PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İbrahim Akın



admin
01.11.2012, 21:02
T.C.
İSTANBUL
16. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
(CMK 250.MADDESİ İLE GÖREVLİ)

DOSYA NO : 2011/63
KARAR NO : 2012/71
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2011/813

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BAŞKAN : MEHMET EKİNCİ 39587
ÜYE : HİKMET ŞEN 39730
ÜYE : BÜLENT KINAY 40267
C. SAVCISI : UFUK ERMERTCAN 35205
KATİP : MUSTAFA ALKAN 136217



SANIK : 39- İBRAHİM AKIN (TC.No:35137767458), Erdoğan ve Neşe oğlu, 04/01/1984 İZMİR doğumlu, İZMİR, KARŞIYAKA, Donanmacı mah/köy nüfusunda kayıtlı. Batıkent M. 119.S.Soydinç Plaza K:2 D:3 İbrahimliMerkez/ GAZİANTEP adresinde oturur.
VEKİLLERİ : Av. MEHMET ALİ BİLEN, Fevzipaşa Caddesi Mütercim Asım Sokak No: 10/2 Fatih -İstanbul Fatih/ İSTANBUL
Av. HAKKI KURTULUŞ, Halitağa Caddesi 82/7 Kadıköy/ İSTANBUL
GÖZALTI TARİHİ : 12.07.2011
TUTUKLAMA TARİHİ : 13.07.2011
TAHLİYE TARİHİ : 12/12/2011



39- İBRAHİM AKIN ;
a) Sanık İBRAHİM AKIN’ın;Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe -İBB Sporve 15.05.2011 günü oynanan Trabzonspor - İBB Spor müsabakaları ileTürkiye Kupası finalinde 11.05.2011 günü oynanan Beşiktaş-İBB Spor müsabakasının sonuçlarını etkilemek amacıyla şike suçunu işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri gözetilerek eylemine uyanve tüm sonuçları itibariyle lehine olan 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle BİR YIL ALTI AY HAPİS ve İKİ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b) Suçun; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle sanığın cezası, 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak BİR YIL ON AY ON BEŞ GÜNHAPİS ve İKİ BİN BEŞ YÜZ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

c) Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezası takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek BİR YIL ALTI AY YİRMİ İKİ GÜN HAPİS ve İKİ BİN SEKSEN ÜÇ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

d)Sanığa verilen İKİ BİN SEKSEN ÜÇ GÜN adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü takdiren 40 TL den paraya çevrilmek sureti ile; sanığın NETİCETEN BİR YIL ALTI AY YİRMİ İKİ GÜN HAPİS ve SEKSEN ÜÇ BİNÜÇ YÜZ YİRMİ TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanığa hükmolunan Adli Para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik ve şahsî hâli göz önünde bulundurularak, verilen para cezasının takdiren birer ay ara ile 15 EŞİT TAKSİTTE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine,

e)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlanana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1 maddesinin a, b, c, d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,
Sanığın ayrıca 6222 sayılı Kanun’un 11/11. maddesi uyarınca spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan YASAKLANMASINA,

f)Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını SEYİRDEN YASAKLANMASINA, karar kesinleştiğinde gereği için bir örneğinin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞܒne gönderilmesine,

Gamze
03.11.2012, 15:02
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02/12/2011 tarih ve 2010/2287-2011/813-598 sayılı iddianamesi ile;
Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne; Asayiş Şube Müdürlüğünce 23.11.2010 tarih ve B.05.1.EGM. 4.34.(16755).22115-2700 sayılı yazı ile gönderilen raporda;
İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun Ali Kıratlı ve Yusuf Turanlı gibi aracılarla İ.B.B. Spor kulübünde oynayan bazı futbolcuların gıyabında görüşmeler yaptığı, 01.05.2011 günü oynanacak Fenerbahçe-İ.B.B. Spor karşılaşması için bu futbolculara ulaşarak şike yapabileceklerinin değerlendirilmesi üzerine İ.B.B. Spor kulübü futbolcuları İbrahim Akın, Can Arat, Metin Depe, Zeki Korkmaz hakkında 08.04.2011 günü, İskender Alın hakkında ise 27.04.2011 günü iletişimin tespiti ve kayda alınması başlatılmıştır.
Suç örgütü adına hareket eden ve yetkisiz menajerlik yapan Yusuf Turanlı hakkında yapılan teknik takip çalışmalarında 11.05.2011 günü oynanan İ.B.B. Spor-Beşiktaş kupa finali maçı için Beşiktaş Spor Kulübü yöneticisi Serdar Adalı, teknik direktör Tayfur Havutçu ve Ahmet Ateş’in Yusuf Turanlı aracılığı ile İ.B.B. Spor futbolcuları İbrahim Akın ve İskender Alın’a ulaşarak şike yapabileceklerinin değerlendirilmesi üzerine şahıslar hakkında 09.05.2011 günü iletişimin tespiti ve kayda alınması çalışmaları başlatılmıştır.

Gamze
03.11.2012, 15:14
AZİZ YILDIRIM LİDERLİĞİNDEKİ SUÇ ÖRGÜTÜ
Suç Örgütünün Genel Yapısı
01.05.2011 günü saat:19.00’da oynanan Fenerbahçe-Büyükşehir Belediye Spor futbol müsabakası öncesi yaşanan görüşme ve buluşmalardan aşağıda kısaca bahsedilmiştir;
29.04.2011 günü; Aziz Yıldırım’ın kulübün mali konularına bakan ve para trafiğini takip eden Tamer Yelkovan’a ödeme talimatını verdiği(tape:1599), Tamer Yelkovan’ın Şekip Mosturoğlu ile irtibata geçerek “Sami bana gelebilir…Ayşe tatile çıksın” diyerek şike faaliyetleri ile ilgili operasyonun başladığını ve şike faaliyetlerine karışan örgüt üyelerine para dağıtılacağını söylediği (tape:1846), ardından Tamer Yelkovan’ın İlhan Ekşioğlu’nu yanına çağırarak şike amaçlı kullanılacak para ödemesini yaptığı (tape:1907), İlhan Ekşioğlu’nun telefonla aradığı Ali Kıratlı’ya “Spor çantasıyla gel” diyerek paranın temin edildiğini ve kendisine teslim edeceğini söylediği (tape:2852,2853,2524), Bülent İbrahim İşcen’in “Ameliyat oldu mu” diye sorması üzerine Abdullah Başak’ın “Yok bugün” diyerek teslimatın tarihi hakkında şahsı bilgilendirdiği (tape:1918), telefon görüşmelerinden şike faaliyetinde bulunan şahıslara para dağıtılacağının, bu para trafiğini, şüphelilerden İlhan Ekşioğlu, Sami Dinç, Ahmet Çelebi, Bülent İşcen, Tamer Yelkovan, Abdullah Başak ve Ali Kıratlı’nın koordine ettiklerinin anlaşıldığı (tape:1919,1911,3175), yapılan fiziki takiplerde aynı gün (29.04.2011) saat:16.45’de; “ameliyat oldu mu” diye soran Bülent İşcen’in; Aziz Yıldırım, Ahmet Çelebi ve Tamer Yelkovan ile Fenerbahçe stadının altında bulunan Fenerium alışveriş merkezinde buluştuğunun, Ahmet Çelebi’nin buluşmadan sonra saat:18.00’de Yusuf Turanlı ile Kadıköy Kalamış iskelesinde buluştuğunun görüldüğü, yetkisiz menajerlik yapan Yusuf Turanlı’nın da daha sonra İ.B.B.Sporlu futbolcu İbrahim Akın’la buluşarak kendisiyle şike anlaşmasına vardığı ve kendisine ulaştırılan şike parasını futbolcuya teslim ettiği belirlenmiş, para dağıtımı olayı; öncesi ve sonrası ile birlikte değerlendirildiğinde; örgütün gizlilik içerisinde faaliyetlerini yürüttüğü, bu faaliyetler sırasında yapılan görüşmelerde kendi aralarında belirledikleri şifreli kelimeleri kullanarak anlaştıkları, şike faaliyetlerinde dağıtılan paranın genellikle tek elden örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın talimatı ile Tamer Yelkovan aracılığı ile dağıtıldığı açıkça anlaşılmıştır.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:31
İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 23.09.2011 tarihli araştırma raporunda (Kl:68, Dizi:346-430 arası);
Örgütün şike ve teşvik faaliyetlerinde genellikle para ödemesi yaptığı, nadiren ise Fenerbahçe takımına transfer edilme vaadinde bulunulduğu, transfer şikesi yolunun örgüt tarafından profesyonelce kullanıldığı, ekseriyetle bu futbolculara; oynadıkları takımların Fenerbahçe futbol takımıyla yapacağı maçtan önce müsabaka haftasında transfer vaadinde bulunulduğu, bu vaadden sonra anlaşma sağlanamasa dahi futbolculara; büyük takımda oynama, elde ettiği gelirin çok daha fazlasını kazanma, tanınma, şöhret ve çevre edinme imkanı sunularak kafalarının karıştırıldığı, bu yolla şike yapılan müsabakada futbolcunun kötü oynamasının, teşvik primi verilen maçta ise iyi oynamasının hedeflendiği (Bir sporcuya kendi takımı ile oynayacağı maçtan önce de tranfer teklif getirilebilir. Ancak bu teklif getirilirken kendi kulübüne karşı iyi oynamaması veya hiç oynamaması gibi spor ahlakına aykırı düşebilecek ve müsabaka sonucunu etkileyebilecek nitelikte öneriler yapılamaz. Yapıldığı takdirde bunun şike/şikeye teşebbüs olarak nitelenmesi olanağı ortaya çıkar. Aşağıda ayrıntılı şekilde irdelendiği üzere; Fenerbahçe SK yöneticileri veya bağlantılı şahıslar tarafından Emenike, Sezer Öztürk, Sercan Yıldırım, Serdar Kulbilge ve Mahmut Boz; Beşiktaş SK yöneticileri ve teknik kadro tarafından da İbrahim Akın ve İskender Alın isimli futbolculara bu içerikte transfer tekliflere yapıldığı belirlenmiştir.)
Şike ve teşvik konusunda genellikle kaleci ve forvet pozisyonunda oynayan futbolcuların seçildiği, kimi zaman ise teknik direktör ve kulüp yöneticileri ile bağlantının sağlandığı, rakip takım futbolcularından Sercan Yıldırım, Gökçek Vederson, İbrahim Akın, Ümit Karan, Sezer Öztürk, Korcan Çelikay, Mehmet Yıldız, Serdar Kulbilge, İskender Alın, Mahmut Boz, Murat Şahin ve Emmanuel Emenike gibi futbolcuların örgütle anlaşarak şike/teşvik primi faaliyetlerine girdikleri,
Şike faaliyetleri yürütülürken, rakip Trabzonspor tarafından, kendi rakiplerine teşvik ödemesi yapılıp yapılmadığının da araştırıldığı, bu yolla muhtemel teşvik primi dağıtılması girişimlerine karşı önceden önlem alınmaya çalışıldığı, (Ör; 1425,1426,3009,3462,2593 nolu tapeler),
AZİZ YILDIRIM LİDERLİĞİNDEKİ SUÇ ÖRGÜTÜNÜN ŞİKE ve TEŞVİK EYLEMLERİ
A-6222 SAYILI SPORDA ŞİDDET YASASININ 14.04.2011 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN ÖNCE GERÇEKLEŞEN ŞİKE VE TEŞVİK EYLEMLERİ
3-) 06.03.2011 GÜNÜ BURSA’DA OYNANAN BURSASPOR–İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR MÜSABAKASINDA TEŞVİK PRİMİ VERİLMESİ
Süper Lig 2010-2011 sezonunun 24. haftasına gelindiğinde; Fenerbahçe’nin 51 puan ve averaj üstünlüğü ile lig birincisi olduğu, Trabzonspor’un 51 puanla lig ikincisi olduğu, Bursaspor’un 48 puanla lig üçüncüsü olduğu ve Kayserispor’un 43 puanla lig dördüncüsü olduğu, her 4 takımın da ligi şampiyonlukla bitirme ihtimalinin olduğu,
Fenerbahçe’nin liderliği koruyarak ligin zirvesinde yalnız kalabilmesi için rakibi durumundaki 3 takımın da ligin 24. haftasında yapacakları maçlarda puan kaybetmelerinin gerektiği, bu nedenle Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün 24.haftada bu takımların yapacağı maçların sonucunu etkilemeye yönelik girişimlerde bulunduğu,
Bu durumun örgüt lideri Aziz Yıldırım ile İlhan Yüksel Ekşioğlu arasında 02.03.2011 tarihinde gerçekleşen telefon görüşmesinde Ekşioğlu tarafından “Vaziyet gayet iyi,…3 tarlayı da sürdük yani” şeklinde sözlerle ifade edildiği, şahısların kendi aralarındaki konuşmada şifreledikleri “üç tarlayı da sürdük” ifadesinin; ligin 24. haftasında 04.03.2011 günü oynanan Kayserispor-Manisaspor, 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-İBB Spor, 06.03.2011 günü oynanan Beşiktaş-Trabzonspor müsabakalarında şike yapıldığı anlamına geldiği,
Bu bağlamda; 06.03.2011 günü Bursa’da oynanan Bursaspor – İ.B.B.Spor futbol müsabakası öncesi Aziz Yıldırım’ın, İ.Ekşioğlu’na; Bursaspor’un İ.B.B ile yapacağı müsabakaya müdahale edilmesi talimatını verdiği, İ.Ekşioğlu’nun müsabakayla ilgili yürüttüğü çalışmalar kapsamında; Ali Kıratlı vasıtasıyla, İbrahim Akın ve İskender Alın isimli futbolcuların gayrıresmi menajerliğini yapan Yusuf Turanlı’ya ulaşarak kendisiyle anlaştığı ,
06.03.2011 günü Bursa’da oynanan müsabakada örgütün irtibatlı olduğu İ.B.B. futbolcularının oynadığı,

Müsabakanın Bursaspor:1-İ.B.B.Spor:1 şeklinde sonuçlandığı, bu sonuçla 24. hafta sonunda Bursaspor’un 49 puanda kalarak 54 puanla lig birincisi olan Fenerbahçe ile arasındaki puan farkının 5 puana çıktığı ve şampiyonluk mücadelesinde dezavantajlı duruma düştüğü,
İlhan Yüksel Ekşioğlu ve Ali Kıratlı’nın, Yusuf Turanlı üzerinden irtibat kurulan futbolcuların müsabakadaki oyunlarından memnun kaldıkları, 07.03.2011 günü Ali Kıratlı’nın İ.Ekşioğlu ile irtibata geçerek şahıslara ödenecek parayı istediği, İ.Ekşioğlu’nun da çalışanı Halil Köntek aracılığıyla Ali Kıratlı’ya 60.000 TL verdiği belirlenmiştir.

MAÇ RAPORU
TFF resmi internet sitesinden alınan bilgilere göre; Bursaspor –İ.B.B.Spor müsabakasının 06.03.2011 günü saat:16.00’da Bursa Atatürk stadyumunda başladığı, İ.B.B.Spor takımında 2 numaralı forma ile Can Arat, 8 numaralı forma ile Zeki Korkmaz, 11 numaralı forma ile İbrahim Akın’ın ilk 11’de sahaya çıktığı, 12 numaralı forma ile İskender Alın’ın 60. dakikada müsabakaya başladığı, müsabakanın Bursaspor:1-İ.B.B.Spor:1 şeklinde sonuçlandığı anlaşılmıştır.
EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Sonuç olarak; Aziz Yıldırım’ın talimatlarıyla hareket eden İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun, Ali Kıratlı üzerinden; İbrahim Akın ve İskender Alın gibi bazı İ.B.B.Sporlu futbolcuların gayrıresmi menajerliğini yapan Yusuf Turanlı ile 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor- İ.B.B.Spor müsabakası öncesinde; teşvik pirimi verilmesi amaçlı anlaşma yaptığı, teşvike konu 60.000 TL paranın İlhan Ekşioğlu’nun talimatıyla Halil Köntek aracılığıyla Ali Kıratlı’ya, bu şahıs tarafından da Yusuf Turanlı’ya maç sonrası teslim edildiği, ( Her ne kadar yapılan iletişim tespitlerinde ve telefon detay döküm analizi – baz istasyonu çalışmalarında; İbrahim Akın, İskender Alın, Zeki Korkmaz, Metin Depe ve Can Arat isimli İ.B.B.Spor’lu futbolcular ve İ.B.B.’nin eski futbolcusu Necati Ateş’le; teşvik primi verilmesi amaçlı irtibat kurulup görüşüldüğüne dair bazı deliller elde edilmiş ise de; bu futbolcularla anlaşıldığına, futbolcuların anılan maçtan dolayı teşvik primi alarak menfaat temin ettiklerine dair somut delil elde edilemediğinden haklarında sevk maddesi tanzim edilmemiştir.), Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün teşvik primi vererek 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-İ.B.Belediyespor müsabakasında; Bursaspor’la ilgili hedefledikleri sonuca ulaştıkları belirlenmiştir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:32
A-6222 SAYILI SPORDA ŞİDDET YASASININ 14.04.2011 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN SONRA GERÇEKLEŞEN ŞİKE VE TEŞVİK EYLEMLERİ
3-) 01.05.2011 GÜNÜ İSTANBUL’DA OYNANAN FENERBAHÇE – İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR MÜSABAKASINDA ŞİKE YAPILMASI
Süper Ligin 30. hafta maçları sonunda Fenerbahçe ve Trabzonspor'un 72 puanının bulunduğu,ikili averaj sistemine göre Fenerbahçe'nin lig lideri olduğu, 3.sıradaki Bursaspor’un şampiyonluk ümidinin kalmadığı, Fenerbahçe ve Trabzonspor takımlarının şampiyonluk yarışında yalnız kaldıkları, geriye kalan 4 karşılaşmada Fenerbahçe'nin puan kaybetmesi, Trabzonspor'un tüm maçlarını kazanması durumunda Trabzonspor'un şampiyon olacağı,
Bu nedenle, işi sıkı tutma düşüncesinde olan Aziz Yıldırım’ın; ligin 31. hafta maçı olan (01.05.2011 günü oynanacak) Fenerbahçe-İstanbul Büyükşehir Belediye Spor maçı öncesinde 26.04.2011 günü Bülent İbrahim İşçen'i, Ahmet Çelebi ile birlikte, İ.B.B. maçında yapılacak şike faaliyetlerinin talimatını vermek amacıyla yanına çağırdığı, Bülent İşçen ve Ahmet Çelebi'nin, Abdullah Başak ile birlikte Fenerbahçe kulübüne giderek Aziz Yıldırım ile görüştükleri, iletişim tespit çalışmalarına göre İlhan Yüksel Ekşioğlu'nun da bu görüşme sırasında şahısların yanında bulunduğu,
Ahmet Çelebi'nin, Aziz Yıldırım ile yapılan toplantının hemen ardından Yusuf Turanlı'yı aradığı ve acele olarak buluşmak istediği, aynı gün Yusuf Turanlı ve Abdullah Başak'ın Suadiye Cafe isimli işyerinde buluştukları,
Şahısların ayrılmalarının ardından Yusuf Turanlı'nın İ.B.B.sporlu futbolcu İskender Alın'ı arayarak, Fenerbahçe maçı kadrosu hakkında bilgi aldığı, daha sonra yine İ.B.B.Sporlu futbolcu İbrahim Akın’la irtibata geçerek buluşmak için yanına çağırdığı, aynı günün gecesinde İbrahim Akın ve Yusuf TuranIı’nn buluştukları,
Buluşmanın hemen ardından Yusuf Turanlı'nın Ahmet Çelebi'yi aradığı ve durum hakkında bilgi verdiği, İbrahim Akın'ın ise dinen saygı duyduğu bir şahsı arayarak "Hocam bir şey sormam lazım sana ya şimdi bizim hafta sonu Fener’le maçımız var ya, demişler ki İbo gol atmasın, 100 000 dolar para verelim ona diye" şike karşılığında para almasının sakıncasının olup olmadığını sorduğu, görüşme yaptığı şahsın sakınca olmadığını söylemesi üzerine İbrahim Akın'ın Yusuf Turanlı'yı arayarak teklifi kabul ettiğini söylediği, bunun üzerine Yusuf Turanlı'nın Ahmet Çelebi'ye durumu aktardığı tespit edilmiş, sonuç itibarı ile Aziz Yıldırım ve diğer şahısların Ahmet Çelebi'ye İbrahim Akın ile görüşülmesi ve şike karşılığında para teklif edilmesi yönünde talimat verdikleri, Ahmet Çelebi'nin de Yusuf Turanlı aracılığı ile bu teklifi İbrahim Akın'a ilettiği ve şike konusunda mutabakat sağladıkları anlaşılmıştır.
Bu görüşmelerden bir gün sonra İbrahim Akın'ın; Yusuf Turanlı'yı arayarak daha önce anlaştıkları 100.000 doları 100.000 euro olarak kabul edeceğini söylediği, Yusuf Turanlı'nın da Ahmet Çelebi'ye durumu aktardığı ve şahısların Ahmet Çelebi'nin işyerinde buluştukları, ardından Ahmet Çelebi'nin Bülent İbrahim İşçen'i aradığı ve gelişmeler hakkında bilgi aktarmak için ertesi gün buluşmak üzere randevulaştıkları, bu gelişmelerden bir gün sonra (29.04.2011) Aziz Yıldırım'ın, şike faaliyetlerini takip eden Bülent İşçen ve Ahmet Çelebi'yi kulübe çağırdığı, bu buluşma sırasında FB'nin mali işlerini takip eden Tamer Yelkovan'ın ve diğer şike faaliyetlerini takip eden İlhan Ekşioğlu ve Ali Kıratlı’nın da bulunduğu,
Ahmet Çelebi'nin Aziz Yıldırım ve diğer şahıslarla görüşmesinin hemen ardından Yusuf Turanlı'yı aradığı ve yanına çağırdığı, şahısların cafeteryada buluştukları, şahısların ayrılmasından hemen sonra Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı ve buluşmak için randevulaştıkları, aynı gün saat:22:00 sıralarında şahısların buluştuğu,
Bu gelişmelerin yanı sıra ,Cemil Turhan'ın da İ.B.B.spor'lu futbolcular İskender Alın ve Can Arat'la irtibat kurduğu, tüm bu süreci Aziz Yıldırım'ın yakından takip ettiği ve Cemil Turhan'ın koordine ettiği şike faaliyetleri hakkında Serkan Acar aracılığı ile bilgi aldığı, Cemil Turhan'ın; Can Arat ve İskender Alın ile görüştüklerini ve sorun olmadığını ilettiği, ancak Can Arat'ın yaptığı görüşmelerde duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği, bu arada Tamer Yelkovan'ın da İskender Alın'a ulaşmaya çalıştığı,
Maçtan bir gün önce Aziz Yıldırım'ın şike faaliyetlerini takip eden İlhan Ekşioğlu ve Cemil Turhan'ı yanına çağırdığı, bu sırada İbrahim Akın'ın Yusuf Turanlı'yı arayarak şike parasının ne olduğunu sorduğu, bunun üzerine Yusuf Turanlı'nın Ahmet Çelebi ile buluşmak için randevulaştıkları ve hemen ardından İbrahim Akın'ı arayarak "Cuma günü şey yapacağız halledeceğiz" ( 06.05.2011 günü kastedilmektedir.) dediği,
Bu gelişmelerden bir gün sonra (01.05.2011) oynanan maçın Fenerbahçe'nin 2-0 galibiyeti ile sonuçlandığı, İbrahim Akın’ın karşılaşmada oynadığı, ilerleyen süreçte İbrahim Akın'ın Fahri Tatan isimli futbolcuyla görüştüğü ve Yusuf Turanlı'dan cuma günü para alacağını söylediği, daha sonra Yusuf Turanlı ile yaptığı telefon görüşmelerinde paranın gelip gelmeyeceğini sorduğu, 06.05.2011 cuma günü Ahmet Çelebi'nin Bülent İşçen'i aradığı, Bülent İşçen'in hallettiğini söylediği ve şahısların buluşmak üzere randevulaştıkları, bu görüşmelerinin ardından Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı ve 100.000 euronun geldiğini belirttiği, İbrahim Akın'ın uçağa bineceğini belirterek parayı bankaya yatırmasını istediği ancak Yusuf Turanlı'nın bunu kabul etmediği, daha sonra İbrahim Akın'ın Yusuf Turanlı'dan paranın 14.000 lirasını kumar borcu için göndermesini, 16.000 lirasını almasını istediği, ilerleyen saatlerde İbrahim Akın'ın uçağı kaçırdığı ve Yusuf Turanlı'yı arayarak parayı almaya gelebileceğini aktardığı, bunun üzerine şahısların Big Chefs isimli restaurantta buluştukları, bu buluşmaya Yusuf Turanlı'nın restauranta önce geldiği ve yanında siyah renkli bir poşetle beklediği, daha sonra İbrahim Akın'ın geldiği, şahısların bir süre görüştükleri, daha sonra ayrıldıkları, Yusuf Turanlı'dan poşeti alan İbrahim Akın'ın poşetle birlikte kendi aracına binerek ayrıldığı, bu durumun yapılan fiziki takiplerde kayıt altına alındığı,
İbrahim Akın'ın Yusuf Turanlı ile buluşmasının ardından yaptığı telefon görüşmelerinde "Para da cebimde..balyalar" dediği, şahsın bu beyanlarının da Yusuf Turanlı'dan aldığı poşetin içerisinde şike parasının olduğunu doğruladığı, ayrıca Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ın Kıbrıs'ta oynadığı kumar borcunun ödenmesi için para gönderdiği yönünde görüşmeler yaptığı tespit edilmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Spor Kulübü Başkanı Göksel Gömüşdağ’ın; 3106, 1520 ve 3549 kayıt sıra nolu tapelerden de açıkça anlaşılacağı üzere; Federasyon Başkanlığına adaylığı sürecinde, aynı zamanda Kulüpler Birliği Başkanlığı yapan Aziz Yıldırım’ın desteğini alabilmek için; Aziz Yıldırım liderliğinde hareket eden suç örgütü tarafından başkanlığını yaptığı futbol takımında top oynayan İbrahim Akın ve bazı futbolculara yönelik şike girişimlerine göz yumduğu, 11.05.2011 günü oynanacak kupa final maçını bahane ederek bu maça fazla asılmamaları, kendilerini kupa maçına saklamaları, sakatlanmamaları yönünde futbolcuları uyardığı, bu surette anılan şike eylemine göz yummak suretiyle destekte bulunduğu anlaşılmıştır.
Soruşturma kapsamında elde edilen tüm deliller birlikte ele alındığında; 01.05.2011 günü İstanbul’da oynanan İ.B.B.Spor-Fenerbahçe karşılaşmasının, Fenerbahçe'nin lehine sonuçlanması amacıyla; Aziz Yıldırım'ın, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Bülent İbrahim İşçen ve Cemil Turhan’a talimat verdiği, Bülent İ.İşçen'in Ahmet Çelebi'ye gerekli talimatları aktardığı, Ahmet Çelebi'nin Yusuf Turanlı aracılığı ile İ.B.B.Sporda futbol oynayan İbrahim Akın'a ulaştığı, İbrahim Akın’ın 100 000 euro karşılığında şike yapmayı kabul ettiği, maçın örgüt üyesi şüphelilerin beklentilerine uygun şekilde neticelendiği, şike için Aziz Yıldırım'dan alınan 100.000 euro paranın maçtan sonra İbrahim Akın’a verildiği, diğer yandan Cemil Turhan'ın Can Arat ve İskender Alın'la şikeye yönelik irtibat kurduğu ve şike faaliyeti yürüttüğü, bu konuda Aziz Yıldırım ile irtibatı İlhan Ekşioğlu'nun sağladığı, sonuç olarak Aziz Yıldırım liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün söz konusu maçta şike faaliyeti yürüterek karşılaşmanın Fenerbahçe lehine sonuçlanmasını sağladığı, şüphelilerden Abdullah Başak, Tamer Yelkovan, Ali Kıratlı ve Serkan Acar’ın da aktif şekilde şike eyleminin içinde bulundukları, İBB Spor Kulüp başkanı Göksel Gümüşdağ’ın futbolcularına yapılan şike teklifini bilerek eyleme göz yumduğu, ayrıca maçtan önce futbolculara daha sonra oynanacak kupa final maçını bahane ederek; maça fazla asılmamaları, kart görmemeleri, sakatlık yaşamamaları yönünde talimat vererek eyleme katıldığı belirlenmiştir. (İ.B.B.Sporlu futbolculardan İskender Alın ve Can Arat’a; maçtan önce şike amaçlı ulaşılmış, kendilerinden maçta kötü oynamaları ve diğer futbolcuların kötü oynamalarını, maça asılmamalarını sağlamaya yönelik faaliyet yürütmeleri istenmiş, ancak bu futbolculara “kazanç veya sair menfaatin verildiği / vaadedildiği / teklif edildiği” belirlenememiş olup 6222 sayılı yasanın 11. Maddesinin unsurları oluşmadığından bu şahıslara yönelik anılan maçtan ötürü işlem yapılmamıştır.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:32
6-)15.05.2011 GÜNÜ TRABZON’DA OYNANAN TRABZONSPOR – İ.B.B. SPOR MAÇINDA TEŞVİK PRİMİ VERİLMESİ
Süper Ligin 32. hafta maçları sonunda Fenerbahçe ve Trabzonspor'un 76 puanda olduğu, ikili averaj sistemine göre Fenerbahçe'nin lig lideri olduğu, 3. sırada bulunan Bursaspor’un şampiyonluk ihtimalinin kalmadığı, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında yalnız kaldıkları, geriye kalan 2 karşılaşmada Fenerbahçe'nin olası puan kaybı ve Trabzonspor'un maçlarını kazanması durumunda Trabzonspor'un şampiyon olma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle; Aziz Yıldırım liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün, ligin 33. haftasında 15.05.2011 günü oynanacak Trabzonspor - İ.B. B.Spor maçının Fenerbahçe lehine sonuçlanması için bazı İ.B.B.Spor’lu futbolculara iyi oynamaları karşılığında teşvik pirimi verme girişiminde bulundukları,
Bu amaçla 10.05.2011 günü Aziz Yıldırım'ın, İlhan Ekşioğlu ve Abdullah Başak'ı yanına çağırdığı, yapılacak teşvik girişimi hakkında talimat verdiği, bu buluşmanın ardından Abdullah Başak'ın, önceki haftalarda oynanan Fenerbahçe-İ.B.B. karşılaşmasında İbrahim Akın'ı şike yapması için azmettiren Yusuf Turanlı'yı aradığı ve İ.B.B.spor’lu futbolcularla irtibata geçerek teşvik pirimi almaları için görüşmesini istediği, bu arada aynı konuyu Bülent İbrahim İşçen'in de takip ettiği ve durum hakkında Abdullah Başak'ı ve Yusuf Turanlı'yı arayarak bilgi aldığı,
İlhan Ekşioğlu'nun talimatıyla hareket eden Abdullah Başak'ın yönlendirdiği Yusuf Turanlı'nın; Büyükşehir Belediyesporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın ile irtibata geçtiği ve şahıslarla buluşmak için randevulaştığı, bu buluşmaya Abdullah Başak'ın da gelmek istediği ancak adı geçen futbolcularla birlikte görünmek istemediği, bu nedenle 12.05.2011 günü Yusuf Turanlı'yı aradığı ve İbrahim Akın ve İskender Alın'la buluşmasını, konuyu aktararak diğer takım oyuncularıyla görüşmelerini istediği, aynı gün Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın ve İskender Alın’la Akmerkez'de bulunan S Cafe isimli işyerinde buluştuğu, görüşmeden sonra, İbrahim Akın ve İskender Alın'ın ayrılmasının ardından Abdullah Başak'ın Akmerkezin önüne geldiği ve Yusuf Turanlı ile kısa süre görüştükten sonra ayrıldıkları, bu durumun yapılan fiziki takip çalışması neticesinde tespit edildiği,
Buluşmanın ardından Abdullah Başak'ın İlhan Ekşioğlu'nu arayarak bilgilendirdiği, şahısların; İskender ve İbrahim'in; takım arkadaşlarıyla görüşmelerini "7 tane uçak biletini aldın de mi" şeklinde şifreli sözlerle aktardıkları,
İlerleyen süreçte Yusuf Turanlı'nın; gerek İbrahim Akın gerekse İskender Alın ile yaptığı telefon görüşmelerinde; hem maç kadrosunda oynayacak futbolcuların kimler olduğu, hem de teşvik pirimi konusunda kimlerle görüşme yaptıklarına dönük bilgiler aldığı, İskender Alın'ın "Cihan, Holmen, Mahmut, Metin, bunlarla konuştuk" diyerek bilgi verdiği, Yusuf Turanlı'nın kaleci için girişimde bulunup bulunmadıklarını sorması üzerine İbrahim Akın'ın; "O şey bizim o Oğuzhan Trabzon’lu" diyerek kaleciye teşvik priminden bahsetmelerinin sakıncalı olacağını söylediği,
Bunların yanı sıra Bülent İbrahim İşçen'in de teşvik girişimini takip ettiği, Abdullah Başak'ın bu durumdan rahatsız olduğu ve iki kişi tarafından takip edilmesinin iyi olmayacağını belirttiği, İskender Alın'ın kadroya alınmayacağını öğrenmeleri üzerine teşvik konusunda anlaştıkları bu futbolcunun oynaması için Yusuf Turanlı'nın yardımcı antrenör Arif'i aradığı ve İskender'i oynatmalarını istediği,
15.05.2011 günü söz konusu müsabakanın oynandığı, karşılaşmanın Trabzonspor'un 3-1’lik galibiyeti ile sonuçlandığı, İ.B.B. takımında Yusuf Turanlı ile teşvik pirimi anlaşması yapan İbrahim Akın ve İskender Alın'ın yanı sıra Yusuf Turanlı'nın isteği doğrultusunda İbrahim ve İskender'in görüştüklerini söyledikleri Cihan Haspolatlı, Metin Depe, Mahmut Tekdemir, Samuel Tobias Holmen isimli futbolcuların da oynadıkları, İ.B.B. takımının golünü Holmen'in attığı,
Sonuç olarak Aziz Yıldırım liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün Fenerbahçe takımının şampiyon olabilmesi amacıyla, Trabzonspor karşısında iyi oynamaları ve Fenerbahçe takımının lehine sonuç almaları için adı geçen şahıslar aracılığı ile İ.B.B.Spor futbolcularına teşvik pirimi verdikleri anlaşılmaktadır.
Soruşturma kapsamında yapılan iletişim tespitleri, 12.05.2011 günlü fiziki takip tutanağı ve bazı şüphelilerin ikrarı havi beyanlarından; Aziz Yıldırım’ın talimatlarıyla hareket eden İlhan Yüksel Ekşioğlu, Abdullah Başak ve Bülent İbrahim İşcen’in; menajerlik yapan Yusuf Turanlı üzerinden; İbrahim Akın ve İskender Alın isimli İ.B.B.Sporlu futbolcularla; 15.05.2011 günü oynanan Trabzonspor - İ.B.B. Spor müsabakası öncesinde; teşvik pirimi verilmesi amaçlı anlaşma yaptıkları, maçın Trabzonsporun galibiyetiyle neticelenmesi nedeniyle futbolculara teşvik pirimi ödemesi yapılmadığı ( Her ne kadar yapılan iletişim tespitlerinde; Metin Depe, Cihan Haspolatlı, Mahmut Tekdemir, Samuel Tobias Holmen isimli İ.B.B.Spor’lu futbolcularla teşvik primi verilmesi amaçlı irtibat kurulduğuna dair bazı deliller elde edilmiş ise de; bu futbolcularla anlaşıldığına, futbolcuların anılan maçtan dolayı teşvik primi alarak menfaat temin ettiklerine dair somut delil elde edilemediğinden haklarında işlem yapılmamıştır.) belirlenmiştir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:33
SORUŞTURMADA TESPİT EDİLEN DİĞER ŞİKE / TEŞVİK FAALİYETLERİ
1- 11.05.2011 GÜNÜ KAYSERİ’DE BEŞİKTAŞ - İ.B.B SPOR TAKIMLARI ARASINDA OYNANAN 49.ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI FİNAL MAÇINDA ŞİKE YAPILMASI (Kl:42)
Spor kulüpleri açısından, kendi ülkelerinde şampiyon olmalarının yanı sıra gerek maddi gelir, gerekse prestij yönünden Avrupa liglerine katılmalarının da önem arzettiği, 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde 2, UEFA Ligi'nde 3 olmak üzere, Avrupa Kupalarında ülkemizi toplam 5 takımın temsil edeceği, UEFA Ligi'ne Ziraat Türkiye Kupasını kazanan ve ligi 3. ve 4. sırada bitiren takımların katılacağı, Süper Lig'in 2010-2011 sezonuna bakıldığında; ligin 34 haftalık maratondan oluştuğu, 32. hafta karşılaşmaları sonunda Fenerbahçe'nin 76 puanla lig birincisi olduğu, Beşiktaş ve Kayserispor'un 50 puanda olduğu, Beşiktaş'ın averaj üstünlüğü ile ligin 5. sırasında yer aldığı, oluşan bu tabloya göre, ligin son 2 hafta maçlarında Beşiktaş'ın puan kaybetmesi halinde Avrupa Kupalarına katılamama durumunun ortaya çıktığı, bu sebeple Ziraat Türkiye Kupası'nı alarak UEFA Ligi'ne gitmeyi garantilemek istediği,
11.05.2011 günü Kayseri’de Beşiktaş-İBB futbol takımları arasında 49. Ziraat Türkiye Kupası final karşılaşmasının oynanacağı, karşılaşmadan önce mayıs ayının başlarında, Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı'nın yönlendirmesiyle Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu'nun, menajer Yusuf Turanlı ile irtibata geçtiği ve İBB futbolcuları İbrahim Akın ve İskender Alın'a Beşiktaş yönetiminin transfer teklifini iletmesini istediği, bunun üzerine Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı ve İskender Alın'ı arayarak Beşiktaş'ın transfer teklifini ilettiği, her iki futbolcunun da bu teklifi kabul ettiği ve transfer ile ilgili şartları takip etmesi için Yusuf Turanlı'ya yetki verdikleri, bu aşamadan sonra Beşiktaş Stad Sorumlusu Ahmet Ateş'in Yusuf Turanlı’yla irtibat kurduğu ve transfer görüşmesi için Beşiktaş yetkilileri ile görüşmesi amacıyla Yusuf Turanlı'yı Bursa’ya çağırdığı, Yusuf Turanlı'nın bu görüşmeden sonra İbrahim Akın'ı ve İskender Alın'ı arayarak çok önemli olduğunu söyleyip her iki futbolcu ile buluştuğu,
Şahısların bu görüşmelerinden yaklaşık 2 gün sonra, Yusuf Turanlı'nın Tayfur Havutçu'yu arayarak Serdal Adalı ile görüştürmesini istediği, bunun üzerine Ahmet Ateş'in Yusuf Turanlı'yı arayarak Serdal Adalı'nın şirketine gelmesini istediği, ancak bu buluşma kupa maçından önce olduğu için Beşiktaş yetkililerinin Yusuf Turanlı’yla bir arada görünmek istemedikleri ve transfer teklifinin kamuoyunda duyulmasından çekindikleri, bu sebeple Ahmet Ateş'in Yusuf Turanlı'yı görüşmeye çağırırken "Yakınlaşınca ararsın beni ama 2’de burada olursan birde yalnız geleceksin abi,...yani güvenli, kimsenin görmeyeceği bir yerde görüşelim diyorlar" şeklinde uyararak dikkatli olmasını istediği,
Yusuf Turanlı'nın aynı gün akşam saatlerinde Serdal Adalı'nın şirketine gittiği ve burada futbolcuların şike yapmaları karşılığında transfer edilmeleri konusunda anlaştıkları, bu buluşmanın hemen ardından Yusuf Turanlı'nın her iki futbolcuyu arayarak transfer konusunda anlaştıklarını söylediği ve 2.000.000 euro transfer ücreti teklif ettiklerini ilettiği ayrıca telefon görüşmelerine göre Serdal Adalı'nın kendisine ait yaklaşık 200.000 TL değerindeki Soder One adlı bir yarış atını da İbrahim Akın'a hediye edeceğini söylediği ve her iki futbolcudan da söz konusu transfer karşılığında karşılaşmanın Beşiktaş'ın lehine bitmesi için kupa maçında iyi oynamamalarını istediği, bu durumun iletişim tespit tutanaklarına, "İnönü’deki maçı nasıl izlemişsin aynı öyle bir maç izleyeceksin, puroyu yak karışma gerisine,..şey Yusuf abi kupayı alırsak ne olacak,..seninle bir alakası olmasın önemi yok yani anladın mı... ulan pas o hep o şey yapacağız o zaman pas mas yapacağız" şeklinde sözlerle yansıdığı, ancak daha sonra İbrahim Akın'ın kulüp başkanı ile görüştüğünü, başkanın bu maç için prim teklif ettiğini ayrıca kendisine futbol hayatını bitiririm dediğini, bu sebeple söz konusu anlaşmadan haberi olduğunu düşündüğünü, bu sebeple karşılaşmada iyi oynayacağını Yusuf Turanlı'ya ilettiği, tüm bu süreç içerisinde Yusuf Turanlı'nın Tayfur Havutçu'yu arayarak gelişmelerden bilgi aktardığı,
11.05.2011 günü kupa finalinin oynandığı, İbrahim Akın ve İskender Alın'ın karşılaşmada oynadıkları, normal süresi (2-2) beraberlikle sonuçlanan karşılaşmayı penaltı atışları sonunda Beşiktaş futbol takımının 6-5 kazandığı, İbrahim Akın'ın karşılaşmada 1 gol attığı, karşılaşmadan sonra İbrahim Akın'ın yaptığı bir görüşmede; "Beşiktaş ile anlaştım ben 3 gün önce ya, onu şey yaptım işte sonra tabi gol atınca biraz karıştı", İskender Alın'ın ise "İmzayı attıktan sonra diyecem ki kupa maçında bilerek oynamadım oyundan çıktım" şeklinde sarfettikleri sözlerden karşılaşma öncesi Beşiktaş’a transfer vaadi karşılığında şike yaptıklarını açıkça ortaya koydukları görülmüştür.
İstanbul Büyükşehir Belediye Spor Kulübü ile yapılan yazışmada; 2010-2011 futbol sezonu içerisinde İbrahim Akım ve İskender Alın isimli futbolcuların Beşiktaş Spor Kulübüne transferine yönelik medyada sıkça haberlerin yer aldığı, Beşiktaş Spor Kulübü yetkililerinden Serdar Adalı‘nın 2011 yılı Mayıs ayı sonunda kulübün dönem başkanı ile transfer konusunda görüşmeler yaptığı, ancak adı geçen futbolcularla görüşme yapmak için Beşiktaş SK tarafından kulüpten yazılı izin talep edilmediği ve kulüp tarafından Beşiktaş SK bu şekilde yazılı izin verilmediği bildirilmiştir (Kl:65, Dizi:336).
11.05.2011 günü Kayseri’de Beşiktaş - İ.B.B Spor takımları arasında oynanan 49.Ziraat Türkiye Kupası final maçı öncesinde; Beşiktaş futbol takımının Süper Ligde iddiasız kaldığı ve kulübün hiç te alışılmadık bir biçimde Avrupa kupalarına katılamama riskinin bulunduğu, bu durumun taraftar, kulüp yönetimi ve tüm camia üzerinde aşırı baskı oluşturduğu, Tayfur Havutçu’nun; sezon ortasında Beşiktaş Spor Kulübüne Teknik Direktör olması ve başarılı olamaması halinde sezon sonu kendisiyle yapılan anlaşmanın yenilenmeyeceği/uzatılmayacağı düşüncesinin camia içerisinde konuşulduğu, Avrupa kupalarına katılabilmek ve takım üzerindeki baskının hafiflemesi için kupanın mutlaka ama mutlaka kazanılması gerektiği düşüncesiyle, şüpheliler tarafından; İBB li futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın’a; sezon sonunda Beşiktaş’a transfer edilecekleri ve maddi menfaat vaat edilerek oynanacak kupa maçında Beşiktaş'a karşı iyi oynamamalarının hedeflendiği, bu amaçla Beşiktaş Spor Klübü yönetim kurulu üyesi ve Asbaşkanı Serdal Adalı'nın yönlendirmesiyle teknik direktör Tayfur Havutçu'nun anılan futbolcuların menajeri Yusuf Turanlı ile irtibata geçtiği, Yusuf Turanlı'nın bu futbolculara teklifi ilettiği, Beşiktaş klübü stad sorumlusu Ahmet Ateş'in şahısları buluşturarak tarafların anlaşmalarına aracılık ettiği, tarafların müsabaka öncesi anlaştıkları üzere oynanan maçı Beşiktaş’ın kazandığı, bu şekilde hem sezon içerisinde kupa kazanılmış olduğu, hem de Avrupa kupalarına katılmaya hak kazanıldığı, şike karşılığında transfer vaadinde bulunulan ancak gerçekte transferi düşünülmeyen futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın’ın transferlerinin gerçekleştirilmediği, bu futbolculardan İskender’e transfer teklifinde dahi bulunulmadığı, anlaşılmıştır.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:33
ŞÜPHELİLER HAKKINDA TATBİKİ TALEP EDİLEN SEVK MADDELERİ
39-İbrahim Akın’ın (İBB SK futbolcusu, Kl:42, Dizi:264-410 arası);
a-01.05.2011 günü oynanan İBB Spor-Fenerbahçe maçında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 S.Y’nın 11/1 md,
b-15.05.2011 günü oynanan Trabzonspor-İ.B.B Spor maçında teşvik pirimi verilmesi eyleminden dolayı 6222 S.Y’nın 11/1 ve 5 md.
c-11.05.2011 günü oynanan Beşiktaş-İ.B.B Spor kupa final maçında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 S.Y’nın 11/1 md.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:33
SANIK SAVUNMALARI:
10- SANIK AHMET ÇELEBİ SAVUNMASINDA ÖZETLE: (Kls 94 Dizi;418-430 ve Kls 96 Dizi;178-188)
Ben Petrol Ofisi bayii olarak benzin istasyonu sahibiyim. Ayrıca tekstil şirketleri olan, vergilerini ödeyen bir iş adamıyım. Mecnun Otyakmaz, lise yıllarından beri, benim arkadaşım olup, Sivas'a da yönetici görevi almamda etkili olmuştur. Sayın Aziz Yıldırım'da aynı zamanda, kongre üyesi olduğum Fenerbahçe Spor Kulübünün başkanıdır. Diğer yöneticilerde zaten kulübün yöneticileri olduklarından dolayı onlarla tanışıklığım vardır. Abdullah Başak da akrabam olur. Menajer Yusuf Turanlı, Bülent İbrahim İşçen, bunlar da benim, uzun yıllardan beri, 15-20 yıldan beri, tanıdığım arkadaşlarımdır. Ben İzmir'de otelde, başkanımız Aziz Yıldırım ile birlikte lobide otururken, dedim ki başkanım, benim şu kombine kartları ile ilgili, çek verip te, uzun vadeli çekle almak istiyorum. O da bana dedi ki, şimdi gerginim, daha sonra dedi, ben dedi maçtan sonra dedi, hafta içi dedi, ben sana haber gönderirim dedi. Gelirsin dedi. Benim zaten kendisiyle görüşmem bu yöndeydi, beni çağırması, kulübe çağrılmam, bu yöndeydi zaten. Abdullah Başak benim akrabam olduğu için, o sırada sahibi bulunduğum benzin istasyonumda oturuyordum. Kulübe gitmem gerekiyordu. Sol kolumdan ameliyat olduğumdan dolayı, ricada bulundum. Beni oraya götürdü. Kendisi arabada bekledi. Ben ise kombine kartları için yukarıya çıktım. 15 dakika sonra, kulüpten çıktım ve ordan ayrıldık. Fiziki takipte, aleyhime delil olarak sunulan fotoğrafların içeriği tamamen bununla alakalıdır. Şimdi bir insanla iş görüşmesine gidiyorsunuz, 15 dakika gibi kısa bir zamanda, şike yaptığım söyleniyor. Yani bunu, böyle bir şeyin mümkün olacağına zaten inanmak ta mümkün değil. Sayın Aziz Yıldırım başkanımızın da açıkladığı gibi, kombine kartlarını ve kulübe ödediğim çekin fotokopileri de dosyada da mevcuttur. Bu zaten en başında da, savcılıkta da ben bunları ibraz etmiştim. Ama şu anda yine yanımda var yani. Onları da zaten yine şey yapacağım. Kombine kartları 1.000 lira, 2.000 lira 3.000 lira gibi rakamlar değildir. 42 milyar, yani geçmiş para ile 42 milyar 600, şimdiki parayla 42.600 TL olduğu için, ben bu konuda başkanımızdan yardımcı olmasını istedim. Benim bu ricamdan dolayı, beni kırmadı, kulübe gittim. 2 sefer kendisi ile görüştüm. Daha sonraki gidişlerimin çoğunda da, stattan sorumlu yönetici arkadaşımız olan Ömer Temelli Beyden bilet almak için sürekli zaten geçmişteki telefon tapelerinin lehime olan kısımlarını almış olsalardı burada zaten görülecekti. Sürekli ben Ömer Beyi arayıp bilet almak istediğimi söylüyorum. O da zaten benim hiçbir zaman ricamı kırmış değildir. Aynı zamanda, bu İ.B.B maçı ile ilgili olarak, sözde ben İlhan Yüksel Ekşioğlu ile görüştüğüm söyleniyor. İlhan Yüksel Ekşioğlu ile görüşmem, tamamen Sivasspor yöneticisi olarak, Sivas'a geldiği gün, Sivas-Fenerbahçe maçına geldiği gün, kendisi ile orda karşılaştım. Ben ondan önce, İlhan Yüksel Ekşioğlu ile kesinlikle bir şekilde ne kulüpte karşılaştım, ne dışarda veya bir başka yerde telefonla birbirimizi aradık. Çünkü benim İlhan Yüksel Ekşioğlu ile sadece bir merhabayı geçmeyecek samimiyetim var. Ama tabi, telefon ve fiziki takiplere göre sözde, benim İlhan Yüksel Ekşioğlu ile de sözde orada görüştüğüm söyleniyor. Kulübe arabam ile gitmemin, Fenerium mağazasından alışveriş yapmamın suç olduğunu bilmiyordum.Ben yıllardan beri zaten bu kulübe gidiyorum. Burası Fenerbahçe'lilerin kulübüdür. 20 milyon taraftarı olan insanların kulübüdür. Haliyle ben de kongre üyesiyim, benim de kulübümdür. Oraya gitmemde bir sakınca göremiyorum. Zaten yani beni teknik takibe ve fiziki takip yaptığını söyleyen insanlar, eğer ki, iyi izlemiş olsalardı, benim her gün, hemen hemen her gün, Fenerbahçe Spor Kulübünün, zaten bizim orda derneğimiz var, Altepe derneği, her gün zaten oraya gidiyoruz. Arkadaşlarımızla oralarda toplanıyoruz yani. Yusuf Turanlı ile olan münasebetim, 15 yıldan beri, 15-20 yıldan beri tanıdığım bir insandır kendisi. Onunla zaten bu görüşmelerimizi İ.B.B maçına bağlamalarının tek sebebi, sanki bizim Yusuf Turanlı ile, işte Nisan'ın 26sından Mayısın 6'sına kadar olan bir görüşmeymiş gibi getirip önümüze koymuş vaziyetteler. Bunu da zaten hiç anlamış da değilim, çünkü benim Yusuf Turanlı ile dediğim gibi, 15-20 seneden beri arkadaşım olduğu için, ben de Sivasspor'un yöneticisiyim. Kendisiyle tanışıklığımızdan dolayı yani yurt dışından transfer edeceği futbolcular ile alakalı, sezonun ikinci yarısında kulüpten yapmış olduğu transfer ile alakalı olarak bir ufak böyle alıp almama arasında tedirgin olduğu bir konuda, para konusunda benden yardım istemesidir. Benim tamamen kendisi ile görüşmelerim de bu husustadır. Ben İbrahim Akın'ı, kesinlikle ve kesinlikle hiçbir şekilde tanımıyorum. Zaten diğer bir suçlama da, İbrahim Akın ile görüşmediğim ortadadır.
39-SANIK İBRAHİM AKIN SAVUNMASINDA ÖZETLE: Beşiktaş maçıyla ilgili şike yaptığım söyleniyor, karşılığında da bir at aldığım söyleniyor, tabii ki bu olay beni çok üzmüştür, zaten benim yarış atlarım var, at yarışlarını çok seviyorum, Serdar Adalı'nın bana at teklif ettiği şike için, zaten ben böyle bir şeyin olmadığını maçta kanıtladım, bir gol ve bir asist yaptım, Fenerbahçe İ.B.B. Maçında da aynı şekilde şikeden suçlanıyorum. Takımın en iyi oynayanı benim, topum direkten dönüyor, yazarlar bana teşekkür etmiş, İbrahim Akın'ın performansından dolayı, aynı maçta şikeden dolayı suçlanıyorum ama böyle bir şeyin olmadığı açık görüntülerle ortadadır şeklinde şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir.
73-SANIK SERDAL ADALI SAVUNMASINDA ÖZETLE: (Kls 95 Dizi;12-17) Mart ayı sonlarında teknik direktörümüz Tayfur Havutçu ile yaptığımız görüşmede, futbol takımımızda tüm futbolcu eksiklerimizin çıkarılması ve yeni sezonda istediği futbolcuları bize bildirmesinin futbol komitesi olarak beraber çalıştığım Cengiz Zülfikaroğlu ile ilettik. Sonraki hafta başı Ümraniye tesislerinde yaptığımız toplantıda içinde İbrahim Akın, İskender Alın'ın da olduğu on bir, on iki futbolcunun isimlerini, Tayfur hocanın bize verdiği listeden belirledik. İfademde, polis ve savcılık ifademde de belirttiğim gibi, bu isimlerin belirlendiğinde İ.B.B.spor rakibimiz bile değildi. Henüz kupada karşılaşacağımız belli bile değildi. İlerleyen günlerde yurt dışında oynayan Türk futbolcuların ve yabancı Türk futbolcuların transferi için çalışmalarımızı sürdürdük. Çoğunu da transfer ettik. İlerleyen günde de Bursa maçı için, Bursa'da olduğumuz bir günde hocamız Tayfur Havutçu ile ilgili, listemizde yurt dışında hangi futbolcularla görüştük, hangi futbolcuları transfer etme aşamasında geldik, bunların bilgisini verdik. Tayfur hocamızda listemizde bulunan İbrahim, İskender, Samsunspor'dan Kemal ve Çanakkale'de oynayan Sakıp'ın menajerinin Yusuf Turanlı olduğunu özellikle de Samsun'lu Kemal'in çok gündemde olduğunu iki üç kulübün aynı anda istediğini, diğerleri değil ama vakit kaybetmeden görüşmemizin bir an önce yapılması gerektiğini bize iletti. Ben de lobide yanımızda olan kulübümüz güvenlik, güvenlikten sorumlu arkadaş, Ahmet Ateş'e, Yusuf Turanlı'nın telefonunun olup olmadığını mümkünse bulmasını ve görüşmek istediğimizi iletmesini söyledi. Ahmet'de kendisinin olmadığını Yusuf Turanlı'nın İbrahim Toraman'ın da menajeri olduğunu, onu da o anda öğrendim. Ondan öğrenebileceğimi söyledi. Ben pazartesi İstanbul'da görüşelim dedi. Ahmet, Yusuf Turanlı ile görüştüğünü kendisinin pazartesi İstanbul dışında olacağını, bir hafta on gün sonra döneceğini, benimde hemen Bursa maçından sonra yurt dışına çıkacağım için, mümkünse Bursa'ya gelebilir mi diye sordum. Bu görüşmenin Bursa'da olmasının tek sebebi, transfer görüşmelerinin bir an önce yapılması gerektiği ve görüşecek başka uygun gün bulunmaması idi. Bu şekilde yapmış olduğum görüşme ne yazık ki dosyada sanki şike görüşmesi gibi değerlendirilmiştir. Sayın başkanım şike yapmak için futbolcunun menajerine yüz tane taraftar, otuz tane gazeteci, otuz tane televizyoncunun olduğu otele çağırır mısınız. Yusuf Turanlı ile yaptığımız görüşmede yarım saat sürdüyse bunun ancak, beş dakikası İbrahim Akın ve İskender Alın'la ilgiliydi. Yusuf Turanlı o görüşmede, benim İ.B.B. başkanıyla görüştüğümü bildiğini bu futbolcuları istediğimizi, Göksel başkanın da kulağına gittiğini söyledi. Ben Yusuf'a sadece bu futbolcuların İ.B.B'den senelik kaç para aldıkların sordum, o da tam olarak öğreneceğini kupa maçından sonra oturup konuşacağımızı söyledi ve ayrıldık. Yine bu görüşmede de Cengiz Zülfikaroğlu benimle beraberdi. Yusuf Turanlı'nın maçtan iki gün önce Tayfur hocayı arayıp acil görüşmesi gerektiğini söylemiş. Polis ifadesinde tapeleri görmediğim, verdiğim ifademi okursanız, Yusuf'la kendi ofisimde görüştüğümü, herhangi bir teknik takip olmamasına rağmen, zaten yukarıda belirttiğim acil görüşme sebebinin, o hafta sonu yapılacak, Galatasaray kongresinde, Göksel başkanımızın kongre üyesi olduğu, seçilecek başkanla bir araya bir araya geleceğini, isteyeceğini, onun için bu futbolcularla alacakları ücreti konuşmamız gerektiğini belirtti. Ben de İ.B.B. ile görüşmeden bu futbolculara, bonservis ücreti ödeyip ödeyemeyeceğimiz belli olmadan, bunu belirleyemeyeceğimi, ama mevcutta şu anda aldıkları ücretten daha fazla olacağını kendine ilettim. Yine Samsunspor'lu Kemal'in, babasıyla görüştüğünü ve Adana'lı olduğunu benim görüşmem gerektiğini benim ağzımdan da Beşiktaş'a transfer etmek istediğimizi iletti. Daha sonra Adana'da Kemal'in babasıyla da görüştüm.
Ailemizin yüz elliye yakın sahip olduğu yarış atı var. Yetiştiriyoruz, bazen satıp koşturuyoruz, bazılarını da tutsak olarak çiftliğe yolluyoruz. Her sene kendime iki tane at ayırırım. Ve yüz elli atın içinde iki tane ismi kendim belirlerim. Adı geçen at kendime ayırdığım iki attan bir tanesidir. Yani hediye etmem, satmam, birilerine vermem, imkansızdır. Kendisine Beşiktaş camiasının, futbolcunun, atçılık yapmasını kaldırmayacağını, Beşiktaş'a geldikten sonra bu at işleriyle uğraşmasın bırakmasını söyleyip at konusunu kapattım ve ayrıldık.
Kupa maçında adı geçen iki futbolcu da gol atmıştır. Bunun bir tanesi resmi olarak İbrahim'in attığı göldür, diğeri de İskender'in bana göre gol olup, hakem tarafından iptal edilen ikinci goldür. Bunu daha sonra hem televizyonlarda, hem gazetelerde herkese ifade ettim. Penaltılarla biten maçın 3-2 olduğunu kim söyleyebilir. İbrahim Akın'ın penaltıyı dışarı atması en kolay yol olmaz mıydı. Yine atfedip şike yaptıysam, maçla gözaltına alınmam arası, tam iki ay. Bu iki aylık süre içinde niye götürüp atı vermedim. Yine tapelerden öğrendiğime göre, İbrahim Akın maçtan sonra benim hediye ettiğim söylenen atı almaya gidiyorum demiş.
Yine iddianamede üstüne dikkat çekilmek istenen diğer bir konuda bu iki futbolcuyla yaptığım görüşmede asla bir fiyat teklifinde bulunmadık. Sadece futbolcuların fiyatlarının ne olduğunu Yusuf Turanlı'dan bize teyit etmesini istedim. Yine iddianamede futbolcuların fiyatlarının yüksek olduğu, bunun bir transfer şikesi olduğu iddia ediliyor. Bundan dolayı ben transfer yaptığım geçen seneki rakamları size belirtmek istiyorum. Beşiktaş'a bir futbolcunun sadece aldığı maaşlardır. Veli, 1.350.000 euro, Tanju 1.300.000 euro, Burak, 1.350.000 euro, daha bunlar maç başlarıyla beraber ödenecek rakamlardır. Egemen 2.000.000. euro, Pektemek, 2.000.000 euro, Ersan, 2.100.000 euro. Türk futbolcuların maaşların ve aldıkları ücretin bu şekilde olmasına rağmen, İbrahim Akın ve İskender Alın'a bizim teklif, yüksek teklif vererek, futbolcuların akıllarının karıştırıldığı iddia ediliyor. Buna hiçbir şekilde katılmıyorum. Bu görüşmeleri bilmediğim, tüm ilgililerin ifadesinde açıkça belirtilmektedir. Özellikle Yusuf Turanlı'nın vermiş olduğu ifadelerde de, menajeri olduğu futbolcularla yaptığı telefon görüşmelerinde, futbolcuları motive etmek için konuşmalar yaptığı söylenmektedir. Bu tür konuşmaların benimle hiçbir ilgisi yoktur. Ne bir ilgim vardır, ne yönlendirmem söz konusudur. Şikeye ilişkin tekbir konuşmam, tek bir cümlem dahi yoktur. Şike olarak yorumlanabilecek tek bir kelimem kayıtlarda yoktur. Evet ben iki defa Yusuf Turanlı ile görüştüm. Tüm bu süreçte tek bir çabam vardı, o da masum olduğumu ispatlamaktı. Sonuç olarak bir kez daha belirtmek istiyorum ki asla ve asla şike yapmadım. Şikeye teşebbüs etmedim, kimseye şike amaçlı transfer teklifinde bulunmadım. Dosyada bununla ilişkin tek bir delil, tek bir ifade dahi yoktur. Hakkımda beraat kararı verilmesini talep ediyorum şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:34
83-SANIK TAYFUR HAVUTÇU SAVUNMASINDA ÖZETLE: (Kls 95 Dizi;6-11) 11 mayıs 2011 tarihli Beşiktaş - İ.B.B Türkiye kupası final karşılaşmasında, şike yaptığım iddiasıyla yargılanmaktayım. Yargılanmama konu olan maçta, şike yaptığım kanaatine ulaşan savcı iddianamede de yer alan sadece beş adet telefon görüşmesi ile şike yaptığım sonucuna varmıştır. Yaptığım her telefon görüşmesi, bir ay cezaevinde kalmama neden olmuştur. Bu sebeple yapmış olduğum telefon görüşmelerine ilişkin, açıklamamı sayın mahkemeniz huzurunda yapmak istiyorum. Beş adet görüşmenin hepsi on seneden fazladır, tanıdığım Beşiktaşlı birkaç futbolcuyu da temsil etmiş olan Yusuf Turanlı ile yapılmıştır. İlk görüşmem 04 mayıs 2011 tarihli görüşme; Yusuf daha aramadılar bizi, Tayfur biz şimdi bak bu yani Akın ile İskender'i ben söyledim şimdi. Onu kesinlikle şey yapmak istiyorlar, ikisini. Yusuf'u almak istiyorlar, Tayfur kesin yani, hani şu, şimdi bu maçla falan alakası yok. Onun için İbrahim Akın'ı ben istiyorum. Bu görüşme de İbrahim Akın'ın transferini bizzat şahsımın istemesi üzerine transfer komitesinin İbrahim Akın'ı transfer etmek istediğimi iletiyorum. Hatta bu maçla alakası yok diyerek, olası dedikoduların da önüne geçmek istediğim konuşmadan da açıkça anlaşılmaktadır.
09 Mart 2011 tarihli görüşme; Yusuf, sen şu Ahmet'e bir söylesen de hocam, şeyle bir bugün buluştursa beni yani, bir şey konuşmam lazım. Şeyle Adalı'yla falan yani. Tayfur; Tamam, tamam. Yusuf Turanlı'nın, Serdal Adalı ile görüşmeyi talep etmesine ilişkin yapmış olduğum görüşmedir. Transfer komitesi başkanı Serdal Adalı ile başta Samsun'lu Kemal olmak üzere İbrahim'inde transfer görüşmesi için bir araya gelecek olmalarına ilişkin yapılan görüşmeden ibarettir. Futbolcuların transferlerine ilişkin teknik direktör sıfatıyla herhangi bir dahilim olmadığından dolayı, Yusuf'un, Serdal Adalı ile görüşme talep etmesi de, hayatın olağan akışına uygun, futbol dünyasındaki kural ve şartlar içerisindedir.
9 Mayıs 2011 tarihli saat 19:22 görüşmesi; Yusuf bende şeylerle biraz kahve çayı içtik. Yine görüştüm tamamdır yani, her şey yolunda rahat ol. Tayfur; Hayırlısı kardeş. Yusuf Turanlı ile Serdal Adalı arasında yapılan görüşmenin olumlu geçtiğini, ve transfere ilişkin her şeyin yolunda olduğuna dair görüşmeden ibarettir. Yusuf'da beni arayarak görüşmeye ilişkin bilgilendirme yapmıştır. Her şey yolunda rahat ol demiştir. Bunun üzerine bende, hayırlısı kardeş diyerek kendisine cevap verdim. Burada özellikle bir hususu ifade etmek isterim. Yapılan bu görüşmenin sadece İbrahim Akın için yapılmadığı, aynı zamanda Samsun'lu Kemal için de görüşüldüğünü biliyorum.
11 Mayıs 2011 tarihli saat 11:35 görüşme: Tayfur; Ne yaptın geldin mi. Yusuf; Uçak buldum da artık dönüşe bakacağız geliyorum. Tayfur; Onlarda bu Hasegic oynamıyor mu sorsana bir. Yusuf; Tamam hemen dönüyorum. Yine 11 mayıs 2011 tarihli saat 11:41 görüşme altı dakika sonra: Yusuf; hocam hastaymış ama daha durumu belli değilmiş, çocuklara sordum şimdi. Tayfur; Anladım, İskender. Yusuf; Oynuyor, yani yalnızca oynuyor. Tayfur; Tamam, oynasın. Yusuf; Haydı hocam görüşürüz. Yusuf'un transferini istediğimiz, futbolcuya ilişkin kendine göre yapmış olduğu esprili bir görüşmedir. Bu görüşme de Yusuf ile yapmış olduğu son görüşmedir. Sayın mahkeme tarafından tespit edileceği üzerine iddianamede başka bir görüşmemde bulunmamaktadır. Ayrıca herhangi bir şekilde şahsımın futbolcuları etkileyecek bir konuşmam yada menajere telkinin olmamıştır. Yusuf Turanlı ile iddianamede sadece beş adet telefon görüşmem yer almaktadır. Halbuki Beşiktaş'ta teknik direktörlük görevine geldiğim tarih olan 15 mart 2011 tarihinden sonra önümüzdeki sezonun hazırlığını yapmak için transfer komitesine, 11-12 futbolcunun yer aldığı transfer listesi verdim. Bu liste doğrultusunda, transfer komitesi ön çalışma ve ön görüşmelere başlamıştır. Şahsen listedeki futbolcular ile ilgili bilgi almak adına, on seneden fazladır tanıdığım Yusuf'un futbolcularıyla ilgili de Yusuf ile 15 mart tarihinden sonra en az 20 defa telefon görüşmesi yaptım. Bu görüşmelerde İ.B.B'li İbrahim, Samsun'lu Kemal, vesaire. Bir çok futbolcu hakkında görüştük. Fakat Yusuf ile bu kadar çok telefon görüşmem olmasına rağmen, iddia makamının final maçından sadece bir hafta önceki telefon görüşmelerini önüme koyması, sanki maçtan bir hafta öncesinde görüşmeye başlamışım gibi, ondan önce herhangi bir görüşmem yokmuş gibi, izlenim yaratılmaya çalışılmasını, mahkeme heyetinin takdirine bırakıyorum.
İbrahim Akın ve İskender Alın'ı kullanarak, maçta şike yaptığım iddia edilen karşılaşmada, İbrahim Akın bir gol atmış bir de asist yapmıştır. İskender Alın ise bir penaltı yaptırmış, bir nizami golü de yardımcı hakem tarafından ofsayt gerekçesiyle iptal edilmiştir. O da maçta sonuca İ.B.B lehine direkt etkilidir. Maçın en etkili iki futbolcusu İbrahim ve İskender iken, şahsımın maçın sonucuna etki etmek amacıyla bu iki futbolcuyla şike yapmış olduğum iddia edilmesi çok manidardır. İddia makamı bu maçta illa da şike yaptı diyorsa kişileri yanlış seçmiştir. Mahkeme heyeti maçın görüntülerini izlediği zaman ortada bir şike tespit ederse bu şikenin şahsım tarafından yapıldığına karar verecekse şikeyi bakın kimlerle yapmış olabileceğimi söylemek isterim. İskender'in nizami golüne ofsayt bayrağı kaldıran yardımcı hakem, Baki Tuncay Akın ve ofsayt kararını veren hakem Yunus Yıldırım. Penaltı atışlarında, penaltıyı kaçıran İ.B.B'li futbolcular Cihan Haspolatlı ve Metin Depe. İbrahim'i 85 dakika, İskender'i 105 dakika oyunda tutan, değerli meslektaşım Abdullah Avcı. Bir an önce aklanmak ve üzerime atılan bu lekeyi silmek en büyük arzumdur şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir."
90-SANIK YUSUF TURANLI SAVUNMASINDA ÖZETLE: (Kls 94 Dizi;433-444) "Yaklaşık 20 yıldır spor camiasının içerisindeyim. Bir dönem de Rizespor Futbol Şube sorumluluğu görevini de yürüttüm. Yıllar içerisinde spor camiasından pek çok insanla tanışıklığım oldu. Müteahhitlik yapmam vesilesiyle pek çok futbolcunun da gayrimenkul yatırımlarında yardımcı oldum. Bunun en güzel örneği de, evimde yapılan aramalarda, bazı futbolcu kardeşlerimizin tapu belgeleridir. Son yıllarda yakın ilişki içerisinde bulunduğum futbolcuların transferlerinde de yardımcı olmaktayım. Nisan ayında yapılan menajerlik sınavına girdim ancak başarılı olamadığımdan menajerlik belgesini alamadım. Eylül ayındaki sınava hazırlanıyordum, bu olay başıma gelince tabi o sınava da giremedim. Futbol camiası ile ilişkilerim nedeniyle birçok futbolcunun transfer ve oynadıkları kulüplerdeki problemlerinde, kendilerine yol gösterici olarak yardımcı olmaya devam ettim. Nitekim menajerlik yapacağım düşüncesi ile, İstanbul'da çoğunluk hisseleri bana ait olan bir şirketi kurdum. Yaşadığımız bu olay neticesinde de, şirketi kapatmak zorunda kaldım. Suç örgütü ile ilgili, örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmiyorum. Benim dosya kapsamında da, irtibatım olan kişilerle, aynı doğrultuda hareket eden, süreklilik arzedecek bir ilişkim mevcut değildir. Geçmişten tanıdığım bir kısım kişilerle bu iş ile alakalı ve yazlık komşusu olmam nedeniyle kaynaklanan normal sosyal durumlardır.
Bursaspor - İ.B.B maçı ile ilgili tarafıma suçlama vardır. Burda da mevzu bahis olan konu bir baklava konusudur. İddianamede bir tepsi baklava olarak söyleniyor, o gün iki tepsi baklava aldım ben. Hem İbrahim Akın'a aldım, hem de İskender Alın'a aldım. Bunları da zor şartlarda, büyük sıkıntılarla Antep'ten getirdim. Bu baklavaları da, tesiste kendilerine bıraktım, bunların hepsi ispatlıdır. O gün Gaziantep ilindeydim zaten, dönüşte de, bir isteğiniz var mı deyince, onlar da baklavası meşhur olduğu için iki tepsi baklavayı kendilerine getirip bıraktım. Ali Kıratlı ile olan görüşmemde bir saat konusu var. Kendisinin bizden böyle istekleri her zaman bulunur. Bir takım açılışlarda, toplantılarda, futbolcu getirmemiz, reklam açısından. Benden de böyle bir yardım talep ettiler. Ben de İbrahim Akın'ı, İskender'i, başka futbolcular da ayarlayacaktım, organize edecektim. Onunla ilgili bir isteği oldu benden, bir yıldızlar karması turnuvası için. Bununla ilgili de eğer getirirsek, katılırsan, bir saat hediye edersin diye aramızda geçen bir konuşmadır. Hiçbir şekilde bu maçla bir alakası yoktur.
Fenerbahçe- İ.B.B maçı ile ilgili İbrahim Akın'a kesinlikle şike teklifinde bulunmadım. Bahsi geçen maçtan 10 gün sonra, İ.B.B'nin Beşiktaş ile bir kupa maçı vardı. Bu İ.B.B'nin hayatındaki en önemli maçlardan biriydi. Zaten İ.B.B'nin Fener maçının kendisi açısından da bir önemi yoktu. Bunu maç öncesi ve maç sonrası da gerek teknik heyetleri, gerek te yönetimi olarak, her yerde vurguladılar basın yoluyla. Bizim için önemli olan kupa maçıdır diyerek bunu dile getirdiler. Benim de bu maçtan önce İbrahim Akın ile bir görüşmem var. Ayağında ağrılar olduğunu söylüyor bana. Bende eğer ayağında ağrılar var ise, oynamaması gerektiğini tavsiye ediyorum. Daha sonra fazla bir ağrım olmadığını söylediğinden dolayı, ben de o zaman çık güzel oyna diyorum. Bu tapelerde de mevcuttur. Hatta tekrar kendisine oynayıp oynamayacağını soruyorum. Yani oynamaması, çünkü maçın bir önemi yok, bunu kendi teknik heyeti, kendi yönetimi de birçok şekilde dile getirmiş zaten. Ben de oyna oyna şeklinde telkinde bulunuyorum. Ama burda, şike şeklinde suçlanıyorum ben. Bir de birtakım para konuları geçiyor. Benim Kıbrıs'ta, inşaa ettiğim binada İbrahim Akın'a satmış olduğum bir daire vardır. Bunu, annesi ile yaptığım sözleşme vardır. Ödediğim paralar vardır. Bununla ilgili birtakım konuşmalarımız var, bunu da şikeye yordular. Zaten 100.000 Euro, 100.000 TL, 100.000 Dolar olarak, devamlı değişen paralardır. Fener maçından önce Kıbrıs'a gittik. İki günlüğüne. Zaten belgeleri de mevcuttur, uçak biletleri, otel konaklamaları. Orda Cassino'da birtakım paralar kazanıldı. Başka Casinoda da birtakım paralar kaybedildi. Bunlarla ilgili alım ve ödeme ile ilgili de birtakım para konuşmaları geçti aramızda. Onunla ilgili belgeleri de gerekirse mahkemeye sunarız. Birde İbrahim Akın soruşturma safhasında, Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu ifadeyi reddediyorum. Zaten öğrendiğim kadarıyla da, vaat yolu ile alınmıştır. Bu ifadesini kesinlikle kabul etmiyorum. Aramızda hiçbir zaman bu şekilde alışveriş olmamıştır. İddianamede Ahmet Çelebi tarafından, bana her ne kadar para verildiği söyleniyor ise de, böyle bir şey mevcut değildir. Nitekim fiziki takip tutanaklarında da, Ahmet Çelebi ile bütün görüşmelerim, tutanak altındadır. Bütün görüşmelerim, Ahmet Çelebi ile, fiziki takip tutanaklarındaki girişlerim çıkışlarım vardır. Ama hiçbir şekilde ne poşet almışlığım var, ne de bir torba almışlığım var. Ama nedense İbrahim Akın'a forma verdiğim torba, ki o torbaya, ne 100.000 TL, ne 100.000 EURO, ne 100.000 Doların sığması mümkün değil, zaten küçük bir torbadır. İbrahim Toraman'ın formasını kendisine veriyorum. Bunları o da doğrulayacaktır. Ama bunları para olarak iddia etmişler. Zaten sayın başkanım ne zaman elimde bir torba olsa veya bir poşet olsa, ki bunlar gayet doğal benim her zaman elimde poşet torba çanta olabilir. Evrak çantam da var. Hepsinin en büyük örneği de, Sivas - Fenerbahçe maçında, devamlı şike parası diye yorumlandı. Ayrıca iddianamede İbrahim Akın'ın, Fahri Tatan isimli futbolcu ile görüştüğü ve Yusuf Turanlı'dan cuma günü para alacağını söylediği şeklinde ibare vardır. İddianamede hiçbir şekilde İbrahim Akın benden ve para alacağını söylemiyor. Burada da bir çelişki vardır.
FB- Ankaragücü maçı ile ilgili olarak ise; Uğur Uçar ve Turgut Doğan Şahin ile ilgili suçlanıyorum. Ben Uğur ile Uçar'ı tanımıyorum. Hiçbir şekilde görüşmüşlüğüm de yoktur. Hiçbir yerde de, ne telefon tapelerinde, ne fiziki takip tutanaklarında zaten kendisi de bunu belirtmiştir. Turgut Doğan Şahin ile ilgili de, Abdullah BAŞAK'a gönderdiğim sadece bir tane mesajım vardır. O da bana forvet olarak kim oynuyor diye meraktan dolayı soruyor. Bende Turgut Doğan Şahin forvet yazıyorum. Tek mesaj budur, tek görüşme. Ama benim Turgut Doğan Şahin ile bu şike konusunda anlaştığım şekilde suçlanıyorum. Ben Uğur Uçar'ı tanımıyorum, hiçbir görüşmem de yoktur. Ama Ümit Aydın ile görüşmem vardır. Bu Ümit Aydın ile görüşmem de, Abdullah Başak benden rica etmiştir, o aralar basında çok çıkmıştır. Melih Gökçek'in birtakım teşvik ve takımına yüksek miktarda prim ödeyeceğine dair. Bu konuyu bir araştırmamı söyledi, teşvik midir bu nedir diye. Ben de Ümit Aydın'a yakın olduğu için, Uğur Uçar'a sormasını talep ettim. O da bana zaten tam neticeyi, öyle bir olumlu bir cevap alamadım. Yani herhalde çekindiklerinden veya tam bilgi alamadıklarından dolayı bana da net olarak cevap vermedi. Serdar Kesimal transferi ile ilgili bu görüşmeden sonra ayın 11inde Kayseri'de idim. Bu konuşmalar da karıştırılarak, bu yöne çekilmeye çalışılmıştır. Ayrıca iddianamenin 318. Sayfasında, öbüründe problem yok işte, hafta sonu tamam ya şeklindeki sözüm, iddianamenin 318. Sayfasında Trabzon'un İ.B.B maçına yönelik teşvik girişiminden sonuç alındığı şeklinde yorumlanmıştır. Görüleceği üzere de bu yorum, biraz çelişkilidir. Somut delile dayanmayan, varsayıma dayalı içermektedir.
Ankaragücü Fenerbahçe maçı ve Trabzon İ.B.B maçında, bahsi geçen davranışlar içerisinde bulunmadım. Kolluk aynı telefon konuşmasını iki maç yönünden de, şike teşvik primi fiillerine delil göstermiştir. İki maçta da aynı tapeleri koyarak çelişkili bir durum vardır. Trabzon İ.B.B maçında, 12/05/2011 tarihinde 16 sıralarında, İbrahim Akın ve İskender ile, Akmerkez de görüşmem şike görüşmesi olarak değerlendirilmiştir. Orada, yanımızda başka insanlar da vardı. Haftanın 6 günü bunlarla oturup kalkıyorum. Benim bunlarla görüşmem her maçın bir öncesine veya sonrasına denk geliyor. Yani ya bir maçın öncesi oluyor, ya bir maçın sonrası. Ama ben her görüşmemde, şike ve teşvik olarak yorumlanıyor. Bunu da size sunmak istiyorum. Yine burada efendim işte, o tapenin aynısı, Turgut Doğan Şahin olduğu şeklinde yorumlanmış, bu öbürü tamam, öbüründe problem yok şeklindeki konuşma. Bunun da bununla bir alakası yoktur, belirtmek istiyorum.
Sivas - Fenerbahçe maçı ile ilgili konuşmak istiyorum. Bana Korcan Çelikay ile yapmış olduğum görüşmeler soruluyor. Burada bir 50-60 bin Euro, araba konusu geçmektedir. Zaten ben Korcan ile görüştükten sonra, Erdal isminde, SS galerinin müdürü olan, bir galerici arkadaşımla görüşüyorum. Çok açık ve net bir şekilde belli, araba konusudur. O aralar araba arıyor zaten. Kendisi internetten birçok galeriyi arıyor. Ama burada da yine şike girişimi olarak yorumlanmış. Zaten futbolcular araba alırken fikrimi sorarlar. Ev alacakların da danıştıkları gibi, ev araba, bu konularda fikrimi sorarlar. Çünkü birçok yerden fiyat alırız. Erdal isimli şahısla görüşmem vardır. Banka kredisine kadar detaylı bir şekilde konuşmuşuzdur. Korcan ile maç kadrosu hakkında bilgi aldığım soruluyor. Ben her maçtan önce, bütün futbolculardan maç kadrosu ile ilgili bilgi alırım. Ahmet Çelebi ile ilgili benim görüşmelerim; benim de sezon bittikten sonra, yabancı transferlerini benim yapmak isteyişim ve ondan bu konuda talepte bulunmuşum. Çünkü eskiden bir dostluğumuz var, onun da bana yardımcı olmasını istediğimden doğan bir konudur. Bütün konuşmalarım buna ilişkindir. Burda da fiziki takip tutanaklarında, İlhan Ekşioğlu ve Abdullah Başak ile, İlhan Ekşioğlu'nun ofisinde görüşmem, Sakıp Aytaç isimli, Çanakkale Dardanel'de oynayan futbolcudur. Zaten yaklaşık tutuklanmadan, sezon Ocak ayından itibaren de, gazetelerde, televizyonlarda, internetlerde, Sakıp'ın Fener'e gideceği ile ilgili, transfer ile ilgili birçok haberleri mevcuttur. Yani onunla ilgili bir görüşmelerimiz var. Kendileri de zaten transfer listesinde de var. Sakıp Aytaç. Yani resmi menajer olmasam da, yakın ilişkilerimden dolayı, bazı futbolcuları bazı kulüplere öneririm. Bunları devamlı, yani menajerlik belgesini alabilseydik, bununla ilgili bir şirket de kurduk. Ama bu olaydan dolayı devam edemedik. Korcan 17/05/2011 tarihinde bir görüşmem vardır.
Beşiktaş'ın, Tayfur Havutçu beni arıyor, Beşiktaş'ta yedek kaleci Hakan'ın gideceğini söylüyor. Kendisi de doğrulayacaktır. Bana; Hakan'ın takımdan gönderileceğini, ikinci veya üçüncü kaleci olarak Korcan'ı geri alabileceklerini söylüyor. Korcan, bonservisi Beşiktaş'ta olan, Sivas'ta kiralık olarak oynayan bir oyuncudur. Yalnız Beşiktaş'ta Korcan'ın sözleşmesinde, ücret yazmıyor. Şu andaki kontratında rakam yazmıyor. Bende Tayfur hocaya; Korcan'ın Sivas'ta oynadığını, mutlu olduğunu, para da kazandığını, Beşiktaş'a geri dönerse bizi mağdur edeceğini söylüyorum. O da sen merak etme, gereken ne ise yapacağız, ücretlerini de en güzel şekilde mukavelesine yazdıracağız diye söylüyor. Bu arada tabi, Sivasspor'da da kalırsak, sayın başkan ile de görüşüp, o da var burada, görüşmelerde, Sivasspor'da da kalırsak oradaki ücretinde de arttırım istiyor. Şu anda olan kiralık sözleşmesinde Beşiktaş'a dönersek, Sivas'ta da kalırsa da fiyatını arttıracağız. Çünkü ikinci yarı Sivasspor'da iyi bir sezon geçirdi, o konuşmalar buna binaendir şeklinde beyanda bulunmuş ve atılı suçlamaları reddetmiştir."

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:34
TANIK BEYANLARI:
6-TANIK ABDULLAH AVCI BEYANINDA : O tarihte İBB teknik direktörü olarak çalışmakta olduğunu, Futbolcular İbrahim AKIN ve İskender ALIN kendisinin futvolcusu olduğunu, İBB- Beşiktaş, İBB-Trabzon ve İBB-Fener maçlarında şike yapılıp yapılmadığını bilmediğini Kendisinin gıyabında yapılan görüşmelerden bilgi sahibi olmadığını, Sanıklardan Yusuf TURANLI'yı tanıdığını, hemşerisi olduğunu, Hem de menajer olması sebebiyle zaman zaman kulübe geldiğinde görüştüğünü, Yine İbrahim Akın ve İskender Alın ile ilgili kupa finalinden önce Beşiktaş tarafından tarafına ulaşmış herhangi bir transfer teklifi olmadığını Bu konuda bir duyumda almadığını, Yine İBB- Beşiktaş kupa finalinden önce İbrahim AKIN'ın kendisine Beşiktaş'a transfer olacağını söylemediğini, Bu maçta İbrahim AKIN'ın 70. Dakikada kasığının çektiğini söyleyerek maçtan alınmasını istediğini, Kendisinin de biraz daha dayanmasını söylediğini Ancak bir kaç dakika sonra teknik olarak tekrar değerlendirip maçtan kendisini aldıklarını, Trabzon-İBB ve Fener-İBB maçında yaklaşık aynı kadro çıkarttıklarını, Ancak İBB- Beşiktaş kupa finalinden önce futbolculara sakatlanmamaları ve kendilerini kupa finaline iyi hazırlanmaları hususunda telkinlerde bulunduğunu, Ancak bu Trabzon ve Fener maçında iyi oynamamaları yada yenilmeleri yönünde bir telkin olmadığını Bu şekilde beyanda bulunmasının da mümkün olmadığını Can ARAT, İskender ALIN ve İbrahim AKIN'ın gıyabında yapmış oldukları görüşmelerden bilgi sahibi olmadığını, Yine İBB-Trabzon maçından önce İskender ALIN'ın maçta oynatılıp oynatılmaması hususunda tarafına Yusuf TURANLI'ya da yardımcım ARİF tarafından herhangi bir teklifte bulunulmadığını, Bulunulması da mümkün olmadığını, İbrahim AKIN kulübümüzün en fazla para alan oyuncusu olduğunun, Ancak zaman zaman ekonomik sıkıntısı olduğunu , olduğu zaman da kulüp olarak kendisine yardımcı olunduğu şeklinde beyanda bulunmuştur.
13-TANIK CİHAN HASPOLATLI BEYANINDA : Trabzon- Büyükşehir maçı ile ilgili olarak şike teşvik girişiminin olmadığını, İskender ile Yusuf Turanlı arasındaki görüşmelerden bilgisinin olmadığını aralarında bir konuşmanın olup olmadığını bilmediğini, Primlerin sezon başında belli olduğunu Trabzon maçı ile ilgili ekstra bir şey söylenmediğini, İbrahim Akın'ın bu maçla ile ilgili herhangi bir şey demediğini, büyük maçlardan sonra başkanın geldiği çok iyi oynamış iseler veya farklı kazanmış iseler ekstra bir prim verdiğinin olduğu şeklinde beyanda bulunmuştur.
32- TANIK NEŞE ÖZTÜRK BEYANINDA : Olaylarla ilgili tek bildiği bu ev satışıyla ilgili telefonla konuşulan bir konu olmuş olduğunu, Kıbrıs'ta bir Yusuf TURANLI'nın akrabalarının bir inşaatı var olduğunu, Oradan kendisi üzerine bir ev alındığını, 4-5 ay sonra da bu evi satacağını söylediğini, evi İbrahim'in aldığını yatırım olsun düşüncesi olduğunu, kendi adına alındığını, bir gün çok sıkışık olduğunu evi satmak istediğini, sıkıştım dediğini, Silivri'de 3 arkadaşın bir arsa aldıklarını, Yüklü de bir ödemesi olduğunu, bildiği kadar işyerinden de para alamadığı, Bir de Yusuf Abi ye de borcu var olduğunu, bu evi niye aldıklarını, her şeyi satarsak nasıl yatırım yapacaklarını diye serzenişte bulunduğunu,100.000 dolara satacağını söylediğini, ama kendisinin "oğlum 100000 dolar değil 110000 euro ya alınmış evi dedim bari 100000 euro ya sat" dediğini çok sinirlendiğini, bir daha hiç bu konuyu açmadığını, ortada ev olduğunu, bu evin kendisi üzerine olduğunu, sonra bu evin satıldığını, Yusuf'la İbrahim aralarında satıldığını bildiğini Yusuf TURANLI. Bu konuyu böylece anlatmak istediğini, İbrahim Akın'ın savurgan bir yapısının olduğunu, alo diyen birine hemen para gönderen bir yapısı olduğunu şeklinde beyanda bulunmuştur.
33-TANIK MAHMUT TEKDEMİR BEYANINDA: Trabzon- İBB maçı, Fener- İBB maçı ile ilgili olarak bir bilgisi olmadığını kimsenin gelip kendisine bir şey söylemediğini, Kendisinin İstanbul Büyükşehir Belediyespor da oynadığını, Beşiktaş kulübü tarafından herhangi bir şike teklifi gelmediğini ve İbrahim AKIN'a veya Şener' e yönelik Beşiktaş kulübü tarafından bir transfer teklifi duymadığını , olsa da zaten ilgilenmediğini ondan duymamasının normal olduğunu şeklinde beyanda bulunmuştur.
34-TANIK YILDIRIM DEMİRÖREN BEYANINDA : Transfer komitelerinin tam yetkili olduğunu, 5 arkadaşa tam yetki verildiğini bunların Serdar ADALI, Cengiz ZÜLFİKAROĞLU, Doğan KÜÇÜKEMRE, ALAADDİN Bey olduğunu , beşinci kişi de Emin ÖNAL olduğunu, bu arkadaşın tam tam yetkili olduğunu, Bu arkadaşına gelen rapor, Beşiktaş Kulübünde ön izleme grubu var olduğunu, onlar alt yapıdan oyuncularından, genç hocalardan oluştuğunu ve dışarıdan futbolu bilen kişilerden oluştuğunu, Bunlar sezon içinde, geçmiş sezonda ve mevcut sezonda takıma, Beşiktaşa kişilik, bilgi ve futbolda uygun kişileri hocamıza bildirdiklerini, O dönemde de sayın Tayfur HAVUTÇU olduğunu, Tayfur HAVUTÇU da onların içinden kadroya uygun oyuncular hangisiyse seçtiğini, transfer komitesine bildirdiğini, Transfer komitesi de bu seçilen oyuncuların içinde hepsiyle tek tek görüşerek, kulüpleriyle görüşerek belli bir ortama getirdiğini, ondan sonra da yönetim kurulumuza sunduğunu. İbrahim AKIN böyle olduğunu, hoca ve izleme komitesinden bir şey geldiği vakit her yönetici olanakları, imkanları Yönetim Kuruluna sunmak zorunda olduğunu, Sunulduğu vakit Yönetim Kurulu olarak karar vermek zorunda olduklarını, Kendisi de Yönetim Kurulu Başkanı olarak fikrini beyan ettiğini getirdikleri vakit bunun olmamasının doğru olacağını söylediğini, Arkadaşların hocadan gelen şeyi yapmazlarsa ileride, bunu futbolun içinde yaşamakla hocaların çıkıp "ben Yönetim Kuruluna bu ismi verdim, almadı. Onu alsaydı biz daha başarılı olurduk" diye beyanda bulunabildiklerini, onun için herkesi değerlendirmek zorunda olduklarını şeklinde beyanda bulunmuştur.
43-TANIK METİN DEPE BEYANINDA : İbrahim Akın'ı tanıdığını, kendisiyle bu nedenle arkadaşlığı olduğunu, telefonla ve yüzyüze görüşmelerinin olduğunu, görüşme kayıtlarında belirtilen diğer kişileri sadece futbol camiası içerisinde olması sebebiyle isimlerini bildiği, sadece televizyondan görmüşlüğü olduğu, kendisi görüştüklerini bildiren kişilerin hiçbirisiyle telefonla veya yüzyüze görüşmesi olmadığını, bu kapsamda takımı olan İstanbul Büyükşehir Belediye Spor'un Fenerbahçe, Trabzon ve Bursa ile yaptığı müsabakalar öncesinde hiç kimsenin kendisini şike amaçlı veya teşvik verme amaçlı olarak aramadığını, telefon kayıtlarında kendisi ile görüşüldüğünü bildirilen Bursaspor maçında kırmızı kart cezalısı olması sebebiyle zaten oynamamış olduğunu, teşvik görüşmesi yapmasının da bu yüzden anlamsız olduğunu, 0539 453 00 45 numaralı kişi ile yaptığı görüşme eşi Meltem Depe ile yaptığım görüşme olduğunu, bu görüşmede belirttiği "zaten bizimkilerde istemedi yenmemizi" şeklindeki sözlerinin bu maç sonrasındaki kupa maçı nedeniyle sakatlanma ve cezalı duruma düşme riskinden korunmaları için teknik direktörümü tarafından kendilerine yapılan uyarıları belirtmek için söylenmiş olduğunu, bir Anadolu takımı olarak kendileri için Beşiktaş ile oynayacakları kupa maçı Fenerbahçe maçından çok daha önemli olduğunu, bu yüzden bu maça hazırlanması kendi yönetim tarafından bildirilmiş olduğunu, 12 seneden profesyonel futbolcu olduğunu, bu süre içerisinde teşvik ve şike yapıldığına dair televizyon ve gazetelerde yazılanlardan başka bir bilgisi olmadığını , ben hiç teşvik ve şike konusunda görüşme yapmadığını , kendisine bu taleple hiç gelen olmadığını ve görüşme yapmadığını, dava konusu olan maçlara ilişkin teşvik ve şike faaliyeti olduğunu da görmediğini ve duymadığını şeklinde beyanda bulunmuştur.
52-TANIK ERDAL ŞAHİN BEYANINDA : Şike olayı ile ilgili bilgisinin olmadığını, sadece beraber oturduklarını gösterir bir kaç resim olduğunu, Yusuf Turanla, İbrahim Akın ve İskender Alın ile sürekli Çoğu zaman birlikte olduklarını hemen hemen her gün görüştüklerini, ancak Kendisinin yanımda hiçbir şekilde hiçbir şey konuşulmadığını şeklinde beyanda bulunmuştur.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:34
58-TANIK FAHRİ TATAN BEYANINDA : Sanıklarla herhangi bir şekilde akrabalığının olmadığını, sadece İbrahim Akın adlı futbolcu arkadaşı ile ilgili bilgisi olduğunu, kendisinin 2012'nin Ocak ayı başında Rize Spor kulübüne transfer olduğunu ve Rize Spor oynadığını, 2011 yılında ise Adana Sporda futbolcu iken, İbrahim Akın isimli kişi ile Beşiktaş Klübünden tanıştığını, bir dönem beraber oynadıklarını, 2011 yılının Mayıs aylarında kendisi ile telefonda bir görüşmemiz yaptığını, o dönemde kendisinin Büyükşehir Belediye Sporda oynadığını, İbrahim Akın'ın telefonda Fenebahçe'nin, Büyükşehir Belediye spor müsabakası ile ilgili olarak eksra prim olduğunu söylediğini, normalde kendisinin sözleşmesi gereği ligde oynadığı maçlarda attığı her üç gole karşılık 50 bin TL prim aldığını, konuşmamız sırasında ekstra pirimde bahsedince bende bunun bu 50 bin TL olduğunu düşündüğünü, İbrahim Akın'a iyi o zaman at golleri al parayı dediğini, onunda tam tersi öyle değil gibi bir şeyler söylediğini, kendisinin şaşırdığını ne yaparsan yap diyerek telefonu kapattığını bu işin içinde başka bir şey varmı, şike olabilirmi diye düşündüğünü, her ne kadar önceki ifadesinde Fenerbahçe'nin İbrahim Akın'a şike amaçlı para vereceği teklifi geldiğini anladım şeklinde ifadesinin geçmiş isede, böyle bir şeyin kesin olarak anlamasının ve kestirmesinin mümkün olmadığı, bunun sadece bir tahminden ibaret olduğunu daha sonra İbrahin akın ile görüştüklerini olayın üstünden zaman geçtiğini, görüştükleri zaman şikeden bahsetmediğini, tahmin ettiğini, eğer şike olursa sakın böyle bir şeylere girme diye söylediğini, İbrahim Akın'ın bana şike olayından bahsetmediğini, tamamen kendisinin tahmini olduğunu, İbrahim sürekli at yarışı oynadığını, kendisinin ve İbrahim'in ayrıca ortak atları olduğunu, o dönemde İbrahim ile yapmış olduğu telefon görüşmelerinin çoğunun atlar ve yarışlar ile ilgili olduğunu atların İbrahim'in üzerine olduğunu, bu konunun Türkiye Jokey kulubünde kayıtlı olduğunu, İbrahim oynadığı külüpte iyi kazandığı için para sıkıntısınında olmadığını, şike ile ilgili telefonda açıkça konuşmadığını . Yusuf Turanlı isimli kişinin İbrahim Akın'ın menajeri ve yakın arkadaşı olduğunu, Fenerbahçe, BüyükşehirBelediyespor maçından öncede biryerlere gidip oturduklarını yanlarında olmadığı için ne konuştuklarını bilmediğini yine o dönemde Beşiktaş, İstanbulBüyükşehir takımları arasındaki oynan maçtan yaklaşık 15 gün önce İbrahim'in Beşiktaş'ın kendisini transfer etmek istediğini söylediğini transfer karşılığında iyi para ve Beşiktaş yöneticisi Serdar Adalı'nın istediği bir atı vereceğini söylediğini, bu teklifin güzel oludğunu, ancak bu teklifin kupa finali maçı öncesi gelmesi biraz ters değilmi şeklinde söylediğini, bu transfer görüşmelerini kupa finali sonrasına bırakılmasını daha doğru olacağını ifade etmek istediğini, hatta o da doğru diyorsun, bunu söylediğin iyi oldu söylediğini, İbrahim'in Fenerbahçe'den şike teklifi aldığını tahmin ettiğini para alıp almadığını bilmediğini, İbrahim'inde şike teklifi aldığını söylemediğini aramızdaki konuşmalarda böyle bir teklifin olduğunu sadece tahmin ettiğini. Tape konuşmalarında şikeden bahsedilmediğini, 6'lı olarak geçen konuşmaların at yarışları ile ilgili olduğunu, İbrahim'in Cuma günü para geleceğini ve bana olan borcunu o zaman vereceğini söylediğini, hatırladığı kadarıyla gerek at yarışlarından gerekse külübunden alacağı olduğunu, bu gelecek olan para bu alacakları ile de ilgili olabileceğini, Fenerbahçenin teklif ettiği şikeden gelecek bir para beklentisi şeklinde bir ima kesinlikle yapılmadığını, İbrahim ile para konusunda 06/05/2011-07/05/2012 tarihinde ki görüşme de ise; Büyükşehir belediye sporun Antalyadaki maçı nedeniyle ibrahim' e sen gitmiyorumusun, oynamayacakmısın diye sorduğunu, o da izinli olduğu için gitmeyeceğini, kupa finali maçı öncesi hocasının kendisini dinlendirdiğini ifade ettiğini, İbrahim'e 6 lı yı nasıl oyanayacaksın diye sorduğunu, İbrahim'in de televizyondan bilgisayardan takip edeceğini, para da cebimde balyalar şeklinde söylediği sözler ise at yarışından sık sık sık 6 lı yı tutturması sebebiyle aldığı paralar ile ilgili olduğunu, "yolla bi 15 kağıt tehdit ederim seni" şeklindeki ifadesinin ise tamamen kendisine olan borcunu ödemesi için ve espiri ve küfürle söylenmiş sözler olduğunu kesinlikle şike davası ve buradan alacağı iddia olunan para ile ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
59-TANIK AHMET KANĞI BEYANINDA :Emekli imam hatibi olduğunu, İstanbul iline gelip gittiğini, İbrahim Akın'ı öncesinde tanımadığını, İbrahim Akın'ın manevi destek olmam için telefon ile birçok kez aradığını, Erzurum'a geldiğinde görüştüklerini, görüşmelerinin tamamen manevi konular üzerine olduğunu, dua etmemi istediğini, şike davası ile ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını, İbrahim Akın'ın kendisine para teklif edildiğini söylediğini, bende transfer ücreti olarak düşündüğüm için sakıncası olmadığını, konuşmasında şike kelimesi geçmediğini, bu konuda niye benden fetva aldığı konusunda bilgim yoktur, İbrahim Akın ile 26/0/2011 tarihi saat;23.15'de yapmış olduğum telefon görüşmesinin içeriğini kabul ettiğini, ancak bahsettiğim gibi şike için olduğunu anlamadığından dolayı sakıncası olmadığını söylediğini, İbrahim Akın ile birçok telefon görüşmesi yaptığını yardımlardan bahsederek "Sana para göndereyim, kurban al kes, Erzurum'da fakir-fukaraya dağıt" dediğini, kendisinea 10.000 TL para gönderdiğini, bu paranın 6.000 TL'sine bir tosun aldığını ve tanıdığı fakire-fukaraya dağıttığını, kalan 4.000 TL'sini ise kasaba verdiğini, oraya gelen fakir-fukara bu para karşılığında et aldığını, İbrahim Akın'ın transferi ile ilgili bilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
62-TANIK HASAN YENER BEYANINDA :2008 yılından beri Trabzonspor kulübünde yönetim kurulu üyesi ve genel sekreter olarak görev yaptığını, sanıklardan Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Ümit Karan, Cemil Turan, Mecnun Otyakmaz, Mehmet Yıldız, Emanuel Emenike, Korcan Çelikaç, Sadri Şener, Mahmut Özgener, Mehmet Levent Kızıl, Nevzat Şakar, Ufuk Özerten, İskender Alın, İbrahim Akın, Serdar Adalı ve Tayfur Havutçu’yu gerek Trabzonspor’da yönetici olmam sebebiyle ve gerekse basından tanıdığını, diğer şahısları tanımadığını, onlarla herhangi bir şekilde ilişkisi olmadığını, Trabzonspor’da görev yaptığım süre içerisinde herhangi bir şekilde yasa dışı bir iş yapıldığını görmediğini, teşvik ve şike faaliyetinde bulunmadığını, bulunanı da görüp duymadığını, teşvik ve şikeyle ilgili gerek Fenerbahçe kulüp başkanları ve oyuncularıyla ve gerekse diğer spor kulüpleri ve oyuncularıyla herhangi bir şekilde bir görüşme ve faaliyet içinde bulunmadığını, şike ve teşvik primleriyle ilgili olayları basından duyduğunu beyan etmiştir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:35
SANIKLAR HAKKINDA UYGULANMASI TALEP VE MÜTALAA EDİLEN YASA MADDELERİ:
39-İBRAHİM AKIN (İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR KULÜBÜ FUTBOLCUSU)
a) Sanık İbrahim Akın'ın 01/05/2011 günü oynanan Fenerbahçe-İ.B.B. Spor karşılaşmasında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1 maddesi gereğince ,
b) Sanık İbrahim Akın'ın 15/05/2011 günü oynanan Trabzonspor-İ.B.B Spor karşılaşmasında teşvik primi eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 5 maddeleri gereğince ,
c)Sanık İbrahim Akın'ın 11/05/2011 günü oynanan Beşiktaş-İ.B.B Spor kupa final karşılaşmasında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1 maddesi gereğince ,
d) Sanık İbrahim Akın hakkında ayrıca 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/11 ve 18 maddelerinin uygulanmasına ,

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:36
LEHE - ALEYHE YASANIN TESPİTİ:
6222 sayılı Sporda Şiddit ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 14.04.2011 tarihli resmi gazete yayımlanıp yürürlüğe girmesinden sonra, yargılamaya konu eylemleri nedeniyle bir kısım sanıklar hakkında başlatılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca henüz iddianame düzenlenmeden TBMM, 24.11.2011 tarihinde 24. Dönem 2. Yasama Yılı 23. Birleşim'inde 6250 sayılı yasayı kabul etmiştir.
Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanması uygun bulunmayan 6250 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun; "Sportif faaliyet ve organizasyonlarda düzenin sağlanarak sporun kitlelere yayılmasının teşvik edilmesi amacıyla yürürlüğe konulan 5149 sayılı Kanunun, yürürlüğe girdiği 2004 yılından itibaren spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliği önlemede yetersiz kaldığı görülmüş ve anılan yetersizlikler ile uygulamada karşılaşılan noksanlıkların giderilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisince 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kabul edilerek 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel gerekçesinde, diğer ülkelerin ve uluslararası spor örgütlerinin düzenlemeleri ile teamüllerinin göz önünde bulundurularak hazırlandığı ve uluslararası sözleşmeler ile gelişmelere paralellik sağlandığı belirtilen 6222 sayılı Kanunla spor alanında faaliyet gösterenlerin ve taraftarların haklarının korunması, düzensizlik ve şiddet olaylarının önlenmesi amacıyla bu alana özgü suçlar ve cezaları düzenlenmiştir.
İncelenen Kanunla ise, şike ve teşvik primi suçu başta olmak üzere 6222 sayılı Kanunda çeşitli suçlar için getirilen hapis cezalarının indirilmesi, bazı fiiller için öngörülen hapis cezalarının yerine adli para cezası verilmesi ve bu değişikliklere bağlı olarak görevli mahkemelerin değiştirilmesi öngörülmüştür.

Bilindiği gibi, hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar, ceza hukukunun temel ilkeleri ile Anayasanın ilgili hükümleri başta olmak üzere, ülkenin sosyal ve kültürel yapısı, etik değerleri ve ekonomik hayatın ihtiyaçları göz önüne alınarak tespit edilecek ceza siyasetine göre belirlenir.
Kanun koyucu, cezalandırma yetkisini kullanırken hangi fiillerin suç sayılacağı, bunların hangi tür ve ölçüdeki ceza müeyyideleri ile karşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edilebileceği konularında takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki kullanılırken suç ve ceza arasındaki adil dengenin korunmasının sağlanması ve öngörülen cezanın, cezalandırmada güdülen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gibi esaslar dikkate alınır. Suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunup bulunmadığının tespitinde ise o suçun toplumda doğurduğu infial ve etki, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike ve zarar ile bunların azlığı veya çokluğu, suçun işlenme oranındaki azalma veya artış gibi faktörlerin de dikkate alınması gerekir. Aksi takdirde, yapılan düzenleme gerçek amacının dışında sonuçlar doğurabileceği gibi toplumun adalete olan güven duygusunun sarsılmasına da sebep olur.
Bu itibarla, incelenen Kanunla öngörülen değişikliklerin, ölçülülük ve caydırıcılık gibi ceza hukukunun temel prensiplerini etkisiz kılacağı ve yukarıda belirtilen sakıncaları doğurabileceği düşünülmektedir.
Diğer taraftan, 6222 sayılı Kanunda değişiklik öngören bu Kanunun gerekçesinde, yapılan değişikliklerin, diğer kanunlarda öngörülen suçlara verilen cezalar dikkate alınmak suretiyle adil ve hakkaniyete uygun cezalar belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği belirtilmekte ise de, kamuoyunda, genel ve gereklilikten doğan bir düzenleme olmaktan ziyade, halen yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında bulunan kişilere yönelik özel bir düzenleme olduğu intibaını uyandırdığı, bu durumun da değişikliğin esas amacı dışında özel bir saikle hazırlandığı eleştirilerine sebebiyet verdiği görülmektedir" gerekçesi ile bir kez daha görüşülmesi için, Anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına geri gönderilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi; 10.12.2011 tarihinde 24. Dönem 2. Yasama Yılı 33. Birleşim'inde Cumhurbaşkanımız tarafından bir kez daha görüşülmesi için iade edilen yasayı aynen kabul etmiş ve 6222 sayılı Kanun'u değiştiren 6259 sayılı Kanun, 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
TCK'nın 7/2. maddesinde; "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesine yer verilmiştir.
Şu hale göre; lehe ve aleyhe yasa değerlendirmesinin yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Öncelikle ceza hükmü içeren yasa maddelerine bakılmalıdır.

6259 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi 6222 sayılı Yasa;
Madde 11- (1) Belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kendisine menfaat temin edilen kişi de bu suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılır. Kazanç veya sair menfaat temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
• Şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunan kişiler de birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Kazanç veya sair menfaat vaat veya teklifinde bulunulması halinde, anlaşmaya varılamadığı takdirde, suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması dolayısıyla cezaya hükmolunur.
(4) Suçun;
a) Kamu görevinin sağladığı güven veya nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle,
b) Spor kulübünün yönetim kurulu başkan veya üyeleri tarafından,
c) Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde,
ç) Bahis oyunlarının sonuçlarını etkilemek amacıyla,
işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Suçun bir müsabakada bir takımın başarılı olmasını sağlamak amacıyla teşvik primi verilmesi veya vaat edilmesi suretiyle işlenmesi halinde bu madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Milli takımlara veya milli sporculara başarılı olmalarını sağlamak amacıyla,
b) Spor kulüpleri tarafından kendi takım oyuncularına veya teknik heyetine müsabakada başarılı olabilmelerini sağlamak amacıyla,
prim verilmesi veya vaadinde bulunulması halinde uygulanmaz.
(7) Suçun spor kulüplerinin veya sair bir tüzel kişinin yararına işlenmesi halinde, ayrıca bunlara, şike veya teşvik primi miktarı kadar idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezasının miktarı yüzbin Türk Lirasından az olamaz.
(8) Müsabaka yapılmadan önce suçun ortaya çıkmasını sağlayan kişiye ceza verilmez.
6259 sayılı Yasa ile değişik ile yapılan değişiklik sonrası 6222 sayılı Yasa;
Madde 11 - (1) Belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kendisine menfaat temin edilen kişi de bu suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılır. Kazanç veya sair menfaat temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunan kişiler de birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Kazanç veya sair menfaat vaat veya teklifinde bulunulması halinde, anlaşmaya varılamadığı takdirde, suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması dolayısıyla cezaya hükmolunur.
(4) Suçun;
a) Kamu görevinin sağladığı güven veya nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle,
b) (Değişik bent: 10/12/2011 - 6259 S.K./1. md.) Federasyon veya spor kulüpleri ile spor alanında faaliyet gösteren tüzel kişilerin, genel kurul ve yönetim kurulu başkan veya üyeleri, teknik veya idari yöneticiler ile kulüplerin ve sporcuların menajerleri veya temsilciliğini yapan kişiler tarafından,
c) Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde,
ç) Bahis oyunlarının sonuçlarını etkilemek amacıyla,
işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Suçun bir müsabakada bir takımın başarılı olmasını sağlamak amacıyla teşvik primi verilmesi veya vaat edilmesi suretiyle işlenmesi halinde bu madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Milli takımlara veya milli sporculara başarılı olmalarını sağlamak amacıyla,
b) Spor kulüpleri tarafından kendi takım oyuncularına veya teknik heyetine müsabakada başarılı olabilmelerini sağlamak amacıyla, prim verilmesi veya vaadinde bulunulması halinde uygulanmaz.
(7) Suçun spor kulüplerinin veya sair bir tüzel kişinin yararına işlenmesi halinde, ayrıca bunlara, şike veya teşvik primi miktarı kadar idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezasının miktarı yüzbin Türk Lirasından az olamaz.
(8) Müsabaka yapılmadan önce suçun ortaya çıkmasını sağlayan kişiye ceza verilmez.
(9) (Ek fıkra: 10/12/2011 - 6259 S.K./1. md.) Bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez.
(10) (Ek fıkra: 10/12/2011 - 6259 S.K./1. md.) Bu maddede tanımlanan suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde, bunlardan en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılarak tek cezaya hükmolunur.
(11) (Ek fıkra: 10/12/2011 - 6259 S.K./1. md.) Bu maddede tanımlanan suçlardan dolayı cezaya mahkûmiyet halinde, kişi hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesi hükümlerine göre, spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyetler icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına hükmolunur.
Bu bağlamda değerlendirildiğinde:
Değişiklik öncesi; şike ve teşvik suçlarının temel cezası (adli para cezası hariç) beş yıldan on iki yıla kadar hapis iken değişiklik sonrası cezalar bir yıldan üç yıla indirilmiştir. Bu yönüyle 6259 sayılı Yasa ile yaılan değişikliğin lehe olduğu izahtan varestedir.
Değişiklik öncesi; hükmolunacak cezanın yarı oranında artırımı için belirlenen, suçun "spor kulübünün yönetim kurulu başkan veya üyeleri tarafından" işlenmesi hali, değişiklik sonrası suçun "federasyon veya spor kulüpleri ile spor alanında faaliyet gösteren tüzel kişilerin, genel kurul ve yönetim kurulu başkan veya üyeleri, teknik veya idari yöneticiler ile kulüplerin ve sporcuların menajerleri veya temsilciliğini yapan kişiler tarafından" işlenmesi hali olarak düzenlenmiş ve kapsam genişletilmiştir.
Değişiklik öncesi; cezalar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez hükmüne yer verilmemişken, değişiklik sonrası "bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez" düzenlemesi getirilmiştir.
Değişiklik öncesi; TCK'nın 5. maddesindeki "bu Kanun'un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" amir hükmü uyarınca TCK'nın 43. maddesi bağlamında çözümü gereken husus "bu maddede tanımlanan suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde, bunlardan en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılarak tek cezaya hükmolunur" şeklinde maddeye açıkça eklenerek, uygulayıcının olası aleyhe yorumunun önüne geçilmek istenilmiştir.
5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesinde; "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" denilmektedir.
Bunun yanında lehe yasanın belirlenmesinde uyulması gereken kriterler Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bir kısım müstekar içtihatlarında açıkça gösterilmiştir.
27.04.2010 tarih ve 2010/7-86Esas, 2010/91 Karar sayılı Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadında; "süreklilik gösteren Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Daire kararlarında vurgulandığı üzere, lehe yasa, sabit kabul edilen maddi olaya eski yasalar ile yeni yasaların, yekdiğerinin hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanarak, uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle saptanmasını gerektirmektedir" denilmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 01.02.2011 tarih ve 2011/11-17 Esas, 2011/13 Karar sayılı içtihadında; "YCGK'nın 26.12.2006 gün, 295-322 sayılı kararında belirtildiği üzere, lehe yasanın tespiti bakımından değerlendirme yapılırken, fer’i cezalar ve güvenlik tedbirlerine ilişkin olanlar da dahil olmak üzere 765 sayılı TCY’nın bir bütün halinde olaya uygulanarak sonuca varılması, daha sonra da 5237 sayılı TCY’nın ceza ve güvenlik tedbirleri de dahil ilgili bütün hükümleri tatbik edilerek bu Yasaya göre ayrı bir sonuç belirlenmesi, yapılacak karşılaştırma üzerine daha lehe sonuç verdiği saptanan yasanın hükümleri yekdiğeriyle karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanmak suretiyle, ceza, fer’i ceza ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekmektedir"
Şu hale göre; 6222 sayılı Yasa'nın, 6259 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi ve sonrasının bir bütün olarak, hiç bir hükmü karıştırılmadan değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda 6222 sayılı yasadan mahkum olan her bir sanığın konumunun, sabit kabul edilen eylemleri ve haklarında uygulanan ceza artırımı ve indirimine konu kanun maddeleri de gözetilerek, 6259 sayılı yasa ile yapılan değişiklik öncesi hükümleri içeren 6222 sayılı yasa çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi yapıldığında;
Sanık İbrahim Akın'ın;11/1. maddesi uyarınca temel hapis cezası 6 yıl kabul edildiğinde, maddede açıkça düzenlenmese de TCK 5. madde yollaması ile 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin kabulü halinde cezası 1/4 oranında artırıldığında 7 yıl 6 ay hapis, hakkında TCK 62 uygulandığında sonuç cezası 6 yıl 3 ay hapis olacaktır. Aleyhine olduğu sabittir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:36
25.04.2011 günü saat:14.08’de Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun 0532 2139491 nolu telefonu ile Aziz Yıldırım’ın Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1839);
Aziz: “Ne yapıyorsun Bülent”, Bülent: “İyiyim Aziz abicim sen nasılsın”, Aziz: “Yarın öğleden sonra tamam mı bizim Ahmet’i al bana gel”, Bülent: “Tamam abi…Çelebi’yi değil mi abi”, Aziz: “Evet evet al bana gelin”

Bu görüşmenin hemen akabinde saat:14.09’da Ahmet Çelebi’yi, Bülent İbrahim İşçen’in aradığı görüşme (tape:1561);
Bülent: “Yarın öğleden sonra abimin yanına gideceğiz bir Abinin yanına gideceğiz...”, Ahmet:“Benim abimin yanına”, Bülent: “Hayır be oğlum be Aziz Abinin yanına,...salak söyleme kimseye bir şey” dedikten sonra 26.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kls 28, dizi 279-288 arası); sanıkların bir araya geldikleri, bu görüşme sonrasında ayrılan Ahmet Çelebi, 01.05.2011 tarihinde İBB Spor ile şike faaliyetine başlamış derhal Yusuf Turanlı ile irtibata geçmiştir. Sanık Ahmet Çelebi’nin, Aziz Yıldırım’dan aldığı yasadışı ve suç teşkil eden bu talimatı derhal yerine getirmesi örgüt üyesi olduğunu göstermektedir.

Bununla birlikte 06.05.2011 günü saat:16.45’de Ahmet Çelebi'yi, Kazım Alemdağ'ın aradığı görüşme(tape:2886);
Ahmet: “Acayip canım sıkkın bildiğin gibi değil”, Kazım: “Yine ne oldu”, Ahmet: “Hiç sorma ya 100.000 dolar”, Kazım: “Ne oldu ki”, Ahmet: “Anlatırım yüz yüze gelince de ne yapayım senden de bir akıl almam lazım”, Kazım: “Bize lazım olan parayı başka yerde düşürdüm deme”, Ahmet: “İhale üstüme kaldı gibi bir şey oldu, anlatırım işte yüz yüze gelince”, Kazım: “Bizim 100.000 Dolar değil 1.000 Dolar halledecek durumumuz yok si.. ağzını, kimden kaldı sana bu”, Ahmet: “Kur’an çarpsın bak yemin ediyorum verilmek üzere, Ya neyse telefon” Kazım: “Benim tahmin ettiğim yerden mi, Hangi birini düşüneceğimi şaşırdım", Ahmet: “Yok yok önemli değil başka iş ile alakalı ".
Söz konusu görüşme, Aziz Yıldırım’ın talimatının sanık Ahmet Çelebi üzerinde ne derece etkili olduğunun bir başka kanıtıdır. Zira iş ortağı olduğu anlaşılan şahsın “1.000 dolar halledecek” durumumuz yok demesine karşın, Ahmet Çelebi’nin içinde bulunduğu ekonomik zorluğa rağmen, Aziz Yıldırım’a bir şey diyemeden İbrahim Akın ile yapılan şike faaliyetinde kullanılmak üzere 100.000 dolar ayarlamaya çalışması örgütün varlığını ve sanık Aziz’in örgütsel konumunu açıkça göstermektedir.
Tamer Yelkovan duruşmadaki savunmasında özetle; ”bizim her hafta yönetim kurulu toplantımız olur. Ödemelerin hepsi yönetim kurulunda görüşülür ve imzalanır efendim. İki imza olmadan ödeme ve ya herhangi bir işlem yapma yetkim de yoktur, Bizim kulübümüz çok ciddidir efendim bu işlerde” şeklinde beyanda bulunmuştur. Oysa Cumhuriyet savcılığında ve sorguda aynen kabul ettiği, tüm aşamalarda aynı müdafii huzurunda alınan kolluk ifadesinde; “Aziz Yıldırım’dan habersiz herhangi bir ödeme yapmam söz konusu değildir, İlhan Yüksel Ekşioğlu'na, Aziz Yıldırım’ın talimatı ile verdiğim paraların bir kısmını bu şekilde Sosyal Yardım Fonuna mı veya başka bir sebeple verdiğimi yazmaktayım. Ancak İlhan Yüksel Ekşioğlu benden aldığı parayı nereye harcayacağını açıklamazdı. Ondan dolayı da bilgisayara not alırken sebebini yazamayıp sadece İLHAN BEYE ÖDENEN şeklinde not aldım, bana para lazım derler bende para sağlarım. Ancak bu paranın nereye kullanıldığı hakkında bir bilgim yoktur, İlhan Yüksel Ekşioğlu benden para talep ettiği zaman Aziz Yıldırım'ın talimatını sorarım. Benim Aziz Yıldırım'ın bilgisi olmadan böyle bir ödeme yapmam söz konusu olamaz. Söz konusu parayı Aziz Yıldırım'ın talimatı ile İlhan Yüksel'e verdim. Para tam olarak 400.000 dolardı. Ama bunun ne amaçla kullanıldığı hakkında bilgim ve ilgim yoktur ” şeklindeki ifadeleri ile ödemeleri yaparken iki imza ya da yönetim kurulunun onayını aramadığı, sanık Aziz Yıldırım’ın talimatı ile hareket ettiği anlaşılmaktadır. Şu hale göre, yönetim kurulunun bilgisi ve onayı dışında sadece Aziz Yıldırım’ın talimatı ile İlhan Ekşioğlu’na yapılan ödemelerin neredeyse tamamının şike ve teşvik eylemleri ile eş zamanlı olarak yapılması, müsabakaların değerlendirildiği bahiste ayrıntıları ile belirtilen fiziki ve teknik takiplere ve bir kısım savunmalara göre, sanık İlhan tarafından bu paraların şike ve teşvik anlaşmasının tarafı ya da aracısı olan futbolcu (İbrahim Akın), menajer (Yusuf Turanlı, Fatih Akbaba), yönetim dışı kişilere (Ali Kıratlı) verildiği sabit olduğuna göre, yürütülen faaliyetlerin yönetsel işler almadığı, Aziz Yıldırım konumu itibariyle söz konusu suç örgütünün lideri, sanık İlhan’ın eylemleri organize eden ve lidere en yakın örgüt üyesi sanık olduğu anlaşılmaktadır.
Bunun yanında Fenerbahçe Spor Kulübü mali işler müdürü olan sanık Tamer Yelkovan’ın da, sanık Aziz Yıldırım’ın kulüp başkanı olarak resmi görevi dışında, şike ve teşvik faaliyeti kapsamında kullanılmak için başta İlhan Ekşioğlu’na olmak üzere bir kısım sanıklara ödeme yapması talimatını, söz konusu paraların nerede kullanılacağı bilerek yerine getirmesi örgüt içerisinde yer aldığının göstergesidir.

06.03.2011 günü Saat:18.00’de Ali Kıratlı’nın, İ.Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2234);
İlhan:“Bi özetle bakayım ben seyretmedim nasıl yani biz nasıl oynadık”, Ali:“Birinci yarı gol attı şey Bursa çocuklar başladı aramaya İbo çok iyi oynadı Zeki oynadı BİZİM ÇOCUKLARIN HEPSİ OYNADI bi METİN YOKTU O DA KIRMIZI KART ZATEN iyiydi İbo kaçırdı İskender kaçırdı”
Fenerbahçeli olan sanık Ali Kıratlı’nın, İBB Spor’un, Fenerbahçe’nin rakibi Bursaspor ile oynadığı müsabakayı değerlendirirken İ.B.B Spor oyuncuları İbrahim Akın, Zeki Korkmaz, İskender Alın’dan “BİZİM ÇOCUKLAR” olarak söz etmesi, yapılan teşvik anlaşmasının sonucunda söylenilen bir söylemdir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:36
6222 SAYILI YASA SONRASI ŞİKE VE TEŞVİK SUÇLARI :
11.05.2011 TARİHİNDE BEŞİKTAŞ-İBB SPOR ARASINDA OYNANAN 49. ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI FİNALİNDE ŞİKE YAPILMASI
Spor kulüpleri açısından, kendi ülkelerinde şampiyon olmalarının yanı sıra gerek maddi gelir, gerekse prestij yönünden Avrupa liglerine katılmalarının da önem arz ettiği, 2011-2012 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde 2, UEFA Ligi'nde 3 olmak üzere, Avrupa Kupalarında ülkemizi toplam 5 takımın temsil edeceği, UEFA Ligi'ne Ziraat Türkiye Kupasını kazanan ve ligi 3. ve 4. sırada bitiren takımların katılacağı, Süper Lig'in 2010-2011 sezonuna bakıldığında; ligin 34 haftalık maratondan oluştuğu, 32. hafta karşılaşmaları sonunda Fenerbahçe'nin 76 puanla lig birincisi olduğu, Beşiktaş ve Kayserispor'un 50 puanda olduğu, Beşiktaş'ın averaj üstünlüğü ile ligin 5. sırasında yer aldığı, oluşan bu tabloya göre, ligin son 2 hafta maçlarında Beşiktaş'ın puan kaybetmesi halinde Avrupa Kupalarına katılamama durumunun ortaya çıktığı, bu sebeple Ziraat Türkiye Kupası'nı alarak UEFA Ligi'ne gitmeyi garantilemek istediği,
11.05.2011 günü Kayseri’de Beşiktaş-İBB Spor futbol takımları arasında 49. Ziraat Türkiye Kupası final karşılaşmasının oynanacağı, karşılaşmadan hemen önce mayıs ayının başlarında, sanıklar Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu'nun, Yusuf Turanlı ile irtibata geçtikleri ve İBB Spor futbolcuları İbrahim Akın ve İskender Alın'a Beşiktaş yönetiminin transfer teklifini iletmesini istedikleri, bunun üzerine Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı ve İskender Alın'ı arayarak Beşiktaş'ın transfer teklifini ilettiği, her iki futbolcunun da bu teklifi kabul ettiği ve transfer ile ilgili şartları takip etmesi için Yusuf Turanlı'ya yetki verdikleri,
Bu bağlamda sanıkların, şike anlaşmasının varlığına işaret eden iletişim tespit tutanaklarına bakıldığında;
04.05.2011 günü saat:14.20’de Yusuf Turanlı'yı, Tayfur Havutçu'nun aradığı görüşme(tape:3372);
Yusuf: "Daha aramadılar bizi şey", Tayfur: "Şimdi burdaydılar çıktılar 5 dakika önce, bunun bi yerden uzaktan akrabası çıkmış herhalde Kemal, babasına bir şey göndermişler herhalde, sen nasıl istiyorsan biz şimdi bak bu yani bu Akın ile İskender’i, ben söyledim şimdi, onu kesinlikle şey yapmak istiyorlar ikisini", Yusuf: "Almak istiyorlar", Tayfur: "Kesin yani hani, şimdi bu maçla falan alakası yok yani onun için, İbrahim Akın’ı ben istiyorum çünkü yani", Yusuf: "İbrahim Akın ile İskender’in benim olduğunu bütün Türkiye biliyor, çocuklar hemen gelmek istiyor hocam hiçbir sıkıntı yok yani, İskender şuan senin yanında yani o derece”,
Sanık Serdal Adalı duruşmadaki savunmasında; “Mart ayı sonlarında teknik direktörümüz Tayfur HAVUTÇU ile yaptığımız görüşmede, futbol takımımızda tüm futbolcu eksiklerimizin çıkarılması ve yeni sezonda istediği futbolcuları bize bildirmesinin futbol komitesi olarak beraber çalıştığım Cengiz Zülfikaroğlu ile ilettik. Sonraki hafta başı Ümraniye tesislerinde yaptığımız toplantıda içinde İbrahim AKIN, İskender ALIN'ın da olduğu on bir , on iki futbolcunun isimlerini, Tayfur hocanın bize verdiği listeden belirledik” şeklide beyanda bulunmuştur.
Sanık Tayfur Havutçu ise Yusuf Turanlı ile arasındaki yukarıdaki görüşmeye ilişkin olarak duruşmadaki savunmasında; “bu görüşmede İbrahim Akın'ın transferini bizzat şahsımın istemesi üzerine transfer komitesinin İbrahim Akın'ı transfer etmek istediğini iletiyorum” demektedir.
Sanık Tayfur savunmasında İbrahim Akın’ın transferini bizzat kendisinin istediğini söylerken, İskender Alın’ı ise kulübün istediğini söylemektedir. Serdal Adalı ise savunmasında, her iki futbolcunun da teknik direktör Tayfur tarafından verilen transfer listesinden seçildiğini beyan etmektedir. Bu durum dahi başlı başına göstermektedir ki, esas amaç her iki futbolcunun transferi değil, kupa finali öncesinde transferler edilecekleri bahanesiyle şike yapmaktır.
Serdal Adalı savunmasında bu isimlerin belirlendiği dönemde henüz kupada karşılaşacaklarının bile belli olmadığını söylemektedir. Bu savunmanın bir an için gerçek olduğu varsayılsa dahi ilginç olan iki ay bekleyip tam da kupa finali öncesinde bu isimlerin transfer edilmeye çalışılmasıdır. Bir başka ilginç olan yön de, final sonrasında her nedense bu transfer etme arzusu birden yok olmuş adı geçen futbolcular aranıp sorulmamıştır.

Nitekim suç tarihinde Beşiktaş Kulübü Başkanı olan Yıldırım Demirören gerek Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde (KLS 66 dizi 347) ve gerekse Mahkememiz’de tanık olarak alınan beyanında; kupa maçı öncesinde İbrahim Akın ve İskender Alın’a transfer teklifinden haberdar olmadığını, İbrahim Akın’ın kulüpten at yarışları ve kumar merakı nedeniyle kendi döneminde gönderildiğini, eğer transfer komitesi ile görüşüp anlaşsa bile kesinlikle almayacağını, kendi gönderdiği futbolcuyu aynı şartlarda geri almasının hiçbir anlamının olmayacağını, ne Serdar Adayı’nın ne de Tayfur Havutçu’nun bu düşüncelerinden kendisine bahsetmediklerini beyan etmiştir. Kulüp başkanın bu ifadesi de, sanıkların gerçek arzularının transfer olmadığının en açık delilidir.
Sanık İskender’e Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurunda, “yıl içerisinde toplam 4-5 maç 90 dakika oynayabilen, 10-12 maç ilk 11 de sahaya çıkabilen bir futbolcuyu Beşiktaş'ın transfer etme teklifinin futbol dünyasında normal bir durum olup olmadığı, yıl içerisinde gösterdiği performansı nedeniyle kulübün bu yündeki transfer teklifinin üstelik kupa maçından önceki hafta kendisine iletilmesinin iyi niyetli olup olmadığı” şeklide soru yöneltildiğinde verdiği cevap “Ben teklif ilk gelince inşallah dedim. Normal şartlarda benim performanslıdaki birini o yıl beşiktaş'm transfer etmesi, transferi düşünmesi uygun değildir. Yıl içerisindeki performansım bu kadar üst düzeyde değildi. Hem transfer teklifine inanmadım. Hem de sevindim. Ayrıca aldığım paranın iki katı teklif edildi. 850 bin TL alıyordum. Bana 1 milyon 500 bin teklif edildi. Yusuf Turanlı bana bir iki kez artık Beşiktaş'a gideceksin, kupa maçında fazla sıkma, relaks ol tarzında bir şeyler söyledi. Ayrıca seneye Beşiktaş'ta oynayacağımı, Beşiktaş kupayı alamasa Avrupa'da oynamayacağımı söyledi. Bana okuduğunuz görüşmeler doğrudur” olmuştur. Görülmektedir ki sanık İskender dahi kendisine Yusuf Turanlı tarafından iletilen Beşiktaş’ın transfer teklifine inanmamaktadır.
Şu hale göre İBB Spor futbolcuları sanıklar İbrahim Akın ve İskender alın ile kurulan irtibatın transfer amaçlı olmadığı, transfer vaadiyle şikeye yönelik olduğu izahtan varestedir.
04.05.2011 günü saat:14.26’da Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'ı aradığı görüşme(tape:3117),:
Yusuf "Hoca aradı beni, Tayfur, ismini de, saat önce yönetime söylemiş bu adamı kesinlikle istiyorum diye, çocuklarla konuş dedi fikirleri ne dedi ben yalandan arıyorum seni tamam mı, sakın dedi bu maçla alakalı falan değil sakın dedi kimsenin aklına öyle bir şey gelmesin dedi", İskender: "Şartları uygun olursa gideriz", Yusuf: "Aynen öyle şimdi benim telefonumu verecek akşam çünkü bu konularla ilgili, ona göre şey yapacağız yani tamam mı"
Sanık Yusuf, Tayfur’dan aldığı sözde transfer etme arzusunu hemen İskender’e iletmekte, üstelik Tayfur’un İskender’i kendisinin istediğini bildirmemesine karşın bu konuda da İskender’i ikna etmek adına gerçeği söylememektedir.

Bu görüşmenin hemen ardından da saat:14.28’de Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’ı, aradığı görüşme(tape:3527):
Yusuf: “Hoca aradı beni Tayfur hoca, yönetimle konuşmuş, seninle İskender’in ismini vermiş, kesinlikle istiyorum diye tamam mı, yönetimde sen istiyorsan alacağız o zaman demiş yalnız dedi sakın dedi ben dedi bu maçla alakalı falan filan dedi aramıyorum benim dedi tarzımı biliyorsun biz seninle bu konuyu daha önceden konuşmuştuk dedi yani anladın mı sakın dedi öyle bir şey aklınıza gelmesin dedi, ne düşünürler dedi gelmekle ilgili bende sana bi sorayım dedim yani herhalde şartlar oluşursa her türlü geliriz yani doğru mu”, İbrahim: “Sen biliyorsun Beşiktaş’a yani yarım kalan bir şeyim var dedim ya sana”, Yusuf: “Okey söylüyorum ben o zaman”,

04.05.2011 günü saat:15.59’da İbrahim Akın’ın, Ö.’i aradığı görüşme(tape:3528):
İbrahim: “Beşiktaş’a döneceğiz galiba geri, istiyorlar bugün haber geldi”, Ö.: “Dön artık yuvaya Beşiktaş”, İbrahim: “Bine final maçı var ya şimdi”, Ö.: “Bir çakarsan gol, iyi motive olursan iyi konsantre olursan valla”, İbrahim: “Bir de tam tersi şimdi işte o var karışacak ortalık”,
06.05.2011 günü saat:20.18’de Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3385);
"Tek gelkı baska bıseyde konusmam lazım senle" yazdığı,

06.05.2011 günü saat:20.20’de Yusuf Turanlı'yı, Ahmet Ateş'in aradığı görüşme: (tape:3386)
Ahmet: "Ahmet ben Beşiktaş kulübünden, Bursa’dayız İbo aradımı seni abi", Yusuf: "Söyledi bana arayacak seni diye", Ahmet: "Yarın işin yoksa bir Bursa tarafına gelmen mümkün mü, yakınlaşınca ararsın beni ama 2’de burada olursan birde yalnız geleceksin abi", Yusuf: "Tamam tamam okey".

06.05.2011 günü saat:20.23’de Yusuf Turanlı'ya, İbrahim Akın'ın gönderdiği mesajda, (tape:3387);
"10 gibi transfermi" yazdığı
06.05.2011 günü saat:20.24’de Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3388);
"Evet onemlı dıorum valla:)" yazdığı,
06.05.2011 günü saat:20.27’de Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3389);
"Tamam olsun onla gel bıgcefe gecerız beraber 2 dakka konusuruz" yazdığı,
06.05.2011 günü saat:20.28’de Y.Turanlı'nın, İ.Akın'a gönderdiği mesajda (tape:3390);
"Ok beklıom cok onemlı cunku:)" yazdığı,

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:37
06.05.2011 günü saat:21.05’de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'ı aradığı görüşme (tape:3391):
Yusuf: "Ben yarın Bursa’ya gidiyorum, beni çağırdılar, Beşiktaş maçları orada ya yarın, 2’de otele çağırdılar beni", İskender:"Haydi hayırlısı abi ya inşallah iyi", Yusuf:"Yetkilerin bende doğrumudur", İskender: "Doğrudur her zaman her yerde", Yusuf: "Yarın oradayım 2’de görüşmeye gidiyorum".

07.05.2011 günü saat:23.47’de İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme:
İbrahim: "Bi at ismi ögrendim de, Adalı’nın üstüneymiş bir at ismi", Yusuf: "Ya tahmini kaç para ederki o at", İbrahim: " 200 milyardan aşağı etmez abi, ne dedi ki", Yusuf: "Birşey demedi yarın bir çay kahve içeriz ya ben söylerim ya", İbrahim: "Şeyle ilgili bir problem yok ama demi o çarşamba ile ilgili, hani birşey söylemiyorlar demi", Yusuf: "Ya diyor ki şu bi gidelim Avrupa’ya diyor beraber gidelim diyor", İbrahim: "Ama işte yani düşünsene Apo ya o kadar emek vermiş demi", Yusuf: "Apo mutlu be abicim finalde o yarı finale çıktığına mutlu ya, o kendi söyledi zaten”, (tape:3536)

İbrahim Akın, yapılan bu teklifin başta transfer amaçlı olmasını istediği için “şeyle ilgili bir problem yok ama demi o çarşamba ile ilgili, hani bir şey söylemiyorlar demi” diye sormaktadır. Zira “Çarşamba” günü Beşiktaş ile kupa finali oynanacaktır. Yusuf Turanlı, teklifin gerçek amacını ilk kez burada “ya diyor ki şu bi gidelim Avrupa’ya diyor beraber gidelim diyor” sözleriyle dile getirmektedir. Avrupa’ya Beşiktaş ile beraber gitmek demek, İBB Spor’un yenilmesi, sanıkların da bu sonuç için çaba sarf etmeleri demektir. Bu söz üzerine İbrahim Akın, takım antrenörü Abdullah Avcı’yı kastederek “Ama işte yani düşünsene Apo ya o kadar emek vermiş demi” demek suretiyle, bu tavrın (şikenin) hocasının emeğine saygısızlık olacağını belirtmektedir. Ancak Yusuf, sırf İbrahim’i ikna etmek adına gerçekte böyle bir şey olmadığı halde, bugün itibariyle Türk Milli Futbol Takımı antrenörü olma onuruna erişen Abdullah Avcı’ya kendince hedef belirlemekte, finale çıkmaktan mutlu olduğunu, bizzat kendisine söylediğini iletmektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:39
09.05.2011 günü saat:12.46’da İbrahim Akın’ın , Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3538):
Yusuf: "Şey akşam üzeri buluşacam şeylerle tamam mı, Soder One, işte yani o bize lazım doğru mu", İbrahim: "Tamam, evet", Yusuf: "Tamam haber verecem sana”,
Yusuf Turanlı bu görüşmede, Serdar Adalı ile buluşacağını İbrahim akın’a iletmektedir. Ancak Serdar Adalı ismini açıkça söylememekte, sahibi olduğu atın adını söyleyerek (Soder One) şifreli konuşmaktadır.

09.05.2011 günü saat:13.05’de Yusuf Turanlı'yı, Tayfur Havutçu'nun aradığı görüşme(tape:3398):
Yusuf: "Belediye aradım bugün şimdi havalimanındalarmış erken gidiyorlar, sen şu Ahmet’e bir söylesen de hocam şu şeyle bir bugün buluştursa beni ya bir şey konuşmam lazım, şeyle Adalıyla falan yani", Tayfur: "Tamam tamam”,
09.05.2011 günü saat:15.47’de Yusuf Turanlı'nın, Serdal Adalı’yı aradığı görüşme(tape:3402):
Serdal: "Kaçta o arkadaşın uçağı ya", Yusuf: "Gittiler başkanım, ama bilgi bende yani bir görüşürsem", Serdal: "E nereye geçelim", Yusuf: "Ben Etiler tarafındayım istediğiniz yere gelirim", Serdal: "Buradan çıkayım seni arayayım",
Yusuf Turanlı, sanık Serdal Adalı ile görüşmeye gitmeden önce, sanıklar İbrahim Akın ve İskender Alın’a gönderdiği mesajlar ile müsabakada rahat olmalarını ve kupayı almak için mücadele etmemelerini istemektedir.

Bu bağlamda;
09.05.2011 günü saat:15.49’da Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın’a gönderdiği mesajda(tape:3539);
"soder one olayına ok dımı. ok olursa sorun yok yane:)" yazdığı,

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:40
09.05.2011 günü saat:15.52’de Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın’a gönderdiği mesajda(tape:3540);
"sıkmıcan ıste ya relax:) zaten adamlar kesın alcaz dıolar:)" yazdığı,
Yusuf Turanlı, İbrahim Akın’a gönderdiği bu mesajda “sıkmıcan işte relax” diyerek, Beşiktaş ile oynayacakları kupa finalinde kazanmak için oynamamasını, rahat olmasını istemekte, zira kesin olarak transfer edeceklerini iletmekte.
09.05.2011 günü saat:15.57’de Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın’a gönderdiği mesajda(tape:3541);
"fınal bıle buyuk olay zaten:) gerek yok bence rahat olman lazım:)" yazdığı,
Yusuf Turanlı, söz konusu mesaj ile İBB Spor adına finalin bile büyük olay olduğunu, ancak kupayı Beşiktaş’ın alması gerektiğini çünkü İbrahim’in oraya transfer olacağını söylemektedir.

09.05.2011 günü saat:15.58’de Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3404);
"ben bırazdan bulusucam onlarla cunku:) ya yenı klubumuz kırmayalım onlarıda cunku gelecegımız:) hahahahaha" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.05’de Yusuf Turanlı'nın, İbrahim Akın’a gönderdiği mesajda(tape:3542);
" bıze Adalı lazım gerısı yalan:) " yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.10’da Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3405);
"ok dımı relax ve rahatsın macta:) gerek yok yenı yer onemlı bızım ıcın oralar gerıde kaldı:)" yazdığı,
Yusuf Turanlı, yukarıda İbrahim Akın’a gönderdiği mesajın benzerini İskender Alın’a göndermiş ve Beşiktaş ile oynayacakları kupa finalinde kazanmak için oynamamasını, rahat olmasını istemekte, İBB Spor takımının geride kaldığını önemli olanın yeni takımı Beşiktaş olduğunu söylemektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:41
09.05.2011 günü saat:16.14’de İskender Alın'ın Yusuf Turanlı'ya, gönderdiği mesajda(tape:3406);
"oyle bisey yok:)) garanti yaparim ben isimi:))" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.18’de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3407);
"yaaaa yapma yaaa:) :) ya adamlar gelcek sımdı yanıma konusmaya ben rahat olun dıcem:) ya garantı dıolar yaa yenı takım hocamız kırmayalım" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.20’de İskender Alın'ın,Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda;
"abi hocanin kalcagi ne malum kesin bisey yok ki garantide diil sadece bi laf var ortada soz var okdr persembe gunu vazgectik almioruzda diebilirler:)))" yazdığı, (tape:3408)
Sanık İskender, Yusuf Turanlı’nın kupa finalinde iyi oynamamasını isteyen bu mesajlarına karşılık, Tayfur Havutçu’nun takımın başında kalacağının garanti olmadığını, transfer edeceklerinin de kesin olmayıp ortada sadece bir sözün olduğunu söyleyerek olaya temkinli yaklaşmaktadır.

09.05.2011 günü saat:16.21’de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda;
"hayır ya hoca kesın kesın kalıo sıkıntı yok:) adamlar yemın edıo aldık dıe ya garantı hıc sıkıntı yok yane:) bana guvensene ya sen:)" yazdığı, (tape:3409)
Yusuf ise İskender’in bu mesajına karşılık yukarıda gönderdiği mesajda, Tayfur Havutçu’nun kesin kalacağını, transfer edeceklerine dair yemin ettiklerini, kendisine güvenmesini söylemektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:42
09.05.2011 günü saat:16.30’de Yusuf Turanlı'ya, İskender Alın'ın gönderdiği mesajda(tape:3410);
"sana guvenirim abi herzamn ama ben rahat diilim solim sen raht konus abi yaa sakatligi var oynamayabilir desene:)) arif ole dedi ztn:)" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.35’de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3411);
":) tamam ben rahat konusuorum sakatlıgı var dıom eger oynarsada rahat olun dıom ok mı:)" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.43’de İskender Alın'ın, Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda(tape:3412);
"ikinci rahatta bi sikinti olabilir:)beni biliosn abi kolay kolay guvenmembi golden bisey olmaz yaaa:))))" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.47’de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3413);
tamam ok ole solıyım golu atar dıyım:) :) sorcaklar cunku bana sımdı:) :)" yazdığı,

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:43
09.05.2011 günü saat:16.51’de Yusuf Turanlı'ya, İskender Alın'ın gönderdiği mesajda(tape:3414);
"yaniiii:))para lazim mecbur atcam:))" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.51’de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3415);
"ne kadar lazım sole:)" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:16.57’de İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda(tape:3543);
"abi dusundum :) sen mactan sonra konus onlarla" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:17.08’de Yusuf Turanlı'ya, Ahmet Ateş'in gönderdiği mesajda(tape:3416);
"abı ofıste beklıyolaar senı" yazdığı,
Sanık Ahmet Ateş; Yusuf’a, Serdal Adalı’nın ofiste kendisini beklediğini iletmekte aşağıdaki görüşme ile de Adalı Holding’in yerini tarif etmektedir.

09.05.2011 günü saat:17.09’da Yusuf Turanlı'nın, Ahmet Ateş'e gönderdiği mesajda(tape:3417);
"okk" yazdığı,

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:43
09.05.2011 günü saat:17.14’de İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3544):
Yusuf: "Abim Kıbrıs’taki senedi aldı yırttı", İbrahim: "Sezon sonu ben şu maç bitsin ondan sonra tamam ya", Yusuf: "Ha biz bittik zaten ya sen neyi biz anlaştık bitti yani sen rahat ol yani", İbrahim: "Bu maçtan sonra abi hiç işimiz olmaz ya", Yusuf: "O kulübe adam verirsem de ...ya sende biliyorsun beni valla biraz açık kapı bırakayım ya", İbrahim: "Biraz bırakta yani maçla ilgili birşey söyleme abi yani istiyor ama bu maç için yani çok sıktılar de yani sadece bunu bekliyorlardı de kusura bakmasınlar de", Yusuf: "Hafiften morelleri bozulmasın ya", İbrahim: "O zaman çok az bırak abi çünkü yani kupayı alacaz yani öyle gözüküyor", Yusuf: "Baktın iş terse döndü sensiz sende ona göre hareket onu söylemek istiyorum, akıllı olalım diye söylüyorum", İbrahim: "Anladım, anladın tamam", Yusuf: "Söyleyim mi Sedo one iyiymiş diye anlar o", İbrahim: "Bir tane atın iyiymiş de ismini verme ama", Yusuf: "O da o diyecek bana hemen zaten onundur diyecek", İbrahim: "Ben sana diyorum ki bu kupayı al bak neler oluyor seyret", Yusuf: "Ya almayalım öbür türlü daha güzel ya boşver", İbrahim: "O gün için bir şey söyleyemeyecem Yusuf abi sana, yani atmosfer önemli biyor musun o an ne olacağını biliyor musun", Yusuf: "Biraz rahatlat bi hafif, kimi oynatıyor İbo senden başka Tom", İbrahim: "Tom, Holosko,ya aynı ya kadro", Yusuf: "Tam bomba o zaman”,
Sanık İbrahim’in bu görüşmede, ikilem yaşadığı, İBB Spor’da oynayan futbolcu arkadaşlarının ve hocasının emeklerini boşa çıkarmak istemediği görülmektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:43
09.05.2011 günü saat:17.19’da İbrahim Akın’ın, Fahri Tatan'ı aradığı görüşme(tape:3545):
İbrahim: "Beşiktaş da istiyor beni, dünya para istedim, Yusuf abi menajerim ya benim, şimdi görüşmede şuan", Fahri: "Senin bonservisin senin sözleşmen devam ediyor", İbrahim: "Serdal Adalı bana at verdi biliyor musun bir tane, işte Beşiktaş’a gideyim diye, alacağım işte atların hangisinin iyi olduğunu öğrendim Sedo one diye bir tane atı varmış çok iyi, onu alacağım ondan, maç bitince anlaşıyoruz", Fahri: "Dönüyorsun Beşiktaş’a”,
09.05.2011 günü saat:18.05’de İbrahim Akın’a, Yusuf Turanlı'nın gönderdiği mesajda;
"2 mılyon euro vercekler.1 mılyon euro garantı mac bası felan 2 mıluon euro olcak herturlu verıcem dıo:)"yazdığı, (tape:3546)
09.05.2011 günü saat:18.12’de İbrahim Akın’a, Y. Turanlı'nın gönderdiği mesajda (tape:3547):
"kesınlıkle evet dıorum hayırlı olsun dıolar:)hersey super. Adalı benım oglum dıo:)" yazdığı,
09.05.2011 günü saat:18.21’de İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda(tape:3548);
" am abi slm sole :)" yazdığı,

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:44
09.05.2011 günü saat:20.39’da Yusuf Turanlı'yı, İbrahim Akın'ın aradığı görüşme(tape:3421):
Yusuf: "Senin şeylere bakıyor atlara, ya diyor bu niye arap atı almış kardeşim diyor, iyi güzel yani herşey yolunda güzel", İbrahim: "Benim atı söyledin mi sen", Yusuf: "Söyledim, okey,Orhan kendini ismini vermiş, Sedo", İbrahim: "Sedo One ne ki", Yusuf: "Öyle gülüyor vay kurnaz diyor vay, benim diyor en iyi en iyilerinden biri o diyor, feda olsun diyor", İbrahim: "Nasıl alacaklar ki Yusuf abi beni bizim hoca şey oldu galiba biraz çaktı, sorup duruyor bugün neşelisin deyip duruyor bana", Yusuf: "Önümüzdeki hafta arayıp söyleyecekler", İbrahim: "Şey Yusuf abi Kupayı alırsak ne olacak", Yusuf: "Seninle bir alakası olmasın önemi yok yani anladın mı", İbrahim: "Ulan pas o hep o şey yapacağız o zaman pas mas yapacağız", Yusuf: "Yani artık sen bilirsin işini ya, sen ayarlarsın bunu akıllı şekilde, hareket edersin ya"
İbrahim Akın bu görüşmede Yusuf Turanlı’ya, antrenörünün durumdan şüphelendiğini, kupayı almaları durumunda kendisini yine transfer edip etmeyeceklerini sormakta, Yusuf da, kupanın alınmasında kendisinin bir katkısı olmadığı sürece sorun olmadığını, ancak akıllı hareket etmesini iletirken, İbrahim de bunun üzerine “pas o hep o şey yapacağız o zaman pas mas yapacağız” diyerek sonuca giden bir hareket yapmayacağını söylemektedir. Bu görüşme, sanık İbrahim’in, Beşiktaş’a transfer olma karşılığında kupa finalinde takımı adına istenilen performansı göstermeyeceği noktasında şike teklifini kabul ettiğini göstermektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:44
10.05.2011 günü saat:13.01’de Yusuf Turanlı'yı, İskender Alın'ın aradığı görüşme(tape:3549):
Yusuf: "Hayırlı olsun dedik hayırlı olsun", İskender: "Sağ ol abi teşekkür ederim", Yusuf: "Bak daha arama beni niye arıyorsun maçtan önce benim moralimi şey yapıyorsun", İskender: "İnönü’deki maçı nasıl izlemişsin aynı öyle bir maç izleyeceksin, puroyu yak karışma gerisine", Yusuf: " (gülüyor) Biz beraber yakarız puroyu rahat ol sen, şeyde kimi oynatıyor stoperler", İskender: "Metin ile Can oynar ya" Yusuf: "Kaleye yine Hasagic’i aldı", İskender: "Tabiki de", Yusuf: "Konuştum, ben", İskender: "Tamam abi hiç merak etme, izleteceğim sana”,

11.05.2011 günü saat:00.21’de İbrahim Akın’ın, Y. Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3549);
YUSUF TURANLI : Alo
İBRAHİM AKIN : Yusuf abi ne yapıyorsun
Y.T : İyi canım sen
İ.A : Neredesin
Y.T : Evde
İ.A : Ne zaman geliyorsun sen
Y.T : Sabah çıkıyorum
İ.A : Valla
Y.T : He
İ.A : Kaç saat sürüyor oradan
Y.T : Valla 6 saat falan diyorlar da öyle yavaş yavaş geleceğiz biz ya kahvaltı edip falan, sen ne yapıyorsun
İ.A : Abi bende şimdi başkanın yanından çıktım ya
Y.T : Ne diyor
İ.A : ... valla
Y.T : Ne diyor
İ.A : Valla abi neler söylemiyor ki a..ına koyayım
Y.T : Mesela
İ.A : A..ına koyduğumun oğlu abi çıkacağız yapacak bir şey yok ya konuştuk yani şimdi birde ne diyorsun biliyor musun maçı alırsam diyor
Y.T : Ne diyor
İ.A : Pirim vereceğim sana diyor aramızda kalsın da yani ... diyor yani bu kadar geldik şey yaptık bayağı bayağı söylüyor abi şey yani Yusuf abi oynayacağım yani söyleyeyim sana da onu söyleyeyim dedim ya
Y.T : Valla
İ.A : Valla oynayacağım abi aramızdan kalsın yani sen bir şey söyleme kimseye de
Y.T : Daha bu saatten sonra bir şey söyleyemem ki zaten ya
İ.A : Değil mi
Y.T : Öyle bir şey söyleyemem daha yani
İ.A : Tamam abi
Y.T : Hayır yani şey oluruz yani
İ.A : Ne
Y.T : Yani tamam dedik ya ondan sonra rezil oluruz adamlara
İ.A : Ama tamam da abi yani yapacak bir şey yok ki burada sonuçta kupa finaline çıkıyoruz yani değil mi
Y.T : Tabi canım hayır
İ.A : Hiçbir garantisi yok elimizde onların da bir garantisi yok yani onlarda şeyin sonunu buluyorlar abi yani değil mi maça gelirken olur mu ister istemez insanın şeyi dağılıyor ben hocayı yarın .... biliyor musun sırf o yüzden
Y.T : Biliyorum canım hayır biliyorum ben oradaydım ya öyle konuşunca tamam dedim onlarda rahatladı tamam dediler yani
İ.A : Ama işte maç var abi nasıl olacak
Y.T : Zaten onun için konuştuk ya onu
İ.A : He işte öylede bir şey var amına koyayım anlamıyorum niye böyle yapıyorlar anlamıyorum abi ya valla bundan önce niye bitirmiyorlar değil mi
Y.T : Hayır adam yemin ediyorum dedi ki sizi arayacaktık dedi ondan sonra dedi şimdi bu maç öncesi niye böyle bir şey yapıyorsunuz diye derler diye aramadık yemin ediyorum dedi
İ.A : Ha
Y.T : Yoksa biz kesin arayacaktık dedi yani bizim o konu da bir şeyimiz yok dedi şüphemiz de yok dedi ondan sonra yani hiçbir şekilde de yok dedi biz arayacaktık dedi önümüzde ki çarşamba perşembe dedi hani 3 - 5 gün geçsin ki dedi öyle arayıp isteyeceğiz dedi çarşamba perşembe en geç dedi arayıp dedi isteyeceğiz dedi başka bir şeklimiz yok zaten
İ.A : Peki Yusuf abi biz yenersek ne olacak
Y.T : Valla bilmiyorum
İ.A : A..ı g..tü dağıtacak ortalık değil mi
Y.T : Yani bilmiyorum ki ne olur
İ.A : Hani bizden değil de yani Beşiktaş tarafından düşününce
Y.T : ... yani sonuçta
İ.A : Bizim tarafımızdan değil de onların tarafından yani kıyamet kopar yani
Y.T : Ee öyle tabi öyle tabi
İ.A : Öyle de bir şey var yani şimdi Tayfur hocanın durumu kritik Avrupa ya gidemeyecek takım aptal gibi olacak herkes öylede bir şey var
Y.T : Yani
İ.A : YA SEN YİNE BİR ŞEY SÖYLEME ABİ BEN BİR ŞEYLER YANİ OYNARIM BAKTIM ÇOK ŞEY YANİ BÖYLE BAKTIM ÇOK LARÇ
Y.T : Öyle dedim artık
İ.A : ÇOK LARÇ OLUYOR TAMAM DERİZ YANİ AMA ÖBÜR TÜRLÜ OLURSA ABİ VALLA HANİ TERS BİTEBİLİR YUSUF ABİ (Gülüyor)
Y.T : Ne bileyim ben seninle konuştuktan sonra öyle dedim yoksa
İ.A : Aramazlar herhalde seni maçtan sonra aramazlar herhalde seni, ararlar mı
Y.T : Ya şeylerle biter benim ilişkim biter yani ondan sonra
İ.A : Değil mi
Y.T : Tabi canım biter yani, yani ben öyle konuşunca garanti deyince ya adamların bir sıkıntısı yok adamlar dedi ki biz dedi bunu keşke dedi 1 ay önce yapsaydık dedi
İ.A : Ya
Y.T : Keşke dedi orada hata bizde dedi, şimdi dedi arasak dedi yani bu o gün ilk aradıklarında bu sefer dedi bunlar dedi yanlış anlayacak dedi ortalığı karıştıracaklar dedi
İ.A : Yani
Y.T : Ama bizim bir sıkıntımız yok ki dedi biz şey gibi söz veriyoruz dedi yani bu kesin bitecek bu iş dedi öyle veya böyle bitecek dedi hiçbir sıkıntımız yok dedi biz kesinlikle alacağız dedi yani bitecek dedi bu iş yani anladın mı
İ.A : Yenersek almayacaklar mı (Gülüyor)
Y.T : HAYIR YA ONU SÖYLEMİYOR O ÖYLE BİR ŞEY YOK ÖYLE BİR ŞEY YOK KEŞKE DEDİ OYNAMASA İKİSİ DE DEDİ
İ.A : Ama abiciğim
Y.T : Keşke dedi
İ.A : Yani şimdi benim durumum öyle bir durum ki 3,5 sene önce bunlar biliyorsun beni sattı ya Yusuf abi ya
Y.T : Ya bunların alakası yok tabi bunlar yok ki
İ.A : Olmaz olur mu Yusuf abi başkan vardı ya beni sat dediler ya kolay mı ya
Y.T : Ya hoca diyor işte hoca diyor satıyorlar yani ha bu her yerde böyledir ya
İ.A : Tamam ben seviyorum abi de ben buraya kadar Yusuf abi emek verdim şimdi neler yaptım sen gördün ya
Y.T : Abi sen nasıl istiyorsan öyle yap İbo benim için fark etmez abi ben senin için yani ben senin kafanı karıştırmayayım
İ.A : ... sonuçta ... yani
Y.T : Yok yok kafanı karıştırmayayım oğlum ben öyle bir şeye girmem biliyorsun yani ben orada hani şeyde verdik ya adını söyle hani
İ.A : Tamam abi ama final maçı bu Yusuf abi ya
Y.T : Öyle
İ.A : Hani öyle yapıp ta sen böyle yap da olmaz da o kurallar uyar mı abi ya
Y.T : Öyle bir şey demiyor ki zaten öyle bi şey demedi yani rica ettiler anladın mı böyle böyle dediler yoksa öyle bi zorlamaları veya bir şey olmadı yani
İ.A : Ha tamam o zaman
Y.T : Hayır öyle senle ben konuştuktan sonra da ben orada okeyi verdim ya hani hayırlı olsun diye
İ.A : He
Y.T : Ondan sonrası kötü keşke orada demeseydim problem yoktu o zaman diyecektik ki böyle böyle
İ.A : Hım
Y.T : İsterseniz alın isterseniz almayın yani oraya getirdik lafı yani ondan sonra öyle olunca bu sefer şey olur diye yoksa baştan deseydik adını söyle siktir et hani abi yani maç bitsin atıyorum maçtan sonra konuşalım
İ.A : HAYIR ŞÖYLE BİR ŞEY YAPAR MIYIZ YUSUF ABİ ŞİMDİ BEN İYİ OYNADIM 2 GOL ATTIM BİR ASİST YAPTIM ALDIK KUPAYI ONDAN SONRA SENİ ARARLAR MI
Y.T : YA BENİ DAHA ARAMAZLAR ONDAN SONRA YANİ BELKİ SENİ ARARLAR SENİ ŞEY YAPARLAR ATIYORUM ALIRLAR EDERLERDE BENİM ŞEYİM GİDER ONDAN SONRA BENİM BEN TOTO OYNAMIŞ OLURUM ANLADIN MI...
Ya beni daha aramazlar ondan sonra yani belki seni ararlar seni şey yaparlar atıyorum alırlar ederlerde benim şeyim gider ondan sonra benim ben toto oynamış olurum anladın mı ...
İ.A : Ama sonuçta sen benim menajerimsin ne olacak
Y.T : Abi olur mu ya sonuçta beni daha ondan sonra dikkate alırlar mı adamlar ben orada tamam demişim hani konuşup da
İ.A : Ama ben ne yapayım yani diyeceksin abi o kadar da benim şeyim yok ki diyeceksin futbolcu sonuçta diyeceksin yanınızda konuştum dersin yani benim üstüme at abi at at
Y.T : Sen nasıl biliyorsan yani
İ.A : Yani ters bir şey olursa çünkü Yusuf abi ben yani 2 tane golüm var ya öğlede bir durum var anladın mı abi buradan gelecek dünya kadar pirim var Yusuf abi ben şimdi bunları nasıl çöpe atayım ya
Y.T : Tamam yavrum benim sen nasıl istersen
İ.A : Şeyini düşün Yusuf abi bunun finalin kupayı aldın mı seni arayacak takımları düşün yani
Y.T : Tamam tamam sen hiç kafana bulandırma sen yani nasıl istiyorsan öyle yap ben uyarım sana yani benim için fark etmez
İ.A : Yani Yusuf abi dünya para alacağız ya, valla bak dünya para alacağız yani
Y.T : Tamam ben sana uyarım yavrum
İ.A : Tamam
Y.T : Yani
İ.A : Ondan sonra Trabzon maçından sonra gideriz Kıbrıs a bir hafta gelmeyiz a..ına koyayım (Gülüyor)
Y.T : Daha zaten ben daha onları aramam zaten bu saatten sonra daha beni de aramazlar zaten
İ.A : Aramazlarsa aramasınlar a..ına koyayım baktık ters gidiyor ters gittiğinde de yapacak bir şey yok değil mi
Y.T : İşte o zaman hayır, ben yarın söylerim en kötü onlara ya yapacak bir şey yok ne yapayım öyle derim yani
İ.A : De ki o zaman ne de biliyor musun Yusuf abi
Y.T : He
İ.A : Başkan de duymuş herhalde de
Y.T : Ya öyle denir mi abi nereden duyacak benle sen biliyorsun
İ.A : O zaman İbo yu çekmişler de abi kenara çekmişler de
Y.T : Hayır öyle diyemem ya öyle dersem
İ.A : Ne diyeceksin abi
Y.T : Diyeceğim ki yok şey yapmıyor diyeceğim hani istemiyor diyeceğim yani
İ.A : Çok emek vermiş de abi buraya kadar getirmek için de ya
Y.T : Yani
İ.A : Öyle de bari
Y.T : Öyle bir şey diyeceğim yani
İ.A : Yani çok kenetlendi şimdi takım abi ya, sen bulursun abi bir şey söylersin ya
Y.T : Söylerim ya, ne bileyim işte ya bir şey söylerim ben orada söy..
İ.A : Ama söylemen gerekiyor zaten ya
Y.T : Ya öyle bir şeyse söyleyeceğim yani yok diyeceğim çıkacak her şeyi yapacak diyeceğim öyle diyeceğim
İ.A :Yani abi...söyleyeyim ki söyleyeyim dedim ki yani bir şey istersen söylersin abi ya
Y.T : Tabi canım söylemem lazım bu sefer şey olur
İ.A : Ters öbür taraftan öbür oyuncuların ... sorun olur
Y.T : Hayır şey olur yani hani orada söz söyledik ya şimdi hani hayırlı olsun dedik ya
İ.A : Evet
Y.T : Ondan sonrası rakamına kadar konuştuk ondan sonra hani onlarda öyle bir şey bekledi şimdi hayırlı olsun dedikten sonra ben şey olur yani anladın mı yoksa başka kimseyi düşünmüyorum
İ.A : Ne diyeceksin
Y.T : Bilmiyorum ki kafam karışık
İ.A : Ama bir şey söylemen lazım Yusuf abi ya hani mantıklı bir şey söylemen lazım
Y.T : Kafam karıştı işte
İ.A : Valla şimdi yanından çıktım Yusuf abi ya, yani yarın çocuğu mu bile getireceğim Yusuf abi buraya
Y.T : Ya ne bileyim ne diyeyim bir şey diyemem ki ben abi senin karar çünkü ben şimdi çok da şey yapmak istemiyorum anladın mı hani etki altında bırakmak istemem yani
İ.A : Evet
Y.T : Sonuçta sen her şeyi bilen insansın yani sonuçta her şeyi gören bilen insansın senin

İ.A : Valla
Y.T : Senin şeyin önemli
İ.A : Ne diyeceksin ki abi şimdi seni de zorda bırakmayayım yani ne diyeceksin, yani beni biliyorsun ben duygusal adamım abi ya
Y.T : Biliyorum biliyorum
İ.A : Hani ben duygusalım ben etkileniyorum böyle şeylerden çok ya
Y.T : Biliyorum ben biliyorum yavrum
İ.A :GEÇEN... ETKİLENDİM BEN DE SANA ÇAKTIRMADIM YANİ
Y.T : Hangisine
İ.A : O GEÇEN MUHABBETİ VARDI YA BİR TANE
Y.T : (Gülüyor) Yok ya bir şey olmaz
İ.A : Ondan
Y.T : Bir şey olmaz ondan senin başkanın mutlu ya
İ.A : He?
Y.T : Hocan mutlu başkanın mutlu
İ.A : Evet
Y.T : O işte öyle mi yalan mı mutlu yani
İ.A : Evet
Y.T : Hepsi mutlu SENDEN MUTLULAR YANİ ONA EMİN OL YANİ HERKES DEN MUTLU YANİ ha burada şey yani o gün şey olmasaydı problem yoktu hani o gün dedim ya işte sıkıntı o yani yoksa başka bir sıkıntı yok yani
İ.A : Ama ne diyeceksin abi mantıklı bir şey söylemen lazım ki ya çağırdılar diyeceksin tehdit ettiler falan de bari duymuş de bari de abi ya
Y.T : Yani sen diyorsun ki biz garanti alırız diyorsun yani sen öyle görüyorsun
İ.A : Yusuf abi ben öyle görüyorum da
Y.T : He
İ.A : Futbol tabi bu ya
Y.T : İşte ya onun için söylüyorum
İ.A : Ama yenebiliriz yani anladın mı abi
Y.T : İşte onu da söylüyorum yani o kendimizi düşünmek açısından daha önemlisi yani seninle ilgili hani orada ki sağlamlığını bilmem neyini hepsini düşünüyorum çünkü bu hayatta herkes kendini düşünüyor ben seni düşünerekten orada söylüyorum yarın bir gün orada ne kadar daha sağlam olacağını ne kadar daha kuvvetli olacağını onları düşünerekten söylüyorum yani bunlar böyle konuşuyorlar yarın bir gün telefon açmıyorlar biliyorsun
İ.A : Evet evet biliyorum abi
Y.T : Yani biliyorsun bunları
İ.A : Tabi tabi ama
Y.T : Yani şimdi atıyorum sen burada kıçını yırttın alamadın kupayı o i..neler bakar mı suratına bakmaz Belediyedekiler bakar mı bakmaz bu i..neler çünkü şeyden çıkıyorsun bi maçta gol atamıyorsun a..ına koyayım hepsi surat yapıyor bugüne kadar bu takımı buralara getirmişsin etmişsin anasını s…kmişsin takımın böyle yapmışsın ne oluyor bir maç oluyor bir şey oluyor ee biz o kadar para veriyoruz o kadar da atacak tabi öyle demiyorlar mı diyorlar
İ.A : Evet
Y.T : Senden biliyorsun bunları yani bu işte, bu işte hep iyiyken varsın zaten yani kötü olduğunda kimse kalkıp da sahip çıkmaz zaten o yüzden ilk önce kendi düşüneceksin yani bu iş böyle bir iş bu işin şeyi yok yani duygusallığı sende biliyorsun bunu
İ.A : Evet
Y.T : Ben o açıdan söylüyorum yani, yani bu adamlar her zaman sahip çıkar sana bu adamlar her zaman yanında olur ama bunlar yarın bırakır gider burayı çünkü zaten belli bi şeyi olmayan kulüp yarın o gider bu gider başkası çünkü bi şeyi yok yani bu kulübün geçmişi yok bir şeyi yok ben seni düşünerekten söylüyorum yani total olarak söylüyorum
İ.A : Abi bende işte diğer şeyleri düşünüyorum yani biz yendiğimiz zaman ne olacaktır onu düşünüyorum ne olacağını karman çorman olacak biliyorum her şey ama ben şimdi burada yani bu kadar iş yapmışım Yusuf abi ya
Y.T : Evet
İ.A : Neler yapmışım abi son senem gönderin beni diyeceğim zaten beni
Y.T : Yani doğru söylüyorsun
İ.A : Yani takım, tabi ki Beşiktaş a gitmek isterim ama yani bir sürü takım olacak yani
Y.T : Tabi canım yani, yani burada bir sıkıntı yok yani, yalnızca şey işte keşke o gün söylemeseydim ben onu
İ.A : Evet
Y.T : Evet o gün hani o lafı söylemeseydim o lafı söyleyince şey oldu biraz
İ.A : Ne söyleyeceksin peki
Y.T : İşte bilmiyorum orada kafam karışık yani şuan
İ.A : Bi ara tehdit etmiş falan de ya
Y.T : Ya şey yapmazlar onu ya yani başka, yani diyeceğimiz şey şu, laf yani ya çıkacak oynayacak her türlü ya bunu diyebiliriz başka bir şey bulamayız yani o gün söylemiş olsaydık bu söylediğini doğruydu
İ.A : Ama şimdi çağırdı abi ne yapayım
Y.T : Ya tehdit edecek bir şey yok ki neyi tehdit edecek
İ.A : Var abi var ya, futbol hayatını bitiririm diyor
Y.T : Neye istinaden söyleyecek kim biliyor ki bunu işte yani bunu kim biliyor ki sen ben başka kimse bilmiyor onu bu sefer sizde bir şey var diyecek o zaman siz yaptınız hatayı diyecek bizi de zor bıraktınız der o zaman yani o olmaz da ...
İ.A : Abi o zaman ne diyeyim hocayla konuştum mu diyeyim ne diyeceğim bilmiyorum ki
Y.T : Hoca yı ...
İ.A : Bir şey söyleyeceksin ...
Y.T : Hocayı nerden bilecekler be abi hocayı bilmez ki onlar, yani valla ne bileyim ben o gün orada da söyledim yani bunları bu kadar istekli arzulu görünce söyledim sana yoksa keşke söylemez olaydım valla
İ.A : A..ına koyayım ya
Y.T : Valla
İ.A : Maç günü geliyor böyle, maç zamanı bunlar yapılır mı abi ya
Y.T : Yani o kadar istekli ve arzulu
İ.A : A..ına koyayım bütün şeyim dağılıyor böyle olunca ya
Y.T : O kadar istekli arzulu söylediler ki
İ.A : Bende istiyorum bende istiyorum abi istemiyor değilim de abi yani
Y.T : He
İ.A : Ee bu kadar şey bu taraftan da böyle düşünüyorum yani
Y.T : Doğru doğru yani bak ben sana bir şey demiyorum ama inan ki
İ.A : Ben hangisini düşüneyim abi adamlar bir dediğimi iki etmediler burada a..ına koyayım ya
Y.T : Yok yok ya ettikleri de oldu etmedikleri de oldu sende biliyorsun canım bazen üzdüler seni üzmediler değil yani yalan mı bazen de üzdüler seni ama ben bunları burada çok istekli görünce hani bu kadar bana da çok samimi geldiler anladın mı yoksa ben söylemem ben sana onu ben orada o isteği arzuyu bunlarda görmemiş olsam yani inanmasam daha doğrusu ben özellikle birine çok inandım orada yani çok temiz adam o valla billa çok
İ.A : Kim o
Y.T : Serdal çok düzgün bi adam
İ.A : He evet
Y.T : Çok düzgün çok temiz bir adam valla billa ben ona inanmamış olsam ya acayip temiz bir adam ya inanılmaz yani
İ.A : Evet
Y.T : Hiçbir kaşarlık bilemem nelik yok yani acayip temiz bir insan hani ben ona inanmasam sana kesinlikle söylemem ya mümkün değil yani anladın mı
İ.A : Ben konuşayım abi
Y.T : Yok canım daha ne konuşacaksın boş ver
İ.A : Olmaz mı
Y.T : Yok yok olmaz
İ.A : Valla
Y.T : Yok canım
İ.A : Abi yani ya sen ya ben konuşmamız gerekiyor yani, yani konuşurum sorun değil benim için
Y.T : Yok konuş.. olmaz yani neyi ko.. konuşulmaz şimdi telefonda falan
İ.A : Şimdi Bursa da Halis KARATAŞ ın menajeri var ya çok samimi onunla
Y.T :ABİCİĞİM YOK BULAŞTIRMA ADAMLARI İBO KİMSE BİLMİYOR ZATEN 3 KİŞİ BİLİYOR
İ.A : Hayır konuşmak için söyleyeceğim ya
Y.T : Hayır hayır yok canım ya 3 kişi biliyoruz zaten olmaz yani orada zaten muhatap olan benim yani başka birinin gidip ona bir şey söylemesi olmaz zaten yani tabi yani atıyorum belki senin ilişkin zedelenmez bir şey olmaz ama benim ki zedelenir ben de derim ona kardeşim olmuyor olmuyor yani yapacak bir şey yok söylerim yani
İ.A : Ama diyecek ki iki gün önce böyle bir gün sonra böyle
Y.T : Ya işte, işte orada da ben patlayacağım yani orada da
İ.A : Ne diyeceksin ki
Y.T : İşte bilmiyorum orada diyecek ki ya bu çocuk oyuncağı mı diyecek hani bize öyle söyledi hayırlı olsun dedik diyecek bilmem ne diyecek valla ne bileyim kafam karıştı
İ.A : Ama hayırlı olsun diyorlar abi maç için diyorlar böyle bir şey var mı ya bu nasıl bir şey abi ya
Y.T : Maç için hayır şimdi maç için derken
İ.A : Maça çıkıyorum ben şimdi yani öyle bir şey de yapıyorlar madem o zaman almayın almayın a..ına koyayım
Y.T : Onlar almamazlıkla alakalı bir şey söylemediler zaten
İ.A : Maçı yenince a..ına koyayım he almayacaklar böyle saçmalık mı var ya
Y.T : Yok yok öyle bir şey demediler zaten
İ.A : Eee
Y.T : Öyle bir şey demediler
İ.A : Kısaca onu söylüyorlar abi
Y.T : Hayır orada şimdi bak bir şey söyleyeyim sana bunu her takım bekler anladın mı bir şey olduğunda olur yani bu normaldir
İ.A : Ee ne yapayım şimdi ben iki gün önce şimdi böyle bir şey olmayacağını ya sen bi düşünsene ... ya
Y.T : Yav doğru doğru İbo çıkacaksın oynayacaksın ya aslanlar gibi boş ver takma kafana sen
İ.A : Yani ben anlamıyorum ya bu insanları
Y.T : Yok yok sen
İ.A : Son gün geliyorlar a..ına koyayım şey yapıyorlar ee o zaman ben şimdi yendim a..ına koyayım bir daha aramayacaklar seni böyle saçmalık mı var a..ına koyayım
Y.T : Olsun aramasınlar
İ.A : Niye böyle bir şey yapalım abi bizde o zaman ya
Y.T : Ya ararlar aramazlar diye bir şey yok
İ.A : ... kendimizi ya
Y.T : Yok yok aramazlar, niye ararlar ya niye aramasınlar ararlar ya
İ.A : A..INA KOYAYIM YA ZATEN ÖYLE ALACAKLARSA ALMASINLAR A..INA KOYAYIM ZATEN YA RESMEN ŞEYMİŞİZ GİBİ YANİ
Y.T : İbo öyle bir şey söylemedi adamlar almayacağız bir şey demediler zaten sen orayı kafana takma hiç sen çık aslanlar gibi oyna
İ.A : Zaten ... oynamıyor yetmez mi a..ına koyayım adamlar kadroya bile almıyorlar
Y.T : Bunlar söyledi almadı zaten
İ.A : Yani beni de söylesinler o zaman almasın a..ına koyayım
Y.T : Nasıl diyecek diyebilir mi keşke diyebilse ya o komple oynamasaydı diyor du keşke anladın mı bizim için daha iyi olur diyor du hani keşke önceden, neyse sen hiç boş ver ya kapat konuyu hiç takma kafana
İ.A : Tamam
Y.T : Sen çık topunu oyna ya
İ.A : İyi abi senide düşünüyorum abi ne yapayım
Y.T : Ee tamam bir şey yok artık olmuş olan olmuş yani beni daha kale almasınlar çokta s..kimeydi ne yapayım yani almazlarsa almasınlar yani yapacak bir şey yok yani ne yapayım
İ.A : (Gülüyor) He Allah ım ya böyle bir şey yok ya yemin ediyorum böyle bir konuşma yok ya
Y.T : Yok yok boş ver sen yok yok sen hiç üzme kendini boş ver sen benim için sen önemlisin siktir et beni aramazlarsa da aramasınlar a..ına koyayım aramazlarsa aramasınlar .... hiç s..kimde de değil ne yapayım yani sen şey yapma ya
İ.A : Ben söyledim dersin futbolcum böyle yaptı bana ne a..ına koyayım dersin, futbolcum karaktersiz dersin abi (Gülüyor)

Y.T : Yok daha diyemem ondan sonra muhatap olamam onlarla ya onlar benimle olmazlar yani daha doğrusu siktir et olmasınlar ya
İ.A : Eee ne yapacaklar o zaman abi
Y.T : Ne yapayım ya boş ver
İ.A : Ha
Y.T : Yapacak bir şey yok
İ.A : He yani bizimki de garanti değil ki yenince yani
Y.T : İşte ben onun için söylüyorum zaten yani
İ.A : Yani garanti değil ki ya Yusuf abi öylede alacaklarsa a..ına koyayım almayacaklarsa da yani valla acayip sinirleniyorum böyle olunca tam şey günü geliyorlar böyle valla billa
Y.T : Neyse boş ver öpüyorum seni boş ver yat sen ya siktir et
İ.A : Tamam abi
Y.T : Hadi görüşürüz
İ.A : Hadi iyi geceler

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:45
İbrahim Akın, Başkan’ın maçı almaları halinde prim vereceğini söylediğini Yusuf’a iletiyor ve müsabakada oynayacağını söylerken diğer taraftan da “abi aramızda kalsın, yani sen bir şey söyleme kimseye de” diyerek esasen karşı tarafın kendisini şike anlaşması gereği iyi oynamayacak gibi bilmesini istiyor. Buna karşılık Yusuf da “Daha bu saatten sonra bir şey söyleyemem ki zaten ya, yani tamam dedik ya ondan sonra rezil oluruz adamlara” diyerek anlaşmanın sağlandığını ve müsabakanın oynanacağı günün gecesinde yapılan bu konuşmadan sonra artık anlaşmadan vazgeçtiklerini söylemesinin mümkün olmadığını belirtmektedir. Konuşmanın devamında İbrahim Akın; kupa finalinde Beşiktaş’a karşı iyi oynadığı takdirde alınmayacağını bildiği için Yusuf Turanlı’ya gülerek, “peki Yusuf Abi biz yenersek ne olacak…” demekte ancak bir de açık kapı bırakarak “yani oynarım baktım çok şey yani böyle baktım çok larç oluyor tamam deriz yani” demek suretiyle oyunun gidişatına göre hareket tarzı benimseyeceğini söylemektedir.
Bu arada konuşma içerisinde İbrahim Akın duygusal bir insan olduğunu, hukuka aykırı olduğu kadar ahlâki de olmadığından şikeden olumsuz etkilendiğini, “Geçen ... etkilendim ben de sana çaktırmadım yani, O geçen muhabbeti vardı ya bir tane” diyerek 01.05.2011 tarihinde oynadıkları Fenerbahçe müsabakasında yaptığı şikeden söz etmektedir.

11.05.2011 günü saat:00.58’de İbrahim Akın’a, Yusuf Turanlı'nın gönderdiği mesajda(tape:3550);
"kesınlıkle gorcez benım ıcın cok rahat cunku ben ınandım adama:) yoksa harbı s..m onları turkıyeye rezıl ederım altına gıremezler" yazdığı,
İbrahim Akın’da tereddütlerin olduğunu gören Yusuf Turanlı, O’nu ikna etmek için müsabakanın oynanacağı günün gecesinde saat 00.58 de söz konusu mesajı göndermekte ve Beşiktaş’ın kendisini alacağına kesin olarak inandığını söylemektedir.
11.05.2011 günü saat:10.36’da İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda(tape:3551);
"la abi hocayla konustum mac icin baya hayirli dedi :) bence sen bizle gel :)"yazdığı,
11.05.2011 günü saat:11.50’de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3433);
":) aynen aynen.ıboylada konus sıkmayın yaa ayıp olur adamlara ısı bıtırdım rakamda anlastık yenı takımımızla avrupaya gıdıcez:)" yazdığı,
11.05.2011 günü saat:12.31’de İbrahim Akın’a, Yusuf Turanlı'nın gönderdiği mesajda(tape:3552);
"opuyorumm senı aslan kardesım haftasonu macımız cok onemlı:) :)" yazdığı,
Sanık Yusuf aynı zamanda, İBB Spor’un hafta sonu Trabzonspor ile yapacağı müsabakayı kastederek bu maçın önemine vurgu yapmakta, zira diğer taraftan söz konusu müsabaka için de teşvik girişimlerini sürdürmektedir.

11.05.2011 günü saat:12.24’de İbrahim Akın’ı, x şahsın aradığı görüşme(tape:3553):
X: "Öbür tarafla tamam mı devam mı", İbrahim: "Transfer mevzusu mu hocam, bu maça yani böyle şey yap diyorlar bana yavaş oyna falan hani, gibisinden bende kabul etmiyorum onu", X: "Yani aynı benimde sıkıntılarım var öyle diyorlar, yani şey o biz olursak olur ha diyorlar", İbrahim: "Onun gibi birşey diyorlar işte hocam bende kabul etmiyorum olacaksa önceden alsalardı yani”,
Söz konusu görüşmede X şahıs olarak belirtilen kişi İbrahim Akın’ın sürekli olarak görüştüğü ve kendince fikirlerinden istifade ettiği “Hocam” dediği tanık olarak da ifadesi alınan Ahmet Kanğı’dır. Sanık bu görüşmede, sanıkların Beşiktaş’a transfer karşılığında kupa finalinde oynamaması için teklifte bulunduğunu, “bu maça yani böyle şey yap diyorlar bana yavaş oyna falan hani, gibisinden” cümlesi ile söylemektedir.
12.05.2011 günü saat:03.24’de İbrahim Akın’ı , Yusuf Turanlı'nın aradığı görüşme(tape:3554):
Yusuf: "Havalimanında birşey oldu mu", İbrahim: "Yok ya hiçbirşey", Yusuf: "İyi tamam var mı bir şey", İbrahim: "Yarın görüşürüz”,

12.05.2011 günü saat:13.55’de İbrahim Akın’ın, K.'ı aradığı görüşme(tape:3555):
İbrahim:"Olay olmuş herkes şey yapmış burnu kırıldı falan gazeteler arayan arayana, dün kavga edildi falan filan", K.: "Kavga oldu mu ki", İbrahim: "Oldu da ben girmedim ki kavgaya hiç", K.: "Abi ben seni gelir alırım o zaman Ataköy’den", İbrahim: "Onunla görüşmem lazım ya sonra bir Yusuf abiyle görüşeceğim bu transfer işi var ya, birde hediye atım var onu alacağım ondan sonra ararım ben seni gelir alırsın beni”,

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:45
12.05.2011 günü saat:21.22’de İbrahim Akın’ın, X şahsı aradığı görüşme(tape:3556):
X ŞAHIS : Alo
İBRAHİM AKIN : Alo
X : Mübarek ne ediyorsun
İ.A : İyi hocam sen nasılsın
X : Ne edeyim Allah razı olsun yav kardeş düneğin o kadar ben çalıştım ki biliyor musun
İ.A : Valla olmadı hocam ya
X : Ama hayır yani olmadı değil senin burada bizim hatamız yok
İ.A : Evet
X : O Metin var ya
İ.A : Evet
X : Sen baştan diyeydin bana onun için de çalış ben ona çalış..
İ.A : Hocam işte o, sen odaya geldiğinde ben sana ...dim dedim bunda bunda sıkıntı sorun var dedim ben şey gelince yanımıza Arif karıştı
X :Ya o o nereden geldi o gelmeyeydi
İ.A : Ya hiç sorma hocam zaten başımı yedi ya yok diyor ben gördüm diyor koyarken diyor bilmem ne yaptın diyor falan... konuşuyor bana
X : Neyi, ne diyor
İ.A : Elinle koy., elinle koydu diyor falan falan böyle şeyler yapıyor ya diyor
X : Ya boş ver sende Allah’ını seversen ya
İ.A : Ya kafayı yemiş yemin ediyor birde biliyor musun hocam
X : Saçmalık ya
İ.A : Böyle bir şey yok hocam yok diyor işte eliyle koyduğunu gördüm ben diyor bilmem ne bilmem ne diyor bana ... söylüyor işte
X : Yav yalan
İ.A : Hocam ya
X : Boş ver ya bizim bizim işimiz yok onunla bununla ya
İ.A : Eliyle kumu koymuş yok bilmem ne koymuş... koymuş saçma sapan konuşuyor bize yemin ediyorum gördüm diyor bilmem ne bilmem ne
X : E ben dedim o bir tanesi onun niyedir ya orada şey ediyor kızıyor o adamlara değil mi
İ.A : Yav hocam boş ver kafayı yemiş üşütmüş o ya kafayı
X : Ya boş ver ya bizimle ...yok aman..
İ.A : Vallaha billlaha, işi gücü yok adamın dedim şey çıkaracak içinden ..he cebinden dedim
X : Ney, heh
İ.A : Hani senin işin gücün yokmuş gibi millete geleceksin işte şey çıkartacaksın yalan.. içinden yani yani ...
X : Ya hiç boş ver ya
İ.A : Geri zekalı geri zekalı konuşuyor
X : Biz iyilik yaptık boş ver ya amaan
İ.A : Ya sen ne diyorsun hocam boş ver
X : Tamam
İ.A : Valla hocam olmadı yani yapacak bir şey yok bu cumartesi şey pazar günü güzel bir maç var hocam
X : İnşallah
İ.A : İyi de bir primimiz var onu da söyleyeyim sana
X : Tamam
İ.A : Baya iyi yani
X : İnşallah
İ.A : Çok çok iyi
X : Nereyle
İ.A : Trabzonla oynayacağız
X : Neyinle
İ.A : Trabzon
X : Tamam canım benim Allah nasip ederse inşallah
İ.A : Pazar günü ben ararım zaten sen hocam cuma., günü
X : İnşallah inşallah oldu
İ.A : Tamam hocam haydi...
X : Haydi güle güle haydi Allah a emanet ol
Söz konusu görüşmede X şahıs olarak belirtilen kişi yine yukarıda belirtildiği gibi İbrahim Akın’ın “Hocam” dediği tanık Ahmet Kanğı’dır. İbrahim adı geçen şahsa, hafta sonu Trabzon ile müsabakalarının olduğunu, “İyi de bir primimiz var onu da söyleyeyim sana, baya iyi yani, Çok çok iyi” diyerek teşvik anlaşması ile yüklü miktarda para alacağını söylemektedir.

12.05.2011 günü saat:21.12'de İbrahim Akın ile Namık adlı şahıs arasındaki görüşme (tape:3557)
NAMIK : E ne iyisi a..ına koyayım yani 7 buçuk trilyon para Demirören in Beşiktaş ın kasaya soktun a..ına koyayım senin para verseler ne olacak İbrahim AKIN bedavaya geldi diyorlar şimdi içlerinden
İBRAHİM AKIN : Nereye bedavaya geldim
N : Oğlum sen o kupayı sen oynasan onlar ya..ağım alırdı o kupanın ...punu göremezdi onlar a..ına koyayım
İ.A : E yapacak bir şey yok
N : Adam ne diyor sahanın en iyi oyuncu bugün Yeni Asır sen Yeni Asır okuyamazsın okudun mu Yeni Asır ı
İ.A : Yok
N : Sahanın en iyi oynayan adamını niye çıkardı anlayamadık diyor şey
İ.A : He
N : Bende anlamadım a..ına koyayım sonda Rıdvan diyor ki bende anlamadım diyor o işaret.. sen işaret... Güntekin ONAY
İ.A : Yok
İbrahim Akın’ın görüştüğü Namık adlı şahıs, sahanın en iyi oyuncusu olarak neden oyundan çıkarıldığını anlamadığını, Yeni Asır isimli gazetede de bu şekilde yorumların yer aldığını, bunun yanında futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in de bunu anlamadığını dile getirdiğini söylemektedir. Bu yorumlar dahi göstermektedir ki sanık İbrahim, transfer karşılığı yapılan şike anlaşması gereği olarak gerçek performansını sahaya yansıtmamış, sakatlıktan kaynaklı her hangi bir zorunluluk olmadığı halde kendi isteği ile oyundan çıkmıştır. Nitekim bu şekilde bir tavır sergileyeceğinin işaretini, yukarıda tümü yazılı 3549 sayılı tapede geçen ve Yusuf Turanlı’ya söylediği “Ya sen yine bir şey söyleme abi ben bir şeyler yani oynarım baktım çok şey yani böyle baktım çok larç, çok larç oluyor tamam deriz yani” sözü ile daha önce vermiştir.
Yukarıdaki görüşmeden 10 dakika sonra saat:21.12'de İbrahim Akın ile X Şahıs arasındaki görüşme (tape:3558)

X ŞAHIS : He nasıl geçti maç
İBRAHİM AKIN : İyi
X : Niye çıkardı seni
İ.A : Ben söyledim ya
X : He sen mi söyledin tahmin ettim yoksa ... almaz
İ.A : Aslında da yani
X : Penaltılar falan da var
İ.A :ASLINDA ÇIKARMADIN DEDİ YANİ ŞİMDİ BİR DE ANLAŞTIM BEN O YÜZDEN
X : Kimle
İ.A : BEŞİKTAŞ İLE ANLAŞTIM BEN 3 GÜN ÖNCE YA
X : Valla mı
İ.A : Tabi
X : He iyi iyi hayırlı uğurlu olsun oğlum
İ.A : Onu şey yaptım işte sonra tabi gol atınca biraz karıştı
X : He
İ.A : Sonra şimdi böyle şey Tayfur hocayla konuştular işte şimdi
X : Heh
Yukarıda 3557 sayılı tapede geçen Namık ile arasındaki görüşmedeki, İbrahim’in müsabakada sahanın en iyisi olmasına rağmen neden oyundan çıkarıldığının daha iyi anlaşılması için bu görüşmeden hemen 10 dakika İbrahim’in araması üzerine X Şahıs ile arasındaki görüşme önem arz etmektedir. Aynı soruyu soran X Şahsa İbrahim, hocasına oyundan çıkmak istediğini ilettiğini, zira Beşiktaş ile üç gün önce anlaştığını söylemektedir.

Sanık İbrahim Akın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan savcılık ifadesinde özetle; “07.05.2011 günü Yusuf Turanlı beni aradığında benden kupa maçında kötü oynamamı istedi. Kupayı Beşiktaş'ın almasını istiyordu. Sebebini bilmiyorum. Beşiktaş kupayı almazsa bende Beşiktaş'a transfer olursam Avrupa kupalarına gidemeyeceğimi ima etti. Beşiktaş'a transfer görüşmelerim nedeniyle o hafta mutluydum. Hocam bunu fark etmişti. Sorduğunda bir şey demedim. Bu maçtan önce Beşiktaş beni çok sıkıştırıyordu. Ben artık bundan rahatsız olmuştum. Çünkü bizim takım da yıl boyu sadece bu kupayı hedeflemişti. Benim bu kupa maçında iyi oynamamamı istiyorlardı. Transferi de getirip bunu bağlıyorlardı. Bağlantıyı hep Yusuf sağlıyordu. Yusuf Turanlı, devamlı olarak kupa maçında iyi oynamamam için beni arayıp sıkıştırıyordu. Maçtan önce Beşiktaş ile anlaştım, mukavele imzalamadım. Yusuf Turanlı bana 2 milyon Euro karşılığında anlaşıldığını söyledi. Bana şike pirimi talepleri Yusuf Turanlı aracılığı ile yapıldı. Ben karşı takım yöneticilerinden veya aracılardan kimseyle muhatap olmadım. Yusuf Turanlı'nın kupa maçında kötü oynamam için kimlerle irtibat kurduğunu, neler konuştuğunu bilmiyorum. Bana şimdiye kadarki futbol hayatımda 3 maç için bu yönde tekliflerde bulunuldu... Üçüncüsü bana sorduğunuz Beşiktaş kupa maçıydı” şeklinde beyanda bulunmuş, yukarda özetlenen iletişim tutanaklarını adeta teyid etmiştir.

Sanık Ahmet Ateş ifadelerinde özetle; Tayfur Havutçu ve Serdar Adalı’nın, Yusuf Turanlı ile görüşme ayarlamasını istediklerini, kendisinin de bu görüşmeleri ayarladığını beyan ettiği, her ne kadar görüşmeleri ayarladığı sabit ise de, bu görüşmelerde hazır bulunduğuna dair bir kabul ya da beyanın söz konusu olmadığı gibi şike anlaşmasının sağlanmasına yönelik ya da bu anlaşmanın varlığını bilerek hareket ettiğine dair delil ve emare elde edilemediğinden adı geçen yüklenen suçtan sanık Ahmet Ateş’in beraatine karar vermek gerekmiştir.

Sanık İskender Alın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan savcılık ifadesinde özetle; “...Beşiktaş'tan bana Yusuf Turanlı aracılığı ile transfer teklifi geldi. Daha doğrusu Beşiktaş'ın beni takip ettiği, istediği söylendi, kupa maçından önce para mevzuu konuşuldu. Teklif edilince Beşiktaş'a seve seve gideceğimi söyledim. Yanılmıyorsam Tayfun hoca ile de konuşmuşlar ben konuşmadım. Bir buçuk trilyona senelik Beşiktaş'la anlaşıldığını söyledi. Daha sonra transferim olmadı. Niye olmadığını bilmiyorum. Kupa maçından sonra bir iki kez Yusuf Turanlı transfer mevzunu konuştu. Ben teklif ilk gelince inşallah dedim. Normal şartlarda benim performansındaki birini o yıl Beşiktaş'ın transfer etmesi, transferi düşünmesi uygun değildir. Yıl içerisindeki performansım bu kadar üst düzeyde değildi. Hem transfer teklifine inanmadım. Hem de sevindim. Ayrıca aldığım paranın iki katı teklif edildi. 850 bin TL alıyordum. Bana 1 milyon 500 bin teklif edildi. Yusuf Turanlı bana bir iki kez artık Beşiktaş'a gideceksin, kupa maçında fazla sıkma, relaks ol tarzında bir şeyler söyledi. Ayrıca seneye Beşiktaş'ta oynayacağımı, Beşiktaş kupayı alamasa Avrupa'da oynamayacağımı söyledi. Yusuf Turanlı artık transferimin bittiğini, yeni takımım olan Beşiktaş'ı düşünmem gerektiğini söylüyordu. Bu nedenle maçta fazla asılmamı istemiyordu. Benim güzel oynamamamı, yeni takımım olacak Beşiktaş'ın hocasını üzmemem için gol atmamamı istedi. 09.05.2011 günü saat 20:27 de Yusuf Turanlı beni arayıp "anlaştım, bir buçuk trilyon tamam mı, tamam yani bitti " derken anlaşmanın bittiğini söyledi. İbo'nun mevzusu tamam derken İbrahim Akın'ın da anlaştığını kastetmiştim. 11.05.2011 günü Yusuf’la yaptığımız mesajlaşmalarda iyi oynarsam Beşiktaş'ın beni almayacağını vurgulayıp durdu. Ayrıca seneye İstanbul'da Abdullah Avcı Hocanla birlikte oynarsın, bir buçuk trilyon alırsın diyerek birazda şantaj yaptı. Çünkü İstanbul sporda bu paranın yarıya yakınını alıyordum. Ve devamlı oynamıyordum. Eğer transferim yatarsa tüm bunları kaybedeceğimi ima etti. Son mesajlardan anlaşılacağı üzere kendisini ısrarından vazgeçirmek için ve bana yaptığı baskıdan rahatsız olduğum için tamam diyerek teklifini kabul ettiğimi mesajla belirttim. Bu görüşmelere rağmen Beşiktaş'tan kulübüme resmi bir teklif gelmedi, her hangi bir pazarlık yapılmadı. Fakat kupa maçından önce Yusuf Turanlı aracılığı ile benimle yoğun şekilde görüşmeler oldu” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Göksel Gümüşdağ savcılık ifadesinde özetle: “Kesinlikle maçtan önce Beşiktaş'tan bize ne resmi nede gayri resmi yollardan Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu üzerinden İbrahim ve İskender'in transferine dönük bir talep olmadı, Bu maç oynandı. Aradan yaklaşık 20 gün geçti. 31 Mayıs veya 1 Haziran günü Merter'de bir arkadaşın iş yerinde otururken Serdal Adalı beni aradı. Kendisi ile daha önce görüşmüşlüğüm yoktur ve telefonu bende kayıtlı değildi. Telefonu açınca kendisini tanıttı. İbrahim Akın ile ilgili görüşmek istediğini, talip olduklarını söyledi. Ben Merter'de olduğumu, uzak olduğumu söyledim. O da Veli Efendi’de olduğunu, gelebileceğini söyledi. Yerimi tarif ettim. Geldi. Birlikte çay içtik. Yaşananlara arkadaşımda şahittir. İbrahim Akın'a talip olduklarını söyledi. Ben kendisi için bonservis bedeli istediğimi, Galatasaray'ın da kendisine talip olduğunu, takasa yanaşmayacağımı söyledim. O da bir bonvervis bedeli ödeyemeyiz, Holosko'yu size verelim. Bu şekilde anlaşalım dedi. Bende Holosko'nun bir yıllık kulüp tarafından ödenen rakamın bildiğim kadarıyla 1 milyon 800 bin euro olduğunu, böyle bir oyuncuyu takımda tutamayacağımı, bu rakama 6-7 oyuncu oynattığımı, hem bütçemi aşacağını hem takım içinde dengeleri bozacağını söyledim. Teklifini kabul etmedim. O sırada kamuoyuna yansıdığı için İskender Alın'ı isteyip istemediklerini sordum. Tereddütte kalıp düşünmüyoruz dedi” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu beyandan da anlaşılmaktadır ki, İbrahim Akın’ın transferi bir an için düşünülmüş ise de, İskender Alın’ın transferinin hiçbir zaman Beşiktaş’ın gündeminde olmamıştır. Adı geçen futbolcunun isminin gündeme getirilmesi tümüyle şike faaliyetine dönük olduğu gibi, İbrahim Akın’ı transfer etme arzusunun dahi gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:45
Tanık Fahri Tatan ifadelerinde özetle;“...İbrahim Akın'a kupa final maçının hemen öncesinde Beşiktaş'tan transfer teklifi gelmişti. Bunu telefonda İbrahim bana söyledi. Hem iyi para teklif edildiğini, hem de transfer karşılığında Serdal Adalı’dan bir at alacağını söyledi. Tekrar büyük takıma döneceği için sevinçliydi. Bende kutladım. Ancak telefonu kapattıktan kısa bir süre sonra ben huylandım. Kendisini aradım. "İbo kupa maçı öncesinde transfer teklif edilmesi doğrumu, bu işte bir terslik olmasın, seni kandırıyor olabilirler mi" dedim, o da "doğru diyorsun" dedi, görüşmeyi sonlandırdık...Transferin niye olmadığını da bilmiyorum.” demiştir (Kls 66, Dizi:298). Sanık İbrahim’in arkadaşı dahi kupa finali öncesinde bu şekilde bir teklif ile gelinmesinin iyi niyetli olmadığını anlamış ve bunu İbrahim Akın ile paylaşmıştır.

Prof. Dr. Ersan Şen; “şike suçunun konusu olan menfaat, elbette daha iyi bir kulübe transfer olmayı da kapsamına alacaktır” demektedir. (Aynı yönde bkz. Donay, a.g.e., s.155 -156.;)

Prof. Dr Mahmut Koca da bu konuya ilişkin “suçun konusunu kazanç veya sair menfaat oluşturur. Bu durumda sadece para vs. gibi ekonomik menfaatler değil, kişinin sosyal veya kişisel durumunda iyileşme sağlayan manevi yararlar da suçun konusunu oluşturabilecektir. Örneğin bir futbolcuya maçta oynamaması veya oynayıp maçın istenilen şekilde sonuçlanmasına katkı yapması için para verilmesi bu suçu oluşturabileceği gibi, daha büyük bir takıma transfer vaadinde bulunulması ya da cinsel bir takım menfaatlerin sağlanması halinde de suç oluşur” görüşünü paylaşmaktadır.


Mahkememizce de, kendi kulüplerinde aldıkları ücretin iki üç katı teklif edilerek transfer vaadiyle şike ve teşvik suçlarının işlenebileceğini, bunun 6222 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen “kazanç veya sair menfaat” kapsamında olduğu kabul edilmiştir.

Şu hale göre;
11.05.2011 günü Kayseri’de Beşiktaş - İ.B.B Spor takımları arasında oynanan 49. Ziraat Türkiye Kupası final maçı öncesinde; Beşiktaş futbol takımının Süper Ligde iddiasız kaldığı ve kulübün Avrupa kupalarına da katılamama riskinin bulunduğu, bu durumun taraftar, kulüp yönetimi ve tüm camia üzerinde baskı oluşturduğu, sanık Tayfur Havutçu’nun; sezon ortasında Beşiktaş Spor Kulübüne teknik direktör olması ve başarılı olamaması halinde sezon sonu kendisiyle yapılan anlaşmanın yenilenmeyeceği/uzatılmayacağı düşüncesinin camia içerisinde konuşulduğu, Avrupa Kupaları’na katılabilmek ve takım üzerindeki baskının hafiflemesi için kupanın mutlak surette kazanılması gerektiği düşüncesiyle, sanıklar Serdal Adalı, Tayfur Havutçu ve Yusuf Turanlı tarafından; İBB Sporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın ile, sezon sonunda yüksek transfer ücretleri ile Beşiktaş’a transfer edilecekleri vaat edilerek oynanacak kupa maçında Beşiktaş'a karşı iyi oynamamaları yönünde şike anlaşmasına vardıkları anlaşılmış, oluşan bu vicdani kanı ile anılan sanıkların, 6259 sayılı Yasa ile değişik 6222 sayılı Yasa’nın 11/1. maddesi uyarınca şike suçundan cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir
Sanıklar Ahmet Çelebi ve Yusuf Turanlı’nın buluşup görüşmelerinin hemen ardından Yusuf Turanlı’nın,

26.04.2011 günü saat:20.14’de İbrahim Akın’ı aradığı görüşme(tape:3342);
Yusuf; “Etilerdeyim gel,…gel iki dakika uğra bana bir çaya”, İbrahim; “Neredesin ki”, Yusuf; “Big Şefteyiz gel iki dakika uğra”, İbrahim; “Tamam”.
26.04.2011 günü saat:22.07’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3567);
İbrahim; “Orada mısın”, Yusuf; “Ha ha gel”, İbrahim; “Geliyorum hadi hemen”,

Söz konusu iletişim tespit tutanaklarından, sanık Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın ile Etiler Big Chefs Restaurant’ta buluşacaklarının anlaşılması üzerine başlatılan fiziki takip sonucu tutulan 26.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:279-288 arası);
Güvenlik görevlilerince saat:21.35 sıralarında Beşiktaş Nispetiye Cd. No:89 da faaliyet gösteren Big Chefs isimli restauranta geçilmiş, içeriye girildiğinde girişe göre sol tarafta bulunan bahçe bölümündeki masalardan birinde Yusuf Turanlı, Beşiktaş Futbol takımında forma giyen İbrahim Toraman ile O. B. isimli şahısların birlikte oturup sohbet ettikleri, bir süre sonra İbrahim Toraman’ın vedalaşarak ayrıldığı, Yusuf Turanlı ve O. B.’nin ise oturmaya devam ettikleri, saat:22.19’da 34 THF 09 plakalı ticari taksi ile İbrahim Akın’ın gelerek Big Chefs restauranta girdiği, Yusuf Turanlı’nın oturduğu yerden kalkarak İbrahim Akın’ı karşıladığı, bu esnada yanlarına bir şahsın geldiği, hep birlikte aynı masaya oturdukları, O. B.’nin vedalaşarak ayrıldığı, bir süre sonra diğer şahsın telefonla görüşme yaptığı sırada Yusuf Turanlı’nın, İbrahim Akın’ın kulağına eğilerek bir şeyler söylediği, akabinde de şahısların sohbete devam ettikleri, durumu belgeleyen ekli fotoğraflardan da anlaşılmıştır.

Sanıklar Yusuf Turanlı ve İbrahim Akın’ın buluşup görüşmelerinin hemen ardından Yusuf Turanlı’nın,

26.04.2011 günü saat:23.01’de Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:3343);
Ahmet’in Suadiye’de olduğunu belirttiği, Yusuf: “Abi şey yapalım tamam yani sen nasıl diyorsan odur yani anladın mı”, Ahmet: “Tamam peki kardeşim”, Yusuf: “Tamam mı abiciğim sen ne diyorsan odur” Ahmet; “Tamam tamam gülüm” Yusuf: “Sen ne zaman diyorsan beraber şey yaparız gideriz yan” Ahmet: “Tamam tamam abiciğim”.
Söz konusu görüşme ile, sanık Aziz Yıldırım’ın yaptığı toplantı ile kararlaştırılan teklifin Sanık Yusuf Turanlı aracılığı ile İBB Sporlu İbrahim Akın’a iletildiği ve bu bilginin İ. Akın ile görüşmesinin ardından Yusuf tarafından Ahmet Çelebi’ye bilgi olarak aktarıldığı anlaşılmaktadır.

Sanık Yusuf Turanlı, durumu Ahmet Çelebi’ye bildirmesinin hemen akabinde saat:23.11’de İbrahim Akın’a;
“Ole olması daha hayırlı:) hayır yaparsın bol bol saga sola:) (tape:3344)” şeklinde mesaj göndermiştir.

Aşağıdaki TAPE’den anlaşılacağı üzere hayırsever kişiliği Sanık Yusuf tarafından bilindiğinden söz konusu mesaj ile sanık İbrahim Akın ile yapılan şike anlaşmasını kuvvetlendirmeye ve anlaşma ile belirlenen miktarı kabul ettirmeye çalışmaktadır.

İbrahim Akın’ın ise buna karşılık saat:23.12’de Yusuf Turanlı’ya gönderdiği(tape:3345);
“:))” şeklindeki mesaj ile gülerek karşılık verdiği anlaşılmaktadır.

İbrahim Akın bu mesajın hemen ardından adeta Yusuf Turanlı’nın, kendisine yönelik hayır yapma noktasında tespitini doğrular nitelikte Erzurum’da ikamet eden emekli imam Tanık Ahmet Kangı’yı aramıştır.

26.04.2011 günü saat:23.15’te İbrahim Akın’ın X Şahsı (TANIK AHMET KANGI)aradığı görüşme(tape:3568);
İbrahim: “Hocam bir şey sormam lazım sana ya şimdi bizim hafta sonu Fener’le maçımız var ya, demişler ki İbo gol atmasın, yüz bin dolar para verelim ona diye”, X Şahıs: “ İyi ne yapacaksın”, İbrahim: “Ben de sana soruyorum dedim hocam bu adamlarına sor diye yani ne yapmamız lazım diye”, X Şahıs: “Sizin takımın kaptanı hocası ne diyor”, İbrahim: “Onlar bir şey diyemiyor hocam Fenerbahçeli oldukları için onlarda bana kalkıp oynama veya gol atma diyemiyorlar başkası tarafından söyleniyor bu.. yani bana gol atma diyorlar yani”, X Şahıs: “İyi tamam yani böyle şeyler günümüzde futbol camiasında var değil mi böyle şeyler”, İbrahim: “Var var ama hocam işte ben de sana soruyorum yani kötü olur mu diye…yani para var yani işin ucunda, ama sonucunda diyorlar ki işte şu şunu yapma”, X Şahıs: “Efendim yani onda bir şey yok ki ya bu gönül rıza olan bir şey yani sen gol atmayacaksın yerine para verecekler…tabi ya onda bir şey yok yani bunda bir sakınca yok canım niye olsun yani baya başkaları duymasın önemli değil…bizim burada benim köyde baba türbesi var ya Köy babada…orda var çok fakirler var yaparsın bu kurban keseriz orda yedirirsin”, İbrahim: “Ben atmayım ama ilerde başıma bela almayım yani bu konuda hani basın için değil yani hani böyle bir şey yaptık işte sonra Allah cezalandırmasın yani bizi”.

Söz konusu görüşme ile sanık İbrahim Akın, şike anlaşması sonucu alacağı para (yüz bin dolar) için dini bilgisine güvendiği ve tanıdığı olan emekli imam Tanık Ahmet Kangı’dan fetva almıştır.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:47
Tanık Ahmet Kangı talimatla alınan beyanında; “İbrahim Akın kendisine para teklif edildiğini bana söyledi, ben de transfer ücreti olarak düşündüğüm için sakıncası yok dedim, bu konuda niye benden fetva aldığı konusunda bilgim yoktur, İbrahim Akın ile 26.04.2011 tarihi saat;23.15'de yapmış olduğum telefon görüşmesinin içeriğini kabul ediyorum; ancak bahsettiğim gibi şike için olduğunu anlamadığımdan dolayı sakıncası olmadığını söyledim” demiştir.

Sanık İbrahim’in aldığı bu fetva sonrasında aynı dakika içerisinde saat:23.19’da Yusuf Turanlı’ya gönderdiği mesajlarda(tape:3569-3346);
“verildi abi :)”, “Ok verildi abi :)” yazdığı ve şike teklifine onay verdiği ve anlaşmanın yapıldığı anlaşılmıştır.

Sanık İbrahim’den onay alan Yusuf Turanlı duruma sevinerek bir dakika sonra saat:23.20’de İbrahim Akın'a gönderdiği (tape:3370);
"Tamamdır harıka:) yarın aksam bulusuruz senle" mesajıyla karşılık vermiş,

Aynı dakika içerisinde bu defa İbrahim Akın, Yusuf Turanlı’ya “Ok” şeklinde (tape:3348) mesaj göndermiştir.

27.04.2011 günü saat:02.48’de İbrahim Akın, Yusuf Turanlı’ya gönderdiği mesajda(tape:3349);
“100 dolar degil 100 euro abi ole dedi ;)” yazdığı ve fetva alırken söylediği 100 bin Dolar yerine aynı miktarda Euro isteğini iletmektedir.

Sanık İbrahim Akın’ın 27.04.2011 günü saat:13.24’de Yusuf Turanlı’ya gönderdiği tape:3351);
“Yusuf abi 100 bin euro yaptin mi :)”mesajı ile yeniden para miktarının artırılıp artırılmadığını sormakta,


Bir dakika sonra saat:13.25’de Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’a gönderdiği (tape:3352);
“Yok daha konusmadım aksam gıdıcem oraya kardesımm:) :) gec saate dogru:)” mesajı ile bu konuyu akşam konuşacağını söylemektedir. Yukarıda değerlendirilen 3350 nolu tapeden anlaşıldığı üzere sanık Yusuf Turanlı’nın akşam görüşeceği kişi Ahmet Çelebi’dir. Zira aldığı talimat üzerine şike teklifini İbrahim Akın’a iletmesi için Yusuf ile muhatap olan kişi anılan sanıktır. Yusuf, Ahmet ile görüşmeden İbrahim’in istediği miktar konusunda bir şey söylemek istememektedir.

Bu mesajdan bir dakika sonra saat:13.26’da İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’ya mesaj gönderdiği(tape:3353);
“Kabul etmiyorum baska :)” diyerek, görüşeceği kişiye bu durumu iletmesini söylemekte, Dolar yerine Euro isteğini ısrarla vurgulamaktadır.
27.04.2011 günü saat:21.49’da İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3570);
İbrahim; “Ha ne oldu bizim iş hallettin mi”, Yusuf; “Şeyi adamla yarın buluşcam,…ya öbürü de fena değil canım ya”, İbrahim: “Yok olmaz kabul etmiyorum” dediği, Yusuf: “Şey yapacam ya konuşcam ben”
Bu konuşma içeriğinden de anlaşıldığı üzere; İbrahim 100 bin Dolar yerine 100 Euro isteğinin halledilip halledilmediğini sorarken, Yusuf Turanlı yine 3357 nolu tapeden de sabit olduğu üzere Ahmet Çelebi ile bu hususu Cuma günü konuşacağını ancak 100 bin Dolar’ın da iyi bir miktar olduğunu (öbürü de fena değil) söylemektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:47
28.04.2011 günü saat:20.28’de İbrahim Akın’ın Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3573);
İbrahim: “Bir tane at buldum bir tane, 125 milyar at ikili İngiliz”, Fahri: “…Ne diyorsun ya”, İbrahim: “Valla bak verin 125 alın bu atı dedi başka bir şey de söylemiyorum size dedi hep bu şampiyonları elimden alıyorsunuz benim dedi bunu alın bari dedi valla bak, Ben dedim bana bir hafta on gün müddet ver dedim” Fahri: “Haftaya … alırsın”, İbrahim: “Bu şey var ya benim bu hafta var ya maç,…şey yapıyorlar bana işte hani anlarsın ya”, Fahri: “Ekstra hı”, İbrahim: “Ha ama şey için yapıyorlar tam tersi” , Fahri: “Allah çarpsın de” İbrahim: “Anladın, hee”, Fahri: “Kim Beşik mi, Beşiktaş mı ” İbrahim: “Hayır canım hayır hayır öyle işte ya anladın mı” Fahri: “Bu hafta sizin maç kimle”, İbrahim: “Kimle oğlum biz bu hafta kimle oynuyoruz” Fahri: “Siz Belediye şeyle oynuyorsunuz Fener le”, İbrahim: “Ha işte öyle bir şey var”, Fahri: “İnşallah koyarsın 2 tane iyi hazırlan bari..”, İbrahim: “Ama onun için değil tam tersi için”, Fahri: “Fenerden mi”, İbrahim: “Ha, Bu gün haber gelecek ya ben, gönderirler belki”,
Yarış atlarına ilgisi olan sanık İbrahim Akın, arkadaşı Fahri Tatan ile 125 milyara İngiliz atı bulduğunu, satın almak için bir hafta süre istediğini, Fenerbahçe ile yapacağı maçta kendisine gol atmaması, iyi oynamaması karşılığında verilecek şike parası ile söz konusu atı almayı düşündüğünü söylemektedir.

Fahri Tatan 15.08.2011 tarihli kolluk ifadesinde (Kls 66 dizi 206); “Fenerbahçe’nin İbrahim Akın’a şike amaçlı para vereceği teklifi geldiğini anladığını, 3584 nolu tapede “CUMAYA MI alıyorsun paraları” ile laf almaya çalıştığı konunun Fenerbahçe’nin teklif ettiği şike olduğunu beyan etmiş, aynı tarihli savcılık ifadesinde de bu hususları yinelemiş, şike parasını almak için buluşmaya gittiğini bildiğini ancak alıp almadığını bilmediğini bildirmiştir.

İletişim tespiti tutanaklarından Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı ile; sahibi olduğu Ümraniye Mithatpaşa Caddesinde bulunan Berke Petrol Ofisi isimli işyerinde bir araya geleceklerinin anlaşılması üzerine başlatılan fiziki takip sonucu tutulan 28.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:275-278 arası);
Güvenlik görevlilerce 28.04.2011 günü saat:13.20 sıralarında Berke Petrol Ofisi isimli yere geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, Petrol Ofisi içerisinde Ahmet Çelebi’nin kullandığı 34 BS 0034 plakalı aracın park halinde olduğu, saat:13.32’de Petrol Ofisi içerisindeki işyerinden Yusuf Turanlı’nın çıktığı ve yine benzinlik içerisinde park halindeki 34 YSF 32 plakalı mavi renkli BMW marka araca binerek ayrıldığı anlaşılmıştır.

28.04.2011 günü saat:21.29’da İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3358);
İbrahim: “Haber vermedin hiç”, Yusuf:“…Onda sıkıntı yok yarın arayacaklar beni,…ben söyledim yarın halletmemiz lazım diye”, İbrahim: “…Öyle olmaz,…yoksa bak acayibim ha”, Yusuf: “…Yarın dedim halledin dedim yoksa dedim ben karışamam dedim…”, İbrahim: “Tamam o zaman gelirim ben yarın oraya”.
Sanık İbrahim Akın, Yusuf Turanlı’ya şike anlaşmasına konu 100 bin Dolar yerine 100 bin Euro ile ilgili haber vermediğini söylediği, Yusuf’un da, gerek 3357 nolu Tape’de Ahmet Çelebi’nin kendisine, “…cuma günü (29.04.2011) şey yapacağım (tarih 27.04.2011)” şeklinde söylemesi ve gerekse de Berke Petrol Ofisi isimli işyerinde Ahmet Çelebi ile bir araya gelmesi üzerine “onda sıkıntı yok yarın arayacaklar (tarih 28.04.2011)” şeklinde bilgi verdiği anlaşılmaktadır.

28.04.2011 günü saat:21.33’de Bülent İbrahim İşçen’in, Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:1573);
Ahmet:“...Köy tarafındayım sen neredesin”, Bülent:“...Bende işte aşağıda sahil ...doğru gidiyorum”, Ahmet: “Kahve içeriz veya yarın tamam yarın görüşelim,.., yarın konuşalım yani görüştün mü sen”, Bülent: “Yarın gidelim işte bilet almaya gideceğim orada görüşürüz”. Ahmet: “İyi tamam benim de gelmem lazım…var”

Bu görüşmede Ahmet Çelebi, Bülent İbrahim İşçen’den Aziz Yıldırım ile görüşmeye kendisini de gitmesi gerektiğini bildirmektedir. Zira; İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı aracılığı ile 100 bin Dolar yerine 100 bir Euro talebini iletmesi gerekmektedir.
29.04.2011 günü saat:17.29’da İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3361);
İbrahim: “Yusuf Abi, bunu şey nakit mi alacaksın”, Yusuf:“…Konuşacağım şey yapma tamam, …konuşacağım ben bugün akşam ona göre haber vereceğim zaten”.
29.04.2011 günü saat:19.47’de İbrahim Akın’ın Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3576);
İbrahim: “Bugün de işte şey alacam işte bakalım,…altılı var ya,…bugün verecekler ya”… Fahri: “İbo sen yarın sen Pazar oynayabilecek misin sakatmışsın herhalde”, İbrahim: “Ha sakatım biraz ayağımda şey var ya”, Fahri: “O altılıdan aldığın para ne oldu”, İbrahim: “Gidiyorum şimdi bakacam bekliyorlar”, Fahri: “Yüz misli mi yakalamıştın”, İbrahim: “Ha,…yok şeye şey yaparız ben bu gün gidiyorum ya şimdi,…ordan yollarım ben sana,…15”,

Sanık İbrahim, Fahri Tatan’a şike anlaşmasından alacağı paradan söz etmektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:47
29.04.2011 günü saat:20.54’te İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3578);
İbrahim: “Akmerkez’deyim”, Yusuf: “Yemedim nerde yeriz,…ben hazırım ya istediğin zaman gidebiliriz”, İbrahim: “Devre arası mı gidelim”…İskender o zaman onlar sonra gelir abi bizim yanımıza biz geçelim o zaman”
Sanık İbrahim Akın, yanında kimse olmadan Yusuf Turanlı ile görüşmek istemektedir.
Bu arada yalnız İbrahim Akın’la yapılan şike anlaşması ile yetinmek istemeyen Aziz Yıldırım, aşağıdaki görüşme içeriğinden anlaşıldığı üzere Cemil Turhan üzerinden eski futbolcuları Can Arat’a ulaşılıp ulaşılmadığını araştırmaktadır.
29.04.2011 günü saat:21.54’de Abdullah Başak/Ahmet Çelebi’nin Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1920) ;
Abdullah: “Ali abiyi bıraktım şeye de Fener..döndüm Suadiye kafedeyim”, (Abdullah Başak telefonu Ahmet Çelebi’ye veriyor), Ahmet: “Benim şimdi yarın görüşmem lazım 11’de nerede olacaktı Dereağzında mı”, Bülent: “He 12’de 1’de olur o ...gideriz sabahleyin işte uyanınca,..Dereağzında olmayacak,..başka yerde o şeyde kulüpte divan var,..tabi Divan kartı kartı olması lazım gideriz biz gireriz bana kimse bir şey diyemez”, Ahmet: “Benim görüşmem lazım,.., görüşmem lazım, acil”, Bülent: “Öğlen dedi ya yarın öğlen gel diye işte”, Bülent: “Git yarın oraya git kulübe 11-12’de git,..anladın mı ya öğlenleyin gideriz işte”.

Sanık Ahmet Çelebi, İbrahim Akın’ın istediği şike parasına ilişkin olarak Aziz Yıldırım ile acil olarak görüşmesi gerektiğini belirtmektedir.
30.04.2011 günü saat:12.49’da Yusuf Turanlı’yı İbrahim Akın’ın aradığı görüşme(tape:3364);
İbrahim; “Ne yapıyorsun Yusuf Abi”, Yusuf: “Haber bekliyorum arayacağım seni,…ben sana haber vereceğim bugün yine”.
Sanık Yusuf Turanlı, İbrahim Akın’ın talebinin kabul edilip edilmediği hususunda haber beklediğini adı geçen sanığa iletmektedir.
30.04.2011 günü saat:12.50’de Yusuf Turanlı’nın Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:3365);
Ahmet’in; beklediğini belirttiği, Yusuf’un; nerde olduğunu sorduğu, Ahmet’in; “Bi yerdeyim bekliyorum” dediği, Yusuf’un, “…Geçeyim mi o tarafa çay ısmarlayacak mısın” dediği, Ahmet’in; “Yok dur ben arayacağım seni” dediği.

Yusuf Turanlı, İbrahim Akın’ın kendisini arayıp şike anlaşması için talep ettiği miktar konusunda haber olup olmadığını sorması üzerine aynı dakika içerisinde hemen Ahmet Çelebi’yi aradığı ve İbrahim Akın’ın talebini sorduğu anlaşılmaktadır.
30.04.2011 günü saat:13.37’de Yusuf Turanlı’yı Ahmet Çelebi’nin aradığı görüşme(tape:3366);
Ahmet’in; “…Geçebilecek misin bu tarafa” dediği, Yusuf: “Geçerim”, Ahmet; “Bi geçte o zaman, Erenköy’e doğru gel ben evin oraya doğru geçiyorum” dediği ve buluşmak için sözleşip yer hakkında konuştukları.

30.04.2011 günü saat:14.50’de Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’ı aradığı görüşme(tape:3367);
Yusuf: “İyi ne var ne yok idman kaçta,…şey cuma günü yok problem yok…Cuma günü gideceğiz Kıbrıs’a, cuma günü şey yapacağız halledeceğiz, ”, İbrahim: “Tamam”, Yusuf: “Tamam mı”.

Aşağıda belirtilecek olan 06.05.2011 tarihli fiziki takip tutanağından da anlaşılacağı üzere, Kıbrıs’a gitme konusunun gerçek ile ilgisini olmadığı, Cuma gününün ise 6 Mayıs’a karşılık geldiği anlaşılmaktadır.

30.04.2011 günü saat:15.02’de Yusuf Turanlı’yı İbrahim Akın’ın aradığı görüşme(tape:3368);
İbrahim: “Bu Kıbrıs’ta bizim şey vardı ya hani senet”, Yusuf: “Cuma günü halledeceğiz, ...tamam dediler okey dediler bende tamam dedim…onların sıkışıklık mıkışıklık falan filan cuma günü dediler yani”, İbrahim: “İyi abi”, Yusuf: “Adelen çekiyordur hafif”, İbrahim: “Biraz ağrılar var ayağımda ya”, Yusuf: “Tamam tamam zorlama o kadar o zaman kupa maçı”, İbrahim: “Tamam abi”

Sanık Yusuf yukarıda, Cuma günü Kıbrıs’a gitmekten söz ederken bu defa Kıbrıs’taki senetten söz etmektedir. Akabinde hemen “adelen çekiyordur” şeklinde ilgisiz bir konuya girmiş ve önünde Beşiktaş ile oynayacağı kupa maçından söz ederek kendisini sıkmamasını istemektedir. Özetle Yusuf, İbrahim’e şike anlaşmasının gereği olan parayı Cuma günü alacaklarını ve Fenerbahçe ile oynayacağı maçta kendisini sıkmamasını, iyi oynamamasını istemektedir.
30.04.2011 günü saat:15.02’de Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’a mesaj gönderdiği(tape:3369);
“Tamam yane problem yok rolantı seklı:)” yazdığı, telefon ile söylediği hususu bu defa mesaj ile ilettiği görülmektedir. “:)” işaretinin gülme/mutluluk (şike anlaşmasından kaynaklı) anlamına geldiği, rölanti ile kastedilenin de maçta kendisini sıkmayıp iyi oynamaması anlamında kullanıldığı izahtan varestedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:47
30.04.2011 günü saat:17.51’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3580);
İbrahim: “Yusuf hocam benim atı almadın mı ya,…olmaz abi öyle ya al onu sen ya”, Yusuf: “Yok yok Cuma alacam dedim ya”, İbrahim: “Olmaz abi öyle ya al onu sen ya” Yusuf: “Ben kesin konuştum yani Senin ondan hiç şeyin olmasın, anladın mı” İbrahim: “Öyle mi”, Yusuf: “Rahat ol yani, ben onu almasam yoksa şey yapar mıyım, öyle şey söyler miyim sana, sen onda hiç şey yapma garanti yani”
Sanık Yusuf yukarıdaki görüşmelerinde, Cuma günü Kıbrıs’a gitmek ve Kıbrıs’taki senetten söz etmesine karşın bu defa Cuma günü at almaktan söz etmektedir. At yarışlarına ve atlara merakını bizzat dile getiren İbrahim, şifreli şekilde şike için alacağı paradan at olarak söz etmektedir.

01.05.2011 günü saat:15.51’de İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı ancak görüşmenin gerçekleşmediği. (tape:3581)

01.05.2011 günü saat:15.57’de İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3582);
İbrahim: “Ben de çok hırslıyım ne yapacaz bilmiyorum a… koyim (gülüyor)” Yusuf’un: “Ya ne gerek var be oğlum” İbrahim: “Valla”, Yusuf: “Kupa maçı var kupa maçına sakla kendini”, İbrahim: “İyi abi”, Yusuf: “Demi kupa maçı önemli bizim için abi boş ver sıkma kendini Allah korusun sakatlık, olur makatlık olur kart olur gerek yok yani” dediği.

İ.B. Belediyespor’un, Fenerbahçe ile yapacağı bu maçtan sonra 11.05.2011 tarihinde Beşiktaş ile oynayacağı Türkiye Kupası maçı nedeniyle, sözde Yusuf, İbrahim Akın’ın bu maça kendisini saklamasını istemektedir. Oysa aynı Yusuf Kıratlı, Beşiktaş maçında da adı geçen sanığın oynamaması için büyük çaba içerisine girmiştir.
02.05.2011 günü saat:13.40’da İbrahim Akın’ın X Şahsı aradığı görüşme(tape:3583);
İbrahim: “Onu halledecem, o çek işini halledecem yarın, yarın para yatacak bana zaten, bende yüklü para var yan, Benimki Cuma gününe gerçi o kadar zarar etmem ki fazla, bekleyebilecek misin dört gün” X Şahıs: “Ya ben beklerim abi bana bir şey olmaz ya bekleyecem” İbrahim: “Tamam o zaman tamam dört gün sonra ver Cuma günü çekin günü, benim Cuma günü veriyorlar parayı, O yatar işte baba veririm ben sana”

02.05.2011 günü saat:13.58 ve 14.00’da İbrahim Akın’ın, Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3584-3585);
Fahri: “Ha cumaya mı alıyorsun paraları, alo” İbrahim:“…Belki bugünde alırım”,

05.05.2011 günü saat:13.11’de Ahmet Çelebi'yi Yusuf Turanlı'nın aradığı görüşme(tape:2883);
Yusuf: “Yarın gelirim yanına", Ahmet: “Görüşürüz tamam".

05.05.2011 günü saat:13.39’da İbrahim Akın’ın ,Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3529);
Fahri: “İdman var 20 dakika sonra”, İbrahim’in idmanın kaçta biteceğini sorması üzerine, Fahri: “3 on beşte falan biter, bir şey almadın değil mi daha”, İbrahim: “Yok daha ... yok ki,…olsaydı 9 yarış parayı bulurduk şimdi”.
06.05.2011 günü saat:13.07’de Ahmet Çelebi'nin Bülent İbrahim İşçen'i aradığı görüşme(tape:2884);
Ahmet: “Odanda mısın .... görüşebildin mi", Bülent İbrahim: “Yok ararım ben birazdan onu", Ahmet: “Bi ara sana zahmet" .

Bu görüşmenin hemen akabinde 06.05.2011 günü saat:13.08’de B.İ.İşçen'in, Aziz Yıldırım’ın sekreteri Nurgül isimli şahsı aradığı görüşme(tape:3609);
Bülent İbrahim: “Nasılsın Nurgülcüğüm”, Nurgül: “İyiyim teşekkür ederim siz”, Bülent İbrahim: “Şimdi başkan Ahmet Çelebi’yi çağırmıştı bugün de, sen der misin Ahmet Çelebi aradı diye…ben sana numarasını vereyim 532 402 23 63…ama aramaz onu yani onu ben biliyorum aramayacağını" , Nurgül:"Nerdeymiş bağla bana konuşayım filan diyiverir birden şey kalırım", Bülent İbrahim: “Öyle bir şey için değil o çağırdı cuma günü gelin buraya dedi de…Ahmet bey aradı de…gelecekmiş hani gelebiliyor muyuz diye soruyor de tamam mı"
Ahmet Çelebi’nin, İbrahim Akın ile yapılan şike anlaşmasına konu parayı Yusuf Turanlı’ya Cuma günü vereceğini söylemesi nedeniyle, Bülent İbrahim İşçen’den Aziz Yıldırıma ulaşmasını istediği, bu telefonun aynı dakikasında Bülent İbrahim’in, Aziz Yıldırım’ın sekreterini aradığı ve Ahmet Çelebi’nin görüşme isteğini iletmesini istediği anlaşılmaktadır.
06.05.2011 günü saat:14.44’de Ahmet Çelebi'nin, Bülent İbrahim İşçen'i aradığı görüşme(tape:2885);
Ahmet: “Var mı bir haber", Bülent İbrahim: “Yok haber verdim söyledim sekreterine…ben ararım demiş…vermemiş daha haber vericek…haber vericem ben sana"

06.05.2011 günü saat:14.56’da Yusuf Turanlı'ya İbrahim Akın'ın gönderdiği mesajda(tape:3374);
"Ne yaptin abi :) erzuruma gidicem aksam" yazdığı .
06.05.2011 günü saat:15.02’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3375);
":) karsıdayım haber vercem sana kardesım".yazdığı.
Sanık İbrahim bu kısa mesaj ile, Yusuf’tan şike parasının akıbetini sormaktadır. Zira bu konuda müsabaka öncesinde fetva aldığı tanık Ahmet Kangı’nın telefonda söylediği “bizim burada benim köyde baba türbesi var ya Köy babada…orda var çok fakirler var yaparsın bu kurban keseriz orda yedirirsin” şeklindeki şike parasını aklama faaliyeti için Erzurum’a gideceğini söylemektedir. Nitekim İbrahim Akın’ın X Şahıs ile yaptığı aşağıda belirtilen 3532 nolu tape içeriğinde bu husus daha net anlaşılmaktadır.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:48
06.05.2011 günü saat:16.45’de Ahmet Çelebi'yi, Kazım Alemdağ'ın aradığı görüşme(tape:2886);
Ahmet: “Acayip canım sıkkın bildiğin gibi değil”, Kazım: “Yine ne oldu”, Ahmet: “Hiç sorma ya 100.000 dolar”, Kazım: “Ne oldu ki”, Ahmet: “Anlatırım yüz yüze gelince de ne yapayım senden de bir akıl almam lazım”, Kazım: “Bize lazım olan parayı başka yerde düşürdüm deme”, Ahmet: “İhale üstüme kaldı gibi bir şey oldu, anlatırım işte yüz yüze gelince”, Kazım: “Bizim 100.000 Dolar değil 1.000 Dolar halledecek durumumuz yok si.. ağzını, kimden kaldı sana bu”, Ahmet: “Kur’an çarpsın bak yemin ediyorum verilmek üzere, Ya neyse telefon” Kazım: “Benim tahmin ettiğim yerden mi, Hangi birini düşüneceğimi şaşırdım", Ahmet: “Yok yok önemli değil başka iş ile alakalı ".

Sanık Ahmet Çelebi, şike anlaşmasına konu parayı, İbrahim Akın’a ulaştırılmak üzere Yusuf Turanlı’ya vereceği tarih olan 06.05.2011 (Cuma günü) tarihi itibariyle saat 16.45 olmasına rağmen Aziz Yıldırım’dan alamadığı ve kendi cebinden vermek durumunda kalacağı için Kazım Alemdağ’a bu yöndeki sıkıntısını dile getirmekte, telefonların dinlenilme ihtimalini gözeten sanık açıkça bu hususu dile getirememektedir.

06.05.2011 günü saat:16.37’da İbrahim Akın’ın Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3531);
İbrahim: “Erzurum’a uçuyorum şimdi”, Fahri: “Ha sizin kupa maçı nerede”, İbrahim: “Yok ben bir işim var oraya gideceğim”, Fahri: “Ne işin var lan Erzurum’da, ne işin var oğlum senin Erzurum’da” İbrahim: “Gezmeye, bir işim var ya”, Fahri: “İyi parayı ne zaman yollarsın”, İbrahim: “Bugün geçecek işte bekliyoruz yarın yollayamayız pazartesiye kaldı”, Fahri: “Pazartesi zaten adama da ödeme yapacağım o zaman pazartesiye kadar şey yaparız tamam”.

Sanık İbrahim’in arkadaşı Fahri’nin kendisinden istediği parayı, şike parası geldiğinde kendisine göndereceğini söylemektedir.

Sanıklar Yusuf Turanlı ile Abdullah Başak arasında şikeye konu paranın teslimatı noktasında kısa mesaj trafiği yaşandığı, bu bağlamda;
06.05.2011 günü saat:17.21’de Yusuf Turanlı'ya Abdullah Başak'ın gönderdiği mesajda(tape:3376);
"ir bekliyoruz" yazdığı.
06.05.2011 günü saat:17.37’de Yusuf Turanlı'nın Abdullah Başak'a gönderdiği mesajda (tape:3377);
"Abı ne zaman cıkıcaksınız" yazdığı .
06.05.2011 günü saat:17.38’de Yusuf Turanlı'ya Abdullah Başak'ın gönderdiği mesajda(tape:3378);
"liyoruz 10 dsakika" yazdığı.

Erzurum’a gitmek üzere havaalanına geçen İbrahim Akın, şike parasını gitmeden almak istemekte ve bunun için Yusuf Turanlı’ya sürekli parayı alıp almadığını sormaktadır. Bu çerçevede;
06.05.2011 günü saat:18.07’de İbrahim Akın'ın Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda(tape:3379);
"Ne oldu abi" yazdığı .

06.05.2011 günü saat:18.16’da Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı görüşme(tape:3380);
İbrahim: “Ben havaalanına geldim abi ancak banka yoluyla alabilirim onu" , Yusuf: “Dur be oğlum telefon ya…telefonda şey nasıl yapalım sen söyle", İbrahim: “Öyle yaparız abi ancak…buraya yetişemezsin yani…bir saat var çünkü", Yusuf: “Nereye nereye ama…100…istiyorsan dursun yarın al", İbrahim: “Tamam öyle yaparız Yusuf abi…ben kendim de Vakıfbank’ta var oradan bir şey yaparım bir şey…ben hocaya şeye veririm yani", Yusuf: “Şeyinkini ayırayım mı Kıbrıs’ınkini" , İbrahim: “Onunkini ver yani…14 ayır he bir de kendine de al abi oradan…14 bin oraya vereceksin ya…16 bini de sen al…diğerlerini de ben yapacağım şeyler var" , Yusuf: “70 ayırıyorum ben sana" , İbrahim: “Tamam".

06.05.2011 günü saat:18.29’da Bülent İbrahim İşçen'in Ahmet Çelebi'yi aradığı görüşme;
Bülent: “Ne yaptınız", Ahmet: “Tamam hallettim gönderdim…iyi gel bana doğru…buraya istasyona", Bülent: “Dur bakarız konuşuruz" . (tape:3610)

Yukarıdaki görüşme içeriklerinden anlaşıldığı üzere Yusuf Turanlı, Ahmet Çelebi’den şike anlaşmasına konu 100.000 Dolar’ı almış ve hemen akabinde İbrahim Akın’ı aramıştır. İbrahim ise havaalanında olduğunu, şike için fetva aldığı hocaya söz verdiği hayırları yapması için Vakıfbank’taki hesabından para vereceğini, Kıbrıs için ayıracağı 14.000 Dolar’dan başka Yusuf Turanlı’nın da şike sürecinde harcadığı emek ve mesaisine karşılık 16.000 Dolar almasını istediği, geri kalan 70.000 Dolar’ı da yarın alabileceğini söylemektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:48
06.05.2011 günü saat:18.53’de Yusuf Turanlı'yı İbrahim Akın'ın aradığı görüşme(tape:3382);
İbrahim: “Ya uçağı kaçırdık ya Yusuf abi", Yusuf: “O zaman Etiler’e geliyorsun sen", İbrahim: “Şimdi bir yere geçeceğim oradan gelirim akşam" .

06.05.2011 günü saat:19.29’da İbrahim Akın’ın X Şahsı aradığı görüşme(tape:3532);
X Şahıs: “Neredesin”, İbrahim: “Erzurum’a gidiyorduk uçağı kaçırdık şimdi, geri döndük”, X Şahıs: “Nere hayırdır oğlum Erzurum’da ne işin var lan”, İbrahim: “Hoca’nın yanına gidiyordum, şeyle Murat Abiyle, teşekkür etmeye gidiyorduk, orada kurban falan kestirecektik”, X Şahıs:“Balya yattı mı balya”, İbrahim: “Yapıyoruz ya”, X Şahıs: “Oğlum balya yattı mı diyorum para yattı mı diyorum yapıyoruz diyor ya”, İbrahim: “Bugün yatıyor bugün,…, 80 milyar yatacak galiba” .
Şike için fetva aldığı Ahmet Kangı'nın yanına Erzurum'a gitmek isterken uçağı kaçıran İbrahim, şike parasını almak için Yusuf ile Etiler'de buluşmak üzere sözleşmiştir.

06.05.2011 günü saat:19.51’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı görüşme(tape:3383);
Yusuf: “Ne zaman geçeceksin", İbrahim: “Trafik rahatlayınca geçeriz abi" , Yusuf: “Onu ayarla ama tek gel yani ne olursa olsun… ne olur ne olmaz abi sağlama alalım boş ver", İbrahim: “Sen şey yaparsın arabaya koyarsın", Yusuf: “Yav sağlama alalım işi ya yani… Murat abiden mi bahsediyorsun".
Sanık Yusuf Turanlı, İbrahim Akın'dan, Erzurum'a birlikte gidecekken uçağı kaçıran Murat adlı şahıs yanında olmadan gelmesini, işi sağlama alalım derken bir başkasının da bu olaya şahit olmamasını istemektedir.

Yukarıda değerlendirilen iletişim tutanaklarına göre Ahmet Çelebi'den 100.000 Dolar şike parasını alan Yusuf Turanlı'nın, Erzurum'a gidecekken uçağı kaçıran İbrahim Akın'a 70.000 Doları (14.000 Kıbrıs için ayrılan ve 16.000 Yusuf'un payı) teslim etmek için Etiler Big Chefs Restaurant'ta bir araya geleceklerinin anlaşılması üzerine yapılan fiziki takip sonucu tutulan 06.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:256-263 arası);
Güvenlik güçlerince saat:21.00 sıralarında Beşiktaş Etiler Nispetiye Cd. No:89 sayılı yerde bulunan Big Chefs isimli yere geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, saat:21.15’de Big Chefs Restaurant’a girildiğinde Yusuf Turanlı’nın restaurantın iç kısmında girişe göre sağ tarafta bulunan masalardan birinde tek başına oturduğu, bir müddet sonra oturduğu yerden kalkarak restaurantın dış kısmında bahçe bölümünde bulunun masalardan birine oturduğu ve elinde bulunan siyah renkli çizgili poşeti masanın üzerine koyarak beklemeye başladığı, saat: 21.28’de 34 EA 701 plakalı beyaz renkli Audi A7 marka araçla İbrahim Akın’ın gelerek aracı restaurant görevlilerine bıraktıktan sonra içeri girdiği, kendisini bekleyen Yusuf Turanlı ile tokalaşarak masaya oturduğu ve sohbet ettikleri, saat:21.58’de Yusuf Turanlı ile İbrahim Akın’ın hesabı ödedikten sonra oturdukları masadan kalktıkları, masanın üzerinde duran siyah renkli çizgili poşeti İbrahim Akın’ın aldığı, daha sonra Yusuf Turanlı ile İbrahim Akın’ın restaurant girişinde görevlilerin araçları getirmelerini bekledikleri, bu sırada kendi aralarında sohbete devam ettikleri, saat 22.05’de restaurant görevlilerinin 34 AT 5557 plakalı gri renkli BMW marka aracı getirmeleri üzerine Yusuf Turanlı‘nın İbrahim Akın’la vedalaşarak ayrıldığı ve Zincirlikuyu istikametine doğru hareket ettiği, arkasından restaurant görevlilerin kısa bir süre sonra İbrahim Akın’ın kullandığı aracı getirdikleri, İbrahim Akın‘ın elinde bulunan siyah renkli çizgili poşetle araca binerek ayrıldığı anlaşılmıştır.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:48
07.05.2011 günü saat:14.29’da İbrahim Akın’ı Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3533);
Fahri: “Antalya’da değil mi maç…sen gitmiyor musun”, İbrahim: “Lig Tv veriyor…ne yapayım gidip Olimpiyat’a mı gideceğim izlemeye”, Fahri: “6’lıyı nasıl oynayacaksın”, İbrahim: “Önümde bilgisayar olacak televizyonum olacak oynayacağım,…para da cebimde, a. koyayım, balyalar", Fahri: "Yemin et", İbrahim: " (Gülüyor) ha, işte var işte öyle işte”, Fahri: “Güzel güzel yolla bi 15 kâğıt tehdit ederim seni”, İbrahim: “Si… a.. ha 15 kâğıtmış” , Fahri: “Ne oldu …dün 1 milyarlık altılın vardı…”

Sanık İbrahim Akın, yukarıda değerlendirilen iletişim tutanaklarından da anlaşıldığı üzere daha önceden şike anlaşması gereği para alacağını söylediği Fahri Tatan'a, söz konusu parayı aldığını söyleyerek adeta caka satmakta, Fahri ise kendisine 15.000 TL göndermesini, yoksa şike yaptığını bildiğinden tehdit edeceğini söyleyerek şaka yapmaktadır.

Sanık İbrahim Akın, Fenerbahçe SK Başkanı Aziz Yıldırım'ın talimatı ile başlatılan şike faaliyeti sonrasında varılan anlaşma sonucu eline geçen 70.000 Dolar'ın bir kısmını TL'ye çevirme çabası içerisine girmiştir. Bu bağlamda;
07.05.2011 günü saat:15.53’de İbrahim Akın’ı Kenan isimli şahsın aradığı görüşme(tape:3534);
Kenan: “Abi Akmerkez’de dolar 1515, bir 30 veya bir 35’den bozduracam,…başka olmuyor yani ya 1515’e bozmam zaten 50 bin dolara dedim tamam falan dedi oturun dedi ben dedim en az dedim bir 35 olsun dedim tamam falan dedi işte birisi gelecek herhalde tamam mı abi haberiniz olsun”, İbrahim: “Ama ... almasın aman dikkat et ha”, Kenan: “Sen rahat ol abi can çıkar o para çıkmaz abi tamam mı abi hadi”.

07.05.2011 günü saat:16.36’da İbrahim Akın’ı Kenan’ın aradığı görüşme(tape:3535);
Kenan: “Ben 76500 yatırdım hesabında 75700 görünüyor nedenini soruyorum”, İbrahim: “Ben çektim çektim,…çekmedim çekmedim bir yere gönderdim tamam”, Kenan: “Ben şuan hesabındaki para”, İbrahim: “Tamam doğru doğru”.

Söz konusu tapelerde geçe Kenan Şentürk 07.05.2011 tarihli kolluk ifadesinde (Kls. 66, dizi 132); 3534 nolu tape ile ilgili olarak bu görüşmenin yapıldığı tarihte İbrahim Akın’ın kendisine 40-50 bir dolar kadar verdiğini ve bozdurmasını istediğini, bu parayı İBB Spor’dan aldığını düşündüğünü, İbrahim’in de “ödeme aldık ya Büyükşehir belediyesinde” dediğini beyan etmiştir.
Trabzonspor- İBB Spor müsabakasında da değinildiği gibi, İBB Spor Kulübü tarafından, İbrahim Akın’a 04.06.2010 tarihinde yapılan “Tadil Protokolü” gereğince attığı her üç gol için 50.000 TL ödeme taahhüdünün olduğu, İbrahim’in 2010-2011 de toplam 11 gol atan ve 3 kez prim almaya hak kazandığı, Trabzon müsabakasında bir gol atması halinde 50.000 TL prime hak kazanacağı belirtilmişti. Fenerbahçe ile oynadığı bu müsabakaya kadar sanık İbrahim’in 10 gölü bulunmaktadır. (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiId=280563) İki gol attığı takdirde 50.000 Tl prime hak kazanacaktır. Ancak bu müsabaka Fenerbahçe’nin 2-0 üstünlüğü ile sonuçlanmış ve İbrahim gol atamadığı için söz konusu primi de alamamıştır.

01.05.2011 tarihinden önceki döneme ilişkin, İBB Spor – Ankaragücü müsabakasında İbrahim Akın’a normal prim ödemesi bulunmadığı gibi, 16.04.2011 tarihindeki Karabüç müsabakası ile ilgili olarak 7.000 TL prim verildiği anlaşılmaktadır. (Kls. 91, dizİ 58 ve öncesi) Bunun dışında FB maçı öncesinde ve sonrasında ödenen bir prim de yoktur.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:48
11.05.2011 günü saat:00.21’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3549);
Bir süre Beşiktaş-İBB Spor müsabakası hakkında konuştukları, devamında; İbrahim: “Hani ben duygusalım etkileniyorum böyle şeylerden ya geçen etkilendim ben de sana çaktırmadım yani…o geçen muhabbeti vardı ya bir tane", Yusuf: “Bir şey olmaz ondan…Hocan mutlu başkanın mutlu…hepsi mutlu senden mutlular yani ona emin ol".

20 dakika süren ve Beşiktaş – İBB Spor Türkiye Kupası maçına ilişkin şike görüşmelerinin geçtiği bu konuşmada sanık İbrahim, Fenerbahçe lehine yaptığı şike anlaşmasından etkilendiğini ve rahatsız olduğunu söylemektedir.

Sanık İbrahim Akın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan ve sorgudaki savunmasında teyid ettiği savcılık ifadesinde özetle; “Fiziki takipler doğrudur, ben menajerimle maçtan 3 gün önce kendisinin talebi üzerine BIG CHEFS isimli restorantta buluştum. Kendisi bana Fenerbahçe’den, maçlarında gol atmamam karşılığında 100.000 dolar teklif edildiğini söyledi. Ben ilkin sıcak karşılamadım. Benim dini duygularım kuvvetlidir. Ben daha önce İstanbul'da iken tanıştığım şuan Erzurum'da imamlık yapan Ahmet isimli şahsı aradım. Bana böyle bir teklif olduğunu, karşılığında para vaat edildiğini, bu parayı kabul etmemin günah olup olmadığını sordum. Bana dinen bir sakıncası olmadığını söyledi. Bir hafta kadar sonra aynı restorantta Yusuf Turanlı ile tekrar buluştuk. Bana poşet içerisinde para getirmişti. Sonra saydığımda daha önce 100.000 dolar getireceğini söylemiş olmasına rağmen 50.000 dolar getirdiğini gördüm. Bu önceden maçta gol atmamam karşılığında Yusuf Turanlı'nm vaat ettiği paraydı. Ben, Yusuf Turanlı'nın bu parayı hangi Fenerli yöneticiden aldığını bilmiyorum. Aramızda başka bir konudan kaynaklı bir para alış verişi, kendisinin bana borcu yoktur. Ben bu parayı harcamadım. 10.000 dolar civarını Erzurum'da ki hocaya kurban kesip dağıtması için gönderdim. Geriye kalan parayı da tanıdığım fakir fukaraya dağıttım. Bu paraya zaten ihtiyacım yoktu. Yusuf Turanlı'nın zorlaması ile bu parayı almıştım” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık İbrahim’in iletişim kayıtları ile birebir uyumlu olan ve suça konuyu parayı aldığına dair bu savunması, Tanık Ahmet Kanğı’nın beyanları ile de doğrulanmaktadır. Tanık Ahmet Kanğı, Erzurum 4 nolu ACM tarafından alınan 16.03.2011 tarihli ifadesinde; “para teklif edildiğini bana söyledi, ben de transfer ücreti olarak düşündüğüm için sakıncası yok dedim, sana para göndereyim kurban al kes Erzurum’da fakir fukaraya dağıt, dedi. Bu nedenle bana 10.000 TL para gönderdi” demiştir. (Kls 89, dizi 252)

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman imzalı transfer listesinde (Kls. 68, dizi 318) sanık İbrahim Akın’ın Fenerbahçe’ye transferi düşünülen futbolcular listesinde de bulunmadığına göre yapılan görüşmelerin bu amaca yönelik olmadığı da açıktır.

Bizzat şike anlaşmasının tarafı olan sanık İbrahim Akın’ın, yukarıda özetlenen ve iletişim tutanakları ile uyumlu savunması ile tanık anlatımları ve fiziki takipler değerlendirildiğinde, cezalandırılmalarına karar verilen diğer sanıkların suçtan kendilerini kurtarmaya dönük, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle başta suç örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın bizzat tüm süreci yönetmesi yanında TCK'nın 220/5. maddesindeki “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü yollaması ile diğer sanıklar Abdullah Başak, Ahmet Çelebi, Bülent İbrahim İşçen, İbrahim Akın ve Yusuf Turanlı’nın şike suçunun kanuni tanımında yer alan fiilleri birlikte gerçekleştiren sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmış ve Mahkememizde oluşan bu vicdani kanı ile cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.
Sanık Tamer Yelkovan müdafi huzurunda alınan kolluktaki ifadesinde; “Daha öncede belirttiğim gibi bana verilen talimatları ben yerine getiriyorum. Ben eğer bir para verdiysem bile bunun ne parası olduğu hakkında bilgim yoktur, Söz konusu parayı Aziz Yıldırım'ın talimatı ile İlhan Yüksel'e verdim. Para tam olarak 400.000 Dolardı. Ama bunun ne amaçla kullanıldığı hakkında bilgim ve ilgim yoktur. İlhan beyin isteği üzerine yine ne amaçla benden istenildiği bilmediğim 250 bin $ paradır. 550 niye bahsettiğimi hatırlayamıyorum. Neyin parası olduğunu bilmiyorum ” şeklinde beyanda bulunmuştur. Beyanlardan da anlaşıldığı üzere sanık Tamer’in, Aziz Yıldırım’dan aldığı talimat ile şike ve teşvik için kulübün parasını verdiği anlaşılmaktadır. Suça konu İBB-Fenerbahçe müsabakasında da sanık İbrahim’e şike parası verildiği sabit olduğuna göre, yukarıda bir kısım tapelerden anlaşıldığı üzere Aziz Yıldırım’ın şike için görüşmek amacıyla diğer sanıklar ile bir arada bulunduğu yerde sanığın da bulunmasının ve bu şekilde eyleme dahil olmasının yanında ayrıcı mali işler müdürü olarak talimat ile de olsa kulübe ait parayı şikede kullanılmak üzere verdiği sabittir. Şu hale sanığın doğrudan şike faaliyetine dahil olduğuna dair delil bulunmamakla birlikte, şike faaliyetinde kullanılmak üzere Fenerbahçe Kulübüne ait parayı vermesi nedeniyle şike suçuna yardım eden sıfatıyla dahil olduğu anlaşılmış ve bu kapsamda cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:49
15.05.2011 GÜNÜ OYNANAN TRABZONSPOR – İ.B.B. SPOR MAÇINDA TEŞVİK PRİMİ VAADİ

Süper Ligin 32. hafta maçları sonunda Fenerbahçe ve Trabzonspor'un 76 puanda olduğu, ikili averaj sistemine göre Fenerbahçe'nin lig lideri olduğu, 3. sırada bulunan Bursaspor’un şampiyonluk ihtimalinin kalmadığı, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında yalnız kaldıkları, geriye kalan 2 karşılaşmada Fenerbahçe'nin olası puan kaybı ve Trabzonspor'un maçlarını kazanması durumunda Trabzonspor'un şampiyon olma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle; Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün, ligin 33. haftasında 15.05.2011 günü oynanacak Trabzonspor - İ.B. B.Spor müsabakasının, Fenerbahçe lehine sonuçlanması için bazı İ.B.B.Sporlu futbolculara iyi oynamaları karşılığında teşvik pirimi verme girişiminde bulundukları,
Bu amaçla 10.05.2011 günü Aziz Yıldırım'ın, İlhan Ekşioğlu ve Abdullah Başak'a teşvik girişimi için talimat verdiği, sonrasında Abdullah Başak'ın, önceki haftalarda oynanan Fenerbahçe-İ.B.B. karşılaşmasında İbrahim Akın'ı şike yapması için azmettiren Yusuf Turanlı'yı aradığı ve İ.B.B.spor’lu futbolcularla irtibata geçerek teşvik pirimi almaları için görüşmesini istediği,
12.05.2011 günü saat:12.43’de Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşmede(tape:3137);
Abdullah: “Ben Beylikdüzü’ndeyim,…Buradan Maslak’a doğru geçeceğiz” , Yusuf: “Etiler Etiler’e gel abi Etiler’e”
Sanık Yusuf Turanlı'nın, İlhan Ekşioğlu'nun talimatı doğrultusunda hareket eden Abdullah Başak ile buluşup görüşmesinden önce İBB Sporlu futbolcular İskender Alın ve İbrahim Akın ile bir araya gelme çabası içerisine girmiştir.
Bu bağlamda;
12.05.2011 günü saat:14.12’de Yusuf Turanlı'yı İskender Alın'ın aradığı görüşme(tape:3434);
İskender: “Etiler’e girdim şimdi…2-3 dakika sonra", Yusuf: “Gel ofise gel ya gideriz sonra gel…arabayı bırak şeye ..leye…ana kapının önüne bırak ...leye gel" .

12.05.2011 günü saat:16.17’de Yusuf Turanlı'nın İskender Alın'ı aradığı görüşme(tape:3436);
Yusuf: “Ben S Cafedeyim he yemek yiyeceksen gel yani", İskender: “Tamam geliyorum birazdan".

12.05.2011 günü saat:14.51’de Yusuf Turanlı'ya İbrahim Akın'ın gönderdiği mesajda(tape:3435);
"Geliyom etilere :)" yazdığı.

12.05.2011 günü saat:15.30’da İlhan Ekşioğlu’nu Abdullah Başak’ın aradığı görüşme(tape:2986);
Abdullah: “Karşıdayım da abi,…arkadaş şimdi yanıma gelecek abi oturacağız, onu bekliyorum tamam abi”, İlhan: “Tamam gelsin o isimleri al tamam mı", Abdullah: "Tamam abi", İlhan: "o isimleri al tamamı mı o 7 kişinin uçak biletini alalım”, Abdullah: “tamam abi tamam”,
Sanık İlhan Ekşioğlu yukarıdaki konuşmasında İBB Sporda teşvik faaliyeti içerisinde yer alacak oyuncuların isimlerini isterken "belediyede çalışan kişiler" demesine karşın bu defa "isimlerini al 7 kişinin biletini alalım" demektedir. Belediyede çalışan işçilere uçak bileti almadığı ya da almayacağı, bununla kastedilenin tapelerin devamına bakıldığında İBB Sporlu futbolcular olduğu açıktır.

12.05.2011 günü saat:15.36’da İbrahim Akın’ın Ahmet Kanğı'yı (Erzurumlu Emekli İmam) aradığı görüşme(tape:3556);
A. Kangı: "Mübarek nasılsın" İbrahim: “İyiyim hocam sen nasılsın" A.Kangı: "Yav kardeş düneğin o kadar ben çalıştım ki biliyor musun", İbrahim: "Valla olmadı hocam ya", A.Kangı: "O Metin varya sen baştan diyeydin bana onun için de çalış.. (Metin Depe seri penaltı atışından yararlanamamıştır)", İbrahim:""…Bu pazar günü güzel bir maç var hocam…iyi de bir primimiz var onu da söyleyeyim sana, baya iyi yani çok çok iyi… Trabzon’la oynayacağız".
Sanık İbrahim yine, tapelerde X Şahıs olarak belirtilen, Fenerbahçe - İBB Spor arasında 01.05.2011 tarihinde oynanan maç öncesinde şike anlaşması sonucu alacağı para için 26.04.2011 tarihinde görüştüğü ve fetva aldığı Erzurum'da ikamet eden Ahmet Kangı'yı aramıştır. Zira 543 405 5272 nolu telefon, Figen Ünver adına kayıtlı olup Ahmet Kangı tarafından kullanılmaktadır. Sanık İbrahim, Trabzon maçı için yüklü miktarda teşvik parası alacağını bildirmektedir.

12.05.2011 günü saat:15.56’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3138);
Abdullah: “o iş tamam ha”, Yusuf: “Biz karşıya mı geçeceğiz abi, ...tamam gelince ara beni abi sen Akmerkez’e gelince”.

12.05.2011 günü saat:16.28’de Yusuf Turanlı'yı İbrahim Akın'ın aradığı görüşme(tape:3437);
İbrahim: “Neredesiniz abi", Yusuf: “S Cafede gel".

12.05.2011 günü saat:17.37’de Abdullah Başak'ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3189);
Yusuf: “ Akmerkez’deyim abi", Abdullah:"Ben kapının önüne gelince dışarı çıkar", Yusuf: “He dışarı çıkarım gelince ara beni", Abdullah: “Sen bugün çeldiğin arkadaşlarla konuştun mu", Yusuf: “Hee oturuyoruz biz beraber oturuyoruz arkadaşlarla", Abdullah: “Beni hiç görmesinler dışarıda",
Sanık Abdullah Başak, "sen bugün çeldiğin arkadaşlarla konuştun mu" derken İBB Sporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın'ı kastettiği açıktır. Nitekim, Yusuf beraber oturduklarını söyleyince, kendisi de Akmerkez'de bulunan Abdullah bu oyuncuların kendisini görmelerini istememektedir.

İletişim tespit çalışmalarına göre Yusuf Turanlı’nın İ.B.B Spor’lu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın ile 12.05.2011 günü saat:16.30 sıralarında Beşiktaş Nispetiye Cad. üzerinde bulunan Akmerkez adlı alışveriş merkezinde faaliyet gösteren S Cafe'de bir araya geleceğinin anlaşılması üzerine yapılan fiziki takip sonrasına tutulan 12.05.2011 tarihli Fiziki Takip tutanağına göre (Kls. 28, Dizi:208-214 arası);
Güvenlik görevlilerince 12.05.2011 günü saat:15.00’de Akmerkez AVM civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı; saat:16.10’da Yusuf Turanlı’nın ofis olarak kullandığı Nispetiye Caddesi Ece Apt. No:29 sayılı adresten bir şahısla birlikte çıktığı, caddenin karşısına geçerek Akmerkez AVM’ye birlikte girdikleri ve zemin katta bulunan S Cafe isimli kafeteryaya oturdukları, saat:16.30’da İbrahim Akın’ın, kafeteryada yemek yiyen Yusuf Turanlı’nın yanına geldiği ve selamlaşarak yanlarına oturduğu, saat:16.45’de İskender Alın’ın bir arkadaşıyla birlikte gelerek masadakilerle selamlaşıp oturduğu ve sohbet etmeye başladı, saat:17.00’de Yusuf Turanlı ile arkadaşının, alışveriş merkezinin Ulus kapısına çıkarak sigara içtikleri, ayaküstü sohbet ettikleri ve kısa bir süre sonra aynı masaya geri döndükleri ve oturdukları, saat:17.09’da Yusuf’un arkadaşının, saat:17.40’ta da İskender’in arkadaşının kalkarak kafeteryadan ayrıldıkları, saat:17.50’de Yusuf Turanlı, İbrahim Akın ve İskender Alın’ın kafeteryadan çıkarak, alışveriş merkezinin 1.katına çıktıkları ve burada İskender Alın’ın vedalaşarak alışveriş merkezinin Ulus kapısından ayrıldığı, Yusuf Turanlı ile İbrahim Akın’ın ise aynı kapıdan çıktıkları ve kapı önünde ayaküstü konuştukları, bu sırada 34 EA 701 plakalı beyaz renkli Audi marka aracın alışveriş merkezinin önüne geldiği ve İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı ile vedalaşıp araca binerek Levent istikametine doğru gittiği, saat:18.05’de Yusuf Turanlı’nın telefon görüşmesi yaparak alışveriş merkezi önünden Ahmet Adnan Saygun Caddesi’nin karşısına geçtiği, bu sırada 34 YC 442 plakalı beyaz renkli Porsche Cayenne marka aracın geldiği, aracın sağ ön tarafından Abdullah Başak’ın indiği ve Yusuf Turanlı’yla cadde üzerinde ayaküstü konuştukları, saat:18.15’te de ayrıldıkları, A. Başak’ın araca tekrar bindiği, Yusuf Turanlı’nın ise Nispetiye Caddesi üzerinden Zincirlikuyu istikametine doğru yaya olarak gittiği anlaşılmış, iletişim tutanağının fiziki gerçeklikle uyumlu olduğu görülmüştür.
13.05.2011 günü saat:13.36’da İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı'nın aradığı görüşme(tape:3559);
Yusuf: "Ne yaptın ya geç mi yattın", İbrahim:"He dün geç yattım ya", Yusuf: "Ama bizim maçımız var hafta sonu", İbrahim: "Olsun Abi", Yusuf: "Sana Anzer balı falan şey yapayım mı ayarlayayım mı Anzer Balı, at ondan biraz at at, pazara kadar at…tamam yani o iş tamam…telefonda fazla şey yap... tamam yani… ben pazar günü oradayım zaten yanımda olacak her şey ona göre" , İbrahim: “Sağ ol abi",
Yusuf Turanlı, "ama bizim maçımız var hafta sonu" diyerek geç uyanan İbrahim'in yorgun olmaması gerektiğini, gerekirse kendisine Anzer balı gönderebileceğini, Abdullah Başak ile konuşması sonrasında "tamamdır yani, tamam" sözleri ile teşvik anlaşmasının gerçekleştiğini iletmektedir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:49
13.05.2011 günü saat:16.51’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3560);
İbrahim Akın'ın transferine dair görüşmeden sonra.. Yusuf: “Öbür iş tamam mı…herkes tamam değil mi", İbrahim: “Yani 5 kişi ama Yusuf abi…çünkü oynamayacaklar var söyleyemeyiz onlara, onlara söylenmez yani", Yusuf: "Ama olabildiği kadar olsun yani onu söylemek istiyorum, yani olabildiği kadar iyi olur anladın mı"
Sanık Yusuf, İbrahim Akın'dan teşvik faaliyeti içerisine olabildiğince futbolcunun alınmasını istemektedir.

14.05.2011 günü saat:12.19’da Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı görüşme(tape:3438);
Yusuf: "1’de havalimanında oluyorsunuz zannettim", İbrahim: "Yok ya tesiste olacağız", Yusuf: "Kaçta uçak", İbrahim: “6’da galiba", Yusuf: "Nasıl harika Anzer balından yedin mi", İbrahim: "Dün yedim bir kayık bugün de yedim tamam", Yusuf: "Şey yapıyorsun değil mi oraya… orada konuştun değil mi", İbrahim: “Evet"
Sanık Yusuf burada yine Anzer balı muhabbeti yapmakta, zira yapılan teşvik anlaşmasının sonuca ulaşması için İbrahim'in maç sırasında iyi oynayarak üzerine düşeni yapmasını istemektedir.
14.05.2011 günü saat:19.42’de Yusuf Turanlı'nın Arif Erdem'i aradığı görüşme(tape:3444);
Yusuf: “E sende gitmişsin", Arif: “Oradan oraya geldim hemen", Yusuf: “Bu çocuğun harbi morali çok bozuk Arif ya…oynatmıyormuş çocuğu…bak bir konuş hocayla valla morali bozuk çocuk diyor ki kendimi buldum diyor iki maçtır yani bunlar hep şey maçları yani vizyon maçları", Arif: “Şeyden ötürüdür o yani", Yusuf: “Konuş hocayla Yusuf de aradı de üzülmüş de".
İBB Spor oyuncuları İbrahim Akın ve İskender Alın'ın, Fenerbahçe ve Beşiktaş (kupa) maçlarında ısrarla oynamamasını isteyen Yusuf Turanlı, aynı oyuncuların Trabzon'a karşı oynamalarında özellikle ısrarcı olmakta, hatta özellikle İbrahim Akın yönüyle maçta güçlü ve sağlam olması için Anzer balı yemesi tavsiyesinde dahi bulunmaktadır.

14.05.2011 günü saat:19.58’de Yusuf Turanlı'ya İbrahim Akın'ın gönderdiği mesajda(tape:3445);
"O gelmedi" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:20.00’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3446);
"Napcaz yenısını halletcez ozaman kardesım:) dıgerlerı taamam dımı:) bende karsıda olcam cunku. bıttınde cıkar sızı havaalnına karsılam" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:20.22’de İskender Alın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3119);
Yusuf (Arif Erdem'i aradığını belirterek): “Bende konuşacağım hocayla dedi ya konuş dedim kardeşim…sende konuş Arif’le abicim niye konuşmuyorsun ya”, İskender: “…ben şimdi yeni geldim yemekteyiz daha”, Yusuf: “Hayır yani sen konuşmayacaksan bu işler olmaz yani birazda kendin de konuş yani artık”, …yarın çünkü karşıya gideceğim bak ne diyorum sana git Arif’len konuş,…ne diyeceğinizi biliyorsun artık yani”.
Sanık Yusuf, İskender Alın'ı Trabzon müsabakasında oynatmak için ısrarlarına devam etmektedir.

14.05.2011 günü saat:21.01’de Yusuf Turanlı'ya İskender Alın'ın gönderdiği mesajda(tape:3447);
"Kral musait olmadi konusamadm birazdn yakalarsam konuscam" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:21.19’da Yusuf Turanlı'nın İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3448);
"Kımlerle konustunuz sımdıye kadar" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:21.21’de Yusuf Turanlı'ya, İskender Alın'ın gönderdiği mesajda(tape:3449);
"Cihan holmen mahmut metin bunlarla konustuk" yazdığı.

Yusuf Turanlı'nın teşvik primi ile ilgili olarak kimlerle konuştuğunu merak ettiği, İbrahim Akın'ın da gönderdiği mesaj ile Cihan Haspolatlı, Samuel Tobias Holmen, Mahmut Tekdemir ve Metin Depe isimli İ.B.B. Sporlu futbolcularla konuştuklarını söylediği anlaşılmaktadır.

İbrahim Akın ve İskender Alın ile teşvik primi konusunda anlaşmaya varıldığı sabit iken adları geçen futbolcular yönüyle bu yönde bir teklifin varlığı saptanamamıştır. Her ne kadar İlhan Ekşioğlu'nun telefon görüşmelerinde, "belediyede çalışan kişiler, yedi kişinin uçak bileti, yedi kişinin bileti" sözlerinden teşvik primine çok ayıda oyuncunun dâhil edilmesi iradesi açıkça anlaşılıyor ise de adı geçen diğer futbolcuların gıyaplarında yapılan konuşmalara konu olmaları dışında doğrudan bu faaliyet içerisinde yer aldıklarına dair bir bulguya rastlanılmamış, kısmen tanık olarak alınan beyanlarında da kendilerine bu yönde bir teklifin ulaşmadığını dile getirmişlerdir.
15.05.2011 günü saat:14.07’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın’ı aradığı görüşme (tape:3565);
Yusuf: “Top sende ha", İbrahim: “Tamam ben hallettim ya, şey yaptım yani…o şeyi hallettim yani", Yusuf: “İsko oynamıyormuş ya İsko", İbrahim: “O da oynamıyor yapacak bir şey yok abi…yani Cihan abiye de şey yaptım o da diyor aynısını ne yapayım diyor yani", Yusuf: “Yani top sende abiciğim yani sen ne diyorsan odur…sen sazı eline alırsan anasını ağlatırsın zaten…hadi İbo bitir işini", İbrahim: “Tamam hallediyorum ben abi inşallah”, Yusuf: “İnşallah, kalecimiz nasıl iyi mi”, İbrahim: “Ya o şey bizim o Oğuzhan biliyorsun Trabzonlu”, Yusuf: “Ha ona yanaşmayın o zaman ya”, İbrahim: “Yok yok”, Yusuf: “Can’a yanaş ama Can’a, Can’a”, İbrahim: “O tamam ya”, Yusuf: “He Can tamam okey top sende öpüyorum seni”, İbrahim: “Tamam”.
Yusuf Turanlı, İBB Spor kalecisini sormakta, İbrahim'den " bizim o Oğuzhan biliyorsun Trabzonlu" cevabını aldıktan sonra "O'na yanaşmayın o zaman" demektedir. Zira Trabzonspor ile oynanan müsabakada, Trabzonlu olan bir oyuncunun teşvik primi içerisinde yer almayacağını düşünmekte ve uzak durulmasını tavsiye etmektedir. Nitekim Oğuzhan 15.05.2011 tarihinde oynanan müsabakaya 61 numaralı forması ile çıkmıştır. (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=397&macId=87191)

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:49
16.05.2011 günü saat:20.33’de İbrahim Akın’ın Hoca Ahmet Kangı'yı aradığı görüşmede(tape:3566);
A.Kangı: "O maçta bir sıkıntı vardı biliyorsun…yani o Trabzon maçını…onun öyle olması gerekiyordu biliyorsun" dediği, İbrahim: “Öyle bir şey var ben hissettim zaten hocam ya", A.Kangı: "Golü kim attı", İbrahim: “Holmen attı hocam…yani orada hem ben gol atsam hem ekstra gol paramı alacaktım hem de birde işte prim vardı pirim gelmişti hocam bayağı yüklü bir pirim gelmişti" dediği, A.Kangı: "O takımın öyle olması gerekiyordu haberin olsun" dediği, İbrahim: “O zaman yapacak bir şey yok hocam"

Sanık İbrahim müsabaka sonrasında yine Hoca Ahmet Kangı'yı aradığı ve açıkça, kazanmaları halinde ekstra gol parası dışında yüklü bir pirim alacağını ifade etmektedir.

Kls. 91 dizi 58 ve öncesinde bulunan, İBB Spor Kulübü tarafından Mahkememize gönderilen cevabi yazıda, 15.05.2011 tarihinde oynanan Trabzonspor-İBB arasındaki lig karşılaşması için bu maça münhasıran özel bir prim uygulaması ve buna dair maç öncesi alınmış bir yönetim kurulu kararı olmadığı gibi yapılmış bir prim ödemesinin de bulunmadığı, uygulamada 2010-2011 yılı için deplasman galibiyetlerine 5.000 TL, iç saha için 3.000 TL prim belirledikleri bildirilmiştir. Bununla birlikte, İbrahim Akın’a 04.06.2010 tarihinde yapılan “Tadil Protokolü” gereğince attığı her üç gol için 50.000 TL ödeme taahhüdünün olduğu, 2010-2011 de toplam 11 gol atan ve 3 kez prim almaya hak kazanan İbrahim Akın’ın Trabzon müsabakasında bir gol atması halinde 50.000 TL prime hak kazanacağı belirtilmiştir.
Sanık İbrahim Akın’ın söz konusu konuşmada Ahmet Kangı'ya söylediği “hem ekstra gol parası alacaktım” dediği konu, bir gol atması halinde İBB Spor Kulübünden alacağı 50.000 TL’dir. Sanık bunun yanında “hem de birde işte prim vardı pirim gelmişti hocam bayağı yüklü bir pirim gelmişti” diyerek sözünü ettiği konu ise Fenerbahçeli sanıklardan gelecek olan teşvik primidir.

Sanık İskender Alın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan ve sorgudaki savunmasında teyid ettiği savcılık ifadesinde özetle; “Yusuf Turanlı bu maçtan önce bana Fenerbahçe’nin teşvik göndereceğini söyledi. Bir fiyat konuşulmadı. Takım arkadaşlarınızla konuşun dedi. İbrahim ile aynı odada kalıyoruz. Kendisine de zaten bu teklif götürülmüştü. Yusuf Turanlı’ya ise bize baskı yapmaması için tamam dedik. Şuan hatırlamadığım bazı isimleri kendisine söyledim. Bu şahıslara ulaştığımı, anlaştığımı söyledim. Ancak böyle bir şey olmadı. Peşimizi bıraksın düşüncesiyle yapmışız gibi kendisine söyledik. Bu hususta İbrahim ile de aynı şekilde karar verip davrandık. fiziki takibe konu resimler doğrudur, 14.05.2011 günü saat 21.00 sıralarında yapılan mesajlaşmalarda Yusuf bana, teşvik amaçlı kimlerle irtibat kurduğumu soruyordu” şeklide beyanda bulunmuş, teşvik anlaşmasını doğrulamıştır.

Sanık İbrahim Akın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan ve sorgudaki savunmasında teyid ettiği savcılık ifadesinde özetle; “Bu maçtan öncede Yusuf Turanlı tarafından Trabzon maçında iyi oynamamız için para teklifinde bulunuldu. Bana bazı takım oyuncularıyla bu amaçla görüşmem istendi. Ben kimseyle görüşmedim. Ama görüşmediğimi söyleyemedim. Kendisine bazı isimler vererek onlara ulaştığımı söyledim. Net bir para miktarı konuşulmadı. Ancak teklif yapıldı. Bu hususta emniyette de aynı ifademi vermiştim” şeklinde beyanda bulunmuş ve teşvik anlaşmasını doğrulamıştır.

Bizzat teşvik anlaşmasının karşı tarafı ve aktif süjeleri olan sanıklar İskender Alın ile İbrahim Akın’ın, yukarıda özetlenen ve iletişim tutanakları ile uyumlu savunmaları değerlendirildiğinde, diğer sanıkların suçtan kendilerini kurtarmaya yönelik, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle başta suç örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın bizzat tüm süreci yönetmesi yanında TCK'nın 220/5. maddesindeki “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü yollaması ile diğer sanıklar Abdullah Başak, İlhan Yüksel Ekşioğlu, İskender Alın, İbrahim Akın ve Yusuf Turanlı’nın, teşvik suçunun kanuni tanımında yer alan fiilleri birlikte gerçekleştiren sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmış ve Mahkememizde oluşan bu vicdani kanı ile cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar sanık Bülent İbrahim İşçen hakkında, ayrıca bu müsabakaya ilişkin olarak cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, suçlamayı reddeden savunmanın aksine cezalandırılmasına yeter kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığından beraatine karar vermek gerekmiştir.

Fatih BALTA
12.11.2012, 01:50
M.ŞEKİP MOSTUROĞLU VE SAMİ DİNÇ ARACILIĞIYLA YÜRÜTÜLEN ŞİKE FAALİYETLERİ
Bizzat şike anlaşmasının tarafı olan sanık İbrahim Akın’ın, yukarıda özetlenen ve iletişim tutanakları ile uyumlu savunması ile tanık anlatımları ve fiziki takipler değerlendirildiğinde, cezalandırılmalarına karar verilen diğer sanıkların suçtan kendilerini kurtarmaya dönük, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmemiştir.

39- İBRAHİM AKIN;
a)Sanık İBRAHİM AKIN’ın;Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe -İBB Sporve 15.05.2011 günü oynanan Trabzonspor - İBB Spor müsabakaları ileTürkiye Kupası finalinde 11.05.2011 günü oynanan Beşiktaş-İBB Spor müsabakasının sonuçlarını etkilemek amacıyla şike suçunu işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri gözetilerek eylemine uyanve tüm sonuçları itibariyle lehine olan 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle BİR YIL ALTI AY HAPİS ve İKİ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
b) Suçun; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle sanığın cezası, 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak BİR YIL ON AY ON BEŞ GÜNHAPİS ve İKİ BİN BEŞ YÜZ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
c) Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezası takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek BİR YIL ALTI AY YİRMİ İKİ GÜN HAPİS ve İKİ BİN SEKSEN ÜÇ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
d)Sanığa verilen İKİ BİN SEKSEN ÜÇ GÜN adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü takdiren 40 TL den paraya çevrilmek sureti ile; sanığın NETİCETEN BİR YIL ALTI AY YİRMİ İKİ GÜN HAPİS ve SEKSEN ÜÇ BİNÜÇ YÜZ YİRMİ TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanığa hükmolunan Adli Para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik ve şahsî hâli göz önünde bulundurularak, verilen para cezasının takdiren birer ay ara ile 15 EŞİT TAKSİTTE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine,
e)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlanana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1 maddesinin a, b, c, d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,
Sanığın ayrıca 6222 sayılı Kanun’un 11/11. maddesi uyarınca spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan YASAKLANMASINA,
f)Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını SEYİRDEN YASAKLANMASINA, karar kesinleştiğinde gereği için bir örneğinin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne gönderilmesine,

ESER
04.12.2012, 11:45
kendi kendine $ike yapan adam olarak dunya futbol tarihine gecti. yersen papaz erigi.

Gökhan Koç
25.12.2012, 21:13
Madem dini duyguların kuvvetli !!!

12 Milyon Trabzonsporlunun hakkını çaldın.

Kul hakkı yedin, hemde 12 milyonun hakkını,

Kahrından çatlarsın umarım.

Enes Ünal Kaya
25.12.2012, 21:24
Moskovanın Şifresinde Bu Konu Geçiyor.

ESER
26.12.2012, 10:12
orta cag avrupasindaki katolik kiliselerinin enduljans uygulamasini 2000li yillarda kendince dinimize monte etmeye calisan sahte ve kolpa bir din adamina enduljans usulű sakal atip vicdanini rahatlattiktan sonra catir catir $ike yapan uyduruk sahsiyetin adidir Ibrahim Akin..

Faruk BERBER
26.12.2012, 17:26
Madem dini duyguların kuvvetli !!!

12 Milyon Trabzonsporlunun hakkını çaldın.

Kul hakkı yedin, hemde 12 milyonun hakkını,

Kahrından çatlarsın umarım.

Bu 12 milyon sayısına nereden ulaştın ?

inprise
27.12.2012, 11:47
Neredesin İbrahim...

Asi Çaykaralı61
27.12.2012, 18:08
İbrahim Akın konusunda hiçbir açıklama yok ! röpartajda vermiyor anlaşılan

Mellih
06.01.2013, 10:49
bence ibrahim akına kızmamalıyız.. tamam şike yaptı, cezasini cekti ve cekiyor. dosya kapansa bile tekrar açabilecek bi adam..

cyberentalpi
06.01.2013, 20:35
bence ibrahim akına kızmamalıyız.. tamam şike yaptı, cezasini cekti ve cekiyor. dosya kapansa bile tekrar açabilecek bi adam..

demi Trabzonlu kızmamalıyız kendisine

TS-FAN
22.01.2013, 23:09
Şu davanın kilidi elindeydi.
Ama düzenin çarkına uydun be İ.Akın !

ibrahim
22.01.2013, 23:14
Dünyanin en gerzek insanlari listesinde Gerzek Hamdi ile kapisir bu arkadas... :)

CAFER ÖZER
02.04.2013, 10:24
Şikeciler şike davasında her şeyden yırtsa İbrahim Akın'dan yırtma şansları yok
Çünkü mahkemede itiraf var
Poliste verilen ifade geçerli olmayabilir ama savcılıkta verilen ifade geçerlidir
Geri çekme diye bir şey olamaz
Zaten PFDK bile İbrahim Akın'a Maç Sonucunu etkilemeden ceza verdi
Kimle yaptı parayı kimden aldı o yok
Kendi kendine şike yapan adam
PFDK yı İbrahim Akın kararı yakacak
Mahkemelerde savunacak yanları yok

sifuni
07.04.2013, 04:32
Susmasu icin ne kadar verdiler acaba ?

okan6161
07.04.2013, 10:21
Susmasu icin ne kadar verdiler acaba ?

hayatının geri kalanını garanti altına almışlardır

Hekimoğlu
07.11.2013, 12:56
Şikecilerin en şapşalı.

Murat'
07.11.2013, 14:57
O değil de bu kadar hengamede başı yanan tek adam da İbrahim Akın oldu, diğerlerinin hepsi krallar gibi hayatlarına devam ediyor.

Harun-61
07.11.2013, 15:20
O değil de bu kadar hengamede başı yanan tek adam da İbrahim Akın oldu, diğerlerinin hepsi krallar gibi hayatlarına devam ediyor.

Futbol'a geri döndü cezasi bitti.

ESER
08.11.2013, 01:11
O değil de bu kadar hengamede başı yanan tek adam da İbrahim Akın oldu, diğerlerinin hepsi krallar gibi hayatlarına devam ediyor.


susarak sike duzenine gostermis oldugu buyuk sadaketi sike taseronlarinca odullendirilmistir muhakkak.

onuR AKYÜZ
08.11.2013, 11:02
Hem şerefsiz, hem geri zekalısın İ. Akın!

Yediğin haram lokmalar futbol hayatından çıkar inşallah!

Seni haramzade çakma dinci!

Bayraktaroğlu
23.11.2013, 17:25
ya diyecek çok şey var da işte BMN var arada işte yazmak istemiyorum çok kişi okuyor.Bildiğin kukla bu adam ne tarafa çekersen oraya gidiyor insanda şahsiyet onur olur bunda yok savcı baskı yapmış ulan adamın işi gücü yok sana baskı mı yapacak bu korkun kimden kaynaklanıyor beyin denen organ yok bunda at kafası

Bayraktaroğlu
23.11.2013, 17:26
CİBİLLİYETSİZ ya bir aydınlar için konuşuyor bir aziz için yemini kim verirse ona kişniyor

Samet Türkmen
19.05.2014, 18:27
Gollerden sonra dua ediyor,elini yüzüne sürüyor. Haklıya hakkını vermedikten sonra tevvben boşa. En azından çıkıp yaptığın şerefsizliği itiraf et.

Mehmet BAŞ
20.05.2014, 10:48
Af edersiniz de böyle düzenin içine edeyim...
Ömür Boyu futboldan men edilmesi gereken insanlar! hala futbol içinde...
Allah belasını versin. Haram olsun kazandığı!