PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Aziz Yıldırım



Sayfa : [1] 2 3 4 5 6 7

admin
01.11.2012, 20:02
T.C.
İSTANBUL
16. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
(CMK 250.MADDESİ İLE GÖREVLİ)

DOSYA NO : 2011/63
KARAR NO : 2012/71
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2011/813

GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BAŞKAN : MEHMET EKİNCİ 39587
ÜYE : HİKMET ŞEN 39730
ÜYE : BÜLENT KINAY 40267
C. SAVCISI : UFUK ERMERTCAN 35205
KATİP : MUSTAFA ALKAN 136217


2- AZİZ YILDIRIM (TC.No:56572028072), Şevki Şefik ve Sermet oğlu, 02/11/1952 ERGANİ doğumlu, İSTANBUL, ÇEKMEKÖY, Reşadiye mah/köy nüfusunda kayıtlı. Caddebostan Mah. Mehtap Sk. No:10 İç Kapı No:6Kadıköy/ İSTANBUL adresinde oturur.
İş adresi: Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Kadıköy/ İSTANBUL.

VEKİLLERİ : Av. AHMET KÖKSAL BAYRAKTAR, Cumhuriyet Cad. Erk Apt. No:14, Kat: 5, D:10 Elmadağ - Taksim Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. FAİK IŞIK, Mete Cad. Park Apt. No:24/3 Taksim Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. ABDULLAH KAYA, Göksu EvleriBegonya Cad. C-32/3 Anadolu Hisarı Beykoz/ İSTANBUL
Av. ABDURRAHİM EROL, Mete Cad. Park Apt. No: 24/3 Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. ŞEREF DEDE,
GÖZALTI TARİHİ : 03.07.2011 (4 gün)
Yakalama karar tarihi : 06/07/2011
TUTUKLAMA TARİHİ : 10.07.2011
TAHLİYE TARİHİ : 02/07/2012

2- AZİZ YILDIRIM;

A)
a) Sanık AZİZ YILDIRIM’ın; spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde şike ve teşvik primi suçlarını işlemek suretiyle suç örgütü kurup yönettiği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri gözetilerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ÜÇ YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b)Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek, sanığa verilen ceza takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek NETİCETEN İKİ YIL ALTI AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

c)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1.Maddesinin a,b,c,d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK.unun 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,

d)Sanığa verilen cezanın TCK.nın 58/9 yollamasıyla TCK 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

B)
a) Sanık AZİZ YILDIRIM’ın Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde; 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe-İBB Spor, 08.05.2011 günü oynanan Karabük–Fenerbahçe, 15.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü, 22.05.2011 günü oynanan Sivasspor-Fenerbahçe müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla şike; 17.04.2011 günü oynanan Trabzonspor-Bursaspor, 22.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor ve 15.05.2011 günü oynanan Trabzonspor-İ.B.B Spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla teşvik pirimi suçlarını işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri ile kastına dayalı kusurunun ağırlığı gözetilerek eylemine uyan ve tüm sonuçları itibariyle lehine olan 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle İKİ YIL HAPİS VE ON BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b) Suçun, spor kulübü yönetim kurulu başkanı olan sanık tarafından ve ayrıca suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle, sanığın cezası 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/4-b ve c madde ve bentleri uyarınca 1/2 oranında arttırılarak ÜÇ YIL HAPİS VE ON BEŞ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
c)Suçun; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle sanığın cezası, 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi uyarınca eylemlerin niteliği ve yoğunluğu da gözetilerek takdiren1/2 oranında artırılarak DÖRT YIL ALTI AY HAPİS VE YİRMİ İKİ BİN BEŞ YÜZ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

d) Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek sanığın cezası takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek ÜÇ YIL DOKUZ AY HAPİS VE ON SEKİZ BİN YEDİ YÜZ ELLİ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

e)Sanığa verilen ON SEKİZ BİN YEDİ YÜZ ELLİ GÜN adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü takdiren 70 TL den paraya çevrilmek sureti ile; sanığın NETİCETEN ÜÇ YIL DOKUZ AY HAPİS ve BİR MİLYON ÜÇ YÜZ ON İKİ BİN BEŞ YÜZ TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanığa hükmolunan Adli Para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik ve şahsî hâli göz önünde bulundurularak, verilen para cezasının takdiren birer ay ara ile 20 EŞİT TAKSİTTE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine,

f) Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1.Maddesinin a,b,c,d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK.unun 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,
Sanığın ayrıca 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/11. maddesi uyarınca spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan YASAKLANMASINA,

g) Sanığa verilen cezanın TCK.nın 58/9 yollamasıyla TCK 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
h) Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını SEYİRDEN YASAKLANMASINA, karar kesinleştiğinde gereği için bir örneğinin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne gönderilmesine,

C)
Her ne kadar sanık AZİZ YILDIRIM hakkında;Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde; 21.02.2011 günü oynanan Manisaspor-Trabzonspor, 26.02.2011 günü oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa, 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-İBB Spor, 07.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe, 20.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği-Trabzonspor ve 09.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Fenerbahçe müsabakalarda şike yaptığı ve teşvik primi verdiğinden bahisle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, 6222 sayılı Kanun öncesinde şike ve teşvik primi fiilleri suç olarak tanımlanmadığı gibi ceza kanunlarında da bu fiiller özel olarak düzenlenmediğinden ve özetle yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,

Külünkoğlu
02.11.2012, 08:13
Mahmut Özgener’e yönelik iletişim tespitlerinde, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın; şüphe çeken bazı görüşmelerinin olduğu, aracılar üzerinden görüşüp buluştukları, Aziz Yıldırım’ın; Fenerbahçe futbol takımının oynayacağı müsabakalarda görev alacak hakemlerin Fenerbahçe aleyhine karar vermemesi için girişimlerde bulunduğu, bazı müsabakalar için hakem ayarlaması yapmaya çalıştığı, Mahmut Özgener’in; karşılığında futbol camiası içerisinde etkin konumda bulunan Aziz Yıldırım’ın desteğini almayı hedeflediği ve bu maksatla Aziz Yıldırım’dan gelen her türlü talebe olumlu cevap vermeye çalıştığı görülmüş, ardından Aziz Yıldırım hakkında da örgütsel ilişkilerinin tespiti ve ortaya çıkarılması için 17.02.2011 günü adli çalışmalara başlanmıştır.

Aziz Yıldırım hakkında yapılan teknik takip çalışmalarında Fenerbahçe yöneticisi İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun Aziz Yıldırım ile yaptığı telefon konuşmalarında “Tarladaki İşçiler” ve “Ne Zaman Böyle Dikim Yapsak Olmuyor” gibi ifadeler kullanması üzerine şahısların kendi aralarında şifreli konuştukları dikkat çekmiş, yapılan çalışmalarda bu ifadelerin futbol maçlarında yapılan şike faaliyetleri ile ilgili olduğu, İşçi olarak tabir edilenin futbolcu, tarla olarak tabir edilenin futbol maçı, dikim olarak konuşulan konunun ise şike yapılması anlamlarına geldiği tespit edilmiş, bu tespitler üzerine 22.02.2011 günü İlhan Yüksel Ekşioğlu hakkında da iletişimin tespiti ve kayda alınması çalışmalarına başlanmıştır.

Aziz Yıldırım ve İlhan Yüksel Ekşioğlu arasında 02.03.2011 günü yapılan telefon görüşmesinde şahısların “Üç Tarlayı Da Sürdük” şeklinde şifreli konuşmalar yaptıkları anlaşılmış, bu şifrenin deşifresine yönelik çalışmalarda şahısların ligin 24. haftasında 04.03.2011 günü oynanan Kayserispor-Manisaspor, 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-İBB Spor, 06.03.2011 günü oynanan Beşiktaş-Trabzonspor müsabakalarında şike ve teşvik primi faaliyetlerinin yürütüldüğünü kastettikleri, yine aynı hafta 07.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe müsabakasında da şahısların şike faaliyeti yürüttükleri görülmüş, bu bilgiler ışığında şahısların şike faaliyetlerinin deşifresine yönelik olarak; 01.03.2011 günü menajer Doğan Ercan, 02.03.2011 günü Fenerbahçe Mali İşler Sorumlusu Tamer Yelkovan, 03.03.2011 günü Ali Kıratlı, 08.03.2011 günü menajer Mehmet Şen, 10.03.2011 günü menajer Yusuf Turanlı hakkında şike faaliyetleri içerisinde yer aldıklarının değerlendirilmesi sonucunda iletişimin tespiti ve kayda alınması çalışmalarına başlanmış, yine aynı hafta 10.03.2011 günü Cengiz Demirel, 14.03.2011 günü kaleci Serdar Kulbilge hakkında da iletişim tespiti çalışmalarına başlanmıştır.

Yapılan arama sonucunda Gökdeniz Karadeniz’in 2004-2005 sezonu için Fenerbahçe Spor Kulübüne transferi ile ilgili olarak Olgun Peker ve Aziz Yıldırım arasında imzalanan bir transfer sözleşmesi, bir çok spor kulübünden Refleks Menajerlik isimli şirkete yapılan ödemeleri gösteren belgeler ile bazı futbolcuların imzaladığı senetler ele geçirilmiştir. Bu arama sonucunda Olgun Peker’in yetkisiz olarak menajerlik faaliyeti yürüterek yüksek miktarlarda kazanç temin ettiği, futbolcu transferlerinde etkin olduğu, ayrıca Aziz Yıldırım ile ilişki içerisinde olduğu anlaşılmış, Gökdeniz Karadeniz’in Fenerbahçe takımında hiç oynamadığı buna rağmen Fenerbahçe Kulübü tarafından Olgun Peker’e bu sözleşmeyle bağlantılı olarak Gökdeniz Karadeniz transferi karşılığında 100.000 dolar ödeme yapıldığı tespit edilmiş, Aziz Yıldırım tarafından Olgun Peker’e sanki transfer çalışmalarında harcanmış gibi gösterilerek para aktarıldığı değerlendirilmiştir. Olaya ilişkin İstanbul Cumuhriyet Başsavcılığınca 2011/14858 sırasına kayden yürütülen soruşturma evrakı görevsizlik kararı ekinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş ve evrak soruşturma dosyamızla birleştirilmiştir.

Ligin son haftasında 22.05.2011 günü oynanan Sivasspor-Fenerbahçe maçı için de şüphelilerin şike faaliyeti içerisinde bulundukları belirlenmiş, Aziz Yıldırım’ın Mecnun Otyakmaz üzerinden yaptığı şike girişimlerinin yanı sıra, şüphelilerin Yusuf Turanlı ve Ahmet Çelebi aracılığıyla futbolcu Korcan Çelikay ve Mehmet Yıldız’a ulaşarak şike girişiminde bulunacaklarının anlaşılması üzerine şahıslar hakkında 16.05.2011 günü iletişimin tespiti ve kayda alınması çalışmalarına başlanmıştır.

Olgun Peker’in 19.06.2011 günü yurtdışından dönüşü sonrasında operasyon için çalışmalara başlanılmış, gerekli hazırlıklar yapılmış ve 04.07.2011 günü sabahı için operasyon kararı alınmıştır. Ancak 02.07.2011 günü yapılan teknik takip çalışmalarında; Aziz Yıldırım ve Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun haklarında soruşturma yürütüldüğünden haberdar olabilecekleri değerlendirilmiş ve soruşturma bu yönde genişletilmiş, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Erdem Gökşen’in soruşturma hakkında yakın arkadaşı Şevki Mustafa Çetinkaya ile üstü örtülü şekilde konuşmalar yaptığı, bu durumu da şahsın Şekip Mosturoğlu’na iletmesi sonrasında Aziz Yıldırım ve bazı şüphelilerin bir araya gelerek toplantı yaptıkları ve durumdan şüphelendiklerinin anlaşılması üzerine şahıslar yakın takibe alınmış, 02.07.2011 günü Şekip Mosturoğlu’nun bilgiyi teyit etme amacıyla polis memuru Erdem Gökşen’e ulaştığı ve şahısla buluştukları belirlenmiş bu yaşanan gelişmeler sonrasında operasyon 1 gün öne alınarak 03.07.2011 günü gerçekleştirilmiştir. (Polis Memuru Erdam Gökşen ve Şevki Mustafa Çetinkaya hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2011/110924 sayılı soruşturma numarasına kayden soruşturmanın gizliliğini ihlal suçundan işlem yapılmış ve şahıslar hakkında dava açılmıştır.)

Külünkoğlu
02.11.2012, 08:15
Suç Örgütünün Genel Yapısı

Aziz Yıldırım’ın 1998 yılından itibaren Fenerbahçe Spor Kulübünün Başkanlığını yaptığı, Fenerbahçe futbol takımının 2010-2011 Süper Lig sezonuna kadar 4 lig şampiyonluğu kazandığı, en son şampiyonluğunu 2006-2007 yılında elde ettiği, 2005-2006 ve 2009-2010 sezonlarında ise şampiyonluğu son maçta kaybettiği ve sırasıyla bu sezonlarda Galatasaray ve Bursaspor’un şampiyon olduğu, bu durumun camia içerisinde huzursuzluğa yol açtığı, başarının sadece kupa ve şampiyonluklarla ölçüldüğü Fenerbahçe gibi büyük klüplerde, üst üste birkaç yıl şampiyonluk elde edemeyen yönetimin başarılı kabul edilemeyeceği, son yıllarda yaşanan sezon sonunda son maçlarda şampiyonluğun kaybedilmesinin gerek camiada gerekse yönetimde şok etkisi yarattığı, bu nedenle yönetimin sezon başında üst üste 3 yıl şampiyonluk vaadinde bulunduğu, dolayısıyla bu sezon başında (2010-2011) mutlak şampiyonluk beklentisinin oluştuğu, ligin ilk yarısında oynanan maçlar sonunda lider Trabzonspor’la oluşan puan farkının ise şampiyonluk ihtimalini azalttığı, bunun da camia içerisinde sezon sonu yönetimin değişebileceği söylentilerine yol açtığı, Aziz Yıldırım ve ekibinin ise Fenerbahçe Spor Kulübünün yönetimini bırakmak istemedikleri, kulüp içerisindeki gücünün devam etmesi gerekliliğine inanan Aziz Yıldırım’ın bu nedenle sezonun 2. yarısı başladığında puan kaybına tahammülünün olmadığı, ayrıca sezon sonuna kadar futbol takımının puan kaybetmemesinin de tek başına yeterli olmadığı, rakibi durumundaki Trabzonspor’un da puan kaybetmesinin gerektiği, şampiyonluğun sadece sportif faaliyetlerle elde edilemeyeceğini düşünen Aziz Yıldırım’ın, bu nedenle, yönetimde yer alan bazı şahıslar ve geçmişte Sedat Peker grubu ile irtibatlı olan bazı şahıslarla birlikte ayrı bir oluşuma gittiği, yönetimde görev yapan diğer üyelerin bilgi ve rızaları dışında oluşan bu yapılanmanın kendi içerisinde ayrı toplantılar tertiplediği, kamu yararına dernek statüsünde bulunan Fenerbahçe Spor Kulübünün; ismi, toplumdaki saygınlığı ve köklü geçmişinin getirdiği etki ve gücü de kullanılarak örgütsel faaliyetlere zemin hazırlandığı,

Fenerbahçe Spor Kulübünün gelirlerine bakıldığında; sadece 2010 yılında 315 milyon TL gelir elde ettiği, 2011 yılı bütçesinin ise 367 milyon TL olarak Mali Genel Kurul sonucunda belirlendiği, 2010-2011 sezonu Spor Toto Süper Lig şampiyonluğu sonucunda Fenerbahçe SK’nün Türkiye Futbol Federasyonundan dayanışma payı dışında, şampiyonlar payı olarak 18 milyon TL, 26 galibiyet ve 4 beraberlik sonucunda 21 milyon TL ve şampiyonluk primi olarak 15 milyon TL almaya hak kazandığı, şampiyonlar Ligine doğrudan katılacak olması nedeni ile 16 milyon TL almaya hak kazandığı, 2010-2011 sezonu Süper Lig Naklen Yayın Gelirlerine bakıldığında, Fenerbahçe SK’nün şampiyon olması sonucunda diğer kulüplerin alacağı paydan fazlasını almaya hak kazandığı, bu gelirlerin; Fenerbahçe: 64.1 milyon TL, Trabzonspor:49.875 milyon TL, Beşiktaş: 40.325 milyon TL, Galatasaray: 40.1 milyon TL, Bursaspor:36.650 milyon TL, şeklinde sıralandığı,

Tüm bunlar gözönüne alındığında Fenerbahçe Spor Kulübünün büyük bir ekonomik değere sahip olduğu, bu değerle birlikte Fenerbahçe Spor Kulübünün yöneticilerinin de sosyal ve ticari hayat içerisinde etkin bir konum kazandıkları, bu nedenle Fenerbahçe kulübünün yönetimini uzun yıllardır elinde bulunduran Aziz Yıldırım ve talimatıyla hareket eden örgüt üyelerinin kulüp yönetimini bırakmak ve elde ettikleri etkinliği kaybetmek istemedikleri,

Aziz Yıldırım liderliğinde oluşturulan suç örgütünde, İlhan Yüksel Ekşioğlu ve Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun etkin konumda oldukları, örgüt içerisinde tam bir hiyerarşik yapının bulunduğu, Aziz Yıldırım ile bu örgüt üyesi şüpheliler arasındaki ilişkinin kulüp başkanı-kulüp yöneticisi ilişkisinden çok, örgüt lideri ile elemanı arasındaki ilişki şeklinde olduğu, şahısların Aziz Yıldırım’ın talimatlarını legal-illegal ayrımı yapmadan emir olarak algılayarak yerine getirdikleri, örgüt üyeleri ile Aziz Yıldırım arasında suç işleme amaçlı bir birlikteliğin var olduğu,

Örgütte cezalandırma ve mükafatlandırma stratejisinin titizlikle uygulandığı; örgüt içerisinde bir yaptırım mekanizmasının bulunduğu, Aziz Yıldırım’ın örgüt üyelerini azarladığı, şike faaliyetlerinde başarısız olan örgüt üyelerinin örgütten dışlandığı, örneğin; 07.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği:2-Fenerbahçe:4 maçında Aziz Yıldırım ve İlhan Ekşioğlu’nun talimatlarıyla şike faaliyetlerinde bulunan ve bazı futbolcularla görüşen örgüt üyesi Doğan Ercan’ın; şike konusunda anlaştığı futbolcuların maçta iyi oynamaları nedeniyle, sonraki maçlarda şike faaliyetlerinde görevlendirilmediği, para dağıtımından pay alamayan şüphelinin görev istediği, ancak Alaaddin Yıldırım ve İ.Ekşioğlu’nun bu talepleri reddettikleri (bu konu aşağıda ayrı bir başlık halinde ele alınmıştır), örgüt içerisinde şike faaliyetleri yürüten ve başarılı olanlara ise gerek peyderpey gerekse lig sonunda toplu olarak para dağıtımı yapıldığı, bu bağlamda; futbol takımının şampiyon olmasının akabinde; yoğun şekilde çalışan bazı üyelerin mükafatlandırıldığı, örneğin; Ali Kıratlı’nın Kıbrıs’a tatile gönderildiği, Abdullah Başak’a ligin bitiminde İlhan Ekşioğlu tarafından Mini Cooper marka araç satın alındığı (bu konu aşağıda ayrı bir başlık halinde ele alınmıştır)

Aziz Yıldırım’ın; İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu aracılığıyla şike faaliyetlerinde bulunmanın yanı sıra, kimi zaman direkt -Sedat Peker Grubu ile bağlantılı olan ve devamlı yanında bulunan- örgüt üyesi Bülent İbrahim İşcen aracılığıyla de şike ve teşvik faaliyetleri yürüttüğü, ayrıca bu şahsı yanında korkutucu bir güç olarak bulundurduğu,
Şike ve teşvikle etkilenmek istenen maçtan haftalar önce örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın; İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu’na hedef müsabakanın istenildiği şekilde sonuçlanması için faaliyetlere başlamaları talimatını verdiği, örgüt liderinden talimatları alan İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu’nun; önce kulüpte yönetici ve sorumlu düzeyde görevleri olan Serkan Acar, Alaeddin Yıldırım ve Cemil Turhan’la görüşüp konuşarak yapılacak faaliyetleri belirledikleri, ardından hedef müsabakanın oynanacağı takıma göre değişmekle birlikte, genel olarak; örgüt üyeleri Ali Kıratlı, Yusuf Turanlı, Ahmet Çelebi, Abdullah Başak, Yavuz Ağırgöl, Mehmet Yenice, Doğan Ercan, Mehmet Şen, Hasan Çetinkaya ve Sami Dinç’le irtibata geçerek bu şahıslara şike çalışmalarına başlamalarını söyledikleri, bu şahısların da futbol dünyasındaki geçmişlerinden gelen tecrübe, deneyim ve elde edilen çevreye dayanarak hedef müsabakanın yapılacağı takıma göre bir takım menajer, futbolcu, kulüp yetkilisi veya teknik sorumlularla irtibata geçtikleri ve şike ve teşvik konusunda görüşmeler yaptıkları, şike faaliyetlerinin yürütülmesinde para dağıtımının Aziz Yıldırım’ın talimatıyla Fenerbahçe Kulübü Mali İşler Müdürü Tamer Yelkovan aracılığıyla sağlandığı, İlhan Ekşioğlu’na ve Şekip Mosturoğlu’na şike parasının Tamer Yelkovan tarafından aktarıldığı, ancak para ödemesi konusunda şahısların Aziz Yıldırım’ın talimatı olmadan kesinlikle hareket etmedikleri, örgüt üyesi Tamer Yelkovan’ın; İlhan Ekşioğlu aracılığı ile şike faaliyetleri için ne kadar para dağıtıldığının hesabını düzenli olarak tuttuğu, (12.04.2011 günü Tamer Yelkovan’ın İlhan Ekşioğlu’na gönderdiği mesajda; “100 ayarlayabildim insaatlar icin” yazdığı (tape:1891), inşaat kelimesinin örgüt üyeleri arasında şike yapılan maç anlamında şifre olarak kullanıldığı.) belirlenmiş, şüphelilerin çalışma şeklini, birbirleriyle irtibatlarını, aralarındaki mükemmel koordinasyonu, hiyerarşiyi, Aziz Yıldırım’la; şike zincirinin son halkası konumundaki aracı-menajerler arasındaki işleyişi göstermesi açısından; 01.05.2011 günü saat:19.00’da oynanan Fenerbahçe-Büyükşehir Belediye Spor futbol müsabakası öncesi yaşanan görüşme ve buluşmalardan aşağıda kısaca bahsedilmiştir;

29.04.2011 günü; Aziz Yıldırım’ın kulübün mali konularına bakan ve para trafiğini takip eden Tamer Yelkovan’a ödeme talimatını verdiği(tape:1599), Tamer Yelkovan’ın Şekip Mosturoğlu ile irtibata geçerek “Sami bana gelebilir…Ayşe tatile çıksın” diyerek şike faaliyetleri ile ilgili operasyonun başladığını ve şike faaliyetlerine karışan örgüt üyelerine para dağıtılacağını söylediği (tape:1846), ardından Tamer Yelkovan’ın İlhan Ekşioğlu’nu yanına çağırarak şike amaçlı kullanılacak para ödemesini yaptığı (tape:1907), İlhan Ekşioğlu’nun telefonla aradığı Ali Kıratlı’ya “Spor çantasıyla gel” diyerek paranın temin edildiğini ve kendisine teslim edeceğini söylediği (tape:2852,2853,2524), Bülent İbrahim İşcen’in “Ameliyat oldu mu” diye sorması üzerine Abdullah Başak’ın “Yok bugün” diyerek teslimatın tarihi hakkında şahsı bilgilendirdiği (tape:1918), telefon görüşmelerinden şike faaliyetinde bulunan şahıslara para dağıtılacağının, bu para trafiğini, şüphelilerden İlhan Ekşioğlu, Sami Dinç, Ahmet Çelebi, Bülent İşcen, Tamer Yelkovan, Abdullah Başak ve Ali Kıratlı’nın koordine ettiklerinin anlaşıldığı (tape:1919,1911,3175), yapılan fiziki takiplerde aynı gün (29.04.2011) saat:16.45’de; “ameliyat oldu mu” diye soran Bülent İşcen’in; Aziz Yıldırım, Ahmet Çelebi ve Tamer Yelkovan ile Fenerbahçe stadının altında bulunan Fenerium alışveriş merkezinde buluştuğunun, Ahmet Çelebi’nin buluşmadan sonra saat:18.00’de Yusuf Turanlı ile Kadıköy Kalamış iskelesinde buluştuğunun görüldüğü, yetkisiz menajerlik yapan Yusuf Turanlı’nın da daha sonra İ.B.B.Sporlu futbolcu İbrahim Akın’la buluşarak kendisiyle şike anlaşmasına vardığı ve kendisine ulaştırılan şike parasını futbolcuya teslim ettiği belirlenmiş, para dağıtımı olayı; öncesi ve sonrası ile birlikte değerlendirildiğinde; örgütün gizlilik içerisinde faaliyetlerini yürüttüğü, bu faaliyetler sırasında yapılan görüşmelerde kendi aralarında belirledikleri şifreli kelimeleri kullanarak anlaştıkları, şike faaliyetlerinde dağıtılan paranın genellikle tek elden örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın talimatı ile Tamer Yelkovan aracılığı ile dağıtıldığı açıkça anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
02.11.2012, 08:20
İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 23.09.2011 tarihli araştırma raporunda (Kl:68, Dizi:346-430 arası);

28.02.2011- 11.05.2011 tarihleri arasında (Aziz Yıldırım liderliğindeki haksız ekonomik çıkar sağlamak amaçlı suç örgütünün şike ve teşvik pirimi faaliyetlerini çok yoğun bir şekilde yürüttüğü dönem.) İlhan Yüksel Ekşioğlu’na kulüp kasasından yapılan ödemelere yer verilmiştir.

Araştırma raporunda; 28.02.2011- 11.05.2011 tarihleri arasında İlhan Ekşioğlu’na toplamda 2.216.810 TL ödeme yapıldığı, klüp kasasından yapılan ödemelerin gerekçesinde; bu kişiyle kulüp arasında borç-alacak ilişkisi kurulup kendi parasını kulübe verip tekrar geri alma şeklinde para giriş çıkışı yapıldığı, dolayısıyla kulüp kasasından bu şahsa yapılan ödemelerin takibinin kişisel bilgi olduğu ve kulüp muhasebesinde detay bilgisinin yer almadığı belirtilmiş, şike eylemindeki diğer deliller ile örtüştüğü görünen para ödemelerine ait bilgiler ilgili eylemler altında ele alınmış, şike eylemlerinde şahısların parayı aldıkları tarih ile kasadan para çıkışının gözüktüğü tarihin aynı olmama ihtimalinin bulunduğu, çıkan paranın bu kayıtlara tam alındığı gün değil, ileri bir tarihte kayıt edilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.

Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz’ın da örgüt bünyesinde faaliyet gösterdiği, Federasyon başkanlığı seçimleri konusunda Aziz Yıldırım ile birlikte hareket ettiği, kendi kulübünün ligden düşme hattında bulunduğu sırada Aziz Yıldırım’dan destek aldığı ve Fenerbahçe takımının şampiyon olması için şike yaparak destek verdiği ve Aziz Yıldırım’ın talimatları ile hareket ettiği,

Eskişehirspor teknik direktörü Bülent Uygun’un da örgüt üyesi olarak faaliyet gösterdiği, sadece takımının oynadığı müsabakalarda değil, diğer takımların oynadığı müsabakalarda da örgüt lehine olacak şekilde şike faaliyetleri içerisinde bulunduğu,
Federasyon üzerinde yürütülen illegal çalışmaların, daha önce federasyonda görev yapan Şekip Mosturoğlu eliyle yürütüldüğü,

Örgütün şike ve teşvik faaliyetlerinde genellikle para ödemesi yaptığı, nadiren ise Fenerbahçe takımına transfer edilme vaadinde bulunulduğu, transfer şikesi yolunun örgüt tarafından profesyonelce kullanıldığı, ekseriyetle bu futbolculara; oynadıkları takımların Fenerbahçe futbol takımıyla yapacağı maçtan önce müsabaka haftasında transfer vaadinde bulunulduğu, bu vaadden sonra anlaşma sağlanamasa dahi futbolculara; büyük takımda oynama, elde ettiği gelirin çok daha fazlasını kazanma, tanınma, şöhret ve çevre edinme imkanı sunularak kafalarının karıştırıldığı, bu yolla şike yapılan müsabakada futbolcunun kötü oynamasının, teşvik primi verilen maçta ise iyi oynamasının hedeflendiği (Bir sporcuya kendi takımı ile oynayacağı maçtan önce de tranfer teklif getirilebilir. Ancak bu teklif getirilirken kendi kulübüne karşı iyi oynamaması veya hiç oynamaması gibi spor ahlakına aykırı düşebilecek ve müsabaka sonucunu etkileyebilecek nitelikte öneriler yapılamaz. Yapıldığı takdirde bunun şike/şikeye teşebbüs olarak nitelenmesi olanağı ortaya çıkar. Aşağıda ayrıntılı şekilde irdelendiği üzere; Fenerbahçe SK yöneticileri veya bağlantılı şahıslar tarafından Emenike, Sezer Öztürk, Sercan Yıldırım, Serdar Kulbilge ve Mahmut Boz; Beşiktaş SK yöneticileri ve teknik kadro tarafından da İbrahim Akın ve İskender Alın isimli futbolculara bu içerikte transfer tekliflere yapıldığı belirlenmiştir.)

İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu’nun diğer örgüt üyeleriyle sürekli irtibatta olarak bu şahıslardan aldıkları bilgileri örgüt lideri Aziz Yıldırım’a genellikle yüzyüze, bazen de şifreli şekilde yaptıkları telefon görüşmeleri ile bildirdikleri, yapılan görüşmelerde aracıların ve şike amaçlı anlaşma sağlanan şahısların isimlerinin zikredilmemesine özellikle dikkat edildiği, bu telefon görüşmelerinin çoğu zaman daha önce ayrıntıları yüzyüze anlatılmış olan hareket planının işleyişinde bir problem olup olmadığı ile ilgili Aziz Yıldırım’ın “durumlar nasıl” vb. sorularına İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun “gayet güzel, iyi, problem yok” vb. cevapları vermesi şeklinde olduğu,

Şike ve teşvik konusunda genellikle kaleci ve forvet pozisyonunda oynayan futbolcuların seçildiği, kimi zaman ise teknik direktör ve kulüp yöneticileri ile bağlantının sağlandığı, rakip takım futbolcularından Sercan Yıldırım, Gökçek Vederson, İbrahim Akın, Ümit Karan, Sezer Öztürk, Korcan Çelikay, Mehmet Yıldız, Serdar Kulbilge, İskender Alın, Mahmut Boz, Murat Şahin ve Emmanuel Emenike gibi futbolcuların örgütle anlaşarak şike/teşvik primi faaliyetlerine girdikleri,

Şike faaliyetleri yürütülürken, rakip Trabzonspor tarafından, kendi rakiplerine teşvik ödemesi yapılıp yapılmadığının da araştırıldığı, bu yolla muhtemel teşvik primi dağıtılması girişimlerine karşı önceden önlem alınmaya çalışıldığı, (Ör; 1425,1426,3009,3462,2593 nolu tapeler),

Suç örgütünün Türkiye Futbol Federasyonu üzerinde de etkinliğinin bulunduğu, Federasyon Başkanı Mahmut Özgener’in Aziz Yıldırım’ın futbol camiası içerisindeki gücünden faydalanabilme adına şahsa her türlü desteği verdiği, Fenerbahçe kulübüne Federasyondan usulsüz şekilde paralar aktarıldığı, bu paraların şike faaliyetlerinde kullanıldığı, Federasyon Tahkim Kurulu ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu kararlarına örgüt lehine olacak şekilde müdahale edildiği, bazı hakemlerin müsabakanın devre aralarında tehditvari sözlerle baskı altına alınmaya çalışıldığı, (Kl:27, Dizi:54-65 arası)
Örgütün şike faaliyetlerini gizleyebilme adına basını yönlendirdiği ve örgüt lehine olacak şekilde haberler yaptırdığı, (Kl:27, Dizi:100-106 arası)

Örgüt üyelerinin olası bir polis çalışmasına karşı son derece duyarlı hareket ettikleri, kendi aralarında şifreli konuşmalar yaptıkları, Aziz Yıldırım’ı; bir numara, şirket ceosu, futbolcuyu; inşaat işçisi, mağdur, müvekkil, Ali Kıratlı’yı; rüzgar, şekerli, hakemi; hakim, parayı; gram, şike parası almayı; kahve içme, futbol maçını; tarla, taş ocağı, inşaat, mahkeme, proje, dava gibi kelimelerle şifreledikleri, cep telefonlarıyla görüşmek yerine bulundukları yerde sabit telefon araştırarak o hat üzerinden görüştükleri, teknik takip imkanı bulunmadığı düşüncesiyle daha çok Blackberry telefonlarla mesajlaşma cihetine gittikleri, örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın görüşmelerini daha çok yüzyüze yaptığı, şike teklifi yapılırken futbolcuya ulaşmadan önce silsile halinde aracı kullandıkları,bu şekilde Şike Zincirinin çözülmesinin önüne geçmeyi hedefledikleri (Ör:1688, 3066, 1646, 1649, 3154 nolu tapeler), örgüt faaliyetlerini büyük bir gizlilik içerisinde yürütmeye özen gösterdikleri (Ör:1967, 2745, 1338, 2071, 1427, 2491, 1544, 3063, 1898, 1899, 3104, 2961, 2968, 2981, 3134, 2648, 2649 nolu tapeler),

Şüpheli Aziz Yıldırım tarafından oluşturulan suç örgütünün, süper ligde oynanan maçların sonuçlarını -Fenerbahçe futbol takımının lehine olacak şekilde- şike yapmak/teşvik primi vermek suretiyle etkilemek amacıyla kurulduğu ve faaliyet yürüttüğü, şüpheliler arasında mevcut hiyerarşik bağ çerçevesinde iş bölümü yapıldığı, şüphelilerin birbirleriyle ve üçüncü şahıslarla sürekli irtibat halinde ve yoğun şekilde, düzenli olarak şike eylemlerinde bulundukları, yukarıda isimleri zikredilen örgüt üyelerinin, Aziz Yıldırım’ın emir, direktif ve talimatlarıyla hareket ettikleri, Aziz Yıldırım’ın bizzat şüphelilerden çok azıyla görüştüğü, genellikle İlhan Yüksel Ekşioğlu aracılığıyla emir ve talimatlarını ilettiği ve eylemleri koordine ettiği, örgüt üyesi şüphelilerin birbirleriyle ve menajer-aracılarla irtibatlarının ekseriyetle büyük bir gizlilik içerisinde ya belirli aralıklarla ya bir önceki görüşmede sonraki görüşmenin yeri ve zamanı belirlenmek suretiyle sağlandığı, örgüt üyesi şüphelilerden bazılarının şike/teşvik girişimlerini meslek haline getirdikleri, hatta geçimlerini bu yolla temin ettikleri, şüphelilerin birbirleriyle yaptıkları görüşmelerde gizliliğe azami riayet gösterip şifreli kelimeler kullandıkları, bu suç örgütünün yapısı incelendiğinde, diğer suç örgütlerinde olduğu gibi dikey bir yapılanma oluşturduğu ve şüpheliler arasındaki hiyerarşik ilişkinin diğer örgüt yapılanmalarına kıyasla daha sıkı olduğu, şüphelilerin sayısının örgüt kurmaya yeterli olduğu ve suçu yönünden elverişli üye, araç ve gerece sahip olunduğu, toplanan kanıtlar, özellikle teknik takip sonucu elde edilen bilgi ve belgeler, şüpheliler arasında hiyerarşik bir bağ olduğu, suç işleme iradelerinde devamlılık bulunduğu, yasal anlamda disipline edilmiş örgüt ve örgüt bireylerinin ayrımsal fonksiyonel sorumluluk ve aktiviteleri ile somut özel görev ve işlevlerinin olduğunu kabule elverişli olduğu, bu bağlamda şüphelilerin teknik takibe konu kullandıkları telefon hatlarıyla birbirleriyle yoğun şekilde yaptıkları görüşmeler örgüt üyeleri tarafından şike/teşvik primi eylemlerinin birbirleriyle irtibatlı ve koordineli şekilde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğini ve şüphelilerin yoğun şekilde bu eylemlerde bulunup bu faaliyetleri rahat bir şekilde yürütmek amacıyla örgüt teşkil ettiklerini gösterdiği, TCK’nın 220. maddesine uygun şekilde teşkil edilen örgütün esas itibariyle şike/teşvik eylemlerinde bulunmak amacıyla kurulduğu, bu yolla haksız ekonomik çıkar sağlamayı amaçlayan suç örgütünün cebir/tehdit uygulayan silahlı bir örgüt olmadığı, ancak suç örgütü içerisinde yer alan bazı şüphelilerin suç geçmişleri, Peker Grubuyla uzun geçmişe dayanan ve sürügelen irtibatları, örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın; bu bağlantılar sayesinde Sedat Peker isminin futbol camiası içerisindeki korkutucu gücünü şike faaliyeti yürütülen şahıslar üzerinde bir baskı aracı olarak kullanması, Bülent İbrahim İşçen, Abdullah Başak gibi isimlerin Peker Grubuyla ilişkisinin diğer şahıslarca ve futbol kamuoyunca bilinmesi nedeniyle Aziz Yıldırım’ın bu şahısları bilerek klüp içerisinde çevresinde tutup kendisine muhalif isimler üzerinde bir baskı oluşturma amacı ile yönlendirmesi (08.05.2011 günü yapılan Fenerbahçe Mali Genel Kurulunda yaşananlar buna örnek teşkil eder ve bu nedenle anılan eylem aşağıda ayrı bir başlık altında ayrıntılı olarak irdelenmiştir) ve örgütün buna uygun üye yapısı dikkate alındığında her an cebir/tehdit/baskı içeren eylemlerde bulunabilecek bir örgüt yapısına dönüşebileceği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
02.11.2012, 08:22
Suç Örgütünün; Peker Grubuyla Bağlantısı

Aziz Yıldırım liderliğinde kurulan haksız ekonomik çıkar sağlamak amaçlı suç örgütünün Sedat Peker liderliğindeki suç örgütü ile yoğun irtibat içerisinde olduğu,

Aziz Yıldırım’ın; Sedat Peker’in manevi oğlu olarak tanınan Olgun Peker ile bağlantılı olduğu, yetkisiz menajerlik faaliyetleri yürüten Olgun Peker'in sahibi olduğu Refleks Menajerlik isimli iş yerinde yapılan aramada bulunarak el konulan belgelerde; Olgun Peker’in menajer olarak gözüktüğü, sözleşme tarihinin belirtilmediği, 2005-2006 sezonuna ait, Gökdeniz Karadeniz ve Aziz Yıldırım arasında imzalanan bir transfer sözleşmesinin ele geçirildiği, Fenerbahçe SK adına Refleks Menajerlik isimli şirkete menajerlik bedeli olarak 295.000 euro ve 50.000 euro ödeme yapıldığının görüldüğü, Gökdeniz Karadeniz’in hiçbir dönem Fenerbahçe kulübünde futbol oynamadığı dikkate alındığında, şahsın transferi yapılmış gibi gösterilerek, Aziz Yıldırım tarafından Olgun Peker’e yaklaşık 350 000 euro ödeme yapıldığının anlaşıldığı (eski yöneticilerden Hakan Bilal Kutlualp’in aşağıda yer verilen beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde Aziz Yıldırım’la Peker Grubunun eski yıllara dayalı köklü bir ilişkisinin bulunduğu açıkça görülmektedir), (Kl:27, Dizi:108)

Aziz Yıldırım liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün Sedat Peker Grubuna üye olmaktan işlem görmüş birçok şahıs ile irtibat halinde olduğu, sürekli şekilde Aziz Yıldırım’ın yanında bulunan Bülent İbrahim İşcen’in 2004 yılında gerçekleştirilen Kelebek kod adlı operasyon kapsamında yakalandığı ve Sedat Peker grubuna üye olmaktan işlem gördüğü, şahsın çevresinde Sedat Peker ile irtibatlı olarak tanındığı,

Örgütün şike faaliyetlerini yürüten ve yetkisiz menajerlik yapan Yusuf Turanlı ve Ali Kıratlı’nın Peker Grubu ile bağlantı içerisinde oldukları, bu durumun şike yapılan futbol takımları ve oyuncuları üzerinde bir baskı oluşturduğu, Yusuf Turanlı’nın Erkan Korkmaz aracılığıyla Sedat Peker’le irtibat kurduğu,

Aziz Yıldırım’a her konuda destek veren Fenerbahçe eski kongre üyesi ve Sivas Spor kulübü başkanı Mecnun Otyakmaz’ın Peker grubu ile suç geçmişinin bulunduğu, 2004 yılında Sedat Peker liderliğindeki suç örgütüne yönelik Kelebek operasyonu da dahil olmak üzere birlikte birkaç defa gözaltına alındıkları, halen cezaevinde bulunan Sedat Peker’le; Erkan Korkmaz üzerinden irtibat kurduğu, şahsın aynı zamanda Olgun Peker’le de bağlantısının olduğu, (Kl:28, Dizi:37-42 de yer alan fiziki takip tutanağı)
Örgüt üyesi şüphelilerden Eskişehirspor teknik direktörü Bülent Uygun’un; halen cezaevinde bulunan Sedat Peker’le; Erkan Korkmaz üzerinden irtibat kurup iletişim sağladığı, Mecnun Otyakmaz'ın; Sivasspor Başkanı olduğu dönemde Bülent Uygun'un da Sivasspor teknik direktörlüğü görevini yürüttüğü, (09.02.2011 günü TEM Şube Müdürlüğü ihbar hattına yapılan isimsiz ihbarda, "Bülent Uygun, Sedat Peker'in adamlarına verilmek üzere 250 milyar para gönderecek" şeklinde iddiaların yer aldığı, ihbara yönelik çalışmalarda, belirtilen tarihte ihbarda adı geçen otobüste, üzerinde Bülent Uygun'un ismi yazılı koli içerisinde 150.000 tl paranın bulunduğu, Bülent Uygun’un bu parayı ev almak amacıyla İstanbul’a getirdiğini beyan ettiği),
Örgüt üyesi şüphelilerden Sivas spor yönetim kurulu üyesi Ahmet Çelebi’nin; halen cezaevinde bulunan Sedat Peker’le; Erkan Korkmaz üzerinden irtibat kurup iletişim sağladığı,

Fenerbahçe SK Yönetim Kurulu üyesi İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun Sedat Peker’in manevi oğlu olarak bilinen ve suç birlikteliği olan Olgun Peker ile sık irtibatlı olduğu, futbolcu transferinde şahısla birlikte hareket ettiği,

Örgüt üyesi şüphelilerden Avukat Sami Dinç’in aynı zamanda Olgun Peker liderliğindeki suç örgütüyle de yoğun irtibatının bulunduğu, şahsın avukatlığını yaptığı, Olgun Peker’e; menajerlik sınav sorularının çalınarak sınavda kopya çekilmesi sürecinde, yetkisiz menajerlik eylemlerinde ve Giresunsporda sözleşmeleri bulunan ve alacakları ödenmediği için TFF’ye şikayette bulunan futbolcuların baskıyla ikna edilmesi sürecinde aktif rol aldığı, yapılan fiziki takiplerde Olgun Peker’le çok sıkı irtibatlı olduğunun görüldüğü (Kl:28, Dizi:43-46 arası), (Olgun Peker liderliğindeki suç örgütüne yönelik eylemlerin anlatıldığı bölümde bu ilişkiyi gösterir tapelere ayrıntılı şekilde yer verildiğinden burada sadece bu irtibata değinilmekle yetinilmiştir.)

Örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın; bu bağlantılar sayesinde Sedat Peker isminin futbol camiası içerisindeki korkutucu gücünü şike faaliyeti yürütülen şahıslar üzerinde bir baskı aracı olarak kullandığı anlaşılmıştır

Külünkoğlu
02.11.2012, 08:23
AZİZ YILDIRIM (FENERBAHÇE A.Ş. KULÜP BAŞKANI)

a) Sanık Aziz Yıldırım'ın haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla suç örgütü kurup yönetmek eyleminden TCK 220/1 maddesi gereğince ,
b) Sanık Aziz Yıldırım'ın 21/02/2011 günü oynanan Manisaspor-Trabzonspor maçında teşvik primi verilmesi eyleminde suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ,
c) Sanık Aziz Yıldırım'ın 26/02/2011 günü oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşaspor maçında şike yapılması eylemi ile ilgili olarak mahkumiyetine yeter derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine ,
d) Sanık Aziz Yıldırım'ın 06/03/2011 günü oynanan Bursaspor-İ.B.B.Spor maçında teşvik primi verilmesi ile ilgili olarak, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine ,
e) Sanık Aziz Yıldırım'ın 07/03/2011 gününde oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında şike yapılması eyleminden dolayı, sanık lehine olan 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, maddeleri, gereğince ,
f) Sanık Aziz Yıldırım'ın 20/03/2011 günü oynanan Gençlerbirliği- Trabzonspor maçında teşvik primi verilmesi ile ilgili olarak, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine,
g) Sanık Aziz Yıldırım'ın 09/04/2011 gününde oynanan Eskişehirspor- Fenerbahçe maçında şike yapılması eyleminden dolayı, sanık lehine olan 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, maddeleri, gereğince ,
h) Sanık Aziz Yıldırım'ın 17/04/2011 günü oynanan Trabzonspor-Bursaspor maçında teşvik primi verilmesi eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, 5, maddeleri gereğince ,
I) Sanık Aziz Yıldırım'ın 22/04/2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor maçında teşvik primi verilmesi eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, 5 maddeleri, gereğince ,
İ) Sanık Aziz Yıldırım'ın 01/05/2011 günü oynanan Fenerbahçe-İ.B.B. Spor karşılaşmasında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, maddeleri, gereğince ,
j) Sanık Aziz Yıldırım'ın 08/05/2011 günü oynanan Karabükspor-Fenerbahçe karşılaşmasında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, maddeleri, gereğince ,
k) Sanık Aziz Yıldırım'ın 15/05/2011 günü oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü karşılaşmasında şike yapılması eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, maddeleri, gereğince ,
l) Sanık Aziz Yıldırım'ın 15/05/2011 günü oynanan Trabzonspor-İ.B.B Spor karşılaşmasında teşvik primi eyleminden dolayı 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, 5 maddeleri, gereğince,
m) Sanık Aziz Yıldırım'ın 22/05/2011 gününde oynanan Sivasspor-Fenerbahçe maçında şike yapılması eyleminden dolayı, sanık lehine olan 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/1, 4-b-c, maddeleri, gereğince ,
Sanık Aziz Yıldırım hakkında ayrıca 6222 sayılı yasanın 6259 sayılı yasa ile değişik 11/11 ve 18 maddelerinin uygulanmasına ,

Sanık Aziz Yıldırım'ın 6222 sayılı yasadan dolayı, üst sınırı 12 yıl olan bu suçta temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenildiğine göre, hapis cezası 11/1. maddesi uyarınca 6 yıl kabul edildiğinde, aynı maddenin 4/b-c fıkrası uyarınca yarı oranında artırıldığında 9 yıl hapis, maddede açıkça düzenlenmese de TCK 5. madde yollaması ile 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin kabulü halinde cezası 1/2 oranında artırıldığında tek maç için 13 yıl 6 ay hapis, hakkında TCK 62 uygulandığında sonuç cezası 11 yıl 3 ay hapis olacaktır. Sanığa bu suçtan hükmolunan ceza, 3 yıl 9 ay hapis olduğuna göre 6259 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin, sanığın lehine olduğu açıktır.

Külünkoğlu
02.11.2012, 08:25
Suçun maddi unsuru; 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesi yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmayı da kapsayacak şekilde “kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmaktır”

Bu ilkenin Yargıtay içtihatları bağlamda değerlendirmesi:
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine; 24.10.2005, 21.11.2005, 29.11.2005, 12.12.2005, 29.12.2005 ve 30.12.2005 tarihlerinde ihalelere fesat karıştırmak, suç işlemek için örgüt kurmak ve örgüte üye olmak suçlarından açılan davada yerel Mahkeme tarafından 31.01.2008 tarih ve 2007/11 Esas, 2008/19 Karar sayılı ilam ile bir kısım sanıkların 220/1 ve 2. maddelerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Yargıtay 5 CD, 19.12.2008 tarih ve 2008/12516 Esas, 2008/11687 Karar sayılı ilamı ile bu suçta örgütün varlığını kabul etmiştir.

Yargıtay 6. CD, 08.10.2008 gün, 2008/5032 E., 2008/16601 K. Sayılı kararında sanıkların “biz A…da dört kişi tespit ettik, çöp çektik sana çıktı, diğerlerinin hesabı sonra görülecek” dedikleri, ayrıca sanıklardan bir tanesinin “biz seni araştırdık, senin çok iyi niyetli biri olduğunu, herkese yardım ettiğini öğrendik, biz emir kuluyuz reisimiz ne derse onu yapıyoruz” dediğini belirtmiş olması, sanıkların birinci yağma olayından sonra eylemlerine devam ederek suç işleme iradelerinde devamlılık göstermeleri ve etkin görev paylaşımı içerisinde, amaç suçları işlemeye elverişli araç ve gereçler ile suç işlemeleri karşısında; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçunun sübut bulduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu suça yönelik bozma düşüncesi benimsenmemiştir” diyerek yağma suçunu işlemek amacıyla kurulan örgütün varlığına işaret etmiştir.

Yargıtay 6. CD, 25.02.2009 gün, 2008/15466 E., 2009/4055 K.’ında “İncelenen dosya içeriğine göre, sanıklar arasında gevşekte olsa hiyerarşik bir yapının bulunduğu, bu yapı içerisinde yaptıkları işbölümü gereği yüklenen suçu işledikleri, sanıkların işlemiş oldukları yağma eyleminden sonra dağılmayıp, gerek yağma konusu biletlerin pazarlanması gerekse, başka suçları işlemek amacıyla birlikteliklerinin devam ettiği, birden fazla belirsiz suçları işlemek amacıyla bir araya geldiklerinin anlaşıldığı ve örgüt üyesi olmak için makul bir sürenin geçmiş bulunduğunun belirlenmesi karşısında; sanıklar Cihangir, Yalçın ve Murat hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesi ile ilgili tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, …bozma nedeni yapılmamıştır” gerekçesi ile örgütten kurulan mahkûmiyet ilamını onamıştır.

Yargıtay 8. CD'nin 03.12.2007 tarih ve 2007/9222 Esas, 2007/8495 Karar sayılı kararı ile, sanıklar H. O. T. ve Ş. T. hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile fuhuş” suçlarından Ankara 11. ACM tarafından verilen 28.3.2007 gün ve 58 esas, 80 karar sayılı kararını onamıştır. Şu hale göre “fuhuş suçunu işlemek amacıyla” örgütün kurulabildiği ortadadır.

Yine Yargıtay 8 CD'nin 04.06.2007 tarih ve 2007/3981 Esas, 2007/4415 Karar sayılı kararında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen dolandırıcılık” suçundan Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan mahkûmiyet kararı onanmıştır.

Yüksek Yargıtay’ın yukarıda belirtilen ve aynı mahiyette çok sayıdaki kararında, örgüt suçundan cezalandırılmalarına karar verilen sanıkların hiçbirinin, örgüt içinde aldıkları cezanın bir göstergesi olarak herhangi bir uzvunun eksilmesini ya da dünya ölçeğinde ekstrem örnekler teşkil eden örgütlerin mensupları için rütbelerini belirten ayırıcı unsur olarak kullandığı bir kısım işaret ve uygulamaların olması gerektiğine hükmetmemiştir.
Şu hale göre; anılan Yargıtay içtihatları da gözetildiğinde, ekonomik değeri yukarıda izah edilen bir alanda, haksız ekonomik çıkar elde etmek amacıyla şike ve teşvik suçlarını işlemek amacıyla örgüt kurulabileceği aşikârdır. Bu nedenle aksi yöndeki savunma ve değerlendirmelere itibar etmek mümkün olmamıştır.

2- Suçun maddi unsurunu oluşturan örgütün oluşabilmesi için en az üç veya daha fazla kişinin belirtilen amaçlarla bir araya gelmesinin gerektiği.
Suç örgütü kurmak ve yönetmekten sanık Aziz Yıldırım’ın, örgüt üyesi olmak suçlarından ise sanıklar İlhan Yüksel Ekşioğlu, Mehmet Şekip Mosturoğlu, Abdullah Başak, Ahmet Çelebi, Alaeddin Yıldırım, Ali Kıratlı, Bülent İbrahim İşçen, Cemil Turhan, Doğan Ercan, Sami Dinç, Tamer Yelkovan ve Yusuf Turanlı’nın suç işlemek amacıyla bir araya geldiklerinin kabulü ve cezalandırılmaları karşısında, örgütün varlığı için en az üç kişi olması şartının gerçekleştiği sabittir.

Külünkoğlu
02.11.2012, 12:51
Suç örgütünün süreklilik gösteren faaliyetlerinde gizliliği sağlama ve güvenlik güçlerinin takibine takılmamak amacıyla geliştirdikleri “BİR NUMARA, ŞİRKET CEOSU, RÜZGAR, ŞEKERLİ, İNŞAAT İŞÇİSİ, MAĞDUR, MÜVEKKİL, HAKİM, GRAM, KAHVE İÇME, DAVA, İNŞAAT, MAHKEME, PROJE, TARLA, TAŞ OCAĞI, MÜHENDİS, KUMA" gibi ifadeleri içeren jargon, aşağıda örnekleriyle belirtilmiştir.

Bu bağlamda;
21.02.2011 günü saat:21.54’de Aziz Yıldırım’ın, İlhan Yüksel Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:1444);
Aziz: “Bunlar söylememişler mi bir şey o Semih öyle söyledi,…Semih bana söyledi şimdi sen söylemişsin ona bir şey bir şey söylememişler diye”, İlhan: “BİZİMKİ aradı başkanım,…bu şey onun var ya orada işçileri bir tane bir iki tane ,…dedi ki yalnız TARLADAKİ İŞÇİLERİN DEDİ EĞER BİR ŞEY YAPTIYSANIZ BİR EKİM YAPTIYSANIZ dedi hiçbir şeyden haberi yok dedi bak ben söyleyeyim size dedi,…dedim şimdi o da şeyde bugün gelecekti yanıma da yarın sabah bir gel bir bakarız dedim”, Aziz: “Öğren bir bakayım da çok kötü oynadılar ya,… Ömer Aysan o Diksın tamam mı o Kahe ”, İlhan: “Sanki atılmak için oynadılar birde”, Aziz: “O Kahe bilhassa kendini attırmak için, Hikmet hoca da iyi bir maç Makakula’yı alıyor ha s.r lan”, İlhan:“Birşey var başkanım bunda normal değil yani, NE ZAMAN BÖYLE DİKİM YAPSAK OLMUYOR…ben yarın bunu bir tam öğreneceğim başkanım söyleyeceğim”, Aziz: “Bunlarla Beşiktaş maçlarını şey yapmaları lazım yani konuşmamız lazım”,
28.02.2011 günü saat:13.09’de Aziz Yıldırım’ın, Tamer Yelkovan’ı aradığı görüşme

(tape:1457);

Aziz: “İLHAN senden bir şey isteyecek,…seni arayacak seninle konuşmuş her halde ,…O BİR SEYAHATE GİDECEK TAMAM MI,…BİR KONUŞ ONUNLA NE KADARSA BİR HALLETMEYE ÇALIŞ”, Tamer: “Tamam başkanım,…Semih beyde sizinle konuşacaktı ama,…aynı öbürleri gibi bu sefer %100 demiş ama,…ben okey almadan hiç bir şey yapmayacağım demiş”, Aziz: “Zaten verdik geri almadık galiba değil mi,…şey %100’se versin gereğini yapsın”,
28.02.2011 günü saat:13.38’de İ.Ekşioğlu’nu Tamer Yelkovan’ın aradığı görüşme(tape:1927);

Tamer: “Patron siz bu FUTBOLCU VERGİLERİ İÇİN 250 lira mı istediniz ne istediniz”, İlhan: “Evet evet şey,…şöyle acil akşam ben gidiyorum onu alıp gitmem lazım,…hı lira değil şey Amerika,…sen ne yapabilecek misin bir şey”, Tamer: “Ya işte ben 150’sini buldum da şimdi 100 arıyorum”,

02.03.2011 günü saat:15.55’de Aziz Yıldırım’ın, İ.Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:1459);
… Aziz: “Sabah konuşalım da o herif gelecek, o gelmeden ben seninle bir konuşayım yani…nedir vaziyet ”, İlhan: “Vaziyet gayet iyi… dediğim gibi yani hepsi iyi BAŞKANIM, ÜÇ TARLAYI DA SÜRDÜK YANİ,” Aziz:”Ne iyi iyi inşaallah,” İlhan:”İnşaallah he inşallah YAĞMURDA YAĞAR HER ŞEY EKİNLER ÇIKAR YANİ”, Aziz: “Yalnız bunlar, tabi Trabzon çok şey oldu çok panikteler bugün o Süleyman ile konuştum sesi, sesi şey gibi ölü evi gibi tamam,…dedim sana ne oldu…9 puan öndeyken rahattınız… birde hiç cevap vermiyoruz ya ondan da rahatsızlar tabi”, … İlhan: “Şuan çok iyi başkanım şuan …gayet iyi”,

17.05.2011 günü saat:16.37’de İlhan Ekşioğlu’nun Faruk Yaşar’ı aradığı görüşme(tape:3013);
Faruk: “2, 3 günümüz kaldı valla şampiyon olacağız,… peki var mı şey”, İlhan: “İYİ 3 DİKİŞ,…yani her koldan spor yapacağız”, Faruk: “Yüzde 90”, İlhan: “100, 100” , Faruk: “Ha sağlam mı kaynaklar”, İlhan: “Çok sağlam”, Faruk: “öbürküler gibi değil yani”, İlhan: “Hayır hayır”. Sanık Aziz Yıldırım duruşmadaki savunmasında; “yani şimdi Aziz Yıldırım'a bir numara, CEO demek kadar normal bir şey yok, eğer bana inşaat işçisi deselerdi o zaman bu şifreli bir kelime olabilirdi. Ama Aziz Yıldırım'a başkan CEO deyince gayet doğal yani. Ama bu inşaat işçisi deyip de ben olsam o zaman şifreli olurdu" ifadelerini kullanmış, telefon görüşmelerinde kendisinden “BİR NUMARA ve CEO” denilmesini kabul etmiştir.

Yukarıda teşvik ve şike faaliyetlerine ilişkin olarak yapılan telefon görüşmelerinde geçen ifadeler, Fenerbahçe Spor Kulübünün olağan yönetim faaliyetleri kapsamında kullanılmadığı gibi ilgililer olağan yönetsel konular ile ilgili görüşmelerde anılan ifadeleri kullanma ihtiyacı hissetmemektedirler. Şu hale göre, sanık Aziz Yıldırım’ın ifa ettiği resmi kulüp başkanlığı görevinin dışında, suç işlemek için bir araya gelen insanlardan kurulu bir yapılanmanın en başında bulunduğu açıktır.

Külünkoğlu
02.11.2012, 12:53
25.04.2011 günü saat:14.08’de Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun 0532 2139491 nolu telefonu ile Aziz Yıldırım’ın Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1839);
Aziz: “Ne yapıyorsun Bülent”, Bülent: “İyiyim Aziz abicim sen nasılsın”, Aziz: “Yarın öğleden sonra tamam mı bizim Ahmet’i al bana gel”, Bülent: “Tamam abi…Çelebi’yi değil mi abi”, Aziz: “Evet evet al bana gelin”

Bu görüşmenin hemen akabinde saat:14.09’da Ahmet Çelebi’yi, Bülent İbrahim İşçen’in aradığı görüşme (tape:1561);
Bülent: “Yarın öğleden sonra abimin yanına gideceğiz bir Abinin yanına gideceğiz...”, Ahmet:“Benim abimin yanına”, Bülent: “Hayır be oğlum be Aziz Abinin yanına,...salak söyleme kimseye bir şey” dedikten sonra 26.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kls 28, dizi 279-288 arası); sanıkların bir araya geldikleri, bu görüşme sonrasında ayrılan Ahmet Çelebi, 01.05.2011 tarihinde İBB Spor ile şike faaliyetine başlamış derhal Yusuf Turanlı ile irtibata geçmiştir. Sanık Ahmet Çelebi’nin, Aziz Yıldırım’dan aldığı yasadışı ve suç teşkil eden bu talimatı derhal yerine getirmesi örgüt üyesi olduğunu göstermektedir.

30.04.2011 günü saat:19.01’de Aziz Yıldırım’ın, Mehmet Şekip Mosturoğlu’nu aradığı görüşme(tape:1847);
M.Şekip: “Efendim”, Aziz: “Alo” M.Şekip: “Efendim başkanım”, Aziz: “Neredesin”, M.Şekip: “Ev tarafındayız başkanım”, Aziz: “Evde misin”, M.Şekip: “Hı hı”, Aziz: “Nasıl gidiyor vaziyetler”, M.Şekip: “İYİ BAŞKANIM ARKADAŞLARIN HEPSİ İLGİLİ YERLERDE”, Aziz: “He iyi”, M.Şekip: “O notunuzu ilettim kendilerine”, Aziz: “İyi iyi o zaman”, M.Şekip: “Tamam mı başkanım”, Aziz: “Tamam iyi”, M.Şekip: “Tamam”, Aziz: “O KENDİ KALESİNE GOL ATAN”, M.Şekip: “He ONU BİLMİYORUM BAŞKANIM O BENLE İLGİLİ DEĞİL”, Aziz: “Öyle mi iyi peki”, M.Şekip: “Tamam”, Aziz: “Tamam oldu”, M.Şekip: “Tamam başkanım”, Aziz: “Peki hadi görüşürüz”.

Sanıklardan Bülent İbrahim İşçen’in, İBB Spor-Fenerbahçe ve Sivasspor-Fenerbahçe müsabakalarında aktif olarak şike eylemlerinin içerisinde yer almasının yanında, en yakınındaki insan olarak sanık Aziz Yıldırım’ın, yürütülen şike ve teşvik faaliyetleri ile ilgili talimatlarını diğer bazı örgüt üyelerine ilettiği, aradaki iletişimi sağladığı, sanık Abdullah Başak’a eylemleri nedeniyle ödül olarak alınan araç ile ilgili olarak, ayrıntısı 3200 nolu tapede geçen “bak bu sağda solda duyulur bak boşluğa düşürtmeyin bizi” sözü ile içinde yer aldığı suç örgütünün ve faaliyetlerinin deşifre olmasını önlemek için gösterdiği örgütsel bilinç ve tavır birlikte değerlendirildiğinde sanığın da örgüt üyeliği sabittir.

Külünkoğlu
02.11.2012, 12:54
Bununla birlikte bir kısım sanıkların konumunun dahi iyi anlaşılabilmesi için Fenerbahçe Spor Kulübünün 08.05.2011 günü yapılan 2010 yılı Olağan Mali Genel Kurul Toplantısına bakılması gerekmektedir.
Bu bağlamda söz konusu iletişim tespiti tutanaklarına bakıldığında;
04.05.2011 günü saat:13.14’de Aziz Yıldırım’ın Şekip Mosturoğlu’nu aradığı görüşme(tape:2388);
Şekip: (Arka planda bulunan Ömer isimli şahsa hitaben "İlanın başında Fenerli bir çocuk varmış bizden, ilanda" dediği), Aziz: "Olmazsa başka kanaldan da alırız ya…daha iyi bunları yani bunları yapsınlar BUNLARI ATALIM ŞEYİN SEYİRCİNİN İÇİNE…BU ŞAMPİYONLUK KAÇARSA SEBEBİ BUNLARDIR DİYE…bunlar Fenerbahçe’nin şampiyon olmasını istemiyorlar işte şu şu şahıslar tamam mı Fenerbahçelilere havale ediyoruz ...ONDAN SONRA UĞRAŞSIN DURSUNLAR", Şekip: "En güçlü olduğumuz dönem başkanım ne gerek var", Aziz: "BİZ GETİRİRİZ HEPSİNİ GETİRELİM YIĞALIM ORAYA TAMAM MI...KONUŞMAYI BIRAK KAVGA DÖVÜŞ ATSINLAR DIŞARI BİTSİN GİTSİN…şey bu herhalde Işıklar bu Işık, Rahmiler, Aziz Yılmaz’lar işte o Hakanlar makanlar bunlar herhalde başka kimse yok değil mi", Şekip: "Celal de olabilir yine bu Şadanlar falanda olabilir", (Görüşmede geçen isimlerin İ.Eyigüngör, R. Eyüpoğlu, A.Yılmaz, H. B. Kutlualp olduğu anlaşılmaktadır.)

04.05.2011 günü saat:13.20’de Aziz Yıldırım’ın Serkan Acar’ı aradığı görüşme(tape:2389);
Aziz: "Şekip bey ile konuştun mu…şimdi şey aramış onu o adam aramış…demiş ki pazar günü muhalefet yapacaklar demiş tamam mı ağır muhalefet yapacaklar demiş…siz bütün arkadaşlara her şeyi herkesi çağıralım", Serkan: "Dün akşam biz görüştük zaten…herkes şey yapıyor yani geliyor eşini dostunu getiriyor", Aziz: "Herkesle konuşurken yani bu şekilde gelecekleri için sıkı gelelim tamam…Şekip ile konuş o adam diyormuş ki işte ya niye şey yaptınız filan…o benim dediğim gibi şeyi dağıtalım dışarıya oradan kimseyi almayalım içeriye…biraz zorlaştıralım şeyi girişi çıkışı…ona göre kuralım ekipleri biz o gün",

05.05.2011 günü saat:10.17’de Aziz Yıldırım’ın M.K.’yı aradığı görüşme(tape:2390);
Aziz:"Abi muhalefetlik yapmak istiyorlarmış…gelin yanıma gelinbiraz kalabalık olalım", M: "Tamam geleceğim", Aziz: "Önemli değil ama vermeleri daha iyi tam …bırakayım onların…Genel kurul saat 10 da… ",

05.05.2011 günü saat:10.24’de Aziz Yıldırım’ın N.Ö.’i aradığı görüşme(tape:2391);
Aziz: "Bu pazar günü seçimde bu yine...gazete cuma günü ilan veriyor biz çalışıyoruz da sizde dostlarınıza söyleyin…GELSİNLER DE ONLARA Bİ DAYAK Bİ DAYAK DAHA ATALIM", N: "Kimki bunlar öncü kim bunlar…", Aziz: "Işık, Rahmi, Aziz Yılmaz, Metin Şen",

05.05.2011 günü saat:14.02’de Bülent İbrahim İşçen'i Ahmet Çelebi’nin aradığı görüşme (tape:3606);
Bülent: " Pazar günü saat onda mali kongreye gideceğiz haberin olsun", Ahmet: "Oraya gelirim ama maça gitmeyeceğim”,

05.05.2011 günü saat:15.26’da Tamer Yelkovan’ı X Şahsın aradığı görüşme(tape:3253);
X: “Konuşan Fenerbahçe Platformu haberin var mı böyle bir şeyden… mail atmışlar bana, geldi mi sana”, Tamer: “Yok gelmedi bize atamazlar ki...”, X: “Soracakları soruları yazmışlar Tamer”, Tamer: “Biliyorum ben…çaktırmadan ele geçirdik onu da,…ORADA BİR GÖMERİM BEN ACAYİP ÇAĞIRDIK KALABALIK GELECEĞİZ ORAYA”, X: “kim bu…ya”, Tamer: “bu Işık İyigingörler ya başkanın yönetime almadığı adamlar ya…”, X: “Evet kardeş yolladım sana”, Tamer: “Sen şeyde görev yapmazsın değil mi,…yapmazsın ... dedim yapmaz”, X: “E biz dışarda olalım ki abi orada biz şeylik yaparız ya,…insanlık yaparız”, Tamer: “DÖVERİZ …”,

05.05.2011 günü saat:16.48’de Aziz Yıldırım’ın A. Metin’i aradığı görüşme(tape:2392);
Aziz: "Bunlar gazeteye ilan verecekleri yazı vardı ya…onu maille kulüp üyelerine gönderiyorlar…şimdi söyleyeceğim burayı Galatasaray kulübü ile karıştırmayın diyeceğim…akşam kürsüde sen seyret beni",

07.05.2011 günü saat:17.05’de Bülent İbrahim İşçen'i Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme;
Bülent: "Ben yarın sabah arabayla çıkayım oraya gideyim oradan direk abi", Aziz: "Sen yok sen şeye gel direk ee", Bülent: "Şey 10’da sabah 10’da Mali kongre", Aziz: "Sonra biz oradan ya helikopter yada bir uçakla tamam mı…HEPİNİZ KONGREYE GELİN BEN KONGREDEYİM…beni orada görün tamam", Bülent: "Hepimiz yanınızdayız tamam abi…ÇOCUKLARI DA GETİRECEĞİM onlarda üye oldu ya", (tape:3611)

07.05.2011 günü saat:17.59’da Aziz Yıldırım’ın Tamer Yelkovan’ı aradığı görüşme;
Aziz: "Bunlar sağı solu arıyorlarmış ibra etmeyelim diye…Aziz Yılmaz değil ya şey", Tamer: "Ha onlar…HADİ BAKALIM DÖVECEĞİZ BAŞKANIM yapacak başka bir şey yok yani…zaten biz şeyi kurduk sistemi öbür taraftan Mertler biz bu taraftan kuşatacağız…orada halledeceğiz yani", Aziz: "Tabi tabi tabi tabi", Tamer: "Biz çok kuvvetliyiz hiç merak etmeyin başkanım", (tape:2396)

07.05.2011 günü Saat:22.15’de Bülent İbrahim İşçen'i Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:3612);
Bülent: "BİZİM HERKESİ ORGANİZE ETTİM…Ahmet’in benzinlikçide topladım abi gelecek işte yarın herkes...o şeyi okuduk orada işte…açın gelin o zaman orada görelim orada boyunu posunu ama bu takım şampiyonluğa gidiyor bu kadar mücadele ediliyor", Aziz: "AMA O HULUSİLER MULUSİLERİ... DÖVDÜRECEĞİZ TAMAM",Bülent : "Yani bak şimdi bunu şey yapmayalım da abi yüz yüze görüşelim…ee var tabi yani öyle şeyler yani onlar gelip sarılıp",

08.05.2011 günü saat:16.16’da Abdullah Başak’ın Ali Kıratlı'yı aradığı görüşme;
Ali: "Apo ne oldu oldu mu bişey kongrede", Abdullah: "YOK YA HEPSİNİ REZİL ETTİ ABİ…BEN, BÜLENT ABİ, DAYIM, CAHİT İŞTE", Ali: "Helikopterde", Abdullah: "Ben, başkan, Nihat Özdemir, Nihat Özbağ bi de Doğan ...müdür gitmiş yanına…ben dedim müdürü var orda", Ali: "Geldik buraya polis evindeyim ben", Abdullah: "Orda kalıyor dedim onu da yazsınlar diyor da gülüyor", Ali: "Adam bir sürü sıkıntı çekti bu iştende herif de rezil oldu de", Abdullah: "Dedim güzelde konuştu televizyonda biliyorum dinledim diyor",Ali: "Polis evindeyiz biz Sefa reis, İbrahim reis oturuyoruz", (tape:3179)

Külünkoğlu
02.11.2012, 12:56
21.02.2011 GÜNÜ OYNANAN MANİSASPOR – TRABZONSPOR
MÜSABAKASINDA TEŞVİK PRİMİ VERİLMESİ

18.02.2011 günü saat:21.58’de Aziz Yıldırım’ın Serkan Acar’ı aradığı görüşme(tape:2375);
Serkan: "BAŞKANIM görüştük…gayet olumlu", Aziz: "Kimle konuşu.. bir şey dedi mi yoksa kendisi mi", Serkan: "Kendisinden, direk ona gittik", Aziz: "Hayır hayır o ne yapıyon diyor", Serkan: "Diyor ki işte yani normal takımın şeyinin dışında kabul ediyor bizimkini", Aziz: "Tamam da kendisi kendisi mi istiyor yoksa şeye mi söyleyin diyor", Serkan: "Tabi tabi başkana", Aziz:"Tamam peki yani bir şey demiyor", Serkan:"Onların oynadığı şeyin kasetini seyir etsin diyor bizimki için…Cemil’de yanımda", Aziz: "Tamam sabahleyin görüşüyoruz o zaman…ben konuşacağım demi öbürüyle", Serkan: "Öbürüyle tabi siz konuşacaksınız", Aziz: "Ama ko... deseydiniz öbürüne" , Serkan: "Söyledik zaten yani bizimkinin sana",

Sanık Aziz Yıldırım; Serkan Acar ile Cemil Turhan’ı, 21.02.2011 tarihinde oynanacak Manisaspor-Trabzonspor müsabakası öncesinde teşvik anlaşması için Manisaspor teknik direktörü Hikmet Karaman’a gönderdiği anlaşılmaktadır.
Sanıklar savunmalarında bu ziyaretin nedeni “olası bir gayri ahlaki girişimi önlemek amacıyla Hikmet Karaman'a başvurduk. Endişemizi dile getirdik, takımla konuşmasını futbolculara aldığımız bu duyumları söylemesini rica ettik” şeklinde açıklamışlardır.
Oysa söz konusu tapede “normal takımın şeyinin dışında kabul ediyor bizimkini” sözünden önlenen bir şikenin söz konusu olmadığı, eğer bir önleme var ise de bunun bir kazanç ve menfaat karşılığı önlendiği anlaşılmaktadır. Bunun da kanundaki tanımı teşvik primidir.

Uzun yıllarını futbola vermiş bir teknik adam olan sanık Hikmet Karaman’dan, müsabaka yapacağı rakibin şike yapacağını duyduklarını söyleyerek gelip konuşmaları dahi şiddetli tepki doğurması gereken bir husus iken durumun böyle olmadığı aşağıdaki görüşme içeriğinden çok net anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki görüşmenin sonlanmasından iki dakika sonrasında saat:22.02’de Hikmet Karaman’ın Aziz Yıldırım’ı, aradığı görüşme(tape:1370);
Hikmet: “Hikmet hoca ben,…Abiler geldi ...görüştüm ben arkadaşlarla,…o hastaneden bir şey arkadaşımız olursa bir yardımcı olursanız sevinirim başkanım”, AZİZ: “Konuşacağım ben yarın gereken ... tamam ben hallederim”, şeklinde geçen bu görüşmede sanık Hikmet Karaman’ın her hangi bir tepki vermesi söz konusu olmadığı gibi aksine “Abiler geldi ...görüştüm ben arkadaşlarla” sözü ile anlaşmanın gerçekleştiğini söylemektedir.

21.02.2011 günü saat:21.54’de (maç sonrası) AZİZ Yıldırım’ın, İlhan Yüksel Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:1444);

AZİZ: “Bunlar söylememişler mi bir şey o Semih öyle söyledi,…Semih bana söyledi şimdi sen söylemişsin ona bir şey bir şey söylememişler diye”, İlhan: “Bizimki aradı başkanım,…bu şey onun var ya orada işçileri bir tane bir iki tane ,…dedi ki yalnız tarladaki işçilerin dedi eğer bir şey yaptıysanız bir ekim yaptıysanız dedi hiçbir şeyden haberi yok dedi bak ben söyleyeyim size dedi,…dedim şimdi o da şeyde bugün gelecekti yanıma da yarın sabah bir gel bir bakarız dedim”, Aziz: “Öğren bir bakayım da çok kötü oynadılar ya,… Ömer Aysan o Diksın tamam mı o Kahe ”, İlhan: “Sanki atılmak için oynadılar birde”, Aziz: “O Kahe bilhassa kendini attırmak için, Hikmet hoca da iyi bir maç Makakula’yı alıyor ha s.r lan”, İlhan:“Bir şey var başkanım bunda normal değil yani, ne zaman böyle dikim yapsak olmuyor…ben yarın bunu bir tam öğreneceğim başkanım söyleyeceğim”, Aziz: “Bunlarla Beşiktaş maçlarını şey yapmaları lazım yani konuşmamız lazım”, İlhan: “Yarın çağıracağım onu diyorum ofiste bir konuşacağım ben,…hatta yanımdan da bir şey yaptıracağım ”, Aziz: “gel bir 15-20 dakika konuşalım ...”,

Sanık İlhan Ekşioğlu kendi savunmalarında da belirttiği üzere tarım değil inşaat sektöründe faaliyet yürütmektedir. Oysa görüşmede “tarladaki işçilerden”, üstelik ŞUBAT ayında ekim yapıldığından söz edilmektedir. Söz konusu konuşmaların bir tarımsal faaliyete ilişkin olmadığı ortadadır. Nitekim sanık Aziz Yıldırım’ın sonraki cümlede “Öğren bir bakayım da çok kötü oynadılar ya,… Ömer Aysan o Diksın tamam mı o Kahe ” sözleri, tarladaki işçilerin, boş zamanlarında tarım işçiliği yapmıyor iseler Manisasporlu futbolcular olduğunu göstermektedir. Sanık İlhan ise, bu defa ekim değil “dikimden” söz etmektedir. Yapılanın “ekim mi yoksa dikim mi” olduğuna bir türlü karar veremeyen sanık İlhan “ne zaman böyle dikim yapsak olmuyor” diyerek, Trabzonspor’un Manisaspor’u 2-1 yenmesi nedeniyle, yapılan teşvik girişiminin sonuç vermediğini sanık Aziz’e iletmektedir.

Yapılan teşvik girişiminin sonuç vermemesi üzerine birden Manisaspor başkanı sanık Kenan Yaralı’ya borç verdiği aklına gelen ve her nasılsa soruşturma aşamasında ne kadar borç verdiğini hatırlamayan sanık Aziz Yıldırım, Tamer Yelkovan’ı arayarak sözde verdiği borç parayı istemektedir. Ancak bunu “Tamer birde şeyde hafta içinde Kenan’ı ara,…Perşembe günü falan de ki o verdiğimiz para vardı ya şeyle ilgili Galatasaray, onunla ilgili bize çekler versin tamam mı,…onu konuşuruz seninle de o çekler alalım onları kullanırız şeye Tolgahan’a kullanırız yani” sözleriyle istemesi karşısında, söz konusu paranın kişisel olarak borç verilen bir miktar olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında Fenerbahçe Mali İşler Müdürü’ne “çekler alalım onları kullanırız şeye Tolgahan’a kullanırız” demesinden, alınan bu paranın kulüp giderleri için kullanılacağı da paranın kişisel hesaptan değil, teşvik amacıyla verildiğini göstermektedir.

22.02.2011 günü saat:09.24’de Aziz Yıldırım’ın, Tamer Yelkovan’ı aradığı görüşme(tape:1382);
Tamer: “…Serkan abinin oraya geldim ,…Başkanım Semih bey aradı da ,…Semih bey aradı da bir otuz beş bin para istedi benden”, Aziz: “Tamam ver ...bütün hepsini toparla nedir ne değildir... şeyi de al İlhan’dan da nereye ne verilmiş hepsini çünkü sonunda bakacağız yani nereye ne verdik”, Tamer: “Hepsini çıkardım zaten başkanım ben”,…Aziz: “Ben sırf şey için gidiyorum ya adama yani biz buraya aktarırsak sen bize ödeyecek misin ödemeyecek misin diye,…sen federasyona bizim durumumuzu da bir çıkar”, Tamer: “Çıkardım onu çıkardım”, Aziz: “ Tamer birde şeyde hafta içinde Kenan’ı ara,…Perşembe günü falan de ki o verdiğimiz para vardı ya şeyle ilgili Galatasaray, onunla ilgili bize çekler versin tamam mı,…onu konuşuruz seninle de o çekler alalım onları kullanırız şeye Tolgahan’a kullanırız yani”,… Tamer: “Ben bugün futbolcuları ödüyorum, basketçileri ödüyoruz işte, hallediyoruz,…İlhan beyin işlerini hallediyoruz”, Aziz: “Tamam öyle yap peki”,

04.03.2011 günü saat:09.57’de AZİZ Yıldırım’ın, Tamer Yelkovan’ı aradığı görüşmede; (tape:1467) ;

Tamer: “Özcan abi önüme bir liste koydu,…çok uzun işte ona bakıyordum”, Aziz: “Kenan’ı ara tamam mı veya ben arayayım ,…ben diyeyim pazartesi günü gel he sen sen o zaman gelince onunla konuş”, Tamer: “Siz bana gönderdinizse ...”, Aziz: “…Ne zaman verdik biz parayı”, Tamer: “Biz 20 gün oldu başkan”, Aziz: “Yani 3 ay olmuş olsun yani,…bende söylerimde sen söyle konuş ...ben şimdi telefonda da söylemek istemiyorum da onun için”, Tamer: Anladım tamam, Aziz: He ben pazartesi gelsin diyeceğim, çünkü ben pazartesi Ankara’dayım ya yokum,…sen konuş tamam mı…gerek yok, o seninle konuşacak de, oldu”. Tamer: “Oldu başkanım peki.”, dendiği belirlenmiştir.

Kenan Yaralı’ya borç veren sanık Aziz Yıldırım, nedense 500.000 Dolar gibi bir miktarı kendi adına değil de kulüp çalışanı üzerinden havale ile göndermiştir. Sürekli arkadaşı olduğunu vurgusunu yapmasına rağmen parayı, Tamer Yelkovan’ın istemesini talep ediyor ve “ben şimdi telefonda da söylemek istemiyorum da onun için” diyerek çekincesini belirtiyor. Bir arkadaşın, verdiği borcu telefonda istemesi, hiç şüphesiz bir başkası aracılığı ile istemesinden çok daha olağan olsa gerektir.

Sanık Kenan Yaralı’ya duruşmada, aldığı paranın kendisinden ne zaman istenildiği sorulduğunda “Ben parayı 2 veya 3 ay sonra, 1 ay, 2 ay, 3 ay, 4 ay taksitle ödeyeceğimi söyledim kendilerine, o şekilde de verdim. Ben bu parayı size 2-3 ay sonra size geriye döndürebilirim çeklerle. 1 ay, 2 ay, 3 ay, 4 ay vadeli olarak diye kendisine baştan söylemiştim” şeklide savunma yapmıştır.
Oysa yukarıdaki tapeden, borcun verildiği anda bu şekilde bir vadelendirme ve ödeme şeklinin belirlenmediği çok nettir. Aksi halde Sanık Aziz, Tamer Yelkovan’a “Yani 3 ay olmuş olsun yani” şeklinde talimat vermemiş olması gerekirdi.

Bir diğer husus Aziz Yıldırım’ın, borç verdiğini söylediği parayı geri istemesi için Tamer’e talimat verdiği tarih 22.02.2011’dir. Sanık Aziz, yakın arkadaşının içinde bulunduğu ekonomik zorluk nedeniyle 10 Şubat tarihinde verdiği 500.000 Dolar borç parayı 12 gün sonra istemesi dahi bu yöndeki savunmanın suçtan kurtulmaya dönük olduğunun açık göstergesidir.
Söz konusu Manisaspor-Trabzonspor müsabakasında, iletişim tutanaklarında adları geçen sanıklar tarafından teşvik fiilinin gerçekleştirildiği sabittir.

Külünkoğlu
02.11.2012, 21:35
28.02.2011 günü saat:13.08’de Aziz Yıldırım’ın, İ.Ekşioğlu’nu aradığı görüşme;

Aziz: “Ben gidiyorum havaalanına,…yarın akşam dönüyorum yani hallet he aman he çok önemli”, İlhan:“Şeyi aradım da isterseniz bir siz konuşabilir misiniz hani size bir şey demiştim ya,…TAMER BEYLE,…DEDİM YA BİR BİR KISIM GÖTÜRMEM LAZIM”, Aziz: “Tamam olur söyleyeyim”, İlhan:“Onu ben sabah hatırlattım ama sizden habersiz o bir şey yapmaz”, (tape:1456)

İlhan Ekşioğlu, Aziz Yıldırım’a şike için Tamer Yelkovan’dan para istediğini söylüyor ve onun da Tamer ile konuşmasını istiyor.

Bu görüşmenin hemen ardından saat:13.09’da Aziz Yıldırım’ın, Tamer Yelkovan’ı aradığı görüşme(tape:1457);

Aziz: “İLHAN SENDEN BİR ŞEY İSTEYECEK,…seni arayacak seninle konuşmuş herhalde ,…O BİR SEYAHATE GİDECEK TAMAM MI,…BİR KONUŞ ONUNLA NE KADARSA BİR HALLETMEYE ÇALIŞ”, Tamer: “Tamam başkanım,…Semih beyde sizinle konuşacaktı ama,…aynı öbürleri gibi bu sefer %100 demiş ama,…ben okey almadan hiç bir şey yapmayacağım demiş”, Aziz: “Zaten verdik geri almadık galiba değil mi,…şey %100’se versin gereğini yapsın”,
"İlhan Ekşioğlu’nun talebi üzerine Tamer’i arayan Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu’nun şike için istediği parayı vermesi söylemektedir.

28.02.2011 günü saat:13.21’de Aziz Yıldırım’ın, İ.Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:1458);

Aziz: “Şey konuştum tamamdır tamam mı,…konuş git onunla konuş yani şey yap hallettik tamam mı”, İlhan:“Tamam başkanım BU HAFTA ALLAH’IN İZNİYLE AÇILIR ARA”, Aziz: “Bu hafta çok önemli YANİ YENERSEK TAMAMDIR,…BEŞİKTAŞ İNŞALLAH ONLARI HALLEDER”,

Yukarıdaki görüşmeden 10 dakika sonra sanık Aziz Yıldırım, İlhan’ı arıyor ve Tamer ile görüştüğünü söyleyerek şike parasını alabileceğini bildiriyor Bunun üzerine İlhan, parayı ne için aldığını ortaya koyan “TAMAM BAŞKANIM BU HAFTA ALLAH’IN İZNİYLE AÇILIR ARA” cümlesini söylüyor. Aziz Yıldırım da 24. haftanın çok önemli olduğunu söyleyerek kendileri Gençlerbirliği’ni yendiklerinde aynı hafta içerisinde Beşiktaş’ın da Trabzonspor’u yenmesini umut etmektedir. Söz konusu görüşmede, Aziz Yıldırım’ın “O BİR SEYAHATE GİDECEK” dediği İlhan Ekşioğlu’nun şike anlaşması için Ankara’ya gideceği tereddüde yer vermeyecek açıklıkta nettir.


07.03.2011 günü saat:17.36’de Aziz Yıldırım’ı, Doğan isimli şahsın aradığı görüşme(tape:1401);
Doğan:“Başkanım dün akşam şey olduk,…mort olduk ”, Aziz: “Bir şey olmaz” , Doğan: “Hiç tereddüdün bile olmasın diyor,…tamamı için diyor ben yani düşünüyorum AMA BU GECE İÇİN HİÇ TEREDDÜDÜN BİLE OLMASIN DİYOR”
Sanık Doğan “dün akşam mort olduk” derken, Trabzonspor’un Beşiktaş’ı mağlup etmesinden söz ederken, “AMA BU GECE İÇİN HİÇ TEREDDÜDÜN BİLE OLMASIN” sözü ile, şike anlaşmasından dolayı Gençlerbirliği müsabakasını mutlaka kazanacaklarını söylemektedir.

19.03.2011 günü saat:20.48’de Aziz Yıldırım’ın, İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:1412);
Aziz: “Ankara’da rahat mıyız”, İlhan: “Rahatız rahat başkanım,… çok rahatız”,

Külünkoğlu
02.11.2012, 21:42
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 2010-2011 Spor Toto Süper Ligi’nde 07.03.2011 tarihinde deplasmanda yaptığı Gençlerbirliği müsabakasından başka sezon sonuna kadar Ankara’da yapacağı müsabaka bulunmadığına göre kendi maçlarına ilişkin rahatlıklarından söz etmedikleri ortadadır.
Savunmalarında, Trabzonspor’un muhtemel teşvik ve şike girişimlerini önlemek için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen sanık Aziz Yıldırım’ın, sanık İlhan’a anılan sözü bu bağlamda söylediği de kabul edilemez.

Şöyleki: Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav tanık olarak tespit edilen duruşmadaki beyanında “FB-GB maçı oynanmadan ya beş ya altı gün evvel bir baktım bana bir mektup geldi. Bu mektupta sayın Nihat Özdemir imzası ile dedi ki, bu hafta oynanacağımız müsabaka ile ilgili TS kulübünden size teşvik geldiği duyumlarını almaktayız. Böyle bir şey var mı diye bana sordu. Bende kendisine ben bu sene olan yani ikinci ayda olan bir olay ben de dedim ki ben 34 senedir kulüp başkanlığı yapıyorum. Hayatımda böyle bir şey yapmadım. Nihat Bey en ufak endişeniz olmasın ben her şeye muktedirim ve en ufak benim olduğum yerde böyle bir şeyin olması mümkün değil dedim” şeklinde beyanda bulunmuş, buna mukabil Trabzon müsabakasına ilişkin Fenerbahçe Kulübü’nden iletilen bir endişenin bulunduğundan söz etmemiştir. Aynı beyanda tanık İ.Cavcav, Fenerbahçe Yöneticisi Nihat Özdemir’den “dostum ve arkadaşım” şeklide söz ettiğine göre adı geçen yöneticinin varsa böyle bir endişeyi de bildirmesi gerektiği izahtan varestedir.

04.04.2011 günü saat:19.41’de Ekşioğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:2009);

İlhan: “Oturuyoruz da şey yapamadık”, Aziz: “Ulaşamadınız” , İlhan: “Yok ulaşılamıyor yani açmıyor numarayı”, Aziz: “Bugün olmaz yarın olur tamam”,
Ali Kıratlı, İlhan Ekşioğlu’na antrenmanda olduğu için Bülent Uygun ile konuşamadığını akşam konuşacağını iletmekte, İlhan ise sanık Aziz Yıldırım’a henüz Bülent Uygun’a ulaşamadıkların söylemektedir.

05.04.2011 günü saat:18.25’de Ali Kıratlı’nın Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2280);

Ali: “Çıktım geliyorum garajdaydım”, İlhan: “Hiç şey yapma bozma şeyini bunla bir yere gidiyoruz şimdi buna bi telefon geldi bu ...dönüp konuşuyoruz…seninle akşam bi telefon yaparız seninle sen tamam perşembe yola gidiyorsun”, Ali: “Ona göre bana söyle ben sabah çıkacağım çünkü”, İlhan: “Sen perşembe gidiyorsun bizim kulübün sponsorluğu ile gitmiyorsun”, Ali: “Senin sponsorluğunla gidiyorum”, İlhan: “Ben hallediyorum fakat Aliciğim…şöyle yapacağız sen o gerisini sen onunla konuşursun halledersin yani Bİ 100 GRAM EKSİK YAPACAĞIZ…AMA SONRA YANİ HALLEDECEĞİZ ONU DA”

Sanık İlhan Ekşioğlu, Ali Kıratlı’ya müsabaka öncesinde Bülent Uygun ve Ümit Karan’a şike için götürdüğü paradan 100 bin doların eksik olduğunu ancak onu da sonradan halledeceklerini söylemektedir.

06.04.2011 günü saat:15.22’de Aziz Yıldırım’ın, Tamer Yelkovan’ı aradığı görüşme(tape:1423);
Tamer: “Merak etmeyin herşeyi hallettik merak etmeyin,…hallettik futbolcuları ödedik”, Aziz: “Bir buçuk geldi mi”, Tamer: “Geldi geldi başkanım,…BİR DE İLHAN BEYİN EMANETİ VARDI ONU DA HALLEDİYORUZ YARINA”, Aziz: “2 milyon aldın mı almadın mı Denizbanktan”, Tamer: “Denizbanktan haber bekliyorum,…finans geldi ya 500-600 bin dolar,...oradan hallettim başkanım birde federasyondan geldi ”,
Sanık Tamer Yelkovan, “BİR DE İLHAN BEYİN EMANETİ VARDI ONU DA HALLEDİYORUZ YARINA” diyerek, İlhan Ekşioğlu’nun, Ali Kıratlı’ya vereceği şike parasını ayarladığını Aziz Yıldırım’a söylemektedir.

20.04.2011 günü saat:18.18’de İ.Ekşioğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:3067);
Aziz: “Yav neredesin kardeşim seni görmeyince işler rast gitmiyor”, İlhan: “Başkanım ben geldim de kulüpte siz çıkmışsınız ya”, Aziz: “İlhan valla bildiğin gibi bu kadar stres bu kadar şey kaldıramıyorum artık,…birde duydum O Pele (Eskişehirsporlu futbolcu Vitor Hugo Gomes Passos’ın lakabı) mele de sakat diye Eskişehir’de”, İlhan: “Öyle diyorlar da o enteresan bir şey yapacak,..kadro yapacakmış he”, Aziz: “..Onu yalandan yapıyor herhalde”, İlhan: “Valla hani dedik ya ona sağlam dur bilmem ne falan”.

Sanık Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu’na Eskişehirspor kadrosunda bulunan Pele Lakaplı Vitor Hugo Gomes Passos’ın sakat olduğu için Trabzonspor’a karşı forma giymeyeceğine ilişkin haberler duyduğunu söylemekte, sanık İlhan ise sanık Bülent Uygun’un kendisine “sağlam dur” dedikleri için bu şekilde bir taktik uyguladığını, yoksa anılan futbolcunun kadroda yer alacağını söylemektedir.
Nitekim adı geçen futbolcu 8 sırt numarası ile ilk on birde takımdaki yerini almış ve doksan dakika boyunca oyunda kalmıştır.

Bu arada sanıklardan Şekip Mosturoğlu ile Sami Dinç, Sezer Öztürk’ü transfer vaadiyle teşvik girişimlerine başlamışlardır.
20.04.2011 günü saat:18.18’de Sami Dinç’in Sezer Öztürk’e gönderdiği mesajda (tape:1856);
“Merhaba Sezer, musait olunca konusalim bu aksam. Senden haber bekliyorum. Sami” yazdığı.

20.04.2011 günü saat:19.38’de AZİZ YILDIRIM’ın Şekip Mosturoğlu’nu aradığı görüşme(tape:1638);

Şekip:“..Konuştum o çocuğun menajeriyle,…oynayacakmış Pele oynayacakmış hiç bir şeyi yokmuş”, Aziz: “Mahsus yapıyorlarmış,…öğrendim öğrendim”.
20.04.2011 günü saat:19.30’da Sami Dinç’in Sezer Öztürk’ü aradığı görüşme(tape:1857);

Sami’nin; “Ha Sezer şimdi konuştum şeyle Şekip abiyle konuştum mevzuyu da” dediği ve kendisinin aracı olduğunu kimseye söylememesini istediği, Sezer’in; “Hı hım yani büyük ihtimalle biz anlaştık sayılır zaten o zaman” dediği, Sami’nin; “Sen kafanda anlaştım diye bak yani artık bitti” dediği.

21.04.2011 günü saat:21.07’de AZİZ YILDIRIM’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2134);

Aziz: “Şekip’in söylediğini duydun mu”, İlhan: “Duydum…Şekip’e ben dün dün söyledim ona onunla bi konuş diye…bizimkini arıyorum bizimki cevap vermiyor şimdi arar beni…ben anlamadım hiçbir şey…Başkanım onunla o Bir Numarayla bana gelen öbürünün haberi var”, Aziz: “Arabaya atla işin yoksa atla gel bu Şipyaninin oteli var ya…Şekip’le orda olacağım gel konuşalım beraber”.

21.04.2011 günü saat:21.08’de Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2671);

Ali’nin; (Ümit Karan’la yaptığı Eskişehirspor’lu futbolcuları kastederek)“…Konuştum şimdi. ..Yavaş yavaş alıyorum diyor hepsini,…bu şey değil ki diyor öyle hepsini alıp da konferans gibi yapamam ki diyor 2-2, 3-3 alıyorum diyorum hepsini diyor…olmaz ki abi diyor konferans gibi diyor ağzı şey olan var diyor düz olan var diyor eğri olan var diyor ağzı olan konuşuyor tercümanlar var diyor 3-3, 4-4 alıyorum diyor şimdi bugün hepsini alacağım diyor…ben diyor haberim var diyor olmaz mı diyor…adamın kendisiyle konuştuk ya bizim bizim yani bizi zan altında bırakacak bir şey yok,…mantıken 20 kişiyi de alıp konuşamazsın abi yabancısı var yerlisi var o var bu var tek” dediği,
Sanık Ali Kıratlı, Ümit Karan ile arasındaki konuşmayı İlhan Ekşioğlu’na aktarmaktadır, teşvik konusunda Ümit’in kimlerle nasıl konuştuğunu bildirmektedir

21.04.2011 günü saat:23.37’de Şekip Mosturoğlu’nun, Aziz Yıldırım’ı aradığı görüşme tape:1642);

Şekip: “…Sami’nin müvekkili geri dönmüş Sami’ye,…bütün davaları almışlar,…bütün herkesle konuşmuşlar hatta işte davalıların bir bölümü demiş ki biz yemin ediyoruz sana vereceğiz davayı,…hepsi sözünü vermiş”, Aziz: “…tamam o zaman peki”, Şekip: “…Sami çok sevinçli davaları almış”.

22.04.2011 günü saat:08.39’da İlhan Ekşioğlu’na Şekip Mosturoğlu’nun gönderdiği mesajlarda;

“Avukat gelip dosya ile ilgili bilgileri vermis. sadece benim muvekkile degil tum davacilara. Benim muvekkil diger davacilarin tumu ile konusmus. Davalari”, “n tamamini bizim avukata vermeye soz vermisler hatta yemin eden olmus.” yazdığı. (tape:3073-3074)

Yukarıda art arda yaptığı mesaj ve telefon görüşmesinde sanık Şekip Mosturoğlu, İlhan Ekşioğlu ve Aziz Yıldırım’ı, teşvik konusunda futbolcular ile görüşülüp görüşülmediği noktasında bilgilendirmektedir.

.04.2011 günü saat:15.21’de Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı, kendisini Sezer Öztürk’le görüştürdüğü görüşme(tape:2800);

İlhan’ın;“…Karşıda bi buluşalım dedi ona gidiyorum şimdi” dediği, Ali’nin;“…Şey yanımda yeni transfer bir şey diyor musun” dediği, görüşmenin devamında Ali’nin telefonu yanında bulunan Sezer Öztürk’e verdiği, Sezer’in; hal hatır sorduğu, İlhan’ın; “…Siz inşallah iyi olunca daha iyi olacağız” dediği, Sezer’in; (Gülüyor) “İnşallah öyle olacak” dediği, İlhan’ın; “… görüşürüz sonra önümüzdeki hafta” dediği.

22.04.2011 günü saat:15.26’da Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2801);
İlhan: “Bugünleri bir aşalım bak neler olacak,…o gün bugündür biliyorsun değil mi”, Ali. “Sen yanına mı gidiyorsun”, İlhan: “He yanına gidiyorum”, Ali: “Söylersin o zaman”, İlhan: “Söyleyeceğim söyleyeceğim”.

İlhan’ın yanına gittiği Aziz Yıldırım’a; yapılan faaliyetlere ilişkin bilgi vereceği, Ali Kıratlı’nın da kendisinden söz etmesini istediği anlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
02.11.2012, 21:45
22.04.2011 günü saat:17.54’de Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2805);
İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU : Alo
ALİ KIRATLI : Ne yapıyorsun başkan
İ.Y.E : Valla şimdi çıktım
A.K : Heh
İ.Y.E : Eve eve doğru gidiyorum
A.K : İyi hayırlı yolculuklar
İ.Y.E : Sağ ol sen
A.K : Ne yaptın konuştun mu
İ.Y.E : Konuştum konuştum
A.K : He ne diyor
İ.Y.E : Tek şeyi sana şey yapıyor aman diyor dikkat etsin diyor şeye ... dikkat etsin diyor
A.K : Neye dikkat edeyim
İ.Y.E : Ya şeye işte ya
A.K : Takılmayayım
İ.Y.E : He he
A.K : He yok canım ya tamam
İ.Y.E : Süper... herşey gayet iyi ama bu biraz totem yapıyor
A.K : Evet
İ.Y.E : İşte dedim ya fazla ...
A.K : E yapacak birşey yok abi orada bizim yapacağımız ... edeceğiz bakacağız ya
İ.Y.E : Evet evet
A.K : Canını sıkma yapacak birşey yok geldik buralara iyi konuşacağız
İ.Y.E : ... mutlu ...
A.K : İnşallah, zaten iki duble viski içiyorum şimdi bir arkadaşımla geldim sakin sakin içeyimde nasıl döneceğiz bakalım hayırlısı bakalım konuşuruz
İ.Y.E : Allah Allah yardımcın olsun
A.K : Tamam tamam görüşürüz sağ
İ.Y.E : Haydi

Söz konusu görüşmede Sanık İlhan Ekşioğlu’nun; basın tarafından görüntülenmemesi için, AZİZ YILDIRIM’ın dikkatli olması konusundaki talimatını Ali Kıratlı’ya ilettiği anlaşılmıştır.

Nitekim Aziz Yıldırım’ın bu korkusu gerçekleşmiş ve Ali Kıratlı basının gündemine düşmüştür. Bu durumu Aziz Yıldırım, Kls 16 Dizi 17 de bulunan 2143 nolu tape de Mehmet Şekip Mosturoğlu ile arasında geçen görüşmede, "bu akşam bunlar yayın yapmışlar Kanal Türk, o Ali Şekerci Ali varya, O Eskişehir'e gitmiş O salak da maça gittiği halde gazetecilere gitmedim demiş, bunlar da Aziz Yıldırım'ın yakın adamlarından biri Eskişehir'e maça gitti diye... abuk subuk şeyler tamam" şeklinde ifade etmiştir.

Sanık Aziz Yıldırım müdafii huzurundaki savcılık ifadesinde; Ali Kıratlı'nın Eskişehir'e neden gittiğini bilmediğini beyan etmiştir. Oysa teşvik konusundaki çalışmaları İlhan Ekşioğlu tarafından kendisine iletildiğinde, basına yakalanmaması yönünde dikkatli olmasını istediği yukarıdaki açıklamadan sabittir. Şu hale göre, Eskişehir’e neden gittiğini bilmediği yönündeki savunmasına itibar etmek mümkün değildir.

Yine iletişimlerinin tespiti çalışmalarına göre; 25.04.2011 günü 12.30 sıralarında sanık Aziz Yıldırım’ın, İ.Ekşioğlu’nu toplantı yapmak üzere Fenerbahçe Stadyumu’na çağırdığı, Ali Kıratlı’nın beklediği esnada Ümit Karan’ın Ali Kıratlı’ya ulaşmaya çalıştığı ancak telefonlarına cevap vermediği, aynı gün saat 17.30‘da toplantı bitiminde İ.Ekşioğlu’nun Ali Kıratlı’yı Fenerbahçe Stadyumu’na davet ettiği bilgisinin alınması üzerine;

Saat: 15.30 sıralarında 34 UGZ 79 plakalı araçla Ali Kıratlı’nın Bağdat Caddesine çıktığı, buradan Kuşdili Cad. Münir Nurettin Selçuk Cad. Cemil Topuzlu Cad. Çetin Emeç Bulvarı üzerinden Bostancı sahil yoluna çıktığı, buradan tekrar Bağdat Caddesi’ne çıktığı ve Şükrü Saraçoğlu Stadı civarına geçerek Pazaryolu Sokak üzerinde bulunan İspark‘ın önünde bir müddet beklediği, daha sonra tekrar hareket ederek Fenerbahçe Mah. Münir Nurettin Selçuk Cad. üzerinde bir tur attıktan sonra tekrar Sükrü Saraçoğlu Stadı civarına geldiği ve stad içerisine girdiği 25.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağı (Kls 28, dizi 295-297 arası) ile anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
02.11.2012, 21:53
Sanık Sami Dinç savcılık ifadesinde; “Burada şunu da söylemek istiyorum. Yıllardır kulüple içli dışlı olmamdan ötürü Aziz Yıldırım'ı yakından tanıma fırsatını buldum, kendisi eğer şampiyonluk gitse, takım hedeften kopsa bütün planlarını, bu bağlamda transfer çalışmalarını askıya alabilecek yapıda bir insandır. Bana okuduğunuz 21.04.2011 günü Sezer ile yaptığım görüşmede bu içeriktedir. Ben Sezer'e transferin birazda Trabzon maçına bağlı olduğunu ima ederken bunu kastettim yoksa Trabzon maçına asılsınlar amaçlı söylenmiş bir söz değildir” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık bu beyanı ile esasen açıkça Sezer’den Trabzon müsabakasında Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak bir oyun çıkarmasını istemektedir. Çünkü, kendisinin söylediği gibi, transfer olması için, Fenerbahçe’nin şampiyon olması gerekmektedir. Zira Fenerbahçe şampiyon olmazsa, sanık Aziz Yıldırım başkanlığı bırakmayacağına göre, prensipleri gereği transfer çalışmalarını askıya alabilecek ve bu bağlamda Sezer’den de vazgeçebilecektir. Sanık Sami’nin, bu konuya dair 1858 nolu tapede geçen görüşmede Sezer’e ne demek istediği, normal zekaya sahip herkesin yorumsuz şekilde anlayabileceği kadar açık ve nettir. Buna göre, Sezer’e yönelik transfer vaadi ile teşvik suçunu işlediği sabittir.

Sanık Tamer Yelkovan müdafi huzurunda alınan kolluktaki ifadesinde; “Daha öncede belirttiğim gibi bana verilen talimatları ben yerine getiriyorum. Ben eğer bir para verdiysem bile bunun ne parası olduğu hakkında bilgim yoktur, Söz konusu parayı Aziz Yıldırım'ın talimatı ile İlhan Yüksel'e verdim. Para tam olarak 400.000 Dolardı. Ama bunun ne amaçla kullanıldığı hakkında bilgim ve ilgim yoktur. İlhan beyin isteği üzerine yine ne amaçla benden istenildiği bilmediğim 250 bin $ paradır. 550 niye bahsettiğimi hatırlayamıyorum. Neyin parası olduğunu bilmiyorum, İlhan Yüksel EKŞİOGLU benden bu şekilde para talep ettiği zaman Aziz Yıldırım'ın talimatını sorarım. Benim Aziz Yıldırım'ın bilgisi olmadan böyle bir ödeme yapmam söz konusu olamaz. ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Beyanlardan da anlaşıldığı üzere sanık Tamer’in, Aziz Yıldırım’dan aldığı talimat ile şike ve teşvik için kulübün parasını verdiği anlaşılmaktadır. Suça konu Eskişehirspor – Trabzonspor müsabakasında teşvik için para verdiği, 11.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağı ve iletişim tespit tutanakları ile sabittir. Şu hale sanığın doğrudan şike faaliyetine dahil olduğuna dair delil bulunmamakla birlikte, şike faaliyetinde kullanılmak üzere Fenerbahçe Kulübüne ait parayı vermesi nedeniyle şike suçuna yardım eden sıfatıyla dahil olduğu anlaşılmış ve bu kapsamda cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 22.04.2011 günü Eskişehir’de oynanan Eskişehirspor–Trabzonspor futbol müsabakası öncesinde, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün, Eskişehirsporlu futbolcu ve teknik adamlarla yakın irtibat halinde oldukları, müsabakadan önce Eskişehirspor futbolcusu Sezer Öztürk'e Şekip Mosturoğlu’nun talimatı ile Sami Dinç tarafından transfer teklifi götürüldüğü ve transferin Trabzon maçına bağlı olduğu belirtilerek transfer vaadiyle teşvik teklif edildiği, ayrıca İlhan Ekşioğlu’nun talimatı ile Ali Kıratlı tarafından Şükrü Ongan’ın da yardımıyla Eskişehirsporlu futbolcu Ümit Karan ve Fenerbahçeli yöneticiler tarafından kendisine “BİZİMKİ” denilen teknik direktör Bülent Uygun’a teşvik teklif edildiği ve anlaşmanın sağlandığı ve müsabaka sonrasında da vaat edilen paraların alındığı,

şu hale göre suç örgütü lideri Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden sanıklar İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Sami Dinç ve Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun teşvik eylemi içerisinde aktif olarak faaliyet yürüttükleri anlaşıldığından, ayrıca sanıklar Bülent Uygun, Ümit Karan ve Şükrü Ongan’ın kendilerini kurtarmaya dönük, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmeyerek cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 07:58
01.05.2011 GÜNÜ OYNANAN FENERBAHÇE – İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR MÜSABAKASINDA ŞİKE YAPILMASI

Spor Toto Süper Ligin 30. hafta maçları sonunda Fenerbahçe ve Trabzonspor'un 72 puanının bulunduğu,ikili averaj sistemine göre Fenerbahçe'nin lig lideri olduğu, 3.sıradaki Bursaspor’un şampiyonluk ümidinin kalmadığı, Fenerbahçe ve Trabzonspor takımlarının şampiyonluk yarışında yalnız kaldıkları, geriye kalan 4 karşılaşmada Fenerbahçe'nin puan kaybetmesi, Trabzonspor'un tüm maçlarını kazanması durumunda Trabzonspor'un şampiyon olacağı,
Bu nedenle, suç örgütü lideri Aziz Yıldırım’ın ligin 31. hafta maçı olan (01.05.2011 günü oynanacak) Fenerbahçe-İstanbul Büyükşehir Belediye Spor maçı öncesinde 26.04.2011 günü Bülent İbrahim İşçen'i, Ahmet Çelebi ile birlikte, İ.B.B. maçında yapılacak şike faaliyetlerinin talimatını vermek amacıyla yanına çağırdığı, Bülent İşçen ve Ahmet Çelebi'nin, Abdullah Başak ile birlikte Fenerbahçe kulübüne giderek Aziz Yıldırım ile görüştükleri, Ahmet Çelebi'nin, Aziz Yıldırım ile yapılan toplantının hemen ardından Yusuf Turanlı'yı aradığı ve acele olarak buluşmak istediği, aynı gün Yusuf Turanlı ve Abdullah Başak'ın Suadiye Cafe isimli işyerinde buluştukları,
Şahısların ayrılmalarının ardından Yusuf Turanlı'nın İ.B.B.sporlu futbolcu İskender Alın'ı arayarak, Fenerbahçe maçı kadrosu hakkında bilgi aldığı, daha sonra yine İ.B.B.Sporlu futbolcular ile irtibata geçerek şike faaliyetine yönelik icraata başladığı,

Bu bağlamda sanıkların, şike anlaşmasının varlığına işaret eden iletişim tespit tutanaklarına bakıldığında;

25.04.2011 günü saat:14.08’de Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun 0532 2139491 nolu telefonu ile Aziz Yıldırım’ın Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1839);
Aziz: “Ne yapıyorsun Bülent”, Bülent: “İyiyim Aziz abicim sen nasılsın”, Aziz: “Yarın öğleden sonra tamam mı bizim Ahmet’i al bana gel”, Bülent: “Tamam abi…Çelebi’yi değil mi abi”, Aziz: “Evet evet al bana gelin”
Bu görüşmenin hemen akabinde saat:14.09’da Ahmet Çelebi’yi, Bülent İbrahim İşçen’in aradığı görüşme (tape:1561);
Bülent: “Yarın öğleden sonra abimin yanına gideceğiz bir Abinin yanına gideceğiz...”, Ahmet:“Benim abimin yanına”, Bülent: “Hayır be oğlum be Aziz Abinin yanına,...salak söyleme kimseye bir şey”.

Ahmet Çelebi, Bülent’in sözünü başta anlamayıp “benim abimin yanına mı” dediğinde Bülent kendisine kızarak görüşmeden kimseye söz etmemesini “salak söyleme kimseye bir şey” sözüyle istemiştir. Kendi beyanı ile Fenerbahçe Kongre üyesi olan bir kişinin (Ahmet Çelebi), kulüp başkanı ile olan görüşmesinden kimseye bahsetmemesini istemek, esasen icraya başlanacak olan şike faaliyetinin gizliliğini sağlamaya yöneliktir.
Bülent İbrahim İşçen’in “salak söyleme kimseye bir şey” şeklindeki tavsiyesini tutmayan sanık Ahmet Çelebi, aşağıdaki telefon görüşmesinden anlaşılacağı üzere kimle görüşeceğini bir başkasına bildirmektedir.

26.04.2011 günü saat:10.54’de, Ahmet Çelebi’yi Okan isimli şahsın aradığı görüşme(tape:1564);
Okan: “Akşam üstü uğrayayım sana gelince sen yerindeysen”, Ahmet: “Tamam telefonlaşalım abi öğleden sonra başkan çağırdı da beni Aziz abi çağırdı beni de öğleden sonra ...kaçta olduğunu bilmiyorum.”

Sanıklar Ahmet Çelebi’nin Bülent İbrahim İşçen’in, Sanık Aziz Yıldırım ile görüşmeye gitmeden önce buluşmalarına yönelik olarak:

26.04.2011 günü saat:15.21’de Ahmet Çelebi’yi Bülent İbrahim İşçen’in aradığı görüşme(tape:1565);
Bülent: “Yarım saate aşağıda buluşalım.. saat dört buçuk gibi buluşalım işte inerken ara beni .... beraber çıkarız işte”.

26.04.2011 günü saat:15.55’de Ahmet Çelebi’nin Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1567);
Ahmet: “Çıktım”, Bülent: “Haydi bende çıkıyorum tamam” .
26.04.2011 günü saat 16:10 sıralarında Ahmet Çelebi’nin Bülent İ. İşçen ile birlikte, 31.haftada oynanacak İ.B.B.Spor - Fenerbahçe müsabakası öncesi, Şükrü Saraçoğlu stadına giderek Aziz Yıldırım ile görüşecekleri ve yapılan teknik takip sonucu bu buluşmaya Abdullah Başak’ın da katılacağı bilgisinin elde edilmesi üzerine başlatılan fiziki takip sonucu tutulan 26.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:279-288 arası);
Güvenlik görevlilerince aynı gün saat:15.30 sıralarında Fenerbahçe-Şükrü Saraçoğlu Stadyumu civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlandığı, saat:16.08’de, içerisinde Ahmet Çelebi ve Abdullah Başak’ın bulunduğu 34 BS 0034 plakalı Range Rover marka aracın Şükrü Saraçoğlu Stadyumuna geldiği ve stad içerisindeki otoparka girdiği, akabinde Ahmet Çelebi ve Abdullah Başak’ın otoparktan yaya olarak çıkarak otopark önünde ayaküstü beklemeye başladıkları, saat:16.32’de 34 VAL 67 plakalı Renault-Fluence marka aracın Şükrü Saraçoğlu Stadyumuna geldiği ve otopark önüne park ettiği, araçtan Bülent İbrahim İşçen’in indiği ve Ahmet Çelebi ile selamlaşarak birlikte kulüp içerisine doğru girdikleri, bir süre sonra Abdullah Başak’ın kulüp içerisine doğru yalnız olarak girdiği, saat:17.05’de Ahmet Çelebi, Abdullah Başak ve Bülent İşçen’in kulüpten beraber çıktıkları, bir süre ayak üstü sohbet ettikleri ve Ahmet Çelebi ve Abdullah Başak’ın otoparkta bulunan geldikleri 34 BS 0034 plakalı araca binerek stadyumdan ayrıldıkları, Bülent İşçen’in ise 34 VAL 67 plakalı aracın bagajına elinde bulunan A4 kâğıdını bıraktığı ve araca binerek Şükrü Saraçoğlu Stadyumundan ayrıldığı anlaşılmış,
Aynı gün saat:16.58’de Ali Kıratlı’nın, Abdullah Başak’ı aradığı (tape:1917) ;
Abdullah: “…Ben kulüpteyim şuan ya”, Ali:” Ne arıyorsun kulüpte”, Abdullah: “Bir işim vardı geldim de, şimdi İlhan abi çıktı, başkanın yanındaydım çıktım şimdi, ben, Bülent abi, Ahmet Çelebi,…neyse konuşuruz abi geliyorum geliyorum,…”, Ali: “Araba gönderiyorum, bir araba gönderiyorum”, şeklindeki görüşme ile de tape kayıtları doğrulanmış, adı geçen kişilerin sanık Aziz Yıldırım ile görüştükleri anlaşılmıştır.
Sanık Ahmet Çelebi, Aziz Yıldırım ile aralarında gerçekleşen bu görüşmenin hemen ardından birkaç dakika sonra saat:17.03’de Yusuf Turanlı’yı aradığı (tape:1568);
Ahmet: “Yeğenim ne yapıyorsun ne var ne yok”, Yusuf: “Bebekteyim abi ya”, Ahmet: “Sen Suadiye Cafeye gelir misin acele”, Yusuf: “Bir şey mi oldu abi önemli bir şey mi”, Ahmet: “ Evet evet,..haydi acele gel”,

Aynı gün saat:18.02’de Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3339);
Ahmet: “Geldin mi”, Yusuf: “Sahil yolundayım abi geliyorum hangi sokaktan girecektim o Suadiye kafeye”.
İçerikli telefonlar ile sanıklardan Yusuf Turanlı’yı acele görüşmek için çağırmaktadır.
Yapılan bu teknik takip sonucu aynı gün Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı ile Suadiye Cafede buluşacaklarının anlaşılması üzerine başlatılan fiziki takip sonucu tutulan 26.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre(Kl:28, Dizi:279-288 arası);
Güvenlik görevlilerce saat:18.00 sıralarında Kadıköy Selim Ragıp Emeç sok No:27 sayılı adreste bulunan Suadiye Cafe-restaurant isimli işyerine geçilmiş, Ahmet Çelebi’ye ait 34 BS 0034 plakalı aracın işyeri önünde park halinde olduğu, işyeri içerisine girildiğinde Ahmet Çelebi’nin girişe göre sol bölümde bulunan masada yalnız olarak oturduğu, saat:18.15’de Yusuf Turanlı’nın Suadiye cafe-restaurant önüne 34 UB 0873 plakalı Ford Fiesta marka araç ile geldiği ve aracı park ettiği, cafe içerisine girdiği ve Ahmet Çelebi ile birlikte işyerinin 2.katına çıktıkları ve tape içeriğinin doğrulandığı anlaşılmıştır.

Sanıklar Ahmet Çelebi ve Yusuf Turanlı’nın buluşup görüşmelerinin hemen ardından Yusuf Turanlı’nın,

26.04.2011 günü saat:20.14’de İbrahim Akın’ı aradığı görüşme(tape:3342);
Yusuf; “Etilerdeyim gel,…gel iki dakika uğra bana bir çaya”, İbrahim; “Neredesin ki”, Yusuf; “Big Şefteyiz gel iki dakika uğra”, İbrahim; “Tamam”.
26.04.2011 günü saat:22.07’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3567);
İbrahim; “Orada mısın”, Yusuf; “Ha ha gel”, İbrahim; “Geliyorum hadi hemen”,

Söz konusu iletişim tespit tutanaklarından, sanık Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın ile Etiler Big Chefs Restaurant’ta buluşacaklarının anlaşılması üzerine başlatılan fiziki takip sonucu tutulan 26.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:279-288 arası);
Güvenlik görevlilerince saat:21.35 sıralarında Beşiktaş Nispetiye Cd. No:89 da faaliyet gösteren Big Chefs isimlirestauranta geçilmiş, içeriye girildiğinde girişe göre sol tarafta bulunan bahçe bölümündeki masalardan birinde Yusuf Turanlı, Beşiktaş Futbol takımında forma giyen İbrahim Toraman ile O. B. isimli şahısların birlikte oturup sohbet ettikleri, bir süre sonra İbrahim Toraman’ın vedalaşarak ayrıldığı, Yusuf Turanlı ve O. B.’nin ise oturmaya devam ettikleri, saat:22.19’da 34 THF 09 plakalı ticari taksi ile İbrahim Akın’ın gelerek Big Chefs restauranta girdiği, Yusuf Turanlı’nın oturduğu yerden kalkarak İbrahim Akın’ı karşıladığı, bu esnada yanlarına bir şahsın geldiği, hep birlikte aynı masaya oturdukları, O. B.’nin vedalaşarak ayrıldığı, bir süre sonra diğer şahsın telefonla görüşme yaptığı sırada Yusuf Turanlı’nın, İbrahim Akın’ın kulağına eğilerek bir şeyler söylediği, akabinde de şahısların sohbete devam ettikleri, durumu belgeleyen ekli fotoğraflardan da anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:00
Sanıklar Yusuf Turanlı ve İbrahim Akın’ın buluşup görüşmelerinin hemen ardından Yusuf Turanlı’nın,

26.04.2011 günü saat:23.01’de Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:3343);
Ahmet’in Suadiye’de olduğunu belirttiği, Yusuf: “Abi şey yapalım tamam yani sen nasıl diyorsan odur yani anladın mı”, Ahmet: “Tamam peki kardeşim”, Yusuf: “Tamam mı abiciğim sen ne diyorsan odur” Ahmet; “Tamam tamam gülüm” Yusuf: “Sen ne zaman diyorsan beraber şey yaparız gideriz yan” Ahmet: “Tamam tamam abiciğim”.
Söz konusu görüşme ile, sanık Aziz Yıldırım’ın yaptığı toplantı ile kararlaştırılan teklifin Sanık Yusuf Turanlı aracılığı ile İBB Sporlu İbrahim Akın’a iletildiği ve bu bilginin İ. Akın ile görüşmesinin ardından Yusuf tarafından Ahmet Çelebi’ye bilgi olarak aktarıldığı anlaşılmaktadır.

Sanık Yusuf Turanlı, durumu Ahmet Çelebi’ye bildirmesinin hemen akabinde saat:23.11’de İbrahim Akın’a;
“Ole olması daha hayırlı:) hayır yaparsın bol bol saga sola:) (tape:3344)” şeklinde mesaj göndermiştir.

Aşağıdaki TAPE’den anlaşılacağı üzere hayırsever kişiliği Sanık Yusuf tarafından bilindiğinden söz konusu mesaj ile sanık İbrahim Akın ile yapılan şike anlaşmasını kuvvetlendirmeye ve anlaşma ile belirlenen miktarı kabul ettirmeye çalışmaktadır.

İbrahim Akın’ın ise buna karşılık saat:23.12’de Yusuf Turanlı’ya gönderdiği(tape:3345);
“:))” şeklindeki mesaj ile gülerek karşılık verdiği anlaşılmaktadır.

İbrahim Akın bu mesajın hemen ardından adeta Yusuf Turanlı’nın, kendisine yönelik hayır yapma noktasında tespitini doğrular nitelikte Erzurum’da ikamet eden emekli imam Tanık Ahmet Kangı’yı aramıştır.

26.04.2011 günü saat:23.15’te İbrahim Akın’ın X Şahsı (TANIK AHMET KANGI)aradığı görüşme(tape:3568);
İbrahim: “Hocam bir şey sormam lazım sana ya şimdi bizim hafta sonu Fener’le maçımız var ya, demişler ki İbo gol atmasın, yüz bin dolar para verelimona diye”, X Şahıs: “ İyi ne yapacaksın”, İbrahim: “Ben de sana soruyorum dedim hocam bu adamlarına sor diye yani ne yapmamız lazım diye”, X Şahıs: “Sizin takımın kaptanı hocası ne diyor”, İbrahim: “Onlar bir şey diyemiyor hocam Fenerbahçeli oldukları için onlarda bana kalkıp oynama veya gol atma diyemiyorlar başkası tarafından söyleniyor bu.. yani bana gol atma diyorlar yani”, X Şahıs: “İyi tamam yani böyle şeyler günümüzde futbol camiasında var değil mi böyle şeyler”, İbrahim: “Var var ama hocam işte ben de sana soruyorum yani kötü olur mu diye…yani para var yani işin ucunda, ama sonucunda diyorlar ki işte şu şunu yapma”, X Şahıs: “Efendim yani onda bir şey yok ki ya bu gönül rıza olan bir şey yani sen gol atmayacaksın yerine para verecekler…tabi ya onda bir şey yok yani bunda bir sakınca yok canım niye olsun yani baya başkaları duymasın önemli değil…bizim burada benim köyde baba türbesi var ya Köy babada…orda var çok fakirler var yaparsın bu kurban keseriz orda yedirirsin”, İbrahim: “Ben atmayım ama ilerde başıma bela almayım yani bu konuda hani basın için değil yani hani böyle bir şey yaptık işte sonra Allah cezalandırmasın yani bizi”.

Söz konusu görüşme ile sanık İbrahim Akın, şike anlaşması sonucu alacağı para (yüz bin dolar) için dini bilgisine güvendiği ve tanıdığı olan emekli imam Tanık Ahmet Kangı’dan fetva almıştır.

Tanık Ahmet Kangı talimatla alınan beyanında; “İbrahim Akın kendisine para teklif edildiğini bana söyledi, ben de transfer ücreti olarak düşündüğüm için sakıncası yok dedim, bu konuda niye benden fetva aldığı konusunda bilgim yoktur, İbrahim Akın ile 26.04.2011 tarihi saat;23.15'de yapmış olduğum telefon görüşmesinin içeriğini kabul ediyorum; ancak bahsettiğim gibi şike için olduğunu anlamadığımdan dolayı sakıncası olmadığını söyledim” demiştir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:00
Sanık İbrahim’in aldığı bu fetva sonrasında aynı dakika içerisinde saat:23.19’da Yusuf Turanlı’ya gönderdiği mesajlarda(tape:3569-3346);
“verildi abi :)”, “Ok verildi abi :)” yazdığı ve şike teklifine onay verdiği ve anlaşmanın yapıldığı anlaşılmıştır.

Sanık İbrahim’den onay alan Yusuf Turanlı duruma sevinerek bir dakika sonra saat:23.20’de İbrahim Akın'a gönderdiği (tape:3370);
"Tamamdır harıka:) yarın aksam bulusuruz senle" mesajıyla karşılık vermiş,

Aynı dakika içerisinde bu defa İbrahim Akın, Yusuf Turanlı’ya “Ok” şeklinde (tape:3348) mesaj göndermiştir.

27.04.2011 günü saat:02.48’de İbrahim Akın, Yusuf Turanlı’ya gönderdiği mesajda(tape:3349);
“100 dolar degil 100 euro abi ole dedi ;)” yazdığı ve fetva alırken söylediği 100 bin Dolar yerine aynı miktarda Euro isteğini iletmektedir.

27.04.2011 günü saat:13.02’de Yusuf Turanlı’nın Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:3350);
Yusuf: “Sen gittin mi abi oraya”, Ahmet: “…Yok cuma günü”, Yusuf: “…Oraya gitmeyecek misin konuştun ya sen onu söylüyorum,…sabahtan görüşür müyüz” Ahmet: “…Tamam tamam”, Yusuf: “Tamam yani, akşam görüşelim olmadı ben gelirim senin yanına”, Ahmet: “Ya bi gel yanıma ya”, Yusuf: “Akşam, akşam üzeri akşam gelirim yanına, sen bu tarafa geçmeyecek misin abi ya”
Söz konusu görüşme ile Yusuf Turanlı, Ahmet Çelebi’ye, şike anlaşması konusunda Aziz Yıldırım ile görüşüp görüşmediğini sormaktadır. Zira aşağıda kronolojik olarak değerlendirilen tapeler ve fiziki takip tutanakları ile Ahmet Çelebi’nin “Cuma günü” dediği görüşmenin Aziz Yıldırım ile gerçekleşen görüşme olduğu anlaşılmaktadır.

Sanık İbrahim Akın’ın 27.04.2011 günü saat:13.24’de Yusuf Turanlı’ya gönderdiği tape:3351);
“Yusuf abi 100 bin euro yaptin mi :)”mesajı ile yeniden para miktarının artırılıp artırılmadığını sormakta,


Bir dakika sonra saat:13.25’de Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’a gönderdiği (tape:3352);
“Yok daha konusmadım aksam gıdıcem oraya kardesımm:) :) gec saate dogru:)” mesajı ile bu konuyu akşam konuşacağını söylemektedir. Yukarıda değerlendirilen 3350 nolu tapeden anlaşıldığı üzere sanık Yusuf Turanlı’nın akşam görüşeceği kişi Ahmet Çelebi’dir. Zira aldığı talimat üzerine şike teklifini İbrahim Akın’a iletmesi için Yusuf ile muhatap olan kişi anılan sanıktır. Yusuf, Ahmet ile görüşmeden İbrahim’in istediği miktar konusunda bir şey söylemek istememektedir.

Bu mesajdan bir dakika sonra saat:13.26’da İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’ya mesaj gönderdiği(tape:3353);
“Kabul etmiyorum baska :)” diyerek, görüşeceği kişiye bu durumu iletmesini söylemekte, Dolar yerine Euro isteğini ısrarla vurgulamaktadır.

27.04.2011 günü saat:13.34’de İlhan Ekşioğlu’nun, Cemil Turhan’ı aradığı görüşme(tape:3089);
Cemil (hasta olduğunu ve evde yattığını, programının çok yoğun olduğunu söyleyip): “…Yav yarın .. için ...saat 6’da buluşuyorum,…yarın ikisi de varda biri 6’da biri 8’de”, İlhan: “…Mehmet mi”, Cemil: “Evet,…6’da o zaten 6 gelecek ya 5 buçuk 6’ya doğru gelecek, …gelecek eve gelirken bana gelecek”, İlhan: “O da gelsin çünkü şey öbürünü göndermemiz lazım hemen ya”, Cemil: "Ben şeyi söylüyorum İstanbul’dakileri söylüyorum,…akşama gelince görüşürüz”.
Sanıklar İlhan Yüksel Ekşioğlu ile Turhan, Ankaragücü maçına yönelik şike faaliyetleri ile ilgili olarak konuştukları anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Cemil Turhan'ın "İstanbul'dakileri söylüyorum" derken ayrıca bir faaliyet içerisinde bulunduğu, bu kişinin de İstanbulspor oyuncusu Can Arat olduğu anlaşılmaktadır. Aynı mahiyette bir görüşme aşağıda belirtilen 3093 nolu tapede de geçmektedir.

27.04.2011 günü saat:17.08’de Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme;
Yusuf’un Silivri’den çıktığını belirttiği, Ahmet’in problem olmadığını söylediği, Yusuf; “Tamam çünkü yani ben şey yaptım ondan sonra şey”, Ahmet; “…Onu geç ya geç onu sen boş ver,…ben sana cuma günü şey yapacağım” (tape:3357)

27.04.2011 günü saat:21.49’da İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3570);
İbrahim; “Ha ne oldu bizim iş hallettin mi”, Yusuf; “Şeyi adamla yarın buluşcam,…ya öbürü de fena değil canım ya”, İbrahim: “Yok olmaz kabul etmiyorum” dediği, Yusuf: “Şey yapacam ya konuşcam ben”
Bu konuşma içeriğinden de anlaşıldığı üzere; İbrahim 100 bin Dolar yerine 100 Euro isteğinin halledilip halledilmediğini sorarken, Yusuf Turanlı yine 3357 nolu tapeden de sabit olduğu üzere Ahmet Çelebi ile bu hususu Cuma günü konuşacağını ancak 100 bin Dolar’ın da iyi bir miktar olduğunu (öbürü de fena değil) söylemektedir.

28.04.2011 günü saat:20.28’de İbrahim Akın’ın Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3573);
İbrahim: “Bir tane at buldum bir tane, 125 milyar at ikili İngiliz”, Fahri: “…Ne diyorsun ya”, İbrahim: “Valla bak verin 125 alın bu atı dedi başka bir şey de söylemiyorum size dedi hep bu şampiyonları elimden alıyorsunuz benim dedi bunu alın bari dedi valla bak, Ben dedim bana bir hafta on gün müddet ver dedim” Fahri: “Haftaya … alırsın”, İbrahim: “Bu şey var ya benim bu hafta var ya maç,…şey yapıyorlar bana işte hani anlarsın ya”, Fahri: “Ekstra hı”, İbrahim: “Ha ama şey için yapıyorlar tam tersi”, Fahri: “Allah çarpsın de” İbrahim: “Anladın, hee”, Fahri: “Kim Beşik mi, Beşiktaş mı ” İbrahim: “Hayır canım hayır hayır öyle işte ya anladın mı” Fahri: “Bu hafta sizin maç kimle”, İbrahim: “Kimle oğlum biz bu hafta kimle oynuyoruz” Fahri: “Siz Belediye şeyle oynuyorsunuz Fener le”, İbrahim: “Ha işte öyle bir şey var”, Fahri: “İnşallah koyarsın 2 tane iyi hazırlan bari..”, İbrahim: “Ama onun için değil tam tersi için”, Fahri:“Fenerden mi”, İbrahim:“Ha, Bu gün haber gelecek ya ben, gönderirler belki”,
Yarış atlarına ilgisi olan sanık İbrahim Akın, arkadaşı Fahri Tatan ile 125 milyara İngiliz atı bulduğunu, satın almak için bir hafta süre istediğini, Fenerbahçe ile yapacağı maçta kendisine gol atmaması, iyi oynamaması karşılığında verilecek şike parası ile söz konusu atı almayı düşündüğünü söylemektedir.

Fahri Tatan 15.08.2011 tarihli kolluk ifadesinde (Kls 66 dizi 206); “Fenerbahçe’nin İbrahim Akın’a şike amaçlı para vereceği teklifi geldiğini anladığını, 3584 nolu tapede “CUMAYA MI alıyorsun paraları” ile laf almaya çalıştığı konunun Fenerbahçe’nin teklif ettiği şike olduğunu beyan etmiş, aynı tarihli savcılık ifadesinde de bu hususları yinelemiş, şike parasını almak için buluşmaya gittiğini bildiğini ancak alıp almadığını bilmediğini bildirmiştir.

İletişim tespiti tutanaklarından Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı ile; sahibi olduğu Ümraniye Mithatpaşa Caddesinde bulunan Berke Petrol Ofisi isimli işyerinde bir araya geleceklerinin anlaşılması üzerine başlatılan fiziki takip sonucu tutulan 28.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:275-278 arası);
Güvenlik görevlilerce 28.04.2011 günü saat:13.20 sıralarında Berke Petrol Ofisi isimli yere geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, Petrol Ofisi içerisinde Ahmet Çelebi’nin kullandığı 34 BS 0034 plakalı aracın park halinde olduğu, saat:13.32’de Petrol Ofisi içerisindeki işyerinden Yusuf Turanlı’nın çıktığı ve yine benzinlik içerisinde park halindeki 34 YSF 32 plakalı mavi renkli BMW marka araca binerek ayrıldığı anlaşılmıştır.

28.04.2011 günü saat:21.29’da İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3358);
İbrahim: “Haber vermedin hiç”, Yusuf:“…Onda sıkıntı yok yarın arayacaklar beni,…ben söyledim yarın halletmemiz lazım diye”, İbrahim: “…Öyle olmaz,…yoksa bak acayibim ha”, Yusuf: “…Yarın dedim halledin dedim yoksa dedim ben karışamam dedim…”, İbrahim: “Tamam o zaman gelirim ben yarın oraya”.
Sanık İbrahim Akın, Yusuf Turanlı’ya şike anlaşmasına konu 100 bin Dolar yerine 100 bin Euro ile ilgili haber vermediğini söylediği, Yusuf’un da, gerek 3357 nolu Tape’de Ahmet Çelebi’nin kendisine, “…cuma günü (29.04.2011) şey yapacağım (tarih 27.04.2011)” şeklinde söylemesi ve gerekse de Berke Petrol Ofisi isimli işyerinde Ahmet Çelebi ile bir araya gelmesi üzerine “onda sıkıntı yok yarın arayacaklar (tarih 28.04.2011)” şeklindebilgi verdiğianlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:05
28.04.2011 günü saat:21.33’de Bülent İbrahim İşçen’in, Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:1573);
Ahmet:“...Köy tarafındayım sen neredesin”, Bülent:“...Bende işte aşağıda sahil ...doğru gidiyorum”, Ahmet: “Kahve içeriz veya yarın tamam yarın görüşelim,.., yarın konuşalım yani görüştün mü sen”, Bülent: “Yarın gidelim işte bilet almaya gideceğim orada görüşürüz”. Ahmet: “İyi tamam benim de gelmem lazım…var”

Bu görüşmede Ahmet Çelebi, Bülent İbrahim İşçen’den Aziz Yıldırım ile görüşmeye kendisini de gitmesi gerektiğini bildirmektedir. Zira; İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı aracılığı ile 100 bin Dolar yerine 100 bir Euro talebini iletmesi gerekmektedir.

29.04.2011 günü saat:13.45’de Yusuf Turanlı’nın, Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:1575);
Yusuf: “Patron ne yapıyorsun”, Ahmet: “Ne yapayım abiciğim sen ne yapıyorsun, Yusuf: “..şeydesin herhalde Caddede”, Ahmet: “E işte telefonunu bekliyorum”, Yusuf: Ha anladım abi iyi” Ahmet: “Tamam ben arayacağım seni”

Sanık Ahmet Çelebi, şike anlaşmasına ilişkin olarak Aziz Yıldırım’ın telefonunu beklediğini söylerken, isim geçmemesine karşın Yusuf “Ha anladım abi” diyerek durumu anlamakta, Ahmet Çelebi gelişme sonrasında Yusuf’u arayacağını söylemektedir.

29.04.2011 günü saat:15.35’de Yusuf Turanlı’nın Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:1577);
Ahmet: “Yarın 5 buçuk 6’da görüşeceğim”, Yusuf: “Ha traşın bitti yani,.. konuştuysanbeş buçukta gideceğim”, Ahmet: “Hayır biriyle konuştum da,..,O dedi o saatlerde ol diye”.
Sanık Yusuf, Ahmet Çelebi’nin görüşmeyi yapıp yapmadığını merak ettiği, yapmış ise sanık İbrahim ile görüşmeye gideceğini söylemekte, Ahmet Çelebi ise aşağıdaki tapeden de anlaşılacağı üzere Aziz Yıldırım henüz gelmediğinden görüşme yapamadığını ve yarın görüşeceği saati söylemektedir.

29.04.2011 günü saat:15.38’de Ahmet Çelebi’yi Bülent İbrahim İşçen’in aradığı görüşme(tape:1578);
Bülent: “Ahmet daha gelmemiş inmiş uçaktan ama daha gelmemiş kulübe haber verecekler ben takip ediyorum”, Ahmet: “Anladım,..ben Erenköydeydim istasyona doğru geçiyoruz”,

Sanık Ahmet Çelebi, şike parasına ilişkin olarak Aziz Yıldırım ile görüşmek için Bülent İbrahim İşçen ile irtibata geçtiği, Bülent İbrahim’in de Aziz Yıldırım’ın uçaktan indiğini ama henüz kulübe geçmediğini, kulübe geçtiğinde kendisine haber vereceklerini söylemektedir.

Bu görüşmenin ardından,
29.04.2011 günü saat:15.55’de Bülent İbrahim İşçen’in AzizYıldırım’ı aradığı görüşme(tape:1671);
Bülent:“Abiciğim nasılsın hoş geldin”, Aziz: “İyidir hoş bulduk”, ”Bülent: “Abi, o gün beraber konuştuğumuz arkadaş bir şeyler konuşaçakmış seninle de”, Aziz:“Tamam bi yarım saat sonra ben kulübe geçerim”, Bülent: “Tamam, Kulübe geçelim tamam abi, peki”

Sanık Bülent İbrahim, Aziz Yıldırım’ı arayarak “o gün beraber konuştuğumuz arkadaş” diye kastettiği Ahmet Çelebi’nin, bir şeyler konuşacağını söylediği, Aziz Yıldırım’ın da tamam diyerek kulüpte konuşabileceklerini söylemektedir.
Bülent İbrahim, Aziz Yıldırım ile arasındaki 25 saniye süren bu görüşmenin hemen ardından aynı dakika içerisinde, saat:15.56’da Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:1579);
Bülent: “Pıt pıt, kırk beş dakika sonra yarım saat kırk beş dakika sonra bu aşağıda buluşacağız ona göre inersin aşağıya”, Ahmet: “Tamam”

Sanık Bülent, Aziz Yıldırım tarafından malûm “o gün beraber konuştuğumuz arkadaş” tabir ettiği Ahmet’e, Aziz Yıldırım ile yapacakları görüşme nedeniyle buluşmak için saat ve yer belirtmektedir.

29.04.2011 günü saat:16.42’de Ahmet Çelebi’yi Bülent İ. İşçen’in aradığı görüşme(tape:1580);
Ahmet: “Çıktım yola geliyorum”, Bülent: “İyi haydi aşağıda buluşalım”.

29.04.2011 günü saat: 17.12’de Tamer Yelkovan/Aziz Yıldırım’ın Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1909);
Bülent: “Alo”, Tamer: “Bülent”, Bülent: “Efendim” Tamer: “Bir dakika başkanım görüşecek” (Tamer Yelkovan telefonu Aziz Yıldırım’a veriyor), Aziz; “Oğlum neredesin”, Bülent: “Geldim abi kapıdayım iki dakikaya oradayım”

Sanık Aziz Yıldırım, Tamer Yelkovan’ın telefonu ile onun yanında, şike ile ilgili olarak Bülent İbrahim ile görüşmektedir.
29.04.2011 günü saat:17.14’de Ahmet Çelebi’nin Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1581);
Bülent: “Geldim ışıklardayım”, Ahmet: “İyi tamam oldu” .

İletişim tespit çalışmalarına göre; İbrahim Bülent İşçen ve Ahmet Çelebi’nin Fenerbahçe stadyumuna geçerek Aziz Yıldırım’ın gelmesini bekledikleri ve Dereağzı tesislerinde bir araya gelecekleri bilgisinin alınması üzerine başlatılan fiziki takip sonucu tutulan 29.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:27, Dizi:264-274 arası)
Güvenlik görevlilerce 29.04.2011 günü saat:12.30 sıralarında Stad civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, saat:16.45’de Ahmet Çelebi ve yanındaki iki şahsın 34 BS 0034 plakalı araçla stadın önüne geldiği, Ahmet Çelebi’nin araçtan inerek stadın içerisine girdiği, diğer iki şahsın araçlarını park ederek stadın altında bulunan Fenerium Alışveriş Merkezi’ne girdikleri ve alışveriş yaptıkları, saat:16.53’de Bülent İşçen’in 34 VAL 67 plakalı araçla geldiği ve stad içerisinde bulunan otoparka girdiği, saat:17.20’de Aziz Yıldırım, Ahmet Çelebi ve Bülent İşçen’in stad otoparkında hep beraber görüştükleri, Aziz Yıldırım’ın 34 GHA 50 plakalı araçla çıktığı, Ahmet Çelebi ve Bülent İşçen’in birlikte çıkarak, geldikleri kendi araçlarıyla aynı yöne doğru hareket ettikleri, saat:17.30’da Ahmet Çelebi’nin 34 BS 0034 plakalı araçla, Bülent İşçen’in ise 34 VAL 67 plakalı araçla Dereağzı tesislerine giriş yaptıkları, Tamer Yelkovan ve yanındaki şahıslarla sohbet ettikleri, saat:18.00’de Bülent İşçen’in 34 VAL 67 plakalı araçla, Ahmet Çelebi’nin ise 34 BS 0034 plakalı araçla Dereağzı tesislerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

Şikeye yönelik bu görüşme sırasında kulübün mali işler müdürü olan sanık Tamer’in de hazır bulunduğunda şüphe yoktur.

29.04.2011 günü saat:17.29’da İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3361);
İbrahim: “Yusuf Abi, bunu şey nakit mi alacaksın”, Yusuf:“…Konuşacağım şey yapma tamam, …konuşacağım ben bugün akşam ona göre haber vereceğim zaten”.

29.04.2011 günü saat:17.32’de Yusuf Turanlı’nın Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:3362);
Ahmet: “Ne yapıyorsun neredesin”, Yusuf: “Etiler’de”, Ahmet: “Bu tarafa o zaman geçtiğinde haber et” Yusuf: “Geçeyim mi yani” Ahmet: “Geç” Yusuf: “Nereye geleyim” Ahmet: “Fenerbahçe Dereağzı varya oraya doğru gel” .
29.04.2011 günü saat:18.13’de Yusuf Turanlı’yı Ahmet Çelebi’nin aradığı görüşme(tape:3363);
Yusuf: “Stadın önündeyim abi”, Ahmet: “…O hani chocklet var ya,…eski Çaklıt,…onun önünde seni bekliyorum”, Yusuf: “Tamam abi geliyorum” .
29.04.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:27, Dizi:264-274 arası) devam eden teknik çalışmalarda; Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı’yı Chocolate cafeye davet ettiği bilgisinin alınması üzerine; güvenlik görevlilerce yapılan takipte saat:18.15’de Kadıköy Münir Nurettin Selçuk Cd Kalamış İskelesi civarında Ahmet Çelebi ve Yusuf Turanlı’nın buluştukları ve bir müddet ayaküstü sohbet ettikleri anlaşılmıştır.

29.04.2011 günü saat:19.47’de İbrahim Akın’ın Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3576);
İbrahim: “Bugün de işte şey alacam işte bakalım,…altılı var ya,…bugün verecekler ya”… Fahri: “İbo sen yarın sen Pazar oynayabilecek misin sakatmışsın herhalde”, İbrahim: “Ha sakatım biraz ayağımda şey var ya”, Fahri: “O altılıdan aldığın para ne oldu”, İbrahim: “Gidiyorum şimdi bakacam bekliyorlar”, Fahri: “Yüz misli mi yakalamıştın”, İbrahim: “Ha,…yok şeye şey yaparız ben bu gün gidiyorum ya şimdi,…ordan yollarım ben sana,…15”,

Sanık İbrahim, Fahri Tatan’a şike anlaşmasından alacağı paradan söz etmektedir.

29.04.2011 günü saat:20.54’te İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3578);
İbrahim: “Akmerkez’deyim”, Yusuf: “Yemedim nerde yeriz,…ben hazırım ya istediğin zaman gidebiliriz”, İbrahim: “Devre arası mı gidelim”…İskender o zaman onlar sonra gelir abi bizim yanımıza biz geçelim o zaman”

Sanık İbrahim Akın, yanında kimse olmadan Yusuf Turanlı ile görüşmek istemektedir. Bu arada yalnız İbrahim Akın’la yapılan şike anlaşması ile yetinmek istemeyen Aziz Yıldırım, aşağıdaki görüşme içeriğinden anlaşıldığı üzere Cemil Turhan üzerinden eski futbolcuları Can Arat’a ulaşılıp ulaşılmadığını araştırmaktadır.

29.04.2011 günü saat:21.18’de AzizYıldırım’ın Serkan Acar’ı aradığı görüşme(tape:1673);
Aziz: “…Cemil’le konuşabildin mi,…konuşmuş mu arkadaşla”, Serkan: “O bizden gidenle konuşmuş,…uzunla, evet”, Aziz: “..Tamam yani problem yok”, Serkan: “Konuşmuş evet,…öbürü oynamıyor zaten”.

29.04.2011 günü saat:21.19’da Aziz Yıldırım’la Cemil Turhan’ın yaptığı görüşme;
Aziz: “…Aradı mı seni ne yaptın”, Cemil (aradığını belirterek): “…Şimdi bayide gördüm bayiden çıktılar”, Aziz: “Yarın konuşalım…Uzun’la şey yaptın mı görüştün mü,…tamam yarın görüşelim”. (tape:1674)

29.04.2011 günü saat:21.54’de Abdullah Başak/Ahmet Çelebi’nin Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1920) ;
Abdullah: “Ali abiyi bıraktım şeye de Fener..döndüm Suadiye kafedeyim”, (Abdullah Başak telefonu Ahmet Çelebi’ye veriyor), Ahmet: “Benim şimdi yarın görüşmem lazım 11’de nerede olacaktı Dereağzında mı”, Bülent: “He 12’de 1’de olur o ...gideriz sabahleyin işte uyanınca,..Dereağzında olmayacak,..başka yerde o şeyde kulüpte divan var,..tabi Divan kartı kartı olması lazım gideriz biz gireriz bana kimse bir şey diyemez”, Ahmet: “Benim görüşmem lazım,.., görüşmem lazım, acil”, Bülent: “Öğlen dedi ya yarın öğlen gel diye işte”, Bülent: “Git yarın oraya git kulübe 11-12’de git,..anladın mı ya öğlenleyin gideriz işte”.

Sanık Ahmet Çelebi, İbrahim Akın’ın istediği şike parasına ilişkin olarak Aziz Yıldırım ile acil olarak görüşmesi gerektiğini belirtmektedir.

30.04.2011 günü saat:10.20’de İlhan Ekşioğlu’nun Cemil Turhan’ı aradığı görüşme(tape:3093);
İlhan: “Cemil Abi sen uzunla, uzunla hallettin değil mi”, Cemil: “Evet evet” İlhan: “Ha uzunla hallettin”, Cemil: “He”, İlhan: “Tamam tamam öbürleri”, Cemil: “Öbürleri şimdi geliyor çocuklar dün 6 da şey yaptılar işte şimdi o şey bize yakın olan geliyor bana”

Sanık İlhan Yüksel Ekşioğlu, İBB maçı öncesinde Cemil Turhan’a “uzunla hallettin değil mi” diyerek Can Arat ile konuşup konuşmadığını sorduğu gibi aynı zamanda “öbürleri” dediği diğer taraftan Ankaragücü maçı ile ilgili olarak şike faaliyetlerinde bulunan Mehmet Şen ve Yavuz Ağırgöl’ü sorduğu anlaşılmaktadır. (Bu husus ilgili müsabaka içerisinde ayrıca değerlendirilmiştir)

30.04.2011 günü saat:12.49’da Yusuf Turanlı’yı İbrahim Akın’ın aradığı görüşme(tape:3364);

İbrahim; “Ne yapıyorsun Yusuf Abi”, Yusuf: “Haber bekliyorum arayacağım seni,…ben sana haber vereceğim bugün yine”.
Sanık Yusuf Turanlı, İbrahim Akın’ın talebinin kabul edilip edilmediği hususunda haber beklediğini adı geçen sanığa iletmektedir.

30.04.2011 günü saat:12.50’de Yusuf Turanlı’nın Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:3365);
Ahmet’in; beklediğini belirttiği, Yusuf’un; nerde olduğunu sorduğu, Ahmet’in; “Bi yerdeyim bekliyorum” dediği, Yusuf’un, “…Geçeyim mi o tarafa çay ısmarlayacak mısın” dediği, Ahmet’in; “Yok dur ben arayacağım seni” dediği.

Yusuf Turanlı, İbrahim Akın’ın kendisini arayıp şike anlaşması için talep ettiği miktar konusunda haber olup olmadığını sorması üzerine aynı dakika içerisinde hemen Ahmet Çelebi’yi aradığı ve İbrahim Akın’ın talebini sorduğu anlaşılmaktadır.

30.04.2011 günü saat:13.37’de Yusuf Turanlı’yı Ahmet Çelebi’nin aradığı görüşme(tape:3366);
Ahmet’in; “…Geçebilecek misin bu tarafa” dediği, Yusuf: “Geçerim”, Ahmet; “Bi geçte o zaman, Erenköy’e doğru gel ben evin oraya doğru geçiyorum” dediği ve buluşmak için sözleşip yer hakkında konuştukları.

30.04.2011 günü saat:14.50’de Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’ı aradığı görüşme(tape:3367);
Yusuf: “İyi ne var ne yok idman kaçta,…şey cuma günü yok problem yok…Cuma günü gideceğiz Kıbrıs’a, cuma günü şey yapacağız halledeceğiz, ”, İbrahim: “Tamam”, Yusuf: “Tamam mı”.

Aşağıda belirtilecek olan 06.05.2011 tarihli fiziki takip tutanağından da anlaşılacağı üzere, Kıbrıs’a gitme konusunun gerçek ile ilgisini olmadığı, Cuma gününün ise 6 Mayıs’a karşılık geldiği anlaşılmaktadır.


30.04.2011 günü saat:14.51’de Ahmet Çelebi’nin Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:1582);
Bülent: “Caddedeyim ne yapayım işte sen ne yapıyorsun”, Ahmet: “Bir kulübe gideyim mi”, Bülent’in; gitmesini söylediği, Ahmet: “Öğrensene bir oradaysa gideyim” Bülent: “Tamam mı ki öyle mi,..tamam söylerim ona o zaman telefonda ben”, Ahmet: “Ha öyle olmaz deli misinayıp ediyorsun,..sen biliyorsun ama bilmiyorum öyle telefonda şey yapma tamam gidip bildireceğim işte” .

30.04.2011 günü saat:14.53’de Ahmet Çelebi’yi, Bülent İbrahim İşçen’in aradığı görüşme(tape:1583);
Bülent: “Orada, Ahmet”, Ahmet: “Tamam ben gidiyorum”.

30.04.2011 günü saat:15.02’de Yusuf Turanlı’yı İbrahim Akın’ın aradığı görüşme(tape:3368);
İbrahim: “Bu Kıbrıs’ta bizim şey vardı ya hani senet”, Yusuf: “Cuma günü halledeceğiz, ...tamam dediler okey dediler bende tamam dedim…onların sıkışıklık mıkışıklık falan filan cuma günü dediler yani”, İbrahim: “İyi abi”, Yusuf: “Adelen çekiyordur hafif”, İbrahim: “Biraz ağrılar var ayağımda ya”, Yusuf: “Tamam tamam zorlama o kadar o zaman kupa maçı”, İbrahim: “Tamam abi”

Sanık Yusuf yukarıda, Cuma günü Kıbrıs’a gitmekten söz ederken bu defa Kıbrıs’taki senetten söz etmektedir. Akabinde hemen “adelen çekiyordur” şeklinde ilgisiz bir konuya girmiş ve önünde Beşiktaş ile oynayacağı kupa maçından söz ederek kendisini sıkmamasını istemektedir. Özetle Yusuf, İbrahim’e şike anlaşmasının gereği olan parayı Cuma günü alacaklarını ve Fenerbahçe ile oynayacağı maçta kendisini sıkmamasını, iyi oynamamasını istemektedir.

30.04.2011 günü saat:15.02’de Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’a mesaj gönderdiği(tape:3369);
“Tamam yane problem yok rolantı seklı:)” yazdığı, telefon ile söylediği hususu bu defa mesaj ile ilettiği görülmektedir. “:)” işaretinin gülme/mutluluk (şike anlaşmasından kaynaklı) anlamına geldiği, rölanti ile kastedilenin de maçta kendisini sıkmayıp iyi oynamaması anlamında kullanıldığı izahtan varestedir.

30.04.2011 günü saat:17.04’de Can Arat’ın Cemil Turhan’ı aradığı görüşme(tape:1517);
Can: “Abi telefonum değişti…İskender söyleyince jeton düştü benim”, Cemil: “…10 gündür seni arıyorum hastayım ulan yatıyorum arıyorum arıyorum Can bana döner diyorum,…oynuyorsun yarın değil mi”, Can: “…Öyle gözüküyor şu an yani” Cemil: “Oğlum işte sana ...sana bir şey söyleyecek halim yok”, Can: “Yani abi” .

Sanık Cemil Turhan’ın İBB- Fenerbahçe müsabakası öncesinde, Aziz Yıldırım’ın Serkan Acar ve adı geçen sanık ile yaptığı konuşmalarında “uzun” olarak nitelediği Can Arat ile maçta iyi oynamaması konusunda görüşmek istediği, bunu açıkça dile getirmese de, “oğlum işte sana…sana bir şey söyleyecek halim yok” diyerek Can Arat’a durumu ilettiği anlaşılmaktadır.

30.04.2011 günü saat:17.51’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3580);
İbrahim: “Yusuf hocam benim atı almadın mı ya,…olmaz abi öyle ya al onu sen ya”, Yusuf: “Yok yok Cuma alacam dedim ya”, İbrahim:“Olmaz abi öyle ya al onu sen ya” Yusuf: “Ben kesin konuştum yani Senin ondan hiç şeyin olmasın, anladın mı” İbrahim: “Öyle mi”, Yusuf: “Rahat ol yani, ben onu almasam yoksa şey yapar mıyım, öyle şey söyler miyim sana, sen onda hiç şey yapma garanti yani”
Sanık Yusuf yukarıdaki görüşmelerinde, Cuma günü Kıbrıs’a gitmek ve Kıbrıs’taki senetten söz etmesine karşın bu defa Cuma günü at almaktan söz etmektedir. At yarışlarına ve atlara merakını bizzat dile getiren İbrahim, şifreli şekilde şike için alacağı paradan at olarak söz etmektedir.

30.04.2011 günü saat:18.02’de Ahmet Çelebi’yi Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:1584);
Ahmet: “Efendim Yusufcuğum”, Yusuf: “Ben yarın kale arkasında mı izleyeceğim abi maçı”, Ahmet: “Kale arkasında izlersin bir şey olmaz,..yarın gündüz telefonlaşırız”,

30.04.2011 günü saat:19.01’de Aziz Yıldırım’ın, Mehmet Şekip Mosturoğlu’nu aradığı görüşme(tape:1847);
Aziz: “Nasıl gidiyor vaziyetler”, Şekip: “İyi başkanım arkadaşların hepsi ilgili yerlerde…o notunuzu ilettim kendilerine”, Aziz: “O kendi kalesine gol atan”, Şekip: “He onu bilmiyorum başkanım o benle ilgili değil”, Aziz: “Öyle mi iyi peki”.
Sanık Mehmet Şekip Mosturoğlu duruşmadaki savunmasında; “kulüpte hukuk işlerinden sorumlu asbaşkanım, ücret almayan baş hukuk müşaviriyim yani bir hukuk müşavirinin ücret karşılığı yapması gereken işleri ben yönetim kurulu üyesi olduğum için ücretsiz yapıyorum. Yaptığım işler neler. Kulübün leh ve aleyhindeki takip ve davaları vekalet koyarak takip ediyorum. Bağlı şirketlerin hukuksal işlerini yapıyorum. Fenerium markalarının taklit ürünlerinin toplanması ve yasal takip süreçlerini yönetiyorum. FIFA, CAS, TFF yargı organları bölümünde kulübü temsil ediyorum. Burası çok önemli başkanım ki benim yaptığım işin en önemli kısmı bu. Sporcu sözleşmelerini hazırlıyorum ve bu sözleşmelerin hazırlanma müzakerelerine bilfiil katılıyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur. Kulüpteki görevi bu olan bir yöneticiye, kulüp başkanının kendi oyuncuları olmayan “o kendi kalesine gol atan” şeklinde tabir ettiği Can Arat ile ilgili, böyle bir cümle kurmasının, Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun yönetimdeki görevi ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. “arkadaşların hepsi ilgili yerlerde” derken şike/teşvik faaliyetlerinden sanık Şekip’in de haberdar olduğu, esasen sanıklar arasında eylemli paylaşım ve fonksiyonel işbirliği bulunduğu açıktır. Nitekim Aziz Yıldırım, bu süreci yöneten kişi olarak yapılan faaliyetlerden bilgi almaktadır.
Sanık Aziz Yıldırım, Can Arat’ın duruşma tanık olarak ifadesi alındığı sırada konuşmalarının adın geçen kişi ile ilgili değil takımlarında forma giyen EDU ile ilgili olduğunu söylemektedir.
Aynı konuda sanık İlhan Ekşioğlu duruşmadaki savunmasında; “Bu konuşmada (aşağıdaki tape:3094) Aziz Yıldırım’ın kendi kalesine golü atan diye bahsettiği futbolcu, biz de zannediyorum 2007 yılında oynayan Edu Dracena adli Brezilyalı futbolcudur. Bizden alacağı vardır kendisinin. Bizi CAS'a vermiştir. Bizim başımız ağrıyordu orada. Mahkeme vardı. Ve kendisinin bulunması lazımdı. Onunla ilgili ikna edilmesi veya olmuyorsa borcunun ödenmesi lazımdı” ifadelerine yer vermiştir.
Bu beyanlara göre yönetim kurulundaki görevi, FIFA, CAS, TFF yargı organları bölümünde kulübü temsil etmek olan Şekip Mosturoğlu’nun “onu bilmiyorum başkanım o benle ilgili değil” demesi mümkün olmasa gerektir.
Bir diğer husus Aziz Yıldırım’ın, savunmalara göre gizlenecek bir durum arz etmeyen konuda taraf olan kişiden “EDU” ismi ile söz etmesi daha makul iken, bunun yerine “O kendi kalesine gol atan” gibi bir tanımlama kullanması, bahsedilenin kim olduğunun anlaşılmaması düşüncesinin sonucudur.
Sanık Aziz Yıldırım’ın, Mehmet Şekip Mosturoğlu’ndan “kendi kalesine gol atan” Can Arat ile ilgili varılan anlaşma noktasında bilgi alamadığı için 30.04.2011 günü saat:20.19’da İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:3094);
Aziz: “…Nasıl gidiyor”, İlhan: “İyi iyi gayet iyi”, Aziz: “…Bugün bizim ...şey o KENDİ KALESİNE ATANLA NE YAPTIN”, İlhan: “Ha o şimdi onunla gayet iyi hiçbir sorun yok şimdi pazartesi günü,…her şey iyi yani hiç şey yapmayın, merak etmeyin”

01.05.2011 günü saat:15.51’de İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı ancak görüşmenin gerçekleşmediği. (tape:3581)

01.05.2011 günü saat:15.57’de İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3582);
İbrahim: “Ben de çok hırslıyım ne yapacaz bilmiyorum a… koyim (gülüyor)” Yusuf’un: “Ya ne gerek var be oğlum” İbrahim: “Valla”, Yusuf: “Kupa maçı var kupa maçına sakla kendini”, İbrahim: “İyi abi”, Yusuf: “Demi kupa maçı önemli bizim için abi boş ver sıkma kendini Allah korusun sakatlık, olur makatlık olur kart olur gerek yok yani”dediği.

İ.B. Belediyespor’un, Fenerbahçe ile yapacağı bu maçtan sonra 11.05.2011 tarihinde Beşiktaş ile oynayacağı Türkiye Kupası maçı nedeniyle, sözde Yusuf, İbrahim Akın’ın bu maça kendisini saklamasını istemektedir. Oysa aynı Yusuf Kıratlı, Beşiktaş maçında da adı geçen sanığın oynamaması için büyük çaba içerisine girmiştir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:06
01.05.2011 günü saat:21.20’de Metin Depe'nin X Bayanı aradığı görüşme(tape3106);
X: "Nasıl yenildiniz ya", Metin: "Sorma zaten bizimkiler de istemedi yenmemizi", X: "Kim başkan mı", Metin: "Hı", X : "Ben a… koyayım o başkanın"

02.05.2011 günü saat:12.09’da Can Arat’ı X Şahsın aradığı görüşme (tape:1520);
Can’ın telefonunu evde bıraktığını ve Fenerbahçe Spor kulübünden arayan soran olur diye almadığını belirttiği, X: “Niye yatın diye mi”, Can: “Ya aramışlar zaten .. iyi ki almamışım telefonu,…, Vallaha yatın diye değildir ya sıkmayın etmeyin falan bilmem ne, zaten bir bize maça yatın demedikleri kaldı kulüpten, sıkmayın etmeyin şey yapmayın yani sakatlık olmasın riske girmeyin onu yapmayın bunu yapmayın”

İBB Spor Kulüp başkanı sanık Göksel Gümüşdağ’ın futbolcularına yapılan şike teklifini bilerek eyleme göz yumduğu, ayrıca maçtan önce futbolculara daha sonra oynanacak kupa final maçını bahane ederek; maça fazla asılmamaları, kart görmemeleri, sakatlık yaşamamaları yönünde talimat vererek eyleme katıldığı iddiası ile hakkında dava açılmış ise de, kovuşturma aşamasında dinlenilen ve suç tarihi itibariyle İBB Spor’un antrenörü olan tanık Abdullah Avcı da, Fenerbahçe ile oynanacak maçta sonrasındaki kupa maçını düşünerek oyunculardan dikkatli olmalarını istediklerini beyan ettiğini bildirmesi, bu tarih itibariyle Spor Toto Süper Lig sıralamasındaki yeri de dikkate alındığında (30. hafta itibariyle 40 puanla 8. sırada olup ilk 4’e girme ve ligden düşme ihtimalinin matematiksel olarak mümkün olmadığı -http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=1059&hafta=30#macctl00_MPane_m_1059_6969_ctnr_m_1059_69 69 (http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=1059&hafta=30#macctl00_MPane_m_1059_6969_ctnr_m_1059_69 69) ) rahat konumda olduğundan Türkiye Kupası’nı almaya dönük olarak yapılan uyarıların şike olarak kabulünün mümkün olmaması karşısında, cezalandırılmasına yeter başkaca delil de elde edilemediğinden sanık Göksel Gümüşdağ’ın bu suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.


02.05.2011 günü saat:13.40’da İbrahim Akın’ın X Şahsı aradığı görüşme(tape:3583);
İbrahim: “Onu halledecem, o çek işini halledecem yarın, yarın para yatacak bana zaten, bende yüklü para var yan, Benimki Cuma gününe gerçi o kadar zarar etmem ki fazla, bekleyebilecek misin dört gün” X Şahıs: “Ya ben beklerim abi bana bir şey olmaz ya bekleyecem” İbrahim: “Tamam o zaman tamam dört gün sonra ver Cuma günü çekin günü, benim Cuma günü veriyorlar parayı, O yatar işte baba veririm ben sana”

02.05.2011 günü saat:13.58 ve 14.00’da İbrahim Akın’ın, Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3584-3585);
Fahri: “Ha cumaya mı alıyorsun paraları, alo” İbrahim:“…Belki bugünde alırım”,

05.05.2011 günü saat:13.11’de Ahmet Çelebi'yi Yusuf Turanlı'nın aradığı görüşme(tape:2883);
Yusuf: “Yarın gelirim yanına", Ahmet: “Görüşürüz tamam".

05.05.2011 günü saat:13.39’da İbrahim Akın’ın ,Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3529);
Fahri: “İdman var 20 dakika sonra”, İbrahim’in idmanın kaçta biteceğini sorması üzerine, Fahri: “3 on beşte falan biter, bir şey almadın değil mi daha”, İbrahim: “Yok daha ... yok ki,…olsaydı 9 yarış parayı bulurduk şimdi”.

06.05.2011 günü saat:13.07’de Ahmet Çelebi'nin Bülent İbrahim İşçen'i aradığı görüşme(tape:2884);
Ahmet: “Odanda mısın .... görüşebildin mi", Bülent İbrahim: “Yok ararım ben birazdan onu", Ahmet: “Bi ara sana zahmet" .

Bu görüşmenin hemen akabinde 06.05.2011 günü saat:13.08’de B.İ.İşçen'in, AzizYıldırım’ın sekreteri Nurgül isimli şahsı aradığı görüşme(tape:3609);
Bülent İbrahim: “Nasılsın Nurgülcüğüm”, Nurgül: “İyiyim teşekkür ederim siz”, Bülent İbrahim: “Şimdi başkan Ahmet Çelebi’yi çağırmıştı bugün de, sen der misin Ahmet Çelebi aradı diye…ben sana numarasını vereyim 532 402 23 63…ama aramaz onu yani onu ben biliyorum aramayacağını" , Nurgül:"Nerdeymiş bağla bana konuşayım filan diyiverir birden şey kalırım", Bülent İbrahim: “Öyle bir şey için değil o çağırdı cuma günü gelin buraya dedi de…Ahmet bey aradı de…gelecekmiş hani gelebiliyor muyuz diye soruyor de tamam mı"
Ahmet Çelebi’nin, İbrahim Akın ile yapılan şike anlaşmasına konu parayı Yusuf Turanlı’ya Cuma günü vereceğini söylemesi nedeniyle, Bülent İbrahim İşçen’den Aziz Yıldırıma ulaşmasını istediği, bu telefonun aynı dakikasında Bülent İbrahim’in, Aziz Yıldırım’ın sekreterini aradığı ve Ahmet Çelebi’nin görüşme isteğini iletmesini istediği anlaşılmaktadır.
06.05.2011 günü saat:14.44’de Ahmet Çelebi'nin, Bülent İbrahim İşçen'i aradığı görüşme(tape:2885);
Ahmet: “Var mı bir haber", Bülent İbrahim: “Yok haber verdim söyledim sekreterine…ben ararım demiş…vermemiş daha haber vericek…haber vericem ben sana"

06.05.2011 günü saat:14.56’da Yusuf Turanlı'ya İbrahim Akın'ın gönderdiği mesajda(tape:3374);
"Ne yaptin abi :) erzuruma gidicem aksam" yazdığı .
06.05.2011 günü saat:15.02’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3375);
":) karsıdayım haber vercem sana kardesım".yazdığı.
Sanık İbrahim bu kısa mesaj ile, Yusuf’tan şike parasının akıbetini sormaktadır. Zira bu konuda müsabaka öncesinde fetva aldığı tanık Ahmet Kangı’nın telefonda söylediği “bizim burada benim köyde baba türbesi var ya Köy babada…orda var çok fakirler var yaparsın bu kurban keseriz orda yedirirsin” şeklindeki şike parasını aklama faaliyeti için Erzurum’a gideceğini söylemektedir. Nitekim İbrahim Akın’ın X Şahıs ile yaptığı aşağıda belirtilen 3532 nolu tape içeriğinde bu husus daha net anlaşılmaktadır.

06.05.2011 günü saat:16.45’de Ahmet Çelebi'yi, Kazım Alemdağ'ın aradığı görüşme(tape:2886);
Ahmet: “Acayip canım sıkkın bildiğin gibi değil”, Kazım: “Yine ne oldu”, Ahmet: “Hiç sorma ya 100.000 dolar”, Kazım: “Ne oldu ki”, Ahmet: “Anlatırım yüz yüze gelince de ne yapayım senden de bir akıl almam lazım”, Kazım: “Bize lazım olan parayı başka yerde düşürdüm deme”, Ahmet: “İhale üstüme kaldı gibi bir şey oldu, anlatırım işte yüz yüze gelince”, Kazım: “Bizim 100.000 Dolar değil 1.000 Dolar halledecek durumumuz yok si.. ağzını, kimden kaldı sana bu”, Ahmet: “Kur’an çarpsın bak yemin ediyorum verilmek üzere, Ya neyse telefon” Kazım: “Benim tahmin ettiğim yerden mi, Hangi birini düşüneceğimi şaşırdım", Ahmet: “Yok yok önemli değil başka iş ile alakalı ".

Sanık Ahmet Çelebi, şike anlaşmasına konu parayı, İbrahim Akın’a ulaştırılmak üzere Yusuf Turanlı’ya vereceği tarih olan 06.05.2011 (Cuma günü) tarihi itibariyle saat 16.45 olmasına rağmen Aziz Yıldırım’dan alamadığı ve kendi cebinden vermek durumunda kalacağı için Kazım Alemdağ’a bu yöndeki sıkıntısını dile getirmekte, telefonların dinlenilme ihtimalini gözeten sanık açıkça bu hususu dile getirememektedir.

06.05.2011 günü saat:16.37’da İbrahim Akın’ın Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3531);
İbrahim: “Erzurum’a uçuyorum şimdi”, Fahri: “Ha sizin kupa maçı nerede”, İbrahim: “Yok ben bir işim var oraya gideceğim”, Fahri: “Ne işin var lan Erzurum’da, ne işin var oğlum senin Erzurum’da” İbrahim: “Gezmeye, bir işim var ya”, Fahri: “İyi parayı ne zaman yollarsın”, İbrahim: “Bugün geçecek işte bekliyoruz yarın yollayamayız pazartesiye kaldı”, Fahri: “Pazartesi zaten adama da ödeme yapacağım o zaman pazartesiye kadar şey yaparız tamam”.

Sanık İbrahim’in arkadaşı Fahri’nin kendisinden istediği parayı, şike parası geldiğinde kendisine göndereceğini söylemektedir.

Sanıklar Yusuf Turanlı ile Abdullah Başak arasında şikeye konu paranın teslimatı noktasında kısa mesaj trafiği yaşandığı, bu bağlamda;

06.05.2011 günü saat:17.21’de Yusuf Turanlı'ya Abdullah Başak'ın gönderdiği mesajda(tape:3376);
"ir bekliyoruz" yazdığı.
06.05.2011 günü saat:17.37’de Yusuf Turanlı'nın Abdullah Başak'a gönderdiği mesajda (tape:3377);
"Abı ne zaman cıkıcaksınız" yazdığı .
06.05.2011 günü saat:17.38’de Yusuf Turanlı'ya Abdullah Başak'ın gönderdiği mesajda(tape:3378);
"liyoruz 10 dsakika" yazdığı.

Erzurum’a gitmek üzere havaalanına geçen İbrahim Akın, şike parasını gitmeden almak istemekte ve bunun için Yusuf Turanlı’ya sürekli parayı alıp almadığını sormaktadır. Bu çerçevede;
06.05.2011 günü saat:18.07’de İbrahim Akın'ın Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda(tape:3379);
"Ne oldu abi" yazdığı .

06.05.2011 günü saat:18.16’da Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı görüşme(tape:3380);
İbrahim: “Ben havaalanına geldim abi ancak banka yoluyla alabilirim onu" , Yusuf: “Dur be oğlum telefon ya…telefonda şey nasıl yapalım sen söyle", İbrahim: “Öyle yaparız abi ancak…buraya yetişemezsin yani…bir saat var çünkü", Yusuf: “Nereye nereye ama…100…istiyorsan dursun yarın al", İbrahim: “Tamam öyle yaparız Yusuf abi…ben kendim de Vakıfbank’ta var oradan bir şey yaparım bir şey…ben hocaya şeye veririm yani", Yusuf: “Şeyinkini ayırayım mı Kıbrıs’ınkini" , İbrahim: “Onunkini ver yani…14 ayır he bir de kendine de al abi oradan…14 bin oraya vereceksin ya…16 bini de sen al…diğerlerini de ben yapacağım şeyler var" , Yusuf: “70 ayırıyorum ben sana" , İbrahim: “Tamam".

06.05.2011 günü saat:18.29’da Bülent İbrahim İşçen'in Ahmet Çelebi'yi aradığı görüşme;
Bülent: “Ne yaptınız", Ahmet: “Tamam hallettim gönderdim…iyi gel bana doğru…buraya istasyona", Bülent: “Dur bakarız konuşuruz" . (tape:3610)

Yukarıdaki görüşme içeriklerinden anlaşıldığı üzere Yusuf Turanlı, Ahmet Çelebi’den şike anlaşmasına konu 100.000 Dolar’ı almış ve hemen akabinde İbrahim Akın’ı aramıştır. İbrahim ise havaalanında olduğunu, şike için fetva aldığı hocaya söz verdiği hayırları yapması için Vakıfbank’taki hesabından para vereceğini, Kıbrıs için ayıracağı 14.000 Dolar’dan başka Yusuf Turanlı’nın da şike sürecinde harcadığı emek ve mesaisine karşılık 16.000 Dolar almasını istediği, geri kalan 70.000 Dolar’ı da yarın alabileceğini söylemektedir.

06.05.2011 günü saat:18.53’de Yusuf Turanlı'yı İbrahim Akın'ın aradığı görüşme(tape:3382);
İbrahim: “Ya uçağı kaçırdık ya Yusuf abi", Yusuf: “O zaman Etiler’e geliyorsun sen", İbrahim: “Şimdi bir yere geçeceğim oradan gelirim akşam" .

06.05.2011 günü saat:19.29’da İbrahim Akın’ın X Şahsı aradığı görüşme(tape:3532);
X Şahıs: “Neredesin”, İbrahim: “Erzurum’a gidiyorduk uçağı kaçırdık şimdi, geri döndük”, X Şahıs: “Nere hayırdır oğlum Erzurum’da ne işin var lan”, İbrahim: “Hoca’nın yanına gidiyordum, şeyle Murat Abiyle, teşekkür etmeye gidiyorduk, orada kurban falan kestirecektik”, X Şahıs:“Balya yattı mı balya”, İbrahim: “Yapıyoruz ya”, X Şahıs: “Oğlum balya yattı mı diyorum para yattı mı diyorum yapıyoruz diyor ya”, İbrahim: “Bugün yatıyor bugün,…, 80 milyar yatacak galiba” .
Şike için fetva aldığı Ahmet Kangı'nın yanına Erzurum'a gitmek isterken uçağı kaçıran İbrahim, şike parasını almak için Yusuf ile Etiler'de buluşmak üzere sözleşmiştir.

06.05.2011 günü saat:19.51’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı görüşme(tape:3383);
Yusuf: “Ne zaman geçeceksin", İbrahim: “Trafik rahatlayınca geçeriz abi" , Yusuf: “Onu ayarla ama tek gel yani ne olursa olsun… ne olur ne olmaz abi sağlama alalım boş ver", İbrahim: “Sen şey yaparsın arabaya koyarsın", Yusuf: “Yav sağlama alalım işi ya yani… Murat abiden mi bahsediyorsun".
Sanık Yusuf Turanlı, İbrahim Akın'dan, Erzurum'a birlikte gidecekken uçağı kaçıran Murat adlı şahıs yanında olmadan gelmesini, işi sağlama alalım derken bir başkasının da bu olaya şahit olmamasını istemektedir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:08
Yukarıda değerlendirilen iletişim tutanaklarına göre Ahmet Çelebi'den 100.000 Dolar şike parasını alan Yusuf Turanlı'nın, Erzurum'a gidecekken uçağı kaçıran İbrahim Akın'a 70.000 Doları (14.000 Kıbrıs için ayrılan ve 16.000 Yusuf'un payı) teslim etmek için Etiler Big Chefs Restaurant'ta bir araya geleceklerinin anlaşılması üzerine yapılan fiziki takip sonucu tutulan 06.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:256-263 arası);

Güvenlik güçlerince saat:21.00 sıralarında Beşiktaş Etiler Nispetiye Cd. No:89 sayılı yerde bulunan Big Chefs isimli yere geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, saat:21.15’de Big Chefs Restaurant’a girildiğinde Yusuf Turanlı’nın restaurantın iç kısmında girişe göre sağ tarafta bulunan masalardan birinde tek başına oturduğu, bir müddet sonra oturduğu yerden kalkarak restaurantın dış kısmında bahçe bölümünde bulunun masalardan birine oturduğu ve elinde bulunan siyah renkli çizgili poşeti masanın üzerine koyarak beklemeye başladığı, saat: 21.28’de 34 EA 701 plakalı beyaz renkli Audi A7 marka araçla İbrahim Akın’ın gelerek aracı restaurant görevlilerine bıraktıktan sonra içeri girdiği, kendisini bekleyen Yusuf Turanlı ile tokalaşarak masaya oturduğu ve sohbet ettikleri, saat:21.58’de Yusuf Turanlı ile İbrahim Akın’ın hesabı ödedikten sonra oturdukları masadan kalktıkları, masanın üzerinde duran siyah renkli çizgili poşeti İbrahim Akın’ın aldığı, daha sonra Yusuf Turanlı ile İbrahim Akın’ın restaurant girişinde görevlilerin araçları getirmelerini bekledikleri, bu sırada kendi aralarında sohbete devam ettikleri, saat 22.05’de restaurant görevlilerinin 34 AT 5557 plakalı gri renkli BMW marka aracı getirmeleri üzerine Yusuf Turanlı‘nın İbrahim Akın’la vedalaşarak ayrıldığı ve Zincirlikuyu istikametine doğru hareket ettiği, arkasından restaurant görevlilerin kısa bir süre sonra İbrahim Akın’ın kullandığı aracı getirdikleri, İbrahim Akın‘ın elinde bulunan siyah renkli çizgili poşetle araca binerek ayrıldığı anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:08
07.05.2011 günü saat:14.29’da İbrahim Akın’ı Fahri Tatan’ı aradığı görüşme(tape:3533);
Fahri: “Antalya’da değil mi maç…sen gitmiyor musun”, İbrahim: “Lig Tv veriyor…ne yapayım gidip Olimpiyat’a mı gideceğim izlemeye”, Fahri: “6’lıyı nasıl oynayacaksın”, İbrahim: “Önümde bilgisayar olacak televizyonum olacak oynayacağım,…para da cebimde, a. koyayım, balyalar", Fahri: "Yemin et", İbrahim: " (Gülüyor) ha, işte var işte öyle işte”, Fahri: “Güzel güzel yolla bi 15 kâğıt tehdit ederim seni”, İbrahim: “Si… a.. ha 15 kâğıtmış” , Fahri: “Ne oldu …dün 1 milyarlık altılın vardı…”

Sanık İbrahim Akın, yukarıda değerlendirilen iletişim tutanaklarından da anlaşıldığı üzere daha önceden şike anlaşması gereği para alacağını söylediği Fahri Tatan'a, söz konusu parayı aldığını söyleyerek adeta caka satmakta, Fahri ise kendisine 15.000 TL göndermesini, yoksa şike yaptığını bildiğinden tehdit edeceğini söyleyerek şaka yapmaktadır.

Sanık İbrahim Akın, Fenerbahçe SK Başkanı Aziz Yıldırım'ın talimatı ile başlatılan şike faaliyeti sonrasında varılan anlaşma sonucu eline geçen 70.000 Dolar'ın bir kısmını TL'ye çevirme çabası içerisine girmiştir. Bu bağlamda;
07.05.2011 günü saat:15.53’de İbrahim Akın’ı Kenan isimli şahsın aradığı görüşme(tape:3534);
Kenan: “Abi Akmerkez’de dolar 1515, bir 30 veya bir 35’den bozduracam,…başka olmuyor yani ya 1515’e bozmam zaten 50 bin dolara dedim tamam falan dedi oturun dedi ben dedim en az dedim bir 35 olsun dedim tamam falan dedi işte birisi gelecek herhalde tamam mı abi haberiniz olsun”, İbrahim: “Ama ... almasın aman dikkat et ha”, Kenan: “Sen rahat ol abi can çıkar o para çıkmaz abi tamam mı abi hadi”.

07.05.2011 günü saat:16.36’da İbrahim Akın’ı Kenan’ın aradığı görüşme(tape:3535);
Kenan: “Ben 76500 yatırdım hesabında 75700 görünüyor nedenini soruyorum”, İbrahim: “Ben çektim çektim,…çekmedim çekmedim bir yere gönderdim tamam”, Kenan: “Ben şuan hesabındaki para”, İbrahim: “Tamam doğru doğru”.

Söz konusu tapelerde geçe Kenan Şentürk 07.05.2011 tarihli kolluk ifadesinde (Kls. 66, dizi 132); 3534 nolu tape ile ilgili olarak bu görüşmenin yapıldığı tarihte İbrahim Akın’ın kendisine 40-50 bir dolar kadar verdiğini ve bozdurmasını istediğini, bu parayı İBB Spor’dan aldığını düşündüğünü, İbrahim’in de “ödeme aldık ya Büyükşehir belediyesinde” dediğini beyan etmiştir.
Trabzonspor- İBB Spor müsabakasında da değinildiği gibi, İBB Spor Kulübü tarafından, İbrahim Akın’a 04.06.2010 tarihinde yapılan “Tadil Protokolü” gereğince attığı her üç gol için 50.000 TL ödeme taahhüdünün olduğu, İbrahim’in 2010-2011 de toplam 11 gol atan ve 3 kez prim almaya hak kazandığı, Trabzon müsabakasında bir gol atması halinde 50.000 TL prime hak kazanacağı belirtilmişti. Fenerbahçe ile oynadığı bu müsabakaya kadar sanık İbrahim’in 10 gölü bulunmaktadır. (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30HYPERLINK "http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiId=280563"&HYPERLINK "http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiId=280563"kisiId=280563 (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiId=280563)) İki gol attığı takdirde 50.000 Tl prime hak kazanacaktır. Ancak bu müsabaka Fenerbahçe’nin 2-0 üstünlüğü ile sonuçlanmış ve İbrahim gol atamadığı için söz konusu primi de alamamıştır.

01.05.2011 tarihinden önceki döneme ilişkin, İBB Spor – Ankaragücü müsabakasında İbrahim Akın’a normal prim ödemesi bulunmadığı gibi, 16.04.2011 tarihindeki Karabüç müsabakası ile ilgili olarak 7.000 TL prim verildiği anlaşılmaktadır. (Kls. 91, dizİ 58 ve öncesi) Bunun dışında FB maçı öncesinde ve sonrasında ödenen bir prim de yoktur.

11.05.2011 günü saat:00.21’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3549);
Bir süre Beşiktaş-İBB Spor müsabakası hakkında konuştukları, devamında; İbrahim: “Hani ben duygusalım etkileniyorum böyle şeylerden ya geçen etkilendim ben de sana çaktırmadım yani…o geçen muhabbeti vardı ya bir tane", Yusuf: “Bir şey olmaz ondan…Hocan mutlu başkanın mutlu…hepsi mutlu senden mutlular yani ona emin ol".

20 dakika süren ve Beşiktaş – İBB Spor Türkiye Kupası maçına ilişkin şike görüşmelerinin geçtiği bu konuşmada sanık İbrahim, Fenerbahçe lehine yaptığı şike anlaşmasından etkilendiğini ve rahatsız olduğunu söylemektedir.

Sanık İbrahim Akın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan ve sorgudaki savunmasında teyid ettiği savcılık ifadesinde özetle; “Fiziki takipler doğrudur, ben menajerimle maçtan 3 gün önce kendisinin talebi üzerine BIG CHEFS isimli restorantta buluştum. Kendisi bana Fenerbahçe’den, maçlarında gol atmamam karşılığında 100.000 dolar teklif edildiğini söyledi. Ben ilkin sıcak karşılamadım. Benim dini duygularım kuvvetlidir. Ben daha önce İstanbul'da iken tanıştığım şuan Erzurum'da imamlık yapan Ahmet isimli şahsı aradım. Bana böyle bir teklif olduğunu, karşılığında para vaat edildiğini, bu parayı kabul etmemin günah olup olmadığını sordum. Bana dinen bir sakıncası olmadığını söyledi. Bir hafta kadar sonra aynı restorantta Yusuf Turanlı ile tekrar buluştuk. Bana poşet içerisinde para getirmişti. Sonra saydığımda daha önce 100.000 dolar getireceğini söylemiş olmasına rağmen 50.000 dolar getirdiğini gördüm. Bu önceden maçta gol atmamam karşılığında Yusuf Turanlı'nm vaat ettiği paraydı. Ben, Yusuf Turanlı'nın bu parayı hangi Fenerli yöneticiden aldığını bilmiyorum. Aramızda başka bir konudan kaynaklı bir para alış verişi, kendisinin bana borcu yoktur. Ben bu parayı harcamadım. 10.000 dolar civarını Erzurum'da ki hocaya kurban kesip dağıtması için gönderdim. Geriye kalan parayı da tanıdığım fakir fukaraya dağıttım. Bu paraya zaten ihtiyacım yoktu. Yusuf Turanlı'nın zorlaması ile bu parayı almıştım” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık İbrahim’in iletişim kayıtları ile birebir uyumlu olan ve suça konuyu parayı aldığına dair bu savunması, Tanık Ahmet Kanğı’nın beyanları ile de doğrulanmaktadır. Tanık Ahmet Kanğı, Erzurum 4 nolu ACM tarafından alınan 16.03.2011 tarihli ifadesinde; “para teklif edildiğini bana söyledi, ben de transfer ücreti olarak düşündüğüm için sakıncası yok dedim, sana para göndereyim kurban al kes Erzurum’da fakir fukaraya dağıt, dedi. Bu nedenle bana 10.000 TL para gönderdi” demiştir. (Kls 89, dizi 252)

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:10
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman imzalı transfer listesinde (Kls. 68, dizi 318) sanık İbrahim Akın’ın Fenerbahçe’ye transferi düşünülen futbolcular listesinde de bulunmadığına göre yapılan görüşmelerin bu amaca yönelik olmadığı da açıktır.

Bizzat şike anlaşmasının tarafı olan sanık İbrahim Akın’ın, yukarıda özetlenen ve iletişim tutanakları ile uyumlu savunması ile tanık anlatımları ve fiziki takipler değerlendirildiğinde, cezalandırılmalarına karar verilen diğer sanıkların suçtan kendilerini kurtarmaya dönük, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle başta suç örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın bizzat tüm süreci yönetmesi yanında TCK'nın 220/5. maddesindeki “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü yollaması ile diğer sanıklar Abdullah Başak, Ahmet Çelebi, Bülent İbrahim İşçen, İbrahim Akın ve Yusuf Turanlı’nın şike suçunun kanuni tanımında yer alan fiilleri birlikte gerçekleştiren sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmış ve Mahkememizde oluşan bu vicdani kanı ile cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Sanık Tamer Yelkovan müdafi huzurunda alınan kolluktaki ifadesinde; “Daha öncede belirttiğim gibi bana verilen talimatları ben yerine getiriyorum. Ben eğer bir para verdiysem bile bunun ne parası olduğu hakkında bilgim yoktur, Söz konusu parayı Aziz Yıldırım'ın talimatı ile İlhan Yüksel'e verdim. Para tam olarak 400.000 Dolardı. Ama bunun ne amaçla kullanıldığı hakkında bilgim ve ilgim yoktur. İlhan beyin isteği üzerine yine ne amaçla benden istenildiği bilmediğim 250 bin $ paradır. 550 niye bahsettiğimi hatırlayamıyorum. Neyin parası olduğunu bilmiyorum ” şeklinde beyanda bulunmuştur. Beyanlardan da anlaşıldığı üzere sanık Tamer’in, Aziz Yıldırım’dan aldığı talimat ile şike ve teşvik için kulübün parasını verdiği anlaşılmaktadır. Suça konu İBB-Fenerbahçe müsabakasında da sanık İbrahim’e şike parası verildiği sabit olduğuna göre, yukarıda bir kısım tapelerden anlaşıldığı üzere Aziz Yıldırım’ın şike için görüşmek amacıyla diğer sanıklar ile bir arada bulunduğu yerde sanığın da bulunmasının ve bu şekilde eyleme dahil olmasının yanında ayrıcı mali işler müdürü olarak talimat ile de olsa kulübe ait parayı şikede kullanılmak üzere verdiği sabittir. Şu hale sanığın doğrudan şike faaliyetine dahil olduğuna dair delil bulunmamakla birlikte, şike faaliyetinde kullanılmak üzere Fenerbahçe Kulübüne ait parayı vermesi nedeniyle şike suçuna yardım eden sıfatıyla dahil olduğu anlaşılmış ve bu kapsamda cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:12
08.05.2011 GÜNÜ OYNANAN KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR – FENERBAHÇE FUTBOL MÜSABAKASINDA ŞİKE YAPILMASI


08.05.2011 günü Karabük’te oynanan Karabükspor (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=28&kulupId=4) - Fenerbahçe futbol müsabakasına ilişkin şike faaliyetinin örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın bilgisi ve talimatı doğrultusunda Mehmet Şekip Mosturoğlu tarafından koordine edildiği, nitekim Fenerbahçe-Ankaragücü müsabakasında değerlendirildiği üzere bu tarihe kadar neredeyse tüm şike ve teşvik faaliyetlerinin içerisinde bulunan (6222 sayılı Yasa öncesi de dahil) sanık İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun Londra seyahatine gideceği ve bu müsabakaya ilişkin bir eyleminin bulunmadığı ve bu durumu da “...15 haftadır ilk defa bu hafta üzerimde hiç bi yük yok, kuş, kuş gibi hafifim bu hafta” şeklindeki sözlerle dile getirildiği görülmektedir.

02.05.2011 günü saat:20.40’da Şekip Mosturoğlu'nu Aziz Yıldırım'ın aradığı görüşme(tape:2620);
Aziz: “Emenike 47. dakikada sakatlandı ama şeyinde kaburgasında ama hiçbir şey yok ki çıktı salak", Şekip: "Tamam başkanım".

02.05.2011 günü saat:20.00’de başlayan Ankaragücü–Karabükspor müsabakasının 43.dakikasında Karabük futbolcusu Emenike sakatlanarak oyundan çıkmıştır. (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=397&macId=87173 (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=397&macId=87173)) Aziz Yıldırım, şike ve teşvik konusu olsun ya da olmasın müsabakalar esnasında bu ve benzeri durumlarda genelde İlhan Ekşioğlu’nu ararken bu müsabaka ile ilgili olarak Şekip Mosturoğlu’nu aramıştır. Çünkü, İlhan Ekşioğlu, yurt dışındadır (Londra) ve ve bu müsabaka ile ilgili olarak herhangi bir eylemi söz konusu değildir.

Sanık Aziz Yıldırım’ın bu telefonu üzerine, daha müsabaka sonuçlanmadan Şekip ve Sami derhal, Emenike’nin durumunu öğrenmek için telefon trafiğine başlamışladır. Bu kapsamda;
02.05.2011 günü saat:20.43’de Şekip Mosturoğlu’nun telefonundan Sami Dinç'in Erdem Konyar'ı aradığı görüşme(tape:2621);
Sami: "Durumunu bir öğrenip bana haber verir misin", Erdem: “Maçta değilim ben", Sami: "Maçta değilsin sakatlanmış da seninki", Erdem: “Biliyorum", Sami: "Tamam biliyorsun ne oldu onun durumunu bir ögrensene bakalım nasıl sakatlığı ağır mıdır değil midir nedir…sen bana bilgi ver".

02.05.2011 günü saat:20.55’de Şekip Mosturoğlu’nun telefonundan Sami Dinç'in Erdem Konyar'ı aradığı görüşme(tape:2622);
Sami: "Ne oldu abi öğrenebildin mi", Erdem: “Yok öğrenemedim çünkü herhalde daha ordadır", Sami: "Ama oyundan alınmadı mı", Erdem: “Alındı da telefonu yanında degil herhalde", Sami: "Anladım ağır bir şey yok o zaman…anladım okey tamam kontrolünün altında olsun", Erdem: “Aynen merak etme sen… bundan rahat konuşamayız ama yani ben o zaman ben ... arayım veya", Sami: "Sen şey yap mesaj at buraya ben ararım".

02.05.2011 günü saat:21.30’da Mehmet Şekip Mosturoğlu'nu Alaattin Yıldırım'ın aradığı görüşme(tape:2623);
Alaattin: “Ne oldu haber yok mu Şekipcim", Şekip: "Sabit numara arıyoruz abi bulursak konuşacaz…bugün bayağı sıkıntı yaşanmış orda…arayacam haber verecem", Alaattin: “Sonra da beni evden arasana bi".

02.05.2011 günü saat:21.31’de Şekip Mosturoğlu'nun Erdem Konyar'a gönderdiği mesajda(tape:2624);
"Erdem var mi hbr" yazdığı.

02.05.2011 günü saat:21.49’da Ş.Mosturoğlu’nun telefonundan S. Dinç'in E. Konyar'ı aradığı görüşme(tape:2625);
Sami: "Yarın ilk uçakla geliyorsun abi", Erdem: “Niye", Sami: "Sence, bu gece otur niye diye düşün abi sen… çok açık söylüyorum bak iptal et ya da hiç gelme yani", Erdem: “Yarın gece gelebilirim ancak", Sami: "Ama yarın burda ol Erdem".
Emenike’nin sakatlanmasında bu acil merak söz konusu futbolcunun transfer edilmesi düşünüldüğünden durumu hakkında bilgi amaçlı olmadığı kesindir. Zira, müsabakayı seyreden ve esasen sakatlığının ciddi olmadığını söyleyen bizzat Aziz Yıldırım’ın kendisidir. Bu, Şekip’e telefonda söylediği “sakatlandı ama şeyinde kaburgasında ama hiçbir şey yok ki çıktı salak” sözlerinden anlaşılmaktadır. Şu hale göre sakatlık durumunu merak; Sami Dinç’in, Erdem Konyar’a söylediği “şey yapsın ya ağrım var falan deyip oynamasın ya, ya da bom bok oynasın” sözlerindeki “ağrım var deyip oynamaması” ihtimalinin hayata geçirilmesi düşüncesidir. Bu nedenledir ki bu sırada şehir dışında (Ankara’da) olduğu anlaşılan Erdem, Sami Dinç tarafından bu düşüncenin icrası için Türkiye’ye çağrılmaktadır.

02.05.2011 günü saat:22.07’de Şekip Mosturoğlu/Sami Dinç'i Erdem Konyar'ın aradığı görüşme(tape:2626);
Erdem: “Sami orda mı" (Şekip telefonu Sami'ye verir), Erdem: “Ben gidiyorum yarın şimdi", Sami: "Tamam git ara o zaman beni ara bekliyorum".
02.05.2011 günü saat:23.06’da Ş.Mosturoğlu’nun telefonundan S. Dinç'in E.Konyar'ı aradığı görüşme(tape:2627);
Erdem: “Oteldeyim de ben seni buradan arayayım mı yoksa sen beni ara", Sami: "Senin hattın var mı elinde…sabit varsa 30 saniye sonra ara oradan…deminki numaradan ara beni", Erdem: “Şey numarası şöyle bu çocukların odası", Sami: "Ne demek çocukların numarası ne demek cep telefonu mu yine", Erdem: “Yok ... kaldığı oda numarası", Sami: "Tamam ya bir şey olmaz otel odasından ara ara…o demin ki numarayı 212’li numarayı".

Sanık Sami Dinç’in, Erdem Konyar ile ısrarla cep telefonu dışında sabit hattan görüşme istek ve ısrarı, görüşme içeriğinin transfere dönük değil şike amaçlı olduğunu bir başka göstergesidir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:13
03.05.2011 günü saat:11.06’da Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1883);
SAMİ DİNÇ : Erdem
ERDEM KONYAR : He
S.D : Uyuyor musun abicim
E.K : Yok telefondaydım
S.D : Şimdi şöyle bak ciddi sıçmış durumdayız Erdem si..ilmiş durumdayız bu boku temizlememiz lazım başkan ebemi si..ti benim sağ ol çok teşekkür ediyorum yani
E.K : Tamam
S.D : Yani çok ciddi sıkıntıdayız yani şuan ne bok yiyorsan ye bu gün akşamda dön ben yarın İngiltere’ye gidiyorum sen de mi gidiyorsun İngiltere’ye
E.K : Evet
S.D : Türk hava yolları ile mi gidiyorsun
E.K : Aynen 7:55 uçağı
S.D : Türk hava yolları mı
E.K : Aynen sabah
S.D : Tamam sabah aynı uçaktayız o zaman seninle ben daha önceden bir planım vardı benim orada bir gece kalacağım yarın gece kalacağım
E.K : Ekonomi misin Bussines class mı gidiyorsun
S.D : Yok ekonomiyim canım ne gereği var
E.K : Yan yana otururuz o zaman ya
S.D : Şeyde var Ömer de var
E.K : Tamam bir şey değil
S.D : Sabahleyin o zaman erken gel ... yanımızda ol yani sen her halükarda akşam bana geliyorsun abi yarın Ömer varken konuşamayız o mevzuları kaçta burada olacaksın
E.K : Ya bak böyle bir şey yapalım o zaman arabayla bir durum var tamam mı
S.D : Erdem hiç bir durum yok abi bak bu gün gel bu gün konuşmamız lazım
E.K : Ya dinler misin beni ya bir dakika dinle beni ya bir dakika bir şey söyleyim sana dinle beni tamam ben dün gece konuştum mu senden sonra zamanım oldu konuştum hiç bir sıkıntı yok yani sana anlatınca herkes rahatlayacak
S.D : Abi ama ben şuan anlatmadığım sürece hiç rahat değilim bir anlatamıyorum çünkü anlatacak bir bokum yok elimde şuan iki şuan dediğiniz bir şey olmamış durumda o yüzden güvenmiyor abi bak bu tip şeylerde çok önemlidir ben sana son gün telefon açıyorum bu sebeple sen bir şey değiştiyse o gün sıkıntı çıktıysa bana haber vermelisin ki ilk olay olmadan benden duysun ve sen aradaki farkı görmüyorsun yani bunu işi normal ilişkiler gibi düşünüyorsun değil a..ına koyayım ve şuanda güvenmiyor
E.K : Tamam anladım ben de normal anladım abi şimdi anlatırsam bir sıkıntı olmaz diye düşünüyorum
S.D : Abi sıkıntı oldu zaten sıkıntı yani beklenen başka bir şeydi başka bir şey oldu şuan sıkıntı zaten oldu
E.K : Anladım
S.D : Yani si..ildi abi yani burada ağzıma sıçtınız abi yani
E.K : Gerçekten şeyi var ADAM ONU KULLANARAK ÇIKTI Kİ öyle yapsın diye
S.D : Abi AMA DEĞİŞİYORSA PLAN BANA HABER VERECEKSİN ABİ
E.K : Tamam yani
S.D : Çok zor değil a..ına koyayım bir tane mesaj at ya ne olacak yani
E.K : O diyor zaten sözünde duruyor zaten bir sıkıntı yok
S.D : Abi sözü hayır abi sözünde şuanda durmuyor dünkü sözü başka bir şeydi sözünde durmuyor rezil olduk abi vallahi rezil olduk ya si..tin attın yani abi bir tane bir şey istedik a..ına koyayım si..ildik abi aptalca bir şey oldu
E.K : Allah aşkına ya ÖYLE BİR ŞEY ANLATINCA ANLAYACAKSIN ZATEN
S.D : Abi anlat o zaman bul bir tane a..ına koyayım AL BİR TANE TELEFON KARTI ARA BENİ ANKESÖRLÜ TELEFONDAN ABİ yani sen de Uganda da değilsin ki Ankara’dasın ya vallaha bak sinirleniyorum ama ERDEM YANİ GİT A..INA KOYAYIM OTEL ODASI KİRALA GEREKİYORSA OTELDEN ARA BENİ
E.K : Tamam şey arkadaşımın telefonundan arayabilir miyim seni
S.D : ARKADAŞININ TELEFONUNDAN DEĞİL ABİ SABİT BİR HATTAN ARA GİT a..ına koyayım KOMŞUNUN BİRİNİN KAPISINI ÇAL VER 100 LİRA 5 DAKİKA TELEFONLA KONUŞACAĞIM DE GEREKİYORSA(BAĞIRARAK KONUŞUYOR)
E.K : Tamam
S.D : Yani bu kadar uzatmayı da anlamıyorum abi bul bir yerden ya
E.K : Tamam ya tamam anladım tamam
S.D : Tamam bekliyorum ara
E.K : E tamam şimdi ... gidiyorum tamam
S.D : Tamam

Erdem Konyar’ın “ Gerçekten şeyi var ADAM ONU KULLANARAK ÇIKTI Kİ öyle yapsın diye” sözündenEmenike’nin oyundan bilerek sakatlık numarası ile çıktığı, Sami’nin de “AMA DEĞİŞİYORSA PLAN, BANA HABER VERECEKSİN ABİ” diyerek aralarında yapılan planın, Emenike’nin Fenerbahçe müsabakasında oynamaması değil, kötü oynaması şeklinde olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Sami Dinç açısından Emenike’nin menajeri Erdem Konyar’a şike teklifi yapıldığında hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak Erdem Konyar’ın, Emenike’nin daha önceden alınan karar gereği sakatlanma numarası ile oyundan çıkacağı bilgisine önceden vâkıf olmadığı yönünde Mahkememizde bir vicdani kanı oluşmuştur. Şöyleki; Sanık Aziz’in, Emenike’nin sakatlanarak oyundan çıktığını bildirmesi üzerine başlayan telefon trafiğinde, 2621 nolu tape’de Sami, Erdem’e “nasıl sakatlandı ağır mıdır değil midir nedir” diye sorduğunda Erdem, “tamam abi öğreneyim” şeklinde cevap vermektedir. Daha başında böyle bir numara ile oyundan çıkacağını bilen Erdem’in, öğrenecek bir şey olmadığını, bu yapılanın planın bir parçası olduğunu söylemesi gerekirdi. Oysa aksine Erdem, Emenike’nin sakatlığının ciddiyetini araştırmak için çaba içerisine girmektedir. 2622 nolu tapedeki “yok öğrenemedim herhalde daha oradadır, yok beline olmuş beline, arkadaşım vardı benim gördü pozisyonu, dedi çok ciddi bir şey görünmüyor dedi” sözleri de bu çabanın bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir.
03.05.2011 günü saat:12.28’de Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1887);
Sami: “Ee şeyi söyleyeceğim seninle demin konuştuğumuz hikaye ile ilgili olarak hiç bir şey ikna olduğu yok..yani hiç bir ee güven vesaire kalmış durumda değil,…yani çok kötü durumda yani şuan her şey çok sinirliler tam tersi olduğunu düşünüyorlar çünkü”, Erdem: “Ya sen merak etme”, Sami : (çok ciddi olduğunu ve ufak tefek bir şey olmadığını belirttikten sonra) “He sen burada olmayacaksın maç zamanı,…Erdem bir daha dönme abi çok açık söylüyorum yani bu kadar önemli bir şey varken ..olup gidiyorsan abi bir daha dönme abi”.
Sami, Erdem’e “çok kötü durumda yani şuan her şey çok sinirliler tam tersi olduğunu düşünüyorlar” derken, Fenerbahçe lehine şike yapan sanıkların, Trabzonspor tarafından teşvik girişiminde bulunduğunu düşündüklerini ima etmektedir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:13
03.05.2011 günü saat:13.03’te Erdem Konyar’ın, Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1888);
ERDEM KOYAR : Alo
SAMİ DİNÇ : Efendim Erdem efendim
E.K : Ha yarın erkenden gidelim orada konuşalım her şeyi olur mu
S.D : Abi orada konuşacak hiç bir şey Erdem gerçekten çok sinirliyim öyle böyle değil ve YEMİN EDİYORUM SANA YA ÇOK PİŞMANIM BU İŞE GİRDİĞİM İÇİN ABİ

E.K : Tamam bende sana her şeyi anlatırım bir sıkıntı yok ... sana
S.D : Tamam ... sıkıntı var a..ına koyayım abi dün s..ktin attın bizi ya ne demek sıkıntı yok
E.K : Tamam her şeyi ... niye ya ya
S.D : Ya s..ki... ya sonuç olarak bu tarafta ... hata bu
E.K : Tamam telafi ... bir şey var ya bu sıkıntı değil
S.D : E sen telafi etme gibi bir durumu yok artık bunun ya telafi etme şansın yok
E.K : ...
S.D : Ben hop oturup hop kalkıyorum sen gidiyorsun İngiltere ye
E.K : Ya bir sıkıntı
S.D : Ya Erdem siktir git abi bir sıkıntı yoktu sen sıkıntı yok olarak bil o zaman abi
E.K : Ha bak dinle beni ya dinle be gerçekten dinle beni ya ben biliyorum ne olduğunu O da onu hallediyor yani bi ... orada bi sorun yok yani
S.D : Erdem ben dün bi söz aldım ve o söz yerine gelmedi abi bu kadar basit olay ve beni rezil ettiniz abi
E.K : Tamam
S.D : E bravo yani bana verebileceğiniz en büyük zararı da verdiniz çok teşekkür ediyorum yani
E.K : E tamam o zaman hatta biz ... düzelmez mi yani diyorsun
S.D : Abi benim içinde hiç bir şey düzelmeyecek Erdem ağzıma sıçtın ya dahası var mı
E.K : Ya hatta düzelir tabi ki sen onu ...
S.D : Abi hiç bir s..kim düzelmeyecek sen hala gidiyorsun İngiltere ye dönme a..ına koyayım bir daha
E.K : Yok yok ya dinlemiyorsun beni ya ...
S.D : Hayır dinleyecek bir şey yok aynı şeyi söylüyorsun Erdem
E.K : ADAMIN KIZ ARKADAŞI GELİYOR zaten her şey konuşuldu adamla ama her dakika telefonda
S.D : Ya Erdem, Erdem her ne bok konuşulduysa konuşuldu sen gidip onun yanında yaşayıp bunun temin etmek varken gidiyorsun a..ına koyayım İngiltere ye
E.K : Ya o tamamdı garanti veriyorum ya olmazsa o o zaman ...
S.D : Emre ay Erdem hiç bir şeyin garantisi yok abi ne bok yiyorsunuz yiyin abi gidin kendinize kulüp arayın a..ına koyayım abi tamam ben kapatıyorum abi
E.K : Niye öyle bir şey ya bir dakika niye öyle bir şey diyorsun ya
S.D : Erdem bıktım çünkü ya bıktım ya
E.K :Tamam öyle bir şey ...
S.D : Bir işin sorunsuz olsun ya
E.K : Tamam ama öyle bir şey yok ama yani belki öyle bir şey olursa tamam ama öyle bir şey yok
S.D : Erdem bıktım diyorum bak hepsini siktir et bıktım ya
E.K : Ya öyle bir şey
S.D : Bıktım
E.K : Öyle bir şey yok bende onu anlatmaya çalışıyorum ...
S.D : Erdem ben neyin var olup neyin yok olduğunu umursamıyorum dün ağzıma sıçtın diyorum daha açık konuşabilir miyim
E.K : Hayır daha açık konuşamazsın bende sana anlattım mevzuyu bu ...
S.D : Tamam her ne boksa mevzunun benim için hiç bir önemi yok abi
E.K : Ya ...
S.D : Hiç bir önemi yok olan mevzunun
E.K : Ya bir şey ... lütfen yarın sabah biraz erken gel orada konuşalım başka bir şey ...
S.D : Erdem ben benim Ömer oradayken konuşacak hiç bir şeyim yok bu mevzu da
E.K : Tamam Ömer ile beraber mi geliyorsun oraya
S.D : Aynen öyle evet
E.K : Niye ayrı gelmiyorsun
S.D : Niye ayrı geleyim şoförle geleceğiz
E.K : Tamam ayrı gel söyle ki bi bir şey oldu bilmem ne
S.D : Ben Erdem planımı programımı ona göre yapmışım Erdem ben benim yarın bu konuda konuşacak hiç bir şeyim yok abi senin yolun açık olsun abi İngiltere de itiyorsan hiç dönme istiyorsan 1 hafta sonra dön hiç fark etmez abi benim için sen bu olayda benim anam s..kilmiş sen gelmişin hala da yok programım bilmem ne diyorsun hiç umurumda değil abi bir daha da konuşmamıza gerek yok seninde yolun açık olsun benimde yolum açık tamam Erdem
E.K : Ya tamam öyle bir şey deme ya yani sinirle konuşuyorsun düşünmüyorsun
S.D : Abi bak sinirliyorum diyorum ama sana sinirliyim diyorum ve bu geçmeyecek hiç bir zaman sana karşı
E.K : Bak düşünmüyorsun konuşurken düşünmüyorsun şunu bil ki
S.D : Erdem ben ne düşüneceğimi ne düşünmeyeceğimi iyi biliyorum sana kalmadı onu söylemek
E.K : Bak bunu söylüyorum sana sinirlisin anladın mı sen ... bir şey söylüyorum
S.D : Erdem bu sinirim sana karşı diyorum bak benim şuan ki tamamen sana karşı ve hiç bir zaman geçmeyecek diyorum
E.K : Ya öyle bir şey olur mu Allah aşkına lütfen öyle şey söyleme daha
S.D : Erdem çok açık söylüyorum bu değişmeyecek şeyler söylüyorum şuan yani hiç bir zaman tamam mı abiciğim sen istediğini yap istediğini yere git hiç beni ilgilendirmiyor abi hala daha gelmişin bilmem nereye gideceğim kalacağım diyorsun hiç umurumda değil abi ne bok yiyorsun ye
E.K :Ya beni dinlemiyorsun ya daha ... yani 20 dakika veremez misin 15 dakika başka bir şey istemi...
S.D :Erdem ben sana sabahtan beri kaç 1 saat oldu herhalde konuşalı yani ne 15 dakikası anlamadım
E.K :E tamam o rahat konuşamıyoruz işte
S.D :Erdem nasıl konuştuğun konuşmadığın umurumda değil ben son derece rahat ve çok açık konuşuyorum sana
E.K : Ya burada bir sıkıntı ... telafi olur ondan sonra her şey düzelir ben onu söylüyorum
S.D : Erdem sen sen hala daha kendi kendine bazı kararları veriyorsun abi sen kendi kendine karar ver kendi kendine yap a..ına koyayım ne yapıyorsan
E.K : e kendi kendime yapayım ya ...
S.D : Bak ben sana sıkıntının çoktan doğduğunu söylüyorum sıkıntı çoktan doğdu ve hiç bir zaman telafi edilmeyecek
E.K : iye
S.D :Ya ben bir söz verdim ve gerçekleşmedi bu kadar yani nokta artık bundan sonra ne bok yiyorsa yesin a..ına koyayım hiç umurumda değil
E.K :Başka ...
S.D :Hiç umurumda değil Erdem istediğini yapsın hiç umurumda değil
E.K :Ya adam ne şey aynı noktaya geliyor aynı sonuç olacak ...
S.D :Abi bak beni sonuç ilgilendirmiyor ben dün bir söz verdim ve o gerçekleşmedi beni bu ilgilendiriyor Erdem umurumda değil diyorum bak bundan sonra ne yaptığı hiç bir şeyde vermesine gerek yok yapmasına da gerek yok ne bok yiyorsunuz abi ikiniz de ağzıma sıçtınız ne bok yiyorsunuz yiyin abi tamam bu kadar
E.K :Ya sen niye öyle diyorsun Allah aşkına
S.D :Abi bak çok açık söylüyorum niyesi niyesini de açık söylüyorum sonucunu da açık söylüyorum
E.K :Ya ...
S.D :Bıktım ya Erdem bıktım ya bin tane derdim var bir tane sözünüzü yerinize getirin ya yeter ya e ben bunlara üzülmek zorunda mıyım ya
E.K :Ya Allah aşkına ya ben ...
S.D :Ya yeter abi valla yeter sıkıldım Erdem sıkıldım
E.K : Tamam bende sıkıldım benim içinde kolay bir şey değil bu
S.D : Ne kolay değil ya o zaman yapamıyorum diyeceksin ne kolay değil
E.K : Yok yani burada bir şey yok yani o adam dedi ki böyle böyle sonuçta
S.D : Abi bak sen onu kontrol edemiyorsan o zaman kontrol edemiyorum diyeceksin Erdem
E.K : Yok ediyorum
S.D : Bir boku bir boku yiyeceğim diyorsan onu yerine getireceksin
E.K : Tamam ediyorum diyorum bende bir ... onu hallederim ...
S.D : Erdem hiç bir boku hallettiğin yok Erdem ya sen git abi İngiltere de ne bok hallediyorsan orada hallet
E.K : Ya bir şey söyleyeyim ... senin şuan da sinirlendiğin nokta ki gelmiyorumdur anladın mı şuan senin nokta odur bende sana bunu söylüyorum orada bir sıkıntı yoktur ...
S.D : Erdem ben benim için artık ne olursa olsun bir sıkıntı çoktan var ve doğdu artık daha fazla hiç bunu konuşmaya gerek yok ne bok yiyorsunuz yiyin abi tamam
E.K : Tama bak biz sabah konuşmadık mı ...
S.D : Abi bak bak
E.K : Biz ... konuşmadık mı
S.D : Sen benim ne sıkıntı yaşadığımı anlayamıyorsun herhalde
E.K : Anlıyorum anladım tabi ki
S.D : Anlar gibi davranmıyorsun o zaman Erdem
E.K : Yo tamam anlıyorum aman yani anlıyorum ama çözümü yapıyorum sen daha ...
S.D : Bak ya işin içine sıçıldıktan sonra çözülecek hiç bir şey yok abi benim için bitti ben kendim aradım ben benim tarafımda bitirdim ben hiç şeyi kontrol edemiyorum dedim O PARAYI DA VERECEK DEDİM bitti benim abi
E.K : Öyle
S.D : Tamam ben kendim o
E.K : Ya öyle bir şey
S.D : Benim için bitti yani abi
E.K : Öyle bir şey diyemeyiz ki öyle bir şey diyemeyiz
S.D : La diyemeyiz diye bir şey yok benim elimde ki evraklarla ben onları almasını bilirim abi sen rahat ol
E.K : Ney
S.D : Öyle bir şey diyemeyiz diye bir şey yok sen dedin bitti yani
E.K : Ya ... bir dakika ya sen şimdi beni mi s..kiyorsun yani burada anlamadım ne olduğunu
S.D : Ben ben hiç kimseyi s..kmiyorum ben bir söz karşılığında bir şey yaptım o söz yerine gelmediyse ben gereğini yapıyorum ben hiç kimseyi s..kmiyorum sen beni sikiyorsun
E.K : Ben seni s..kmedim
S.D : Sen beni s..ktin attın yani sen beni s..ktin attın Erdem yeter yani
E.K : Allah aşkına ya Allah aşkına
S.D : ... ciddi söylüyorum bıktım ya valla bıktım ya
E.K : Ya bak bir şey söyleyeyim sana bir dakika öyle bak burada anlaşma var her şey var anladın mı bu bitmedi ki sen kendin söylüyordun
S.D : Bizim için her şey bitti abi tamam bizim her şey bitti abi
E.K : Sizin için derken
S.D : Ben verdim abi ben kendi raporumu verdim abi bende çıktım bu işten de
E.K : Ney nasıl yani
S.D : Bitti abi her şey bizim için bu kadar
E.K : Nasıl anla anlamadım
S.D : Ne yaparsanız yapın yani abi bundan sonra
E.K : ...
S.D : Getirin paşa paşa abi getirin paşa paşa abi bir hafta sonra ne aldıysan ver abi tamam
E.K : Nasıl ben bir hafta getireyim ben
S.D : Abi bi onu ben bilmem Erdem o zaman yaparken düşünecektin o zaman
E.K : Ya yapamam ben he o gücüm yok ki bende
S.D : O zaman var gibi davranmayacaksın abi
E.K : Ya var gibi de davranmıyorum onlar ... ... ben onu nereden bulayım öyle bir baskı altına ... hayatımda görmediğim bir şeyi yapmaya çalışıyorum ben eskiden
S.D : Sen verdin ... o gider ...
E.K : Ya sen o e nasıl versin o da o ... işte
S.D : Erdem
E.K : Raporunu vermeye öyle bir şey
S.D : Erdem
E.K : Biz konuştuk telefonda tamam mı biz telefonda konuştuk
S.D : Erdem bunda bundan öncede konuşmuştunuz
E.K : Hayır bak
S.D : Ben seni aramadım mı pazar günü
E.K : Ya dinle beni 1 dakika ya 1 dakika beni dinle ben seni telefondan aradım doğru mu daha evvel sana söyledim ki böyle böyle sen dedin tamam bana söyle 1 mi 2 mi dedin e tamam onunla gidiyoruz işte
S.D : Erdem sen nasıl yurt dışına gidebiliyorsun ya ... bu zamanda
E.K : Tamam işte ... işte anladım onu çünkü ... oradan ben kontrol ederim kız arkadaş geliyor ... burada
S.D : Erdem Erdem
E.K : Bak beni iyi dinle bak beni iyi dinle tamam mı
S.D : Bak Erdem oraya gidiyorsan bak diyorum ki oraya gidiyorsan ister olsun ister olmasın bizim için her şey bitmiştir abi sen bu sıkıntım da benim oraya gidiyorsan bitmiştir benim için her şey
E.K : Ya bak beni dinler misin beni Allah aşkına dinler misin
S.D : Dinliyorum işte dinlediğine cevap veriyorum zaten
E.K : Tamam tamam ama ... yani bak ben sana bunu söylüyorum bu adam aslında çok insan olacak bu hafta sonu tamam BEN ADAMLA BEN ANLAŞTIM ben anlaştım tamam mı
S.D : Erdem Erdem
E.K : Bak abi
S.D : Hiç abi ya bak daha önce de 20 kere anlaştın 20 kere hiç bir sözün bu adamla ilgili yerine gelmedi Erdem
E.K : Yav geliyor merak etme diyorum daha
S.D : Hiç bir sözün gelmedi diyorum bak hiç bir sözün ve ben artık sıkıldım
E.K : Ya olmazsa o zaman olmazsa o zaman anladın o zaman ne yap diyorsan yapayım
S.D : Bak olmazsa sı yok Erdem hayır abi olmazsa sı yok ben niye bir kere daha
E.K : Olmazsa sı yok ki işin
S.D : Ben niye bir kere daha yaşayım ya ben neyin riskini alayım bir kere daha
E.K : Ya olacak çünkü ben diyorum
S.D : Paşa paşa a..ına koyayım onun yanında durursun ve hiç bir şekilde hiç bir yere ayrılmayacaksın abiciğim
E.K : Ya onu bana yaptırma çünkü adam beni dışarı yolluyor
S.D : Abi bak dışarı dışarı yollasın ister içeri alsın o beni fark etmiyor abi
E.K : Ya dün konuştuk adamla ya abi adam diyor ki burada olma ... bir de şeyde BU BAŞKAN DEDİ BANA ÇIK DIŞARI anladın mı bende onun dediğini yapmamı mıyım
S.D : Erdem Erdem ...
E.K : Ya dinle beni
S.D : Ben ne bok yiyorsan ye abi valla bak dinlemek istemiyorum Erdem çünkü aynı şeyleri söylüyorsun
E.K : Ya bak beni dinle bak bir dakika ya bi çözüme gelelim tamam ben ona söylüyorum bak biz anlaştık 1 mi 2 mi anlamadın mı orada kalsın ya sen diyorsun bu sıkıntı ... nasıl orada olmazsın o daha büyük bir sıkıntıdır orada olmam
S.D : Erdem benim benim bunun için şu an artık daha fazla kendimi riske atmama gerekli hiç bir şey yok abi
E.K : E tamam o zaman riske atma o zaman niye ya sen o zaman be bir dakika bu olay telafi olabilecek bir olaydı sen beni ateşe atıyorsun anladın mı
S.D : Hiç telafi olacak bir olay değil bu olay abi
E.K : Tabi ki telafi biz konuştuk
S.D : Sen benim ... benim sen benim ilişkimin içine sıçtın abi artık telafi olacak bir noktası yok bunun
E.K : Hayır o değil öyle bir şey yok işte öyle bir şey yok
S.D : Var işte abi var diyorum işte
E.K : Yok çünkü 1 ve 2 anlaştık biz şimdi sen böyle yapıyorsun
S.D : Abi bak ben kendim inandırıcılığımı kaybettim kendi tarafımdan tamam sen bi söz verdin ve beceremedin yapamadın yapmadın bilemem hangisi olduğunu ama yapamadın
E.K : Yapma Allah aşkına ya adam adam zaten aynı sonuca geliyor ben sana söylediydim
S.D : Hiç abi aynı sonuca gelmiyor hiç aynı sonuca gelmiyor ben sana çok açık söylüyorum ister nereye gidersiniz gidin abi hiç benim umurumda değil abi hiç yanı sonuca gelmiyor onun için daha fazla konuşmaya herek yok yani
E.K : Ya bir dakika ...
S.D : Kötü bir şey söyleyeceğim yoksa benim başka diyeceğim bir şey yok Erdem
E.K : Ya bir dakika dinler misin beni ya lütfen ya sonuçta biraz burada şeyde var yani yabancı değiliz bir birimize
S.D : Erdem hiç çok yabancıyız abi biz bu muhabbette şuan konuşuyorsan çok yabancıyız abi
E.K : Ya bak dinle beni lütfen
S.D : Benim ben sana şöyle söyleyeyim abi sen benim hayatımda ki en yabancı insansın Erdem benim çevremde hiç kimse senin beni düşürdüğün pozisyona düşürmedi
E.K : Ya sen çok kırıcısın Sami bazen bilmiyorum ben
S.D : Bak çok söylüyorum sana
E.K : Yo yo çok açık konuşuyorsun ama böyle konuşmadın 15-20 dakika evvel böyle değildi
S.D : Abi bak o abi bak inandırıcılık kaybolmuş durumda bitmiş durumda olay artık ne bok yiyorsunuz yiyin diyorum abi hiç bir önemi yok
E.K : Tamam dinle beni ya senin sıkıntın benim İngiltere ye gitmem di sen kendin onu söylüyorsun doğru mu ...
S.D : Ona da çok sinirleniyorum ona çok sinirleniyorum
E.K : İşte sinirlenme ona, bana bırak diyorum Allah aşkına lütfen
S.D : Bak hayır abi hayır abi hayır abi hiç bi ... sana ben bıraktığım hiç bir yerde hiç şey hiç bir kazancım olmadı sana bıraktığım hiç bir şey
E.K : Ya lütfen bırak ya ne demek kazancın olmadı sen büyük tabloya bak tamam
S.D : Erdem zarar görüyorum diyorum ben sen ne diyorsun
E.K : Zarar görmeyeceksin ya bırak işte halledeyim
S.D : Zarar gördüm bile diyorum ben sana sen ne diyorsun
E.K : Tamam bitmedi ama sana telafi olacak bilirim ben bilirim
S.D : Erdem Erdem o zaman sen kendini benim yerime koy karşında hiç bir verdiği sözü yerine getiremeyen insanlar olduğunu düşün ve yeniden verdikleri sözü güvenmek için bi sebep göster
E.K : Ya ben sana ne ben sana bugüne kadar her sözümü yerine getirdim ...
S.D : Hayır abi her seferinde kendi kendinize bilgi vermeden işlem yaptınız hiç bir sözünü yerine getirmedin abi
E.K : Hayır ben hayır ben orada değildim ondan sonra anladın mı
S.D : Erdem ne o nerede olduğun beni ilgilendirmiyor abi bana verilen söz beni ilgilendiriyor bu kadar
E.K : Tamam merak çünkü aynı şeye gelecek söz sözdür
S.D : Merak etmeyecek hiç bir şey yok Erdem bak sen bana hiç kimsenin vermediği kadar büyük zarar veriyorsun tamam abi bu kadar bunu bil
E.K : Tamam ama sana böyle zarar vermiyorum sana
S.D : Bak bak telafi edecek hiç bir şey yok
E.K : Var çünkü daha ... 1 ve 2 li anladın mı onu ...
S.D : Erdem Erdem bu güne kadar konuşulanlardan bahsediyorum ya ben artık yoruldum Erdem valla gerçekten uğraşamam bunlarla sen ağzıma da sıçtın bunu da iyi bil yeter ama yani yeter
E.K : Ya bir dakika beni dinler misin lütfen
S.D : Ya ne bok yiyorsun ye bir şey demiyorum a..ına koyayım ne bok yiyorsan ya
E.K : Ya dinle beni ya dinle beni tamam lütfen bak öyle yüzüme de kapama biz ... bir ara var burada bir şey var bir bağ var yani onu bir birimize saygı duyalım yani ya ben seni s..kmem ben hayatımda ben seni hayatımda s..kmem bunu bilin
S.D : Erdem sen beni sen sen beni s..kiyorsun ama sen beni s..ktin dün s..ktin sen beni Erdem
E.K : S..kmedim seni ya sen ...
S.D : Erdem sen beni dün s..ktin tamam bunu böyle bil
E.K : Öyle işte yanlış biliyorsun öyle bir şey yok
S.D : Ben ola ben olana sonuca bakıyorum Erdem
E.K : Tamam o zaman sonuca bakalım
S.D : ... ben bu olayın sonucuna bakıyorum benim bu olayda gördüğüm zararı ben sana ne diyorum benim ömrüm boyunca hiç kimse senin bana verdiğin zararı vermedi ha buysa bana şey yaptığın verdiğin karşılık tamam a..ına koyayım herkes kendi yoluna gitsin diyorum hiç bir şey demiyorum
E.K : Ya ben öyle bir şey der miyim sana Allah aşkına ya ben ...
S.D : Hayır ama sıkıldım Erdem valla sıkıldım konuşmaktan da bunları sıkıldım abi sen git ne bok yiyorsan ...
E.K : Yok
S.D : Baksana hala daha gideceğim diyorsun İngiltere ye git a..ına koyayım tamam bana anlatman gereken hiç bir şey yok abi
E.K : Ya sen bana bırakır mısın bu olayı
S.D : Hayır abi benim hiç bırakacak hiç bir olayım falan yok sana abi
E.K : Ya sen bırak sen ... git al o diyor ki kesildi o kadar sen bana bırak tamam mı bana bırak diyorum başka bir şey istemiyorum senden
S.D : Erdem bırakacak hiç bir şey yok diyorum sen adamın kıçının dibindeyken kontrol edemiyorsun oraya gittiğin zaman benim sana bırakacak
E.K : Ya onu anlamıyorsun sen kontrol ediyorum ya bir sıkıntı
S.D : Erdem Erdem hiç bir boku kontrol edemiyorsun
E.K : Ya ala alakası yok sen bak iyi bak lütfen bana bırak diyorum tamam mı bana bırak başka bir şey istemem senden
S.D : Sonuç her ne olursa olsun O MAÇ OYNANIRKEN sen Türkiye de olmazsan İSTERSE MAÇ 5-0 BİTMİŞ HİÇ UMURUMDA DEĞİL tamam hiç umurumda değil
E.K : İsterse ne
S.D : İsterse o ne yaparsa yapsın hiç umurumda değil Erdem yani tamam
E.K : Ya bir dakika bak
S.D : Ne olursa olsun hiç biri umurumda değil yani
E.K : Bak bir şey ... sana bak
S.D : İster ol ister olma bak ben bir kere söylüyorum yeter yani işim gücüm var kapatıyorum tamam
E.K : Ya bak 1 dakika 2 dakika ver bana ya 2 dakika sonra zaten kapatırım bende 1 dakika beni dinler misin ben sana sözünü vereyim orada olmamla olmam fark etmez o konuya girme benimle
S.D : Erdem
E.K : O konudur seni dürten
S.D : Erdem
E.K : Bir dakika dinle beni ya merak etme diyorum sana
S.D : Ha sen aynılarını bana pazar akşamı da söylüyorsun hiç bir bok olmadı tamam
E.K : Ya merak etme ben sana ...
S.D : Hayır merak etme diye bir şey yok Erdem, Erdem güven kazanı... şuan sen kaybetmiş durumdasın tamam
E.K : YA ADAM TEZGAHI KURDU YA ANLADIN MI
S.D : Abi ben onu bilmem Erdem ben onu bilmem
E.K : Ben bilirim ben adamla ben görüştüm bir saat sonra dedim ondan sonra dün konuştum yine bir ... yakalayamadım ki adamı yine bir yakaladım 1 saat konuştum
S.D : Erdem ... tekrarlıyorum demin söylediğim şeyi sen benim sana duyduğum güveni kaybettin tamam abi
E.K : O zaman bırak kazanayım o zaman bırak ...
S.D : Tamam ama kazanmak senin elinde ben ne bok yersen ye onu demiyorum onun yanında ben bu kadar sıkıntı çekerken bu kadar işin arasında bu kadar sıkıntının arasında sıkıntı çekerken bunun için sen siktir olup gidiyorsan yurt dışına git abi ben hiç bir şey demiyorum
E.K : Ya ... ya bir şey söyleyebilir miyim sana bak anla anlatamıyorum sana dinle beni lütfen bu
S.D : Erdem gerçekten bak başım ağrıyor valla bak konuşamayacağım
E.K : Tamam benim de başım ağrıyor
S.D : Sıkıldım Erdem
E.K : Beni de sıkıntıya sokuyorsun
S.D : Tamam girme abi hiç sıkıntıya diyorum işte
E.K : Hiç düşünmüyorsun beni de bozuyorsun
S.D : Erdem sen ne yaparsan yap diyorum a.ına koyayım ya daha ne diyeyim ya istediğini yap diyorum
E.K : Ben o zaman bir şey söyleyeyim sana ne yaparsam yapacağım tamam mı sonuca geleceğim ha bana o fırsatı ver ben söylerim burada olman gerekiyor ben bırak ben yapayım yapacağını ondan sonra yaptıktan sonra işte o zaman de ben tamam bir şey değil affettim seni olmazsa küs daha ne s..kersen beni s..k bende onu isterim senden başka başka şey değil tamam
S.D : Sen sen yurt dışına gittiğin sürece hiç bir şekilde hiç bir beklenti olma abi tamam
E.K : Tamam ama bir şey söyleyeyim sana ya dinle beni dinle beni lütfen iyi dinle ben mi bak bu adam tamam mı hallederse her şeyi tamam mı o zaman bir sıkıntı olmaz o zaman ben derim sana bak tamamdır o zaman sen bana güven ben ben bilirim ya
S.D : Erdem güvenmiyorum abi tamam bu kadar
E.K : Tamam güvenmiyorsan bırak da bırak telafi edeyim bırak sen bana bak bu şansı o zaman ... sik beni ne yaparsan yap
S.D : Erdem ben ben ne kazanacağım seni s..kten bana ne ya
E.K : Yok canım ne yaparsan yap ya ne yaparsan yap anladın mı ben bunu senden bir kere ... başka bir şey istemem ... her şeyime sahip ol bir ... s..kerim her şeyi bırakır giderim anladın sen bana güven
S.D : Şu noktada beni ilgilendirmiyor Erdem bu
E.K : Ya bak ilgilenmezsen ilgilen bak ben bunu söylüyorum ben bırak ben çözeyim bildiğim gibi tamam bırak ben çözeyim o zaman sen bana bırak başka bir şey istemem ha olmazsa o zaman at beni ateşe ne yaparsan ha ben eminim ama bana bırak tamam
S.D : Bitti mi Erdem
E.K : Efendim
S.D : Bitti mi
E.K : He bitti ama dinliyor musun anlıyor musun
S.D : Abi hiç bir şey anlamıyorum abi Erdem abi tamam abi hadi görüşürüz abi ... ...
E.K : Ya bak dinle beni tamam dinle beni tamam başka bir şey bırakmıyorsun sen lütfen bu şansı bana tanı başka bir şey istemem senden anlıyorum her şeyi merak etme tamam yarın görüşürüz
S.D : Bitti mi tamam hadi görüşürüz
E.K : Bitti anladın mı tamam

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:15
Söz konusu yukarıdaki görüşme içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, tümüyle şikeye yönelik olduğu tereddüde mahal bırakmayacak açıklıkta olduğu gibi Sami Dinç’in görüşmeyi özetleyen “Sonuç her ne olursa olsun O MAÇ OYNANIRKEN sen Türkiye de olmazsan İSTERSE MAÇ 5-0 BİTMİŞ HİÇ UMURUMDA DEĞİL tamam hiç umurumda değil” cümlesi dahi, bunun en açık kanıtıdır. Zira müsabaka oynanırken ya da 5-0 sonuçlansa dahi menajer Erdem Konyar’ın Türkiye’de olmasının, Emenike’nin transferi düşünüldüğünde hiçbir anlamı yoktur. Konuşma içeriğinde Sami’nin Erdem’den isteği, müsabaka anına kadar Emenike’nin yanında bulunması ve onu kontrol altında tutmasıdır.
03.05.2011 günü saat:16.16’da Sami Dinç’i Şekip Mosturoğlu’nun aradığı görüşme(tape:1890);
SAMİ DİNÇ : Alo
MEHMET ŞEKİP MOSTUROĞLU : Sami ne haber
S.D : Ha iyidir abi sen nasılsın
M.Ş.M : İyidir KUZEN’inden bir haber var mı
S.D : Valla üç kere falan konuştum en son dediğim de Allah belanı versin senin belanı da ananı da falan diye kayıyordum en son ağladı bu telefonda yarın sabah uçakta karşılaşacağız zaten kendisiyle geri zekalının yani şey % 100 diyor bilmem ne diyor yemin ediyorum diyor ben bir daha bu işi de yapmayacağım diyor böyle bir şey olursa diyor yani aksi olursa diyor falan filan falan filan bu noktada söylediğim yani
M.Ş.M : Ama gidi
S.D : Bu noktada mümkün değil (Gülüyor) boş bırakmaz yani çocuğun üstünü ...
M.Ş.M : ... İngiltere ye gidiyor yine
S.D : Ya kalamıyorum diyor çünkü anladığım kadarıyla birazcık şey var sıkıntı var takım içinde yani başkan iyice bokunu çıkarmış Erdem Erdem i almak istemiyorlarmış şuan yanına ben gidiyorum diyor şaka gibi diyor benle birini hep yanımıza böyle vermeye çalışıyor farkındayım diyor başkan benim olmamam daha iyi diyor orda çünkü benden işkilleniyorlar diyor bu iş boku çıktı abi çok ilginç bir olay yani ben anlayamıyorum Fenerbahçe oldu mu herkes birlik abi hiç mi hiç anlayamıyorum bunu
M.Ş.M : İyi tamam
S.D : Ee şey bi şey daha söyleyecektim de sana hani ha şey aşağıda mısın sen
M.Ş.M : Hıhı
S.D : Dur o zaman bürodan arıyorum abi
M.Ş.M : Tamam
Sanık Sami, şike talimatını aldığı Şekip’e gelişmeler hakkında bilgi vermekte, biraz önce Erdem ile yaptığı konuşmanın içeriğini aktarmaktadır. Sami’nin, “birazcık şey var sıkıntı var takım içinde yani başkan iyice bokunu çıkarmış” sözünden, Şekip ile aralarında geçen konuşmanın Emenike’nin transferi ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır.
03.05.2011 günü saat:21.43’de Feridun Tankut’un Erdem Konyar’ı aradığı görüşme(tape:1218);
Feridun: “Şimdi hocayla görüştüm hoca diyor ki yani öyle diyor çok diyor bir şey yok”, Erdem: “Ha anladım yani kendisi de öyle...ağrıyor diyor”, Feridun: “Şimdi şöyle bak ben hocaya da söyledim şimdi Emenike eğer bu maçta oynamam böyle yok şuram ağrıyor buram ağrıyor diye oynamazsa ben mecburen onu Trabzon maçında da oynatmam,..kendisi içinde bizim içinde çok büyük bir kayıp olur”, Erdem’in futbolcu ile konuşacağını söylediği.
03.05.2011 günü saat:21.44’de Erdem Konyar’ın Emenike’yi aradığı görüşme(tape:0000);
Erdem: “Bir arkadaş yanına geldi de mi”, Emenike: “Evet”, Erdem: “Ben seni daha sonra arayacağım ve sana herşeyi yarın anlatacağım, şu an zamanı değil başkanla beraberim,…Karabük başkanı”, Emenike: “Ankara’da mı.?”, Erdem: “Ankara’dayım, yarın sabah Londra’ya hareket ediyorum,…Sonra konuşuruz” .
03.05.2011 günü saat:21.45’de Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1219);
Erdem: “Ee yarın bi konuşabilir miyiz”, Sami: “Hava alanında Ömer mömer tuvalete gidince konuşuruz abi yani o kadar”, Erdem: “Tamam”, Sami’nin bir gelişme olup olmadığını sorduğu, Erdem: “Var yani kötü bi gelişme yok Karabük başkanın yanındaydım şimdi,..şeyi söylediğini bana ... Ali Yıldırım girmiş yanına filan onu anlattı bana”, Sami: “Biliyorum,..çok kötü yani benim tarafımdaki çok kötü s.. ağzıma,..hava alanında belki bi dakika konuşuruz” .
03.05.2011 günü saat:23.44’de Erdem Konyar’ın Emenike’yi aradığı görüşme;
Erdem: “O sana merhaba diyor,…yarın Sami ile aynı uçakla Londraya uçuyorum, seni Ameoby’nin telefonundan arayacağım,…arkadaşın orada mı”, Emenike: “Evet”, Erdem: “Ticketrumbadaki para konusunu halletmeye çalışıyorum”, Emenike: “Sanırım ben durdurmuştum,…onu iptal edeli uzun zaman oldu,…son zamanlarda birşeyler söylemek istiyorum”, Erdem: “Emin misin, bilirsin biz hallettik,…sen İstanbul’a Point otele geldin Moby ile,…sonra Duck a gittin, nasıl biri, hatırladın mı?”, Emenike: “Erdem bir zamanlar geldim sadece yarın harekete geçelim sonra”, Erdem: “Tamam yarın bulacağım”. (Kayıt SıraNo:0000)
04.05.2011 günü saat:12.03’de Alaeddin Yıldırım'ın Şekip Mosturoğlu'nu aradığı görüşme(tape:3633);
Alaeddin: “Bi de ya birşey midemi bulandırdı yalandır da bu Emenike’nin yok 7 yaş büyükmüş biliyor musun gazetede yazıyordu", Şekip: "31 yaşında…İyi ya abi işte ucuza alırız o zaman 31 yaşındaysa…Kulüpte bir …var çocuğun menajerini falan şey yapmışlar biliyor musun tesislerden çıkarmışlar çocuğa demişler bir daha görüşmeyeceksin cep telefonuna kadar almışlar elinden başkan almış", Alaeddin: “Bizim maçta oynamaz herhalde ya".
Şekip, Sami’den aldığı bilgileri Alaeddin Yıldırım’a iletmektedir.
04.05.2011 günü saat:12.40’da Şekip Mosturoğlu'nun Sami Dinç'i aradığı görüşme(tape:2632);
Şekip: "…Bir de başkan tehdit ediyormuş bunu ne yaparsan aynını şeyde de yapacaksın diyor (Karabükspor-Trabzonspor müsabakasını kastederek) diğerinde de anladın mı…öyle değilse diyor ben diyor hem zaten iadesini sağlarım hem bu işi bırakırım diyor…bunu atmışlar oradan, ondan zaten kalmıyormuş orada yaklaşmayacaksın demiş başkan da buna hani Ali Yıldırım hikayesini söylemiş başkan… konuştuklarını söylemiş, 10 milyon demiş galiba".
04.05.2011 günü saat:22.42’de Şekip Mosturoğlu'nu Aziz Yıldırım'ın aradığı görüşme(tape:2673);
Aziz: “Ne yaptı bu şey iyileşmiş mi, iyileşmemiş mi", Şekip: "Şuan belirsiz başkanım…yani %49 olumlu %51 olmayacak gibi".
Sanık Aziz Yıldırım, Karabük-Fenerbahçe müsabakası öncesinde Emenike’nin iyileşip iyileşmediğini bir başka deyişle oynayıp oynamayacağını, Şekip Mosturoğlu’ndan sormaktadır.
06.05.2011 günü saat:14.18’de Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1221);
Erdem: “...Mail attım aldın mı”, Sami: “Gördüm Emre’ye gönderdim Emre bakıyor hallediyor Emenike ile konuşuyor seni bırakıyormuş Emenike” , Erdem: “Yok öyle bir şey yok ya,..bu olaylar çözülmezse tabiki bırakır ben de bırakırım yani haklı adam bu olaydan gerçekten bir dava açılsın yani ...öyle değil mi”, Sami: “Ya sonuç olarak işte şey senin burada olman gerekiyor oralarda olmaman gerekiyor bu tip bir durumdayken”, Erdem: ‘ben 11-12 gibi oradayım ararım seni çünkü”, Sami: “Diğer konu ne oldu diğer konu”, Erdem: “O da tamam merak etme yanına gelince anlatırım bir sıkıntı yok”, Sami: “Tamam şeyi söyle yani ona bak özellikle söyle ona Fenerbahçe arkanda duruyor Fenerbahçe olduktan sonra hiç bir önemi yok falan filan söyle”, Erdem: “Tamam” .
07.05.2011 günü saat:13.40’da Erdem Konyar’ın Sami Dinç’e mesaj attığı(tape:1222);
“Ofise geleyim mi?” yazdığı.
07.05.2011 günü saat:13.41’de Erdem Konyar’a Sami Dinç’in attığı mesajda(tape:1223); “Bugun ofise gitmeyeceğim, simdi bir toplantıdayım, 1 saat kadar sonra cikarken arayacagim” yazdığı.
07.05.2011 günü saat:16.59’da Erdem Konyar’ı Feridun Tankut’un aradığı görüşme(tape:1224);
Feridun: “Bugün hocayla konuşmuş Emenike, ben rahatsızım oynamayacağım gibi falan laflar etmiş şimdi sen ne zaman geleceksin buraya…sen bu akşam onunla uzun uzun konuş eğer bu maçta şimdi doktorla görüştüm doktor diyor ki herhangi bir şeyi yok,..ama bu oynamazsa ben bundan sonra Antalya ve Trabzon maçında da oynatmam dolayısıyla”, (Erdem oyuncu ile görüşeceğini söylüyor) Feridun: “Görüştükten sonra bana haber ver ki ben de görüşeceğim”.
08.05.2011 günü saat:15.05’de Erdem Konyar’ı, Sami Dinç’in aradığı görüşme(tape:1225);
Erdem’in; Karabük’te olduğunu söylediği, devamında “Her şey tamam ya,..bi sıkıntı yok,..evindeyim”dediği, Sami’nin; “Anladım, var mı, şey sabit telefon” dediği, Erdem’in; “Yok yok şey etme merak etme” dediği, Sami’nin; “Zaten basın bülten... dava açacağız,..davanın girişimlerinde bulunduk” dediği, görüşmenin devamında Sami’nin; Emenike’yi kastederek “Sen çocuğa açıldı de ama yani dediğim gibi bi sıkıntı olmasın bugün” dediği.
08.05.2011 günü saat:15.11’de Erdem Konyar’ın, Sait’i aradığı görüşme(tape:1226 –Kls 22 Dizi 11);
ERDEM KONYAR : Efendim abi
SAİT : Erdem nerdesin
E.K : İyi maç izliyoruz şeyde evde
S : Chelsee maçını mı kimde izliyorsun
E.K : Emenike nin evinde abi
S : He, Eminekeyle konuştun mu hiç oynayabilecek miymiş
E.K : Abi ben sizi bekliyorum ben siz karar vereceksiniz dediniz
S : Tamam bi konuş iyiyse oynayacak abi kendini iyi hissediyorsa oynatacağız yoksa
oynatmayacağız işte
E.K : Tamam so... abi benim hiç şey yapma.....
S : Ha sen konuşmayacak mısın?
EK :.... konuştum konuşacağı.... artık
S :Tamam biz konuşuruz o zaman tamam
EK :Ba.. v .
S :Hadi görüşürüz
Karabükspor çalışanı Sait, erdem Konyar’ı arayarak Emenike’nin Fenerbahçe’ye karşı oynayıp oynamayacağını sormaktadır. Erdem ise bu konuda kendilerinden haber beklediklerini, buna kendilerinin karar vereceğini ve konuşmalarını söylemektedir.
08.05.2011 günü saat:17.10’da Aziz Yıldırım’ın Şekip Mosturoğlu’nu aradığı görüşme;
Aziz: “Bizde geldik...gayet güzel…Emenike oynamıyormuş…he kadrodan çıkarmışlar", Şekip: "Sakat demek ki", Aziz: “Herhalde" . (tape:2397)
08.05.2011 günü saat:20.00’da Karabükspor–Fenerbahçe müsabakası başlamıştır.
08.05.2011 günü saat:20.59’da Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape 1227); SAMI DINÇ : Efendim
ERDEM KONYAR : Ne yapıyorsun
S.D : İyidir maçı izliyorum ne yapayım sen ne yapıyorsun
E.K : İyi
S.D : Maçta mısın
E.K : Yok yok değil ya evdeyim
S.D : Anladım dikkatli olalım, söyle
E.K : Ha,... böyle kötü oynuyor ya
S.D : Anlamadım vallaha bom bok oynuyorlar ama demi
E.K : Ya çok kötü ya
S.D : Sen televizyonda izliyorsun demi
E.K : Aynen aynen
S.D : Ya yoksa radyo falan mı dedim
E.K : Yok yok...
S.D : Evinde var yani
E.K : Yok beraberiz oynuyoruz şuan
S.D : Anlamadım
E.K : Beraber şuan maçı izliyoruz
S.D : Beraber mi ha o kadro değil mi ben kadro da sandım
E.K : Yok değil değil
S.D : Ha anladım anladım, ee konuşuruz maç sonra da şeyde ee bir şey soracağım sana …
Karabük-Fenerbahçe müsabakasının oynandığı devre arasında Sami Dinç’in Erdem Konyar’ı aradığı ve müsabaka hakkında yorum yaptığı, Erdem’in Emenike’nin evinde birlikte maç seyrettiklerini söylediğinde önce “anlamadım” diyerek şaşırdığı, devamında “beraber mi ha o kadro değil mi ben kadroda sandım, Ha anladım anladım” diyerek tepki verdiği görülmektedir.
Bu görüşme içeriğine göre sanık Erdem yönünden şike teklifinin kabul edildiğini kabul mümkün görünmemektedir. Zira Sami, Karabük maçı ile ilgili olarak yorum yaparken Emenike’nin maç kadrosunda olmadığını bilmemekte, Erdem’in birlikte maç seyrettiklerini söylemesi üzerine şaşırmaktadır. Sami’nin şike teklifini Erdem’in kabul etmesi ve ortada anlaşmanın varlığından söz edildiği durumda, Sami’nin bu çeşit bir tepki vermemesi gerektiği izahtan varestedir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:16
08.05.2011 günü saat:20.00 de başlayan müsabaka, Fenerbahçe’nin 1-0 galibiyeti ile sonuçlanmıştır.
Müsabaka sonrası aşağıdaki tapeler Emenike’nin Fenerbahçe’ye transferi ile ilgilidir.
24.05.2011 günü saat:15.23’de Erdem Konyar’ın, Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1232);
Erdem: “Geliyor musun”, Sami’nin;geleceğini söylediği, Erdem: “Bir şey soracam sana,..şey bu çocuğun içerdeki paraları alacak mı bunlar,..çocuğun içerde parası var ya maaşı filan”, Sami: “Karabük’de,..dün söylediğin şey mi dünkü”, Erdem: “Bi de maç başı bi de şeyleri işte maaşı,..17 bin euro maaşı var”, Sami: “Ben sana maç başı diye sormuyorum ki abi yani ben sana ne kadar alacağı var diye soruyorum”, Erdem: “Tamam onları hallederiz ama de mi”, Sami: “Kesin de mi 9, yarın 9’da burada”, Erdem: “Tabi, tabi şimdi konuştum çocukla”.
24.05.2011 günü saat:16.33’de Şekip Mosturoğlu'nun, Sami Dinç'i aradığı görüşme(tape:2609);
Şekip: "Serkan abiyi ara organize edecek", Sami: "Öyle mi yani şey mi kulüp" , Şekip: "Hı,hı tabi,tabi", Sami: "Almasına gerek yok ama geliriz biz dedi istediğiniz yere istemediler öyle gene de yapalım mı…gece kalacak bir gün sonra dönecek", Şekip: "Berrak’ı da organize etmen lazım…fesihnameyi imzalamayacak mı", Sami: "Yarın onu da mı bitirelim ben…o gittikten sonra kalanı hallederiz diye düşünmüştüm de iyi tamam okey", Şekip: "Sen Serkan abiyle organize et hadi", Sami: "Bu arada bizim birkaç tane yani Erdil in daha önce konuşulmamış ama konuşulması gereken birkaç sorusu var", Şekip: "Tamam ben müsait olunca seni arayım".
24.05.2011 günü saat:16.40’da Erdem Konyar’ı Sami Dinç’in aradığı görüşme(tape:1233);
Sami: “Fazla telefonla konuşma konuştukça işin içine …zaten,..çok sinirliyim sana Emrah anlatmadı mı”, Erdem: “Ya Allah aşkına Sami ya ben bu işi bırakacam”, Sami: “Yaparsın,..yarın kalacağınız yeri ayarlatıyorum ben şoföre gerek yok de mi,..kulübün konukevinde kalacaksınız bu tarafta”, Erdem: “Şoföre hiç gerek yok bizim bankada işimiz var zaten”, Sami: “Fazla telefonda konuşma, iş yapma, yapınca işin içine …zaten ...orda çay kahve getirsin sana”.
25.05.2011 günü saat:11.51’de Erdem Konyar’ın Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:2660);
Erdem: “Ben çıkıyorum nereye gelelim”, Sami: “Benim büroya gelin ya…”, Erdem: “Tamam geliyorum…”.
25.05.2011 günü saat:12.03’de Şekip Mosturoğlu’nun Sami Dinç’i aradığı görüşme(tape:1206);
Sami: “Şimdi geliyorlar bana bizimkiler,..gizli midir saklı mıdır ya oraya mı getireyim ne yapıyoruz”, Mehmet: “Sen ofise al bütün evrakları hazırlayın orada ondan sonra ben seni yönlendireceğim”, Sami: “Haber bekliyorum o zaman senden ben yemeğe memeğe falan filan bunlarla gözükmeyeyim mi dışarıda burada mı halledelim”, Mehmet: “Orada hallet yemeği”.
25.05.2011 günü saat:17.38’de Şekip Mosturoğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:1210);
Şekip:: “Başkanım bu Emenike geldi sabahleyin,..bütün evrakları imzalattık vekaleti de aldık, şimdi otele gitti orada bekliyor,..bunu Karabük’lüler de arıyorlar şuan, şuana kadar açtırtmadık telefonunu o fesihnamenin bir tarafını da Karabük’ün imzalaması gerekiyor,..Karabük imzalamak için ama senetleri istiyor”, Aziz: “Açmasın telefonlarını tamam imzalayalım her şeyi bitirelim ondan sonra”.
25.05.2011 günü saat:17.41’de Erdem Konyar’ı Sami Dinç’in aradığı görüşme(tape:2663);
Sami: “Şimdi başkanla konuştu biz kulübe gidiyoruz başkan siz konuşmayın ben şimdi bir gelin bana bir anlatın mevzuyu ben başkana kendim haber vereceğim demiş...başkan öyle demiş ya ben arayacağım yani anlaştığımızı sizden değil benden duyacak demiş”, Erdem: “Seyit abiye hiç dönmeyim mi şimdi”,…Sami: “…Erdemcim açma telefonlarını ben söyleyene kadar”. dediğitespit edilmiştir.
2010-2011 yılı futbol sezonu sonunda Emenike’nin, Fenerbahçe Spor Kulübü’ne transferi gerçekleşmiş olup, bu transfere ilişkin Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından düzenlenen toplam 9.000.000 Euro bedelli senet fotokopileri incelenmiştir. (Kls 68, dizi 129-141)


Tüm bu nedenlerle başta suç örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın bizzat tüm süreci yönetmesi yanında TCK'nın 220/5. maddesindeki “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü yollaması ile diğer sanıklar M. Şekip Mosturoğlu’nun Sami Dinç aracılığı ile Karabükspor futbolcusu Emenike’nin menajeri Erdem Konyar’a transfer vaadiyle şike teklifinde bulunduğu ve fakat Erdem Konyar’ın özellikle 1227 nolu tape içeriği gözetildiğinde teklifi kabul ettiğine dair kesin bir delil ve emare bulunmadığı anlaşılmış, şu hale göre suçtan kendilerini kurtarmaya yönelik, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmeyen adı geçen sanıkların şikeye teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:18
15.05.2011 GÜNÜ OYNANAN TRABZONSPOR – İ.B.B. SPOR MAÇINDA TEŞVİK PRİMİ VAADİ

Süper Ligin 32. hafta maçları sonunda Fenerbahçe ve Trabzonspor'un 76 puanda olduğu, ikili averaj sistemine göre Fenerbahçe'nin lig lideri olduğu, 3. sırada bulunan Bursaspor’un şampiyonluk ihtimalinin kalmadığı, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında yalnız kaldıkları, geriye kalan 2 karşılaşmada Fenerbahçe'nin olası puan kaybı ve Trabzonspor'un maçlarını kazanması durumunda Trabzonspor'un şampiyon olma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle; Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün, ligin 33. haftasında 15.05.2011 günü oynanacak Trabzonspor - İ.B. B.Spor müsabakasının, Fenerbahçe lehine sonuçlanması için bazı İ.B.B.Sporlu futbolculara iyi oynamaları karşılığında teşvik pirimi verme girişiminde bulundukları,

Bu amaçla 10.05.2011 günü Aziz Yıldırım'ın, İlhan Ekşioğlu ve Abdullah Başak'a teşvik girişimi için talimat verdiği, sonrasında Abdullah Başak'ın, önceki haftalarda oynanan Fenerbahçe-İ.B.B. karşılaşmasında İbrahim Akın'ı şike yapması için azmettiren Yusuf Turanlı'yı aradığı ve İ.B.B.spor’lu futbolcularla irtibata geçerek teşvik pirimi almaları için görüşmesini istediği,

Bu bağlamda sanıkların, şike anlaşmasının varlığına işaret eden iletişim tespit tutanaklarına bakıldığında;

10.05.2011 günü saat:10.56’da Abdullah Başak'ın İlhan Yüksel Ekşioğlu'nun aradığı görüşme (tape:3184);
İlhan: "Nedir durumlar", Abdullah: " İyi iyi abi gelecek öğleden sonra yanıma abi ", İlhan: " İyi seninle şimdi görüşmemize lüzum var mı", Abdullah: "Yok abi", İlhan:" Tamam aa gözünü seveyim hallet, her şekil hallet ful yetkilisin sonra öğleden sonra öğleden sonra buluşalım seninle",

10.05.2011 günü saat:12.19’da Abdullah Başak'ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3185);
Abdullah: "Kulübe çağırdılar beni…Büyüğü de en büyük de oradaydı", Yusuf: "Ne diyor", Abdullah: "Tek yetkili sensin…o kardeşimizi de söyle dedi halletsin", Yusuf: “Haber bekliyorumarayacağım seni"

İlhan Ekşioğlu, Abdullah Başak'ı arayarak, adını vermeksizin Yusuf Turanlı ile bir araya gelip gelmediklerini sorduğu ve yürütülecek teşvik faaliyeti konusunda ful yetkili olduğunu söylediği, bunun üzerine Abdullah'ın da derhal Yusuf Turanlı'yı arayarak, İlhan Ekşioğlu tarafından kendisine söylenilen bu durumu ilettiği anlaşılmaktadır.

10.05.2011 günü saat:16.58’de Abdullah Başak'ı Yusuf Turanlı'nın aradığı görüşme(tape:3187);
Ankaragücü müsabakası hakkında konuştuktan sonra Abdullah’ın; “Tamam öbürü peki" dediği, Yusuf’un; “Öbüründe problem yok hafta sonu tamam ya… sen onu şey yap abi konuş yani…bana haber ver abi" dediği,

10.05.2011 günü saat:18.31’de Yusuf Turanlı'yı Abdullah Başak'ın aradığı görüşmede(tape:3425);
Yusuf: "Ne yapıyorsun", Abdullah: "İyi değilim", Yusuf: “Ne yapayım abi her şeyi denedim vallahi ya", Abdullah: "Söyledim de işte bir şekilde halletsin diyor" Yusuf: "Nasıl yani her türlü uğraştım ya valla billa Öbür tarafa şey yapacağız abi pazar şey hafta sonu için…şey olsa abi dün bütün gün onunla uğraştım…öbür taraf yani…o öbür tabi canım orada sıkıntı yok…")

11.05.2011 günü saat:12.12’de Abdullah Başak’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:3128);
İlhan: “…2’de buluşalım mı,…2’de benim ofiste rahat rahat konuşuruz”, Abdullah: “Tamam abi tamam”.

11.05.2011 günü saat:12.15’de Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3129);
Abdullah: “…Şimdi beni çağırdı da saat 2’de kulübe,…aynı dediğin şekilde diyorum demi”, Yusuf: “Şey yani adamı görmüyor musun bugün Şeref ...çok korkmuşlar yani”, Abdullah: “ama ikincisi tamam demi”, Yusuf: “…Tabi tabi hafta sonu da öbürü tamam yani ha ikincisi dediğin abi bunlarla ilgili bir şey yok yani,… bizim takımla ilgili hiç bir şey yok yani,…tamam hani o vardı ya maç beraber falan seyrettik ha,…onlarda rahat olun yani evet…ama oraya tam bir şey belirle abi…”, Abdullah: "O söyledi ya bir şey söyledi ya o ", Yusuf: "Olmaz onu biraz daha şey yap işte anladın mı yap ki ee heyecan", Abdullah: "Sen onlara onun dediğini söyle tamam",
Söz konusu bu görüşme içeriklerinden iki ayrı maç işin şike ya da teşvik faaliyeti yürütüldüğü anlaşılmakla birlikte bu aşamada hangi maçlar olduğunu kesin ve net olarak belirlemek mümkün değildir.

11.05.2011 günü saat:13.48’de Abdullah Başak’ı Bülent İbrahim İşçen’in aradığı görüşme(tape:3130);
Bülent: “Şu ... takip et bakalım neredeymiş”, Abdullah: “Demin aradım başka bir şey sordum abi,…evdeyim dedi, aldı abi o…sabah 10’da çağırdı beni dedi,…beni de demin aradı,…o vatandaş,…ofise çağırdı,…2’de burada ol dedi”.

11.05.2011 günü saat:14.09’da Abdullah Başak’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:3131);
Abdullah: “Abi Ofiste misin,…3-5 dakika sonra oradayım abi”, İlhan: “Onu bir 15 dakika yap,…hadi 15 dakika oyalan 15 dakika sonra bekliyorum bir yerdeyim” .

11.05.2011 günü saat:14.16’da Abdullah Başak’ı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:3133);
İlhan: “Geldim ben”, Abdullah: “Tamam abi geliyorum”.

11.05.2011 günü saat:15.53’de İlhan Ekşioğlu'nu Aziz Yıldırım'ın aradığı görüşme(tape:2980);
Aziz: “Sen ne yaptın", İlhan: “Ben iyiyim gayet iyi", Aziz: “Ben 5 buçuktan sonra kulübe geleceğim", İlhan: “Tamam bende orada olurum başkanım".

11.05.2011 günü saat:18.23’de İlhan Ekşioğlu'nun Abdullah Başak'ı aradığı görüşme(tape:2980);
İlhan: "Senle konuştuğumuz olaylar var ya aman ha bak bir kişiden duymayacağım", Abdullah: "Yok abi ne diyorsun sen ikimizden, benden mezara gider abi", İlhan: "Şey burada Bülent burada, başkanla benim ağzımı biraz aradı, tamam mı seninle ilgili, ben hep inkâr ettim, şeye de söyle Yusuf'a da söyle", Abdullah. "Tamam tamam", İlhan: "Yusuf'a da zarf atabilir, Yusuf da yemesin bunları tamam"
Sanık İlhan; Abdullah ve Yusuf üzerinden yürüttüğü teşvik faaliyetinin Bülent İbrahim İşçen tarafından öğrenilmemesini istemekte ve bunun için de Abdullah'ı uyarınken O'ndan da Yusuf'u uyarmasını istemektedir.

Bu aşamaya kadar hangi maçlar ile ilgili şike ya da teşvik çalışmasının kesin ve şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılamamasına karşın bu aşamadan sonraki görüşme içeriklerinden faaliyetlerin netleştiği görülmektedir.

12.05.2011 günü saat:10.23’de İlhan Ekşioğlu’nun Abdullah Başak’ı aradığı görüşme(tape:2983);
İlhan: “Döndü mü senin misafirin”, Abdullah: “Dönmek üzere abi”, İlhan: “İyi bana şey lazım bu gün acil bu belediyede çalışan kişilerin isimleri,…tamam mı onları hallet yanına gelmen lazım mutlaka ”, Abdullah: “Tamam abi ne demek”.

12.05.2011 günü saat:10.26’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3135);
Abdullah: "Geldin mi sen", Yusuf; “Geldim abi 5 te geldim”, Abdullah: “Bu tarafa gelmen lazım”, Yusuf: "Öğleden sonra gelirim abi geleceğim bugün kesin", Abdullah: "Ama erken saate gel ki beraber ofisine gideceğiz", Yusuf: "Arayacağım ben abi geleceğiz"
Sanık İlhan'ın "döndü mü senin misafir" ile kastettiği kişinin Yusuf Turanlı olduğu, Abdullah Başak'ın İlhan ile görüşmesinden hemen sonra Yusuf Turanlı'yı aramasından anlaşılmaktadır. Nitekim Abdullah, Yusuf'a gelmesi gerektiğini ve isim vermeden İlhan'ın ofisine gideceklerini söylemektedir. Aynı konuşma içeriğinde sanık İlhan "belediyede çalışan kişilerin isimleri " diyerek İBB Spor' da Trabzonspor'a karşı teşvik faaliyeti içerisinde görev alacak oyuncuların isimlerini istemektedir. Zira bu tarihten sonra Fenerbahçe futbol kulübünün İBB Spor ile yapacağı bir müsabaka bulunmadığı gibi şampiyonluk yolunda tek rakibi kalan Trabzonspor'un anılan kulüp ile yapacağı müsabaka kalmıştır.

12.05.2011 günü saat:12.43’de Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşmede(tape:3137);
Abdullah: “Ben Beylikdüzü’ndeyim,…Buradan Maslak’a doğru geçeceğiz” , Yusuf: “Etiler Etiler’e gel abi Etiler’e”
Sanık Yusuf Turanlı'nın, İlhan Ekşioğlu'nun talimatı doğrultusunda hareket eden Abdullah Başak ile buluşup görüşmesinden önce İBB Sporlu futbolcular İskender Alın ve İbrahim Akın ile bir araya gelme çabası içerisine girmiştir.

Bu bağlamda;
12.05.2011 günü saat:14.12’de Yusuf Turanlı'yı İskender Alın'ın aradığı görüşme(tape:3434);
İskender: “Etiler’e girdim şimdi…2-3 dakika sonra", Yusuf: “Gel ofise gel ya gideriz sonra gel…arabayı bırak şeye ..leye…ana kapının önüne bırak ...leye gel" .

12.05.2011 günü saat:16.17’de Yusuf Turanlı'nın İskender Alın'ı aradığı görüşme(tape:3436);
Yusuf: “Ben S Cafedeyim he yemek yiyeceksen gel yani", İskender: “Tamam geliyorum birazdan".

12.05.2011 günü saat:14.51’de Yusuf Turanlı'ya İbrahim Akın'ın gönderdiği mesajda(tape:3435);
"Geliyom etilere :)" yazdığı.

12.05.2011 günü saat:15.30’da İlhan Ekşioğlu’nu Abdullah Başak’ın aradığı görüşme(tape:2986);
Abdullah: “Karşıdayım da abi,…arkadaş şimdi yanıma gelecek abi oturacağız, onu bekliyorum tamam abi”, İlhan: “Tamam gelsin o isimleri al tamam mı", Abdullah: "Tamam abi", İlhan: "o isimleri al tamamı mı o 7 kişinin uçak biletinialalım”, Abdullah: “tamam abi tamam”,
Sanık İlhan Ekşioğlu yukarıdaki konuşmasında İBB Sporda teşvik faaliyeti içerisinde yer alacak oyuncuların isimlerini isterken "belediyede çalışan kişiler" demesine karşın bu defa "isimlerini al 7 kişinin biletini alalım" demektedir. Belediyede çalışan işçilere uçak bileti almadığı ya da almayacağı, bununla kastedilenin tapelerin devamına bakıldığında İBB Sporlu futbolcular olduğu açıktır.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:19
12.05.2011 günü saat:15.36’da İbrahim Akın’ın Ahmet Kanğı'yı (Erzurumlu Emekli İmam) aradığı görüşme(tape:3556);

A. Kangı: "Mübarek nasılsın" İbrahim: “İyiyim hocam sen nasılsın" A.Kangı: "Yav kardeş düneğin o kadar ben çalıştım ki biliyor musun", İbrahim: "Valla olmadı hocam ya", A.Kangı: "O Metin varya sen baştan diyeydin bana onun için de çalış.. (Metin Depe seri penaltı atışından yararlanamamıştır)", İbrahim:""…Bu pazar günü güzel bir maç var hocam…iyi de bir primimiz var onu da söyleyeyim sana, baya iyi yani çok çok iyi… Trabzon’la oynayacağız".

Sanık İbrahim yine, tapelerde X Şahıs olarak belirtilen, Fenerbahçe - İBB Spor arasında 01.05.2011 tarihinde oynanan maç öncesinde şike anlaşması sonucu alacağı para için 26.04.2011 tarihinde görüştüğü ve fetva aldığı Erzurum'da ikamet eden Ahmet Kangı'yı aramıştır. Zira 543 405 5272 nolu telefon, Figen Ünver adına kayıtlı olup Ahmet Kangı tarafından kullanılmaktadır. Sanık İbrahim, Trabzon maçı için yüklü miktarda teşvik parası alacağını bildirmektedir.

12.05.2011 günü saat:15.56’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3138);
Abdullah: “o iş tamam ha”, Yusuf: “Biz karşıya mı geçeceğiz abi, ...tamam gelince ara beni abi sen Akmerkez’e gelince”.

12.05.2011 günü saat:16.28’de Yusuf Turanlı'yı İbrahim Akın'ın aradığı görüşme(tape:3437);
İbrahim: “Neredesiniz abi", Yusuf: “S Cafede gel".

12.05.2011 günü saat:17.37’de Abdullah Başak'ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3189);
Yusuf: “ Akmerkez’deyim abi", Abdullah:"Ben kapının önüne gelince dışarı çıkar", Yusuf: “He dışarı çıkarım gelince ara beni", Abdullah: “Sen bugün çeldiğin arkadaşlarla konuştun mu", Yusuf: “Hee oturuyoruz biz beraber oturuyoruz arkadaşlarla", Abdullah: “Beni hiç görmesinler dışarıda",
Sanık Abdullah Başak, "sen bugün çeldiğin arkadaşlarla konuştun mu" derken İBB Sporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın'ı kastettiği açıktır. Nitekim, Yusuf beraber oturduklarını söyleyince, kendisi de Akmerkez'de bulunan Abdullah bu oyuncuların kendisini görmelerini istememektedir.

İletişim tespit çalışmalarına göre Yusuf Turanlı’nın İ.B.B Spor’lu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın ile 12.05.2011 günü saat:16.30 sıralarında Beşiktaş Nispetiye Cad. üzerinde bulunan Akmerkez adlı alışveriş merkezinde faaliyet gösteren S Cafe'de bir araya geleceğinin anlaşılması üzerine yapılan fiziki takip sonrasına tutulan 12.05.2011 tarihli Fiziki Takip tutanağına göre (Kls. 28, Dizi:208-214 arası);
Güvenlik görevlilerince 12.05.2011 günü saat:15.00’de Akmerkez AVM civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı; saat:16.10’da Yusuf Turanlı’nın ofis olarak kullandığı Nispetiye Caddesi Ece Apt. No:29 sayılı adresten bir şahısla birlikte çıktığı, caddenin karşısına geçerek Akmerkez AVM’ye birlikte girdikleri ve zemin katta bulunan S Cafe isimli kafeteryaya oturdukları, saat:16.30’da İbrahim Akın’ın, kafeteryada yemek yiyen Yusuf Turanlı’nın yanına geldiği ve selamlaşarak yanlarına oturduğu, saat:16.45’de İskender Alın’ın bir arkadaşıyla birlikte gelerek masadakilerle selamlaşıp oturduğu ve sohbet etmeye başladı, saat:17.00’de Yusuf Turanlı ile arkadaşının, alışveriş merkezinin Ulus kapısına çıkarak sigara içtikleri, ayaküstü sohbet ettikleri ve kısa bir süre sonra aynı masaya geri döndükleri ve oturdukları, saat:17.09’da Yusuf’un arkadaşının, saat:17.40’ta da İskender’in arkadaşının kalkarak kafeteryadan ayrıldıkları, saat:17.50’de Yusuf Turanlı, İbrahim Akın ve İskender Alın’ın kafeteryadan çıkarak, alışveriş merkezinin 1.katına çıktıkları ve burada İskender Alın’ın vedalaşarak alışveriş merkezinin Ulus kapısından ayrıldığı, Yusuf Turanlı ile İbrahim Akın’ın ise aynı kapıdan çıktıkları ve kapı önünde ayaküstü konuştukları, bu sırada 34 EA 701 plakalı beyaz renkli Audi marka aracın alışveriş merkezinin önüne geldiği ve İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı ile vedalaşıp araca binerek Levent istikametine doğru gittiği, saat:18.05’de Yusuf Turanlı’nın telefon görüşmesi yaparak alışveriş merkezi önünden Ahmet Adnan Saygun Caddesi’nin karşısına geçtiği, bu sırada 34 YC 442 plakalı beyaz renkli Porsche Cayenne marka aracın geldiği, aracın sağ ön tarafından Abdullah Başak’ın indiği ve Yusuf Turanlı’yla cadde üzerinde ayaküstü konuştukları, saat:18.15’te de ayrıldıkları, A. Başak’ın araca tekrar bindiği, Yusuf Turanlı’nın ise Nispetiye Caddesi üzerinden Zincirlikuyu istikametine doğru yaya olarak gittiği anlaşılmış, iletişim tutanağının fiziki gerçeklikle uyumlu olduğu görülmüştür.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:20
12.05.2011 günü saat:18.09’da Abdullah Başak'ın İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme(tape:3190);
Abdullah: “Bende şimdi Akmerkez’deydim abi…arkadaşlarım vardı oturuyordum da…Cemil abi biraz şey yapmış aramış galiba abi…dedi abi bizi yüz göz etmeyin abi onlarla", İlhan: “O onu her zaman halini hatırını sorar ya", Abdullah "Anlamış çocuk abi halini hatırını soruyor da ya beni oraya çağırdı diyor abi ben gitmeyeceğim haberiniz olsun dedi", İlhan: “Gitmesin bana ne benim haberim yok zaten… şimdi ee sen 7 tane uçak biletini aldın demi", Abdullah: “Aldım abi şey sana yüz yüze konuşuruz abi", İlhan: “Ama senin şeye gelmen lazım ee Kandilli ye gelicen".
Sanık İlhan Yüksel Ekşioğlu, Abdullah Başak ile yürüttüğü teşvik çalışmasının akıbetini merak etmekte ve bilgi almaya çalışmaktadır.

13.05.2011 günü saat:09.13’de İlhan Ekşioğlu’nu Abdullah Başak’ın aradığı görüşme(tape:2987);
Abdullah: “E-5’ten Kadıköy’e doğru gidiyorum”, İlhan: “Ben 5 dakika sonra ofisteyim”, Abdullah: “Ben de rahatsız etmezsem gelirim yanına”, İlhan: “gel gel oğlum bekliyorum uyuyamadım gece”.

13.05.2011 günü saat:10.09’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3139);
Abdullah: “… bende Kadıköy’deyim işte oturuyorum”, Yusuf: “Tamamdır yani” , Abdullah: “Tamamdır tamam”.
Sanık Abdullah Başak'ın, İlhan Ekşioğlu ile görüşmesinden sonra Yusuf'u aradığı ve teşvik konusunda İlhan Ekşioğlu'na iletilen miktarın kabul gördüğünü söylediği anlaşılmaktadır.

13.05.2011 günü saat:13.36’da İbrahim Akın’ı Yusuf Turanlı'nın aradığı görüşme(tape:3559);
Yusuf: "Ne yaptın ya geç mi yattın", İbrahim:"He dün geç yattım ya", Yusuf: "Ama bizim maçımız var hafta sonu", İbrahim: "Olsun Abi", Yusuf: "Sana Anzer balı falan şey yapayım mı ayarlayayım mı Anzer Balı, at ondan biraz at at, pazara kadar at…tamam yani o iş tamam…telefonda fazla şey yap... tamam yani… ben pazar günü oradayım zaten yanımda olacak her şey ona göre" , İbrahim: “Sağ ol abi",
Yusuf Turanlı, "ama bizim maçımız var hafta sonu" diyerek geç uyanan İbrahim'in yorgun olmaması gerektiğini, gerekirse kendisine Anzer balı gönderebileceğini, Abdullah Başak ile konuşması sonrasında "tamamdır yani, tamam" sözleri ile teşvik anlaşmasının gerçekleştiğini iletmektedir.

13.05.2011 günü saat:16.51’de İbrahim Akın’ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3560);
İbrahim Akın'ın transferine dair görüşmeden sonra.. Yusuf: “Öbür iş tamam mı…herkes tamam değil mi", İbrahim: “Yani 5 kişi ama Yusuf abi…çünkü oynamayacaklar var söyleyemeyiz onlara, onlara söylenmez yani", Yusuf: "Ama olabildiği kadar olsun yani onu söylemek istiyorum, yani olabildiği kadar iyi olur anladın mı"
Sanık Yusuf, İbrahim Akın'dan teşvik faaliyeti içerisine olabildiğince futbolcunun alınmasını istemektedir.

13.05.2011 günü saat:18.16’da Aziz Yıldırım’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2408);
İlhan: “Bir işte o fikslemeye gittim… söylediğiniz şeyi… herşey tamam", Aziz: “Karşıda mısın bu tarafta mı", İlhan: "Bu taraftayım", Aziz: ""…senin programın ne", İlhan: “Neyse ben hallederim geleyim isterseniz", Aziz: “Sen şuradan bir çık gel Samandıra’ya".
Sanık İlhan, "o fikslemeye gittim… söylediğiniz şeyi… herşey tamam" diyerek, teşvik faaliyetine ilişkin olarak Abdullah Başak ile yaptığı görüşmeyi, talimatın sahibi olan Aziz Yıldırım'a iletmektedir.

14.05.2011 günü saat:12.19’da Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'ı aradığı görüşme(tape:3438);
Yusuf: "1’de havalimanında oluyorsunuz zannettim", İbrahim: "Yok ya tesiste olacağız", Yusuf: "Kaçta uçak", İbrahim: “6’da galiba", Yusuf: "Nasıl harika Anzer balından yedin mi", İbrahim: "Dün yedim bir kayık bugün de yedim tamam", Yusuf: "Şey yapıyorsun değil mi oraya… orada konuştun değil mi", İbrahim: “Evet"
Sanık Yusuf burada yine Anzer balı muhabbeti yapmakta, zira yapılan teşvik anlaşmasının sonuca ulaşması için İbrahim'in maç sırasında iyi oynayarak üzerine düşeni yapmasını istemektedir.

14.05.2011 günü saat:14.57’de Yusuf Turanlı'nın İskender Alın'ı aradığı görüşme(tape:3439);
Yusuf: “Nasıl durum", İskender: “Şey, onları oynatacak gibi görünüyor…İbo, Thum, Holosko gibi yani…abi …sen konuştun mu hiç", Yusuf: “Dün konuşmadım", İskender: “Şey bir yoklasana sen bi", Yusuf: “Arif’i aradım o da yurt dışındaymış ben konuşayım bir hocayla dedi e İbo da söylesin ya ... sende git söyle ya ya...ben kendimi bulmuşum de maçta de yani ben kendimi ben yorgun falan değilim de…ununla konuştuğun hayır konuştuğun zaman anlarlar yani", İskender: “Birine söylerim şey yapayım yani konuşacağım öteki türlü oynatırsa ayıp ya",
Konuşma içeriğinden anlaşıldığı üzere Sanık Yusuf, İskender Alın'ın da Trabzon'a karşı oynamasını istemektedir. İskender ise, teknik heyetin kendisinin yerine İbo, Thum, Holosko'yu oynatacak olmasından duyduğu rahatsızlığı ve kızgınlığı Yusuf ile paylaşmakta, kendisini oynatması için Yusuf'un konuşmasını istemektedir.

14.05.2011 günü saat:19.31’de İskender Alın’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3118);
Yusuf: “…konuştun mu bir şey”, İskender: “Ne yok konuşmadım Arif geldi ya” , Yusuf: “İyi tamam bende arayacağım sende konuş,…konuş harbiden konuş çekinme yani ben de konuşacağım tamam”.
Sanık Yusuf, İskender Alın'dan, Trabzon'a karşı oynaması için İBB Spor'un yardımcı antrenörü Arif Erdem ile konuşmasını, kendisini kadroya almaları için ısrar etmesini, kendisinin de hoca ile konuşacağını söylüyor ve nitekim aşağıdaki iletişim tutanağından da bu açıkça anlaşılmaktadır.

14.05.2011 günü saat:19.42’de Yusuf Turanlı'nın Arif Erdem'i aradığı görüşme(tape:3444);
Yusuf: “E sende gitmişsin", Arif: “Oradan oraya geldim hemen", Yusuf: “Bu çocuğun harbi morali çok bozuk Arif ya…oynatmıyormuş çocuğu…bak bir konuş hocayla valla morali bozuk çocuk diyor ki kendimi buldum diyor iki maçtır yani bunlar hep şey maçları yani vizyon maçları", Arif: “Şeyden ötürüdür o yani", Yusuf: “Konuş hocayla Yusuf de aradı de üzülmüş de".
İBB Spor oyuncuları İbrahim Akın ve İskender Alın'ın, Fenerbahçe ve Beşiktaş (kupa) maçlarında ısrarla oynamamasını isteyen Yusuf Turanlı, aynı oyuncuların Trabzon'a karşı oynamalarında özellikle ısrarcı olmakta, hatta özellikle İbrahim Akın yönüyle maçta güçlü ve sağlam olması için Anzer balı yemesi tavsiyesinde dahi bulunmaktadır.

14.05.2011 günü saat:19.58’de Yusuf Turanlı'ya İbrahim Akın'ın gönderdiği mesajda(tape:3445);
"O gelmedi" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:20.00’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın'a gönderdiği mesajda(tape:3446);
"Napcaz yenısını halletcez ozaman kardesım:) dıgerlerı taamam dımı:) bende karsıda olcam cunku. bıttınde cıkar sızı havaalnına karsılam" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:20.22’de İskender Alın’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3119);
Yusuf (Arif Erdem'i aradığını belirterek): “Bende konuşacağım hocayla dedi ya konuş dedim kardeşim…sende konuş Arif’le abicim niye konuşmuyorsun ya”, İskender: “…ben şimdi yeni geldim yemekteyiz daha”, Yusuf: “Hayır yani sen konuşmayacaksan bu işler olmaz yani birazda kendin de konuş yani artık”, …yarın çünkü karşıya gideceğim bak ne diyorum sana git Arif’len konuş,…ne diyeceğinizi biliyorsun artık yani”.
Sanık Yusuf, İskender Alın'ı Trabzon müsabakasında oynatmak için ısrarlarına devam etmektedir.

14.05.2011 günü saat:21.01’de Yusuf Turanlı'ya İskender Alın'ın gönderdiği mesajda(tape:3447);
"Kral musait olmadi konusamadm birazdn yakalarsam konuscam" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:21.19’da Yusuf Turanlı'nın İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3448);
"Kımlerle konustunuz sımdıye kadar" yazdığı.

14.05.2011 günü saat:21.21’de Yusuf Turanlı'ya, İskender Alın'ın gönderdiği mesajda(tape:3449);
"Cihan holmen mahmut metin bunlarla konustuk" yazdığı.

Yusuf Turanlı'nın teşvik primi ile ilgili olarak kimlerle konuştuğunu merak ettiği, İbrahim Akın'ın da gönderdiği mesaj ile Cihan Haspolatlı, Samuel Tobias Holmen, Mahmut Tekdemir ve Metin Depe isimli İ.B.B. Sporlu futbolcularla konuştuklarını söylediği anlaşılmaktadır.

İbrahim Akın ve İskender Alın ile teşvik primi konusunda anlaşmaya varıldığı sabit iken adları geçen futbolcular yönüyle bu yönde bir teklifin varlığı saptanamamıştır. Her ne kadar İlhan Ekşioğlu'nun telefon görüşmelerinde, "belediyede çalışan kişiler, yedi kişinin uçak bileti, yedi kişinin bileti" sözlerinden teşvik primine çok ayıda oyuncunun dâhil edilmesi iradesi açıkça anlaşılıyor ise de adı geçen diğer futbolcuların gıyaplarında yapılan konuşmalara konu olmaları dışında doğrudan bu faaliyet içerisinde yer aldıklarına dair bir bulguya rastlanılmamış, kısmen tanık olarak alınan beyanlarında da kendilerine bu yönde bir teklifin ulaşmadığını dile getirmişlerdir.

14.05.2011 günü saat:21.22’de Yusuf Turanlı’nın İskender Alın’a gönderdiği mesajda;
“Ok super kalecıde cok onemlı. olmadı başkasıyla da konusun yane” yazdığı, (tape:3120)

14.05.2011 günü saat:21.32’de Yusuf Turanlı'ya İskender Alın'ın gönderdiği mesajda(tape:3450);
“Tmm abi ama bu ibneler beni oynatmazsa varya dalcam bunlara:))Sen garanti versen s.. koyarm hepsinede garanti vermiosn:))" yazdığı,
Sanık İskender Alın, Trabzonspor'a karşı oynamayı çok istediğini, bu arada Beşiktaş’a transferi konusunda Yusuf'un kendisine garanti vermediği için müsabakada oynatmayan İBB Spor teknik heyetine tepki gösteremediğini mesaj ile Yusuf'a iletmektedir.

14.05.2011 günü saat:21.35'de Yusuf Turanlı'nın, İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3451);
"Demın hocayla gene konustum garantı alıcam ben dıo valla:) ama sen gıt arıfın odaya konus yane" yazdığı,
14.05.2011 günü saat:21.40’da İskender Alın'ın Yusuf Turanlı'ya gönderdiği mesajda(tape:3452);
"Abi hepsi beraber dolanio bos birakmiolr arifi:)) sana demedi oynuo veya oynamio die:) garantiyse a..belediyenin:)" yazdığı,
Sanık İskender Alın, Trabzonspor müsabakasında oynayıp kendilerine vaat edilen teşvik primini almayı o kadar istemektedir ki, formasını giydiği ve hayatını buradan kazandığı para ile sürdüren kulübüne, çok rahat küfür edebilmektedir.

14.05.2011 günü saat:21.40'da Yusuf Turanlı'nın İskender Alın'a gönderdiği mesajda(tape:3453);
"Ya gene guzel konuş da .ben arıyım arıfı solıyım ıskender senle konusmak ıstıo dıye" yazdığı,
14.05.2011 günü saat:23.53’de İskender Alın’nın Yusuf Turanlı’a mesaj gönderdiği(tape:3121);
“tam kadroyu bilmioz ogrenince solicz” yazdığı.
14.05.2011 günü saat:23.55’de İskender Alın’nın Yusuf Turanlı’a mesaj gönderdiği(tape:3122);
“oynarsam rahat ol abi:))” yazdığı.
İskender Alın bu mesajı ile, müsabakada oynarsa Yusuf Turanlı'nın rahat olmasını istediği, oynadığı oyun ile teşvik primini alacaklarını ima etmektedir.

14.05.2011 günü saat:23.56’da İskender Alın’a Yusuf Turanlı’nın mesaj gönderdiği(tape:3123);
“Insallah oynaman lazım valla:) hala konuşmadınmı arıffle” yazdığı,
14.05.2011 günü saat:23.57’de İskender Alın’nın Yusuf Turanlı’a mesaj gönderdiği(tape:3124);
“emedm ki onlar oturuodur hepsi asagada” yazdığı,
14.05.2011 günü saat:23.57’de İskender Alın’a Yusuf Turanlı’nın mesaj gönderdiği(tape:3125);
“Okk” yazdığı,

15.05.2011 günü saat:14.07’de Yusuf Turanlı'nın İbrahim Akın’ı aradığı görüşme (tape:3565);
Yusuf: “Top sende ha", İbrahim: “Tamam ben hallettim ya, şey yaptım yani…o şeyi hallettim yani", Yusuf: “İsko oynamıyormuş ya İsko", İbrahim: “O da oynamıyor yapacak bir şey yok abi…yani Cihan abiye de şey yaptım o da diyor aynısını ne yapayım diyor yani", Yusuf: “Yani top sende abiciğim yani sen ne diyorsan odur…sen sazı eline alırsan anasını ağlatırsın zaten…hadi İbo bitir işini", İbrahim: “Tamam hallediyorum ben abi inşallah”, Yusuf: “İnşallah, kalecimiz nasıl iyi mi”, İbrahim: “Ya o şey bizim o Oğuzhan biliyorsun Trabzonlu”, Yusuf: “Ha ona yanaşmayın o zaman ya”, İbrahim: “Yok yok”, Yusuf: “Can’a yanaş ama Can’a, Can’a”, İbrahim: “O tamam ya”, Yusuf: “He Can tamam okey top sende öpüyorum seni”, İbrahim: “Tamam”.
Yusuf Turanlı, İBB Spor kalecisini sormakta, İbrahim'den " bizim o Oğuzhan biliyorsun Trabzonlu" cevabını aldıktan sonra "O'na yanaşmayın o zaman" demektedir. Zira Trabzonspor ile oynanan müsabakada, Trabzonlu olan bir oyuncunun teşvik primi içerisinde yer almayacağını düşünmekte ve uzak durulmasını tavsiye etmektedir. Nitekim Oğuzhan 15.05.2011 tarihinde oynanan müsabakaya 61 numaralı forması ile çıkmıştır. (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=397&macId=87191 (http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=397&macId=87191))

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:22
16.05.2011 günü saat:20.33’de İbrahim Akın’ın Hoca Ahmet Kangı'yı aradığı görüşmede(tape:3566);
A.Kangı: "O maçta bir sıkıntı vardı biliyorsun…yani o Trabzon maçını…onun öyle olması gerekiyordu biliyorsun" dediği, İbrahim: “Öyle bir şey var ben hissettim zaten hocam ya", A.Kangı: "Golü kim attı", İbrahim: “Holmen attı hocam…yani orada hem ben gol atsam hem ekstra gol paramı alacaktım hem de birde işte prim vardı pirim gelmişti hocam bayağı yüklü bir pirim gelmişti" dediği, A.Kangı: "O takımın öyle olması gerekiyordu haberin olsun" dediği, İbrahim: “O zaman yapacak bir şey yok hocam"

Sanık İbrahim müsabaka sonrasında yine Hoca Ahmet Kangı'yı aradığı ve açıkça, kazanmaları halinde ekstra gol parası dışında yüklü bir pirim alacağını ifade etmektedir.

Kls. 91 dizi 58 ve öncesinde bulunan, İBB Spor Kulübü tarafından Mahkememize gönderilen cevabi yazıda, 15.05.2011 tarihinde oynanan Trabzonspor-İBB arasındaki lig karşılaşması için bu maça münhasıran özel bir prim uygulaması ve buna dair maç öncesi alınmış bir yönetim kurulu kararı olmadığı gibi yapılmış bir prim ödemesinin de bulunmadığı, uygulamada 2010-2011 yılı için deplasman galibiyetlerine 5.000 TL, iç saha için 3.000 TL prim belirledikleri bildirilmiştir. Bununla birlikte, İbrahim Akın’a 04.06.2010 tarihinde yapılan “Tadil Protokolü” gereğince attığı her üç gol için 50.000 TL ödeme taahhüdünün olduğu, 2010-2011 de toplam 11 gol atan ve 3 kez prim almaya hak kazanan İbrahim Akın’ın Trabzon müsabakasında bir gol atması halinde 50.000 TL prime hak kazanacağı belirtilmiştir.

Sanık İbrahim Akın’ın söz konusu konuşmada Ahmet Kangı'ya söylediği “hem ekstra gol parası alacaktım” dediği konu, bir gol atması halinde İBB Spor Kulübünden alacağı 50.000 TL’dir. Sanık bunun yanında “hem de birde işte prim vardı pirim gelmişti hocam bayağı yüklü bir pirim gelmişti” diyerek sözünü ettiği konu ise Fenerbahçeli sanıklardan gelecek olan teşvik primidir.

Sanık İskender Alın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan ve sorgudaki savunmasında teyid ettiği savcılık ifadesinde özetle; “Yusuf Turanlı bu maçtan önce bana Fenerbahçe’nin teşvik göndereceğini söyledi. Bir fiyat konuşulmadı. Takım arkadaşlarınızla konuşun dedi. İbrahim ile aynı odada kalıyoruz. Kendisine de zaten bu teklif götürülmüştü. Yusuf Turanlı’ya ise bize baskı yapmaması için tamam dedik. Şuan hatırlamadığım bazı isimleri kendisine söyledim. Bu şahıslara ulaştığımı, anlaştığımı söyledim. Ancak böyle bir şey olmadı. Peşimizi bıraksın düşüncesiyle yapmışız gibi kendisine söyledik. Bu hususta İbrahim ile de aynı şekilde karar verip davrandık. fiziki takibe konu resimler doğrudur, 14.05.2011 günü saat 21.00 sıralarında yapılan mesajlaşmalarda Yusuf bana, teşvik amaçlı kimlerle irtibat kurduğumu soruyordu” şeklide beyanda bulunmuş, teşvik anlaşmasını doğrulamıştır.

Sanık İbrahim Akın müdafii huzurunda alınan, yukarıda özetlenen süreç ve oluşa uygun olup bu nedenle hükme esas alınan ve sorgudaki savunmasında teyid ettiği savcılık ifadesinde özetle; “Bu maçtan öncede Yusuf Turanlı tarafından Trabzon maçında iyi oynamamız için para teklifinde bulunuldu. Bana bazı takım oyuncularıyla bu amaçla görüşmem istendi. Ben kimseyle görüşmedim. Ama görüşmediğimi söyleyemedim. Kendisine bazı isimler vererek onlara ulaştığımı söyledim. Net bir para miktarı konuşulmadı. Ancak teklif yapıldı. Bu hususta emniyette de aynı ifademi vermiştim” şeklinde beyanda bulunmuş ve teşvik anlaşmasını doğrulamıştır.

Bizzat teşvik anlaşmasının karşı tarafı ve aktif süjeleri olan sanıklar İskender Alın ile İbrahim Akın’ın, yukarıda özetlenen ve iletişim tutanakları ile uyumlu savunmaları değerlendirildiğinde, diğer sanıkların suçtan kendilerini kurtarmaya yönelik, oluşa aykırı, iletişim tutanaklarını izaha yönelik gerçeklikten uzak savunmalarına itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle başta suç örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın bizzat tüm süreci yönetmesi yanında TCK'nın 220/5. maddesindeki “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü yollaması ile diğer sanıklar Abdullah Başak, İlhan Yüksel Ekşioğlu, İskender Alın, İbrahim Akın ve Yusuf Turanlı’nın, teşvik suçunun kanuni tanımında yer alan fiilleri birlikte gerçekleştiren sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmış ve Mahkememizde oluşan bu vicdani kanı ile cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar sanık Bülent İbrahim İşçen hakkında, ayrıca bu müsabakaya ilişkin olarak cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, suçlamayı reddeden savunmanın aksine cezalandırılmasına yeter kesin ve inandırıcı kanıtlara ulaşılamadığından beraatine karar vermek gerekmiştir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:23
15.05.2011 TARİHİNDE OYNANAN FENERBAHÇE – ANKARAGÜCÜ MÜSABAKASINDA ŞİKE YAPILMASI


15.05.2011 günü İstanbul’da oynanan Fenerbahçe - M.K.E. Ankaragücü futbol müsabakası öncesi örgüt lideri sanık Aziz Yıldırım’ın, İlhan Yüksel Ekşioğlu’na Fenerbahçe’nin Ankaragücü ile yapacağı maçta bazı Ankaragücü futbolcuları üzerinden şike yapılması için talimat verdiği, bu çalışmalar kapsamında; İlhan Ekşioğlu’nun Cemil Turhan, Yavuz Ağırgöl ve Mehmet Yenice vasıtasıyla şike faaliyetine giriştiği,
Sanık İlhan Ekşioğlu’nun bir yandan bu şahıslar aracılığıyla şike faaliyetini yürütürken diğer yandan Abdullah Başak vasıtasıyla Yusuf Turanlı üzerinden Ümit Aydın aracılığı ile çalışmalar başlattığı,
Ayrıca; M. Şekip Mosturoğlu’nun talimatı ile Sami Dinç’in de şike faaliyeti içerisine girdiği,
Bu bağlamda sanıkların, şike anlaşmasının/teklifinin varlığına işaret eden iletişim tespit tutanaklarına bakıldığında;



MEHMET YENİCE, YAVUZ AĞIRGÖL VE CEMİL TURHAN İŞBİRLİĞİ İLE YÜRÜTÜLEN ŞİKE FAALİYETİ


22.04.2011 günü saat:22.58’de Aziz Yıldırım’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2137);
Aziz: “O Ankara’daki ee ne yaptı acaba”, İlhan: “Başkanım onunla ee yarın burada o beraber şey yapacağız seyredeceğiz maçı…ondan sonra hemen giriş şey yapacağız yani yani onun için onunlayım yani yarın”, Aziz: “Sabah mı görüşürüz seninle akşam mı görüşelim”, İlhan: “İstediğiniz zaman”, Aziz: “O zaman ee 9 u çeyrek geçe bizim ev eve gelir misin”, İlhan: “Gelirim başkanım”.

Aziz Yıldırım'ın "o Ankara'daki" ile kastettiği kişiyi anlayan İlhan Ekşioğlu, "onunla burada beraber şey yapacağız, onunlayım yani yarın" şeklinde karşılık verdiği, bu konuşmada kastedilen kişinin Mehmet Yenice olduğu aşağıdaki 2138 nolu tapede, Aziz Yıldırım'ın "ee Mehmet gelmedi mi" sözünden açıkça anlaşılmaktadır.

23.04.2011 günü saat:09.24’te Cemil Turhan’ın Mehmet Yenice’yi aradığı görüşme(tape:1608);
Cemil: "Bir bana uğrar mısın bana", Mehmet: “Bunu halledebilirsem uğrarım, NTV'ye gideceğiz", Cemil: "Çok önemli bir şey diyeceğim"

23.04.2011 günü saat:09.40’da Cemil Turhan'ın Yavuz Ağırgöl'ü aradığı görüşme(tape:2582);
Cemil: “Dereağzı'na gel", Yavuz: “Vallaha mı,..tamam geliyorum".

Cemil Turhan, şike faaliyetlerini birlikte yürüteceği Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl ile bir araya gelme çabasındadır.

23.04.2011 günü saat:10.46’da İlhan Ekşioğlu’nun Mehmet Yenice’yi aradığı görüşme(tape:3078);
İlhan: “Seninle konuştuğumuz önümüzdeki haftalarla ilgili sen ne gerekiyorsa yap,…önümüzdeki hafta arasında bir gün tesise gel sen bize aktar bilgileri”, Mehmet: “…öbürü de zaten şeyde oynamıyor biliyorsun”, İlhan: “…bunu boşver sen o, öbürlerine bak,..ne gerekiyorsa yap çalışmaları ondan sonra konuşalım”, Mehmet: “Abi şimdi biz NTV deyiz...tamam abi sen merak etme... ben sana bilgi vereceğim”

23.04.2011 günü saat:17.54’de Aziz Yıldırım’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2138);
Aziz: “Geldik biz sende ne var ne yok”, İlhan: “Gayet iyi şey ettiniz konuştunuz herhalde Cemil abiyle”, Aziz: “Cemil ile konuşmadık Cemil yanımda”, İlhan: “O bir şeyler var o anlatacak size”, ( Aziz Yıldırım’ın yanında bulunan Cemil Turhan’a: “Sen bir şeyler anlatacakmışsın bana” dediği, Cemil’in; “He şey he söyleyeceğim” dediği, ardından Aziz Yıldırım ile İlhan Ekşioğlu‘nun görüşmeye devam ettikleri), , Aziz: “ Ee ne oldu Mehmet gelmedi mi (Mehmet Yenice kastediliyor)”, İlhan: “Başkanım ee bu Mehmet’ten bu şey yok yani bu bir şey yok ama Cemil abi size bir şey anlatacak…o çok önemli”dediği.

25.04.2011 günü saat:14.13’te Cemil Turhan’ın Mehmet Yenice’yi aradığı görüşme(tape:1611);
Mehmet’in; “Konuştuk şeyle bana telefon edecek,…ona göre gideceğim işte ben buradan çıkacağım o da oradan gelecek,…ben yoldan telefon ettim şeye,…abiye konuştuk,…dedi ki böyle böyle ben zaten şeyde buluştum çıktım Ataşehir’de buluştum öbür oğlanla,…ondan sonra o dedi ki bakayım dedi eğer şey yapabilirsem dedi ben sana haber vereceğim dedi dün de Yavuz abiyle yoldan konuştum dedi ki”dediği, Cemil’in; sonra arayacağını ve daha rahat konuşacaklarını söylediği.

25.04.2011 günü saat:14.29’da Cemil Turhan’ın Mehmet Yenice’yi aradığı görüşme(tape:1612);
Cemil’in; “Sen perşembe günü burada olacakmış gibi gel,…olacak ama dersini iyi çalışarak gel yani” dediği, Mehmet’in onayladığı.

25.04.2011 günü saat:15.02’de Cemil Turhan’ı Yavuz Ağırgöl’ün aradığı görüşme(tape:1613);
Cemil’in (İlhan’ı Kadıköy’e bıraktığını ve kendisinin Dereağzına geldiğini söyleyip, devamında Mehmet Yenice’yi kastederek): “he konuştum sen dedim iyi bir dersini çalış dedim” dediği, Yavuz’un; “Kim hıı imtihana girecek doğru,…ben gideceğim de orada tanıdık şeyim vardı da ders çalışmak için okula götürecekti bir iki başka”.

Suç tarihinde 64 yaşında olan Mehmet Yenice ile 72 yaşında olan Yavuz Ağırgöl, ayrı ayrı ders çalışıyorlar zira şike faaliyetine ilişkin Cemil Turhan ve İlhan Yüksel Ekşioğlu'na rapor verecekler.

27.04.2011 günü saat:13.34’de İlhan Ekşioğlu’nu Cemil Turhan’ın aradığı görüşme(tape:3089);
Cemil (hasta olduğunu ve evde yattığını belirtip programının çok yoğun olduğundan dert yandığı, devamında): “… yav yarın ..için ...saat 6’da buluşuyorum,…yarın ikisi de varda biri 6’da biri 8’de”, İlhan: “…Mehmet mi”, Cemil: “Evet,…6’da o zaten 6 gelecek ya 5 buçuk 6’ya doğru gelecek,…gelecek eve gelirken bana gelecek”, İlhan: “O da gelsin çünkü şey öbürünü göndermemiz lazım hemen ya”, Cemil: “…Mehmet’i yarın sabah göndereceğim ya”.

28.04.2011 günü saat:23.49’da Mehmet Yenice’nin Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme(tape:2913);
Mehmet: “Abi kaçta gelecen belli oldu mu”, Yavuz: “11, 12’de Ankaradayım”, Mehmet: “Ne diyo o başkan yöneticinin otelinde mi kalacan,..oraya nasıl adam madam çağrılacağı zaman nasıl çağıracan oraya,..Stad oteline gel işte”, Yavuz: “oraya da çağırsak ne olur ki”, Mehmet: “orada öbür tarafta yöneticinin oteli, gelir mi ya”, Yavuz: “Zaten biz gideceğiz o nereye gelecek ya,..onların dediğine gideceğiz nereye gideceğiz”.

29.04.2011 günü saat:11.17’de Mehmet Yenice’yi, Yavuz Ağırgöl’ün aradığı görüşme(tape:2914);
Mehmet (Yavuz’a Stad oteline gitmesini söyleyip): “Parasını veriyor nasıl olsa demi fatura matura alırız,..şeylerde başla faaliyetlere benimki şeyden öbür taraftan” , Yavuz: “Öbür taraftan başladın mı onu söyle bana”, Mehmet: “Öbür taraftan dediğin benimki şey diyorum ya Murat’tan, Murat’tan gelince konuşurum”.


Söz konusu konuşmada geçen "Murat", sanıklardan Murat Şahin'dir. Zira bu kişi olduğu 2947 ve 2948 nolu tapelerden açıkça anlaşılmaktadır. Sanık Mehmet Yenice, şike faaliyeti kapsamında bir kısım MKE Ankaragücü futbolcularına Murat Şahin üzerinden ulaşmaya çalışmaktadır.

29.04.2011 günü saat:11.23’te Cemil Turhan’ı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:1615);
İlhan: “Peki gitti değil mi bizimkiler”, Cemil:“Gittiler gittiler anam”, İlhan: “Her şey iyi mi”, Cemil:“Onla herşey iyi,…bugün, bugün de dünküleri tehir ettim bugüne”.

29.04.2011 günü saat:11.24’de Mehmet Yenice’yi İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme. (tape:2915);
İlhan: “Herşey yolunda mı ne yapıyorsun”, Mehmet: “Şimdi işte Yavuz abiyle buluşacağım o geliyor” , İlhan: “Hadi halledin ha”

İlhan Ekşioğlu söz konusu görüşme ile, Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl üzerinden yürütülen şike faaliyetlerinin akıbetini sormaktadır.

29.04.2011 günü saat:16.19’da Mehmet Yenice/Yavuz Ağırgöl’ün İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2916);
İlhan: “Ne yaptınız”, Yavuz: “Bakıyoruz işte”, İlhan: “İyi tamam bakında yani ince eleyin sık dokuyun”, Yavuz: “Ben ince eliyorum sen onun için merak etme bi şey yarın şey alacağım galiba”, İlhan: “Tamam yani o temeli at”, Yavuz: “Alacağım masayı”, İlhan: “He, temeli bi de atalım betonu dökelim,..İşçiler…”,Yavuz: “Sen onun için merak etme,..Ben sana iletirim hepsini”.

Ticaret hayatında inşaat işleri ile iştigal eden sanık İlhan Ekşioğlu, telefonlarının dinlenilme ihtimaline binaen geliştirmiş olduğu jargon içerisinde konuşarak, yürütülen şike faaliyetleri ile ilgili bilgi almaktadır. Sanık İlhan "tamam yani o temeli" dedikten sonra sanık Yavuz; "alacağım masayı" şeklinde anlamsız bir cümle kurduktan sonra İlhan tekrar, "temeli atalım betonu dökelim" demektedir. Akabinde devamı gelmeyen cümle içerisinde "işçiler" dedikten sonra Yavuz, hiç merak etmemesini, kendisine hepsini ileteceğini söylemektedir. Söz konusu konuşmanın bir ticari işletmenin yürüttüğü inşaat faaliyetleri ile ilgili olmadığı izaha gerek bırakmayacak açıklıktadır. Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl'ün inşaat işleri ile bir ilgilerinin bulunmadığı gibi İlhan Ekşioğlu'nun taşeronu falan da değillerdir.

29.04.2011 günü saat:17.05’de Mehmet Yenice'nin Murat Şahin’i aradığı (tape:2947); Murat telefona cevap vermemiştir.

01.05.2011 günü saat:14.34’de Mehmet Yenice'nin Murat Şahin’i aradığı görüşme(tape:2948);
Mehmet: “2 günden beri yoktun neredeydin sen, mahsus mu bakmadın", Murat: "Ya yok diyorum sen hala uzatıyorsun ya", Mehmet: “Bende dedim başına bir şey mi geldi bir şey mi var ne oluyor ne ediyor dedim ya", Murat: “Korktun mu?", Mehmet: “Adam der ki yani bu kadar işte", Murat: "Dedik anlamıyor ki … abi evin yani o alengirli bir şey yani …biliyorsun öbür türlü olsa şey yapardık", Mehmet: “Yok ben sana şeyini söyledim canım gerekenini de…istersen geleyim de bi konuşalım", Murat: "Yok yok hiç uzatma", Mehmet: “Tamam o zaman… o iş kapandı artık"

Sanık Mehmet Yenice, Ankaragücü'ne yönelik olarak yürütülen şike faaliyetinde sanıklardan Murat Şahin'den yardım istemektedir. Ancak Murat Şahin bir süre Mehmet Yenici'nin telefonlarına çıkmadıktan sonra şike konusunda kendisine yardımcı olmayacağını ve bu nedenle kendisini aramamasını söylemektedir.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:24
01.05.2011 günü saat:15.16’da Mehmet Yenice’nin Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme;
Mehmet: “Görüşemediğim var ya, ...O aradı, ..durum iyi çarşamba görüşürüz senle”. (tape:2918)

Mehmet Yenice, Yavuz Ağırgöl'e, Murat Şahin'in kendisini aradığını iletmektedir.

01.05.2011 günü saat:21.03’de Mehmet Yenice’yi İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:2919);
İlhan: “İyi mi gelişmeler nedir durum”, Mehmet: “İyi abi iyi,..ben Yavuz abiyle konuştum,..O iletmedi bize ben bütün şeyleri konuştum,..İlet dedim o herhalde maçtan bugün maçtaydı,..hepsini iletecek”, İlhan: “tamam”, Mehmet: “Birde ikinci bir şey var onun bilmediği ben gerçi bugün şey yaptım da ona ilettim de başka bir olay vardı o biliyor o beni aradı onla konuştuk biz,..öğrenirim ben şimdi tamam”, Mehmet: “O biliyor bugün ilettim ona”.

Sanık İlhan Yüksel Ekşioğlu, Mehmet Yenice'den yürütülen şike faaliyetleri konusunda bilgi almakta ve gelişmeleri merak etmektedir.

01.05.2011 günü saat:21.05’de İlhan Ekşioğlu’nun Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme(tape:3095);
İlhan: “..madem geldin bize bir haber versene ya”, Yavuz: “Ben dedim yarın görüşürüz seninle merak etme”, İlhan: “İyi tamam iyi değil mi her şey”, Yavuz: “Her şey iyi”. İlhan: "İyi tamam da dokuzda bende ol sabah"

Ankara'da "temeli atıp betonu döken" Yavuz Ağırgöl'ün, İstanbul'a geldiğini Mehmet Yenice'den öğrenen İlhan Ekşioğlu bir dakika sonra telefonla aradığı Yavuz'a, İstanbul'a geldiği halde neden haber verdiğini sormakta ve görüşmek için sabah ofisine çağırmaktadır.

02.05.2011 günü saat:08.59’da Yavuz Ağırgöl’ün İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:3249);
İlhan: ”Geldin mi”, Yavuz: “Az kaldı geliyorum”, İlhan: “Şeye geliyorsun biliyorsun benim yeri,.. Altıyolda Mc Donalds var ya,..onun 4.katı Altıyol iş hanı” .

Sanık İlhan, bir gün öncesinde görüşmek için yanına çağırdığı Yavuz Ağırgöl'e telefonda ofisinin yerini tarif etmektedir.

İletişim tespit çalışmalarına göre Yavuz Ağırgöl’ün; İlhan Ekşioğlu’nun ofisinin bulunduğu Kadıköy Osmanağa Mah. Söğütlüçeşme Cad. Bestekar Dilhayat Sok. Altıyol İş Hanı No:1 Kat:4 sayılı yerdeki iş yerine gelerek görüşeceklerinin anlaşılması üzerine güvenlik görevlilerince 02.05.2011 günü saat:08.30’da İlhan Ekşioğlu’nun ofisinin bulunduğu adrese geçilerek takip çalışmalarına başlanıldığı,saat:08.45’te 34 FB 9766 plakalı Audi A7 marka araçla İ.Ekşioğlu’nun gelerek ofisinin bulunduğu Altıyol İş Hanı'na girdiği, saat:09.22’de Söğütlüçeşme Cad. boğa heykelinin bulunduğu meydan tarafından Yavuz Ağırgöl’ün gelerek Altıyol İş Hanı'na girdiği ve girişte bulunan işhanı görevlisine İlhan Ekşioğlu’yla görüşmek için geldiğini söylediği, görevlinin telefonla bilgi vererek 4.kata çıkması gerektiğini söylediği, Yavuz Ağırgöl’ün asansöre binerek 4.kata çıktığı ve İlhan Ekşioğlu’nun ofisine girdiği, saat:09.45’de Yavuz Ağırgöl’ün Altıyol İşhanı'ndan çıktığı ve yaya olarak Kuşdili Cad. üzerinden Şükrü Saraçoğlu Stadına gelerek Foto Muhabirleri Girişi yazılı kapıdan içeri girdiği anlaşılmış ve buna dair fiziki takip tutanağı (Kl:28, Dizi:239-242 arası) incelenerek iletişim tutanaklarının afaki olmadığı ve gerçek yaşama yansıyan doğruluğu teyid edilmiştir.

02.05.2011 günü saat:09.46’da İlhan Ekşioğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:3098);
Aziz: “Neredesiniz,…he geldi mi”, İlhan: “Geldi şimdi onu başka bir iş için gönderdim”, Aziz: “…nerede buluşalım”, İlhan: “Nerede isterseniz”, Aziz: “Biz o zaman kulübe geliyoruz Semih’le tamam mı”.

Yavuz Ağırgöl'ün, İlhan Ekşioğlu ile ofiste görüşeceğinden önceden bilgisi olan sanık Aziz Yıldırım, "geldi mi" diyerek İlhan Ekşioğlu'na Yavuz'u sormaktadır.

Aziz Yıldırım'a, Yavuz Ağırgöl ile yaptığı görüşmenin hemen ardından onu başka bir iş için gönderdiğini söyleyen İlhan Ekşioğlu, gelen Kulüp'te buluşma talebi üzerine aşağıdaki görüşme ile sabit olduğu üzere yeniden Yavuz Ağırgöl'ü aramakta ve Kulübe çağırmaktadır.

02.05.2011 günü saat:09.50’da İlhan Ekşioğlu’nun Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme (tape:3099);
İlhan: "Yavuz abi neredesin", Yavuz: "Stadın oraya geliyorum ne oldu", İlhan: “…Tamam kulübe gel de Başkan geliyor kulübe bir konuşalım dedi bir daha orada sende gel stada”, Yavuz: "Ben staddayım zaten stada gidiyorum", İlhan: "Ben de geliyorum odaya gel odada konuşuruz"

02.05.2011 günü saat:10.03’de Mehmet Yenice’yi Yavuz Ağırgöl’ün aradığı görüşme(tape:2920);
Yavuz: “Dinle şimdi ben şeyi 100 bini söyledim hemen verecekler şimdi bana,..yalnız şey ile konuşmamız lazım,..o Murat’la”, Mehmet: “Ben anladım da yani şey söyleme beni aradı zaten,.. sen mi konuşacan”, Yavuz: “Ben konuşacağım ondan sonra da onla bir şey edeceğim parayı ona vereyim mi”, Mehmet: “Yok daha sen nerdesin”, Yavuz: “Ben şimdi Kulüpteyim başkan çağırdı onun yanına gidiyorum şimdi ben senden cevap bekliyorum sen Murat’a telefonumu ver beni arasın”, Mehmet: “Aramaz zaten korkuyor hanımınla şeyi hanımı kızıyormuş anladın mı”, Yavuz: “Ee ne yapacağız”, Mehmet: “Bilmiyorum bunu böyle nasıl konuşalım ya ben seni arayayım dur”, Yavuz: “Ha tamam”.

İlhan Ekşioğlu'nun ofisine giden Yavuz Ağırgöl, bu görüşmede (tape 2920) Mehmet Yenici'ye, İlhan Ekşioğlu'na 100 bini söylediğini ve hemen vereceklerini, başkan Aziz Yıldırım çağırdığı için yanına gideceğini iletmektedir. Belirledikleri Ankaragücü futbolcularına Murat Şahin üzerinden ulaşmaya çalıştıkları için, Yavuz, Mehmet'e Murat'la konuşmaları gerektiğini söylemektedir. Mehmet ise Yavuz'a; Murat'ın kendisini telefon ile aradığını şike faaliyetine girmek istemediğini söylediğini (tape 2948), bu konuda kendisinin tekrar konuşamayacağını iletmektedir.

Saat 10.03 de (tape 2920) cep telefonu 229.Sokak Akşemseddin Camii Batıkent - Kent Koop. Mahallesi (Batıkent MESA) Yenimahalle, Ankara adresinde sinyal veren Mehmet Yenice aynı cep telefonu ile aynı gün saat:11.29’da Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme; (tape:2921)
Mehmet: “Abi ben şimdi şeye gidiyorum,..hani yemek yediklerimiz var ya,..oraya gidiyorum akşamda maça gideceğim seni gece ararım ben”, Yavuz: “Şimdi ben başkanla beraberdim,..her şeyi konuştum onla şeyi başkaları girmek istiyordu yok dedim,..onu bıraksa o zaman biz bakmayız dedim ondan sonra dedi peki sana bıraktım dedi haberin olsun anladın mı O'nla muhakkak konuşmamız lazım adamın beni arasın bir kere ya bu parayı alması için biliyorsun değil mi”, Mehmet: “Tamam zaten bitti ora,..orada bir tane bilet var,..eğer geç olmazsa gece ararım”.

Mehmet Yenice, Yavuz Ağırgöl'e "hani yemek yediklerimiz var ya, ...oraya gidiyorum" diyerek şike faaliyeti kapsamında daha önceden bir araya geldikleri kişiler ile yemek yemeye gittiğini, akşam da maça (02.05.2011 tarihinde saat 20.00 de MKE Ankaragücü- Kardemir DÇ Karabükspor müsabakası var) gideceğini söylemektedir. Yavuz Ağırgöl ise, Başkan Aziz Yıldırım ile görüştüğünü, " her şeyi konuştum onla şeyi başkaları girmek istiyordu yok dedim" sözünden açıkça anlaşıldığı üzere Başkan Aziz Yıldırım'ın şike faaliyeti için başkalarının devreye girebileceğini söylediğini ancak kendisinin bunu reddettiğini, bu durumda aradan çıkacaklarını söylediğini, bunun üzerine Başkan'ın da "peki sana bıraktım dedi" diyerek yine şike faaliyetini birlikte yürüteceklerini ancak "O'nla muhakkak konuşmamız lazım" dediği Murat Şahin'e ulaşmaları gerektiğini söylediği görülmektedir.

02.05.2011 günü saat:14.00’de Mehmet Yenice’nin Cemil Turhan’ı aradığı görüşme(tape:2922);
Mehmet:"Kamptayım kampta", Cemil: “Bizim Mura.. Murat’ın telefonunu bana bir verebilir misin”, Mehmet: “Abi ben sana sonra konuşurum”,

02.05.2011 günü saat:16.41’de Mehmet Yenice’yi Cemil Turhan’ın aradığı görüşme; (tape:2923)
Cemil:“Çıktın mı”, Mehmet:“Tamam çıktımda ben seni arayacağım abi tamam”.

02.05.2011 günü saat:16.50’de Mehmet Yenice’nin Cemil Turhan’ı aradığı görüşme(tape:2924);
Mehmet: “Öbürü reddedildi diyor aradığı numara, …ben seni gece arayacağım gece”, Cemil: “Şey olursa şeyin bana numarasını bir mesajla atsana”, Mehmet: “Söyleyeceğim ben sana durumu,..yani başka şey var,..bu konuda herhalde hanımı ile kavga etmiş tamam mı”

Söz konusu görüşmeler ile Cemil Turhan ısrarla, daha önce Fenerbahçe SK formasını giydiği için bizim Murat dediği, Murat Şahin'in telefon numarasını istemektedir.

03.05.2011 günü saat:00.26’da Cemil Turhan’ı Mehmet Yenice’nin aradığı görüşme(tape:2580);
Mehmet: “Şimdi bizim Ersin var ya,…o eski şeylerden dolayı hanımıyla kavga etmiş”, Cemil: “He he he Ersin”, Mehmet: “Ondan sonra böyle bir şey yaparsan demiş boşanırım demiş Yavuz abi ile beraberken en az 20 defa aradım mağazadan bakmamış anladın mı,…aynen öyle, şimdi hanımı demiş ki neler geldi başımıza daha onlardan demiş daha da şeye mi giriyorsun demiş,…zaten bir tane adamı vardı onun orada”, Cemil:“Ama önemli adam”, Mehmet; "Ama yine yarın yine zorlayacağım", Cemil: "Bi zorla ya, onun bir aylık maaşı vardı ya, onu da alacağım ya onun için", Mehmet: "Çok korkuyor bir de ikinci evliliği ya bunun",

Söz konusu görüşmede Mehmet Yenice, Murat Şahin'in eşiyle huzursuzluk yaşamamak için şike faaliyetine girmek istemediğini Cemil Turhan'a anlatmakta, Cemil ise yine de zorlamasını, O'na bir aylık maaşını ayarlayacağını söylemektedir. Görüşmede aynı zamanda, Murat Şahin'in Ankaragücü takımı içerisinde tesir edebileceği bir kişinin bulunduğu ancak onun da önemli bir kişilik olduğu anlaşılmaktadır.

Mehmet Yenice'nin, "ama yine yarın yine zorlayacağım" sözünün gereği olarak Cemil Turhan'ın sözünü ettiği " bir aylık maaş" ile ilgili olarak 03.05.2011 günü saat:00.38’de Murat Şahin’e (tape:2925):
“aylık.maaşı.vereceklermiş.gideyim mi.cevap.bekliyorum” şeklinde mesaj attığı,

03.05.2011 günü saat:00.39’da Murat Şahin’in ise Mehmet Yenice’ye attığı(tape:2926);
“Ben ılgılenmıyorum” mesajı ile şike faaliyeti içerisinde yer almayacağını söylemektedir.

03.05.2011 günü saat:00.43’de Cemil Turhan’ı Mehmet Yenice’nin aradığı görüşme (tape:2581);
Mehmet: "Şimdi mesaj çektim onun da cevabı ben ilgilenmiyorum", Cemil: "Vallahi", Mehmet: "Vallahi yani kayıtlı şeyde telefonumda, gelince sana hem çektiğim mesajı gösteririm hem de onun verdiği cevabı", Cemil: "Tamam", Mehmet: "Çünkü öbür tarafta büyük şey yemiş hanımından, makineleri falan kapattı, bir daha o işe girersen demiş bırakırım demiş, o da trikoları bütün makinaları falan satmış"

Söz konusu görüşme ile Mehmet Yenice; Murat Şahin'den şike faaliyetine ilişkin olarak aldığı "ben ilgilenmiyorum" mesajını, mesajın gelmesinden üç dakika sonra Cemil Turhan'ı arayarak iletmekte, bir daha da bu işe girmeyeceğini "trikoları makinaları sattı" şeklinde sözde şifreli olarak iletmektedir.

03.05.2011 günü saat:13.58’de Yavuz Ağırgöl’ün Mehmet Yenice’yi aradığı görüşme(tape:3250);
Mehmet: “Şeyi bildirdim Cemil abiyle konuştuk da,..hani aradık da bulamadık ya birisi vardı,..onun durumunu”, Yavuz: “Ne oldu”, Mehmet: “Yok abi olmuyor,.. bildirdim sen nerdesin,..Cemil abiyle konuşmadın mı bi konuş bi benim konuştuklarımı,..bir Cemil abi arıyor bi sen arıyorsun bir öbürü arıyor yani ben söyleyemiyorum ki bunları birisine söylüyorum o iletsin diye,..ben öbür telefonla şey yaptım onu şeyi söyledim gece saat yarımda…bunu sana söylemedi mi öbür tarafın işini”, Yavuz: “Yok,..iyi ben de diyorum ki bir kere randevu al deki filan yerde buluşacağız saat filan saatte burda ol”, Mehmet: “Dediler ki daha başka şey varsa onu bildireceğiz dediler”, Yavuz: “Başka şey yok ya ne var o biri olmuyor de mi öbürü”, Mehmet ( olmadığını söyleyip devamında): “Şeyle hanımıyla kavga etmiş o,..sana şeyde anlatır biliyor Cemil abi anladın mı,..yüzünden kavga etmiş karı demiş ki eğer demiş herhangi böyle başımıza gelmeyen kalmadı demiş eğer bir daha gidersen ben çeker giderim çocukları alır giderim demiş,..onu bi ara ilk hatırlıyorsan aradık hanımı çıktı ya,..o şeye gitmiş gelmiş anla bunları konuşamıyorum ben sana şimdi,..anladın mı gitmiş hani bizim şeyi öbür bir hattı daha var dedim o kapalı dedim ya,..o öbür tarafla konuşmuş, bak gece gene şey çektim mesaj çektim gelen mesaj ben ilgilenmiyorum dedi”

Söz konusu görüşmede Mehmet Yenice, Kasımpaşa Spor Kalecisi Murat Şahin arasındaki mesaj trafiğini Yavuz Ağırgöl'e iletmektedir.

03.05.2011 günü saat:19.06’da X Şahsın, Mehmet Yenice’yi aradığı görüşme(tape:2627);
X Şahıs: “Ne yaptın çalıştın mı,..o işleri,..Otele falan gideceğim diyorsun” , Mehmet: “Öyle çalışma malışma yok ya,..öyle gidiyorum işte, öbür ib.. kabul etmedi ismini söyleyeyim mi, Murat”, X Şahıs: “Ben sana dedim boşa görüşüyorsun abi sakat iş,..Ankara’ya bak ya…sağlam”, Mehmet: “Ankara’ya bakta şey yok ki sen neredesin”.

Söz konusu görüşmede, Mehmet Yenice kendisini arayan X Şahsa, Ankaragücü maçına ilişkin olarak yürütülen şike faaliyetinde, Murat Şahin'in aracılık yapmayı kabul etmediğini söylemektedir.

04.05.2011 günü saat:10.21’de Mehmet Yenice’nin Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme(tape:2929);
Mehmet: “Yedekle konuştun mu yedekle”, Yavuz: “Yedekle konuştum,..sen ne yapıyorsun”, Mehmet: “Garanti değil onun şey yapacağı girip çıkacağı garanti değil yani girip çıkıyor”

04.05.2011 günü saat:10.23’de Mehmet Yenice’yi Yavuz Ağırgöl’ün aradığı görüşme(tape:2930);
Yavuz: “Ben sana dediğim adamla konuştum bitirdim ben işi seninki tamam mı”, Mehmet: “ Tamam…sen cuma mı geleceksin buraya pazartesi mi”, Yavuz: “Bugün de, bugün geleyim”, Mehmet: “Ben sana konuşacağım haber vereceğim o zaman tamam mı ne zaman geleceğini”, Yavuz: “İstiyorsan evin telefonunu yaz (0212 852 6968) istiyorsan aç iyice konuşalım seninle”, Mehmet: “Tamam”.

Söz konusu iki görüşme içeriğinden, sanıklar Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl'ün görev dağılımı içerisinde irtibat kuracakları kişiler ile konuştukları anlaşılmaktadır.

09.05.2011 günü saat:11.49’da Yavuz Ağırgöl'ün İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme(tape:2962);
Yavuz: “Şeye gidiyim mi ben temel atmaya", İlhan: “E varsa bi ee çağırıyorlarsa git", Yavuz: “Yarın sabah burda ol dediler ben de gideyim bakayım…ne derece doğru ne derece yanlış…onu sana soruyum da onun için", İlhan: “Git git… tamam oldu" .

Yavuz Ağırgöl'e "temel atmaya" yani şike için anlaşma yapmaya gitmek için İlhan Ekşioğlu'ndan izin istemektedir.

09.05.2011 günü saat:12.17’de İlhan Ekşioğlu'nu Aziz Yıldırım'ın aradığı görüşme(tape:2963);
Aziz: "Nasıl gidiyor ne yapıyorsun", İlhan: "İyi başkanım bir şeyler var konuşmamız lazım", Aziz: "Onun için ben de dedim hep beraber konuşalım …bana göre zoru başardık gibi geliyor", İlhan: "Öyle başkanım ama çok zor oldu ya…ama bu sanki bu hakikaten beklediğimiz kadar oldu yani", Aziz: "En zor maçtı", İlhan: "Asıl şu bitse de rahatlasak başkanım ya…siz kaçta geçersiniz kulübe başkanım", Aziz: "Ben saat 3’ten sonra falan geçerim herhalde".

09.05.2011 günü saat:12.23’de İlhan Ekşioğlu'nun Mehmet Yenice'yi aradığı görüşme(tape:2964);
İlhan: “Arkadaşın yanına geliyormuş yarın öyle dedi bana", Mehmet: "Ben de şimdi şeye gidiyorum zaten bugün taraftarlarla imza dağıtacaklar, oraya gidiyorum", İlhan: "O da geliyormuş yarın sana, öyle dedi bana", Mehmet: "Ben sabahleyin konutum da, ben şimdi öbür şeye gidiyorum taraftarlar toplanacakmış onlara forma falan dağıtacaklarmış imza günüymüş oraya gidiyorum ... uğra dedi "
İlhan Ekşioğlu, Yavuz Ağırgöl'ün şike faaliyeti (temel atmaya) için Ankara'ya gideceği bilgisini Mehmet Yenice ile paylaşmaktadır.

09.05.2011 günü saat:17.34’de Yavuz Ağırgöl'ün Mehmet Yenice'yi aradığı görüşme(tape:3232);
Yavuz: “Yarın geleyim ben yoksa sen", Mehmet: “Tabi canım", Yavuz: “Şimdi sen işi bitirdin mi randevuyu falan aldın mı", Mehmet: “Sen gel yarın…öğleden önce gel ya…aldım ben bugün şeye gittim söylemedi mi İlhan bey…o beni aradı…ondan sonra ondan da bi not ilettim…ben şeye gittim işte ney o sana söylesin", Yavuz: “Ahmet mi söyledi", Mehmet: “Ben ona söyledim…aradı dedi ki arkadaşın geliyormuş dedi…evet dedim…ondan sonra tekrar aradım dedim ki o, o arada bana haber geldi… Hasan abinin yanına gidiyorum dedim…ilacı ver dedim şeye dedim… ee benim arkadaşa dedim…saat 5’e 6’ya kadar aramasın dedim…anladın mı", Yavuz: “Anladım tamam"

Ankara'ya "temel atmaya" giden Yavuz Ağırgöl, Mehmet Yenice'den "randevuyu alıp almadığını" sormaktadır. Temel atma konusunda, Murat Şahin'in ustalığından yararlanamayan sanıkların, inşaatın temelini (şike faaliyetini) bizzat kendileri atmak için Ankara'da buluşmak üzere sözleşmişlerdir.

Söz konusu görüşmenin ertesinde Ankara'da Mehmet Yenice ile buluşan Yavuz Ağırgöl'ün, 10.05.2011 günü saat:12.45’de (Mehmet Yenice'nin telefonundan) İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme (tape:2931);
İlhan: “Nedir durumlar", Yavuz: “Durumlar iyi, ben şimdi geliyorum…akşama dönecem", İlhan: “İyi tamam dön de buluşuruz tamam", Yavuz: “Tamam abi haberin olsun".

11.05.2011 günü saat:11.20’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme(tape:2932);
Yavuz: “Biraz evvel başka arkadaşla konuştum… tamam", Mehmet: “Tamam, neredesin sen", Yavuz: “Şimdi ben İlhan Ekşioğlu’nu bekliyorum…Kulüpteyim".

Ankara'da temel atma işini (şike faaliyetini) görüşen sanık Yavuz Ağırgöl'ün İstanbul'a dönmesi sonrasında durum değerlendirmesi yapmak üzere Kulüp'te, İlhan Ekşioğlu'nu beklediği anlaşılmaktadır.

11.05.2011 günü saat:12.41’de Cemil Turhan'ın Yavuz Ağırgöl'ü aradığı görüşme(tape:3233);
Cemil: “Neredesin", Yavuz: “Kulüpte", Cemil: "Ha geldin yani", Yavuz: "ne yaptınız ne ettiniz", Cemil: “nasıl böyle mi konuşacağız", Yavuz: “Yok yok", Cemil: “Konuşuruz".

Şike görüşmeleri için Ankara'ya gittiğini bilen Cemil, Yavuz'a nerede olduğundu sorduktan sonra gelişmeler ile ilgili olarak telefonda konuşamayacağını söylemektedir.

11.05.2011 günü saat:12.43’de İlhan Ekşioğlu'nu Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme(tape:2979);
İlhan: “Sen neredesin", Yavuz: “Kulüpte", İlhan: “Sen gel bana istersen 5 dakikaya", Yavuz: “Başkan beni çağırdı da bir tarafa ayrılma dedi senle görüşeceğim dedi onun için", İlhan: "Ha geldi mi başkan", Yavuz: "Başkan burada, geliyor musun", İlhan: “Gelirim tamam" .

Yukarıda değerlendirilen 2921 nolu TAPE'de Başkan Aziz Yıldırım ile arasında "başkaları girmek istiyordu yok dedim,..onu bıraksa o zaman biz bakmayız dedim ondan sonra dedi peki sana bıraktım dedi" şeklindekidiyalog gözetildiğinde, Aziz Yıldırım'ın Yavuz Ağırgöl tarafından yürütülen şike faaliyeti konusunda adı geçenden de doğrudan bilgi aldığı anlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:25
11.05.2011 günü saat:23.06’da Mehmet Yenice'nin Yavuz Ağırgöl'ü aradığı (sabit telefonlardan görüştükleri) görüşme; (tape:2666)
Mehmet: “Var mı bir şey yok demi", Yavuz: “Var var, cuma günü buğdayı alıyorum …bende kalıyor…dediğim gibi 4 tane adam gönderiyoruz öyle…yani cuma günü verecek…artık onu sen nasıl ayarlayacaksın", Mehmet: “Tamam hallederiz onu sonra", Yavuz: “Adamlarına söyle bir şey yapsınlar yani…yoksa yar… yeriz".

Temel atma noktasında inşaat sektöründe yürütülen faaliyetin bu defa tarımsal alana kaldığı ve Yavuz Ağırgöl'ün, Aziz Yıldırım ve İlhan Ekşioğlu ile görüştükten sonra "cuma günü buğdayı alıyorum" dilerek iş ortağı Mehmet Yenice'yi bilgilendirdiği anlaşılmaktadır. Müsabaka tarihi yaklaşmıştır ve söz konusu buğday ile kastedilenin şike faaliyetinde kullanılan para olduğunda şüphe yoktur.

12.05.2011 günü saat:10.21’de Mehmet Yenice'nin Yavuz Ağırgöl'ü aradığı görüşme(tape:2933);
Mehmet: “Bilet benim elime geçecek mi ona göre söz verecem Belediye başkanına falan", Yavuz: “Bak öğleden sonra bana bileti verecek…sen de gelip alacaksın benden", Mehmet: “Biliyorsun şeyde genel müdür muavinine istedim bileti", Yavuz: “Yalnız o şeyi nasıl söyleyecem sen bana bir şey demiştin bileti yükselttik ya bi ara", Mehmet: “Ha dört", Yavuz: “Onla sen öbür taraftan da bir şey yontacaksın de mi söyledim çünkü sana", Mehmet: “Yani üçü diyelim ki biletler her şeyi alacam ya", Yavuz: “Onu ben söyledim…Cemil’e konuştum tamam".
Sanıklar alacakları şike parasını nasıl pay edeceklerini konuşmaktadırlar.

12.05.2011 günü saat:17.38’de Mehmet Yenice'nin Yavuz Ağırgöl'ü aradığı görüşme(tape:2934);
Mehmet: “Yarın şimdi ben alır almaz…sana telefon ediyorum…yanına da birisi al yani ben dedim birisine ödeyeceğiz çünkü…anladın de mi", Yavuz: “Biletin bir tanesi sende kalsın", Mehmet: “O senin dediğin şeyi verecem sana", Yavuz: “Ben birisiyle gelirim tamam sen merak etme", Mehmet: “Nereye geleceğini de söylerim ben".

Yavuz Ağırgöl alınan 400 bin dolardan, 100 binin Mehmet'te kalmasını istemektedir.

12.05.2011 günü saat:20.01’de Mehmet Yenice'nin Yadigar Boğa’yı aradığı görüşme(tape:2667);
Mehmet: “Yarın seninle bi yere gidip geleceğiz büyük ihtimalle…anladın mı? sabah gene dükkana gel de ondan sonra öbür çocuk şey yapacak gelecek Hakkıyla öbür o Kürt var ya…biz seninle gideceğiz yalnız gece geç dönebiliriz", Yadigar: “Tamam oldu abi".
Mehmet Yenice; Yadigar Boğa'ya, şike anlaşmasında kullanılacak parayı almak için bir yere (İstanbul'a) gideceklerini söylemektedir. Bu aşamaya kadar şike faaliyetine dair bilgisi olduğu tespit edilemeyen Yadigar, Mehmet Yenice'nin bir yere gitme talebini sorgulamadan ve araştırmadan kabul etmektedir.

13.05.2011 günü saat:10.12’de Mehmet Yenice'nin Yavuz Ağırgöl'ü aradığı görüşme(tape:2935);
Mehmet: “Ben amcayı alacam çıkayım mı yola…çünkü anca gelirim beş saat sürer", Yavuz: “Tamam…çünkü öğle de verecekler işi", Mehmet: “Yoldan ararım şey yapınca ara beni o zaman", Yavuz: “Sen merak etme nerde buluşacağımızı da söylerim ya".

Mehmet Yenice, Yavuz Ağırgöl'e, şike parasını almak için amca ile (Yadigar Boğa) geleceğini haber vermektedir.

13.05.2011 günü saat:11.56’da Yavuz Ağırgöl'ü Cemil Turhan'ın aradığı görüşme;
Cemil: “Neredesin", Yavuz: “Yemeğe geleceğim sana". (tape:3235)

13.05.2011 günü saat:13.27’de Yavuz Ağırgöl'ün Cemil Turhan'ı aradığı görüşme(tape:3236);
Yavuz: “Geleyim mi, senin oraya mı geleyim", Cemil: “Benim oraya gel ya bırak orayı orda ya benim oraya gel ya", Yavuz: “Dur şey da buradan parayı alayımda öyle geleyim çünkü oraya gelecekler" .

Yavuz Ağırgöl, şike parasını alıp Cemil Turhan'ın yanına geleceğini, zira Mehmet Yenice'nin oraya geleceğini söylüyor.

13.05.2011 günü saat:13.35’de Yavuz Ağırgöl'ün İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme(tape:3237);
Yavuz: “Ne yapıyoruz", İlhan: “Gitmedin mi daha", Yavuz: “Eee şey adamları ben buraya çağırdım mahsus geliyorlar oraya…biletleri vereceğim şimdi geliyorlar onun için seni aradım…alıyım mı yukarıdan hazırlayayım mı", İlhan: “Al, al o seni bekliyor zaten şey bizimki seni bekliyor…yalnız bak gene diyorum…iyi emin ol bak son sözü biliyorsun yani kim söyleyecek", Yavuz: “Onun için buraya getirttirdim zaten…millete Cemil’in yanında bileti vereceğim…yani herkes görsün diye şey yapıyorum ya"
Sanık İlhan Ekşioğlu'nda şike amacıyla verilecek olan paranın kullanımına dair endişesinin olduğu, bunu Yavuz Ağırgöl'e söylediği onun da bu endişeden dolayı Mehmet Yenice'yi çağırdığı ve parayı Cemil Turhan'ın huzurunda vereceği anlaşılmaktadır. İlerleyen süreçte İlhan Ekşioğlu'nun bu endişesinde kısmen haklı olduğu görülecektir.

13.05.2011 günü saat:13.50’de Yavuz Ağırgöl'ün Mehmet Yenice'yi aradığı görüşme(tape:3238);
Mehmet: “Adapazarı'na geldim", Yavuz: “Ben Dereağzındayım ha…burdayım hemen aldım her şeyi bende", Mehmet: “Ataşehir’de buluşalım ya…ben orda görünmeyim ya", Yavuz: “Sen geldiğin yaklaştığın zaman telefon et ben… Cemil’in yanındayım konuşurum… "

Yavuz, İstanbul'a yaklaşan Mehmet'e Fenerbahçe'nin Dereağzı tesislerine gelmesini, Cemil Turhan'ın yanında olduğunu söylemektedir.

13.05.2011 günü saat:14.50’de Yavuz Ağırgöl'ün Mehmet Yenice'yi aradığı görüşme(tape:3239);
Mehmet: “Gebze'deyim", Yavuz: “Gel bu Dereağzına gel yav", Mehmet: “Abi amca gelmiyor yav amca amca…o zaman bırakıyım mı, amcayı şeye Ataşehir’e", Yavuz: “Ataşehir’e bırak sen gel ya", Mehmet: “Niye oradan oraya gelmiyorsunuz ya", Yavuz: “O gelsin diyor ya… Cemil… bilmiyor musun niye getirdiğimizi hadi konuşma be" .

13.05.2011 günü saat:14.51’de Yavuz Ağırgöl'ün Mehmet Yenice'yi aradığı görüşme(tape:3240);
Yavuz: “Burada 5 dakikada araba bahçeye girecek ondan sonra çıkıp gidecek adam da arabada beklesin ne fark eder ya", Mehmet: “Çekiniyor da onun için diyorum", Yavuz: “Çekinmez ne çekinecek ne var ki ya ne yapacağız ki ona silah mı çeke.. Cemil var ben varım başka yok ki".

İletişim tespit tutanaklarına göre Mehmet Yenice’nin 13.05.2011 günü İstanbul’a gelerek şike faaliyetinde kullanılacak parayı alacağının anlaşılması üzerine güvenlik görevlilerce yapılan takipte; Cemil Turhan ve Yavuz Ağırgöl’ün; saat:13.35’de Kadıköy Fenerbahçe Mah. Fener Kalamış yolu üzerinde 34 CGT 08 plakalı beyaz renkli Honda marka otoda oldukları, şahısların araçla Dereağzı Tesislerine C Kapısından giriş yaptıkları, saat: 16.00’da ise 34 UE 0887 plakalı mavi renkli Honda marka otoyla Mehmet Yenice ve Yadigar Boğa’nın Rıfat Bey sokaktan gelerek Dereağzı Tesislerine B Kapısından giriş yaptıkları, saat:16.20’de Dereağzı Tesisleri B Kapısından 34 UE 0887 plakalı otonun çıktığı, otoyu Mehmet Yenice’nin kullandığı, yanında Yadigar Boğa’nın bulunduğu ve Çamlıca Turnikelerden çıkış yaparak Ankara istikametine doğru seyir haline geçtikleri 13.05.2011 günlü Fiziki Takip Tutanağı (Kl:28, Dizi:235-238 arası) ile anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:25
15.05.2011 günü oynanan maç Fenerbahçe: 6 - Ankaragücü: 0 şeklinde sonuçlanmıştır.

16.05.2011 günü saat:09.35’de İlhan Ekşioğlu’nun Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme(tape:2999);
İlhan: “Neredesin,…bana bir uğra ofise he” , Yavuz: “Tamam efendim”.

16.05.2011 günü saat:09.54’de İlhan Ekşioğlu’nun Mehmet Yenice’yi aradığı görüşme(tape:3000);
İlhan: “Bir uğra bana neredesin”, Mehmet: “Orada değilim ki ben Ankara’dayım,” İlhan: “Onu bir konuşacağız diyorum,…onun yarısı olmadı,…olmadı Mehmet olmadı yarısı”, Mehmet: “Nasıl olmadı İlhan abi ya böyle geliyoruz ondan sonra bak”, İlhan: “Mehmet yarısı olmadı diyorum sana ben sana ne dedim bizim 1 Numara’dan haber gelmeden bir şey yapmayacağız”, Mehmet: “Herhalde yapmadık ya işte 3-4 defa telefon ettiler bende bekliyorum,…telefon ettiler oradan ben sizi ararım onların yanında”, İlhan: “Cemil abi ile de konuştuk dün yarısı oldu yarısı olmadı aynen söyle, ben mi aradım konuştum onlarla, niye böyle yapıyorsun…sana bu verildiği zaman ne dendi”, Mehmet: “Ben şimdi bunu şeyde konuşamıyorum bundan da,… amcanın yanına gidiyorum”, İlhan: “Gitme şimdi amcanın yanına,…bekle gitme”.

İlhan Ekşioğlu, şike parasını yerine ulaştırmakla görevli olan Mehmet Yenice'ye, bu amaçla verilen paranın hepsinin verilmeyeceğini, yarısının verileceğini söylemekte, bu durumdan rahatsızlığını dile getiren Mehmet'e İlhan, "bizim 1 Numara’dan haber gelmeden bir şey yapmayacağız" sözünde kastettiği Aziz Yıldırım'dan haber gelmeden kimseye bir şey verilmeyeceğinin daha önceden söylendiğini hatırlatmaktadır.


Aziz Yıldırım duruşmadaki savunmasında "yani şimdi Aziz Yıldırım'a bir numara, CEO demek kadar normal bir şey yok, eğer bana inşaat işçisi deselerdi o zaman bu şifreli bir kelime olabilirdi. Ama Aziz Yıldırım'a başkan CEO deyince gayet doğal yani. Ama bu inşaat işçisi deyip de ben olsam o zaman şifreli olurdu" ifadelerini kullanmıştır. Şu hale göre "Bizim 1 Numara" ile kastedilenin Aziz Yıldırım olduğu, yarısı verilip diğer yarısı verilmeyen paranın da ticari bir faaliyete ilişkin olmayan şike parası olduğu izahtan varestedir.
Bununla birlikte İlhan Ekşioğlu, 01.06.2011 tarihli duruşmadaki savunmasında yapılan her türlü işten başkanın haberi olduğunu beyan etmiştir.

16.05.2011 günü saat:10.39’da Mehmet Yenice'yi Cemil Turhan'ın aradığı görüşme(tape:2936);
Cemil: “Seni aramış", Mehmet: “Verme diyor yarını diyor giriyorum böyle şeylere durumlara düşünüyorum ya…söylemiyor musun sen abi", Cemil: “Söyledim ya onlarda kardeşim neyse şimdi telefonda bunlar konuşulacak şeyler değil ya", Mehmet: “Ne yapacam ben şimdi şeyde bekliyorum…telefon etti dedi ki böyle böyle dedi o şeyde aşağı yukarı üç yüz dört yüz metre ilerdeyim", Cemil: “Ha onların orda" , Mehmet: “Onun yanından arayım da sen konuş bari dedim o…İlhan beyle…o yarısını ver dedi anladın mı ben üçü vereyim oradan hiç olmazsa kendimin şeyini alırım onu da pay ederiz…ne diyeyim ben şimdi adama böyle böyle olmamış mı diyeyim", Cemil: “Sen öyle diyeceksin başka bir diyecek halin yok", Mehmet: “Ah abi ah konuşamıyoruz işte telefonda da bazı… içimdekilerini söylemiyorum işte anladın mı".

Mehmet Yenice, Cemil Turhan ile, İlhan Ekşioğlu tarafından şike parasının yarısının dağıtılmasını istemesinden duyduğu rahatsızlığı paylaşmaktadır.

16.05.2011 günü saat:10.49’da Mehmet Yenice'yi Cemil Turhan'ın aradığı görüşme(tape:2937);
Cemil: “Şimdi Yavuz abiyi şeyi gönderdim...hemen git dedim konuş kardeşim ondan sonra da hemen bana gel…talimat verecem dedim", Mehmet: “Yedinci telefon edişleri yemin ediyorum geliyorum", Cemil: “Şimdi bir kişi gitti gönderdim onu şimdi Erdal’la beraber ta şeye Kadıköy’e gitti 10 dakika içinde şeye 15 dakika içinde gelir buraya",

Cemil Turhan, İlhan ile konuşması ve daha önce kararlaştırılan şekli ile şike ödemesinin yapılması için Yavuz Ağırgöl'ü gönderdiğini söylemektedir.

16.05.2011 günü saat:10.51’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme(tape:2938);;
Mehmet: “Sizden haber bekliyorum yedinci telefon edişleri", Yavuz: “Ben şimdi İlhan’a gidiyorum İlhan telefon etti mi sana", Mehmet: “Etti yarısını dedi bilmem ne yap diyor…benim aklım sarmıyor ya bununla mı uğraşacaz…ben dedim öyle kabul etmezler dedim, bizden dedi telefon bekle, yedi defa telefon ettiler, bekliyorum arabayla dolaşıp duruyorum valla "

16.05.2011 günü saat:10.53’de Mehmet Yenice'nin Yavuz Ağırgöl'ü aradığı görüşme(tape:2939);
Mehmet: “Ben konuştum de, söz verdim de anladın mı", Yavuz: “Tabi canım öyle şey mi olur ya dedim ne yaparsanız yapın verirler mi arkadaşlar ya…öyle şey mi olur ya", Mehmet: “Gözünü seveyim onu şey yap ya adamı", Yavuz: “Sen de yanlış konuşuyorsun ya biz ne konuşmuşsak o dur diyeceksin ya…ben gidiyorum ona şimdi ben söylerim gerekeni".

Mehmet Yenice, kendisinden şike anlaşmasına konu parayı isteyenlerin yedi defa telefon ettiğini, durumun netleşmemesi nedeniyle ödeme yapamadığını söyleyip, Yavuz Ağırgöl'den bu konuyu İlhan Ekşioğlu ile konuşmasını istemektedir.

16.05.2011 günü saat:11.08’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme(tape:2940);
Mehmet: “Ne yapayım dolaşıp duruyorum işte durmadan telefon ediyorlar" , Yavuz: “Evet parayı vermeyin diyor", Mehmet: “Ne yapacaz ya", Yavuz: “Sen geleceksin senin hakkını alacaksın gerisini verecez bunlara", Mehmet: “Hepsini", Yavuz: “Ben sana bir şey söylüyorum kardeşim…kavga ettim şimdi ya…sen bak abi hiçbir şey vermiyorsun alıyorsun geliyorsun 200’ünü veriyoruz geri kalanı bizde kalıyor", Mehmet: “Yarısı veriliyor yani öyle mi", Yavuz: “Verme yarısını nasıl vereceksin adama…sen şimdi 300 yok mu…100’ünü sen al 200’ü de getirelim bunlara geri verelim bitsin bu iş al yok diyelim…biz buna verelim bitsin", Mehmet: “Üç olsun da bari hiç olmazsa şeyimi alayım ya", Yavuz: “Hiçbir şey vermiyoruz oradakilere bir şey verme", Mehmet: “Abi oradakilere bir şey vermiyor muyuz…200 verecem oraya öyle söylediniz ya şimdi", Yavuz: “Ben söyledim 200 verdin 200’de bunlara geri verecez…bizdekini de üçe bölecez o zaman başka çaresi var mı", Mehmet: “3 vereceğin yere 1 ver diyorsun öyle mi", Yavuz: “Ya, ha…şimdi Cemil geldi yanıma bir dakika Cemil yanıma geldi".

Sanıklar şike parasının bir kısmının geri verilmesi ile nasıl pay edileceği konusunda tartışmaktadırlar.

16.05.2011 günü saat:11.13’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme(tape:2941);
Yavuz: “Cemil’de yanımda o çocuğa 100 vereceksin", Mehmet: “Ben veremem gelin siz verin o zaman ben 3’de..100’ü nasıl vereyim ben yapamam onu", Yavuz: “Hiç verme o zaman", Mehmet: “Olur mu ya nasıl verme diyorsun ya… ben 200’ü veriyorum o zaman öbür tarafında yanında telefon açarım bu kadar veriyorum derim çeker gelirim ben…gidiyorum şimdi 200’ü veriyorum 100’le de dönüyorum… Ben giremem öyle şeylere", (Yavuz telefonu Cemil Turhan'a veriyor), Cemil: “Ya abi bak ya hiçbir şey ödenilmeyecek ya bu ne birine vereceksin birine vermeyeceksin…sen Yavuz abiyi bekle", Mehmet: “Nasıl bekleteyim adamları…sizin için o kadar kolay"

Şike anlaşmasının karşı tarafından iki kişi olduğu Cemil Turhan'ın " birine vereceksin birine vermeyeceksin " cümlesi ile net olarak anlaşılmaktadır.

16.05.2011 günü saat:11.18’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme(tape:2942);
Yavuz: “Ben geleyim mi oraya", Mehmet: “Gel abi sen hallet yani ben nasıl o 100’ü şey yapayım ya", Yavuz: “150’yi buraya getir 150’nin üstüne de bizdeki ellinin birin beşini koyup verecez, diğerini geri kalanı da oraya verdik diyecez… adam beni tehdit etti ya sen ne konuşuyorsun ya…ben gelirsem hiç vermem bak", Mehmet: “O zaman bizi silahla vur sen…vermeyecekmisin gelsen", Yavuz: “Gelsem vermeyecem" Mehmet: “Ben ne olacam o zaman", Yavuz: “Ben gelecem diyecem biz sizi şeyle olmadı siz yapmadınız…ben diyorum ki 150’yi ver 150’yi de geri getir aynısını söylüyorum…beni dinle beni şimdi İlhan bey bekliyor git uçakla bilet al git dedi ben diyecem ki Mehmet alıp geliyor parayı bak sana söylüyorum Mehmet hangisini diyorsam onu yap", Mehmet: “Ben sana haber verecem şimdi" .

Sanıklar Mehmet Yenice, Yavuz Ağırgöl ve Cemil Turhan'ın, İlhan Ekşioğlu tarafından şike anlaşmasında kullanılmak üzere verilen 400 bin Doların 100 binini kendilerine ayırdıkları bu görüşme içeriğinden çok net anlaşılmaktadır. İlhan Ekşioğlu paranın yarısı olan 200 bin Doları geri isteğinden geri kalan kısmın verilmesi ve paylaşılması noktasında sanıklar kendi aralarında tartışmaktadırlar.

16.05.2011 günü saat:11.24’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl/Cemil Turhan'ın aradığı görüşme(tape:2943);
Yavuz: “Bak Cemil istiyor veriyorum onu", Cemil: “Yavuz abin gelsin oraya kardeşim", Mehmet: “Hiç vermem derse ne olacak", Cemil: “Şimdi hiç vermem dediği zaman tabi onlar karşı karşıya gelecek oturup konuşsunlar abi eğer sen hiç yani vermeden buraya geliyorsan gel", Mehmet: “Ben onların yanına şimdi girmek üzereyim …orda... şeyi yaparım sizi ararım".

16.05.2011 günü saat:11.33’de İlhan Ekşioğlu’nu, Mehmet Yenice’nin aradığı görüşme(tape:3001);
Mehmet: “Ben şimdi şeylerle beraberimde, senin ismini bilmiyorlar ben 2 verilecek değil mi”, İlhan: “2 verilecek 2’yi de al gel,…yarın sabah bende ol”, Mehmet: “Arabayla geliyorum saat 1’de 2’de orada olurum,…yine şeye mi geleyim Alt yola mı”, İlhan: “Alt yola gel he alt yola sen de gel seninle işim var”.

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:26
16.05.2011 günü saat:11.49’da Mehmet Yenice'nin Yavuz Ağırgöl/Cemil Turhan'ı aradığı görüşme(tape:2944);
YAVUZ AĞIRGÖL : Efendim
MEHMET YENİCE : Alo
Y.A : Hı
M.Y : Yöneticiyle görüştü iki ver dedi onların yanında anladın mı
Y.A : Nasıl
M.Y : İki ver dedi yöneticiyle görüştü iki ver dedi ikiyi de al dedi yarın dedi öğleden sonra benim yanımda ol dedi
Y.A : Hı
M.Y : Senle işim var dedi ikiyi verdim ben çıkıyorum şimdi
Y.A : İkiyi mi verdin
M.Y : Ha öyle söyledi o
Y.A : Öyle şey olur mu ya o zaman nasıl olacak anlamadım
M.Y : Bana değil kendisine sor, kendisine sorsana
Y.A : Oğlum bana da aynısını söyledi ben sana bir şey söylüyorum ya
M.Y : Ne yapayım adamlar onla görüştüler işte öyle söyledi
Y.A : Ya onla görüştükleri bırak abi ben sana bir şey söylüyorum ya
M.Y : Abi ben verdim zaten
Y.A : Bizi hiç dinlemiyorsun ya
M.Y : Ben seni dinliyorum ... ben verdim zaten anladın mı
Y.A : Neyi verdin
M.Y : Sadece geliyorum öğleyin ordayım yanındayım oradan da şeye gidecem öbür adama altı yola ordan ne yapacaksa verecek beraberli tamam mı bu kadar başka benim bir şeyim yok hadi öpüyorum
Y.A : Abi ben sana bir şey söylüyorum sen kendi kendine iş yapıyorsun anlamadım ki bu işi
M.Y : Şimdi konuşma o zaman gelince konuşalım
Y.A : Nasıl gelince parayı verdikten sonra ne konuşacaksın ya
M.Y : Abim öyle söyledi onların yanında öyle söyledi
Y.A : Allah, Allah
M.Y : ... ara da sor ona
Y.A : .... veriyorum Cemil e
M.Y : Ara da ona sor, ara da ya ben yarın gelince konuşalım
(YAVUZ AĞIRGÖL TELEFONU ARKA PLANDA BULUNAN CEMİL TURHAN'a VERİYOR)
CEMİL TURHAN : Alo, ne oldu ya söyle
YAVUZ AĞIRGÖL : Abi şimdi şeyle konuştular yöneticiyle konuştular
C.T : Kim
M.Y : İki ver dedi anladın mı iki verdim ben de yarın dedi benim yanımda ol dedi öğleden sonra dedi hatta sabah ol dedi de ben sabah gelemem dedim yarın öğleden sonra yanındayım dedim ikiyi de al getir dedi bu kadar
C.T : Ya kardeşim sen hasta mısın ya
M.Y : Senle işim var dedi
C.T : Hı, sen kimle
M.Y : Abi onların yanıda öyle söyleyince ben ne yapayım ya zaten üç olan şey ikiye düşürdü ya yani sana kolay geliyor bu
C.T : Ya kardeşim
M.Y : Ben gelince konuşalım şunu
C.T : Ya kardeşim ya ben de sana anlatamıyorum ki sen niye onla konuşuyorsun kardeşim ya
M.Y : Konuştur dedi al bizde böyle şey mi olur dedi Hasanım dedim böyle böyle dedim sonra dedim bana şey yapmayın dedim ben gelince konuşuruz
C.T : Ya şimdi abi sen bırak ya gelince konuşuruz diyorsun ya öyle bir saçma konuşuyorsun ki
M.Y : Abi ne yapayım peki yani siz şimdi orda bunu ikna edemiyorsunuz ben nasıl ikna edeyim peki, ben ikna edemiyorum
C.T : Ya sen ikna edecek sen değilsin ben sana ne dedim açma vermeye kimseye para
M.Y : Hı
C.T : Niye veriyorsun parayı
M.Y : Ver dedi onlar o şeyde kendisi söyledi
C.T : Ya sana ne onlara abi ya niye veriyorsun ya
M.Y : Allah, Allah bana ne diyorsun abi ya gözünü seveyim ya Allahını seversen yapma bi de sen böyle yapma bari ya
C.T : Ya sen ben sana bir şey anlatmak istiyorum sen niye oraya telefon açıyorsun bir daha kardeşim ya söyle ben sana diyorum ki benden habersiz hareket etme diyorum sana niye hareket ediyorsun ya
M.Y : Öyle ama durmadan öbürü de telefon ediyor
C.T : Kim
M.Y : Öbür telefon yoksa ben kalkıp üçünü şey yapacam o zaman verecem ya gelince konuşsak olmaz mı abi ben yarın geliyorum yanındayım on iki bir de yanındayım
C.T : Sen oraya şimdi şuan bir şey vermedin hiç vermedin
M.Y : Verdim, verdim öyle söyledi o söyleyince öyle verdim
C.T : İkisini birden vereceksin diyorsun şimdi diyorsun bak şimdi diyorsun ya
M.Y : Ya oraya getirecem işte
C.T : Hı
M.Y : Yüz bende, yüz bende yüz de şeyde iki yüz de ona verecez
C.T : Ne oldu şimdi değişen ne oldu şimdi
M.Y : Bir şey olmadı işte yapamadınız ki orda halledebildiniz mi
C.T : Ya Yavuz abi Yavuz abi geliyor sana usta
M.Y : Tamam gelsin abi
C.T : Tamam bir dakika veriyorum bir dakika al
M.Y : Tamam
(CEMİL TURHAN TELEFONU ARKA PLANDA BULUNAN YAVUZ AĞIRGÖL'e VERİYOR)
YAVUZ AĞIRGÖL : Alo
MEHMET YENİCE : Efendim
Y.A : Ben geliyorum abi sen para mara verme
M.Y : Hı
Y.A : Para mara verme
M.Y : Verdim ben bitti iş
Y.A : Verdim diyor ya
M.Y : Adam öyle söyledi onların yanında söyledi ver ikiyi dedi
Y.A : Kim söyledi ya biz sana ne söyledik sen ne söyledin ya Mehmet sen bizle dalga mı geçiyorsun ya
M.Y : Allah, Allah sen herhalde
Y.A : Bize nağme yapma ya gözünü seveyim lütfen ya
M.Y : Bak ben de sana bir şey söyleyeyim
Y.A : Ben sana dedim ki
M.Y : Siz de benle dalga geçmeyin
Y.A : Senle dalga geçmiyoruz ya
M.Y : Gel diyorum gelmiyorsunuz ver diyorsunuz ver diyorsunuz
Y.A : Kim diyor gel diyorsun gelmiyor ya
M.Y : Beni burda attınız şeyin içine
Y.A : Hiç bir şeye atmadık ben sana söylüyorum
M.Y : Sen eğer geliyorsan gel havaalanına geliyorum almaya seni
Y.A : Ha parayı verme yalnız
M.Y : Verildi, verildi bitti iş
Y.A : Verildiyse niye geleyim sana ya
M.Y : Ne bileyim geleyim diyorsun
Y.A : Allah, Allah sen de diyorsun ben sana giderken daha verme dedim ya bak dedik ki bu adama yüz elli vereceksin yüz elliyi geri getireceksin
M.Y : Ya bak ben de sana, biliyorum bak bunu, bunu telefonda konuşma ben biliyorum senin ne konuştuğunu
Y.A : Evet
M.Y : Adamlar dediler ki böyle böyle illa bizi görüştür
Y.A : Görüştür
M.Y : Ben de açtım, ben de açtım
Y.A : Tabi diyorum benle görüştür
M.Y : Ne bileyim senle görüşeceğini yön
Y.A : Ha bak Mehmet bize nağme yapma lütfen rica ediyorum ya bak Allah aşkına yapma
M.Y : Ya ne nağme yapacam size
Y.A : Yapıyorsun işte
M.Y : Ne nağme yapacam yani
Y.A : Ben sana giderken dedim ki verme niye verdin
M.Y : Ya birisi ver diyor birisi verme diyor şimdi
Y.A : Ya biz diyorum parayı getiren kimdi sana parayı kim verdi ben vermedim mi
M.Y : Ya abi şunu bi yani bu telefonda bunu şey yapma ben yarın geliyorum
Y.A : Ama şey yapma şimdi ben eğer verme adama diyeceksin ki
M.Y : Yarın geliyorum aldı mı al tamam mı
Y.A : Hı
M.Y : Ben yarın geliyorum tamam mı
Y.A : Sen parayı
M.Y : Yarın ben inecem
Y.A : Bak ben sana söylüyorum iki yüz getireceksin buraya
M.Y : Yok nerden getirecem ki
Y.A : Öyle abi iki yüzü getireceksin yani başka türlü olmaz bu iş ben sana söylüyorum
M.Y : Ya, sen benle şey geçiyorsun herhalde ya iki yüz getireceksin diye ben, ben neden şeyim mi var param mı var
Y.A : Bak sana diyorum ki biz sana baştan dedik ki bu adama yüz ver ben yüz elliyi de burda
M.Y : Ben de sana giderim
Y.A : Bak bir dakika
M.Y : Senle beraber gideriz şeyin yanına öbür adamın yanına onun yanında ne talimat verdiğini konuşurum niye böyle söylüyorsun niye beni burda zor duruma sokuyorsun ya
Y.A : Oğlum ben seni zor duruma düşürüyorum diyorum ki ben sana
M.Y : Ordan işi halledemiyorsunuz ondan sonra bana burda şey yapıyorsunuz ya
Y.A : Ben hallettim işi dedim ki sana ben burda
M.Y : Gideriz senle yarın öğleden sonra öbürünün yanında olacak anladın mı
Y.A : Evet
M.Y : Otururuz sen böyle talimat verdin mi vermedin mi
Y.A : Ya vermiştir bana da aynı şeyi söyledi iki yüzü geri getir dedi
M.Y : Allahım nerden neyi getirecem ben iki yüzü
Y.A : Bana dedi, bana İlhan bey dedi ki iki yüzü geri getir
M.Y : Eee
Y.A : Tamam
M.Y : Onlara da öyle söyledi işte bu kadar veriyoruz dedi
Y.A : Tamam, ben de diyorum ki ben de sana dedim ki burdan giderken adama gidiyorum dedin adama giderken dedim ben yüz elli ver yüz ellisini geri getir dedim demedim mi sana
M.Y : Abi kabul ediyorlar mı ya Allah, Allah niye söylüyoruz canım
Y.A : Etmezse etmesin verme hiç dedim
M.Y : Adamın verdi şey üç olarak şey yapmışsın kalkıyorsun bunu şey yapıyorsun öyle mi ben de sahasında yüz de verecem şey daha iyi değil mi bizim avantajımıza değil mi
Y.A : Ya kardeşim sen kendi kendine yaptın bu işi
M.Y : Ama, adam haklı
Y.A : Ben sana söylüyorum Mehmet bize
M.Y : Ben geliyorum ...
Y.A : Bize yanlış yapma sen daha parayı marayı da vermemişsin ben biliyorum
M.Y : Vermediysem Kur an çarpsın
Y.A : Kur an çarpsın vermemişsin ben biliyorum
M.Y : Şerefsizim verdim
Y.A : Şimdi ben sana söylüyorum Mehmet bize nağme yapma kardeşim
M.Y : Tamam, tamam abicim ben nağme yapıyorum tamam yarın on iki de bir de ordayım orda oturur konuşuruz tamam mı
Y.A : Abi
M.Y : Ben verdim diye yani bana şey yapma şimdi ya
Y.A : Ne yapmayım
M.Y : Yani bi de böyle şey altına sokuyorsun şimdi o diyor ki sen alıyorsun sen diyorsun sen alıyorsun diyorsun herhalde yani burda
Y.A : Ya biz sana söyledik Mehmet ya yapma ya gözünü seveyim ya
M.Y : Bak Kur an çarpsın
Y.A : Ben sana giderken söyledim verme
M.Y : Adamla, adamla konuşuldu adam dedi ki iki yüz vereceksin onların yanında senle gidelim diyorum yarın şeyin yanına
Y.A : Kimle konuştu ya hangi adamlan konuştu
M.Y : Altı Yola gidelim Altı Yola
Y.A : Hangi adamla konuştu oğlum sen bana niye nağme yapıyorsun ya hangi adamla konuştu
M.Y : Altı,ya Altı yol
Y.A : Allah,Allah altı yolu ben de diyorum sana Altı yol dedi bana dedi aynı şeyi şimdi sana ben giderken dedim ki
M.Y : ... dedi ... söyledi
Y.A : Ben de sana giderken dedim ki sana giderken verme bu kadar paranın gerisini buraya getir sen de dedin oraya gidecem bir konuşayım seni arayacam niye aramadın verirken ya Mehmet
M.Y : Ya nasıl aramadın işte şeyden aradım
Y.A : Bak sana söylüyorum sen ne diyorsan de ben bir şey demiyorum sen şimdi bak Cemil de burda diyor yanlışın yapmasın bize,sen şimdi
M.Y : Lan nerde yanlış yaptım ben ney onu bana bir söyle ney yanlışı yaptım yani şey mi oynadım şimdi rol mü yapıyorum yani
Y.A : Abi niye verdin peki bize sormadan niye verdin
M.Y : Ya niye verdim adamla konuştur dedi ya Allah, Allah ben adamın ismini vermedim yönetici diye adam da dedi ki onlara,onlara ... dedi
Y.A : Biz, biz sana dedik ki kardeşim bak ben sana dedim ki yüz elli ver gerisini biz burda halledeceğiz demedim mi
M.Y : Allah, Allah ya ben sana bir şey söyleyeyim öbürünün verdiğini sen al abicim bırak bana şey yapmayın böyle ya hayret bir şey ya gelince senle gidecez o adamın yanına senle gidecez senin yanında diyecem ki sen böyle böyle söylemedin mi onlara diyecem ya
Y.A : Ya bana da söyledi ya Allah, Allah sen
M.Y : ... onun yanında söyleyecem işte
Y.A : İyi bana da söyledi diyorum ya ben söylemedi demiyorum ki
M.Y : ... ne yapayım yani ben şimdi yüz milyar
Y.A : Ben sana söyledim dedim ki Mehmet verme
M.Y : Ama ne yapayım burası sen halloluyor mu bura sanki ...
Y.A : Bak,bak o zaman bana gel diyeceksin ben gelecem halledecem
M.Y : Bak ben de sana ne diyorum bak ben yarın geliyorum senle gideriz öbür tarafa konuşursun orda abicim tamam mı
Y.A : Ne konuşacam
M.Y : İşte ne konuşulacaksa
Y.A : Ne konuşacam adama
M.Y : ... gelecek
Y.A : Adama mecburuz geriye iki yüzü vermeye ya ne diyorsun sen ya sen dedikten sonra öyle dedikten iki yüzü mecbur verecez ...
M.Y : Öyle söyledi
Y.A : Allah, Allah ben de sana
M.Y : ... sabahleyin yanımda ol dedi ben sabah gelemem dedim ben uçakla gelmiyorum dedim arabayla geliyorum dedim
Y.A : Hı
M.Y : Yarın birde iki de yanınızda olur yanında olurum dedim niye gelecem dedim altı yola gel dedi
Y.A : Tamam, ama
M.Y : Eee senle beraber gideriz anladın mı
Y.A : Ne gidip ne diyecem
M.Y : ... söyledin mi onlara derim
Y.A : Ne diyecem
M.Y : Hayır diyorsa o zaman bana konuş
Y.A : Ya sana hayır demedi hayır demez bana da dedi ki git söyle iki yüzü getirin İKİ YÜZ DE ONUN OLSUN bana da aynı şeyi söyledi sana da söyledi
M.Y : ... bizim mi olacak
Y.A : Onun olsun YANİ FUTBOLCUNUN OLSUN ya beni niye konuşturuyorsun ya
M.Y : ... sen bana böyle bunları konuşma ben yarın geliyorum abi tamam
Y.A : Yahu kardeşim bak sen parayı verme
M.Y : Vermediysem şerefsizim
Y.A : Ben geleyim oraya, geleyim orda işi bitireyim
M.Y : Beni buraya bağırttırma vermediysem şerefsizim diyorum ya
Y.A : İyi tamam peki
M.Y : İnanmıyor musun ya
Y.A : Tamam kardeşim gel tamam
M.Y : Yani beni yalancı mı çıkartıyorsun şimdi Yavuz abi hem böyle şeye sokuyorsun ondan sonra da kalkıyorsun böyle söylüyorsunuz ya
Y.A : Ben mi yalancıyım
M.Y : Ben sen yalancısın demiyorum beni yalancı duruma sokuyorsun
Y.A : Ama yalancı duruma sokuyorsun biz sana laf söyledik dedik ki
M.Y : Ne yapayım öbür taraf öyle söyledi
Y.A : Verme, verme dedik
M.Y : Öyle söyledi öbür tarafı gelince konuşturayım diyorum böyle söyledin mi bunlara diyeyim
Y.A : Tamam kardeşim ben o zaman
M.Y : Niye beni böyle şey yapıyorsun ya
Y.A : Şimdi gel buraya buradan parayı verecez gideceksin gel
M.Y : Hı
(YAVUZ AĞIRGÖL TELEFONU ARKA PLANDA BULANAN CEMİL TURHAN'a VERİYOR)
CEMİL TURHAN : Alo
MEHMET YENİCE : Alo
C.T : Böyle bağıra bağıra ne konuşuyorsunuz ya
M.Y : Abi yav niye işte ben de onu söylüyorum yarın gelince anlatayım konuşayım diyorum ya yani beni öyle bir şey durama sokuyor ki sanki ben götürdüm bilmem ne yaptım ona geliyor ya
C.T : Peki
M.Y : Ben öyle şey yapar mıyım yani öyle mi yapacam size
C.T : Peki ben sana bir şey daha söyleyeyim ya sen niye orayı arıyorsun ki telefonla adamı
M.Y : Abi ne oldu biliyor musun bak
C.T : Hı
M.Y : Dedi böyle böyleydi dedim aslanım dedim yani benle sonra şey yapma dedim böyle söylediler dedim verilen talimatı uyguluyorum ben dedim hatta ...
C.T : Ben sana ama bir dakika bir dakika
M.Y : Anladın mı ... yanında onun üzerine ismini bile söylemedim anladın mı
C.T : Bir dakika bir dakika o önemli değil ama
M.Y : Söylemedim ... bak dedim bana dedim böyle böyle söylüyorlar dedim
C.T : Hı
M.Y : Sen kendin söyle dedim, dedi ki iki yüz vereceksin öbür tarafını getireceksin yarın sabah bende olacaksın dedi ben dedim ki ben arabayla geliyorum yarın sabah sende olamam dedim öğleden sonra gelirim dedim ben de diyorum ki yarın Yavuz abiyle gideriz oraya Altı yola sen bunlara böyle böyle söyledin mi söylemedin mi söyletirim ben orda
C.T : O dava o değil ki ya kardeşim ya sen
M.Y : Talimat verdi ne yapayım
C.T : Sen neyin şeyini konuşuyorsun ya ben Yavuz abi sana bir şey söylüyor sen başka şey söylüyorsun ya sen oraya ne açıyorsun telefonu aç buraya aç niye buraya açmıyorsun kardeşim ya
M.Y : Abi adam öyle söyledi biz dedi öyle böyle şey yapmayız dedi bizi görüştür dedi hatta dedi başkanla dedi
C.T : Ya kardeşim
M.Y : Başkan yok dedim bu şeyde dedim bir tane şey var dedim yahu gelince konuşsak olmaz mı Bİ DE BENİ İÇERİ ATTIRMAYIN ALLAH AŞKINA YA
C.T : Ya dava, dava o değil be abicim
M.Y : ... dedi ki yarın dedi senle işim var dedi gel dedi anladın mı getir dedi senle de yarın işim var dedi yarın da onu işte Yavuz abiyle gidelim yanına diyorum orda da
C.T : Gitseniz ne olur sen şimdi, şimdi ona dedin mi ikiyi verdim diye ...
M.Y : Tabi öyle söyledi zaten kendisi söyledi
C.T : Ya hiç olmazsa şey onu üç olur de bir şey olur de ya niye onu sen onla konuşuyorsun bu işleri ya öyle bir acizsin ki vallahi
M.Y : Abicim gözünü sevdiğim ben size dedim ki onların yanında sizi arayım görüşün dedim mi siz ne dediniz hayır dediniz demediniz mi
C.T : Ya orayı niye arıyorsun o senle konuşmak istemiyor ki bu konuları ya
M.Y : Ben de sana diyorum ki siz de konuşmak istemediniz hayır dediniz ben de onlar da zannediyor
C.T : Ya bir dakika yok Mehmet bir dakika,bir dakika sen demedin mi ben şimdi gidip orda konuşacam sizi arayacam demedin mi
M.Y : Evet,evet
C.T : Niye aramadın
M.Y : Evet
C.T : Niye aramadın
M.Y : Ondan sonra bu ... verince oraya aradım işte
C.T : Niye bizi aramadın
M.Y : Yahu siz Allah, Allah beni niye arama bi de ayrıca sizi mi arayım o öyle söyleyince ya
C.T : Ya oraya, orayı aramadan diyorum niye bizi aramadın
M.Y : Abi ben gelince konuşalım Allah bak ter içinde kaldım şerefsizim ya
C.T : İyi tamam,tamam hadi gel hadi gel hadi gel tamam hadi gel
M.Y : Allahını seversen ya gelince anlatırım
C.T : Hadi tamam hadi tamam

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:26
3001 nolu Tape' de, şike anlaşmasının yapıldığı şahıslar ile bir arada bulunan Mehmet Yenice, verilecek paraya ilişkin olarak, yapılan anlaşmaya uyulmadığı için bu durumun İlhan Ekşioğlu tarafından söz konusu şahıslara ilk ağızdan iletilmesi sağlamak ve bu konuda kendisinden kaynaklı bir durumun olmadığını göstermek amacıyla telefon açtığı ve İlhan Ekşioğlu'nun da 200'ün verileceğini söylediği açıktır. Bu görüşmeden 15 dakika sonra Mehmet Yenice ile Yavuz ve yanında bulunan Cemil arasındaki görüşmede (Tape 2944), adı geçen şahıslar, Mehmet Yenice'ye kızmaktadırlar. Çünkü İlhan Ekşioğlu tarafından verilen 400 bin Dolar'ın tümünü şike faaliyetinde kullanmak istemeyen sanıklar verilen bu paranın önemli bir kısmını da, İlhan Ekşioğlu'nun bilgisi dışında kendilerine ayırmak istemektedirler. Bu tespit aşağıdaki tapede çok daha net görülmektedir. (Mehmet Yenice'nin 0 532 3475944 nolu cep telefonu ile yapılan ve 13 dakika 21 saniye süren 1064019080 ID nolu görüşmesi dinlenildiğinde durum çok daha net anlaşılmaktadır)

16.05.2011 günü saat:12.11’de Yavuz Ağırgöl'ün Mehmet Yenice'yi aradığı görüşme(tape:2945);
MEHMET YENİCE : Efendim
YAVUZ AĞIRGÖL : Ne yapıyorsun
M.Y : İyi ne yapayım
Y.A : Şimdi bak arkadaş ben sana bir şey söylüyorum
M.Y : Hı
Y.A : Şimdi bu adamlara biz iki yüzü geri verecez de mi
M.Y : Evet
Y.A : Yani bizdeki yüzü gitti
M.Y : Hı
Y.A : Bizdeki yüzü geri getirecez biz de, de mi
M.Y : Evet
Y.A : Şimdi ben sana bir şey söylüyorum sen o zaman İlhan a diyeceksin ki ben üç yüz kâğıt verdim kardeşim ancak razı ettim
M.Y : Ama o öyle söyledi
Y.A : E desin ...
M.Y : Ben seni yanıma alır senle gideriz bak senle gideriz senin söylediklerini ben onun yanında söylerim elli de fazla verdim derim anladın mı şey olmadılar derim gidelim senle konuşalım senle gidecez zaten sen böyle söylemedin mi diyecem böyle böyle adamlar da şey olmadı bende öyle
Y.A : Şimdi ben de sana diyorum ki hiç olmazsa onlardan bi elli kesseydin yüz elli kesseydin
M.Y : ... bunu verseydi elli oluyordu zaten kesiyordum yani tam verseydik kesiyordum öyle söyledim ya zaten
Y.A : Tamam ben de sana diyorum ki şimdi diyeceksin ki sen bu adamlara gene elliyi sen gene diyeceksin elliyi o elliyi getireceksin üstüne de biz elliyi koyacaz yirmi beşer benle Cemil alacazo kadar ya gözünü seveyim ya
M.Y : Tamam abi bak ne diyorum senle buluşalım sen, sen
Y.A : Şimdi sen yüz elli getireceksin
M.Y : Ben nerden yüz elli getireyim ya
Y.A : Onlardan geri alacaksın elliyi
M.Y : Nasıl alayım ya ne diyorsun sen ya Allah'ını seversen ya
Y.A : Ben diyorum, ben diyorum çünkü bu işi şey yapma
M.Y : Tamam, tamam abicim ben sana gelince konuşuruz gideriz ordan konuşuruz tamam
Y.A : Gider adamla, adamlar bak beni dinle
M.Y : Ya Yavuz abi söyledin şey olacak iş değil diyorum sana
Y.A : Adamlara git çekinmeden, olacak iştir bak sen diyeceksin ki
M.Y : Ya olacak iş olmuş olsa ben niye şey yapayım ben kendimi niye o kadar şey yapayım
Y.A : Bak ben sana bir şey söylüyorum sen diyeceksin ben kötü duruma düştüm elli kâğıdı ben başkasına verdim diyeceksin adamlardan alacaksın almazsan biz o zaman ne olacak ya ben sana soruyorum ya
M.Y : Abi gelince bak ne derim biliyor musun
Y.A : Evet
M.Y : Böyle, böyle bunları zor ikna ettim sen de böyle söylemene rağmen şey olmadı ben elli daha verdim derim senin yanında ona öbürüne
Y.A : Hı
M.Y : YA ABİCİM BUNDAN İÇERİ ATTIRMA Allah'ını seversen yarın gelecem oturalım konuşalım beraber gidecez diyorum ya
Y.A : Ya beraber gidecez tabi zaten mecburi benle gideceksin ki para bende çünkü
M.Y : Tamam, tamam senle gidelim beraber ben de sana onu söylüyorum orda konuşalım diyorum ya
Y.A : Ha, ben de diyorum ki yüz elli adamlardan elliyi geri alsak elli de biz üstüne koyacağız hiç olmazsa yirmi beşer bizde kalır
M.Y : Gelince konuşalım abi bunu abi ya Allah'ını seversen ya gözünü seveyim abi
Y.A : Abi sen oradan sen bi adamlara git hemen elliyi verin hadi söylüyorum sana görüşürüz yarın görüşürüz burada

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:27
Söz konusu 2945 nolu tape içeriğinden anlaşıldığı üzere, İlhan Ekşioğlu'ndan alınan şike faaliyeti için alınan 400 bin Dolar'ın yüz bini sanıklar arasında pay edilmek üzere öncesine ayrılmış ve bu para Yavuz Ağırgöl'de bulunuyor. Geri kalan 300 bin Dolar'ın Yavuz tarafından Ankara'da bulunan Mehmet Yenice'ye götürüldüğü sabit. Mehmet tarafından 200 bin Dolar verildiğinden geri kalan yüz bin ile sanık Yavuz'da bulunan 100 bin Dolar verildiğinde, sanıklar Yavuz, Mehmet ve Cemil'in kendilerine ayırdıkları paranın da tamamı İlhan'a geri verilmiş oluyor. Bu durumdan rahatsız olduklarından şike için verilen paranın bir kısmının Mehmet tarafından geri alınması isteniyor.

16.05.2011 günü saat:12.17’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme;
Yavuz: “Sen İlhan’a gitmeden bize gel…Dereağzı’na gel ki çünkü burdan gidecez", Mehmet: “Beraber gidecez oraya geliyorum direk ben seni yoldayken ararım", Yavuz: “Çünkü şey emanet bizde da…Cemil diyor ki ben 50’yi vermem diyor", Mehmet: “Direk senin oraya geliyorum vermesin", Yavuz: “O 50’yi de sen ordan nasıl yap".(tape:2946)

17.05.2011 günü saat:13.51’de Mehmet Yenice'yi İlhan Ekşioğlu'nun aradığı (tape:2949) Mehmet Yenice telefona cevap vermiyor.

17.05.2011 günü saat:13.52’de Cemil Turhan'ın, İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme(tape:2583);
İlhan: “Cemil abi bu Mehmet nerde ya", Cemil: “Yola çıktı geliyor …geldiği zaman ben sana alo diyeceğim merak etme".

17.05.2011 günü saat:13.54’de Cemil Turhan'ı Mehmet Yenice'nin aradığı görüşme(tape:2584);
Cemil: “Biliyor he biliyorum",Mehmet: “Bakmadım yani", Cemil: “Hiç bakma hiç", Mehmet: “Bakmayacağım hiç değil mi".

17.05.2011 günü saat:15.32’de İlhan Ekşioğlu’nu Mehmet Yenice’nin aradığı görüşme(tape:3011);
Mehmet: “Geldim işyerindeyim”, İlhan: “Benim iş yerimde misin,…iyi bekle geliyorum bekle sen orada,…şey benim kattasın demi”, Mehmet: “Güvenliğin oradayım da senin kata çıkıyorum”, İlhan: “Çık ben içeri haber vereceğim şimdi” .

İletişim tespit tutanaklarından Mehmet Yenice'nin; kendisinde bulunan 300 bin dolardan 200 binini ilgili yerlere teslim ettiği, geri kalan 100 bin doları İlhan Ekşioğlu'na iade edeceğinin anlaşılması üzerine güvenlik görevlilerce saat:14.30’da Pendik Sabiha Gökçen Havalimanı kavşağına geçilerek takip çalışmalarına başlandığı, Mehmet Yenice’nin kullandığı 34 UE 0887 plakalı mavi renkli Honda Cıvıc marka aracın Havalimanı kavşağından geçerek İstanbul istikametine doğru devam ettiği vesaat:14.45’de Mehmet Yenice’nin araçla Ümraniye Dudullu mevkiinde bulunan Çamlıca Turnikelerden Kartlı Geçiş Sistemi ile (KGS) geçtiği, araca turnikeleri geçtikten sonra Motosikletli resmi ekipler ve asayiş ekipleri tarafından asayiş uygulaması yapılmış, aracın bagaj kısmında Sarı Çizgili Siyah renkli bir poşetin olduğu, içerisinde bantlanmış ve paketlenmiş halde Dolar olduğu, Mehmet Yenice'nin görevlilere hitaben; poşetin içerisinde 100.000 dolar olduğunu, Cemil Turhan ile Ataşehir’de ev alacağını, poşet içerisindeki parayı Ataşehir’de ev almak için yanında bulundurduğunu ve Fenerbahçe Dereağzı Tesislerine Cemil Turhan’ın yanına gideceğini ifade ettiği, yapılan uygulama sonrasında Mehmet Yenice'nin içerisinde 100.000 dolar olan poşeti tekrar aracın bagaj kısmına bıraktığı, araçla Kadıköy istikametine doğru hareket ettiği,

Yine iletişim tespit tutanaklarına göre Mehmet Yenice’nin Kadıköy’de bulunan Fenerbahçe Dereağzı Tesislerine geçerek paranın teslimi için Yavuz Ağırgöl ve Cemil Turhan’la buluşacağının anlaşılması üzerine yapılan takipte; saat:15.10’da Mehmet Yenice'nin 34 UE 0887 plakalı araçla Dereağzı Tesisleri B kapısından giriş yaptığı ve aracı tesislerin otoparkına park ettiği, Cemil Turhan ve Yavuz Ağırgöl’ün Mehmet Yenice’yi tesislerin içerisinde karşıladıkları, Yavuz Ağırgöl’ün aracın bagaj kapağını açarak sarı çizgili siyah renkli poşeti aldığı, Cemil Turhan ve Mehmet Yenice ile beraber tesislere doğru yürüdükleri,


Yine iletişim tespit tutanaklarına göre Mehmet Yenice’nin Yavuz Ağırgöl ile birlikte İlhan Ekşioğlu’nun Kadıköy Osmanağa Mah. Söğütlü çeşme Cad. Bestekar Dil Hayat Sok No:1 sayılı adreste bulunan ofisine geçerek parayı teslim edeceklerinin anlaşılması ­üzerine; güvenlik görevlilerce yapılan takipte; saat:15.24’te Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl’ün; Dereağzı Tesislerinden yaya olarak çıktıkları ve tesislerin karşısında ayaküstü bekledikleri, bu sırada Yavuz Ağırgöl’ün elinde sarı çizgili siyah renkli poşetin olduğu, bir süre sonra şahısların 34 TFM 36 plaka sayılı ticari taksiye binerek Kadıköy istikametine doğru gittikleri, saat:15.34’te Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl’ün, Kadıköy Osmanağa Mah. Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde ticari taksiden indikleri ve İlhan Ekşioğlu’na ait aynı cadde üzerinde bulunan Bestekar Dil Hayat Sok No:0l sayılı adrese girdikleri, bu sırada Yavuz Ağırgöl’ün sol elinde sarı çizgili siyah renkli poşetin olduğu,saat: 15.44’te İlhan Ekşioğlu’nun kendi ofisinin bulunduğu adrese geldiği ve binaya girdiği, saat:15.56’da Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl’ün adresten çıkarak Söğütlüçeşme Caddesi üzerinden Boğa’nın bulunduğu meydana doğru yürüdükleri, buradan Kuşdili Caddesi üzerine çıktıkları, bu sırada Yavuz Ağırgöl’ün elinde sarı çizgili siyah renkli poşetin olmadığı, daha sonra şahısların cadde üzerinde 34 TES 49 plakalı ticari taksiye binerek Fenerbahçe istikametine doğru ayrıldıkları 17.05.2011 günlüFiziki Takip Tutanağı (Kl:28, Dizi:228-234 arası) içeriğinden anlaşılmıştır.

Sanık Mehmet Yenice 100 bin Dolar ile ilgili fiziki takip tutanağında güvenlik görevlilerine beyan ettiği hususu duruşmada da yinelemiş, kendisine uygun ev bulması için parayı İlhan Ekşioğlu’na bıraktığını söylemiştir.
Oysa Sanık Cemil Turhan duruşmadaki savunmasında özetle; “Bir para olayı var tabii ki. O para olayı bizim tabi ki Dereağzı'nda bizim muhasebemiz var ayrı bir muhasebe var. Giriyor o muhasebeye benim olduğum zaman içinde 400 bin dolar gönderiyor, getiriyor daha doğrusu. Ondan sonra ben onu bizim muhasebeciye bizim Erdal' a teslim ediyorum. O parada işte galiba 23 Nisan galiba 23 Nisan'da Mehmet beye Yavuz Ağırgöl'e teslim ediliyor. Teslim edildikten sonra ondan sonraki para akımını fazla bir bilgim yok orada işte bir 100 bin dolar kalıyor. Onu sonra tabi öğreniyorum bunları. Yüz bin dolar Yavuz abide kalıyor. İşte Mehmet de işte yüz bin dolar Erdal' a bırakıyor. Onun dışında tam bu sırada Mehmet Bey ile geldiği zaman konuşmaya o açıklar ziyade. Tabi ki bu paralar bu paralar daha sonra tabi ki iade edildi. İlhan beye” şeklinde beyanda bulunmuş, kırk yıllık dostum dediği Mehmet Yenice’nin ifadeleri ile ters düşmüştür.
Söz konusu çelişkili savunmalar da göstermektedir ki, Sanık Cemil’in Gençlerbirliği takımından futbolcu transferi için verildiğini söylediği 400 bin Dolar’ın şike faaliyetinde kullanılmak amacıyla verildiği sabittir

Külünkoğlu
07.11.2012, 08:28
17.05.2011 günü saat:16.02’de İlhan Ekşioğlu’nun Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşme(tape:3012);
İlhan: “Bak bugün bu işi halledin ha”, Yavuz: “Kendini ben ...dönüşte bekliyorum burdan gideyim Ankara’ya başka sen ne diyorsan ben onu yapıyorum başka birşey yapacak halim yok”, İlhan: “Bak bugün hallet yarın dön gel uçakla,…Bu işi hallet” , Yavuz: “ben gideceğim işte bununla beraber gideceğim ne yapayım abi”.


İlhan Ekşioğlu, şike için verilen paranın eksik gelmesinden dolayı sinirlendiği ve Yavuz Ağırgöl'den bu işi halletmesini yani geri lakan parayı getirmesini istemektedir.

17.05.2011 günü saat:16.37’de İlhan Ekşioğlu’nun Faruk Yaşar’ı aradığı görüşme(tape:3013);
İlhan: “Canım sıkkın ya,…bizim bu şantiye var ya Ankara’daki ,…o şantiye işte işçilerin şeyini gönderdik”, Faruk: “Göndermiştin ma…(maçtan) şeyden evvel değil mi”, İlhan: “Gönderdik ama şartı dedik ki yani dedik ki işte kalıpları iyi yapacaksın betonu iyi olacak”, Faruk: “Şimdi de yapılıp yapılmadığı belli değil”, İlhan: “Benim anlaştığım ustabaşılarıyla biriyle bizim arkadaşlardan biri daha anlaşmış…dolasıyla bu işi yapamayacağını açıkca beyan etmiş dedim ki bizimkine Dereye,…dedim söyle onun avansın yarısını geri getirsin,…bugün bir geliyor ki o yarısının yarısı da yok”, Faruk: “Yarısının yarısı da yok hiç yok”, İlhan: “Dördün üçü yok biri var,…birisi yani yüzü gitti,…yarısını ver yarısını bana getir dedim”, Faruk: “Evet ne oldu peki”, İlhan: “işte gece yarısı işçinin biri geldi eve …hiç olmazsa bir 100 ünü daha bana ver bende şeyi aradım Dere’yi aradım,…Dere’de iyi dedi bende verdim”, Faruk: “Dördün üçü gitti birimi kaldı”, İlhan: “Senin ananı si…, kimse alamaz seni elimden dedim …sen dedim lan benim paramı mı yiyecen lan dedim,…sen dedim Dere’yi Dere’yi Dere’yi niye arıyorsun,… sen Dere’ye mi tabisin bana mı tabisin dedim,…Yavuz’a dedim ki… sen şimdi bunla atlıyorsun…100 alıyorsun dedim yarın bana getiriyorsun dedim,…bunun altından ne sen kalkabilirsin ne ben kalkabilirim ne de Cemil abi kalkabilir,…çünkü dedim BEN BİZİM BİR NUMARAYA DEDİM Kİ 200 BENDE onu da bana ...yene diye yönlendirtti,…bende onu bekliyorum acil bende kendim koymayım da şirketten onu bekliyorum bir bakarım ki 100 ben şimdi ne diyeceğim ona ee 200’dü de 100 ünü ben bilmiyorum da vermişler,…denir mi bu Faruk,…bana dün diyor ki abi şimdi geldim işçinin yanına duysunlar ee o 200’ü veriyorum tamam dedim 200’ü ver öyle de atla gel….kabahat bende abi bir kere denemişim bunu bu bir ib… çıkmış zaten geçen sene sen bir daha niye deniyorsun abi, …kötü oldum abi ben bu beni çok sarstı baba,…getirse de önemli değil getirmese de, getirecek eşek gibi de yani öyle bir şey yani üç yani ..ele Yavuz tamam ikisinin zaten o kalanı bana verirken elleri titremeye başladı ikisinin de sonra diyor ..konuşsana diyor o ona diyor dur kardeşim diyor Cemil abiyi aradık ya bende Cemil abiyle konuşurken kapadım hiç yüz rengi vermedim inkar mı ediyor diyor Cemil abi bana söylediklerini diyor” .

3013 nolu tape içeriğinden, sanık İlhan Ekşioğlu'nun şike için verilen 400 bin doların 200 binini beklerken 100 bin doların gelmesi üzerine çok sinirlendiği ve bunu, durumdan bilgi sahibi olduğu çok açık anlaşılan Faruk Yaşar ile paylaştığı görülmektedir. Sanık İlhan adeta Faruk Yaşar'a önceki tapelerin bir özetini anlatmakta, "BEN BİZİM BİR NUMARAYA DEDİM Kİ 200 BENDE" derken sanık Aziz Yıldırım'a da 200 bin doların geri alındığı bilgisini söylediği anlaşılmaktadır.

17.05.2011 günü saat:16.49’da İlhan Ekşioğlu’nun Yavuz Ağırgöl’ü aradığı görüşmede(tape:3014);
Yavuz’un; soru üzerine Cemil’in yanında beklediklerini söylediği, İlhan’ın: “Gözünü seveyim hallet bak bu işin altından ne Cemil abi ne sen ne ben kalkabiliriz ha, …bak bu işi para, parada değilim ben, tamam mı işin şekli son derece, yanlış, … tamam o parayı almadan, …gelme buraya yani bak söyle” dediği, Yavuz’un onayladığı.

18.05.2011 günü saat:09.49’da Yavuz Ağırgöl'ü Mehmet Yenice'nin aradığı görüşme(tape:3242);

Yavuz: “Şimdi ben konuştum… Ağayla, alıyorum …şimdi ben gidiyorum şeye oraya doğru…oradan alıp götürüp hemen vereceğim…şimdi dersin ben verdim o Yavuz geldi geliyor verdik yani", Mehmet: “Ama biraz geç geç git de ver adama ya" , Yavuz: “Sen dersin ben dersin… 9 buçukta ben aldım beraber gittik Yavuz adamla birde münakaşa etti aldı de…ben sana bir şey söyleyeyim mi…bu 5 kuruş alayım mı üstünden", Mehmet: “Abi hiç alma bak ne diyorum…benim paramı ver diyeceğim onu da sen alacaksın…ben verdim ki o zaman aldı diyeceğim şeyi öyle mi", Yavuz: “O kadar sen aldı diyeceksin ki sen başka bir şey demeyeceksin ya…öbürünü yapacaksın artık bilmem nasıl yapacaksın bilmem", Mehmet: “Ankara’ya mı…burayı bitireyim ondan sonra Ankara’ya da gideriz gelirsin…ben seninle buluştururum konuşursun halledebilirsen halledersin".

18.05.2011 günü saat:09.58’de İlhan Ekşioğlu’nun Fatma isimli şahsı aradığı görüşme;
İlhan:“Yanlız bi 200 000 dolar alacaz bugün,…onu da, ha bankadan çekecez”. (tape:3018)

18.05.2011 günü saat:10.03’de Yavuz Ağırgöl'ü İlhan Ekşioğlu'nun aradığı görüşme(tape:3243);
İlhan: “Ne yaptın", Yavuz: “Geliyorum geliyorum…senin yazıhaneye geleceğim geldim mi", İlhan: “İyi hallettin mi", Yavuz: “bitti bitti".

18.05.2011 günü saat:10.05’te İlhan Ekşioğlu’nun Sibel isimli şahsı aradığı görüşme (tape:3019);
İlhan: “Şimdi Yavuz Ağırgöl diye biri gelecek Yavuz bey diye,…aşağıya da tembih et alsınlar seni görecek,…para bırakacak sana,…93 000 dolar”.

18.05.2011 günü saat:10.04’de Yavuz Ağırgöl'ü İlhan Ekşioğlu'nun aradığı görüşme(tape:3244);
Yavuz: “Yalnız o aldığımdan 5 kuruş kesti i.ne…bu değil o adam…adamdan aldım ya…ne diyeyim artık ona da bir şey diyemedim", İlhan: “Sen ofise geç…5’i şeyde benim sekreter var…ben söylüyorum ona sen ona ver…95’mi var", Yavuz: “Evet", İlhan: “Onun 2’ sini de al içinden o da benden sana…bak aramızda hiç kimse bilmeyecek heh…93’ü teslim et şeye Sibel var sekreter Sibel".

18.05.2011 günü saat:10.11’de Yavuz Ağırgöl'ün Mehmet Yenice'yi aradığı görüşme(tape:3245);
Yavuz: “Aradı beni seni aradı mı…ben geliyorum dedim yoldayım…aldım dedim…ama dedim bir ufak 5 kağıt birisine vermem lazımdı vereyim mi dedim…ver dedi", Mehmet: “Şimdi şeyi de sıkıştır…Cemil abiyi benim şeyi halletsin", Yavuz: “Onu artık sende telefonla ara söyle kardeşim ya…bundan sonra sen benden kurtulamazsın ben sana söyleyeyim he…onu da ara öbürüne de ara ikisini de ara de benimkini ver".

18.05.2011 günlü Mobese Kameraları İnceleme Tutanağı'na göre; (Kl:28, Dizi:216-219 arası)
18.05.2011 gününe ait Kadıköy ilçesinde bulunan 193 ve 203 nolu Mobese kameralarına ait görüntülerin incelemesinde;
“Kadıköy 193 - 01 - 18.05.2011 10 45 55 906” isimli görüntü dosyası açıldığında, (01:41) dakikalık caddeyi gösteren kamera görüntüsü olduğu,(01:41) dakikalık görüntünün 00:55:ci saniyesinde (1) numara ile numaralandırılan siyah takım elbiseli, kel, gri gömlekli, siyah ayakkabılı, elinde beyaz renkli poşet olan Yavuz Ağırgöl’ün (İlhan Ekşioğlu’nun ofisinin bulunduğu binanın giriş kapısı yönüne doğru) kameraya doğru yürüdüğü, şahsın aynı dakikalarda görüntünün sağında kalan yangın merdivenin yanından içeriye girerek gözden kaybolduğu, görüntünün devamında 01:27:ci dakikalarda belirtilen yerden çıkarak caddeye doğru yürüdüğü ve elinde bulunan beyaz poşetin şahsın elinde olmadığı, caddenin köşesinde bulunan simitçi olduğu görülen yere doğru yürüdüğü, Mobese görüntüsünün 01:31:ci dakikasında caddeye doğru yürüyerek gözden kaybolduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu tutanak içeriği, iletişim tutanaklarını teyit etmekte, Yavuz Ağırgöl'ün geri kalan parayı İlhan Ekşioğlu'na verdiği anlaşılmaktadır.

18.05.2011 günü saat:11.51’de Mehmet Yenice'yi Yavuz Ağırgöl'ün aradığı görüşme(tape:2950);
Yavuz: “Geldin mi sende İstanbul’a…verdim bak kardeşim…teşekkür etti" , Mehmet: “Hani bir şeyinde olduğunu", Yavuz: “Hiçbir şey yok bu senin dediğin gibi aynısını söyledim ona…ne geldiyse öyle gitti".

18.05.2011 günü saat:11.55’de Mehmet Yenice'nin Yavuz Ağırgöl'ü aradığı görüşme(tape:2951);
Mehmet: “Cemil abiyi aradım bakmadı cevap vermedi de…Cemil abiyi görürsen söyle benim şu parayı alsın, aldırsın söylesin ben burdayken", Yavuz: “Sen gelirsin buraya ben söyledim Cemil’e söyleyeceğim…sende onunla beraber gider söylersiniz beraber".

18.05.2011 günü saat:11.57’de Yavuz Ağırgöl'ü İlhan Ekşioğlu'nun aradığı görüşme(tape:3246);
İlhan: “Sen ne kadar bıraktın buraya ya", Yavuz: “93", İlhan: “90 var burada…9 tane banknot var", Yavuz: “Kızlar saydı verdi hatta 2, 2 milyar 2000’i sorsana", İlhan: “90 var…o da eksik", Yavuz: “Torbayı da bıraktım orda bak canım", İlhan: “88 var burada…sen bütün banknottan 2 bin almışsın yüzlük banknottan", Yavuz: “Şimdi ben aldım… 95 bin para, 95…verdim kıza da buyrun dedim sayın saydılar", İlhan: “Sen buraya tam 9 tane banknot getirmişsin…9 tane yüzlük, e o zaman 90 eder o 9 tane yüzlük zaten…ikisini de geri aldım mı 88 yapar ne konuşturuyorsun beni…ben bu parayı götürüp bir yere vereceğim dolayısıyla sen 2000’i aldın…o 2000’i getir sekretere bırak bir…sen Mehmet’ten alırsın 5000 daha o 5 binin 2 binini sen alıp 3 ünü de bana getirirsin".

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:06
22.05.2011 GÜNÜ OYNANAN SİVASSPOR - FENERBAHÇE FUTBOL MÜSABAKASINDA ŞİKE YAPILMASI

Spor Toto Süper Lig 2010-2011 sezonunun 34. (son) haftasına gelindiğinde;
Fenerbahçe’nin; 79 puan ve averaj üstünlüğü ile lig birincisi olduğu, Trabzonspor’un 79 puanla lig ikincisi olduğu, her iki takımın da ligi şampiyonlukla bitirme ihtimalinin olduğu,
Fenerbahçe’nin; lig birinciliğini koruyarak lig şampiyonluğunu kazanabilmesi için son hafta Sivasspor’a karşı oynadığı müsabakayı kazanmasının hayati önem arz ettiği, bu nedenle Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün ligin son haftasında Fenerbahçe’nin yapacağı Sivasspor müsabakasının sonucunu Fenerbahçe lehine etkilemeye yönelik şike faaliyetlerinde bulunduğu,
Bu bağlamda; 22.05.2011 günü Sivas’ta oynanacak Sivasspor – Fenerbahçe futbol müsabakası öncesi örgüt lideri Aziz Yıldırım’ın, İlhan Ekşioğlu’na; bazı Sivasspor futbolcuları üzerinden şike yapılması için talimat verdiği, kendisinin de Sivasspor kulübü başkanı ve yöneticileri ile şike amaçlı görüşerek Sivasspor futbol takımının müsabakanın Fenerbahçe lehine sonuçlanabileceği şekilde oynamaları karşılığında anlaştığı,
Örgütün müsabakalarda yaptığı şike faaliyetlerinin en önemli aktörü durumundaki İlhan Ekşioğlu’nun bir telefon görüşmesinde sarf ettiği; “İyi 3 dikiş, yani her koldan spor yapacağız, çok sağlam” ve bir başka görüşmede Aziz Yıldırım’ın; “Sen Sapancalıyla mı Şekerliyle mi yapıyorsun" sorusuna verdiği "Üçüyle yaptım Başkanım” sözlerinden de anlaşılacağı üzere; Sivasspor müsabakasına yönelik şike faaliyetlerinin üç farklı koldan yürütüldüğü (Ahmet Çelebi, Abdullah Başak ve Ali Kıratlı üzerinden) anlaşılmıştır.
22.05.2011 günü oynanan Sivasspor – Fenerbahçe müsabakasında Aziz Yıldırım liderliğindeki örgütün faaliyeti çerçevesinde İlhan Ekşioğlu tarafından üç koldan yürütülen şike faaliyetleri kapsamında;
Sivasspor Kulübü başkanı Mecnun Otyakmaz’ın daha önce Aziz Yıldırım’la yaptığı anlaşmaya dayalı olarak Sivasspor yöneticisi Ahmet Çelebi üzerinden futbolcu Mehmet Yıldız’a; müsabakada Fenerbahçe lehine olacak şekilde oynaması için girişimlerde bulunulduğu ve kendisiyle şike amaçlı anlaşıldığı,

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:09
Abdullah Başak aracılığı ile Yusuf Turanlı üzerinden Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay ile müsabakada Fenerbahçe lehine olacak şekilde oynaması, karşılığında para alması için şike anlaşmasına varıldığı,
Ali Kıratlı aracılığı ile Fatih Akbaba üzerinden bazı Sivassporlu futbolcularla anlaşılarak müsabakada Fenerbahçe lehine olacak şekilde oynamaları, karşılığında para almaları için şike anlaşması yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda sanıkların, şike anlaşmasının varlığına işaret eden iletişim tespit tutanaklarına bakıldığında;

17.05.2011 günü saat:16.37’de İlhan Ekşioğlu’nun Faruk Yaşar’ı aradığı görüşme(tape:3013);

Faruk: “2, 3 günümüz kaldı valla şampiyon olacağız,… peki var mı şey”, İlhan: “İYİ 3 DİKİŞ,…yani her koldan spor yapacağız”, Faruk: “Yüzde 90”, İlhan: “100, 100” , Faruk: “Ha sağlam mı kaynaklar”, İlhan: “Çok sağlam”, Faruk: “ÖBÜRKÜLER GİBİ DEĞİL YANİ”, İlhan: “Hayır hayır”.
Sanık İlhan Ekşioğlu'nun, Faruk Yaşar'a söz konusu bu görüşme ile lig şampiyonunu belirleyecek son maçta "iyi üç dikiş" sözü ile üç farklı kanaldan şike faaliyetine başlandığını açıkça söylemektedir. Faruk Yaşar'ın, "Öbürküler gibi değil yani" sözü ile yapılan şike faaliyetinin kesin olarak sonuca ulaşıp ulaşmayacağını sorduğu, zira söz konusu telefon görüşmesinin bütünü değerlendirildiğinde İlhan Ekşioğlu'nun bu görüşmenin yapıldığı tarihten iki gün önce 15.05.2011 tarihinde yapılan Fenerbahçe-Ankaragücü müsabakasına ilişkin olarak yapılan şike faaliyetinde tereddütler yaşadığı bu durumu da Faruk Yaşar ile paylaştığı, bu paylaşım nedeniyle adı geçen şahsın söz konusu sözü sarf ettiği, İlhan Ekşioğlu'nun da bu söz karşısında yapılan şike faaliyetinin kesin olarak sonuca ulaşacak nitelikte olduğunu bildirdiği görülmektedir.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:10
17.05.2011 günü saat:17.53’de Aziz Yıldırım'ı İlhan Ekşioğlu'nun aradığı görüşme(tape:2427);

Aziz: “Sabit hatta mısın", İlhan: “Evet", Aziz: “Şimdi bi sen bi aşağıdaki o 550 kaldı demi göndereceğimiz…öbürünün hepsini verdiniz demi", İlhan: “Verdik", Aziz: “Ha orda bir sıkıntı varda senle konuşmam lazım benim", İlhan: “Nerde orda", Aziz: “Neyse yarın konuşuruz önemli değil yani…ben sana bir uyarayım orda bir sıkıntı var…bunu da beraber şey yapıp öyle konuşalım…sen Sapancalıyla mı şekerciyle mi yapıyorsun", İlhan: “ÜÇÜYLE YAPTIM BAŞKANIM", Aziz: “Üçüyle yaptın neyse ben seninle yarın konuşurum".

Sanık İlhan Ekşioğlu söz konusu bu telefon görüşmesi ile yukarıda Faruk Yaşar'a söylediği "iyi üç dikiş... Yani her koldan spor yapacağız" sözü ile kast ettiği üç ayrı koldan şike faaliyetine yönelik girişim olduğunu Aziz Yıldırım'a, adı geçen sanığın "sen Sapancalıyla mı Şekerciyle mi yapıyorsun" sözüne "üçüyle yaptım başkanım" şeklinde iletmekte ve devamında sanık Aziz'in "üçüyle, üçüyle yaptın neyse ben seninle yarın konuşurum" şeklinde karşılık verdiği ve bu şekilde yürütülen şike faaliyetine ilişkin bilgi paylaşımında bulundukları anlaşılmaktadır"

Sanık Aziz Yıldırım'ın, şekerci olarak kast ettiği şahsın Ali Kıratlı olduğu, zira Kls 16 Dizi 17 de bulunan 2143 nolu tape de Mehmet Şekip Mosturoğlu ile arasında geçen görüşmede, "bu akşam bunlar yayın yapmışlar Kanal Türk, o Ali Şekerci Ali varya, O Eskişehir'e gitmiş O salak ta maça gittiği halde gazetecilere gitmedim demiş, bunlar da Aziz Yıldırım'ın yakın adamlarından biri Eskişehir'e maça gitti diye... abuk subuk şeyler tamam" şeklinde sözler söylediği, bu konuşmada geçen "Şekerci Ali"nin 22/04/2011 tarihinde Eskişehirspor-Trabzonspor müsabakası nedeniyle teşvik girişimi için Eskişehir'e giden sanık Ali Kıratlı olduğu izahtan varestedir. Söz konusu Kanal Türk adlı televizyon kanalında adı geçen sanığın bu müsabakaya gidişi nedeniyle haber yapılmıştır.

Yine sanık Aziz Yıldırım'ın "Sapancalı" olarak sözünü ettiği kişinin de, Ali Kıratlı'nın İlhan Ekşioğlu'ndan sözde Eskişehirspor futbolcusu Alper Potuk'un transferi için aldığı parayı adı geçen futbolcuyu ikna etmek için peşinen menajerlik ücreti olarak alan ancak esasen şike faaliyetinde görevli ve Adapazarı'nda ikamet eden Fatih Akbaba olduğu anlaşılmıştır.

Sanık İlhan Ekşioğlu'nun "üç dikiş, üçüyle yaptım başkanım" sözü ile kast ettiği şike kanallarından birisinin de Ali Kıratlı ile Fatih Akbaba üzerinden yapılan şike faaliyeti olduğu anlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:11
22.05.2011 günü saat:15.00’da İlhan Ekşioğlu’nu Faruk Yaşar’ın aradığı görüşme(tape:3037);

Faruk’un; “Şimdi rahat rahat seyredebilirmiyiz ne yapacağız” dediği, İlhan’ın; “Kadıköy’deyiz şuan biz zaten anasını satayım” dediği,, Faruk’un tribünlerin %75’inin Fenerbahçeli olacağını belirttiği ve “Tamam abi onu anladık tamam onlar zaten öyle olacağı belliydi öbür türlü falan rahat olacak mıyız yani” dediği, İlhan’ın; “Evet evet” dediği, Faruk’un: “Sen bu yani şantiyedeki bağlantıları garantiledin değil mi” dediği, İlhan’ın: “Ya rahat seyret diyorum ya” dediği


Müsabakanın yapılacağı gün, aralarında geçen bu telefon görüşmesinde sanık Faruk Yaşar, İlhan Ekşioğlu'nun Sivasspor 4 Eylül Stadı’nda seyirci hakîmiyetinin Fenerbahçe taraftarında olduğunu ve bu nedenle Kadıköy'de maç seyreder gibi rahat bir şekilde maç seyredilebileceğini söylemesine karşın "onu anladık tamam onlar zaten öyle olacağı belliydi ÖBÜR TÜRLÜ FALAN RAHAT OLACAKMIYIZ YANİ, YANİ SEN ŞANTİYEDEKİ BAĞLANTILARI GARANTİLEDİN DEĞİL Mİ" diye karşılık verdiği, söz konusu bu söylemi ile seyirci ekseriyetinin zaten Fenerbahçe taraftarının olacağının önceden belli olduğunun yapılan şike faaliyetinin kesin sonuç verip vermeyeceğinin yani yapılan şike ile Fenerbahçe'nin galip gelip kesin olarak şampiyon olup olamayacağını sormaktadır. Nitekim duruşmadaki savunması sırasında sorulduğunda sanık Faruk Yaşar, İlhan Ekşioğlu ile müşterek inşaat faaliyetinde bulunmadıklarını belirttiği gibi gerek Fenerbahçe Kulübü'nün kurumsal olarak gerekse sanık İlhan Ekşioğlu'nun ticari faaliyeti kapsamında Sivas'ta yürüttüğü herhangi bir inşaat işi olmadığı, bu bağlamda herhangi bir şantiyenin de söz konusu olmadığı, dolayısıyla "şantiyedeki bağlantılar" ile kastedilenin Sivasspor müsabakasına yönelik şike anlaşmasının olduğu hiç bir tereddüde mahal bırakmayacak kesinlikte açık ve nettir.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:16
09.03.2011 günü saat:13.03’de Aziz Yıldırım’ın Mecnun Otyakmaz’ı aradığı görüşme;

Aziz: “Şimdi bu toplantıya erteliyoruz”, Mecnun: “Ben sokaktayım abi bir şey olursa benlik ararsın,…istediğin zaman istediğin yere gelirim”, Aziz: “Salıya açıklama yapıyoruz yani tamam…sen kimle oynuyordun bu hafta”, Mecnun: “Kayseri geliyor” , Aziz: “Ya bir puan kazan ha,…biz tamam rakiplerini yeneceğiz hiç ondan rahat ol sen, kesin yeneceğiz de ama sen bir 3 puan alabilsen”, Mecnun: “İşte bir Manisa’yı aldık gittik Antep’te gene yenildik,…bu Kayseri’yle oynadıktan sonra Buca’ya gidiyorum,…Buca’ya yenilmeden veya yenmem lazım”, Aziz: “Berabere kalın en kötü,…o hocaya söyle …o Mehmet Yılmaz’ı yani sokuyor bozuyor”, Mecnun: “Antep’ten gelirken dedim hoca korkma ya o korkuyor tamam mı Mehmet’i keserim o da içeride çete yapar bilmem ne yapar”. (tape:1511)

Sanıklar Aziz Yıldırım ile Mecnun Otyakmaz arasında tam bir dayanışma olduğu görülmektedir. Konuşmanın geçtiği Spor Toto Süper Ligi’in 24. haftası itibariyle küme düşme hattındaki durum aşağıdaki gibidir.

http://d1211.hizliresim.com/13/8/fr0sg.jpg

Aziz Yıldırım, böyle bir durumda Mecnun Otyakmaz’a, küme düşme hattında bulunan takımlar ile yapacakları müsabakaları kazanacaklarını ancak Sivasspor olarak kendilerinin de kazanmaları gerektiğini iletmektedir. Zira bu durumda ligin zirvesinde Fenerbahçe ve Trabzon aynı puanla lider durumdadırlar ve şampiyonluk son maça yani Sivasspor ile yapılacak olan müsabakaya kalabilecektir. Bu durumda yenildiğinde küme düşmesi garanti ya da ihtimal dahilinde olan bir takım ile oynamamak için, Sivasspor’un son haftaya kalmadan bu hattan uzaklaşması gerekmektedir. Ve nitekim elbirliği ile bu çaba içerisine girilmiştir.
26.04.2011 günü saat:21.31’de Aziz Yıldırım’ı Mecnun Otyakmaz’ın aradığı görüşme;
Aziz: “…senin maçın Cuma günümü niye,…abi kazan ha aman ha”, Mecnun: “Artık bir galibiyete işimizi bitiriyoruz 3’ü de küme düşüyor,…bakalım hayırlısı abi”, Aziz: “Tamam artık dönüşünde konuşuruz tamam oldu”. (tape:1650)
Yukarıda 1511 nolu tape ile ilgili olarak yapılan değerlendirmenin haklılığı, söz konusu 1650 nolu tape içeriğinden de açıkça anlaşılmaktadır. Bu hafta (30. hafta) itibariyle küme düşme hattında bulunan takımların puan durumu aşağıdaki şekildedir.

http://d1211.hizliresim.com/13/8/fr0sp.jpg




Lig maratonu 34. haftadır ve 31. hafta itibariyle Sivasspor kazanması durumunda ligde kalmayı garantileyecektir. Aziz Yıldırım “biz tamam rakiplerini yeneceğiz hiç ondan rahat ol sen, kesin yeneceğiz” diyerek verdiği sözü, 24.04.2011 tarihinde düşme hattındaki Bucaspor’u 5-3 yenerek tutmasına karşın Sivasspor 29.04.2011 tarihinde Gençlerbirliği ile berabere kalarak kümede kalmayı kesin olmasa da büyük olasılıkla garantilemiştir. Aziz Yıldırım’ın, Mecnun Otyakmaz’dan “abi kazan ha aman ha” sözleriyle ısrarla ve adeta yalvarırcasına kazanmasını ve son haftaya kümede kalmayı garantileyen bir takım olarak çıkmasını istemesi, sıradan bir arkadaş muhabbeti gereği iletilen bir dilek olmanın ötesindedir. Zira hâlâ Trabzonspor ile aynı puanla zirveyi paylaşmaktadırlar.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:16
AHMET ÇELEBİ VE BÜLENT İBRAHİM İŞÇEN ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN ŞİKE FAALİYETİ



09.05.2011 günü saat:14.42’de Bülent İbrahim İşçen'in Mecnun Otyakmaz'ın aradığı görüşme(tape:3613);
Bülent: “Yarın burdasın demi dayı", Mecnun: “Burdayım evet ordayım yani" , Bülent: “Ben seni yarın ararım…beraber bi çay içeriz yemek yeriz...anladın mı dayıcım arkadaşımızla beraber hep beraber", Mecnun: “Muhammet .. falan söyleme o kapar", Bülent: “Ona ben çıtlarmıyım bilmiyorumki yok ki... o tereyağlı yiyor onlar abi çok, çok kilo almışlar", Mecnun: “Ondan sonra Apo mapo hepsi beraber grup", Bülent: “O Güneydoğu teşkilatı abi o çok yağlı yiyorlar abi".
Görüşmenin yapıldığı tarihten bir gün önce Sivasspor, Ankarağücü ile 1-1 berabere kalmış, düşme hattındaki en yakın rakibi Bucaspor ise Trabzonspor’a 1-0 yenilmiştir. Bu durumda Sivasspor kümede kalmayı garantilemiştir. Şike faaliyetine başlayan sanıklardan Bülent İbrahim İşçen, Aziz Yıldırım’ın talimatı ile hemen Mecnun’a ulaşıp görüşme ayarlamaya çalışmaktadır. Mecnun ise Abdullah Başak’ın bu görüşmeden haberdar edilmemesini istemektedir.
Henüz ligin bitmesine iki hafta kalmasına rağmen kendilerinin 15.05.2011 tarihinde Ankaragücü ile yapacakları müsabakayı kazanacaklarından yaptıkları şike nedeniyle de ayrıca çok emin olan sanıklar, Trabzospor’un aynı tarihte iç sahada yapacakları İBB Spor müsabakasını (teşvik de yapsalar) kazanacaklarını tahmin ettiklerinden son haftaya yönelik şike faaliyetine iki hafta önce başlamışlardır.

10.05.2011 günü saat:21.27’de Bülent İşçen'i Mecnun Otyakmaz'ın aradığı görüşme(tape:3615);
Mecnun: “Aramadın birader", Bülent: “Dayıcım O ( Aziz Yıldırım’ı kastediyor) Sultanahmet’te bir yere gitti yarın işte arayacak beni sabah ona göre ben seni arayacam", Mecnun: “Tamam yarın burdayız".
Bir gün önce buluşma ayarlayan Bülent İbrahim’i, tekrar aramaması üzerine Mecnun aramış ve buluşmanın akıbetini sormaktadır. Bülent ise ““Dayıcım O, Sultanahmet’te bir yere gitti” diyerek Aziz Yıldırım’ın müsait olmadığını iletmekte ve yarın arayacağını bildirmektedir.

Ertesi gün olur ve 11.05.2011 günü saat:13.07’de Aziz Yıldırım’ın Bülent İşçen’i aradığı görüşme(tape:2403);
Aziz: “Saat 5 buçukta bizimkine söyle kulüpte buluşalım", Bülent: “Tamam abi".
Sanık Aziz Yıldırım, bir gün önce gerçekleşmeyen buluşmanın ayarlanması ve “bizimki” olarak nitelediği Mecnun Otyakmaz’ın aranması için Bülent İbrahim’e talimat vermektedir.
Aziz Yıldırım’ın bu talimatı üzerine 10 dakika sonra saat:13.17’de Bülent İşçen'in Mecnun Otyakmaz'ı aradığı görüşme(tape:3616);
Bülent: “Biz senle beşte telefonlaşalım…buluşalım gidelim tamam mı dayıcım beş buçuk da", Mecnun: “Tamam cigerim".
Aziz Yıldırım’ın “bizimki” nitelediği ve yakınlığı bu derece olan Mecnun Otyakmaz’ı, çok sayıda telefon hattı kullanmasına rağmen, direkt olarak kendisinin aramaması ve telefonlarda birbirlerinden “arkadaş, bizimki, o” gibi şifreli sözlerle söz etmeleri de suç nedeniyle teknik takipten kurtulma çabasının bir sonucu olarak değerlendirilmiştir.

11.05.2011 günü saat:15.57’de Aziz Yıldırım’ın Abdullah Kiğılı’yı aradığı görüşme(tape:2404);
Aziz: “Fenerıum nasıl gidiyor satışlar var mı bu ara", Abdullah: “Para mı istiyorsun başkan", Aziz: “Para istemiyorum para var mı, para varsa ver ama…varsa Tamer ile konuşsunlar tamam", Abdullah: "Bakayım bakayım…derhal derhal".
Aziz Yıldırım’ın, Mecnun Otyakmaz ile yapacağı görüşme öncesinde Sivasspor ile yapacağı şike faaliyetinde kullanılmak üzere para ayarlamaya çalıştığı görülmektedir.

11.05.2011 günü saat:16.58’de Bülent İbrahim İşçen'in Mecnun Otyakmaz'ı aradığı görüşme(tape:3617);
Bülent: “Ben geldim dayı sen gelince beni ara ben kapıya çıkıyorum", Mecnun:“Nerdesin ki aynı yer mi",

11.05.2011 günü saat:17.22’de Aziz Yıldırım'ı Abdullah Kiğılı'nın aradığı görüşme(tape:2352);
Abdullah: "400 TL Tamer’e gönderiyoruz şimdi", Aziz: “Tamam peki".

11.05.2011 günü saat:17.24’de Aziz Yıldırım’ın Tamer Yelkovan’ı aradığı görüşme(tape:2405);
Aziz: “Abdullah Kiğılı 400.000 Fenerium’dan aktarma yapıyor şuan", Tamer: “Şimdi telefon geldi bende şaşırdım", Aziz: “Ben telefon ettim…Tamer beye varsa gönder şimdi 400 gönderiyoruz dediler…görüyorsun her yerden çalışıyorum", Tamer: “Bir de şu futbolcular şu işi ateşlerse iş biter vallahi".

11.05.2011 günü saat:17.32’de Bülent İbrahim İşçen'i Mecnun Otyakmaz'ın aradığı görüşme(tape:3618);
Mecnun: “Bağlarbaşı demi", Bülent: “Yok dayı şey aşağıya", Mecnun: “Nurgül’ün yanına geliyorum ben şimdi".
Sanıklar Mecnun ve Aziz Yıldırım, nihayetinde Aziz Yıldırım ile buluşmuşlardır.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:18
12.05.2011 günü saat:12.39’da Abdullah Başak’ın, Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:3136);
Bülent: “…bugün ben o hani senin gittiğin Kadıköy’deki çocukla konuştum Apo,…kulüpte o, o şeyler...”, Abdullah: “Biliyorum haberim ha hayır anladım dün bir mevsim gelmişte birde pazartesi bir mevsim son mevsimmiş,…hatta dün bir mevsim gelince o Kozyatağına baklavacıya gitmiş Güllüoğlu’na”, Bülent: “Onun hani onun onu hemşerisi varya orada... ee çaycı çay çay çay çıkarıyorlar hani,…onada bana sordu ee şey ...o o da yer mi dedi o şeyden dedi fındıktan dedi,…öyle bir şey söylüyorlar bana dedi iyi dedim al ona da fındık ver”, Abdullah: “…senle konuştuğunu söyledi bana” .
Bülent İbrahim; Abdullah Başak’a, “Kadıköy’deki çocuk” olarak nitelediği Mecnun ile Kulüpte bir araya gelerek konuştuklarını söylerken, Abdullah Başak da bu buluşmadan haberinin olduğunu belirtmektedir. Ancak, Abdullah Başak’ın Mecnun’dan “mevsim” olarak söz etmesi, kendisinin Yusuf Turanlı üzerinden yürüttüğü şike faaliyeti dışında bu kanaldan da yürütülen faaliyetten haberdar olduğunu göstermektedir. Abdullah Başak’ın, “mevsim” olarak söz ettiği kişinin “Mecnun Otyakmaz” olduğu aşağıdaki 3141 nolu tape ile net olarak anlaşılmaktadır.

13.05.2011 günü saat:13.26’da Bülent İbrahim İşçen'in Aziz Yıldırım’ı aradığı görüşme(tape:3619);
Aziz: “Gel burdayım", Bülent: “Cuma gel demiştin abi ...ilgili", Aziz: “Ha onla ilgili lan unuttuk onu ha dur peki gel".

13.05.2011 günü saat:16.12’de Mecnun Otyakmaz’ın Bülent İşçen’i aradığı görüşme(tape:1176);
Bülent’in; “Nerdesin dayıcım” dediği, Mecnun’un ofiste olduğunu söylediği, Bülent’in; “Geleceğim yanına dayı,.. yetişirim 5’e kadar ya dayı” dediği.
Bülent İbrahim, Aziz Yıldırım ile görüştükten sonra yukarıda görüşme ile sabit olduğu üzere Mecnun’u arayarak yanına geleceğini söylemesinin yanında ayrıca Mehmet Yıldız’a yönelik şike faaliyetinde görev alan Ahmet Çelebi ile irtibata da geçtiği anlaşılmaktadır.

13.05.2011 günü saat:18.15’de Bülent İşçen'in Ahmet Çelebi'yi aradığı görüşme(tape:3620);
Bülent: “Nerdesin", Ahmet: “Mitpoint", Bülent: “Tamam ben şimdi Samandıra’ dayım burdan çıkacam yanına gelecem…görüşmemiz lazım senle…özel görüşmemiz lazım", Ahmet: “Tamam görüşelim".

13.05.2011 günü saat:18.25’de İlhan Ekşioğlu’nun Osman Murat Özaydınlı/ Aziz Yıldırım’ı aradığı görüşme(tape:2989);
İlhan’ın; “Başkan ile beraber misin” diye sorması üzerine Murat’ın; “Evet vereyim mi” dedikten sonra telefonu Aziz Yıldırım’a verdiği, İlhan’ın; “Başkanım şimdi tam aradığınızda Kandilli’ye giriyordum döndüm ama manyak bir trafik var yani” dediği, Aziz’in; “Gelme o zaman yarın konuşalım tamam,…şimdi o bizim bizim arkadaşla konuşacağım da onla nasıl konuşayım diye şey yapıyordum yani,… olmazsa ben seni ararım sen evde misin”, İlhan: “Ben evde olacağım”, Aziz: “Olmazsa senin oradan geçerim konuşurum”.
13.05.2011 günü saat:19.02’de Bülent İbrahim İşçen'in Ahmet Çelebi'yi aradığı görüşme(tape:3621);
Bülent: “Ben stadın oraya geçiyorum stadın oraya bir geçsene", Ahmet: “Beni de alsana buradan geçerken ya", Bülent: “Arabam yok arabam stadda", Ahmet: “Gel buraya caddedeyiz ya".

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:20
13.05.2011 günü saat:19.02’de Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3141);

(Abdullah’ın, Bülent’in arayıp aramadığını sorduğu, Yusuf’un aramadığını belirttiği,) Abdullah: “Sana bir bomba diyeceğim de sonra tamam,…o gitmiş şeyle Mecnun abiyle görüşmüş de,…İlhan abi dediki sakın onlara şey yapmayın benle muhatap olun bende dedim abi Yusuf o işe girmez artık”, Yusuf: “…olmaz yani abi bu işler çok dolanıyor ediliyor...”, Abdullah: “Evet evet evet çok boku çıktı artık kardeşim evet, esas biri neler götürmüş belli değil söyleyeceğim sana”

Abdullah Başak bu görüşmede Yusuf Turanlı’ya, Bülent İbrahim’in Mecnun ile görüştüğünü bomba haber olarak iletmekte. Şüphesiz bu görüşmenin savunmalarda sıkça dile getirilen “bilet” konusuna ilişkin olmadığı çok net. Zira bilet görüşmesinin bomba haber niteliği olmadığı gibi, kendi beyanına göre Galatasaraylı olan ve Sivas ile bir bağlantısı bulunmayan Yusuf Turanlı’nın, Fenerbahçe’nin bilet konusunu takip edecek bir sıfat ve konumunun bulunmadığı açıktır. Ayrıca Abdullah’ın, İlhan Ekşioğlu’na “abi Yusuf o işe girmez artık” diyerek kasdettiği şeyin de bilet ile ilgili olmadığı, izahtan varestedir.

Bununla birlikte İlhan Ekşioğlu, Abdullah Başak ile birlikte Yusuf Turanlı kanalıyla ayrıca şike faaliyetinde bulunduklarından, Yusuf bu durumdan rahatsız olmuş ve Abdullah’ın bu haberine “…olmaz yani abi bu işler çok dolanıyor ediliyor..” şeklinde tepki vermiştir. Abdullah ise “Evet evet evet çok boku çıktı artık kardeşim evet, esas biri neler götürmüş belli değil söyleyeceğim sana” diyerek, şike ve teşvik faaliyeti sırasında kimlerin kazanç sağladığını ima etmektedir.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:20
13.05.2011 günü saat:19.05’de İlhan Ekşioğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:2992);
Aziz: “Kavacık’a doğru geliyorum senden rica etsem Migros’a gelsen o aşağıdaki Migros’a orada buluşsak”, İlhan: “Olur tamam”, Aziz: “Karşıya gideceğim tekrar tamam mı,…yalnız bir 5 dakika içinde çık yani erken çıkma 5 dakika sonra çık”,
Sanık İlhan Ekşioğlu Aziz Yıldırım ile buluşmasından sonra 13.05.2011 günü saat:19.35’de İlhan Ekşioğlu’nun Abdullah Başak’ı aradığı görüşme (tape 2993);
ABDULLAH BAŞAK : Efendim abi
İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU : Yarın sabahta erken kalkıyor musun
A.B : Herhalde abi
İ.Y.E : İyi senle çok önemli bir görüşme yapmam lazım sabahleyin ben
A.B : Abi ben sana bir şey deyim mi
İ.Y.E : Hıh
A.B : Ben çok moralim bozuk
İ.Y.E : Niye ya
A.B : Ben o benim Bülent abim var ya
İ.Y.E : Evet
A.B : O yine ben şeyler karıştırıyor abi
İ.Y.E : Karıştırır s..ktir et
A.B : Seninki ona söylemiş abi ama sen bilmiyorsun
İ.Y.E : Hayır hayır ben şimdi oradan geliyorum ben şimdi bizim 1 numara ile buluştum
A.B : 1 numara benim yanımda bunu çağırdı abi
İ.Y.E : Tamam oğlum ben şimdi bütün olup bitenleri anlattım
A.B : Hıh
İ.Y.E : Tamam mı
A.B : Hıh
İ.Y.E : O hıyarında bir sikine yaramadığını kendini yanlış sana göster ona gösterdiğimi de söyledim
A.B : Hıh
İ.Y.E : Olayın kilit adamlarının bizim seninkiyle sen olduğunu söyledim
A.B : Hıh
İ.Y.E : Fakat senin onu bilmelerini istemediğini söyledim hani dedim
A.B : Evet
İ.Y.E : Sen onları bilme onlar öyle istemiyor dedim beni istiyor
A.B : Evet
İ.Y.E : Bu işin şeyi
A.B : Aynen aynen
İ.Y.E : Ondan sonra dedim bak o sen Bülent’i çağırıyorsun bir şeyler söylüyorsun iş daha da karışıyor dedim
A.B : Ben abi lafını kesiyorum sana bir şey diyeceğim ben bu gün ona ne dedim biliyor musun ben geçen gün dedim olmayan bir şeyler için İlhan Abi’ye bir şey demişsin bana gönül koydu dedim tamam mı ben ne olmuşta he demişim- sâna ne ne çeviriyormuşum abi ne var ki dedim ya ben kimim abi dedim ya bin kimim
Î.Y.E : Şimdi bak Apo bizim şurada bir hafta kaldı sakin olup mantıklı düşünmemiz lazım
A.B : Evet evet abi
İ.Y.E : Ben söyledim tamam mı her şeyi anlattım bak şimdi şeyde
A.B : Abi bak öbür arkadaşta benim kardeşim olan onunla da demin beraberdim abi dedi sen ve seni bahsediyor senden abi başka Allah’ın oğlu beni çağırsa ne görüşürüm ne konuşurum abi
İ.Y.E : Aynen tamam ben de onu söyledim bir dinle dinle beni
A.B : Tamam abi aynen
İ.Y.E : Esas esas bomba şimdi bu seninki diyordu ya hani bir yerden bana cevap gelmesi lazım
A.B : Evet
İ.Y.E : O işi konuştu onu anlatacağım yarın sana o iş okey yarın sabah ben benim çocuğu Dereağzı na götüreceğim futbol okuluna 10 da
A.B : Tamam abi
İ.Y.E : Senle Dereağzı’nda buluşalım 10 da yani haberler çok iyi
A.B : Öbür kardeşimi de çağırayım mı abi oraya
İ.Y.E : Süper olur
A.B : Tamam abi tamam
İ.Y.E : Tamam mı
A.B : Tamam abicim
İ.Y.E : 10 da Dere ağzı nda
A.B : Tamam abi bir emrin var mı bana abi
İ.Y.E : Sağlığın
A.B : Öpüyorum abi saygılar
İ.Y.E : Hadi ben de hadi

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:21
Söz konusu görüşmede Abdullah Başak’ın, “Ben o benim Bülent abim var ya, O yine ben şeyler karıştırıyor abi” diyerek Bülent İbrahim’in şike faaliyetinde kendileri haricinde rol almasını, iddianameye konu neredeyse tüm sezonda yapılan şike ve teşvik eylemlerinden sorumlu olan İlhan Ekşioğlu’na adeta ihbar etmektedir. Konuşmasının devamında “Seninki ona söylemiş abi ama sen bilmiyorsun” demesi üzerine İlhan Ekşioğlu, Abdullah’ın “seninki” olarak nitelediği Aziz Yıldırım ile buluştuğunu “ben şimdi bizim 1 numara ile buluştum, ” diyerek iletmekte ve bütün olup bitenleri anlattığını, şike faaliyetinde kendisi ile Abdullah ile Yusuf’un kilit adam olduklarını, Bülent İbrahim’e bir şeyler söyleyerek işleri karıştırdığını söylediğini bildirmekte ve ertesi gün Fenerbahçe Dereağzı Tesisleri’nde buluşmak üzere sözleşmektedir.
13.05.2011 günü saat:19.32’de Aziz Yıldırım'ın Bülent İbrahim İşçen'i aradığı görüşme; (tape:3622)
Bülent: “Caddeye gitmeye çalışıyorum da orda beni bekliyor bir arkadaşım var onla buluşacam da", Aziz: “Sen bak o ... söyle bize yardım etsinler tamam mı…yani belli etmeden yardım etsinler tamam mı", Bülent: “Tabi abicim tabi sen rahat ol ben konuşmasını bilirim".,
Sanık Aziz Yıldırım’ın talimatı ile aradığı ve buluşmak için, yukarıda yazılı 3621 nolu tapede “gel buraya caddedeyim” diyen Ahmet Çelebi’nin yanına giden Bülent İbrahim’i arayan Aziz Yıldırım, O’ndan Fenerbahçe kongre üyesi olması yanında aynı zamanda Sivasspor yöneticisi olan sanık Ahmet Çelebi’ye “SEN BAK O ... SÖYLE BİZE YARDIM ETSİNLER tamam mı, YANİ BELLİ ETMEDEN YARDIM ETSİNLER TAMAM MI” diyerek yardım talebinde bulunmaktadır. Türkiye’nin en zengin kulüplerinden biri olan Fenerbahçe Spor Kulübü, Ahmet Çelebi’nin herhalde maddi yardımına ihtiyacı bulunmamaktadır.

Küme düşmemesi için haftalar önce endişeye kapılan ve bunu önlemek için rakiplerini yenecekleri sözünü verip, verdiği bu sözü bir şekilde tutan sanık Aziz Yıldırım’ın, konuşmalarında “bizimki” olarak söz ettiği, kendisine “abi” diye hitap eden Mecnun Otyakmaz’dan ayrı olarak, Ahmet Çelebi’den de yardım istemesi, son müsabakada işi şansa bırakmayıp kesin olarak kazanma arzusunun bir göstergesidir.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:22
13.05.2011 günü saat:20.02’de Ahmet Çelebi'yi Abdullah Başak'ın aradığı görüşme(tape:2887);
Abdullah: "Bitmek üzere benimkini çok şey oldu…senin yanında Ali Kıratlı var mı", Ahmet: “Kimse yok", Abdullah: “Bülent ile Ali Kıratlı beraber mi gitti", Ahmet: “Hayır tek", Abdullah: “Bülent abi geldi mi oraya", Ahmet: “Geldi .. usta ya ben sana söyleyeceğim şimdi gelince yüz yüze…belirli bir yerde otururuz yine".

13.05.2011 günü saat:21.54’de Aziz Yıldırım’ın Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:2409);
BÜLENT İBRAHİM İŞÇEN : Alo
AZİZ YILDIRIM : Ne yapıyorsun
B.İ.İ : İyiyim Aziz abi sen nasılsın
A.Y : İyiyim ne yaptın
B.İ. İ e yapayım abi o arkadaş ile görüştüm abi O HALE GELMİŞ MALLAR abi O GİDECEK FİYAT KONUŞACAK abi
A.Y :He
B.İ.İ :Konuşacak abi onunla gereken neyse işte onları sordu etti ben dedi direk onları kendim görüşeceğim bizzat dedi
A.Y :He
B.İ.İ : Şeyleri sen hiç merak etme abi gereğini ... o da yalnız diyor abi hani o HAMSİ TARAFI var ya abi
A.Y :Hı
B.İ.İ : Onlar da şey yapıyorlarmış çok baskı yapıyorlarmış tabi, dedim biz bunu engelleyeceğiz dedim sen dedim bizzat gideceksin bizzat kendin görüşeceksin çağıracaksın yani bu işin şakası makası yok bir de dedim adamın şeyi gider ondan buna ondan buna dedi şeyleri konuşmaları gerek yok, az öz temiz net bir şekilde görüş, bu günün yarını da var hani her şey bilinsin öyle fazla gevezelik fazla konuşma da bok getirir az konuşup öz konuşup herkes bilecek ne yapacağını
A.Y :Ya bence şeyi Ahmet i mahmeti de gönder sen
B.İ.İ : Abi tabi gidiyor
A.Y :O da gitsin şey de
B.İ.İ :Zaten hayır ondan sonra Aziz abi ben bizim maçtan sonra pazartesi, salı günü direk 5 gün orda kalacak kampta
A.Y :Kim
B.İ.İ : O arkadaş abi söylediğin ismini söylediğin kişi
A.Y :İnşallah
B.İ.İ : Yok yok dedik yüzüne bakmam senin bak Aziz a biye bir daha selam verme bunu yapmazsan
A.Y : Yarın gel konuşalım tamam
B.İ.İ : Tamam abim benim
A.Y : Oldu
B.İ.İ : ... bırakacaksın dedim gideceksin 5 gün orada kalacaksın
A.Y : Tamam
B.İ.İ : Engelleyeceksin her şeyi
A.Y : Gel bakalım konuşalım tamam
B.İ.İ : Tamam abi yarın gelirim yanınıza

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:23
Bülent İbrahim, abi “o arkadaş ile görüştüm abi O HALE GELMİŞ MALLAR abi O GİDECEK FİYAT KONUŞACAK abi” sözleri ile 3621 ve 3622 nolu tapelerde geçen Ahmet Çelebi ile görüştüğü, adı geçen şahsın şike için gidip fiyat konuşacağını söylemektedir. Sarf edilen sözlerin bir ticari faaliyete ilişkin olmadığını, kurulan iki cümle sonrası göstermektedir. Nitekim Bülent İbrahim’in “… yalnız diyor abi hani o HAMSİ TARAFI var ya abi, Onlar da şey yapıyorlarmış çok baskı yapıyorlarmış tabi” şeklideki sözlerinden, konuşmanın Sivasspor ile ilgili olduğu aşikardır. “Onlar da” sözü ile kendilerinin de şike faaliyetinde bulunduğunu bir nevi itiraf etmektedir. “Trabzonspor’un teşvik girişimini önlemeye dönük” faaliyet yaptık savunması da kabul edilebilir değildir. Zira, “O GİDECEK FİYAT KONUŞACAK ” sözü, sözde önlenen teşvik girişiminin bir fiyata bağlı olduğunu göstermektedir ki, bu “şecaat arzederken sirkatin söylemek” atasözünü akla getirmektedir.
Dikkat edilmesi gereken önemli bir yön şudur ki; sanık Ahmet Çelebi’nin, bireysel planda taraftarı ve kongre üyesi olduğu bir takımının menfaatini, yöneticisi bulunduğu ve haklarını her ortamda korumakla yükümlü olduğu binlerce taraftarı olan bir kulübün menfaatine tercih etmesi ve bu doğrultuda şike faaliyetinde bulunması hali ancak, adı geçen sanığın Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne üye olma ve bu bağlamda üzerine aldığı görevi yerine getirme bilinci dolarak ifade edilebilir.
Her ne kadar Aziz Yıldırım tarafından “Ahmet i mahmeti de gönder ” diyerek adı geçen Ahmet’in, sanık Ahmet Çelebi olamayabileceği akla gelebilirse de aşağıdaki görüşme, bu düşüncenin yanlış olacağını göstermektedir. Zira Aziz Yıldırım ile arasındaki, 2409 nolu tapede geçen ve 3 dakika 4 saniye süren görüşmenin hemen ardından Bülent İbrahim aynı dakika içerisinde bir başkası ile görüşmeden Ahmet Çelebi’yi aramış ve aşağıdaki görüşmeyi yapmıştır.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:24
13.05.2011 günü saat:21.57’de Bülent İbrahim İşçen'in, Ahmet Çelebi'yi aradığı görüşme (tape:3623);
AHMET ÇELEBİ : Alo
BÜLENT İBRAHİM İŞÇEN : Ne yapıyorsun Ahmet
A.Ç : İyiyim ne yapayım sen ne yapıyorsun
B.İ.İ : İyi bak şimdi telefon açtı sordu Ahmet
A.Ç : Hı
B.İ.İ :Gittin mi dedi görüştün mü konuştuk dedim abi sen merak etme o Konyada cenaze var hani oraya Konya’ya gitmese bile Salı günü falan DEDİM BİZİM MAÇTAN ÜÇ GÜN ÖNCE GİDECEK KAMPTA KALACAK DEDİM O DEDİM HERŞEYE MUAFFAK OLACAK sen hiç merak etme ondan başka kimsenin dediğine de bakma o her şeyi orda tek başına engeller dedim delidir dedim ortalığı ayağa kaldırır dedim bak senin namına böyle söyledim yani Ahmet aynen
A.Ç : Neyse konuşuruz tamam mı
B.İ.İ : Nerdesin sen, Barış geldi mi g..tveren
A.Ç : Yok dayım yok valla yok lan
B.İ.İ : Kim var yanında
A.Ç : Kimse yok ya ... var başka hiçkimse yok
B.İ.İ : İçki içme lan a..cık ağzı
A.Ç : Ben içmem oğlum manyakmısın
B.İ.İ : Hı iyi hadi selam söyle Apo’ya da Burhan’a da, hadi dikkat et
A.Ç : Aleykümselam.
İbrahim Bülent ile yaptığı bu görüşmenin ardından kısa bir süre sonra Ahmet Çelebi, Sivasspor takımının futbolcusu sanık Mehmet Yıldız’ı 13.05.2011 günü saat:22.18’de aradığı görüşme(tape:2888);
AHMET ÇELEBİ : Alo
MEHMET YILDIZ : Efendim abi
A.Ç e yapıyorsun
M.Y :İyiyim abi ne yapayım Konya da oturuyoruz sen ne yapıyorsun
A-Ç : İyi ne yapayım ... keyfin nasıl
M.Y :İyi ya fena değil işte maçı bekliyoruz şu maç bitse de gitsek
A-Ç :Kim var yanında ... çocuklar mı
M.Y :Kimse yok yo yo odadayım tek başıma
A-Ç :Sen yarın maçtan sonra İstanbul a gelecek misin
M.Y :Yo
A-Ç :Gelsene bi İstanbul a
M.Y :Hayırdır abi
A-Ç :Gel işim var seninle
M.Y :Çok acil mi
A-Ç ... önemli senin gelmen lazım
M.Y :Benim hanım hamile de doğum yapabilir o yüzden çok acil ...
A-Ç :Ya gel pazar sabahı dönersin
M.Y :Yarın
A.Ç :bir işim vardı gel
M.Y :Hayırdır abi
A-Ç :Ya sen gel ya
M.Y :Benim üstümde sivil kıyafetim falanda yok bari gideyim pazar günü geleyim pazar sabah uçakla geleyim
A.Ç :E tamam pazar günü sabah uçağıyla gel
M.Y : Hiç bir şey yok üstümde pazar geleyim. Pazartesi geri döneyim artık ne yapayım
A.Ç Tamam
M.Y Hayırdır abi
A-Ç ... sabah gel gel işim var seninle
M.Y İyi tamam
A.Ç Tamam
M.Y : Tamam abi
A.Ç : iyi hadi öpüyorum
M.Y : Hadi görüşürüz abi
Ahmet Çelebi, eylem paylaşımı nedeniyle kendisine verilen görevin gereği olarak şike anlaşması için Mehmet Yıldız’ı İstanbul’a çağırmaktadır. Mehmet Yıldız’ın ısrarla “hayırdır” şeklinde defalarca sormasına rağmen, savunmalarda dile getirilen sözde benzinlik konusunu söylememektedir.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:27
15.05.2011 günü saat:11.01’de Ahmet Çelebi'nin Mehmet Yıldız'ı aradığı görüşme(tape:2889);
Ahmet: “Kaçta geliyorsun", Mehmet: “Abi ben gelemeyeceğim hanım hastanede…hayırdır abi", Ahmet: “Yok bir şey yok ya konuşuruz sonra", Mehmet: “Çok acilse bu hafta içi izin olursa gelirim yanına", Ahmet: “Tamam paşa".

15.05.2011 günü saat:11.15’de Ahmet Çelebi'nin Mehmet Yıldız'ı aradığı görüşme(tape:2890);
Ahmet: “Diyorum ki keşke sabah uçağıyla gelsen de öğlen uçağıyla geri giderdin buradan", Mehmet: “Ne için geleceğim abi anlamadım ki ben bu kadar acele", Ahmet: “Yav gelmen lazım…olmazsa salı günü sabah ben gelirim…benle görüştüğünü kimse söyleme ha millet başka türlü anlar".
Sanık Ahmet Çelebi, Mehmet Yıldız’ı ısrarla İstanbul’a çağırmakta ancak nedenini bir türlü söylememektedir. Üstelik “benle görüştüğünü kimseye söyleme ha” diyerek tembihte bulunmakta, “millet başka türlü anlar” diyerek, şike girişimini anlayabileceklerini söylemesine ve bu tehlikeyi öngörmesine karşın, nedense sözde benzinlik konusunu diye getirmemektedir. Ayrıca yöneticisi olduğu bir takımın futbolcusu ile görüşmesi olağan koşullarda hiç de ilginç karşılanmayacak bir durum iken, sanığın bundan endişe duyması olağan dışı bir durumun bulunduğunu göstermektedir.

15.05.2011 günü saat:17.55’de Abdullah Başak’ı Ahmet Çelebi’nin aradığı görüşme(tape:3159);
ABDULLAH BAŞAK : Efendim
AHMET ÇELEBİ : Na’ber
A.B : İyi nasıl geçti
A.Ç : Valla herhalde yani iki yüz milyara bağlıyacağız
A.B : Herhalde değil değil şimdi geliyor buraya
A.Ç : Gelme gelme ben kalktım ordan biliyor musun
A.B : Yok yok bekleyin dedim oraya ...kim
A.Ç : Alo alo
A.B : Efendim dinliyorum
A.Ç : Şimdi yarın akşam sizi arayacağım yemeğe gideceğiz yemekte daha iyi olur biliyor musun
A.B : Hım
A.Ç : Tamam mı baba
A.B : Hı esas ben sana başka bir şey diyeceğim dayı
A.Ç : Hı
A.B :Sen çaktırmada ben hani sabah biri uçaktan geliyordu ya buraya anladınmı
A.Ç : Evet
A.B : Ne oldu
A.Ç : Onun hanımı.... şu anda hastanede...
A.B : Evet
A.Ç : Anladın mı
A.B : Yarın gelebilir mi
A.Ç : Salı günü tamam ben bir gidip gelecem
A.B : Onun gelmesi lazım
A.Ç : Olmaz
A.B : Hıı
A.Ç : Olmaz
A.B : Öyle mi
A.Ç : .... ve ayrıca herkes rahat olsun o kadar
A.B : Tamam tamam
A.Ç : Tamam
A.B : Tamam tamam . '
A.Ç : Hadi

Ahmet Çelebi’nin, şike anlaşması için Mehmet Yıldız’ı İstanbul’a çağırdığını Abdullah Başak da bilmektedir. Nitekim yukarıdaki görüşmede; “Sen çaktırmada ben hani sabah biri uçaktan geliyordu ya buraya anladın mı, Ne oldu” diye sorduğunda Ahmet Çelebi, “Onun hanımı.... şu anda hastanede” diyerek Mehmet Yıldız’ın hanımının hastanede olduğunu ve gelemeyeceğini, kendisinin Sivas’a gideceğini, herkesin rahat olmasını söylemektedir.

Ahmet Çelebi’nin ısrarla İstanbul’a çağırmasına karşın gelemeyen Mehmet Yıldız’ın eşi Hilal Yıldız’ın, 15.05.2011 tarihinde doğum yaptığı, Kls 85 dizi 379’de bulunan rapor ile sabittir.

Yine savunmada dile getirilen sözde benzinlik konusu ele alınırsa, benzinlikle Abdullah Başak’ın hiçbir ilgisi olmadığı halde, O’nun da “Yarın gelebilir mi, O’nun gelmesi lazım” diyerek Mehmet Yıldız’ı çağırması bu savunmanın gerçeklikle ilgisinin olmadığın göstermektedir. Yine Ahmet Çelebi’nin, Mehmet Yıldız ile ilgili olarak takip edilen bu olaydan dolayı, “ayrıca herkes rahat olsun o kadar” dediği de gözetildiğinde, herkesin rahat olmasını gerektiren konunun benzinlik olmadığı şüpheye mahal bırakmayacak kadar açıktır.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:28
15.05.2011 günü saat:22.45’de Mecnun Otyakmaz'ın, Ahmet Çelebi'yi aradığı görüşme(tape:2897);
AHMET ÇELEBİ : Dayıcığım
MECNUN OTYAKMAZ : Efendim yeğenim
A.Ç : Ne yapıyorsun
M.O : İyi ne yapayım
A.Ç : YANDIK BİLİYORSUN DEMİ
M.O :YA HEM DE NASIL YA DEDİM YA ŞU BELEDİYEYE GÜVENİYORDUM BİR BERABERE KALSA
A.Ç : EN AZINDAN BİZİ KURTARIRDI
M.O : YANİ EN AZINDAN BERABERLİK ŞEY YAPARDI
A.Ç : Olmadı işte aynen yandık var ya yandık ne yapıyorsun
M.O : İyi ne yapayım ya çıktım bende
A.Ç : Yarın he yarın şey ee evden çıkınca istiyorsan uğra ben yazıhanedeyim yani çorba ısmarlarım kahvaltı yapma ...
M.O : ... aradım a..ına koyayım
A.Ç : (Gülüyor)
M.O : Ama penaltı da penaltıydı yani kimsenin ...
A.Ç : Tabi canım ya hepsi boş konuşuyor ya bu Kanal Türk dekiler boş konu...
M.O : ... ne diyorlar
A.Ç : O Gökmen Ö. sanki bir bok biliyormuşçasına yok penaltı penaltı değil nasıl penaltı değil ya
M.O : Hangisi üçü de penaltı da belki ikincisinde kaleciye kırmızı kart o kaleciye onda gösteriyorsan öbürüne de göstermek lazım ee belki sarı kartla kaleci yutabilirdi
A.Ç : Ya o anda ki oyunun gerginliği olabilir yani ... olmaz dayım o gerginlikte olur yani
M.O : Evet iyi birader
A.Ç : Tamam dayıcığım
M.O : Tamam
A.Ç : Hadi öpüyorum görüşürüz
M.O : Tamam
İBB Spor’un, Trabzonspor ile berabere kalması nedeniyle lig şampiyonunu belirleyecek son haftaya, Fenerbahçe ile aynı puanda girmelerinden dolayı, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmaları kendilerine vazife kalan sanıklar Ahmet Çelebi ve Mecnun Otyakmaz durum değerlendirmesi yapmaktadırlar. Ahmet Çelebi bu durumu, “yandık biliyorsun demi” diye özetlerken, Mecnun ise “ya hem de nasıl ya dedim ya şu Belediye’ye güveniyordum bir berabere kalsa” şeklinde karşılık vermektedir. Ahmet ise, “en azından bizi kurtarırdı” diyerek, şike yapmak zorunda kalmalarından kurtarırdı demektedir. Zira Sivasspor, 34 haftalık lig maratonunda kümede kalmayı 32. haftada garantilemiştir. Şu hale göre; sportif anlamda kendilerinin kurtulacakları bir durum söz konusu değildir. Zaten böyle olmadığı da Mecnun’un, “yani en azından beraberlik şey yapardı” sözünden açıkça anlaşılmaktadır. Çünkü son haftaya Trabzonspor ile aynı puanda giren Fenerbahçe’nin şampiyon olması için, rakibinin alacağı sonuca bakmadan mutlak surette Sivasspor müsabakasını kazanması gerekmektedir. Eğer Mecnun’un dileği gerçekleşip Trabzonspor, İBB Spor ile berabere kalsaydı, bu durumda kendileri Fenerbahçe’ye yenilmek zorunda kalmayacak beraberlik durumunda Fenerbahçe şampiyon olabilecekti.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:30
16.05.2011 günü saat:13.53’te Bülent İbrahim İşçen’nin, Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:2669);
AHMET ÇELEBİ : Alo
BÜLENT İBRAHİM İŞÇEN : Alo
A.Ç : Ne yapıyorsun
B.İ.İ : İyi ne yapayım be Ahmet
A.Ç : Ne var ne yok
B.İ.İ : Uğraşıyoruz işte koşturmaca
A.Ç : Uğraşıyorsun ...
B.İ.İ : He
A.Ç : Abicim şimdi ben bizimkiyle görüşmeye gideceğimde
B.İ.İ : Hı
A.Ç : Anladın mı
B.İ.İ : Hı
A.Ç : ... anladın mı yani senle konuştuklarımızda mutabık mıyız
B.İ.İ : Evet
A.Ç : Tamam ben yani operasyona başladım haberin olsun
B.İ.İ : İyi tamam haber ver işte
A.Ç : Başka ne yapıyorsun
B.İ.İ : Ne yapıyoruz oturuyoruz Ahmet cim
A.Ç : Abicim öbür konuda da dediğim gibi ben bu arkadaşa yani .... yanında oturuyorum tamam mı
B.İ.İ : Hı
A.Ç : Yani ben bu arkadaşla ilgili düşüncelerim bu bana bu konuda ...
B.İ.İ : Abi ne koyacağım ya Ahmet cim
A.Ç : ... yani
B.İ.İ : Hepimiz yorgunuz ya manyak mı nedir ya
A.Ç : Çokta kırgınım açıkçası yani bir insan bu kadar bencil bu kadar aşağılık olamaz yani açıkça söyleyeyim
B.İ.İ : Ya ben uyanmıyor muyum Ahmet ya ben dikkat ediyorum işi gücü abi para dini imanı para olmuş onun o para için babasını keser o
A.Ç : İşte ben ben yani beni bitirmeye oynuyor açıkçası bu arkadaş
B.İ.İ : O delirmiş ya
A.Ç : Beni bitirmeye oynuyor ben bende bunu
B.İ.İ : ...gidiyor İlhan’a sıcak yapacak ona sıcak yapacak o ... yolunu bulacak bilmem ne yapacak len sen kimsin len
A.Ç : Yolunu bulsun usta
B.İ.İ : Ya ben bulmasın mı diyorum biz bulması için uğraşıyoruz
A.Ç : ... yapmasın yani
B.İ.İ : Ben yolladım oraya onu git oraya diye ben diyemez miydim sakın ha İlhan diye
A.Ç : Ya işte
B.İ.İ : Ben şimdi giderim Aziz abiye söylerim bu derim bu tereyağlı bunun ağzında laf durmuyor
A.Ç : Durmuyor haberiniz olsun da yani zaten onun için ben senden özellikle konuşuyorum yani ben dikkat edersen ben seninle hep dediklerini yapıyorum da yani yapmıyor değilim hiç öyle bir şeye girmem yani ben neticede sen benim kardeşimsin
B.İ.İ : Bu yarın öbür gün manyak mı nedir yok Ali niye kart alıyor bizim de hakkımız var ne hakkın var lan senin
A.Ç : Hak sahibi olabilmen için bir şeyler yapman lazım
B.İ.İ : Lan neyin hakkı Ahmet, Aziz YILDIRIM ın yanına girebilir mi kimse öyle kolay ben benim sayemde ben kardeşim diyorum alıyorum çağırıyorum geliyor e kimsin uçağa bineceksin
A.Ç : İşte ben bende bak bir şey söyleyeceğim sana
B.İ.İ : Allah Allah kardeşim diyorum babası kuran çarpsın bak babasını lafları adam kısık sesiyle ağlayarak bana dedi yemin et çocuklarının üstüne sakın bırakma diye ben onun hatırına manyağa bak ben sanki yaptığı işleri ben yapamam ben gidip İlhan ile konuşamam ben öbürüyle konuşamam ben benim bir şeyim yok yani lan manyak adamın yanındaki benim sen kraldan çok kralcılar var böyle bir şey olur mu ya
A.Ç : Musluğun başı sensin musluğun başını görmek istemiyor
B.İ.İ : Manyak mı nedir ya kendine, kendine herkes bir hak hukuk adam bana neler diyor ben şimdi söyleyemiyorum Allah Allah herkes yalandan
A.Ç : ... böyle bir şey gördün mü benle bu kadar berabersin bu kadar zaman içerinde seni zora sokacak veya seni ...
B.İ.İ : Ya manyak mıdır nedir deli midir nedir yok ben şimdi arkadaşı aramışım bana diyor ki bir dakika sonra beni arıyor aynı sularda yüzüyoruz diyor (14.05.2011 tarihinde saat 17.29 da yapılan 3150 sayılı tapede Abdullah Başak “AYNI SULARDA GEZMEYELİM BÜLENTÇİĞİM (GÜLÜYOR) ANLADIN SEN demektedir)
A.Ç : Onların yüzdüğü suyun ta a..ına koyayım
B.İ.İ : Ya şaşırmış ya bana diyor ki aynı sularda yüzüyoruz lan neyin suyu lan manyağa bak ya ben böyle bir şey görmedim ya hayır şaşırdım kaldım ya ulan sen diyeceksin ki benim abim ben abimden başka kimseyi tanımam biz seni öyle olduğun için ortama sokuyoruz Allah Allah ulan vebalı gibi herkes kaçıyordu senden
A.Ç : Bir şey söyleyeyim mi sana Bülent
B.İ.İ : He
A.Ç : O bir şeyi atladı biliyor musun
B.İ.İ : Neyi
A.Ç : He
B.İ.İ : Neyi
A.Ç : O benim yanıma sittin sene giremezdi senin sayende girdiğinin farkında değil
B.İ.İ : Ya manyak ya ben uğraşıyorum o kadar sana yalvarıyorum ona yalvarıyorum buna yalvarıyorum ona dayı bana dedi ki ne sokuyorsun bu yavşağı karışma sakın dedi yavşak bu dedi
A.Ç : Biliyorsun yani değil mi bizim şuanda mecburen de ufakta böyle olsa hani git gellerimizi bir şey yok ama yani ben onun bazı şeylerini hissedebiliyorum anlatabildim mi
B.İ.İ : Lan manyak delirmiş aç telefon bunlar benim ikisi abim bu Ahmet benim abim Bülent benim abim sen manyak mıdır nedir
A.Ç : Ben sana o gün o gün sana ben sana o gün o arkadaşla ilgili düşüncemi de söyledim o arkadaş hata yaptı yanlış yaptı bu arkadaş ben onu ortaya çıkardım herkes bilebilir ayrı konu ben onu ortaya çıkardım o bize ne yaptı senin de ezdi beni de ezdi
B.İ.İ : Beni nereye ezecek Ahmet ben bir dakikada onun suyunu ayağını keserim
A.Ç : Bülent ya bak şimdi yani neticede ezdiler usta hiç bunun lamı cimi yok niye ezdiler küçük beyni ile büyük işler yaptığını zannetti anlatabiliyor muyum o şekilde bir muhatap söz konusu oldu bundan sonra böyle bir şey yapabilirler mi benim yarağımı yesinler asla
B.İ.İ : Vallaha ben anlamadım bu işlerden bir şey abi herkes para peşinde ya Allah Allah
A.Ç : Kimse gönülün peşinde değil usta
B.İ.İ : He
A.Ç : Kimse gönülün peşinde değil
B.İ.İ : Evet abi ya hiç bir dakikada lan ben yollamışım onu git diyorum hani ben bu işlere giremem ben bu işlere adım geçmez ben sevmem ben yapamam böyle şeyleri sen git konuş bak benden çok kral oldu
A.Ç : İşte maalesef
B.İ.İ : Hadi gelsin de Sivas a binsin uçağa
A.Ç : E binermiş usta
B.İ.İ : He
A.Ç : Binermiş
B.İ.İ : Nasıl binermiş
A.Ç : Bilemiyorum
B.İ.İ : Hadi benim adım Bülent ha o biner o binerde ben binmem aradaki fark o Ahmetcim
A.Ç : He
B.İ.İ : Aradaki fark o
A.Ç : Sen binmediğin zamanda zaten sıkıntı başlar
B.İ.İ : Bak bakalım hadi bakalım bensiz nasıl biniyormuş zaten biniyorsa Ahmet eğer öyle bir şey yapıyorsa ulan ayıbın ta ötesinde bir şey o ama onu da yapar o ben bu güne kadar şey yaptım ama yeter ya öyle binerim mi diyor Ahmet
A.Ç : Vallaha öyle diyor
B.İ.İ : He şimdi binerim diyor değil mi şimdi bakalım nasıl binecekmiş
A.Ç : Ben binmem
B.İ.İ : Bende binmem o bir tanesini sen biliyorsun bir zamanlar bir tanesi gitti geri geldi o hani gittiği var ya o hani yanına gittiği biliyorsun değil mi
A.Ç : İnsanlar usta ben bir şeyleri unutmam bir şeyleri de şey yapmam yani beni ilgilendiren konular değil derim çıkarım işin içinden de ben neyin ne olduğunu görebiliyorum bana da ben sana şunu söyleyeyim yani ben bu işleri de bu işleri de senle birlikte olduğum için yani senin dostluğuna şüphem olmadığı için ben bu şekilde davranışlarda bulunuyorum sen de az çok beni tanıyorsun s..kimde değil yani hiçbir şey ben bu işleri tevessül etmedim hayatım boyunca etmemde ama bunlar bunlar tam bir yavşak bir şeyler yapılacaksa yapılsın adam gibi ama
B.İ.İ : E herhalde ya
A.Ç : Seni kırdıktan sonra beni kırdıktan sonra bu işin a..ına koyayım ben
B.İ.İ : Allah Allah binecekmiş nasıl binecekmiş hadi göreyim
A.Ç : Bakacağız
B.İ.İ : Hadi bakalım
A.Ç : Hadi öptüm

Sanık Ahmet Çelebi, Aziz Yıldırım’dan aldığı talimatın takibini yapan Bülent İbrahim’e, şike anlaşması yapmak için Mehmet Yıldız ile görüşmeye gideceğini “Abicim şimdi ben bizimkiyle görüşmeye gideceğimde , anladın mı yani senle konuştuklarımızda mutabık mıyız, tamam BEN YANİ OPERASYONA BAŞLADIM haberin olsun” sözleriyle iletmektedir.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:31
Bülent İbrahim’den, Mehmet Yıldız ile yapılacak şike anlaşmasında konuştukları konuda mutabık olunduğunu öğrenen Ahmet Çelebi bunun üzerine aynı gün saat:18.39’da Mehmet Yıldız'ı aradığı görüşme(tape:2899);
Mehmet: “Ne zaman geleceksin", Ahmet: “Perşembe falan gelirim herhalde büyük ihtimal", Mehmet: “Tamam gelince görüşürüz abi",

16.05.2011 günü saat:21.59’da Aziz Yıldırım’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2417);
İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU : Alo
AZİZ YILDIRIM : Ne yapıyorsun
İ.Y.E : İyiyim başkanım siz nasılsınız
A.Y :Ben iyiyim valla karşıdaydım geliyorum eve doğru geliyorum, gittim Mübarizlerin oraya bugün biraz orada yedim içtim
İ.Y.E : Ha
A.Y : Yemek yedik
İ.Y.E : Afiyet olsun başkanım
A.Y : Geliyorum, sağol, biletler gelmiş Bülent getirdi
İ.Y.E : Ha, iyi
A.Y : 4 - 5 Bin tane bilet geldi tamam mı
İ.Y.E : Dediğiniz rakamlar mıymış başkanım
A.Y : He 150 - 300 tamam mı
İ.Y.E : Ha, iyi
A.Y : Ama 50 işte şey yapıyor muş Ömer dedi 150 likleri 200 den söyledim dedi dedi iyi oradan da o zaman 100 vereceğiz fazla bir şey değil öbüründe dedi 100 vereceğiz yine böylece tamamlayacağız ö işte öbürünü de istersek getirecekler veya orada sattıracağız ha iyi başkanım ya ... o yönden garantideyiz
İ.Y.E : İyi başkanım
A.Y : Sen ne yapıyorsun
İ.Y.E : Ben iyi başkanım işte yarın
A.Y : Hem
İ.Y.E : Onunla birebir bi konuşmamız olacak
A.Y : He
İ.Y.E : Öbürleriyle de gidip birisi konuşacak
A.Y : Evet
İ.Y.E : İyi yani her şey yolunda yani
A.Y : Aslında seninle ben ikimiz bi özel konuşsak iyi olur ama
İ.Y.E : Konuşalım
A.Y : Ben sen Ali bu Alinin de dişini yaptırmış bilmem ne diyor
İ.Y.E : He, dişi...
A.Y : Dişi çaktırıyor muymuş bilmem ne tamam mı
İ.Y.E : Bütün gün oradaymış evet
A.Y : He, bi konuşsak iyi olur ha aslında ama neyse dur bakalım tamı mı
İ.Y.E : Tamam başkanım
A.Y : Evet, bi konuşsak iyi olur ama sen yarın neredesin
İ.Y.E : Ben buralardayım siz nere şey yaparsanız ben atlar gelirim
A.Y : İşte senin o konuşmalarından sonra olmazsa ben bi konuşayım
İ.Y.E : Tamam
A.Y : Sana anlatayım da sana bil yani ama söylemeyelim kimseye
İ.Y.E : Yok yok yok tamam başkanım
A.Y : Ben sen Ali bilelim
İ.Y.E : Tamam
A.Y : Tamam mı
İ.Y.E : Tamam
A.Y : Oldu
İ.Y.E : Oldu başkanım
A.Y : Hadi görüşürüz
İ.Y.E : Görüşürüz sağol
A.Y : Hadi sağol .

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:33
Bu görüşmeden Fenerbahçe’nin Sivasspor’dan istediği maç biletlerinin geldiği anlaşılmakta ve fakat “SÜPER LİG MÜSABAKALARI STATÜSÜ ” nün 8. maddesinin 4. bendinde “biletlerin her ne surette olursa olsun toplu bir şekilde ya da rayiç veya üzerlerinde yazılı bedellerinin altında ya da üstünde bir bedelle satılmaları, temin edilmeleri ve dağıtılmaları yasaktır” amir hükmüne rağmen Aziz Yıldırım’ın “Ama 50 işte şey yapıyor muş Ömer dedi 150 likleri 200 den söyledim dedi” şeklindeki sözlerinden, biletlerin taraftara rayiç bedel üzerinden satılmayacağı anlaşılmaktadır.

Oysa “PROFESYONEL MÜSABAKALARDA UYGULANACAK HASILAT DAĞITIM ÇİZELGESİNE GÖRE”; 200 TL rayiç bedelli bir bilet bulunmamaktadır. Yine Aziz Yıldırım ve müdafilerinin savunma olarak sundukları “Sivasspor-Fenerbahçe klasöründe” Ekler alt klasöründe Ek 1 isimli PDF belgesinde 820 VİP bilet 150 TL den satıldığı belirtiliyor. Oysa Sivasspor ve Federasyon Yetkilileri ile İl Spor Müdürünün imzasını taşıyan ve resmi belge niteliğini taşıyan yukarıda belirtilen HASILAT DAĞITIM ÇİZELGESİNDE bu tutarda bir bilet de bulunmamaktadır.

17.05.2011 günü saat:13.54’de Mecnun Otyakmaz’ın Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:3630);
Mecnun: “Paramı gönderin
kardeşim,..çabuk çabuk paramı gönderim”, Bülent: “Tamam dayıcım emrin olur”, Mecnun: “Herşeye tamam emrin olur,..hiç hayır yok”, … Bülent: “…Hesabı çıkarttın mı dayı”, Mecnun: “Hesap sende işte,..3480, 1480 daha, bin daha, 1080 daha, evet”, Bülent: “Tamam dayı hemen arıyorum sana dönüyorum dayıcım,..dayı en geç yarın elinde olur ya”,

Bu görüşmede geçen ve Mecnun’un parasını istediği bilet sayısı 7.040 adettir ve Bülent İbrahim aracılığı ile Fenerbahçe kulübüne gönderildiği anlaşılmaktadır.

Klasör 58 Dizi 8 de “FENERBAHÇEYE VERİLEN BİLET DÖKÜMÜ” başlıklı belgede belirtilen bilet sayısı ve tutarları aşağıdaki gibidir:

823 ADET VİP A * 400,00 TL = 329.200,00 TL
418 ADET VİP B * 400,00 TL = 167.200,00 TL
1186 ADET MARATON * 250,00 TL = 296.500,00 TL
3480 ADET KALE ARKASI HAVUZ * 50 TL = 174.000,00 TL
1080 ADET KALE ARKASI GAR * 50 TL = 54.000,00 TL

Bu belgeye göre Fenerbahçe’nin aldığı bilet sayısı 6987 olarak belirtilmiştir ve karşılığı 1.020.900 TL’dir. Mecnun ile Bülent İbrahim arasında yapılan telefon görüşmesinde geçen sayı ile önemli bir fark bulunmamaktadır (aradaki fark sadece 53 tür)

Şu hale göre; Mecnun’un, Bülent İbrahim’den karşılığını istediği bilet sayısı söz konusu belge ile uyumu bağlamında gerçeği yansıtmaktadır. Bu biletler karşılığı gerek soruşturma aşamasında dosyaya giren ve gerekse kovuşturma aşamasında Sanık Aziz Yıldırım ve müdafileri tarafından Mahkemeye sunulan ödeme makbuzlarına göre, Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından Sivasspor Kulübüne resmi yollardan banka havalesi ile;
18.05.2011 TARİHİNDE 350.450,00 TL.
20.05.2011 TARİHİNDE 550,00 TL.
31.05.2011 TARİHİNDE 669.900,00 TL olmak üzere toplam 1.020.900 TL ödeme yapılmıştır. “FENERBAHÇEYE VERİLEN BİLET DÖKÜMÜ” adı altındaki belgede belirtilen tutarlar ile karşılığı birbirini doğrulamaktadır.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:33
Bu durumda, sanık Aziz Yıldırım’ın, duruşmadaki “…. geç vakitte şu oldu… Dediler ki bu bin taneden yani buradan bin tane siz alın. Biz nazlandık. Ben o saate kadar almışım 10 bin tane bilet başkanım yani. Bir de 250 liraydı fiyatı. Biz dedik, ya bunu alamayız, vali filan alın işte Sivas'a yardım mardım" Derken biz sonunda evet dedik. Ve bin tane bilet aldık. Bütün bu biletlerin hepsinin parasını biz resmi olarak bankadan gönderdik” savunmasının gerçeği yansıtmadığı somut olarak bizzat sundukları ödeme makbuzları ile sabittir.
Sivas Valisi Tanık Ali Kolat 15.11.2011 tarihli Savcılık ifadesinde (Kls 66 dizi 363) maçtan bir gün önce Aziz yıldırım ve diğer yöneticiler ile Büyük Otel VİP salonunda bir arada olduklarını, Faruk Taşseten’in yanında bir çanta olduğunu, bir iki bilet çıkarıp birilerine verdiğini, biletten başka bir şey var mı bilmediğini beyan etmiş, sanık Aziz’in beyanını doğrulamamıştır.
Bu konuya ilişkin sanık Faruk Taşseten çapraz sorguda sorulmazı üzerine, çantanın içinde protokole dağıtılan zarflanmış biletler olduğunu, burada Fenerbahçe’ye bilet satmadıklarını beyan etmiştir.


17.05.2011 günü saat:14.53’de Mecnun Otyakmaz’ın Aziz Yıldırım’ı aradığı görüşmede(tape:1179);
Aziz’in; “Sen ne zaman, yarın burada mısın” dediği, Mecnun’un: “Yarın akşam Sivas’a geçeceğim” dediği, Aziz’in: “Şimdi biletler ile ilgili operasyon yapıyorum yarın sen nerelerdesin bugün,..nereye takılacaksın ben nereye gelebilirim senin yanına” dediği, Mecnun’un Kozyatağında olacağını söylediği, Aziz’in: “Başka nereye gidersin sen, sen yalnız ben seninle yalnız,.. sen benim evi biliyor musun,..Kandilli,..Sevda tepesinde,..orada mesela saat 5’de, beş buçukta buluşalım mı beş buçukta” dediği, Mecnun’un onayladığı devamında “Millet de bir şey sanmasın telefonda melefonda bizim abi kardeşliğimizi bilmeyip de başka başka yorumlara şey yapmasın bu telefonda da şey yapıyoruz” dediği, Aziz’in: “Hayır hayır şu biletlerle ilgili konuşacaktım seninle de,..sen söyle bana Nurgül’ü ara söyle deki burada buluşalım tamam, ben gelirim sen nereye istiyorsan senin istediğin yere gelirim” dediği, Mecnun’un: “Ben ofise geçeceğim abi ofis uygun ofiste kimse yok” dediği, Aziz’in: ofisin yerini sorduğu, Mecnun’un: “Optimumun karşısında E-5 üzerinde Golden Plaza C Blok 3. Kat,.., Aydın biliyordur” dediği,
Sanık Aziz Yıldırım, şike anlaşmasına yönelik görüşmek üzere Mecnun Otyakmaz’ı evine çağırmakta ve özellikle yalnız gelmesini istemektedir. Mecnun Otyakmaz’ın olası bir teknik takibe karşı “Millet de bir şey sanmasın telefonda melefonda bizim abi kardeşliğimizi bilmeyip de başka başka yorumlara şey yapmasın bu telefonda da şey yapıyoruz” sözüne Aziz Yıldırım, “Hayır hayır şu biletlerle ilgili konuşacaktım seninle de” diyerek sözde görüşmenin içeriğini telefonları dinleyenlere söylemektedir. Oysa halledilecek bir bilet işi yoktur. Zira yukarıda rakamları ile net olarak ortaya konulduğu üzere bilet işi bir gün önceden Bülent İbrahim İşçen üzerinden halledilmiş ve Aziz Yıldırım tarafından satış bilgileri İlhan Ekşioğlu ile paylaşılmıştır. Nitekim durum böyle olduğundandır ki Mecnun, “Millet başka başka yorumlara şey yapmasın” derken bilet konusundan söz etmemektedir.
17.05.2011 günü saat:19.05’de Aziz Yıldırım’ın Aydın isimli şahsı aradığı görüşme(tape:2418);
Aziz: “Söyledin mi", Aydın: “Başkanım plakayı sorguluyoruz şu anda", Aziz: “Peki daha önce aynı araba mıydı", Aydın: "Aynı yerde bekliyordu başkanım…o gazetelerde çıkmıştı ama yani aynı yerden çekilmişti gene fotoğraf başkanım", Aziz: “Peki ne zaman uyandınız", Aydın:"Mecnun başkan geldiğinde dışarı çıkma esnasında baktık biz var mı herhangi birisi falan diye çıkmadan…tam o çıkarken de karşıda bekliyordu o araba yönü bu tarafa dönük camlar filmli Mecnun başkanla çıktıktan sonra o da hemen ayrıldı", Aziz: “Buraya gelip bana söyleseydiniz kardeşim ya…arayın sorun bakalım".
17.05.2011 günü saat:19.13’de Mecnun Otyakmaz’ı Aydın isimli şahsın aradığı görüşme(tape:1181);
Aydın: “Başkanım şimdi siz çıkma esnasında bir tane araç vardı karşıda şüpheli de,.Aziz bey’de söyledi bilgisi olsun dedi her ihtimale karşı, şimdi şahsa ulaşamadık tam biz o tarafa yönelince araba yürüdü gitti karşıda durdu, camları falan filmliydi karşıdan o önceki senelerde bayrak açtı diye tam o yerden çekim yaptılar biz yine her ihtimale karşı aynı bir şey olmasın yani,..sıkıntı olmasın diye bilgi vermek istedik, plakaları da sorguluyoruz ama dedi belki plakalar büyük bir ihtimal arabalar şeydir şahıs kiralıktır,..yakalayamadık kim olduğunu şey yapamadık”.
Sanıklar teknik ve fiziki takip altında olduklarının farkına varmışlardır.
17.05.2011 günü saat:20.00’de Mecnun Otyakmaz’ın Erdal isimli şahsı aradığı görüşme(tape:1182);
Mecnun: “Şey görüştüm Aziz başkanla,.biletlerin yarın parasını gönderecekler” , Erdal: “Tamamını gönderiyor o zaman”, Mecnun: “İşte 350 mi ne yapıyor işte onu gönderecek yani,..bugün de illa gel illa gel illa gel ..nerdesin ofiste, gittim ofise orada görüştük Göksel’de geldi,..biz oyunu çirkinleştirmeyiz Çanakkale geçilmez yapmayız çıkarız Feneri yenmek için elimizden gelen her şeyi yaparız şaibeye meydan vermeyiz teşvik primi olursa bunu engellemek için elimizden geleni yaparız ondan sonra çıkarız topumuzu aslanlar gibi oynarız dedim”, Erdal: “Tamam başkanım en güzeli”,
Sanık Mecnun, 1181 nolu tape ile kendisine iletilmesi üzerine teknik takip altında olduğunu anlamış ve adeta dinleyenlere mesaj vermek ve olası bir soruşturma karşısında savunma olarak sunmak adına Erdal’a, sözde Sanık Aziz ile yaptığı konuşma içeriğini anlatmaktadır.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:34
17.05.2011 günü saat:22.09’da Aziz Yıldırım’ın Mecnun Otyakmaz’I aradığı görüşme(tape:2432);
Mecnun: “..kapıya bir şeyler gelmişte bende diyorum ki ya ne haldeyiz şu kalan VIP biletleri sana getirdik buyur başımıza iş aldık”, Aziz: “Tabi, tabi bir şey olursa öyle,..biletlerle ilgili konuştuk”, Mecnun: “O götürdüm ben Ebru’ya bıraktım oraya haberin olsun abi,…VIP biletleri,…o kale arkalarını zaten daha önceden şeye vermiştim Bülent’e,…o götürmüştü ekstradan sen bilet isteyince bende o VIP’leri getirdim oraya koydum Ebrunun oraya”.
Bu nasıl bir bilet konusudur ki, birbirlerine “bizimki ve abi diye” hitap eden, yakınlıkları yukarıda yer yer vurgulanan iki kulüp başkanı arasında çözümü uzun süren bir sorun halini almıştır.
20.05.2011 günü saat:13.07’de İlhan Ekşioğlu’nu Abdullah Başak’ın aradığı görüşme(tape:3026);
İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU : Efendim
ABDULLAH BAŞAK : Nasılsın abi
I.Y.E : İyi sen
A.B : İyi abi çok iyi her şey güzel abi
İ.Y.E : İyi
A.B : Hava biraz bulutlu şuanda, ben de dayımı hava alanına bıraktım abi
İ.Y.E : Hı
A.B : He Sivas a gitti abi
İ.Y.E : İyi, iyi iyi Her şey iyi demi
A.B : Çok iyi abi
İ.Y.E : Moralin nasıl
A.B : Süper abi
İ.Y.E : İyi
A.B : Pazartesini iple çekiyorum
İ.Y.E : Yarın hava alanında buluşuruz ben erken giderim biraz hava alanına haberin olsun
A.B : Kaçta abi sen söyle ona göre bende geleyim ararım seni
İ.Y.E : Zafer, Zafer Bodrumdan geliyor 1 buçuk uçağıyla 2 buçukta bende 3 te şeydeyim havaalanındayım
A.B : Tamam abi bende gelirim 3 te yanına
İ.Y.E : Tamam, tamam Apocum hadi
A.B : Tamam abi saygılar abi sağol
Sanık Abdullah, Ahmet Çelebi’nin Mehmet Yıldız ile görüşmek üzere Sivas’a gittiğini haber vermektedir.

20.05.2011 günü saat:13.08’de Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3171);
Abdullah: “Dayım gitti”, Yusuf: “…daha bugün mü gidiyor hani dün gidiyordu o,…halletmeye mi gidiyor,…bilet işlerini”, Abdullah: “He iş, bilet yok,…sayem işte olacaksınız falan filan”, Yusuf: “Hayırlısı olsun”, Abdullah: “Beni de Kadıköy’deki abim ... çağırdı,…dedi senin biletlerde bi problem var mı…”.
Sanık Abdullah, İlhan Ekşioğlu ile görüşmesinden hemen sonra aynı dakika içerisinde Yusuf Turanlı’yı arayarak, Ahmet Çelebi’nin (Dayım) Sivas’a gittiğini O’na da bildirmektedir.

20.05.2011 günü saat:20.25’de Ahmet Çelebi’yi Sivasspor futbolcusu Mehmet Yıldız’ın aradığı görüşme(tape:2880);
Ahmet’in; nerede olduğunu sorması üzerine Mehmet’in: “Otelde aşağıdayım sen nerdesin” dediği, Ahmet’in: “Dur geleceğim şimdi” dediği.

21.05.2011 günü saat:11.51’de Ahmet Çelebi'nin Abdullah Başak'ı aradığı görüşme(tape:2900);
Abdullah: “Mehmet abi geldi şimdi arabasının direksiyonuna ben geçtim şimdi bir caddede tur atacağız", Ahmet:“Tamam arabayı da havaalanına park et", Abdullah: "Kadro belli oldu mu dayı", Ahmet: “Korcan, Navraci, Sedat, Uğur Kavuk, Ziya, Erman, Kamil, Eneramo, Sedia", Abdullah: “İyi ne güzel işte Mehmet Yıldız yok" ,
Sanık Ahmet Çelebi, Abdullah Başak’a Sivasspor kadrosunu ilettikten sonra Abdullah “iyi ne güzel işte Mehmet Yıldız yok” diyerek şike anlaşması yapmak istedikleri futbolcunun kadroda olmamasından duyduğu mutluluğu dile getirmiştir.

21.05.2011 günü saat:14.48’de Ahmet Çelebi'nin Ali Kıratlı'yı aradığı görüşme(tape:2901);
Ahmet: “Geliyorsun İstanbul’a", Ali: "Sabah geliyoruz…Uçak 7 buçukta binerken ararız seni mesaj atarız biniyoruz diye araba maraba ayarlarsın var mı bir problem yok değil mi", Ahmet: “Yok yok",
21.05.2011 günü saat:15.01'de Tamer Yelkovan'ı Aziz Yıldırım'ın aradığı görüşme(tape:3638);
Aziz: “Bu artan biletleri de gönderdin mi yoksa sende mi", Tamer: “Gönderdim başkanım hepsini Mustafa’ya verdim…şey dedim hani orda hani yüz ellilikleri biz iki yüze veriyoruz ya…orda başımız ağrıyabilir dedim yüz elliyi belki yüz elliden vermek zorunda kalırız", Aziz: “Tamam birşey olmaz" , Tamer: “Birileri bir şey der filan hani basına masına düşer".
Muhasebe müdürü olan ve mali işleri bilen sanık Tamer Yelkovan, Aziz Yıldırım’a rayiç bedellerinin üzerinde bir fiyat ile bilet satmalarının kendilerini sıkıntıya sokabileceğini söylemektedir.

21.05.2011 günü saat:18.31’de Abdullah Başak’ı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:3173);
Abdullah: “Evet ben önden gidiyorum kapıda seni bekleyeceğim”, İlhan: “Tamam şeyi aldın demi Apo”, Abdullah: “Aldım abi aldım, aldım”,

21.05.2011 günü saat:18.56’da Abdullah Başak’ın Nüvit isimli şahsı aradığı görüşme(tape:3174);
Nüvit: “Efendim Apo abi”, Abdullah: “O çantayı unutursan beni ömür boyu unut, o, hem senin geleceğin, hem benim, İlhan Ekşioğlu’nun”, Nüvit: “…öyle diyorsun da dur şimdi arabayı park etmeye çalışıyorum kapıyı niye kapatmıyorsun Apo abi geliyorum şimdi bekle geliyorum oraya” .
21.05.2011 günü saat:20.29’da Ahmet Çelebi'yi Abdullah Başak'ın aradığı görüşme(tape:2902);
Abdullah: "Kapının önünde seni bekliyoruz arabada", Ahmet: “Tamam geliyorum dur",

21.05.2011 günü saat:21.07’de Ahmet Çelebi'yi Reşit isimli bir şahsın aradığı görüşme(tape:2903);
Reşit: “Erdal İstanbul’da…2 milyar para lazım ona bir Erşan’a söyle ona uğrayıp alacak pazartesi geri gönderecek sana…sen Sivas’ta maçtasın", Ahmet: “He niye hayırdır", Reşit: “Parayı aldın yoksa sonra mı verecek", Ahmet: “Hadi görüşürüz sen beni yakmanın derdindesin hayırdır", Reşit: “Hele bir vermeyin maçı görün, bence siz para alın, o para bizde kârda kalır, yoksa sıkıysa vermeyin maçı, sizi İstanbul’da görürüm".
Söz konusu görüşmeden Reşit adlı şahsın da, Fenerbahçe lehine yapılan şike anlaşması gereği Ahmet Çelebi’nin para alacağını bildiği anlaşılmaktadır. Hatta ne zaman alacağını sorduğunda Ahmet Çelebi hemen “Hadi görüşürüz sen beni yakmanın derdindesin hayırdır” diyerek telefonu kapatmak istemiştir.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:34
21.05.2011 günü saat:23.35’de Ahmet Çelebi'nin Nüvit'i aradığı görüşme(tape:2904);

Ahmet: “Çantam nerede", Nüvit: “Arabada", Ahmet: “Getirsene onu yukarıya bir",
Sanık İlhan Ekşioğlu söz konusu çanta için duruşmada, “takım elbise çantam, o benim elbise çantamdır. İçinde çok değer verdiğim önem verdiğim maçlarda giydiğim takım elbisem vardır” ifadeleri kullanmıştır. Son maça gelinceye kadar takımının çok önemli başka maçlarına giden sanık İlhan Ekşioğlu, Abdullah Başak ya da bir başkası ile hiçbir telefon görüşmesinde uğurlu elbise muhabbeti yapmamıştır. Kaldı ki, Faruk Yaşar ve Aziz Yıldırım ile yaptığı telefon görüşmelerinde “iyi 3 dikiş,…yani her koldan spor yapacağız, çok sağlam, üçüyle yaptım başkanım” sözleri ile yapılan şike anlaşmasının sağlamlığından söz ederken, işin şahsa kaldığını gösteren uğurlu elbise savunması inandırıcılıktan yoksundur.

Söz konusu uğurlu elbise savunmasının inandırıcılıktan yoksun olduğunun bir başka kanıtı, Abdullah Başak’ın savunmasıdır. Abdullah Başak duruşmadaki savunmasında; elbiseyi kaybederse bir daha İlhan’ın yanına gidemeyeceğini, 20 yıldır süren abi kardeşliğinin biteceğini söylemektedir. Esasen hiçbir tutar tarafı bulunmayan bu savunmaya bir an itibar edilse dahi İlhan’ın uğurlu elbisesinin kaybedilmesinin Nüvit’in geleceği ile hiçbir ilgisi olmasa gerektir. Oysa Abdullah; “O çantayı unutursan beni ömür boyu unut, o, hem senin geleceğin, hem benim, İlhan Ekşioğlu’nun” sözünü Nüvit’e söylemektedir.

Savunmada dile getirildiği gibi, müsabakadan iki gün önce 20.05.2011 tarihinde Sivas’a gelen ve otele yerleşen sanık Ahmet Çelebi’nin, 21.05.2011 gece yarısı araçta olan eşyalarının bulunduğu çantayı istemesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

Nitekim bunun farkında olan müdafii müvekkilinin, toplantıda Mecnun Otyakmaz’ın Fenerbahçeli konuğu (?) kastederek “aramızda böcek var” sözünden alındığı için oteli terk edeceğinden Mecnun Otyakmaz’ın yolda çevirdiğini, bu arada da şoförünün çantayı arabaya bıraktığını savunmaktadır. Bu savunma varsayımın da ötesine geçmiştir. Buna göre, geleceği görme kabiliyeti o kadar gelişmiş bir şoför vardır karşımızda. Mecnun, şaka üzerine alınarak toplantıyı terk eden Ahmet Çelebi’yi yolda çevirdiğine göre, Nüvit, Mecnun Otyakmaz’ın toplantıda yapacağı şakayı bildiği için önceden Ahmet Çelebi’nin odasına giderek eşyalarını toplamış ve araca götürmüştür. Ahmet Çelebi de, Mecnun’un yoldan çevirmesi ile hemen odasına çıkmadığına göre arada belirli bir sürenin geçmesi gerekir. Eğer bu senaryo Mecnun ve Nüvit arasında daha önceden yazılıp rol paylaşımı yapılmamış ise, hiçbir inandırıcı yönü bulunmamaktadır ve itibar edilmemiştir.

Şu hale göre; söz konusu çanta Nüvit için bir “gelecek” ise evleviyetle şoförlüğünü yaptığı patronu Ahmet Çelebi için önem arz etmesi gerekir. Mehmet Yıldız ile şike görüşmesi için, Bülent İbrahim İşçen’den (yukarıda değerlendirilen 2669 nolu tapede) “…yani senle konuştuklarımızda mutabık mıyız... ben yani operasyona başladım” şeklinde aldığı onay ile Sivas’a gelen Ahmet Çelebi’ye, söz konusu çanta içerisinde Mecnun Otyakmaz’ın da bilgisi ve onayı ile şike anlaşmasında kullanılan menfaat karşılığı paranın geldiği noktasında Mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:36
22.05.2011 günü Sivas Stadyumunda oynanacak Sivasspor-Fenerbahçe futbol müsabakası ile ilgili olarak; iletişimi tespit, dinleme ve kayıt altında bulunan Ahmet Çelebi’nin, Sivassporlu futbolcu Mehmet Yıldız’la görüşerek şike girişimlerinde bulunacağı, 17.05.2011 günü Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz ile yaptığı görüşmede Sivas’a geleceğini belirtmesi üzerine, Ahmet Çelebi’nin irtibatlı olduğu bu şahıslarla Sivas’ta temasa geçeceği ve 20.05.2011 günü havayoluyla Sivas’a gideceği, 20.05.2011 günü saat:16.00 sıralarında Sivas Nuri Demirağ Havalimanına geleceği bilgisinin edinilmesi üzerine;

20-21-22.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanakları ile sabit olduğu üzere (Kls. 28, Dizi:186-202 arası) güvenlik görevlilerce 20.05.2011 günü saat:16.00 sıralarında bahse konu yere geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, saat:16.32’de A.Çelebi’nin elinde bulunan valizle beraber A şahıs ile birlikte havalimanı gelen yolcu kapısından çıkış yaptığı, bu sırada orada bulunan 5-6 kişilik bir grupla selamlaşarak ayaküstü konuştuğu, daha sonra vedalaşarak kendisini karşılamaya gelen şahısla birlikte 58 FN 294 plakalı beyaz renkli Megane marka araca bindiği, birlikte geldikleri A şahsın ise 58 TD 986 plakalı füme renkli Volkswagen Passat marka araca bindiği ve her iki aracında şehir merkezine doğru hareket ettiği, 58 FN 294 plakalı aracın Erzincan yolu üzerinde bulunan Peugeot bayiine geldiği ve durduğu, burada Ahmet Çelebi’nin araçtan inerek içeri girdiği, saat:17.05’de bayii içerisinde 2. katta ofislerin bulunduğu bölümde cep telefonuyla görüşme yaptığı, bu esnada Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz ile, beraberinde bulunan Sivasspor Kulübü İdari Menajeri Faruk Taşseten, Mehmet Oflaz ve B şahsın ofislerin bulunduğu kattan aşağı inerek dışarı çıktıkları, Ahmet Çelebi’nin arkalarından çıktığı, dışarıda bir süre ayaküstü sohbet ettikten sonra Mecnun, Ahmet ve Faruk’un 34 MLH 94 plakalı siyah renkli Honda CR-V marka araca binerek hareket ettikleri ve Erzincan yolu üzerinde bulunan Sivasspor Kulübü tesislerine girdikleri,

Yapılan iletişim tespitlerinde; Ahmet Çelebi ile futbolcu Mehmet Yıldız’ın saat: 20.25 sıralarında görüşecekleri bilgisinin edinilmesi üzerine, güvenlik görevlilerce saat:20.00 sıralarında Büyük Otele geçildiği, Mehmet Yıldız’ın; Büyük Otel’e gelerek içeri girdiği, otelin lobi bölümünde dolaştığı, bir ara cep telefonuyla görüşme yaptığı, daha sonra Ahmet Çelebi’nin gelerek Mehmet Yıldız’la tokalaştığı, asansörlerin karşısında bulunan koltuklara oturarak bir süre konuştukları, daha sonra oturdukları yerden kalkarak birlikte dışarı çıktıkları, arkasından Ahmet Çelebi’nin otele geri döndüğü, Mehmet Yıldız’ının ise ayrıldığı,

21.05.2011 günü Mecnun Otyakmaz, Ahmet Çelebi, Faruk Taşseten ve Mehmet Oflaz’ın buluşarak kahvaltı yaptıkları, ardından Mecnun, Ahmet ve Faruk’un İnönü caddesi üzerinde bulunan Burger King’e geçtikleri bilgisinin edinilmesi üzerine; güvenlik görevlilerce saat:12.00 sıralarında bahse konu yere geçildiğinde 34 MLH 94 plakalı aracın cadde üzerinde park halinde olduğu, Burger King’e girildiğinde Mecnun, Ahmet ve Faruk’un kendi aralarında konuştukları, bir süre sonra hep beraber dışarı çıkarak park halindeki araca bindikleri, Büyük Otel’e geçtikleri ve içeri girdikleri, saat: 13.15’de otelden çıkarak araca bindikleri ve ayrıldıkları,

Ahmet Çelebi’nin saat:18.00 sıralarında İstanbul’dan gelecek Abdullah Başak ve Bülent İşçen’i karşılamak için havalimanını gideceği bilgisinin edinilmesi üzerine; güvenlik görevlilerce Büyük Otel önünde beklenmeye başlandığı, saat:17.27’de Ahmet Çelebi’nin otelden çıktığı, 34 VIP 20 plakalı siyah renkli Mercedes marka minibüse binerek hareket ettiği, Nuri Demirağ Havalimanı’na gelerek VIP yolcularının giriş çıkış yaptığı kapı önünde beklemeye başladığı, saat:18.28’de gelen yolcuları karşıladığı ve Abdullah Başak ve Bülent İşçen’le araca bindiği, Aziz Yıldırım ve beraberindeki diğer şahısların ise yolcu otobüsüne bindikleri ve şehir merkezine doğru hareket ettikleri, saat:18.50’de minibüsün gelerek Büyük Otel karşısında durduğu, içerisinden A.Çelebi, A.Başak ve B.İşçen’in inerek otele girdikleri, arkasından da Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerini taşıyan otobüsün geldiği, Aziz Yıldırım ve beraberindeki şahıslarında otele giriş yaptıkları, daha sonra da Fenerbahçeli futbolcuları taşıyan takım otobüsünün geldiği,

Saat:20.29’da 34 MLH 94 plakalı araçla Mecnun Otyakmaz ile Faruk Taşseten’in gelerek otele girdikleri, bu arada Ahmet Çelebi, Abdullah Başak, İlhan Ekşioğlu, Bülent İşçen ve C şahsın ise otelden çıkarak 34 VIP 20 plakalı araca bindikleri ve Sivas Ticaret Odası sosyal tesislerine gelerek içeri girdikleri, daha sonra aynı araçla saat:22.05’de Büyük Otel’e giriş yaptıkları, saat:21.44’de Faruk Taşseten’in otelden çıkarak 34 MLH 94 plakalı araç içerisinden not defteri aldığı ve otele döndüğü, bir süre sonra tekrar çıkarak aynı araç içerisinden bu sefer siyah spor çanta aldığı ve otele döndüğü,

saat:00.26’da Aziz Yıldırım ve Mecnun Otyakmaz ile her iki kulüp yöneticilerinin bir ara dışarı çıktıkları, daha sonra hep birlikte tekrar içeri girdikleri, yaklaşık yarım saat sonra Aziz Yıldırım ile diğer şahısların Mecnun Otyakmaz ve yanında bulunan şahısları uğurlayarak otele girdiği, bu sırada Faruk Taşseten’in elinde bulunan siyah spor çantayı 34 MLH 94 plakalı araca koyduğu, arkasından Mecnun Otyakmaz, Mehmet Oflaz ve D şahıs ile birlikte İnönü caddesi üzerinden meydan istikametine doğru yaya olarak gittikleri anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
08.11.2012, 08:38
22.05.2011 günü saat:22.34’de Mehmet Yıldız'ın X Şahsı aradığı görüşme(tape:3310);

Mehmet: “NE YAPAYIM FENERBAHÇE'Yİ ŞAMPİYON YAPTIK GİDİYORUM", X Şahıs: "Oğlum orada kafayı çakıp atsana golü ya ayakla vuruyorsun sen ayakla vuramazsın ya", Mehmet: “Nereye gidecekmiş ne golü atacağım ya ben oraya gol atmaya gitmedim ki…ben oraya bulunmaya gittim o da tesadüf oradan adam…Santos boşuna geldi, ben şey başkana söyledim ben ayrılacağım diye haberin olsun ha" , X Şahıs: "Şeyle orada iyi geçin konuş yeni Sportif direktörümüzle…Ümit Karan", Mehmet: “Ümit abiyle konuşurum ya", X Şahıs: "Bıraktı futbolu zaten…şimdi o gelecek herşeyle o ilgileniyor", Mehmet:“Transferlerle mi", X Şahıs: "Fenerle anlaşmış güya Sezer yöneticilerle dedim şampiyon olsun da barı moral bozukluğu olmasın", Müsabaka sonrasında yapılan söz konusu konuşmadan Mehmet Yıldız’ın, Ahmet Çelebi ile şike anlaşması yaptığı net olarak anlaşılmaktadır.
Mehmet Yıldız Müdafii müvekkilinin maçta oynamadığını, 82. dakikada oyuna girdiğini, eğer şike yapsaydı baştan itibaren oynayacağını savunmuştur. Ancak bilinmeli ki takım antrenörü Rıza Çalımbay’dır ve kadroyu o kurmaktadır. Tüm oyuncular gibi Mehmet Yıldız’ın da, kendisini kadroya dahil etmek/ettirmek gibi bir takdiri yoktur. Oyuncunun sonradan oyuna girmesi, onun değil Hocasının şike yapmadığının kanıtı olabilir. Rıza Çalıbay’ın da Mehmet Yıldız’ı, şike anlaşmasının varlığına bilerek oyuna almadığı gibi bir iddia ve yargılama konusu dava bulunmadığına göre, yukarıda açıklanan nedenler ile sanık Mehmet Yılmaz’ın şike anlaşmasına vardığı sonuç ve vicdani kanısına ulaşılmıştır.

23.05.2011 günü saat:10.57’de Cemil Turhan'ı X Şahsın aradığı görüşme(tape:2585);
X Şahıs: "2 tane hakemle sizin ben var ya…görmedin mi şeyi 1-1 iken maç bir tane o şeyi heriflerin ofsaytını kesti", Cemil: “Görmedin mi len Sivaslılar nasıl oynuyor" X Şahıs: "Ne yapacak adamlar yatacaklar mı", Cemil: “O zaman diyecek ki ben, oynayacak, diyecek, ben dostuz mostuz merak etmeyin demeyecek abi", X Şahıs: "Siz o zaman öyle konuştunuz öyle mi dediler sana…kendi ağzınla düşüyorsun bak…gittin demek orada görüşme yaptın hiç utanmadan bunu söylüyorsun he bana…gazetelere vereceğim", Cemil: “O açıdan demiyorum…dostlarım arkadaşlarımız ya" dediği,

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:04
ABDULLAH BAŞAK VE YUSUF TURANLI ARACILIĞIYLA YÜRÜTÜLEN ŞİKE FAALİYETLERİ


13.05.2011 günü saat:10.13’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3140);
Abdullah: “Bir de bir şey diyor,…kesinlikle diyor o dediğin gibi şey yaptım hani sana dedim ya bir düz dedim,…öyle dedim tamam mı haberin olsun tamam mı,…bir de kesinlikle diyor kimsenin haberi Bülent abinin falan filan,…Bülent abi bayağı b.k etmiş işi biliyor musun”, Yusuf: “O yani yanımızda ..yanımızda olacak demi .. ikimizin” Abdullah: “…evet seni götüreceğim,…locada beraber seyredeceksiniz…”

13.05.2011 günü saat:19.39’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3142);

Abdullah: “Yarın sabah 9 buçukta Kalamış’ta buluşmamız lazım,… Bir numara seninle görüşecek,…ama kimse bilmesin Dereağzı var ya”.
Abdullah Başak, Yusuf Turanlı’ya görüşeceği “bir numara” olarak belirttiği kişi Aziz Yıldırım’dır. Zira duruşmadaki savunmasında bizzat kendisi “Aziz YILDIRIM'a bir numara, CEO demek kadar normal bir şey yok, eğer bana inşaat işçisi deselerdi o zaman bu şifreli bir kelime olabilirdi” şeklide savunmada bulunmuştur.

13.05.2011 günü saat:19.46’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3143);

Abdullah’ın; bir önceki görüşmede geçen buluşma konusunun Pazar gününe kaldığını belirttiği, Yusuf’un: “(Aziz Yıldırım’ı kastederek) İmparator çağırıyorsa gideriz ayıp ediyorsun,…alacak mı beni kanatlarının altına” dediği, Abdullah’ın: “Abi dedim tek yetkili bu arkadaşı kılalım,…tamam dedi o artık kardeşimiz dedi” dediği,

14.05.2011 günü saat:17.19’da Abdullah Başak’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3147);

Yusuf’un Bülent adlı şahsın aradığını ve karşıya çağırdığını belirterek “…şey için mi çağırıyor oraya mı götürecek beni” dediği, Abdullah’ın: “Yok ora için değil abi,…işi var” dediği, Yusuf’un: “..abi benle onunla ilgili konuşmasınlar abi ya...” dediği, Abdullah’ın: “…yarın seni bir numaranın yanına götürecek,…Bir numara bile ona dedi ki,…sizi başkası çağırırsa gidip görüşmeyin,…ben bu işlere girmiyorum deyip konuyu kapatıp atın” dediği,

14.05.2011 günü saat:17.21’de Abdullah Başak’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:3148);

Abdullah: “..o benim kardeşim aradı da şimdi beni, …bu Bülent abi arayıp duruyormuş”, İlhan: “Ya ilgilenmesin…bizim bir numara bu iş olsun da nasıl olsun istediği için…dediki ben Bülent ile beraberim dedi o sana söylediğini sen bi Bülent ile konuş dedim ya başkanım sen bırak dedim şu Bülent’i dedim yarın dedim adam bana geliyor beraber maç seyredeceğiz dedim ben yarın halledeceğim dedim…”,

Söz konusu görüşme trafiğinden, Aziz Yıldırım’ın; Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay’ın menajeri Yusuf Turanlı ile şike amaçlı görüşmesi için Bülent İbrahim İşçen’e talimat verdiği, şike faaliyetini İlhan Yüksel Ekşioğlu ve Abdullah Başak ile yürüten Yusuf Turanlı’nın bu durumdan rahatsız olduğu ve Abdullah Başak’a ilettiği, Abdullah’ın durumu İlhan Ekşioğlu’na aktardığı, İlhan Ekşioğlu’nun da; Aziz Yıldırım’la görüşerek durumun kendisinin kontrolü altında olduğunu, Bülent İbrahim İşçen’in olaya karışmamasını söylediğini, Abdullah Başak’a aktardığı anlaşılmaktadır.

İlhan Ekşioğlu, Abdullah’a, “bizim bir numara bu iş olsun da nasıl olsun istediği için” derken Aziz Yıldırım’ın son karılaşmada, Fenerbahçe maçı kazansın da nasıl kazanırsan kazansın düşüncesinde olduğunu, bu nedenle Bülent İbrahim’e de bu yönde görev vermiş olacağını söylemektedir. Şüphesiz “bizim 1 numara” sözü ile kastedilenin “Aziz Yıldırım” olduğu sabittir. Zira daha önce de belirtildiği üzere Sanık Aziz bizzat duruşmadaki savunmasında “Aziz YILDIRIM'a bir numara, CEO demek kadar normal bir şey yok, eğer bana inşaat işçisi deselerdi o zaman bu şifreli bir kelime olabilirdi” şeklideki beyanda bulunmuştur.

14.05.2011 günü saat:17.24’de Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme; (tape:3149)
Abdullah: “O şeyin yanındaymış tamam mı bir numaranın şuan,…İlhan abi…”, Yusuf:“…bu yarınki bizim görüşmemizden bunun haberi olmaz demi patlamayalım sonra dedi bana diyor ki aman kimseyle görüşme bir tek benle görüş diyor…”,
Söz konusu görüşme ile Abdullah Başak, İlhan Ekşioğlu’nun kendisine ilettiği bilgileri, Yusuf Turanlı’ya aktarmaktadır.

14.05.2011 günü saat:17.29’da Abdullah Başak’ın Bülent İbrahim İşçen’i aradığı görüşme(tape:3150);
Bülent: “Kulüpteyim Apo, Aziz abiyle...çıkacağım şimdi”, Abdullah: “Aynı sularda gezmeyelim Bülentçiğim (gülüyor) anladın sen” , Bülent: “O o o senin o sular derin gelir hadi bak burada suyun başı hadi”.

Abdullah Başak birlikte şike faaliyetleri yürüttüğü Yusuf Turanlı ile; şike amaçlı görüşmeye çalışan Bülent İbrahim İşçen’e, “aynı sularda gezmeyelim” diyerek tepki gösterdiği, Bülent İbrahim İşçen’in de, “bak burada suyun başı hadi” diyerek Aziz Yıldırım’la birlikte olduğunu söyleyip yakınlığını ön plana çıkarttığı anlaşılmıştır.
Sanık Abdullah Başak, Bülent İbrahim ile görüştükten hemen sonra aynı dakika içerisinde saat:17.30’da İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:3151);
Abdullah: “Şimdi Bülent abiyi aradım, Dedim abi suları bulandırmaya gerek yok ki dedim,…tamam mı dedim bana dedi ki çeşmenin başı yanımda oturuyor başkanın sesi geliyor ben ne dedim ona…ben kralını tanımam bir tek kişiyle muhatabım dedim”.

14.05.2011 günü saat:17.32’de Abdullah Başak’ın Ahmet Çelebi’yi aradığı görüşme(tape:3152);

Abdullah: “… dayı sana bir şey diyeceğim ya,…ya bu Bülent abi neyin peşinde abi ya,…ya işleri bozuyor orayı burayı arıyor abi neyin peşinde yani,…5 bin dolar avanta gördü diye yani saldırıya geçmiş…”.

14.05.2011 günü saat:17.53’de Abdullah Başak’ı Cahit isimli şahsın aradığı görüşmede(tape:3153);

Abdullah: “..Bülent abi gene pislik yapıyor da çok ayıp ediyor…bu ona 5 bin verdi o da paranın kokusunu aldı ne yapıyor ortalığı karıştırıyor… işimizi bozuyor”.
Abdullah Başak, Yusuf Turanlı ile birlikte yürüttükleri şike faaliyetine ayrıca Bülent İbrahim’in dahil olmasından duyduğu rahatsızlığı, İlhan Ekşioğlu, Ahmet Çelebi ve Cahit isimli şahıslar ile paylaşmaktadır.

15.05.2011 günü saat:18.12'de Yusuf Turanlı'nın Korcan Çelikay'ı aradığı görüşme(tape:3454);

Korcan: “İstanbul’dayım ya dün geldim", Yusuf: “Niye oynatmadı Korcan" , Korcan:"Bütün oynamayanları oynattı", Yusuf: “Fener maçı da öyle mi yapacak" , Korcan: “Yok canım Fener maçına tam kadro çıkarız", Yusuf: “Fener maçında sen mi oynuyorsun", Korcan: "Evet inşallah…yani bir şey yok", Yusuf: “Ne zaman yarın mı dönüyorsun", Korcan: "Şey salı", Yusuf: “İyi yarın görüşürüz o zaman".
Yusuf Turanlı, Sivasspor Kalecisi Korcan’ı arayarak Konyaspor karşısında kalede yerini almaması nedeniyle bu durumu sorduğu ve Fenerbahçe ile yapacakları müsabakada oynayıp oynamayacağını öğrenmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.

15.05.2011 günü saat:18.14’de İlhan Ekşioğlu’nun Cemil Turhan’ı aradığı görüşme(tape:2998);
İlhan: “Nerdesin ya”, Cemil: “Çıktım geliyorum,…şuanda kapıda Faruk ile geliyoruz ”, İlhan: “Şimdi bu Apoyla şey burda,…o sana söyledim çocuk vardı ya neydi,…hiç bu olaylardan konuşmayacaz ha,…onlar bilinmesini istemiyor o çocuk senin yani sen hiçbir şeyden haberin yok”, Cemil: “Tamam”.

Sanık İlhan, Cemil Turhan’a yanında Abdullah Başak ile Yusuf Turanlı’nın (o sana söyledim çocuk) yanında olduğunu, geldiğinde şike konusundan konuşmamaları istemektedir. İlhan’ın “o sana söyledim çocuk” diye kasdettiği kişinin Yusuf Turanlı olduğu, Yusuf’un Korcan’ı ararken cep telefonunun, “2753448307 - opr:Turkcell(FBMAR7) - FENERBAHÇE SUKRU SARAÇOĞLU STADI KIZILTOPRAK (FBAHCE STADI MARATON OKUL) KADIKÖY,İSTANBUL” noktasındaki baz istasyonundan sinyal vermesinden anlaşılmaktadır.. Bununla birlikte 3140 nolu tapede Abdullah’ın Yusuf’a, “…locada beraber seyredeceksiniz” ve İlhan’ın Abdullah’a, “…yarın dedim adam bana geliyor beraber maç seyredeceğiz dedim” sözlerinden Yusuf ile İlhan’ın, Fenerbahçe Stadında Ankaragücü müsabakasını İlhan Ekşioğlu’nun locasında seyrettikleri ve şike faaliyetine ilişkin görüşme yaptıkları anlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:05
16.05.2011 günü saat:10.39’da Abdullah Başak’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:3163);
İlhan: “…kaçta gelecen”, Abdullah: “Ben şimdi o tarafa yakın bir yerdeyim”, İlhan: “İyi gel”.
16.05.2011 günü saat:10.40’da Abdullah Başak’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3164);
Abdullah: “Beni şimdi çağırdı, taksideyim gidiyorum yanına” Yusuf: “Ama çok dillendi abi ya ben biraz şey yaptım yani haberin olsun”, Abdullah: “Abi ama bu kadar böyle kıskançlık bu kadar şeylik ne fark eder sonuçta ortada aynı menfaatler yani değil mi yani”,Yusuf: “Ama şeye söyle abi yani bu iş çok şey oldu yani benim midem bulandı şeye söyle abi ya İlhan abi ye valla yani”, Abdullah: “O çocuk bugün yanına gelecek mi senin”, Yusuf: “Gelecek abi”, Abdullah: “Sen yine konuşta o çocukla”
Kendisini çağıran sanık İlhan’a giderken Yusuf’u arayan Abdullah, Yusuf’a, “o çocuk bugün yanına gelecek mi” diyerek Sivasspor kalecisi Korcan’ın gelip gelmeyeceğini sormaktadır.

16.05.2011 günü saat:11.20'de Yusuf Turanlı'nın Korcan Çelikay'ı aradığı görüşme(tape:3456);
Yusuf: “Ben Es-Es deyim sen", Korcan: "Ben de Okmeydanı’ndayım gelirim gel diyorsan", Yusuf: “Gel bekliyorum ben seni hadi",

16.05.2011 günü saat:11.22’de Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3165);
YUSUF TURANLI : Alo
ABDULLAH BAŞAK : Napıyon
Y.T : İyi abi sen
A.B : İyi çıktım şimdi
Y.T : Hı
A.B : Vapura biniyorum da karşıya bi Merter’e gidecem dedim bi vapurla nostalji yapayım Mehmet Çelebi çağırdı o yavşak kardeşimi s..ktir et dedi
Y.T : Hadi ya
A.B : Cahit aradı şimdi beni kafayı yemiş bu diyor şimdi de gülüyor nerde o diyor çağır onu dedim ben gelir miyim oraya lan bunlar böyle işte bu laz ....
Y.T : Beni arıyor bana diyor ki bak diyor bitti onla işim benim diyor ... diyor ben sinirli değilim farkındaysan diyor gayet diyor...
A.B : Ha ha Cavite eledim şimdi ayıp değil mi dedim ya yakışıyor mu İlhan abi de şeyi diyor
Y.T : Ne diyor
A.B : Yirmi bin doları bana
Y.T : Hı
A.B : Diyor onların hayatını s..kecem ikisinin e
Y.T : Hı
A.B : Sen nasıl istiyorsan abi dedim ben
Y.T : ...
A.B : Ben şey yapmadım diyor
Y.T : Bana sordu biliyor musun
A.B : Biliyorum biliyorum anlattı bana dedim abi dedim ben hiç dedim bak sen beni tanıyorsun abi dedim beni bile uyuttular değil Yusuf’u beni bile dedim
Y.T : Ama sordu yani peki ama o da uyanmış biliyor musun o uyanmış
A.B : ee uyanmaması diyor sen salak mısın oğlum adamlar diyor bak diyor Yusuf’u yanıma getirdin diye diyor adamlar size düşman oldu diyor lan
Y.T : Evet doğru
A.B : Diyor işte ona söyle dedim abi çok rahatsız dedi ona söyle tamam mı o bizim kardeşimiz her zaman bu işler olsa da olmasa da ben onu çok sevdim o hiç kimseyi dedi ona bizzat söyle bak bunu bizzat benim yanımda öbür bir numarayla konuştu dedi bunu bizzat söyle o bîr numarada iki numarada onun her zaman yanındayız piç dedi onları s..ktir etsin dedi
Y.T : Allah razı olsun
A.B : Aynısını dedi sonra şeyi söyledi
Y.T : Hı
A.B : Dedi ona söyle dedi
Y.T : Hı
A.B : O işi halletsin dedi dedi şeyi işte hani dünkü şey var ya
Y.T : Evet
A.B : Onu o rakam
Y.T : Hı
A.B : Onun yarısını dedi
Y.T : Hı
A.B : Üç üç ÜÇ YÜZÜ DEDİ O KARDEŞE VERSİN İKİ YÜZÜ KENDİNE ALSIN DEDİ
Y.T : Evet
A.B :Ona söyle mutlaka da halletsin diyor ama diyor benim böyle göğsümü böyle başımı dik yapsın herkes desin ki helal olsun
Y.T : Tamam tamam
A.B : Tamam abi
Y.T : Öpüyorum seni görüşürüz
A.B : Tamam

Sanık Abdullah, İlhan Ekşioğlu ile görüşmesinden sonra Yusuf’u aradığı ve O’na İlhan’ın “Üç üç ÜÇ YÜZÜ DEDİ O KARDEŞE VERSİN İKİ YÜZÜ KENDİNE ALSIN DEDİ” diyerek şike faaliyetini sonuçlandırmasını istediğini ilettiği görülmektedir.

16.05.2011 günü saat:12.00'de Korcan Çelikay'ın, Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3458);
YUSUF TURANLI : Alo
KORCAN ÇELİKAY : Arabayı nereye çekecem abi
Y.T : Ney canım
K : Arabayı nereye çekecem ...
Y.T : Yo yok mu
K : Merkez otoparka mı gideyim
Y.T : Yok önünde dursana dur geliyorum, geliyorum
Sanık Yusuf şike görüşmesini yapmak üzere çağırdığı Korcan ile Akmerkez önünde buluşacaktır. Zira bu sırada cep telefonu 228347632 - opr: Turkcell (AKMER3) - AKMERKEZ AKMERKEZ ETİLER (AKMERKEZ) BEŞIKTAŞ,İSTANBUL baz adresinden sinyal vermektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:06
16.05.2011 günü saat:14.30’da Abdullah Başak’ı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:3166);
Abdullah: “Abi o bizim kardeşinki öğleden sonrada şey nedir adı öbürüne gitmek lazım abi yüzyüze”, İlhan: “Şeye senin dediğine”, Abdullah: “Ya oraya kadar gitmek lazım,…e sırf (Yusuf Turanlı’yı kastederek) bizim o kardeşinki ile olmuyor mu abi”, İlhan: “İstersen bi daha senle yarın konuşalım seninde gitmem doğru olurmu oralarda gözükmen”, Abdullah: “Oraya gitmeyecem zaten abi,…Kayseri’ye abi,… oraya gidermiyim abi ben”, İlhan: “İyi sen gel ikisi için mi yoksa o biri için mi”, Abdullah: “İkisi için abi,…senin dediğin gibi söyledim abi”, İlhan: “…öbürünü de yapsın ha bi tane daha var dün söylediği”,

16.05.2011 günü saat:15.16’da Abdullah Başak’ı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:3167);
Abdullah:“…şimdi BBM’den yazıştım da BBM’im varya artık”, İlhan: “Kullanabiliyor musun onu”, Abdullah: “…ben medeniyete uygunum abi yemek işi tamam yemeğe gidebiliriz,…dünkü gibi 3 porsiyon döner yemeyelim de bir porsiyon yiyelim de bi porsiyon olsun”,

16.05.2011 günü saat:17.51’de İlhan Ekşioğlu’nu Abdullah Başak’ın aradığı görüşme(tape:3002);
Abdullah: “O şimdi benim kardeşimi ara bana bir şey yazdı da mesajda,…o arkadaş bilmesin ama dedi abi yemek yiyeceğimizi yani yarın”, İlhan: “Yok kimse bildiği yok” , Abdullah: “Ben sabah yanına gelirim abi yine”,

16.05.2011 günü saat:21.59’da Aziz Yıldırım’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2417);
Aziz: “Sen ne yapıyorsun", İlhan: “İyi başkanım işte yarın… onunla birebir bi konuşmamız olacak… öbürleriyle de gidip birisi konuşacak… iyi yani her şey yolunda yani", Aziz: “Aslında seninle ben ikimiz bi özel konuşsak iyi olur ama…ben sen Ali bu Ali’nin de dişini yaptırmış", İlhan: “Bütün gün oradaymış evet…ben buralardayım siz nere şey yaparsanız ben atlar gelirim", Aziz: “İşte senin o konuşmalarından sonra olmazsa ben bi konuşayım…sana anlatayım da sana bil yani ama söylemeyelim kimseye… ben, sen, Ali bilelim".

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:07
17.05.2011 günü saat:10.47’de İlhan Ekşioğlu’nun Abdullah Başak’ı aradığı görüşme(tape:3003);
İlhan:“Aramadın gelmedin”, Abdullah: “O kardeşim de geliyo da yanıma şimdi,…o dedi abimle 1 dakka 2 dakika görüşeyim ben dedim onu alıp geleyim abi” , İlhan: “İyi tamam tamam”, Abdullah: “O şimdi çıktı abi Maslak’tan,…sen ofistesin demi abi”,

17.05.2011 günü saat:10.57'de Yusuf Turanlı'yı Korcan Çelikay'ın aradığı görüşme(tape:3461);
YUSUF TURANLI : Sen ne yapıyorsun tesiste mi
KORCAN ÇELİKAY : İyi sorun yok
Y.T : Tamam
K.Ç : Sen nasılsın abi
Y.T : Dediğim gibi
K.Ç : Hı
Y.T : Dediğim gibi ha (Gülüyor) rahat ol ameliyatı düşün seti ameliyatı
K.Ç : Hı hı evet abi ameliyatı düşünüyorum
Y.T : Tamam tamam hayırlısıyla ameliyatı da bitirelim ondan sonra tatil yaparsın
K.Ç : ÖYLE KOLAY DEĞİL ABİ ZAM GELSİN ZAM
Y.T : Zam mı harika harika orası sen rahat ol rahat ol gerisine karışma ... PARA SEVİYORUM SENİ
K.Ç : Sağol
Y.T : Pazartesi günü sen burada mı olacaksın
K.Ç : Yok abi ben Kayseri ye geçmeyi düşünüyorum direk buraya gelmeden
Y.T : E ben kimle görüşeyim burada kardeşinle mi
K.Ç : Abi sen ... kimseyle görüşmene gerek yok ki niye görüşeceksin yani
Y.T : Bekleyim yani seni mi bekleyim
K.Ç : ....dönüşte görüşürüz abi
Y.T : Tamam sen kaç gün kalacaksın ki orada
K.Ç : 1 gün ... 2 gün ... kalır dönerim
Y.T : Tamam ÇÜNKÜ HEDİYEYİ PAZAR ÖĞLENE ALACAĞIM BEN YANİ tamam
K.Ç : Fark etmez abi sende yada bende durması çok önemli değil yani
Y.T : Adamsın adamsın hadi öpüyorum yavrum seni iyi bak kendine
K.Ç : Tamam görüşürüz eyvallah
Y.T : Hadi canım benim bay bay hadi
K.Ç : Bay bay
Söz konusu görüşmede, sanık Korcan, şike için alacağı paraya “ÖYLE KOLAY DEĞİL ABİ ZAM GELSİN ZAM ” diyerek zam istemekte, Yusuf da onun kolay olduğunu söylemektedir.
Yaklaşık 4 dakika süren yukarıdaki görüşmenin bitimi ile birlikte Yusuf Turanlı’nın saat 11.03’de Abdullah Başak’ı aradığı görüşme(tape:3169);
Yusuf: “Ben çıktım abi”, Abdullah: “Tamam sen şeye git Kadıköy’e bu Altıyol varya boğanın orası”,

17.05.2011 günü saat:11.36’da Abdullah Başak’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3170);
Abdullah: “Tam boğanın ordayım boynuzunda”

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:07
17.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağı’na göre (Kls. 28, Dizi:185) yapılan iletişim tespitlerinde; Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı’nın 17.05.2011 günü, İlhan Ekşioğlu’yla; şahsın ofisinde bir araya geleceklerinin, Yusuf Turanlı’nın Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay ile irtibatlı olduğunun belirlenmesi üzerine;
Güvenlik görevlilerce aynı gün saat:12.00 sıralarında ofisin bulunduğu Kadıköy Osmanağa Mah. Bestekâr Dilhayat Sk. No:1 sayılı yere geçilerek fiziki takibe başlanmış, saat:12.29’da Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı’nın ofisten çıkarak Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde yaya olarak yürüdükleri, saat: 12.35’de Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde bir ticari taksiye binerek Kuşdili Caddesi istikametine doğru ayrıldıkları anlaşılmış, buna göre sanıklar arasındaki iletişim tutanaklarında geçen bir araya gelme hususunun gerçekleştiği, konuşmaların bu haliyle fiiliyata dönüştüğü görülmüştür.

17.05.2011 günü saat:12.32’de Bülent İbrahim İşçen'i Abdullah Başak'ın aradığı görüşme(tape:3629);
Abdullah: "Bak o dalyanın hatırı için seni arıyorum biliyor musun", Bülent: “Ben sana yapacağımı biliyorum…ben seni arıyorum yok telefona bakmıyorsun yok orda bir şey anlatıyorum…sonra ha bak görürsün ..", Abdullah: “Zor o Bülent", Bülent: “Görürüz bakalım hadi yapabiliyor muyum yapamıyor muyum…", Abdullah: “Ama bak Ali, Yusuf", Bülent: “Yusuf kim lan İlhan kim lan gittin İlhan iki dakikada İlhan’la konuştum diyeyim", Abdullah: “Ben İlhan’dan dolayı mı senle konuşmuyorum bi gece ben Mustafa’ya dedim ki şakadan ara şunu..sonra telefon et adam değilsin o ne demek ya", Bülent: “Kızdım o gidiyorsun orda İlhan’ın oraya da 2 dakikada 2 kuruş için şey için", Abdullah: “İyi ki de gitmişim o Ali rüzgarı var ya o Ali Kıratlı…orda deli numarası yaptı …sesimi çıkarmadım…sayenizde Yusuf’da benle görüşmüyor".

18.05.2011 günü saat:19.03'de Yusuf Turanlı'yı Korcan Çelikay'ın aradığı görüşme(tape:3464);
Korcan: “Aldın mı abi mesajımı", Yusuf: “Aldım da niye değiştirdin ya numarayı da", Korcan: "Niye değiştirmeyim abi…iyi abi yeneceğiz inşallah Fener’i…öyle abi biz elimizden geleni yapacağız bilgin olsun", Yusuf: “Sonuçta siz topunuzu oynayacaksınız iyi oynayan kazansın", Korcan: "Hiç gerek yok başka şeylere", Yusuf: “Senin BBM açık ama", Korcan: “BBM’i de kapatacağım abi", Yusuf: “Tamam var mı bana söyleyeceğin bir şey…sen mi oynuyorsun şey gene sen oynuyorsun demi" , Korcan: "İnşallah evet" .

Sanıkların muhtemel teknik takip çalışmalarına karşı konuşmaları ile önlem almaya çalıştıkları görülmektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:08
19.05.2011 günü saat:12.24'de Yusuf Turanlı'nın İlhan Çelikay'ı aradığı görüşme(tape:3465);
İlhan: "Hiç zorlamayacağım maçı sen gidecek misin abi", Yusuf: “Yok ya ne işim var…Korcan şimdi ağlardan şey 90’lardan çıkaracak sonra Fener bilmem ne üzerimize yüklenecek bak ulan mahvettiniz bizi şampiyonluktan ettiniz bana ne televizyondan izleyim", İlhan: "Hiç bir şey olmaz abi", Yusuf: “Kaç olur 4’mü olur (gülüyor)", İlhan: “Ben 3’e razıyım abi", Yusuf: “Şey Fanatik’i gördün mü sen… Pedriel’e bende mesajla yazım ki Pedriel gol atsın adımı dedim Fatma diye değiştireceğim dedim şeyde…olmayacak duaya amin demek ...gel otururuz ya",
Sanık Korcan ile şike konusunda anlaşan ve “HEDİYEYİ PAZAR ÖĞLENE ALACAĞIM BEN YANİ tamam” dediğinde Korcan’ın “fark etmez abi sende ya da bende durması çok önemli değil yani” karşılık vermesine karşın, Yusuf Turanlı, Korcan’ın kardeşi sanık İlhan ile irtibata geçmektedir.

19.05.2011 günü saat:13.49'da Yusuf Turanlı'nın İlhan Çelikay'a gönderdiği mesajda(tape:3466);
"Bıgcefteyım kardesım ogunku oturdumuz yerde gel" yazdığı,

20.05.2011 günü saat:10.39’da İlhan Ekşioğlu’nun Abdullah Başak’ı aradığı görüşme(tape:3025);
İlhan: “Herşey yolunda mı”, Abdullah: “Evet abi”, İlhan: “Tamam, tamam sen misafirinle konuş bi daha sor”, Abdullah: “Tamam abi”,

20.05.2011 günü saat:14.30'da Yusuf Turanlı'yı Korcan Çelikay'ın aradığı görüşme(tape:3467);
Korcan: “Hemen arabayı sattırdın hı", Yusuf: “Geldim ben İlhan gelecek diye sorayım dedim araba gitmiş 1 gün önce valla satılmış…başka 5.20 bakarız”, Korcan: "Gelecekmiş abi evet", Yusuf: “Başka bir şey buluruz yani…audi’de güzel 5.20 de güzel yani", Korcan: "Exculisev var ya galeri…A5 vardı orada da…59 bin euro demiş, …işte birine karar verdik alacaktık şey yok ağırlığımız olmadığı için", Yusuf: “Ama ne kadar bekledik da baksana yani söyledik de", Korcan: "Bırak ... bırak biliyorum abi ya (gülüyor)", Yusuf: “Anca o kadar oldu (gülüyor) olmadı gider o ... şeye bakarız o senin söylediğin arabaya bakarız… (İlhan Çelikay’ı kastederek) İlhan da gelsin" ,

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:09
21.05.2011 günü saat:11.56’da Abdullah Başak’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:3469);
Abdullah: “Tüm kadroyu öğrendim de kadro açıklanmış”, Yusuf: “…benimki oynuyordur da”, Abdullah: “Evet,…, Mehmet Yıldız’ı kesmiş”, Yusuf: “Niye”, Abdullah: “Pedriel ile Eneramo’yu koymuş”, Yusuf: “Daha iyi olmuş,..sert olanları oynatıyor ya”,

Bu görüşmede, Abdullah’ın kadroyu öğrendiğini söylemesi üzerine Yusuf “benimki oynuyordur da” diyerek şike anlaşmasına vardığı Sivasspor kalecisi Korcan’ın oynayıp oynamadığını sormakta, Abdullah oynadığını söylerken aynı zamanda “Mehmet Yıldızı kesmiş” diyerek Ahmet Çelebi üzerinden şike anlaşmasına varılan bu oyuncunun ilk on birde olmadığını söylemektedir.

21.05.2011 günü saat:12.01’de İlhan Ekşioğlu’nu Abdullah Başak’ın aradığı görüşme(tape:3033);
İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU : Alo
ABDULLAH BAŞAK : Hayırlı cumartesiler abi
İ.Y.E : İnşallah hayırlı pazarlara da bağlasın
A.B : İnşallah, kupayı senin elinde görürüm
İ.Y.E : İnşallah
A.B : Şimdi kadroyu açıkladılar abi
İ.Y.E : Hı
A.B : KALEDE RAMOVİÇ
İ.Y.E : Bİ DAKİKA DUR, DUR Bİ DAKİKA DUR, EVET
A.B : YOK ŞEY PARDON YANLIŞ DEDİM KALEDE KORCAN
İ.Y.E : Hı
A.B : (Gülüyor) Şey yalnız ilerde abi şeyi oynatıyor Eneramo, Pedriel 2 forvet oynatıyor
İ.Y.E : Eneramo yla, Pedriel i
A.B : Evet
İ.Y.E : Evet
A.B : Gene defansta Hayrettin var Kadir var
İ.Y.E : Hı
A.B : Sedat var
İ.Y.E : Hı
A.B :ÖBÜRLERİNİ DE SÖYLEDİ AMA ŞİMDİ DAYIM, ARADIM DA SİVAS’I
İ.Y.E : Hı iyi, iyi, iyi tamam
A.B : Sen kaçta hava alanında olacaksın abi
İ.Y.E : Ben kaçta olacağım biliyor musun
A.B : Acaba ben şeyi düşünüyorum abi ben maçı alırız da çok rahatım hani geçen hafta sana dedim ya korkuyorum
İ.Y.E : Hı
A.B : Şimdi de ben çok rahatım, hani rahat ol rahat ol diyordun ya bana alacağız
İ.Y.E : ...
A.B : Alacağız yeneceğiz
İ.Y.E : Senin rahatlığın iyi oluyor ama rahat ol o zaman
A.B : Çok rahatım, hatta yani ne biliyim yani çok rahatım ben şeyi düşünüyorum ACABA MİNİ COOPER MI ALSAM PEUGEOT 508 Mİ ALSAM (Gülüyor)
İ.Y.E : (Gülüyor)
A.B : İkisi de aynı para biri çok ufak biri dizel yeni çıkmışta
İ.Y.E : Ya sen şu maçı alalım var ya
A.B : Hı
İ.Y.E : Bak senle ya ne keyif yapacağız dur
A.B : Vallaha
İ.Y.E : ... inşallah
A.B : Vallahi yemin ediyorum İlhan abi bunu kalben söylüyorum yani şu çektiğiniz streslere yani bi kaç kişi o kulüpte zaten stresi yaşayan başkanla beraber cidden yani
İ.Y.E : İnşallah
A.B : Bu sefer hak ettik yani
İ.Y.E : İnşallah
A.B : Alnımızın akıyla abi
İ.Y.E : İnşallah Apocum, ben saat
A.B : ... 2 buçukta mı? 3 te mi
İ.Y.E : Ben 2 buçukda, ben, ben 3 te hava alanında olurum 3 te ...
A.B : Tamam bende gelirim 3 te
İ.Y.E : Tamam 3 te orda buluşalım
A.B : Tamam abi öpüyorum
İ.Y.E : Tamam Apocum hadi
A.B : Sağol
İ.Y.E : Hadi

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:10
Abdullah Başak, İlhan Ekşioğlu’na Sivasspor kadrosunu söylerken, 2011 yılı ocak ayında Sivasspor Kulübü tarafından sakatlığı nedeniyle sözleşmesi askıya alınan kaleci Ramoviç’in (http://sivasspor.org.tr/tr/haber/ramovic-in-sozlesmesi-donduruldu (http://sivasspor.org.tr/tr/haber/ramovic-in-sozlesmesi-donduruldu)) oynadığını söyleyince, sanık İlhan şaşırmaktadır. Çünkü kalede, kendisi ile şike anlaşmasına varılan Korcan’ın olması gerektiğini her iki sanık da bilmektedir. Abdullah, İlhan’ın bu şaşkınlığından sonra “kalede Korcan” diyerek gerçeği söylemekte ve ardından da gülmektedir. Sanık Abdullah, müsabakanın kazanılacağından o kadar emindir ki, lig boyunca hizmetlerinin karşılığı olarak alacağı aracın, Mini Cooper mı yoksa Peugeot 508 mi olacağını değerlendirmektedir.
Bir diğer ilginç nokta, sanık Abdullah Başak’ın “öbürlerini de söyledi ama şimdi dayım, aradım da Sivas’ı” diyerek sözünü ettiği Sivasspor yöneticisi sanık Ahmet Çelebi’nin, kendi takımının kadrosunu müsabakadan önce Fenerbahçe’ye iletme arzusudur.

22.05.2011 günü saat:18.36'da Yusuf Turanlı'nın Abdullah Başak'ı aradığı görüşme(tape:3472);
Yusuf: “Statta mısınız", Abdullah: "Yönetim otobüsündeyiz…sen bugün görüştün mü", Yusuf: “evet" , Abdullah: “Hı tamam sağol kardeşim",
Sanık Abdullah “sen bugün görüştün mü” derken Yusuf’tan, Sivasspor kalecisi sanık Korcan ile görüşüp görüşmediğini sormaktadır. Bu sırada Abdullah Başak’ın yanında İlhan Ekşioğlu’nun da bulunduğu aşağıdaki görüşmeden anlaşılmaktadır.

22.05.2011 günü saat:18.55’de Alaeddin Yıldırım'ın, İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme(tape:3636);
İlhan: “Abi…aşağıdasın demi", Alaeddin: “Ne oldu", İlhan: “Şeyi düzeni bozmayım ama şey bol şut ha", Alaeddin: “Tamam konuşuruz tamam",
İlhan Ekşioğlu; müsabaka öncesi Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay’la şike konusunda anlaşıldığını bildiğinden ve bir kez daha Abdullah Başak ile Yusuf Turanlı’yı görüştürerek teyit aldıktan sonra, futbolcuların yanında bulunan Alaeddin Yıldırım’ı arayarak “takımın oyun düzenini bozmayayım ama” diyerek müsabakada bol şut atılması yönünde taktik verdiği görülmektedir. Söz konusu müsabakada Fenerbahçe’nin attığı dört golden üçünün uzaktan şut ile gerçekleştiği (özellikle birinci ve ikinci gol) gözetildiğinde, sanık İlhan Ekşioğlu’nun bu tavsiyesinin ne denli yerinde olduğu görülmektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:10
22.05.2011 günü saat:20.42’de İbrahim isimli şahsın, Ahmet Ateş'i aradığı görüşme(tape:3497);

İbrahim: “Bu Korcan’a sorsana ya kaç para almış ", Ahmet: “Bilmiyorum abi hiç…bizim oyuncumuz bir sene daha Sivas’ta", İbrahim: “Bi bak bakalım ya bu iki tane manyak manyak gol yedi ya…ilkinde de elini kaldırmadı topa ya", Ahmet: “Değil mi", İbrahim: “Aklında olsun kardeş haberleşelim".

Yukarıdaki görüşmede İbrahim adlı bir şahıs, kaleci Korcan Beşiktaş’ın sözleşmeli futbolcusu olup kiralık olarak Sivasspor’da forma giydiği için Beşiktaş’ın stad sorumlusu olan sanık Ahmet Ateş’i, sanık Korcan’ın yediği ilk iki golden sonra henüz müsabakanın ilk yarısı dahi bitmeden arayıp, “bu Korcan’a sorsana ya kaç para almış” sözleriyle şike yaptığını söylemektedir.

22.05.2011 günü saat:20.53'de Yusuf Turanlı'nın Abdullah Başak'ı aradığı görüşme(tape:3473);
Yusuf: “Nasıl gol yedi ya çocuğa bak", Abdullah: “Sonu iyi bitsin de", Yusuf: “Daha ne olacak daha ne bitsin abi Fener kazanır ya daha şeyi mi var abi kaleye gitmiyor Fener ya… Ama yani sonuçta…çok kötü yedi o çocuğa üzüldüm",
Müsabakanın devre arasında (Fenerbahçe 2-1 önde) Yusuf ile Abdullah arasındaki bu görüşmede Yusuf, Korcan’ın çok kötü gol yediğini ve üzüldüğünü söylemektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:12
22.05.2011 günü saat:23.39'da Yusuf Turanlı'yı İlhan Çelikay'ın aradığı görüşme(tape:3474);
YUSUF TURANLI : Alo
İLHAN ÇELİKAY : Abi nasılsın
Y.T : İyiyim sen
İ.Ç : İyi abi 10 dakikadır görüştük ya
Y.T : Nasıl iyi mi...
İ.Ç : İyi iyi iyi abi ya bir şey yok
Y.T :He iyi tamam oh be rahatladım ya a..ına koyayım valla şey oldum ya ulaşamadım da mesaj attım ona aradım telefonu kapalı
İ.Ç : He kapattı abi
Y.T :Ya bu bir şey yani a..ına koyayım öbürüde yedi başkaları da yedi lig başından beri her gol normal gol mü sanki yani olabilir abiciğim ya öyle mi
İ.Ç : Aynen öyle abi olabilir tabi ki yani
Y.T :Ya lig başından beri her gol normal mi yani a..ına koyayım ne ya tamam da bunu
İ.Ç : Abi be benim tek şeyim Stoch un kini yeseydi bari
Y.T : A işte yani abi orada kurtarıyor burada yiyor bu kısmetsizlik olabilir yani
İ.Ç : Anladın mı
Y.T : Tamam yani he her şey her kaleci
İ.Ç : Niyang, Niyang, Niyang ına ... Niyang ın kine refleks yaptı mesela ... çıkarmadı...
Y.T : ... kini Niyang kı hay Alex, Alex in ki miydi Alex in kiydi bir de karşı karşıya çaprazdan çıkardı yani olabilir a...ına koyayım yani şey değil ya dünyanın son... o futbolda var ya aradım bir ibnenin sesini duysaydım duyamadık onu da bir mesaj attım da
İ.Ç : İyi ya sabah kaçta geleceksin diyor bana
Y.T : Hı iyi tamam
İ.Ç : İyi tamam yani... rahat
Y.T : İyi yani demi iyi şey bu kadar fazla takmasın kafasına
İ.Ç : Yok ya bir şey demedi
Y.T : Bu gece hastanede kalacak demi
İ.Ç : Yarın biz kalırız abi hastane de
Y.T : Kalıp salı günü mü dönersiniz
İ.Ç : Salı akşama kadar kalırız salı akşam ee biraz geç döneriz 9 uçağı var
Y.T : Salı günü
İ.Ç : He 9 uçağı daha rahat olur abi direk eve geçeriz
Y.T :Tamam tamam tamam sen şey yap yani. Sende bu sefer moralini bozuk gösterme bu sefer o da bozulur...
İ.Ç : Yok abi benim yani
Y.T : Hı hı olur a..ına koyayım
İ.Ç : Ben yoksa hani ben ben çok rahatım ama işte insanlar yani ağızları torba değil ki büzesin
Y.T : Yok be abiciğim ya ... diyeceklerdi zaten bunu yani bunu herkes ... ne olursa olsun diyecekler
İ.Ç : Ya bütün
Y.T : Bak televizyonları bir şey yok yani şuan da
İ.Ç : Evet bütün televizyonlarda hiç bir şey yok
Y.T : Yok yani ya o da olur a..ına koyayım yani normal ne olsa diyecek yani
İ.Ç : Evet
Y.T : Yani golü, gol normal hatasız gol de yesen diyecekti zaten
İ.Ç : Tabi canım
Y.T : Siktir et ya koy anasının a..ına ya
İ.Ç : Ya
Y.T : Valla hiç ...
İ.Ç : Şeyi çıkartabilirdi o frikiği o adamın kafasına çarpmasa gidiyor da topa
Y.T : Tabi canım kafasına çarptı gitti oraya yani ne yapacak ona yani
İ.Ç : Hı
Y.T : Ya yapacak bir şey yok yani
İ.Ç : Yapacak bir şey yok
Y.T : Aynen
İ.Ç : Aynen öyle abi
Y.T : Tamam tamam konuşuruz canım benim hadi öpüyorum seni
İ.Ç : Tamam görüşürüz
Y.T : Hadi bay bay

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:13
Müsabaka sonrasında sanık Korcan’ın kardeşi İlhan ile Yusuf, Korcan’ın yediği golleri değerlendirmektedirler. Sanık Yusuf, “… başkaları da yedi lig başından beri her gol normal gol mü sanki yani olabilir abiciğim ya öyle mi” sözüyle Korcan’ın yediği gölün de normal gol olmadığını itiraf etmektedir. Bu söze karşılık İlhan, şike yorumlarına neden olmayacağını düşündüğü için “Abi be benim tek şeyim Stoch’unkini yeseydi bari” diyerek esasen yenilen diğer gollerin, şike anlaşmasının varlığına işaret eden yorumlara neden olacağını söylemektedir.

Sanık İlhan Çelikay, Korcan’ın Fenerbahçeli Stoch’un gölünü yemesi halinde bundan dolayı kimsenin şüphelenmeyeceğini ve bir şey diyemeyeceğini söylemektedir. Müsabaka izlenildiğinde, Stoch’un kaleci Korcan ile karşı karşıya kaldığı ancak çektiği şutun Korcan’ın göğsüne çarparak dışarı çıktığı görülmektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:13
23.05.2011 günü saat:12.28’de Abdullah Başak'ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşme(tape:3191);
Abdullah: "Yarın görüşürüz", Yusuf: “Öğlen mi demiştin", Abdullah: “Gideceğim birazdan Kadıköy’e doğru…haber veririm ben sana kardeşim…çok mutluydu ama biliyor musun bizim abimiz", Yusuf: “Adam gibi adam", Abdullah: “Dedim 5 dakika daha uzasa maç 4-4 bitiyordu…ama Fenerbahçe…top oynamadı Yusuf ya, ulan sen şampiyonluk...maçına çıkıyorsun", Yusuf: “Çok kötü abi öyle böyle değil yani",
Şampiyonluğu kazanması için şike faaliyetinde bulunan iki sanığın, Fenerbahçe’nin Sivasspor’a karşı çok kötü futbol oynadığını söylemektedirler.

24.05.2011 günü saat:10.11’de Abdullah Başak'ı Yusuf Turanlı'nın aradığı görüşme(tape:3192);
Abdullah: "Şimdi aradı beni çağırdı da…gel dedi bakayım da eğer o şey içinse senin ararım gelirsin oraya", Yusuf: “Başka ne için olacak be abi",
Abdullah, Yusuf’a kendisini İlhan Ekşioğlu’nun çağırdığını söylemektedir. “Eğer o şey içinse seni ararım” dediği konu, ikisini de müşterek ilgilendiren şike faaliyeti ile ilgili olması halinde Yusuf’a da haber vereceğini iletmektedir.

24.05.2011 günü saat:10.38’de Abdullah Başak'ın Yusuf Turanlı'yı aradığı görüşm e (tape:3194);
Abdullah: "Evde normal numaran var mı kardeşim", Yusuf: “Şimdi bir yere geldim de 0212 352 42 53- 133", Abdullah: “Dur bir dakika da biz pek tıklayamıyoruz da,evet", Yusuf: “133 yap abi (arka planda telefon çalma sesinin geldiği)”,

24.05.2011 günü saat:10.38’de Abdullah Başak/ İlhan Ekşioğlu’nun, Kosifler Oto’dan Selif Kosif’i aradığı görüşme (tape:3195);
ABDULLAH BAŞAK : Alo
SELİM KOSİF : Efendim
A.B : ... abi
S : Efendim canım
A.B : Ne yapıyorsun abi
S : İyi hayatım çalışıyoruz sen ne yapıyorsun canım
A.B : Bir şey diyecem benim bu dediğim araba bana o siyah
S : Evet hayatım
A.B : Bülent CEYLAN ınkinden dolu mu az mı
S : Bülent CEYLAN nın ki Bülent ağzına kadar doldurdu ki onunki gibi ... araba yok ki
A.B : Ha tamam
S : Bülent
A.B : Bu da ful de mi üstü açılır falan
S : Tabi, tabi bu da ful Bülent CEYLAN nın arabada her bi bok var lan Bülent CEYLAN ...
A.B : Otuz dokuz dedin de mi en son
S : Otuz dokuz beş yüz dedim sana kırk bir bin normal
A.B : Ya abi otuz dokuz beş yüz ne abi otuz dokuz işte Selim abi ya kendime alıyorum bunu satmak için değil
S : Ulan sana tamam ben de sana yapıyorum işte ben de sana yapıyorum bunu
A.B : Burda bir abım var ödemeye yapacak da
S : Kim o
A.B : Bak süpriz bir abim bir daikaka
(ABDULLAH BAŞAK TELEFONU ARKA PLANDA BULUNAN İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU’A VERİYOR)
İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU : Selim ne haber İlhan ben
SELİM : İlhancım merhaba nasılsın iyi misin
İ.Y.E : İyiyim iyiyim sen nasılsın
S : Sağol teşekkür ederim kardeşim kutluyorum İlhancım sizi
İ.Y.E : Sağol ya vallahi sonunda başardık anasını satayım
S : Çok güzel bitti vallahi billahi işte bir herkes korku içerisinde şampiyonluk yatıyor sonunda İlhan be
İ.Y.E : Vallahi billahi ya sen nasılsın iyi misin
S : Sağol iyi İlhan cım bu aralar fena değil çalışıyoruz,kardeşim valla ... valla
İ.Y.E : Selim bu, bu bir araba alacak senden beğenmiş bir tane
S : Tamam
İ.Y.E : Benim ona bir sözüm var
S : Tamam
İ.Y.E : Onu ben halledecem
S : Tamam İlhancım
İ.Y.E : Sana ama şöyle halledecem sana şîmdi bi on bin Euro gönderecem
S : Tamam
İ.Y.E : Bunu bana gerisini üçe böleceksin
S : Tamam abicim
İ.Y.E : Ne kırkı lan işte kaça dedin otuz dokuz
S : Otuz dokuz beş yüze verecem abi İlhan bunlar şimdi özel ...
İ.Y.E : Otuz dokuz beş yüze mi vereceksin
S : Evet, evet
İ.Y.E : Ben şimdi sana dokuz beş yüz gönderiyorum
S : Tamam hayatım
İ.Y.E : Ondan sonra her ayın onu on beşinde önümüzdeki ay dahil yani Haziran on beş temmuz on beş Ağustoş on beş elden nakit gönderecem sana ben gönderecem
S : Tamam oldu İlhancım tamam hayıtım
İ.Y.E : Tamam mı
S : Tamam canım
İ.Y.E : Sen ne gerekiyorsa yap buna abi arabayı marabayı yaptır sen üstüne müstüne ne yapıyorsa yaptır veya istiyorsan parayı alınca mı yaparsın bilmiyorum nasıl yaparsan
S : Tamam, tamam sorun yok kardeşim
İ.Y.E : Benim yani garantin tamam mı
S : Tamam,tamam okey
İ.Y.E : Tamam
S : Tamam İlhancım
İ.Y.E : Sağol,sağol Selimcim
S : Ne diyor
İ.Y.E : Şimdi gelecem geleceğimi söyle diyor (ARKA PLANDA BULUNAN X ŞAHSA;tamam işte oğlum gidiyoruz)
S : Ha gelsin, gelsin tamam,tamam
İ.Y.E : Tamam, YANLIZ SELİM BİR RİCAM VAR SENDEN BUNU ÜÇÜMÜZÜN DIŞINDA KİMSE BİLMEYECEK
S : Yo sen merak etme ona söyle ona
İ.Y.E : Ha ona da söyleyecem
S : Ona söyle
İ.Y.E : O birine o birine söylerse (ARKA PLANDA BULUNAN ABDULLAH BAŞAK A; Bak karışmam Apo bak aynen diyor ki ona söyle diyor yani bak tamam mı) Öpüyorum Selimcim veriyorum hadi
S : Öptüm İlhancım kendine çok iyi bak kardeşim
İ.Y.E : Hadi sen de sağol
S : Sağol,sağol görüşürüz
(İLHAN YÜKSEL EKŞİOĞLU TELEFONU ARKA PİLANDA BULUNAN ABDULLAH BAŞAK A VERİYOR)
ABDULLAH BAŞAK : Selim abi
SELİM : Hı canım
A.B : Ben geliyorum birazdan yanına geliyorum
S : Tamam sen al, al dokuz bin beş yüz o parayı gel
A.B : Tamam abi
S : Tamam mı canım
A.B : Tamam oldu
S : Hadi görüşürüz kardeşim

Sanık İlhan, şike faaliyetleri nedeniyle ödül olarak sanık Abdullah Başak’a Kosifler Oto’dan Mini Cooper marka araç almak için yetkili Selim Kosif ile görüşmektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:14
24.05.2011 günü saat:11.46’de Burhan Aksu isimli şahsın, Abdullah Başak’ı aradığı görüşme(tape:3198);
ABDULLAH BAŞAK : Efendim Burhan
BURHAN AKSU : Oğlum niye açmıyorsun telefonumu ya
A.B : Ya Mehmet abiyle Murat ın telefonundan konuşuyorum bırakmadı ki bizi
B.A : Bak kardeşlerinin yanında böyle şimdi haşlamayım seni yani
A.B : Sen Ahmet ÇELEBİ ye birşey söyledin mi
B.A : Hayır
A.B : Hı
B.A : Hayır sakın ha
A.B : Ha iyi
B.A : Sen bir şey dedin mi
A.B : Yok
B.A : Ha
A.B : Kosifleri aramış da araba mı alıyor falan Apo
B.A : Yoo bir şey demedi, hı
A.B : İyi görüşürüz on dakikaya ordayım Burhan
B.A : Ne on dakikası ulan kaç saattir on dakika diyorsun
A.B : Valla on dakikaya buradayım ya
B.A : İyi hadi

Sanık Abdullah, şike faaliyetindeki emeğinin karşılığı olarak araba alacağını, Ahmet Çelebi’nin duymasından duyduğu rahatsızlığı paylaşmaktadır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:14
24.05.2011 günü saat:11.46’de Burhan Aksu isimli şahsın, Abdullah Başak’ı aradığı görüşme(tape:3200);
BÜLENT İBRAHİM IŞÇEN : Alo
ABDULLAH BAŞAK : Ne yapıyorsun abi
B.İ.İ : İyiyim sen ne yapıyorsun
A.B : Kosiflerdeydim Bülentçim
B.İ.İ : Ha aldın mı
A.B : Aldım
B.İ.İ :Hadi hayırlı olsun
A.B :Cuma günü ama Bülent abi birşey diyecem sana da sen benim abimsin
B.İ.İ : Sen arabayı hemen Ruken’e ver Ruken’e
A.B : Evet bence de birşey diyecem ya
B.İ.İ :... gitsin o teslim alsın
A.B :Birşey diyecem de aramızda Bülent abi şimdi Selim abi bana dedi bu Ahmet ÇELEBİ aramış Apo araba aldı mı ya bu neyin peşinde abi ya
B.İ.İ : Deseydin amına koyduğumun çocuğu sen niye karıştırıp duruyorsun ki
A.B : Ya ben İlhan abi Selim’e ne dedi biliyor musun bana dedi ki bir kişi bana gelip Apo ya araba aldı dersen bir daha benim yanıma da gelme yüzüme de bakma şimdi getirdim verdim parayı
B.İ.İ : İyi demiş, hı
A.B : Dokuz bin beş yüz ü Euro otuz dokuz bin beş yüz araba da Cuma günü veriyor ES dört çeker gazlarsın Bülentçim ben Megan’a binerim
B.İ.İ : Bana bak bana bak Allah belamı versin odunla döverim seni sen hiç karışma muhatap olma Ruken aldı arabayı
A.B : Tamam abi aynen tamam abi
B.İ.İ : Sen hiç,hiç bana ne ben Ruken aldı arabayı
A.B : Ruken aldı
B.İ.İ : Arabanın anahtarı
A.B : Ruken aldı tamam
B.İ.İ : Sen Murat a ver bana Murat ı
A.B : Bir dakika abi
(ABDULLAH BAŞAK TELEFONU ARKA PLANDA BULUNAN MURAT İSİMLİ ŞAHSA VERİYOR)
MURAT : Efendim abi
BÜLENT İBRAHİM İŞÇEN : Bak Murat güzel kardeşim canım kardeşim beni bir dinleyin bak ben o ayıyı kafasını odunla kırarım ha
M : (ARKA PLANDAN ABDULLAH BAŞAK; Selim abiye de dedim Ruken aldı söyle)
B.İ.İ :Bak arabayı siz Ruken’e bak bu sağda solda duyulur bak boşluğa düşürtmeyin bizi
M : Abi
B.İ.İ : Hı
M : Ya ben kimseyi ... istemiyordum abi bir tek hani Faruk
B.İ.İ : Bu arabayı bu Faruk, Ruken aldı bilecek Ruken
M : Ha öyle diyelim
B.İ.İ : Herkes Ruken aldı, anladın mı herkese diyeceksiniz ki Ruken kendi MINI Cooper nı sattı kendi para koydu üstüne Ruken aldı
M : Evet abi evet
B.İ.İ : Bak onun bunun dilene düşer bak sıkıntı bu ayı ağzı çok yavşak bizim bu ayının ayının, a..ına koyduğumun ayısının ağzı çok terağlı yiyor sağda solda böyle böyle derse bak sıkıntıya düşeriz arabayı Ruken aldı Murat arabanın ruhsatı Ruken’nin üstene çıksın o arabaya o hiç binmeyecek gözükmeyecek o arabayla bir kere ...
M : Abi Ruken e mi çıksın sen abime söyle o zaman
B.İ.İ : Ver bana sen onu
M : Bir dakika abi(MURAT ARKA PLANDA BULUNAN ABDULLAH BAŞAK A;Ruken nin adına çıkacak araba Bülent abi öyle dedi)
(MURAT TELEFONU ARKA PLANDA BULUNAN ABDULLAH BAŞAK’A VERİYOR)
ABDULLAH BAŞAK : Alo
BÜLENT İBRAHİM İŞÇEN : Oğlum Apo araba Ruken in adına çıkacak
A.B : Niye
B.İ.İ : Oğlum Ruken nin adına çıkar beni sinirlendirme Apo
A.B : Tamam
B.İ.İ :Arabayı Ruken’nin hemen çevir şimdi Ruken in adına çıkar çabuk hemen ben şimdi Faruk u arıyorum Ruken nin adına çıkarsın
A.B : Tamam ben vekaleti Ruken versin o zaman
B.İ.İ : Hemen gitsin Ruken versin araba Ruken in üstüne olacak
A.B : Tamam abi tamam
B.İ.İ : Arabayı da Ruken aldı
A.B : Tamam abi
B.İ.İ : Tamam mı
A.B : Tamam çünkü bana dedi bir kişi gelip bana derse dedi hatta ben biraz şey yaptım çapa dedim abi bari şu işi yapmışsak ... çıkmışsak bi beş yirmi dizel falan mı siktir git lan dedi bokunu çıkarma arada kırk bin fark var sen dedi al buna bin dedi bakarız sezon sonu dedim artık seneye o zaman Range Sport yeni alırız küfür etti
B.İ.İ : Ulan Apo Ruken in adına çıkart oğlum Ruken nin
A.B : Tamam Bülent abi sen ne dersen ben onu yapacam tamam mı abi
B.İ.İ : Tamam Ruken in adına çıkar arabayı da sen hiç ellemeyeceksin hiç binmeyeceksin bile direksiyonuna bile oturma
A.B : Tamam, tamam abim
B.İ.İ : Anladın mı beni bak ölmüş babanın üzerine yemin et
A.B : Tamam
B.İ.İ : Babamın üstüne yemim ediyorum de
A.B : Tamam Bület abi, babamın üstüne yemin ediyorum
B.İ.İ : İyi tamam hadi by by
A.B. :Hadi tamam

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:16
Söz konusu araç ile ilgili olarak Aziz Yıldırım duruşmadaki savunmasında “Bir konuda burada Mini Cooper meselesi Abdullah BAŞAK'a alınan. Şimdi tabi hepimiz. Yani biz varlıklı insanlarız. Şimdi bu totemi bunu yanından ayırmıyor. Seviyor. O da iyi espri. Şimdi böyle bir insan çok hoş sohbet başka bir özelliği de yok. Buca maçında telefon ediyor. İlhan EKŞİOĞLU. İstanbul'dan Abdullah BAŞAK şeyde. Cihan TAMER de şeyde maçta. Cihan TAMER uğur getirmiyor diyor. Ona rica ediyor. Bende otelde seyrediyorum. cezalıyım.

Cihan TAMER'i de benim yanıma gönderiyor Abdullah BAŞAK. Diyor oradaki konuşmalarında "abi yenecez" diyor. 3-1 mağlubuz Buca'da . 3-1 mağlupken diyor ki "yeneceğiz." İlhan Bey diyor ki; "birşeyler yap yenelim" falan. O diyor "merak etme yeneceğiz". Şimdi burada da "sen ne dilersen dile" dediğinden. O da diyor ki; "bana saat al" Vazgeçiyorlar saatten. Diyor ki; "sana bitane araba al. Bende yardım edeyim sana" diyor. "Belli kısmına ben katılayım" diyor. Onun üzerine peşinatı veriyor. Ucuzlatmak içinde KOSFİLER'i iyi tanıdığı için İLHAN bey. Onlara da açıyor diyor ki;" Bu arabayı buna verin" diyor. Bunun da kız kardeşi arabasını satmış. Biraz da ellerinde para var. Bunu bu şekilde alıyorlar. Ya bir dosta yani bunu yapmak suç mu?” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Yukarıdaki tape içerikleri, İlhan Ekşioğlu’nun Kosifler Oto’dan Selim adlı şahıs ile görüşmesi, Abdullah Başak’ın, Ahmet Çelebi’nin Kosifler’i aramasından duyduğu rahatsızlığı çevresi ile paylaşması, Bülent İbrahim’in, aracın mutlaka Abdullah’ın kardeşi Ruken’in üzerine olmasındaki ısrarı ve özellikle “bak bu sağda solda duyulur bak boşluğa düşürtmeyin bizi” sözü ile alınan aracın sadece İlhan, Abdullah ve kardeşi Ruken arasında bir konu olmayıp başkalarını da ilgilendiren yönlerinin bulunduğu, Sanık Aziz’in savunmasında belirttiği basit bir yardımdan ibaret olmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte adeta şike faaliyetleri sonundaki kazanımlara dair sezon sonu değerlendirmesi mahiyetinde olan ve Yusuf Turanlı ile İlhan Yüksel Ekşioğlu arasında geçen aşağıdaki 3761 nolu tapeye bakıldığında, söz konusu Mini Cooper marka aracın Abdullah Başak’a neden alındığı çok daha iyi anlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:16
26.05.2011 günü saat:14.56’da Abdullah Başak’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3211);
Abdullah: “Dün oğlum M abi gelmişti istasyona,…hiçbir şey demiyor”, Yusuf: “İyi abi sen bi ara abi ...ben sana söyleyeyim…”, Abdullah: “Sana döneceğim dedi kulüpteyim,…ama dedi ki konuşacağımda dedi yarın şey olursa inşallah da dedi pazartesi dedi hiç aramanıza bile gerek yok spor ça, aynı kelimesi spor çantanızı alın 2’de gelin beraber spora gidelim”, Yusuf: “…iyi olur yani yarın olursa iyi olur”,
Abdullah Başak, Yusuf Turanlı’ya İlhan Ekşioğlu’nun şike faaliyetinde gösterdikleri çabanın karşılığını vermek için çağırdığını söylemektedir. Bunu söylerken de sözde şifreli şekilde “spor çantanızı alın spora gidelim” sözleriyle anlatmaktadır. Spora çağrılan bir kişi takım elbisesi ile gelmeyeceğine göre “spor çantanızı alın” gibi absürt bir tembih yapılması amacın spor olmadığının en açık kanıtıdır. Nitekim İlhan Ekşioğlu’nun “spor çantanızı alın spora gidelim” sözünü şike faaliyeti sırasında özellikle Ali Kıratlı ile olan irtibatında da kullandığı sabittir.
26.05.2011 günü saat:17.19’da Korcan Çelikay’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:2658);
Korcan: “…abi sen ararmıydın ya”, Yusuf: “Ameliyat olunca öyle oluyor”, Korcan: “Yaptığın işlerin zamanı gelir hoca abi,…keser döner sap döner yani”.

29.05.2011 günü saat:12.36’da Korcan Çelikay’ın Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşme(tape:2659);
Yusuf: “Şeydeyim Efesteyim istersen şeye gidelim neydi Big Chef’e”, Korcan: “Big Chef çok kalabalık abi,…şimdi geldimde”, Yusuf: “…olsun canım ne olacak ya, …kalabalık olsun daha iyi işte”, Korcan: “…girilmiyor kapıda sıra var,…Home Store boş ya Home Store’a gidelim,…tam karşı çaprazda”,
29.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağı’na göre (Kls. 28, Dizi:179-183 arası) iletişim tespitlerinde; Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay’ın 22.05.2011 günü oynanan Sivasspor-Fenerbahçe futbol müsabakasında şike yaparak menfaat temin ettiğinin, bu amaçla 29.05.2011 günü Yusuf Turanlı’yla Home Store isimli kafeteryada görüşeceğinin belirlenmesi üzerine;
Güvenlik görevlilerince aynı gün saat:13.20 sıralarında Beşiktaş Nispetiye Cad. No:192 sayılı adreste bulunan Home Store isimli kafeteryaya geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, kafeteryanın ön kısmında girişe göre sağ taraftaki masada Yusuf Turanlı, Korcan Çelikay, kardeşi İlkay Çelikay ve X Şahsın oturup sohbet ettiklerinin görüldüğü, saat:14.14’de şahısların masadan kalkarak kafeterya önünde park halindeki 38 UK 038 plakalı mavi renkli BMW marka araca bindikleri, Yusuf Turanlı’nın kullandığı aracın aynı cadde üzerinde durduğu ve X Şahsın indiği, aracın devam ettiği, şahısların saat:15.10’da Büyükdere Caddesi üzerinden İstinye Park AVM otoparkına girdikleri ve araçtan inerek Masa Cafe–Restaurant isimli restaurantta oturdukları ve yemek yedikleri, saat:17.10’da restauranttan ayrılarak otoparkta bulunan araçla Etiler istikametine gittikleri ve Etiler Mh. Ahular Sk. içerisinde bulunan Yüksel Arslan isimli pasaj önünde durarak pasaja girdikleri, saat:17.40’da pasajdan çıkarak araçla Nispetiye Caddesinde bulunan Big Chefs isimli kafeterya önünde durdukları ve bahse konu kafeteryaya girdikleri anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:16
29.05.2011 günü saat:15.06'da İlhan Çelikay'ı X Bayan'ın aradığı görüşme(tape:3307);
İlhan: "İstinyepark’tayım…3 erkek oturuyoruz da bir tane abimiz var yanımda bir görüşme yapıyoruz… Burada işim bitince arayım mı", X Bayan: “Eğer görüşmek istiyorsan oradan çıkma diyorum…Yakınım çünkü" ,

29.05.2011 günü saat:20.50’de Abdullah Başak’ı Yusuf Turanlı’nın aradığı görüşme(tape:3213);
Abdullah: “Yarın gel öğlen Şaşkın’da bekliyorum seni,…Şaşkın’a gel ordan gideriz”, Yusuf: “…sen konuşmadın demi gerek yok konuşmaya”, Abdullah: “…gerek yok direk”,

31.05.2011 günü saat:10.00’da Abdullah Başak’ın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşmede(tape:3214);
Abdullah’ın: “Ne yapıyorsun abi ofiste misin”dediği, İlhan’ın: “Ofisteyim” dediği, Abdullah’ın: “İyi tamam abi geliyorum”, dediği tespit edilmiştir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:17
31.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:169-176 arası) iletişim tespitlerinde; İlhan Ekşioğlu’nun parayı temin edemediği için 30.05.2011 günlü buluşmaya gitmediğinin, 31.05.2011 günü saat:10.00’da ofisinde buluşmak üzere Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı ile sözleştiğinin belirlenmesi üzerine;
Güvenlik görevlilerince aynı gün saat:10.30 sıralarında Kadıköy Osmanağa Mah. Dilhayat Sk. No:1 sayılı yerde bulunan Ekşioğlu Muhasebenin bulunduğu Altıyol İş Hanına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, saat:11.00’de Yusuf Turanlı ve Abdullah Başak’ın Altıyol İş Hanından çıktıkları, Yusuf Turanlı’nın sol ceket cebinde dışarıdan belli olabilecek şekilde dolu beyaz bir zarfın olduğu, şahısların Söğütlü çeşme Caddesine çıktıktan sonra ayrıldıkları,
Devam eden çalışmalarda; Yusuf Turanlı’nın, Abdullah Başak ve İ.Ekşioğlu’yla görüştükten sonra ofisine geçtiği, Sivasspor kalecisi Korcan Çelikay’la saat 13:45’de buluşacaklarının anlaşılması üzerine;
Güvenlik görevlilerince saat:12.50’de Beşiktaş Nispetiye Caddesi civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, Yusuf Turanlı’nın Beşiktaş Nispetiye Cad. Ece Apt. B Blok No:49 sayılı adresteki ofisinden saat:13.30’da çıkarak Nispetiye Caddesi üzerinde bulunan Ak Merkez isimli işyerinin önünde beklemeye başladığı, saat:13.40’ta Korcan Çelikay’ın kullandığı 34 AY 8735 plakalı siyah renkli Kia Sorento marka aracın geldiği, araca Yusuf Turanlı’nın binmesinden sonra şahısların birlikte ayrıldıkları, saat:14.00’te 34 AY 8735 plakalı aracın Beşiktaş Nispetiye Caddesinde bulunan Big Şeff Restaurant’ın karşısında park halinde olduğu, Yusuf Turanlı ve Korcan Çelikay’ın restauranta girdikleri ve restaurantın bahçe kısmında bulunan girişe göre sağ taraftaki masada oturup sohbet ettikleri anlaşılmıştır.

07.06.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kls. 28, dizi 166-168 arası) İletişim tespitlerinde; 07.06.2011 günü saat:14.03’de Fenerbahçe Mali İşler Koordinatörü Tamer Yelkovan’ın ‘İlhan Ekşioğlu’nun 400.000 dolar emanetini hazırladığını’ Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım’a bildirdiği, aynı gün saat:13.49’da İlhan Ekşioğlu’nun Abdullah Başak’la yaptığı görüşmede, para konusunu ima ederek şifreli biçimde “Spor yapacağız, çantanız var değil mi?” diyerek şahsı ofisine davet ettiği, Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı’nın birlikte İlhan Ekşioğlu’nun Söğütlüçeşme Cd. Dilhayat Sk. Altıyol İşhanı No:1 Kat:4 Kadıköy adresinde bulunan işyerine gidecekleri bilgisinin alınması üzerine;
Güvenlik görevlilerince 07.06.2011 günü saat:14.25’de İlhan Ekşioğlu’nun ofisinin bulunduğu yere geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, saat:14.40’da Söğütlü Çeşme Cad. üzerinden Yusuf Turanlı’nın gelerek Altıyol İş Hanına girdiği, hemen arkasından da Abdullah Başak’ın aynı adrese girdiği, saat:14.51’de Yusuf Turanlı ve Abdullah Başak’ın işhanından çıktıkları, Abdullah Başak’ın; sağ kolu ile göğsü arasında tuttuğu ve üzerinde Güllüoğlu yazılı, içerisinde destelenmiş şekilde para olduğu anlaşılan beyaz renkli naylon poşetin bulunduğu, Yusuf Turanlı’nın ise sol kolu ile göğsü arasında bükülmüş vaziyette içi boş beyaz ve yeşil renkli karton çanta olduğu, şahısların Söğütlüçeşme Caddesi’ne geçerek Boğanın olduğu Altıyol Meydanına çıktıkları, aynı cadde üzerinden geçen 34 TCL 52 plakalı ticari taksiyi durdurdukları ve araca binerek Kuşdili Caddesi üzerinden stad istikametine gittikleri anlaşılmıştır.

15.06.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:158-165 arası) İletişim tespitlerinde; 14.06.2011 günü Tamer Yelkovan’ın; İlhan Ekşioğlu’na paranın hazır olduğunu bildirdiği, akabinde İlhan Ekşioğlu’nun Abdullah Başak’la yaptığı görüşmede şifreli konuşarak Yusuf Turanlı ile birlikte spor yapmaya çağırdığı, 15.06.2011 günü saat:10.00’da Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı’nın birlikte İlhan Ekşioğlu’nun Altıyol İşhanı Kadıköy adresinde bulunan işyerine gidecekleri bilgisinin alınması üzerine;

Güvenlik görevlilerince 15.06.2011 günü saat:10.00 sıralarında Kadıköy Osmanağa Mah. Söğütlüçeşme Cd. Bestekâr Dilhayat Sk. No:1 sayılı adres civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı; Abdullah Başak’ın kullandığı 34 TY 8602 plakalı siyah renkli Mini Cooper marka aracın Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde park halinde olduğu, Abdullah Başak’ın aynı cadde üzerinde faaliyet gösteren Bambi Cafe isimli kafeteryada oturduğu, saat:10.48’de kafeteryadan çıkarak Söğütlüçeşme Caddesi üzerinden Boğa meydanına yaya olarak geldiği ve meydanda Yusuf Turanlı ile buluşarak İlhan Ekşioğlu’nun işyerinin olduğu Altıyol İş Hanına birlikte girdikleri, saat:11.44’de Abdullah Başak ile elinde sarı çizgili siyah poşet bulunan Yusuf Turanlı’nın adresten birlikte çıkarak, Boğa heykelinin bulunduğu meydana yaya olarak geldikleri, içerisinde bir şahsın beklediği 34 Y 7121 plakalı siyah renkli BMW marka araca binerek hareket ettikleri, saat:12.00’de aracın tekrar Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde park halinde bulunan 34 TY 8602 plaka sayılı Mini Cooper marka aracın yanına gelerek Abdullah Başak’ı bıraktığı, Yusuf Turanlı ile diğer şahsın ise aynı araçla devam edip Rıhtım Caddesi üzerinden Çevreyolu ile Boğaz Köprüsü’nü kullanmak suretiyle Beşiktaş Nispetiye Cd. Akmerkez AVM önüne geldiği ve burada Yusuf Turanlı’nın sarı çizgili siyah renkli poşeti, şahsın elindeki siyah renkli evrak çantasına koyarak araçtan indikleri, A şahsın Yusuf Turanlı ile tokalaştıktan sonra ayrıldığı, Yusuf Turanlı’nın ise Akmerkez AVM içerisinde bulunan Turkcell bayiine girdiği ve buradan çıktıktan sonra yine Akmerkez AVM içerisinde Sinan Engin’le ayaküstü konuşarak, Akmerkez AVM karşısında bulunan Ece Apt. No:29 sayılı adreste bulunan ofisine girdiği anlaşılmıştır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:17
23.06.2011 günü saat:14.14’de İlhan Ekşioğlu’nun Yusuf Turanlı’yı aradığı görüşmede(tape 3761 Kls 23 Dizi 211 );
YUSUF TURANLI : Efendim
İLHAN YÜKSEL EKŞİOGLU : Alo İlhan ben yalnız mısın Yusuf
Y.T : Efendim
İ.Y.E : İlhan ben yalnız mısın
Y.T : Yalnızım yalnızım
İ.Y.E : Ha müsait misin
Y.T : Müsait im müsaitim nasılsın abicığim
İ.Y.E : İyi sen nasılsın
Y.T : Sağol abicim ne olsun koşturuyoruz ya
İ.Y.E : Ya bir şey soracağım sana
Y.T : Buyur abiciğim
İ.Y.E : Samimiyetin üzerine şey yapıyorum ha
Y.T : Rica ederim ne demek abicim
İ.Y.E : ... konuştuğumuz şeyden her hangi bir şey Apo aldı mı
Y.T : Hangisinden
İ.Y.E : Ya her hangi birinden
Y.T : Bu son şey yaptığımızdan mı
İ.Y.E : Ya şimdi yani bu son geldin ya bana
Y.T : Evet
İ.Y.E : Onlardan her hangi bir şey aldı mı Apo
Y.T : Aldı
İ.Y.E : Aldı mı
Y.T : Evet
İ.Y.E : Ne kadar aldı
Y.T : E sizinle konuşmuş o zaten ilk başka siz söylemişsiniz ona hani bir kısmını oraya bir kısmını seninle Yusuf diye
İ.Y.E : Hayır hiç öyle bir şey demedim ne kadar aldı
Y.T : Ama şimdi şey olmasın ondan sonra ya
İ.Y.E : Seninle hemşeriyim diye diyorum en ufak bir şey demem aramızda çünkü bende şüphelendiğim için diyorum
Y.T : HAYIR YÜZ ONA DEDİ YÜZ SANA DEDİ BENİM İÇİN ÖBÜRÜNÜ DE O TARAFA DEDİ
İ.Y.E : Ya çok hıyar bu adam ya peki sen ona ne verdin şu ana kadar
Y.T : Ben ona bide fazla verdim yani benim tarafımdan da verdim hani bu kalandan hani o bana gelecekti diye ondan sonra bende hani dedim tamam benim dedi aciliyetim var deyince ben de bir şey demedim ama ban o öyle dedi o zaman yani dedi ki
İ.Y.E : Hiç öyle de bana da diyor ki yok abi oğlum dedim bak sen bir şey alıyorsan benim haberim olsun yok abi dedi ... onun dedi ben hiç ...
Y.T : Niye öyle bir şey yani o niye öyle bir şey dedi ki ya acaba ya bende anlamadım şimdi
İ.Y.E : Yusuf aramızda kalsın
Y.T : Yok yok
İ.Y,E : Hayır niye diyorum biliyor musun
Y.T : Evet
İ.Y.E : Bunun dışında bide ona araba aldım
Y.T : Ya nasıl bir sahtekar ya bide bana diyor ki ya ben böyle ... ama abi ya ben artık ne yapayım ya
İ.Y.E : ... bak bil yani ben şüphelendim biliyor musun bu ibne devamlı ben ulan bu şüphelendim şüphelendim dedim lan ben şu Yusuf u arayacağım
Y.T : O da kaç gündür beni arıyor abi biliyor musun, seni aradı mı ararsa haberim olsun falan filan işte bana da haber ver bunları söylüyor, ben de diyorum ki ne oluyor çözemedim şeyde yani abi bir şey söyleyeceğim ya yanlış anlamada yani ben bu insanları çözemedim ya, ya ben bu kadar dürüst oynuyorum bu kadar iyi iyi iyi bir şekilde yaklaşıyorum yani bu kadar yapılır mı ya, ya bu nasıl bir insanlık ya, ben valla çözemedim abi ya bana da diyor ki onu kız kardeşime aldık falan diyor Mini Cooper’ı
İ.Y.E : Ya yok ya bu dedim ki o zaman sen hiç bir şey yapma ben seni ayrı çözeceğim dedim tamam zaten dedi abi bunların hepsi dedi Yusuf ... dedi tamam ben dedim sana araba alayım dedim ... hatta Selim ile konuştum dedim ki aydan aya dedim 20 bin eurosunu verdim 20 bin euro da kaldı on on veririm dedim yani bu şu ana kadar sana ne aldı yüz mü aldı tamamını aldı mı
Y.T : Yok abi benden şu ana kadar şöyle söyleyeyim altmış altı tabi tabi yok seksen aldı seksen aidi
İ.Y.E : Şerefsiz
Y.T : Ama nasıl bir şey bu ya bu nasıl bir iş ya
İ.Y.E : Şerefsiz
Y.T : Niye böyle ya abi ben anlayamadım yani şimdi yani ben bu kadar
İ.Y.E : ... ce böyle oluyor işte anla ya Yusuf ya para ...
Y.T : Ama ama abi bak yani hepsine karşı ilk baştakinde de biliyorsun abi sen şahitsin yani ben bu kadar temiz dürüst yaklaşıyorum bana şurada yapılana bak ya yani ben size hep yardımcı olmaya çalışıyorum onlar için söylüyorum yani bi de dürüst davranıyorum yani nasıl insanlar ya abi ya yani ben valla çözemedim ya
İ.Y.E : Beni arıyor diyor ki beni diyor çok ... yor bu oğlum dedim lan manyak bir hafta geçmiş konuşurum derim ibne demek kendi parasını almak için sıkıştırıyor beni ha
Y.T : Abi biri o bide zaten çoğunu da aldı zaten hani benim şeyim kaldı benim zaten aldığım ortada yani ben hani o sen tabi gözünden de şey biliyorsun tabi öyle biliyorsun hani o diğerinin hepsini ben aldığım için hani bende şuanda çok var gibi zannediyorsun hani şey olarak ben almadım ki abi öbürlerinden
İ.Y.E : ... ulan dedim ikı lirayı aldı zaten niye... ya Allah Allah
Y.T : Evet
İ.Y.E : Yalnız Yusuf buna bir şey yapmamız lazım ha ben bunu böyle bırakmam bak niye bırakmam biliyor musun lan sen zaten benim normal duygularımla oynadın ibne zaten arabayı aldırdı araba 39 bin Euro 40 bin Euro
Y.T : Yaaa
İ.Y.E : Bide buradan hiç almıyorum elediğin yüzü alıyorsun nereden baksan 170 kağıt 160 bin dolar ulan yedirir miyim ben bunu ona
Y.T : Bide benden yani fazla bir şekilde yani abi yani şimdi dürüst birisi olmuş olsa böyle bir şey bile yapsan atıyorum yani bunu kalkıp söylemen lazım yani bana atıyorum yani nasıl bir insan ya
İ.Y.E : Şimdi sen akıl ver ne yapalım
Y.T :Valla bilmiyorum ki abi yani bunu bir arada iken şey yapmamız lazım yani üçümüzün olduğu bir ortamda yapmamız lazım ki bide bu şey biliyor musun abi yani bu şimdi bide gider sağda solda falan filan bu böylede bir adam şimdi konuşursa bide ondan sonra zarar vermesin bize yani konuşması onu da düşünüyorum nasıl ama, ben şok alo
İ.Y.E : Dinliyorum ...
Y.T :Ha şey yapma şok içinde kaldım abi ya vallah billah şok içinde kaldım yani yalnız bana deyince ya seni arayacak mı hani o gün sen benim telefonumu alınca bu bi şey oldu zaten eee hep bi şeyde kaldı bende hani kötü düşünmüyorum hani kötü düşünmüyorum hiç bir şeyi yani
İ.Y.E: Yani buna ne yapmak lazım ... yapmak lazım aslında bak oğlum yaşananları unut ... ne kadar aldı seksen mi aldı senden
Y.T :Yok altmış
İ.Y.E :60 ... dolar aldı değil mi senden
Y.T :Yok pardon pardon 70 aldım ben
İ.Y.E : Sen mi aldın o mu ne aldı o
Y.T : Ben ben ben 70 aldım o 80 aldım
İ.Y.E : Sen 70 aldın 80
Y.T : Yani o 50 den 30 benim olacaktı 20 onun olacaktı
İ.Y.E : Ona aslında demek lazım ki yani normal bir insan ... şimdi düşünelim de acele bir şey yapmayalım
Y.T : Abi şöyle şöyle de olabilir abi ben hani sen tabi uygun görürsen ben şey yok da hani ben olurda 30 u alırsam 20 yi abi kes abi 50 yi de bize vermemiş ol abi bende üstüne gitmem abi o ne olacak sana gelip gidecek abi atıyorum hani abi falan filan YA İŞTE BAŞKAN YOK DEDİ DERSİN ABİ OLUR BİTER ABİ
İ.Y.E : Anladım yani sen 20 ... kaç kaldı
Y.T : Benim 30 abi onun 20 vardı benim 30 o fazla aldı benden o gün çünkü
İ.Y.E :Şimdi
Y.T : Yav şuanda benim benim aldığımı 70 yani 30 du benim kalan o 80 aldı 20 si kaldı yani 50 vardı ya kalan abi şey olarak onun 30 unu ben alayım abi sen bana ödememiş ol abi vermemiş ol ondan sonra yarın bîr gün sallarız abi YARIM BİR GÜN DE BİR ŞEY OLDUĞUNDA SEN DERSİN Kİ BAŞKAN VERMEDİ DERSİN
İ.Y.E : Anladım da şöyle bir durum var peki buna bunu hissettirmezsek ben buna keriz gibi bir daha 20 BİN EURO YU mu ödeyeceğim abi
Y.T :Haa
İ.Y.E : ... ben zaten şuanda hani benim aslında yapmam gereken ondaki parayı da alıp sana vermemde
Y.T :Yani
İ.Y.E :…
Y.T : Yok gerek yok abi ya kalsın onda abı ya
İ.Y.E : Ama şöyle bi biz bi düşünelim düşünelim de seninle bi yarın sen yarın buralarda mısın neredesin
Y.T : Ben İstanbul dayım abi bi belediyeye gideceğim bi görüşmem vardı orada çıkınca ararım seni abi olmadı
İ.Y.E : Yarın mı gideceksin belediyeye
Y.T : He evet evet İstanbul belediyeye
İ.Y.E : İyi sen hallet de bende bi düşüneyim bakayım
Y.T :Tamam abi tamam bu numaradan mı ulaşırım abi sana
İ.Y.E : Sen normal numaram bu benim ofis numarası da sen beni normal numaradan ara
Y.T : Benim yok abi bi çaldırıp kapatabilir misiniz abi
İ.Y.E : Tamam ben seni çaldırıp kapatıyorum
Y.T : Tamam ben siz beni aramadınız abi o beni arayacak çünkü aradı mı seni falan diye ben aramadı diyeceğim
İ.Y.E : Tamam oldu Yusufçuğum
Y.T : Tamam mı abiciğim iyi çalışmalar abiciğim sağolun

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:19
Sanık Yusuf Turanlı, duruşmada bir soru üzerine, Abdullah Başak ile müşterek bir ticari faaliyet yürütmediklerini, birlikte Fenerbahçe’ye transfer yapmaya çalıştıklarını ancak yapamadıklarını beyan etmiştir. Oysa yukarıdaki görüşmede, yapılmayan transferler karşılığında alınan paralar değil, yapılan şike faaliyetlerine ilişkin alınan paralar konu edilmiştir. İlhan Ekşioğlu, Abdullah Başak’ın hem kendisinden hem de birlikte şike faaliyetini yürüttüğü Yusuf Turanlı’dan para aldığından şüphe edince bu durumu netleştirmek için Yusuf Turanlı’yı aramıştır. İlhan Ekşioğlu, aldığı onca paranın yanında Abdullah’ Başak’a ayrıca “bunun dışında bide ona araba aldım” sözleriyle dile getirdiği Mini Cooper marka aracı aldığını söylemektedir. Yusuf Turanlı’nın “bana da diyor ki onu kız kardeşime aldık falan diyor Mini Cooper’ı” diyerek kendisini bu şekilde kandırdığını söylediğinde de “Ya yok ya” diye yalan söylediğini otaya koymaktadır.
Yukarıdaki telefon görüşmesi adeta şike faaliyetleri nedeniyle elde edilen kazançların sezon sonu muhasebesini içeren bir değerlendirmeden ibarettir.
Söz konusu Mini Cooper marka aracın suçun işlenmesi ile elde edilen maddî menfaat ürünü olması nedeniyle TCK'nın 55. maddesi uyarınca müsaderesine karar vermek gerekmiştir. ALİ KIRATLI ARACILIĞIYLA YAPILAN ŞİKE FAALİYETLERİ

13.05.2011 günü saat:23.18’de Ali Kıratlı'nın Mecnun Otyakmaz'ı aradığı görüşme(tape:2539);
Ali: "Başkan dün gece evlenmiş", Mecnun: “Dedikleri doğru o zaman ha ben duymuştum Sivaslı biriyle evlenmiş", Ali. "Bombamız patlamasaydı biz gelirdik bombamız da patladı rezil ettiler…bir de bu maça gelirsek mahvoluruz başkan… bırakmazdım seni".
Sanık Ali Kıratlı’nın, Eskişehirspor-Trabzonspor müsabakasında teşvik girişimleri için gittiği Eskişehir’de de fotoğrafının çekilerek basına verilmesi nedeniyle bu müsabakaya gitmekten çekindiği ve bu durumu da Mecnun ile paylaştığı anlaşılmaktadır.
17.05.2011 günü saat:18.28’de İlhan Ekşioğlu’nu Ali Kıratlı’nın aradığı görüşmede(tape:3015);
Ali’nin, “İyi vallahi ya bir şey bir görseydim seni ya” dediği, İlhan’ın; Kandilli’ye gelmesini söylediği, şahısların buluşmak için anlaştıkları,

17.05.2011 günü saat:19.05’te İlhan Ekşioğlu’nu Ali Kıratlı’nın aradığı görüşmede(tape:3016);
Ali’nin; yokuşun başında olduğunu belirttiği, İlhan’ın;“Devam et gördüm” dediği,

17.05.2011 günü saat:19.35’te İlhan Ekşioğlu’nun Ali Kıratlı’yı aradığı görüşme(tape:3017);
Ali: “Ben seni seviyorum sen beni anlamıyorsun”, İlhan: “Seni varya şimdi bana bak beni şimdi ne kadar rahat götürecen oraya biliyormusun,…şeye,…maça maça”, Ali: “Herhalde canım”, İlhan: “(Aziz Yıldırım’ı kastederek) Şimdi çağırdı ama hiç üzerim müsait değil, senden indim o aradı”, Ali: “Bence gitsene anlatsana”, İlhan: “Yok anlatmayayımki niye biliyormusun sen bana yarın bir haber getirki”, Ali: “Ben varya beynimden vurulmuşa döndüm bizimki böyle…ben dünyalar gitti benim cebimden bu iş için dedim ben dedim manyakmısınız siz hemen dedim gel abi bin lan dedim ne abisi…”, İlhan: “Hayır hayır konuşmamızı anlatsam amuda kalkar biliyorsun demi,…yani sen bana bir şey getirki ben de deyimki tamam kardeşim yaptık bak böyle böyle…yapsamda gelir bunu unutma yapmasamda gelir nasıl Fenerbahçe için ne diyorlar yapmadığın zamanda yap…o zaman yapki bari desinler anasını satayım,…bu bizden haber ... heh bizden habersiz bir şeyler yapıldı o bu bu diye lanse edildi buna 1 numaraya,…ya neyse söylerim yarın sana”, Ali: “Şimdi konuşturacağım çağırıp konuşturacağım ben onu,…tamam son altın vuruşu da yapalım bitsin gitsin bu işte artık kendimizde bir”, İlhan: “Ulan getirdik bari son noktayı da koyalım be”,

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:19
18.05.2011 günü saat:13.55’te İlhan Ekşioğlu’nun Halil Köntek’i aradığı görüşme(tape:3021);
İlhan: “Halil sen mi gittin karşıya”, Halil: “Ben gittim İlhan bey karşıda iş vardı ben teslim ettim geliyorum”, İlhan: “Yani ben bir paket bıraktım Fatma’ya,…Ali seni arayacak Ali Kıratlı…gelecek şeyin önüne ofisin onu ona verirsin 300 var içinde onun”.
Sanık İlhan’ın. Ali Kıratlı’ya şike faaliyetinde kullanılmak üzere 300 bin Dolar vereceği anlaşılmaktadır.

18.05.2011 günü saat:14.19’da Ali Kıratlı’nın, İlhan adlı şahsı aradığı görüşme(tape:2546);
Ali: “Valla İlhan ben de gideceğim işte hazırlık yapıyorum”, İlhan: “Sivas’a gideceksin”, Ali: “Hı hı”, İlhan: “İyi hayırlısıyla”,

18.05.2011 günü saat:15.00’de Ali Kıratlı'yı Halil Köntek'in aradığı görüşme(tape:2547);
Halil: “Ben Halil ee siz gelecek misiniz Ali bey yoksa ben şey yapayım mı ulaştırayım mı size", Ali: "İlhan aramadı beni", Halil: “Ben geleceksiniz diye biliyorum ama",

18.05.2011 günü saat:15.05’te İlhan Ekşioğlu’nun Ali Kıratlı’yı aradığı görüşmede(tape:3022);
İlhan’ın: “Var mı bir haber” dediği, Ali’nin: “Görmem lazım seni” dediği, İlhan’ın stada geçtiğini söylediği.

18.05.2011 günü saat:15.20’de Ali Kıratlı'nın İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme(tape:2548);
Ali: "Odanda mısın", İlhan: “Ben aşağı iniyorum buralarda barutlar dolaşıyor" , Ali: "İyi aşağıya gel şey...oraya doğru gel işte ben giriş yapıyorum…alt kapıya",

18.05.2011 günü saat:15.28’de Halil Köntek'i Fatma isimli çalışanın aradığı görüşme(tape:2689);
Fatma: "Şimdi eve gönderdik İlhan Beyi…nerdesiniz şu anda", Halil: “Asansöre biniyorum", Fatma: "Ali Murat nerde", Halil:“ Mcdonalds’ın karşısındaydı Fatma hanım herhalde otoparka gidiyor", Fatma: "Şey İlhan bey seni bir yere gönderecekti bana para bıraktı bayağı yüklü bir para Ali Murat", Halil: “Biliyorum biliyorum yok yok biliyorum Fatma hanım…konuştum hallettim geliyor şimdi", Fatma: "Biliyorsan daha ne gönderdin çocuğu", Halil: “Ya onluk bir şey değil Fatma hanım burdan gelip alıyor ya adam",

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:20
18.05.2011 günü saat:15.36’da Halil Köntek'i Ali Kıratlı'nın aradığı görüşme(tape:2690);
Ali: "Geldin mi Halil", Halil: “Geldim Ali bey ben", Ali: "Ben de o zaman staddan çıktım…boğaya doğru geliyorum…gelince ararım ben seni yaklaşınca", Halil: “Tamam oldu Ali bey".
18.05.2011 günü saat:15.41’de Halil Köntek'i Ali Kıratlı'nın aradığı görüşme(tape:2691);
Halil: “Geldim Ali bey", Ali'nin "Şeydeyim Halkbank’ın önündeyim stada doğru" Halil: “Tamam oldu tamam".
Sanık İlhan’ın şike faaliyetinde kullanılmak üzere Ali Kıratlı’ya, Halil Köntek vasıtası ile 300 bin Doları ulaştırdığı anlaşılmaktadır.

19.05.2011 günü saat:12.18’de Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2563);
Ali’nin; ne yaptığını sorduğu, İlhan’ın; “İyi, senden haber bekliyorum” dediği, Ali’nin; “Tamam geleceğim ben sen geçerken ararım sen ev ne akşam” dediği, İlhan’ın; Dereağzı’nda olduğunu, Ali’nin; arayacağını belirttiği.

19.05.2011 günü saat:14.20’de Ali Kıratlı’yı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:2565);
Ali’nin; Adapazarı’nda olduğunu, çıktığını ve şahsı bulacağını söylediği, İlhan’ın onayladığı.
Sanık Ali Kıratlı, İlhan Ekşioğlu’ndan aldığı 300 bin Dolar’ı şikeye aracılık eden Fatih Akbaba’ya iletmek için Sapanca’ya gitmiştir. Bu sırada sanık Ali’nin telefonu “2065454473 - opr: Turkcell (ADKVR2) - SOğUKSU MAH. KIRKPINAR SAPANCA İSTASYON CAD. DURAK SOKAK ÖNÜ (KIRKPINAR VİLLALAR) SAPANCA,SAKARYA” adresindeki baz istasyonundan sinyal vermektedir. Sanık Aziz Yıldırım’ın yukarıda değerlendirilen 2427 nolu tapede “Sapancalı” olarak sözünü ettiği kişinin aşağıdaki tapeler de gözetildiğinde Fatih Akbaba olduğu burada daha net anlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:20
19.05.2011 günü saat:17.21’de Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2566);
Ali: “Ne yapıyorsun başkan”, İlhan: “İyiyim sen”, Ali: “Şimdi geçtim gişeleri, sen neredesin”, İlhan: “Ben Kandillideyim”, Ali: “Ha iyi tamam yarın görüşürüz o zaman”, İlhan: “Yarın geç”, Ali: “”, Yarın söyleyecek gelecek ama ona şey, şimdi bugün gelecekmiş oraya,…hee, mektup getireceğim sana”.
Ali Kıratlı, şike parasını ulaştırdığı Fatih Akbaba’nın konuşu yarın konuşacağını söylemektedir. Nitekim Fatih Akbaba’nın kullandığı 5327347331 telefonun 19.05.2011 günü ilerleyen saatlerde Eskişehir’de bulunan baz istasyonlarından sinyal verdiği, bu süreç içerisinde Eskişehir Spor Kulübü adına kayıtlı (5339679696) telefon kullanıcısı tarafından arandığı, 20.05.2011 günü İstanbul’a geldiği tespit edilmiştir.

19.05.2011 günü saat:21.23’te İlhan Ekşioğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:3024);
Aziz: “Ne yaptın aramadın”, İlhan: “Ya yarına kaldı başkanım ya,…yarın gelecekmiş işte adamı yarın gönderiyor benim yanıma,…birini gönderiyor benim yanıma yarın öğlen dedi sende olacak telefonda konuşmadı,…gayet iyi dedi bütün teferruatları anlatacak dedi sana” , Aziz’in onayladığı.
İlhan Ekşioğlu’nun, Ali Kırtalı’dan şike anlaşmasına dair bilginin yarın kesinleşeceği haberini Aziz Yıldırım’a iletmektedir. Zira sanık Fatih Akbaba’yı beklemektedir.

20.05.2011 günü saat:10.46’da Aziz Yıldırım'ın İlhan Ekşioğlu'nu aradığı görüşme(tape:2374);
Aziz: “Programın ne", İlhan: “Program işte birini bekliyorum o gelir gelmez size geleceğim neredesiniz", Aziz: “Gel gidelim diyecektim Samandıra’ya bir 10 dakika gidip gelelim…hadi buluşalım orada", İlhan: “Tamam oldu başkanım",

20.05.2011 günü saat:12.30’da Ali Kıratlı’yı Fatih Akbaba’nın aradığı görüşme(tape:2568);
ALI KIRATLI : Efendim
FATIH AKBABA : Hayırlı cumalar
A.K : Eyvallah sana da Allah razı olsun
F.A : Biliyorsun cuma namazı kıl..
A.K : Hee kılarım tabi cuma namazı üzerimize farz kılmamız şart
F.A. : Allahın izni ile bu gün cumayı Adidasın orada kılıyoruz, şimdi Adidastan bakacağım kramponları yollamışlar mı ne yapmışlar sana bilgi veririm
A.K : Yollamadılar daha
F.A. : Ben şu anda Adidasa gidiyorum beş dakika sonra Adidasdayım
A.K : Beş dakika sonra
F.A : Balmumcu dayım (İstanbul)
A.K : İyi tamam kardeşim ne yapıyorsun bir yaramazlık yok
F.A. : Yok yok her şey çok güzel tamam
A.K : Hı
F.A : Balmumcu da ATV deyim oradan da ... geçerim orada arkadaşım ile yemek memek yiyeceğim ...
A.K : Tamam ayakkabı alırsan getir yanıma ama
F.A : Tamam tamam
A.K : Tamam iki üç tane
F.A. : Haber... zaten ya
A.K : Ya ben haber geldi mi seni arayacağım canım merak etme biletler geldi mi bana
F.A. : Tamam babacığım
A.K : Sizin o son istediğiniz biletleri aldığım anda seni ararım ben
F.A : Tamam Allah a emanet
A.K : Alamadın mı biletleri başkandan anla ki yaradın açıktasınız kale arkası vay vay
F.A : Sakın sakın al baba
A.K : Tamam alacağım şey bir aksilik yok değil mi
F .A. : Yok yok ben görüştüm onunla tamam her şey
A.K : Tamam değil mi
F.A. : Bir tek senin dediğini yaptım
A.K : He tamam kardeşim konuşuruz
F.A : Sen ne dediysen onu dinledim ya
A.K : Tamam ne dedi bir problem yok
F.A. : Hiç bir şey yok zaten alınca gevşedi
A.K : Öyle tabi öpüyorum seni kardeşim sen ayakkabıları da kurtar iki üç tane haydi
F.A : Şimdi ben buradan kurtarıyorum
A.K : Tamam bir şey olursa çocuğa mesaj atarsınız hangisini istiyor istemiyor diye
F.A : Tamam tamam tamam babacığım
A.K : Haydi görüşürüz
F .A. : Haydi öpüyorum
Sanık Fatih’in “hiçbirşey yok zaten alınca gevşedi” derken, Ali Kıratlı’dan aldığı şike parasını verdiğini ve bunun karşı tarafta oluşturduğu havayı anlatmaktadır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:21
20.05.2011 günü saat:13.34’de Ali Kıratlı’yı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:2569);
İlhan: “Var mı bir şey”, Ali: “Vallaha daha buradalar da bana haber gelmedi gelince geleceğim ben sana, sen de var mı bir şey”, İlhan: “Yok”, Ali: “İyi tamam bana gelir gelmez döneceğim sana gelmişler”,
Ali’nin, “vallaha daha buradalar” dediği kişinin Fatih Akbaba olduğu bir önceki 2568 nolu tapeden açıkça anlaşılmaktadır.

20.05.2011 günü saat:15.32’de İlhan Ekşioğlu’nu Aziz Yıldırım’ın aradığı görüşme(tape:3029);
Aziz: “Ha geldi mi kimse”, İlhan: “Ee Semih burda Şekip burda, şey gelmedi,… gelecek başkanım gelecek o yoldaymış haberi geldi”.
Durumu sanık Aziz’in de merak etmesi nedeniyle, İlhan Fatih Akbaba konusunda bilgilendirme yapmaktadır.

20.05.2011 günü saat:15.34’de Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşmede(tape:2570);
Ali’nin: (Beklediği şahısları kastederek) Yarım saat içerisinde yanında olacaklarını, şahıslarla konuşup kendisine ileteceğini söylediği.

20.05.2011 günü saat:17.08’de Ali Kıratlı’nın Fatih Akbaba’yı aradığı görüşmede(tape:2571);
Fatih’in; kramponları beklediğini ve aldığını belirttiği, Ali’nin; bildiği bir yere gelmesini, kendisini aldıracağını söylediği.
Ali Kıratlı’nın beklediği şahsın Fatih Akbaba olduğu, şahsın Sivasspor maçında şike anlaşması yapılan şahıslarla ilgili bilgi vermesinin beklendiği, bu bilgiyi Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’na, onun da Aziz Yıldırım’a aktaracağı anlaşılmaktadır.

20.05.2011 günü saat:17.52’de Tamer Yelkovan'ı bir bayanın aradığı görüşme(tape:3252);
Bayan: “Bu 250 bin doları İlhan beye neden Özkan götürdü", Tamer: “Kim götürecekti ya…sen mi götürecektin", Bayan: "Benle alakası yok yani tamam ben ne olduğunu bile bilmiyorum", Tamer: “ya 550’nin 250’si işte", Bayan: “Tamam da yani",

20.05.2011 günü saat:18.11’de İlhan Ekşioğlu’nun Aziz Yıldırım’ı aradığı görüşme(tape:3031);
İlhan: “Sonra anlatayım isterseniz şimdi çıktı nasıl yapalım”, Aziz: “Sen ne biz Papermoona gidiyoruz…istiyorsan gel oraya orda konuşur oradan gideriz eve”.
Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’yla yüz yüze görüşüp yürütülen şike faaliyetleri hakkında bilgi verdiği, Ekşioğlu’nun da Aziz Yıldırım’la yüz yüze görüşüp bilgi aktarmak için randevulaştığı anlaşılmaktadır.

24.05.2011 günü saat:19.28’de Ali Kıratlı'yı Fatih Akbaba’nın aradığı görüşme(tape:2576);
Fatih: “Ne zaman yemek yiyeceğiz abi", Ali: "Bilmiyorum haber gelsin yeriz" , Fatih: “Ben senden haber bekliyorum",
Sanıklar nasıl bir yemek yiyeceklerse, yemek için birinden haber beklemektedirler. Söz konusu görüşmenin yemek olmadığı, yürütülen şike faaliyeti sonrasında alınacak olan menfaat olduğu anlaşılmaktadır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:21
24.05.2011 günü saat:20.21’de Ali Kıratlı'yı İlhan Ekşioğlu'nun aradığı görüşme(tape:2577);
Ali: "Rıza’ya gittim…en yakın kimlesin falan, İlhan dedim, ben çok dedim yani her şeyimiz bir abi Fenerbahçeli yöneticilerden öyle mevzu oldu ben oradan aradım bir senin de kapalıydı telefonun…Jaja ile ilgilenirseniz haberiniz olsun…yumruk atmışlar buna Sadri Şener falan saldırmışlar üstüne bu da basmış şeye gitmiş Brezilya’ya", İlhan: “Yok ya aldılar abi şeyi Emenike…şimdi bu şeyi istihkakı cuma günü yapıyoruz ha haberin olsun…ben sana alo diyeceğim", Ali: "Tamam sen yoksun galiba", İlhan: “Yani gidebilirim de ama ne olursa olsun cuma oldu yani",
İlhan “şimdi bu şeyi istihkakı Cuma günü yapıyoruz ha haberin olsun” derken sezon boyunca yürütülen şike faaliyeti nedeniyle hak edilen menfaatlerin belirleneceğini söylemektedir.
26.05.2011 günü saat:17.09’da Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’nu aradığı görüşme(tape:2550);
Ali: “Yarın görüşecek miyiz”, İlhan: “Görüşme bu akşam belli olacak ben sana haber vereceğim”, Ali: “..bekli.. ama aradılar beni ha bilesin”,
Ali, Fatih Akbaba’nın kendisini aradığını ve para istediğini söylemektedir.

27.05.2011 günü saat:10.11’de Aziz Yıldırım'ın Tamer Yelkovan'ı aradığı görüşme(tape:2370);
Tamer: “İlhan Bey aradı onun bi emaneti vardı onu bugün halletmeye çalışacağım", Aziz: “Tamam İlhan ...peki oldu",

Tamer Yelkovan’ın bu görüşmesinden de anlaşılmakta ki kulüpten yapılan tüm ödemeler Aziz Yıldırım’a haber verilmekte ve onun bilgisi dahilinde gerçekleşmektedir. Aziz Yıldırım, Tamer Yelkovan’a “ne emaneti” diye sorma ihtiyacını bile duymamaktadır. Zira verilen paranın şike anlaşmalarının bedeli olduğunu bilmektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:22
27.05.2011 günü saat:10.37’de Ali Kıratlı’yı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:2551);
İlhan: “…Senin işini bugün yüzde yüz hallediyorum,…ararım seni ben ofiste olmayacağım”, Ali: “Halil’e”, İlhan: “Halil yok anasını satayım evlendi bütün işlerim de alt üst oldu bir hafta izinli Halil,…ben sana birine yönlendireceğim bizim ofiste seni,… Ali, 3 alacaksın,…1’ini pazartesi günü halledeceğim sana,…ben yokum çünkü birini bir yere göndermem lazım pazartesi günü gelirsin hem kahve içeriz hem de o 1’ini ben sana veririm”, Ali: “…ben sana gideceğim ama değil mi”, İlhan: “…sen bana sen hiç karışma şeylere karıştırma oraları,…ben oradan aldırıp sana şey yapacağım alo diyeceğim”,

27.05.2011 günü saat:14.42’de Ali Kıratlı’yı İlhan Ekşioğlu’nun aradığı görüşme(tape:2552);
İlhan’ın; haber geldiğini, muhtemelen saat:15.00 ile 15.30 arasında muhasebe müdürü Fatma’nın kendisini arayabileceğini belirttiği ve “…sen 3 alıyorsun ha unutma yani” dediği, Ali’nin; “..tamam 300 yani ya” dediği, İlhan’ın onayladığı.

27.05.2011 günü saat:15.46’da Ali Kıratlı’yı Fatma’nın aradığı görüşme(tape:2553);
Fatma: “İyi günler İlhan Ekşioğlu’nun,…ofisinden arıyorum ben,….ben şuan ee aynı katın 6. katındayım aynı binanın”, Ali: “Ben uğruyorum geliyorum”.

27.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:147-150 arası) yapılan iletişim tespitlerinde, 22.05.2011 günü oynanan Sivasspor - Fenerbahçe maçı öncesinde Ali Kıratlı’nın, Fatih Akbaba ile şike faaliyeti içerisinde olduğu, 27.05.2011 günü İlhan Ekşioğlu’nun Ali Kıratlı ile telefonla irtibata geçerek; “3’ü” teslim etmek için Tamer Yelkovan’dan haber beklediğini, “1’i” ise pazartesi günü teslim edebileceğini şifreli şekilde ifade ettiği, “3 ve 1” tabirinin 300.000 ve 100.000 dolar olabileceği, aynı gün saat:14.42’de İlhan Ekşioğlu’nun Ali Kıratlı’dan; ofisine gitmesini istediği ve çalışanı Fatma isimli bayandan parayı alabileceğini söylediği bilgisinin edinilmesi üzerine,
27.05.2011 günü saat:16.00’da İlhan Ekşioğlu’nun ofisinin bulunduğu Altıyol İşhanı civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanmış, saat:16.18’de Ali Kıratlı’nın Söğütlü Çeşme Caddesi üzerinden Dilhayat Sokağa giriş yaparak ofisin bulunduğu Altıyol İşhanına girdiği, saat:16.22’de işhanından elinde kırmızı renkli karton çanta ile çıkarak Kuşdili Caddesi üzerinde yaya vaziyette stad istikametine doğru gittiği, Kuşdili Caddesinin sonunda yol kenarında bekleyen 34 GM 442 siyah renkli BMW marka aracın arka kapısını açarak araca bindiği ve hareket ederek ayrıldığı anlaşılmıştır.
Sanık Ali Kıratlı, suç konusu fiziki takibe konu olan parayı aldığını aşağıdaki SMS ile İlhan Ekşioğlu’na bildirmiştir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:22
27.05.2011 günü saat:16.20’de Ali Kıratlı’nın İlhan Ekşioğlu’na mesaj gönderdiği(tape:2554);
“Tamam aldm selamlar.” Yazdığı.
Ali Kıratlı’nın önceden kararlaştırıldığı üzere 27.05.2011 günü İ. Ekşioğlu’nun ofisinden 300.000 dolar aldığı anlaşılmış, aynı gün yapılan fiziki takipte Ali Kıratlı’nın saat:16.18’de İlhan Ekşioğlu’nun ofisinin bulunduğu binaya elinde herhangi bir şey olmadan girdiği, saat:16.22’de binadan elinde kırmızı renkli bir karton çanta ile çıktığı görüntülenmiştir.
27.05.2011 günü saat:16.30’da Ali Kıratlı’yı Fatih Akbaba’nın aradığı görüşme(tape:2555);
Fatih:“…Ben kanat yemeye geldim buralardayım”, Ali (havalimanında olduğunu, Kıbrıs’a gideceğini, ertesi gün döneceğini söyleyip): “Haber veririm dönerken sana,…ben ısmarlayacağım yani tamam”, Fatih: “Sen ısmarlayacan biliyorum da bugün ısmarlama şansın yok yani”, Ali: “Tamam bizde zaten şey tamam”,

29.05.2011 günü saat:19.50’de Ali Kıratlı’yı Fatih Akbaba’nın aradığı görüşme (tape:2558);
Ali: “…Geldim ya evdeyim yatıyorum”, Fatih: “Ben geliyorum o zaman,…ben şuan şeydeyim İzmit’te…”, Ali: “2 saat sonra gel”, Fatih: “Tamam 2 saat sonra geleyim değil mi 1 saat sonra değil”,
29.05.2011 günü saat:22.09’da Ali Kıratlı’yı Fatih Akbaba’nın aradığı görüşme(tape:2559);
Fatih: “Geldim bekliyorum,…başındayım sokağın”, Ali: “İyi tamam bekle çıkacağım şimdi”,

29.05.2011 Günlü Fiziki Takip Tutanağına göre (Kl:28, Dizi:143-146 arası) iletişim tespitlerinde, Ali Kıratlı’nın 27.05.2011 günü İlhan Ekşioğlu’nun şirket çalışanı Fatma isimli bayandan aldığı 300.000 dolar paranın teslimatı için Fatih Akbaba ile 29.05.2011 günü saat:22.00 sıralarında bir araya geleceği bilgisinin alınması üzerine;
Güvenlik görevlilerince saat:22.00 sıralarında Ali Kıratlı’nın Kadıköy Suadiye Mah. Selvili Sokak No:5 sayılı yerde bulunan ikameti civarına geçilerek fiziki takip çalışmalarına başlanldığı, saat:22.25’te adresten Ali Kıratlı’nın elinde krem renkli karton çanta ile çıktığı, Bağdat Caddesi istikametine yaya olarak yürüdüğü, caddede Fatih Akbaba ile buluştuğu, yürüyerek sohbet ettikleri, şahısların cadde üzerinde karşı tarafa geçtiklerinde Ali Kıratlı’nın karton çantayı Fatih Akbaba’ya verdiği, Ayşeçavuş Kozyatağı tabelası altına geldiklerinde bir süre burada sohbet ettikleri, daha sonra ayrıldıkları, Ali Kıratlı’nın ikametinin bulunduğu Selvili Sokağa doğru gittiği, Fatih Akbaba’nın ise cadde üzerinde park halinde olan 34 NVT 34 plakalı mavi renkli BMW marka otonun yanına gittiği, karton çantayı otonun sağ ön koltuk altına koyduğu ve burada araç yanında bekleyen şahıslarla otoya binerek ayrıldıkları anlaşılmıştır,

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:23
29.05.2011 günü saat:22.38’de Fatih Akbaba’nın Hüsnü isimli şahsı aradığı görüşme(tape:3111);
Fatih: “Yarın gene sen hazırlıklı olda yarın sana uğrayacağım tamam mı… 11’de filan hazırlıklı yani hazır ol,…bankaları gez yani sabah”, Hüsnü: “11’e kadar bitirmemde, 11 ben dükkanda oluruz ya”, Fatih: “…bitir işte ama bayağı hazır ol biraz” , Hüsnü: “…ne kadar gibi ge..”, Fatih: “Pazartesi günü 100, tamam mı…” dediği,

Fatih Akbaba savunmasında; “Daha önce Fenerbahçe takımına Alper Potuk isimli futbolcunun transferi için Ali Kıratlı isimli şahıs ile sürekli olarak görüşmelerimiz olmuştu. Belirtilen tarihte Ali Kıratlı ile buluştuk. Şahıs bana “ al şu 300.000 Doları Alper Potuk transferini bitirmeye çalış” dedi. Ben de tamam ama transfer biterse bu para bende kalır” dedim.

Daha sonra Eskişehir Kulübü Başkanı Halil Ünal isimli şahıs Alper Potuk isimli futbolcuyu satmayacağını söyleyerek transferden vazgeçtiğini söyledi. Ben de Ali Kıratlı isimli şahsa bu durumu yaklaşık 15 gün sonra anlattım ve aldığım parayı kendisine verdim” şeklinde beyanda bulunmuş ise de, duruşmada Tanık olarak beyanına başvurulan Halil Ünal; Fenerbahçe’nin Sezer dışında bir başka bir futbolcularına talip olmadığını, menajerlik yapan Fatih Akbaba’yı gıyabında tanıdığını, yüz yüze hiç görüşmediklerini, Alper Potuk ile ilgili olarak hiç görüşmediklerini beyan etmiştir.
Şu hale göre, sanık Fatih Akbaba’nın söz konusu 300 bin Dolar’ı Alper Potuk transferi için almadığı tanık beyanı ile de sabittir.

Nitekim 300 bin doları aldıktan yaklaşık on dakika sonra Hüsnü adında birisini aramış ve sabah bankaları dolaşarak muhtemelen bozduracağı 100 bin dolar için en uygun rakamı veren yeri bulmak istemiştir. Para üzerinde tasarrufta bulunacağı, parayı aldığı anda yaptığı bu telefon görüşmesi ile anlaşılan sanık Fatih’in transfer görüşmesi yapmak gibi bir amacının olmadığı, söz konusu paranın şike faaliyetine katkısından dolayı aldığı para olduğu sabittir.

Tamer Yelkovan savcılık ifadesinde; Abdullah Kiğılı'dan para almasının maçla ilgili olmadığını, Abdullah Başak ve Yusuf Turanlı'nın Korcan Çelikay'a verilecek parayı almak için İlhan’la buluşmak amacıyla kulübe gittikleri gün Aziz Yıldırım'ın talimatıyla İlhan'a 400.000 Dolar para verdiğini beyan etmiştir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:25
Sanık Aziz Yıldırım 24/05/2011 günü Star TV isimli kanalda yayınlanan Arena isimli programa konuk olarak katılmış ve program yapımcısı Uğur Dündar’ın sorularını cevaplamıştır. Buna ilişkin Kls 66 dizi 357 de bulunan çözüm tutanağında;
A.Yıldırım : “…Bu şampiyonluk inananların zaferidir diye söylüyorum çünkü biz hep inandık, onun için hem teknik hocamı, yönetimimi, oyuncularımı Samandıra’da çalışan bekçisinden kapıcısına efendime söyliyim malzemecisine, masörüne hepsinin emeği var burada kulüp personelinin emeği var BİZİM KULÜPTE O İŞİN ASLINDA BÜYÜK KISMINI ÇÖZEN AMA ORTADA GÖZÜKMEYEN İNSANLAR VAR, İSİMSİZ KAHRAMANLAR VAR. YÖNETİMDE DE VAR O TİP ARKADAŞLARIMIZ ONLARIN HEPSİNE SURDAN HEM SAYGILARIMI SUNUYORUM HEM TEŞEKKÜR EDİYORUM” sözleriyle şike ve teşvik faaliyetleri nedeniyle şampiyonlukta büyük emeği olan kişilere gönderme yapmaktadır.


Bu televizyon konuşmasından önce de Aziz Yıldırım 23.05.2011 günü saat:15.06’da İlhan Ekşioğlu’nu aramış (tape:3043);

Aziz: “İlhan hiç rahatlamadık İlhan yorulduk,yorulduk o da sen,ben,…”, İlhan: “Başkanım siz, siz başkanım siz başka yani”, Aziz: “Ben tamam da SİZ BÖYLE MAŞAYI ELİNİZLE TUTTUNUZ YANİ KARDEŞİM AMA ÖBÜRLERİ HİÇBİRİ HİKAYE TAMAM MI HEPSİ HİKAYE”, sözleriyle, şike ve teşvik faaliyetlerinde büyük çaba sarf eden İlhan Ekşioğlu’na hakkını teslim etmiştir.

Sanık Aziz Yıldırım’ın yukarıdaki TV açıklamasında söylediği “gizli kahramanlardan” biri olan Abdullah Başak 25.05.2011 günü saat:21.00’deki görüşmesinde Yusuf Turanlı’ya(tape:3209);

Abdullah: “…Dün gördün mü başkan ne diyor televizyonda Arena da,…esas diyor Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna katkıda bulunan gizli kahramanlara çok teşekkür ediyorum”, dediğini söylerken, Yusuf da: “İlhan Ekşioğlu, çok çalış.. abi”, diyerek asıl kahramanın İlhan Ekşioğlu olduğunu söylemektedir.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:27
Tüm dosya kapsamı ve elde edilen deliller birlikte değerlendirildiğinde;

22.05.2011 günü Sivas’ta oynanan Sivasspor – Fenerbahçe futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından, Sivas Sporlu futbolcular Mehmet Yıldız ve Korcan Çelikay ile menfaat/kazanç karşılığında müsabakada Fenerbahçe lehine olacak şekilde oynamaları için şike amaçlı anlaşıldığı, ayrıca Sivas Spor Kulüp Başkanı Mecnun Otyakmaz ile de şike anlaşmasına varıldığı, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden sanıklar İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Ahmet Çelebi, Bülent İbrahim İşçen, Abdullah Başak, Yusuf Turanlı ve Fatih Akbaba’nın bu şike faaliyetlerinin içerisinde aktif olarak bulundukları sanık İlhan Çelikay’ın ise, Yusuf Turanlı tarafından Korcan Çelikay ile şike amaçlı görüşülüp anlaşılması sürecinde adı geçen sanıklar arasında irtibatı sağlamak suretiyle eylemin icrasını kolaylaştırdığı ve yardım eden konumunda bulunduğu anlaşılmış, oluşan bu vicdani kanı üzerine cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar Faruk Taşseten hakkında şike suçuna yardımdan kamu davası açılmış ise de, suçlamayı reddeden savunmanın aksine yüklenen suçtan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden beraatine karar vermek gerekmiştir.

Fatih Akbaba hakkında hükmolunan sonuç ceza itibariyle “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına” karar verilmiş olması karşısında, 6259 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi 6222 sayılı Yasa lehine olduğundan bu şekilde uygulama yapılmıştır.

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:29
T.C.
İSTANBUL
16. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
(CMK 250.MADDESİ İLE GÖREVLİ)


DOSYA NO : 2011/63
KARAR NO : 2012/71
C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2011/813


GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A


BAŞKAN : MEHMET EKİNCİ 39587
ÜYE : HİKMET ŞEN 39730
ÜYE : BÜLENT KINAY 40267
C. SAVCISI : UFUK ERMERTCAN 35205
KATİP : MUSTAFA ALKAN 136217



2- AZİZ YILDIRIM (TC.No:56572028072), Şevki Şefik ve Sermet oğlu, 02/11/1952 ERGANİ doğumlu, İSTANBUL, ÇEKMEKÖY, Reşadiye mah/köy nüfusunda kayıtlı. Caddebostan Mah. Mehtap Sk. No:10 İç Kapı No:6Kadıköy/ İSTANBUL adresinde oturur.
İş adresi: Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Kadıköy/ İSTANBUL.

VEKİLLERİ : Av. AHMET KÖKSAL BAYRAKTAR, Cumhuriyet Cad. Erk Apt. No:14, Kat: 5, D:10 Elmadağ - Taksim Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. FAİK IŞIK, Mete Cad. Park Apt. No:24/3 Taksim Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. ABDULLAH KAYA, Göksu EvleriBegonya Cad. C-32/3 Anadolu Hisarı Beykoz/ İSTANBUL
Av. ABDURRAHİM EROL, Mete Cad. Park Apt. No: 24/3 Beyoğlu/ İSTANBUL
Av. ŞEREF DEDE,
GÖZALTI TARİHİ : 03.07.2011 (4 gün)
Yakalama karar tarihi : 06/07/2011
TUTUKLAMA TARİHİ : 10.07.2011
TAHLİYE TARİHİ : 02/07/2012

2- AZİZ YILDIRIM;

A)
a) Sanık AZİZ YILDIRIM’ın; spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde şike ve teşvik primi suçlarını işlemek suretiyle suç örgütü kurup yönettiği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri gözetilerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 220/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ÜÇ YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b)Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek, sanığa verilen ceza takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek NETİCETEN İKİ YIL ALTI AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

c)Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1.Maddesinin a,b,c,d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK.unun 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,

d)Sanığa verilen cezanın TCK.nın 58/9 yollamasıyla TCK 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

B)
a) Sanık AZİZ YILDIRIM’ın Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde; 01.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe-İBB Spor, 08.05.2011 günü oynanan Karabük–Fenerbahçe, 15.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe-Ankaragücü, 22.05.2011 günü oynanan Sivasspor-Fenerbahçe müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla şike; 17.04.2011 günü oynanan Trabzonspor-Bursaspor, 22.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Trabzonspor ve 15.05.2011 günü oynanan Trabzonspor-İ.B.B Spor müsabakalarının sonucunu etkilemek amacıyla teşvik pirimi suçlarını işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi ile suç konusunun önem ve değeri ile kastına dayalı kusurunun ağırlığı gözetilerek eylemine uyan ve tüm sonuçları itibariyle lehine olan 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/1. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle İKİ YIL HAPİS VE ON BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

b) Suçun, spor kulübü yönetim kurulu başkanı olan sanık tarafından ve ayrıca suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle, sanığın cezası 6259 sayılı Kanun ile değişik 6222 sayılı Kanun’un 11/4-b ve c madde ve bentleri uyarınca 1/2 oranında arttırılarak ÜÇ YIL HAPİS VE ON BEŞ BİN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
c)Suçun; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle sanığın cezası, 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/10. maddesi uyarınca eylemlerin niteliği ve yoğunluğu da gözetilerek takdiren1/2 oranında artırılarak DÖRT YIL ALTI AY HAPİS VE YİRMİ İKİ BİN BEŞ YÜZ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

d) Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek sanığın cezası takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek ÜÇ YIL DOKUZ AY HAPİS VE ON SEKİZ BİN YEDİ YÜZ ELLİ GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

e)Sanığa verilen ON SEKİZ BİN YEDİ YÜZ ELLİ GÜN adli para cezasının 5237 Sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü takdiren 70 TL den paraya çevrilmek sureti ile; sanığın NETİCETEN ÜÇ YIL DOKUZ AY HAPİS ve BİR MİLYON ÜÇ YÜZ ON İKİ BİN BEŞ YÜZ TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanığa hükmolunan Adli Para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik ve şahsî hâli göz önünde bulundurularak, verilen para cezasının takdiren birer ay ara ile 20 EŞİT TAKSİTTE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsili ile ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine,

f) Sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hapis cezasının infazı tamamlana kadar;5237 sayılı TCK’ nın 53/1.Maddesinin a,b,c,d ve e bendinde yer alan yazılı hakları kullanmasından YOKSUN BIRAKILMASINA,
5237 sayılı TCK.unun 53. maddesinin c fıkrasındaki belirtilen güvenlik tedbirinin aynı yasanın 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilme süresine kadar uygulanmasına,

Sanığın ayrıca 6259 sayılı Kanun ile eklenen 6222 sayılı Kanun’un 11/11. maddesi uyarınca spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan YASAKLANMASINA,

g) Sanığa verilen cezanın TCK.nın 58/9 yollamasıyla TCK 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

h) Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını SEYİRDEN YASAKLANMASINA, karar kesinleştiğinde gereği için bir örneğinin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne gönderilmesine,

C)
Her ne kadar sanık AZİZ YILDIRIM hakkında;Türkiye Profesyonel Süper Ligi’nde; 21.02.2011 günü oynanan Manisaspor-Trabzonspor, 26.02.2011 günü oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa, 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-İBB Spor, 07.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe, 20.03.2011 günü oynanan Gençlerbirliği-Trabzonspor ve 09.04.2011 günü oynanan Eskişehirspor-Fenerbahçe müsabakalarda şike yaptığı ve teşvik primi verdiğinden bahisle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, 6222 sayılı Kanun öncesinde şike ve teşvik primi fiilleri suç olarak tanımlanmadığı gibi ceza kanunlarında da bu fiiller özel olarak düzenlenmediğinden ve özetle yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,

Külünkoğlu
09.11.2012, 08:40
http://www.youtube.com/watch?v=D2siZo1bbvM

http://e1211.hizliresim.com/13/h/fy0v5.jpg

http://www.youtube.com/watch?v=D2siZo1bbvM

TS-FAN
14.11.2012, 23:33
Bir bacağının kısa olmadığı ortada olan asker kaçağı!
Alın teriyle mücadele eden Trabzonspor'un hakkını parayla satın alan ve mahkemece 6 yıl 3 ay cezalandırılan şikeci!
Gerisini buraya yazmadığım,ama her gün adını andığım kişi!

Mehmet Fatih Silik
16.11.2012, 19:31
$ikeye bir bölüm acmayi kim akil ettiyse tebrik ederim (:

cyberentalpi
17.11.2012, 10:25
neden Aziz Yıldırım haricindekiler kilit aldı.
hepsi birbirinden hırsız.

Fatih Öztürk
17.11.2012, 17:54
neden Aziz Yıldırım haricindekiler kilit aldı.
hepsi birbirinden hırsız.

Hem hırsız hemde asker kaçağından olsa gerek :)

Sümeyye Şahin
17.11.2012, 20:31
neden Aziz Yıldırım haricindekiler kilit aldı.
hepsi birbirinden hırsız.

Herkes gider Aziz Yıldırım kalır, diye diye girdim başlığa diğer kilitleri görünce. :)
-Tabii ki hepsinin adı ayrı ayrı kazındı hafızama.-

..

Gamze Abla'nın yazısından aldığım güçle; unutmayacağım.
Allah izin verirse, bastonumu yere vura vura masal niyetine anlatacağım; unutturmayacağım.

Bera B.
17.11.2012, 21:21
Bela okumak serbest mi?

ibrahim
18.11.2012, 00:12
Bir tek bu hirsizin basligini acmaniz cok güzel oldu.

Tolga Kurt
18.11.2012, 00:26
Bu bölüm ne zaman açıldı yeni görüyorum :)

ibrahim
18.11.2012, 23:47
Arkada kalmasin.

up up up up up up

:)

Külünkoğlu
19.11.2012, 08:20
neden Aziz Yıldırım haricindekiler kilit aldı.
hepsi birbirinden hırsız.
O başlıklarla ilgili çalışmalar bitince onları da açacağız.

Külünkoğlu
19.11.2012, 08:21
Bu arada bir kez daha; http://www.youtube.com/watch?v=D2siZo1bbvM

cakalkerem
19.11.2012, 08:29
adam güçlü yahu...kimse kafa tutamadı malesef hala da tutamıyorlar.....

Ertan 51
19.11.2012, 09:59
Bela okumak serbest mi?
Serbest olsun bence:)
şahsen benim elimden sadece 3 şey geliyor bu aşamada,

forumumuzda bizi yönlendiren güzel insanların maillerini yoluyorum,
etrafımdaki şikebahçelileri elimden geldiğince itin şeyine sokuyorum,
bol bol beddua edip bela okuyorum,

eğer bunları da yapmasam çatlayıp öleceğim sanki,
mesela şikecibaşı aziz in ismini duyunca normal düşünemiyorum şu an aklıma gelen,yeni aldığı firiğe tilki dadansın inşallah;)

alone_6161
20.11.2012, 17:30
Bu başlığa AY'ın tarla savunması ile devam edelim. :)

Yıldırım savunmasında ‘Tarla bir şeydir, nasıl söyleyeyim, yani maçla ilgili bir şey değil yani. 3 tane tarla var işte, ekinler diyor suya çıktı. Ya kurban kesiyor gidiyor. Her hafta da Eyüp Sultan‘a gidiyordu. Her hafta gidiyor, bizim burada konuşmalar da var ‘hocaya gittik mi, camiye gittik mi, ne yaptın‘, Tamer beye söylüyorum ‘ne yaptın, gittin mi, hallettin mi?’ diyorum. Camiye gidiyor, Eyüp Sultan’a kurban kesmeye. Biz deplasmana gittiğimizde Tamer bey gidiyor, eğer deplasmanda değil içeride ise beraber gidiyoruz, kurban kesiyoruz. Şimdi buradaki konuşmada da yani bu şeyi, tarla işini maçları, tarla maçları sürmek de dilek anlamında kullanıyorduk’ şeklinde tam olarak açıklanamayan ve anlaşılmayan bir beyanda bulundu.”

Tüm dünyaya rezil kepaze oldunuz hala ortalıkta geziyorsunuz ya helal olsun. Boşuna dememişler Türkiye'de herşey olursun ama rezil olamazsın diye.

Mollasalihoğlu
20.11.2012, 18:21
Şekip Mosturoğlu başlığı da açıldı..

Alihan Ertürk
20.11.2012, 22:32
Şimdi nasıl yapsak hem Trabzonspor'a hem de BMN'ye yakışır şekilde yorum yapıp, aynı zamanda bu ite sövsek? Bilemedim ki..

Hüseyin Başoğlu
20.11.2012, 22:34
İnşallah muhterem ebenizle kendilerine ait odasında tanışmak ümidiyle....

böyle bir küfür ediyim dedim ama ne küfürlüğü kaldı ne baska birşeyliği böle küfür etsem iğreniirm kendimden :D

Murat 61
23.11.2012, 17:03
Küfür mü , bu adama mı ?

Değer mi bence değmez.

Ahirette iki elimde yakasında olacak. Benim işim o zaman bu karakter yoksunu insanla !

Bera B.
24.11.2012, 12:59
Bu gece rüyamda gördüm, televizyonda bir canlı yayını basıp konuşma yapıyordum ertem şener nihat kahveci falan vardı ne alakaysa. Şike ile giydirmeye başlayınca bu mahluk gelip yakama yapışıyordu, bir hır gür derken kalp krizi geçirip hastaneye götürüldü. İnşallah ölmüştür :)

Mert Pasa
26.11.2012, 11:33
Adam Alex ve Di mi Samet olaylarinda,elindeki koyun surusunu uyandiracak hatalar yapdi,gelen tepkiler dolayisiyla oyle bir sustu ki,su Caner olayinda bile onu sagda solda konusurken goreniniz var mi?

Cem Kıran
26.11.2012, 19:23
Adam Alex ve Di mi Samet olaylarinda,elindeki koyun surusunu uyandiracak hatalar yapdi,gelen tepkiler dolayisiyla oyle bir sustu ki,su Caner olayinda bile onu sagda solda konusurken goreniniz var mi?

Bence onlardan değil..O hala basından kaçarken kapı neden kilitliydi diye düşünüyordur:D

MuratJ
26.11.2012, 22:43
hakaret, bela, küfür serbest mi ? birde bu şerefsiz için ceza almayayım. Zaten düzenli olarak ceza alıyorum her hafta.

Onur Şeref
27.11.2012, 14:39
Nam-ı değer oç.

CesurHamsi
27.11.2012, 14:41
AZIZ AZIZ AZIZ, AZIZ diye diye kendi takimimizi unuttuk, takimimiz ne halde! ne bok yiyor! onu biliyormuyuz, gelen gecen dagatiyor bizi.. ey gidi eski gunler, ey gidi SEREFSIZ yonetim oyunculari kacirdin ALLAH senin de yuzunu guldurmesin sadri

cyberentalpi
27.11.2012, 19:52
Ulkemin haline bak
Terörist başını getiren askerler hapis

tehdit ten hakarete toplumu galeyana getirmekten hırsızlıga örgut kurmaya bir çok konuda telefon dinlemesi olan adam disarıda hala geziyor.

Ilelioglu
30.11.2012, 21:43
Bu arada bir kez daha; http://www.youtube.com/watch?v=D2siZo1bbvM

Vay be itiraf bile var, ama ülkeye bak. Hani nerede ADALET...?

Allah topunuzun belasini versin...

..

İlker Yazıcıoğlu
03.12.2012, 15:24
azizciğim,seni çoook seviyorum!!

Yaşar
03.12.2012, 15:25
Goyayım o külek gafaya bi odun...

Süleyman50
03.12.2012, 15:29
yazıklar olsun hakkımızı, emeğimizi, umutlarımızı çalan hırsızlara...

Süleyman50
03.12.2012, 15:35
bu adamın insan içine çıkamaması lazım ama nerde o karekter...

pazarkapılı
03.12.2012, 15:47
ben o kadar adam gördüm ki insan içine cıkkmayacak....

mungan ın sözü gibi türkiyede herseyi olursunuz ama rezil olmazsınız gibi....

aziz yıldırımı bırakalım arkadaslar kapansın bu baslıklar....yeni 96 lar yaratmaya gerek yok....

İlker Yazıcıoğlu
03.12.2012, 15:49
aRKADAŞLAR HAKLI OLAN KÜFÜRLERİNİZİ BURAYA YAZMAMANIZDA FAYDA VAR.bU ADAMLARIN NE YAPACAĞI HİÇ BELLİ OLMAZ.BİR MAHKEMEYE BAKAR VALLAHİ.AMAN DİKKAT EDİN.

Fatih Özkan
03.12.2012, 15:50
Sen ki hayatımın en güzel günlerini çaldın benden, bu şehirden...
Sen ki gözyaşı dökmeme sebep oldun...
Sen ki o kadar günaha girmeme vesile oldun...
İki cihanda da elim yakanda...
Allah büyüktür!
Bu dünyada çekme yaptıklarını...
Öteki dünyada cayır cayır yanmanı istiyorum!
Seni Allah'a havale ediyorum!

Fatih Öztürk
03.12.2012, 20:57
Hırsız Aziz.namussuz,şerefsiz,haysiyetsiz,onursuz,vicdans ız,ahlaksız Aziz.

Canberk
03.12.2012, 21:04
Lütfen KÜFÜR etmemeye özen gösterelim arkadaşlar ...

Samet Türkmen
03.12.2012, 22:24
Niye sus pus oldun Azizim ? Ne karşılığında kapattılar güzel çeneni ?

ESER
03.12.2012, 22:25
nabar laaaa tayyibin beslemesi...

Burçak
04.12.2012, 08:48
Günaydın Asker kaçağı Emek Hırsızı

ESER
04.12.2012, 09:00
sana bir soru aziz sikeci..

eger bir adam ( adam dediysek sen uzerine alinma ) askerden kacmak icin amcasinin oglunun 6 cm kisa olan bacagini kullanacak kadar yussuz ise
evlenmeye karar verdiginde amcasinin oglunun baska neyini kullanir ????

İlker Yazıcıoğlu
04.12.2012, 10:31
Biri Eser'i durdursun:)

oflubektas
04.12.2012, 10:52
Ntv'deki son %100 şike programı ve "doğru mu Samet" olaylarından sonra ekranlardan ve yazılı basından tamamen uzaklaştı. Sayın başbakanımızın sofrasından eksik etmediği, ülkemizin "medar-ı iftiharları (!)" Acun ve Rıdvan'ı araya koyarak nabız yoklattığına adım gibi eminim. Yargıtay sürecinin uzamasını, Uefa sürecinin iyice sulanmasını ve bir şekilde iktidarla arayı düzeltmeyi bekliyor.

Bu arada merak ettim, sayın "böyük başkan" tahliye olduktan sonra hastaneye hiç uğradı mı???

ESER
04.12.2012, 11:03
bu emek hirsizini efsane sayip hala destekleyen midesiz kitle toplumdaki dejenerasyonun yasayan temsilcileridir.

istanbula saksak yapmaya programlanmis, uzaktan kumanda beyinli, komplekslerinin etkisiyle istanbul takimlarina yaslanip sosyal statu arayan zavallilarin olusturdugu bir guruha aziz gibi baskan yakisir..

ESER
04.12.2012, 11:10
Biri Eser'i durdursun:)


sahaya yansimadi :)

Klavyenin yaptigi kisileri baglamaz

zafer6161
04.12.2012, 17:50
forumda küfür sayfası açılmış
bizde yazmassak olmaz


aziz senin ben ..........bip bip

Canberk
04.12.2012, 17:58
sana bir soru aziz sikeci..

eger bir adam ( adam dediysek sen uzerine alinma ) askerden kacmak icin amcasinin oglunun 6 cm kisa olan bacagini kullanacak kadar yussuz ise
evlenmeye karar verdiginde amcasinin oglunun baska neyini kullanir ????

Eser abiii :D:D:D

Fatih Öztürk
04.12.2012, 18:25
Aziz şubat ayı yaklaşıyor tarlayı belleyecenmi la öküz.

alper*
04.12.2012, 18:31
aRKADAŞLAR HAKLI OLAN KÜFÜRLERİNİZİ BURAYA YAZMAMANIZDA FAYDA VAR.bU ADAMLARIN NE YAPACAĞI HİÇ BELLİ OLMAZ.BİR MAHKEMEYE BAKAR VALLAHİ.AMAN DİKKAT EDİN.

Bu konuya çok dikkat edelim. Hiç sevmeseniz de kimseye internet üzerinden hakaret etmemelisiniz. Hakaret edenler, Aziz Yıldırım tarafından dava edilirse, savcılık - polis kanalı ile hakaret edilen IP BMN yönetiminden talep edilir. Bu bilgileri vermek zorunludur. Canınız yanmasın. Aman arkadaşlar.

Furkan Özdem
05.12.2012, 07:41
Çıtı çıkmıyor bu aralar. Kesin evinden kulübe kulüpten evine sakin bir başkan hayatı sürüyordur sayın şikeciler kralı (!)

ESER
05.12.2012, 11:59
űnlű tűrkűcű Fatih Kisaparmak

űnlű $ikeci Aziz Kisabacak

Burçak
05.12.2012, 14:32
karışımı Aziz Ürek oluyo bunların

peker61
05.12.2012, 15:06
Anasına sövsen babam diye elini öper o kadar yüzsüz utanmaz bi herif

cemoli5408
05.12.2012, 15:40
http://www.capsomat.com/media/created/nhhaq2.jpg

Adam askerliği karateci olarak yapmış ya la

Samet Türkmen
06.12.2012, 00:33
http://www.capsomat.com/media/created/nhhaq2.jpg

Adam askerliği karateci olarak yapmış ya la

Ayağını photoshop ile mi uzattın Aziz'in ? :D

Etem Güner
06.12.2012, 07:35
aziz yıldırımın kızlarının soy isimlerine bakınız Hande Yıldırım Gamgam ve Gülşah Yıldırım Gordi’ bu adam askerlik yapmamış diye millet kendini parçalıyor ya adam müslüman ve türkmü oda şüpheli adam mardinin süryanisi

Burçak
06.12.2012, 08:20
naberlanşikeişlerinasılgidiyor

Mollasalihoğlu
06.12.2012, 12:20
Bu arada merak ettim, sayın "böyük başkan" tahliye olduktan sonra hastaneye hiç uğradı mı???

Başka sorum yok :D

Trabzonspor 61
06.12.2012, 12:22
Iki elim yakanda

cengz
06.12.2012, 14:55
yargıtayda bekleyen dosyadanda çok umutlu değilim kendi adıma. zira dosyayı inceleyen hakim fenev kongre üyesimi neymiş. zaten aylardır aziz ankarayı mesken eylemiş gide gele, boşu boşuna gelmiyordur bağlamıştır yine bi işler. yani bu dava böyle kapanacak gibi duruyor ne yazıkki

Cem Kıran
06.12.2012, 15:00
yargıtayda bekleyen dosyadanda çok umutlu değilim kendi adıma. zira dosyayı inceleyen hakim fenev kongre üyesimi neymiş. zaten aylardır aziz ankarayı mesken eylemiş gide gele, boşu boşuna gelmiyordur bağlamıştır yine bi işler. yani bu dava böyle kapanacak gibi duruyor ne yazıkki

Dosyayı asla kapatmak için uğraşamaz.Yargıtay başkanı fbli olsada en son oylamada yapılacak oylamada çok kişi olacak hepsini bağlaması zor.

Yapabileceği tek şey ceza indirimi..Asla dosyayı boşaltamaz..

cemoli5408
06.12.2012, 16:47
Ayağını photoshop ile mi uzattın Aziz'in ? :D

Adamın (adam???) orijinali bu. Bu resmi çekildikten sonra yeni bir hareket denemiş, deneyiş o deneyiş :D

zafer6161
10.12.2012, 16:36
'Bana göre futbolu kirletenler ile eroin ve kadın satanlar arasında fark yok..' Şenol Güneş

hocamız kısaca aziz'e ne demiş......

helal hocam
_____________

Erbay
10.12.2012, 23:21
Ne diyeyim Yıldırım için. barzo.swf

cengz
11.12.2012, 18:03
Dosyayı asla kapatmak için uğraşamaz.Yargıtay başkanı fbli olsada en son oylamada yapılacak oylamada çok kişi olacak hepsini bağlaması zor.

Yapabileceği tek şey ceza indirimi..Asla dosyayı boşaltamaz..

kardeş inşallah ddiğin gibi olur ama herşey 1er milyona bakar. aziz olayı bu kadar soğuttuktan sonra bu işi tekrar ısıtmaz. hatta tayyip erdoğan bile bu işe parmak sokmadımı. feneri kurtarmak için kişilerle kulüpleri karıştırmayın demedimi, sanki aziz puanları kendi cebine alıyorduda. yani başbakan bile istemiyor fenevin ceza almasını. aziz meydanı boş buldu rüşvetle bitirir bu işi. ankaraya geliş gidişleride o açıdan zaten. ya ben çok karamsarım ya da güvensizlikten.

Süleyman50
12.12.2012, 11:32
sesi soluğu çıkmaz oldu...

Trabzonspor 61
14.12.2012, 22:36
Emek hırsızı haramzade.

Süleyman50
20.12.2012, 16:30
insan içine nasıl çıkabiliyorsun?

Sibel
21.12.2012, 18:55
Bugün konuşaydın da deprem olaydı bari.

annttiigs
23.12.2012, 00:15
sandılar ki yedikleri haklar kalacak yanlarına kar. dursunlar daha bunlar iyi günleri. ne demişler ?? hak yiyen b.k yesin. bence de yesin :)

Trabzonspor 61
23.12.2012, 03:35
İki elim yakanda emek hırsızı.

Gökhan Koç
25.12.2012, 21:01
Bu memleketin bu hale gelmesine sebep olan zihniyetin en önemli temsilcilerinden birisin. Yüzüne tükürmek isterdim ama tükürüğüm içindeki su moleküllerine yazık, kirlenmesinler.

Burçak
03.01.2013, 09:11
Tükür Gökhan 4 maç ceza alırsın en fazla :))

Ilelioglu
04.01.2013, 02:30
O degilde hapisteyken zirt pirt Hastane'ye giden adam(!), ne olduysa Hastanenin yolunu unuttu.

..

Hamdi Karamahmutoğlu
04.01.2013, 16:36
O degilde hapisteyken zirt pirt Hastane'ye giden adam(!), ne olduysa Hastanenin yolunu unuttu.

..

Temiz hava yaramış demek ki.
Biraz daha nasiplensin, daha yatacağı 6 yılı var. :D

Sibel
04.01.2013, 17:18
Bu memleketin bu hale gelmesine sebep olan zihniyetin en önemli temsilcilerinden birisin. Yüzüne tükürmek isterdim ama tükürüğüm içindeki su moleküllerine yazık, kirlenmesinler.

Tükürük değildir o, başka bir sıvıdır.

güneyli
04.01.2013, 20:26
Önce sana fırsat verenlerin Allah belasını versin..Sana fırsat verenler bela bulunca sen zaten belanı bulursun.

Burçak
04.01.2013, 23:39
vijdansız

Hamdi Karamahmutoğlu
05.01.2013, 10:24
Kendinden utanmayı bilseydi insanoğlu; Gizli kalmış değil ancak herkesin içinde açıkça işlenmiş nice suç işlenmemiş olurdu.

CEMEFKER
05.01.2013, 11:58
Yargıtay'da kararı onanırsa eğer ( ki ben 2013-2014 sezonu görmez diyorum) kendisi ile birlikte futboldan uzaklaşan bir çok kimsenin olduğunu göreceğiz inşallah. Yönetenler en başta...

Ömer Faruk61
05.01.2013, 11:58
Teşvik almayan tek klubün başkanı..Kuşbeyinlililer ne kadar iftihar etse azdır.....

Hamdi Karamahmutoğlu
05.01.2013, 13:41
En çok nefret ettiğin insan kim diye sorsalar, Abdullah Öcalan'dan sonra gelir. Belki favori değil ama stepne kendisi.

kudu_61
05.01.2013, 17:17
Tüm Taraftarlarımızı Davet ediyoruz Gün Bugündür Diyoruz..

6 Ocak Pazar günü Türkiye Futbol Federasyonu’nu İstinye’deki merkezinde protesto edeceğiz..

TAMTÜRK61
07.01.2013, 00:06
Bize haksızlık yapanlar kimlerse, Rabbim versin cezasını.

Mesut
07.01.2013, 14:44
Bir adama ülkenin 4/3 ü söver mi.Söver

Burçak
07.01.2013, 22:08
en büyük şikebahçeli sevgisini böyle dile getiriyor...

http://yfrog.com/odf89kij:iphone

Semih AYDIN
08.01.2013, 00:16
Aihm e gore temyiz asamasinda kisi hukumlu sayiliyo... asil karar ilk derece mahkemesinin karariymis... ulan bu adam bosuna geziyor disarlarda

Cagdas Topal
09.01.2013, 03:06
Bu karaktersizin burada başlığının bulunmasından tiksiniyorum .

Gökçebey
09.01.2013, 11:47
Şeytan taşlama gibi düşünün. :)

Emrullah
09.01.2013, 11:51
Bu şikeci pisliğin isminin burada bulunmasından bende rahatsız oldum. Başlık azize hakaretamiz bir başlığa çevrilebilir mesela.

zafer6161
09.01.2013, 13:28
kanser ol, ölme ama sürün.

banyodan çıkarken duş perdesi soğuk soğuk üstüne yapışsın

Fatih Öztürk
10.01.2013, 02:58
kanser ol, ölme ama sürün.

banyodan çıkarken duş perdesi soğuk soğuk üstüne yapışsın

Gözlüğü düşsede üstüne basıp kırsam.almaya eğıldimi kıçına tekmeyı vursam.

Burçak
10.01.2013, 08:25
Ne yersen ye asit yapa ağzında, bir "falım" bulamayasın

Badaloğlu
11.01.2013, 00:16
kanser ol, ölme ama sürün.

banyodan çıkarken duş perdesi soğuk soğuk üstüne yapışsın

Daha duş perdesi mi kaldı? Halı sahalarda bile yok artık :)

M.Berke Gayretli
12.01.2013, 00:05
Yılanın başı...

Trabzonspor 61
12.01.2013, 03:35
Gecenin bir vakti yatakta aklıma girdi yine emek hırsızı yılan aziz. Ulan 13 yaşımdaki yeğenim 3 gün ağladı şampiyonluğumuzu caldigin sene! O çocuğun gozyaslarinda bogul inşallah. Allah büyüktür.

Topaloğlu
12.01.2013, 08:26
Ne diyelim adamın sırtı sağlam. Konuşana değil konuşturana bakacan.

http://video.cnnturk.com/2012/spor/9/17/kilicdaroglu-aziz-yildirimi-ziyaret-etti

gokhancan
12.01.2013, 16:02
Artık şike muhabbetinden bıktım. Şu fenere içerde dışarda koyalım görsünler kimin hakkıymış. Yönetimde artık şikenin arkasına sığınmasın!

Berkan
13.01.2013, 13:21
Gelemedin mi :)

Enes Ünal Kaya
14.01.2013, 00:52
Aziz Neredesin
Allah Belanı Versin :) Güzeldi Tribünlerde Bu Söz.

Ustaalioğlu
15.01.2013, 11:08
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/22363024.asp
ciddi kampanya var aleyhimizde...
kullanılan resme bak, baroni şerefsizinin yerdeyken tekme atmasına Emrullah'ın verdiği tepki. Burak baroni gibi yaptığında avrupada kaç maç ceza almıştı?

Ömer Faruk61
19.01.2013, 13:33
Ardından kürsüye gelen Başkan Aziz Yıldırım, bu divan kurulu toplantısında Fenerbahçe tarihinin önemli günlerinden birinin yaşandığını söyledi.

Başkan Yıldırım, "Bugün burada kulübünü alacağı-vereciği diye konuşmayacağız. Bugün burada geleceğe doğru atacağımız adımın ilk damgasını vurarak, neler yapacağımızı anlatacağız. Yapacaklarımızı, bundun sonrasını anlatacağız. Fenerbahçe'nin, UEFA kriterleriyle yeni bir döneme girmesiyle, kendi içinde de bir yenilenmeye ihtiyaç vardı. Yöneticilerimiz ve onlarla çalışacak arkadaşlar yeni çalışmalar yaptı. Bir sunum yapacaklar"

Vay be UEFA kriterleri hemi? Şike kriterleri mi?

Onur Akyüz
20.01.2013, 11:52
Ey gidi aziz tek başına futbolu ne hale getirdin, ülkeyi ne hale getirdin namussuz herif, eserinle gurur duy şimdi!

Zahmet olmasın diye imzama koydum senin hakkındaki düşüncemi, her an her saniye sana bela okumuş oluyorum, oh mis!

Fatih Özkan
21.01.2013, 23:58
Sevincimizi çaldın!
Geleceğimizi kararttın!

TS-FAN
22.01.2013, 23:08
Hakkını yediğin insanların beduaları senden çıkacak.
Er ya da geç adalet yerini bulacak!

Alika87
26.01.2013, 13:20
http://www.haberler.com/dr-serdar-erkan-aziz-yildirim-olum-riski-3673428-haberi/

üstdeki haberi okuyun, simdi bakin o raporu yazan doktor nerede

http://www.fenerbahce.org/kurumsal/detay.asp?ContentID=9 (altdan dördüncü eleman)

koftezli
31.01.2013, 20:08
http://www.guncel61.com/haber/bjk-kendini-sikeli-sezonun-sampiyonu-ilan-etti-4225.html

jako13
31.01.2013, 22:27
ytacak yeri yok

Burçak
01.02.2013, 09:30
http://www.haberler.com/dr-serdar-erkan-aziz-yildirim-olum-riski-3673428-haberi/

üstdeki haberi okuyun, simdi bakin o raporu yazan doktor nerede

http://www.fenerbahce.org/kurumsal/detay.asp?ContentID=9 (altdan dördüncü eleman)

okadar olacak.
böyle bir raporu veren doktoru sokakta bırakamazdı.
mamalıyor.
sonra tarlalar yeşerdimi gidip ekinleri toplayacaklar.
Boğazınızda düğümlensin yuttuğunuz her lokma. Allahım haram zıkkım olsun hakkım bu hırsızlara.

Samet Türkmen
01.02.2013, 15:45
İnşallah gelirsin Trabzon'a. Stadımızın en güzel yerini sana vereceğiz. Her yere hakim bir koltukta oturacaksın. Belki ben de gelirim senin "şerefine".

magicyattara
01.02.2013, 16:14
şikeyi normalleştirme,alıştırma,unutturma çabalarına yönelik bir hamle..ne oldu ki aramızda biz dostuz yahu diyecekler sonrasında..

şikeciler cezasını çeksin,aziz her nereye geliyorsa gelsin..umrumda bile değil ondan sonra..hakkımı çalan adam stadımda maç seyredemez..bir üstünde ki vatandaş da dahil buna..(demirören değil)..

tuncaytuncer
01.02.2013, 16:22
hurriyet gazetesini tuvalet kagıdı olarak kullanıyorum sizde katılın

Gökçebey
04.02.2013, 08:49
Arkadaşlar, küfür etmeden mesaj yazalım lütfen. Başımıza sıkıntı almayalım. Bu ne idüğü belirsizlerin ajanları dört bir tarafı kolaçan ediyorlar. Şeytana attığımız taşlar bizim başımıza gelmesin.

zafer6161
04.02.2013, 12:18
Arkadaşlar, küfür etmeden mesaj yazalım lütfen. Başımıza sıkıntı almayalım. Bu ne idüğü belirsizlerin ajanları dört bir tarafı kolaçan ediyorlar. Şeytana attığımız taşlar bizim başımıza gelmesin.

http://a1302.hizliresim.com/16/4/jrfnw.jpg

Murat 61
04.02.2013, 13:59
EUROPOL,İNTERPOL " Şike çetesi lideri AZİZ YILDIRIM İtalyan Mafia babası TOTO RİNİ kadar tehlikelidir. "


Biz dedik dedik inandıramadık kimseyi. Bakalım Europol ve İnterpol'ün açıklamalarından sonra ne diyeceksin.

Pisliğin önde gidenisin karaktersiz herif.

Ilelioglu
05.02.2013, 20:41
EUROPOL,İNTERPOL " Şike çetesi lideri AZİZ YILDIRIM İtalyan Mafia babası TOTO RİNİ kadar tehlikelidir. "


Biz dedik dedik inandıramadık kimseyi. Bakalım Europol ve İnterpol'ün açıklamalarından sonra ne diyeceksin.

Pisliğin önde gidenisin karaktersiz herif.

Ne zaman böyle birsey demisler?

..

cakalkerem
05.02.2013, 20:45
herşeyin bir sonu var....yakında azizinde gelecek

RaşitCan
05.02.2013, 21:13
Ya nalet olsun diyecek laf bulamıyorum Şenol Güneş gibi Türk futbolunun medarı iftarları futboldan uzaklaşsın şikeci aziz yıldıvım pürüpak gibi futbolda ahkam ekssin ağa olsun paşa olsunbazılarıda 2.Atatürk ilan etsin..
Bu gibi kişiler bir an önce bırak futboldan hayattan el ayak çektirilmeli(normal hayattaki diğer insanları zarar verecek işlerden) ,şikeyle şampiyon oldu gollum aykututada kıymetli kupasını verdi , hala pişkin pişkin iş yapıyo ortada dolanıyo sözde babaşbakana da düşman ,geçmişde tayyipci büyükanıt ile sarmaşdolaşdı şimdi başbakanla işini yüvütüyo güya dacumhuriyetin bekçisiyim yok Atatürk karşıtlarını fenevbahçeve sokamam diye bide ahkam kesiyo değil futbolda Türk sporu kalkınamazbunlar oldukça
2 cihandada iki elim yakasında olacaktır.

aurora
06.02.2013, 09:24
http://www.antu.com/AntuGorsel.aspx?ID=809

Angut.com da ilk defa Aziz e karşı alenen muhalefet yapılıyor artık. Aziz için yolun sonu geliyor...

Ertan 51
07.02.2013, 10:57
http://a1302.hizliresim.com/16/4/jrfnw.jpg
En kibar halimle şu resmin orjinal videosundaki tüm sözleri şikecilere ve savunucularına armağan ediyorum;)

Fatih Öztürk
15.02.2013, 17:01
Evlat olsan cebine eroin koyar karakola teslim edilirsin aziz.

Külünkoğlu
15.02.2013, 17:14
http://www.washingtonpost.com/world/europe/soccer-match-fixing-trial-in-turkey-shows-that-corruption-can-begin-at-the-top/2013/02/13/b116e134-75d7-11e2-9889-60bfcbb02149_story_2.html

kupatrabzon'a!
16.02.2013, 04:02
Hayırdır bu tescilli şikecinin hiç şekeri çıkmıyor artık? Gözaltındayken her saat başı hastaneye kaldırılıyordu.

ŞİKECİ AZİZİN SAĞLIĞI DA ŞİKE YAPIYOR!

Armağan Dere
17.02.2013, 14:23
http://www.iha.com.tr/fener-bahce-koyun-hirsizligindan-tutuklandi-216445.haber


Bizim karakola gelip imza veriyor
denetimli serbestlik:)

Laz_61
17.02.2013, 23:01
Lan Aziz sana helal olsun alem etin külem ettin Trabzonu karistirdin...Daha dogrusu düsme potasina soktun...

Faruk BERBER
18.02.2013, 09:37
Adamların bu sezon için en çok istediği şey oldu.

Bizim takım farklı hedeflere yöneldi, başkan çıkıp kupa felan dese kendi taraftarından küfür yiyecek.

Takım karıştı, kendi derdimize düştük.

Sen oyna Aziz, sen oyna . . .

messi_61
19.02.2013, 07:01
Lan hayirsiz dalaveraci seni :D

zafer6161
20.02.2013, 17:32
HX5D0UAwpYY

bip biiiiippppppppp

oksoholu
21.02.2013, 16:03
en büyük şikebahçeli sevgisini böyle dile getiriyor...

http://yfrog.com/odf89kij:iphone
arada bir doğru söylüyorya ona kıl oluyorum

Hamdi Karamahmutoğlu
21.02.2013, 17:14
http://www.iha.com.tr/fener-bahce-koyun-hirsizligindan-tutuklandi-216445.haber


Bizim karakola gelip imza veriyor
denetimli serbestlik:)

Bu adamın suç dünyasından bihaber olması imkansızdı zaten.
İsimden kaybetmiş.

Volkan061
25.02.2013, 10:04
akşam ki kasımpaşa maçında hakem sağolsun yine yetişti fenerin imdadına. kesin aziz yıldırım ilk yarıda hakem soyunma odasına girip fırçalamıştır hakemleri :))

ESER
25.02.2013, 11:41
kaldigi yerden ayara devam. nasilsa bundan sonra kimse boyle bir operasyon yapmaz, diledigi gibi at kosturmaya devam ediyor.

Ömer Faruk61
26.02.2013, 18:42
Okan Üniversitesi Yılın Onur Ödülünü vermiş şahsa....Allahım bu günleri de görecekmiydik?

http://www.ajansspor.com/futbol/superlig/h/20130226/yildirim_tribunlerde_liderligi_alin_ve.html

Arif Timurcioğlu
27.02.2013, 17:58
Tebrikler Okan üniverstesi o ödülü verirken hiç mi vicdanınız sızlamadı?

Fatih Öztürk
28.02.2013, 14:35
S.... böyle fenevbahçeyi...

Azize Yıldıvım

Mert Pasa
01.03.2013, 08:08
Ne oldu bulbul dut mu yedin,soz mu aldin?

ENGİN ÖZTÜRK
05.03.2013, 20:11
Bize sen bu hale düşürdün

zafer6161
06.03.2013, 10:42
çok büyük adamsın vesselam

helal olsun

Mert'
06.03.2013, 20:33
Okan Üniversitesi anlasmalidir arkadaşları vs rektördür yoksa böyle karaktersize hiç bir ödül verilmez

Emre GÜRDAL
08.03.2013, 10:23
Cuma bugun aziz ekinler yeserdmi tarlalr suruldumu sultan ahmette namz kil koyun kes bugun cuma hanj her hafta cuma yapiodun ya ondan iste...

alone_6161
08.03.2013, 15:18
Şikeci, müjdemi isterim. Times'a haber olmuşsun, ünün, şanın, şöhretin büyüyor. Trabzonspor taraftarı sayesinde artık seni dünya biliyor. :)

Full HD
08.03.2013, 23:24
Allah belani versin Aziz! Bundan sonra hep böyle serefsiz!

Bera B.
09.03.2013, 01:21
Bu adama hakkımı helal etmiyorum. Bu bir. Önümde sürüne sürüne ölse, yüzüne bakmam. Öyle nefret doluyum bu adama. Ayrıca yardakçılarına. Ülkenin ne berbat bir yer olduğunu gösterdiği için hakkını vermek lazım.

Full HD
09.03.2013, 10:54
Sabah olmus yani yeni bir gün ve yeniden hep beraber Allah belani versin Aziz! Bundan sonra hep böyle Serefsiz!

Buğracan61
09.03.2013, 15:56
Bu adamın önünde tüm türkiye boyun eğiyor ona üzülüyorum burası türkiye! Burda adalet yok.

Full HD
10.03.2013, 20:13
Yeni gün yeni bela Allah belani versin Aziz! Bundan sonra hep böyle serefsiz!

orhan42
10.03.2013, 21:34
Bursa maçının devre arası hakemlere vermiş gene ayarı:
http://spor.haber7.com/fenerbahce/haber/1000146-aziz-yildirim-hakkinda-sok-sozler
Allah senden çok çok çok büyük aziz efendi.Seni koruyan ağababalarından da büyük...

kürşat şen
10.03.2013, 22:44
süha sıdal abimize inanıyorum sonuna kadar..
yalnız şu kafamı kurcalıyor..
gözünün önünde maçı devre arası aldı adam ve sen orda üstüne gitmedin..
neden sesin çıkmadı süha sıdal..adamın üstüne git bağır çağır..
neden sustun azizin başkanına şikayet etmesinden korktun..
istifamı ister diye korktun..
takımın hocası da çıkmış ofsayttan dem vuruyor..
sölesene azizin yaptıklarını.mıymıymıy içinden konuşuyor..
düzenine çomak sokmayın sakın..her şeyi trabzonsporlular yapsın..sizde yiyin!!
yok ya.

SeRHaD
10.03.2013, 23:51
ben o yöneticiyi tebrik ediyorum.bursaspor bizden sonra fenerbahçeye karşı durabilen tek takım.destek olmalıyız.şimdi sosyal medyaya bakıyorum ne besiktaslılar ne de gsliler bu konuda bir şey yapmıyor ama kıcı kırık ofsaytlara yıkarlar her yeri.bu gün yine anladım ki ist. takımları ve diğer takım taraftarları bir hiç.sesi cıkacak diger takımlarda zaten alt kümelerde artık ankaragücü,kocaeli,sakarya felan.yazıklar olsun adi herif.

kopeli
11.03.2013, 13:17
Hakemleri tehdit etmeye devam ediyor ve Tff ısrar ile izliyor.

Gamze
11.03.2013, 13:28
aziz yıldırımın durumu için bizim oralarda "köpeksiz köy buldu, değneksiz geziyor" derler.

şikeden, örgütten yaptırım görmemiş, herkesin eteğini öpüp biat ettiği "adam" ne yapsa haktır...

cakalkerem
11.03.2013, 13:40
Kızıyorum ama adama cidden aferin diyorum ya...bu nasıl iş adam açıkca tehdit ediyor...

MHK sessiz, TFF sessiz en çokta bana koyan TBMM sessiz.....Kimse çıkıp hesap soramıyor...sen neymişsin be ağa

A.İLELİ61
11.03.2013, 14:29
az bile yapıyor... daha o koridorlarda satılık, şereften yoksun hakemleri, federasyonun onursuz, ciğeri 5 para etmez, utanmaz, ahlaksız kuklalarını vede basının haysiyeti, arı, namusu unutmuş, satılık köpeklerini sırayla ............ günleri de görsem anca içim rahat edecek..(kusura bakmayın bardak çoktan doldu)

Ali İhsan
11.03.2013, 16:31
Artık bu adama sövmüyorum, alkışlıyorum, Emre'yi de...

Bu ülkeye bu adamlar müstehak, raconlarını kesebiliyorlar, bir Allah kulu da kimsiniz diyemiyor, helal olsun!

Full HD
11.03.2013, 23:19
Allah belani versin Aziz bundan sinra hep böyle serefsiz!

unique
12.03.2013, 16:44
Adama helal olsun. Nasıl olsa herkes ettiğiyle kalıyor diyerek raconu kesiyor.

kopeli
12.03.2013, 19:58
Sike yaptım serbest kaldım mantıgı ile bundan sonra kralını yapacaktır.Birde zaten ismim cıkacagı kadar cıktı,beni herkes sahtekar olarak kafasına bellemis der,madem öyle gel böyle hesabı gene şike yapacaktır.