PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yıldızların Altında | Lionel Messi



Serdær
28.11.2007, 22:28
http://www.poster.net/manchester-united/manchester-united-manchester-united-1192673.jpg


Cristiano Ronaldo (5 Şubat 1985, Funchal), tam adı Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro olan Portekizli futbolcu. Şu anda İngiltere'nin ve dünyanın en ünlü futbol kulüplerinden biri olan Manchester United'da oynamaktadır.

Ronald Reagan hayranı olan babası bu yüzden ona Ronaldo ismini vermiştir.

Profesyonel olmadan önce Andorinha, CD Nacional ve son olarak Sporting Lizbon genç takımında oynayan Ronaldo, 17 yaş altı Portekiz milli takımında da dikkat çekmişti. Profesyonel kariyeri yine Sporting Lizbon'da başlayan genç oyuncu, 2003 yılından beri Manchester United'da oynuyor. Başarılı performansı nedeniyle 2007 yılında sözleşmesi 5 yıl daha uzatıldı.

İngiltere'de ilk maçına 16 Ağustos 2003'te Bolton Wanderers a karşı çıktı. Manchester United'da David Beckham'ın 7 numaralı forması verilen Ronaldo, aynı zamanda bu takımda oynayan ilk Portekizli.

Manchester United forması ile ilk sezonunda Sir Matt Busby Yılın Futbolcusu ödülünü almıştır. 2002/2003 sezonunda 25 maçta forma giymiş ve 3 gol atmıştır. 2003/2004 sezonunda 39 maçta forma şansı bulmuş ve 8 gol atmıştır, ayrıca FA Cup finalinde Millwall ile oynanan maçta forma giymiştir.Daha önce Portekiz'in Sporting Lizbon takımında oynamıştır. Onu diğerlerinden farklı kılan özelliği çok hızlı olması, inanılmaz bilek hareketleri ve çalım yeteneğine sahip olmasıdır. Euro 2004 de yıldızı parlayan oyuncu, Portekiz milli takımının vazgeçilmez ilk 11'i arasında bulunmaktadır.

Günümüzde birçok şirket reklamlarını Cristiano Ronaldo ile çekmeyi istemektedir ve bu yüzden onunla iş yapmak isteyen tonlarca parayı gözden çıkarmak zorundadır. Pepe Jeans reklamında oynamıştır. Ayrıca Japon otomobil ve motosiklet üreticisi Suzuki şirketinin Suzuki Swift araba reklamında oynamıştır. Bunlar dışında özellikle de Nike şirketinin yarattığı Joga Bonito akımının süperstarları arasında bulunmaktadır.

Cristiano Ronaldo nun Sporting Lizbon'dan Manchester United takımına transferi çok ilginçtir.İki takımın hazırlık karşılaşmasında Sporting Lizbon forması giyen yıldız Manchester United'a karşı adeta tek başına oynayarak takımının kazanmasını sağlamıştır.Böylece Cristiano Ronaldo'yu çok beğenen Manchester United takımı yıldız futbolcuyu transfer etmiştir.

gsNfMeuhyhY

Erdem Keser
28.11.2007, 22:33
Dünyanın en itici futbolcusu...

Harun-61
28.11.2007, 22:37
buda "manyak" 'lardan .. :)

Serdær
28.11.2007, 22:40
Hemen Hemen her hafta bir futbolcuya böyle bir başlık açmayı düşünüyorum. Umarım adminler rahatsız olmaz.

Dün akşam Ronaldonun Sporting Lizbona 90.dk attığı mükemmel gol ve ilginç gol sevinci

c3yPwit_DPo

ilhan
28.11.2007, 22:45
Dünyanın en itici futbolcusu...

Aynı fikirde olduğum insanları görmek çok güzel. Banada çok itici geliyor. Hemde acayip itici geliyor.

Kötü bir topçu mu ? - Hayır. Bazen harika işler yapabiliyor.

Ama itici bir tipi ve mimikleri var. Sevmiyorum bu adamı. Ama dünyanın en iyi 5-6 futbolcusundan birisi olarak gösteririm.

Yinede sevmiyorum :p

pReN@_61
28.11.2007, 23:48
çok üst düzey bir beceriye sahip...

pReN@_61
28.11.2007, 23:49
bu arada başlık için teşekkürler.

Cem Balcı
29.11.2007, 00:16
çok artist bi topçu ama o teknik,yetenek bendede olsa bende artist olurdum.:D

Armağan Dere
29.11.2007, 01:42
itici herif iyi bir topçu ama insaniyet namına bi özelliği yok gibi hele o sex skandalından sonra...iyice gözümden düştü

Mehmet Fırat
29.11.2007, 09:16
Benim başlığım açılmış.:D Geçen sezon sağladığı yarar bakımından dünyanın en iyi futbolcusu.;)

Cem Balcı
29.11.2007, 16:35
itici herif iyi bir topçu ama insaniyet namına bi özelliği yok gibi hele o sex skandalından sonra...iyice gözümden düştü

yanlız o sex yaptığı kadında ronaldodan tek kuruş bile almam demiş,yeterki onla beraber oluym demiş.düşünün yani...:D

MarceloTS
29.11.2007, 17:16
Çoğu zaman boş alanda kendi kendini çalımlayıp karşısına sıradan takımların sıradan oyuncuları gelince tekniğini konuşturabilen,büyük maçların değil küçük maçların adamı olan karakteri ve kişiliği hakkında iyi şeyler söyleyemeyeceğim bir tipBana göre dünyanın en iyi 5 futbolcusu arasına giremez.İyi oyuncu sürekli çalım atan oyuncu değildir.Bana göre iyi oyuncu Gerrard,Del Piero,Kaka vs gibi oyunculardır..

livera61
29.11.2007, 17:32
senden nefret ediyorum ronaldo nedenide 7-1 roma maçında inanılmaz oynamandı Kaptan totti italyada intikamını fena alacak:)

Trkz61
29.11.2007, 17:53
Bizim de Yattaramız var ama disiplinsiz.:D Bundan aşağı kalmaz yani.:)

İleli
29.11.2007, 18:19
suan messi ile beraber en kral futbolcu..

pReN@_61
29.11.2007, 19:05
bizim Cello kadar iyi olmasa da fena değil işte :)

Cem Balcı
29.11.2007, 19:38
bizim Cello kadar iyi olmasa da fena değil işte :)

celo birazdaha teknik şimdi hakkını yemeyelim.:D

livera61
29.11.2007, 19:50
celo birazdaha teknik şimdi hakkını yemeyelim.:D

CELOStiano Ronaldo:):)

Cem Balcı
29.11.2007, 20:49
ama nedersek diyelim adam harika bi topçu arkadaşlar.ne olursa olsn,tam bir yetenek.

Mehmet Fırat
29.11.2007, 21:41
Çoğu zaman boş alanda kendi kendini çalımlayıp karşısına sıradan takımların sıradan oyuncuları gelince tekniğini konuşturabilen,büyük maçların değil küçük maçların adamı olan karakteri ve kişiliği hakkında iyi şeyler söyleyemeyeceğim bir tipBana göre dünyanın en iyi 5 futbolcusu arasına giremez.İyi oyuncu sürekli çalım atan oyuncu değildir.Bana göre iyi oyuncu Gerrard,Del Piero,Kaka vs gibi oyunculardır..

Bu durum geçen senenin başına kadardı. Artık ne olduysa, Ronaldo gerek gol gerek asist bakımından takımına çok katkı sağladı. Forvet oyuncusu olmamasına rağmen takımının en çok gol atan oyuncusuydu ayrıca ligde de son haftalara kadar gol kralıydı.:rolleyes:

Beni kişiliği ilgilendirmez. Zaten futboldan bahsediyorsak, özel hayata karışmamak gerekir. Futbolunu güzel oynuyor mu? Oynuyor. Bu kadarı yeter.:)

Mehmet Fırat
29.11.2007, 22:10
Hemen Hemen her hafta bir futbolcuya böyle bir başlık açmayı düşünüyorum. Umarım adminler rahatsız olmaz.


Bence aynı başlığa yaz. Adminlerden rica edersin, hangi futbolcuyu yapıyorsan, başlığı ona göre değiştirirler. Diğer türlü, öteki konular unutulur. Daha doğrusu yer kalmaz.:rolleyes:

pReN@_61
29.11.2007, 23:03
celo birazdaha teknik şimdi hakkını yemeyelim.:D



:D şüphesiz...

ilhan
29.11.2007, 23:28
Bir " Ricardo Izecson Santos L'eite Kaka " kadar olmasada iyi futbolcu ;)

Recep Çaltepe
30.11.2007, 17:46
Bence aynı başlığa yaz. Adminlerden rica edersin, hangi futbolcuyu yapıyorsan, başlığı ona göre değiştirirler. Diğer türlü, öteki konular unutulur. Daha doğrusu yer kalmaz.:rolleyes:

Başlığı değiştiriyorum.

Her hafta incelenen futbolcunun ismi yazacaktır başlıkta.

pReN@_61
02.12.2007, 22:38
Başlığı değiştiriyorum.

Her hafta incelenen futbolcunun ismi yazacaktır başlıkta.



Bilgilendirme ve uygulama için teşekkürler.

Serdær
06.12.2007, 16:16
http://img136.imageshack.us/img136/9867/kaka1024md7.jpg

Ricardo Izecson dos Santos Leite (bilinen adıyla Kaka) 22 Nisan 1982'de Brezilya'da doğmuştur. Günümüz forvet kriterlerine uygun sürat çalım ve sert şutlarıyla son derece başarılı bir futbolcudur. Brezilya'nın Sao Paolo takımında yıldızı parlayan Kaka, 2003 yılında 8.5 milyon € karşılığında Milan'a transfer olmuştur. Şu anda A.C Milan'da oynamaktadır. Forvetin arkasında merkez orta sahada, ofansif orta saha oyuncusudur. Milan'da 22 numaralı formayı giymektedir. Brezilya milli takımının 2002 Dünya Kupası kadrosunda da yer bulan Kaka 2006 Dünya Kupası'nda da Brezilya milli takımı kadrosunda yer almaktadır.

Kaka şu ana kadar Brezilya milli takımıyla çıktığı 37 maçta 12 gol kaydetmiştir ve ayrıca dünya kulüplerinin de gözüne girmiştir. Bir çok kişi de merak uyandıran Kaka ismi ise küçük kardeşinin küçüklüğünde gerçek ismi olan Ricardo'yu söyleyememesinden dolayı Portekizce'de Ricardo anlamına gelen Caca kelimesini kullanmasından gelmektedir.

Büyük itirafları...

Milan'lı yıldız Müslüman oldu
Çizme'nin GÖZBEBEĞİ İSLAMİYET'İ SEÇTİ...!!!

Ülkesinin milli takımında da forma giyen ünlü futbolcu, İslamiyet'i seçmeden önce birçok kitap okuduğunu kaydetti. İşte o yıldız...

Brezilya futbolunun yakın zamanda yetiştirdiği en büyük yıldızlardan biri olan Milanlı Ricardo Kaka, İslamiyet'i seçti. Geçen günlerde Kuveyt'e yaptığı bir gezi esnasında Müslüman olduğunu ilan eden Kaka, İslam'ı seçmeden önce birçok kitap okuduğunu belirtti. Kaka yaptığı açıklamada, "Ben Müslüman olmak için doğdum" dedi. Brezilya'da genellikle fakir ailelerin çocukları futbolcu olurken, Kakan'ın ailesi Brezilya'nın önde gelen ailelerinden biri.

mCrRHP4LFmo

Serdær
06.12.2007, 16:18
Kaka ...

5wvX_n4SGqQ

Cem Balcı
06.12.2007, 16:48
Kaka ...

5wvX_n4SGqQ

bu cocuk bir harikaaa...milan bu adamsız ne yapar bilmiyorum...

Serdær
06.12.2007, 19:16
Kaka..

dicqGqvRmfU

Muhalif
06.12.2007, 19:37
Yıldızı yıldız yapan en önemli ve pek fazla önemsenmeyen özelliği sürekliliktir bence.. Yoksa kendi çapında Sergen de, Lincoln de, Fatih Tekke de pek ala birer yıldızdırlar mesela... Ama sürekli olanlar hep yıldız olarak kalıyor, diğerleri kaybolup gidiyor... Kaka bu yüzden bence an içinde en büyük yıldızıdır dünya futbolunun.. zaten bu sene aldığı ödülle de bunu gösterdi... Ayrıca Fm'de hep Milan'la oynadığımdan özel bir sempatimde vardır kendisine:D Larsson bir Kaka iki:D

ilhan
06.12.2007, 19:42
Eğer takımınızda Kaka var ise , Tek futbolcuyla bile ofansif futbol oynanıyor demektir. 60-70 metre top sürüp gol atmak bir forvet arkası için kolay bir iş değil. Ama Kaka var ise herşey mümkündür ;) Bu adamı çok seviyorum. Benim için dünyanın En iyi Futbolcusudur. ( Şu an için ) Geçen seneki ManU - Milan maçını unutmuyorum.

Sheva ve Gilardinho, İnzaghi böyle bir adamın önünde oynadıkları için çok şanslılar.

Hayallerin ötesinde bir futbolcu benim için ;)

Mehmet Fırat
06.12.2007, 19:44
Müslüman olduğunu bilmiyordum. Helal olsun. Avatarımdakine de ders olsun.:)

Geçen sene, Milan-Man Utd. maçındaki golü, onu tarif etmeye yeter. Kafayla 2 kişiyi oyundan düşürüp, mükemmel bir plaseyle topu ağlara göndermişti. Sanırım yukarıdaki görüntülerde var o gol.

Serdær
06.12.2007, 19:48
Müslüman olduğunu bilmiyordum. Helal olsun. Avatarımdakine de ders olsun.:)

Geçen sene, Milan-Man Utd. maçındaki golü, onu tarif etmeye yeter. Kafayla 2 kişiyi oyundan düşürüp, mükemmel bir plaseyle topu ağlara göndermişti. Sanırım yukarıdaki görüntülerde var o gol.

Yukarıda vermiş olduğum en son video'da bu gol mevcuttur.

İyi Seyirler..

ilhan
06.12.2007, 20:07
Yanlış bilgi verilmesin arkadaşlar. Kaka futbolu bıraktıktan sonra Rahip olacağını açıkladı.

ilhan
06.12.2007, 20:11
Koyu bir Evanjelik olmasıyla tanınan ve kariyerine İtalyan Milan kulübünde devam eden futbolcu, GQ dergisine verdiği söyleşide, "Bu çok bir yol. Teoloji öğrenmeli ve İncil'i daha iyi anlamalıyım. Ancak bunu çok isterim" dedi. Asıl adı Ricorda Izecson dos Santos Leite olan Kaka, "Binlerce yıl önce yazılanları bugüne uyarlamak bir rahibin görevidir" şeklinde konuştu. Maçlarda her gol attıktan sonra parmaklarıyla "Tanrı'ya teşekkür" eden Kaka, bazı tişörtlerine de "İsa sizi seviyor" yazısı yazdırıyor. Kaka, "İsa'nın Sporcuları" adlı bir örgütün de üyesi.

Kaynak : http://www.sporsitesi.net/news_detail.php?id=142934

İleli
07.12.2007, 10:51
kaka musluman degil zaten olsaydi coktan bilirdik..

Serdær
19.12.2007, 22:27
http://www.footballpictures.net/data/media/21/lionel_messi_2_footballpictures.net.jpg

Lionel Messi, 1987 yılının 24 Haziran günü doğdu. Antrenörlüğünü Messi’nin babasının yaptığı Grandoli adlı kulüpte top oynamaya başlamıştır. 1995 yılında buradan Newell's Old Boys takımına geçmiştir. 11 yaşındayken doktorlar tarafından büyüme hormonu yetersizliği teşhisi konulmuştur. Bu yıllarda River Plate (http://tr.wikipedia.org/wiki/River_Plate) takımı Messi’yle ilgilense de oldukça yüksek olan tedavi masraflarını karşılayacak güçte olmadığı için vazgeçmek zorunda kalmıştır.
O dönemde Arjantin’de genç yeteneklerini araştıran FC Barcelona (http://tr.wikipedia.org/wiki/FC_Barcelona) Kulübü’nün sportif direktörü Carles Rexach (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carles_Rexach&action=edit), Messi’nin olağanustu futbol yeteneğini fark etmiş ve Messi'ye tedavi masraflarını karşılamak üzere İspanya (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya)’da FC Barcelona (http://tr.wikipedia.org/wiki/FC_Barcelona) Takımı’nın alt yapısında oynamasını teklif etmiştir. Lionel Messi’nin hayatında bir dönem noktası olan bu teklifi ailesi kabul etmiş ve İspanya’ya taşınmışlardır. Kısa bir süre sonra Lionel Messi Barcelona’nın B takımında 30 maçta 37 gol atarak ne kadar büyük bir yetenek olduğunu kanıtlamıştır.
Arjantin 20 Yaş Altı (U-20) Takımı

Messi’ye İspanya Milli Futbol Takımı (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya_Milli_Futbol_Tak%C4%B1m%C4%B1)’nda oynaması teklif edildi ancak Messi bunu reddetti ve doğduğu ülkenin milli takımı için oynamak istediğini söyledi. 2004 Haziran ayında ilk kez bir dostluk maçında, Paraguay Milli Futbol Takımı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Paraguay_Milli_Futbol_Tak%C4%B1m%C4%B1)’na karşı, Arjantin 20 Yaş Altı (U-20) Takımı (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=20_Ya%C5%9F_Alt%C4%B1_%28U-20%29_Tak%C4%B1m%C4%B1&action=edit) formasını giydi.
2005 Haziran ayında Hollanda (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hollanda)’da düzenlenen Dünya Gençler Futbol Şampiyonası (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=D%C3%BCnya_Gen%C3%A7ler_Futbol_%C5 %9Eampiyonas%C4%B1&action=edit)’nda Arjantin 20 Yaş Altı (U-20) Takımı’yla şampiyonluk sevincini yaşadı. Bu turnuvada attığı 6 golle turnuvanın en skorer oyuncusu seçilerek altın ayakkabı ve en iyi oyuncusu seçilerek de altın top ödüllerini aldı. Bu başarısından sonra 27 Haziran’da 150 milyon € (Avro) karşılığında Barcelona ile 2010 yılına kadar bir sözleşme imzaladı. (Bu para,takım arkadaşı Ronaldinho (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ronaldinho)’nun aldığı ücretten 30 Milyon € daha fazladır.)



Arjantin Milli Futbol Takımı

İlk kez 4 Ağustos 2005'te Arjantin Milli Takımı teknik direktörü José Pekerman (http://tr.wikipedia.org/wiki/Jos%C3%A9_Pekerman) tarafından Arjantin Milli Takımı’na davet edilmiştir. Milli takımdaki ilk resmi maçında Macaristan Milli Futbol Takımı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Macaristan_Milli_Futbol_Tak%C4%B1m%C4%B1)’na karşı 63. dakikada oyuna giren Messi, girdikten 40 saniye sonra hakem Markus Merk (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Markus_Merk&action=edit) tarafından rakibine dirsek attığı gerekçesiyle kırmızı kartla oyundan ihraç edilmiştir. Gördüğü kırmızı kartın ardından Messi, sahayı ağlayarak terk etmiştir. Daha sonra 3 Eylül’de Dünya Kupası (http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Kupas%C4%B1) Elemeleri’nde, Paraguay’a karşı, Arjantin Milli Takımı’nın 1-0 kaybettiği maçta son 8 dakika oyuna girerek ilk resmi maçını tamamlamıştır.

2005-2006 Sezonu

25 Eylül 2005’te İspanya vatandaşlığına kabul edilen Messi, artık La Liga’da bir İspanyol vatandaşı olarak Barcelona formasıyla mücadele edebilecekti. Zira Barcelona kulübünün Avrupa Birliği (http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Birli%C4%9Fi) vatandaşı olmayan futbolcu kontenjanı dolmuştu ve Messi oynayamayacaktı. İlk Şampiyonlar Ligi (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eampiyonlar_Ligi) maçında İtalya (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya)’nın Udinese (http://tr.wikipedia.org/wiki/Udinese) takımına karşı 27 Eylül 2005 tarihinde forma giydi. Aralık ayında İtalyan spor gazetesi Tuttosport (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Tuttosport&action=edit) tarafından Wayne Rooney (http://tr.wikipedia.org/wiki/Wayne_Rooney), Lukas Podolski (http://tr.wikipedia.org/wiki/Lukas_Podolski), ve Cristiano Ronaldo (http://tr.wikipedia.org/wiki/Cristiano_Ronaldo) ile birlikte 2005 yılının en iyi 21 yaş altı genç oyuncusu seçildi.
Messi daha sonra 2005-2006 sezonu boyunca La Liga’da ve Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona formasıyla gösterdiği performansla gerek Avrupa’daki futbol severlerin gerekse Barcelona taraftarlarının sevgilisi haline geldi.Bu yıllardan sonra artık Maradona'nın veliahtı olabileceğinin ipuçlarını gösterdi.En önemli özelliği ise topa olağanüstü bir şekilde hakim olması ve 1e 1 mücadelelerdeki başarısıdır



2006-2007 Sezonu

Hem İspanya Ligi La Liga’da Real Madrid (http://tr.wikipedia.org/wiki/Real_Madrid) takımına karşı oynadıkları maçta Dünya’nın en iyi defans oyuncusu olarak kabul edilen Fabio Cannavaro (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fabio_Cannavaro)’ya karşı gösterdiği başarılı performans ve attığı çalımlarla hem de Şampiyonlar Ligi’nde Chelsea (http://tr.wikipedia.org/wiki/Chelsea) takımına karşı oynadığı başarılı futboluyla ne kadar yetenekli ve gelecek vadeden bir oyuncu olduğunu tekrar kanıtlamış oldu. Aynı zamanda Şampiyonlar Ligi’nde eleme grubu son maçında Werder Bremen (http://tr.wikipedia.org/wiki/Werder_Bremen)’e karşı 89. dakikada beraberlik golünü atarak takımının bir üst tura çıkmasında büyük rol oynamıştır.Nisan ayında Getafe karşında 5 kişiyi çalımlayarak attığı gol Maradona'nın veliahtı olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bir ara bazı gazetelerde İtalya’nın İnter Milan (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nter_Milan) kulübüne astronomik bir rakamla transfer olacağı söylentileri çıksa da resmi bir açıklama yapılmadı.
2007-2008 Sezonu muhteşem attığı çalımlarl adamları etrafında döndürmüştür ve kaliteli bir futbolcudur.ayrıca barcelonaya ronaldinho'dan 30 milyon euro daha fazla parayla gelmiştir.



İstatistikleri ;

Barcelona Takımındaki Performansı:

2004-05 sezonu 9 maçta 1 Gol
2005-06 sezonu 25 maçta 9 Gol
2006-07 sezonu 19 maçta 14 Gol

Mehmet Fırat
19.12.2007, 22:31
Tek kelimeyle müthiş bir futbolcu. İlerde Ronaldinho'dan daha iyi olacak. Hatta bu sezonki performanslarına bakarsak, Messi, Ronaldinho'dan daha önde.

ilhan
19.12.2007, 22:56
Tip ve karakter olarak haz almadığım ikinci bir tip. Ama mükemmel futbol oynuyor.

Serdær
22.12.2007, 13:14
qfF63HksSnE

Öztürk Adem
22.12.2007, 13:36
kendı capında eglencelı 1 cocuk olsa gerek

Erbay
22.12.2007, 14:07
Messi topla inanılmaz adam geçiyor.Çok çabuk bir oyuncu.Geçemeyeceği oyuncu yok bence.Top tekniği inanılmaz.Tek eksiği demeyelim de mükemmel olmayan tek yönü şutları.

Mert67
22.12.2007, 14:22
en çok beyendiğim oyuncu

Mayls
22.12.2007, 16:11
Yigidi öldür hakkini yeme demisler.
Kisilik olarak hic sevmem fakat müthis futbol oynuyor.

macka61
22.12.2007, 17:03
harika bir futbolcu ronaldinhodan çok daha iyi bir futbolcu bence

Cem Balcı
22.12.2007, 18:57
çok büyük bir yetenek.ama ronaldinhodan iyi diyemem,ronaldinhoda messiden iyi diyemem.ikiside apayrı bir yetenek.

Serdær
11.01.2008, 15:15
http://imagecache2.allposters.com/images/pic/GB/SP0296~Steven-Gerrard-Posters.jpg

Steven George Gerrard, 30 Mayıs 1980’de Whiston, Merseyside’da doğdu. Liverpool ve İngiltere Milli Takımı’nın en önemli isimlerinden biri olan Gerrard hakkında yazılmış onlarca beste ve şiir bulunuyor. 8 numaralı formasının sahibi olan Gerrard Liverpool’un kaptanlığının yanı sıra 4 numaralı formayı giydiği İngiltere Milli Takımı’nda 2. kaptanlığı yapıyor. Çoğunlukla orta sahanın ortasında görev alan futbolcu zaman zaman sağ kanatta da görev alabiliyor.

UEFA’dan En Değerli Oyuncu, İngiltere’den Yılın En İyi Genç Oyuncusu ve Yılın En İyi Oyuncusu ödülleri alan Steven Gerrard, Ada futbolunun en yetenekli isimleri arasından üst sıralarda bulunuyor.

KULÜP KARİYERİ

Erken Yıllar
Gerrard, Huyton Juniors ile futbola adım attı ancak henüz 9 yaşındayken Liverpool’un scoutları tarafından seçilerek öğrenciliği devam ederken 1989’da Liverpool’a katıldı. Gençlik dönemlerinde beklenenden çok daha az şans bulan Gerrard’ın en büyük problemi boyu ve büyüme sorunları sebebiyle sırtında oluşan ağrıları oldu.

14-16 yaşları arasında sadece 20 maça çıkabilen Gerrard profesyonel kariyerindeki başarının tam aksine hiçbir zaman İngiltere Öğrenciler Takımı’nda forma giyemedi.

14 yaşında Liverpool’a kontrat hazırlatma baskısı yapmak amacıyla birkaç takımda denemeye çıkan Gerrard, Manchester United için de antrenmanlara çıktı ve o dönemde yaşadığı bir sakarlıkla ayak başparmağını kaybetme tehlikesi atlattı.

Liverpool ile 5 Kasım 1997’de profesyonel sözleşme imzalayan Gerrard, 30 Kasım 1998’de de Liverpool A Takımı ile ilk maçına çıktı ve Vegard Heggem’in yerine oyuna girerek Blackburn karşısında forma terletti.

Liverpool A Takımı
UEFA Kupası’nda ilk kez Celta Vigo karşısında şans bulan Gerrard o gece Liverpool sahadan mağlup ayrılmış olsa da sergilediği performansla göz doldurdu ve Jamie Redknapp’ın yaşadığı sakatlık sayesinde de o sezon 13 kez Liverpool forması taşıdı.


1999–2000 sezonunda teknik direktör Gérard Houllier orta sahada Gerrard’ı Redknapp’ın yanına yerleştirdi. İlk 6 maçta ilk 11’de forma giyen Gerrard, Everton ile oynanan derbi maçında yedeğe çekildi. Karşılaşmanın 66. dakikasında Robbie Fowler’ın yerine oyuna giren Grerrard kariyerinin ilk kırmızı kartıyla da bu maçta tanıştı. Gerrard, Everton’dan Kevin Campbell’a yaptığı çirkin faulle 90. dakikada takımını 10 kişi bıraktı. O sezonun devamında Gerrard’ın ilk golü geldi ve genç futbolcu 1999 5 Aralık’ta Sheffield Wednesday ile oynadıkları maçta elde edilen 4-1’lik zafere golüyle katkı yaptı.

3’leme
2000–01 sezonu Gerrard’ın ilk kupasını kaldırdığı sezon oldu. Sakatlıklardan tamamen kurtulan futbolcu 50 maça çıkarken 10 gol kaydetti ve Liverpool’da Lig Kupası, FA Cup ile ikileme yaparken UEFA Kupası finalinde Gerrard’ın ilk büyük final golü geldi ve Alaves’i 5-4 ile geçtikleri finalde Gerrard’ın da çorbada tuzu oldu. Liverpool’da böylece uzun yıllar sonra büyük bir çıkış yaparak sezonu 3 önemli kupa ile tamamladı.

O sezonun sonunda Gerrard PFA tarafından Yılın En İyi Genç Oyuncusu ödülünü aldı.

Liverpool’un Kaptanı
2002 sezonunda teknik direktör Houllier takım kaptanlığını genç ama karakter sahibi genç futbolcusuna verdi. Houllier’in diğer takım arkadaşlarını ateşlemek için kullanacağını umduğu Gerrard’ın kaptanlığındaki bir diğer amaç ise genç futbolcuya sorumluluk yükleyerek disiplin sorunlarını azaltmaktı.

Oldukça başarılı olan bu taktik ile Gerrard o sezon sadece 2 kez kart gördü ve o dönem takım arkadaşı olan Owen da otobiyografisinde yazdığı gibi Gerrard kaptanlık görevi ile aldığı sorumluluğu takım arkadaşlarını ateşlemekte başarıyla kullandı.

Taraftarın Gücü
2004 yazında Chelsea, Gerrard’ı alabilmek için girişimlerde bulundu ancak O Liverpool’da kalmayı tercih etti. İngiltere’nin bulvar gazetelerinde manşetlerde yer alan haberlere göre bir takım kızgın taraftar Gerrard’a uzun süre takımda kalması için baskı yaptı ve hatta bazılarının iddiasını göre tehdit edildi, O da kalmayı tercih etti. Gerrard’ın yakınları tarafından da Liverpool’da kalması için baskıya maruz kaldığı iddia edildi. Ancak Gerrard bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada sadece Liverpool sevgisinin ağır bastığını belirtti ve gazetelerin sevdiği detaylara girmedi.

Ancak bilinen bir gerçek var o da takımın yeni teknik direktörü Rafael Benítez’in Gerrard’ın kalmasında oynadığı önemli rol.

Bir Şampiyonlar Ligi Şampiyonu
20 Eylül 2004’te ezeli rakip Manchester United ile oynanan maçta Gerrard ciddi bir şekilde ayağından sakatlanırken yıldız futbolcu Kasım ayına kadar ilk 11’den uzak kaldı. O yılın son Şampiyonlar Ligi grup maçında Gerrard çok kritik bir şekilde Yunan takımı Olympiakos’a 23 metreden kaydettiği golle takımına hayat veren isim oldu. 16 takım arasına kalabilmeleri için 2 farklı galibiyete ihtiyacı olan Liverpool 1-0 yenik durumda devam ederken kaydedilen 2 gol ve Gerrard’ın da ceza sahasının dışında verdiği hayat öpücüğü ile yola devam eden Liverpool ve kaptanları için Şampiyonlar Ligi defteri orada kapanmadı.

Gerrard o günden beri kariyerin en önemli golü olarak Olympiakos’a maçın sonunda kaydettiği golü gösteriyor.

İstanbul’da oynanan finalde Serie A devi Milan’ın rakibi olan Liverpool final maçında soyunma odasına 3-0 mağlup döndü. O ana kadar tamamen Milan’ın kontrolünde olan dev finalde kimse bir takım kaptanının bu kadar büyük bir ilham verebileceğini düşünemezdi ama O adam neden hakkında şarkılar bestelendiğini ve şiirler yazıldığını tarihe geçen o finalde bir kez daha gösterdi.

Bentez’in söylediğine göre Gerrard’ın devre arasında takım arkadaşlarına yaptığı konuşma ve maç boyunca sürekli hepsiyle konuşması dev finalde gelen zaferin en önemli etkenlerinden biriydi. İkinci yarıda Gerrard’ın kaydettiği golle Liverpool’un inanılması güç geri dönüşü başladı. Gerrard’ın kısa süre ardından Vladimír Šmicer bir gol daha atarak aradaki farkı 1’e indirdi ve Gennaro Gattuso’nun yaptığu faulle ceza sahasında yerde kalan Gerrard kazandığı penaltı ile bir anda bütün İstanbul’u sessizliğe boğdu. Penaltıyı kullanan Xabi Alonso olurken penaltı kurtarıldı ama Alonso ribaundu alarak maça beraberliği getirmeyi sağladı ve Liverpool bu dev maçta 3-0’dan 3-3’ü kaptanları Gerrard’ın da verdiği muhteşem ilhamla başardı.

Liverpool bu dev finali penaltılara taşırken penaltı atışları sonunda kupa Gerrard’ın ve Liverpool’dan takım arkadaşlarının ellerinde havaya kalktı. Yıldız futbolcu da Şampiyonlar Ligi tarihinde Didier Deschamps’ın ardından tarihteki en genç Şampiyonlar Ligi kazanan futbolcu oldu.

Maçın hemen ardından herkesin merak ettiği soru Gerrard’a en çok yönlendirilen soru oldu. “Setevie Liverpool’da kalacak mısın?” her seferinde gelen cevap kısa ve net oldu: “Böyle bir geceden sonra nasıl ayrılabilirim.”

Ancak Temmuz 2005’te Gerrard ile kulüp arasındaki kontrat görüşmeleri bozuldu. Haberler Gerrard’ın inanılmaz bir şekilde Liverpool’dan ayrılmak üzere olduğu ve yine hazır bekleyen Chelsea’nın yıldız futbolcunun yeni evi olabileceği yönündeydi.

Her ne kadar neredeyse her gün Liverpool’dan yapılan açıklamalarda kaptanlarının kulüpte kalacağı açıklansada 5 Temmuz’da Gerrard kendi ağzından ayrılabileceğini dile getirdi.

Chelsea, Gerrad için tam 32 milyon pound hazırladı ama devam eden günde Gerrard ve ailesinin Liverpool’a olan aşkıyla Liverpool’un bu genç adamı kalbine basışı daha ağır bastı.

Gerrard, Liverpool’a olan bağlılığını bir kez daha gösterirken düzenlenen basın toplantısında; takıma, Benitez’e ve her şeyden öte taraftara olan bağlılığını sorgulattığı için herkesten özür diledi.

Gerrard bu toplantıda bu davranışından ötürü kaptanlığını da bırakmaya hazır olduğunu dile getirdi ancak Benitez böyle bir uygulamanın imkansız olduğunu söyleyerek kaptanına her zamanki işini yapmasını söyledi.

8 Temmuz günü Gerrard yeni 4 yıllık kontratına imza atarken herkesin özellikle de Liverpoolluların yüreği oldukça rahatladı.

2004-05 sezonunda UEFA tarafından En Değrli Oyuncu ödülüne layık görülen Gerrard BBC Yılın Spor Adamı sıralamasında Ellen MacArthur (2.) ve Andrew "Freddie" Flintoff (1.)’nin ardından 3. sırada yer aldı.

2005–06 sezonu geride kalan yıllara göre Gerrard’ın istatistikler açısından en etkili olduğu yıllardan biriydi; kaptan tam 53 maça çıktı ve 23 gol kaydetti. Nisan ayında Gerrard belki de en önemli ödülünü kazandı ve PFA Yılın En Değerli Futbolcusu seçildi. Böylece Liverpool da 1988’de John Barnes’ın bu değerli ödülü kazanmasının ardından bir kez daha onurlandı.

O sezon Gerrard’ın en kötü anı ise verdiği bir geri pasın Thierry Henry tarafından kesilmesi ve kalelerinde gördükleri gol oldu.

FA Cup’ta gelen başarıda da büyük payı olan Gerrard final maçında West Ham’a 2 gol kaydetti. 2. golüyle maçı uzatmalara taşıyan Steve’nin 30 mesafesi metreyi aşan golü FA Cup finalleri tarihinin en güzel gollerinden biri olarak gösterildi.

2006 FA finalinde kaydettiği golle bir ilki başaran Gerrard, 4 büyük kupada gol kaydeden ilk İngiliz futbolcu oldu. FA Cup (2006 - West Ham), Lig Kupas (2003 - Manchester United), UEFA Kupası (2001 - Alaves), ve Avrupa Kupası (2005 - AC Milan).

2006 yazının hemen başında bir açıklama yapan Gerrard kendisi hakkında transfer söylentileri çıkartılmamasını isterken “Geride kalan 2 yaz çok kötü geçti ve bir daha böyle geçmesini istemiyorum. Hiç bir yere gitmiyorum ve gitmeyeceğim. Eğer biri bir gün gelip de seni burada istemiyoruz derse o zaman konuşalım” diyerek Liverpool’a olan bağlılığını bir kez daha gösterdi.

Gerrard milli formayı ilk kez Kevin Keegan döneminde 31 Mayıs 2000’de Ukrayna karşısında giydi. Liverpool A Takımı’nda forma giydikten 18 ay ve bir başka deyişle 44 maç sonra milli takıma çağırılan Stevie milli formayla ilk golünü Eylül 2001’de 5-1’lik ünlü deplasman zaferinde Almanya’ya karşı kaydetti.

Ağustos 2006’da İngiltere Milli Takımı’nın yeni menajeri Steve McClaren, Gerrard’ı 2. kaptan olarak aradığını açıkladı.

Çeşitli
2006, 1 Eylül’de Steven Gerrard ilk otobiyografisini Gerrard: Benim Otobiyografim adıyla yayımladı. Bu kitapta Gerrard yoğun bir şekilde Liverpool sevgisi ve İngiltere Milli Takımı kariyerinden bahsediyor.

Bir model olan Alex Curran ile birlikte olan Gerrard, Curan çiftinin 2 kızı var.

Bu arada Seteven Gerrard 2 yıldır “Gay Futbol Taraftarları Birliği” tarafından seçilen Şehvetliler Listesi’nde yer alıyor.

Kariyer Başarıları – Liverpool
2006-07 Community Shield
2005-06 Avrupa Süper Kupası
2005-06 FA Cup
2004-05 UEFA Şampiyonlar Ligi
2002-03 Lig Kupası
2001-02 Avrupa Süper Kupası
2000-01 UEFA Kupası
2000-01 FA Cup

Serdær
11.01.2008, 15:16
I3k9Eb8-KUE

ilhan
11.01.2008, 15:24
Benim için dünyanın en iyi 3 futbolcusundan biri. Evli ve iki çocuklu Gerrard'ın İngiliz Gay Futbol Taraftarları Birliği üyesi olması benim için hayal kırıklığı :)

Mehmet Fırat
12.01.2008, 12:22
Çok sağlam bir ortasaha. Şutları çok etkili. İngiltere Premier Ligi'nin 11'ini kurun deseler, orta sahanın ortasına koyacağım 2 futbolcudan biri.(Diğeri de Cesc Fabregas:))