PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 17 Agustos 1999-Gerçek bu olabilir mi!!!?



Guests
26.02.2005, 15:37
>>17 Agustos 1999, Gölcük Saatler gecenin üçüydü ve insanlar can
havliyle
>>
>>kendilerini evlerinden disariya atarkensanki bir kiyameti yasiyor
>>
>>gibiydiler. Ali Kirca' nin yönettigi Siyaset Meydani'nda enkazdan
>>kurtarilan
>>
>>bir bayan sunlari söylüyordu 'O gece ne oldugunu bilmiyorum ama
bildigim
>>bir
>>
>>sey var ki
>>
>>bu,depremden farkli bir seydi. Bir iddiaya göre depremden hemen önce
>>Gölcük'
>>
>>ten Avcilar' a kadar genis bir alanda görülen "atestopu" ile ilgili
>>bilimsel
>>
>>bir açiklama yapilamiyordu. Birtakim teoriler ortaya atilmaya
>>
>>baslandi.Kimine göre Ruslar bomba patlatmisti. Kimine göre de
>>
>>Yugoslavya''yaatilan bombalarin yer kabugunun dengesini bozmasi
sebebiyle
>>
>>depremin gerçeklestigini söylüyordu. Hatta bazilarina göre isi PKK
bile
>>
>>yapmis olabilirdi. Nitekim CNN televiyonu Basbakan Bülent Ecevit ile
>>yaptigi
>>
>>bir röportaj sirasinda depremin arkasinda PKK mi var" sorusuna
>>"Sanmiyorum"
>>
>>cevabini vermisti. Oysa bu sorunun dogal yaniti "siz ne
>>
>>saçmaliyorsunuz,depremle PKK nin ne alakasi var." Olmaliydi. Bu
soruya
>>
>>verilen cevap, akillara, PKK nin deprem olusturabilme ihtimalinin
oldugunu
>>
>>düsündürdügü gibi, yapay depremlerin olabilecegi sonucuna da
>>götürmektedir.
>>
>>Bu teoriler arasinda akla en yatkin olani Future Times da yayinlanan
>>
>>arastirma dizisinde yer alan hikayeydi. Bu senaryoya göre, San
Andreas fay
>>
>>hattinda meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine
çok
>>
>>büyük zazar verecegini bilen ABD,yerkabugundaki degisimleri zleyerek,
daha
>>
>>deprem olusmadan tektonik katmanlar arasinda artan basinci degisik
>>
>>noktalardan patlatip bosaltarak, büyük depremi küçük depremler haline
>>
>>dönüstürmenin yolunu bulmustu.Yillar önce Sirp asilli Amerikali
bilimadami
>>
>>mucit Nicola Tesla tarafindan gelistirilen bu düsük frekansli
>>
>>elektromanyetik isinimla yüksek enerji nakli" teknigini,hem Ruslar
hem de
>>
>>Amerikalilar uzun zamandir bir silah olarak
>>
>>kullanmanin yolunu ariyorlardi. Bu yöntemle, çok uzaktan, hatta
uzaydan
>>
>>genis alanlarda tahribat yapabileceklerdi. Ancak Pentagon yillardir
çok
>>
>>güçlü bir silah
>>
>>gelistirmek amaciyla üzerinde çalistigi bu projeyi, bir yandanda
barisçi
>>
>>"deprem indirgeme" sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayi
>>
>>ve fonlama devamliligini saglamayi amaçliyordu. Bu nedenle proje önce
>>
>>Avustralya' nin çiplak ve seyrek nüfuslu kirsal bölgelerinde denendi
ve
>>
>>gelistirildi. Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi
sira.
>>
>>Degisik zamanlarda Kafkaslar' da, Okyanus tabaninda ve Güney
Amerika'daki
>>
>>Ant daglarinda tektonik uyarilar verilmek suretiyle endüktif deprem
>>yaratma
>>
>>konusunda büyük adimlar atildi. Bu arastirmalar Amerika' da HAARP ve
diger
>>
>>askeri tesislerin kumanda merkezlerinde yürütülüyordu. Bu arada,
Türkiye,
>>
>>Japonya ve benzeri deprem bölgelerinde de sismik ag sebekeleri
kurularak
>>bu
>>
>>bölgelerin
>>
>>tektonik verileri saniyesi saniyesine devasa bilgisayarlarin
kayitlarina
>>
>>gönderilmeye baslandi. Ve gün geldi bu sistem Türkiye'de
>>
>>denenmek istendi. Bölge zaten yilardir bu amaçla sismik espiyonaj
>>
>>altindaydi. Nitekim gelismeleri dikkatletakip edenler, depremden
hemen
>>
>>sonra, Türk Telekom' un Türkiye' nin sismik bilgilerini Pentagona
ileten
>>
>>NATO Üssü'nün iletisimini nasil kestigini ufak puntalarla gazetelere
düsen
>>
>>haberlerden hatirlayacaklardir. ABD' nin asil hedefi, Kuzey Anadolu
fay
>>
>>hattindaki deneyden elde edecegi tecrübe ve bulgulari, San Andreas
fay
>>
>>hattina uygulamakti. Bu is yine çok yüksek askeri gizlilik
tasidigindan
>>
>>yürütme isi Israilli 2uzmanlara verilmisti.
>>
>>Gerekli makine ve donanim gizlice denizaltilarla Gölcük üssüne
getirilerek
>>
>>oradaki, yerati,denizalti korunaklarina
>>
>>kuruldu. Türk makamlari durumdan detay bazda haberdar degildi. Deney
>>
>>basarili
>>
>>olacagindan sonunde kimse normal disi bir seyin oldugunu fark
>>etmeyecekti.Bu
>>
>>amaçla Gece Sahini tatbikati" nin Gece 03:00
>>
>>da baslamasi planlandi. Gece saat tam 03:00 da dügmeye basilacak ve
Gece
>>
>>Sahini devreye alinacakti. 1-2 dakika içinde de
>>
>>olusturduklari muazzam enerjiyle Marmara'nin altindaki tektonik
tabakayi
>>
>>zayif yerlerinden kirip, aylardir olusan basinci disari atacaklardi.
>>
>>Böylece büyük bir deprem önlenmis olacakti. Ama o gece bir seyler
yanlis
>>
>>gitti Doga kendini yönetmek
>>
>>isteyenlerden bir kez daha intikam almisti. 45 saniye süren deprem,
>>
>>beklenenin 10.000 kat üstünde bir güçle gelmisti. Zayiflayan ve
titreyen
>>
>>elektrikler geri geldiginde, gece saat 03:05'i gösteriyordu. Daha bir
kaç
>>
>>dakika öncesine kadar korunagin içinde sampanya patlatmayi
bekleyenler,
>>
>>simdi korkudan buz gibi donmus,hareketsiz ayakta duruyorlardi.
Kimsenin
>>
>>agzini biçak açmiyordu. On binlerce insan, çoluk cocuk, o enkazin
altinda
>>
>>can çekisiyor veya cansiz yatiyordu. Bu tarihin en büyük felaketiydi;
hem
>>de
>>
>>insan eliyle yaratilan...
>>
>>Iste o andan sonra çantalardan çikan Q plani" çalismaya basladi. Ilk
önce
>>
>>bölgedeki tüm haberlesme ve elektrik
>>
>>enerjisi felç edildi. Kimsenin birbiriyle haberlesmesi istenmiyordu.
>>
>>Cumhurbaskani dahi sabahleyin"benim de telefonum kesikti" seklinde
garip
>>bir
>>
>>açiklama yapti.Cumhurbaskani ve basbakan saskindi. Saatlerce
"üzgünüz"
>>
>>bile diyemediler. 4 dakika içinde Israil Baskani Barak ve birlesik
>>Devletler
>>
>>Baskani Clinton ile irtibat
>>
>>kuruldu. O anda Israil' de Ben Gurion' un Lod askeri havaalanindan 4
adet
>>
>>savas uçagi savas uçagi esliginde
>>
>>2 nakliye uçagi havalaniyordu. 2 dakika sonra da Israil Deniz
Kuvvetleri
>>ve
>>
>>NATO Güney Deniz Saha komutanligi' na bagli tüm birlikler DEFCON-4
acil
>>
>>durumuna geçirildi. Amerikan 6' nci filosuna bagli gemiler de
rotalarini
>>
>>Istanbul'a çevirmek için Pentagon'dan emir aldilar. Bu arada devreye
>>Avrupa
>>
>>ülkelerinin liderleri de giriyor ve belki de onlardan da Türkiye için
>>sözler
>>
>>aliniyordu.Yunanistan bile harekete geçirilerek Türkiye' yekarsi
>>
>>olan hasmane tutumuna son vermesi saglaniyordu. Tüm Bati baskentleri
>>hareket
>>
>>halindeydi, panik yoktu. Hersey
>>
>>kontrol ve koordinasyon altindaydi; bir tek Türkiye disinda. Israilli
>>
>>askerler ve üst düzey subaylar o gece gölcük'te ne ariyorlardi. Bu
devir
>>
>>teslim töreni her yil yapilan rutin bir ulusal törendi. Uluslar arasi
bir
>>
>>kimligi yoktu.Bunun nedenini simdi daha iyi anliyoruz. Hiç kimse bu
güne
>>
>>kadar hiç katilmadiklari bu devir teslim törenine neden
katildiklarini
>>
>>sormadi. Ya saskinliktan, ya da telastan,enkaz altinda kaç Israil
>>askerinin
>>
>>öldügü, kaçinin yaralandigini da soran olmadi.O felakette kaç Israil
>>
>>askerinin öldügünü ne Genelkurmay yayinladi nede Israil böyle bir
bilgiyi
>>
>>açiklamak nezaketinde bulundu. Herkese verdikleri imaj ise
>>
>>oraya biz yardim için geldikleriydi.Hemen bir hastane kurdular. Esas
>>
>>amaçlari enkazaltindaki askerlerini ve önemli askeri
>>
>>malzemeyi çikartarak götürmekti. Biz de "Bak su Israil'e helal olsun,
>>hemen
>>
>>yardimimiza kostu" diyerek sevindik.
>>
>>Sabah saat 03:05 ile 06:30 arasinda Bati'da bu hareketlilik
yasanirken
>>
>>bölgede de çok hizli ve çok gizli askeri hareketlilik hakimdi. Ancak
>>herkes
>>
>>kendi derdine düsmüs oldugundan bu olaganüstü gizli operasyondan
kimsenin
>>
>>haberi olmuyordu. Böylece bu isi planlayanlar gecenin karanligindan
da
>>
>>yararlanip denizaltindan parçalari yüzeye vuran Tesla makinesinin
>>
>>kalintilarini toplayip, yer alti ve yerüstündeki tüm izleri yok
etmeye
>>
>>çalisiyorlardi. Ve bölgeye son hizla gelen Rus arastirma gemisi dahi
sabah
>>
>>saat 06:30' da bölgeye vardiginda, havanin aydinlanmasiyla birlikte
>>etrafta
>>
>>delil olabilecek tek bir cisim bile kalmamisti.
>>
>>Deniz altinda olusan radyasyon anlasilmasin, dibe çöken kalintilar
>>
>>arastirilmasin ve patlama sonucu meydana gelen denizalti krateri ve
çukur
>>
>>ortaya çikarilmasin diye bu bölge derhal askeri karantinaya alinarak
>>dalisa
>>
>>yasak bölge ilan ediliyordu. Ancak bütün bu temizlikler yapildiktan
sonra
>>
>>Ecevit ve daha sonra da Demirel'in bölgeye gitmesine izin
veriliyordu.
>>
>>Amerika tüm imkanlarini seferber etti. Clinton Amerikan halkindan
>>Türkiye'ye
>>
>>yardim etmesini istedi. Kasim' da Türkiye'ye gelecegini ilan edip;
Ecevit'
>>
>>in de bu arada amerika' ya (belki de binlercesehidin diyetini
konusmaya)
>>
>>kendini ziyarete gelecegini haber verdi.Ilk anda çok yadirgadigimiz
Saglik
>>
>>Bakani Osman Durmus'un"yabancilara tek bir hasta bile vermem
demesini, ABD
>>
>>Deniz Kuvvetlerine ait yüzer hastanede tek bir hastanin bile tedavi
>>
>>edilmedigini,750 ton yardim malzemesiyle yüklü bir Israil gemisinin
üç gün
>>
>>süreyle gümrükte tutulmasini simdi yadirgayabiliyor musunuz? Enkaz
altinda
>>
>>binlerce Mehmet, Hatice, Ayse ve Ali'ye karsi bir vicdan borcumuz
var.
>>Onlar
>>
>>geride gözleri
>>
>>yasli on binlerce sevenlerini, sicakliklarindan mahrum birakirken,
sirf
>>
>>Kaliforniya'da Johnny' ler, Susan' lar ve Alice' ler yasasin diye
>>
>>yasamdan çalindiklarini dünya bilsin.

Berat
26.02.2005, 16:17
resmensoke oldumsmileys/smiley5.gifbu yazi tamamen dogrudur diyemem su anda ama senaryonun içinde Israil ile ABD olunca insanin inanasi geliyo.dünya ne çekiyosa bu serefsizlerden çekiyor..acaba dogruluk payi var mi bu yazinin??smileys/smiley5.gifsmileys/smiley5.gifsmileys/smiley5.gif

Mollasalihoğlu
26.02.2005, 16:22
umarim yoktur.


varsa sorarim ya bu insanlarda hiç mi allah korkusu yok?

saglam
26.02.2005, 16:36
Bunlari daha önce de duydum, Komplo Teorilerine itibar etmeyin. Sirf bu islere kafa yoran insanlar var, amaçlari gerçeklerin altindaki aykirisebepleri ögrenmek.Aykiri sebepler yoksa da inandiklarini yazmaya basliyorlar, "Akil oyunlari" filmini izlediginizde John Nash'in sifre bulmak için kendisini nasil dis dünyadan izole ettigi görülüyor.


Diyecegim o ki; insanoglu "Ay"a çikmistir, buna inanmayanlar da var ya o bakimdan söylüyorum; yakinda Ay ve Mars'a turistik seyahatler baslayinca ne diyecekler acaba?

Depremle ilgili verilere gelince de; gerek deprem öncesi gerekse sonraki bulgular depremin siddetini ortaya koymakta, tarihsel istatistikler de depremin zamanlamasinin normal oldugunu göstermektedir. Yukarida iddia edilen tüm "varsayimlarin" mühendislik dairesinde kat-i bir cevabi vardir.Yüzyillardir olusan afetleri, insanoglu bilimsel olarak tanimlayamadigi için "Ilahi Kudretin" göstergesi olarak görmüsler, nedeni sorulmaz demisler, günümüzde öyle mi ya? Inancimiz geregi yasadigimiz herseyin Allah'ü Teala tarafindan basimiza geldigini biliyoruz. Fakat açiklamasini artik bilimsel olarak yapabiliyoruz.Bu reddedilemez bir gerçektir.Eski çag mantigi ile, akil sir ermeyen eylere kestirme yoldan komplolar üretmek pekte rasyonel degil.

Eskilerimizin bir lafi var, müsadenizle onu degistirmek isterim.

"Esegimiz kaybolsa Amerika'dan bilecegiz"

TURHAN
26.02.2005, 16:38
Daha önce okumustuum bu komplo teorisini, tesla makinesi(deprem yaratan bir makine)ile alakali, herseye süpheli yaklasmak gerekiyor acayip bir bilgi kirliligi var dezenfarmasyon var.Bunca bilgi içerisinden gerçegi seçmek gercekten güç.

Emorfo
26.02.2005, 17:51
Her ne kadar komplo teorisi olarak görünsede bazi noktalarda gerçekten insan kuskuya düsüyor. Belkide gerçektende böyle bir durum vardir.. Bir kaç hafta önce elime geçen bir kitaba üstün körü bakmistim. Komple Metal Dünya miydi neyds kitabin ismi. Kitap bastan sona komplo teorileri ile dolu. Kitapta ABD 2007'de Türkiyeye savas açacak Türkiye yer alti zenginlikleri nedeniyle herkesin gözü üstünde olan bir ülke. ABD'nin savas açmasini Rusya ve Çin protesto edecek ve ABD nota vereceklermis. Bu savas ABD 'nsn sonu olacakmis ve bir Türk ajani Washington'da atom bombasini patlatacakmis. Bunun gibi bir sürü senaryo vardi kitapta. Su bir gerçek ki hiç bir sey göründügü gibi degil ve hiç bir sey gösterildigi gibi degil.

tigin
26.02.2005, 19:45
Aydogan Vatandas'in HAARP adli kitabinin önsözü bu.Eger kitabi okursaniz bu konuyla ilgili ayrintili bilgi bulabilirsiniz.

CeSS
26.02.2005, 20:09
Serkan kardemisizin de yazdigi gibi komplo teorileri bayagi artmis durumda, ve sirf bunlar üzerine çalisanlarda var. Ancak dünyada depremler sadece bu yüzyilda olmadi, bundan önceki senelerdede bir çok depremler meydana geldi.


Kitalarin bile birbirlerinden kopmalari depremlerle olmustur. Hemen hemen her yüzyilda yasadigimiz topraklarda bir büyük deprem meydana gelmistir. Bunlarin hepsi komplomudur ?


Benim görüsüm bu Yaratan'in takdirinden baska birsey degildir.


Komplo teorilerine, (ne kadar gerçege yakin yazsalarda) inanmiyorum.

Gökhan Kutlu
26.02.2005, 20:15
her ne kadar komplo gibi görünse de 99 depremi hala deprem saniliyor umarim depremdi eger degilse ortalik karisir


saygilarimla

of-lee
27.02.2005, 13:11
5 yillik olayi acip o gunleri hatirlatiyorsunuz

Guests
27.02.2005, 17:05
Of-lee okuma o zaman..

Efrasiyab
27.02.2005, 19:00
evet bende bu ates topu teorisini duydum ilginç

Oğuz
28.02.2005, 02:09
Millet olarak komplo teorilerini severiz. Ne yalan söyleyeyim ben de severim. Okudugum teori, ihtimal dahilinde..


Ama yine de kendimi kaptiramadim. Bir eksiklik var.. Ama nerde?smileys/smiley5.gif

Salih61
28.02.2005, 15:19
Amerikali CONI bir silah yapmis...HARP adinda...Bizim millet de komplo senaryosu üretmeye bayiliyor...Ama gerçek de olabilir...Yani Amerika bu yapar mi yapar...


Saygilarimla...

sheva
28.02.2005, 17:19
17 bin kisinin ölümünü ve binlerce kisinin sokakta kalmasini açiklama çabasindan öteye gitmez bence okudugumkomplo teorisi..hatta mel gibson 'in bir filmi vardi "komplo teorisi" diye..orda da tam da bu konudan bahsediliyordu..düsününce neden olmasin gibi geliyor ama bu durumda tsunamiden tutun depremler , 11 eylülden tutun küresel isinma amerika'ya maledilebilir..saçma bence

oskayb
28.02.2005, 18:06
evet depremle ilgili bu senaryoyu ben de daha önce duymustum. bana göre bu tip söylentilerin amaci ; abd 'nin mutlak herseyin hakimi oldugu ve herseyi yapabilecek kadar güçlü oldugunu toplumumuzun bilinç altina islemek.bu tip bir psikolojik propaganda'dan beklenen ise abd'nin 1 numarali hedefi olan ülkemizin en önemligüvence kaynagiolan halkin direnme gücü ve iradesini kirmak.


özellikle halkimizdaki artan anti -amerikan egilimden sikayetlerin her düzeydeki (disisleri bakanindan ,büyükelçisine kadar) adb yöneticisinin agzindan sik sik duyuldugu bugünlerde bu tip psikolojik propaganda malzemelerinin artacagini öngörmek mümkün.

Guests
28.02.2005, 23:28
Arkadaslar size birsey hatirlatiyim...


Israil Kurtarma Ekipleri depremden hemen sonra olay bölgesindeydi bizim kurtarma ekiplerimizden bile önce...


Tarihte benzeri bir olay var mi varsa gösterin.

emrebey
01.03.2005, 00:01
su anda amerikada bulunan teknolojinin daha fazlasi var rusyada amerika böle bisey yapmis olsa bunu rusya hemen gun yuzune cikarir (rusyanin amerikaya düsman oldugunu biliyorsunuzdur)bu teoriden öteye gidemez bence böle

saglam
01.03.2005, 09:40
Arkadaslar size birsey hatirlatiyim...


Israil Kurtarma Ekipleri depremden hemen sonra olay bölgesindeydi bizim kurtarma ekiplerimizden bile önce...


Tarihte benzeri bir olay var mi varsa gösterin.





Murat kendine gel lütfen! Insanlar tabii ki istediklerine inanir ancak yukarida yazdigin "tek satir" bilimsel içerik tasimayan bir yaziyla insanlarin kafalarini kurcalamak bence ihanettir, bilime ihanet.

Depremin yerini ve siddetini (özellikle büyük depremler) uzaktaki ülkeler daha gerçekçi olarak tespit edebilir. Tübitak gezimde deprem anindaki sismograf kayitlarini gördüm, orada sadece bir rulonun üzerinde mürekkep gölünden baska bir sey yoktu, yani depremin siddetini Tübitak kesfedemedi.


Eger Israil'deki teknolojik bir Deprem Arastirma Merkezi, bunu kesfettiyse ve Deprem Arama Kurtarma Ekiplerini daha erken organize ettiyse, (biz arama kurtarma ekibi kurduk diye övünüyorduk, Tayland depreminde "sifir" çektik.) bu adamlara ne diyelim? Yani Murat bizim arama kurtarma ekibimiz yoktu! Mehmetçik yürüttü bu olaylari.


Arkadaslar Murat'in ve sizlerin kafasini karistiracak yazinin tümünün fiyaskodan ibaret oldugu bilimadamlarinca belirtilmistir, o atestopunun da bir açiklamasi var, depremin yerinin, zamaninin ve siddetinin de.

Son olarak "metal firtinasi" isimli bir kitaba deginecegim; bu kitap tamamen komplodan ibaret, 2007'de amerikan askerleri istiklal caddesinde yürüyorlarmis! Kitabi okuyamadim ancak okuyanlara "ne kadar da saçma öyle degil mi?" dedigimde, "saçma ama zevkli" diye yanit aliyorum.


Bunlari fantazi olarak yazanlar olabilir, ancak bizim fantazi yapmaya lüksümüz yok!

sheva
01.03.2005, 15:40
smileys/smiley32.gif

TURHAN
01.03.2005, 15:58
Bunlarin fantezi oldugunu düsünmüyorum,uzaktan deprem yapilabilecegi bir gercektir buna HAARP da deniliyor.Bir kaç makale koyacagim buraya daha sonra fantezi mi yoksa baska birseymi dersiniz bilemiyorum

TURHAN
01.03.2005, 16:06
HAARP -KIYAMET TEKNOLOJISI- (Mart 2000 AKSIYON dergisinden)



Gölcük 17 Agustos 1999 saat 03;02. Saat gecenin üçüydü ve insanlar can havliyle kendilerini evlerinden disari atmaya çalisirken sanki bir kiyameti yasiyor gibiydiler .Ve sanki insanlarin çogu belki de ölümün kendilerine ne kadar yakin olabilecegini ilk defa bu denli yakindan gördüler.

Donanma Komutanligi'nin görkemli devir-teslim törenini müteakip deprem hiç beklenmedik bir zamanda, ansizin çikagelmisti. Iki firkateynin gece boyunca aydinlattigi ordu evi yerle bir oldu. Milyarlarca liralik havai fiseklerin aydinlattigi Gölcük semalari bir kaç saat sonra bilim adamlarinin 'deprem asamasi' dedikleri ancak hala ne oldugunu tam olarak anlasilamayan bir 'seyle' aydinlandi. Bir kaç saat sonra, o unutulmaz ugultunun ardindan bütün Türkiye derin uykusundan uyandi. Binalar birbiri ardina devrilirken ölüm binlerce insani ayni anda yakaliyordu.

Devlet hazirliksiz yakalanmisti. Binlerce insan teknik yetersizlikten ötürü enkazlarin altinda günlerce bir kurtarici bekleyerek öldüler. Kisa süre sonra kamuoyu hummali bir tartismanin içinde buldu kendini. Binalar depreme dayanikli yapilmayisi, fay hattinin üzerinde yerlesim alinlarinin kurulmasi gibi argümanlar sikça duyulan seylerdir. Televizyon kanallari tartisma programlarini depreme ayiriyorlardi. Bu sirada deprem anini yasayan insanlar depremle ilgili ilginç seyler söylemeye basliyor, kamuoyu tam olarak anlam vermese de iddialari can kulagiyla dinliyordu. Enkazdan kurtarilan bir bayan Ali Kirca'nin yönettigi Siyaset Meydani'nda aynen söyle dedi''O gece ne oldugunu bilmiyorum ama bildigim bir sey vardi ki bu depremden farkli bir seydi''

Iddialara yenileri ekleniyordu. Depremden hemen önce Gölcük'ten Avcilara kadar genis bir alanda görülen ates topunun 'deprem isimasi' oldugunu söyleseler de neden diger depremler de bu kadar açik benzeri bir isima yasanmadigi sorusunun cevabi net olarak verilemiyordu. Öyle olsa bile bu da sadece bir tezdi ve geçerliligi de en fazla diger tezler kadardi.

Kisa süre sonra fisiltilar dilden dile dolasmaya basladi. Türk basininin saygin isimleri Gölcük depreminin 'suni' bir deprem olabilecegine iliskin görüsleri aktarmaktan çekinmediler.

Gölcük depremi suni bir deprem olabilir miydi? Bu konuda hemen deprem sonrasinda bir takim teoriler ortaya atilmaya baslandi. Kimine göre Ruslar bomba patlatmisti ve bu da depreme neden olmustur. Kimi Yugoslavya 'ya atilan bombalarin yer kabugunun dengesini bozdugu için depremin oldugunu söylüyordu. Hatta bazilarina göre bu isi PKK bile yapmis olabilirdi. Nitekim CNN, Basbakan Bülent Ecevit ile yaptigi bir röportaj sirasinda böyle bir soruyu sormakta herhangi bir beis görmedi. Kimide bunun baska bir terörist örgütün isi oldugunu veya uzay arastirmalarinin bir parçasi oldugunu söylüyordu. Ancak bu teoriler arasinda en akla yatkin olani ''Future Times'da yayinlanan arastirma dizisinde yer alan hikayeydi.



Bu senaryoya göre, San Andereas fay hattinda meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zarar verecegini bilen ABD,ter kabugundaki degisimleri izleyerek, daha deprem olusmadan tektonik katmanlar arasinda artan basinci degisik noktalardan patlatip bosaltarak, büyük depremi küçük depremler haline dönüstürmenin yolunu bulmustu. Yillarca önce Sirp asilli Amerikali bilim adami Nikola Tesla tarafindan gelistirilen bu''düsük frekansli elektromagnetik isinimla yüksek enerji nakli '' teknigini hem Ruslar hem de Amerikalilar uzun zamandir bir silah olarak kullanmanin yolunu ariyorlardi. Bu yöntemle çok uzaktan, hatta uzaydan genis alanlarda tahribat yapabileceklerdi.

Ancak Pentagon yillardir çok güçlü bir silah gelistirmek amaciyla üzerinde çalistigi bu projeyi, bir yandan da barisçi ''deprem indirgeme''sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayi ve fonlama devamliligini saglamayi amaçliyordu. Bu nedenle proje önce Avusturalya'nin çiplak ve seyrek nüfuslu bölgelerinde denendi ve gelistirildi. Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi sira. Degisik zamanlarda Kafkaslar'da ,Okyanus tabaninda ve

Güney Amerika'da Ant larda tektonik uyarilar verilmek suretiyle endüktif deprem 'yaratma' konusunda büyük adimlar atildi. Iste bu arastirmalarda Amerika'da HAARP tarafindan yürütülüyordu. Iddialar bununla da kalmiyordu kuskusuz.

Biz de bu konunun ana kumanda merkezi HAARP ile ilgili kapsamli bir arastirma yaptik. Ulastigimiz sonuçlar ise bir hayli ilginç.



FIRINLANMIS ALASKA

Pentagon, Alasaka'da ,Anchorage'in 200 mil dogusundaki Arktik kompleksinde, bin gigawatt'tan fazla enerjiyi atmosferin üst katmanlarina yaymak için dizayn edilmis güçlü bir verici insa etti. HAARP Projesi olarak bilinen bu arastirma dünyanin en büyük ''iyonosfer isiticisini içeriyordu. Bu prototip aygit, dünyanin yüzlerce mil yukarisindaki gökyüzüne yüksek frekansli radyo dalgalari göndermek için dizayn edilmistir.

Peki ama neden iyonosferin elektrik yüklü partikülleri böyle bir isinima tabii tutuluyordu?

Amerikan Donanmasi ve Hava Kuvvetlerine göre, bu projenin sponsorlari ''Alaska iyonosferin kompleks doga çesitlenmesini incelemek için ''bu çalismaya katildilar. Pentagon ayrica bu teknolojiyle yeni haberlesme biçimleri gelistirme, orduya ait nükleer denizaltilara sinyal gönderme ve yerin derinliklerini arastirabilen teknolojileri gizlice inceleme imkanini sahip olacakti.

Bir yildan uzun bir süre önce HAARP üzerine 60 büyük teori yayinlandi. O zamandan beri tahkikat yapanlar bu essiz projeyi UFO olaylarindan Birlesik Amerika'daki dev güç merkezlerine ve en son olarak yakin zamandaki TWA 800 uçaginin düsüsüne kadar herseyle suçladilar.

Bazilari bunu ''Pentagon'un kiyamet günü ölüm isini'' olarak çevirdiler. Bu teorilerin bir çogu dikkat çekici ve mantikliydi. Bu elestirilerin arasinda Star Wars füze savunma planlarindan, hava sartlari degistirme komplolarina, sun'i deprem yaratma ve hatta belki de insan zihnini kontrol eden deneylere kadar bir çok uygulama bulunuyordu.

HAARP kompleksi 23 ar'lik arazi üzerine Gakona kasabasi yakinlarinda izole edilmis bir bölge üzerine kurulmustu. 1997 yilinda projenin son safhasi tamamlandiginda, ordu, 3 gigawatt güçten fazla ,2,5-10 megahertz frekans araliginda isinlama yapabilen ''yüksek frekansli bazli bir radyo vericisi ''kurmus ve 72 fit yüksekliginde 180 kule insa etmisti.

Donanma ve Hava Kuvvetlerine göre HAARP, birkaç mil çapindaki yerlere , ''az miktarda bilinen enerjiyi iyonosfer katmaninin tespit edilen bir yerine göndermek için kullanilacakti''. Tahmin edildigi gibi, Donanma ve Hava Kuvvetleri'nin Halkla iliskiler Departmani projenin hem çevresel etkilerini hem de bu teknolojinin kötü yönde kullanimiyla ilgili soru isaretlerini ortadan kaldirmaya yönelik faaliyetleri yürütecekti.

Bununla birlikte HAARP projesini yöneten savunma sirketleri tarafindan aslinda Pentagon'un daha güçlü dizaynlara sahip olmasi gerektigini öneriyordu. Bu patentlerden biri 1980'lerde donanma tarafindan bir kaç yil boyunca tasnif edilmistir. HAARP muhalifleri tarafindan ''dumanli isin tabancasi''olarak düsünülen ABD 4,686,605 no.lu patent dosyada ki anahtar bir belgeydi. ARCO Power Technologies Inc.'nin(APTI) sahip oldugu kardes sirket görevini üstlendi. Bu patent Teksas'li fizikçi Prof.Bernard J. Eastlund tarafindan icat edilen HAARP isiticisina çok benzer bir iyonosferik isiticiyi içeriyordu. Sonradan HAARP muhalifleri tarafindan internette yayinlanan patente Eastlund, bunu hem saldiri hem de savunma için iyi bir silah olarak tanitiliyordu.

Patente göre Eastlund'un bu icadi iyonosferdeki yüklü partikülleri isitarak,uydularin mikrodalga vericilerini bozacak ve ''dünyanin büyük bir bölümünün üzerinde haberlesme iletisiminin bozulmasina neden olacakti. Ancak Eastlund'un dünyanin atmosferindeki bir bölgenin degisimini saglayacak metod ve aygiti ayni zamanda;an sofistike uçaklarin ve füzelerin sahip oldugu yön sistemlerinde karisikliga sebep oluyor, sadece üçüncü parti haberlesme sistemlerini karistirmakla kalmiyor bununla birlikte haberlesme agini ayni zamanda tasiyacak bir veya daha fazla benzeri isinin avantajini sagliyordu. Diger anlamda, digerlerinin haberlesme agini sekteye ugratmak için kullanilan bu sistem ayni zamanda bu icadi bilen biri tarafindan haberlesme agi olarak kullanilabilirdi.''

Örnegin ''akilci amaçlar için digerlerinin haberlesme sinyallerini yakalar '',''atmosferin genis bölgelerini beklenmedik yüksek irtifalara kaldirarak ''füze veya uçaklarin yön sistemlerini sekteye ugratir'' böylece beklenmedik veya planlanmayan düsman kuvvetlerine ait füzeler bu sekilde yok edilebilir veya yönleri yok edilebilir veya yönleri degistirilebilirdi.

APTI/ Eastland patenti,Reagan yönetiminin son günlerinde, yüksek teknolojiyle donatilmis füze savunma sistemlerinin planlarinin hala yogun bir sekilde tartisildigi bir dönemde dosyalanmisti. Fakat Eastlund 'un mavi gökyüzü vizyonu klasik Star Wars reçetelerinden daha ileri giderek patentli iyonosferik isitici için daha alisilmadik kullanim yöntemleri önerdi.

Patent ''odaklama aygiti olarak görev yapacak bir veya birden çok partikül öbegi olusturup atmosferin üst tabakalarindaki rüzgar düzeniyle oynayarak hava degisikligi yapmanin mümkün oldugunu ''belirtiyordu.

Sonuç olarak, suni olarak isitilmis olan ''genis miktarda günes isigini rahatlikla dünyanin seçilmis bölümlerine ''odaklamak mümkün olabilecekti.

Kuskusuz HAARP yetkilileri Eastlund'un patentleri veya planlariyla ilgili olan herhangi bir baglantiyi yalanladilar. Fakat bazi anahtar detaylar bunu aksini gösteriyordu. Eastlund'un patentinin sahibi,APTI,HAARP projesini yönetmeye devam ediyordu.1994 yazinda ARCO,APTI,'yi savunma sirketi olarak bilinen E-System's satti. E-System'in sahibi su anda , dünyanin en büyük savunma sirketlerinden ve SCUD-busting Patriot füzelerinin yapimcisi Raytheon'dir. Iste tüm bu gelismeler HAARP tesislerinde basit bir atmosfer biliminden daha fazlasinin oldugunu gösteriyordu.

Bunlarin da ötesinde, APTI/Easlund 'un patenti Alaska'yi yüksek-frekansli iyonosferik isitici için ideal bölge olarak gösteriyordu çünkü 'bu icat için istenilen yükseklige uzanan manyetik alan çizgileri dünyayi Alaska'da kesiyordu.' APTI ayrica Alaska'yi projeyi güçlendirmek için bol bol yetecek kadar enerji kaynagina yakin oldugu için ideal bir yer olarak görüyordu.

Kuzey Kutup Bölgelerindeki dogalgaz rezervelerinin genis bölümü ARCO tarafindan satin alinmisti.

Eastlund ayrica resmi ordu hattini da yalanliyordu. Ulusal Halk Radyosunun gizli ordunun 1980'lerin sonunda ortaya atilan bu çalismasini gelistirmeyi planladigini söyledi. Ve Microwave News'un Mayis/Haziran 1994 sayisinda Eastlund''HAARP projesinin açikça ilk adim olarak göründügünü ''söylüyordu.

Eastlund'un patenti gerçekten de ''örnek olarak gösterilen referanslar ''da konu ile ilgili yapilan komplolarin tam ortasina düstü. Easlund tarafindan belgelenen iki kaynak, komplo tarihi günlüklerinin devi Nikola Tesla'nin kisa biyografisini anlatan,1915 ve 1940 yillarinda New York Times'ta yayinlanan makalelerdi. Zeki bir mucit ve Edison'un çagdisi olan Tesla, hayat boyunca yüzlerce patent gelistirmisti. Elbette temel bilim hiçbir zaman Tesla'nin makalelerini kabul etmedi ve onun daha sonraki bildirdikleri onu tarihi bir noktada yer almaya itti. Radyo programlarinda veya internet tartismalarinda, hükümetin depremlere neden olmak veya hava sartlarini degistirmek gibi sözde deneyler yaptigi ve bunlari yaparken de, gizli tutulan ''Tesla Teknolojisini'' referans alip,uygulamis olma ihtimali tartisiliyordu.



Eastlund'un iyonosferik isiticisi için Tesla kuskusuz büyük bir ilham kaynagiydi.22 Eylül 1940 tarihli ilk New York Times makalesi, o zamanlar 84 yasinda olan Tesla'nin, Amerikan hükümetine, uçak motorlarinin 250 mil uzaklikta eritebilecegini ve böylece ülkenin çevresine görünmez Çin Seddi benzeri bir duvar örülebilecegini belirttigini yaziyordu. Bu sekilde Tesla ''telegüc'' ünün sirrini açiklayacakti. Tesla 'dan alinti yapan Times hikayeye söyle devam ediyordu :

'Mr.Tesla bu yeni tip gücün yüz milyon cm çapinda bir isin üzerinde isleyebilecek, 2 milyon dolardan fazla maliyeti olmayacak özel bir komplekste olusturulabilecegini ve bunu insa etmenin de ancak 3 ay gibi bir vakit alacagini söyledi.'



8 Aralik 1915 yilinda yayinlanan ikinci New York Times hikayesi Tesla
'nin en meshur patentlerinden birini açikliyordu ki;bu elektrik enerjisini herhangi bir uzakliga yansitip, onu hem savasta hem barista saygisiz amaçlar için kullanilabilecek bir vericiydi.

Tesla 'nin fikirleriyle Eastlund'un icadi arasinda ki benzerlik dikkat çekiciydi. Ayrica Tesla ve HAARP teknolojisi'nin birbirine bu kadar benzemesi de oldukça sasirticiydi. Görünüse bakilirsa APTI ve Pentagon,Eastlund'un ve buna paralel olarak da Tesla'nin fikirlerini oldukça ciddiye aliyorlardi.

Nitekim Eastlund da buna katiliyor gibi görünüyordu. Bir gazeteciye söyle söylüyordu:'HAARP benimkisi gibi bir plan uygulamak için mükemmel bir adim. Hükümet bunun böyle olmadigini söyleyecektir. Fakat eger bir sey ördek gibi vakvakliyorsa ve ördege benziyorsa, onun bir ördek oldugu büyük bir olasiliktir. '

1976 ÇIN DEPREMI

Gelin simdide jeofiziksel manipülasyonlar sahasinda nelerin yapildigina ve halen yapilmakta olduguna bir göz atalim.

Çogu insan elbette insanlarin bu tür seyler yapabildiklerine ya da yapmak istediklerine hiç inanmayabilir. Dolayisiyla bir deprem oldugunda çok az kisinin aklina söyle bir soru gelir.''Bu dogal bir deprem miydi yoksa yapay miydi?'' Açikça söylemek gerekirse Gölcük depreminden sonra ben bu soruyu soranlardanim. Türk basininin en saygin isimleri farkli üsluplarla bu soruyu sormaktan kendilerini alamadilar. Taha Kivanç, Can Atakli ve Sedat Sertoglu süphelerini köselerine aktaran önemli isimlerdi.











Nicola Tesla'nin '1935'deki kontrollü Depremi ,Teslaya göre ''telejeodinamikçilerin bir eseriydi. Tesla "yerin içinden hemen hemen hiç enerji kaybetmeden geçebilen ritmik titresimlere neden olabilir ve bu mekanik etkileri karadan uzun mesafelere tasiyarak, çesitli essiz etkiler üretebilirdi" diyordu. Senator Claiborne Pell tarafindan yönetilen senato alt komuta oturumda söyle söyleniyordu: "Su anda bir anlasmaya ihtiyacimiz var...Dünyanin askeri liderleri firtinalari yönetip, iklimleri degistirmeden ve düsmanlarina karsi depremler olusturmadan önce..." Senator Pell , böyle bir teknolojinin varligi konusunda bilgi sahibi olmadigi için 1975 yilinda düsmanlar için deprem olusturma kelimelerini telaffuz etmemistir.



Ayrica 10 Aralik 1976 yilinda Birlesmis Milletler Genel Toplantisinda "Askeri Ve Diger Çevresel Degisim Tekniklerinin Düsmana Yönelik Kullaniminin Yasaklanmasi Anlasmasi"ni onayladigi rapor edilmisti. Eger deprem olusturma kabiliyeti dahil olmak üzere çevresel degisiklik yapabilecek teknoloji olmasaydi, böyle bir rapor yayinlamak acaba mümkün olabilirdi.



Gölcük depremi gibi

5 Haziran 1977 tarihli New York Times'da 28 Temmuz 1976 yilinda Çin, Tangshan'da yasanan ve 650.000'in üzerinde kisinin ölümüyle sonuçlanan depremle ilgili bir yazi yeraldi.



3:42'deki ilk sarsintidan hemen önce , gökyüzü gündüz gibi aydinlanmisti. Tipki Gölcük'te oldugu gibi. Temelde beyaz ve kirmizi olan isiklari 200 mil uzakliktan görmek mümkündü. Birçok agacin yapraklari yandi ve gelismekte olan sebzeler sanki bir ates topu tarafindan kavrulmustu.



Bazi arastirmacilar bu elektriksel etkilerin elektromanyetik plazma ve top seklindeki aydinlatmayla baglanti olduguna ve garip pariltilarin da Tesla tipi teknoloji ve/veya HAARP benzeri vericilerden kaynaklandigina inaniyordu. Bu renkli isigin pariltisi Tesla'nin 1935'te belirttigi "her çesit emsalsiz etki"den biri miydi? Yoksa bu deprem , hiçbir süphe duymayacak Çin hakli üzerinde uygulanan bir sistem testimiydi? Cevap kesinlikle dogal bir deprem gibi görünmedigi seklindeydi.


Ocak 1978'de Dr .Andrija Puharich'in ,''Global Manyetik Savas" ve Layman'in 1976 ve 1977 yilinda "Dünya Gezegenine Yönelik Alisilmadik Yapay Etkiler" baslikli detayli bir arastirma raporu yayinlandi. Dr. Puharich raporunda sunlari söylüyordu: "1976 yilindaki büyük depremlerin yaninda bir tanesi vardir ki özel bir dikkat gösterilmelidir. 28 Temmuz 1976, Çin depremi".



Specula dergisinin ocak 1978 baskisi, "Tesla Etkisi" adi verilen, bir çok bilim adamini inanilmaz bir sekilde etkileyen makale yayinlandi. Makaleye göre belirli frekanslarin elektromanyetik sinyalleri dünyanin gönderilebilirdi. Bu "sürekli dalgada su an dünyanin yüzeyinden beslendiginden çok daha fazla enerji bulunmaktadir.



1981 yilinda nükleer mühendis ve Amerika'daki önde gelen Tesla arastirmacisi Albay Thomas Bearden ,Amerikan Psikotronik Derneginde bir konferans verdi. Konusmasinin bir bölümünde ayni zamanda 1978 Specula dergisinde de tartisilan Tesla vericileri tarafindan üretilen kalici dalgalardan bahsetti. Albay aslinda HAARP'in nasil çalistigini anlatiyordu:



"Yaptigimiz sey frekansi degistirmektedir. Eger frekansi bir yönde degistirseniz , enerjiyi dünyanin bir bölümünde hedeflediginiz yerin ilerisindeki atmosfere bosaltirsiniz. Havayi iyonize etmeye basladikça, hava akis seyrini, jet gidislerini vb. seyleri degistirebilirsiniz. Bu mükemmel bir hava makinasidir. Eger ani bir sekilde bosaltirsaniz, bunun için küçük iyonizasyon elde etmezsiniz. Bu kez kivilcimlar ve ates toplari dünyanin yüzeyine bosalacaktir. Bu aletle ileri geri oynayarak dünya çapinda dev hava degisikliklerine yolaçabilirsiniz."



Mr. Bearden bunu nerdeyse eglenceli bir hava oyuncagi gibi tanitiyordu. Fakat bu ayni zamanda 28 Temmuz 1976 Tangshan, Çinide hatirlatiyor. Kuskusuz 17 Agustos Gölcük depremi gibi de...



1 ekim 1998 persemde tarihli Hürriyet gazetesinin "Kiyamete Kadar Yetecek Enerji" baslikli haberi konunun bir baska yönüne isaret ediyor olabilir miydi?.



"17 agustos gecesi dünya enerji bombardimanina ugradi. Eger bu radyasyon depolanabilseydi, dünya kendisine milyarlarca yil yetecek enerjiye sahip olacakti.

Ömer SEVİNÇ
01.03.2005, 21:14
Komplo teorisi sadece. Yine de tam emin olmamak lazim.


Sunu untmayin ki tüm ülkeler son teknoljilerini kesinlikle açiklamazlar. Su an dünya teknolojisi kesinlikle göründügünden daha ilerde..


Bu arada Metal Firtina kitabini okumanizi tavsiye ederim. Baya iyi simule etmisler. Bir an kendimi gerçekten savasta gibi hissettim. Ordu Istanbul arasinda yolculukta okudum. Istanbul'a geldigimde çevrede Amerikan askerleri görecegimi düsünüyordum..smileys/smiley36.gif

Harun
01.03.2005, 21:40
Herkesin düsüncesi farkli tabiki bu konuda.Ama yasanan her büyük olay neticesinde bu tür teoriler ortaya sikça atilmakta.Ona bakarsaniz ABD 'de yasanan ikiz kule siikastinide ABD'lilerin kendilerinin yaptigini hatta bunla ilgili olarak birçok gayet açiklayici iddalarin oldugunu hepimiz biliyoruz.Yani demek istedigim bu sadece bizim burda yasadigmiz depremde ortaya çikan bir teori degil.

Guests
01.03.2005, 21:57
Murat kendine gel lütfen! Insanlar tabii ki istediklerine inanir ancak yukarida yazdigin "tek satir" bilimsel içerik tasimayan bir yaziyla insanlarin kafalarini kurcalamak bence ihanettir, bilime ihanet.




Abi kendimdeyim.Duydugum ve dogruluguna inandigim birseyi paylastim.Ona bakarsan senin yazinda da yorumlarin var.Ondan kimseyi bilime ihanetle suçliyalamazsin herkes düsüncesinde özgürdür düsüncesini paylasmakta özgür oldugu gibi.

Guests
01.03.2005, 22:02
Arkadaslar Murat'in ve sizlerin kafasini karistiracak yazinin tümünün fiyaskodan ibaret oldugu bilimadamlarinca belirtilmistir, o atestopunun da bir açiklamasi var, depremin yerinin, zamaninin ve siddetinin de.





Koyu renkle yazdiklarinadikkat et serkan abi.Bu da senin duydugun birsey sonuçta gerekçelerini burda bizimle paylasmadan sadece bu cümleyi kullaniyosun.Dogrulu kesin olmiyan bir cümle.Kendi mantiginla bilime ihanet ediyosun...

tsakrep61
01.03.2005, 23:20
bunlara komplo teorisi diyebilirsiniz ama depremden onceki gece israil gemileri marmaradaki deprem arastirmalarini birakip israile gitmislerdi ki bunlarin delilleride var ben bunlar ya haarp adli kitapta yada agantha adli timas yayinlarindan aydogan vatandasin kitabinda okumustum

saglam
02.03.2005, 01:00
Anlasildi, siz kanit istiyorsunuzsmileys/smiley2.gif. Ben ödevimi aldim. Darilmaca gücenmece yok, firsat buldukça bilimsel kaynaklardan analizler yapacagim ve sizlere sunmaya çalisacagim.
Ama bir iki günde olacak is degil.

Unutmadan bu konuda israrci olmam; kendimi konuya hakim hissetmemden kaynaklaniyor. Edited by: saglam

TURHAN
02.03.2005, 01:09
Serkancim kimse bu konuya tamamiyla hakim degil, okuduklarimizdan bilgilerimiz var sadece biz buna bir olasilik gözüyle bakiyoruz sadece fantastik birsey diyip kenara atmiyoruz.Üstte gönderdigim makale aksiyon dergisinde yayinlanmis, bende buraya firsat buldukça nette buldugum HAARP teknolojissi ve Tesla hakkindaki makaleleri yollayacagim.Fikir paylasimi yapalim buna inanip inanmamak farkli birsey ama hepten saçma demek baska...

Guests
02.03.2005, 01:57
Tolga güzel özetlemis.Herkes birseyler arastirabilirbirisinin arastirip okuduguyla baskasinin arastirip okudugu ayni olmayabilir ki zaten bilimdipsiz kuyudur.Okuduklarimizin aksi görüs belirtenlere de anlayisli olmak lazimnitekim dünyada tek arastirma yapabilen siz degilsiniz.Kaynaklar hepimize açik paylasalim...

Guests
22.03.2005, 00:58
Anlasildi, siz kanit istiyorsunuzsmileys/smiley2.gif. Ben ödevimi aldim. Darilmaca gücenmece yok, firsat buldukça bilimsel kaynaklardan analizler yapacagim ve sizlere sunmaya çalisacagim.
Ama bir iki günde olacak is degil.

Unutmadan bu konuda israrci olmam; kendimi konuya hakim hissetmemden kaynaklaniyor.




Ödev teslim tarihi geçiyo


Nereyesun Serkan abey smileys/smiley17.gif

Firtina28
25.03.2005, 00:00
ben dogru olma ihtimali cok yusek. Ben amerikada yasiyorum ve bunlarin nasil bir devlet oldugunu cok iyi biliyorum. Mesela ikiz binalar vuruldugunda bir suru yahudinin o gun ise gitmedigi ortaya cikti. Ikiz binaya vuran cismin ucak olmadigi ortaya cikti. Enkazdan bir tane bile ucak parcasi cikmadi. Sozde eylemi yapan kisilerin sadece isimlerinin kullanildigi ve o kisilerin hala yasadigi ve hic birseyden haberleri olmadigi ortaya cikti. Usama bin ladenin kardesiyle bushun beraber beyaz sarayda icki ictigi resimler cikti. ve herseyden onemlisi Bunun amerikanin bi yerlere savas acmak istedigi icin kendi kendine yaptigi bir eylem oldugu cikti. bunu ben soylemiyorum bunu gercekler soyluyor. ve tanidigim butun amerikalilarda bunun farkinda.


Bu sefersizler her seyi yapar. kendi vatandaslarini oldurun bi devlet baska bi milleti oldurmekten neden cekinsin???

kelkitli29
25.03.2005, 10:45
Deprem oldugu aylarda bir konu dikkatimi cekmisti. Kurani Kerimde 99. Surenin adi Zilzal Suresi ( Deprem Suresi).


Sure 8 Ayet.


ve ilk Ayet 17 Harften olusuyor.


99-08-17


17-08-99 ve Surede Ates topuyla ilgili.

hry1
25.03.2005, 20:19
güzel bir kurgu inanmak istemesende kafanda soru isaretleri birakiyor acaba???

Guests
25.03.2005, 21:30
Hissst yavas bunlarin fiyasko oldugu bilimadamlarinca kanitlanmi$$$$$


Bilime ihanet etmiyelim lütfen

bodozlama
25.03.2005, 23:49
kelkitli 29 öyle diyosun ama o zaman bu depremin fazlasi neki kuran-i kerim de özellikle yazsin diye düsünüyor insan.sonuçta ilk 10 da bile deil...

kelkitli29
26.03.2005, 00:44
valla bunlari konusmakta istemiyorum. sadece dikkatimi ceken bir olaydi onun icin yazdim.

Ömer SEVİNÇ
26.03.2005, 15:39
"Onlara "Yeryüzünde fesat çikarmayin." denildiginde:


"biz ancak islah edicileriz derler."


Iyi bilin ki, onlar ortaligi bozanlarin ta kendileridir, fakat anlamazlar..."


Bakara 11-12


Insani düsündürmüyor degil bence. Simdiki Amerika-Iran-Irak-Suriye dörtgenine biraz fazla benziyor...

bahr
04.07.2005, 17:20
Pentagon, Alasaka'da ,Anchorage'in 200 mil dogusundaki Arktik kompleksinde, bin gigawatt'tan fazla enerjiyi atmosferin üst katmanlarina yaymak için dizayn edilmis güçlü bir verici insa etti. HAARP Projesi olarak bilinen bu arastirma dünyanin en büyük ''iyonosfer isiticisini içeriyordu. Bu prototip aygit, dünyanin yüzlerce mil yukarisindaki gökyüzüne yüksek frekansli radyo dalgalari göndermek için dizayn edilmistir.

Peki ama neden iyonosferin elektrik yüklü partikülleri böyle bir isinima tabii tutuluyordu?

Amerikan Donanmasi ve Hava Kuvvetlerine göre, bu projenin sponsorlari ''Alaska iyonosferin kompleks doga çesitlenmesini incelemek için ''bu çalismaya katildilar. Pentagon ayrica bu teknolojiyle yeni haberlesme biçimleri gelistirme, orduya ait nükleer denizaltilara sinyal gönderme ve yerin derinliklerini arastirabilen teknolojileri gizlice inceleme imkanini sahip olacakti.



****


Tesla 'nin fikirleriyle Eastlund'un icadi arasinda ki benzerlik dikkat çekiciydi. Ayrica Tesla ve HAARP teknolojisi'nin birbirine bu kadar benzemesi de oldukça sasirticiydi. Görünüse bakilirsa APTI ve Pentagon,Eastlund'un ve buna paralel olarak da Tesla'nin fikirlerini oldukça ciddiye aliyorlardi.

Nitekim Eastlund da buna katiliyor gibi görünüyordu. Bir gazeteciye söyle söylüyordu:'HAARP benimkisi gibi bir plan uygulamak için mükemmel bir adim. Hükümet bunun böyle olmadigini söyleyecektir. Fakat eger bir sey ördek gibi vakvakliyorsa ve ördege benziyorsa, onun bir ördek oldugu büyük bir olasiliktir. '



****


Bu senaryoya göre, San Andereas fay hattinda meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zarar verecegini bilen ABD,ter kabugundaki degisimleri izleyerek, daha deprem olusmadan tektonik katmanlar arasinda artan basinci degisik noktalardan patlatip bosaltarak, büyük depremi küçük depremler haline dönüstürmenin yolunu bulmustu. Yillarca önce Sirp asilli Amerikali bilim adami Nikola Tesla tarafindan gelistirilen bu''düsük frekansli elektromagnetik isinimla yüksek enerji nakli '' teknigini hem Ruslar hem de Amerikalilar uzun zamandir bir silah olarak kullanmanin yolunu ariyorlardi. Bu yöntemle çok uzaktan, hatta uzaydan genis alanlarda tahribat yapabileceklerdi.



****


Bazi arastirmacilar bu elektriksel etkilerin elektromanyetik plazma ve top seklindeki aydinlatmayla baglanti olduguna ve garip pariltilarin da Tesla tipi teknoloji ve/veya HAARP benzeri vericilerden kaynaklandigina inaniyordu. Bu renkli isigin pariltisi Tesla'nin 1935'te belirttigi "her çesit emsalsiz etki"den biri miydi? Yoksa bu deprem , hiçbir süphe duymayacak Çin hakli üzerinde uygulanan bir sistem testimiydi? Cevap kesinlikle dogal bir deprem gibi görünmedigi seklindeydi.

1981 yilinda nükleer mühendis ve Amerika'daki önde gelen Tesla arastirmacisi Albay Thomas Bearden ,Amerikan Psikotronik Derneginde bir konferans verdi. Konusmasinin bir bölümünde ayni zamanda 1978 Specula dergisinde de tartisilan Tesla vericileri tarafindan üretilen kalici dalgalardan bahsetti. Albay aslinda HAARP'in nasil çalistigini anlatiyordu:


****

"Yaptigimiz sey frekansi degistirmektedir. Eger frekansi bir yönde degistirseniz , enerjiyi dünyanin bir bölümünde hedeflediginiz yerin ilerisindeki atmosfere bosaltirsiniz. Havayi iyonize etmeye basladikça, hava akis seyrini, jet gidislerini vb. seyleri degistirebilirsiniz. Bu mükemmel bir hava makinasidir. Eger ani bir sekilde bosaltirsaniz, bunun için küçük iyonizasyon elde etmezsiniz. Bu kez kivilcimlar ve ates toplari dünyanin yüzeyine bosalacaktir. Bu aletle ileri geri oynayarak dünya çapinda dev hava degisikliklerine yolaçabilirsiniz."

****

Mr. Bearden bunu nerdeyse eglenceli bir hava oyuncagi gibi tanitiyordu. Fakat bu ayni zamanda 28 Temmuz 1976 Tangshan, Çinide hatirlatiyor. Kuskusuz 17 Agustos Gölcük depremi gibi de...



*****


Arastirman için tesekkürler derin uykudan uyananlar tekrar uykuya mi daldilar ????


Bu yazilanlar bana mantikli geliyor. Gizlenen bir çok sey var aynen bu depremde yapildigi gibi her seyi kadere baglayamayiz. Kimsenin unuttugunu sanmiyorum ama sonrasi için neler yapiliyor? Akutu ilk defa bu depremde duydum ne kadar yeterliler? Ve bizler kendimize ne kadar yetiyoruz? Agustos ayi gelecek insanlar tekrar konusacak mumlar yakacaklar ya da çiçekler birakacak bunlarin ne kadar önemi varsa... hiç bir sey ifade etmiyor benim için...


Yapilmasi gereken halk arasina girip egitim almis belirli kisilerin egitim vermesi öyle yapay bir sekilde degil binlerce kisinin kahve köselerinde kagit çevirmelerinin ve sevgili hanimlarinda altin günleri arasina sikistirilabilir. Öyle diyorum çünkü kimsenin bundan vazgeçecegi yok zaten alisilmis seyleri degistirmek zordur. Sunu bilin ki bir gün sizin cesediniz bile bulunamayacak tipki amcamin oldugu gibi ve hastane hastane sokak sokak arayacaksiniz.... yok duygu sömürüsü degil gerçek bu ...


ve bana dokunmayan yilan bin yil yasasin lafini kim söylemisse iyi söylememis o yilan bir gün sizede dokunabilir. Ufak tefek ilk yardim yapmayi bile bilmiyoruz. Bugünü atlattik yarina Allah kerim mi diyecegiz???


Kiyamet gününün geldigini düsündügüm tek andi ve korkunun ne oldugunu anladigim....

bahadiroglu
04.07.2005, 21:17
bahsedilen alev toplarina neden olan durun sudur arkadaslar.lütfen komplolara inanmayalim.:::


gölcük depreminin meydana geldigi yerin alti eski batakliktir.sonradan doldurularak üstüne parklar,sahil çay bahçeleri ve binalar yapilmistir.


deprem esnasinda da meydana gelen tabaka kaymalari sonucu yerin altinda biriken metan gazi sikismis ve büyük bir siddetle patlamistir.


iste durum budur...kimisi bomba atildi demistir,kimisi allah çarpti...


ama her ikiside bahsedildigi gibi sadece teori...

YusufÇebi
04.07.2005, 21:47
Yaziyi okudum ewet gerçekten böyle bise olabilir böyle bi ihtimal var ama. Aklima su takildi madem böyle bi deneme yapacaklar ve bu yapacaklari ilk deneme olacak denemeden sonra ne olacagini bilmiuorlar NEDEN saat 3:00 yani çogu insanin uyudugu saati seçsinlerki böyle bi deneme olsaydi bu ihtimali düsünürlerdi herhalde

ShadoW
05.07.2005, 00:13
Komplo Teorisi Filminde bir Sahnede -ki film depremdenonce gösterildi- ABD baskaninin TRdeki bir depremden sonra TRye geleceginden bahsediliyordu... Filmin adi Komplo teorisi ama Yasananlarin ne kadar gerçek oldugunui sanirim hepimiz biliyoruz. Arkadaslarin dikkatten kaçirdiklari bir sey daha var. Israilin Ruslardan önce yardimimiza gelmesinin sebebi nedir? Rusyanin yardim talebi neden reddedilmistir?... Neden Türkiyede -Özellikle adapazarinda- isteyen hemen herkese yurtdisina çikma imkani taninmistir? Ayricaligimiz neydi ki? Bu insanlari bu sekilde davranmaya iten neydi?...


Cevap..???

Crazy_OfLu61_
05.07.2005, 10:27
Resmen kanim dondu olma ihtimali bence %90 teori diye bise yok.

seyyahali
05.07.2005, 11:00
arkadaslar bu insanlarin çogu atalarini maymun diyen insanlar ancak bu adamlarin atalarina nasil davrandigi ortada insan atasina öyle yapar mi bunlarin bir çogu deli saçmasi endenozyadi depremin sebebide atom bombasi olmasin sakin yok yok denizin intikami yok arkdaslar hepimiz cografya gördük Allah askina kendinize gelinsmileys/smiley36.gif

Oruç
05.07.2005, 14:45
valla olabilir etrafimizda güvenebilecegimiz dogru dürüst bir ülke yok!


__________________


FATIH SULTAN TEKKE

LazAnisT
07.07.2005, 12:22
dogru yönlerinin olduguna inaniyorum ama öyle yerleri varki insanin dehsete düsürüyor.aslinda bu konu üzerine çok seyler konusulur ama yerinin burasi olmadigini düsünüyorum.

SiNo
08.07.2005, 00:23
hepsi dogrudur ileride türk ajanlarida amerikada atom patlatirsa sasirmayin

pacos_bill
08.07.2005, 01:02
Hiç bir teori bu depremde esas sorumlunun bizler oldugu gerçegini degistirmeyecek maalesef. Marmara fayinin varligi senelerden beri biliniyor. Dolayisiyla enerjisini bosaltmak için belli araliklarla kirilacagi da. Yapay veya dogal bir sekilde bu deprem eninde sonunda olacakti. Göz göre göre yaptiklarimiz bizi bu noktaya getirdi.

Üç kurusluk demirden tasarruf edip en güzel duvar boyalariyla boyadik insanlarin gözünü. Bir kat fazlayi kar bildik kendimize. Maas alan denetim memurlari imzalarini saçtilar önüne her gelene. Halk bilgilendirilmedi hiç bir zaman deprem hakkinda. Kimseye nasil bina yapilmasi gerektigi anlatilmadi.


Peki depremin adi var miydi bu tarihten önce? Istanbul'a gelmeyenDinar'i, Erzincan'i vuran deprem3 günlük gazete haberi oldu ancak ülkemizde. Ne zaman ki Istanbul tehdit altinda kaldi deprem çikti ortaya. Marmara depremi yerine Istanbul depremi bekleniyor simdi farkinda misiniz? Bütün basin Istanbul'u vuracak depremin tarihini merak ediyor Marmara'yi degil.


Bu konuda bütün suç bizim hiç öyle Amerika'yi Israil'i suçlamayalim. Belki bu teori dogrudur bilemem ama eninde sonunda olacakti bu deprem.Maalesef biz çoktan yazmistik kötü kaderimizi kendi ellerimizle.

mahir_kuzey
08.07.2005, 03:57
Diyecegim o ki; insanoglu "Ay"a çikmistir, buna inanmayanlar da var ya o bakimdan söylüyorum; yakinda Ay ve Mars'a turistik seyahatler baslayinca ne diyecekler acaba?

Depremle ilgili verilere gelince de; gerek deprem öncesi gerekse sonraki bulgular depremin siddetini ortaya koymakta, tarihsel istatistikler de depremin zamanlamasinin normal oldugunu göstermektedir. Yukarida iddia edilen tüm "varsayimlarin" mühendislik dairesinde kat-i bir cevabi vardir.Yüzyillardir olusan afetleri, insanoglu bilimsel olarak tanimlayamadigi için "Ilahi Kudretin" göstergesi olarak görmüsler, nedeni sorulmaz demisler, günümüzde öyle mi ya? Inancimiz geregi yasadigimiz herseyin Allah'ü Teala tarafindan basimiza geldigini biliyoruz. Fakat açiklamasini artik bilimsel olarak yapabiliyoruz.Bu reddedilemez bir gerçektir.Eski çag mantigi ile, akil sir ermeyen eylere kestirme yoldan komplolar üretmek pekte rasyonel degil.

Eskilerimizin bir lafi var, müsadenizle onu degistirmek isterim.

"Esegimiz kaybolsa Amerika'dan bilecegiz"





Sondan baslayayim istersen. O sonda verdigin eskilerimizin bir lafi, benim eskilerimin lafi degil. Amerikan köpegi eskilerin lafi olabilir. Bu topraklarda Osmanli Imparatorlugunda beri bati hayrani ve bati yalakasi güruhlar olagelmistir. Her firsatta hayranliklarini göstermislerdir. Amerika vietnama girerken kimi vatandaslarimiz amerikan bayraklari açip sokaklarda dolasirken Mahsuni Serif gibi bir ozanimiz '' Amerika Katil Katil '' diye türkü bile yapmistir. Bu alinti yaptigin söz tarihten beri varolan amerikan hayranlarinin kullandigi bir söz. Burda pek yeri yok gibi.


Bilime ve bilimsellige olan uzakliktan bahsetmissin. Hatirlatayim '' Bilim Süpheden Dogar ''


Senin önerin su : ''Televizyonda, gazetede, radyoda ne duyduysan ne gördüysen hepsi dogrudur '', '' süphe etme, kabul et, itaat et '' , Amerika ve israil iyi sevimli ülkekerdir, yillardir ölüm saçan ülkeler degillerdir, Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Cezayir'de, Sili'de, Irak'ta akan kanlardan sorumlu degillerdir. Hepsi mukadderattir.


Bence asil bilimsellikten uzak olan her söylenene inanmamizdir.

TURHAN
14.07.2005, 18:13
Serkancim bu derse agirlik veremedin herhalde, bak diyarbakira gidiyorum hala bi adim ilerleme yok bu konudasmileys/smiley36.gif

bahr
20.07.2005, 19:13
Bu yaziyi paylasmak istiyorum
Iyiligin Mucizesi
Bir Dakika Etik
Bülent Senver<B style="mso-bidi-font-weight: normal">

Iyiligin Mucizesi

'Iyilik yap, iyilik bul' diye bir söz vardir. Kapadokya Dedeman Oteli'nde dinledigim bir gerçek hayat hikayesi yapilan iyiligin bazen mucize yaratatabilecegini bana bir kez daha ispat etti.

Günes Sigorta Acenteler toplantisinda 'Pazarlama Vizyonu' baslikli bir sunum yapmak için Kapadokya'ya gitmistim. Sabah yapacagim sunuma zinde çikmak için aksam yemegimi erken yigip odama çikip erken yatmak istiyordum.

Otelin restoranina indim. Türkiye'nin dört bir yanindan gelmis dörtyüze yakin acente oradaydi. Gruplar halinde oturmus hem yemek yiyor hem de gülerek, sakalasarak hararetli sohbetler yapiyorlardi. Sol kösede mutfak kapisina yakin bir masada tek basina oturmus bir acente gözüme ilisti. Yanina gittim oturdum. 'Afiyet olsun' dedim. Çorbami içtim. Sicak yemegime basladim. Yanimdaki acente hiç konusmuyordu. Sanki bir derdi vardi. Diger acentelerden uzakta bir kösede bos bir masayi seçmesi belki de zihninde yasadigi firtinalarla bogusuyor olmasindandir diye düsündüm.

Hatirini sorarak konusmayi ben baslattim. Ben sordukça o cevap verdi. Cevaplar yeni sorulari getirdi. Dinledikçe ilgim artti. Ilgim arttikça daha derin sorular sormaya basladim.

Yaninda oturdugum kisi, 1957 Urfa dogumlu, Günes Sigorta Adapazari Acentesi Halil Dogan'di. 'Adapazari depreminin sikintilari geçti mi?' diye sordugumda bana hayretle bakti.

'Depremi unutmamiz mümkün degil. Çok can aldi. Kalbimizde ve beynimizde ömür boyu unutamayacagimiz derin yaralar açti' dedi. Deprem günü basindan geçen bir olayi bana anlatti. O anlattikça lokmalar bogazima takildi. Hayretler içinde kaldim. Iyilik yapmanin mükafatini Tanri'nin bir sekilde iyilik yapana verecegine inandim.

Deprem günü Halil Dogan'in yasadiklarini onun agizindan size anlatmak istiyorum.

'Sabah erken kalktim. Esim Kadriye benden önce kalmis bana kahvalti hazirlamis. Masaya oturdugumda esimin eliyle yanagini tuttugunu, aci çeker gibi yüzünü burusturdugunu gördüm. 'Disim çok agriyor. Hemen çektirsen iyi olacak' dedi. Bizim orada disçiler muayenahelerine ögleden sonra saat dörtte gelirler. 'Hanim bir agri kesici al. Disini sik, sabret. Saat dörtte gelip seni alir disçiye götürürüm' diyerek evden çiktim.

16 Agustos 1999, o gün yapacak çok isim vardi. Ise dalip hanimi agiriyan disi ile evde unutmamam gerekiyordu. Disini muhakkak çektirmeliydim. Sigortalari bitecek müsterilerimi arayip poliçelerini yenilemek için telefon görüsmeleri yapmaya basladim.

Ise dalmistim. Büroma fabrika sahibi isadami müsterim Ahmet Bey'in girdigini farketmemisim. 'Halil Bey, selamin aleyküm. Hayirdir dalmissin' sözleriyle kendime geldim. Ahmet Bey benim en iyi sigorta müsterilerimden biriydi. Uzun yillar boyu tüm sigorta islerini bana yaptiriyordu.

'Ahmet Abi, bu gün içimde bir sikinti var. Niyedir bilmiyorum. Ögleden sonra esimin disini çektirecegiz. Belki ondandir' dedim.

Ahmet Bey 'Ben de sana bir teklifte bulunmak için geldim' dedikten sonra beni sasirtan teklifini söyledi. 'Halilcigim, senden benim Cebeci'deki yazlik evimi satin almani istiyorum'

Herhalde içimdeki sikintinin nedeni bu teklif olacakmis diye düsündüm. Benim yazlik falan alacak maddi durumum yoktu. Ne cebimde ne de bankada bu ise yetecek param yoktu. Koca fabrika sahibi Ahmet Abi neden bana evini satmayi teklif ediyor diye meraklandim. 'Ahmet Abi, hayirdir. Niye evini bana satmak istiyorsun?' diye sordugumda duyduklarimla sikintim bir kat daha artti.

'Halil'cigim, benim isler iyi gitmiyor. Mali sikintilarim var. Bu yetmiyormus gibi annem hasta. Onun tedavisi için bu güne kadar çok para harcadim. Helali hos olsun. Annemdir, ne yapsam hakkini ödiyemem. Annem kanser. Alman Hastanesinde yatiyor. Çok çekti. Bu gün hastaneden doktoru aradi. Annenizi gelin alin. Artik yapacak birseyimiz yok. Annenizin fazla ömrü kalmadi. Huzur içinde ölsün. Tanridan ümit kesilmez. Son günlerini sevdikleriyle geçirsin dedi. Annemi hastaneden çikartmam gerekiyor. Paraya ihtiyacim var'

Basimdan sanki kaynar sular bosaldi. Ahmet Beye yardim etmem gerekiyordu. Benim de param yoktu. O anlatiyordu, ben de hem onu dinliyor hem de ne yapabilirim, nasil yapabilirim diye aklimdan seneryolar geçiriyordum. Bu gün isi bitirip parayi hastaneye götürmem gerekiyor, diyordu.

Bu durumda bir insana, benim de param yok, kusura bakma sana yardimci olamiyacagim demek istemiyordum. Allahim bana bir yol göster, bize yardimci ol dedigim sirada aklima esim geldi. Bu gün disini çektirecektim. Agrisi çoktu.

'Ahmet Abi sana vadeli çek yazsam hastanede isini görür mü?' diye sordum. Hemen hastaneyi aradi sordu. Olur demisler. 'Abi eve ne kadar para istiyorsun?' diye sordum. Bir rakkam söyledi. Bana rakkam biraz çok geldi. Agzimi açip fiyat konusunda hiç bir söz söyleyemedim. Bir adam ezilmisse onun zor durumundan yararlanmak günahtir diye düsündüm. Madur durumda olan bir insanla pazarlik edersem ne söylesem kabul etmek zorunda oldugundan içinde bulundugu zor durumdan yararlaniyor durumuna düserdim. Firsatçi bir insan durumuna düsmek istemedim. Agzimi bile açmadan çekmeceden çek defterimi çikarttim. Söyledigi rakkami yazdim. Çeke kirkbes gün sonrasinin tarihini attim ve ona uzattim.

Telefonu açtim. Evi aradim. Esim sesimi duyar duymaz disçiye gidiyormuyuz diye heyecanlandi. Hayir dedim. Disçiye gitmiyoruz. Ama baska bir yere gidiyoruz. Sana hediye olarak bir yazlik aldim. Eve gelip seni de alip evin tapusunu almaya gidecegiz. Esim Kadriye, önce saka yaptigimi zannetti. Çocuklari da hazirla, birlikte çikalim dedigimde ciddi oldugumu anladi. Bana kizmak istedi. Kizma dedim. Yaptigimiz iyiligi ögrenince bana hak vereceksin, sevineceksin diyerek telefonu kapattim.

Öglen olmustu. Eve gittim. Üç kizimiz, Nura, Sadet, Sidika ve oglumuz Abdülhakanim ile birlikte esim ve ben arabamiza atlayip satin alacagimiz yazligin bulundugu Izmit'in Kandira kasabasinin Cebeci köyüne hareket ettik. Esim yola çikmadan önce iki agri kesici içti. Disini unutmaya çalisti. Hem arabayi sürüyor hem de bu gün basima ne geldigini ona anlatiyordum. Olayi duyduktan sonra bana kizmaktan vazgeçti. Yaptigimiz ise hem gülüyor hem de dogru mu yaptik yanlis mi yaptik taratisiyorduk. Esim bir taraftan süt emme ihtiyaci olan bebegimiz Nura kizimizi yolda emziriyor bir yandan da bana laf yetistiriyordu.

Cebeci köyüne ögleden sonra saat dörtte ulastik. Tapu dairesi bu saatte islem yapmam dedi. Ahmet Bey annesinin durumunu anlatti. Rica etti. Islemi yaptilar. Tapu islemleri bittiginde saat alti olmustu. Ahmet Bey çeki alip hemen Istanbul'a Alman hasanesinden annesini almaya gitti. Ben de buraya kadar gelmisken ne aldigimizi bilmeden, görmeden aldigimiz yazlik evi gidip görmek istedim.

Yazlik eve gittik. Bahçe içinde üç katli bir evdi. Bahçesi çim ve agaçlikti. Evin içi dayali döseliydi. Evde yasamak için her sey vardi. Saga sola bakarken vaktin nasil geçtigini anlamadik. Esim hadi dönelim dediginde havanin karamakta oldugunu gördüm. Içimden bir ses bana karanlikta gitme burada kal diyordu. Esime bu gece burada kalalim. Bak evde her sey var. Firinda bir börek yaparsin. Çocuklar da rahat eder. Dinleniriz. Yarin gündüz gözüyle döneriz dedim. Kabul etti. Börek yapmak için mutfaga girdi.

Böregimizi yedik. Televizyon seyrettik. Çocuklar uyudu. Ben gece yarisi saat ikide uyumak için yattigimda gözüme uyku girmedi. Kalktim. Ev içinde dolastim. Dolaplari karistirdim. Çekmecelerin içlerini inceledim. Yanilmiyorsam gece yarisi saat 03:15 civariydi, üst kata çikmak için merdivenlerden yukari çikarken yer altindan müthis bir gürültü duydum. Allahim bu da neydi? Nasil bir sesti bu? Sanki havalarda uçuyordum. Ayaklarim yere basmiyordu. Sanki melek olmus uçuyordum. Trabzanlara siki siki sarildim. Deprem oluyordu. Esim Kadriye de uyanmisti. Çocuklarimiz misil misil uyuyorlardi. Saniyeler geçmiyordu. Gürültü korkunçtu. Yer yerinden oynuyordu. Ayakta durmak mümkün degildi. Eyvah dedim. Bu sarsintiya hiç bir sey dayanamazdi. Her sey yerle bir olacakti. Sonumuz geldi dedim. Dua etmeye basladim. Sanki dakikalar saatler kadar uzamisti. Bitmek bilmiyordu. Neden sonra sarsinti yavaslamaya basladi. O sirada aklima Adapazari'ndaki evimiz geldi. Hemen telefona sarildim. Adapazarinda evimizin karsisina bulunan binada oturan komsumuz doktoru cep telefonundan aradim. Doktorun söyledikleri ile yikildim.

'Halil Abi, burasi çok fena. Ben asagida arabama ulasmaya çalisiyorum. Sizin oturdugunuz bina yerle bir oldu. Arkanizdaki ev de çöktü. Elektrik yok. Zifiri karanlik. Çigliklar duyuyorum. Abi kapatmak zorundayim. Allah bizi korusun.........'

Aklima Urfa'da oturan annem geldi. Hemen onu aradim. 'Annecigim, Adapazarinda deprem oldu. Biz orada degildik. Bize birsey olmadi. Bizi merak etme' dedim. Telefonu kapatip esimin yanina gittim. Birbirimize sarildik. Dua ettik. Sabahi zor bekledik.

Sabah hava aydinlanir aydinlanmaz, esimi ve çocuklari evde birakip ben Adapazarina dogru son sürat yola koyuldum. Her zaman iki saatte gittigimiz yolu tam bes buçuk saatte zor gidebildim. Adapazari sehir içine girmek için denedigim ilk yol kapali çikti. Devrilmis bir minare yolu kapatmisti. Yollari iyi bildigim için bir baska yolu denedim. Orasi da kapaliydi. Yikilan bir evin enkazi yolu geçilmez hale getirmisti. Her girdigim yolda sokaklarin kenarinda yüzlerce yarali, ölü yatiyordu. Inleme sesleri, bagiran, çiglik atan insanlarin kulagimi yirtan sesleri her tarafi sarmisti. Enkazlarin altindan ölüleri çikartiyorlardi. Dört bes degisik yol denedikten sonra evimin bulundugu sokaga ulastim.

Ben diyeyim üçyüz, sen de besyüz ceset bizim evin sokaginda yol kenarina siralanmisti. Insan cesetlerini bu kadar çok görünce içim bulandi. Enkazlarin altindan haykirma sesleri geliyordu. Yikilmis evimizin yanina geldigimde enkaz altinda bagirisan seslerin bazilarini tanir gibi oldum. Bildigim seslerdi. Tanrim hangi birine yardima kossam? Nasil yardim edebilirdim? Kazmam yok, küregim yok. Sadece ellerim vardi. Ellerimle nereyi kazabilirdim? Hangi tasi kaldirmam gerekiyordu? Neredeki topragi eselemem gerekirdi? Çaresizlik içinde saga sola kosturuyordum. Hiç bir sey yapamiyordum. Çaresiz kalmistim. Normal zamanlarda tek bir can bile kaybolsa gösterecegim tepkiyi simdi binlerce canin kayboldugunu görmeme ragmen gösteremiyordum. Saatler geçtikçe içinde yasadigim ortami kaniksamaya basladigimi hissettim. Ölü görmek beni etkilememeye baslamisti.

Yasayan ölü gibi olmustum. Yikilmis evinin karsisina oturmus, basini ellerinin arasina almis put kesilmis, mum olmus, evlerinin enkazina ölü gibi sessiz bakan babalar, anneler, kardesler gördüm. Çaresizlige, kadere, Tanri'nin gazabina teslim olmus, kederlerini içlerine akitan, hayata küsmüs, aciyi hissetmeyecek kadar kendinden geçmis insanlari gördüm.

Biraz kendime geldigimde bizim sokaktan sag kalmis çoluk cocuk kimi bulduysam arabama koydum. Küçük arabama ben hariç on onbir kisiyi sikis tikis doldurup Cebeci'nin yolunu tuttum. Onlari yeni aldigim yazlik evin bahçesine yerlestirdim. Hanimim evin içinde ne kadar hali kilim varsa bahçeye çikartti. Çimenlerin üzerine serdik. Çoluk çocugu üzerlerine yatirdik. Örttük. Sicak çorba verdik.

Ben o gün alti yedi kez Cebeci Adapazari seferi yaptim. Her seferinde dokuz on kisiyi yazligin bahçesine tasidim. Cebeci'den giderken firindan aldigim yüz yüzelli ekmegi arabaya dolduruyordum. Adapazarina geldigimde bagaji açar açmaz bir iki dakikada ekmekler etrafima toplananlardan tarafindan alinip bitiriliyordu. Bütün gün boyunca Cebeci'den Adapazarina ekmek, Adapazarinda Cebeci'ye de depremden kurtulmus insanlari tasidim durdum. Son seferimde yikilmis evinin basinda yere oturmus aglayan arkadasimin esini gördüm. Kocasi ve çocuklari enkaz altindaydi. Onu da alip yazligima götürmek istedim. Gelmedi. Kocasini ve çocuklarini birakmak istemedi. Oturdugu yerde öylece kaldi. Onu oradan kimse kaldiramazdi. Bir umut. Sevdilklerinin tas yigini altinda oldugunu biliyordu. Onlari kurtaramiyordu. Sadece dua ediyordu.

Aksam son seferi yaptiktan sonra bitap düsmüstüm. Cebeci'deki evimizin bahçesinde ben, esim Kadriye, kizlarim Nura, Sadet, Sidika ve oglum Abdülhakim depremden sonra geceyi bahçede bir kilimin üzerinde birbirbirimize sarilarak geçirdik. O gece 45-50 kisi vardi bahçemizde. Hepimiz Tanri'ya sükrediyorduk. Hepimiz paranin pulun, sanin söhretin, varligin, hanin hamamin geçici seyler oldugunu anlamistik. Bazilarimiz sevdiklerini kaybetmisti. Bazilarimiz evini, arabasini.

Karanlikta bahçede üzerimizde battaniyeler birbirimize sarilmis oturuken Esim Kadriye ile bir an göz göze geldik. Sanki ikimiz de ayni seyi düsünüyorduk. Agizlarimiz kapaliydi. Gözlerimiz konusuyordu. Onun gözleri bana hala disinin agridigini söylüyordu. Benim gözlerim ona 'sagol' diyordu. Tanri ayni gün bizim elimizden bir evimizi almis bize bir baska ev vermisti. Allaha sükür çoluk çocuk hepimiz nefes alabiliyorduk. Ikimizin gözleri bunlari konusurken ellerimiz birbirine kavustu. Avuçlarimin içine aldigim ellerini siki siki sardim. Sikistirdim. Onun varligini, sicakligini hissettim. Yaramiz derindeydi. Kisa sürede bu yaranin iyilesmesi mümkün degildi.

Halil Dogan, bunlari bana anlatirken gözleri doluyordu. Sanki o günleri yeniden yasiyordu. Yemek yemek için oturdugum masada ne yedigimin farkinda degildim.

'Bülent Bey, yol ne kadar karanlik, yol ne kadar zor olursa olsun, insan dogru yolda gitmek istiyorsa, niyeti ona isik olur' dedi.

Hali Dogan'in yaslanmis gözlerle bana söyledigi bu cümle sonunda çatali biçagi elimden biraktim. Elini tutup, üzülme, sen dogru olani yapmissin. Tanri da sana bu iyiliginin mükafatini vermis dedim.

Kadriye hanim'in agriyan disini depremden bir ay sonra seyyar sihhiye ekibinin kurdugu çadir hastanede bir dis doktoru çekmis. Çekmeden önce 'Sadece disini çekerim. Biraz fazla acir. Yerine dis koymak, dolgu molgu gibi seyleri çadirda yapmiyoruz, haberin olsun. Hala çektirmek istiyormusun?' diye sormus. Kadriye Hanim 'evet' diyince, disini çekmis.

Halil Dogan su anda Günes Sigorta'nin en basarili acentelerinden biri. Sigorta isleri yapmaya devam ediyor. Adapazarinda yeni yapilmis bahçeli bir ev satin aldi. Besinci çocugu dünyaya geldi. Esi Kadriye ile mutlu bir hayat sürdürüyor...

Fabrika sahibi isadami Ahmet Beyin Adapazari'ndaki evi de depremde yerle bir oldu. Apartmandan kurtulan olmadi.

Deprem oldugu gece kanserli annesini Alman Hastanesinden çikartmak için Istanbul'a ailece gittigi için Ahmet Bey, annesi, esi ve çocuklari ölümden kurtuldu. Ahmet Beyin annesi iki ay sonra Adapazari'nda depremzedeler için kurulmus olan Ahmet Beyin çadirinda onun kollarinda vefat etti...

Iyiligin mükafati. Halil Dogan'a ailesiyle birlikte yeni bir hayat verdi. Binlerce yeni sigorta poliçesi kesti. Islerini büyüttü.

Iyiligin mükafati. Isadami Ahmet Beye esi ve cocuklarini bagisladi. Annesi huzur içinde yaninda öldü...

Kimin ne zaman bu dünyadan ayrilacagini sadece Tanri biliyor. Adapazari depreminde hayatini kaybedenler arasinda belki yüzlerce kez iyilik yapmis binlerce insan vardir. Hepimizin bir alin yazisi var. Kimbilir ne zaman, nerede ve nasil bu dünyadan ayrilacagiz? Hiçbirimiz bilmiyoruz.


Insan iyi yolda gitmek isterse, niyeti ona isik olur.

Tanri hepimizi kötülüklerden korusun....
<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break"><?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]


<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]


<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]


<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]

Bartuğ13
20.07.2005, 20:27
smileys/smiley5.gifsmileys/smiley5.gifsmileys/smiley5.gifbu agir bir itham diyeblirim.eger gerçeten dogruysa.tas tas üstünde kalmayabilir.kaynagi nedir?

SiNo
20.07.2005, 21:18
smileys/smiley5.gif

bahr
05.08.2005, 17:33
http://www.ada.net.tr/denizkopugu/voyage/deprem/photos/03%20Yikilmis_Bina_01.jpg

bahr
05.08.2005, 17:36
http://www.ada.net.tr/denizkopugu/voyage/deprem2/photos/28.jpg

bahr
05.08.2005, 17:38
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width="99%" align=center>
<T>
<TR>
<TD vAlign=top width="74%" height=63>
<DIV align=center>Hiçbirsey Eskisi Gibi Olmayacak</DIV></TD>
<TD vAlign=top width="26%" height=63>
<DIV align=center>http://www.ada.net.tr/cevre/images/ribb&#111;n.jpg (http://www.ada.net.tr/cevre/deprem/yurt.html)</DIV></TD></TR>
<TR>
<TD vAlign=top width="74%" height=12></TD>
<TD vAlign=top width="26%" height=12>
<DIV align=center>Yurttastan Yurttasa (http://www.ada.net.tr/cevre/deprem/yurt.html)</DIV></TD></TR></T></TABLE>
<BLOCKQUOTE>


- "Esek' e altin palan vursan da, esek yine esektir"
""Tarih 2 Mayis 1985. Tek basina ANAP iktidari dönemi. Meclis'te bir yasa tasarisi görüsülüyor: Imar Yasasi.
Halkçi Parti Kayseri Milletvekili (1948 dogumlu, insaat mühendisi) Mehmet Üner ve arkadaslari tarafindan verilen önergeyi özetliyorum:
Yapi ruhsati almak için dilekçeye ...zemin etüdü projesi (arazinin depreme uygun olduguna iliskin bilimsel rapor) eklenmesi zorunludur.

Simdi tutanaklari okuyalim:

* Baskan: Komisyon üyeleri ve hükümet bu önergeye katiliyor mu efendim?
* Bayindirlik, Imar, Ulastirma ve Turizm Komisyonu Baskani Ibrahim Özdemir (Istanbul): Katilmiyoruz efendim. Devlet Bakani Kazim Oksay
(Bolu): Katilmiyoruz efendim.

Bunun üzerine önerge sahibi Mehmet Üner söz aliyor. Yine tutanaklardan özetliyorum:

Her yerlesim yeri dogal çevrenin bir parçasidir. Düzenli, dengeli ve saglikli yerlesimin bas kosulu, yer seçiminin uygun yapilmasina baglidir. Yasa tasarisinda jeolojik özelliklerin göz önüne alinmadigi görülmektedir. Oysa ülkemiz dogal afetler açisindan böylesine bir ihmalin sonuçlarina katlanir gibi olmadigini yasayarak ögrenen ve bunu en iyi bilen ülkelerden biridir. Ülkemiz dogal afetler ve jeolojik nedenlerden kaynaklanan ve yarattigi sonuçlar açisindan da dogal afetlerin en acimasizi olan depremlerin yogun olarak yasandigi ülkelerden biridir. Yüzde 92'si deprem bölgesi içinde olan ülkemizde nüfusun yüzde 95'i deprem tehlikesi altinda yasamaktadir. Sanayimizin yogun oldugu kentlerimizin yüzde 75'i, barajlarimizin yüzde 4l'i, birinci ve ikinci derecede tehlikeli deprem bölgelerinde yer almaktadir.

Bu verilere ülkemizde bir yilda 1.1 yikici deprem oldugunu da eklersek, bu konuda ciddi kurallarin konulmasinin ne kadar zorunlu oldugu kendiliginden anlasilir. Ülkemizde sadece son 45 yilda depremlerden 60 bin kisi hayatini kaybetmis, 400 bin konut yikilmistir. Yalnizca depremlerin yol açtigi ekonomik deger kaybinin en az 15 Atatürk Baraji'ni yapabilecek boyutta oldugu anlasilir. Depremin ülkemizde yol açtigi zararlar Japonya'ya oranla 30 kat daha fazladir. Bu bize çevre planlamasinda jeolojik bilgilerden yararlandigimiz takdirde zararimizin 30 kat azaltilabilecegini gösteren somut bir örnektir...

Bu durumu yaratan en önemli neden, jeolojik incelemeler sonucu sakincali görülen yerlerin yerlesime açilmasiyla, jeolojik inceleme yapilmaksizin iskana (yerlesime) izin verilmesi olgularidir. Ülkemizde yasanan uygulamalarda, jeolojik hizmetler ve özellikler, her zaman deprem meydana geldikten sonra gündeme gelmektedir. Jeolojik özelliklerin sonradan degil ilk asamada, imar planlarinin yapimi asamasinda göz önüne alinmasi ve bunun yasalarla belirlenmesi gereklidir. Bu yapilmadigi takdirde, ülkemizin dogal özellikleri sonucu can ve mal kaybinin her zaman artacagi açiktir. Ülkemizin milli servetinin bu tür ihmaller sebebiyle kaybina tahammülü yoktur. Bu sebeplerle, yeni yerlesim alanlarinin seçiminde, var olan yerlesim birimlerinin ve gelisme alanlarinin belirlenmesinde, dogal yikim ve afetlerin yol açtigi zararlarin en alt düzeyde tutulabilmesi için önemli gereklerden biri, jeolojik hizmetlerden yararlanmak ve yasal dayanaklarin imar yasasinda bulunmasidir...
BASKAN: Sayin Üner toparlayiniz lütfen. Mehmet Üner (devamla): Il ve ilçe imar isleri kurullarinda jeoloji mühendisligi disiplininin temsil edilmesi yaninda, belediyelerde jeoloji mühendislerinin istihdamina geçilmesi saglanmalidir... Bu hizmetlerin imar yasasi kapsamina alinmasi önemlidir.

BASKAN: Sayin Üner lütfen tamamlayiniz. Zamaniniz üç dakika geçiyor. Müsamahamizi kötüye kullanmayin.

Mehmet Üner (devamla): Beni dinlediginiz için tesekkür ederim.

BASKAN: Tesekkür ederim. Önergeyi oylariniza sunuyorum. Kabul edenler...Kabul etmeyenler..
Önerge kabul edilmemistir.""""
Ersin ALOK

</BLOCKQUOTE>

bahr
05.08.2005, 17:46
http://ssavunma.isparta.gov.tr/deprem189.jpg

Keleşoğlu
05.08.2005, 19:19
smileys/smiley5.gif

Murat BAYRAKTAR
05.08.2005, 20:52
fotografi görünce bir an o günlere geri döndük gibi oldum. Ne günlerdi be. Allah kimseye göstermesin böyle bi aci tablo. Oldugu zamani hiç unutamiyorum. O zamanlar Of'taydim. Sabahin 4'ünde falan kaldirdilar. Deprem oldu diye. Biz nerden bilelim depremin ne oldugunu.. Kitap televizyondan bilirdik. O zamanlar köyde telefon çekmiyordu. Daga çiktik. Hemen akrabalarimizi aramaya sarildik. Amcamin telefonu açilmiyodu. Bizde kablolar koptu zannetik. Sonra... Televizyonda 6 çökmüs binanin üstünde küçük amcami görünce ykildik. O günler ins. bi daha geri gelmez.

Can basten
06.08.2005, 02:04
LÜTFEN OKUYUN


Degerli arkadaslarim bildiginiz gibi ülkemizde bir süredirher türden komplo teorisi ortaya atildi, sabetaycilardan, illuminatiye, amerikadan israile ve sanat, spor, kültürel aktivitelere kadar her konu bu furyadan nasibini aldi. Çünkü insanlar artik görünenle yetinmiyor, altinda baska baska nedenler ariyor. Bazen hakli olunan noktalar da olmadi degil, ancak çogunlugu deli saçmasi kavlinden.Ama bu kadar uçmusunu da görmemistim açikçasi...


Arkadaslar sunun görülmesini arzu ederim ki bu komplo teorilerinin bizzat kendisikomplo teorisine benziyor. Öyle kibazi tipler(soner yalçin, yalçin küçük vs.)butür seyleri ortaya atarak güya kahramanlik yapiyor ancakburadan bizlere çok açik bir biçimde sumesaj çikiyor: "Hiç ugrasmayin devletiniz her türlü kontrol edilir, bakin ne isler çeviriyorlar, gizli dünya düzenleri var, hem o kadar adamlari var ki asla basedemezsiniz, sizin bütün ünlü basarili isimleriniz de onlardan,onlardan izin almadan ülkenizde basbakan olmak kimin haddine, bütün disisleri bakanlari yahudi dönmesidir zaten, akilli olun harcanirsiniz vs." Zaten ülkemizde de bu tür teorilere karsi inanilmaz bir teveccüh var...


Bir Türk gencini düsünün 17-18 yasinda ve tam birer saçmalik örnegi olan efendiyi, illuminatiyi okudu. Ne der acaba, "ülkemin her tarafi sarilmis, bütün bizi yönetenler de bu oyunun içinde, çok güçlüler, demek ki yapilacak birsey yok kaderimize razi olalim" demez mi, kendine güveni yarina olan inanci sarsilarak, pasifleserekamerikan emperyalizminin istedigi sekle girmez mi? Olay budur, bu muhabbetleri lütfen itibar etmeyin ne o abd'de, israil'de o güç var ne de öyle bir dünya devleti falan... O güya her yerde eli olan israil önce adam olsun, yarim kilometrekarelik topragina sahip çiksin,bir avuç arapla basa çikamadilar daha...


Ben de bu depremteroisinigörünce yeni teoriler gelistirdim o nekadarmantik kurallari çerçevesinde bunlar da öyledir:


-Insanlari tirnaklarinin uzamamasi mümkün fakat israil patentli tirnak makasi sektörübilim adamlarina her yil düzenli olarak para aktardigi için bu konu gizleniyormus...


-Amerikalilar beyzbol sporunu sirf üçüncü dünya halklari beyzbol sopasini kavgada kullanmak için satin alsinlar ve birbirlerini dövüp sagliksiz nesiller yetistirsinler diye uydurmus. Aslinda böyle bir spor yokmus...


-3 gün önce bizim üzerimizde bir nükleer deneme yapilmis fakat biz bir günlügüne uyutuldugumuz için farkinda degilmisiz.


-Metin Sentürk kör falan degil, evinde 105 ekran Tv var, bunu amerika kör diye lanse ederek Türk halkinin yufka yüreklilestirmek ve böylece tepkisizlestirmek içincasus olarak yollamis...


(Yanlis anlasilmasin sevgili Scholes aradasimiza bir lafim yok yanlizca durumu özetlemek istedim)...

Y.Sert
06.08.2005, 02:59
valla gerçekmi degilmi bilmem ama:gerçek degilse bile mükemmel bir teori.ve bir atasözü:


ates olmayan yerden duman tütmez.


hadi gelde inanma.

Muhalif
07.08.2005, 17:10
LÜTFEN OKUYUN


Degerli arkadaslarim bildiginiz gibi ülkemizde bir süredirher türden komplo teorisi ortaya atildi, sabetaycilardan, illuminatiye, amerikadan israile ve sanat, spor, kültürel aktivitelere kadar her konu bu furyadan nasibini aldi. Çünkü insanlar artik görünenle yetinmiyor, altinda baska baska nedenler ariyor. Bazen hakli olunan noktalar da olmadi degil, ancak çogunlugu deli saçmasi kavlinden.Ama bu kadar uçmusunu da görmemistim açikçasi...


Arkadaslar sunun görülmesini arzu ederim ki bu komplo teorilerinin bizzat kendisikomplo teorisine benziyor. Öyle kibazi tipler(soner yalçin, yalçin küçük vs.)butür seyleri ortaya atarak güya kahramanlik yapiyor ancakburadan bizlere çok açik bir biçimde sumesaj çikiyor: "Hiç ugrasmayin devletiniz her türlü kontrol edilir, bakin ne isler çeviriyorlar, gizli dünya düzenleri var, hem o kadar adamlari var ki asla basedemezsiniz, sizin bütün ünlü basarili isimleriniz de onlardan,onlardan izin almadan ülkenizde basbakan olmak kimin haddine, bütün disisleri bakanlari yahudi dönmesidir zaten, akilli olun harcanirsiniz vs." Zaten ülkemizde de bu tür teorilere karsi inanilmaz bir teveccüh var...


Bir Türk gencini düsünün 17-18 yasinda ve tam birer saçmalik örnegi olan efendiyi, illuminatiyi okudu. Ne der acaba, "ülkemin her tarafi sarilmis, bütün bizi yönetenler de bu oyunun içinde, çok güçlüler, demek ki yapilacak birsey yok kaderimize razi olalim" demez mi, kendine güveni yarina olan inanci sarsilarak, pasifleserekamerikan emperyalizminin istedigi sekle girmez mi? Olay budur, bu muhabbetleri lütfen itibar etmeyin ne o abd'de, israil'de o güç var ne de öyle bir dünya devleti falan... O güya her yerde eli olan israil önce adam olsun, yarim kilometrekarelik topragina sahip çiksin,bir avuç arapla basa çikamadilar daha...


Ben de bu depremteroisinigörünce yeni teoriler gelistirdim o nekadarmantik kurallari çerçevesinde bunlar da öyledir:


-Insanlari tirnaklarinin uzamamasi mümkün fakat israil patentli tirnak makasi sektörübilim adamlarina her yil düzenli olarak para aktardigi için bu konu gizleniyormus...


-Amerikalilar beyzbol sporunu sirf üçüncü dünya halklari beyzbol sopasini kavgada kullanmak için satin alsinlar ve birbirlerini dövüp sagliksiz nesiller yetistirsinler diye uydurmus. Aslinda böyle bir spor yokmus...


-3 gün önce bizim üzerimizde bir nükleer deneme yapilmis fakat biz bir günlügüne uyutuldugumuz için farkinda degilmisiz.


-Metin Sentürk kör falan degil, evinde 105 ekran Tv var, bunu amerika kör diye lanse ederek Türk halkinin yufka yüreklilestirmek ve böylece tepkisizlestirmek içincasus olarak yollamis...


(Yanlis anlasilmasin sevgili Scholes aradasimiza bir lafim yok yanlizca durumu özetlemek istedim)...





en güzel cevabi vermis Cansmileys/smiley32.gifson komplo teorilerine de yüzde yüz katiliyorumsmileys/smiley36.gif

NoPain-NoGain
08.08.2005, 03:43
Diyecegim o ki; insanoglu "Ay"a çikmistir, buna inanmayanlar da var ya o bakimdan söylüyorum; yakinda Ay ve Mars'a turistik seyahatler baslayinca ne diyecekler acaba?




deprem olayini bilemiyorum da bu ay'a gitme hikayesi hakkinda süphelerim var benim... bi kere gidildiyse o zaman o günden bugüne on kere daha gidilirdi gibi geliyor normal sartlarda...hatta orada yapilasmaya baslanmasi, sabit bir istasyonun kurulmasi, uzay disinda seralarda bitki üretimi gibi deneyler de yapiliyor olmasi gerekirdi...


ya gerci bu bi aralar ufo gercegi programini yapan adamlar bunun hollywood isi stüdyoda cekilmis görüntülerle saglandigini, bu sayede soguk savas döneminde ruslarlaitibar savasindaki amerikalilarinyine uzay arastirmalari yapan ruslara üstünlük sagladigi iddia ediliyor.


gerci bi de bi tane acayip adam vardi, sirius uzay dernegi baskani mi ne;haktan akdogan'di adi da ,hatta istanbul'da istiklal caddesinde ufo müzesini acti bunlar. o da ayin dünyadan görünmeyen yüzünde uzaylilarin yerlesmis oldugunu, dünyalilaraya ayak bastigindaonlar tarafindan karsilandigini iddia etmisti. ben de siritmistim saskinlikla...


ne bileyim, komplo teorileriyle kafayi cizmemek lazim tabi ama; aya gercekten gidilmisse, o zamandan bu güne niye tekrar gidilmedigine pek anlam veremiyorum? bi kere de bütün ayi kesfettiler bitti mi yani?


ki o zaman sene 1967, teknolojinin eksiklikleri ortada, bugün bile inanilmaz teknolojik gelismelere ragmen anca yörüngede dönmesi gereken bi uzay mekiginde hatalar oluyor, gemi hasar görüyor. bi kac sene önce daha bir kac astronot yandi dünyaya dönerken.

bahr
17.08.2005, 17:25
<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=646 align=center>
<T>
<TR>
<TD>UNUTMADIK...
UNUTTURMAYACAGIZ...

17 Agustos gecesi hersey 45 saniyeye sigdi.

Zamanin durdugu, saatlerin akrep ve yelkovanlarinin dondugu 45 saniye geride kaldiginda, gecenin karanligi yüzyilin felaketinin silüetlerini tasiyordu.

Sabahin ilk isiklariyla birlikte yasanan acinin ve depremin yikici gücünün akilalmaz boyutlari ortaya çikti. Deprem bölgesine ilk kosanlar, yasananlara taniklik edenler ise gazeteciler oldu. Objektifler, kameralar enkazlari taradi, analarin, çocuklarin gözyaslarini tüm dünyaya aktardi, yardimlarin dagitiminda yasanan aksakliklari ortaya çikardi.

Kimi kez fotograf çekerken aglasalar, objektiflerinin netini yapmaya çalisirken hiçkiriklara bogulsalar da gazeteciler üzerlerine düsen görevi yerine getirmek için haftalarca deprem bölgelerinden ayrilmadilar.

O günlerin fotograf karelerine sigmayan acilari bundan sonrasi için birer ibret belgesi olarak önümüzde duruyor. Depremde yitirdigimiz canlarin, sönen ocaklarin sadece alin yazisi olmadigini biliyoruz. Ilgisizligin, basiboslugun faturasini o 45 saniyenin sonunda Türk halkinin ödedigini unutmayacagiz. Ve unutturmayacagiz...

17 Agustos ve 12 Kasim depremlerinde yasamlarini yitirenlerin anisi önünde saygiyla egiliyoruz...
</TD>
<TD>
</TD></TR>
<TR>
<TD width=49>http://www.milliyet.com.tr/ozel/sergi/galerideprem/sabit/kosesolalt.gif</TD>
<TD>
</TD></TR></T></TABLE>

bahr
17.08.2005, 17:41
http://www.gedik.net/deprem_dinarli/008.jpg








VE BIR KEZ DAHA DEPREM GÜNÜ GELDI GÖRÜYORUM KI HERKES UNUTMUS HIH.......!?

bahr
17.08.2005, 17:42
http://www.gedik.net/deprem_dinarli/013.jpg

bahr
17.08.2005, 17:43
http://www.gedik.net/deprem_dinarli/054.jpg