sakizlardan çikan resimlerden Fenerbahçeli Seref agabeye sempatim vardi. Ayrica, Senol - Birol dönemi çikti, benim adim da Senol oldugu için ona da sempati duydum. Bir gün ben de onlar gibi olacagim demeye basladim.

    Ailenizin futbola ve sizin futbol oynamaniza bakis açisi nasildi ?

    Üstünü basini yirtarsin diye futbol oynamama kizan babama Sebatspor?dan aldigim 50 lirayi verdim. Çanta almam gerekiyordu. Tekrar babama gittim, 25 lirasini geri istedim. Çantayi aldim. Ondan sonra babamin futbola meraki daha da artti. Ailece futbolcuyduk ancak, hiç lisans çikarmayan Ilyas agabeyim, içimizde en iyimizdi. Neden oynamadi, onu bilemiyorum.

    Sampiyon kadronun hep içinde oldunuz. Basarinin sirrini en iyi siz bilirsiniz herhalde...

    Futbol yasamimda Ergun agabey ve Atay agabeyden sonra Hüseyin Reis?in bende çok büyük emekleri vardir. Reis?in evladi olmadigi için beni evladi gibi görüyor, oto-kontrol yapiyordu. Amatör, profesyonel bir çok antrenörüm oldu. Hepsine sevgim, saygim vardir. Yasimin küçüklügüne ragmen, kalecilik vasfimdan dolayi emsallerimin bir adim önünde idim. Hep yasça büyüklerle birlikte oynardim. Bunun da egitimime katkisi olduguna inaniyorum. Mahalle arasi maçlarda çogu kez kavga olurdu. Ama maçtan sonra dostluklar devam ederdi. Günümüzde hiç kavga görmezsini ama, gönül kirginligi, içten pazarlik dedigimiz bir anlayisla uzaklasma olur. Ayni sey bizim ilk yillarimizda oldu. Örnegin Ali Kemal ile rahmetli Cemil idmanda kapisirlardi ama, idman bittiginde her sey biterdi. Bunu biz daha sonra Avrupa?da gördük. Avrupali iki kisi kavga eder, sonra unutup giderler. Trabzonspor?un basarisindaki nedenlerin basinda gelen bu temiz ve saf duygular olmustur. O dönemlerde futbolun güzelligi gibi aileler arasindaki güzelligi özlüyorum. Toplumsal çikarlar, bireysel çikarlara dönüstü simdi.

    Kalecilik zor mevkidir, önemli sakatliklar yasadiniz mi ?

    Trabzonspor?daki ilk yilimda Ilhan ve Faruk?tan sonra 3. kaleciydim. Hiç kadroya giremedim ama inanilmaz çalisiyordum öyle bir çalisma ki, çalismaktan hasta oldum. Faruk agabeyin omzu çikti. Tek kaleci ile Beykoz maçina gittiler ama beni kadroya almadilar. Ama ben hiç yilmadim, sürekli çalistim. O yilin sonunda Sebat?a gittim. 2 yil oynadim. Bütün kulüplerin pesimde olmasina karsin, tekrar Trabzonspor?a döndüm. 2 yil önce saglamken beni kadroya almayanlar 2 yil sonra beni sakat sakat oynattilar. Günümüzde futbolcular erken küsüyorlar. Eskiden bizim hayallerimiz vardi, her seye açtik. Ancak, bugünün gençliginin hayalleri yok. Çünkü her seye kavusuyorlar. Bir seye zor ulasirsaniz, onu kolay kolay kaybetmezsiniz, eger kolay ulasirsaniz degerini bilmezsiniz. Trabzonspor?a ilk geldigimde Erzurum?da kampa girdik. Nene Hatun sahasindaki bir maçta bir hava topuna çiktim. Yere düstükten sonra ayaga kalkamadim. Hatta bir ara topalladigimi fark ettim. Tedavi için Ankara?ya gittim. Doktorlar "Sen top oynayamazsin" dediler. Hayal kirikligina ugradim. Sakat olmama ragmen beni kadroya aliyorlardi. Kaleci Ilhan agabey, Alparslan ile kafa topuna çiktilar ve Ilhan agabey sakatlanarak disari çikti. Sakat sakat kaleye geçtim. Trabzonspor?da ilk yil sakatligimdan dolayi oynayamadim ama diger yillarda hep oynadim.

    Geçmisin basarili kadrosu bugün yeniden yaratilabilir mi, o basarilar nasil yeniden kazanilabilir ?

    Bizim dönemimizde ortada bir eser yoktu. Üretkenlik vardi. O da, özgüvenimizi artiriyordu. Ama on dönemlerde bu takim basarili oldu, sampiyon oldu diyerek yeni gelenlere ek yükler verdi. Hiç gerek yok. Bizim en büyük sikintilarimizin basinda bu geliyor. Bazen yaptigimiz basarilar bize rakip oluyor. Trabzon kenti sosyal ve ekonomik olarak geriye gitti. Biz bunu geriye döndürmek istiyoruz. Geçmisteki saf duygulari, sevgiyi, salgiyi istiyoruz. Bunun da olabilmesi için kent olarak hepimize görev düsüyor. Trabzonspor bugün havuzdan pay aliyorsa bunu geçmiste basari kazananlara borçludur. Birakin maddi olarak, manevi olarak tatmin edilmelidirler. Onlari hatirlatmak, yasatmak gerekmektedir. Trabzon kenti sanat, kültür kenti, futbol kenti ama geçmise takilip kalmamaliyiz. O kaynagi görerek gelecege isik tutmaliyiz. Dün sampiyonluklar yasadik deyip, avunamayiz. Anilara takilmak istemiyorum ama Trabzonspor?daki iki kupa disinda varim. Olmadigim iki kupada da taraftar olarak varim, degisen bir sey yok.

    Belki sayisini hatirlayamayacaginiz kadar maça çiktiniz ama unutamadiginiz bir maç var mi ?

    Koca tarihi olan Trabzonspor?un attigi, yedigi golü hesap etmek çok zor. Sana samimi olarak söyleyeyim, yaptigim bir çok seyi bana disaridan anlatiyorlar. Çok seyi hatirlamiyorum. Ama size Italya?daki Inter maçini anlatayim. Burada 1-0 yenmistik. Orada da iyi basladik maça. Ilk yari golsüz bitti. Inter?in kadrosu söhretli isimlerle doluydu. 50. Dakikada Dogu Alman hakem ceza alani disinda aleyhimize penalti çaldi. Maçin 85. dakikalariydi. Altobelli beni iterek, bos kaleye golü atti ve 2-0 maglup olduk. Dirsek yedim, hala izi yüzümdedir. Hakem devam dedi. Basimi yardilar, devam dedi. Cansiperane oynadigimiz maçi ne yazik ki kaybettik ve elendik.

  20. #20
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart

    Bekir Barçin

    Futbola baslamaniz ve Trabzonspor?la tanismaniz nasil oldu ?
    1951 yilinda Arafilboyu Mahallesinde dogdum. Ilkokulu Tevfik Bey?de, ortaokulu ise Karma Ortaokulunda okudum. Liseye geçtigimde iki yil üst üste sinifta kalinca okuldan atildim. Okul dönemlerinde mahalle aralarinda oynuyordum. Ben ne futbolu seviyordum, ne de okulu. Ailem de futbol oynamama karsiydi. Üstüm basim, ayakkabilarim yirtilmasin diye. Çünkü fakirlik vardi. Askere gittim. Alay takimi maçlarinda sürekli oynadim. Askerden sonra Bolulu bir asker arkadasimin vasitasi ile Boluspor?a denenmeye çagirildim. Denenmeye gittim ama nafile. Daha sonra mahalle takimim Gençlerbirligi?nde denenerek takima alindim. Bu takimda sürekli oynamaya basladim. O yil Gençlerbirligi Trabzon?da sampiyon olduktan sonra Türkiye Amatör Sampiyonasina katildi ve Türkiye Amatör Sampiyonu oldu. Bana ve bir çok arkadasima transfer teklifleri gelmeye basladi. O yil son maçta PTT takimina sampiyonlugu kaybettikten sonra yeni bir olusum içerisinde olan Trabzonspor?a Barbon Ziya beni ve 5 arkadasimi Trabzonspor?a verdi.

    Ilk sampiyonluk nasil geldi, neler yasadiniz ?

    Trabzonspor?un bu olusumunda Barbon Ziya gibi Suat Hoca?nin Samil agabeyin, Ruhan agabeyin, Suha agabeyin ve Utku agabeyin büyük katkilari olmustur, Trabzonspor?a transfer oldugumda 2 yilligina 50 bin lira aldim, 7 bin 500 lirasi pesindi. Gerçi benim ve diger arkadaslarimin parada pulda gözümüz yoktu. Hiç vermeselerdi bile o formayi giymeye can atiyorduk. Suat Hoca geldikten sonra bizden daha yasli oyunculari tasfiye etti. Ilk yil sampiyonluga oynadik, 1 gol averaji ile sampiyonlugu Kayserispor?a kaybettik. Sonraki yil Ahmet, Turgay, Sener takviye alindi. Bu sefer Sakaryaspor ile çekistik. Sakaryaspor?a 6 puan fark atarak sampiyon olduk.

    Ilk sampiyonluga ait bir aniniz var mi ?

    Sakaryaspor ile Avni Aker?de oynarken, Sakaryaspor?un çok agresif olmakla birlikte Baykul adinda bir santrforu vardi. Karsilasmayi kazanmamiz için bu oyuncuyu marke etme görevi bana verildi. Bir ikili mücadelede Baykul yere düstü, ayaklarima sarildi. Ben de bogazina sarildim. Hakem ikimizi de oyundan atti. Ben görevimi yapmistim. Çikisim önemli degildi. Baykul bu maçtan sonra 3 maç oynayamadi. Ve Sakaryaspor da bu üç maçta gol atamadi. Sampiyonluk yarisinda bir hayli yol aldik. Fark 6?ya çikmisti. Bu fark ligin sonuna kadar devam etti. Baykul yere düsmeseydi, ayagima sarilmasaydi, ben de onu bogazlamasaydim belki de sampiyon olamayacaktik.

    Amatör futbolculuktan sampiyon futbolcu olmaya uzanan çizginin sirri nedir ?

    Amatör takimda 7 numara ile futbola basladim. 7 numara ile futbolu biraktim. Nedeni, 7 numarayi çok seviyordum. Ön libero mevkiini sevmedigim halde, futbol yasamimda hep bu mevkide oynatildim. Takim arkadaslari olarak birbirimize acayip bagliydik. Rakip oyuncudan bir hakaret gelse, tekme atilsa, hep birlikte hareket ederdik. O yillarda fazla hesap kitap yapmazdik. Sadece oynayacagimiz maçi düsünür, nasil yenecegimizin ve nasil sampiyon olacagimizin hesabini yapardik. Bir baska deyimle, bir rüzgara kapilip gittik. Ligde ilk sene acemi zamanimiz. Düsünün amatör takimdan gelmissin, Fenerbahçe, Galatasaray, Besiktas?a karsi oynuyorsun. Önceleri biraz heyecan vardi. Sonra baktik ki, bunlarin isimleri var ama futbol olarak bizden fazlalari yok, eksikleri var. Bunlar da bizim gibi insan.

    Futbol yasaminizin disinda özel yasaminizda profesyonelmiydiniz ?

    Bununla ilgili bir animi anlatarak cevap vereyim. Uludag?da kamptayiz. Kagit oyunu oynamayi çok severdik. Fenerbahçe, Galatasaray, Besiktas da bizimle ayni yerde kamp yapiyordu. Ben, Ali Kemal, Fenerbahçeli Cemil, Galatasaray?li Fatih ile oyun oynamak için iç içe açilan bir oda bulduk. Ilk odanin isiklarini söndürüp, ikinci odada oyun oynamaya basladik. Saat bir hayli ilerlemis olacak ki, hocamiz Sükrü Ersoy bizi aramaya baslamis. Her ne kadar tedbir aldiysak da, Sükrü Ersoy bizi buldu. Bagirmaya basladi hepimize ; "Saat 2,5 bu ne hal. Hepinizi kadro disi biraktim" dedi. Arkasini dönüp giderken, yaptigi gafi anlamis olacak ki geriye döndü. "Fatih, Cemil siz hariç" dedi. Kamp devam ederken, Fenerbahçeli Ziya Sengül?ün jübile maçi vardi. Fenerbahçe o yil çok iyi transferler yapmisti. Bizi kale bile almiyorlardi. Nasil alsinlar ki ; biz 50 bin liralik futbolcu, onlar milyonluk futbolcular. Maçi 2-0 kazandik. Fenerbahçe?li hocamiz Sükrü Ersoy havalarda. Tutamiyoruz hocamizi. Maçtan sonra Sükrü Ersoy yasam tarzimizdan hiç memnun olmadigi bizlere dönerek ; "Bundan sonra sizlere karismayacagim. Istediginizi yapin" dedi. Olmamasi lazim ama, gençligin verdigi heyecanla gece 2?ye, 3?e kadar oyun oynar, muhabbet ederdik. Ancak, sahaya çiktigimizda kuvvetli, diri olur, kolay kolay düsmezdik. Günümüzün futbolculari çok zenne yapili. Küçük bir temasta hemen kendilerini birakiyorlar veya sakatlaniyorlar. Bunun nedenini ben bilemiyorum. Belki doktorlar da bilemiyorlardir.

    Taraftarlari ve sehrin size olan destegi nasildi ?

    Ikinci yil ilk yarinin sonlariydi. Sampiyonluga dogru gidiyorduk. Adana?da Adanaspor?a yenildik. Bu maçtan sonra bizim idareciler Sükrü Ersoy?a bir film çevirdiler, onu çabuk çabuk gönderdiler. Hoca maçtan sonra "Istifa ediyorum" diye imza atmis. Ama bu imza bana göre saibeli. Nasil imza atmis onu bilemiyorum. Kisacasi Sükrü Ersoy?a bizimkiler iyi çalim attilar. Sükrü Ersoy?un yerine ilacimiz Suat Hoca geldi ve sampiyon olduk. Parasizliktan sampiyonluk primini dahi alamadik. Sehre döndügümüzde Vakfikebir?den Trabzon?a kadar sahil seridindeki o tabloyu ölünceye kadar unutamam. Tek kelime ile muhtesemdi.

    Unutulmaz Liverpool maçinin kahramanlarindan biriydiniz. Liverpool eslesmesi bir sanssizlik miydi ?
    Dünya takimi Liverpool ile degil de bir baska takimla eslesseydik, Liverpool ile final oynardik. Elenmemizi ben acemiligimize bagliyorum. Keagan?i marke görevini Suat Hoca bana vermisti. Avrupa?nin en iyi starini marke görevi, bende ekstra bir duygu uyandirmadi. Diyorum ya, hala hiçbir seyin farkinda degildik. Kapilmis bir rüzgara gidiyorduk.

    O yillarin imkanlari yeterlimiydi sampiyonluk için ?

    Türkiye Sampiyonu olmusuz. Milli takimda oynuyorum. Bir tane kramponum, bir tane formam var. Tek benim degil, bütün arkadaslarin da öyleydi. Hatta tozluklarimiz dahi yirtikti. Karda da ayni formayi giyiyorduk, sicakta da. En sonunda Samil agabey Avrupa?dan bir takim forma aldi da biraz rahat ettik. O dönemlerde çok yokluklar çektik. Sunu da kendi kendime sormuyor degilim. Acaba, bugünkü imkanlar o gün olsaydi, bu basarilara imza atabilir miydik, onu da bilemiyorum.

    Savunmaya yönelik oynamaniza ragmen golleriniz var miydi ?

    Beni Suat Hoca ileriye çikarmazdi. Ali Kemal?e, Necmi?ye, Ahmet?e, Hüseyin?e pas verip, onlarin atacagi golü zevkle izlerdim. Yasamimda sadece iki gol attim. Biri Fenerbahçe?ye. Sunu hiç unutmam, Fenerbahçe?nin kalesinde Yavuz vardi. Golden sonra Yavuz, bana dogru kostu, "Futbol yasaminda hiç gol atmadin, beni mi gördün" dedi. Trabzonspor?da 6 yil futbol oynadim. Ilk yil hariç, diger 5 yilimda direk oynadim. 28 yasimda futbolu biraktim. Gerçi buna biraktim denemez. Ali Kemal?i Fenerbahçe?ye sattiktan sonra idareciler benim de futbolu birakmami istediler. Onlara da simdi hak vermiyor degilim. Çünkü birkaç kisi takimin üzerine çikmistik. O dönemde Özkan Hoca?ya teklif yapmislardi. Özkan Hoca?nin tek sarti vardi ; bizim grubun futbolu birakmasi.

    Peki, neden size Deli Bekir diyorlardi ?


    Ben hirsli, inatçi bir yapiya sahibim. Marke ettigim futbolcu eger beni geçerse çildirirdim. Agresif oyunuma karsilik futbol yasamimda hiç sakatlanmadim. Bir maçta iki kere, üç kere sari kart görürdüm. Gördügüm sari kartlarin sayisini hatirlayamiyorum. Kirmizi kartlarim da sarilardan pek asagi degildi. Eger bugün oynasaydim, iki maçi üst üste çikarmam olanaksiz olurdu diye düsünüyordum. Belki bu yüzden adim Deli Bekir kaldi.

  21. #21
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart

    Cankurtaran'in elinden nasil kurtuldum?

    "Ayni dönemde Galatasaray bana 750 bin lira veriyordu. Ama ben Trabzonspor?un 350 bin lirasini tercih ettim. Sunu açikça söyleyebilirim ki; bizim dönemimizin oyunculari Trabzonspor için her türlü fedakarligi yapmislardir."
    Milli takim dönüsü Istanbul?da Fenerbahçe baskani Cankurtaran beni odasina çagirarak "Seni alacagim" dedi. Olay gazetede çikinca Ibrahim Cevahir, Cankurtaran?i arayarak "Orada bizim bir enigimiz var. Onu derhal yerine gönder." dedi. Cankurtaran bana "Sen git, seni çagiracagim" dedi, hala çagiracak.
    Unutamadigim iki gol var. Biri 18 disindan Besiktas?a kafa ile attigim gol, digeri Izmir?deki Altay maçinda kendi kaleme attigim gol.
    Trabzonspor?un bugünkü kadrosunu o bizim dönemimizdeki gibi olusum içerisinde oldugunu görüyorum. Kadro gençlesti. Uyumlari iyi. Savasiyorlar, yardimlasiyorlar. Bu yönleri ile efsane olan takimimizi andiriyorlar.
    Futbola nasil basladiniz ve nasil Trabzonspor?lu oldunuz ?
    Akçaabat Orta Mahallede dogdum. Sporcu bir ailenin çocuguyum. Büyük agabeyim Arif Özcan yillarca Sebat?ta oynadi, kaptanligini yapti. Diger agabeyim Ali Kemal Sebat ve Trabzonspor?da oynadi. Her Trabzonlu çocuk gibi futbola ben de mahalle aralarinda oynayarak basladim. Hemen belirteyim Trabzon futbolun besigidir. Trabzon?da yetisen futbolcu Türkiye?nin hiçbir yerinde yetismiyor. Bu da bize her halde Allah?in bir lütfudur. Mahalle aralarindan sonra ilk lisanimi Tütünspor?dan çikarttim. Ailem, bilhassa babam, benim futbol oynamama gösterdigi hosgörüyü agabeylerime gösterse idiler, onlar benden daha iyi yerlerde olabilirlerdi. 11-12 yaslarinda futbolu o kadar sevdaliydim ki, yine agabeylerimin malzemelerini tasiyarak, ne zaman ben de onlar gibi futbolcu olacagim derdim. 15 yaslarindaydim. Süngerden bir topum vardi. Odama kapanip, duvarlarla paslasarak kafa çalisirdim. O yasimda Fenerbahçeli Ercan?a benzemek için çok çalisiyordum. O yillarda Trabzonspor yoktu tabi. Tütünspor, 24 Subat derken çocuk yas diyebilecegim bir yasta Akçaabat Sebatspor?lu oldum. Ve o dönem çok iyi bir kadromuz vardi. Sampiyonlugu son maçta Gaziantepspor?a averajla kaptirmistik. Bu basarili sezondan sonra bana Giresunspor ve Samsunspor talip oldu. Samsun baskani Saglamer, çok iyi para vermesine karsin baskanimiz Kazim Kolotoglu karsi çikarak "Bir yere gidemezsin. Seni Trabzonspor?a verecegim" dedi ve verdi. Diger takimlarin astronomik rakamlari, 1. Ligde oynamalari, Trabzonspor sevdamizdan üstün gelemedi. Senol Günes ile birlikte Trabzonspor?a geçtik.
    Öze dönüs projesinden gelerek nasil efsane kadronun parçasi oldunuz ?
    Parasal zorluktan mi veya baska düsüncelerden mi onu bilemem ama Ahmet Suat Hoca öze dönüsün öncülügünü yapip, Anadolu?da futbol ihtilalini gerçeklestiren kadroyu teskil eden isimlerin basinda gelir. Belki bugün ayni uygulama yapilsa o günkü basari gelir mi onu da bilemem. Bizim o dönemden sonra Trabzonspor sampiyon olamadi. Buna çok üzülüyorum. Bugünkü kadro bir an önce sampiyonlugu tekrar Trabzon?a getirse de efsaneligi onlara biraksak diyorum. Efsane futbolcular olarak tüm kalbimizle bunu istiyoruz.
    Dönemin imkanlari yetersizken nasil basarili oldunuz ?
    Sahillerde kostuk, karayollari alti dedigimiz toprak sahada ve Yavuz Selim sahasinda çalistik. Bazen de bazi bölgeleri yer yer çim olan Avni Aker?de çalistik. Para yok, imkanlar böylesine kisitli. Trabzonspor aski, istegimiz, arzumuz, hirsimiz, inadimiz Anadolu?nun ve Trabzon?un özlemi olan sampiyonlugu Trabzon?a tasidik. Bu düzenin yikilisini kisaca böyle özetleyebilirim. O hirs ve inanç hala içimde. Bana öyle geliyor ki, bugün de olsa ayni seyleri yapabilirim.
    Iyi bir futbolcuydunuz ama iyi para kazandiniz mi futboldan ?
    Trabzonspor?a ilk geçisimde transfer bedeli olarak bir araba verdiler bana. Arabanin fiyati 67 bin lira idi. Bundan sonraki dönemde Kancalar sitesinden bir daire aldim. Trabzonspor?dan aldigim en yüksek bedeller bunlar oldu. Ayni dönemde Galatasaray bana 750 bin lira veriyordu. Ama ben Trabzonspor?un 350 bin lirasini tercih ettim. Sunu açikça söyleyebilirim ki; bizim dönemimizin oyunculari Trabzonspor için her türlü fedakarligi yapmislardir.
    Bir dönem az daha Fenerabahçe?li oluyordunuz. Nasil gelisti bu olay ?
    Ümit Milli takim ile Bulgaristan?a gittik. Senol ile ikimiz. Hocamiz Dogan Andaç idi. kampta beni çagirdi. Yanina gittim, ne göreyim ? O Hayranlik duydugum Fenerbahçeli Ercan agabey karsimda idi. "Seninle görüselim" dedi, "Olur" dedim. "Maçlar bittikten sonra seni Fenerbahçe?ye alacagiz" dedi. Bir sey diyemedim. Maçlardan sonra Istanbul?a döndügümüzde Ercan agabey havaalanindan beni aldi, Fenerbahçe Baskani Emin Cankurtaran?in odasina götürdü. Baskan "Seni alacagim" dedi. "Benim mukavelem var. Kulübümün bu olaydan haberi yok. Beni birakin gideyim" dedim. Gazeteler olayi yazmaya basladi ki, iyice rahatsiz olmaya basladim. Yönetici olmamakla birlikte, Trabzonspor?un her seyi olan Ibrahim Cevahir kaçirilma olayimi duymus ve Emin Cankurtaran?i arayarak, "Emin orada bizim bir enigimiz var. Onu derhal yerine gönder." demis. Bunun üzerine Cankurtaran beni çagirdi ve biletimle biraz da para vererek, "Kadir sen git, sonra seni çagiracagim" dedi. Ve hala çagiriyor.
    Örnek aldiginiz futbolcular kimlerdi ?
    Trabzonspor?da benim hayran oldugum, onun gibi futbolcu olabilsem dedigim Sevki agabey vardi, Necmi agabey vardi. Önceden dedigim gibi Türkiye?de ise Fenerbahçeli Ercan?i örnek aliyordum. Ben futbolculugumda çok hirsli, inançli bir yapim vardi. Ayin duygularimi hocaligimda da tasiyordum. Olur veya olmaz, onu bilemem ama, benim gönlümde bu ates hala yaniyor. Bir gün gelecek, formasini gururla tasidigim takimima hoca olacagim.
    Bugünkü kadroyu nasil buluyorsunuz ?
    Trabzonspor?un bugünkü kadrosunu o bizim dönemimizdeki gibi olusum içerisinde oldugunu görüyorum. Kadro gençlesti. Trabzonlu oyuncularin sayisinin fazlalastigini görüyorum. Uyumlari iyi. Savasiyorlar, yardimlasiyorlar. Bu yönleri ile efsane olan takimimizi andiriyorlar.
    Unutamadiginiz goller var mi ?
    Trabzon?da bir kupa maçi. Besiktas ile oynuyoruz. Rahmetli Cemil her zaman oldugu gibi soldan bir top kullandi. Bu mükemmel ortaya 18 disindan Necmi Agabeyvari mükemmel vurdum. Top 90?a takildi. Attigim bu gole ben de sasirmistim nasil attim diye. O golü asla unutamam. Bir de Altay ile Avni Aker?de oynuyoruz. Çamurlu bir saha. Rakipten bir yan top atisi. Topa yükseldim. Kornere atmak için. Topa nasil vurduysam, kendi kaleme enfes bir gol attim. Golden sonra Altay?li Erol yanima gelerek "Sagol Kadir. Sen olmasan biz Trabzonspor?a nasil gol atabilirdik" dedi.
    Ve bir ani ile sohbetimizi noktalayalim mi ?
    Izmir?de Göztepe ile oynuyoruz. Mehmet Cemil her zaman oldugu gibi kafasini yere dikmis, kimseye pas vermiyor. Hirsimdan olacak, Ahmet Suat Hoca?ya "Cemil agabeyin yaptiklarini görmüyor musun alsana disari" diye bana göre yarim sesle bagirdim. Çok geçmeden Cemil Agabey disari alindi. Sahanin diger ucundan disari çikarken, "Bogacagim seni" dedi. Ancak, Suat Hoca kim olursa olsun, kendi bildiginden sasmazdi. Benim ikazimdan Cemil agabeyi disari aldigina inanmam. Sahada hirsimizdan birbirimizle bayagi atisirdik. Hata istemezdik. Bu atismalar bazen kirici dereceye varirdi. Ama maç bitiminde her sey unutulur, diger maçin hesabini yapardik. Trabzonspor?un yenilmezligi, basarili dönemlerinin en büyük sirri da bundan geliyor. Bu ortami simdiki kadro sayet yakalayabilirse, sampiyonluk yakindir diyebilirim. Sunu da eklemek istiyorum; bizim dönemimizin kadrosu eger bugün olsa idi, bize para yetistiremezlerdi.




  22. #22
    #10 Fietra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    28
    Mesajlar
    4,210

    Standart

    Burdan kitap çikar[img]smileys/smiley36.gif[/img]

  23. #23
    halil ibo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.08.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    6,094

    Standart

    Ortak noktayi görebiliyormusunuz Sevgili kardeslerim.Para degil Trabzonsporluluk ön planda ya bugün ?

  24. #24
    Trabzonspor Kongre Üyesi
    CAFER ÖZER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2004
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    49
    Mesajlar
    5,639

    Standart

    Hüsnü Özkara

    Futbolla nasil tanistiniz, futbola olan tutkunuz nasil basladi ?
    1955 Trabzon dogumluyum. Dogup gözümü açtim, kendimi Idmanocagi kulübünün bahçesinde buldum. Evimiz Idmanocagi kulübünün tam karsisindaydi. Daha sonra Trabzonspor Kulübü olan Ziya Bey?in bahçesinde dogdum diyebilirim. Kendimi bildim bileli futbol topunun pesinde kosuyorum yani. 1962 yilinda o sahada Idmanocagi takimi gece idman yapardi. Rahmetli Sebahattin agabey vardi. Babam beni 5 yasimdayken rahmetli Sebahattin agabeyin yaptigi idmanlara götürürdü. Bibil agaçlarinin dibinde oturup, onlarin antrenmanlarini izlerdim. Idmanocagi kulübünün bahçesinde Deli Ismet?ler, Zihni agabeyler, Barbon Ziyalar, Ali Özbak?lar beni begenip Idmanocagi?na yazdirdilar.

    O dönemde yasadiginiz imkansizliklar nelerdi ?
    Mika toptan futbol topuna geçmek bizim için bir ayricalikti. Bir arkadasimizin babasi Almanya?dan top getirmisti. O topla oynamak için o arkadasimizi yillarca bizim takimda oynattik. Topunu aldigimiz çocuk futboldan anlamazdi ama mecburen oynatiyorduk. Zaman zaman Trabzonspor ziya bey sahasinda antrenman yapardi. Okulun bahçesine top kaçtigi zaman da çocukluk arkadasim Sadi Tekelioglu ile Trabzonspor?un toplarini yürütürdük. O toplar bizim için çok önemliydi çünkü. Karma ortaokulunun kapisi vardi. O kapida biri kaleye geçer, biri orta yapar, biz de kafa vururduk. Yüksek toplardaki etkinligimiz de oradan baslamis galiba. Bir de, elimize birer atlet geçirir, tenekeye su koyar, boya alip forma yapardik. Alper Boguslu?nun babasi Mustafa Boguslu?ya yalvarip arkasina numara yazdirirdik. Simdiki gibi forma bulma sansimiz yoktu tabi o zaman.

    Bir takim çatisi altida futbola devam etmeniz nasil oldu ?
    1971-1972 yilinda Trabzonspor genç takimina basladim. Teknik direktörümüz Ahmet Suat Özyazici idi. Karadeniz bölgesi sampiyonu olduk. Ankara?da da sampiyon olduk ve Türkiye sampiyonlugu için Konya?ya gittik. Finalde Denizlispor?a kaybettik ama o sene beni Genç Milli takima seçtiler. Ben, gündüz futbol oynar, gece basketbol antrenmanina katiliyordum. Lisansli olarak basketbol da oynardim. Bunun da büyük faydasini gördüm ve siçrama özelligim artti. Belki de bu sayede gizli yetenegimiz ortaya çikti.

    Trabzonspor?da oynamak sizin için ne anlam ifade ediyordu o dönemde ?
    Trazonspor?da oynamak, hatta antrenmana çikmak bizim için ibadet gibi bir seydi. Varimiz yogumuz o formayi giyebilmek, antrenmana çikabilmekti. Genç takimdan A takima 5 arkadasimla birlikte alinmistik. Faruk Özak da bizden büyüktü ama takimda oynuyordu hala. Onlardan büyük destek gördük. Genç takimda oynayan daha sonraki oyunculara da ön ayak olmustuk. Bizden sonra onlar olaya daha siki sarilmaya basladilar.

    Ilk olarak ne kadar para aldiniz Trabzonspor?dan ?
    Biz Trabzonspor?da hiç para konusmadik ama amatör olarak aldigim ilk para 9 bin liraydi. Bir sene sonra 1975 yilinda iki yil için 75 bin lira karsiliginda profesyonel olmustum. 1975 yilinda Trabzonspor?da profesyonellige davet edilmem mutlu etmisti beni. O yil Yildiz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisligini kazanmistim. Tercih yapmak durumunda kaldigimda düsünmeden futbolu ve profesyonelligi tercih ettim.

    Futbolcu olmayi çok mu istemistiniz ?
    Ben futbolcu olmak için çok çalistim. Trabzonspor?a geldigimde takimda 35 kisi vardi. Su anda Fatih Tekke?nin kayinpederi olan Aziz, defansin yedegi olarak tribündeydi, ben de tribündeki Aziz?in bile yedegiydim. Ama ben bu takimda oynamak için çok çalistim. Hep derdim ki ; ?Bana o 4 numarali formayi vermeyin, verirseniz 10 sene bu formayi kimseye vermem?. Öyle de oldu zaten. Ben bunu tamamen çok çalismaya bagliyorum. Hocalarim ve agabeylerimin katkisini da unutamam. Rahmetli Cemil ve Ilyas Akçay antrenmandan sonra bana uzun top atmayi ögretirdi. Ama isin özü çalismak, çalismak, çalismakti.

    Ligdeki 2. yilinizda sampiyon oldunuz. Nasil gerçeklesti bu ?
    Ilk yil 9. oldu Trabzonspor. Sükrü Ersoy?un Trabzonspor?da teknik direktör olmasiyla bir Rusya kampimiz vardir. Dinamo Moskova, Schakter Donetsk ve Dinamo Tiflis takimlariyla oynadik. Istanbul?a döndügümüzde TSYD kupasini da aldik. Türkiye?de Trabzonspor?un da gündeme oturacagi sinyali o zaman verilmisti. Tabi oynadigimiz futbol çok önemliydi. Su anda dünyada 4?lü defans sisteminin oynandigi ve çok tuttugu düsünülürse ; biz 1975 yilinda Ahmet Suat Hocamizin Senol, Turgay, Necati, Kadir, Cemil ile baslattigi 4-3-3 düzeniyle sampiyonluga imza atti. Defansin önünde ben ve Bekir agabey asker görevi yapar, Serdar topu kullanirdi. Biz 20-21 yasindaydik. Dev bir kadronun içinde olmak, Ali Kemal ve Kadir agabeylerin yaninda dolasmak bile bizim için büyük mutluluktu. Gittigimiz yerlerde büyük ilgi görüyorduk. Trabzon için mücadele ettik ve Türkiye?de Trabzonspor sevgisi olusturduk. 28 yasimda diger takimlar büyük paralar teklif ettiginde ancak futbolun para oldugunu kesfettik. Yoksa biz asla Trabzonspor?da oynarken parayi düsünmedik. Sadece Trabzon?un ismini duyurmak için cansiperane mücadele ettik.

    Basarinin sirlarini anlatmanizi istesek neler söylersiniz ?
    Aile, arkadaslik, kardeslik ortami vardi. Birlik, beraberlik ve formaya sahip çikma düsüncesi agir basiyordu. Zaman degisti simdi tabi. O günün sartlarinda mükemmel bir kadro bir araya gelmisti. PTT?ye 1-0 yenildikten sonra Istanbul?un eskimis oyuncularini terk edip Trabzon?un kendi öz evlatlarina dönülmesi forma askini ortaya çikardi. Birliktelik sonucu sahada korkunç bir mücadele vardi. Kaleci Senol?un kale diregine yaslanip maç seyrettigini, ancak geri paslarimizda topa dokunabildigini iyi hatirlarim. O nedenle bu iyi ekibin, birbirini tamamlayan oyuncu kitlesinin bir arada olmasi bir sansti.

    Bugünkü sartlar o gün sizin elinizde olsaydi daha farkli olur muydu ?
    O günün sartlarinda bugünün imkanlarini yakalayabilseydik, Galatasaray?in 2000?li yillarda Avrupa?da yaptigi basarilari biz 1975 yilinda çok rahat yapabilirdik. Çünkü o düzeyde oyuncular vardi. Ali Kemal gibi bir oyuncu, Necati, Kadir gibi tandem oynayan bir ikili Türkiye?ye daha gelmedi. Simdi Song ile Tomas diyorlar. Necati?yle Kadir?i görseler bunlarin isminden bile bahsedilmez. Birbirini tamamlayan, birbirinden iyi anlayan, baslarinda Özkan Sümer, Ahmet Suat Özyazici gibi iki deneyimli teknik adamin olmasi da sansti. Sahaya çikan bütün oyuncularin Trabzon adini ön plana çikarma sevdalariydi bu. Trabzon?un sanayisi yok, fabrikasi yok. Tek sevdamiz futboldu. Ancak futbolla kendi adini duyurabilirdi Trabzon, o özveriyi de futbolcular gösterdi.

    O yillarda unutamadiginiz maç hangisiydi ?
    Istanbul?da oynadigimiz Fenerbahçe vardi. Fenerbahçe bizi 7 sene yenememisti. 1981 yili ve çamur bir sahaydi. 1-0 magluptuk. Ilker Yasin televizyondan maçi anlatiyordu. Maç bitmek üzereydi. O sirada televizyonda Ilker Yasin ?Evet sayin seyirciler, nihayet Fenerbahçe 7 sene sonra Trabzonspor?u yendi? tabirini kullanmis. O sirada ben de Mustafa?nin pasiyla depari attim. O çamur sahada 100 metre depar attim. Mustafa?nin kestigi topa vurarak 90?dan gol yaptim ve yine ayni Ilker Yasin ?Yine yenemedi Fenerbahçe Trabzon?u sayin seyirciler? diye anonsu degistirmisti. Bunu unutamam. Bir de yine Fenerbahçe?yle sampiyonlukta çekistigimiz yillardi. Maalesef sampiyonlugu kaptirmistik. Son maç Istanbul?da Fenerbahçe?yleydi. Kupayi getirmislerdi sahaya. Biz futbolcular toplanip, Fenerbahçe?ye bu kupayi aldirtmayacagimiza ant içtik ve yendik Fenerbahçe?yi. Onlar da maçtan sonra kupayi almadan soyunma odasina gitmisti.

    Trabzonspor?da hangi kupalari, hangi sampiyonluklari kazandiniz ?
    Trabzonspor?da 10 yil oynadim. 5 kez sampiyonlugum var. 2 kez Türkiye kupasi, 2 Basbakanlik, 5 de Cumhurbaskanligi kupasi almanin mutlulugunu yasadim. Ayrica en büyük mutlulugum da sudur ; 1982 yilinda ayagim kirik olmasina ragmen, o yilin rakamlariyla Trabzonspor?a 22,5 milyon lira para kazandirmamdir. O sene Trabzonspor en çok parayi bana veriyordu. 1 milyonu pesin 4 milyon teklif etmislerdi. O gün kirilmis, üzülmüstüm ama simdi geriye dönüp baktigimda Trabzonspor?un beni sattigi parayla Mehmet Ali Yilmaz tesislerinin arsasini almis olmasi ve üzerine bir eser yapilmasi beni son derece gururlandiriyor.

    Nasil olmustu o transfer ?
    O zaman Mustafa Günaydin baskan, Eyüp Asik idareciydi. Trabzonspor Iskender ile bana 4 milyon lira veriyordu. Ben çok gündem olusturmustum. Ayagim da kirikti ama. Özkan Sümer Galatasaray?da teknik direktördü. Fenerbahçe?de Ali Sen, Besiktas?ta Süleyman Seba baskandi. Onlarin disinda Ankaragücü de talip oldu bana. Ankaragücü Trabzon?a gelip yönetimle pazarlik yapti ve benim için 22,5 milyon lira önerdi. Ben gitmek istememistim. ?Bana bir ev alin kalirim? demistim. Trabzonspor?un ekonomik olarak çikmazda oldugu dönemdi. Ya Iskender?i ya beni satacaklardi. Ankaragücü Iskender?i de istemisti ama önce beni sattilar. Eyüp Asik o zaman ?Hüsnü?yü bir tek sartla satarim -simdiki Mehmet Ali Yilmaz tesislerinin üzerinde bulundugu- arsayi alirsak? demisti. Öylece maddi katki saglayarak satilmis olduk. Mehmet Ali Yilmaz 1 yil sonra baskan olunca beni geriye almak istedi ancak Ankaragücü 50 milyon lira isteyince transfer gerçeklesmedi.

    Unutamadiginiz gollerden birini anlatir misiniz bize ?
    Bursaspor ile disarida oynadigimiz bir maç vardi. Ben defans oyuncusu olarak yüksek toplarda etkili, seri, çabuk, dayanikliligi iyi olan bir oyuncuydum. Süratle ileri gidip geri gelebiliyordum. Bir Bursaspor ataginda hava topuna yükselip kafayla topu uzaklastirdim. Top ataga çikti. Ben de ileri çiktim. O sirada top 18?in sag çapraz kösesine dogru açildi, ben de vurdum topa sol köseden agalara takildi. Herkes dedik ki ; ?Golü kim atti ??. ?Hüsnü atti? diyenlere itiraz etmisler ; ?Nasil olur ? Az önceki atakta topu defanstan çikardi. Hüsnü nasil atar golü? demisler.

    Lakabiniz var miydi ?
    Yüksek toplarda etkili oldugum için bana bir dönem ?Uçan adam? demislerdi. 7-8 gol attigim sene 1-0 kazaniyorduk maçlari benim attigim gollerle. O zaman da adimi ?Hüsnü Mübarek? de koymuslardi. Genelde sert oynadigim için de ?Kasap Hüsnü? de dedikleri olmustu.

    Gençlere o dönemde yeterli sans veriliyor muydu ?
    Sampiyon oldugumuz ilk yil daha gençtik tabii. Serdar Bali ile yedek kulübesindeydik. Takim resmi çekilirken, biz genç oldugumuz için herhalde bizi unutmuslardi. Serdar bana ?Biz bir gün orada olacagiz, ama bu kulübede kimse olmayacak? demisti. Ertesi yil sampiyon oldugumuzda biz ordaydik ve kulübede hiç kimseyi oturtmadik. O resimde herkes vardi.

    Simdiki Trabzonspor için mesajlariniz ne olacak ?
    Istanbul?la savasmanin tek yolu geçmis yillarda olusan birlik ve beraberlikle, maddiyati düsünmeden, kisisel menfaatleri bir tarafa birakarak Trabzonspor?un çatisi altinda toplanmaktan geçiyor. Geçtigimiz yil oynanan Fenerbahçe maçinda sampiyonlugumuzun elimizden nasil alindigini Türkiye gördü. O nedenle artik birik beraberlik günüdür. Herkes bu takima ölene kadar, sonuna kadar destek versin, zira baska türlü sampiyon olmamiz mümkün degil.

    Teknik adam olarak hedeflerinizle söylesimize nokta koyabilir miyiz ?
    Veda ederken sunu söylemek istiyorum ; Istanbul?da oldugum için yazi dizisini genelde internetten okuyorum. Agabeylerimin, arkadaslarimin, kardeslerimin anilarini ve yasadiklarini Karadeniz Gazetesinden okuyorum sürekli. Çok büyük tarihi zaferlerle dolu anilar var satirlarin aralarinda. Bu büyük hizmetiniz için sizlere sonsuz tesekkürler ediyorum. Hedeflerime gelince ; En büyük ideallerimden biri Trabzonspor?a geri dönmek. 15 yildir teknik adam olarak çalisiyorum. Dogdugum, doydugum, adimi Türk Futboluna yazdirdigim takima her kademede hizmet etmek en büyük arzum. Insallah bir gün bunu da basaracagim.

  25. #25
    zanoylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.12.2004
    Nereden
    Sinop
    Yaş
    42
    Mesajlar
    2,603

    Standart

    Eziklerin hepsi yakinda batacak

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Efsane ve 4. Büyük
    Konu Sahibi Ahmet AYDIN-28 Forum Genel
    Cevap: 56
    Son Mesaj : 24.12.2005, 14:52
  2. Efsane bitti mi?
    Konu Sahibi denizci61 Forum Genel
    Cevap: 21
    Son Mesaj : 04.08.2005, 00:28
  3. Bakandan tepkilerle ilgili açiklamalar...
    Konu Sahibi chota Forum Genel
    Cevap: 25
    Son Mesaj : 09.05.2005, 16:49
  4. M A Yilmaz?dan çarpici açiklamalar...
    Konu Sahibi Emorfo Forum Genel
    Cevap: 35
    Son Mesaj : 27.02.2005, 11:36
  5. Firtina Ihtilal Efsane 2
    Konu Sahibi Berat Forum Genel
    Cevap: 16
    Son Mesaj : 20.02.2005, 19:16

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •