PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sami Dinç



admin
01.11.2012, 22:54
T.C.
İSTANBUL
16. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
(CMK 250.MADDESİ İLE GÖREVLİ)

DOSYA NO : 2011/63
KARAR NO : 2012/71
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2011/813

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BAŞKAN : MEHMET EKİNCİ 39587
ÜYE : HİKMET ŞEN 39730
ÜYE : BÜLENT KINAY 40267
C. SAVCISI : UFUK ERMERTCAN 35205
KATİP : MUSTAFA ALKAN 136217


SANIK : 70- SAMİ DİNÇ (TC No:23620511572), Tarık ve Ruhiye oğlu, 10/06/1980 İSTANBUL doğumlu, BURSA, MUDANYA, Rüştüipar mah/köy nüfusunda kayıtlı. Büyükdere Cad. Üçyol Mevkii No:237 Noramin İş Merkezi A-102 Şişli/ İSTANBUL adresinde oturur.
VEKİLLERİ : Av. ATAHAN SEVİMLİ, Şahkulu Mah., İstiklal Cad., Union Han No: 483 (Yeni No:237) / 2 Beyoğlu - Istanbul Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. ERDENER YURTCAN, Tarabya Yokuşu,Nurol Sitesi C 8 D:4 Tarabya Sarıyer/ İSTANBUL
Av. ZEYNEP GÖNENÇ PARMAKSIZOĞLU, Arıköy SitesiAlışveriş A Blok K:1 No:29-30 Uskumruköy Sarıyer/ İSTANBUL
Av. AYNUR TUNCEL YAZGAN, Arıköy Sitesi Alış Veriş Merkezi A Blok 628 Pafta Nr. 29/30 Uskumruköy Sarıyer/ İSTANBUL
GÖZALTI TARİHİ : 03.07.2011
TUTUKLAMA TARİHİ : 07.07.2011
TAHLİYE TARİHİ : 01/06/2012




70- SAMİ DİNÇ;
A)
a) Sanık SAMİ DİNǒin; Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde müsabakaların sonucunu şike ve teşvik primi ile etkilemek amacıyla Aziz YILDIRIMliderliğindeki kurulan örgüte üye olmasuçu sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri gözetilerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/2. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle BİR YIL ALTI AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b)Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezası takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek NETİCETEN BİR YIL ÜÇ AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

c)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlanana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1 maddesinin a, b, c, d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,

5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,

d) Sanığa verilen cezanın, TCK'nın 58/9 yollamasıyla TCK 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

e) 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaate varıldığından, hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİİ TUTULMASINA,
Sanık hakkında; kişiliği, şahsi ve sosyal durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek denetim süresi içerisinde herhangi bir YÜKÜMLÜLÜK BELİRLENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5271 sayılı CMK'nın 231/10 maddesi uyarınca, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine karar verileceğinin İHTARINA,
5271 sayılı CMK'nın 231/11 fıkrası uyarınca denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağının sanığa İHTARINA,

B) Her ne kadar sanık Sami DİNÇ hakkında, Olgun PEKER liderliğinde kurulan silahlı suç örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan TCK' nın 220/7 maddesi yollamasıyla 2-3 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bu suç yönünden 5271 Sayılı CMK nun 223/2-e maddesi gereği BERAATİNE,

C)Her ne kadar sanık Sami DİNÇ hakkında, Olgun PEKER'in işlediği iddia edilen resmi belgede sahtecilik suçuna yardım eyleminden dolayı TCK' nın 39/2-c yollaması ile TCK' nın 204/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bu suç yönünden 5271 Sayılı CMK nun 223/2-e maddesi gereği BERAATİNE,

D)
a)Sanık Sami DİNÇ'ın 31/03/2011 günü yapılan menajerlik sınavı sorularının verilmesi karşılığında rüşvet almak suçuna yardım suçu sübuta ermekle, eylemine uyan TCK. nın 252/1-4 maddesi gereğince sanığın güttüğü amaç ve saik, kastın yoğunluğu dikkate alınarak takdiren 4 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b)Sanığın, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı ve bu da mahkememizce yardım etme olarak kabul edilmekle, TCK' nın 39/2-c maddesi gereğince verilen cezası yarı oranında indirilerek sanığın 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,

c)Sanığın sabıkasız geçmişi, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerilehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezası, 5237 Sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek NETİCETEN 1 YIL 8 AY HAPİSCEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

d)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlanana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1 maddesinin a, b, c, d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,

e)5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaate varıldığından, hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİİ TUTULMASINA,
Sanık hakkında; kişiliği, şahsi ve sosyal durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek denetim süresi içerisinde herhangi bir YÜKÜMLÜLÜK BELİRLENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5271 sayılı CMK'nın 231/10 maddesi uyarınca, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine karar verileceğinin İHTARINA,
5271 sayılı CMK'nın 231/11 fıkrası uyarınca denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağının sanığa İHTARINA,

E) Her ne kadar sanık Sami DİNÇ hakkında kamu kurumunu dolandırıcılığa teşebbüs suçundan dolayı TCK nun 35/2.maddesi yollamasıyla TCK nun 158/1-d maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 Sayılı CMK nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,

F)Her ne kadar sanık SAMİ DİNÇ hakkında Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde; 09.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Fenerbahçe müsabakasında şike yaptığından bahisle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, 6222 sayılı Kanun öncesinde şike ve teşvik primi fiili suç olarak tanımlanmadığı gibi ceza kanunlarında da bu fiil özel olarak düzenlenmediğinden ve özetle yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,

G)
a)Sanık SAMİ DİNÇ'in Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde; 22.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor, 08.05.2011 günü oynanan Karabük-Fenerbahçe ve 15.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla şike yapmak suçunu işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri gözetilerek eylemine uyan ve tüm sonuçları itibariyle lehine olan 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi yollaması ile en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı(şikeye teşebbüs) 11/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle BİR YIL ALTI AY HAPİS ve İKİ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b)Suçun; suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle sanığın cezası 6222 sayılı Kanun’un 11/4-c maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılarak BİR YIL ON BEŞ AY HAPİS VE ÜÇ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

c)Suçun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla 6222 sayılı Kanun'un 11/3. ve 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren 1/4 oranında indirilerek BİR YIL SEKİZ AY YEDİ GÜN HAPİS ve İKİ BİN İKİ YÜZ ELLİ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

d) Suçun; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle sanığın cezası, 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi uyarınca eylemlerin niteliği ve yoğunluğu da gözetilerek takdiren 1/3 oranında artırılarak BİR YIL ON DÖRT AY YİRMİ DOKUZ GÜN HAPİS ve ÜÇ BİNGÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

e) Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezası takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek BİR YIL ON AY ON DÖRT GÜN HAPİS ve İKİ BİN BEŞ YÜZ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

f) Sanığa verilen İKİ BİN BEŞ YÜZ gün adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü takdiren 40 TL den paraya çevrilmek sureti ile; sanığın NETİCETEN BİR YIL ON AY ON DÖRT GÜN HAPİSve YÜZBİN TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanığa hükmolunan Adli Para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik ve şahsî hâli göz önünde bulundurularak, verilen para cezasının takdiren birer ay ara ile 20 EŞİT TAKSİTTE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine,

g)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlanana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1 maddesinin a, b, c, d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,

Sanığın ayrıca 6222 sayılı Kanun’un 11/11. maddesi uyarınca spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan YASAKLANMASINA,

h) Sanığa verilen cezanın, TCK'nın 58/9 yollamasıyla TCK 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
ı)Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını SEYİRDEN YASAKLANMASINA, karar kesinleştiğinde gereği için bir örneğinin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞܒne gönderilmesine,

Gamze
03.11.2012, 16:51
http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4pk.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4pz.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4q9.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4r0.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4r8.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4rp.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4sk.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4xk.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Gamze
03.11.2012, 16:52
http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4ud.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4ud.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

http://c1211.hizliresim.com/13/3/fl4vf.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Gamze
03.11.2012, 18:52
http://d1211.hizliresim.com/13/3/fl9h3.jpg (http://bit.ly/c25MCx)

Gökçebey
08.11.2012, 09:30
Av. Sami Dinç‘in Olgun Peker ile bağlantılı olarak Türkiye Futbol Federasyonu nezdinde bazı örgütsel faaliyetler içerisinde bulunduğunun değerlendirilmesi üzerine 18.03.2011 günü hakkında iletişimin tespiti ve kayda alınması çalışmalarına başlanmış, şahıs hakkında çalışmalar devam ederken yaptığı görüşmelerde TFF tarafından 31.03.2011 günü gerçekleştirilen Futbolcu Temsilciliği sınav sorularının suç örgütü tarafından ele geçirilmiş olabileceği değerlendirilmiş ve soruşturma bu yönde genişletilmiştir. Devam eden çalışmalarda soruların TFF Profesyonel İşler Müdürü Haldun Şenman tarafından şahıslara para karşılığında satılmış olabileceği görülmüş, 07.04.2011 günü hakkında iletişimin tespiti ve kayda alınması çalışmalarına başlanmıştır. Akabinde sınav sorularının ele geçirilmesi ve adaylara satılması ile bağlantılı olarak 14.04.2011 günü Av. Talat Emre Koçak ve menajerler Abdullah Cila, Erman Ertaş, Mahmut Güneş, Özden Aslan, Tarık Özaslan, Ümit Aydın ve Volkan Bahçekapılı hakkında da teknik takip çalışmaları başlatılmıştır. Haldun Şenman’ın sınav sorularını TFF Genel Sekreter vekili Ali Parlak aracılığı ile almış olabileceği değerlendirildiğinden şahıs hakkında da 21.04.2011 günü iletişimin tespiti ve kayda alınmasına başlanmıştır.

08.05.2011 günü oynanan Karabükspor-Fenerbahçe maçında Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç’in, futbolcu Emmanuel Emenike’nin menajeri Erdem Konyar aracılığıyla futbolcunun maçta bilerek oynamamasını sağlayarak şike faaliyetinde bulundukları görülmüş, bunun üzerine 02.05.2011 günü Erdem Konyar hakkında da adli çalışmalara başlanmıştır.

Bir yandan Haldun Şenman üzerinden sorulara ulaşmaya çalışan Olgun Peker’in diğer yandan sınav öncesi Avukat Sami Dinç’le de görüşerek sınavın çok yaklaştığını belirtip sorulara ulaşmak için yardım istediği, Sami’nin kendisine; Avukat Talat Emre Koçak’tan soruları alabileceğini söylediği, Olgun’un; “O da aynı işleri yapabilir değil mi?” diyerek Emre’nin soruları alıp alamayacağı teyit etmeye çalıştığı, Sami’nin “Hiç şüphe yok” diyerek Emre’nin sorulara ulaşabileceğini belirttiği, Sami ile de görüşüp anlaşan Olgun Peker’in sınav sonrası Sami ile yaptığı bir telefon görüşmesinde dile getirdiği “Samicim o dediğim konuyu hallettim” sözlerinden de anlaşılacağı üzere Haldun Şenman üzerinden sorulara ulaştığı ve bu iş karşılığında Haldun’a rüşvet verdiği,

Gökçebey
08.11.2012, 09:34
Sami Dinç’in olay öncesi menajerlik sınavına girecek Olgun Peker, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Tarık Özaslan ve Volkan Bahçekapılı ile birlikte hareket ederek bu şahısların sınavdan geçer puan alabilmesi için cevaplara ulaşmaya çalıştığı, bu bağlamda TFF Tahkim Kurulu eski üyesi avukat Talat Emre Koçak ile yaptıkları çalışmalar sonucunda Haldun Şenman üzerinden sorulara ulaştıkları, Talat Emre’nin soruları çözerek Sami ile birlikte adı geçen şahıslara para karşılığında sattığı, (Emre’nin FİFA tarafından hazırlanan 15 soruyu çözerken 2 soruyu yanlış cevapladığı, soruları sattıkları şahısların 13 doğru ile sınavdan kaldıkları, bundan dolayı Talat Emre ile Sami Dinç’in aldıkları paraları iade etmeye karar verdikleri),

İlkokul mezunu olan Olgun Peker’in sınavı kazanmasından kuşkulanan TFF görevlilerinin sınavda soruların sızdırıldığını ve kopya çekildiğini anladıkları, ancak bu olayın yurtdışı kaynaklı olduğunu düşündükleri, olay sonrası Sami Dinç’in Şekip Mosturoğlu ile görüşerek soruları Talat Emre Koçak’ın çözdüğünü ve adları kopya olayına karışan şahıslara para karşılığı sattıklarını anlattığı, Şekip Mosturoğlu’nun sınavın iptal edilmesini isteyip istemediklerini sorması üzerine Sami’nin; soruları sattıkları şahısların sınavda kalmalarından dolayı iptal edilmesini istediğini söylediği, Şekip Mosturoğlu’nun TFF Başkanı Mahmut Özgener’e isim vermeden sınavda şaibe olduğunu ve “Biz kaynaklı, bu bizden kaynaklanıyor, para karşılığı aldığını söyleyen insanlar var” diyerek kopya olayının yurtiçi kaynaklı olduğunu ima ettiği,

Kopya olayına dahli bulunmayan Şekip Mosturoğlu’nun; Sami Dinç ve Talat Emre Koçak’ın futbol camiasında kendi ekibinden bilinmeleri ve soruların dışarıya sızmasının bu ekipten kaynaklandığının ortaya çıkmasının prestiji açısından tehlike oluşturacağını düşündüğü için soruların bu şüphelilerden sızdığının ortaya çıkmasını engellenmek için Sami ve Emre ile koordineli şekilde gayret sarfettiği,
Sınav sonuçları açıklandığı zaman Abdullah Cila’nın; Olgun Peker’i arayıp aynı cevapları yaptıkları halde Olgun’un sınavı geçtiğini kendisinin ve Volkan Bahçekapılı’nın ise kaldığını söyleyerek sorulara daha önceden ulaştıklarını itiraf ettiği, yine sınav sonrası Sami Dinç’in Talat Emre Koçak’ı arayarak Olgun Peker’e sınav sorularını Haldun Şenman’ın verdiğini söylediği, yine Emre’nin; “Özden Aslan başarılı” demesi üzerine Sami’nin; “Haldun verdi ona” diyerek cevapları Haldun Şenman’ın bizzat verdiğini söylediği, belirlenmiştir.
a-Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Alınan Belgeler Üzerinde inceleme yapılmıştır.
b- Hesap İnceleme Tutanağına yer verilmiştir.
c- Telefon Detay Dökümleri Üzerinde inceleme yapılmıştır.
Sonuç: T.İ.B.’den temin edilen detay dökümleri bilgileri ışığında;
1- A- Haldun Şenman’ın; Erman Ertaş’la, Sami Dinç’le (sınav gününden bir önceki gün 2 kez olmak üzere), Olgun Peker’le ( 25.03.2011 günü 3 kez olmak üzere), Abdullah Cila’yla ve Özden Aslan’la (sınavdan bir önceki gün 1 kez olmak üzere) irtibatlı olduğu,
B- Erman Ertaş’ın; Haldun Şenman’la ve Özden Aslan’la sınav günü (31.03.2011) 5 kez irtibatlı olduğu,
C- Sami Dinç’in; Talat Emre Koçak’la (25.03.2011 günü 3 kez, sınav günü 2 kez olmak üzere),Haldun Şenman’la (sınavdan bir önceki gün 2 kez olmak üzere),Olgun Peker’le (sınav günü 1 kez olmak üzere), Volkan Bahçekapılı’yla (sınav günü 1 kez olmak üzere), Mahmut Güneş’le (sınav günü 9 kez, bir önceki gün 1 kez olmak üzere), Tarık Özaslan’la ( 25.03.2011 günü 1 kez, sınavdan bir önceki gün 1 kez olmak üzere), irtibatlı olduğu,
D- Talat Emre Koçak’ın; Sami Dinç’le (25.03.2011 günü 3 kez, sınav günü 2 kez olmak üzere), Mahmut Güneş’le, Tarık Özaslan’la (sınavdan bir önceki gün 9 kez olmak üzere), Ümit Aydın’la irtibatlı olduğu,
Ayrıca sınav sorularının çalınması ile ilgili olarak bazı basın ve yayın kuruluşlarında sınav sorularının Macaristan ülkesi üzerinden alınmış olabileceği yönünde haberler çıkmıştır. Bu bağlamda yukarıda telefon detay dökümü alınan şahısların Macaristan kod nolu telefon numaralarıyla irtibatlı olup olmadıkları yönünde yapılan çalışmalarda Talat Emre Koçak’ın sınav günü ile 07.04.2011 gününde irtibatlı olduğu görülmüştür.
E- Olgun Peker’in; Haldun Şenman’la (25.03.2011 günü 3 kez olmak üzere), Sami Dinç’le (sınav günü 2 kez olmak üzere), Volkan Bahçekapılı’yla (sınavdan bir önceki gün 12 kez olmak üzere), Abdullah Cila’yla (sınavdan bir önceki gün 18 kez, 25.03.2011 günü 1 kez, sınav günü 7 kez olmak üzere), irtibatlı olduğu,
F- Abdullah Cila’nın; Olgun Peker’le (sınavdan bir önceki gün 18 kez olmak üzere), Volkan Bahçekapılı’ yla (25.03.2011 günü 1 kez, sınav günü 7 kez olmak üzere), Haldun Şenman’la irtibatlı olduğu,
G- Özden Aslan’ın; Haldun Şenman’la (sınavdan bir önceki gün 1 kez olmak üzere), Erman Ertaş’la (sınav günü 5 kez olmak üzere), irtibatlı olduğu,
H- Tarık Özaslan’ın; Sami Dinç’le (25.03.2011 günü 1 kez, sınavdan bir önceki gün 1 kez olmak üzere), Talat Emre Koçak’la (sınavdan bir önceki gün 8 kez olmak üzere), irtibatlı olduğu,
I- Mahmut Güneş’in; Sami Dinç’le (sınav günü 9 kez olmak üzere), Talat Emre Koçak’la (sınav günü 2 kez olmak üzere), irtibatlı olduğu,
İ- Ümit Aydın’ın; Talat Emre Koçak’ irtibatlı olduğu tespit edilmiştir.
2- Erman Ertaş’ın kullandığı 5336501598 nolu telefonun yapılan baz çalışmasında; 31.03.2011 günü yapılacak Futbolcu Temsilciliği Sınavından önce 29.03.2010 günü saat:16:20’de İzmir Gaziemir ilçesinde sinyal verdikten sonra 29.03.2010 günü saat:19:22’de İstanbul ilinde sinyal vermeye başladığı, 30.03.2011 günü saat:00:26’da İstanbul ilinde son telefon baz sinyalini verdiği, akabinde 30.03.2011 günü saat:09:12’de İzmir ili Gaziemir ilçesinde sinyal vermeye başladığı tespit edilmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 09:35
Futbolcu Temsilciliği Talimatında yapılan değişiklik üzerine artık yetkisiz menajerlik yapamayacağını anlayan ve spor camiası içerisinde elde ettiği yüksek miktardaki kazançtan ve nüfuzdan mahrum kalmak istemeyen Olgun Peker’in menajerlik yapabilmek için yetki belgesi almaya karar verdiği, bu kapsamda ilk olarak ilkokul mezunu olması nedeniyle eğitim durumu sınava girmeye müsait olmadığından; üçüncü kişiler eliyle Bulgaristan ülkesinden; başkası adına kayıtlı Bulgaristan devletine ait lise diploması temin ederek TFF tarafından 31.03.2011 günü yapılan Futbolcu Temsilcisi (Menajerlik) Sınavına müracaatta bulunduğu, sahte diploma ile; müracaat için gerekli belgeleri tamamlayan şüpheli Olgun Peker’in; sınav sorularının kapsamı, içeriği, niteliği ve ağırlığı nedeniyle sınavı kazanamayacağını bildiği için sınav öncesinde soruları temin etmeye çalıştığı, bu kapsamda anılan dönemde federasyonda görev yapan Mehmet Levent Kızıl ile görüştüğü, bu şahıs eliyle soruları temin edemeyince federasyonda görevli Haldun Şenman ile irtibata geçip kendisine para vererek soruları temin ettiği, bu süreç içerisinde; aynı zamanda avukatlığını yapan şüpheliler Sami Dinç ve Talat Emre Koçak’ın da kendisiyle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettikleri, şüpheli Olgun Peker’in kendisi adına, sahte lise diploması düzenleterek bu belgeyi sınavda kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, kendisiyle birlikte hareket eden avukatları şüpheliler Sami Dinç ve Talat Emre Koçak ile şüpheli Haldun Şenman’ın da bu suça fer’i şekilde katıldıkları,

Olgun Peker’le eylem ve fikir birliği içerisinde hareket eden şüpheliler Sami Dinç, Talat Emre Koçak ve Haldun Şenman’ın; Olgun Peker’in kimliğini, kişiliğini, geçmişini, örgütsel faaliyetlerini bilerek kendisine yardım etmeleri, şüphelilerden Sami ile Emre’nin aynı zamanda şahsın avukatlığını yapmaları nedeniyle aralarındaki yakınlık, şahsın örgütsel faaliyetlerini sürdürebilmesi için futbolcu temsiliğinden elde ettiği gelire duyduğu gereksinim, her üç şüphelinin de Olgun Peker’in ismi, gücü, çevresi ve kurduğu ilişkilerden sağladığı nüfuzdan yararlanmak amacıyla hareket etmeleri nedeniyle; eylemlerinin, aynı zamanda, haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulan suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu

Haldun Şenman, Sami Dinç ve Talat Emre Koçak’ın; Haldun aracılığıyla federasyondan temin edilen soruları Olgun Peker dışında; menajerlik sınavına giren şüpheliler Ümit Aydın, Özden Aslan, Abdullah Cila, Mahmut Güneş, Tarık Özaslan ve Volkan Bahçekapılı’ya da para karşılığında sattıkları, şüpheli Olgun Peker’in bu şahıslardan bazılarıyla yoğun irtibatının bulunduğu, sınav öncesi Haldun ve Talat Emre’nin soruları çözerek Sami ile birlikte adı geçen şahıslara verdikleri, sınava giren bu şahıslara ait sınav cevap anahtarının tek kaynaktan çıktığının açıkça anlaşıldığı, menajerlik sınav sorularını para karşılığında satan TFF Profesyonel İşler Müdürü Haldun Şenman’ın eyleminin; TFF görevlilerinin kamu görevlisi kabul edilmeleri nedeniyle rüşvet alma, bu iş karşılığında para veren şüpheliler Olgun Peker, Özden Aslan, Abdullah Cila, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Volkan Bahçekapılı ve Tarık Özaslan’ın eyleminin ise rüşvet verme suçunu oluşturduğu, rüşvete aracılık yapan ve bu surette menfaat temin eden şüpheliler Sami Dinç ve Talat Emre Koçak’ın eylemlerinin ise suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım etme suçunu oluşturduğu; şüpheliler Erman Ertaş ve Serdar Berkin’in ise; sınav öncesi Haldun Şenman’a rüşvet vererek soru-cevapları temin eden şüpheli Özden Aslan’a, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek ve eylem öncesi aralarındaki bağlantıyı sağlamak suretiyle yardım ederek suça iştirak ettikleri,
Şüpheliler Olgun Peker, Özden Aslan, Abdullah Cila, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Volkan Bahçekapılı ve Tarık Özaslan’ın sınavda kopya çekmek suretiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesi içtihatlarına göre “özel belgede sahtecilik” suçunu işledikleri,
Eyleme karışan şüpheliler Olgun Peker, Haldun Şenman, Sami Dinç, Talat Emre Koçak, Özden Aslan, Abdullah Cila, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Volkan Bahçekapılı, Tarık Özaslan, Erman Ertaş ve Serdar Berkin’in eylemlerinin ayrıca, sınav sonrası menajerlik yapabilme yetkisini elde etme, bu suretle genellikle dernek statüsünde olan ve bir kısmı kamu yararına faaliyet yürüten dernek statüsünde kabul edilen futbol klüpleriyle, futbolcular arasında yapılan transfer vs. sözleşmeler sırasında taraf sıfatını kazanabilme ve bu suretle haksız menfaat temin etme amacı taşıdığından nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğu, dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Gökçebey
08.11.2012, 09:37
Şike ve teşvikle etkilenmek istenen maçtan haftalar önce örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın; İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu’na hedef müsabakanın istenildiği şekilde sonuçlanması için faaliyetlere başlamaları talimatını verdiği, örgüt liderinden talimatları alan İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu’nun; önce kulüpte yönetici ve sorumlu düzeyde görevleri olan Serkan Acar, Alaeddin Yıldırım ve Cemil Turhan’la görüşüp konuşarak yapılacak faaliyetleri belirledikleri, ardından hedef müsabakanın oynanacağı takıma göre değişmekle birlikte, genel olarak; örgüt üyeleri Ali Kıratlı, Yusuf Turanlı, Ahmet Çelebi, Abdullah Başak, Yavuz Ağırgöl, Mehmet Yenice, Doğan Ercan, Mehmet Şen, Hasan Çetinkaya ve Sami Dinç’le irtibata geçerek bu şahıslara şike çalışmalarına başlamalarını söyledikleri, bu şahısların da futbol dünyasındaki geçmişlerinden gelen tecrübe, deneyim ve elde edilen çevreye dayanarak hedef müsabakanın yapılacağı takıma göre bir takım menajer, futbolcu, kulüp yetkilisi veya teknik sorumlularla irtibata geçtikleri ve şike ve teşvik konusunda görüşmeler yaptıkları, şike faaliyetlerinin yürütülmesinde para dağıtımının Aziz Yıldırım’ın talimatıyla Fenerbahçe Kulübü Mali İşler Müdürü Tamer Yelkovan aracılığıyla sağlandığı, İlhan Ekşioğlu’na ve Şekip Mosturoğlu’na şike parasının Tamer Yelkovan tarafından aktarıldığı, ancak para ödemesi konusunda şahısların Aziz Yıldırım’ın talimatı olmadan kesinlikle hareket etmedikleri, örgüt üyesi Tamer Yelkovan’ın; İlhan Ekşioğlu aracılığı ile şike faaliyetleri için ne kadar para dağıtıldığının hesabını düzenli olarak tuttuğu, (12.04.2011 günü Tamer Yelkovan’ın İlhan Ekşioğlu’na gönderdiği mesajda; “100 ayarlayabildim insaatlar icin” yazdığı (tape:1891), inşaat kelimesinin örgüt üyeleri arasında şike yapılan maç anlamında şifre olarak kullanıldığı.) belirlenmiş, şüphelilerin çalışma şeklini, birbirleriyle irtibatlarını, aralarındaki mükemmel koordinasyonu, hiyerarşiyi, Aziz Yıldırım’la; şike zincirinin son halkası konumundaki aracı-menajerler arasındaki işleyişi göstermesi açısından; 01.05.2011 günü saat:19.00’da oynanan Fenerbahçe-Büyükşehir Belediye Spor futbol müsabakası öncesi yaşanan görüşme ve buluşmalardan aşağıda kısaca bahsedilmiştir;

29.04.2011 günü; Aziz Yıldırım’ın kulübün mali konularına bakan ve para trafiğini takip eden Tamer Yelkovan’a ödeme talimatını verdiği(tape:1599), Tamer Yelkovan’ın Şekip Mosturoğlu ile irtibata geçerek “Sami bana gelebilir…Ayşe tatile çıksın” diyerek şike faaliyetleri ile ilgili operasyonun başladığını ve şike faaliyetlerine karışan örgüt üyelerine para dağıtılacağını söylediği (tape:1846), ardından Tamer Yelkovan’ın İlhan Ekşioğlu’nu yanına çağırarak şike amaçlı kullanılacak para ödemesini yaptığı (tape:1907), İlhan Ekşioğlu’nun telefonla aradığı Ali Kıratlı’ya “Spor çantasıyla gel” diyerek paranın temin edildiğini ve kendisine teslim edeceğini söylediği (tape:2852,2853,2524), Bülent İbrahim İşcen’in “Ameliyat oldu mu” diye sorması üzerine Abdullah Başak’ın “Yok bugün” diyerek teslimatın tarihi hakkında şahsı bilgilendirdiği (tape:1918), telefon görüşmelerinden şike faaliyetinde bulunan şahıslara para dağıtılacağının, bu para trafiğini, şüphelilerden İlhan Ekşioğlu, Sami Dinç, Ahmet Çelebi, Bülent İşcen, Tamer Yelkovan, Abdullah Başak ve Ali Kıratlı’nın koordine ettiklerinin anlaşıldığı (tape:1919,1911,3175), yapılan fiziki takiplerde aynı gün (29.04.2011) saat:16.45’de; “ameliyat oldu mu” diye soran Bülent İşcen’in; Aziz Yıldırım, Ahmet Çelebi ve Tamer Yelkovan ile Fenerbahçe stadının altında bulunan Fenerium alışveriş merkezinde buluştuğunun, Ahmet Çelebi’nin buluşmadan sonra saat:18.00’de Yusuf Turanlı ile Kadıköy Kalamış iskelesinde buluştuğunun görüldüğü, yetkisiz menajerlik yapan Yusuf Turanlı’nın da daha sonra İ.B.B.Sporlu futbolcu İbrahim Akın’la buluşarak kendisiyle şike anlaşmasına vardığı ve kendisine ulaştırılan şike parasını futbolcuya teslim ettiği belirlenmiş, para dağıtımı olayı; öncesi ve sonrası ile birlikte değerlendirildiğinde; örgütün gizlilik içerisinde faaliyetlerini yürüttüğü, bu faaliyetler sırasında yapılan görüşmelerde kendi aralarında belirledikleri şifreli kelimeleri kullanarak anlaştıkları, şike faaliyetlerinde dağıtılan paranın genellikle tek elden örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın talimatı ile Tamer Yelkovan aracılığı ile dağıtıldığı açıkça anlaşılmıştır.

Gökçebey
08.11.2012, 09:39
Örgüt üyesi şüphelilerden Avukat Sami Dinç’in aynı zamanda Olgun Peker liderliğindeki suç örgütüyle de yoğun irtibatının bulunduğu, şahsın avukatlığını yaptığı, Olgun Peker’e; menajerlik sınav sorularının çalınarak sınavda kopya çekilmesi sürecinde, yetkisiz menajerlik eylemlerinde ve Giresunsporda sözleşmeleri bulunan ve alacakları ödenmediği için TFF’ye şikayette bulunan futbolcuların baskıyla ikna edilmesi sürecinde aktif rol aldığı, yapılan fiziki takiplerde Olgun Peker’le çok sıkı irtibatlı olduğunun görüldüğü (Kl:28, Dizi:43-46 arası), (Olgun Peker liderliğindeki suç örgütüne yönelik eylemlerin anlatıldığı bölümde bu ilişkiyi gösterir tapelere ayrıntılı şekilde yer verildiğinden burada sadece bu irtibata değinilmekle yetinilmiştir.)
Örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın; bu bağlantılar sayesinde Sedat Peker isminin futbol camiası içerisindeki korkutucu gücünü şike faaliyeti yürütülen şahıslar üzerinde bir baskı aracı olarak kullandığı anlaşılmıştır.

B-M.ŞEKİP MOSTUROĞLU VE SAMİ DİNÇ ARACILIĞI İLE SEZER ÖZTÜRK’E ŞİKE AMAÇLI TRANSFER TEKLİFİ YAPILMASI

Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 09.04.2011 günü Eskişehir’de oynanan Eskişehirspor– Fenerbahçespor futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından, Eskişehir Spor futbolcusu Ümit Karan ile; maçta kötü oynaması, karşılığında para alması ve bazı takım arkadaşlarını (Ümit Karan’ın irtibat kurduğu bu futbolcular belirlenememiştir.) bu amaçla organize etmesi için şike amaçlı anlaşma yapıldığı, ayrıca Eskişehir Spor teknik direktörü Bülent Uygun’la da şike anlaşmasına varıldığı, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Halil Köntek ve Alaeddin Yıldırım’ın müsabaka öncesi rakip takım teknik adamlarına ve futbolcularına TFF'den avans olarak aldıkları parayı vererek şike faaliyeti yürüttükleri, bu şike faaliyetlerinin yanısıra örgütün bir diğer koldan Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç üzerinden de; Eskişehir sporlu futbolcu Sezer Öztürk’e maç öncesi şike amaçlı transfer teklifinde bulunduğu, ancak futbolcunun müsabaka öncesi transfer görüşmeleri yapmayı kabul etmemesi nedeniyle bu girişimin amacına ulaşmadığı, belirlenmiştir. (Yapılan iletişim tespitlerinde ve fiziki takiplerde bu şüphelilerle irtibatları belirlenen; Zafer Demiray, Mustafa Efe, Mustafa Nurtaç Anlı, Muhammet Şenyüz ve Mehmet Levent Kızıl hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş, şüphelilerden Şükrü Ongan, Muhammet Şenyüz ve Sezer Öztürk’ün bu eyleme katılmadıkları kanaatine varılmıştır.)

Bu arada Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu'nun, Sami Dinç'e, Eskişehirsporlu futbolculardan Sezer Öztürk'ü Fenerbahçe'ye transfer etmeye yönelik girişimlerini hızlandırması için talimat verdiği, Sami Dinç'in de müsabaka öncesi gerek Sezer Öztürk gerekse menajeriyle irtibata geçerek Sezer Öztürk'ü transfer edeceklerini belirtip fiyat konusunda anlaşmaya çalıştığı, bu süreçte Sami Dinç ve Şekip Mosturoğlu’nun aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde futbolculara "müvekkil", şike girişimine de "dava dosyası" diyerek şifreli kelimeler kullandıkları,
Süreçte; Şekip Mosturoğlu'nun, Sami Dinç aracılığıyla Sezer Öztürk'e teşvik primi ile ilgili herhangi bir teklifin ulaşmadığından haberdar olduğu, bunun üzerine İlhan Ekşioğlu'nu arayarak durumu aktardığı, İlhan Ekşioğlu'nun da Ali Kıratlı'yı arayarak Ümit Karan ile görüşmesini ve Sezer Öztürk'e de teşvik priminden bahsetmesini istediği, Ali Kıratlı'nın da aldığı talimatı yerine getirip Ümit Karan'ı aradığı, aralarında yaptıkları görüşmede Ali’nin; “Şeyi vermişler Fener’e sizin Sezer’i, ona da söyledin mi bir şey” dediği, Ümit’in ise; “Eee, o ağzı sıkı değil” diyerek Sezer Öztürk'e söylemediğini ilettiği, ardından Ali Kıratlı'nın İlhan Ekşioğlu'nu arayarak durumu aktardığı ve Ümit Karan’la yaptığı görüşmede Ümit'in "Yavaş yavaş alıyorum diyor hepsini,…bu şey değilki diyor öyle hepsini alıpta konferans gibi yapamam ki diyor 2, 2, 3, 3 alıyorum diyorum hepsini diyor" dediğini belirtip gelişmeler hakkında bilgi verdiği, diğer futbolcularla 1’er 2’şer görüştüğünü söylediği, ardından İlhan Ekşioğlu'nun, Şekip Mosturoğlu'nu arayarak konu hakkında bilgi verdiği, Şekip’in de Sami Dinç aracılığı ile Sezer Öztürk'e teklif götürülüp götürülmediğini teyit etmek istediği,

Gökçebey
08.11.2012, 09:39
Soruşturma kapsamında yürütülen iletişim tespit ve fiziki takip çalışmaları ile elde edilen deliller birlikte ele alındığında; 22.04.2011 günü Eskişehir’de oynanan Eskişehirspor–Trabzonspor futbol müsabakası öncesinde, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün, Eskişehirsporlu futbolcu ve teknik adamlarla yakın irtibat halinde oldukları, maçtan önce Eskişehirspor futbolcusu Sezer Öztürk'e transfer teklifi götürüldüğü ve anlaşıldığı, sezon sonunda bu futbolcunun transferinin gerçekleştiği ( 09.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Fenerbahçe müsabakasından önce de Sezer Öztürk’e yönelik şike amaçlı benzer girişimlerde bulunulmuş ancak şahıs bu yöndeki teklifleri reddetmişti, belki de futbol camiasında şike ve teşvik eylemlerine aynı nazarla bakılmamasından ve o arada transferinin kısmen gerçekleşmiş olmasından kaynaklı olacak ki; teşvik pirimi verilmesine yönelik teklifi kabul ettiği anlaşılmaktadır.), Eskişehirsporlu futbolcu Ümit Karan, teknik direktör Bülent Uygun ve yardımcısı Şükrü Ongan’la; Trabzonspor’a karşı iyi bir mücadele sergilemeleri, karşılığında para almaları hususunda anlaşıldığı, karşılaşmada Trabzonspor'un puan kaybetmesinin, şampiyonluk mücadelesinde kırılma noktası olduğu, çünkü Trabzonspor'un bu karşılaşma sonrasında puan kaybının olmadığı, basında bu maçta teşvik pirimi verildiğine dair geniş çaplı değerlendirme ve haberlerin yapıldığı, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Sami Dinç ve Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun bu eyleme aktif olarak katıldıkları ve tüm süreci birlikte koordine ettikleri, şüphelilerden Zafer Tüzün ve Muhammet Şenyüz’ün; Ali Kıratlı’nın teşvik pirimi verme çalışmalarını bilerek süreç içerisinde kendisiyle birlikte hareket ettikleri ve eyleme yardımcı fail olarak katıldıkları belirlenmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 09:41
Örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın talimatıyla yürütülen şike faaliyetleri kapsamında; M. Şekip Mosturoğlu’nun Sami Dinç aracılığı ile Karabüksporlu forvet oyuncusu Emanuel Emenike’nin menajeri Erdem Konyar ile irtibata geçtiği, Sami Dinç’in; Erdem Konyar üzerinden Emenike ile şike konusunda anlaşmaya çalıştığı, bu anlaşma çerçevesinde 25.04.2011 günü Sami Dinç’le Erdem Konyar arasında yüzyüze yapılan bir görüşmede “Ya ağrım var falan deyip oynamasın ya, ya da bom bk oynasın, bi daha, dayanamaz gol atar …hep beraber olmaz yani” şeklindeki sözlerde ifade edildiği gibi ya şahsın Fenerbahçe maçında oynamaması yada çok kötü oynaması şeklinde teklifte bulunulduğu, menajer Erdem Konyar’ın; Emenike’nin; müsabakada kötü oynaması, müsabakanın Fenerbahçe lehine sonlanması, bunun karşılığında da para alması ve Fenerbahçe’ye transferinin yapılması konusunda örgüt üyeleri ile anlaştığı, bu süreçte; Emenike’ye vaat edilen paranın müsabaka öncesi Erdem Konyar’a teslim edildiği, Emenike’nin; Karabükspor’un Fenerbahçe ile yapacağı müsabakadan bir hafta önce 02.05.2011 günü oynanan Ankaragücü – Karabükspor müsabakasında sakatlanarak oyundan çıkması üzerine örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın; Emenike’nin bu sakatlığının; Fenerbahçe maçında oynamamasına sebep olabileceğini düşünerek Şekip Mosturoğlu’nu arayıp rahatsızlığını dile getirdiği, Şekip Mosturoğlu’nun da Sami Dinç ile birlikte Erdem Konyar’la irtibata geçerek şahsın konu ile ilgilenmesini istediği, Erdem Konyar’ın; Karabükspor’un en önemli forveti Emenike’nin Fenerbahçe maçında sakatlığını öne sürerek oynamayıp bu suretle maçın Fenerbahçe lehine sonuçlanmasına katkıda bulunmayı planladığını aktardığı, kendisinin kontrolü dışında gerçekleşen bu taktik değişikliği sebebiyle örgüt lideri Aziz Yıldırım tarafından azarlanan Sami Dinç’in de Erdem Konyar’a tepki gösterip “Ben hiç şeyi kontrol edemiyorum dedim o parayı da verecek dedim bitti benim abi,…,getirin paşa paşa abi bir hafta sonra ne aldıysan ver abi” diyerek şahıstan önceden verilen parayı geri istediği, ancak devam eden süreçte şahısların, Emenike’nin; sakatlığını öne sürerek müsabakada oynamaması üzerinde anlaştıkları, Karabükspor kulübü doktorlarının müsabakada oynamasına mani herhangi bir sağlık problemi olmadığını söylemesine rağmen Emenike’nin bu sakatlığını öne sürerek 08.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe maçında oynamak istemediği, bu süreçte Karabükspor yetkililerinin de Fenerbahçe yöneticisi Alaeddin Yıldırım’ın Emenike ile görüştüğünü öğrenmeleri üzerine şahsın örgüt ile görüşerek şike konusunda anlaşmış olabileceğinden ve bu anlaşmada Erdem Konyar’ın aracılık ettiğinden şüphelenerek Emenike’nin Erdem Konyar ile görüşmesini sınırlandırmaya çalıştıkları, oynanan maçta Emenike’nin Karabükspor takım kadrosunda yer almadığı, Aziz Yıldırım’ın; Emenike’nin müsabakada oynamamasından memnun olduğu, Emenike’nin müsabaka öncesi vaat edildiği gibi ligin bitiminin hemen akabinde Fenerbahçe’ye transfer edildiği, bu şekilde örgüt tarafından Emenike ile transfer şikesi yapıldığı, şahısların bu konu ile ilgili yürüttükleri tüm illegal faaliyetler esnasında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması çalışmalarına karşı aşırı duyarlı davranarak önem atfettikleri görüşmeleri kendileri ile doğrudan irtibatı olmayan otel telefonu, ankesörlü telefon vb. sabit hatlar üzerinden gerçekleştirdikleri,

Süreçte; yine örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın talimatıyla, M.Şekip Mosturoğlu’nun yürüttüğü faaliyetler kapsamında, müsabakadan iki hafta önce, Karabükspor kulübü içerisinde etki sahibi olduğu değerlendirilen Seyit İbrahim Kalender üzerinden bazı Karabüksporlu futbolculara ulaşıldığı, şike ödemesinin 3 taksit halinde yapılmasının kararlaştırıldığı, ödemelerden birinin 23.04.2011, bir diğerinin 07.06.2011 günü yapıldığı, 23.04.2011 günlü ödemenin; İstanbul’da, Aziz Yıldırım’ın talimatıyla ve M.Şekip Mosturoğlu’nun organizesinde, Tamer Yelkovan’ın Sami Dinç’e gönderdiği paranın Seyit İbrahim Kalender’e verilmesi suretiyle yapıldığı, Seyit İbrahim Kalender’in Karabükspor kulübü içerisinden 7-8 futbolcu ile görüştüğünün, bu şahıslarla anlaşma sağlamaya çalıştığının anlaşıldığı,

Gökçebey
08.11.2012, 09:42
2-EMENİKE’YE TRANSFER ŞİKESİ YAPILMASI
EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 08.05.2011 günü Karabük’te oynanan Karabük – Fenerbahçe futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından, Karabük Spor futbolcusu Emmanuel Emenike ile; şüpheliler Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç aracılığıyla, menajeri Erdem Konyar üzerinden; sezon sonunda Fenerbahçe’ye transferi vaat edilerek şike amaçlı anlaşıldığı, futbolcunun maçta sakatlığını bahane ederek oynamadığı, sezon sonunda Fenerbahçe’ye transfer edildiği, ayrıca Karabük Spor camiasında etkin olan TFF çalışanı Seyit İbrahim Kalender üzerinden de şike faaliyetlerinin yürütüldüğü, bu şahsın Karabük Spor’da bazı futbolculara ulaşarak (şahsın irtibat kurduğu bu futbolcular belirlenememiştir.) kendileriyle şike amaçlı görüştüğü, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler Alaeddin Yıldırım ve Tamer Yelkovan’ın da bu eyleme iştirak ettikleri belirlenmiştir.

Ayrıca; örgüt yöneticisi M.Şekip Mosturoğlu’nun bilgisi ve talimatı ile örgüt üyesi Sami Dinç’in müsabakanın oynanacağı sabah Ankaragücü takımı kalecisi Stefan Senecky’nin menajeri Milan Lednicky isimli şahsa şike teklifinde bulunduğu ancak şahsın teklifi kabul etmediği,

Aziz Yıldırım’ın talimatlarıyla üçüncü koldan; Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun bilgisi ve talimatları doğrultusunda Sami Dinç’in; Ankaragücü takım kalecisi Stefan Senecky’nin menajeri Milan isimli şahsa şikeye aracılık yapması için teklifte bulunulduğu, bu teklifinde menajer tarafından kabul edilmediği belirlenmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 09:43
70-Sami Dinç’in (Kl:52, Dizi:203-369 arası);
a-Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne üye olmaktan TCK’nın 220/2 md.
b-31.03.2011 günü yapılan menajerlik sınavı sürecindeki eylemlerinden dolayı; TCK’nın 220/7 del. 2-3, 39/2-c del. 204/1, 39/2-c del. 252/2 ve 35/2 del. 158/1.d md.
c-09.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Fenerbahçe maçında şike yapılması eyleminden dolayı suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehine olan TCK’nın 158/1.d md.
d-22.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor maçında teşvik pirimi verilmesi eyleminden dolayı 6222 S.Y’nın 11/1, 4-c, 5 md.
e-08.05.2011 günü oynanan Karabük-Fenerbahçe maçında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 S.Y’nın 11/1, 4-c md
f-15.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü maçında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 S.Y’nın 11/1, 4-c md.

Gökçebey
08.11.2012, 09:46
47-SANIK MAHMUT GÜNEŞ SAVUNMASINDA ÖZETLE: (Kls 95 Dizi;98-99) Suçlamaları kabul etmiyorum. Sınava çalışmıştık. Ama kazanamadık. Soruları kimseden almadım. Kimseye de para vermedim. Kimse de benden bir şey istemedi. Yani herhangi bir kimseden almadım. Sanıklar Sami Dinç ile Talat Emre Koçak benim avukatım olur. Hep görüştüğüm ve bir arada olduğum insanlardır. Her zaman bir arada olduğum kişiler. Belirli futbolcuları tanırım. Onların ihtilaflı dosyaları olduğu zaman onları götürürüm. Onla ilgilenirler. Böyle bir irtibatım var benim onlarla.
31/03/2011 günü yapılan menajerlik sınavında ortam rahattı. Sanıklardan diğerlerini tanımıyorum. Sınav sırasında birbirimizin kağıtlarına bakmaktaydık. Rahat bir ortam vardı şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir.


49-SANIK M.ŞEKİP MOSTUROĞLU SAVUNMASINDA ÖZETLE: (Kls 94 Dizi;202-225) Eskişehir Trabzon maçında yeni bir suç tipi daha çıkıyor transfer teşviki. Yani transfer şikesi olabildiği gibi transfer aynı zamanda teşvik gibi bir motivasyonu da sağlayabiliyor düşüncesidir. Tapelerde Sami Dinç ile Avukat Sami Dinç ile benim aramızda görüşmeler var. Dava kapağı açılmamış dosya ve müvekkil kelimeleri geçiyor. Av Sami Dinç ile Şekip Mosturoğlu arasındaki bu kelimeler gerçek anlamda kullanılmamıştır, deniliyor. Dava burada şikedir. Kapağı açılmamış dosya şikeye teşebbüstür müvekkilde Sezer Öztürk'tür. Burada tutturdukları tek şey var başkanım, "müvekkil". Sezer Öztürk Düsseldorf Başkonsolosluğunun 09/12/2009 tarih, 10828 nolu vekaletnamesi ile Sami Dinç'in müvekkilidir. Yani ben Sami Dinç' e Sezer Öztürk'ü ara derken "hastanı" mı? ara diyeyim. Buradaki davayı açıklayayım size, buradaki kapağı açılmamış dosya ben kapağı açılmamış dosyaya yani hiç vekalet koyulmamış hiç işlem yapılmamış usulü ile de olsa işlem yapılmamış dosya için kullanılmaktadır.
23/04/2011 deki telefon görüşmesi İlhan Beyle aramızda geçmektedir. Bu görüşmenin Karabük maçına ilişkin olduğu iddia edilmektedir. Ancak 7-8 paylaştı bir gayrimenkule yöneliktir. Dosya bizim avukatlık büromuz tarafından takip edilmesidir. Yine telefon konuşmalarımla bizim yönetim kurulu üyelerimizden bazılarına sunulmuştur. Bu dinleme süreci içerisinde. Yine başkanla 26 nisanda konuşmamız var. Ben Ankara'dayım Yargıtay'dayım. Tarlalara bakmaya yerel birinin gitmesini konuşuyoruz. Polis burada diyor ki bu yerel kim, işte iş adamı olan Aziz Yıldırım avukat olan Şekip Mosturoğlu tarlalarla niye ilgileniyor.
Emenike, Aykut Kocaman'ın transfer listesinde olan bir futbolcudur. Kulübüyle Alaaddin Yıldırım görüştü. Ben sadece mart ayı başında Av. Sami Dinç in yazıhanesinde Erdem Konyar ile tanıştım. Erdem Konyar futbolcunun menajeri. Erdem Konyar aynı zamanda Sami beyinde müvekkili aynı zamanda da kuzeni. Orada Emenike'nin kariyeri ile ilgili konuştuk ama hiç transferi falan konuşmadık çünkü sözleşmesi devam eden bir futbolcunun satışında mevcut kulübünün muvafakatı gerekiyor. Yani modern kölelerde o durumları düzenliyoruz ama ama sözleşmesi devam eden futbolcular hala köle. Şimdi Feridun Tankut'ta çok sözünün eri bir başkan. Aynen Recep Mamur gibi biz aynı durumu Mehmet Topuz transferinde de yaşamıştık. Alaaddin Yıldırım, Feridun Tankut bey ile görüştü. 10 milyon Euro karşılığında öncelik hakkını bize verdiğini söyledi Feridun Tankut. Burada bilinenin aksine yani basında çıkanın aksine, maç oynandığı tarihte yani Karabük Fenerbahçe maçı oynandığı tarihte ne Emenike ne menajeri futbolcunun FB de oynamasını istemiyordu. Onlar Rusya ya gitmek istiyorlardı. Ben Sami Dinç'i arayarak uyardım bu futbolcunun bu durumundan dolayı bunun üzerine Sami Dinç Erdem Konyar'ı uyardı. Alaaddin Yıldırım, Fenidun Beyle görüştü ikinci görüşmeyi yaptı mart ayı içinde ve Fenidun bey Erdem Konyar ile futbolcunun ilişkisini kesti. Daha sonra 23 mayısta biz kulübüyle anlaştık kulüp sözleşmenin 3.2.maddesine bir hüküm koydu bir hafta içerisinde anlaşırsak sözleşme geçerli olacaktı. 25 mayısta futbolcu ilk kez Türkiye ye geldi. Nijerya da kampta idi. Bizle yaklaşık yıllık 2 milyon Euro üzerinden 4 yıllık mukavele imzaladı. 9 milyon Euroya da Karabükspor kulübünden aldık. Temmuz 2011 den başlayan 500 bin Euroluk 18 adet senet verdik. Futbolcu bizim maçımızda sakat olduğu için oynamadı. Dosyada MR raporları vardı savcılık dosyasında. MR raporları üzerinden biz bağımsız bilirkişilere inceleme yaptırttık. Bu iki tane bir tanesi Adli Tıp uzmanı her ikisi de futbolcunun maç tarihinde en az 4-5 hafta iyileşmeyeceği, sakatlığı olduğunu söylediler.
Benim iddianamede yer alan tapelerim bunlar 32 tane tapem var 33 tane, 13 tanesini ben aramışım. 20 kişi beni aramış. Bu görüşmelerden sadece bir tanesi bu sözde Aziz Yıldırım örgütünün üyelerinden Mehmet Şen ile ben yani Mehmet Şen i çok iyi tanımıyorum. Yani tanıdığım bir insan severim, ama hiç telefon görüşmem yok. Ben çok düşündüm niye görüşmüş olabilirim diye. Gizlilik kararı kalkınca Mehmet Şen i niye aradığım ortaya çıktı. O bana bir olay anlatıyor. Ben anlamıyorum ama ben örgüt üyesiyim. Ama anlamıyorum bir kez daha anlatıyor yine anlamıyorum o artık umudu kesiyor benden bunu sen anlamayacaksın büyük abiye anlat o anlar diyor ben ondan da şüpheliyim başkanım diyor ki o anlar mı? anlar diyor. Bu aramızdaki tek tape bu. Beraatimi talep ediyorum şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 09:46
70- SANIK SAMİ DİNÇ SAVUNMASINDA ÖZETLE: (Kls 94 Dizi;329-340 ve Kls 95 Dizi;173-188 ve Kls 96 Dizi;166-171) Benim bu dosyadaki en büyük talihsizliğim, avukatlığını yaptığım kulüplerin farklı sebeplerle bu dosya kapsamında yer almasıdır. Bu kulüpler yalnızca, Giresun ve Fenerbahçe, iddianamede olan ama, birçok kulüp daha var temsil ettiğim. Çünkü gerçekten çok büyük talihsizlik benim yaşadığım. Olgun Peker liderliğindeki, haksız çıkar sağlama amaçlı suç örgütü kapsamında, 44 adet tapeme yer verilmiş. Bunlardan 27 tanesi, hiçbir suçlamaya konu edilmemiş, ve iddianameye serpiştirilmiştir. 44 adet tapeyi yaptığım kişiler, meslektaşım, aynı zamanda hem dostum, hem de avukatlığını da yaptığım kişi olarak Talat Emre Koçak, aynı zamanda Mehmet Şekip Mosturoğlu, müvekkilim olan Giresunspor'un eski ve yeni başkanları, Olgun Peker ve Ömer Ülkü, müvekkilim olan Refleks Menajerlik Ltd. Şti'nin ortağı ve çalışanı, Özüm Süntaş ve Neşe Ciddi, müvekkilim olan yine Mahmut Güneş ile olan konuşmalardır. Bunların arasında bir tane bile mesleğim dışında olan bir konu bulunmamaktadır. Yine burdan bir tespitle, yani görüşmüş olmam sebebiyle, bir anda iddianamede Olgun Peker'i de, eylemle fikir birliği içinde hareket ediyor şeklinde, resmi evrakta sahtecilik suçuna iştirak ettim suçlamasıyla karşı karşıya kalıyorum. Bir örgütün unsurları arasında, eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmek varsa, ben birçok kişiyle bu iddianamede eylem ve fikir birliği içinde hareket etmek suçlamasıyla karşı karşıyayım, çünkü aynı zamanda o suç örgütünün de üyesi olarak yazılıyorum. Ben nasıl bir avukatsam, hem sadece hukuki konularda konuşuyorum, hem de herkesle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ediyorum. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden hakkımda tapeden başka hiçbir delil yoktur. Her evim, yahut ofisim, yapılabilecek her türlü tedbir, arama, telefon dinleme yapılmıştır bu uzun bir süre içinde, ve başka da hiçbir delil bulunmamaktadır. Resmi belgede sahteciliğe iştirak bakımından, bir anda iddianamede ortaya çıkan Olgun Peker ile eylem ve fikir birliği içinde hareket ediyor saptaması, sebebiyle iştiraken sorumluğum ortaya çıkartılmıştır. Ancak ne ben bu belgeden haberdarım, ne herhangi bir şekilde Olgun Peker'in sınava başvuru sürecinde yer aldım, hiçbir işleme katılmadım, herhangi bir işlemi vekaleten yürütmüş değilim ve böyle bir suçlama ile ne sebeple karşılaştığımı hala anlayabilmiş değilim. O da fiil yasası olduğu ve hareketten yola çıkmanız gerektiği. Ancak ben burda hareketi yine göremiyorum. Olmayan bir hareket demiyorum, iddia da edilmiyor şu hareketi yaptın diye, ve ben ne yazık ki, bu suçlama ile karşı karşıyayım. Temelsiz ve hiçbir hareketimin dahi yazılmadığı bir suç olduğunu söylemek istiyorum. Bu sebeple aslında bu iddianame bu suç bakımından kabul edilmemeliydi, çünkü CMK 170 deki unsurları da taşımıyor. İddianamenin yazılmasını takiben, gizlilik kararı da kalktıktan sonra, bu resmi evrak nedir diye, avukatım getirdiğinde belgeleri gördüm. Benim görebildiğim anlayabildiğim kadarıyla, ortada bir resmi evrak da yok, çünkü benim gördüğüm evrak, Bulgaristan'da bir yeminli tercümanca üzerine imza atılmış bir evrak. Ve üstünde İngilizce olarak da, Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı bu belgenin çevirisinin sorumluluğunu almaz yazıyor. Bu nasıl bir, yani ülkemizde en azından nasıl bir resmi evrak anlayamıyorum.
Suç örgütüne ilişkin olarak, tamamen mesleğim icabı konuşmalardır. Burada bir şekilde beni TCK 227 anlamında suç örgütüne üyelik ve yardım etmek suçuna da sokmuş. Ancak tapelere bakıyorum, kendim zaten biliyorum, benim bütün görüşmelerimde, Olgun Peker bana Sami Bey diye hitap ediyor. Bende ona futbol teamülleri gereği başkanım diye hitap ediyorum. Keza o da spor kulübü başkanı, geçmişte yapılan başkanlıklardan sonra, futbol teamülleri gereği başkanım diye hitap edilir, ona da başkanım diye hitap ediyorum. Kendisi de bana Sami bey diye hitap ediyor. Bizim herhangi bir şekilde ben 31-32 yaşında bir avukat olarak, bir suç örgütü, hele de silahlı suç örgütü lideri suçlaması yapılıyor kendisine. Benim kendisine, veya onun bana, hem benden yaş olarak da büyük olmasına rağmen, Sami bey demesi,sizce normal mi? bu konuşmalar da aradaki ilişkinin kesinlikle başka bir şekilde olmadığını gösteriyor. Herhangi bir emir talimat vesaire bir konu da söz konusu değil. Bu 27 adet hiçbir suçlamayla alakası olmayan tapeler, bir bölümü örgütün hiyerarşik yapısını gösterir, iletişim tespit tutanakları bölümünde yer alıyor, 4 adet. Bunları da hiçbir şekilde anlayamadım. Çünkü bir hiyerarşik ilişkiyi gösterir bir ibare emare yok içinde. Transfer tahtasının açılması sürecinde yapılan örgütsel faaliyetler adı altında 6 tapeden bahsediliyor ancak, transfer tahtası dediğimiz şey zaten, daha kapsamlı açıklamaya çalışacağım ama, transfer yasağının kaldırılması eylemi diyebilirsiniz. Transfer tahtası diye bir şey yok. Ne hukuk literatüründe var, ne herhangi bir yerde. TFF nezdindeki, kulüplerin borçlarının muvafakatları alınarak veya borçlar kapatılarak açılmasıdır. Burda yaptığım eylemler denilen şeyler benim mesleki faaliyetlerim. Ben avukatım ve bu işi yapıyorum. Teknik direktör Bahri Kaya'nın takımdan ayrılması için tehdit edilmesi başlığı altında 4 adet tapeye yer verilmiş. Bu tapelerde işten çıkarmayı düşündükleri bir kişinin ben sözleşmesini istiyorum. Ve bu konuyor oraya tape olarak.
Transfer görüşmeleri sürekli olarak yapılmaktadır. Sezer'e 6 kere, bir tane tapeye dayanıyor benim Eskişehir Fenerbahçe maçındaki suçlamam. Bu konuşma 29 dakikalık bir konuşma, 12 sayfa, 6 yerinde farklı yerlerde, aynen şunları diyorum Sezer'e, '' Fenerbahçe maçından sonra, onlarla beraber gel, tabi tabi geçsin geçsin maç, bak senin hem abin olarak hem avukatın olarak söylüyorum maç geçsin, bende sana yani ben şey olarak değil, ben bir kulüp avukatı olarak değil, senin avukatın olarak senin lehine senin için konuşuyorum. Çok yanlış olur şimdi görüşmen, çok yanlış olur yani yerin kulağı var, biri görür ne der, yani hiç gerek yok. haftaya işte maçtan sonra geleceksin diye düşünüyorum, o anda geldiğinde kesin görüşelim.''. Benim bu maç ile iligli suçlandığım şey, Sezer'i şike yapmak için İstanbul'a davet etmem ama Sezer'in kendi iradesi ile gelmemeyi seçmesi. Ya aslında iddialarla, iddianamedeki olgular o kadar terski, adamın gelmeme sebebi benim, belki de. Buna rağmen ben bu maça yazılan nitelikli dolandırıcılık olarak gösterilen tek maç bu benim hakkımda. Eskişehir Trabzon maçında da bir cümle şeyi söyleyeyim, bir tape var yine 28 Nisan'da, Sezer beni arıyor ve hayırlı olsun için arıyor. Ben transfer görüşmelerini sürdürmüyordum. 22 Nisanda oynanıyor Eskişehir Trabzon maçı, zaten herhangi bir şekilde transfer şikesi, teorisi gerçek olsa bile, bu maçta olamaz. Çünkü anlaşma zaten maçtan sonra sağlanmış. En azından vaadin yapılması gerekirdi. Bu Sezer'in avukatı olmam sebebiyle bu görüşmeler yapılıyordu hep. Transfer görüşmelerinde yer almadım. Keza Karabük Fenerbahçe maçında, yine anlatamayacağım hiçbir şey ancak, bir cümle ile geçeceğim izninizle. Erdem Konyal benim kuzenimdir. Kendisi futbolcu temsilcisidir aynı zamanda. Ve kendisini 3-4 yıldır yaptığı işinde sürekli olarak sosyal olarak ben destek verdim. Hem işinde hem İstanbul'a gelip yerleşmesinde. O sebeple kendisiyle yaptığım aslında, birtakım küfürlü konuşmalar konmuş. Birçok da tape var ortada. Ama bu samimiyetimizden kaynaklanmaktadır. Herhangi bir şekilde bir şey de, bunlardan çıkartılan olgularla hiçbir alakası yoktur, şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 09:48
78- SANIK SEZER ÖZTÜRK SAVUNMASINDA ÖZETLE:

2011 sezonunda Eskişehirspor'la kontratımın bitmesine çok yaklaşması ve transferimden Eskişehirspor'undan kazanç sağlama isteği nedeniyle transferimle ilgili çalışmalar yürütülmüş transferimle ilgili görüşmeler olmuştur. Benim bu süreçte benimle ilgilenen bir çok takımın varlığından bilgi sahibi oldum. Ayrıca Eskişehirspor Kulübü başkanı ve yöneticileri de benimle ilgilenen kulüplerinde varlığını bilmektedir. Ve kulübünde menfaatine olacağı için Eskişehirspor kulübünde menfaatine olan transferin kabul edeceklerini belirtmişlerdir. Bu doğrultuda benimle ilgilenen takımlarla görüşmesi için yasal temsilcim olan Hüseyin ok'a yetki vermiştim. Transferin teknik konularıyla ilgili tüm çalışmalar ilgili kişiler kulüp yöneticileri ile temsilcisi arasında gelişmiş ve bana sadece bilgi verilmiştir. Bunun dışında çok da dahil olmamışımdır. Bunun dışında geçmişten tanıdığım bir dönem Manisaspor'da futbol oynarken avukatlığımı üstlenen Fenerbahçe kulübü ile yakınlığını bildiğim Av. Sami Dinç ile bir kaç defa transferim durumuyla ilgili genel olarak sohbet ettim: Bu konuşmaların hiçbirinin etik ve ahlaki olamayan hiçbir hususu ihtiva etmesi söz konusu değildir. Zaten telefon konuşmalarımda bu açıkça ortadadır.
Ayrıca Almanya'dan babamın vasıtasıyla tanıdığım Zafer Demirel isimli kişinin ricasıyla avukatım Sami Dinç ile yakınlığını bildiğim ve ayrıca Türkiye de gerek spor dünyasında önemi gerekse spor hukuku alanında ki başarılarını bildiğim ve saydığım Şekip Mosturoğlu ile İstanbul'da olduğum bir zaman da tamamen tanışma maksatlı bir görüşme yapmıştım. Bu konuşmada kesinlikle transfer ile ilgili konuşma olmamıştır. Sadece benimle ilgilendiklerini söylemiştir. Ve tanışma gerçekleşerek görüşme bitmiştir. Bu konudaki telefon konuşmalarımda spor kamuoyunun içinde olan herkesin yaptığı ve olağan dışı kabul edilebilecek hiçbir konuşmanın olmadığı anlaşılacaktır. Bana kalsa hiçbir dönem ve şartta yasa dışı bir teklifte bulunulmamış ve benim hiçbir zaman böyle bir durumdan haberim olmamıştır. Böyle bir şey olmayacağı geçmişim aile kültürüm ve hayatımda yaşadığım başarılar ve A Milli takıma kadar yükselmiş bir futbolcu olarak sürdürdüğüm spor hayatımla da sabittir. İddianamede belirtilen teşvik iddiası kesinlikle gerçek dışıdır. Bana karşı kesinlikle böyle bir istekte bulunan olmamıştır. Bana karşı niye böyle bir iddianın olduğu anlamıyorum. Ve kesinlikle bu suçlamayı gururuma yediremiyorum. Oynadığım her takıma, her takımda sonuna kadar akıttığım terin ve formanın hakkını vermeye çalıştım. Benim Fenerbahçe'ye transfer edilmiş olmam nedeniyle hakkımda iddia ortaya atıldı. Oysa benim transferim çok uzun görüşmeler sonucu bir kaç defa çıkmaza girerek ancak Haziran ayı ortalarında gerçekleşebilmiştir. Bu transferin gerçekleşebilmesi için Eskişehirspor kulübünde alacağım olan 440 bin TL alacağımdan vazgeçeceğim Ayrıca transferim benim uluslar arası marketim değeriminde altında bir rakamla gerçekleşmiştir. Bu hususlar da telefon konuşmalarımda da sabittir. Eğer hakkımdaki iddia doğru olsaydı. Transferim bu kadar zor mu gerçekleşebilirdi?. Takdirlerinize sunuyorum. Ben hayatımı hiç bir döneminde gayri ahlaki davranış ve niyet içerisinde olmadım. Hiçbir şekilde transfer talimatlarına aykırı bir harekette bulunmadım. Bana görev verildiğinde mesleğimin gereği gereği en iyi şekilde ortaya koymaya çalıştım. Transferim ile ilgili olarak da sözleşmemin devam ettiği Eskişehirspor kulübünün başkanı nezdinde bilgilendirilerek gerekli görüşmeleri yapılması için yasal temsilcim Hüseyin Ok'a yetki verdim şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir.

35-TANIK NEŞE CİDDİ BEYANINDA ; Olgun Peker'in yanında çalıştığını, Olgun'un suç işlediğine dair bir bilgisinin olmadığını, birini tehdit ettiğini veya baskı yaptığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, sanıklardan bir de Sami Dinç ve Talat Emre KOçak'ı tanıdığını ikisininde avukat olarak bildiğini ancak Refleks spor menajerlik ile bir bağlantılarının olup olmadığını bilmediğini, Kendisinin orada tercüman olarak görev yaptığını, İngilizce, Fransızca ve Bulgarca bildiğini, Bulgaristan göçmeni olduğunu, diplomayla ilgili birşey görmediğini, haberdar olmadığını, tercümanlığının sadece onun görüşmek istediği kişilerle Olgun'un söylediği sözleri karşı tarafa iletmekten başka bir görevde bulunmadığını şeklinde beyanda bulunmuştur.

Gökçebey
08.11.2012, 09:48
70-SAMİ DİNÇ
a) Sanık Sami Dinç'in, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne üye olmaktan TCK 220/2 maddesi gereğince ,
b) Sanık Sami Dinç'in, 31/03/2011 günü yapılan menajerlik sınavı sürecindeki resmi belgede sahtecilik suçuna yardım ve rüşvet suçuna yardım eylemlerinden dolayı TCK 39/2.c del. 204/1, 39/2.c del. 252/1-4 maddeleri gereğince ,
c) Sanık Sami Dinç'in Olgun Peker liderliğinde kurulan örgüte dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçundan TCK 220/7 delaletiyle 2-3 maddeleri gereğince ,
d) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan açılan kamu davasında, suçun unsurları oluşmadığından beraatine ,
e) Sanık Sami Dinç'in 09/04/2011 günü oynanan Eskişehirspor-Fenerbahçe maçında şike yapılması suçundan açılan kamu davasında, mahkumiyetlerine yeter derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine ,
f) Sanık Sami Dinç'in, 22/04/2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor maçında teşvik primi verilmesi eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-c, 5 maddeleri, gereğince ,
e) Sanık Sami Dinç'in 08/05/2011 günü oynanan Karabükspor-Fenerbahçe karşılaşmasında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-c maddeleri, gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
f) Sanık Sami Dinç'in 15/05/2011 günü oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü karşılaşmasında şikeye teşebbüs eyleminden dolayı, TCK 35/2 yollamasıyla 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 3, 4-c maddeleri, gereğince ,
g)Sanık Sami Dinç hakkında ayrıca 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/11 ve 18 maddelerinin uygulanmasına ,

Gökçebey
08.11.2012, 09:48
Sanık Sami Dinç'in; 11/1. maddesi uyarınca temel hapis cezası 6 yıl kabul edildiğinde, aynı maddenin 4-c fıkrası uyarınca yarı oranında artırıldığında 9 yıl hapis, TCK'nın 35.maddesi uyarınca cezası 1/4 oranında indirildiğinde 6 yıl 9 ay hapis, maddede açıkça düzenlenmese de TCK 5. madde yollaması ile 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin kabulü halinde cezası 1/3 oranında artırıldığında 8 yıl 12 ay hapis, hakkında TCK 62 uygulandığında sonuç cezası 7 yıl 6 ay hapis olacaktır. Aleyhine olduğu sabittir.

Gökçebey
08.11.2012, 09:49
2- Suçun maddi unsurunu oluşturan örgütün oluşabilmesi için en az üç veya daha fazla kişinin belirtilen amaçlarla bir araya gelmesinin gerektiği.
Suç örgütü kurmak ve yönetmekten sanık Aziz Yıldırım’ın, örgüt üyesi olmak suçlarından ise sanıklar İlhan Yüksel Ekşioğlu, Mehmet Şekip Mosturoğlu, Abdullah Başak, Ahmet Çelebi, Alaeddin Yıldırım, Ali Kıratlı, Bülent İbrahim İşçen, Cemil Turhan, Doğan Ercan, Sami Dinç, Tamer Yelkovan ve Yusuf Turanlı’nın suç işlemek amacıyla bir araya geldiklerinin kabulü ve cezalandırılmaları karşısında, örgütün varlığı için en az üç kişi olması şartının gerçekleştiği sabittir.

Yine örgüt üyesi olan sanık Mehmet Şekip Mosturoğlu'nun, örgüt üyesi olan sanık Sami Dinç ile klasör 15, dizi 49'daki telefon görüşmesinde sanık Aziz Yıldırım'ın disipline sevkini kastederek "sevk olursa başkan bizi düdükler" şeklindeki beyanı örgüt üyelerinin örgüt lideri olan sanık Aziz Yıldırım'dan hangi derecede çekindiklerini göstermektedir.

Söz konusu görüşme sanıkların işbirliği ve eylemli paylaşım anlayışı ve disiplinli biçimde hareket ederek süreklilik gösterir şekilde suç işlemek amacıyla örgüt kurduklarına ilişkin önemli bir delildir. Aziz Yıldırım 01.05.2011 tarihinde yapılacak İBB Spor – Fenerbahçe müsabakası ile ilgili olarak “O KENDİ KALESİNE GOL ATAN” sözü ile kasdettiği Can Arat ile şike konusunda konuşulup konuşulmadığını sormaktadır. Ancak bu dönemde, Sami Dinç aracılığı ile Karabük-Fenerbahçe müsabakasına ilişkin şike faaliyetini yürüten Şekip, bunun ile ilgili bilgi verdiği sırada Aziz Yıldırım’ın İBB Spor müsabakasına ilişkin bu sorusuna “ONU BİLMİYORUM BAŞKANIM O BENLE İLGİLİ DEĞİL” diyerek örgüt üyesi olan sanıklar arasındaki eylemli paylaşıma işaret etmektedir. Zira sanık Şekip, görev dağılımı gereği İBB Spor müsabakasına ilişkin şike faaliyetinin içerisinde yer almamaktadır.

Bu arada Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu'nun, Sami Dinç'e, Eskişehirsporlu futbolculardan Sezer Öztürk'ü Fenerbahçe'ye transfer etmeye yönelik girişimlerini hızlandırması için talimat verdiği, Sami Dinç'in de müsabaka öncesi Sezer Öztürk ile görüştüğü,

Gökçebey
08.11.2012, 09:51
Bu arada sanıklardan Şekip Mosturoğlu ile Sami Dinç, Sezer Öztürk’ü transfer vaadiyle teşvik girişimlerine başlamışlardır.
20.04.2011 günü saat:18.18’de Sami Dinç’in Sezer Öztürk’e gönderdiği mesajda (tape:1856);
“Merhaba Sezer, musait olunca konusalim bu aksam. Senden haber bekliyorum. Sami” yazdığı.

20.04.2011 günü saat:19.30’da Sami Dinç’in Sezer Öztürk’ü aradığı görüşme(tape:1857);
Sami’nin; “Ha Sezer şimdi konuştum şeyle Şekip abiyle konuştum mevzuyu da” dediği ve kendisinin aracı olduğunu kimseye söylememesini istediği, Sezer’in; “Hı hım yani büyük ihtimalle biz anlaştık sayılır zaten o zaman” dediği, Sami’nin; “Sen kafanda anlaştım diye bak yani artık bitti” dediği.

21.04.2011 günü saat:20.45’te Sami Dinç’in Sezer Öztürk’ü aradığı görüşme(tape:1858);
SEZER ÖZTÜRK : Efendim
SAMİ DİNÇ : Ne haber Sezer
S.Ö : İyi abi sen ne yapıyorsun
S.D : İyidir ne yapıyorsun
S.Ö : İyi ne yapayım abi kamptayım
S.D : Ha kamptaysan istersen sonra konuşalım müsait değilsen
S.Ö : Yok yok odadayım abi müsaitim
S.D : Hım tamam sen dün aramışsın galiba şeyi Şekip abi gözükmediği için numara açmamış da ben söyledim akşam aradı mı seni Sezer dedim
S.Ö : He
S.D : Valla bir kaç numara aslında aramıştı da dedi açmamış olabilirim dedi kayıtlı değilse dedi ha yani başta onu söyleyeyim
S.Ö : Hı hım
S.D : İkincisi şey Sezer, başkanla ayak üstü çok konuşabildim ama okey tamam sen hallet dedi yani hani ben şeyi aldım yani okeyi tamamdır hiçbir sıkıntı yok herhalde haftaiçi falan veya hani şey BİRAZ DA BAĞLI BİR SONRA Kİ SKORA DA BİRAZ BAĞLI BU HAFTA BAKALIM NE OLACAK NE BİTECEK Trabzon un durumu da mağlum ondan sonra hafta içi hallederiz abi onu
S.Ö : İnşallah abi
S.D : Hı hım tamam yani sorun yok yani kafanda nasıl artık tamamdır
S.Ö : Hı hım yok yok rahat zaten kafam abi
S.D : Bilgin olsun yani biliyorsun ya sen nerdesin şu an
S.Ö : Şeydeyiz abi tesiste kamptayım
S.D : Sana bir şey soracam da sen odaya sabit numaran var mı o anlamda söyledim
S.Ö : Yok yok burdan şey yapabiliriz abi de
S.D : Sabit numaran yok yani konuşabileceğimiz
S.Ö : Nasıl sabit ne demek o
S.D : Sabit ya şey ya normal şey numara yani ev numarası otel numarası şey numarası yani
S.Ö :Ha yok tesisteyiz abi ya hani tesis numarası var da kulübün şeyi o ...
S.D :... arıycam birazdan, arıycam birazdan
S.Ö :Tamam tamam okey abi
Söz konusu görüşmede Sami Dinç, Sezer’e transferinin biraz da Trabzonspor ile yapacakları müsabakanın sonucuna bağlı olduğunu söylemektedir. Ancak Sami Dinç, bu sözlerinden Sezer Öztürk’ün bir şey anlamadığını düşündüğü için ondan daha açık ve net konuşabileceği sabit bir telefon numarası istemektedir.

Gökçebey
08.11.2012, 09:54
Sanık Şekip Mosturoğlu, Sami Dinç ile Sezer Öztürk arasındaki bu görüşmeyi bildiği için “bizim dosya” ile sözünü ettiği Sezer Öztürk ile teşvik konusunda kimsenin görüşmediğini İlhan’a aktarmaktadır.
Şekip Mosturoğlu’nun, Sezer Öztürk konusundaki bu bilgi aktarımından bir dakika sonra saat:21.02’de İlhan Ekşioğlu’nun Ali Kıratlı’yı aradığı görüşme(tape:1790);
ALİ KIRATLI : Efendim
İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU : Ne haber
A.K : İyiyim başkanım sen nasılsın
İ.Y.E : Ya bir şey diyeceğim sana
A.K : Hı
İ.Y.E :Bu bizimki hiç ha hiç bir şeyden bihaber ha
A.K : Ne zaman haber
İ.Y.E : Bihaber yani hiç hiç bir şeyden haberi yok
A.K : Haberim yok vallah ben onlara söyledim ikisine ben hepsine nasıl diyeyim abi ama onun vardı bir şeyden ya
İ.Y.E : Hiçbir şey dedi hiç ne toplayan var ne söyleyen var hiç bir şey yok
A.K : Onlar bizi bekliyor bekliyor derken onun için mi acaba
İ.Y.E : Abi olur mu ya öyle şey
A.K : Ne diyeyim abi
İ.Y.E : Hayır yani sen söyledin seninle ne alakası var o toplayacaktı söyle
A.K Ben hepsine söyledim
İ.Y.E : Hı
A.K : Hepsine söyledim ikisine de söyledim sendekine de söyledim öbürüne de ertesi gün söyledim onun yanında
İ.Y.E : Evet
A.K : O dedi hatta ben onlarla konuştum dedi
İ.Y.E : Hiç biriyle konuş konuşmamış hiç biriyle
A.K : Vallah ne diyeyim başkan bi arayayım bakayım istiyorsan ben ne diyeyim yani buradan oldu mu yürümüyor ki abi ne yapayım
İ.Y.E :Anladım da abi bu niye söylemedi ya
A.K : Belki vakti saati vardır bilmiyorum ki nedir ne değildir
İ.Y.E : Oğlum ya ABI YARIN MAHKEME VAR YA
A.K : Dur bi konuşayım da ben seni arayayım ne niyeyim evdeyim şimdi konuşayım arayayım
İ.Y.E :Tamam
A.K :Tamam

Ali Kıratlı, tekrar arayarak Ümit Karan’dan, “dışarıda kalmasın” diyerek Sezer Öztürk ile görüşmesini ve onun de teşvik çemberine alınmasını istemektedir. Zira Şekip Mosturoğlu’nun Sami Dinç aracılığı ile bu durumu sorgulayacaklarını bildiğinden ayrıca aşağıdaki mesajları da göndermiştir.
21.04.2011 günü saat:21.25’de Ali Kıratlı’nın Ümit Karan’a gönderdiği mesajda(tapeler:2792-2793-2794);
“Aman krdm eksık bı şey yapma kurban olayım bunlar sağlamasını da yapıyolar allah korusun yanlıs anlasılmayalım sen konusup cözersin o cocukla da” yazdığı .
21.04.2011 günü saat:21.31’de Sami Dinç’i Sezer Öztürk’ün aradığı görüşme(tape:1859);
Sami:“İyi bir konuşmam var seninle yani ama burdan konuşamıyorum (gülüyor) sıkıntılıyız,….Blackbery kullanıyor musun sen”, Sezer: “Hayır abi, niye konuşamıyorsun burdan konuş ya ne olacak”, Sami: “Buradan konuşamam da, ya ben konuşamam başta yani,…en başta ben konuşamam benim taraftan selam söyleyecek çok kişi var”, Sezer: “He, ben sana bir numara mı yollayayım”, Sami: “Tesisteysen ama tesiste şey yapılıyor yani tesiste olmaz tesis yanlış olur da şöyle yapalım sen ne kadar numara bulsan da yine bulacağın arkadaşlarının cebi falan olur yani”.
Sanık Sami Dinç, iletişim tespitine karşı Sezer Öztürk ile cep telefonu dışında bir kanaldan görüşmek istemektedir. Zira Sezer Öztürk’e açık ve net olarak, Fenerbahçe’ye transfer olabilmesi için Trabzonspor müsabakasında iyi mücadele etmesi gerektiğini iletmek istemektedir.
21.04.2011 günü saat:21.41’de Şekip Mosturoğlu’nun Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1820);
Şekip: “Müvekkilini 11 gibi ara”, Sami: “Kendi şeyinden telefonundan”, Şekip:“Tabi tabi öteki tarafa hiç bulaştırma…ben kendi telefonumu kullanmayacağım da kesin”, Sami: “Okey tamamdır”.
Şekip Mosturoğlu, Sami Dinç’ten, Sezer Öztürk’ü arayıp Ümit Karan tarafından teşvik için kendisiyle görüşülüp görüşülmediğini teyit etmesini istemektedir.
21.04.2011 günü saat:21.49’da Sami Dinç’e Sezer Öztürk’ün gönderdiği mesajda(tape:1860);
“05377186254” yazdığı.

Gökçebey
08.11.2012, 09:59
Sanık Sami Dinç savcılık ifadesinde; “Burada şunu da söylemek istiyorum. Yıllardır kulüple içli dışlı olmamdan ötürü Aziz Yıldırım'ı yakından tanıma fırsatını buldum, kendisi eğer şampiyonluk gitse, takım hedeften kopsa bütün planlarını, bu bağlamda transfer çalışmalarını askıya alabilecek yapıda bir insandır. Bana okuduğunuz 21.04.2011 günü Sezer ile yaptığım görüşmede bu içeriktedir. Ben Sezer'e transferin birazda Trabzon maçına bağlı olduğunu ima ederken bunu kastettim yoksa Trabzon maçına asılsınlar amaçlı söylenmiş bir söz değildir” şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık bu beyanı ile esasen açıkça Sezer’den Trabzon müsabakasında Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak bir oyun çıkarmasını istemektedir. Çünkü, kendisinin söylediği gibi, transfer olması için, Fenerbahçe’nin şampiyon olması gerekmektedir. Zira Fenerbahçe şampiyon olmazsa, sanık Aziz Yıldırım başkanlığı bırakmayacağına göre, prensipleri gereği transfer çalışmalarını askıya alabilecek ve bu bağlamda Sezer’den de vazgeçebilecektir. Sanık Sami’nin, bu konuya dair 1858 nolu tapede geçen görüşmede Sezer’e ne demek istediği, normal zekaya sahip herkesin yorumsuz şekilde anlayabileceği kadar açık ve nettir. Buna göre, Sezer’e yönelik transfer vaadi ile teşvik suçunu işlediği sabittir.
Yine sanık Sami Dinç aynı savcılık ifadesinde; “Benim o dönemde hatırladığım Şekip bana, “Sezer'i ara Ümit Karan kendisine sıra dışı bir konuşma yapmış mı diye sor” demişti. Ben de arayıp sordum. Ancak bu o dönemde Trabzon’un şike amaçlı para gönderme mevzuları gazetede geçiyordu o amaçla olduğunu tahmin ettim. Sezer'de gece bana dönüp hayır dedi” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu beyanı ile, transferi düşünülen Sezer’in de, teşvik kapsamına alınıp alınmadığı, bu işi organize eden Ümit Karan tarafından kendisi ile konuşulup konuşulmadığını öğrenmek çabası anlaşılmaktadır.

Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 22.04.2011 günü Eskişehir’de oynanan Eskişehirspor–Trabzonspor futbol müsabakası öncesinde, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün, Eskişehirsporlu futbolcu ve teknik adamlarla yakın irtibat halinde oldukları, müsabakadan önce Eskişehirspor futbolcusu Sezer Öztürk'e Şekip Mosturoğlu’nun talimatı ile Sami Dinç tarafından transfer teklifi götürüldüğü ve transferin Trabzon maçına bağlı olduğu belirtilerek transfer vaadiyle teşvik teklif edildiği, ayrıca İlhan Ekşioğlu’nun talimatı ile Ali Kıratlı tarafından Şükrü Ongan’ın da yardımıyla Eskişehirsporlu futbolcu Ümit Karan ve Fenerbahçeli yöneticiler tarafından kendisine “BİZİMKİ” denilen teknik direktör Bülent Uygun’a teşvik teklif edildiği ve anlaşmanın sağlandığı ve müsabaka sonrasında da vaat edilen paraların alındığı, şu hale göre suç örgütü lideri Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden sanıklar İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Sami Dinç ve Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun teşvik eylemi içerisinde aktif olarak faaliyet yürüttükleri anlaşıldığından, ayrıca sanıklar Bülent Uygun, Ümit Karan ve Şükrü Ongan’ın kendilerini kurtarmaya dönük, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmeyerek cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.
Sanıklardan Şükrü Ongan’ın doğrudan teşvik eyleminin tarafı olarak süreç içerisinde yer almayıp, sanık Ali Kıratlı’nın teşvik eylemindeki rolünü ve kastını bilerek, teşvik anlaşmasının diğer tarafları Bülent Uygun ve Ümit Karan arasında irtibat sağladığı ve bu şekilde suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldığından hakkında TCK'nın 39/2-c maddesinin tatbiki suretiyle ceza tayinine gidilmiş, hükmolunan sonuç ceza itibariyle “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına” karar verilmiş olması karşısında, 6259 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi 6222 sayılı Yasa lehine olduğundan bu şekilde uygulama yapılmıştır.
Sanık Sezer Öztürk hakkında teşvik suçundan kamu davası açılmış ise de, adı geçen sanığın M. Şekip Mosturoğlu’nun talimatı ile Sami Dinç tarafından transfer vaadi ile yapılan teşvik teklifini kabul ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığından beraatine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar sanıklar Zafer Tüzün ve Muhammet Şenyüz haklarında teşvik suçundan kamu davası açılmış ise de, suçlamayı reddeden savunmalarının aksine yüklenen suçtan cezalandırılmalarına yeter kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmiştir.

Bu bağlamda şike faaliyetine ilişkin iletişim tespiti tutanaklarına bakıldığında:
24.04.2011 günü saat:15.40’da Sami Dinç’i Erdem Konyar’ın aradığı görüşme(tape:3677);
Erdem: “Geldim ben şeye geçiyorum otele geçiyorum,..Pointteyim istersen gel ...”, Sami: “…Yarın görüşürüz artık Erdem ya bugün şimdi şey yapmayalım maçta var çünkü akşam biliyorsun”,.. Erdem: “O Garantibank’tan şey Emanuel de burada ona bir şey açabiliriz bir banka hesabı”, Sami: “Ee ben ama şeye vekaleten açamam onu”, Erdem: “Biz o da burada kendisi burada” dediği, Sami’nin açabileceğini söylediği.
25.04.2011 günü saat:14.27’de Sami Dinç’in Ali Kıratlı’yı aradığı(tape:3678); görüşmenin gerçekleşmediği; Sami Dinç’in; telefon açılmadan arka planda Erdem Konyar’la konuştuğu ve: “Daha bir gelişme yok onu konuşacağım ... ha geliyor ...şey yapsın ya ağrım var falan deyip oynamasın ya, ya da bom bok oynasın,…bi daha, dayanamaz gol atar sıçarız hep beraber olmaz yani” dediği .
Söz konusu tape, duruşma sırasında dinlenilmiş, Sami Dinç’in arka planda konuştuğu kişinin Erdem Konyar olduğu bizzat Mahkememiz heyeti tarafından tespit edilmiştir.
30.04.2011 günü saat:16.41’de Şekip Mosturoğlu'nun Sami Dinç'i aradığı görüşme(tape:2602);
Şekip: “Bir şey soracağım sana akşam akşam gidecek misin Reynaya”, Sami: “Yok gitmeyeceğim artık abi o gün konuştuk ya ters anlaşılır”, Şekip: “O arkadaşıyla da konuşsaydı keşke”, Sami: “Bak bu sefer anlamadım abi ...bu sefer dediğini anlamadım”, Şekip: “Ya senin misafirin var ya yurt dışından gelen…o 3. arkadaşımızla konuşsaydı keşke", Sami: "He he he he anladım,…sen eve gidiyorsun değil mi,…eve gittiğinde bir çaldır da abi konuşalım ya".

Gökçebey
08.11.2012, 10:03
01.05.2011 günü saat:20.58’de Şekip Mosturoğlu'nun Sami Dinç'i aradığı görüşme(tape:2616);
Şekip: "Bu senin kuzen Erdem burada mı", Sami: "Gitmiştir herhalde maça gidecekti…yarın ya onların maçı", Şekip: "Yarın sabahleyin mutlaka konuşalım tamam mı seninle…dur ev telefonunu ver ben seni buradan arayayım bir dakika" , Sami: "Black atayım istersen Blackberry’den", Şekip: "Mesaj at ben oradan arayayım seni".
01.05.2011 günü saat:21.43’te Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1879);
Sami:“Sen maça mı gideceksin”, Erdem: “Gidebilirim ama belki gitmem başkanla görüşeceğim,…Ankara’da”, Sami: “Yo bi şey olmadı bi şey olmadı da şey ee daha önce konuştuğumuz mevzuda bir sıkıntı yok herhalde”, Erdem: “Yo herhangi bir sıkıntı yok”, Sami: “Bi hatırlatayım dedim yani sana burdan konuşmaya zaten gerek yok,…hemen geçiyorsan otele bi ara beni otelden”.
01.05.2011 günü saat:23.00’da Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1880);
Sami: “Aramadın” , Erdem: “Şimdi girdim otele” .
01.05.2011 günü saat:23.03’te Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1881);
Sami: “Aman bak dikkat et belam s. ha Erdem tamam”, Erdem: “Abi ben ne yaparım”, Sami: “.. si...ilirim yani bak ..sen ne yapayım yok abi si…ilirim yani söyleyim sana çok sıkıntı yaşarız yani tamam mı ne yapayım deme yani artık top sende yani bu senin sahandaki top çok ciddi söylüyorum bak valla yani çok ciddi zarar verirsin yani bana çünkü söyledik yani tamam mı” .
Sami, Erdem Konyar’dan, menajeri olduğu Karabük futbolcusu Emenike’yi Fenerbahçe müsabakasında oynamaması ya da oynadığı takdirde kendi ifadesiyle “bom bok” oynaması için ikna etmesini aksi takdirde bundan ciddi zarar göreceğini söyleyerek Erdem üzerinde baskı kurmaya çalışmaktadır.

02.05.2011 günü saat:20.43’de Şekip Mosturoğlu’nun telefonundan Sami Dinç'in Erdem Konyar'ı aradığı görüşme(tape:2621);
Sami: "Durumunu bir öğrenip bana haber verir misin", Erdem: “Maçta değilim ben", Sami: "Maçta değilsin sakatlanmış da seninki", Erdem: “Biliyorum", Sami: "Tamam biliyorsun ne oldu onun durumunu bir ögrensene bakalım nasıl sakatlığı ağır mıdır değil midir nedir…sen bana bilgi ver".
02.05.2011 günü saat:20.55’de Şekip Mosturoğlu’nun telefonundan Sami Dinç'in Erdem Konyar'ı aradığı görüşme(tape:2622);
Sami: "Ne oldu abi öğrenebildin mi", Erdem: “Yok öğrenemedim çünkü herhalde daha ordadır", Sami: "Ama oyundan alınmadı mı", Erdem: “Alındı da telefonu yanında degil herhalde", Sami: "Anladım ağır bir şey yok o zaman…anladım okey tamam kontrolünün altında olsun", Erdem: “Aynen merak etme sen… bundan rahat konuşamayız ama yani ben o zaman ben ... arayım veya", Sami: "Sen şey yap mesaj at buraya ben ararım".

Gökçebey
08.11.2012, 10:03
Emenike’nin sakatlanmasında bu acil merak söz konusu futbolcunun transfer edilmesi düşünüldüğünden durumu hakkında bilgi amaçlı olmadığı kesindir. Zira, müsabakayı seyreden ve esasen sakatlığının ciddi olmadığını söyleyen bizzat Aziz Yıldırım’ın kendisidir. Bu, Şekip’e telefonda söylediği “sakatlandı ama şeyinde kaburgasında ama hiçbir şey yok ki çıktı salak” sözlerinden anlaşılmaktadır. Şu hale göre sakatlık durumunu merak; Sami Dinç’in, Erdem Konyar’a söylediği “şey yapsın ya ağrım var falan deyip oynamasın ya, ya da bom bok oynasın” sözlerindeki “ağrım var deyip oynamaması” ihtimalinin hayata geçirilmesi düşüncesidir. Bu nedenledir ki bu sırada şehir dışında (Ankara’da) olduğu anlaşılan Erdem, Sami Dinç tarafından bu düşüncenin icrası için Türkiye’ye çağrılmaktadır.
02.05.2011 günü saat:22.07’de Şekip Mosturoğlu/Sami Dinç'i Erdem Konyar'ın aradığı görüşme(tape:2626);
Erdem: “Sami orda mı" (Şekip telefonu Sami'ye verir), Erdem: “Ben gidiyorum yarın şimdi", Sami: "Tamam git ara o zaman beni ara bekliyorum".
02.05.2011 günü saat:23.06’da Ş.Mosturoğlu’nun telefonundan S. Dinç'in E.Konyar'ı aradığı görüşme(tape:2627);
Erdem: “Oteldeyim de ben seni buradan arayayım mı yoksa sen beni ara", Sami: "Senin hattın var mı elinde…sabit varsa 30 saniye sonra ara oradan…deminki numaradan ara beni", Erdem: “Şey numarası şöyle bu çocukların odası", Sami: "Ne demek çocukların numarası ne demek cep telefonu mu yine", Erdem: “Yok ... kaldığı oda numarası", Sami: "Tamam ya bir şey olmaz otel odasından ara ara…o demin ki numarayı 212’li numarayı".
Sanık Sami Dinç’in, Erdem Konyar ile ısrarla cep telefonu dışında sabit hattan görüşme istek ve ısrarı, görüşme içeriğinin transfere dönük değil şike amaçlı olduğunu bir başka göstergesidir.
03.05.2011 günü saat:11.06’da Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1883);
SAMİ DİNÇ : Erdem
ERDEM KONYAR : He
S.D : Uyuyor musun abicim
E.K : Yok telefondaydım
S.D : Şimdi şöyle bak ciddi sıçmış durumdayız Erdem si..ilmiş durumdayız bu boku temizlememiz lazım başkan ebemi si..ti benim sağ ol çok teşekkür ediyorum yani
E.K : Tamam
S.D : Yani çok ciddi sıkıntıdayız yani şuan ne bok yiyorsan ye bu gün akşamda dön ben yarın İngiltere’ye gidiyorum sen de mi gidiyorsun İngiltere’ye
E.K : Evet
S.D : Türk hava yolları ile mi gidiyorsun
E.K : Aynen 7:55 uçağı
S.D : Türk hava yolları mı
E.K : Aynen sabah
S.D : Tamam sabah aynı uçaktayız o zaman seninle ben daha önceden bir planım vardı benim orada bir gece kalacağım yarın gece kalacağım
E.K : Ekonomi misin Bussines class mı gidiyorsun
S.D : Yok ekonomiyim canım ne gereği var
E.K : Yan yana otururuz o zaman ya
S.D : Şeyde var Ömer de var
E.K : Tamam bir şey değil
S.D : Sabahleyin o zaman erken gel ... yanımızda ol yani sen her halükarda akşam bana geliyorsun abi yarın Ömer varken konuşamayız o mevzuları kaçta burada olacaksın
E.K : Ya bak böyle bir şey yapalım o zaman arabayla bir durum var tamam mı
S.D : Erdem hiç bir durum yok abi bak bu gün gel bu gün konuşmamız lazım
E.K : Ya dinler misin beni ya bir dakika dinle beni ya bir dakika bir şey söyleyim sana dinle beni tamam ben dün gece konuştum mu senden sonra zamanım oldu konuştum hiç bir sıkıntı yok yani sana anlatınca herkes rahatlayacak
S.D : Abi ama ben şuan anlatmadığım sürece hiç rahat değilim bir anlatamıyorum çünkü anlatacak bir bokum yok elimde şuan iki şuan dediğiniz bir şey olmamış durumda o yüzden güvenmiyor abi bak bu tip şeylerde çok önemlidir ben sana son gün telefon açıyorum bu sebeple sen bir şey değiştiyse o gün sıkıntı çıktıysa bana haber vermelisin ki ilk olay olmadan benden duysun ve sen aradaki farkı görmüyorsun yani bunu işi normal ilişkiler gibi düşünüyorsun değil a..ına koyayım ve şuanda güvenmiyor
E.K : Tamam anladım ben de normal anladım abi şimdi anlatırsam bir sıkıntı olmaz diye düşünüyorum
S.D : Abi sıkıntı oldu zaten sıkıntı yani beklenen başka bir şeydi başka bir şey oldu şuan sıkıntı zaten oldu
E.K : Anladım
S.D : Yani si..ildi abi yani burada ağzıma sıçtınız abi yani
E.K : Gerçekten şeyi var ADAM ONU KULLANARAK ÇIKTI Kİ öyle yapsın diye
S.D : Abi AMA DEĞİŞİYORSA PLAN BANA HABER VERECEKSİN ABİ
E.K : Tamam yani
S.D : Çok zor değil a..ına koyayım bir tane mesaj at ya ne olacak yani
E.K : O diyor zaten sözünde duruyor zaten bir sıkıntı yok
S.D : Abi sözü hayır abi sözünde şuanda durmuyor dünkü sözü başka bir şeydi sözünde durmuyor rezil olduk abi vallahi rezil olduk ya si..tin attın yani abi bir tane bir şey istedik a..ına koyayım si..ildik abi aptalca bir şey oldu
E.K : Allah aşkına ya ÖYLE BİR ŞEY ANLATINCA ANLAYACAKSIN ZATEN
S.D : Abi anlat o zaman bul bir tane a..ına koyayım AL BİR TANE TELEFON KARTI ARA BENİ ANKESÖRLÜ TELEFONDAN ABİ yani sen de Uganda da değilsin ki Ankara’dasın ya vallaha bak sinirleniyorum ama ERDEM YANİ GİT A..INA KOYAYIM OTEL ODASI KİRALA GEREKİYORSA OTELDEN ARA BENİ
E.K : Tamam şey arkadaşımın telefonundan arayabilir miyim seni
S.D : ARKADAŞININ TELEFONUNDAN DEĞİL ABİ SABİT BİR HATTAN ARA GİT a..ına koyayım KOMŞUNUN BİRİNİN KAPISINI ÇAL VER 100 LİRA 5 DAKİKA TELEFONLA KONUŞACAĞIM DE GEREKİYORSA(BAĞIRARAK KONUŞUYOR)
E.K : Tamam
S.D : Yani bu kadar uzatmayı da anlamıyorum abi bul bir yerden ya
E.K : Tamam ya tamam anladım tamam
S.D : Tamam bekliyorum ara
E.K : E tamam şimdi ... gidiyorum tamam
S.D : Tamam

Erdem Konyar’ın “ Gerçekten şeyi var ADAM ONU KULLANARAK ÇIKTI Kİ öyle yapsın diye” sözünden Emenike’nin oyundan bilerek sakatlık numarası ile çıktığı, Sami’nin de “AMA DEĞİŞİYORSA PLAN, BANA HABER VERECEKSİN ABİ” diyerek aralarında yapılan planın, Emenike’nin Fenerbahçe müsabakasında oynamaması değil, kötü oynaması şeklinde olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Sami Dinç açısından Emenike’nin menajeri Erdem Konyar’a şike teklifi yapıldığında hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak Erdem Konyar’ın, Emenike’nin daha önceden alınan karar gereği sakatlanma numarası ile oyundan çıkacağı bilgisine önceden vâkıf olmadığı yönünde Mahkememizde bir vicdani kanı oluşmuştur. Şöyleki; Sanık Aziz’in, Emenike’nin sakatlanarak oyundan çıktığını bildirmesi üzerine başlayan telefon trafiğinde, 2621 nolu tape’de Sami, Erdem’e “nasıl sakatlandı ağır mıdır değil midir nedir” diye sorduğunda Erdem, “tamam abi öğreneyim” şeklinde cevap vermektedir. Daha başında böyle bir numara ile oyundan çıkacağını bilen Erdem’in, öğrenecek bir şey olmadığını, bu yapılanın planın bir parçası olduğunu söylemesi gerekirdi. Oysa aksine Erdem, Emenike’nin sakatlığının ciddiyetini araştırmak için çaba içerisine girmektedir. 2622 nolu tapedeki “yok öğrenemedim herhalde daha oradadır, yok beline olmuş beline, arkadaşım vardı benim gördü pozisyonu, dedi çok ciddi bir şey görünmüyor dedi” sözleri de bu çabanın bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir.
03.05.2011 günü saat:12.28’de Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1887);
Sami: “Ee şeyi söyleyeceğim seninle demin konuştuğumuz hikaye ile ilgili olarak hiç bir şey ikna olduğu yok..yani hiç bir ee güven vesaire kalmış durumda değil,…yani çok kötü durumda yani şuan her şey çok sinirliler tam tersi olduğunu düşünüyorlar çünkü”, Erdem: “Ya sen merak etme”, Sami : (çok ciddi olduğunu ve ufak tefek bir şey olmadığını belirttikten sonra) “He sen burada olmayacaksın maç zamanı,…Erdem bir daha dönme abi çok açık söylüyorum yani bu kadar önemli bir şey varken ..olup gidiyorsan abi bir daha dönme abi”.
Sami, Erdem’e “çok kötü durumda yani şuan her şey çok sinirliler tam tersi olduğunu düşünüyorlar” derken, Fenerbahçe lehine şike yapan sanıkların, Trabzonspor tarafından teşvik girişiminde bulunduğunu düşündüklerini ima etmektedir.
03.05.2011 günü saat:13.03’te Erdem Konyar’ın, Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1888);
ERDEM KOYAR : Alo
SAMİ DİNÇ : Efendim Erdem efendim
E.K : Ha yarın erkenden gidelim orada konuşalım her şeyi olur mu
S.D : Abi orada konuşacak hiç bir şey Erdem gerçekten çok sinirliyim öyle böyle değil ve YEMİN EDİYORUM SANA YA ÇOK PİŞMANIM BU İŞE GİRDİĞİM İÇİN ABİ

E.K : Tamam bende sana her şeyi anlatırım bir sıkıntı yok ... sana
S.D : Tamam ... sıkıntı var a..ına koyayım abi dün s..ktin attın bizi ya ne demek sıkıntı yok
E.K : Tamam her şeyi ... niye ya ya
S.D : Ya s..ki... ya sonuç olarak bu tarafta ... hata bu
E.K : Tamam telafi ... bir şey var ya bu sıkıntı değil
S.D : E sen telafi etme gibi bir durumu yok artık bunun ya telafi etme şansın yok
E.K : ...
S.D : Ben hop oturup hop kalkıyorum sen gidiyorsun İngiltere ye
E.K : Ya bir sıkıntı
S.D : Ya Erdem siktir git abi bir sıkıntı yoktu sen sıkıntı yok olarak bil o zaman abi
E.K : Ha bak dinle beni ya dinle be gerçekten dinle beni ya ben biliyorum ne olduğunu O da onu hallediyor yani bi ... orada bi sorun yok yani
S.D : Erdem ben dün bi söz aldım ve o söz yerine gelmedi abi bu kadar basit olay ve beni rezil ettiniz abi
E.K : Tamam
S.D : E bravo yani bana verebileceğiniz en büyük zararı da verdiniz çok teşekkür ediyorum yani
E.K : E tamam o zaman hatta biz ... düzelmez mi yani diyorsun
S.D : Abi benim içinde hiç bir şey düzelmeyecek Erdem ağzıma sıçtın ya dahası var mı
E.K : Ya hatta düzelir tabi ki sen onu ...
S.D : Abi hiç bir s..kim düzelmeyecek sen hala gidiyorsun İngiltere ye dönme a..ına koyayım bir daha
E.K : Yok yok ya dinlemiyorsun beni ya ...
S.D : Hayır dinleyecek bir şey yok aynı şeyi söylüyorsun Erdem
E.K : ADAMIN KIZ ARKADAŞI GELİYOR zaten her şey konuşuldu adamla ama her dakika telefonda
S.D : Ya Erdem, Erdem her ne bok konuşulduysa konuşuldu sen gidip onun yanında yaşayıp bunun temin etmek varken gidiyorsun a..ına koyayım İngiltere ye
E.K : Ya o tamamdı garanti veriyorum ya olmazsa o o zaman ...
S.D : Emre ay Erdem hiç bir şeyin garantisi yok abi ne bok yiyorsunuz yiyin abi gidin kendinize kulüp arayın a..ına koyayım abi tamam ben kapatıyorum abi
E.K : Niye öyle bir şey ya bir dakika niye öyle bir şey diyorsun ya
S.D : Erdem bıktım çünkü ya bıktım ya
E.K :Tamam öyle bir şey ...
S.D : Bir işin sorunsuz olsun ya
E.K : Tamam ama öyle bir şey yok ama yani belki öyle bir şey olursa tamam ama öyle bir şey yok
S.D : Erdem bıktım diyorum bak hepsini siktir et bıktım ya
E.K : Ya öyle bir şey
S.D : Bıktım
E.K : Öyle bir şey yok bende onu anlatmaya çalışıyorum ...
S.D : Erdem ben neyin var olup neyin yok olduğunu umursamıyorum dün ağzıma sıçtın diyorum daha açık konuşabilir miyim
E.K : Hayır daha açık konuşamazsın bende sana anlattım mevzuyu bu ...
S.D : Tamam her ne boksa mevzunun benim için hiç bir önemi yok abi
E.K : Ya ...
S.D : Hiç bir önemi yok olan mevzunun
E.K : Ya bir şey ... lütfen yarın sabah biraz erken gel orada konuşalım başka bir şey ...
S.D : Erdem ben benim Ömer oradayken konuşacak hiç bir şeyim yok bu mevzu da
E.K : Tamam Ömer ile beraber mi geliyorsun oraya
S.D : Aynen öyle evet
E.K : Niye ayrı gelmiyorsun
S.D : Niye ayrı geleyim şoförle geleceğiz
E.K : Tamam ayrı gel söyle ki bi bir şey oldu bilmem ne
S.D : Ben Erdem planımı programımı ona göre yapmışım Erdem ben benim yarın bu konuda konuşacak hiç bir şeyim yok abi senin yolun açık olsun abi İngiltere de itiyorsan hiç dönme istiyorsan 1 hafta sonra dön hiç fark etmez abi benim için sen bu olayda benim anam s..kilmiş sen gelmişin hala da yok programım bilmem ne diyorsun hiç umurumda değil abi bir daha da konuşmamıza gerek yok seninde yolun açık olsun benimde yolum açık tamam Erdem
E.K : Ya tamam öyle bir şey deme ya yani sinirle konuşuyorsun düşünmüyorsun
S.D : Abi bak sinirliyorum diyorum ama sana sinirliyim diyorum ve bu geçmeyecek hiç bir zaman sana karşı
E.K : Bak düşünmüyorsun konuşurken düşünmüyorsun şunu bil ki
S.D : Erdem ben ne düşüneceğimi ne düşünmeyeceğimi iyi biliyorum sana kalmadı onu söylemek
E.K : Bak bunu söylüyorum sana sinirlisin anladın mı sen ... bir şey söylüyorum
S.D : Erdem bu sinirim sana karşı diyorum bak benim şuan ki tamamen sana karşı ve hiç bir zaman geçmeyecek diyorum
E.K : Ya öyle bir şey olur mu Allah aşkına lütfen öyle şey söyleme daha
S.D : Erdem çok açık söylüyorum bu değişmeyecek şeyler söylüyorum şuan yani hiç bir zaman tamam mı abiciğim sen istediğini yap istediğini yere git hiç beni ilgilendirmiyor abi hala daha gelmişin bilmem nereye gideceğim kalacağım diyorsun hiç umurumda değil abi ne bok yiyorsun ye
E.K :Ya beni dinlemiyorsun ya daha ... yani 20 dakika veremez misin 15 dakika başka bir şey istemi...
S.D :Erdem ben sana sabahtan beri kaç 1 saat oldu herhalde konuşalı yani ne 15 dakikası anlamadım
E.K :E tamam o rahat konuşamıyoruz işte
S.D :Erdem nasıl konuştuğun konuşmadığın umurumda değil ben son derece rahat ve çok açık konuşuyorum sana
E.K : Ya burada bir sıkıntı ... telafi olur ondan sonra her şey düzelir ben onu söylüyorum
S.D : Erdem sen sen hala daha kendi kendine bazı kararları veriyorsun abi sen kendi kendine karar ver kendi kendine yap a..ına koyayım ne yapıyorsan
E.K :Ne kendi kendime yapayım ya ...
S.D :Bak ben sana sıkıntının çoktan doğduğunu söylüyorum sıkıntı çoktan doğdu ve hiç bir zaman telafi edilmeyecek
E.K :Niye
S.D :Ya ben bir söz verdim ve gerçekleşmedi bu kadar yani nokta artık bundan sonra ne bok yiyorsa yesin a..ına koyayım hiç umurumda değil
E.K :Başka ...
S.D :Hiç umurumda değil Erdem istediğini yapsın hiç umurumda değil
E.K :Ya adam ne şey aynı noktaya geliyor aynı sonuç olacak ...
S.D :Abi bak beni sonuç ilgilendirmiyor ben dün bir söz verdim ve o gerçekleşmedi beni bu ilgilendiriyor Erdem umurumda değil diyorum bak bundan sonra ne yaptığı hiç bir şeyde vermesine gerek yok yapmasına da gerek yok ne bok yiyorsunuz abi ikiniz de ağzıma sıçtınız ne bok yiyorsunuz yiyin abi tamam bu kadar
E.K :Ya sen niye öyle diyorsun Allah aşkına
S.D :Abi bak çok açık söylüyorum niyesi niyesini de açık söylüyorum sonucunu da açık söylüyorum
E.K :Ya ...
S.D :Bıktım ya Erdem bıktım ya bin tane derdim var bir tane sözünüzü yerinize getirin ya yeter ya e ben bunlara üzülmek zorunda mıyım ya
E.K :Ya Allah aşkına ya ben ...
S.D :Ya yeter abi valla yeter sıkıldım Erdem sıkıldım
E.K : Tamam bende sıkıldım benim içinde kolay bir şey değil bu
S.D : Ne kolay değil ya o zaman yapamıyorum diyeceksin ne kolay değil
E.K : Yok yani burada bir şey yok yani o adam dedi ki böyle böyle sonuçta
S.D : Abi bak sen onu kontrol edemiyorsan o zaman kontrol edemiyorum diyeceksin Erdem
E.K : Yok ediyorum
S.D : Bir boku bir boku yiyeceğim diyorsan onu yerine getireceksin
E.K : Tamam ediyorum diyorum bende bir ... onu hallederim ...
S.D : Erdem hiç bir boku hallettiğin yok Erdem ya sen git abi İngiltere de ne bok hallediyorsan orada hallet
E.K : Ya bir şey söyleyeyim ... senin şuan da sinirlendiğin nokta ki gelmiyorumdur anladın mı şuan senin nokta odur bende sana bunu söylüyorum orada bir sıkıntı yoktur ...
S.D : Erdem ben benim için artık ne olursa olsun bir sıkıntı çoktan var ve doğdu artık daha fazla hiç bunu konuşmaya gerek yok ne bok yiyorsunuz yiyin abi tamam
E.K : Tama bak biz sabah konuşmadık mı ...
S.D : Abi bak bak
E.K : Biz ... konuşmadık mı
S.D : Sen benim ne sıkıntı yaşadığımı anlayamıyorsun herhalde
E.K : Anlıyorum anladım tabi ki
S.D : Anlar gibi davranmıyorsun o zaman Erdem
E.K : Yo tamam anlıyorum aman yani anlıyorum ama çözümü yapıyorum sen daha ...
S.D : Bak ya işin içine sıçıldıktan sonra çözülecek hiç bir şey yok abi benim için bitti ben kendim aradım ben benim tarafımda bitirdim ben hiç şeyi kontrol edemiyorum dedim O PARAYI DA VERECEK DEDİM bitti benim abi
E.K : Öyle
S.D : Tamam ben kendim o
E.K : Ya öyle bir şey
S.D : Benim için bitti yani abi
E.K : Öyle bir şey diyemeyiz ki öyle bir şey diyemeyiz
S.D : La diyemeyiz diye bir şey yok benim elimde ki evraklarla ben onları almasını bilirim abi sen rahat ol
E.K : Ney
S.D : Öyle bir şey diyemeyiz diye bir şey yok sen dedin bitti yani
E.K : Ya ... bir dakika ya sen şimdi beni mi s..kiyorsun yani burada anlamadım ne olduğunu
S.D : Ben ben hiç kimseyi s..kmiyorum ben bir söz karşılığında bir şey yaptım o söz yerine gelmediyse ben gereğini yapıyorum ben hiç kimseyi s..kmiyorum sen beni sikiyorsun
E.K : Ben seni s..kmedim
S.D : Sen beni s..ktin attın yani sen beni s..ktin attın Erdem yeter yani
E.K : Allah aşkına ya Allah aşkına
S.D : ... ciddi söylüyorum bıktım ya valla bıktım ya
E.K : Ya bak bir şey söyleyeyim sana bir dakika öyle bak burada anlaşma var her şey var anladın mı bu bitmedi ki sen kendin söylüyordun
S.D : Bizim için her şey bitti abi tamam bizim her şey bitti abi
E.K : Sizin için derken
S.D : Ben verdim abi ben kendi raporumu verdim abi bende çıktım bu işten de
E.K : Ney nasıl yani
S.D : Bitti abi her şey bizim için bu kadar
E.K : Nasıl anla anlamadım
S.D : Ne yaparsanız yapın yani abi bundan sonra
E.K : ...
S.D : Getirin paşa paşa abi getirin paşa paşa abi bir hafta sonra ne aldıysan ver abi tamam
E.K : Nasıl ben bir hafta getireyim ben
S.D : Abi bi onu ben bilmem Erdem o zaman yaparken düşünecektin o zaman
E.K : Ya yapamam ben he o gücüm yok ki bende
S.D : O zaman var gibi davranmayacaksın abi
E.K : Ya var gibi de davranmıyorum onlar ... ... ben onu nereden bulayım öyle bir baskı altına ... hayatımda görmediğim bir şeyi yapmaya çalışıyorum ben eskiden
S.D : Sen verdin ... o gider ...
E.K : Ya sen o e nasıl versin o da o ... işte
S.D : Erdem
E.K : Raporunu vermeye öyle bir şey
S.D : Erdem
E.K : Biz konuştuk telefonda tamam mı biz telefonda konuştuk
S.D : Erdem bunda bundan öncede konuşmuştunuz
E.K : Hayır bak
S.D : Ben seni aramadım mı pazar günü
E.K : Ya dinle beni 1 dakika ya 1 dakika beni dinle ben seni telefondan aradım doğru mu daha evvel sana söyledim ki böyle böyle sen dedin tamam bana söyle 1 mi 2 mi dedin e tamam onunla gidiyoruz işte
S.D : Erdem sen nasıl yurt dışına gidebiliyorsun ya ... bu zamanda
E.K : Tamam işte ... işte anladım onu çünkü ... oradan ben kontrol ederim kız arkadaş geliyor ... burada
S.D : Erdem Erdem
E.K : Bak beni iyi dinle bak beni iyi dinle tamam mı
S.D : Bak Erdem oraya gidiyorsan bak diyorum ki oraya gidiyorsan ister olsun ister olmasın bizim için her şey bitmiştir abi sen bu sıkıntım da benim oraya gidiyorsan bitmiştir benim için her şey
E.K : Ya bak beni dinler misin beni Allah aşkına dinler misin
S.D : Dinliyorum işte dinlediğine cevap veriyorum zaten
E.K : Tamam tamam ama ... yani bak ben sana bunu söylüyorum bu adam aslında çok insan olacak bu hafta sonu tamam BEN ADAMLA BEN ANLAŞTIM ben anlaştım tamam mı
S.D : Erdem Erdem
E.K : Bak abi
S.D : Hiç abi ya bak daha önce de 20 kere anlaştın 20 kere hiç bir sözün bu adamla ilgili yerine gelmedi Erdem
E.K : Yav geliyor merak etme diyorum daha
S.D : Hiç bir sözün gelmedi diyorum bak hiç bir sözün ve ben artık sıkıldım
E.K : Ya olmazsa o zaman olmazsa o zaman anladın o zaman ne yap diyorsan yapayım
S.D : Bak olmazsa sı yok Erdem hayır abi olmazsa sı yok ben niye bir kere daha
E.K : Olmazsa sı yok ki işin
S.D : Ben niye bir kere daha yaşayım ya ben neyin riskini alayım bir kere daha
E.K : Ya olacak çünkü ben diyorum
S.D : Paşa paşa a..ına koyayım onun yanında durursun ve hiç bir şekilde hiç bir yere ayrılmayacaksın abiciğim
E.K : Ya onu bana yaptırma çünkü adam beni dışarı yolluyor
S.D : Abi bak dışarı dışarı yollasın ister içeri alsın o beni fark etmiyor abi
E.K : Ya dün konuştuk adamla ya abi adam diyor ki burada olma ... bir de şeyde BU BAŞKAN DEDİ BANA ÇIK DIŞARI anladın mı bende onun dediğini yapmamı mıyım
S.D : Erdem Erdem ...
E.K : Ya dinle beni
S.D : Ben ne bok yiyorsan ye abi valla bak dinlemek istemiyorum Erdem çünkü aynı şeyleri söylüyorsun
E.K : Ya bak beni dinle bak bir dakika ya bi çözüme gelelim tamam ben ona söylüyorum bak biz anlaştık 1 mi 2 mi anlamadın mı orada kalsın ya sen diyorsun bu sıkıntı ... nasıl orada olmazsın o daha büyük bir sıkıntıdır orada olmam
S.D : Erdem benim benim bunun için şu an artık daha fazla kendimi riske atmama gerekli hiç bir şey yok abi
E.K : E tamam o zaman riske atma o zaman niye ya sen o zaman be bir dakika bu olay telafi olabilecek bir olaydı sen beni ateşe atıyorsun anladın mı
S.D : Hiç telafi olacak bir olay değil bu olay abi
E.K : Tabi ki telafi biz konuştuk
S.D : Sen benim ... benim sen benim ilişkimin içine sıçtın abi artık telafi olacak bir noktası yok bunun
E.K : Hayır o değil öyle bir şey yok işte öyle bir şey yok
S.D : Var işte abi var diyorum işte
E.K : Yok çünkü 1 ve 2 anlaştık biz şimdi sen böyle yapıyorsun
S.D : Abi bak ben kendim inandırıcılığımı kaybettim kendi tarafımdan tamam sen bi söz verdin ve beceremedin yapamadın yapmadın bilemem hangisi olduğunu ama yapamadın
E.K : Yapma Allah aşkına ya adam adam zaten aynı sonuca geliyor ben sana söylediydim
S.D : Hiç abi aynı sonuca gelmiyor hiç aynı sonuca gelmiyor ben sana çok açık söylüyorum ister nereye gidersiniz gidin abi hiç benim umurumda değil abi hiç yanı sonuca gelmiyor onun için daha fazla konuşmaya herek yok yani
E.K : Ya bir dakika ...
S.D : Kötü bir şey söyleyeceğim yoksa benim başka diyeceğim bir şey yok Erdem
E.K : Ya bir dakika dinler misin beni ya lütfen ya sonuçta biraz burada şeyde var yani yabancı değiliz bir birimize
S.D : Erdem hiç çok yabancıyız abi biz bu muhabbette şuan konuşuyorsan çok yabancıyız abi
E.K : Ya bak dinle beni lütfen
S.D : Benim ben sana şöyle söyleyeyim abi sen benim hayatımda ki en yabancı insansın Erdem benim çevremde hiç kimse senin beni düşürdüğün pozisyona düşürmedi
E.K : Ya sen çok kırıcısın Sami bazen bilmiyorum ben
S.D : Bak çok söylüyorum sana
E.K : Yo yo çok açık konuşuyorsun ama böyle konuşmadın 15-20 dakika evvel böyle değildi
S.D : Abi bak o abi bak inandırıcılık kaybolmuş durumda bitmiş durumda olay artık ne bok yiyorsunuz yiyin diyorum abi hiç bir önemi yok
E.K : Tamam dinle beni ya senin sıkıntın benim İngiltere ye gitmem di sen kendin onu söylüyorsun doğru mu ...
S.D : Ona da çok sinirleniyorum ona çok sinirleniyorum
E.K : İşte sinirlenme ona, bana bırak diyorum Allah aşkına lütfen
S.D : Bak hayır abi hayır abi hayır abi hiç bi ... sana ben bıraktığım hiç bir yerde hiç şey hiç bir kazancım olmadı sana bıraktığım hiç bir şey
E.K : Ya lütfen bırak ya ne demek kazancın olmadı sen büyük tabloya bak tamam
S.D : Erdem zarar görüyorum diyorum ben sen ne diyorsun
E.K : Zarar görmeyeceksin ya bırak işte halledeyim
S.D : Zarar gördüm bile diyorum ben sana sen ne diyorsun
E.K : Tamam bitmedi ama sana telafi olacak bilirim ben bilirim
S.D : Erdem Erdem o zaman sen kendini benim yerime koy karşında hiç bir verdiği sözü yerine getiremeyen insanlar olduğunu düşün ve yeniden verdikleri sözü güvenmek için bi sebep göster
E.K : Ya ben sana ne ben sana bugüne kadar her sözümü yerine getirdim ...
S.D : Hayır abi her seferinde kendi kendinize bilgi vermeden işlem yaptınız hiç bir sözünü yerine getirmedin abi
E.K : Hayır ben hayır ben orada değildim ondan sonra anladın mı
S.D : Erdem ne o nerede olduğun beni ilgilendirmiyor abi bana verilen söz beni ilgilendiriyor bu kadar
E.K : Tamam merak çünkü aynı şeye gelecek söz sözdür
S.D : Merak etmeyecek hiç bir şey yok Erdem bak sen bana hiç kimsenin vermediği kadar büyük zarar veriyorsun tamam abi bu kadar bunu bil
E.K : Tamam ama sana böyle zarar vermiyorum sana
S.D : Bak bak telafi edecek hiç bir şey yok
E.K : Var çünkü daha ... 1 ve 2 li anladın mı onu ...
S.D : Erdem Erdem bu güne kadar konuşulanlardan bahsediyorum ya ben artık yoruldum Erdem valla gerçekten uğraşamam bunlarla sen ağzıma da sıçtın bunu da iyi bil yeter ama yani yeter
E.K : Ya bir dakika beni dinler misin lütfen
S.D : Ya ne bok yiyorsun ye bir şey demiyorum a..ına koyayım ne bok yiyorsan ya
E.K : Ya dinle beni ya dinle beni tamam lütfen bak öyle yüzüme de kapama biz ... bir ara var burada bir şey var bir bağ var yani onu bir birimize saygı duyalım yani ya ben seni s..kmem ben hayatımda ben seni hayatımda s..kmem bunu bilin
S.D : Erdem sen beni sen sen beni s..kiyorsun ama sen beni s..ktin dün s..ktin sen beni Erdem
E.K : S..kmedim seni ya sen ...
S.D : Erdem sen beni dün s..ktin tamam bunu böyle bil
E.K : Öyle işte yanlış biliyorsun öyle bir şey yok
S.D : Ben ola ben olana sonuca bakıyorum Erdem
E.K : Tamam o zaman sonuca bakalım
S.D : ... ben bu olayın sonucuna bakıyorum benim bu olayda gördüğüm zararı ben sana ne diyorum benim ömrüm boyunca hiç kimse senin bana verdiğin zararı vermedi ha buysa bana şey yaptığın verdiğin karşılık tamam a..ına koyayım herkes kendi yoluna gitsin diyorum hiç bir şey demiyorum
E.K : Ya ben öyle bir şey der miyim sana Allah aşkına ya ben ...
S.D : Hayır ama sıkıldım Erdem valla sıkıldım konuşmaktan da bunları sıkıldım abi sen git ne bok yiyorsan ...
E.K : Yok
S.D : Baksana hala daha gideceğim diyorsun İngiltere ye git a..ına koyayım tamam bana anlatman gereken hiç bir şey yok abi
E.K : Ya sen bana bırakır mısın bu olayı
S.D : Hayır abi benim hiç bırakacak hiç bir olayım falan yok sana abi
E.K : Ya sen bırak sen ... git al o diyor ki kesildi o kadar sen bana bırak tamam mı bana bırak diyorum başka bir şey istemiyorum senden
S.D : Erdem bırakacak hiç bir şey yok diyorum sen adamın kıçının dibindeyken kontrol edemiyorsun oraya gittiğin zaman benim sana bırakacak
E.K : Ya onu anlamıyorsun sen kontrol ediyorum ya bir sıkıntı
S.D : Erdem Erdem hiç bir boku kontrol edemiyorsun
E.K : Ya ala alakası yok sen bak iyi bak lütfen bana bırak diyorum tamam mı bana bırak başka bir şey istemem senden
S.D : Sonuç her ne olursa olsun O MAÇ OYNANIRKEN sen Türkiye de olmazsan İSTERSE MAÇ 5-0 BİTMİŞ HİÇ UMURUMDA DEĞİL tamam hiç umurumda değil
E.K : İsterse ne
S.D : İsterse o ne yaparsa yapsın hiç umurumda değil Erdem yani tamam
E.K : Ya bir dakika bak
S.D : Ne olursa olsun hiç biri umurumda değil yani
E.K : Bak bir şey ... sana bak
S.D : İster ol ister olma bak ben bir kere söylüyorum yeter yani işim gücüm var kapatıyorum tamam
E.K : Ya bak 1 dakika 2 dakika ver bana ya 2 dakika sonra zaten kapatırım bende 1 dakika beni dinler misin ben sana sözünü vereyim orada olmamla olmam fark etmez o konuya girme benimle
S.D : Erdem
E.K : O konudur seni dürten
S.D : Erdem
E.K : Bir dakika dinle beni ya merak etme diyorum sana
S.D : Ha sen aynılarını bana pazar akşamı da söylüyorsun hiç bir bok olmadı tamam
E.K : Ya merak etme ben sana ...
S.D : Hayır merak etme diye bir şey yok Erdem, Erdem güven kazanı... şuan sen kaybetmiş durumdasın tamam
E.K : YA ADAM TEZGAHI KURDU YA ANLADIN MI
S.D : Abi ben onu bilmem Erdem ben onu bilmem
E.K : Ben bilirim ben adamla ben görüştüm bir saat sonra dedim ondan sonra dün konuştum yine bir ... yakalayamadım ki adamı yine bir yakaladım 1 saat konuştum
S.D : Erdem ... tekrarlıyorum demin söylediğim şeyi sen benim sana duyduğum güveni kaybettin tamam abi
E.K : O zaman bırak kazanayım o zaman bırak ...
S.D : Tamam ama kazanmak senin elinde ben ne bok yersen ye onu demiyorum onun yanında ben bu kadar sıkıntı çekerken bu kadar işin arasında bu kadar sıkıntının arasında sıkıntı çekerken bunun için sen siktir olup gidiyorsan yurt dışına git abi ben hiç bir şey demiyorum
E.K : Ya ... ya bir şey söyleyebilir miyim sana bak anla anlatamıyorum sana dinle beni lütfen bu
S.D : Erdem gerçekten bak başım ağrıyor valla bak konuşamayacağım
E.K : Tamam benim de başım ağrıyor
S.D : Sıkıldım Erdem
E.K : Beni de sıkıntıya sokuyorsun
S.D : Tamam girme abi hiç sıkıntıya diyorum işte
E.K : Hiç düşünmüyorsun beni de bozuyorsun
S.D : Erdem sen ne yaparsan yap diyorum a.ına koyayım ya daha ne diyeyim ya istediğini yap diyorum
E.K : Ben o zaman bir şey söyleyeyim sana ne yaparsam yapacağım tamam mı sonuca geleceğim ha bana o fırsatı ver ben söylerim burada olman gerekiyor ben bırak ben yapayım yapacağını ondan sonra yaptıktan sonra işte o zaman de ben tamam bir şey değil affettim seni olmazsa küs daha ne s..kersen beni s..k bende onu isterim senden başka başka şey değil tamam
S.D : Sen sen yurt dışına gittiğin sürece hiç bir şekilde hiç bir beklenti olma abi tamam
E.K : Tamam ama bir şey söyleyeyim sana ya dinle beni dinle beni lütfen iyi dinle ben mi bak bu adam tamam mı hallederse her şeyi tamam mı o zaman bir sıkıntı olmaz o zaman ben derim sana bak tamamdır o zaman sen bana güven ben ben bilirim ya
S.D : Erdem güvenmiyorum abi tamam bu kadar
E.K : Tamam güvenmiyorsan bırak da bırak telafi edeyim bırak sen bana bak bu şansı o zaman ... sik beni ne yaparsan yap
S.D : Erdem ben ben ne kazanacağım seni s..kten bana ne ya
E.K : Yok canım ne yaparsan yap ya ne yaparsan yap anladın mı ben bunu senden bir kere ... başka bir şey istemem ... her şeyime sahip ol bir ... s..kerim her şeyi bırakır giderim anladın sen bana güven
S.D : Şu noktada beni ilgilendirmiyor Erdem bu
E.K : Ya bak ilgilenmezsen ilgilen bak ben bunu söylüyorum ben bırak ben çözeyim bildiğim gibi tamam bırak ben çözeyim o zaman sen bana bırak başka bir şey istemem ha olmazsa o zaman at beni ateşe ne yaparsan ha ben eminim ama bana bırak tamam
S.D : Bitti mi Erdem
E.K : Efendim
S.D : Bitti mi
E.K : He bitti ama dinliyor musun anlıyor musun
S.D : Abi hiç bir şey anlamıyorum abi Erdem abi tamam abi hadi görüşürüz abi ... ...
E.K : Ya bak dinle beni tamam dinle beni tamam başka bir şey bırakmıyorsun sen lütfen bu şansı bana tanı başka bir şey istemem senden anlıyorum her şeyi merak etme tamam yarın görüşürüz
S.D : Bitti mi tamam hadi görüşürüz
E.K : Bitti anladın mı tamam
Söz konusu yukarıdaki görüşme içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, tümüyle şikeye yönelik olduğu tereddüde mahal bırakmayacak açıklıkta olduğu gibi Sami Dinç’in görüşmeyi özetleyen “Sonuç her ne olursa olsun O MAÇ OYNANIRKEN sen Türkiye de olmazsan İSTERSE MAÇ 5-0 BİTMİŞ HİÇ UMURUMDA DEĞİL tamam hiç umurumda değil” cümlesi dahi, bunun en açık kanıtıdır. Zira müsabaka oynanırken ya da 5-0 sonuçlansa dahi menajer Erdem Konyar’ın Türkiye’de olmasının, Emenike’nin transferi düşünüldüğünde hiçbir anlamı yoktur. Konuşma içeriğinde Sami’nin Erdem’den isteği, müsabaka anına kadar Emenike’nin yanında bulunması ve onu kontrol altında tutmasıdır.

Gökçebey
08.11.2012, 10:04
03.05.2011 günü saat:16.16’da Sami Dinç’i Şekip Mosturoğlu’nun aradığı görüşme(tape:1890);
SAMİ DİNÇ : Alo
MEHMET ŞEKİP MOSTUROĞLU : Sami ne haber
S.D : Ha iyidir abi sen nasılsın
M.Ş.M : İyidir KUZEN’inden bir haber var mı
S.D : Valla üç kere falan konuştum en son dediğim de Allah belanı versin senin belanı da ananı da falan diye kayıyordum en son ağladı bu telefonda yarın sabah uçakta karşılaşacağız zaten kendisiyle geri zekalının yani şey % 100 diyor bilmem ne diyor yemin ediyorum diyor ben bir daha bu işi de yapmayacağım diyor böyle bir şey olursa diyor yani aksi olursa diyor falan filan falan filan bu noktada söylediğim yani
M.Ş.M : Ama gidi
S.D : Bu noktada mümkün değil (Gülüyor) boş bırakmaz yani çocuğun üstünü ...
M.Ş.M : ... İngiltere ye gidiyor yine
S.D : Ya kalamıyorum diyor çünkü anladığım kadarıyla birazcık şey var sıkıntı var takım içinde yani başkan iyice bokunu çıkarmış Erdem Erdem i almak istemiyorlarmış şuan yanına ben gidiyorum diyor şaka gibi diyor benle birini hep yanımıza böyle vermeye çalışıyor farkındayım diyor başkan benim olmamam daha iyi diyor orda çünkü benden işkilleniyorlar diyor bu iş boku çıktı abi çok ilginç bir olay yani ben anlayamıyorum Fenerbahçe oldu mu herkes birlik abi hiç mi hiç anlayamıyorum bunu
M.Ş.M : İyi tamam
S.D : Ee şey bi şey daha söyleyecektim de sana hani ha şey aşağıda mısın sen
M.Ş.M : Hıhı
S.D : Dur o zaman bürodan arıyorum abi
M.Ş.M : Tamam
Sanık Sami, şike talimatını aldığı Şekip’e gelişmeler hakkında bilgi vermekte, biraz önce Erdem ile yaptığı konuşmanın içeriğini aktarmaktadır. Sami’nin, “birazcık şey var sıkıntı var takım içinde yani başkan iyice bokunu çıkarmış” sözünden, Şekip ile aralarında geçen konuşmanın Emenike’nin transferi ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır.

03.05.2011 günü saat:21.45’de Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1219);
Erdem: “Ee yarın bi konuşabilir miyiz”, Sami: “Hava alanında Ömer mömer tuvalete gidince konuşuruz abi yani o kadar”, Erdem: “Tamam”, Sami’nin bir gelişme olup olmadığını sorduğu, Erdem: “Var yani kötü bi gelişme yok Karabük başkanın yanındaydım şimdi,..şeyi söylediğini bana ... Ali Yıldırım girmiş yanına filan onu anlattı bana”, Sami: “Biliyorum,..çok kötü yani benim tarafımdaki çok kötü s.. ağzıma,..hava alanında belki bi dakika konuşuruz” .
03.05.2011 günü saat:23.44’de Erdem Konyar’ın Emenike’yi aradığı görüşme;
Erdem: “O sana merhaba diyor,…yarın Sami ile aynı uçakla Londraya uçuyorum, seni Ameoby’nin telefonundan arayacağım,…arkadaşın orada mı”, Emenike: “Evet”, Erdem: “Ticketrumbadaki para konusunu halletmeye çalışıyorum”, Emenike: “Sanırım ben durdurmuştum,…onu iptal edeli uzun zaman oldu,…son zamanlarda birşeyler söylemek istiyorum”, Erdem: “Emin misin, bilirsin biz hallettik,…sen İstanbul’a Point otele geldin Moby ile,…sonra Duck a gittin, nasıl biri, hatırladın mı?”, Emenike: “Erdem bir zamanlar geldim sadece yarın harekete geçelim sonra”, Erdem: “Tamam yarın bulacağım”. (Kayıt SıraNo:0000)

Gökçebey
08.11.2012, 10:05
Şekip, Sami’den aldığı bilgileri Alaeddin Yıldırım’a iletmektedir.
04.05.2011 günü saat:12.40’da Şekip Mosturoğlu'nun Sami Dinç'i aradığı görüşme(tape:2632);
Şekip: "…Bir de başkan tehdit ediyormuş bunu ne yaparsan aynını şeyde de yapacaksın diyor (Karabükspor-Trabzonspor müsabakasını kastederek) diğerinde de anladın mı…öyle değilse diyor ben diyor hem zaten iadesini sağlarım hem bu işi bırakırım diyor…bunu atmışlar oradan, ondan zaten kalmıyormuş orada yaklaşmayacaksın demiş başkan da buna hani Ali Yıldırım hikayesini söylemiş başkan… konuştuklarını söylemiş, 10 milyon demiş galiba".

06.05.2011 günü saat:14.18’de Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1221);
Erdem: “...Mail attım aldın mı”, Sami: “Gördüm Emre’ye gönderdim Emre bakıyor hallediyor Emenike ile konuşuyor seni bırakıyormuş Emenike” , Erdem: “Yok öyle bir şey yok ya,..bu olaylar çözülmezse tabiki bırakır ben de bırakırım yani haklı adam bu olaydan gerçekten bir dava açılsın yani ...öyle değil mi”, Sami: “Ya sonuç olarak işte şey senin burada olman gerekiyor oralarda olmaman gerekiyor bu tip bir durumdayken”, Erdem: ‘ben 11-12 gibi oradayım ararım seni çünkü”, Sami: “Diğer konu ne oldu diğer konu”, Erdem: “O da tamam merak etme yanına gelince anlatırım bir sıkıntı yok”, Sami: “Tamam şeyi söyle yani ona bak özellikle söyle ona Fenerbahçe arkanda duruyor Fenerbahçe olduktan sonra hiç bir önemi yok falan filan söyle”, Erdem: “Tamam” .
07.05.2011 günü saat:13.40’da Erdem Konyar’ın Sami Dinç’e mesaj attığı(tape:1222);
“Ofise geleyim mi?” yazdığı.
07.05.2011 günü saat:13.41’de Erdem Konyar’a Sami Dinç’in attığı mesajda(tape:1223); “Bugun ofise gitmeyeceğim, simdi bir toplantıdayım, 1 saat kadar sonra cikarken arayacagim” yazdığı.
07.05.2011 günü saat:16.59’da Erdem Konyar’ı Feridun Tankut’un aradığı görüşme(tape:1224);
Feridun: “Bugün hocayla konuşmuş Emenike, ben rahatsızım oynamayacağım gibi falan laflar etmiş şimdi sen ne zaman geleceksin buraya…sen bu akşam onunla uzun uzun konuş eğer bu maçta şimdi doktorla görüştüm doktor diyor ki herhangi bir şeyi yok,..ama bu oynamazsa ben bundan sonra Antalya ve Trabzon maçında da oynatmam dolayısıyla”, (Erdem oyuncu ile görüşeceğini söylüyor) Feridun: “Görüştükten sonra bana haber ver ki ben de görüşeceğim”.
08.05.2011 günü saat:15.05’de Erdem Konyar’ı, Sami Dinç’in aradığı görüşme(tape:1225);
Erdem’in; Karabük’te olduğunu söylediği, devamında “Her şey tamam ya,..bi sıkıntı yok,..evindeyim”dediği, Sami’nin; “Anladım, var mı, şey sabit telefon” dediği, Erdem’in; “Yok yok şey etme merak etme” dediği, Sami’nin; “Zaten basın bülten... dava açacağız,..davanın girişimlerinde bulunduk” dediği, görüşmenin devamında Sami’nin; Emenike’yi kastederek “Sen çocuğa açıldı de ama yani dediğim gibi bi sıkıntı olmasın bugün” dediği.

Gökçebey
08.11.2012, 10:06
08.05.2011 günü saat:20.59’da Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape 1227); SAMI DINÇ : Efendim
ERDEM KONYAR : Ne yapıyorsun
S.D : İyidir maçı izliyorum ne yapayım sen ne yapıyorsun
E.K : İyi
S.D : Maçta mısın
E.K : Yok yok değil ya evdeyim
S.D : Anladım dikkatli olalım, söyle
E.K : Ha,... böyle kötü oynuyor ya
S.D : Anlamadım vallaha bom bok oynuyorlar ama demi
E.K : Ya çok kötü ya
S.D : Sen televizyonda izliyorsun demi
E.K : Aynen aynen
S.D : Ya yoksa radyo falan mı dedim
E.K : Yok yok...
S.D : Evinde var yani
E.K : Yok beraberiz oynuyoruz şuan
S.D : Anlamadım
E.K : Beraber şuan maçı izliyoruz
S.D : Beraber mi ha o kadro değil mi ben kadro da sandım
E.K : Yok değil değil
S.D : Ha anladım anladım, ee konuşuruz maç sonra da şeyde ee bir şey soracağım sana …
Karabük-Fenerbahçe müsabakasının oynandığı devre arasında Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı ve müsabaka hakkında yorum yaptığı, Erdem’in Emenike’nin evinde birlikte maç seyrettiklerini söylediğinde önce “anlamadım” diyerek şaşırdığı, devamında “beraber mi ha o kadro değil mi ben kadroda sandım, Ha anladım anladım” diyerek tepki verdiği görülmektedir.
Bu görüşme içeriğine göre sanık Erdem yönünden şike teklifinin kabul edildiğini kabul mümkün görünmemektedir. Zira Sami, Karabük maçı ile ilgili olarak yorum yaparken Emenike’nin maç kadrosunda olmadığını bilmemekte, Erdem’in birlikte maç seyrettiklerini söylemesi üzerine şaşırmaktadır. Sami’nin şike teklifini Erdem’in kabul etmesi ve ortada anlaşmanın varlığından söz edildiği durumda, Sami’nin bu çeşit bir tepki vermemesi gerektiği izahtan varestedir.
08.05.2011 günü saat:20.00 de başlayan müsabaka, Fenerbahçe’nin 1-0 galibiyeti ile sonuçlanmıştır.
Müsabaka sonrası aşağıdaki tapeler Emenike’nin Fenerbahçe’ye transferi ile ilgilidir.
24.05.2011 günü saat:15.23’de Erdem Konyar’ın, Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1232);
Erdem: “Geliyor musun”, Sami’nin;geleceğini söylediği, Erdem: “Bir şey soracam sana,..şey bu çocuğun içerdeki paraları alacak mı bunlar,..çocuğun içerde parası var ya maaşı filan”, Sami: “Karabük’de,..dün söylediğin şey mi dünkü”, Erdem: “Bi de maç başı bi de şeyleri işte maaşı,..17 bin euro maaşı var”, Sami: “Ben sana maç başı diye sormuyorum ki abi yani ben sana ne kadar alacağı var diye soruyorum”, Erdem: “Tamam onları hallederiz ama de mi”, Sami: “Kesin de mi 9, yarın 9’da burada”, Erdem: “Tabi, tabi şimdi konuştum çocukla”.
24.05.2011 günü saat:16.33’de Şekip Mosturoğlu'nun, Sami Dinç'i aradığı görüşme(tape:2609);
Şekip: "Serkan abiyi ara organize edecek", Sami: "Öyle mi yani şey mi kulüp" , Şekip: "Hı,hı tabi,tabi", Sami: "Almasına gerek yok ama geliriz biz dedi istediğiniz yere istemediler öyle gene de yapalım mı…gece kalacak bir gün sonra dönecek", Şekip: "Berrak’ı da organize etmen lazım…fesihnameyi imzalamayacak mı", Sami: "Yarın onu da mı bitirelim ben…o gittikten sonra kalanı hallederiz diye düşünmüştüm de iyi tamam okey", Şekip: "Sen Serkan abiyle organize et hadi", Sami: "Bu arada bizim birkaç tane yani Erdil in daha önce konuşulmamış ama konuşulması gereken birkaç sorusu var", Şekip: "Tamam ben müsait olunca seni arayım".
24.05.2011 günü saat:16.40’da Erdem Konyar’ı Sami Dinç’in aradığı görüşme(tape:1233);
Sami: “Fazla telefonla konuşma konuştukça işin içine …zaten,..çok sinirliyim sana Emrah anlatmadı mı”, Erdem: “Ya Allah aşkına Sami ya ben bu işi bırakacam”, Sami: “Yaparsın,..yarın kalacağınız yeri ayarlatıyorum ben şoföre gerek yok de mi,..kulübün konukevinde kalacaksınız bu tarafta”, Erdem: “Şoföre hiç gerek yok bizim bankada işimiz var zaten”, Sami: “Fazla telefonda konuşma, iş yapma, yapınca işin içine …zaten ...orda çay kahve getirsin sana”.
25.05.2011 günü saat:11.51’de Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:2660);
Erdem: “Ben çıkıyorum nereye gelelim”, Sami: “Benim büroya gelin ya…”, Erdem: “Tamam geliyorum…”.
25.05.2011 günü saat:12.03’de Şekip Mosturoğlu’nun Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1206);
Sami: “Şimdi geliyorlar bana bizimkiler,..gizli midir saklı mıdır ya oraya mı getireyim ne yapıyoruz”, Mehmet: “Sen ofise al bütün evrakları hazırlayın orada ondan sonra ben seni yönlendireceğim”, Sami: “Haber bekliyorum o zaman senden ben yemeğe memeğe falan filan bunlarla gözükmeyeyim mi dışarıda burada mı halledelim”, Mehmet: “Orada hallet yemeği”.
25.05.2011 günü saat:17.38’de Şekip Mosturoğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:1210);
Şekip:: “Başkanım bu Emenike geldi sabahleyin,..bütün evrakları imzalattık vekaleti de aldık, şimdi otele gitti orada bekliyor,..bunu Karabük’lüler de arıyorlar şuan, şuana kadar açtırtmadık telefonunu o fesihnamenin bir tarafını da Karabük’ün imzalaması gerekiyor,..Karabük imzalamak için ama senetleri istiyor”, Aziz: “Açmasın telefonlarını tamam imzalayalım her şeyi bitirelim ondan sonra”.
25.05.2011 günü saat:17.41’de Erdem Konyar’ı Sami Dinç’in aradığı görüşme(tape:2663);
Sami: “Şimdi başkanla konuştu biz kulübe gidiyoruz başkan siz konuşmayın ben şimdi bir gelin bana bir anlatın mevzuyu ben başkana kendim haber vereceğim demiş...başkan öyle demiş ya ben arayacağım yani anlaştığımızı sizden değil benden duyacak demiş”, Erdem: “Seyit abiye hiç dönmeyim mi şimdi”,…Sami: “…Erdemcim açma telefonlarını ben söyleyene kadar”. dediğitespit edilmiştir.
2010-2011 yılı futbol sezonu sonunda Emenike’nin, Fenerbahçe Spor Kulübü’ne transferi gerçekleşmiş olup, bu transfere ilişkin Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından düzenlenen toplam 9.000.000 Euro bedelli senet fotokopileri incelenmiştir. (Kls 68, dizi 129-141)

Gökçebey
08.11.2012, 10:06
Tüm bu nedenlerle başta suç örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın bizzat tüm süreci yönetmesi yanında TCK'nın 220/5. maddesindeki “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü yollaması ile diğer sanıklar M. Şekip Mosturoğlu’nun Sami Dinç aracılığı ile Karabükspor futbolcusu Emenike’nin menajeri Erdem Konyar’a transfer vaadiyle şike teklifinde bulunduğu ve fakat Erdem Konyar’ın özellikle 1227 nolu tape içeriği gözetildiğinde teklifi kabul ettiğine dair kesin bir delil ve emare bulunmadığı anlaşılmış, şu hale göre suçtan kendilerini kurtarmaya yönelik, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmeyen adı geçen sanıkların şikeye teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar sanıklar Alaeddin Yıldırım, Erdem Konyar, Seyit İbrahim Kalender ve Tamer Yelkovan’ın, bu müsabakaya ilişkin olarak cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, suçlamayı reddeden savunmalarının aksine cezalandırılmalarına yeter kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığından beraatlerine karar vermek gerekmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 10:07
Ayrıca; M. Şekip Mosturoğlu’nun talimatı ile Sami Dinç’in de şike faaliyeti içerisine girdiği,

Gökçebey
08.11.2012, 10:07
M.ŞEKİP MOSTUROĞLU VE SAMİ DİNÇ ARACILIĞIYLA YÜRÜTÜLEN ŞİKE FAALİYETLERİ

14.05.2011 günü saat:15.27’de Sami Dinç’i, Milan Lednicky’in aradığı görüşme;
Milan: “Şu anda arkadaşımla birlikte kapalı çarşıdayım,…ne dersin nerede buluşalım, yarın maça gidecek misin?”, Sami: “Hayır maça gitmiyorum ama bugün biraz işim var”, Milan: “Hangi günü tercih edersin yarın mı ya da pazartesi de olabilir”, Sami: “....Nerede kalıyorsun”, Milan: “Asya tarafında Sorbit hotel,…Üsküdar’da”, Sami: “Anladım Üsküdar’da otel,…tamam yarın sabah otelin orada buluşabiliriz”, Milan: “Yarın sabah biraz geç olabilir,…yarın kaç civarında,…9.30,…benim otelime geleceksin değil mi?”, Sami: “Ok lütfen bana adresini yazar mısın müsait olduğunda, 9 30’da otelde olurum”, Milan: “Tamam yazacağım yarın 9 30’da seni bekliyeceğim” . (tape:0000)

14.05.2011 günü saat:20.03’de Sami Dinç’in, Milan Lednicky’a gönderdiği mesajda(tape:3679);
“Hi Milan, please don t forgettosend me thedetailedaddressand name of the hotel youarestaying” (bana kaldığın otelin adresini göndermeyi unutma) yazdığı.

14.05.2011 günü saat:20.42’de Sami Dinç’e, Milan’ın gönderdiği mesajda;
“Sozbirroyalresidence hotel pasalimani caddesi no 4 uskudar” yazdığı. (tape:3680)

14.05.2011 günü saat:20.43’de Sami Dinç’in, Milan’a gönderdiği mesajda;
“Ok then, I will be there at around 9.30. Have a goodbosphorusnight :)” (yarın 9 30 da orada olurum iyi geceler) yazdığı. (tape:3681)

15.05.2011 günü saat:12.10’da Şekip Mosturoğlu'nu Sami Dinç'in aradığı görüşmede(tape:2646);
Sami’nin; "Sabah 9:30 da.. gittim de, Slovak’a… bizimkine gittim…yok diyor yani zaten hiçbir şey yapamam diyor yani çok yabancı karşıladı olayı yani… söylediğime de pişman oldum yani…biraz şey yaptı böyle ya nasıl falan dedi bende sonra yok yanlış anladın falan dedim yani biraz salakça oldu yani bizimki de…o kadar abi" dediği, Şekip’in; "İyi güzel hayatını yaşa" dediği,
Fenerbahçe-Ankaragücü müsabakasının olduğu günün sabahı Slovakya uyruklu Ankaragücü kalecisi Stefan Senecky’nin menajeri Milan isimli şahsa şike teklifte bulunduğu ancak menajerin tepki göstererek teklifi reddettiği, sürecin Şekip Mosturoğlu tarafından yönetildiği ve örgüt üyesi Sami Dinç’in bu amaçla görevlendirildiği anlaşılmıştır.

Stefan Senecky menejeri Milan Lednicky kolluk ifadesinde (Kls 66, dizi 248); Holosko’nun transferinden kaynaklanan 295 000 Euro’nun tahsili için Sami ile görüştüğünü, İngilizce’sinin iyi olmaması nedeniyle Sami’nin kendisine ne teklif ettiğini anlamamış olabileceğini beyan etmiş, telefon görüşmelerini doğrularken 2646 nolu tape ile ilgili olarak Sami’nin neden bu şekilde konuştuğunu bilmediğini beyan etmiştir.

Sanık Sami Dinç bu konuya ilişkin duruşmadaki savunmasında özetle; “senet vardı kendisi adına takip etmemi istediği. Yine kendisi adına derdest olan o tarih itibariyle, dosyamıza sundum davaları. Bilgi vermem gereken konular vardı. Konuları konuşuyoruz, 15-20 dakikanın sonunda ben kalkıyorum ve ailem ile birlikte kahvaltıya gidiyorum” şeklide beyanda bulunmuştur. Bu savunmaya göre, olağan vekil-müvekkil ilişkisi içinde yapılan konuşma’nın, Şekip Mosturoğlu ile paylaşılmasının hiçbir açıklaması yoktur. Slovakya uyruklu Ankaragücü kalecisi Stefan Senecky’nin menajeri Milan ile arasında geçen görüşmeyi anlatırken, “yok diyor yani zaten hiçbir şey yapamam diyor”, “çok yabancı karşıladı”, “söylediğime de pişman oldum”, “biraz şey yaptı böyle ya nasıl falan dedi”, “sonra yok yanlış anladın falan dedim” gibi ifadelerin kullanılması, söz konusu görüşmenin senet tahsili ile ilgili olmayıp, şike teklifine ilişkin olduğunu açıkça göstermektedir.

Bizzat şike anlaşmasının tarafı olan sanık İbrahim Akın’ın, yukarıda özetlenen ve iletişim tutanakları ile uyumlu savunması ile tanık anlatımları ve fiziki takipler değerlendirildiğinde, cezalandırılmalarına karar verilen diğer sanıkların suçtan kendilerini kurtarmaya dönük, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle başta suç örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın bizzat tüm süreci yönetmesi yanında TCK'nın 220/5. maddesindeki “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü yollaması ile diğer sanıklar İlhan Yüksek Ekşioğlu, Abdullah Başak, Yusuf Turanlı, Cemil Turhan, Mehmet Yenice, Yavuz Ağırgöl, Ümit Aydın, Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç’in şike suçunun kanuni tanımında yer alan fiilleri birlikte gerçekleştiren sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmış ve Mahkememizde oluşan bu vicdani kanı ile cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Sanıklar Cemil Turhan, Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl’ün şike faaliyetleri hiçbir tereddüde mahal vermeyecek nitelikte kesin ve net olmakla birlikte, şike anlaşmasına muhatap olan Ankaragücü futbolcularının belirlenememiş olması ve bu bağlamda anlaşmanın sağlandığı tespit edilemediğinden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerekmiş ve hüküm tesis edilmiştir.

Sanık Ümit Aydın’ın şike teklifi Uğur Uçar tarafından kabul görmediğinden adı geçen sanığın ve yine bu eylem ile bağlantılı diğer sanıklar Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı’nın eylemleri de teşebbüs aşamasında kalmıştır.

Sanıklar Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç’in eylemleri, şike teklifinin muhatabı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle anlaşma gerçekleşmediğinden teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Gerek Cemil Turhan, Mehmet Yenice ile Yavuz Ağırgöl üzerinden, gerekse Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı üzerinden yürüttüğü şike eylemleri teşebbüs aşamasında kaldığından Sanık İlhan Ekşioğlu’nun da hukuki konumu bu çerçevede kabul edilmiştir.

Sanıklar Ümit Aydın, Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl hakkında, hükmolunan sonuç ceza itibariyle “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına” karar verilmiş olması karşısında, 6259 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi 6222 sayılı Yasa lehine olduğundan bu şekilde uygulama yapılmıştır.


Her ne kadar Bülent İbrahim İşçen ve Yadigar Boğa haklarında bu müsabaka nedeniyle şike suçundan kamu davası açılmış ise de, suçlamayı reddeden savunmalarının aksine yüklenen suçtan cezalandırılmalarına yeter kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığından beraatlerine karar vermek gerekmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 10:09
Sanık Olgun Peker'in menajerlik sınavına girmeden önce Haldun Şenman ile sınav hakkında görüştüğü, sınavdan bir gün önce T.F.F Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Levent Kızıl ile Masa adlı restaurant'da buluştuğu, buluşma sırasında Levent Kızıl'ın Ali Parlak'ı arayarak sınav hakkında bilgi aldığı ve bu bilgiyi Olgun Peker'e ilettiği,
Sanık Olgun Peker'in hem Haldun Şenman aracılığı ile hem de Sami Dinç üzerinden sınavda çıkacak sorulara ulaşabilmek için çaba sarfettiği ve bu amaçla görüşmeler yaptığı, Sami Dinç'in kendisine soruları Talat Emre Koçak'tan alabileceğini ifade etmesi üzerine, Olgun Peker'in "O da aynı işleri yapabilir değil mi" diye sormak suretiyle teyit etmeye çalıştığı, Sami Dinç'in " Hiç şüphe yok" şeklinde cevap vererek kendisini ikna ettiği, ancak daha sonra Olgun Peker'in Haldun Şenman aracılığıyla sınav sorularına ulaştığı, hatta bu konuyu Sami Dinç'e " Samiciğim o dediğim konuyu hallettim" demek suretiyle ifade ettiği,

Sanık Sami Dinç'in menajerlik sınavına girecek olan sanıklar Olgun Peker, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Tarık Özaslan ve Volkan Bahçekapılı ile ortak hareket ederek bu kişilerin sınavda başarılı olabilmesi için soruların cevaplarına ulaşmaya çalıştığı, bu amaçla sanık Talat Emre Koçak ile görüşerek Haldun Şenman üzerinden sorulara ulaştıkları ardından da Talat Emre'nin soruları çözdüğü ve soruların cevaplarını Sami ile birlikte yukarıda belirtilen şahıslara para karşılığında verdikleri,
Talat Emre Koçak'ın FİFA tarafından hazırlanıp gönderilen 15 soruyu çözdüğü sırada iki sorunun cevabında yanlışlık yaptığı, bunun üzerine Talat Emre Koçak ve Sami Dinç'in aldıkları paraları iade etmeye karar verdikleri, bu konuda Talat Emre Koçak'ın "Bizim elemanların hepsi 13 almış, abi vermemiz lazım yani paralarını, çok ayıp birşey..." , demek suretiyle Sami'ye bu konuyu ifade ettiği,

Gökçebey
08.11.2012, 10:10
Sınav sonuçları açıklandığında sanık Abdullah Cila'nın Olgun Peker'i arayıp aynı cevapları yaptığı halde Abdullah Cila kendisinin ve Volkan Bahçekapılı'nın sınavı geçemediğini, Olgun'un ise sınavı geçtiğini söylediği belirlenmiş, sınav sonrasında ise Sami Dinç'in Talat Emre Koçak'ı arayarak Olgun Peker'e sınav sorularını Haldun Şenman'ın verdiğini söylediği, Emre Koçak'ın " Özden Aslan başarılı" demesi üzerine Sami'nin "Haldun verdi ona" diyerek cevapları Haldun Şenman'ın verdiğini ifade ettiği,
Sanık Olgun Peker'in kendi adına sahte lise diploması düzenleterek bu belgeyi sınavda kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik, kendisi ile birlikte hareket eden avukatları sanıklar Sami Dinç, Talat Emre Koçak ve sanık Haldun Şenman'ın bu suça feri şekilde iştirakleri,
Sanıklar Sami Dinç, Talat Emre Koçak ve Haldun Şenman'ın haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulan suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan,
Menajerlik sınav sorularını para karşılığında satan TFF profesyonel işler müdürü Haldun Şenman'ın rüşvet alma, bu iş karşılığında para veren sanıklar Olgun Peker, Özden Aslan, Abdullah Cila, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Volkan Bahçekapılı ve Tarık Özaslan'ın rüşvet verme, rüşvete aracılık eden sanıklar Sami Dinç ve Talat Emre Koçak'ın suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım etme, sanıklar Erman Ertaş ve Serdar Berkin'in suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek ve eylem öncesi aralarındaki bağlantıyı sağlamak suretiyle yardım suçuna iştirak ettikleri,
Sanıklar Olgun Peker, Özden Aslan, Abdullah Cila, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Volkan Bahçekapılı ve Tarık Özaslan'ın özel belgede sahtecilik suçundan,
Sanıklar Olgun Peker, Haldun Şenman, Sami Dinç, Talat Emre Koçak, Özden Aslan, Abdullah Cila, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Volkan Bahçekapılı, Tarık Özaslan, Erman Ertaş ve Serdar Berkin'in nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işledikleri iddiasıyla ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Gökçebey
08.11.2012, 10:12
Sanık Sami Dinç İfadesinde:Olgun Peker ile menajerlik yaptığı için irtibatı olduğunu, Galatasaray Kulübünden alacağının takibi için vekaletini aldığını, rüşvet konusuyla ilgisinin olmadığını, Volkan Bahçekapılı ve Mahmut Güneş'in avukatlığını yaptığını, kendilerine geçmiş yıllarda çıkan soruları verdiğini, ancak son yapılan sınavla ilgili soru temin etmediğini, rüşvete aracılık yapmadığını beyan etmiştir.

Sanık Talat Emre Koçak İfadesinde:Olgun Peker isimli kişiyi iki ay önce tanıdığını, bir avukat dostunun Olgun Peker'in ofisinde arama yapıldığını söyleyerek gidip gidemeyeceğini sorduğunu, kendisinin de avukat olarak aramaya nezaret ettiğini, daha sonra da bir kez Belçika'da görüştüğünü, Olgun Peker'in şirketinin vekaletnamesinin kendisinde olduğunu, bir ay önce bir icra takibi için aldığını, Haldun Şenman'ı ve Özcan Üstüntaş'ı tanıdığını, 2011 yılı Mart ayında yapılan menajerlik sınavının sorularının çalınmasıyla bir ilgisi olmadığını, şahıslar ile soru cevap alışverişinde bulunmadığını, Sami Dinç'i uzun süredir tanıdığını, görüşmelerde geçen sınav konusunun üniversite de yaptığı sınavla ilgili olduğunu, kendisinin Bahçeşehir Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptığını, sınavların cevap anahtarında yanlışlık yaptığını görüşmelerin bununla ilgili olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini, maddi menfaat temin etmediğini, Brüksel'de Olgun Peker ile görüşmesinin katıldığı ofis aramasıyla ilgili olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmemiştir.

Sanık Mahmut Güneş İfadesinde: Hakkındaki tüm suçlamaları reddetmiştir, Talat Emre Koçak ve Sami Dinç'i tanıdığını, Olgun Peker'i bir menajerlik sınavında gördüğünü, bu kişinin örgüt lideri olduğu konusunda bilgisi olmadığını, kendisinin örgüt üyesi olmadığını, menajerlik sınavında sahtecilik yapmadığını, cevap anahtarının kendisine ulaştırılmadığını, sınav cevaplarının diğerleri ile aynı olmasının tesadüf olduğunu, adayların birbirine çok yakın oturduklarını, telefon görüşmelerinden tespit edilen görüşmeleri kabul ettiğini beyan etmiştir.

Sanık Özden Aslan İfadesinde: Hakkındaki tüm suçlamaları reddetmiş, menajerlik sınavına 31 Mart 2011 tarihinde girdiğini, sınavı kazandığını ancak sınavın iptal olduğunu söylediklerini, 31 Mart 2011 tarihinde sınavdan önce sınav sorular konusunda herhangi bir kişiyle görüşme yapmadığını, ancak ortalıkta sınav sorularının para karşılığında temin edilebileceği şeklinde söylentilerin dolaştığını, bunun üzerine Serdar Berkin'i telefonla aradığını ve ona telefonda 17.500 dolar karşılığı sınav sorularının temin edilebileceği şeklinde söylentiler duyduğunu, kendisinin bu miktarda parayı verebilecek kadar delirmediğini, sınava kendisinin girip yapabildiği kadar soru yapacağını, kazanırsam kazanırım, kazanamazsan kazanamam şeklinde söylediğini, Serdar Berkin'in de kendisine “sen aklı başında bir insansın en güzeli de odur” diye söylediğini, sabıka kaydının gerektiğini, kendisinin aldığı sabıka kaydında " Sabıka kaydı yoktur arşiv kaydı vardır" şeklinde ibare olunca federasyonda müdür olan Haldun Şenman'ın bu şekilde sınava giremezsin dediğini, sınav soruları karşılığında 17.500 dolar istediklerini, ancak bu konuda yani soruları kimin vereceği konusunda kendisine bilgi verilmediğini, daha sonra bu parayı kimseye vermediğini ve soruları almadığını, bu şekilde sınava girdiğini ancak bu soruları kimin vereceğini de öğrenemediğini, sınav sorularını kesinlikle sınavdan önce almadığını, belki espri mahiyetinde konuşmuş olabileceğini, telefon görüşmelerinde ismi geçen Sami Dinç ve Emre isimli şahısları tanımadığını, Uşak'ta 25.000 TL kredi çektiğini, kayınbiraderinin Münih'te ev alması sebebiyle 23.000 TL'sini kayınbiraderine gönderdiğini, 31/03/2011 tarihinde İstanbul Sheraton otelde sınava girdiğini, yaklaşık 130 kişinin bu sınava girdiğini, sınav ortamının çok serbest olduğunu, sınava girenlerin kendi aralarında konuşup sınav sorularını ve cevaplarını birbirlerine verdiklerini, kendisinin, sınav sorularının önceden para karşılığı verilmesi ile ilgili bilgisinin olmadığını, sınav sorularını sınavdan önce temin etmediğini,
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini, sınavdan bir veya iki gün önce sorulardan 15 tanesini Haldun Şenman isimli şahıstan aldığını, ancak parasının olmadığını söylediğini ve Haldun Şenman'a para vermediğini, Haldun Şenman'ı oyuna getirdiğini, istersen beni vur param yok dediğini, soruların doğru cevaplarını belirtmediklerini, sorular üzerinde çalışıp araştırma yaptığını, soruları da buna göre cevapladığını, Almanya'da yaşadığı için İstanbul'u pek iyi bilmediğini, ancak Levent tarafında bir yerde sokakta akşam karanlığında Haldun'un getirip soruları bizzat kendisine verdiğini, bu belgeleri alan yüzlerce kişi olduğunu duyduğunu, bu işe girdiğime pişman olduğunu belirtmiştir.

Gökçebey
08.11.2012, 10:12
02.04.2011 günü saat:17.44’te Sami Dinç’in, Talat Emre Koçak’ı aradığı ;
Sami: “Volkan, çok ilginç bir şey söyledi o Haldun’u pazartesi sabahı çağıralım, Olgun buna, sınav öncesinde gel kardeşim demiş, ben sana vereyim demiş cevapları aldım diyor, bire bir aynısını sizin verdiğiniz diyor, belli ki Haldun ona da servis etmiş çağıralım söyleyelim, vermeyelim parasını”, Emre: (Mahmut Güneş’i kastederek) “Ben Mahmut’a da sordum o da kafasına göre işaretlemiş”, Sami: “Olgun 15’ini gösteriyorsa herhalde, elinde sadece 15’i var”,Emre: “Gelen sorular biraz silikti Faruk’a da gönderdikten sonra”, Sami: “Ya ağır abi aynı cevaplarla geçti”, Emre: “Bizim söylediğimiz adamlar niye aynı şıkları işaretledi ben onu anlamadım (Ümit Aydın ve Mahmut Güneş’i kastederek) Ümit’e öyle dedim Mahmut’a öyle, belli ki Haldun gitti oraya da sattı, abi Volkan’da Makedonya’dan aldım demiş, verdiklerimizden bir tanesi geçmiş dedim nitekim doğru verdiklerimiz, Özden, Olgun dolayısıyla bizden çıkanlarda geçtiler sonuçta biz vermiş olsak ta”, Emre: (15 tane menajerlik sınav sorularından 13 tanesini yapabildiğini kastederek) “Ben yaptım elimden geleni oturdum soruları temin ettim 15’ten 13 çıkmış olduysa da yani yapabileceğim bir şey yok”, Sami: (Tarık Özaslan’ı kastederek) “Tarık kimin cevabıyla geçti, bizden cevabı gece 10’da aldı abi Barış 9 buçukta mı 10’ damı ne aldı, o saatten sonra herkese servis etmiş olamaz”, Emre: “Sabah 7’de bunu şey kadın aramış bende var beraber şey yapalım bende gece aldım demiş”, Sami: (Haldun Şenman’ı kastederek) “O zaman bu herif 100 bin dolar falan kaldırdı yani”
Sami Dinç: “5 değil yani, hata mı yapmışsın sen 2 tane” Emre Koçak: 2 tane, hepsi 13 almış, 2 tane hata yapmışım demek ki...“ Sami Dinç: “Çok kötü oldu be”, Emre Koçak: “Özden Aslan 14 başarılı”, Sami Dinç: “Haldun verdi abi ona”, Emre Koçak: “Bizim elemanların hepsi 13 almış, abi vermemiz lazım yani paralarını çok ayıp bir şey, ...”, Sami Dinç: “Haldun'u bi arayıp konuşsana abi”, Emre Koçak:” abi yok be 15 ten 13 yapıyorsun abi, 20 de olsa 18, bir tane çıkaramıyor olmaları çok enteresan, belli ki Haldun gitti oraya da sattı... Haldun para ile veriyordu eskiden beri, yeni bir şey değil”
Şeklinde sınav öncesi ve sınav sonrası telefon konuşmalarının olduğu anlaşılmıştır.

Gökçebey
08.11.2012, 10:15
Yapılan yasal düzenlemeler ve ağırlaştırılan cezalar nedeniyle yetkisiz menajerlik faaliyetlerinin güçleştiğini gören Olgun Peker'in menajerlik yapabilmek için yetki belgesi almaya karar verdiği, ancak ilkokul mezunu olması nedeniyle eğitim durumu yeterli olmadığından üçüncü kişiler eliyle Bulgaristan ülkesinden, Bulgaristan devletine ait sahte lise diploması temin ederek T.F.F tarafından düzenlenen Futbolcu Temsilciliği sınavına başvuru yaptığı bir taraftan da sınavda çıkacak soruları temin etmeye çalıştığı, dosyada mevcut bulunan iletişim tespit tutanaklarından da anlaşılacağı üzere, sanık Haldun Şenman ile irtibata geçtiği, sorulara ulaşma konusunda avukat Sami Dinç ve Talat Emre Koçak'la görüşmelerinin olduğu,

Her ne kadar sanıklar Sami Dinç ve Talat Emre Koçak hakkında da, sanık Olgun Peker ile fikir ve eylem birliği çerçevesinde hareket ederek resmi belgede sahtecilik suçuna yardım suçundan sanık Haldun Şenman'ın da, bu suça aynı şekilde feri olarak iştirak ettiğinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanıklardan Haldun'un sanık Olgun Peker'in diplomasının sahte olduğunu bilerek alıp kabul ettiğine ve suç işlemek kastı ile hareket ettiklerine ilişkin delil elde edilemediğinden, atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar sanıklar Sami Dinç, Talat Emre Koçak ve Haldun Şenman'ın, sanık Olgun Peker liderliğinde kurulan silahlı suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan dolayı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanıkların avukatlık görevini ifa ettikleri, sanık Olgun Peker ile müvekkil-avukat içerisinde hukuksal danışma niteliğindeki bilgi paylaşımlarının suç olarak kabul edilemeyeceği, sanık Talat Emre Koçak ve Sami Dinç'in avukatlık mesleğinin kural ve gereklerini yerine getirdikleri, hukuksal konularda kendilerine sorulan sorulara yanıtlar verdikleri, atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir.

Sanıklar Talat Emre Koçak ve Sami Dinç'in dosyaya menajerlik sınavı öncesi yansıyan telefon tapeleri, kullanmış oldukları telefon detay dökümleri üzerindeki yapılan incelemeler fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde sanık Sami Dinç ile Talat Emre Koçak arasında geçen telefon tapesinde “ 13'te kalmış. Attıkları tutmamış. Bu odunlara ayıp olmuş. Parasını vermemiz lazım” şeklindeki kısmi ikrarları gözetildiğinde rüşvete aracılık yapan ve bu surette menfaat temin eden sanıklar Sami Dinç ve Talat Emre Koçak'ın suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırma suretiyle yardım etme suçunu işledikleri sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Sanıklar Olgun Peker, Haldun Şenman, Sami Dinç, Talat Emre Koçak, Özden Aslan, Abdullah Cila, Ümit Aydın, Mahmut Güneş, Volkan Bahçekapılı, Tarık Özaslan ve Erman Ertaş ve Serdar Berkin'in sınav sonrası manejlerlik yapabilme yetkisini elde etme, bu suretle futbol kulüpleriyle futbolcular arasında transfer sözleşmeleri yapma ve taraf sıfatını kazanma ve bu suretle haksız menfaat temin etme amacı taşıdıkları ve eylemlerinin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası yönünden ise;
Bildiğini gibi dolandırıcılık suçu hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya bir başkasında yarar sağlanması olarak tarif edilmiştir. Sanıkların suça teşebbüsten cezalandırılabilmesi için TCK 35/1 maddesinde belirtildiği üzere, yasada " doğrudan doğruya icraya başlama" kriteri esas alınmıştır. Bu düzenlemeye göre, failin işlemeye kastettiği fiille ilgili olarak icra hareketlerinin belirli bir gerçekleşme aşamasına gelmesi yani failin suçu, doğrudan doğruya işlemeye başlamış olması gerekir. Hazırlık hareketleri ayrıca suç oluşturmuyorsa cezalandırılamaz.
Bu nedenle her ne kadar sanıklar hakkında kamu kurumunu dolandırıcılığa teşebbüs suçundan dolayı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de sanıkların üzerlerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir.