PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Nenad MARKOVIC (Baş Antrenör)



Oğuz ZEYTİN
24.11.2014, 11:36
Hakan Demir'in istifasının ardından baş antrenörlüğe Boşnak Nenad MARKOVIC getirildi.

Oyunculuk dönemini hatırlamakla birlikte antrenörlük dönemi hakkında net fikir sahibi değilim.

2006 yılında Bosna Hersek milli takımı ve Bosna ligi takımlarından Bosna Sarajevo takımını çalıştırarak antrenörlüğe başlamış.


Sonrası;

2007-08 Panionios (Dörüdüncü hafta göreve geldi)
2009-10 Panionios (Tam sezon)
2010-11 Panionios ( İkinci hafta sonunda ayrıldı)
2012-13 KAOD (16. Hafta çalışmaya başladı)
2013-14 KAOD (Tam sezon)

Normal sezonda 88 maç - 43 galibiyet - 45 mağlubiyet
Play-offlarda 14 maç - 5 galibiyet - 9 mağlubiyet
Toplam 102 maç - 48 galibiyet - 54 mağlubiyet

Tek Avrupa Kupaları deneyimi: 2007-08 ULEB Cup'ta Panionios'la 11 maçta 6 galibiyet 5 mağlubiyet.

*

Geçen sezon, "Yunanistan Ligi'nin En İyi Koçu" oylamasında Soulis Markopoulos ve Elias Papatheodorou'nun ardında üçüncü sırada yer almış.

*

2012 ve 2013'te Bosna Hersek U 18 milli takımını çalıştırmış.

*

Son Euroleague Final Four MVP'si Tyrese Rice'ı Avrupa'ya Markovic getirmiş.

*

Alıştığımız gibi... Menajerlik şirketi: BeoBasket

*

Eski Tuborglu Emir Halim'le birlikte Bosna'da basketbol okulu yönetiyormuş.

http://gen.ba/gallery/image/large/10_trening16.jpg

Emre ÖZTÜRK
24.11.2014, 13:18
Hayırlı olsun.Umarım bu leş kadroyu ligde tutabilir

Hazar_
24.11.2014, 13:19
Bir Boşnak daha mı :) Hiçbir etkisi olmaz kadro çok kötü çünkü.

Murat'
24.11.2014, 13:26
Staffta bir değişiklik yok, eski yardımcılar aynen devam ediyor fotoğraflardan görebildiğim kadarıyla.

Hamdi Karamahmutoğlu
25.11.2014, 23:18
Pek bir şey değişeceğini sanmıyorum, umarım yanılırım.

axelman
26.11.2014, 13:48
İnşallah koç olarak kendini 1 üst seviye çıkaracak şekilde takımı yönetir.Hem kendi hem de Trabzonpor için önemli bir dönem olacak.

Oğuz ZEYTİN
27.11.2014, 18:05
Oyun tarzını araştırdım, soruşturdum.

1) Hücumcu bir koç.

Görev yaptığı dönemlerde Yunanistan Ligi'nde Oly ve PAO'dan sonra en çok skor yapan takımlar genelde Markovic'in takımları olmuş.

2) Yüksek tempoyu tercih eden ve oyuncularına özgürlük tanıyan bir koç.

Genelde kısalarını bire birler üzerinden oynatan, uzunlarını tepeye çıkarıp kısalarına alan açan setleri tercih ediyormuş.

3) Geçen sezon KAOD'la Olympiakos'u yenmiş. Olympiakos geçen sezon ligde sadece iki maçta yenilmişti, biri KAOD diğeri Panathinaikos.

(İşte o maç: http://www.youtube.com/watch?v=sImR6uCNaU4 Devamı Youtube'da )

2009-10 sezonunda da Panionios ile Olympiakos'u yenmişti. O sezon OLY üç mağlubiyet almıştı.

Yine geçen yıl, tüm sezon boyunca tek mağlubiyet alan (Olympiakos'a yenilen) Panathinaikos'a karşı uzatmada 87-85 kaybetti.

Uzatmaların son anları: http://www.youtube.com/watch?v=DwPBZGyS9_E

Oğuz ZEYTİN
03.12.2014, 18:25
Koçu Trabzon ve basketbol kamuoyuna tanıtacak bir imza töreni düzenlenemez miydi?

Oğuz ZEYTİN
08.12.2014, 19:57
Markovic'in ilk üç maçında bıraktığı en önemli iz, rotasyon uygulamaları. Maça başlarken savunma-hücum dengesini gözetiyor. Alper'le başlaması bunun göstergesi... Velickovic'i oturtup Nusret'i oynatması da takdir edilmeli.

Bunun dışında mola almak için 13, 15 sayılık seri yemeyi beklemiyor. Momentumu kaybettiğimiz anda çağrıyor oyuncularını. Ve genelde mola dönüşlerinde takım ivme kazanıyor.

*

KSK maçıyle birlikte kısaların bire biri dışında Can'ın oynattığı pick and rolleri gördük. Hücum çeşitliliğimiz artar inşallah.

SEDAT
08.12.2014, 20:01
* Oğuz Hoca'da ışık varmı sence ?

Oğuz ZEYTİN
08.12.2014, 20:21
* Oğuz Hoca'da ışık varmı sence ?

Önemli bir tecrübesi olmayışı nedeniyle gelişinde pek heyecanlanmamıştım. Bağlı olduğu menajerlik şirketiyle geçmişte yaşadığımız kötü tecrübemiz de koça soğuk bakmamız için büyük sebepti. Ancak imza atıldıktan sonra araştırdım, ne yapmış ne yapamamış, bize hangi yönleri uyar neleri uymaz... Bir kısmını yukarıda paylaşmıştım.

Doğru beşi bulmaya çalışması, istediğini yapmayan Velickovic'i oturtması, oyuna müdahalede geç kalmaması şimdilik artıları.

Tofaş, Atomerömü ve Ksk maçlarını kazanmak her şeyin ötesinde özgüven kazanmak demek. Üç maçta da benzer olan nokta (Tofaş maçını seyredemedim, yine de oyunun akışı benzermiş) geriden gelip kopmadık.

Savunmayı toparlaması zaman alacaktır. O sebeple öncelikle hücuma bir iki basamak atlatmasını bekliyorduk. Zaten ona dair araştırmalarımızda hücumcu bir koç olduğunu öğrenmiştik. Tofaş neyse de oynadığı 8 maçın 6'sında rakiplerini 70'in altında tutmuş KSK'ya deplasmanda 91 atmak önemli, üstelik sadece 3 üçlükle...

İBB maçını bekliyorum, salonda takip ettikten sonra daha net konuşuruz.

SEDAT
08.12.2014, 20:27
* Teşekkürler :)

Oğuz B.
08.12.2014, 21:34
Hoşgeldin koç. :)

Oğuz ZEYTİN
17.12.2014, 16:18
Yerlilerden 22 sayılık katkı aldık dün.

*

Hep hücumdan konuşuyoruz ama dün son çeyrek kısaların baskısının altını çizmek lazım.

*

Çıktığı üç TBL maçının son çeyreklerinde toplam 30, üç EC maçının son çeyreklerinde de 30 sayı fark yaptık rakiplere.

Oğuz ZEYTİN
21.12.2014, 23:02
Ligin ilk yedi maçındaki asist ortalamamız 13,3 ve top kaybımız 12,9'du.

Son dört maçta asist ortalamamız 19'a çıktı, top kayıpları 11,3'e düştü.

Can'ın da etkisi var tabii...

Oğuz ZEYTİN
22.12.2014, 20:19
Önemli bir tecrübesi olmayışı nedeniyle gelişinde pek heyecanlanmamıştım. Bağlı olduğu menajerlik şirketiyle geçmişte yaşadığımız kötü tecrübemiz de koça soğuk bakmamız için büyük sebepti. Ancak imza atıldıktan sonra araştırdım, ne yapmış ne yapamamış, bize hangi yönleri uyar neleri uymaz... Bir kısmını yukarıda paylaşmıştım.

Doğru beşi bulmaya çalışması, istediğini yapmayan Velickovic'i oturtması, oyuna müdahalede geç kalmaması şimdilik artıları.

Tofaş, Atomerömü ve Ksk maçlarını kazanmak her şeyin ötesinde özgüven kazanmak demek. Üç maçta da benzer olan nokta (Tofaş maçını seyredemedim, yine de oyunun akışı benzermiş) geriden gelip kopmadık.

Savunmayı toparlaması zaman alacaktır. O sebeple öncelikle hücuma bir iki basamak atlatmasını bekliyorduk. Zaten ona dair araştırmalarımızda hücumcu bir koç olduğunu öğrenmiştik. Tofaş neyse de oynadığı 8 maçın 6'sında rakiplerini 70'in altında tutmuş KSK'ya deplasmanda 91 atmak önemli, üstelik sadece 3 üçlükle...

İBB maçını bekliyorum, salonda takip ettikten sonra daha net konuşuruz.

İBB maçı geçti. Gözlemlerimi daha net paylaşabilirim.

Bizim yedek bankının hemen arkasında oturmuştum. Bizim forumdan Agah, Ogün ve Taner Ağabey geldiler, birlikte seyrettik maçı.

Maç başlamadan önce basketbolla alakası olmayan magazinel bir olay yaşadık koçla ilgili, sezon bitince anlatırız :)

*

Maç başlamadan önce çizdiği set şöyleydi: Stipanovic önce Bost'a (toplu), ardından dipten tepeye çıkan Hardy'e screene gelecekti ve sol low posta inip post up oynayacaktı. Seti çizdiği gibi oynadık.

*

Üçüncü çeyrek Bost ve Velickovic aksayınca hemen çıkardı. Bir pozisyonda İBB organize olamadı hatta Agah'a "pozisyon öldü" dedim. Ama Bost sağolsun Wright'ın karşısında kalmayıp gereksiz yere koridor açtı ve süre dolarken penetreyle sayıyı buldular. Hemen bir sonraki pozisyonda sol dipte Wright süre dolarken kaldırıp üçlüğü gönderdi. Bost mesafe bırakmasa 24 saniye dolacaktı ama geri açıldı ve Wright şutu soktu.

Markovic benche dönüp pozisyon hatasını anlattı. Ve Bost'la Velickovic'i yanına aldı.

*

Velickovic yere yığıldığında direkt yanına gitti.

*

Üçüncü çeyrek hücumda tıkanıp savunmada çare üretemezken Alper'i düşünür mü dedik, sokmadı oyuna.

Bost'la üretemediğimiz ikili oyun sayılarını, Can'ı oyuna alınarak buldu.

*

Oyuncularla iletişimi iyi gibi görünüyor. Maç sonuçlarından bağımsız oyundaki düzelme gözle görülüyor zaten.

Yedinci mesajdaki analizimde belirttiğim hücum felsefesinin aynısını oynatıyor. Son çeyrek savunmada topu getiren oyuncuya ikili sıkıştırmaları KSK ve Gs maçında da yapmıştı.

Bu arada 23 günde 7. maça çıkan takımın son çeyrekte ayakta kalmasını da not etmek gerek.

*

Eksiklikler de var: Lawal ABD'ye gitti, üç uzuna kaldık. Hasan'ı bir pozisyonda kullandı sadece, ilk çeyreğin sonunda.

İBB kötü dış şut atan takım, bir ara zone'a döneriz dedim, denemedi.

Kendisi de eski bir swingman olan Markovic, Marshall'ın özellikle hücumdaki rolünü oturtmalı. Topu seven oyuncular bazen küsebiliyor. Onu oyuna dahil ettiğinde takımın hücumda daha da rahatlayacağını düşünüyorum.

Ve kesinlikle 3-1 transition çalışmalıyız. Fast break fırsatlarını çok kötü kullanıyoruz.

Oğuz ZEYTİN
04.02.2015, 17:12
MARKOVIC CREDITS PLAYERS FOR SUCCESS
By Dimitris Kontos

Trabzonspor Medical Park are the only team to still march undefeated in the EuroChallenge nine games into the season and they also remain firmly in the race for a play-off spot in the Turkish TBL.

The Trabzon team currently occupy eighth place in the TBL on an 8-9 record while they are of course top of Group L in the EuroChallenge Last 16.

Their position on the domestic front looked much bleaker in November however, when they were bottom of the standings with just one win in their first six games.

It was then that the club decided to hand the reins to coach Nenad Markovic and tasked him with reversing the situation.

In this interview with fibaeurope.com the former Bosnia and Herzegovina legend explains the secrets of Trabzonspor's spectacular surge and discusses conditions in the TBL, roster changes, their EuroChallenge aspirations as well as the future of the Bosnian national team.

You had never worked in Turkey before, either as player or a coach, so what surprised you the most when you arrived in Trabzon in November? What were your expectations when you accepted this offer from a team that was in dire straits at the time?

What surprised me the most was the great organisation that is here, at Trabzonspor in particular, it is similar to a top-level Euroleague club. Whatever the problem, there are people who will solve it in 10 minutes and it doesn't matter if we are travelling or if we are at home. If we need something for the players, for the team, a big amount of people work hard every day to take care of it. I wouldn't say this surprised me so much [in itself], because I knew about [organisation in] Turkey, but what I did not expect was that it would be so extremely professional. Turkey is right now the biggest and possibly the best market in basketball, the gyms are full of fans, social media follows the league and the teams. So of course when I received the offer I didn't even think about it although the team was not in a good position, it was at 1-6 in the league, but I wanted this challenge.

What targets did you set for yourself and what did the club ask from you when you shook hands? Since you were not in charge of the team from the start of the season, what was your first priority upon taking over?

It was not my first time in this kind of situation, where I did not built the team and I arrive late. My first game against Tofas was already kind of a must-win game but I am not somebody who gets affected by pressure easily. I believe that a new coach first of all needs to lay down the principles he believes in and his plans for the team's play both on offence and defence. Normally the first reaction from the players is positive, especially when they see a coach that likes to work hard every day and follows some principles. We started from there and tried to build our game little by little. The situation was such that we just needed to get out of it quickly and not think about big goals, you could not say at that moment 'I want to get into the play-offs'. From my side I asked for patience, I promised we would work hard and I was sure we would get out of that situation soon. So they said 'coach, we are with you, we hope we will get out of this mess, all of us together'.

What needed to happen in order for you to get across this change in attitude and tactical approach?

I believe that our players responded very well, that's the key. A coach can do this or say that, but if the players do not respond, then our work is for nothing. I believe that it is the players who turn around this sort of situations. I think that I changed the mentality [of the team] and the approach to the game but the players are the ones who do the job on the court, they have to make it work. I believe that we have very good guys in Trabzon, we are like a big family, we treat the players like family, we are surrounded by very nice people at the club and the fans, and the guys can feel all that. I think this is the most important, it's a great atmosphere to work in. Of course it's also demanding, because when you start winning games everybody wants you to go on winning, but that is a good thing. We don't get stressed about it, we understand we are in a better position than we were three months ago and we believe we can get even better. But if it were not for the players' approach, hard work, even sacrifice, we would not be where we are now.

You say you don't feel pressure but don't you believe that, as the only unbeaten team in the EuroChallenge, everybody looks at Trabzonspor now as hot favourites to reach the Final Four? What is your opinion of the opposition you face in this effort and the general level of the competition?

We understand that every game we win brings us closer to the goal we all want to achieve, which is of course the Final Four. But 9-0 right now means nothing, every game has the same importance to us as the previous one. We understand that what we have shown so far and winning nine games makes us one, I repeat, one of the teams that want to reach the Final Four. We don't think however that we deserve the Final Four just because we won nine games, our main goal right now is to win the group. So that's our job right now, to win the next games so that we win our group and we have the home-court advantage in the quarter-finals. I think the level is really good, especially in our group where we have these two good Belgian teams, Mons and Antwerp, together with Enisey which is an excellent team. But in the other groups as well, there is Astana, Avtodor, Frankfurt, Tartu Rock or Brindisi. I think the competition is really tough and that every year the EuroChallenge is getting better and better.


You have now changed Gani Lawal with Kaloyan Ivanov, are you concerned that this will modify the frontcourt too much, especially as you are a very good rebounding team? As a coach, how do you handle this change in the middle of the season?

I try not to think in that way. The change was necessary for many reasons, Lawal wanted to go to a different level and we could not stand in the way of a player who wants to leave. We wanted to bring in an experienced player who can play both positions, 4 and 5. I believe we have a different kind of player now and the team will need to adjust to Ivanov just as Ivanov needs to adjust to the team. It's not easy, but I believe in two-three weeks' time we'll be there. Obviously rebounding is an important part of our game but Ivanov is also a good rebounder and he can give us some other things too which are important, we think he can move the ball faster and play aggressive defence on the perimeter. We try so that every change we make is for the better, although I know that at this stage of the season is not so easy to integrate new players to the system.

What was your reaction when you heard what happened to Mirza Teletovic and, taking into consideration his sudden health problem, how do you regard now the EuroBasket 2015 chances of the Bosnia and Herzegovina national team and its medium-term future?

When this kind of problems happen in the middle of the season it is always bad and especially when it happens to somebody like Mirza, a person you know and you like, somebody who has also been my player, it makes you feel bad. All I could do at this time was to send him some messages of support. But Mirza is a tough guy and he has a very strong character. So I believe that he will get out of this just as strong as always and he will be ready for the EuroBasket this summer. I believe the national team has a very good future, the people at the federation work very hard and, most of all, they manage to make many things out of nothing, without a lot of money or big financial support from the state. If you think that five years ago not one of our national teams was in Division A and today we have the U16, U18 and U20 all in the first division and the senior team is again at the EuroBasket. Jusuf Nurkic is one of the best young players in the NBA and we all know what kind of big player Mirza is. We have all these young players like [Adin] Vrabac in Germany, [Nedim] Buza who will be the next to play at a high level in Europe, [Dzanan] Musa, who was the top scorer of the U16 European Championship and of course we have players who are already at top clubs around Europe like [Nemanja] Gordic, [Nihad] Djedovic, [Elmedin] Kikanovic.


http://www.fibaeurope.com/eurochallenge/coid_WZVRPXdBJF202vFk6Pf7f3.articleMode_on.html

Oğuz ZEYTİN
04.02.2015, 17:23
MARKOVIC OYUNCULARININ BAŞARACAĞINA İNANIYOR

Trabzonspor Medical Park, Eurochallenge'da tek namağlup takım olarak ilerliyor ve TBL'de play-off yarışına devam ediyor.

Trabzon takımı ligde 8 galibiyet 9 mağlubiyetle sekizinci sıraya tutunurken Eurochallenge'da L Grubu'nun lideri.

Kasım ayında tek galibiyetle ligin dibindeydiler. Kulüp durumu tersine çevirmek için Nenad Markovic'i göreve getirme kararı aldı.

FibaEurope.com'un bu röportajında; Bosna-Hersek efsanesi Trabzonspor'un dikkat çeken yükselişini, TBL'deki durumunu, kadrodaki değişimleri, Eurochallenge'daki hedeflerini ve Bosna-Hersek milli takımının geleceğini anlattı.

Türkiye'de oyuncu veya antrenör olarak daha önce hiç çalışmadınız. Trabzon'a gittiğinizde sizi en çok şaşırtan neydi? Zor durumdaki takımın teklifini kabul ettiğinizde beklentileriniz nelerdi?

Burada üst seviye Euroleague takımı gibi harika bir organizasyon var, en çok buna şaşırdım. Dışarıda olsun, evimizde olsun herhangi bir problem olursa, insanlar onu on dakikada çözüyor. Oyuncular veya takım için ne gerekirse herkes sıkı çalışarak çözmeye çalışıyor. Bunun beni şaşırttığını söyleyemem, çünkü Türkiye'deki organizasyonu biliyorum. Fakat bu derece profesyonellik beklemiyordum. Türkiye, en büyük ve en uygun basketbol piyasası. Salonlar taraftarlarla dolu, sosyal medyadan lig ve takımlar takip ediliyor. Teklifi kabul ettiğimde takımın iyi durumda olmamasını (1 Galibiyet 6 Mağlubiyet) düşünmedim, bu mücadeleyi istedim.


Kişisel hedefleriniz nelerdi? Ve anlaştıktan sonra kulüp sizden ne istedi? Sezon başından beri takımla değildiniz. Göreve geldikten sonra önceliğiniz ne oldu?

Kurmadığım ve sonradan katıldığım ilk takım Trabzonspor değil. İlk maçımız Tofaş'a karşıydı, kesinlikle kazanmamız gerekiyordu, fakat ben baskıdan kolay etkilenen biri değilim. Şuna inanıyorum: Yeni koç öncelikle kendi inandığı prensiplerini ve takıma oynatacağı hücum - savunma planlarını bir kenara koymalı. Oyuncuların ilk tepkisi genelde olumlu olur, özellikle çok çalışan ve ve belli ilkeleri takip eden koçları görünce... Buradan başladık ve oyunumuzu yavaş yavaş kurduk. İçinde bulunduğumuz durumdan kurtulmalıydık. Ancak büyük hedefleri düşünmeden ve "play-off'a kalmak istiyoruz" demeden sabırla ve çok çalışarak içinde bulunduğumuz durumdan uzaklaşacağımıza emindim. Onlar da bana "Koç, biz seninleyiz, bu karmaşadan birlikte çıkacağız" dediler.


Durumu düzeltmek için neleri değiştirmeniz gerekiyordu?

Oyuncularımın çok iyi karşılık verdiğine inanıyorum. Koç bunu yapsa, şunu söylese; fakat oyuncular koça eşlik etmezse bütün çalışma boşa gider. Takımın mantalitesini ve oyuna yaklaşımı değiştirdiğimi düşünüyorum. Ancak parkede işlerini yapacak olanlar ve çalışmak zorunda olanlar oyuncular. Trabzon'da çok iyi çocuklarla çalışıyoruz. Büyük bir aile gibiyiz. Etrafımızda çok iyi insanlar (Kulüp ve taraftarlar) var, oyuncular bunu hissediyor. En önemli şey bu. Harika bir çalışma ortamı var. Tabii bu beklentileri arttırıyor. Kazanmaya başladıkça herkes kazanmaya devam etmek istiyor. Bu da güzel bir şey. Bunu baskı olarak görmüyoruz. Üç ay öncesine göre çok daha iyi durumdayız ve daha iyi olacağımıza inanıyoruz. Oyuncularım çok çalışmasaydı ve fedakarlık göstermeseydi burada olamazdık.


Üzerinizde baskı hissetmediğinizi söylediniz. Eurochallenge'daki tek namağlup takımsınız ve herkes sizi Final Four'un kuvvetli adayı olarak gösteriyor. Buradaki mücadele ve rekabet düzeyi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Alacağımız her galibiyetin, bizi başarmak istediğimiz hedefe yani Final Four'a bir adım yaklaştıracağını biliyoruz. Fakat 9-0'lık derece şu anda çok anlam taşımıyor. Her maç öncekiler kadar önemli. Kazandığımız dokuz maç bizi Final Four adaylarından biri, tekrar ediyorum sadece biri yaptı. Yalnızca dokuz maç kazandık, şimdiki ana hedefimiz grubu lider bitirmek. Yani işimiz, önümüzdeki maçları kazanıp gruptan lider çıkmak ve çeyrek final maçları için saha avantajını ele geçirmek. Seviye gerçekten çok iyi, özellikle bizim grubumuzda iki iyi Belçika takımı ve harika Enisey var. Ayrıca diğer gruplar da iyi; Astana, Avtodor, Frankfurt, Tartu Rock veya Brindisi... Rekabet gerçekten oldukça sert ve Eurochallenge her geçen yıl daha iyi oluyor.

Gani Lawal - Kaloyan Ivanov değişikliği yaptınız. Ribaundcu bir takım olarak uzun rotasyonunu nasıl şekillendireceksiniz? Koç olarak sezon ortasındaki bu değişimi nasıl değerlendireceksiniz?

Öyle düşünmüyorum. Bu değişiklik için birçok neden vardı. Lawal farklı bir seviyede oynamak istedi, ayrılmak isteyen oyuncunun önünde duramazdık. Yerine tecrübeli ve 4-5 oynayabilen bir oyuncu almak istedik. Şimdi daha farklı bir oyuncuya sahibiz. Kolay değil ama iki üç hafta içinde uyum sağlayacağımızı düşünüyorum. Ribaundlar bizim oyunumuzun önemli bir parçası. Ivanov iyi bir ribauncu. Onun dışında başka şeyler de bize katacaktır. Top akışını daha hızlı
sağlayacak, yay gerisi savunmasında daha agresif olacağız. Her değişikliği daha iyi olmak için yapıyoruz. Sezonun bu bölümünde yeni oyuncuların sisteme entegre olması kolay değil.


(Zaman buldukça devam ederim. Çeviriyi bire bir yapmıyorum. Anladığım kadarıyla yazıyorum. Lütfen yanlışım olursa düzeltin. Daha uygun kelime/cümle/ifade tekliflerinize açığım :) )

(Son soru Bosna-Hersek milli takımıyla ilgiliydi. Onu çevirmedim. )

Yiğit Gayretli
04.02.2015, 17:50
Valla çok iyi gidiyor. Tecrübeli bir koç gelseydi, anca bu kadarını yapabilirdi diye tahmin ediyorum.

Oğuz ZEYTİN
15.02.2015, 21:39
19. Hafta sonunda TBL'nin en skorer takımı Darüşşafaka. Maç başına 82,6 sayı atıyorlar. Onları Fb Ülker takip ediyor, 81,8 ile.

Markovic'le çıktığımız on iki maçtaki sayı ortalamamız: 80,9.

*

Markovic döneminde;

Stipanovic'in asist ortalaması: 2,4
Velickovic'in asist ortalaması: 2,1

*

Princeton Offense'in faydaları...

Sefa
15.02.2015, 21:47
Hoca tam 1 Reis..

Yalnız bizim sorunumuz sezon başı.. Sezon başı bocalayan hocadan sonra gelenler genelde iyi performans sergiliyor ama yeni sezonda batırıp gidiyorlar 2-3 kez yaşadık. Artık son bulur diye düşünüyorum..

Seneye Şampiyonluk için yarışan bir takım olabilirsek ardı gelir bu işin.. Şehirde iyi kötü bir Basketbol seyircisi oluşmaya başladı büyük maçlarda salon neredeyse doluyor zaten..

Yiğit SARI
15.02.2015, 23:30
Hoca tam 1 Reis..

Yalnız bizim sorunumuz sezon başı.. Sezon başı bocalayan hocadan sonra gelenler genelde iyi performans sergiliyor ama yeni sezonda batırıp gidiyorlar 2-3 kez yaşadık. Artık son bulur diye düşünüyorum..

Seneye Şampiyonluk için yarışan bir takım olabilirsek ardı gelir bu işin.. Şehirde iyi kötü bir Basketbol seyircisi oluşmaya başladı büyük maçlarda salon neredeyse doluyor zaten..

Hocanın oyuncu portföyu geniş olacak biraz da yönetim hızlı ve akılcı davranacak o zaman playoff müdavimi olmak zor olmayacaktır. Ben umutluyum gelecek sezondan inşallah diyelim

Murat'
16.02.2015, 00:33
Markovic adamdır!

Oğuz ZEYTİN
18.02.2015, 02:12
Markovic'in ilk üç maçında bıraktığı en önemli iz, rotasyon uygulamaları. Maça başlarken savunma-hücum dengesini gözetiyor. Alper'le başlaması bunun göstergesi... Velickovic'i oturtup Nusret'i oynatması da takdir edilmeli.

Bunun dışında mola almak için 13, 15 sayılık seri yemeyi beklemiyor. Momentumu kaybettiğimiz anda çağrıyor oyuncularını. Ve genelde mola dönüşlerinde takım ivme kazanıyor.

*

KSK maçıyle birlikte kısaların bire biri dışında Can'ın oynattığı pick and rolleri gördük. Hücum çeşitliliğimiz artar inşallah.


Oyuna Alper ve Nusret'le başlaması özellikle savunmada enerji getiriyor. Ancak genellikle ilk çeyrek ortasının ardından bu iki oyuncunun yerine Marshall ve Velickovic girince kırılgan ve tembel bir havaya bürünüyoruz.

Bu düzende 15 maç kazandık, bir maç kaybettik diye kötülemiyorum. Mümkün mertebe Marshall ve Velickovic aynı anda parkede olmasa diyorum.



Lawal-Ivanov değişikliği sonrası rotasyonumuz şöyle:

PG: Bost (31 dk) - Can A. (17 dk)

SG: Hardy (31,0 dk) - Yunus (7 dk)

SF: Alper (13 dk) - Marshall (19 dk)

PF: Nusret (13 dk) - Velickovic (20 dk)

C: Stipanovic (27 dk) - Ivanov ( 18 dk)

(Hemen her maç Bost-Can-Hardy'li üç gardı kullanıyoruz.)

Murat'
02.03.2015, 00:38
Adamsın koç!

Oğuz ZEYTİN
02.03.2015, 01:11
22 maçta 17 galibiyet oldu.

Murat'
02.03.2015, 01:57
Elden kaçan Banvit ve Uşak maçları da var, ah ah.

Adem Akyüz'
02.03.2015, 02:27
Bugün oyunculardan birini dövecek diye korkmadım değil. Her maç böyle sert ama bugün biraz daha fazlaydı sanki :)

samet aslan
02.03.2015, 14:55
Güzel Haber

Hocayla 2 yıl daha anlaşmışız..

Hayırlı Olsun...

http://www.trabzonsporbasket.com/content.asp?page=konu&akatid=69&id=702

Murat'
02.03.2015, 15:13
Güzel haber, inşallah Gaziantep-Zdovc benzeri bir düşüş yaşamayız.

Bu sene bize kupa yakışır.

Oğuz ZEYTİN
02.03.2015, 15:13
Güzel Haber

Hocayla 2 yıl daha anlaşmışız..

Hayırlı Olsun...

http://www.trabzonsporbasket.com/content.asp?page=konu&akatid=69&id=702

Hayırlı olsun. Acaba yazın staffa eklemede bulunacak mı?

Bir maç daha kazandığı takdirde (TBL- Türkiye Kupası-Eurochallenge seviyesinde) en fazla maç kazanan koçumuz olacak.

A. Yakan - 12 maçta 3 galibiyet
D. Sakota - 23 maçta 9 galibiyet
T. Öngören - 14 maçta 1 galibiyet
H. Üner - 19 maçta 5 galibiyet
H. Özmeriç - 6 maçta 2 galibiyet
H. Demir - 39 maçta 17 galibiyet
C. Cabadak - 2 maçta 1 galibiyet
N. Markovic - 22 maçta 17 galibiyet

Murat'
02.03.2015, 15:14
http://www.trabzonsporbasket.com/veritabani/konu/orta/konu_y8laPvyDBUp1MPuu9lzH.jpg


Nenad Markovic : " Yeşil ve mavinin buluştuğu bu güzel şehirde basketbol adına çok güzel şeyler yaşanacak"

Trabzonspor Medical Park Basketbol takımımızı Avrupa'nın prestijli liglerinden biri olan Euro Challenge de çeyrek finale taşıyan ve Türkiye Basketbol Liginde takımımızı iddialı bir konuma getiren Baş Antrenörümüz Nenad Markovic ile 2 yıllık anlaşmaya varıldı. Ankara'da gerçekleştirilen imza töreninde kulüp başkanımız Abiş Hopikoğlu ve Genel Menajerimiz Nihat Mala hazır bulundu.

İmza töreninde konuşan Trabzonspor Medical Park Basketbol kulübü başkanı Abiş Hopikoğlu " Nenad Markovic hedeflerimiz doğrultusunda başarıya gideceğimiz yolda; doğru, başarılı ve hırslı bir antrenör olduğunu söyleyerek " Bilhassa Euro Challenge de 12 maçta alınan 11 galibiyet ile birlikte Trabzonspor Medical Park basketbol takımımızın ülke tanıtımına ve prestijine yaptığı katkı, onur ve gurur verici. Nenad Markovic ile 2 yıl daha anlaşmaya vardık. Ümit ediyorum ki ; Türkiye Basketbol liginde ve EuroChallenge'de belirlenen hedeflere ulaşacağız. Markovic ile yaptığımız bu 2 yıllık anlaşma Trabzonspor camiasına hayırlı olmasını temenni ediyorum " dedi.

Boşnak Teknik Adam Nenad Markovic ise Trabzon şehrinin ve Trabzonspor camiasının tartışılmaz bir büyüklüğü olduğunu dile getirererek " Türkiye'de olmaktan çok mutluyum, Trabzon şehri deyince insanın aklına ilk olarak Futbol şehri geliyor. Heyecanlı, hırslı, başarı isteyen bir şehir Trabzon. Yeşil ve mavinin buluştuğu bu güzel şehre ve insanlarına basketbol adına güzel şeyler yaşatmak istiyorum " diye konuştu.

Adem Akyüz'
02.03.2015, 16:08
Güzel haber. Aynı performansını arttırarak devam ettirir inşallah..

Mert'
02.03.2015, 17:22
Çok güzel haber , kendisiyle devam etmeliyiz uzun süre.

Mustafa YILMAZ
02.03.2015, 17:24
hayırlı olsun buna çok sevindim işte hoca tam uydu bize bundan sonrada üstüne katarak yola devam ederiz inşallah.

telekom maçında gördüğüm yeri gelince oyunculara ateş püskürüyor, yeri gelince onlarla gülüyor yeri gelincede destek oluyor bu üçüde tek maçta yaşandı ki o kareler hala gözümün önünde işte bu bütünlüğü oluşturduğun zaman oyuncularda maksimum verim veriyor bence karakteri çok sağlam bir hoca

Oğuz B.
03.03.2015, 04:29
Hayırlı olsun. İnşallah bozmadan devam ederiz.

Hamdi Karamahmutoğlu
03.03.2015, 08:06
Çok güzel haber. Gelecek sezon üzerine koyarak geliştireceğimizi düşünüyorum oyunumuzu.
Ekibe ve takıma güzel takviyeler yapacaktır koç.

Cengiz Çubukcu
03.03.2015, 09:54
Coach ile anlaşmak için sezon sonu beklenmeliydi...

winner
03.03.2015, 14:00
Coach ile anlaşmak için sezon sonu beklenmeliydi...

Katılıyorum sevgili Cengiz.

Belki Eurochallenge f4 oynarsak ve ligde play off'ta iyi işler olursa koça gelebilecek teklifleri düşünerek erkenden kapatmak istemişlerdir.

Bu arada Markoviç geldiğinde bu tercihi eleştirmiş ve ön yargılı yaklaşmıştım.Yanıldım.İyi basketbol oynatmasının yanında işine saygılı ve disiplinli.Umarım yönetim önümüzdeki sezon için her türlü teknik konuyu ve transferi sadece koça bırakır ve işine karışmaz.

Murat'
12.03.2015, 20:54
Helal olsun!

Oğuz ZEYTİN
12.03.2015, 22:33
Markovic'ten önce 75,4 sayı atıyorduk, Markovic'le birlikte 83,6 atıyoruz.

MARKOVIC'TEN ÖNCE ------ MARKOVIC DÖNEMİ

Yediğimiz Sayı: 78,6 ------ 77,1

Rakiplerin İkilik Yüzdesi: %54 --- %51

Rakibe Verilen ribaund: 35,3 ---- 33,4

Rakibin asisti: 17,4 --- 15,4

Rakibin top kayıpları: 12,9 - 13,6

Rakibin yaptığı faulleri: 20,7 --- 22,4

*

İkilik yüzdemiz: %54 ---- %56

Üçlük yüzdemiz: %29 ---- %37

Attığımız faul sayısı: 18,2 --- 22,8

Faul çizgisinden bulduğumuz sayı: 11,6 --- 14,2

Hücum ribaundları: 11,3 --- 12,6

Toplam ribaundlar: 36,3 --- 37,3

Asist: 15,3 --------- 18,0

Top çalma: 5,4 ---- 7,4

selcuk
13.03.2015, 05:25
hayirli olsun yeni kontrati
bugünden sonra ne olursa olsun benim icin bu sezon icin üst düzey basarilidir
bundan sonra artik ekstra basarilari tatmak ümidiyle kendisine basarilar dilerim

markovic ve ersun yanal trabzonsporun altin ikilisi bence

Tuğrul
13.03.2015, 23:32
Skordan öte basketbol ve oyundan keyif aldığımız bir takım oluşturdu.

Teorik olarak oyuncularına söylediği, ezberlettiği herşeyi sahada görebiliyorsunuz.

Yalnız sıkıntı yaşadığı, boğazının düğümlendiği birşey var ki o bir üst evreye geçmesine izin vermiyor.

Bu herkesin tahmin ettiği gibi bütçe ve oyuncu kalitesi.

Mesela organizasyonun ilk yılında olan Daçka'nın yaptığı yatırımın çeyreği kadar harcama yapmamışızdır. Dee Bost ve Farmar arasındaki oyuncu farkını sanırım söylememe lüzum yok.

Daha güçlü, daha iyi olabilmek için Liv Hospital'ın GS'ye verdiği desteği. Medical Park'da TS'a vermelidir. Tabi futbol yönetiminin de bu konuda hassas olup, insiyatif almaktan kaçınmaması lazım.

Ufuk
13.03.2015, 23:36
Geçenlerde Lig Tv de Antepin hocası ile yapılan bir röportaj izlemiştim. Bizim hocayla da yapılsın isterim doğrusu :)

OĞUZHAN061
14.03.2015, 00:01
hocamızın twitter adresi:https://twitter.com/coachnenadm4

Oğuz ZEYTİN
14.03.2015, 10:29
Skordan öte basketbol ve oyundan keyif aldığımız bir takım oluşturdu.

Teorik olarak oyuncularına söylediği, ezberlettiği herşeyi sahada görebiliyorsunuz.

Yalnız sıkıntı yaşadığı, boğazının düğümlendiği birşey var ki o bir üst evreye geçmesine izin vermiyor.

Bu herkesin tahmin ettiği gibi bütçe ve oyuncu kalitesi.

Mesela organizasyonun ilk yılında olan Daçka'nın yaptığı yatırımın çeyreği kadar harcama yapmamışızdır. Dee Bost ve Farmar arasındaki oyuncu farkını sanırım söylememe lüzum yok.

Daha güçlü, daha iyi olabilmek için Liv Hospital'ın GS'ye verdiği desteği. Medical Park'da TS'a vermelidir. Tabi futbol yönetiminin de bu konuda hassas olup, insiyatif almaktan kaçınmaması lazım.

Küçük bir ekleme yapayım: İlk anlaşmaya göre Medical Park (Liv Hospital) Gs'ye sağlık tesislerinin de dahil olduğu yaklaşık 15 M $'lık destek verecekti. İlk sezonlarda sanırım sıkıntı olmadı.

Ancak bu sene erkek basketbol takımına yaptıkları yardım 1,5 M $. Ergin Ataman'ın iki gün önce açıkladığı değer bu şekilde.

Tutku hadisesi nedeniyle şüphe duymakla birlikte geçmişe dönük borçlarımızın kapatıldığı açıklanmıştı. Eğer gelecek yıla en az borçla ve Eurocup takımı olarak girebilirsek bütçe planlamasının gözden geçirileceğini, çeşitli yeni kaynaklarla havuzun büyütüleceğini düşünüyorum.

Murat'
25.03.2015, 16:32
http://www.trabzonsporbasket.com/veritabani/galeri/konular_oy9NglUc7dsiAp4h1yZL.jpg

Çağdaş DENİZ
26.03.2015, 11:42
takımda düşüş var:(

Murat'
18.04.2015, 18:45
Markovic aynı zamanda İspanya vatandaşıymış.

Murat'
22.04.2015, 18:32
http://www.trabzonsporbasket.com/veritabani/konu/orginal/konu_Fj3mCZHAmIMASSlVZoHs.jpg

Sana kupa yakışır Markovic.

Derbeder-53
25.04.2015, 00:38
http://www.trabzonsporbasket.com/veritabani/galeri/konular_oy9NglUc7dsiAp4h1yZL.jpg

iyi gülümsemiş. maşallah :)

Oğuz ZEYTİN
29.04.2015, 12:23
Yılın koçu.

ccd6167
03.05.2015, 22:03
Büyük koç büyüksün

Bize sen gibi sistem koçu lazım iste. Hem boşnaksın bide bu da işin çileği

Yönet kulubu koy 4-5 senelik hedef

Murat'
03.05.2015, 22:04
Adamsın koç, gerçekten adamsın.

Murat'
05.05.2015, 16:42
Markovic basketfaul'un anketi için yılın beşi olarak;

Boby Dixon, Dwight Hardy, Stratos Perpeoglou, Nemanja Bjelica ve Vesely beşini vermiş.

Sefa
09.05.2015, 20:02
Tebrikler Hocam.. Büyük adamsın.. :)

Murat'
09.05.2015, 20:53
Tebrikler hocam, güzel yerde bitirdik.

Adem Akyüz'
09.05.2015, 20:54
Büyüksün hocam. Tebrikler.

Oğuz ZEYTİN
10.05.2015, 08:55
Oyun tarzını araştırdım, soruşturdum.

1) Hücumcu bir koç.

Görev yaptığı dönemlerde Yunanistan Ligi'nde Oly ve PAO'dan sonra en çok skor yapan takımlar genelde Markovic'in takımları olmuş.

2) Yüksek tempoyu tercih eden ve oyuncularına özgürlük tanıyan bir koç.

Genelde kısalarını bire birler üzerinden oynatan, uzunlarını tepeye çıkarıp kısalarına alan açan setleri tercih ediyormuş.

3) Geçen sezon KAOD'la Olympiakos'u yenmiş. Olympiakos geçen sezon ligde sadece iki maçta yenilmişti, biri KAOD diğeri Panathinaikos.

(İşte o maç: http://www.youtube.com/watch?v=sImR6uCNaU4 Devamı Youtube'da )

2009-10 sezonunda da Panionios ile Olympiakos'u yenmişti. O sezon OLY üç mağlubiyet almıştı.

Yine geçen yıl, tüm sezon boyunca tek mağlubiyet alan (Olympiakos'a yenilen) Panathinaikos'a karşı uzatmada 87-85 kaybetti.

Uzatmaların son anları: http://www.youtube.com/watch?v=DwPBZGyS9_E

1) Hucumcu bir koc

TBL'nin en skorer ikinci takimi olduk.

2) Princeton Offense

Unuz-kisa ikili oyunlarini bolca seyrettik. Kocun kendi felsefesini takima yansittigini soyleyebiliriz.

3) Buyuk Galibiyetler

Hic yenemediğimiz Gs'yi (2 defa), Bjk ve Banvit'i (deplasmanda) yendik.

Oğuz ZEYTİN
11.05.2015, 21:13
2007-08 Panionios (Dörüdüncü hafta göreve geldi)
2009-10 Panionios (Tam sezon)
2010-11 Panionios ( İkinci hafta sonunda ayrıldı)
2012-13 KAOD (16. Hafta çalışmaya başladı)
2013-14 KAOD (Tam sezon)
2014-15 Trabzonspor Medical Park (Sekizinci hafta göreve geldi)

*

Tam sezon çalıştığı iki sezonu inceledim. Kurduğu kadroları ve rotasyon uygulamalarına baktım:


*

2009-10 Panionios

PG: Rice

SG: Kalambokis -Zoroski

SF: BJ Elder - Papanikolaou

PF: Erceg - Charitopoulos

C: T. Bryant


*

2013-14 KAOD

PG: J'Covan Brown -Stiggers

SG: L. Jones

SF: Zaras

PF: J. Vaughn - Slaftsakis

C: E. Bavcic - N. Markovic


* İki kadro da dikkat çeken kendine pozisyon yaratbilen, bire biri olan skorer kısalar (T. Rice ve J. Brown), şutör uzunlar (Z. Erceg, Bavcic, Markovic) ve atletik PF/C'ler (J. Vaughn ve T. Bryant).

* Top dağılımı denk.

(Bu sezon bizde de böyleydi.

11 top Hardy
10 top Velickovic
8,5 Stipanovic
8,2 Marshall
7,0 Bost
6,0 Ivanov
4,5 Can A. gibi)

* Rotasyonda kullanılan oyuncu sayısı az. Her iki takımda da 8 kişilik ana rotasyonu kullanmış. Burada süre dağılımına bakmak lazım:

Panionios'ta en çok süre alan T. Rice 28,9 dk.en az süre alan Charitopoulos 16,6 dk;

KAOD'da en çok süre alan J. Brown 30,6 dk. en az süre alan Slaftsakis 18,7 dk.

Bizde;

Hardy 30,9
Bost 28,1
Stipanovic 25,7
Velickovic 25,4
Marshall 23,3
Can A. 20,2
Ivanov 19,9
Alper 13,1
Nusret 12,3 dk süre aldı.

Murat'
11.05.2015, 21:50
Oğuz Panionios ve KAOD'dan kötü sonuçlar nedeniyle mi ayrılmış Markovic, seneye ilk haftalar beni korkutuyor açıkçası.

Oğuz ZEYTİN
11.05.2015, 22:01
Oğuz Panionios ve KAOD'dan kötü sonuçlar nedeniyle mi ayrılmış Markovic, seneye ilk haftalar beni korkutuyor açıkçası.

Yok, hayır. KAOD'a tarihinin en iyi sezonunu yaşatmış Murat. İkk defa play-offa taşmış. Bu sene neden devam etmediğini bilmiyorum.

Panionios'a ilk gittiği sene Eurocup'ta Valencia'ya elenmiş. Ligde play-offa kalıp Euroleague'e katılma hakkı kazanmış. İki sezon sonra yine takımı ona vermişler. Yine play-off yapmış. Ertesi sene maddi sorunlar artınca sezon başında ayrılmış.

Nihat Günay
11.05.2015, 22:15
Bence basket takımıyla beraber futbol takımını da çalıştırmalı.

Kendini TD zannedenlerden daha iyi performans göstereceğine eminim.

selcuk
11.05.2015, 22:26
acik ara farklan yenildigimiz mac vardi
o macda yaptigi coach luk aslinda her seyi anlatmisdi
hayran kalmisdim o gün hocamiza

EmrahS Koç
12.05.2015, 00:02
2007-08 Panionios (Dörüdüncü hafta göreve geldi)
2009-10 Panionios (Tam sezon)
2010-11 Panionios ( İkinci hafta sonunda ayrıldı)
2012-13 KAOD (16. Hafta çalışmaya başladı)
2013-14 KAOD (Tam sezon)
2014-15 Trabzonspor Medical Park (Sekizinci hafta göreve geldi)

*

Tam sezon çalıştığı iki sezonu inceledim. Kurduğu kadroları ve rotasyon uygulamalarına baktım:


*

2009-10 Panionios

PG: Rice

SG: Kalambokis -Zoroski

SF: BJ Elder - Papanikolaou

PF: Erceg - Charitopoulos

C: T. Bryant


*

2013-14 KAOD

PG: J'Covan Brown -Stiggers

SG: L. Jones

SF: Zaras

PF: J. Vaughn - Slaftsakis

C: E. Bavcic - N. Markovic


* İki kadro da dikkat çeken kendine pozisyon yaratbilen, bire biri olan skorer kısalar (T. Rice ve J. Brown), şutör uzunlar (Z. Erceg, Bavcic, Markovic) ve atletik PF/C'ler (J. Vaughn ve T. Bryant).

* Top dağılımı denk.

(Bu sezon bizde de böyleydi.

11 top Hardy
10 top Velickovic
8,5 Stipanovic
8,2 Marshall
7,0 Bost
6,0 Ivanov
4,5 Can A. gibi)

* Rotasyonda kullanılan oyuncu sayısı az. Her iki takımda da 8 kişilik ana rotasyonu kullanmış. Burada süre dağılımına bakmak lazım:

Panionios'ta en çok süre alan T. Rice 28,9 dk.en az süre alan Charitopoulos 16,6 dk;

KAOD'da en çok süre alan J. Brown 30,6 dk. en az süre alan Slaftsakis 18,7 dk.

Bizde;

Hardy 30,9
Bost 28,1
Stipanovic 25,7
Velickovic 25,4
Marshall 23,3
Can A. 20,2
Ivanov 19,9
Alper 13,1
Nusret 12,3 dk süre aldı.

Güzel çalışma olmuş Oğuz abi eline sağlık. Bu araştırmadan sonra sanırım alabileceğimiz hangi yerli oyuncuları isteyeceğini biraz daha iyi anlayabiliriz. Sence hangi oyuncular olur?

Murat'
12.05.2015, 18:31
Zamanında İbrahim Kutluay ile kapışmışlığı varmış koçun. :D

0475QWYSDCM

Oğuz ZEYTİN
12.05.2015, 19:50
Zamanýnda Ýbrahim Kutluay ile kapýþmýþlýðý varmýþ koçun. :D

0475QWYSDCM

Muthis video, sagol Murat.

Kacirdiklarim vardir ama McDonald, Alvertis, Fotsis, Middleton, de Miguel ve kulagini tuttugu karede Savrasenko...

Murat'
19.05.2015, 09:35
Nenad Markovic röportajı (Fersu Deniz YAHYABEYOĞLU)

TBL şuanda Avrupa'nın en çekişmeli ve kaliteli liglerinden biri, O da bu ligin en başarılı koçlarından biri... Trabzonspor MP'ın koçu Nenad Markovic'ten bahsediyorum. Play offlardan önce kendisiyle güzel bir röportaj yaptık. Ona takımdaki gelişimi, son anda kaybedilen Eurochallenge finalini ve oyunculuk kariyerini sordum. Keyifli okumalar diliyorum.

İlk olarak kulübe geldiğinizde Trabzonspor MP'ta zor bir ortam olduğunu söyleyebiliriz. Takım sezona kötü bir başlangıç yapmıştı, kadroda problemler vardı ve durumdan memnun olmayan bir taraftar vardı. Peki siz Trabzon'dan gelen teklifi nasıl kabul ettiniz?
Aslına bakarsan ben bu detayları bu kadar derinlemesine bilmiyordum gelmeden önce. Ama TBL'nin Avrupa'daki en iyi liglerden biri olduğu biliyordum ve kadrodaki bir çok oyuncuyu da tanıyordum; Bost, Marshall, Stipanovic, Lawal and Velickovic. Bu isimlerin potansiyelini de bildiğim için Trabzonspor MP ile anlaşmaya karar verdim, bu kadar. Bu arada zaten bir takım sezon içerisinde koç değişikliğine gitmek istiyorsa o takımda bir problem vardır ama bu problemin detaylarını çok düşünmedim açıkçası gelmeden önce.

Takıma yaptığınız ilk konuşmayı hatırlıyor musunuz? Oyuncularınıza ne demiştiniz?
İlk maçımız Darüşşafaka Doğuş ileydi ve uçağım geç olduğu ancak ikinci yarısına yetişebilmiştim. Maçı çift haneli farklarla kaybetmiştik, başkan bana beraber gidelim, takımla bir konuşalım demişti ama ben istememiştim. Takımın dinlenmesi gerektiğini ve benim de asistanlarımla görüşüp gereken bilgileri alıp sonrasında takımla iletişime geçebileceğimi ilettim. İlk antrenmanımızın başında da şu konuşmayı yapmıştım: "Geriye dönüp kaybettiğimiz 7 maçı tekrar oynayamayız, önümüze bakmalıyız, çok çalışmalıyız ve kendimize artı takıma inanmalıyız." Yeni bir takıma geldiğinizde oyuncuların sizin felsefenize ayak uydurması ve alışmaları zordur ama biz buna rağmen takımla ikinci çıktığımız maçı kazanmayı başardık ve oyuncuların kendine güveni gelmeye başladı. Böylelikle galibiyet serisi yakaladık, oyuncuların başarı için olan açlığı giderek arttı her galibiyetle. Gerçekten zor zamanlar geçirdik fakat şunu söylemem lazım ilk günlerde bu takıma bir çok kimse güvenmiyordu, inanmıyordu hatta oyuncuların kendileri bile. Ancak geldiğimiz noktada başarılı bir ekip olduğumuz kesin.

Kötü bir sezon başlangıcının ardından Trabzonspor MP normal sezonu 6.sırada tamamladı ve Eurochallenge finaline adınızı yazdırdınız, son yılların en büyük gelişim adımlarından birini atmış oldunuz sezon başından bugüne. Peki takımda neleri değiştirdiniz bunun için?
Her koçun kendi tarzı vardır, benim de var tabii ki. Takımlarımın iyi savunma yapmasını sağlamaya ve "ekip ruhunu" oluşturmaya çalışırım öncelikle. Hücumda ise oyuncularımın topu paylaşmasını arzularım. Hiç bir zaman bir ya da iki oyuncunun üzerine hücum sistemini kurmak istemem. Burada da oyuncularıma bu düşüncelerimi aşılamaya çalıştım, öz güvenlerini geri kazanmaları için yardımcı oldum ve onlara doğru yolu göstermeye çalıştım. Onlar da hızlı bir şekilde özgüvenlerini geri kazandılar. Aslında ben hiç bir şeyi değiştirmedim, onlar çalışmalarımıza doğru ve iyi reaksiyonlar verdiler ve bana her zaman yardımcı oldular, sonunda da başarı geldi.



Çıkışa geçtiğiniz dönemlerde sizce en önemli galibiyet hangisiydi?
Tofaş'a karşı evimizde kazandığımız galibiyet çok önemliydi ama sonrasında deplasmanda Pınar Karşıyaka'yı yenmemiz bence dönüm noktasıydı. Ligin en iyi takımlarından birini yenmek bizi tetikledi, güvenimizi geri kazandık ve taraftarlarımızı bize yeniden inanmaya başladılar. Bu iki galibiyet çıkışımızın en önemli temelleriydi.

Takımda kalsaydı Lawal'ın da size çok önemli bir katkı vereceğini düşünüyordum. Neden onun takımdan ayrılmasına izin verdiğinizi merak ediyorum. Sizin oyun planınızda yeri mi yoktu ya da finansal problemlerle mi ilgiliydi?
Kritik Pınar Karşıyaka galibiyetinde kesinlikle önemli bir etkendi Lawal ve dediğin gibi bazı problemlerimiz oldu maalesef. Biz de bu nedenle kazan-kazan yoluna gittik ve yollarımızı ayırdık. Biz yolumuza sağlıklı bir takım kimyası ile devam ederken o da bir Euroleague takımında oynama şansını elde etmiş oldu.

Stipanovic haricinde "geleneksel" bir pivotunuz yok kadroda ve daha çok mobil-şütör uzunlarla, Ivanov-Velickovic ile oynamayı tercih ediyorsunuz. Peki sizce bu atletik ve uzun pivotları olan takımlara karşı bir problem yaratacak mı size?
Aslına bakarsan tüm takımlarla sezon içerisinde ikişer kez oynadık ve çoğuna karşı kazanmanın bir yolunu bulduk, ne yapacağımızı biliyoruz :) Şaka bir yana tabii ki kolay olmayacak ama başarabileceğimizi biliyoruz. Uzun rotasyonumuzda bazı eksiklerimiz var fakat elimizden geleni yapacağız. Normal sezonun hemen bitiminde takımıma kısaca şunları ilettim:"Play-offlar sezona göre daha sert olacak ve burada hataya yer yok. Bu sertliğe karşı siz de güçlü olmalısınız ve konsantrasyonunuzu asla kaybetmemelisiniz. Performansınızı en üste çıkarmanın zamanı geldi.Ben de bu sert ve zorlu savaş için sizlerle beraber hazır olacağım elbette."

Özellikle sezonun ikinci yarısı ile beraber Marshall ve Hardy performanslarını net olarak bir kademe arttırdılar ve sahada keyif aldıkları görülebiliyor. Onları hücumda biraz daha özgür bıraktığınızı söyleyebilir miyiz?
Yüksek tempoda basketbol oynamaya çalışıyoruz, daha da süratli oynamalıyız ve sürekli potaya penetre ederek oynamalıyız. Maçlarımıza bakarsanız hep farklı skorerlerin ön plana çıktığını görebilirsiniz ve bunu devam ettirmemiz gerekiyor çünkü dediğim gibi ben takımın hücum sistemini bir ya da iki oyuncu üzerine kurmak istemiyorum. Basketbol aslında gerçek hayattan çok farklı değil, herkesi mutlu edemezsiniz, kurduğunuz sistemde elbette bazıları daha mutlu olurken diğerleri o kadar mutlu olmayabilir. Ama şuan için bizim takımımızın çoğu mutlu ve diğerleri de "mutsuz" değil en azından bu nedenle de tüm oyuncularımızın sezonun ilk bölümüne göre kendilerini geliştirmeyi başardılar, sadece Hardy ve Marshall değil.

Sanırım Eurochallenge finali koçluk kariyerinizin hem en iyi, hem de en kötü anısı oldu sizin için ve takım için de. Maçtan sonra ne yaptınız, takıma neler söylediniz soyunma odasında?
Tabii ki çok zordu, özellikle oyuncular ve salonu dolduran taraftarlarımız için, ne diyebilirim ki... Ama öncelikle kulüple, takımımla, şehirle ve taraftarımızla gurur duyuyorum. Final Four organizasyonuna harika bir şekilde ev sahipliği yaptık. Bence son yıllarda en çok izlenen ve ilgi gören Eurochallenge Final Four'u oldu. Maçtan sonra oyuncularıma şunları söyledim kısaca: "Lütfen başlarınızı öne eğmeyin, siz çok iyi oynadınız ve elinizden geleni yaptınız, en önemlisi mücadele ettiniz son ana kadar. Şunu unutmayın kupayı kaybetmek için önce finale çıkmalısınız. Playofflardan önce önümüzde 3 tane kritik maç ve elimizden geleni yapmalıyız." Bence oyuncular asıl silahtır, ben onlara mantalitemi anlatırım ve aşılarım, onlar da karakterlerini benim yolumla sahaya koyup mücadele ederler. Başarının mimarı her zaman onlardır.

Play-offlarda rakibiniz Darüşşafaka Doğuş olacak ve normal sezonda onlara iki kere kaybettiniz. İstanbul'daki ilk maç ve serinin geneli için neler söylersiniz?
Darüşşafaka Doğuş mükemmel bir takım ve tecrübeli bir koçları var. Ne istediklerini net olarak biliyorlar ve favori taraf onlar ama biz de elimizden gelenin en iyisini yapacağız ve serinin en son maçına kadar mücadeleyi bırakmayacağız.

Bir oyuncu ve koç olarak toplam 6 farklı ülkede görev aldınız ve şuanda da 7. olarak Türkiye'desiniz. Peki Türk basketbolunun Avrupa'daki gelişim trendindeki yeri hakkında neler söylersiniz?
Türk basketbolu geçtiğimiz 10 yıldan bu yana gerçekten çok gelişti ve aşama kaydetti. Ligin kalitesi de her geçen yıl daha da arttı ve şuanda zirvede. Aynı zamanda milli takımlar seviyesinde de gerek Avrupa gerek Dünya şampiyonalarında başarılar elde ettiler. Yeni gelen kuralla artık takımınızda 6 yabancı bulundurabiliyorsunuz ve sahaya da aynı zamanda 5 yabancıyı koyabiliyorsunuz ayrıca Avrupa'nın en değerli koçlarının bir çoğu da artık bu ligde görev alıyor. Ligin kalitesi için son günde 5 takımın aynı galibiyet sayısı ile nasıl play-off yarışı verdiklerini izlemeniz yeterli olacaktır, gerçekten inanılmazdı :) Bu çekişmeyi ve savaşı Avrupa'daki liglerde şuanda görmeniz çok zor. Ligin bu kadar kaliteli olması Avrupa kupalarında bu sezon başarıyı getirdi. Bence bu sezon Türk basketbolunun zirveye çıkması açısından bir dönem noktası olarak hatırlanacak.

Oyunculuk kariyerinizdeki en güzel anınızı sorsam?
Oyuncu olarak bir çok kupa aldım bir çok final kazandım ve bir çoğunu da kaybettim. En unutmadığım anımda sanırım kariyerimin son günlerinde, 36 yaşındayken ilk takımım olan Bosnia Sarajevo takımına geri döndüğümde yaşadıklarımdı. Kulüp kötü günler geçiriyordu 6-7 yıldır şampiyon olamıyordu ve Adriyatik Lig'de yer alamıyorduk ve finansal problemler baş göstermişti. Takımla ve şehirle beraber güzel işler yapmaya başladık. Şampiyonluğu tekrar kazandık ve adımızı Adriyatik Lige yeniden yazdırdık, artık 8000 taraftarla dolu salonda maçlarımızı oynuyorduk. Bunu yapabilmek benim için çok önemliydi, bu yeniden yapılanma sürecinde yer alabildiğim için çok mutlu ve gururluyum. Kariyerimin en duygusal ve en unutulmaz günleriydi diyebilirim.

Basketbol dışında neler yapıyorsunuz, hobileriniz nelerdir?
Yeni bir şehre ya da ülkeye geldiğimde mutlaka yerel yemekleri ve içecekleri tadarım ve onlarla beslenmeyi tercih ederim ve yemek yemeyi de çok severim hakikaten :) Aslında basketbol dışında çok vaktim olmuyor, pek hobim olduğunu söyleyemem çünkü iki tane küçük kızım var ve her fırsatta onlarla vakit geçirmeye çalışıyorum.

Hamsi'yi beğendiniz mi? Ve Sümele Manastro artı Trabzon'daki diğer tarihi yerleri gezme fırsatınız oldu mu?
Elbette Hamsi'yi çok beğendim ve severek yiyorum. Burada Trabzon'da her şeyin içerisinde Hamsi var zaten :) Bu arada sadece balık değil et de çok güzel burada hele de köfte çok lezzetli. Evet Sümele Manastrı'na gitme fırsatım oldu hatta Ayasofya'ya da gittim, tarihi yerleri seviyorum ve play-offlar bittiğinde daha da gezmeye devam edeceğim. Trabzon gerçekten tarih kokan bir şehir.

Maçlardan önce bir ya da birden çok toteminiz var mı?
Türkiye'ye gelmeden önce daha çok vardı sanırım. Burada ise soyunma odasına en son ben giriyorum, tüm takım ve staff içeri girince "biz tamamız koç" diyorlar ve beni çağırıyorlar, sanırım bu da bir totem :)

Kontratınızı iki yıl uzattınız henüz sezon bitmeden ve aynı şekilde Stipanovic ile Hardy de 2 sene uzattı anlaşmalarını. Sanırım bu gelecek sezonun planlarını şimdiden yapmaya başladığınız anlamına geliyor. Trabzonspor MP'da hedefleriniz neler olacak?
Aslında hedef her zaman aynı; en köt ihtimalle bu sezonki başarıların aynısını tekrarlayabilmek. Ama tabiki bir elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız ve amacımız çıtayı yükseltmek olmalı.

Son olarak taraftarlara ve şehir hakkında ne dersiniz, onlara bir mesajınız var mı?
Bu şehri çok seviyorum ve kızlarım anaokuluna gidiyorlar, ailem de mutlu yani burada. Aynı zamanda çok iyi bir çalışma ortamım var, mükemmel bir tesisimiz ve güzel bir salonumuz var. Taraftarlarımız için ise tek bir kelime söyleyebilirim "inanılmazlar". Sadece Trabzon'da bizi destekleyen taraftarlarımızında bahsetmiyorum aslında. Çünkü bu sezon Avrupa'da hangi şehre gitsek bizi orada mutlaka destekleyen bir taraftar grubu vardı, gerçekten harikalar ve bizi her zaman destekliyorlar. Sosyal medyadan da gelen destekleri unutmamam lazım, her zaman yanımızdalar. Onlardan bizi desteklemeye ve bize güvenmeye devam etmelerini istiyorum. Bize müthiş bir enerji veriyorlar ve onlar için oynamayı gerçekten seviyoruz.

Mail: fersu77@yahoo.com
twitter: @fersudeniz

Oğuz ZEYTİN
20.05.2015, 01:14
Kocla takikin hucum duzeni uzerine sohbet ettik. Bu akiciligin sirrini sordum, topu paylasmanin onemini vurguladi. Bunun icin cok calistiklarini soyledi.

Peki bu duzene Princeton Offense diyebilir miyiz diye sordum. Cevabi "Tam olarak oyle degil" dedi. "Isimlere takilmayin" diye devam etti.

Son olarak Darussafaka serisi... "Yarin icin cok iyi hazirlandik. Ama cok zor olacak. Son topa kadar mucadele edecegiz."

Çağdaş DENİZ
20.05.2015, 03:14
Kocla takikin hucum duzeni uzerine sohbet ettik. Bu akiciligin sirrini sordum, topu paylasmanin onemini vurguladi. Bunun icin cok calistiklarini soyledi.

Peki bu duzene Princeton Offense diyebilir miyiz diye sordum. Cevabi "Tam olarak oyle degil" dedi. "Isimlere takilmayin" diye devam etti.

Son olarak Darussafaka serisi... "Yarin icin cok iyi hazirlandik. Ama cok zor olacak. Son topa kadar mucadele edecegiz."

Oğuz birdahakine transferi ve beğendiğimiz oyuncuları da sorar misin koca

F. Yıldırım
20.05.2015, 22:39
Tebrikler koç.

Murat'
20.05.2015, 22:41
Kocla takikin hucum duzeni uzerine sohbet ettik. Bu akiciligin sirrini sordum, topu paylasmanin onemini vurguladi. Bunun icin cok calistiklarini soyledi.

Peki bu duzene Princeton Offense diyebilir miyiz diye sordum. Cevabi "Tam olarak oyle degil" dedi. "Isimlere takilmayin" diye devam etti.

Son olarak Darussafaka serisi... "Yarin icin cok iyi hazirlandik. Ama cok zor olacak. Son topa kadar mucadele edecegiz."

Aynen dediği gibi oldu, son topa kadar, son saniyeye kadar mücadele ettik.

Büyük adam Markovic

Adem Akyüz'
20.05.2015, 22:46
Büyüksün koç !

Ozan Yılmaz
20.05.2015, 22:50
Işte bir hocanın bir takıma nasil etki edebileceginin canlı örneği. Büyük hoca helal sana...

Murat'
21.05.2015, 10:44
Seneye kuracağı takımı gerçekten çok merak ediyorum, bu sene kesinlikle yılın koçudur.

Uğurtan
21.05.2015, 11:13
Kesinlikle yılın koçudur.

Eldeki malzeme ve kazanılan ivme!

Şu aşamada çok ama çok başarılıdır.

Seride elensek dahi...

Seneye güzel bir bütçe verilsin adama.

Cengiz Çubukcu
21.05.2015, 11:16
Küme duşermiyizden nerelere :)

Murat'
21.05.2015, 13:16
Bu fotoğraf güldürdü. :)

Helal be koç.

http://i.imgur.com/feIbdTM.png

Muhteva
21.05.2015, 17:14
Demek ki adama bir Dacka kadrosu versek bizi Eurolig sampiyonu yapacak :)

ccd6167
21.05.2015, 17:49
Koç büyüksün. Aynen devam.

selcuk
21.05.2015, 21:50
Bu fotoğraf güldürdü. :)

Helal be koç.

http://i.imgur.com/feIbdTM.png

bak bu elleri acik olan resimi avatar yapabilirmisin
zahmet olmasa Ts armali?

Murat'
21.05.2015, 22:00
bak bu elleri acik olan resimi avatar yapabilirmisin
zahmet olmasa Ts armali?

Bilgisayarım biraz tırt, ancak yarın yapmayı denerim, şu anda pek müsait değilim. :)

selcuk
21.05.2015, 22:04
Bilgisayarım biraz tırt, ancak yarın yapmayı denerim, şu anda pek müsait değilim. :)

sorun degil
müsait oldunmu bir el atarsan süper is cikarmis olursun
simdiden sagol

Murat'
23.05.2015, 21:21
Adamsın hocam, adamsın.

F. Yıldırım
23.05.2015, 21:27
helal olsuuun

Murat'
23.05.2015, 21:43
Kesinlikle yılın koçudur.

Adem Akyüz'
23.05.2015, 21:51
Kesinlikle yılın koçudur.
Hatta yılın Spor Adamıdır..

Murat'
23.05.2015, 22:24
yılın koçudur, hatta hiç abartısız söylüyorum son yıllarda görülen en önemli başarılardan birine imza atmıştır. ilk 7 maçın 6'sını kaybeden bir takımı alıp son yılların en üst düzey basketbolunun oynandığı bir sezonda yarı finale çıkarabilmesi alkışlanmalıdır. eurochallenge'ı son salisede kaybetmesini söylemiyorum bile, o basket olmasa bir de bu başarısını bir avrupa kupasıyla taçlandıracaktı.

işin ilginci hakkında sözlükte girilen ilk entry trabzonspor'un başına geçtikten sonra ve hayli eleştirel. bu bile ne denli önemli bir iş yaptığının göstergesi. bir fenerbahçeli olarak tebrik ediyorum kendisini başarısını yarı final serisinde de sürdürmesi dileğiyle.

Markovic hakkında ekşisözlük'te güzel bir yorum.

Murat'
23.05.2015, 22:28
Markovic'ten mesaj var.

"This was for all the fans and people of Trabzon!! So proud of my players and everyone in #Trabzonspor Medical Park! We're not done yet!!!"

"Bu galibiyet bütün taraftarla ve Trabzon halkına gelsin. Oyuncularımla ve Trabzonspor Medical Park'taki herkesle çok gurur duyuyorum. İşimiz daha bitmedi!!!"

Murat'
23.05.2015, 22:39
Zamanında İbrahim Kutluay ile kapışmışlığı varmış koçun. :D

0475QWYSDCM

İbrahim Kutluay'a ilk çıkışmasını yaklaşık 12 sene önce yapmıştı Markovic, bugün ise mosmor etti kendisini, hayat işte. :)

Seni seviyoruz koç.

İmkanım olsa saatlerce basketbol ve Trabzon hakkında konuşmak isterdim kendisiyle.

Oğuz ZEYTİN
23.05.2015, 22:52
Eger bu yaz takim kurma ve sezona hazirlama sinavini da asarsa, onu cok acik. Cunku zorlu bir ligde iyi is yapti.

Ahmet ÇOLAK
23.05.2015, 23:03
Evet oyuncular iyi iş çıkardı ama eğer bu hoca gelmeseydi büyük ihtimal playoff dışında kalmıştık.. Kaldı ki bugün yarı finaldeyiz..

Murat'
23.05.2015, 23:34
Markovic, bu sezon 38 maçta 28 galibiyet 10 mağlubiyet.

Arda'
23.05.2015, 23:38
Adam adam.

Murat'
24.05.2015, 11:52
Yerel gazeteleri takip etme fırsatım olmuyor maalesef, acaba yerel basın Nenad Markovic'in ne denli büyük bir iş başardığının farkında mıdır?

Murat'
03.06.2015, 22:32
Eyvallah koç, bu sene gerçekten iyi iş çıkardın, seneye çok daha iyilerini başarabiliriz inşallah.

Oğuz ZEYTİN
04.06.2015, 11:36
Oyun tarzını araştırdım, soruşturdum.

1) Hücumcu bir koç.

Görev yaptığı dönemlerde Yunanistan Ligi'nde Oly ve PAO'dan sonra en çok skor yapan takımlar genelde Markovic'in takımları olmuş.

2) Yüksek tempoyu tercih eden ve oyuncularına özgürlük tanıyan bir koç.

Genelde kısalarını bire birler üzerinden oynatan, uzunlarını tepeye çıkarıp kısalarına alan açan setleri tercih ediyormuş.

3) Geçen sezon KAOD'la Olympiakos'u yenmiş. Olympiakos geçen sezon ligde sadece iki maçta yenilmişti, biri KAOD diğeri Panathinaikos.

(İşte o maç: http://www.youtube.com/watch?v=sImR6uCNaU4 Devamı Youtube'da )

2009-10 sezonunda da Panionios ile Olympiakos'u yenmişti. O sezon OLY üç mağlubiyet almıştı.

Yine geçen yıl, tüm sezon boyunca tek mağlubiyet alan (Olympiakos'a yenilen) Panathinaikos'a karşı uzatmada 87-85 kaybetti.

Uzatmaların son anları: http://www.youtube.com/watch?v=DwPBZGyS9_E

Markovic'le 41 maca ciktik. Ortalama 82,1 sayi urettik. 17,5 asist yaptik. %37 ile ucluk attik. Hucum verilerimiz (Efes serisi disinda) yukaridaki analize uyuyor.

Genel oyun sablonu da yine analizdeki gibiydi. Ozellikle Stipanovic bu duzende onemli bir istasyon oldu.

Gs, Bjk, Banvit ve DSK gibi hic yenemedigimiz takimlara kardibgalip geldik.

*

Zdovc da geldiginde benzer bir etki yapmisti. Ikinci sezonu ise istikrarsizdi. Insallah Markovic'in ikinci sezonu daha basarili gecer.

Ve tabii yilin kocu...

28 Galibiyet - 13 Maglubiyet

Murat'
17.07.2015, 22:33
Özlettin be hocam kendini, inşallah bu sene geçen seneki başarının üzerine koyarak daha güzel işlere imza atacağız.

Murat'
01.08.2015, 21:30
Hocamızın yolunu gözlüyoruz.

Oğuz ZEYTİN
16.09.2015, 21:08
Bosna Hersek milli takiminin (buyuk ihtimalle) yeni bas antrenoru (mu)...

Hayirli olsun. Olsun da...

Pashutin milli takimda calismak istemesi gerekce gosterilerek goreve getirilmemisti. Markovic BH milli takimini calistirmak isterse yonetim ne yapacak?

Murat'
21.10.2015, 22:44
Hocam ne olursun şu takıma bir çeki düzen ver, geçen seneki takımı mumla arıyoruz.

Sefa
27.12.2015, 20:23
Hoca tam 1 Reis..

Yalnız bizim sorunumuz sezon başı.. Sezon başı bocalayan hocadan sonra gelenler genelde iyi performans sergiliyor ama yeni sezonda batırıp gidiyorlar 2-3 kez yaşadık. Artık son bulur diye düşünüyorum..

Seneye Şampiyonluk için yarışan bir takım olabilirsek ardı gelir bu işin.. Şehirde iyi kötü bir Basketbol seyircisi oluşmaya başladı büyük maçlarda salon neredeyse doluyor zaten..
Yine esas problemimize dönmüşüz.. Bu sezon tamamen dağılmadık ama inişli çıkışlı gidiyoruz.. Bence Hoca ile devam edilmeli..

artvints
27.12.2015, 20:24
düşüş normal.seneye ciddi bir bütçe ayırıp iyi transferlerle bir kademe daha atlarız.

Asi Çaykaralı61
14.01.2016, 04:19
Markoviç ve ekibi şu anda Basketbol Şubesinde en çok eleştirilenler arasında.
Geldiğinde çok iyi başarı yakaladı bence şu anda Avrupa'da kazanılan maçlardan dolayı takımda
Ligde çok kolay maçlar kayıp ettik maalesef

Eğer takıma birkaç nokt transfer olursa play of da yarı final hayal değil

Murat'
14.01.2016, 12:38
Ben halen arkasındayım, bu sene yanlışlar yapsa da kendisine güveniyorum, umarım uzun yıllar bizimle beraber istikrarlı şekilde çalışır.

Ozan Yılmaz
14.01.2016, 14:23
Ben halen arkasındayım, bu sene yanlışlar yapsa da kendisine güveniyorum, umarım uzun yıllar bizimle beraber istikrarlı şekilde çalışır.
evet ben de aynı görüşteyim.
futbolda sağlayamadığımız istikrarı basketbolda markovic ile sağlamalıyız.
koçumuzun sonuna kadar destekçisiyiz :)
uzun yıllar görevde kalması dileğiyle, daha büyük başarılara imza atar inş...

Ozan Yılmaz
03.02.2016, 20:52
https://scontent-ams2-1.xx.fbcdn.net/hphotos-xtf1/v/t1.0-9/12670279_1105859556125938_3880374057568443885_n.jp g?oh=f1a6e5b5f9aae9a6c802b3bc56874c6f&oe=572B1EB0​

Cengiz Çubukcu
03.02.2016, 21:44
Bu sezon coacla tamamlanmalı...

Murat'
03.02.2016, 22:01
Geçen sene çıtayı o kadar yükseltmişti ki Markovic, bu sene oldukça formsuz maalesef, her şeye rağmen hocayı göndermek gibi bir hata yapılmaz umarım.

adiloş bebe
22.02.2016, 12:59
Koçun gidişi resmen açıklandı. Geçen yıl için teşekkürler Markoviç

selcuk
22.02.2016, 13:02
hoscakal hocam
tesekkürler

Murat'
22.02.2016, 13:06
Geçen seneden buraya ne değişti gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum, keşke o kadro tamamen korunmuş olsaydı. Gerçekten çok formsuzdu bu sene Markovic. Banvit, TED ve Büyükçekmece maçlarını kazanmış olsaydık şimdi bambaşka şeyler konuşuyor olabilirdik. Yolu açık olsun.

selcuk
22.02.2016, 13:12
SON DAKİKA: Takımımızın yeni koçu Ahmet Kandemir oldu.

Murat'
22.02.2016, 13:14
SON DAKİKA: Takımımızın yeni koçu Ahmet Kandemir oldu.

Gerçekten ağlamak istiyorum, çok ama çok yanlış bir hamle oldu bu, inşallah sözleşme yarım sezonluktur.

Adem Akyüz'
22.02.2016, 13:14
Geçen sene yaşattıkların için teşekkürler koç!

axelman
22.02.2016, 16:08
Yolu açık olsun ben devam etme taraftarıydım.Bırakmadılar.

cem1990
22.02.2016, 18:49
Gecen yil yasattigin heyecan icin tesekkurler hocam
Yolun acik olsun bende ki yerin hep farkli olacak.


Sent from my General Mobile 4G Dual using Tapatalk

Murat'
22.02.2016, 21:52
Trabzonspor Medical Park’dan ayrılan koç Nenad Markovic bir veda mesajı yayınladı.


Markovic'in mesajı şöyle:
"15 aydır beraber verdiğimiz mücadele ve üstün başarılardan dolayı; öncelikle Abiş Hopikoğlu ile Sayın Muharrem Usta’ya, Genel Menajer Nihat Mala’ya ve bana destek olan bütün yönetim kurulu üyeleri, teknik ekibe, takımla birlikte olan tüm çalışanlara ve oyunculara teşekkür ediyorum.

Destek ve sevgilerinden dolayı da özellikle taraftarlara teşekkür etmek istiyorum.
Onları hiçbir zaman unutmayacağım. Ben ve ailem için Trabzon ikinci evimiz gibiydi.
Ve bu şehrin insanları bize ailemiz gibi davrandı.
Bu şehirden, beraber ulaştığımız tarihi başarılardan sonra başım dik ayrılıyorum. Takıma ve oyunculara gelecek müsabakalarda başarılar diliyorum."

artvints
22.02.2016, 21:57
yanlış karar değil mi koçun ayrılması? takımı belli seviyeye getiren bu adam.ertesi sene aynı motivasyona çıkamayabiliriz. eksikler görülüp 3.sezona girilmeliydi.ayrıca basket futbol gibi değil.net oyuncu kalitesi belirliyor sonucu, o kadar karmaşık değil. biraz daha beklenmeliydi, başka bişey yaşanmamışsa.

Hakan
22.02.2016, 21:59
Üç kulvarı da yok etmeden gitseydi iyiydi.

97 Tellioğlu
22.02.2016, 23:08
Müthiş günler unutulmaz heyecanlar yaşadık müthiş başlamıştı Avrupada finale kaldık son snde beraber ağladık ligde yarı finale çıktıkki koçtan önce kümede kalır mı bu takım derecesindeydi bu yıl çıta çok yükseldi Odom tercihi Kinseyin tavrı takımı zor durumda bıraktı gelenler de gidenleri arattı ve olmadı.Çok güzel hatırlanacaksın koç yolun açık olsun..

Ozan Yılmaz
23.02.2016, 00:57
Elveda koç sevildin ve sevindirdin bu güne kadar.
Tekrar görüşmek üzere...

Nihat Günay
23.02.2016, 01:18
Üzüldüm..

Abdülkadir Kılıç
23.02.2016, 02:43
Her ne olursa olsun, Trabzonspor Basketbol tarihine adını yazdırmıştır. Bence bize yaşattıkları, eksilerinin yanında çok daha fazla. Kendisini çok sevdik. O da bize bu sevginin karşılığını verdi diye düşünüyorum. Bu sene işler yolunda gitmedi. Sağlık olsun.

Kendisine bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyorum.

Oğuz ZEYTİN
23.02.2016, 20:07
Evet, yaptıkları ve yaşattıkları için teşekkür ederiz. Eurochallenge finali, play off ve yarı final unutulmayacak başarılardı. Ayrıca Nusret ve Erdi gibi genç oyunculara şans vermesi olumlu hanesine yazılmalı.

Ancak imkanları dahilinde yapamadıkları hele hele Kinsey'e yaptıkları için de hiç affedilmemeli. Sene başında Odom'u kenardan getirmesi, kritik maç sonlarındaki Velickovic ısrarı, Reggio Emilia maçını kazandıran Alper'i sırf menajer oyunları nedeniyle bir daha oynatmamasını nasıl unutabiliriz? Dahası da var... Hata yapan Hardy'yi alkışlayıp, Kulig'i bitime 10 saniye kala kazanılan maçta kenara alırken azarlaması... Böyle koça saygı duymaz oyuncusu.

Markovic çok daha önce gönderilmeliydi. GM'nin ayak oyunlarıyla Trabzonsporlular aldatıldı, takım zaman kaybetti. Hem Avrupa Kupası'ndan elendik hem ligde geride kaldık. Sorumluluk sadece kendisinde olmamalı, kabul. Fakat koçun kafası burada değildi.

*

Profesyonel dönemde Alaeddin Yakan'dan (66 TB2L - 12 TBL & Türkiye Kupası olmak üzere 78) sonra en fazla maça çıkan koçumuz Markovic (76) oldu (TBL ve Avrupa'da en çok maça çıkan koçumuz oldu).

TBL ----------- 41 maç 22 Galibiyet - 19 Mağlubiyet
Play-off --------5 maç - 2 Galibiyet - 3 Mağlubiyet
Türkiye Kupası --- 1 Maç - -------- - 1 Mağlubiyet
Eurochallenge ---- 13 Maç - 11 Galibiyet - 2 Mağlubiyet
Eurocup --------- 16 Maç - 8 Galibiyet - 8 Mağlubiyet

Toplam 43 Galibiyet - 33 Mağlubiyet ---- (57%)

Bu 76 maçta ortalama 78,6 sayı atarken 77,1 sayı yedik.

Oğuz ZEYTİN
27.10.2016, 10:43
1) Hucumcu bir koc

TBL'nin en skorer ikinci takimi olduk.

2) Princeton Offense

Uzun-kisa ikili oyunlarini bolca seyrettik. Kocun kendi felsefesini takima yansittigini soyleyebiliriz.

3) Buyuk Galibiyetler

Hic yenemediğimiz Gs'yi (2 defa), Bjk ve Banvit'i (deplasmanda) yendik.


Markovic döneminin genelinde Princeton Offense'e yakın bir düzende oynuyorduk. Bu sistemde Stipanovic'in pasör özelliğini ve mobil kabiliyeti ile kısaların off-ball hareketliliği sayesinde hücumda makine gibi işliyorduk. Koçun ikinci sezonunda (Yani geçen sene) Hardy'deki düşüş (Herkes Hardy'deki düşüşü bu sene keşfetse de asıl geçen sene hiçbir şey oynamadı) sistemi tıkıyordu. Bu tıkanıklığın ikinci sebebi ise kesinlikle Velickovic'ti. Koç ise bu iki oyuncuda ısrar ettikçe takım maç kazanma noktasına dahi gelemiyordu.

Şimdi Bazarevich'le "Run & Gun - Pace & Space - Small Ball" karışımı bir düzen inşa ediyoruz. Her mağlubiyet sonrası forumda ve diğer ortamlarda "koçun sistemi yok", "Lise takımları bile böyle oynamıyor" tarzı temelsiz suçlamalar yöneltilse de bu oyun tarzının hiç de yabana atılır bir yanı olmadığını bilmek gerekiyor. Öncelikle bir basketbol adamının tercihine saygı duymak lazım. Özellikle felsefesi olan koçlara... Bazarevich'e duyduğum güven ve saygının altında yatan da bu. Çünkü kendisi Krasny'de ve Lokomotiv Kuban'da bu sistemle başarılı oldu.

Geçtiğimiz günlerde Genel Menajer Nihat Mala da yaptığı açıklamada "Bu yıl çakılı pivotumuz olmayacak. Daha hızlı daha çok koşan ve transition oyunlarını içeren bir düzenimiz olacak" demişti.


GM Nihat Mala: "Bu seneki takım önceki sezonkilerden farklı. Çakılı uzunu olmayan, koşan ve transition oynayan bir kadro kurduk. Keyif vereceğine inanıyorum. Fakat biraz zamana ihtiyaç var.


Transition, Run & Gun, Pace & Space ve Small Ball'ın gereksinimleri ve vaat ettikleri nelerdir?


1) Koş!

Oyunun temeli yüksek tempo ve tenis topu çabukluğunda hücum-savunma arasında sahayı çabuk geçmektir.


2) Rakipten daha fazla pozisyon üret!

Rakip hangi düzende oynarsa oynasın tempoyu belirleyen sizseniz onlardan daha fazla hücum üretmek zorundasınız. Bunun için tam/yarı saha baskıyla onları top kaybına, kötü şuta zorlamak ve top çalarak ya da ribaund alarak yeniden hücumu başlatmalısınız. Hücumu savunmadan başlat ki rakibi eksik yakala, tempo için boş koşu alanları bul. Sete kalma.


Öncelikli eksikliğimiz kağıt üzerinde pivot gibi görünse de Moody'nin oyun kurma kabiliyeti büyük soru işareti taşıyor. Açık sahayı tempolu geçip bitirme hevesi dışında set oyununda top elinde kaldıkça ne forvetler ne uzunlar doğru pozisyona yerleşemiyor. Ve Moody de kaldırıp atıyor...

*




Aldığımız Ribaund
Rakibin Aldığı Ribaund
Savunma Ribaundlarımız
Rakibin Hücum Ribaundu
%


2010-11
33
33
23
11
68%


2011-12
35
36
24
10
71%


2013-14
35
32
23
9
72%


2014-15
32
32
23
9
72%


2015-16
32
34
24
10
71%


2016-17
38
42
25
14
64%



Şu rakibe verdiğimiz hücum ribaundlarını biraz daha aşağı çekmeliyiz.


3) Güçlü kal!

Yukarıdaki temeli kurmak için yüksek fizik güce ihtiyaç var. Kenardan gelen oyuncuların ana rotasyonu dinlendirirken vereceği katkının önemi de yine bu başlıkta düşünülebilir.


4) Şut atmaktan çekinme!

Takım genelde yüzü dönük oynayan beşliden kurulur. Şutör oyuncular tercih edilir. Ve herkesin şut özgürlüğü vardır. Tabii ki ana atıcı lokomotiftir. Hardyyyy!!!


Hardy'yi geçen sene çok eleştirmiş bir taraftar olarak bu seneki rolü (şu an için) ondan en fazla verimi alabileceğimiz rol gibi görünüyor. Savunmada Erol Can veya Lee'yi aktif kılıp Hardy'yi oyunun diğer yarı sahasında bitirici kullanmak.


* 17% üç sayılık oranını ve maç başına 4 üçlük isabeti en az iki katına çıkarırsak (Projeksiyon: 34% ile maç başına 8 üç sayılık) kafadan 80'i aşıyoruz. Diğer kalemlerdeki iyileşmelerle (Top çalma, top kaybını azaltma, ribaund) 85'i bulabiliriz.



5) Spacing!

Saha yerleşimini sadece hücumdaki yarı saha yerleşimi olarak değil transition koşularında topa sahip oyuncunun, forvet ve trailerın doğru kanallardan hücuma çıkışının, savunmaya geri dönüşün, adam adama ya da zone savunmada doğru yerleşimin önemi oldukça fazladır.


Savunmadaki temel uc sorunumuz:

1) Geri kosamama

2) Savunmada adam bulamama

3) Cemberalti yumusakligi



NOT: Moody'yi eleştirdiğim konuların başında bu geliyor. Topu kaybetmeden yarı sahaya taşıdığında pası verip tepede kalıyor. Toplu/topsuz cutları neredeyse hiç yok.


Oyun sete kaldığında çok hareketsiz. Top elinde kalıp baskı yiyince zorlanıyor. Hardy'nin yardıma gitmesi lazım. Ya da topu yarı sahada Lee dağıtmalı.



6) Klasik pivota elveda!

Hepimiz Kravtsov veya Elonu'yu bekledik. Ancak beş numarada kolej kariyerinde SF oynayan Wright'ı kullanıyoruz. Bazarevich onu Krasny'de de 5 numarada kullanmıştı. KSK maçı ilk yarısında seyrettiğimiz gibi Wright topu getirir, oyunu kurar, asist yapar, şut atar, penetre eder... Bir taraftan rakibe eşleşme sorunu da yaratır. Bu kısa beş sistemi (Small Ball) GSW'yi şampiyon yaptı. "Hangi lise takımı oynuyor" diye soran arkadaşlarımız bilsin isterim.


Bazarevich, Julian Wright'la Krasny Krylia'da birlikte calisirken onu uzun rotasyonunun ilk seçeneği olarak kullanmisti. Yanina Vasiliev, Pushkov ve Zabelin gibi rol adamlari koymuştu.

Kim gelirse gelsin, duzen bundan farkli olmayacak bizde de...


-Atlet Uzun Konusu-

Cooley ve Stipanovic gibi pivotlarla geçen sezonlarda taraftarımız atlet-zıpzıp uzun beklentisini sıklıkla dile getiriyordu. Gani Lawal bu beklentiyi Karşıyaka maçındaki unutulmaz maç kazandıran performansı dışında karşılayamamış ve gönderilmişti.

Şimdi elimizde başta Wright ve Kadji var.

Efesli B. Dunston, Gsli A. Tyus ve Wright'ın Avrupa kariyerlerindeki BLOK ve RİBAUND ortalamalarını karşılaştıralım (Oynadıkları liglerin seviyesi ve aldıkları süreler ihmal edilmiştir).


DUNSTON

265 maç - 1,4 Blk - 5,6 Rib

TYUS

258 maç - 1,3 Blk - 5,9 Rib

WRIGHT

154 maç - 1,1 Blk - 6,7 Rib



* Tyus, Wright'tan daha uzun görünüyor ama anı boydalar. Hatta Wright'ın kanat açıklığı ve standing reach'i daha uzun.

Bu verilerle anlatmak istediğim bir şey yok aslında. Oyuna etkileri, oyunun diğer taraflarındaki artı ve eksilerini göz önünde bulundurmak gerekiyor tabii.



7) Güçlü forvet!

Pivot pozisyonundaki "size" açığını forvet bölgesinde kapatmaya çalışırsınız. İşte bizim şu anki mevcut kadroda en büyük eksiğimiz burada. Uzun ve kuvvetli savunmacı bir SF'miz yok. Orada Lee'yi kullanıyoruz.


Bir not: Lee PG oynadigi zaman 3 numarada fizik olarak defektimiz olusuyor. Alper'den de hazirlik donemi boyunca hic katki alamadik.



8) Stretch 4!

Caleb Green'in neden bu düzene uygun olduğunu ısrarla yazıyordum? Çünkü Caleb hem şutu olan hem de sahaya çabuk geçen bir 4 numara. Yeri geldiğinde dipten de skor bulabilecek oyun zekasına fazlasıyla sahip.


Daginik run and gun oynuyoruz. Caleb Green (saglikliysa) bu duzende is yapar.



9) Bazarevich!

"When we upped the pace we could find the spaces!" (S. Bazarevich)


SONUÇ

Bu kadar anlattıktan sonra "Run & Gun ve diğerleri bir basketbolsever olarak inandığım düzen değil" desem? Evet, çoğumuz klasik Yugoslav basketboluna daha aşinayız. Ancak koç Bazarevich ve oyuncuları inandıkları yolda bize bir ürün sunmaya çalışıyorlar. İlk Best hazırlık maçı, Giresun maçı son çeyreği ve KSK maçı ilk devresi gibi istediklerini yaptıkları zaman keyif almadık değil. Kadrodaki yapısal eksiklikler giderilir mi? Yoksa bütçe disiplini çerçevesinde eldeki ekmekle güzel bir köfte yapmak için takım olmak, uyum sağlamak ve daha çok çalışmak mı?

Bildiğim tek şey bize düşen destek olmak.

Saygılarımla...