Duyuru

Daraltma
Henüz duyuru yok.

Kazandıklarımız - Kaybettiklerimiz (2021-2022)

Daraltma
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
yeni gönderiler

  • Kazandıklarımız - Kaybettiklerimiz (2021-2022)

    Ben gurbette doğdum-büyüdüm.

    İlkokuldan üniversiteye kadar sınıfımızdaki tek Trabzonsporlu çocuktum. Bakın bu çok zordur, yaşayan bilir. Sürekli şampiyon olan kulüpler dururken tek başınıza direnmek, takımınız kaybettiğinde arkadaşlarınızın alaycı tavırlarına maruz kalmak (çocuk aklıyla düşünün) çok zordur.

    Benim odam bordo mavi posterlerle doluydu. Dev ekranda maçı izlemek için yer bulabilmek adına 1 saat önceden giderdim salonlara.

    Fakat bununla birlikte bir duruşumuz, saygınlığımız ve daha da önemlisi spor ahlakımız vardı. Kazandığımızda arkadaşlarıma "size ne çaktık ama" demezdim. Mutluluktan geberirdim ama bunu başkalarını ezmek için kullanmazdım. Kaldı ki aslında tadında bir atışma ve rekabet güzel olabilirdi, ben yine de yapmazdım. Eziklikten değil, kendime ve takımıma yakıştıramazdım. Kutlamada Ali başkanın vurguladığı KARAKTER den bahsediyorum.

    2011 şike süreci bizi karakter olarak daha üst bir seviyeye çıkardı. Hak ettiği şampiyonluk, şerefsizce/şikeyle elinden alınan bir gençtim o dönemde. Fakat yine de ağırbaşlılığımızı koruduk, TFF ve yardakçıları kabul etmesede kendimizi şampiyon gördük ve öyleyiz de... Bu basit bir şampiyonluk mücadelesi değil, oradaki sayıların herhangi bir önemi de yok -şampiyonluk 7 olmuş 6 olmuş 8 olmuş- hayır konu bu değil, bu Trabzonspor'un karakterinin mücadelesi, bir duruş...

    Buraya kadar söylediklerimi cebime koyarak, bu sezonun kısa bir değerlendirmesini yapmak istiyorum (taktiksel değil):

    - Biz başarılı olduğumuz sürece sempatik olmayacağız, burası net. Bizi kimin nasıl gördüğünü zerre umursamıyorum, fakat benim takımımın benim gözümdeki değeri önemli. Beni bu takıma bağlayan şey nüfus kütüğümde TRABZON yazması değil.

    - Bir takım kulüplerin, büyütülmüşlerle oynadığı maçta gevşek, bizim maçlarda ise tüm gücüyle oynamasını yadırgamıyorum. Lider takım, lider gibi oynar. Bize karşı hiçbir takımın (dost olarak nitelendirilenler veya karadeniz ekipleri dahil) olduğundan daha kötü oynamasını istemem. Delikanlı gibi oynasınlar, canımı yesinler.

    - Bu sezon çok dikkatimi çekti, izlemediğim maç yok, özellikle dikkat ediyorum. Bizim oyuncularımız, faul ile düşürdükleri rakiplerini nezaketen ayağa bile kaldırmaya tenezzül etmediler. Trabzonspor, futbol ahlakı olan bir takım, bu bize yakışmaz. Bu egoist kibirli görünen durumdan çok rahatsız oldum. Madem anadolu kulüplerinin ağabeyisin, anadolu devrimini başlatan kulüpsün, örnek olacaksın... her anlamda örnek. En basitini söyleyeyim, Göztepe maçında Halil ne zaman faul yapsa oyuncularımızı kaldırdı, bizimkiler yapınca rakibi yerde bırakıyorlar ve üstüne de anlamadığımız bir şeyler mırıldanarak (muhtemelen söverek) yürüyüp gidiyorlar. Centilmenlik bizim her şeyimiz.

    - Sosyal medyada görüyorum, üç beş tane çapsız provakatörün yüzünden anadolu kulüpleri ile ters olduk. Düşman ilan edilenler mi dersin, eylem planlayanlar mı dersin, rövanş için planlar yapanlar mı dersin... Yazık diyorum, başka bir şey diyemiyorum. Birilerine şirin görünmek için değil, Trabzonsporlu olduğumuz için bu karakter ve ahlaka uygun hareket etmemiz gerekir diye düşünüyorum. Taraftarımız çok yıprandı ve hırçınlaştı. Kendimize gelmemiz, sağduyulu hareket etmemiz lazım.

    - Yenilmeyi hazmedemiyoruz. Sıkı bir şekilde premier ligi de takip ederim. Bayılıyorum adamlara, maç bitiyor, oyuncular birbirini tebrik ediyor, teknik ekip aynı şekilde. Medeniyet var adamlarda. Zor bir şey değil bu.


    Hem başarılı, hem centilmen hem de sağduyulu olmak mümkün.
    "The North Remembers" (Kuzey Unutmaz)

En Aktif Kullanıcılar

Daraltma

En aktif kullanıcı yok.
Yükleniyor...
X