PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tayfur Havutcu



admin
01.11.2012, 23:15
T.C.
İSTANBUL
16. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
(CMK 250.MADDESİ İLE GÖREVLİ)

DOSYA NO : 2011/63
KARAR NO : 2012/71
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2011/813

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BAŞKAN : MEHMET EKİNCİ 39587
ÜYE : HİKMET ŞEN 39730
ÜYE : BÜLENT KINAY 40267
C. SAVCISI : UFUK ERMERTCAN 35205
KATİP : MUSTAFA ALKAN 136217


SANIK : 83- TAYFUR HAVUTCU (TC.No:58597220592), Ersin ve Neziha oğlu, 23/04/1970 HANAU doğumlu, SAKARYA, HENDEK, Soğuksu mah/köy nüfusunda kayıtlı. Acarkent A Kapısı 1. Cad. B 135Beykoz/ İSTANBUL adresinde oturur.
VEKİLLERİ : Av. MUHAMMET AKSAN, Meclis-İ Mebusan Cad. No:39 Salıpazarı Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. YAĞIZ NAİL GÖNENLİ, Meclisi Mebusan Cad. No:39 Salıpazarı Beyoğlu/ İSTANBUL
GÖZALTI TARİHİ : 12.07.2011
TUTUKLAMA TARİHİ : 13.07.2011
TAHLİYE TARİHİ : 12/12/2011


83- TAYFUR HAVUTÇU;

a) Sanık TAYFUR HAVUTÇU’nun; 11.05.2011 tarihinde oynanan Beşiktaş-İBB Spor Türkiye Kupası final müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla şike yapmak suçunu işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri gözetilerek eylemine uyan 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle BİR YIL HAPİS ve İKİ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b)Suçun; spor kulübü teknik yöneticisi olan sanık tarafından işlenmesi nedeniyle sanığın cezası 6222 sayılı Kanun’un 11/4-b maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak BİR YIL ALTI AY HAPİS ve ÜÇ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

c)Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezası takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek BİR YIL ÜÇ AY HAPİS ve İKİ BİN BEŞ YÜZ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

d)Sanığa verilen İKİ BİN BEŞ YÜZ GÜN adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü takdiren 40 TL den paraya çevrilmek sureti ile; sanığın NETİCETEN BİR YIL ÜÇ AY HAPİS ve YÜZ BİN TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanığa hükmolunan Adli Para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik ve şahsî hâli göz önünde bulundurularak, verilen para cezasının takdiren birer ay ara ile 12 EŞİT TAKSİTTE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine,

e)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlanana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1 maddesinin a, b, c, d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,

Sanığın ayrıca 6222 sayılı Kanun’un 11/11. maddesi uyarınca spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan YASAKLANMASINA,

f)Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını SEYİRDEN YASAKLANMASINA, karar kesinleştiğinde gereği için bir örneğinin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞܒne gönderilmesine,

Emirhan Makul
07.11.2012, 11:50
SORUŞTURMADA TESPİT EDİLEN DİĞER ŞİKE / TEŞVİK FAALİYETLERİ
1- 11.05.2011 GÜNÜ KAYSERİ’DE BEŞİKTAŞ - İ.B.B SPOR TAKIMLARI ARASINDA OYNANAN 49.ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI FİNAL MAÇINDA ŞİKE YAPILMASI (Kl:42)

Spor kulüpleri açısından, kendi ülkelerinde şampiyon olmalarının yanı sıra gerek maddi gelir, gerekse prestij yönünden Avrupa liglerine katılmalarının da önem arzettiği, 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde 2, UEFA Ligi'nde 3 olmak üzere, Avrupa Kupalarında ülkemizi toplam 5 takımın temsil edeceği, UEFA Ligi'ne Ziraat Türkiye Kupasını kazanan ve ligi 3. ve 4. sırada bitiren takımların katılacağı, Süper Lig'in 2010-2011 sezonuna bakıldığında; ligin 34 haftalık maratondan oluştuğu, 32. hafta karşılaşmaları sonunda Fenerbahçe'nin 76 puanla lig birincisi olduğu, Beşiktaş ve Kayserispor'un 50 puanda olduğu, Beşiktaş'ın averaj üstünlüğü ile ligin 5. sırasında yer aldığı, oluşan bu tabloya göre, ligin son 2 hafta maçlarında Beşiktaş'ın puan kaybetmesi halinde Avrupa Kupalarına katılamama durumunun ortaya çıktığı, bu sebeple Ziraat Türkiye Kupası'nı alarak UEFA Ligi'ne gitmeyi garantilemek istediği,


11.05.2011 günü Kayseri’de Beşiktaş-İBB futbol takımları arasında 49. Ziraat Türkiye Kupası final karşılaşmasının oynanacağı, karşılaşmadan önce mayıs ayının başlarında, Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı'nın yönlendirmesiyle Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu'nun, menajer Yusuf Turanlı ile irtibata geçtiği ve İBB futbolcuları İbrahim Akın ve İskender Alın'a Beşiktaş yönetiminin transfer teklifini iletmesini istediği, bunun üzerine Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı ve İskender Alın'ı arayarak Beşiktaş'ın transfer teklifini ilettiği, her iki futbolcunun da bu teklifi kabul ettiği ve transfer ile ilgili şartları takip etmesi için Yusuf Turanlı'ya yetki verdikleri, bu aşamadan sonra Beşiktaş Stad Sorumlusu Ahmet Ateş'in Yusuf Turanlı’yla irtibat kurduğu ve transfer görüşmesi için Beşiktaş yetkilileri ile görüşmesi amacıyla Yusuf Turanlı'yı Bursa’ya çağırdığı, Yusuf Turanlı'nın bugörüşmeden sonra İbrahim Akın'ı ve İskender Alın'ı arayarak çok önemli olduğunu söyleyip her iki futbolcu ile buluştuğu,
Şahısların bu görüşmelerinden yaklaşık 2 gün sonra, Yusuf Turanlı'nın Tayfur Havutçu'yu arayarak Serdal Adalı ile görüştürmesini istediği, bunun üzerine Ahmet Ateş'in Yusuf Turanlı'yı arayarak Serdal Adalı'nın şirketine gelmesini istediği, ancak bu buluşma kupa maçından önce olduğu için Beşiktaş yetkililerinin Yusuf Turanlı’yla bir arada görünmek istemedikleri ve transfer teklifinin kamuoyunda duyulmasından çekindikleri, bu sebeple Ahmet Ateş'in Yusuf Turanlı'yı görüşmeye çağırırken "Yakınlaşınca ararsın beni ama 2’de burada olursan birde yalnız geleceksin abi,...yani güvenli, kimsenin görmeyeceği bir yerde görüşelim diyorlar" şeklinde uyararak dikkatli olmasını istediği,


Yusuf Turanlı'nın aynı gün akşam saatlerinde Serdal Adalı'nın şirketine gittiği ve burada futbolcuların şike yapmaları karşılığında transfer edilmeleri konusunda anlaştıkları, bu buluşmanın hemen ardından Yusuf Turanlı'nın her iki futbolcuyu arayarak transfer konusunda anlaştıklarını söylediği ve 2.000.000 euro transfer ücreti teklif ettiklerini ilettiği ayrıca telefon görüşmelerine göre Serdal Adalı'nın kendisine ait yaklaşık 200.000 TL değerindeki Soder One adlı bir yarış atını da İbrahim Akın'a hediye edeceğini söylediği ve her iki futbolcudan da söz konusu transfer karşılığında karşılaşmanın Beşiktaş'ın lehine bitmesi için kupa maçında iyi oynamamalarını istediği, bu durumun iletişim tespit tutanaklarına, "İnönü’deki maçı nasıl izlemişsin aynı öyle bir maç izleyeceksin, puroyu yak karışma gerisine,..şey Yusuf abi kupayı alırsak ne olacak,..seninle bir alakası olmasın önemi yok yani anladın mı... ulan pas o hep o şey yapacağız o zaman pas mas yapacağız" şeklinde sözlerle yansıdığı, ancak daha sonra İbrahim Akın'ın kulüp başkanı ile görüştüğünü, başkanın bu maç için prim teklif ettiğini ayrıca kendisine futbol hayatını bitiririm dediğini, bu sebeple söz konusu anlaşmadan haberi olduğunu düşündüğünü, bu sebeple karşılaşmada iyi oynayacağını Yusuf Turanlı'ya ilettiği, tüm bu süreç içerisinde Yusuf Turanlı'nın Tayfur Havutçu'yu arayarak gelişmelerden bilgi aktardığı,


11.05.2011 günü kupa finalinin oynandığı, İbrahim Akın ve İskender Alın'ın karşılaşmada oynadıkları, normal süresi (2-2) beraberlikle sonuçlanan karşılaşmayı penaltı atışları sonunda Beşiktaş futbol takımının 6-5 kazandığı, İbrahim Akın'ın karşılaşmada 1 gol attığı, karşılaşmadan sonra İbrahim Akın'ın yaptığı bir görüşmede; "Beşiktaş ile anlaştım ben 3 gün önce ya, onu şey yaptım işte sonra tabi gol atınca biraz karıştı", İskender Alın'ın ise "İmzayı attıktan sonra diyecem ki kupa maçında bilerek oynamadım oyundan çıktım" şeklinde sarfettikleri sözlerden karşılaşma öncesi Beşiktaş’a transfer vaadi karşılığında şike yaptıklarını açıkça ortaya koydukları görülmüştür.


İstanbul Büyükşehir Belediye Spor Kulübü ile yapılan yazışmada; 2010-2011 futbol sezonu içerisinde İbrahim Akım ve İskender Alın isimli futbolcuların Beşiktaş Spor Kulübüne transferine yönelik medyada sıkça haberlerin yer aldığı, Beşiktaş Spor Kulübü yetkililerinden Serdar Adalı‘nın 2011 yılı Mayıs ayı sonunda kulübün dönem başkanı ile transfer konusunda görüşmeler yaptığı, ancak adı geçen futbolcularla görüşme yapmak için Beşiktaş SK tarafından kulüpten yazılı izin talep edilmediği ve kulüp tarafından Beşiktaş SK bu şekilde yazılı izin verilmediği bildirilmiştir (Kl:65, Dizi:336).

Bayundur Han
23.08.2015, 19:40
-

Mehmet BAŞ
11.05.2016, 14:21
Burada paylaşılmamış ama Tayfur ile ilgili tapelerin tamamına baktığımızda:

Açık konuşmak gerekirse, Tayfur'un şike ve teşvik yaptığına dair bir kanıt yok.

Adamın tek yaptığı şey, Menajer Yusuf Turanlı'yı arayarak "İskender ve İbrahim'i seneye transfer etmek istiyorum." demesidir.

Yaptığı telefon konuşmalarında teşvik ve şikeye dair bir unsur yok.

Tayfur'un konuşmalarının tamamen oyuncu transfer etmek amaçlı olduğu bariz bir şekilde görünüyor.

Aklında soru işareti kalan Tayfur'un tapelerini yeniden okuyabilir.

Benim şahsi fikrim, Tayfur ile ilgili olarak art niyetli bir şekilde davranılmıştır.

Diyeceksiniz ki, "İBB Maçı öncesinde neden transfer işlerine girdiler?"

Transfer görüşmesi yapmak yasal olarak suç değil, üstelik elde edilen delillerde ve tapelerde maçı satmaları yönünde bir teklif yapılmadı.

Normal bir transfer görüşmesi gerçekleşti.

Burada işi karıştıran "Yusuf Turanlı" denen menajerdir.

Yusuf Turanlı, "Beşiktaş ile anlaştım, maçlarda sıkmayın, yok yere transferi zora sokmayalım!" diyerek İskender ve İbrahim'e baskı yapmıştır.

İsteyen tapeleri açıp okuyabilir.

Mehmet BAŞ
15.12.2016, 16:56
İddianamede gelişmeler şöyle anlatıldı; "Turanlı'nın akşam saatlerinde Adalı'nın şirketine gittiği ve burada futbolcuların şike yapmaları karşılığında transfer edilmesi konusunda anlaştıkları, bu buluşmanın ardından Turanlı'nın 2 futbolcuyu arayarak anlaştığını söylediği ve 2 milyonluk teklifi ilettiği ve Adalı'nın Soder One adlı bir yarış atını da Akın'a hediye edeceğini söylediği ve her iki futbolcunun da söz konusu transfer karşılığında karşılaşmanın Beşiktaş'ın lehine bitmesi için kupa maçında iyi oynamamalarını istediği tespit edildi."


Madem lafını açtınız, o zaman konuşalım. En başta kendimi tanıtayım.
Ben Vakfıkebirliyim, yerim yurdum bellidir. Şüphe duyan varsa tel.de de görüşürüm.
Ben şike davasını en başından beri takip eden, ilgili iddianameyi 5-6 defa okumuş bir Trabzonsporluyum.
Sadece şike iddianamesi değil, şike ilgili tüm bilgi ve belgeleri, gerekçeli kararları da okumuş biriyim.

Şike iddianamesi Türkiye'deki şike konusunu ayrıntıları ile ortaya çıkarmış değerli bir kaynaktır.
Buna kimsenin itirazı yoktur sanırım. Fakat şike iddianamesinin bazı eksiklerinin olduğunu da belirtmek lazım.
İddianamenin bazı bölümlerinde delil sunulmadan kişisel yorumlara dayalı suç isnat edildiği görülmektedir.
Şimdi lafı açıldığı için bunlardan birinin Serdar Adalı ve Tayfur Havutcu olduğunu söyleyebilirim.
Gazete haberi, hayal ürünü sözleri bırakalım. İddianamedeki savcının iddiaları üzerinden gidelim.

İddianame savcısı "Şike karşılığında transfer vaadinde bulunulan ancak gerçekte transferi düşünülmeyen futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın’ın transferlerinin gerçekleştirilmediği..." diyerek S.Adalı ve T.Havutcu'ya suç isnat etmiştir.

Savcı iddiasını menajer Y.Turanlı'nın İ.Akın ve İ.Alın ile yaptığı görüşmelere ve S. Adalı'nın Y.Turanlı ile buluşmasına dayandırmıştır.
Bu konuya ilişkin iddianamedeki deliller telefon tapeleri ve fiziki takip tutanaklarından ibarettir.
Tapelerin %95'i Y.Turanlı'nın İ.Akın ve İ.Alın ile yaptığı görüşmelerden oluşmaktadır.
Tapelerde en dikkat çeken kısım, Y.Turanlı'nın futbolculara "Transfer işi tamam, maçta sıkmayın, relax" dediği kısımlardır.
Fiziki takip tutanaklarının en önemlisi ise S.Adalı ve Y.Turanlı'nın İstanbul'da buluştuğunun tespit edilmesidir.
Bu konuya ilişkin deliller bundan ibarettir. İddianamede bu konuya ilişkin başkaca bir delil konulmamıştır.

Ben araştırdım, sizler de araştırabilirsiniz. Ama bilmeyen arkadaşlarımız için söyleyeyim.
İddianamede Y.Turanlı ve S.Adalı arasında "Şike ve Maç Satma" içerikli bir görüşme yapıldığına dair tape yok.
Böyle bir konuda pazarlık yaptıklarına dair de bir delil (Belge, Tape) yok.
Tapelerde yalnızca S.Adalı ve Y.Turanlı arasında futbolcu transferi için bir görüşme yapıldığına dair deliller var.
Fakat bu transfer görüşmeleri İ.B.B - Beşiktaş Kupa Finalinden önce yapılmıştır.

Bu konuda "Şahsi" kanaatim; iddianamede S.Adalı ve T.Havutcu'nun şike yaptığına dair yeterli delil olmadığı yönündedir.
Şimdi böyle düşünmeme sebep olan şeyleri tek tek yazayım.

1. Tapelerde S.Adalı ve T.Havutcu'nun menajer Y.Turanlı'dan "Futbolcular maçta sıkmasın." diye bir talebi olmamıştır.
2. Tapelerde "Maçta sıkmayın, relax" gibi ifadeleri Y.Turanlı "Şahsi" olarak kendisi kullanmıştır.
3. Tapelerde S.Adalı'nın "Nerede görüşelim?" demesi dışında bir telefon konuşması yoktur.
3. Tapelerdeki bazı telefon konuşmaları ve mesajlar (Örnekler Aşağıdadır.)

Mehmet BAŞ
15.12.2016, 16:57
04.05.2011 günü Y.Turanlı'yı, T.Havutçu'nun aradığı görüşme;
Tayfur: "Bu Akın ile İskender’i, ben söyledim şimdi, onu kesinlikle şey yapmak istiyorlar ikisini",
Yusuf: "Almak istiyorlar",
Tayfur: "Kesin yani hani, şimdi bu maçla falan alakası yok yani onun için, İ.Akın’ı ben istiyorum yani"


04.05.2011 günü İ.Alın'ı, Y.Turanlı'nın aradığı görüşme:
Yusuf: "Hoca aradı beni, Tayfur, ismini de, saat önce yönetime söylemiş bu adamı kesinlikle istiyorum diye, çocuklarla konuş dedi fikirleri ne dedi ben yalandan arıyorum seni tamam mı, sakın dedi bu maçla alakalı falan değil sakın dedi kimsenin aklına öyle bir şey gelmesin dedi"
İskender: "Şartları uygun olursa gideriz"


04.05.2011 günü İ. Akın’ı, Y.Turanlı’nın aradığı görüşme:
Yusuf: “Hoca aradı beni Tayfur hoca, yönetimle konuşmuş, seninle İskender’in ismini vermiş, kesinlikle istiyorum diye tamam mı, yönetimde sen istiyorsan alacağız o zaman demiş yanlız dedi sakın dedi ben dedi bu maçla alakalı falan filan dedi aramıyorum benim dedi tarzımı biliyorsun biz seninle bu konuyu daha önceden konuşmuştuk dedi yani anladın mı sakın dedi öyle birşey aklınıza gelmesin dedi, ne düşünürler dedi gelmekle ilgili bende sana bi sorayım dedim yani herhalde şartlar oluşursa her türlü geliriz yani doğru mu ”,
İbrahim: “Sen biliyorsun Beşiktaş’a yani yarım kalan bir şeyim var dedim ya sana”,
Yusuf: “Okey söylüyorum ben o zaman”Şimdi bu tapelere bakıp Tayfur'a "Şike Yapmıştır." diyebiliyor musunuz? Ben diyemiyorum.
S.Adalı'nın ise "Nerede buluşalım?" dediği tek bi tapesi var. Bu adama neye dayanarak şike yaptı diyeceğiz?
Ortada herhangi bir delil, herhangi bir kanıt yok...

Mehmet BAŞ
15.12.2016, 16:59
09.05.2011 günü Y.Turanlı'nın , İ.Alın'ı aradığı görüşme: Yusuf: "Şişko… Anlaştım… Totel 1 buçuk trilyon tamam mı, tamam yani bitti yani",
İskender: "Tamam tamam İbo, İbo’da tamam dedi benimki"


09.05.2011 günü Y.Turanlı'yı , İ.Akın'ın aradığı görüşme:
İbrahim: "Şey Yusuf abi Kupayı alırsak ne olacak",
Yusuf: "Seninle bir alakası olmasın önemi yok yani anladın mı",



09.05.2011 günü İ.Akın’a, Y.Turanlı'nın gönderdiği mesajda; "2 mılyon euro vercekler. 1 mılyon euro garantı mac bası felan 2 mıluon euro olcak her turlu verıcem dıo:)"yazdığı,

09.05.2011 günü İbrahim Akın’a, Y. Turanlı'nın gönderdiği mesajda: "kesınlıkle evet dıorum hayırlı olsun dıolar:)hersey super.Adalı benım oglum dıo:)" yazdığı,


09.05.2011 günü Y.Turanlı'nın , İ.Alın'a gönderdiği mesajda; "ok dımı relax ve rahatsın macta:) gerek yok yenı yer onemlı bızım ıcın oralar gerıde kaldı:)" yazdığı

09.05.2011 günü Y.Turanlı'nın , İ.Alın'a gönderdiği mesajda; "oyle bisey yok:)) garanti yaparim ben isimi:))" yazdığı,

09.05.2011 günü Y.Turanlı'nın , İ.Alın'a gönderdiği mesajda; "ya yapma ya adamlar gelcek sımdı yanıma konusmaya ben rahat olun dıcem:)" yazdığı,

Mehmet BAŞ
15.12.2016, 16:59
11.05.2011 günü Y.Turanlı'nın , İ.Alın'a gönderdiği mesajda; "valla sen seneye ıbb den 1.5 trılyon alıcaksan oyna:) :) senı sevmeyen apo hocanla beraber" yazdığı,

11.05.2011 günü Y.Turanlı'nın , İ.Alın'a gönderdiği mesajda; ":) aynen aynen.ıboylada konus sıkmayın yaa ayıp olur adamlara ısı bıtırdım rakamda anlastık yenı takımımızla avrupaya gıdıcez:)" yazdığı,



Bunlar dikkatimi çeken tapeler. İddianamede bunların devamı var. İsteyen açıp okuyabilir.
Tapelere bakınca Y.Turanlı'nın İ.Alın ve İ.Akın'ı Beşiktaş'a satmak için kıvrandığı görülüyor.
Üstelik transferi ayarladığı, transferin bozulmaması için futbolculara maçta sıkmamaları gerektiğini öğütlüyor.
Futbolcular pek çok defa böyle bir yapmayacaklarını söylemesine rağmen işi bozmayın dediği görülüyor.
Üstelik bir mesajında İ.Alın'a "relaxsın, rahatsın dimi?" diye sorduğu,görüşmede "Rahat olun dicem" dediği çok açık görülüyor.
Yaniortada Y.Turanlı'nın pisliği var. Tipik bir menajer hareketi.

Bu yazdıklarımdan sonra meseleyi merak eden açıp tapeleri tekrar okuyabilir.


(NOT: Kusura bakmayın site tek bir mesajda yazmama izin vermedi.)

batuhanTs
16.12.2016, 08:11
Değer mi su adam için bu kadar yazmaya :)