PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şenol Güneş



Sayfa : [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19

Oruç
09.12.2005, 14:16
1967.mesaj serefine.smileys/smiley1.gif


Trabzonspor'un gelmis geçmis en iyi kalecisi,Milli takima tarihindeki en iyi basari olan Dünya 3.lügünü tattirmis biri O...


Maales bu sezon ''yapilmayan transferler'' yüzünden Trabzonspor'dan ayrilmak zorunda kalan degerli hocamiz hiç bir zaman unutulmayacak...


Ve de Trabzonspor'umuzun tüm sampiyonluklarinda imzasi olan biri Senol Günes...Edited by: thepatfhinder

canim TS
09.12.2005, 14:51
Unutulmaz tabi, Senol Hocam seni cok seviyorum. Insallah hersey yakinda senin istedigin gibi olur.

halil ibo
09.12.2005, 15:06
Tek üzüldügüm nokta yillarca sampiyonluklarda onunla birlikte sevindik.Bu sevinci T.D.olarak yasayamadi,hak etmedigi muamelelere maruz kaldi.Bu zaman sürecinde taraftar onu gerektigi gibi sahiplenemedi.


Ezik diye adlandirdigimiz cincon camiasi ve taraftarlarihiç yoktan biriniimparator diyeambalajlayip ülkenini basina bela etti.Halbuki adamin adi onun oynadigi 15 yilda sampiyonluk göremedikleri için ugursuza çikmisti.

DeliKadir_61
10.12.2005, 00:33
hocum büyüksün

denizgrsy
30.01.2006, 11:57
Dünyanin en uzun süre gol yemeyen kalecileri arasinda, Trabzonspor'un eski milli file bekçisi, eski Milli Takimlar Teknik Direktörü Senol Günes 15. sirada bulunuyor.. Günes kalesini 1110 dakika gole kapamisti..



<H4 id=feature_author>30Ocak2006, 11:17</H4>


Brezilyali Geraldo Pereira de Matos Filho ''Mazaropi''nin 1816 dakikayla ilk sirada bulundugu tüm zamanlarin degerlendirmesinde, Senol Günes 1110 dakikayla 15. sirada kendisine yer buldu.

Uluslararasi Futbol Tarihi ve Istatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS), kalecilerin sadece ulusal lig maçlarindaki performanslarini baz alarak, tüm zamanlari kapsayan degerlendirmesinde Brezilya'nin Vasco da Gama takiminin file bekçisi ''Mazaropi'', 18 Mayis 1977 ile 7 Eylül 1978 tarihleri arasindaki karsilasmalarda üst üste toplam 1860 dakika süreyle kalesini gole kapatarak ilk sirada yer aldi.

Türk futbolunun efsanevi kalecilerinden Senol Günes ise, Trabzonspor formasiyla 17 Eylül 1978 ile 18 Subat 1979 tarihleri arasindaki lig maçlarinda kalesini toplam 1110 dakika süreyle gole kapamayi basardi.

Diger yandan, listenin ilk siralarinda 2 kez yer alan Misirli Thabet El-Batal, National formasiyla 1975-76 sezonunda 1486, 1978-79 sezonunda da 1325 dakikalik sürelerle kalesinde gol görmeyerek, muhtesem bir performans sergiledi.


EN UZUN SÜRE GOL YEMEYEN KALECILER-



IFFHS'nin tüm zamanlari kapsayan degerlendirmesinde listede ilk 15 sirada yer alan kaleciler söyle:

Kaleci Takimi Ülkesi Dk.
------------------- ------------- -------- ----
1-"Mazaropi" Vasco da Gama Brezilya 1816
2-Thabet El-Batal National&nbs p; Misir 1486
3-Dany Verlinden Club Brugge Belçika 1390
4-J.Maria Buljubasich Universidad Arjantin 1352
5-Thabet El-Batal National&nbs p; Misir 1325
6-Abel Resino Gomez Atletico Madrid Ispanya 1275
7-Gaetan Huard Bordeaux&nbs p; Fransa 1266
8-A.D.Quagliano Zetti Palmeiras&nb sp; Brezilya 1242
9-Marios Praxitelous Omonia Kibris R.K. 1221
10-Vitor M. M. Baia Porto& nbsp; Portekiz 1191
11-Dimitar Ivankov Levski Sofya Bulgaristan 1190
12-Ibrahim Mujkic Buducnost Banovici Bosna-Hersek 1156
13-Denis Romanenco Zimbru Moldova 1154
14-Yury Bannikov Dinamo Kiev Eski SSCB 1127
15-Senol Günes Trabzonspor Türkiye 1110

Oruç
30.01.2006, 12:28
Bravo hocam bazilari senin degerini bilmiyor ama...

61 POWER
31.01.2006, 00:11
SENOL GÜNES GIBISI YOK.SENI COK SEVIYORUZ HOCAM! smileys/smiley27.gif

gurbetçi 61
31.01.2006, 22:09
REKORLARIN ADAMI

onurts61
20.02.2006, 08:31
Elin Bosnalisi geliyor 20 yaindaki ufukhani takima koyuyor ve gelecigin yildizina yol acioyr sen korkudan hic bir genci oynatamiyorsun ve trabzonlusun digeri degil futbol anlayisinda genclere yonelisinde korku uzerine kurulmus .

irfanköse276
20.02.2006, 08:54
Elin Bosnalisi geliyor 20 yaindaki ufukhani takima koyuyor ve gelecigin yildizina yol acioyr sen korkudan hic bir genci oynatamiyorsun ve trabzonlusun digeri degil futbol anlayisinda genclere yonelisinde korku uzerine kurulmus .


bu mesaj bence buraya yakismamis. Ayrica seneye ligde daha ciddi hedeflerle yarisirken de "elin bosnalisi" dedigin hocamiz bu gençleri oynatacak mi? önemli olan bu!!!

ŞİMAL
16.09.2006, 21:33
Çok sevdik biz Şenol abiyi...Yıllar geçti ,hala yüreğiyle oynayan kaleci olarak kalbimizdeki yeri değişmedi..Milli takım teknik direktörlüğünde de başarılı olmuştu,kabullenmek istemeyenlere inat...

şahin61
18.09.2006, 13:28
türkiyenin en iyi kalecisiydi ozamanlar ŞENOL GÜNEŞ futbollu bırakalı kaç sene oldu dünyanın en iyi kalecileri arasında daha ne olsun

sümela61
18.09.2006, 14:24
geçtiğimiz Nisan Ayında Şenol Güneş'le alakalı yazdığım bir yazımı dayanamayıp (tekrar) buraya eklemek istedim... benim Şenol Hoca hakkındaki düşüncelerim bunlardan ibarettir az çok...

O BİR "ADAM"

Salı günü (04.04.2006), Türkiye’nin (dolayısıyla Trabzon’un) “marka” ismi Şenol Güneş, İstanbul Teknik Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü’nün davetlisi olarak, konuşmacı sıfatıyla bu üniversitenin Maslak Kampüsü’ndeydi. Kendi ifadeleriyle, Trabzonspor’dan ayrıldıktan sonra ilk kez böyle bir organizasyona katılıp, yine ilk kez medyanın önüne çıkıyordu. Büyük bir heyecan ve istekle, bu “adam”ın iki dudağı arasından dökülecek sözcükleri dinlemek üzere, ben de salondaki yerimi aldım. Benim Şenol Güneş’e yönelik düşüncelerim (diğer futbol adamlarına yönelik olanlara göre) çok farklıdır. Öyle ki; Şenol Hoca o gün konuşmayıp, susup sadece otursa bile, yine beklerdim oracıkta. Kendisi (rahmetli Kazım Koyuncu ile birlikte), benim Trabzonspor’u fark edip, bu takıma gönül vermemde, en büyük etkenlerden birisidir. İçimde nedenini bilemediğim çok farklı bir hayranlık var Şenol Güneş’e karşı. Hani bazen anlatamazsınız ya anlatmak istediklerinizi, bu da öyle bir şey. O gün içimden yanına gidip, tek kelime laf etmeden, hiçbir şey söylemeden sadece sıkı sıkı sarılmak geldi. Bu duyguyu hep hissetmişimdir Şenol Hoca’ya karşı.

Salondaki dinleyicilerin neredeyse tamamının genç simalardan oluşması, gözlemlediğim kadarıyla, Şenol Hoca’ya keyif veren bir durum oldu. Öyle ya, ne de olsa karşısında O’nu anlayabilecek (ben öyle umuyorum) bir topluluk vardı. Hem unutmamak gerekir ki, O aynı zamanda bir “öğretici”ydi. Oradaki topluluğun çoğu Şenol Güneş’in Trabzonspor (yönetim, oyuncular, transferler vs.) hakkında bir şeyler anlatmasını bekliyordu. Ama Şenol Güneş bunu yapmadı, O’na yakışan da buydu. O, çok daha önemli olduğunu düşündüğü mesajlar, bilgiler aktardı bizlere. Bence de çok haklıydı, zira bu ülkede Trabzonspor’da yaşanan olayların benzerleri diğer kulüplerde de yaşanıyor. Bu kafayla gittiğimiz sürece yaşanmaya da devam edecek. Hoca’nın dikkat çekmek istediği konu bu zihniyetin değişmesi gerektiği idi. Yani Şenol’un, Atay’ın, Jun’un ve diğer isimlerin bir önemi yoktu. Sorun isimlerde değil, işleyişteydi. Hoca bunu yine kendine has üslubuyla aktardı, ama ısrarla anlamak istemeyenler de oldu bu güzel mesajları. Zaten her şeyden önce söz konusu panelin konusu; “Türkiye’de Futbol Kültürü” idi. Yani panel ne sadece Şenol Hoca’nın kendisiyle, ne de sadece Trabzonspor’la ilgili değildi.

Şenol Hoca önce kısaca “kendi hikâyesi”ni anlattı. Bunu anlatırken, kendi gençliğiyle şimdiki gençliği de kıyaslamayı ihmal etmedi. Maddi imkânsızlıklara ve diğer zor koşullara rağmen “mutlu” bir genç olduğunu, ama şu zamandaki gençlerin son derece mutsuz olduklarından bahsetti. O dönemdeki gençliği bilemem ama bu dönemdekilerin mutsuz olduklarını gözlerinden anlamak hiç de zor değil, doğru söze ne denir? Kendisinin, çocukken mahalle aralarında, yarım limon kabuğunu futbol topu kabul edip, bu topla oynadığını belirtti ve şöyle bir cümle kurdu: “Limon kabuğunu tekmeleyerek bu işe başladık, o limon kabuğu kafamıza isabet edince de bırakmaya karar verdik…” Bu cümleyi sarf ettiğinde, salondakilerin yüzünde (ben de dâhil) bir tebessüm oluştu. Ama aslında bu durum ağlanacak halimizi gösteriyordu. Başkası olsa eser, yağar, köpürür. Bu ne mütevaziliktir, bu ne müthiş örneklemedir Hocam.

Daha sonra Türkiye’de (olması gerektiği gibi) bir futbol kültürünün olmadığından yakındı. Burada her şeyin “skor”a endeksli işlediğini, bunun böyle olmaması gerektiğini vurguladı. Futbolun her şeyden önce bir “keyif aracı” olduğunu hatırlattı. Bazı arkadaşlarımız "tuttuğun takım yenildiğinde nasıl keyif alabilirsin ki?” diye düşünebilirler. Tuttuğun takım yenildiğinde onların üzüntüsüne ortak olabilmek, onlara destek verebilmek, onlarla aynı şey için üzüntü hissedebilmek de insana keyif verebilir. Yani sevdiklerinizle yine bir şeyler paylaşıyorsunuz; olaya bu yönden bakmak da fayda var diye düşünüyorum.

Şenol Güneş ülkemizin (futbol konusunda) bir sisteme sahip olmadığını belirtirken, hala bu yönde bir çalışma yapılmadığının da altını çizdi. Bunu başarmış ülkelerin ise, bu yönde arayışlarına devam ettiklerini, bizim çok geriden geldiğimizi belirtti. Bizde iyi işler yapanların kıskanıldığına deyinen Hoca; bir başkası başarılı ise, ortaya bir şeyler koymaya çalışıyorsa o kişiyi yakalamak yerine, söz konusu kişiyi aşağıya çekmek istediğimizden bahsetti kısaca. Yani “biz onun seviyesine çıkmayalım, o bizim seviyemize insin” mantığı.

“Biz Dünya Kupası’nda üçüncü olduk ama futbol ülkesi olarak üçüncü olamadık” sözü bile başlı başına bir kitap konusu olacak bir söz diye düşünüyorum. Zaten ben burada ne kadar ifade etmeye çalışsam da, Şenol Güneş’i anlatmakta eksik kalacağımı da gayet iyi biliyorum. Bu arada Dünya Kupası demişken; Şenol Güneş o dönem Milli Takım’dan bahsederken hep “biz” diye bahsediyor ve bu “biz”in içine yöneticilerin, taraftarın, medyanın yani herkesin girdiğini belirtiyordu. Ama bizim medyamızın bir kısmı, grupta oynadığımız ilk iki maçtan sonra başta Hoca olmak üzere “takım”ı linç ediyordu. Oysaki daha oynanmamış bir maç daha vardı ve ikinci tur şansımız devam ediyordu. Üçüncü maç sonunda takım ülkeye geri dönerse, o zaman eleştirenler eleştirebilirdi. Devam eden bir organizasyonda takımı demoralize etmenin bir âlemi yoktu. Neticede o linç edilen Milli Takım, Uzakdoğu’dan üçüncülük unvanıyla dönmeyi başardı. Bu sefer bu “yargısız infaz”cıların bir kısmı tükürdüklerini yalayıp; keskin bir “u” dönüşü yaptılar. Diğer bir kısmı ise bunu gururuna yediremediklerinden, “bu takım zaten şampiyon olacak takımdı” diye söylemler ettiler. Bu noktada benim Hoca’ya olan saygım ve hayranlığım bir kez daha arttı. Çünkü hiçbir zaman bunların seviyesine inmedi; O bekledi ki bu yazarlar O’nun seviyesine çıksınlar.

Şenol Güneş hayatı boyunca arkasına bakmadığını, hep önüne baktığını belirtirken, böyle davranmayı kalecilik sayesinde öğrendiğini belirtti. “Kaledeyken hep önünüzdekilere bakarsınız, arkanıza bakmazsınız” diyen Hoca, ayrıca kaleciliğin çok da zor bir mevki olduğunu bahsetti. “Örneğin yenilen bir gol sonrası yanınızda hiç arka çıkan ve destekçi bulamayabilirisiniz, kendinizi o an orada yalnız hissedersiniz” şeklinde konuşan Hoca yine kendine has çok “şık” bir örnek verdi: “Yalnızsınızdır, öyle ki formanız bile farklıdır diğer on kişiden”… Bir şahane tespiti daha vardı Hoca’nın: “Ceza hep size kesilir. Mesela defanstaki arkadaşınız bir penaltı yaptırır, ama penaltı atışı ona değil de, size karşı yapılır”… Hoca’nın bu sıcak cümlesi ben de yine tebessüme yol açtı.

Hoca’ya göre tribünlerdeki şiddet ve küfür olaylarının artmasına karşın, bayan seyirci sayısının artması da bir çelişkiydi. Yani bir yandan “tribünler kötüye gidiyor” denilirken, bir yandan da bayanların tribünlerde daha çok yer almaya başlaması Hoca’ya garip gelmişti anlaşılan. Lakin bu noktada Hoca’nın atladığı bir şey vardı ki; eskiden bayanların bırakın maç izlemeye gitmesini, liseye gitmesi bile büyük olaydı. “Kız kesimi evinde oturur” mantelitesi değişmeye başladıkça, buna paralel olarak yaşamın her alanında karşımıza çıkan bayan sayısı da artmalıydı. Tribünler de yaşamın bir parçası olduğuna göre, bu artış orada da karşımıza çıkmalıydı. İşin diğer tarafına gelince, yani tribünlerin kötüye gitmesine gelince; bu da doğruydu. Çünkü eskiden tribünlerde küfür pek duyulmazdı, sonra zamanla şiddet ve nefret görülmeye başlanıldı. Ama o zamanlar birisi küfür edeceği vakit etrafında bir bayan var mı, diye bakardı hiç olmazsa. Şimdi ise o kadar “vahim” bir duruma geldik ki, ne yaşlıyı takan var ne bayanı.
Konuşması bitince Hoca’nın yanına gidip, “Türkiye için fazla olduğunuzu düşünüyor musunuz?” dedim. O her zamanki alçak gönüllüğüyle “hayır, birçok eksiğimiz bile var” dedi. Ama Hoca ne derse desin, bence kendisi Türkiye için hem erken gelmiş, hem de oldukça fazla birisi. İnanın bu yazı daha da uzar gider ama Hoca’nın anlatmak istediklerini aktarma konusunda, ben yine de yetersiz kalırım.

Bu kadar hayran olduğum bu kişiye bir konuda “kırgın”ım. Bu güzel mesajları sık sık verip, insanların gözünün içine sokmalı. Uzun süre konuşmayarak; hem kendisine, hem de ülkeye haksızlık ediyor. Hocam bu ülkenin senin gibi “aydın”lara ihtiyacı var. Sen pes etmemelisin, sen mücadele etmelisin. Biz de elimizden geldiği kadar sana destek olacağız, söz…

Muhalif
19.09.2006, 10:46
Kaleciliğinin son demlerini hatırlıyorum.. yerde kıvranırken Bjk'nin bize gol atması ve sanırım 3-2 kaybettiğimiz maç.. Büyüklerimiz ondan sonra kaleci gelmedi diyorlar.. Kendisi de bir röportajda bazı maçlarda bana top gelmediği için üşüyordum gibi birşeyler söylemişti.. sanırım ondan sonra öyle sağlam defans da gelmedi.. Ama 1100 küsür dakika gol yememiş olması muhteşem bir şey.. her kalecinin harcı değil.. adını en uzun süre gol yemeyen kaleciler listesinde gördüğümde gurur duydum.. Evet ondan sonra kaleci gelmedi...
Kendisine eşiyle, çocuklarıyla mutlu bir hayat dilerim.. Stressiz ve sağlıklı bir yaşam için futboldan uzak durması şart.. 1100 küsür dakika gol yemeyen kaleci olarak hafızalarımızda ve tarihimizde yerini almıştır kendisi..
Diğer takım taraftarları da kendisini dünya 3. sü Milli takım teknik direktörü olarak hatırlayacaktır en azından..

mavikan
19.09.2006, 15:16
seni seviyoruzz şenol hoca..

miragef
24.12.2006, 20:03
Senİn Kiymetİnİ Bİlyenler Utansin..

h@msi61
25.12.2006, 20:02
gerçek bir beyefendi, başarıyla özdeşleşmiş insan, seni seviyoruz...

Running Wild
25.12.2006, 23:21
*** Trabzonspor' un ve Türk Futbolu' nun gelmiş geçmiş en büyük kaptanı...

*** Türk Futbolu' nun görüp göreceği, kariyeri ile tamamen ters orantılı olan en mütevazi, en efendi ve en saygıdeğer futbol duayeni...

*** Görev almış olduğu dönemler itibariyle, aktif futbol hayatında en çok kupa kaldırmış, en büyük başarıları kazanmış Türkiye' deki yegane futbolculardan...

*** Teknik Direktörlük kariyerinde, Trabzonspor ile geçirmiş olduğu 2 ayrı sezonda da şampiyonluğu son dakikada kılpayı Fenerbahçe' ye kaptırarak, ikisinde de "Gönüllerin Şampiyonu" olmakla yetinmek zorunda bırakılan Trabzonspor aşığı...

*** Ama, Türk Futbol Tarihi' ne altın harflerle kazınan en büyük başarısı, hala bazı İstanbul yalakası çevreler tarafından hiçbir şekilde hazmedilemeyen Dünya Üçüncülüğü' dür.

*** 2000 senesindeki Avrupa Şampiyonası' ndan tek galibiyetle dönen Milli Takım' ı devralan Şenol Hoca, sadece 2 yıl sonra tarihimizde 2 nci kez katıldığımız Dünya Kupası' nda bir tek Dünya Şampiyonu Brezilya' ya güç bela yenilerek, belki de torunlarımızın bile bir daha göremeyeceği Dünya Üçüncülüğü' nü bize yaşattı.

*** Şenol Hocam, sen her zaman örnek bir kaptandın ve her zaman da hafızalarımızda olacaksın. Ben kendi adıma Şenol Hoca' yı tam yetkili bir Genel Menajer olarak takımın başında görmeyi çok istiyorum. Umarım en kısa zamanda bu hayalim gerçekleşir...

frango
25.12.2006, 23:24
*** Türk Futbolu' nun görüp göreceği, kariyeri ile tamamen ters orantılı olan en mütevazi, en efendi ve en saygıdeğer futbol duayeni...


evet belkide şenol hocamızı diğerlerinde farklı kılan en önemli özelliği bu olsa gerek..

Lapina
25.12.2006, 23:43
Mütavazi olmasinin yaninda fazla sakin olmasi Senol Hocayi ikinci plana atiyor.Sahsim adina degil yanlis anlasilmasin.Turkiye'de nelerin prim yaptigini bizden daha iyi bilirdir kendisi ama bir yerlere gelmek icinde bunlar sart Senol Hocam.Ama bosver yine sen bizim bildigimiz sevdigimiz Senol GUNES gibi kal..

maçkaloji
26.12.2006, 00:28
Şenol hocanın kurup yönettiği 95-96 yılının Trabzonu ogünlü,abdullahlı,ünallı,hamili,şotalı,tolunaylı o takım milli takımın bel kemiğini oluşturuyodu. ve o takımla ilk kez avrupa kupalarına kalmıştık ama herkez fatih hocaya aslan payını verdi ama o büyük topçuları yetiştiren şenol hocaya kimse teşekkür etmemişti. Ama Allahın güzel bir adeletiki o şenol hoca dünya 3.lüğüne türkiyemizi taşıdı.Ama hala bazı şerefsiz istanbul basınında kuklalar bu seferde galatasarayın topçularına, hocalanın hakedeceği değeri verdiler. Ama şenol hocamız hiç bir zaman ben yaptım ben ettim demedi. biz yaptık dedi. Hocam senin gönlün rahat olsun korede biz senin değerini biliyoruz ve yaşatıyoruz....

Adem Erdoğan
26.12.2006, 00:48
Oda değişik triplere girseydi el kol hareketleri yapsaydı şimdi imparator olmuştu.Kariyeride kişiliğide dıoğru orantılı.

dr.muhsin
26.12.2006, 13:10
*** Trabzonspor' un ve Türk Futbolu' nun gelmiş geçmiş en büyük kaptanı...

*** Türk Futbolu' nun görüp göreceği, kariyeri ile tamamen ters orantılı olan en mütevazi, en efendi ve en saygıdeğer futbol duayeni...

*** Görev almış olduğu dönemler itibariyle, aktif futbol hayatında en çok kupa kaldırmış, en büyük başarıları kazanmış Türkiye' deki yegane futbolculardan...

*** Teknik Direktörlük kariyerinde, Trabzonspor ile geçirmiş olduğu 2 ayrı sezonda da şampiyonluğu son dakikada kılpayı Fenerbahçe' ye kaptırarak, ikisinde de "Gönüllerin Şampiyonu" olmakla yetinmek zorunda bırakılan Trabzonspor aşığı...

*** Ama, Türk Futbol Tarihi' ne altın harflerle kazınan en büyük başarısı, hala bazı İstanbul yalakası çevreler tarafından hiçbir şekilde hazmedilemeyen Dünya Üçüncülüğü' dür.

*** 2000 senesindeki Avrupa Şampiyonası' ndan tek galibiyetle dönen Milli Takım' ı devralan Şenol Hoca, sadece 2 yıl sonra tarihimizde 2 nci kez katıldığımız Dünya Kupası' nda bir tek Dünya Şampiyonu Brezilya' ya güç bela yenilerek, belki de torunlarımızın bile bir daha göremeyeceği Dünya Üçüncülüğü' nü bize yaşattı.

*** Şenol Hocam, sen her zaman örnek bir kaptandın ve her zaman da hafızalarımızda olacaksın. Ben kendi adıma Şenol Hoca' yı tam yetkili bir Genel Menajer olarak takımın başında görmeyi çok istiyorum. Umarım en kısa zamanda bu hayalim gerçekleşir...

Running Wild Şenol Hoca 2 kere teknik direktör olarak geldi diye biliniyor ama 96 dan önce de zannedersem 1-2 kez kısa dönem Trabzonsporun başında bulundu. Daha iyi bilenler lütfen yanlışım varsa düzeltsin. Benim de Şenol Güneş ile söyleyecek olduğum şeyler var. Rahmetli (1985) yılında ölen abimin isminin Şenol olduğunu (az çok tahmin etmişsinizdir nezaman doğduğunu ve isminin nerden geldiğini anlamayanlara detay verebilirim;) ) ve futboldan anlamayan ve nefret eden anneme Trabzonsporu sorduğumda bildiği tek şeyin Şenol diye bir kalecimiz varmış başka da bilmiyom demesi. Sanırım Şenol Hoca'yı uzun uzun anlatmaya gerek kalmamıştır. Şahsımca Trabzonspor'un en beyefendi ve en mütevazı futbolcu(kalecisidir). Allah tarafından Trabzonspora bağışlanmış bir lütuf ve örnek bir insandır.Rekorlara deyinmeme gerek yok onları zaten duyup okuyanlar bilir ama bunları sizlerle paylaşmayı uygun gördüm. Teşekkürler.

Hüseyin RİZELİ
26.12.2006, 15:19
senol hoca senı bu takım hıc bı zaman ıunutmayacak..

Running Wild
27.12.2006, 00:00
Running Wild Şenol Hoca 2 kere teknik direktör olarak geldi diye biliniyor ama 96 dan önce de zannedersem 1-2 kez kısa dönem Trabzonsporun başında bulundu. Daha iyi bilenler lütfen yanlışım varsa düzeltsin.

Ah be Muhsin kardeşim, hatırlamaz mıyım hiç;) Hatta ilk geldiği sezonda, Ahmet Suat Hoca' nın çalıştırdığı Bursaspor' a karşı deplasmanda 6-0 lık galibiyet almış, gazeteler tarafından "Boynuz kulağı geçti" başlıkları bile atılmıştı. Ben yazımda, şampiyonluğu kılpayı kaybettiğimiz 2 sezon ile ilgili yorum yapmıştım sadece. Teşekkürler:)

dr.muhsin
27.12.2006, 00:10
Ah be Muhsin kardeşim, hatırlamaz mıyım hiç;) Hatta ilk geldiği sezonda, Ahmet Suat Hoca' nın çalıştırdığı Bursaspor' a karşı deplasmanda 6-0 lık galibiyet almış, gazeteler tarafından "Boynuz kulağı geçti" başlıkları bile atılmıştı. Ben yazımda, şampiyonluğu kılpayı kaybettiğimiz 2 sezon ile ilgili yorum yapmıştım sadece. Teşekkürler:)


İlk kez bir açığını yakalayayım dedim yine olmadı:D . Şaka bir yana o dediğin boynuz kulağı geçti gazete haberi galiba notalji bölümünde biyerde olması lazım. Dün bi kahvede eski posterleri gördüm. Şenol Hoca ta 1972-1973 te poterde vardı. Faruk Özak da vardı:) kaptan olarak. Yaa 1987 de bıraktığını düşünürsek yıllarını Trabzona verdiğini görürüz. Hem de en zor mevki olan kalede!!!

bordoylamavi
27.12.2006, 00:11
ben kaleciliğinin son zamanlarını hatırlıyorum kesinlikle refleksli bir kaleci değildi ama çok iyi yer tutardı ve yan toplarda çok iyiydi. teknik direktörlüğü ise yani açıkçası elinde iyi takım varken iyi kötü takım varken kötü bence. tek ve en kritik hatası meşhur fener maçında 1 0 dan sonra taktik hatasıydı bence. 1 1 olunca o maçı kazanıp şampiyonluğu sağlama almak için takımı ileri çıkardı ama işte. neyse herşeye rağmen çok dürüst efendi kaliteli bir insan kendisi

dr.muhsin
27.12.2006, 00:17
ben kaleciliğinin son zamanlarını hatırlıyorum kesinlikle refleksli bir kaleci değildi ama çok iyi yer tutardı ve yan toplarda çok iyiydi. teknik direktörlüğü ise yani açıkçası elinde iyi takım varken iyi kötü takım varken kötü bence. tek ve en kritik hatası meşhur fener maçında 1 0 dan sonra taktik hatasıydı bence. 1 1 olunca o maçı kazanıp şampiyonluğu sağlama almak için takımı ileri çıkardı ama işte. neyse herşeye rağmen çok dürüst efendi kaliteli bir insan kendisi

Kesinlikle katılmıyorum her ne kadar siz gördüm deseniz de çünkü görenlerin hepsi çok iyi refleksleri olduğunu söylüyordu. Buyrun burda yaşı büyük olanlara soralım isterseniz. Babam takımın yarısıydı diyo en bastinden. Sizce refleksi iyi olmasa öyle olur muydu?. Ama belki de son sezonu eskisi gibi değildi sanırım onu kastettiniz ??

bordoylamavi
27.12.2006, 00:30
Kesinlikle katılmıyorum her ne kadar siz gördüm deseniz de çünkü görenlerin hepsi çok iyi refleksleri olduğunu söylüyordu. Buyrun burda yaşı büyük olanlara soralım isterseniz. Babam takımın yarısıydı diyo en bastinden. Sizce refleksi iyi olmasa öyle olur muydu?. Ama belki de son sezonu eskisi gibi değildi sanırım onu kastettiniz ??
yani ben onu seksenli yılların başlarından futbolu bırakana kadar izledim. tabi şunu da unutmamak lazım o zamanlar iki puanlı sistem vardı ve futbol acaip yavaştı ve herşeyden önce Trabzonda öyle bir savunma ve orta saha vardı ki kaleye top bile gelmezdi. yani şenol güneş öyle gösterişli kurtarışlarından çok istikrarı ve hata yapmamasıyla dikkat çekerdi benim izlediğim dönem.

Tansu Onur Erdoğan
27.12.2006, 00:31
benim babamda kova şenol olarak anlatıyo gol yemez yemezmiş yeyincede 3-4 tane alırmıs iceri :D

babam samsunsporlu bu arada :P

dr.muhsin
27.12.2006, 00:58
yani ben onu seksenli yılların başlarından futbolu bırakana kadar izledim. tabi şunu da unutmamak lazım o zamanlar iki puanlı sistem vardı ve futbol acaip yavaştı ve herşeyden önce Trabzonda öyle bir savunma ve orta saha vardı ki kaleye top bile gelmezdi. yani şenol güneş öyle gösterişli kurtarışlarından çok istikrarı ve hata yapmamasıyla dikkat çekerdi benim izlediğim dönem.

Söylediklerinizi futbolla ilgilenen amcam da söylüyor. Eskiden göze hoş gelen futbol olmadığını,bahsettiğiniz gibi 2 puanlı sistem olduğu için beraberliğe dayalı oyun tarzı olduğunu falan söylüyordu. Bunda haklısınız çünkü bunu birçok büyüğümden duydum. Keşke elimizde eski maçlar olsa da sağlıklı yorum yapabilsek.

Tunga
27.12.2006, 01:15
Şenol Güneş'in kaleciliği ile ilgili doğru yorum göremedim. Onun için müdahale etmek gereğini duydum.

Şenol Güneş refleksleri mükemmel, yakın toplarda ve yan toplarda çok iyi bir kaleciydi. En büyük zaafı uzaktan atılan şutlardı. Hatta bu tüm medyada konuşulurdu. "Bu adam burnunun dibinden gol yemez de nasıl olur da 35 metreden bu kadar kolay gol yer" diye.

Tek olumsuz yanı buydu kaleci olarak. Bir de MUHTEŞEM bir kaptandı. Takım onun bir işaretiyle hareket eder, ona büyük saygı duyardı.

Şenol Güneş çok iyi bir kaleciydi de, onu Şenol yapan en önemli faktörlerden biri de önündeki Necati'ydi. Ben onun kadar soğukkanlı ve yerinde müdaheleler yapan bir stoper daha görmedim. O yıllarda gittiğim Trabzonspor maçlarında rakip atak yaparken heyecanlanmazdık hiç. Türkiye'nin görüp göreceği en iyi defans 1978-1983 yılları arasındaki defansımızdı. Hepsi de mevkisinin bu ülkenin gördüğü en iyileriydi.

Onlarla ne kadar övünsek azdır.

Hocalık performansından burada bahsetmeyeceğim. Trabzonspor Taraftar Forumunda bu kadar değerli oyunculara, LAF EBELİĞİNİ iyi yaparak bu kadar sataşma yapılması, yıllardır medya tarafından örtpas edilen başarılarımızın bir de kendi içimizden insanlara anlatılmak gerekliliği canımı çok sıkıyor.

Bir soru ile bitireyim:

1996'da bizi hangi teknik direktör şampiyon yapabilirdi? Hani Şenol yapamadı ya! Mesela fenerin hocası Parreira yapabilir miydi? Mesela Daum yapabilir miydi? Kim yapardı acaba?

bordobluex
27.12.2006, 01:33
Mehmet Ali Yılmaz beyin gözü Faruk ÖZAK ın koltuğunda olmasaydı o rüya takım ile şampiyonluk sadece o yıl değil ilerki yılda bizim olurdu. Şenol Güneş ile baraber tabi.

Mehmet Ali Yılmaz beyin gözü hala o koltukta o da ayrı bir başlık konusu :)

dr.muhsin
27.12.2006, 01:42
Bildiğim kadarıyla 76-87 arası Türkiye A Milli takımınında kalesini korudu. Demek ki Türkiye'de ki en iyi kaleciydi ki 11 sene değişmez oldu. Fakat burda bir şeyi atlamamamız gerekir ki o da isimsiz kahramanlar Bekir Barçınlar,Netaciler,Bahattinler vs... Yani Şenol Güneş' in olağanüstü kaleciliğine bir de diğerlerinin birlikteliği ve azimli oyunu birleşince ortaya işte mutlu tablo çıkıyor. Ama o zman ki futbolun iyi olmadığını büyüklerim söylüyo ki bunu da onlardan dinlemek gerekiyor elde veri olmayınca.

bordoylamavi
27.12.2006, 10:21
sevgili tunga şenol güneş in kaleciliğiyle ilgili doğru yorum göremedim demişsiniz. yani adı üstünde bu yorum. yorumun doğrusu yanlışı olmaz kişiden kişiye değişir. herkes değişik değerlendirmeler yapar. misal bana göre o dönem refleksleri dikat çekmiyordu ki bunda dönemin yavaş fubolunun da etrkisi büyük, yan topları ve yer tutuşu iyi geliyordu. size göre başka özellikleri iyi gelebilir veya kötü gelebilir. başka bir kişi de bam başka değerlendirebilir.
hemen benim yazılarımın üstüne geldiği için umarım laf ebeliği değerlendirmeniz şenol güneşin teknik direktörlüğü ile ilgili yaptığım yorumları kapsamıyordur.
bir de en son bir soru sormuşsunuz bence o sene bizi şampiyon yapacak kişi yine şenol güneşti bence. yaptığı tek hata fener maçıydı. hatta van maçında bile bence onun hatası yoktu. herşey o maçın ikinci yarısıyla birlikte değişti. ama işte futbol bu

Tunga
27.12.2006, 16:21
@ bordoylamavi

Şenol Güneş'in kaleciliği ile ilgili yorumları "yanlış" değil de yetersiz buldum diyeyim. Sizi kastederek söylemedim açıkçası. Ama Şenol'un üst üste kale sahası içinden çekilen 3 şuta birden atlayarak çıkardığına çeşitli kereler şahit olmuş biri olarak refleksleri konusunda yorumunuza kesinlikle katılmadığımı söyleyeyim. Buradaki pek çok arkadaş onun kalecilik günlerini göremedi. Onun adının boşuna "efsane" kaleci olmadığını vurgulamak istedim.

96 senesindeki malum maça gelince, işte orada sizin de yakaladığınız detayı vurgulamak istedim. O sene Trabzonspor tarihinin en iyi futbollarından birini oynuyordu. O futbolu oynatan ve takımı şampiyonluk potasına sokan da Şenol Hoca idi. Aynı mantık bizi o maça kadar getirdi ve maalesef gene o maçta yıktı. Ama hani başka birileri aş pişirmiş de Şenol Hoca yemiş değildi. Hücum futbolu diye yırtındığımız hasretimizi çok da güzel doyurmuştu o sene. Bir de arkadaşlarımızın o malum maçta Şenol Hoca ile ilgili Ergun ATA'nın yorumlarını okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.

Sonuç olarak dayanamayarak kullandığım "laf ebeliği" lafımla sizi işaret etmemiştim. Aslında keşke hiç kullanmasaymışım.

bordoylamavi
27.12.2006, 16:58
açıkçası ben 96 fener maçının faturasını şenol güneş e çıkarmıştım o maç için. çünkü böyle bir olay için açıkça hiçbir açıklama getirememiştim. nasıl olabilir böyle bir şey demiştim. ama sezon boyu oynanan futbol şenol güneşin bu hatasını da kapatmıştır ki kimse şimdi bu maçı hatırladığında direk şenol güneşi düşünmez. hatta çoğu kimse bence hala o maçı hatırladığında olan bitene mantıklı bir açıklama getiremez. tabi şu da bir gerçek ki skoru 2 1 yapan gol için şenol ne yapabilirdi. taç çizgisinden yapılan ortayı 3 4 kişi seyrettikten sonra tıngır tıngır kaleye girdi top. ya neyse o gün aklıma geldince yine insan bi acaip oluyo. rüştünün çıkardıkları direklerden dönenler o son gol

Külünkoğlu
27.12.2006, 17:01
Herkes golü yada golleri konuşuyorda B.Orhan'ın hem van maçında hemde fener maçında kaçırdığı pozisyonlar ve dakikaları aklıma geldikçe Şenol Güneş'in takıma sahip olamama eksisini bir kenara bırakmak zorunda kalıyorum. 96 sorumlusu çok sevmeme rağmen B.Orhan'dır.

bordoylamavi
27.12.2006, 17:07
Herkes golü yada golleri konuşuyorda B.Orhan'ın hem van maçında hemde fener maçında kaçırdığı pozisyonlar ve dakikaları aklıma geldikçe Şenol Güneş'in takıma sahip olamama eksisini bir kenara bırakmak zorunda kalıyorum. 96 sorumlusu çok sevmeme rağmen B.Orhan'dır.
ya o maç için aslında söylenecek hem çok şey var hemde söylenecek hiçbir şey yok.ama galiba en güzeli o sene herkesin gönlünün şampiyonu olmamızdı. bir sürü sebep bulsak da hiç kimseye kızamadık o sene için gönlümüz elvermedi

OLCAY ÇAKIR
27.12.2006, 17:14
Bu konu içimde hep yaradır..96 sorumlusu...

özellikle,konu açıldığında ''ah şenol hoca ah'' yada ''sizi şenol yaktı'' türünden sözlere hiç katılamadım..

O maçta tribündeydim,hayatımın en sisli akşamlarından biriydi...

En kolay yol hocayı yerden yere vurmaktı,öylede oldu zaten...
Ama benim aklımda hep rüştünün inanılması güç kurtarışları yada forvetimizin atamadıkları vardı...destek bulamadık şenola kilitlenenlerden...

iki kaleci iki kader...

o gece başka bişeyler oldu,tarifi olmayan...

birde hakan pekerin ''ateşini yolla bana' şarkısı işlendi belleğime..

Running Wild
28.12.2006, 02:14
*** Evet doğrudur... 1996 senesindeki Fenerbahçe mağlubiyetinde sorumlu sayılabilecek detayları, yani Orhan' ın, Hami' nin kaçırdığı golleri ve defans ile kalecinin yapmış olduğu bireysel hataları bir kenara koyduğumuzda baş sorumlu olarak Şenol Güneş gözükmektedir tabii ki...

*** Ancak, biz o maçı şu an başımıza kabus gibi çökmüş olan Ziya' nın oynattığı futboldaki gibi, kendi kabuğuna çekilerek, kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırarak, 8 kişiyle defans yaparak, kendi sahasında kontraatak futbolu oynayarak, ezik ve çaresiz bir şekilde değil, aslanlar gibi saldırarak, Karadeniz' in hırçın dalgaları gibi çarparak, erkekler gibi savaşarak ve gerçek bir büyük takım gibi mücadele vererek kaybettik.

*** Ezilip büzülerek kazandığın maçlar senin o gününü kurtarır belki ama, ezerek ve mağrur bir şekilde oynayarak yenildiğin maçlar, senin büyüklüğünden hiçbir şey kaybettirmezler. Şenol Hoca, orada sadece günü kaybetti, ama büyüklüğüne ve cesaretine artı değerler bindirdiğinden, sonrasında hiçbir zaman acımasızca eleştirilen ve hatırlandığında utanç duyulan bir insan olmadı ve olmayacaktır da...

sarsari61
28.12.2006, 09:14
Yıl 1996..
Van maçı 38 net pozisyon ve gol yok...2 dakika da bir gol pozisyonuna girmişsin ve gol atamamışsın ne yazık...
Fener maçı 20 küsür gol pozisyonu ve gol pozisyonu olmayan bir durumda abdullahın sol ayağı ile öne geçiyorsun...bir frikik ve maç 1-1...1-1 den sonra inanılmaz gol pozisyonları ve 83 de anlamsız bir kontra ataktan 2-1 yenik duruma düşüp maçı kaybediyorsun..dahası şampiyonluğu kaybediyorsun...olmayınca olmuyor...bu kadar golün kaçtığı 2 maçta şenol hoca ne yapsın...biz orada şampiyonluğun yanında arçil ve şotayı bilmem kaç yıllık jenerasyonu milyonlarca doları ve aklımıza gelmeyen birçok şeyi kaybettik..şenol güneşin bu durumdaki payı 18 futbolcu onlarca yöneticiye dağıtıldığında çok küçük kalır..bu iş bir ekip olayıdır...ekipteki herkesin eşit soromluluğu vardır...eşitliği şenol hocadan yana bozarsak +1 fazla olur okadar...

Cengiz Çubukcu
28.12.2006, 09:46
kısmetin önüne geçilemiyor , o maçta ne yaptıysak rüştüyü birden fazla geçemedik....ne şenol güneşe ne de futbolculara diyecek birşey bulamıyorum....hep bu yenilgi bizi olgunlaştırdı diye de pollyannacılık oynuyorum

OLCAY ÇAKIR
28.12.2006, 09:49
son şampiyonluktu sanırım,bizde cami den kaçıp denize girmiştik..

pantolonlarımızı giyip camiye gidecektik öğleden sonra...tabi ön arka hep ıslak ve iz halinde..

gazino kapısından çıkınca karşımızda bir Ts reno, sütlü kahve renkli..
direksiyonda şenol güneş..hayatımızın en önemli dakikaları başlamıştı..
uzunca bir süre oyaladık onları,bırakırmıyız..
pantolonlarımızın arkasını saklaya saklaya...

-arabayı şampiyon olduk diye verdiler demişti şenol güneş,turgayı hatırlıyorum...
sisler arasındaki çocukluğumuzdan bir küçük anı.

Külünkoğlu
28.12.2006, 11:16
iki maça da (van ve fener) futbol açısından bakarsak hiçbir fark yok. Ama iki maçıda hatırlayanlar her iki maçtada altı pasın üzerinden bir değil iki kez B.Orhan'ın golü kaçırdığını göreceklerdir. Hele hele maç 1-2 iken Rüştü sağ köşede dizlerinin üzerine çökmüş kalenin orta ve sol tarafı bomboş ve altı pasta hangar gibi kale dururken B.Orhan'ın o vuruşu gözümün önünden gitmiyor. O golü atsa bugün çok farklı yerde olacağımızı hepimiz biliyoruz. O yüzden üstte bir arkadaşım yazmış saldırarak kaybetmek daha evladır mukabilinden. Ben geçen zaman içerisinde ezilerek kahrolarak da olsa şampiyonluk istiyorum. Biliyorum ki biz sizi şöyle ezdik söylemleri havada kalacak skor hanesi ne ise kim şampiyon olmuşsa tarih onu yazacaktır. Bilirim ki şampiyonlar ligi uygulaması Trabzon gibi bir kulübü yakaladığı armada ile paraya boğacaktı. Yarım sıfırlık bir şampiyonluk hatta daha da ileri gidiyorum haksızlıklarla dolu da olsa şampiyonluk istiyorum bu yalan ve adaletsiz arenada...

Saygılarımla.

Bülent Şirin
28.12.2006, 11:37
Bu başlığa "okkalı" bir yazı yazacağım kısmetse ama hazır Metin değinmişken ben de o sahne ile ilgili bir şeyler söyleyeyim. Yanlış hatırlamıyorsam Şota binbir zahmet ile topu evirmiş, çevirmiş Orhan'ın önüne bırakmış, O da hemen her zaman yaptığı gibi dışarı atmıştı. Pozisyonun hemen akabinde ekranda Şenol Güneş görünmüştü ve eliyle "şöyle vursana..." anlamına gelecek bir işaret yapıyordu.

Hani zamanda yolculuk konulu filmler çıkar, tarihte bir yerlere giderler de, orada bilerek ya da bilmeyerek ufak bir değişiklik yaparlar. Sonra da bir bakarlar ki, günümüzde bir sürü değişiklik olmuş... Zaman zaman aklıma gelir, bir şekilde alaca karanlık kuşağına girsem de o maçın öncesine gidip futbolcuları bulsam, onları gerektiği şekilde uyarsam diye... Kimbilir neler olurdu?

Arkadaşlar, ister istemez nostalji amaçlı başlık Şenol Güneş'in geçmişteki doğru ve yanlışlarının konuşulup yazılmasına kayıyor ve söz dönüp dolaşıp kırılma noktası olan malûm maça geliyor. Böyle bir şey ilk kez bizim başımıza gelmedi. Eğer 1978 Dünya Kupası final maçında, skor 1-1 iken Hollanda'lı oyuncu Rensenbrink 'in vuruşu son saniyelerde direkten dönmese de gol olsa, Hollanda Dünya Kupası'nı kaldıracaktı. Elbet onlar da üzülmüşlerdir ama Hollanda bugün hâlâ bir Dünya devi... Dünya Kupası'nı almış olsun olmasın, önemi yok... Bunun gibi daha bir sürü örnek sayılabilir. Önemli olan böyle olaylardan ders çıkarmak, felaketi bir tür olgunluk mektebine çevirmektir.

Neyse uzatmayayım, dediğim gibi Şenol Güneş ile ilgili ben de buraya bir şeyler karalayacağım kısmetse... Fakat ne zaman olur bilmiyorum...

Saygılar...

Ertan 51
28.12.2006, 11:58
şenol hoca deyince benim de aklıma 95-96 sezonu geliyor ama oda istememiştir böyle olmasını bi kısmetsizlik bi terslik vardı ya neydi bilemedim.yanlız yukardaki arkadaşlar kadar olayın içinde değilim yani o maçta yoktuk onlar yakından gördü neler nasıl kaçtı daha iyi bilirler mutlaka fakat ben çektiğim acı ve ızdırabı iyi biliyorum 1 dakka olsun aklımdan gitmiyor şampiyonluğun elimizden uçup gittiği sanki insanın bi yakını ölürde inanamazya sanki canlanıp geliverecekmiş gibi bekler ya bende hala öyle zannediyorum sanki bi yanlışlık var da düzeliverecek biz şampiyon olacakmışız gibi yani ben o yıla saplandım kaldım.onun içindirki febe lafı duydummu nefret kusuyorum lanet okuyorum hangi yabancı takımla oynayacak olsa karşı takımı tutuyorum en ufak bi milli his içime doğmuyor yalanmı söyleyeyim aynen böyle oluyor şimdide az alkmaar takımını tutuyorum inşallah benim istediğim gibi sonuç çıkar.bide üzüntüm şundan artıyor eğer diyorum biz o sene şampiyon olsaydık kesin arkasından 1 2 daha şampiyonluk gelirdi diye düşünüyorum.düşündükçede deliriyorum.neyse şenol hocama kore de seul takımında başarılar diliyorum inşallah burdaki yaşadığı acıları orda yaşamaz yaşatmaz ne olursa olsun memleket evladıdır gönlümüz onunla.allah yolunu ve bahtını açık etsin.

SDanışmaz
28.12.2006, 14:30
ŞenoL Hoca keşke senin kaLeciLiğini görebiLseydim :(

bordoylamavi
29.12.2006, 11:20
b.orhan la ilgili bir değerlendirme yapılacak olursa kendisi zaten gol vuruşlarında oldukça etkisiz bir oyuncuydu. en önemli özelliği hızı ve asistleriydi. nadir gol atmıştır attığı gollerde kaleye nasıl tutturdu diye beni şaşırtmıştır. o yüzden onun gol kaçırması çok anormal birşey gibi gelmemektedir bana.dediğim gibi hepmizi bir sorumlu arıyoruz ama o kadar iyi futbol oynanan bir seneydi ki ortak bir sorumlu hiçbir zaman bulunamayacak ancak akılda kalan hep fener maçı olacak koskoca sene unutulup gidecek

Tansu Onur Erdoğan
29.12.2006, 12:20
ya su fener macına girmeyin nolur ağlayasım geliyo her defasında

sweetrose
29.12.2006, 14:44
Şenol Hoca'yı tekrar takımın başında görmek isterdim ama olmadı; artık ona başarılar dilemekten başka bir şey diyemem

Hüseyin Çümen
10.01.2007, 00:44
hiç sevmem kendisini

caykarali_erdal
10.01.2007, 03:18
ya su fener macına girmeyin nolur ağlayasım geliyo her defasında

Karanlik guclerin isi,
ve'de elimizden kacirdik ne yapalim


hiç sevmem kendisini

allah sevdirsin Trabzona gelmis en iyi Yerli antroner Kaleciliginden bile dunyada nadir bir Kalecilerdeni dersem yalan olmaz.

Turk futbol federasyonundan alamadigini korede 50 kat fazlasini alacak Turkiyede dedikleri sahte, yanlan astronomik rakkamlar degilde gercek rakkamlar alacak.
Hocam insallah kaznirsin vede gene Trabzonsporunun basina donersin kariyerindeki basarilara bir basarida korede ekle Hocam sagol var ol senin gibiler olmadigindan halimize bak dersemde yalan olmaz.

CÖMERT
15.03.2007, 20:06
arkadaşlar efsaneler unutulmaz kısmında şenol güneş ten bahsetmişsiniz ama milli takım hocalığından dünya üçüncülüğünden bahsetmemişsiniz. dikkat!!!!

Ba®ış
29.03.2007, 18:24
biz Hem kaleci Şenol Güneş i hem de Teknik direktör Şenol Güneş i çok özlüyor ve arıyoruz...............

okan6161
29.03.2007, 19:15
şu ziya sabredildiği kadar şenol hocama sabretseydik şimdi çok daha iyi yerlerde olurduk yazık oldu hocama

Cafer KILIÇSOY
31.03.2007, 20:59
Arkadaşlar Gazeteci İhsan Öksüz'ün Şenol Güneş'in hayatını anlattığı ''Güneş Goğudan Yükselir'' adlı kitabını şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

Ts Clup'larda bulabilirsiniz. Tabi Ts Clup bulabilirseniz:)

Cyzio
31.03.2007, 22:29
Şenol, Türkiye'de benim gördüğüm en iyi kalecilerden biriydi. Sevgili Tunga'nın bahsettiği "kurtardığı üst üste 3 pozisyon"lardan birini çok net hatırlıyorum.

Sene 1981. O zamanki adıyla Şampiyon Klüpler Kupası'nda (Şimdiki Şampiyonlar Ligi'ne benziyor ama grup yok. Bütün maçlar eleme usulü. Bir de sadece şampiyon takımlar katılıyordu. Öyle İspanya üçüncüsü, İtalya dördüncüsü filan katılmıyordu. Sadece bir evvelki Şampiyon Klüpler şampiyonu ekstradan katılıyordu) oynuyoruz. Rakip: Dinamo Kiev. Henüz komünizm çökmemiş. Dinamo Kiev Ukrayna'nın değil, koskoca SSCB'nin şampiyonu. SSCB mi? O bir futbol devi. Dünyanın en iyi futbol oynayan ülkelerinden biri.

İşte bu SSCB'nin şampiyonuyla, ilk maçta Kiev'de karşılaşıyoruz. Gayet kontrollü bir oyun var. 75'inci dakikaya kadar da 0-0 getirmişiz.

O dakikada, bir Rus (O zamanlar diğer cumhuriyetleri bilmediğimizden, hepsini Rus zannediyorduk) uzaktan çok etkili ve sert bir şut çekti.Kendisinin sol 90'ına giden topu Şenol çok harika çıkardı. Daha doğrusu, çeldi. Ama kendisi de yerde kaldı. Çeldiği top ceza sahasında başka bir oyuncunun önüne düştü. O da Şenol'un sağ köşesine, hem de bu defa daha yakından sert bir şekilde gönderdi. Şenol yerden nasıl kalktı ve öbür köşeye (mesafe 7.32 m) nasıl uçtu bilmem ama, bu şutu da çeldi.

Dönen top maalesef penaltı noktası civarında bir yerde Blokhin'in önüne gelmişti. Şenol hâlâ yerdeydi; kalkmayı becerdi ama bu topu çıkaramadı.

1-0 yenilmiştik.

Trabzon'daki rövanşta da, 1-0 öne geçmemize rağmen, 1-1 berabere kalarak elendik.

Şenol çok iyi bir kaleciydi.

macka61
31.03.2007, 22:52
hem futbolculuk yaşamında olsun hem hocalık yaşamında olsun kendisini çok beğenmişimdir trabzonun öz evladlarındandır onu beğenmemek olmaz o efsane olmuş kadroların kalecisi daha ne olsun onun kalemizi koruduğu zaman ki durumumuza bakın yediğimiz gol ne kadar trabzonumuzuda şampiyon yapacaktı ama elinden alındı şampiyonluklar malumunuzca son olarak kore liginde başarılar diliyorum

dr.muhsin
31.03.2007, 23:22
Taraftar psikolojisidir hep yaşadığı ya da izlediği futbolculardan beğendiğini en iyisi der. Ben de gördüğüm en iyi futbolcunun hep düşünmeden Hami olduğunu söylerdim gelmiş geçmiş. Hala daha Hami abiyi çok seviyorum ama Şenol Güneş ile kıyaslamadan Şenol Hoca'nın Hami'den ayrı bir yeri olduğunun altının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani kendisi kaleci olmakla beraber başka yönleriyle de(kaptanlık,milli takımın 1976-1987 değişmez ismi olması, beyefendi kişiliği,rekorları vs...vs...) ile onu görememiş nesiller için düşünülmesi gereken bir şahsiyettir. O yüzden siz siz olun asla ve asla şu gelmiş geçmiş en iyi futbolcu demeyin. Bu formaya gerçekten gönül veren çok kişi geldi geçti ve zamanla sayıları azaldı !!!

Adem Erdoğan
01.04.2007, 01:15
Şenol Hocamın sadece karakteri bile yeter.

surmeneli_keles
01.04.2007, 18:58
bos yer e harcanmıs bı hoca ne trabzonspor ne mıllı takım onun degerını bılemedı

Yavuz Hasan
03.04.2007, 18:57
trabzonspor bi gün şampiyonluk yaşayacaksa o takımın başında şenol güneş olacak

dr.muhsin
11.04.2007, 13:10
Amcam iddialı bir biçimde her seferinde ''Kaleci takımın yarısıdır yeğenim'' derdi. Ben de nedense gs nin o meşhur ortasahasını aklımdan çıkaramamışım ki ortasaha takıntısı ile ne alakası var derdim. Şimdi anlıyorum ki futbolda kaleci faktörü çok önemli. Dediği kadar varmış. Örnekleri de çok mesela Şenol Güneş'den başlayarak Rüştü, Mondragon, Real Madridli Casillas, Oliver kahn vs... Bu saydıklarım her zaman takımlarını tek başına sırtladılar. Malesef Şenol Güneş den sonra iyi ve istikrarlı bir kalecimiz olmadı. Acaba şampiyonluğun bunca yıldır gelememesinin nedenlerinden biri de bu muydu?

Emre GÜRDAL
15.04.2007, 12:33
ya bu adamın futbol anlayısı turkıyede hıc bır hocada yokken bız adamı ıcımızden attık bızı tek basarılı yapacak turk hoca varsa oda senol hocamdı

Ertuğrul ATALAY
23.04.2007, 23:40
Birgün mutlaka onunla bir şampiyonluk yaşayacağız...
Ya teknik direktör olarak ya da başkan olarak

Ertuğrul ATALAY
23.04.2007, 23:41
Şenol Güneş Trabzonspordan koparılamaz...

Erkin
23.04.2007, 23:55
O dakikada, bir Rus (O zamanlar diğer cumhuriyetleri bilmediğimizden, hepsini Rus zannediyorduk) uzaktan çok etkili ve sert bir şut çekti.Kendisinin sol 90'ına giden topu Şenol çok harika çıkardı. Daha doğrusu, çeldi. Ama kendisi de yerde kaldı. Çeldiği top ceza sahasında başka bir oyuncunun önüne düştü. O da Şenol'un sağ köşesine, hem de bu defa daha yakından sert bir şekilde gönderdi. Şenol yerden nasıl kalktı ve öbür köşeye (mesafe 7.32 m) nasıl uçtu bilmem ama, bu şutu da çeldi.

Dönen top maalesef penaltı noktası civarında bir yerde Blokhin'in önüne gelmişti. Şenol hâlâ yerdeydi; kalkmayı becerdi ama bu topu çıkaramadı.


Abi hakkaten ne pozisyonmuş yav şansa bak :(

HALİT KARAKAŞ
24.04.2007, 00:47
Şenol Hocam,Türkiye ve Trabzonspor size minnettar,,,,seni seviyoruz,başarılar seul2de,,,,

POYRAZ
24.04.2007, 16:07
50 Yil boyunca katilamadigimiz önemli bir organizasyonda bizi dünya 3. sü yapip, parayla yapilamayacak kadar cok ülkemizi dünyaya tanitmis oldu. Efendi kisiligi ile de cok begeniyordum Senol Günes'i. Türkiye'de görev yapiyorken Türkiye'nin en az para alan hocasina yakin bir para aldi.
Ne diyeyim. Koreliler degerini biliyor.
Dilerim basarili olur. Oluyor da!

h.bezir61
27.04.2007, 14:11
Senol Günesi in ne Milli takim da nede Trabzonspor da degeri bilinmedi,yabanci antrönerlere saglanan imkanlar onada saglanmis olsa idi daha cok basarili olurdu biz kiymetini bilemedik ama seul de kiymeti biliniyor insalla daha cok basirili olur.

Bülent Şirin
27.04.2007, 14:23
Arkadaşlar, aşağıdaki yazım bu hafta Günebakış'ta yayınlandı. Doğrudan Şenol Güneş'i konu aldığı için buraya koymakta bir sakınca görmüyorum.

"Elâlemin delisi ve bizim akıllımız…"

70'li yılların ikinci yarısı ve 80'lerin başında, gerek milli takımlar ve gerekse kulüp takımları düzeyinde Avrupa'da maç yapacağımız zaman bizim basın mensupları rakiplerin ünlü futbolcularına Türk futbolu hakkında ne bildiklerini sorarlardı. Cevap değişmezdi: "Hiçbir şey bilmiyorum. Fakat sizde bir kaleci var, Avrupa'nın her takımında rahatlıkla oynar."


Uluslar arası platformda o zamanki rolü şamar oğlanından başka bir şey olmayan bir ülkenin kalecisi hakkında yapılan yorum buydu. O kadar golü yemesine rağmen... Elbette o zamanın şartları çok farklıydı, yurt içi ve dışından teklifler geldiğini hatırlıyorum ama Şenol Güneş bir yere gitmedi. Türk futbolu adına çok talihsiz bir dönemin kalecisiydi. 4 iğneyle çıktığı bir Avusturya maçında kornerden gelen top üç rakip kafada tur attıktan sonra koruduğu kaleye girerdi örneğin... O dönem maç anlatan TRT spikerleri yabancı maçlarda sanırım karşılaşma boyunca en çok "bravo Şenol!" ünlemini telaffuz ederlerdi.


Şenol Güneş'in kaleciliği hakkında aksi yönde düşünen sanırım yoktur, çünkü sahadaki mevkiiler içinde başarısı en kolay ölçülen oyuncu kalecidir. Bunun için derin bir futbol bilgisi gerekmez. Dolayısıyla herkes O’nun Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi kalecilerinden biri olduğunu teslim eder.


Ancak gelgelelim, teknik direktörlüğün başarı kriterleri hem karmaşık, hem subjektif, hem değişken, hem de kendi başına değerlendirilemeyecek kadar diğer unsurlara bağımlı bir konudur. Kişinin başta konuşma şekli olmak üzere kamuoyu önündeki tavırları, jest ve mimikleri, kılık kıyafetine varıncaya kadar kendisine verilen nota etki eder. Elbette teknik adam bir takım güçlü odaklar tarafından desteklenmelidir de…


Örneğin Türk futbolunda özellikle son 10 seneye damgasını vurmuş bir teknik adam var. Takımı sahada hezimete bile uğrasa, çıkar kameraların karşısına, şöyle bir kasılır ve öyle bir konuşur ki, takımın yenildiğini bile unutursunuz. Mezkûr şahıs takımı nasıl oynatmış, sahaya hangi kadroyu çıkarmış, hiçbir önemi kalmaz.


Takım başarılı olur, söz konusu teknik direktörü kendi subjektif ölçüleriyle değerlendirerek başarısız bulanlar takımın teknik adama rağmen başarılı olduğunu, filanca kişinin iş başında bulunması halinde takımın çok daha başarılı olacağını iddia ederler. Başarılı bulanlar da aksini tabii…


Takım başarısız olur, kabahati teknik adama bulanlar kendisini yerden yere vururlar, bir an önce dar ağacında sallandırılmasını isterler. Başarılı bulanlar ise kabahati diğer unsurlara, yani yöneticilere, futbolculara ya da taraftara bulurlar. Ya da medyaya… Bu böyle sürer gider. Öylesine karmaşık bir konudur ki, futboldan gerçekten anlayanlar bile bu konuda çoğu zaman fikir birliğinde bulunmazlar. Anladığını zannedenler de onlardan birine uyarlar…


Şenol Güneş Boluspor’da teknik direktör olarak göreve başladıktan sonra ilk Trabzon deplasmanına gittiğinde, tribünlerden sahaya bir sevgi seli çağlayacağını sanmıştım. O zamanlar şimdiki gibi naklen yayınlar filan yok, TRT’nin 3 dakikalık görüntüleriyle yetinmek zorundayız. Ertesi gün gazetelerden okuyoruz ki, Avni Aker tribünlerinden birkaç cılız alkış yükselmiş, o kadar. Halbuki birkaç sene önce Ali Kemal Denizci Beşiktaş formasıyla bu sahaya çıktığı zaman, aynı tribünlerde koca pankartlar açılmış, Trabzon bu evladını bağrına basmış, Beşiktaş da maçı kaybedince İstanbul’un spor yazarları kendisini mazûr görmüşlerdi.


Şaşırmıştım bu soğuk tavıra… Sonraki yıllarda Şenol Güneş Trabzonspor’un başına geçti, fakat taraftarın bu tavrı değişmedi. Trabzonspor Şenol Güneş yönetiminde şampiyonluk dışında ne kadar başarı varsa elde etti, Avrupa’da hâlâ konuşulan parlak galibiyetlere imza attı… Yok, yok, yok… Daha da sonraları, Milli Takım’da görev aldı, onun döneminde Türkiye rüyasında bile göremediği bir başarıya ulaştı, fakat bahsini ettiğimiz alerji şiddetini artırarak bütün yurt sathına yayıldı. Adını bile bilmediğim bir şaşkın, Kosta Rika maçının devre arasında bir televizyon kanalının canlı yayınında “Şenol Güneş hemen görevden alınsın, yerine Fatih Terim gönderilsin” diyecek kadar kendinden geçti. Öyle bir şey yapılsa sanırım Dünya’da bir ilk olacaktı.


Neyse… Türk futbol kamuoyunun Trabzonlu bir teknik adamı Milli görev’e layık görmemesi bir başka ve hayli uzun bir yazının konusudur da, Trabzonlulara ne oluyordu? Mesele sadece 96 Mayıs sendromu olamazdı, galiba köydeki sevgili yengemin veciz sözü, en fazla bizde tecelli ediyordu. “Elâlem delisini bile akıllı göstermeye çalışır, biz hazır akıllımızı delirtiriz” der Saniye yengem… Allah uzun ömürler versin…

Muhalif
27.04.2007, 15:21
"Elâlemin delisi ve bizim akıllımız…"

70'li yılların ikinci yarısı ve 80'lerin başında, gerek milli takımlar ve gerekse kulüp takımları düzeyinde Avrupa'da maç yapacağımız zaman bizim basın mensupları rakiplerin ünlü futbolcularına Türk futbolu hakkında ne bildiklerini sorarlardı. Cevap değişmezdi: "Hiçbir şey bilmiyorum. Fakat sizde bir kaleci var, Avrupa'nın her takımında rahatlıkla oynar."


Uluslar arası platformda o zamanki rolü şamar oğlanından başka bir şey olmayan bir ülkenin kalecisi hakkında yapılan yorum buydu. O kadar golü yemesine rağmen... Elbette o zamanın şartları çok farklıydı, yurt içi ve dışından teklifler geldiğini hatırlıyorum ama Şenol Güneş bir yere gitmedi. Türk futbolu adına çok talihsiz bir dönemin kalecisiydi. 4 iğneyle çıktığı bir Avusturya maçında kornerden gelen top üç rakip kafada tur attıktan sonra koruduğu kaleye girerdi örneğin... O dönem maç anlatan TRT spikerleri yabancı maçlarda sanırım karşılaşma boyunca en çok "bravo Şenol!" ünlemini telaffuz ederlerdi.


Şenol Güneş'in kaleciliği hakkında aksi yönde düşünen sanırım yoktur, çünkü sahadaki mevkiiler içinde başarısı en kolay ölçülen oyuncu kalecidir. Bunun için derin bir futbol bilgisi gerekmez. Dolayısıyla herkes O’nun Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi kalecilerinden biri olduğunu teslim eder.


Yazınızın buraya kadar ki kısmına katılıyorum Bülent Abi:) Hatta :alkış:
Vesilesiyle Efsanevi kalecimiz Şenol Güneş'e de Güney Kore'de bir ömür boyu başarı ve mutluluklar diliyorum. Güney Kore'de alınmadık kupa bırakmamış bir teknik direktör olarak emekli olup gelmesi en büyük dileğimdir:)

Bülent Şirin
27.04.2007, 18:47
Çok teşekkürler sevgili Cenk... Alkışlamasan bile sanırım şu kısma da bir itirazın olmayacaktır...





Ancak gelgelelim, teknik direktörlüğün başarı kriterleri hem karmaşık, hem subjektif, hem değişken, hem de kendi başına değerlendirilemeyecek kadar diğer unsurlara bağımlı bir konudur. Kişinin başta konuşma şekli olmak üzere kamuoyu önündeki tavırları, jest ve mimikleri, kılık kıyafetine varıncaya kadar kendisine verilen nota etki eder. Elbette teknik adam bir takım güçlü odaklar tarafından desteklenmelidir de…


Örneğin Türk futbolunda özellikle son 10 seneye damgasını vurmuş bir teknik adam var. Takımı sahada hezimete bile uğrasa, çıkar kameraların karşısına, şöyle bir kasılır ve öyle bir konuşur ki, takımın yenildiğini bile unutursunuz. Mezkûr şahıs takımı nasıl oynatmış, sahaya hangi kadroyu çıkarmış, hiçbir önemi kalmaz.


Takım başarılı olur, söz konusu teknik direktörü kendi subjektif ölçüleriyle değerlendirerek başarısız bulanlar takımın teknik adama rağmen başarılı olduğunu, filanca kişinin iş başında bulunması halinde takımın çok daha başarılı olacağını iddia ederler. Başarılı bulanlar da aksini tabii…


Takım başarısız olur, kabahati teknik adama bulanlar kendisini yerden yere vururlar, bir an önce dar ağacında sallandırılmasını isterler. Başarılı bulanlar ise kabahati diğer unsurlara, yani yöneticilere, futbolculara ya da taraftara bulurlar. Ya da medyaya… Bu böyle sürer gider. Öylesine karmaşık bir konudur ki, futboldan gerçekten anlayanlar bile bu konuda çoğu zaman fikir birliğinde bulunmazlar. Anladığını zannedenler de onlardan birine uyarlar…

beratiabi
29.04.2007, 13:58
Bülent Şirin kardeşim bu yazıdan dolayı seni ilkönce tebrik etmek istiyorum. Duygularımı tam olarak dile getirmediysende ana hatlarıyla belirtmişsin. Bu konuda o kadar söylenecek söz o kadar yazılacaklar varki sayfalar dolusu yazsam sığmaz. Gerçek olan şu varki rantiyecilerin olduğu bir toplumda arkanda çok büyük bir desteğin yoksa ki bu (kendi içindekilerde dahil bunları alenen görüyor ve yaşıyoruz Örnek:Haluk ulusoy vb.) Sevgili Şenol Güneş'te olmadı böyle gurbet ellerinde kendini kanıtlama sevdasına düşersin. Ha ne olacak şimdi orada Şampiyonluklar elde edip gelinse burada yine küçümsenecek, İtalyaya gitsin Milan,Yuventus gibi takımları şampiyon yapsın (Birileri gibi futbol bilgisinin anlaşılıp kovulduğu gibi olmasa bile ki bu durumda Sevgili Şenol Hoca olsa idi değil Milli Takımın başı Birinci ligde hiçbir takımı çalıştırma şansı olmaz çünki arkasında kendi yalaka olmadığı için yalakalar topluluğu bulamazdı) futbolcular kaliteliydi kim olsa şampiyon yapardı denecek. Yani bu ülkede Sevgili Şenol Hocam gibi dürüst adam gibi adamların yaranma şansı çok azdır. Benim üzüldüğüm herkesi bir kenara attım ama Trabzon olarak Şenol Güneş'e sahip çıkmadık ya yanarımda ona yanarım. Paragraf içindeki birilerini herkes anladı ama ben yinede yazmadan edemeyeceğim fatih terim kazandığı son iki maça ve Şenol Hocayla kaybettiğimiz maçlara bakılsın oynanan futbollara bakılsın herkes elini vicdanına koysun. Hiç sanmıyorum ya bazılarında vicdan olduğunu neyse.

POYRAZ
29.04.2007, 17:14
Degerini biz bilemedik ama baskalari biliyor.

gaybana61
14.05.2007, 19:03
Degerini biz bilemedik ama baskalari biliyor.
evet arkadaşım bu ziyayı gördükten sonra sana katılıyorum....

Koray
31.05.2007, 21:08
sabretmemiz gerekiyodu ona..

Misina
20.06.2007, 20:51
şenol hocanın kore deki başarılarıyla övünmeye başlarız inşallah

Hüseyin Çümen
21.06.2007, 03:56
Degerini biz bilemedik ama baskalari biliyor.

96 dan sora onu tekrar Trabzona getirmek büyük hataydı

xxxxxxx
21.06.2007, 04:00
şenol hocanın değerini bilemedik maalesef bizi düzlüğa çıkartacak biri varsa oda şenol hocadır tekrar gelsin HEM ALLAH'IN HAKKI ÜÇTÜR BELKİDE 3.DE ŞAMPİYON OLURUZ

cınar#7
25.06.2007, 02:43
O Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörü bence Dünya 3.lüğü yeter zaten...

Ah geri gelse ne güzel olurdu.........

Harun
25.06.2007, 13:01
Trabzonluluğunu geçtim.Trabzonsporluluğunu geçtim ve bugüne kadarki başarılarınıda geçtim;İnsanlığın ve saygınlığından dolayı sana minnettarım hocam.

agahozlu
25.06.2007, 13:33
Onun için ceketi düzgün değil karizması yok dediler,Milli takıma tarihinde ki en büyük başarısını yaşattı güçlü takımlarla oynamadı dediler,işin aslı bizde değerini bilmedik...

UğuR
25.06.2007, 15:49
Şenol Güneş e 96 da çok kızmıştım takım 1-0 önde sen hala deliler gibi saldırtıyorsun fenere karşı çekseydi defansa şampiyon olurduk diye.Çok düşündüm kaçan şampiyonluktan sonra ve şu karara vardım o sene bizim kısmetimiz yokmuş Rüştü 5-6 kere 90 dan top çıkarmış karşı karşıya kaç pozisyon gitmiş nasip değilmiş.Ozaman Şenol a niye defans yaptırmadı diye kızarken nreden bilebilirdim Ziya Doğan gelecek takımı 10 liborolu oynatacak90 dakika boyunca 2-3 atak yapacağımızı.Gözle görünen köye klavuz istenmez ama bizim gördüğümüzü siz anlamazsınız deyip takım zaten hücüm oynuyacak diyeceğini.
Şenol Güneş senden özür diliyorum,ha bide insanlık açısından Ziya Hocayı eleştirmeye bile gerek yok herkesce malümdür herhalde....
Sonuçda adam gibi adam ŞENOL GÜNEŞ

Ba®ış
25.06.2007, 15:52
Sonuçda adam gibi adam ŞENOL GÜNEŞ
:alkış::alkış::alkış:

Erkan
25.06.2007, 16:37
of ulan offffffffffffff adam gibi bi yonetim gelsin kalici 10 senelik... senol hocayi da getirsin 10 senelik... Bak basari nasil geliyor..

LazAnisT
25.06.2007, 22:14
Kıymetini bilememişiz.Şahsım adına çok üzgünüm.İnşallah burada yazılanlardan bir şekilde haberin olur.

Cafer KILIÇSOY
28.06.2007, 21:00
Adam Kayserili bir astsubay emeklisi... O tarihi maçtan sonra (96'daki Fener macı) tesadüfen Trabzonda görev yapmış. Ayrılma vakti gelmiş ve Trabzonspor'un Fenerbahçe'ye karşı son dakikada yediği golle kaçırdığı şampiyonluğun üzüntüsünü hafifletmek için tutturmuş illa da Şenol Güneş'i görecek. Faruk Özak'ta kıramamış ve Şenol Güneşi ''Önemli bir misafirin var'' diyerek çağırmış.

Adamın alnından adeta ter boşalıyordu. Elinde ıslak mendille ikide bir alnını siliyor, heyecanını bir türlü yenemiyor , habire anlatıyordu:
Alnında boncuk boncuk biriken terleri yeniden sildi. Adam mutlak suretle önemli şeyler anlatacak, ama salonda bulunan dönemin kulüp başkanı Faruk Özak ve bu satırların yazarının beyninde fırtınalar kopuyor. Öyle kolay kolay dinecek gibi de değil... Ama ne yaparsın ki hayat devam edecek.

Adam durumun farkında... Aslında o da çok üzgün ama tuhaf! Çokta gururlu. Bir yandan da bekliyoruz. Asıl misafirimiz gelmek üzere... Adam üzüntümüzün sonsuza dek süremeyeceğini söylüyor. ''Bakın'' diyor.
''Bir maç kaybedilir, şampiyonluk da... Bunların ne önemi var? Ben Trabzonlu değilim. Ama bu kentin dışında binlerce, on binlerce, yüz binlerce Trabzonsporlu var. Bu şampiyonluktan daha önemli değil mi?''

Lafı nereye götüreceğini kestiremiyoruz. Ama koca salonda üç kişiye tek başına konuşuyor. Faruk Özak saatine bakıyor. Zaman da geçmek bilmiyor.

Adam yine başlıyor ''Trabzonspor ligde şampiyon olmuş, Türkiye'nin hemen her yerinde kıskançlıkla takdir arasında bir duygu var. Özellikle Anadoluda... ''Trabzonspor yaptı da biz niye yapamıyoruz'' düşünceleri hakim... Bizde merak ettik. Trabzonspor bizim Kayserisporla oynayacak. Maca gittik. Sıcak mı sıcak bir gün. Maçın ikinci yarısı oynanıyor. Ama tribünlerde maçtan önceki uğultu gürültü, tezaürat yok. Nedeni sadece sıcak hava değil? Asıl sebep Trabzonspor galip oynuyor. Hemde ne oynuyor. Kendi takımımızı bıraktık Trabzonsporu izliyoruz. Derken Kayserisporlu bir futbolcu takım arkadaşıyla çarpışıp yere yığılıyor. Maç devam ediyor. Tribünlerden nihayet bir uğultu kopuyor. Ama kimin umurunda. Kayserisporun atağı var. Golle burun buruna geliyorlar. Ama bir türlü gol olmuyor. Çünkü kalede Şenol var. Atak abartısız birkaç dakika sürüyor. Herkes sahanın ortasında yerde yatan oyuncuyu unutmuş takımımızı destekliyor. Derken top nihayet Şenol'un ellerinde kalıyor ve tüm hatlarıyla Trabzonspor yarısahasına yığılmış olan kendi takımımız bir kontraatak yeme durumuyla karşı karşıya kalıyor. Cünkü Şenol elindeki topu ortasahada ikiye bir bekleyen arkadaşlarına atarsa bordo mavili ekibin gol atma sansı yüksek. Ama o da ne. Şenol elindeki topu doğruca taça atıyor, hakeme sertce bişeyler söylüyor ve maçı bırakarak doğruca yerde yatan Kayserisporlu oyuncunun yanına koşup ilk müdahaleyi yapıyor. O ana kadar Trabzonspora pek sempati ile bakmayan seyirciden büyük bir alkış kopuyor. Şenol oyuncumuzu kucağına alıyor ve sahanın kenarına kadar taşıyor. Sahadaki tüm oyuncularımızın ilikleri boşalıyor adeta... Artık maçın geri kalan kısmı angarya... Şenol Güneş ve Trabzonspor sahayı çoşkulu alkışlar arasında galip olarak terkediyor''

''O hareketi alkış için yapmamıştım'' Sanki gaipten bir ses geldi. Birden irkiliyoruz. Salonda bir kişinin daha varlığı ancak o zaman hissediyoruz. Beklenen misafır gelmişti. Şenol Güneş'ti konuşan...

Adam Şenol Güneşle kucaklaşıyor, gözleri nemli... ''O günden beri Trabzonsporluyum. Şenol Güneş'i ve arkadaşlarını hiç unutmadım. Bu olay unutulur mu? Düşünün 25 yıl önce futbolu adeta namus bellemiş bir ülkede böyle güzellikler var mıydı'' diyor

Cafer KILIÇSOY
28.06.2007, 21:25
İhsan Öksüz'ün GÜNEŞ DOĞUDAN YÜKSELİR adlı kitabından alınmıştır

Erdal
04.07.2007, 11:04
CAFER bulmayın böyle yazıları koymayın buraya yaa ....ALLAH tan akşam evdeyken okumadım yazıyı ....ben ağlayınca kızımda ağlamaya başlıyo........

LazAnisT
05.07.2007, 19:03
Bu yönetim ve teknik ekip iyiki var.Yoksa değeri bilinmeyecekti.Şahsım adına tekrar özür dilerim.Hak ettiği değeri veremedik.Ona yarım sezon sabredemedik .Ya şimdi

camakoglu
06.07.2007, 15:46
insanın keşke yine şampiyonluğu kaybedebilecek kadar iyi oynaya bilsek diyesi geliyor... nerde Şenol hocayı şampiyonluğu kaçırdı diye suçlamak nerde intertoto... nereden nereye...

bordo61
07.07.2007, 11:40
senol hoca senin değerini bilemedik :(

Erbay
07.07.2007, 14:31
2005'te boşu boşuna gönderdik.Yönetimin yanlış transferleri sonucunda takım 3-4 kötü sonuç aldı hemen gönderildi.7 maçta 1 puan kadar kötü de değildik.Jefferson'ı alınca "Ben kendisini tanımıyorum iyi diyorlar.Herhalde iyidir." demişti.Jun'a da öyle...Üstelik bize gelmek için söz verdiği takıma gitmemişti.

LazAnisT
09.07.2007, 17:04
Geçen hafta uçakta yanında olan geveze bendim. Sorduğım soruların karşında Ziya hoca olsa uçağı durdurup aşağı indirtirdi beni.İnşallah ekibin ve iyi bir yönetimle tekrar takımın başına geçersin

FanatikPacci
09.07.2007, 17:15
Geçen hafta uçakta yanında olan geveze bendim. Sorduğım soruların karşında Ziya hoca olsa uçağı durdurup aşağı indirtirdi beni.İnşallah ekibin ve iyi bir yönetimle tekrar takımın başına geçersin
Soruları ve tabiki cevaplarını (Trabzonspor'la ilgili olduğunu tahmin ediyorum) Bizimle paylaşamaz mısınız?

tslover
09.07.2007, 18:02
senol hocayı cokk seviyoruz takımı neden 10 yıllıpına senol hocaya vermiyoruz neden onların senelerdir alex fergusonu varda bizim senol hocamız olmuyorr nedennnn

Cyzio
09.07.2007, 21:57
şenol hocanın değerini bilemedik maalesef bizi düzlüğa çıkartacak biri varsa oda şenol hocadır tekrar gelsin HEM ALLAH'IN HAKKI ÜÇTÜR BELKİDE 3.DE ŞAMPİYON OLURUZ



Resmi Sitemizden:

1966/67 Hayri Gür – Antrenör1967/68 Halil Özyazıcı – Antrenör (İlk devre)1967/68 Harun Kılman – Antrenör (İkinci devre)1968/69 Erdoğan Gürhan – Antrenör1969/70 Ahmet Karlıklı – Antrenör (İlk devre)1969/70 Altan Santepe – Teknik Direktör (İkinci devre)1970/71 Altan Santepe – Teknik Direktör1971/72 Kamuran Soykıray – Antrenör1972/73 Mustafa Ertan – Antrenör (21 maç)1972/73 Ahmet Suat Özyazıcı – Antrenör1973/74 Ahmet Suat Özyazıcı – Antrenör1974/75 Ahmet Suat Özyazıcı – Antrenör1975/76 Şükrü Ersoy – Teknik Direktör (13 maç)1975/76 Ahmet Suat Özyazıcı – Antrenör (17 maç)1976/77 Ahmet Suat Özyazıcı – Antrenör1977/78 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör1978/79 Özkan Sümer – Teknik Direktör1979/80 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör1980/81 Özkan Sümer – Teknik Direktör1981/82 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör1982/83 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör1983/84 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör1984/85 Özkan Sümer – Teknik Direktör (24 maç)1984/85 İlyas Akçay – Teknik Direktör (10 maç)1985/86 Jürgen Sundermann – Teknik Direktör (26 maç)1985/86 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör (8 maç)1986/87 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör1987/88 Metin Türel – Teknik Direktör (19 maç)1987/88 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör (19 maç)1988/89 Werner Biskup – Teknik Direktör (4 maç)1988/89 Şenol Güneş – Teknik Direktör (32 maç)1989/90 Şenol Güneş – Teknik Direktör (Lig başlamadan istifa etti)1 1989/90 Urbain Braems – Teknik Direktör1990/91 Özkan Sümer – Teknik Direktör1991/92 Urbain Braems – Teknik Direktör1992/93 George Leekens – Teknik Direktör1993/94 George Leekens – Teknik Direktör (4 maç)1993/94 Şenol Güneş – Teknik Direktör (26 maç)1994/95 Şenol Güneş – Teknik Direktör1995/96 Şenol Güneş – Teknik Direktör1996/97 Şenol Güneş – Teknik Direktör (20 maç) 21996/97 Yılmaz Vural – Teknik Direktör (14 maç)1997/98 Yılmaz Vural – Teknik Direktör (9 maç)1997/98 Yılmaz Vural – Teknik Direktör (9 maç)1997/98 Özkan Sümer – Teknik Direktör (15 maç)1997/98 Ali Kemal Denizci – Teknik Direktör (10 maç)1998/99 Gordon Milne – Teknik Direktör1999/00 Ahmet Suat Özyazıcı – Teknik Direktör (14 maç)1999/00 Giray Bulak – Teknik Direktör (20 maç)2000/01 Giray Bulak – Teknik Direktör (18 maç)2000/01 Sadi Tekelioğlu – Teknik Direktör (16 maç)2001/02 Sadi Tekelioğlu – Teknik Direktör (İlk devre)2001/02 Hans-Peter Briegel – Teknik Direktör (İkinci devre)2002/03 Samet Aybaba – Teknik Direktör2003/04 Samet Aybaba – Teknik Direktör (14 maç)2003/04 Turgay Semercioğlu – Teknik Direktör (5 maç)2003/04 Ziya Doğan – Teknik Direktör (15 maç)2004/05 Ziya Doğan – Teknik Direktör (14 maç)2004/05 İhsan Derelioğlu – Teknik Direktör (3 maç)2004/05 Şenol Güneş – Teknik Direktör (17 maç)2005/06 Şenol Güneş Teknik Direktör (7 maç) 32005/06 Orhan Çıkırıkçı – Teknik Direktör (1 maç)2005/06 Vahid Halilhodžić – Teknik Direktör (26 maç)2006/07 Sebastião Lazaroni – Teknik Direktör (4 maç)2006/07 Ziya Doğan – Teknik Direktör


Yani kendisi Allah'ın hakkını tamamlamış durumda.:D

Erdem Keser
18.10.2007, 00:05
Nerdesin hocam ..Bilemedik değerini ....

bordox
18.10.2007, 00:30
Şenol Güneş bu ülkeye de Trabzonspor'a da fazla bir insan.

Harun-61
18.10.2007, 00:34
Şenol Güneş bu ülkeye de Trabzonspor'a da fazla bir insan.

+ 1967

:alkış:

Bülent Bayraktar
18.10.2007, 11:36
imparator fatih terim falan deil,

İmparator Şenol Güneş...!

A.Alper
18.10.2007, 11:47
Fatih Terim bu kadar kötü diye Şenol Hoca'yı göklere çıkarmaya gerek yok.Seul'de ne yapıyor hoca ona bakın.Birinin kötü olması diğerinin iyi olduğu anlamına gelmiyor.Bu ülkede teknik direktör yetişmiyor.

http://img522.imageshack.us/img522/522/gkqt5.jpg (http://imageshack.us)
Şu ligde bile 7.

Erdem Keser
18.10.2007, 12:42
Şenol hocanın koredeki kariyerini ortaya sunup onun başarısız olduğunu söylemek için gittiği takımın kalitesini daha önceki yıllarda yaptıklarına biraz bakmak gerek. Şenol güneş koreye başarılar elde etmekten ziyade farklı bi ekolü taşımak için gitmiştir .Hocaların gittiği takımda bir sezonluk başarısızlıkları onların kötü hoca oldğu anlamına gelmez mesela hiddink rusyanın başına geçti fakat elle tutulur bir başarı elde edemedi keza parreira suusi arabistan takımının başına geçtiğinde arabistanında bir başarısını göremedik .Bu demek olmuyor kariyerli hocalar her gittiğİ yerde başarılı olacaktır.


___________________________-

A.Alper
18.10.2007, 12:53
Onu kastetmedim chovy.Demek istediğim iyi bir hoca olsa da bunu Fatih Terim kötü diye ona sarılarak ifade etmeyelim.Örneğin bana göre "Allah seni kahretsin Ziya ; yaşasın General Vahid!" demek yanlış.Birinin kötü olması diğerinin iyi olması anlamına gelmiyor ve iyi olmasına da yaramıyor.

Erdem Keser
18.10.2007, 13:08
Anladım Alper zaten ben Fatih Terim kötü bir antrenördür demedim sadece sorun ülkemizde Fatih Terimin yaşadığı başarısızlıklara ses çıkaramayan medyanın Şenol hocanın ceketinin rengini bahane göstererek eleştrimesidir ,elde ettiği baaşrıları hazmedememesidir ..Bana görede Şenol Güneş çok çok üstün bir taktisyen değildir ama şartlara göre takımı çok iyi hazırlayan ,eldeki malzemeyi iyi kullanan takımına çok iyi bir babalık yapan kişilikli bir hocadır.Zamanında yaşadığımız başarıları tesadüf gibi gösterip Hocayı kovmaktan beter ederek yollayanların şimdi ki duruma göz yummasıdır asıl sorun olan..Bugün aynı durumu Ersun hoca yada Şenol hoca yaşasaydı durum nasıl olurdu tahmin edebiliyor musun..Kimse kızmasın bu ülke Şenol Güneş ve Ersun Yanalın ahını almıştır...

28TS61
18.10.2007, 16:25
milli takim ve federasyon senol gunesin ahini cekiyor

daha cok arariz senol gunesi

fatih terimmis gorduk dun rezil

turgi
19.10.2007, 01:55
sürüm sürüm sürünsünler inşallah

Ahmet Karaman
19.10.2007, 02:00
milli takim ve federasyon senol gunesin ahini cekiyor

daha cok arariz senol gunesi

fatih terimmis gorduk dun rezil


sadece milli takım mı ?
ya trabzonspor?
ziya doğan gibi çapsız birine kaldı kulüp..

28TS61
19.10.2007, 02:02
sadece milli takım mı ?
ya trabzonspor?
ziya doğan gibi çapsız birine kaldı kulüp..

konu milli takim oldugu icin öyle yazdim

tabiki bizde onu cok aricaz

ismail tüfekçi
06.11.2007, 13:40
şenolların kıymetini ziya doğandan sonra anladık ersun yenal inşallah başarılı olur oda olmazsa şenol güneşe dönecegiz şenol başarılı olamadı ama şenolun zamanında kadromuz çok iyi değildi onun zamanında yedek kulubesinde genç ler otururdu şimdi öylemi ceyhun marselinyo m keçeli serkan ayman çağdaş ersen gayet iyi transferler şenolun zamanında transfermi olurdu şu malzemelerle şenol helva yapardı

Burçak
06.11.2007, 17:54
kendi adamımıza sabretmeyi bi öğrenebilsek..

mustafakaya
06.11.2007, 22:40
şenol güneş kurumsallaşmasını ve gelri gider dengesini oturtmuş bir trabzonspora başkan olabilir. ileride. ama tekrar teknik direktörlüğe dönmesini istemem. kritik anlarda devreye giren bir bahtsızlığı var.

Öztürk Adem
06.11.2007, 23:03
adam gıbı adam o adam

ismail tüfekçi
15.11.2007, 19:18
merak etmeyi seneye takımın başına şenol güneş geçecek biz bu zihniyetle ersunuda çabuk yollarız

Yavuz Hasan
16.11.2007, 10:40
şenol güneş kurumsallaşmasını ve gelri gider dengesini oturtmuş bir trabzonspora başkan olabilir. ileride. ama tekrar teknik direktörlüğe dönmesini istemem. kritik anlarda devreye giren bir bahtsızlığı var.
benim gorusum de bu yondedir senol gunes in yeri trabzonda artik td degil baskanlik olmalidir ve yine benim gorusumdur ki trabzonspor bir gun sampiyon olacaksa senol gunes mutlaka o tablonun icinde olacaktir

Great White
05.12.2007, 21:24
* Trabzonspor' un ve Türk Futbolu' nun gelmiş geçmiş en büyük kaptanı...

* Türk Futbolu' nun görüp göreceği, kariyeri ile tamamen ters orantılı olan en mütevazi, en efendi ve en saygıdeğer futbol duayeni...

* Görev almış olduğu dönemler itibariyle, aktif futbol hayatında en çok kupa kaldırmış, en büyük başarıları kazanmış Türkiye' deki yegane futbolculardan...

* Teknik Direktörlük kariyerinde, Trabzonspor ile geçirmiş olduğu 2 ayrı sezonda da şampiyonluğu son dakikada kılpayı Fenerbahçe' ye kaptırarak, ikisinde de "Gönüllerin Şampiyonu" olmakla yetinmek zorunda bırakılan Trabzonspor aşığı...

* Ama, Türk Futbol Tarihi' ne altın harflerle kazınan en büyük başarısı, hala bazı İstanbul yalakası çevreler tarafından hiçbir şekilde hazmedilemeyen Dünya Üçüncülüğü' dür.

* 2000 senesindeki Avrupa Şampiyonası' ndan tek galibiyetle dönen Milli Takım' ı devralan Şenol Hoca, sadece 2 yıl sonra tarihimizde 2 nci kez katıldığımız Dünya Kupası' nda bir tek Dünya Şampiyonu Brezilya' ya güç bela yenilerek, belki de torunlarımızın bile bir daha göremeyeceği Dünya Üçüncülüğü' nü bize yaşattı.

* Şenol Hocam, sen her zaman örnek bir kaptandın ve her zaman da hafızalarımızda olacaksın. Ben kendi adıma Şenol Hoca' yı tam yetkili bir Genel Menajer olarak takımın başında görmeyi çok istiyorum. Umarım en kısa zamanda bu hayalim gerçekleşir...

Şu anda bile ekleyecek pek bir şey bulamadım:)

Ah be Şenol Hocam..

Sen hali hazırda Kore' de Seul' un başında her zamanki başarılı grafiğin ile hem bizleri hem de Türk Futbolu' nu en iyi şekilde temsil etmeye devam ediyorsun..

Ama bu medya, İran' da görev yapan Mustafa Denizli kadar rağbet etmiyor sana nedense..

Zaten o medya seni hiçbir zaman bünyesine sindirememişti ki zaten..

Başarılar hocam.. Bizler sonuna dek arkandayız..

HALİT KARAKAŞ
09.01.2008, 11:18
Şenol Güneş efsanesihttp://www.spor61.net/images/news/senol_gunes1.jpg09 Ocak 2008 10:29Türk futbol tarihinde iz bırakanların başında Milli Takım'ı Dünya üçüncüsü yapan Şenol Güneş geliyor.
Şenol Güneş efsanesi
Türk futbol tarihinden geçmişten günümüze neler değişti, belki unutulmaya yüz tutsada kimler yeşil sahaları doldurdu, kimler attıkları gollerle taraftarı coşturdu...
ŞENOL GÜNEŞ- Yaklaşık 15 yıl Trabzonspor' da kalecilik yaptı. Trabzonspor'da 1975-1984 arasında altı şampiyonluk yaşadı, bu arada millî takımın formasını 31 kere (beşini kaptan olarak) giymeyi başardı. Türk Spor tarihinde birinci ligde en uzun süre gol yememe rekoru kendisine aittir.

http://www.spor61.net/images/news/senol_gunes.20080109103620.jpg

ŞENOL GÜNEŞ- 16 Ağustos 2000 tarihinde Türk Milli Takımının başına getirildi ve millî takımın 48 yıl aradan sonra dünya kupasına katılmasında büyük pay sahibi oldu. Millî Futbol Takımımız, Şenol Güneş'in teknik direktörlük yaptığı dönemde, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda tarihe altın harflerle geçen bir üçüncülük kazandı. UEFA'nın resmî internet sitesinde düzenlenen ankette 2002'nin en iyi teknik adamı seçildi. 2003'ün Haziran ayında Fransa'da yapılan 2003 Konfederasyon Kupası'nda da oynattığı güzel futbolla yine Millî Futbol Takımını üçüncülüğe taşıdı.

zahido
09.01.2008, 14:47
Senol gunes bundan sonra 100 kere takimin basina gelse 100undede basarili olamaz.. Bu sadece senol gunes icin degil butun trabzonlu teknik direktorler icin gecerli.. Bunlari soylerken hocalik vasiflarini kastedmiyorum.. Bu insanlarin Trabzonspor sevgisi mantiklarinin onune geciyor ve atmasi gereken adimlari atamiyolar.. Yonetime rest cekemiyorlar cekemezlerde.. Onun icin trabzonlu tenik direktorler bi zamanlar varmis artik trabzon eski trabzon degil..

lazooo28
01.02.2008, 19:05
http://img402.imageshack.us/img402/7721/senolpv0.th.jpg (http://img402.imageshack.us/my.php?image=senolpv0.jpg)


Uluslararası Futbol İstatistikleri Tarihi Federasyonu’nun (İFFHS) sitesindeki ‘Dünya’nın en uzun süre kalesinde gol görmeyen kalecileri’ listesinde Şenol Güneş de yer aldı. 1978-79 sezonunda bin 110 dakika gol yemeyerek 450 kaleci arasında tek Türk olan Güneş, 17. basamağa adını yazdırdı. Aynı istatistikte zirve, Vasco da Gama’nın kalesini koruyan Matos Filho’nun (bin 816 dakika) oldu.

Ahmet Kuru
03.02.2008, 23:12
ne biz Türk halkı.ne Trabzonspor Ne de Federasyon Şenol güneş i Kaldıramadı.Biraz bize Büyük geldi.Yapılan Yanlışlıklardan Ders Çıkarılır da inşallah bu tip hatalar bir daha yapılmaz.bu ülkede Şenollarda,Fatihlerde,Hakanlarda,Sergenlerde,Hamil erde,Rıdvanlarda Kolay Yetişmiyor.Ama Çok kolay harcanıyor.

Nuray
03.02.2008, 23:14
bence o çok süper biri ya onu elimzde tutmadık ya helal olsun :(

61viya
03.02.2008, 23:16
Limon kabuklarının hayatındaki yeridir,hayatımdaki yerin...Hep özel,hep ayrı bir yerde...iyi ki doğmuşsun Trabzonun üstüne GÜNEŞim...ŞENOLun!

halil ibo
04.02.2008, 12:10
Yanarım yanarımda Ziya Doğan'a verilen şans Şenol hocama verilmedi buna yanarım.

orhan42
04.02.2008, 14:24
Bu arada Şenol hocamız idmanda aşil tendonunu kopartmı:(Kendisine geçmiş olsun diyorum..Kim ne derse desin 20-25 yaşlardaki bizim jenerasyonun en başarılı teknik adamı..Her şeyin şampiyonluğa endeksli olduğu günümüzde değeri anlaşılamamış olsa da bana göre gerçek olan bu....

OLCAY ÇAKIR
04.02.2008, 23:53
Hocamızın aşil tendonu kopmuş diyorlar,umarım yanlış haberdir.

Geçmişler olsun.

Tosun61
23.02.2008, 21:40
Senol Günes bir efsanedir,Senol Günes bir Futboln üstadidir,Senol Günes bir Futbol Beyefendisidir kisacasi onu anlatmak kelimeler yetmez.Kücüklügümde ilk Trabzonspor askini veren hayranlikla izledigim bir Futbol üstadidir O...

Emirhan Makul
24.02.2008, 01:08
babam kendisini hep 96 da kaybedilen şampiyonluğun nedeni olarak gösterir...

EmrahYalçınalp
24.02.2008, 11:09
Orta yaş ve üstü Trabzonlu babaların ortak özellikleri birkaç sene önce birlikte balık tuttukları, ya da ne bileyim, Murat 124 bindiği günleri bildiği Trabzonlu diğer başarılı, bir yere gelebilmiş adamlar hakkında bol bol konuşmak sanırım :) Benim babam da maçtan geldiğinde yaptığı ilk iş annemin çok sevdiği için fotoğrafını aynanın yanına iliştirdiği ŞG'in fotoğrafını alıp yırtmak olmuştu.

Bazen Allah'ın Trabzon karışmasın diye bizi şampiyon yapmadığını bile düşünüyorum vallahi :) Bu Giray Bulak, Şenol Güneş, Sadi Tekelioğlu bu kadar mı kötü adamlar yahu? Haklarında güzel konuşan tek bir Trabzonlu "baba"ya rastlamadım ben. Kimse Biskup'un tek özelliğinin Alman olması, Milne'nin tek özelliğinin 89 senede Türkçe "evet" demeyi bile öğrenemeyen ve oyun felsefesi bir sağ bir sol kanatla içeri top doldurmak olan İngiliz olması gerçeklerini görmezken, herkes takmış "Trabzonlu" olma özelliğine sahip adamlara.

"Öz evlat" saçmalığını çürütmek için "değer" taşıyan ve başarılı olan adamlara niye sallanıyor böyle?

corleone
24.02.2008, 11:53
kısaca şu kadarını söylemek istiyorum onun hakkında, trabzonspor'un gelmiş geçmiş en büyük spor adamıdır, bayrak adamıdır en başarılı ismidir, simge ismidir, bundan sonra tek onun hakkında tek dileğim trabzonspor'a başkan olmasıdır.

Cyzio
24.02.2008, 18:44
babam kendisini hep 96 da kaybedilen şampiyonluğun nedeni olarak gösterir...



Babanıza sevgiler, saygılar, selâmlar...

Emre B.
24.02.2008, 18:53
Babanıza sevgiler, saygılar, selâmlar...

Hocam yine güldürdünüz:D.

Şuayip Aydın
24.02.2008, 18:58
aynen katiliyom senol gunes yakti bizi :D:D:D:D:D:D:D:D:D

Cem Balcı
24.02.2008, 20:03
kalede tolgayı,ahmeti izliyorumda;ah be şenol hoca demeden kendimi alamıyorum...

Muhammet
24.02.2008, 23:34
Şenol Güneş benim için hep ayrı bir yerde durmuştur ayrı bir anladı vardır benim için
zira hepimiz için öyle olmalıdır.

Burçak
25.02.2008, 13:29
http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/1945.jpg
Güzel Avatar olabilir.

eMR3
29.02.2008, 13:17
Bence Şenol Güneşin teknik direktörlüqünde ona fazla sans verilmediqi kanattindeym..ewet kendisi İstifa etti...ama çok baskı yapıldı...

_ERHaN_
01.04.2008, 19:06
şenol güneş Türkiyeyi dünya 3. yapmış bi adam grur duyuyoruz ama trabzonspor ona yeterince şans vermedi ..

Burçak
10.04.2008, 23:26
Şu fotoya bayıldım yaa :)
http://photos-121.ll.facebook.com/photos-ll-sctm/v214/109/35/594942121/n594942121_344514_8431.jpg

İskender
11.04.2008, 09:24
Bir sorum olacak şenol güneş ile,

Avni akerde oynadığımız bir maçta Şenol güneş ezan dinlerken gol yemiş diye bir rivayet dolaşıyor...
Doğruluk payı varmıdır????

Burçak
11.04.2008, 10:14
yoktur.
...

Harun-61
11.04.2008, 10:44
http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/1945.jpg
Güzel Avatar olabilir.

islem tamamdir Burcak abi :)

Bulut61-34
11.04.2008, 17:06
Tek kusuru göz boyamayı iyi beceremesidir.
Yoksa adamlığı, duruşu, bilgi birikimi, iyi niyeti, dünyayı algılamaya çalışması, futbolcuğu ve hocalığıyla iyi bir İNSANDIR.
İnsanca hatalrı ve zaafları vardır hepimiz gibi.
Yaptıklarını arada-sırada anlamakta zorlansam da Trabzonspora yaralı olmaya çalışan bir neferdir.

Cyzio
11.04.2008, 22:17
Bir sorum olacak şenol güneş ile,

Avni akerde oynadığımız bir maçta Şenol güneş ezan dinlerken gol yemiş diye bir rivayet dolaşıyor...
Doğruluk payı varmıdır????



Hiç duymadım. Bence bir şehir efsanesi :D.

poetricus
11.04.2008, 23:07
Yıllar sonra yazı tura atmadan, futbol oynayarak gittiğimiz dünya kupasından üçüncülükle döndük.
Bu derece benim için büyüklüğünden çok nasıl ve nelere rağmen alındığı açısından önemli.

"Ulusal" basının neredeyse bütün yetkin kalemleri karşısındaydı. Her fırsatta eleştiriye, tezyif ve tahkire hatta hakarete maruz kalıyordu. Tuncay Özkan'ın, birkaç futbolcu Seul'deki İslam Merkezi'nde Cuma namazına gitti diye; "Milli takıma tarikat girdi, Cumhurbaşkanı'nı göreve çağırıyorum. Hoca derhal görevden alınmalı." diye SHOW TV'de kıyameti koparışı dün gibi hatırımda.

Hıncal Uluç, Erman Toroğlu, Kazım Kanat gibi yazarların kaleminden çıkan kin ve irin dolu ifadeleri de unutmuyorum. "Ulan Şenol sen konuşmayı bilmiyorsun, kendine tercüman tut. Sana katlanmak zorunda mıyım ben?" diyenden tutun da Aktüel dergisinde Photoshop marifetiyle deforme edilerek iğrenç şekillere sokulan fotoğraflara "Karizman yok, dönünce şunlardan birini beğen de kendine imaj seç." diye yazanlara varıncaya kadar neredeyse bütün taralı ve boyalı basın karşısındaydı.

“Fatih'in kadrosuyla başardı.” dediler. Çok az değişiklikle doğruydu ama kimse Fatih Terim'in o kadroyla İngiltere 96'da sıfır çektiğini hatırlamak istemedi.

"Hiçbir Avrupa takımıyla karşılaşmadık." dendi ama karşılaşıp mağlup ettiğimiz takımların "İmparator" Terim'in daha sonra sefilleri oynadığı Malta ve Moldavya gibi takımlardan yüzlerce gömlek üstün olduğu da görülmedi ne hikmetse.

En trajik olan şeyse sonunda kendisini göreve getiren TFF’nin Trabzonlu başkanı tarafından infaz edilmesiydi.

Şenol Güneş "lanetli" bir camiadan geliyor, basının duayen (dinozor) tetikçilerine yağ çekmiyor, bedava içki ısmarlamıyordu.


Trabzonspor'da yeterli şansı bulduğunu düşünüyorum. Takımın başına üç defa geldi. -İki değil üç- En uzun süre kaldığı ikinci döneminde yeterince şans da yönetim desteği de buldu. Tam üç defa istifa ettiği halde onu ısrarla geri çağırıp görevde tutan bir başkan ve yönetim vardı. Her dönüşünde maaşına zam yapıldığı yolundaki haberleri teyit edecek durumda değilim. Bu destek Doğru muydu yanlış mı, haklı mıydı haksız mı? Bakış açısına göre değişir elbette.

Her teknik adamın kariyerinde iniş ve çıkışlar var. Eldeki imkânlarla elde edilen başarıları her türlü değerlendirmek mümkündür. Taraftarla başlarda sorunlar yaşadı. 0-2'lik BJK maçında istifaya çağrıldığına şahit olmuştum.
Tarihimizin ağır en mağlubiyetini de onun döneminde aldık Avrupa devlerinden, bizimle karşılaşmadan önce Inter’i rezil rüsva etmiş Aston Villa'yı da onun döneminde eledik. Lehinde ve aleyhinde kullanılabilecek örnekler çoğaltılabilir. İndirgemeci bir yaklaşım sağlıklı olmaz. Bardağın her iki kısmına da bakmak lazım.

Son gelişinde yaşananları Anarthosis faciasına indirgemeyi doğru bulmuyorum. Fotoğraf çok daha büyük. Detaya dikkat etmek ama takılıp kalmamak gerek.

Yönetim olarak kendisine verilen sözler tutulmadı. Etkisiz bir yetkili olması istendi; bir çeşit "idare et abi" mantığıyla işleri yürütmesi talep edildi. Kendisinden en çok şey beklediğim dönemdi. Oynattığı futbol hoşuma gidiyordu. Dahası Trabzonspor'un misyon ve vizyonuyla örtüşüyordu. Kısmet değilmiş. Kalsa neler olurdu bilinmez. İnancım odur ki Ziya Doğan eliyle yaşanan rezaletlerin pek çoğu olmazdı.

İtidalli olmak gerek: Bir insanı yok saymak da putlaştırmak da yanlış.

Cafer KILIÇSOY
11.04.2008, 23:20
Hocam deminden beri bişeyler eklemek istiyorum ama öyle güzel yazmışsın ki bişey bulamıyorum. Yüreğine sağlık
:alkış::alkış:

Cafer KILIÇSOY
11.04.2008, 23:26
Kim ne derse desin Şenol Güneş benim gözümde adam gibi adamdır ve hepte öyle kalacaktır. Türk futboluna verdiği hizmetler kapı gibi ortadadır. Ama değeri bilindi mi? Hayır.

Türkiye 2002 Dünya kupasına giderken herkes guruptan çıkmayı hayal görüyordu O'nunla. Erman Toroğlunun yazısını dün gibi hatırlarım ''Bizim için en büyük tehlike Şenol Güneş, eğer onbu atlatabilirsek biz bu guruptan çıkarız. Milli Takımda disiplin yok ve bununda sorumlusu şenol Güneş'tir. Bizim Şenol Güneş'ten korunmamız için futbolculara birer şemsiye vermemiz gerekli''. Peki ya Fatih Altaylı. ''Şenol Güneş Dünya Kupası finallerine oynayan Türkiye'ye malzemeci bile olamaz'' diyordu o zamanlar.

İşte bu şartlar altında belkide bu ülkenin birdaha göremeyeceği başarının altına attı imzasını Şenol Güneş. Ama bazı insanlar bunu kutlamak yerine ''O bir şanstı'' deme adamlığını! bile gösterdiler. Peki bu şans artık neden 5 senedir kapımızı çalmıyor acaba?

7 Temmuz 2002 Pazar günü Hürriyet'in Pazar ekindeki şu cümle Şenol Güneş'i çekemeyenlerin yüzüne osmanlı tokatı gibi inmiştir. ''O DÜNYA TARİHİNE GECTİ; SİZ MAHALLENİZDE CATLAYIN''


Yaşamı boyunca başarılı olması dileklerimle

Sönmez Özlü
11.04.2008, 23:28
Bazen Allah'ın Trabzon karışmasın diye bizi şampiyon yapmadığını bile düşünüyorum vallahi :) Bu Giray Bulak, Şenol Güneş, Sadi Tekelioğlu bu kadar mı kötü adamlar yahu?


"Öz evlat" saçmalığını çürütmek için "değer" taşıyan ve başarılı olan adamlara niye sallanıyor böyle?

Abi şu son endişeni ben de taşıyorum. Katlanılır bir saçmalık değil.

Fakat Şenol Güneş'le Giray Bulak'ı, Giray Bulak'la da Sadi Tekelioğlu'nu yan yana anmak pek de doğru değil sanırım.

Şenol Güneş bugün çalışmaya devam eden bütün Türk teknik direktörler arasında Terim'le birlikte en büyük kariyere sahip hocadır. (Terim'i beğeniyor değilim de, kariyeri ortada.)

Üstelik ara sıra yaptığı hatalara rağmen, futbolu da gayet iyi biliyor. Öyle uyduruk bir kariyer değil sahip olduğu.

Giray Bulak fena hoca değildir gerçekten. Fakat Şenol Güneş'ten bir hayli geridir.

Sadi Tekelioğlu.. Eeee, ööö... Neyse abi:)

poetricus
11.04.2008, 23:35
Sönmez Özlü;
Mizahın olduğu yerde mutlaka zekâ vardır.
Sizi iyiden iyiye sevmeye başladım.

Burçak
28.05.2008, 16:35
http://www.haber61.net/images/news/7358.jpg
Güneş'in ismi ölümsüzleşti
28 Mayıs 2008 / 14:57
Kendi adını taşıyan spor salonunun açılışı için İstanbul'a gelen Şenol Güneş'i Trabzonspor ve Trabzon dernekleri yalnız bırakmadı

Kendi adını taşıyan spor salonunun açılışı için İstanbul'a gelen Şenol Güneş'i Trabzonspor ve Trabzon dernekleri yalnız bırakmadı.

İstanbul'da Şenol Güneş Fırtınası

Trabzonspor ve A Milli takımın eski teknik direktörü Şenol Güneş, ülke olarak yapılacak en önemli işlerden birinin dünya çapında örnek sporcular yetiştirmek olduğunu söyledi. İstanbul Bahçelievler Behiye Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'nun spor salonuna adı verilen ve bu tören için Güney Kore'den İstanbul'a gelen teknik direktör Güneş, duygu dolu anlar yaşadı.
http://www.haber61.net/images/news/senolgunes_ist1.jpg
Adının ölümsüzleştirilmesinden dolayı teşekkürlerini sunan Güneş, “Türk insanı çok yetenekli. Dünya çapında örnek sporcular yetiştirebiliriz. Sporun doğasında fair-play var, dostluk var kardeşlik var. Bu salonlardan bu amaçlara hizmet eden sporcular çıkacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
Teknik direktör Güneş, Kore'den Türkiye'yi ve Trabzonspor'u haber61.net aracılığı ile takip ettiğini de ifade etti.

Trabzonsporlu yöneticiler ve dernekler yalnız bırakmadı
http://www.haber61.net/images/news/senolgunes_ist2.jpg

Şenol Güneş'in adını taşıyan spor salonu açılışında Trabzonspor yönetimi ve Trabzon dernekleri büyük bir katılım gösterdi. Trabzonspor yönetim kurulu adına yöneticiler Hayrettin Hacısalihoğlu, Kenan Sönmez yer alırken, İstanbul 1967 Trabzonsporlular Derneği adına da dernek başkanı Alaattin Hatayoğlu törene katıldı. Trabzonspor yönetimine ve Trabzon derneklerine katılımdan dolayı teşekkür eden Güneş, tören sonunda Trabzonlularla özel hatıra fotoğrafı çektirdi.


Kaynak: http://www.haber61.net/images/news_source/10.jpg

61viya
01.06.2008, 13:56
Bugün doğumgünün Güneş hocam...

İyi ki varsın'ın kifayetsiz kaldığı yerdeyim ama başka bişey geliyor elimden bazen...!

Nice yıllara can hocam!

28TS61
01.06.2008, 15:25
Bugün doğumgünün Güneş hocam...

İyi ki varsın'ın kifayetsiz kaldığı yerdeyim ama başka bişey geliyor elimden bazen...!

Nice yıllara can hocam!

bende mutlu, saglikli, huzur ve basarilar dolu nice yillar dilerim

poetricus
01.06.2008, 16:07
Nice Yıllara Şenol Hoca!

Emirhan Makul
01.06.2008, 16:58
Tebrikler Şenol Hoca Bize Japon Futbolcu gönderirmisin?

Fanatik28
01.06.2008, 22:57
Nice mutlu ve huzurlu yillara Hocam, sen ve senin gibi insanlari Allah basimizdan eksik etmesin.

Erkut Ay
03.06.2008, 10:22
Nice Yıllara Tebrikler Şenol Hocam...

halil ibo
03.06.2008, 11:50
Kim ne derse desin GÜNEŞ balçıkla sıvanmaz.
Hocam daha uzun yıllar menejer veya yönetici olarak yararlanabileceğimiz bilgi ve birikime sahip olduğunuzu tartışmak abesle iştigaldir.
Futbolcu,teknik direktör ve taraftar olarak verdiğiniz emeğe teşekkürler.Hayırlı,uzun ömürler dilerim.

antagonist
24.06.2008, 19:51
Forumda gezinirken başka bir başlıktaki bir yazı gözüme çarptı:

------

Evet arkadaşlar bu gün tesislerdeydik!..

Sabah okula gittiğimde kararlıydım bu gün idmana yarında maç biletlerini almaya ikna edecektim arkadaşlarımı.Sabah konuyu açtığımda
doğrusu hiç beklemediğim bir karşılama ile karşılaştım sanki herkes
bir şeyin farkına varmış ve bu büyüye kapılmış trabzondaki dondurucu
havaya rağmen öylebir istekle karşılaştım ki içim ürperdi neden
çarşamba yapamadık bu kalabalığı dedik..Ve yokuş aşağı tesis
yürüyüşümüz başladı..

İdman sahasını bilenler için konuşuyorum;İdman sonu veya başı sahanın
çok daha yanına yaklaşmak mümkündü nedense bu idman da yasak
vardı..Bizde taraftarın idman izleme yerinden biraz uzakta olsa
tezahürata başladık..Lalalalalalalala laaaaaaaa laaaaaa TRABZON

Birazdan güvenlik görevlileri geldi ve gazetecileri çıkarmaya
başladılar biz şaşkındık çünkü idmanı bitirmeye kararlıydık..Tam bizi
çıkartmak için gelmişlerdiki saha içinden bir ses duyuldu!! ''Oğlum
onlara dokunma!!..BIRAK ben ilgileneceğim'' Evet inanılması güç bizde
dona kaldık taki sessin sahibini görünceye kadar tahmin etmesi zor
değil ŞENOL GÜNEŞ'ti bu evet.. ŞENOL GÜNEŞ!...

İdman boyu bağıracaktık ve Şenol hocam başta olmak üzre yoğun
tezahürat ediyorduk ki (Kıpkırmızı bir halde heryerimiz
titiriyordu)Şenol hoca yine sahnedeydi:''UŞAKLAR!!..Ne işiniz var
burada birde bize sahipsiz derler(gözleri dolu dolu olmuştu)..

Gelin anlaşalım şimdi gücümüzü ekonomik kullanalım cumartesi size
benden çok görev düşüyor..Haydi göreyim sizi.Her attığımız golde daha
gür ses istiyorum'' Hepimiz Şok olmuştuk Dünya üçünsülüğünü bize
getirmiş olan ve adam gibi adam söylevinden çok daha fazlasını hak
eden bu adama bir kez bir kez daha hayran kalmıştık..

Şimdi söyleceğim şeyle artık bu kadar olmaz diyeceksiniz bir güvenlik
görevlisi elinde kocca bir tepsiyle bize geliyordu..Plastik bardakta
15 çay vardı..Görevli:''Bunlar Şenol Hocamdan üşütmesin çocuklar
dedi''
İşte o an kendimi çok küçük hissettim sanki bir toplu iğne kadardım
arkadaşlarımın yüzüne baktığımda herkesin gözleri dolmuştu..

Belkide hayatımızın en lezzetli çaylarını içip içimiz ısındı(Hava ne
kadar soğuktu inanamayabilirsiniz..)İdman bitti ve takım bizim tarafa
yaklaşıp alkışladı..Biz bordoooooooo onlar ise Maviiiiiii bu üç kez
oldu ve herkes evinin yolunu tuttu.

İNANILMAZDI...

Not: Bu olay yaklaşık 3 yıl önce yaşanmıştır.

http://forum.bordomavi.net/showthread.php?t=1073

sümela61
24.06.2008, 19:53
bu "adam" a karşı olan sevgimi kelimelerle anlatmam imkansız sanırım...

ilhan
24.06.2008, 19:59
Ben de çok ayrı yeri var hocamın. Çok seviyorum kendisini. İnsanlığı, duruşu komple bir adam. Başarıları, başarısızlıkları onun olsun adamlığını seviyorum.

Cafer KILIÇSOY
24.06.2008, 21:36
Bilmiyorum mümkün olur mu ama birgün bu ADAM'la tanışmayı, boynuna sarılmayı o kadar çok istiyorum ki.

Bunu bu dünya da benim kadar isteyecek kimse yoktur.

LazAnisT
24.06.2008, 21:38
Evet neden bilmiyorum ama onu git gide daha fazla özlediğimi hissediyorum.
Ona yaptıklarımızı düşündükçede deli olacak gibi oluyorum.

Biraz fazla duygusal olacak ama Hocam Bende seni çok özlüyorum

sümela61
24.06.2008, 21:40
Bilmiyorum mümkün olur mu ama birgün bu ADAM'la tanışmayı, boynuna sarılmayı o kadar çok istiyorum ki.

Bunu bu dünya da benim kadar isteyecek kimse yoktur.




Cafer'im bu kadar emin olma... :)

antagonist
24.06.2008, 21:42
Bu sene Ankara'daki her yönüyle Trabzon etkinliklerine gidiyorum. AKM'ye girdim, yürüyorum... Yanımda bir araba durdu, içinden koltuk değnekleri ile birisi çıktı. Gerçekten bu oydu. Kahramanlarımdan Şenol Güneş yanıbaşımda idi... Dilim damağım kurudu, kelimeler boğazımda düğümlendi. Ona hiç bir şey diyemedim, "Geçmiş olsun." bile... Sadece buğulu gözlerle seyrettim yürüyüşünü...

Bu arada bunu biliyor muydunuz?

http://forum.bordomavi.net/member.php?u=23561

ilhan
24.06.2008, 21:44
Evet neden bilmiyorum ama onu git gide daha fazla özlediğimi hissediyorum.
Ona yaptıklarımızı düşündükçede deli olacak gibi oluyorum.

Biraz fazla duygusal olacak ama Hocam Bende seni çok özlüyorum

Az bile duygusal olmuş Süleyman abi :)

Aynı duyguları paylaştığımızı biliyorsun zaten.

Başarıları başarısızlıkları onun olsun, adamlığını seviyordum ben. Diyorum ve özlemeye devam ediyorum :)

Hasan Ayvenli
24.06.2008, 21:54
başımızdayken kaçırdığımız şampiyonluklarda en çok da onun için üzüldüm

sümela61
24.06.2008, 22:02
kendisi her ne kadar kabul etmese de, Türkiye'ye ve Trabzonspor'a bir(kaç) beden büyük birisi bence...

hele ki ellerinde tesbih, ayakkabılarının topuklarına basan, yaka-bağır açık "gençlik"le arasında uçurumlar var...

Selimag
24.06.2008, 22:05
Bilmiyorum mümkün olur mu ama birgün bu ADAM'la tanışmayı, boynuna sarılmayı o kadar çok istiyorum ki.

Bunu bu dünya da benim kadar isteyecek kimse yoktur.


Vardir vardir :))

bordolumavi
24.06.2008, 22:08
trabzonspor herseyımız bızım usaklar kazandıgında o an dunyadakı herseyı unutuyorum resmen baska bır aleme goc edıyorum....kazanmak guzel evet ama ben bu futbolun ıcınde baska seylerıde sevdıysem eger bu senol hocam gıbı dunya tatlısı ınsanlar sayesınde sevdım kazanmanın hersey olmadıgını onun gıbı ınsanlar seyesınde anladım...onun o zeytın gıbı kara gozlerıne baktıkca ınsan ıcındekı saf temız yuregı gorur...bazıları gıbı yuzune bakınca kın nefret kustugu catık kasları gormeyız senol hocamızın yuzunde varsın sampıyon yapmasın bızı ama onun trabzonlu olmasından trabzonsporlu olmasından buyuk mutluluk duyuyorum...zaman zaman nu cok kırdık cok ustune gıttık keske onun o temız yuregını kırmasaydık...bız onu ne kadar kısarkta cok ustune gıtsekte emınım yarın gel hocam deseler yıne cıkar gelır...ben senol hocayı ataturk havalımanında gormustum arabasının anahtarnı kaybetmıstı bırlıkte aramıstık tv dan gordugum o sıcaklık o guzel ınsan normalde daha sıcak seker gıbı bır adam...

SEVIYORUZ SENI SENOL HOCAAAAA...

61viya
24.06.2008, 22:19
Bilmiyorum mümkün olur mu ama birgün bu ADAM'la tanışmayı, boynuna sarılmayı o kadar çok istiyorum ki.

Bunu bu dünya da benim kadar isteyecek kimse yoktur.


Kamp günü personelin bile girmesinin yasak olduğu o binaya ben girmiştim ve çok uzun süre Güneş'imizle Sevdamızı paylaşmıştık demiştim ya Cafer abim...

Hani bazen birini düşündüğün zaman ılık bir şeyler aktığını hissedersin yüreğinin orta yerine!

O ılık şeyin akmasına sebep olan o işte!

Yeryüzünde oldğunu bilmek bile mutlu diyor beni...Güneş'imiz gönlümüzde olacak hep!

Cafer KILIÇSOY
24.06.2008, 22:57
Bir çok insan yaptıklarıyla iz bırakır karşısındakinde. Kimi sanatıyla, kimi düşünceleriyle. Ama Şenol Güneş sanatından öte adamlığıyla iz bırakmıştır sevenlerinin gönlünde. Mütevazi kişiliğiyle, insanlara olan sevgi ve saygısıyla, duruşuyla bir başka sevdirmiştir kendini. O kadar üstüne gelinmesine rağmen kimseyi kırmamış ve içine atmıştır herşeyi. Taş olsa çatlardı kendisine yapılanlar karşısında.

Seviyoruz seni Hocam. Hemde kimsenin tahmin edemeyeceği kadar. Yok ötesi.

tisan61
25.06.2008, 00:00
Bir çok insan yaptıklarıyla iz bırakır karşısındakinde. Kimi sanatıyla, kimi düşünceleriyle. Ama Şenol Güneş sanatından öte adamlığıyla iz bırakmıştır sevenlerinin gönlünde. Mütevazi kişiliğiyle, insanlara olan sevgi ve saygısıyla, duruşuyla bir başka sevdirmiştir kendini. O kadar üstüne gelinmesine rağmen kimseyi kırmamış ve içine atmıştır herşeyi. Taş olsa çatlardı kendisine yapılanlar karşısında.

Seviyoruz seni Hocam. Hemde kimsenin tahmin edemeyeceği kadar. Yok ötesi.

sağolasın kardeş içimden geçenleri söyledin
o kadar dürüst bir adam ki kimseyi kırmamış
demirkol a teşekkür

Adil ÖZGÜR
25.06.2008, 00:18
Şenol GÜNEŞ; O bir öğretmen, o bir öğretici, o bir efsane, o öğretmenliğinden dolayı çok merhametli, o bir şampiyon, O benim hayalimdeki kalecilerin üstadı, O işte Şenol GÜNEŞ

b_m_61
25.06.2008, 01:28
Böyle adamların heykeli dikmeli stadın önüne...

Tayfun
09.07.2008, 09:47
Böyle adamların heykeli dikmeli stadın önüne...
Trabzon'da sadece Şenol Güneş Caddesi var bildiğim kadarıyla...

Süleyman50
22.07.2008, 11:25
şenol güneş sırf Trabzonsporlu olduğu için hakettiği değer verilmedi malesef, olsun biz onu çok seviyor ve destekliyoruz.........

Muhammed
23.07.2008, 22:16
Ya kardeşim hala unutamadım. O zurawski neden alınmadı ya eğer o alınsaydı cok iyi profesyonel olan szymkowiakla beraber hala takımımızı tasıyan kisiler olurları. O zaman takımımızda fatih gökdeniz yattara da vardı. Sallardık süper ligi. OFf offf

Samet Yildirim
17.09.2008, 19:31
Senol Günes kaleciligini bilmyiorum ama hocaligini cok begenirim....ayri yeri vardir 2-3 hocalarindan birisidir

ApoCaN28
17.09.2008, 19:32
Ah Bu Eskiler Yok Mu Öyel Bir İz Bırakır Ki...
Biride Şenol Hocam...
TSL en uzun süre gol yemeyen kalecisi...

Selami Gürpınar
17.09.2008, 22:41
Şenol Güneş mi Fatih Terim mi
17 Eylül 2008 / 22:05
Ulusal basında Türkiye Terimli FİFA sıralamasında ilk kez 10.sıraya yükseldi diye yaygara koparırken, Şenol Güneş ile 8. sıraya yükseldiğimiz ne çabuk unutuldu.

Ulusal basında Türkiye Terimli FİFA sıralamasında ilk kez 10.sıraya yükseldi diye yaygara koparırken, Şenol Güneş ile 8 sıraya yükseldiğimiz ne çabuk unutuldu.



FİFA'nın Dünya sıralamasında 10.sıraya yükselen Türkiye de ulusal basın Fatih Terim'e övgüler yağdırırken bir gerçeği de saptırdı. Terim yönetiminde FİFA dünya sıralamasında Türkiye'nin 10.sıraya yükselmesini Türkiye Tarihinde ilk kez 10.sıraya yükseldi şeklinde haber yapan Ulusal Basının Terim kalemşorları Güneşle Türkiye'nin 2003 yılında 8.sıraya yükseldiğini unuttu.



FİFA internet sitesinde Türkiye 2002 de 9.2003 yılında ise 8 sıradaydı. Şenol Güneş döneminde Türk futbol tarihi altın devrini yaşarken Dünya üçüncülüğünün yanı sıra konfederasyon kupasında da 3. olduk .Yani Ulusal basının Terim yönetiminde Türkiye ilk kez 10 sıraya yükseldi haberi FİFA nın internet sitesinde bir anlamda yalanlandı



30 SIRADAN ALDI

Fatih Terim'li Türkiye'nin tarihinde ilk kez 10 sıraya yükseldiği haberi FİFA internet sitesine göre yalanlanırken Şenol Güneş yönetimindeki Türk milli takımı Fatih Terim yönetimindeki milli takımdan çok daha iyi dereceler elde etti. Şenol Güneş Dünya sıralamasında 8.sıraya taşıma başarısı gösterdiği milli takımın başına ilk geçtiğinde Türk Milli takımı FİFA sıralamasında dünya 30.suydu. Güneş 30 sıradan aldığı milli takımı 8.sıraya taşıma başarısı gösterdi. Terim ise FİFA dünya sıralamasında 11.sırada aldığı Türk Milli takımın bir basamak ileri getirire ancak 10.luğa yükseltebildi. Güneş Türk Milli takımına 22 basamak birden atlatırken Terilmli Milli takım ise bir basamak çıkabildi.

macka61
18.09.2008, 00:58
çok güzel yazı birilerine cevap olsun

Adil ÖZGÜR
24.11.2008, 13:31
Geçmiş tarihimizde Suriye ile Milli Takım bazında pek maç yapmamıştık. Ancak bir döneme denk düşen bir Suriye milli maçını yorumlayan Suriyeli spikeri güncelleyelim.

Suriye takımı pek atak yapamaz, Milli Takımımız sayısal olarak sonuçta ezici bir galibiyeti var. Maçın sonlarına doğru Suriyeli bir futbolcu topu alır ve çatala gönderirken Spikerleri Şöyle bağırır "Tahir şuuut, Şenol Teyyare" ve teyyare topu çataldan alır.

SüRMeNe_6161
17.01.2009, 01:38
süper hoca süper kaleci baska efsane senol günes

irfan61
27.01.2009, 12:10
Güneş Dünya Sıralamasına Girdi

Şenol Güneş, dünyanın en uzun süre gol yemeyen kalecileri sıralamasında 17.sırada yer aldı.
Futbolda dünyanın en uzun süre gol yemeyen kalecileri arasında, Trabzonspor'un eski milli file bekçisi, eski Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş de bulunuyor.

Brezilyalı Geraldo Pereira de Matos Filho ''Mazaropi''nin 1816 dakikayla ilk sırayı aldığı tüm zamanların değerlendirmesinde, Şenol Güneş 1110 dakikayla 17. sırada kendisine yer buldu.

Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS), kalecilerin sadece ulusal lig maçlarındaki performanslarını baz alarak, tüm zamanları kapsayan değerlendirmesinde Brezilya'nın Vasco da Gama takımının file bekçisi ''Mazaropi'', 18 Mayıs 1977 ile 7 Eylül 1978 tarihleri arasındaki karşılaşmalarda üst üste toplam 1860 dakika süreyle kalesini gole kapatarak ilk sırada yer aldı.

Türk futbolunun efsanevi kalecilerinden Şenol Güneş ise Trabzonspor formasıyla 17 Eylül 1978 ile 18 Şubat 1979 tarihleri arasındaki lig maçlarında kalesini toplam 1110 dakika süreyle gole kapamayı başardı.

Diğer yandan, listenin ilk sıralarında 2 kez yer alan Mısırlı Thabet El-Batal, National formasıyla 1975-76 sezonunda 1442, 1978-79 sezonunda da 1325 dakikalık sürelerle kalesinde gol görmeyerek, muhteşem bir performans sergiledi.

Bu arada, halen Bursaspor'un kalesini koruyan Bulgar Dimitar Ivankov, Levski Sofya takımında görev yaparken, 1190 dakika kalesini gole kapatarak, listede 12. sırada yer aldı.

-EN UZUN SÜRE GOL YEMEYEN KALECİLER-
IFFHS'nin tüm zamanları kapsayan değerlendirmesinde listede ilk 20 sırada yer alan kaleciler şöyle:

Kaleci Takımı Ülkesi Dk.

-------------- ------------- -------- ----
1-''Mazaropi'' Vasco da Gama Brezilya 1816
2-Thabet El-Batal National Mısır 1442
3-Dany Verlinden Club Brugge Belçika 1390
4-J.Maria Buljubasich Universidad Arjantin 1352
5-Thabet El-Batal National Mısır 1325
6-Essam El-Hadari National Mısır 1288
7-Abel Resino Gomez Atletico Madrid İspanya 1275
8-Gaetan Huard Bordeaux Fransa 1266
9-A.D.Quagliano ''Zetti'' Palmeiras Brezilya 1242
10-Marios Praxitelous Omonia Kıbrıs R.K. 1221
11-Vitor M. M. Baia Porto Portekiz 1191
12-Dimitar Ivankov Levski Sofya Bulgaristan 1190
13-Ibrahim Mujkic Buducnost Banovici Bosna-Hersek 1156
14-Denis Romanenco Zimbru Moldova 1154
15-Ikrami El-Shahhat National Mısır 1133
16-Yury Bannikov Dinamo Kiev Eski SSCB 1127
17-Şenol Güneş Trabzonspor Türkiye 1110
18-Marius Poskus Inkaras-Grifas Litvanya 1109
19-Nizami Sadigov Turan Azerbaycan 1106
20-Fanos Stylianou Anorthosis Kıbrıs R.K. 1105

Alibeyoglu
27.01.2009, 12:13
senol günes dünya siralamasinda 17. siraya giriyor oysa hürriyet gazetesinin düzenledigi efsane 11 e giremiyor
buda ülke medyasinin vahim durumunu gösteriyor

Kazım Uzunboy
27.01.2009, 12:17
Evet işte böyle birşey Türkiye'de olmak.

Dünya'da sıralamaya girsen bile Türkiye'de giremeyebilirsin.

İskender Çakmak
27.01.2009, 12:58
senol günes dünya siralamasinda 17. siraya giriyor oysa hürriyet gazetesinin düzenledigi efsane 11 e giremiyor
buda ülke medyasinin vahim durumunu gösteriyor
doğan yayın grubunun trabzon ve trabzonspor lehine haber yaptığını hiç gördün mü abicim boşver onlara yapacğın en iyi şey evine onların gazetelerini sokmamak şenol güneşi dünya kabul etti hürriyet kabul etse ne olur etmese ne olur

tuncay1984
27.01.2009, 13:25
senolun durusu fatihe yüz ceker bee

Öztürk Adem
28.01.2009, 10:58
Tebrıkler :D Senol HOcam

Travelair
28.01.2009, 11:54
Şenol Güneş'in bu sene sözleşmesi bitmişti. Kulübüyle opsiyonu vardı. Sırf Güney Kore kulübüne söz verdi diye birkaç Rus Süper Lig kulübünden aldığı şimdikinin kat be kat fazla ücret teklifini, daha iyi imkanları reddetti

b_m_61
28.01.2009, 22:10
Record-breaker Van der Sar joins exclusive club

The hero of Manchester United FC's penalty shoot-out victory in the 2008 UEFA Champions League final had more to celebrate on Tuesday when he stretched his run without conceding a goal to an English top-flight record 1,031 minutes during a 5-0 win at West Bromwich Albion FC. "I was watching the minutes tick away towards the end," said Van der Sar, who surpassed the previous mark set Petr Čech by six minutes. "When I saw the clock reach 85 minutes I started to get a good feeling." uefa.com takes its pick of ten other keepers to have gone over 1,000 minutes without conceding in a top-flight European league.

1,390 minutes, Dany Verlinden, Club Brugge KV
Verlinden won five Belgian titles with the 'Blauw-Zwart' in a 16-year spell between 1988 and 2004, and once held the record – later broken by Alessandro Costacurta – for being the oldest player in the UEFA Champions League. He was 40 years, three months and 24 days old when he featured against AFC Ajax in December 2003. His claim to fame, though, remains this incredible run which spanned 16 matches from 3 March 1990 to 26 September 1990.
1,275, Abel Resino, Club Atlético de Madrid
Resino started his 14-match streak on 25 November 1990 and went on until 17 March of the following year before a young Luis Enrique of Real Sporting de Gijón finally brought it to an end. Atlético finished runners-up to FC Barcelona in the league that season but Resino, whose Liga record still stands, collected the Zamora trophy awarded to the goalkeeper with the best record in the top flight.
1,196, Chris Woods, Rangers FC
Woods set a British record between November 1986 and January 1987 when he played 1,196 minutes without conceding a goal. The England international was one of the first signings made by Graeme Souness when he joined Rangers from Norwich City FC after the 1986 FIFA World Cup and would go on to win four Scottish league titles with the club.
1,192, Vítor Baía, FC Porto
The legendary Porto goalkeeper holds the record in Portugal set during his side's 1991/92 title-winning campaign. Porto would concede just eleven goals in 34 matches that season, with current Sporting Clube de Portugal coach Paulo Bento – then playing for Vitória SC – finally ending Vítor Baía's run from the penalty spot.
1,190, Dimitar Ivankov, PFC CSKA Sofia
Not content to simply make saves, Bulgarian international Dimitar Ivankov also scored four penalties during a run spanning two seasons, kicking off in a 3-2 win against rivals PFC Levski Sofia on 6 March 1998. Ivankov, 33, is still playing, and scoring, for Bursaspor in Turkey.
1,176, Gaëtan Huard, FC Girondins de Bordeaux
Gaëtan Huard's unbeaten run started on 4 December 1992 during a 5-0 loss at Paris Saint-Germain FC. He did not play the following game but was unbeaten for eleven full matches after that. The series ended on 10 April 1993 with an own goal from midfielder Éric Guérit 79 minutes into a 2-1 home win over Montpellier Hérault SC. "I wanted to make amends after the game in Paris," Huard said. "The longer the run went on, the more we went on the pitch determined to avoid conceding. The 2-1 win over Montpellier felt like a hammer blow."

1,110, Şenol Güneş, Trabzonspor
A monumental figure during Trabzonspor's glory days, Şenol Güneş holds the record in Turkey, keeping a clean sheet for 1,110 minutes from 17 September 1978 to 18 February 1979. Güneş joined Trabzonspor in 1972 and would spend the next 15 years with the club, playing a key role in all six titles the Black Sea club lifted, including that 1978/79 campaign, the club's third and the first of a hat-trick of titles.
1,082, Heinz Stuy, AFC Ajax
Stuy holds the Eredivsie record for not having conceded a goal in 1,082 minutes between 7 February and 27 May 1971. Stuy, along with the likes of Johan Cruyff, Johan Neeskens, Ruud Krol and Johnny Rep, was a key part of the Ajax side that dominated Dutch and European football in the early Seventies. He played in and did not concede in any of their European Champion Clubs' Cup final victories in 1971, 1972 and 1973.
1,079, Manuel Bento, SL Benfica
Prior to Vítor Baía, Manuel Bento held the Portuguese record, keeping a clean sheet for 1,079 consecutive minutes to help SL Benfica to the title in 1981. Known as the Rubber Man, Manuel Bento spent 20 seasons with Benfica between 1972 and 1992, winning the title eight times. Capped 63 times for Portugal, he died tragically of a stroke aged 58 in March 2007.
1,025, Petr Čech, Chelsea FC
Claudio Ranieri signed Čech for Chelsea but it was José Mourinho who reaped the rewards. Čech did not let in a goal between 18 December and 5 March as Chelsea cantered to the title in 2004/05, the goalkeeper keeping 25 clean sheets en route to the club's first English crown in 50 years.



©uefa.com 1998-2009. All rights reserved.

http://www.uefa.com/footballeurope/news/kind=2/newsid=795764.html


Haberin Uefa'nın resmi sitesindeki haberde Avrupa liglerinde oynayıp da 1000 dakikanın üzerinde gol yemeyen kalecilerin listesi hazırlanmış.Çok değerli bir başarı bence.Tam tersi olsaydı, Avrupa liglerinde bir sezonda en çok gol atan 7. futbolcu olsaydı daha fazla ilgi gören başarı olurdu.Bu yönden bakarsak kaleciler biraz bahtsız.

Seni çok seviyoruz Şenol Güneş :tsatkı::tsatkı::tsatkı::tsatkı::tsatkı:

mustafaction
29.01.2009, 00:15
gurur verici bir durum

Bayundur Han
30.01.2009, 20:34
Seul Antalya'da kampa girdi..

Milli Takım eski Teknik Direktörü Şenol Güneş'in çalıştırdığı Güney Kore'nin FC Seul takımı, Antalya Belek'te kampa girdi..

Tarih30 Ocak 2009 , 14:53

Seul Antalya'da kampa girdi..

FC Seul takımı yeni sezon hazırlıkları için Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde kampa girdi. Kampın ilk ilk antrenmanını yapan futbolcular, kondisyon ağırlıklı çalıştı.

Çalışma sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan FC Seul Teknik Direktörü Şenol Güneş, devre arasında 25 günlük kamp dönemine girdiklerini belirterek, takımın hazırlıklarını ülkesinde yapmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Takımının geçen sezon Güney Kore Ligi'nde ikinci olduğunu ve Asya Şampiyonlar Ligi'ne katıldığını hazırlatan Güneş, kamp çalışmalarını 21 Şubat'a kadar Belek'te sürdüreceklerini kaydetti.

Hazırlık maçları da yapacaklarını dile getiren Güneş, 7 Mart'ta yeni futbol sezonunun başlayacağını, 10 Mart'ta da Şampiyonlar Ligi maçını oynayacaklarını söyledi.

Güney Kore FC Seul takımında Şenol Güneş'in yardımcılıklarını da Yasin Özdenak ile Şeref Çiçek yapıyor.

ajansspor.com

Bayundur Han
30.01.2009, 20:35
Imparator Senol Gunes, senin basarilarini inkar edenler olsada sen bizim kalbimizde birtanesin! Bir cok teknik direktoru yere goge sigdiramiyan senin adini bile anmiyor. Turkiyeyi 3ci yaptin ama bu basarini bile kabullenemeyip baskasinin basarisi gibi gosteriliyor. Sen her zaman mutevaziligini korudun ve adam gibi adamlik nasil olur gosterdin. Onlar yinede senin hakkin olan parani vermek istemediler. Adam gibi hakkini aradin, onu bile hainlik olarak gostermek isteyenler oldu. Hic sesini cikarmadin. Helal olsun sana Imparator Senol Gunes!

ozgunhan
31.01.2009, 22:47
Şenol Güneş 2002 Dünya kupasında Türki Milli takımını çok önemli bir sistem takımı haline getirmeyi başarmıştı. Kalecimiz Rüştü o Dünya kupasında Brezilya milli takımının kalesini koruyan Markos'a görede en iyi kaleci seçilmeliydi. Bunda Şenol Güneş'in sisteminin çok büyük faktörü oldu. Savunmamız forvet hattından başlayan savunmayla birlikte rahat nesef alıp, Çok önemli işler yaptılar. 2002 Dünya kupasının yıldızı Şenol Güneş'ti. Trabzonspor'un bu güne kadar kazanmış olduğu şampiyonluklarda devamlı surette yer alması zaten kalitesinin ispatlarından değilmidir? Hıncal Uluç Şenol Güneş'i karizmatik bulmadığını söylemiş fakat Güneş'in başarısını es geçmişti. Ah tabi Hıncal Uluç çok karizmatik bir insandır ya! Türk Futbolunda gerek harika kaleciliği gerekse sistem teknik adamlığı ile büyük başarılar elde etmiş bu önemli teknik direktörümüzün ya beyefendiliğine ne demeli? Bizler maalesef Şenol Güneş gibi işini iyi yapan ve takım elbise giyen adamları sevemiyoruz! Hıncal Abi'den korkuyoruz! Keşke Şenol Güneş hocamız Hıncal beyin boğazına taktığı enteresan şeyden taksada karizma denilen olguya kavuşsa! Hayret ediyorum. Avrupa ve diğer kıtalarda önemli olan başarı olmasına rağmen bizde hala giyim kuşamla uğraşanlar var. Neyseki bu gibi düşünen insanlara Güneş Dünya 3. lüğü ile gereken cevabı vermiştir. Şenol Güneş Dünya beyefendisi ve çok başarılı bir hocadır.

Bayundur Han
18.02.2009, 13:27
O bir durust adam: http://www.kafamizagore.com/component/content/article/1-guncel-haber/59-senol-gunes

Emirhan Makul
31.03.2009, 15:14
http://kafa.bobiler.org/upload/photographs/153922777t.jpg (http://www.bobiler.org/monte.asp?m=102923)

Kaan
31.03.2009, 22:07
Futbol dünyasında en sevdiğim kişilerden biri. :)

İ. C. Ertem
11.05.2009, 16:25
aslinda yaşadim, 96 sezonunu yaşadim mesela, van'i yaşadim, şampiyonlugun nasil kacirildigini yaşadim, yaz okulundayken sabah telefon acan babamin '' oglum hesabina para yatirdim trabzon'a git ve tarihimizde ilk defa şampiyonlar ligine'merhaba' de'' deyişini yaşadim, gavrancic'i yaşadim keza anorthosis macinda gokdeniz'un auta suzulen topunu da, ancak hic biri beni şenol guneş'e yapilanlar kadar uzmedi.

ve gariptir ki yukarida bahsettigim hayal kirikliklarinin cogunu kendisiyle yaşadim. tum bunlara ragmen hak etmedigi bir cok şey yaşadi trabzonspor'da. gerci şehir olarak kendi cocuguna kotu davranma var trabzon'da, yani 6yildir yattara'ya cikmayan homurtunun ilk pas hatasinda tayfun'a, huseyin'e cikmasini bilmek icin faroz sokaklarini arşinlamaya gerek yok, uc dakikalik mac ozetlerini izlemek bile yeterli bunu anlamak icin.

şenol guneş'in en cok suclandigi konu malum fenerbahce karşilaşmasi, '' yahu beraberlik bile yetiyor nasil saldiriyorsun ustelik 1-0 ondesin'' ya arkadaşim yapmayin, şu goruşu dile getirenlerin cogu karşilaşmayi izlememiştir yahut hayal meyal hatirliyorlardir, bakin o gun sahada oynayan takim asla durmayacakti, o gunku takim oyunu rolantiye almayacak kadar saldirgan yapiya sahipti, ya o takimin futbol karakteri buydu zaten, tum sezon o şekilde oynadilar, hatirlayin ayni sezon 3-1 lik beşiktaş, 4-1 lik galatasaray karşilaşmalarini anadolu takimlariyla oynadiklarini, o takiminin felsefesi buydu surekli hucum yapmak..

ha yaptin da ne oldu kaybettin falan yaa tamam da az hatirlayin olm orhan'in hami'nin şutlari nerelerden cikti biraz hatirlayin lan yani bir kere oyle olurdu ve oldu.. asil anlatmak istedigim bundan sonra işte bundan sonra tarbzonspor bir ferguson efsanesi yaratabilirdi olm gulmeyin lan en olmadi bir milne, yani o efsaneyi yaratan hocaya şans vermesini bilmeliydi bir kac sene.

1 sene sonra beşiktaş'a inonu'de 3-0 kaybedince istifa etmek zorunda kaldi şenol guneş , işte tamda bunu eleştiriyorum, bu kulubu 10 sene geriye goturen 96'da kacan şampiyonluk degil bu istifadir. denizli'de kacan şampiyonluk fenerbahce'yi 1 sene bile geri goturmemiştir, cunku iyi yonetilmişlerdir. yonetmeyi bilenler tarafindan yonetilmişlerdir. şenol guneş istifasi sonrasi takimin başina sariyer'le ortaligi kasip kavuran yilmaz vural getirilmşti. bu daha agir lan bence. şenol guneş yillarca kirginim dedi ya kesin buna kirgindir ha aaskjdhfdsdfsd.

işte 1997'nin soguk bir kiş gecesi amokachi 'nin hayvani goluyle muhtemel bir efsane başlayamadan bitiyordu ve kaybeden trabzonspor oluyordu, buyuk bir firsati kaciran trabzonspor henuz bunun farkinda bile degildi ve 6-1 lik zeytinburnu zaferiyle yilmaz vural ' yarişta bizde variz' diyordu.

kirginliklar, milli takim falan derken şenol guneş ve trabzonspor yollari bir kez daha kesişti, sikici ve yattarasiz gol atma şekli olmayan, yattarasiz oyun plani olmayan, alternatifsiz ziya dogan trabzon'undan, 'yattarasiz' da gol atabilen , gokdeniz-tekke merkezli, atak futbolunu benimseyen, cogu maca m.yilmaz tekke gokdeniz, szymek, yattara gibi sadece kadroya baktigin zaman bile ' ne oynamak istedigini' anlayabileceginiz, bol alternatifli bir takimi kisa surede oluşturdu.. işte bu gelişinde cok kotu bir yonetimle calişmasinin ceremesini cekti, yapilmayan transferler ve kacinilmaz anorthosis faciasi, anorthosis maci icin eleştirebilecegimiz tek şey eller-tayfun degişikligi ki '' tum hatlariyla rakip 10 kişi kalmiş takimima yukleniyor ve takimimda kamyon kadar agir stoper bi degiştirim lan'' in dakikasi 87 degildi ve hataliydi bence ama szymek'in ayagi kirik, tekke ve yattara sakatken feridunlarla ufukhanlarla oynamak zorunda kalip kaybettigi puanlar sonrasi ''ikinci kez gelecegimizi'' kacirtan yonetim kadar degil.

siz nasil kadrolar ve o kadrolarin saha nasil oynadigini seyrettiniz bilmiyorum ama benim yaşim itibari ile izledigim en mukemmel iki trabzon'un başinda kendisi vardi ve milli takimin.
biz dünya 3.lüğünü alarak çok mutlu olduk ama önemli olan neye sahip olduğunuz değil, kiminle paylaştığınızdır- şenol guneş/2002,

ekşi sözlük alıntısı

milli takımlar teknik direktörü olduğu dönemde hakkında yapılan onca asılsız ve insafsız yoruma rağmen milli takım tarihinin tartışmasız en başarılı teknik direktörü.

SAMILEKINCI
11.05.2009, 16:40
aslinda yaşadim, 96 sezonunu yaşadim mesela, van'i yaşadim, şampiyonlugun nasil kacirildigini yaşadim, yaz okulundayken sabah telefon acan babamin '' oglum hesabina para yatirdim trabzon'a git ve tarihimizde ilk defa şampiyonlar ligine'merhaba' de'' deyişini yaşadim, gavrancic'i yaşadim keza anorthosis macinda gokdeniz'un auta suzulen topunu da, ancak hic biri beni şenol guneş'e yapilanlar kadar uzmedi.

ve gariptir ki yukarida bahsettigim hayal kirikliklarinin cogunu kendisiyle yaşadim. tum bunlara ragmen hak etmedigi bir cok şey yaşadi trabzonspor'da. gerci şehir olarak kendi cocuguna kotu davranma var trabzon'da, yani 6yildir yattara'ya cikmayan homurtunun ilk pas hatasinda tayfun'a, huseyin'e cikmasini bilmek icin faroz sokaklarini arşinlamaya gerek yok, uc dakikalik mac ozetlerini izlemek bile yeterli bunu anlamak icin.

şenol guneş'in en cok suclandigi konu malum fenerbahce karşilaşmasi, '' yahu beraberlik bile yetiyor nasil saldiriyorsun ustelik 1-0 ondesin'' ya arkadaşim yapmayin, şu goruşu dile getirenlerin cogu karşilaşmayi izlememiştir yahut hayal meyal hatirliyorlardir, bakin o gun sahada oynayan takim asla durmayacakti, o gunku takim oyunu rolantiye almayacak kadar saldirgan yapiya sahipti, ya o takimin futbol karakteri buydu zaten, tum sezon o şekilde oynadilar, hatirlayin ayni sezon 3-1 lik beşiktaş, 4-1 lik galatasaray karşilaşmalarini anadolu takimlariyla oynadiklarini, o takiminin felsefesi buydu surekli hucum yapmak..

ha yaptin da ne oldu kaybettin falan yaa tamam da az hatirlayin olm orhan'in hami'nin şutlari nerelerden cikti biraz hatirlayin lan yani bir kere oyle olurdu ve oldu.. asil anlatmak istedigim bundan sonra işte bundan sonra tarbzonspor bir ferguson efsanesi yaratabilirdi olm gulmeyin lan en olmadi bir milne, yani o efsaneyi yaratan hocaya şans vermesini bilmeliydi bir kac sene.

1 sene sonra beşiktaş'a inonu'de 3-0 kaybedince istifa etmek zorunda kaldi şenol guneş , işte tamda bunu eleştiriyorum, bu kulubu 10 sene geriye goturen 96'da kacan şampiyonluk degil bu istifadir. denizli'de kacan şampiyonluk fenerbahce'yi 1 sene bile geri goturmemiştir, cunku iyi yonetilmişlerdir. yonetmeyi bilenler tarafindan yonetilmişlerdir. şenol guneş istifasi sonrasi takimin başina sariyer'le ortaligi kasip kavuran yilmaz vural getirilmşti. bu daha agir lan bence. şenol guneş yillarca kirginim dedi ya kesin buna kirgindir ha aaskjdhfdsdfsd.

işte 1997'nin soguk bir kiş gecesi amokachi 'nin hayvani goluyle muhtemel bir efsane başlayamadan bitiyordu ve kaybeden trabzonspor oluyordu, buyuk bir firsati kaciran trabzonspor henuz bunun farkinda bile degildi ve 6-1 lik zeytinburnu zaferiyle yilmaz vural ' yarişta bizde variz' diyordu.

kirginliklar, milli takim falan derken şenol guneş ve trabzonspor yollari bir kez daha kesişti, sikici ve yattarasiz gol atma şekli olmayan, yattarasiz oyun plani olmayan, alternatifsiz ziya dogan trabzon'undan, 'yattarasiz' da gol atabilen , gokdeniz-tekke merkezli, atak futbolunu benimseyen, cogu maca m.yilmaz tekke gokdeniz, szymek, yattara gibi sadece kadroya baktigin zaman bile ' ne oynamak istedigini' anlayabileceginiz, bol alternatifli bir takimi kisa surede oluşturdu.. işte bu gelişinde cok kotu bir yonetimle calişmasinin ceremesini cekti, yapilmayan transferler ve kacinilmaz anorthosis faciasi, anorthosis maci icin eleştirebilecegimiz tek şey eller-tayfun degişikligi ki '' tum hatlariyla rakip 10 kişi kalmiş takimima yukleniyor ve takimimda kamyon kadar agir stoper bi degiştirim lan'' in dakikasi 87 degildi ve hataliydi bence ama szymek'in ayagi kirik, tekke ve yattara sakatken feridunlarla ufukhanlarla oynamak zorunda kalip kaybettigi puanlar sonrasi ''ikinci kez gelecegimizi'' kacirtan yonetim kadar degil.

siz nasil kadrolar ve o kadrolarin saha nasil oynadigini seyrettiniz bilmiyorum ama benim yaşim itibari ile izledigim en mukemmel iki trabzon'un başinda kendisi vardi ve milli takimin.
biz dünya 3.lüğünü alarak çok mutlu olduk ama önemli olan neye sahip olduğunuz değil, kiminle paylaştığınızdır- şenol guneş/2002,

ekşi sözlük alıntısı

milli takımlar teknik direktörü olduğu dönemde hakkında yapılan onca asılsız ve insafsız yoruma rağmen milli takım tarihinin tartışmasız en başarılı teknik direktörü.

Şenol hoca zamanı oynadığımız oyunu ne Trabzonda ne de başka bir takımda uzun yıllar görmedim.

Hekimoğlu
11.05.2009, 16:46
Başlığın açılma amacı nedir biz tanıyoruz Şenol hocayı zaten.

SAMILEKINCI
11.05.2009, 16:48
Başlığın açılma amacı nedir biz tanıyoruz Şenol hocayı zaten.

Belki arkadaş yönetime mesaj yolluyor. İlla yerli hoca alınacaksa Şenol hocadan başkası macera aramaktır.

Hekimoğlu
11.05.2009, 16:59
Yeni teknik direktör kim olsun diye bir başlık var orda tartışılıyor bu konu.

Erdal
11.05.2009, 17:01
Bence de ayrı başlığa gerek yok şimdilik...

Çagman
11.05.2009, 17:06
Yeter ama kilit lütfen.

İ. C. Ertem
11.05.2009, 17:18
olay nedir anlamadım. niye kilit lütfen diyosun ? hoşuma gitti bu yazı ve yayınladım nesi var? hukuka mı aykırı? en olması gereken konu. açtım insanlar okusun diye yanlış yere açılmışsa taşısın arkadaşlar. ama ben okunması için yayınladım o kategorideki şenol güneş konusu farklı amaçlar için...

Cafer Bulur
11.05.2009, 17:39
Senol hocayi severim.

Kisiligi ve genis vizyonu ile adam gibi bir adamdir kendisi.

Bu takimi sampiyonluga götürecek yegane yerli hoca olarak görüyorum.

Eger gönülden bu ise bas koyarsa Trabzonsporun ligi yillarca domine edecegine eminim.

Senol hoca unutmasinki onun görevden ayrilmasina neden olan cok kötü m.ali yilmaz ve atay aktug yönetimleriydi.

Sadri senerin uyumlu yönetimiyle senol hocanin bu isi götürecegine eminim.

magicyattara
11.05.2009, 17:42
Zirve bize yaramıyor.

Şenol Hoca'yla hep zirvelerde dolaştık.Şampiyon olmadık diye gitsin dedik.
Gelenlerle orta sıralarda veya zirvenin altında şampiyonluktan uzak yıllar geçirdik.

Evet haklısın,en büyük hayalkırıklıklarını yaşatmasına rağmen,bizi şampiyonluklara en çok yaklaştıran,en güzel futbolu oynatan da o oldu.

96 yılını söyleyenler nedense 2005 yılını söylemiyorlar.

Cafer Bulur
11.05.2009, 17:43
Senol hocam biz senin varsa 96 yilindaki ve en son dönemdeki hatalarini affettik.

Gel sen de sana zamaninda yamukluk yapmis olan Trabzonspor camiasini affet ve cok iyi bir potansiyeli olan bu kadronun basina gec lütfen.

Cok düsünüyorum ama senol hocadan bu isi daha iyi yapacak bir hoca göremiyorum.

Adem Erdoğan
11.05.2009, 17:44
Senol hoca unutmasinki onun görevden ayrilmasina neden olan cok kötü m.ali yilmaz ve atay aktug yönetimleriydi.

Sadri senerin uyumlu yönetimiyle senol hocanin bu isi götürecegine eminim.

Oh bee.Sonunda birisi bunu kelimelere döktü.:yattara:

Koray
11.05.2009, 17:46
Senol hocam biz senin varsa 96 yilindaki ve en son dönemdeki hatalarini affettik.

Gel sen de sana zamaninda yamukluk yapmis olan Trabzonspor camiasini affet ve cok iyi bir potansiyeli olan bu kadronun basina gec lütfen.

Cok düsünüyorum ama senol hocadan bu isi daha iyi yapacak bir hoca göremiyorum.


Kesinlikle öyle Cafer abi...
Ersun hoca ayrıldığından beri bende bu düşünceye sahibim zaten...

Cafer Bulur
11.05.2009, 17:47
Oh bee.Sonunda birisi bunu kelimelere döktü.:yattara:
Hani derler ya;neden bizim bir alex fergusonumuz olmuyor diye.

Ben de bizim alex ferguson senol günes olsun diyorum.

Hadi o kadar olmuyor,senol hocayla en az 3 yillik sözlesme yapilsin ve sonuna kadar yaninda olunsun.

Basari gelecektir o zaman,hem de corap sökügü gibi.:)

Cafer Bulur
11.05.2009, 17:52
Kesinlikle öyle Cafer abi...
Ersun hoca ayrıldığından beri bende bu düşünceye sahibim zaten...
O zaman senol günes icin gündem olusturalim koray.:)

Sadri sener ersun yanalin ayriligi icin,bir sonraki macta ona tepki gelirse ben ne yaparim demisti.

Demekki sadri baskan taraftarin görüsüne de itibar ediyor.:)

Belki bu satirlari ona aktaran olur,bu nedenle senol hoca gelsin diyenler el kaldirsin.:)

magicyattara
11.05.2009, 17:54
2005'te ki takımı yönetim elleriyle yıktı.
Tolga Seyhan'ın satılmasına Şenol Hoca karşı çıkmıştı.Petkoviç'in yerine daha iyi bir kaleci alınsın demişti.
Ne yazık ki yönetim Şenol Hoca'nın istediği oyuncuları alamayarak Anorthosis faciasını yaşatmıştı bizlere.
Trabzonspor'un askeri olmanın,ses çıkartmamanın bedelini Şenol hoca'ya ödetmiştik.

SAMILEKINCI
11.05.2009, 17:58
Zirve bize yaramıyor.

Şenol Hoca'yla hep zirvelerde dolaştık.Şampiyon olmadık diye gitsin dedik.
Gelenlerle orta sıralarda veya zirvenin altında şampiyonluktan uzak yıllar geçirdik.

Evet haklısın,en büyük hayalkırıklıklarını yaşatmasına rağmen,bizi şampiyonluklara en çok yaklaştıran,en güzel futbolu oynatan da o oldu.

96 yılını söyleyenler nedense 2005 yılını söylemiyorlar.

Şenol Hoca mutlaka birgün bu takımı şampiyon yapacak. 2005'te şampiyonluğu engelleyen Cem Papilayı kimse hatırlamıyor.
Ama Şenol hocanın başarısızlığını herkes hatırlıyor.

Fatih Öztürk
11.05.2009, 17:58
şenol güneş süper bir markadır inanılmaz futbol bilgisi akışı güzel yorumlamaları olağanüstüdür.
trabzonspora yine yeniden gelme ihtimali camiayı yine ikiye böler.
türk olarak alınabilecek en iyi hocadır fakat trabzonsporu sezon başındaki gibi birleştirecekse!

Cafer Bulur
11.05.2009, 17:59
2005'te ki takımı yönetim elleriyle yıktı.
Tolga Seyhan'ın satılmasına Şenol Hoca karşı çıkmıştı.Petkoviç'in yerine daha iyi bir kaleci alınsın demişti.
Ne yazık ki yönetim Şenol Hoca'nın istediği oyuncuları alamayarak Anorthosis faciasını yaşatmıştı bizlere.
Trabzonspor'un askeri olmanın,ses çıkartmamanın bedelini Şenol hoca'ya ödetmiştik.
Bildigim kadariyla senol hoca o zaman zurawskinin alinmasina karsi cikmisti,ben de bu nedenle senol hocaya kizmistim.

Cünkü sampiyonlar ligi elemeleri icin maddi fedakarliklar yapilmasi gerekiyordu.

Senol hocanin bu basta olmak üzere hatalari oldu ama bu demek degildir ki senol hoca o zamanki basarisizligin sorumlusuydu.

.....
11.05.2009, 17:59
Senol hocamıza her zaman saygı ve sevgiyle baktım. Simdiden sonrada bu fikrim değişmeyecektir.

Trabzonspora gelecek olursak Sahsen gelmesini isterim. Yerli gelecekse bi te Senol hocam gelsin. O da gelmeyecekse yerli kimse gelmesin istemiyorum valla

Kenan Berber
11.05.2009, 18:02
şenol hoca getirilmeli!! yabancı hocalara ya da ersun hocaya tanınan imkanlar ona da tanınmalı!! guveniyoruz

Koray
11.05.2009, 18:03
O zaman senol günes icin gündem olusturalim koray.:)

Sadri sener ersun yanalin ayriligi icin,bir sonraki macta ona tepki gelirse ben ne yaparim demisti.

Demekki sadri baskan taraftarin görüsüne de itibar ediyor.:)

Belki bu satirlari ona aktaran olur,bu nedenle senol hoca gelsin diyenler el kaldirsin.:)


http://img14.myimg.de/31HaftaKocaeliTS2009ba44e.jpg (http://www.myimg.de/)

:))

magicyattara
11.05.2009, 18:03
Şenol Hoca mutlaka birgün bu takımı şampiyon yapacak. 2005'te şampiyonluğu engelleyen Cem Papilayı kimse hatırlamıyor.
Ama Şenol hocanın başarısızlığını herkes hatırlıyor.

Cem Papila'dan ziyade ne oldum delisi olan bir yönetim vardı sonraki sezon için.Borsadan gelen parayı ne yapacaklarını şaşırdılar.Ellerine yüzlerine bulaştırdılar.
O takımın üstüne iki tane adam koyup gs ve bjk'nın olmadığı bir ligde rahatlıkla şampiyon olabilirdik.
2006 yılında ki gs şampiyonluğu lig tarihinin en basit şampiyonluklarından biridir.

Kasım Hilal
11.05.2009, 18:05
Fatih Tekke için düündüklerim aynen Şenol Güneş için de geçerlidir..
Geri dönüşleri sevmem ama Şenol Güneş'in geri dönüşünü çok severim.

Cafer Bulur
11.05.2009, 18:07
Koray harikasin.:)

Trabzonspor taraftarinin gönlünde yatan hoca belli olmustur,senol hocayi istiyruk.:)

magicyattara
11.05.2009, 18:09
Bildigim kadariyla senol hoca o zaman zurawskinin alinmasina karsi cikmisti,ben de bu nedenle senol hocaya kizmistim.

Cünkü sampiyonlar ligi elemeleri icin maddi fedakarliklar yapilmasi gerekiyordu.

Senol hocanin bu basta olmak üzere hatalari oldu ama bu demek degildir ki senol hoca o zamanki basarisizligin sorumlusuydu.

Zurawski işini bilmiyorum yalnız Ömer Sarı ve Faruk Kanca'nın meşhur B-rezil-ya seferi pembe diziye dönmüştü.
Ala ala Jefferson ve Eller'i alarak gelmişlerdi.
Petkoviç ve Tolga'yı satmıştık.

Lafın özü;takım 2005 den sonra aynı 96 da ki gibi yıkıldı.
Buna Şenol Hoca mani olamadı çünkü ona bir şey sorulmadı.

Tek hatırladığım "Tolga'yı satın ama değerine satın.3.750 bin dolara bu adam satılmaz" demişti.Ancak bu kadar karşı çıkabilmişti.

Koray
11.05.2009, 18:13
Zurawski işini bilmiyorum yalnız Ömer Sarı ve Faruk Kanca'nın meşhur B-rezil-ya seferi pembe diziye dönmüştü.
Ala ala Jefferson ve Eller'i alarak gelmişlerdi.
Petkoviç ve Tolga'yı satmıştık.

Lafın özü;takım 2005 den sonra aynı 96 da ki gibi yıkıldı.
Buna Şenol Hoca mani olamadı çünkü ona bir şey sorulmadı.

Tek hatırladığım "Tolga'yı satın ama değerine satın.3.750 bin dolara bu adam satılmaz" demişti.Ancak bu kadar karşı çıkabilmişti.


Murat abi Zurawki mevzusunda yönetim epey bi çingene cimriliği yapmıştı ben öyle hatırlıyorum...

Uzun pazarlıklar sonucu ortada bi parayla anlaşmıştık sonra tekrar fiyat kırmıştık, galiba...

Sonra adamlar bize satmaktan vazgeçmişti Celtic'e vermişlerdi.

Erdal
11.05.2009, 18:17
Şenol Güneş'i Trabzonspor un başında yada herhangi ber yerinde görmeyi benden çok isteyene varmıdır bilmiyorum. Ama bu başlık açılmasının yanlış olduğu gerçeğini değiştirmez. Başlıklar dışarıdan ortak fikir gibi algılanıyor çünkü. Bu gelsin diye başlık olmaması gerektiği gibi bu gelmesin başlığı da olmamalı...Giray Bulak gelmesin...Ama başlık açarak değil...Hoca başlığı var orda tartışarak...Ben böyle düşünüyorum...

Cafer Bulur
11.05.2009, 18:17
Zurawski işini bilmiyorum yalnız Ömer Sarı ve Faruk Kanca'nın meşhur B-rezil-ya seferi pembe diziye dönmüştü.
Ala ala Jefferson ve Eller'i alarak gelmişlerdi.
Petkoviç ve Tolga'yı satmıştık.

Lafın özü;takım 2005 den sonra aynı 96 da ki gibi yıkıldı.
Buna Şenol Hoca mani olamadı çünkü ona bir şey sorulmadı.

Tek hatırladığım "Tolga'yı satın ama değerine satın.3.750 bin dolara bu adam satılmaz" demişti.Ancak bu kadar karşı çıkabilmişti.
Faruk kanca nuri albayrak döneminde yöneticiydi,atay aktug zamaninda degil.:)

Brezilya ya giden diger yönetici murat bozogluydu.Bu sahis transferi zamaninda bitiremedigi icin önder bülbüloglu jun alip getirmis ve yönetim büyük bir catlak vermisti.

Eller iyi topcuydu ama jeffersonu kim tavsiye etti kesin bilmiyorum,lemi celik diye bir yerden duymustum.

Tolga seyhan satilmak istenmedi ama kendisi cok israr ettigi icin yönetim yol vermisti.

Kisaca,o zamanin basarisizligi bence yüzde 75 yönetimin,yüzde 15 senol günesin,yüzde 10 da yattara nindi.

Simdi neden yattara diyeceksiniz,takimi famagusta macinda sorumsuzca 10 kisi birakmis ve o rum takimina elenmemiz camiada bir travma yasatmisti.

Koray
11.05.2009, 18:20
Şenol Güneş'i Trabzonspor un başında yada herhangi ber yerinde görmeyi benden çok isteyene varmıdır bilmiyorum. Ama bu başlık açılmasının yanlış olduğu gerçeğini değiştirmez. Başlıklar dışarıdan ortak fikir gibi algılanıyor çünkü. Bu gelsin diye başlık olmaması gerektiği gibi bu gelmesin başlığı da olmamalı...Giray Bulak gelmesin...Ama başlık açarak değil...Hoca başlığı var orda tartışarak...Ben böyle düşünüyorum...


'' Yerli teknik adama HAYIR '' başlığı da var Erdal abi...
Bu başlık kapatılırsa o başlıkta kapatılsın o zaman.

Terzioğlu
11.05.2009, 18:22
Hani derler ya;neden bizim bir alex fergusonumuz olmuyor diye.

Ben de bizim alex ferguson senol günes olsun diyorum.

Hadi o kadar olmuyor,senol hocayla en az 3 yillik sözlesme yapilsin ve sonuna kadar yaninda olunsun.

Basari gelecektir o zaman,hem de corap sökügü gibi.:)
Bende bunu diyorum. Senol hoca ile 10 yillik sözlesme imzalayalim. Tazminati ise 10 Milyon avro olsun ki kimse kolay kolay kovamasin.

magicyattara
11.05.2009, 18:24
Ben Faruk Kanca'da ordaydı diye hatırlıyorum.
Neyse önemli değil.
Bu fiyasko transferlerde Şenol Güneş'in ne kadar mesuliyeti var,önemli olan bu.

Yattara konusuna katılmıyorum.2 sarı kartı da hak etmemişti.
Bu kadar kontrollü olmasını kimseden bekleyemezsiniz.
Hakem atmayı kafasına koymuştu.Orda olmasa başka yerde atacaktı.

İskender66
11.05.2009, 18:27
Adam gibi adamdır Şenol Hocamız.. Hem insanlığıyla, hem vizyonuyla, hemde Trabzon aşkıyla dolu bir hocamız. Onun zamanında gerçektende çok iyi futbol oynuyorduk. 96 yılını gayet iyi hatırlıyorum. Ayrıca Milli takımı 3. yaptı Dünya kupasında. Hadi hayırlısı bakalım :)

Adem Erdoğan
11.05.2009, 18:34
2005'te ki takımı yönetim elleriyle yıktı.
Tolga Seyhan'ın satılmasına Şenol Hoca karşı çıkmıştı.Petkoviç'in yerine daha iyi bir kaleci alınsın demişti.
Ne yazık ki yönetim Şenol Hoca'nın istediği oyuncuları alamayarak Anorthosis faciasını yaşatmıştı bizlere.
Trabzonspor'un askeri olmanın,ses çıkartmamanın bedelini Şenol hoca'ya ödetmiştik.

Ayrıca, Polonyalı Zurawski'yi maliyeti yüzünden almayıp daha fazla para verip Jun'u almıştık. O da zaten Anorthosis maçlarında oynayamadı.
Şenol hoca Atay Aktuğ'un işbilmezliğinin kurbanı olmuştu.

Cafer Bulur
11.05.2009, 18:38
Şenol Güneş'i Trabzonspor un başında yada herhangi ber yerinde görmeyi benden çok isteyene varmıdır bilmiyorum. Ama bu başlık açılmasının yanlış olduğu gerçeğini değiştirmez. Başlıklar dışarıdan ortak fikir gibi algılanıyor çünkü. Bu gelsin diye başlık olmaması gerektiği gibi bu gelmesin başlığı da olmamalı...Giray Bulak gelmesin...Ama başlık açarak değil...Hoca başlığı var orda tartışarak...Ben böyle düşünüyorum...
Ortak bir fikir gibi algilanmasinda sakinca görmüyorum erdal abi.

Trabzonsporun taraftarinin ortak fikri senol günes gelmeli yönündeyse bu yönetime de bir isik olur,fena olmaz.

Senol günesin Trabzonspor taraftarinin gönlünde ayri bi yeri vardir,birakinda bu baslikta insanlar senol hocaya sempatilerini iletsinler.:)

BOZOHAN
11.05.2009, 18:47
2004 yılında elinde mükemmel bir kadro vardı mahvetti gitti. rumlara mağlup olduk elendik. 96da şampiyonluk gitti. daha bu adam ne yapacak hala şenol güneş diyosunuz

Cafer Bulur
11.05.2009, 18:51
2004 yılında elinde mükemmel bir kadro vardı mahvetti gitti. rumlara mağlup olduk elendik. 96da şampiyonluk gitti. daha bu adam ne yapacak hala şenol güneş diyosunuz
Senol günes kadar bu takimi sampiyonluga yaklastiran sadece 1 tane hoca ismi söyleyebilirmisin?

25 yildir sampiyon olamadigimiza göre kriter sampiyonluk degil,sampiyonluga oynatmak ve kaliteli futboldur.

Bundada genel olarak herkesin kabul ettigi üzere acik ara senol hoca önde.

Anıl Caner
11.05.2009, 18:52
Vay benim ramosuma. ahahah.

efulim67
11.05.2009, 19:00
Yeter ama kilit lütfen.

Ne hemen KİLİT KİLİT !
Anlamaya çalışmak yok değil mi ?
Kilit !
Çok hevesli isen kendine kilit vur yazma bu sayfaya !

BOZOHAN
11.05.2009, 19:04
Senol günes kadar bu takimi sampiyonluga yaklastiran sadece 1 tane hoca ismi söyleyebilirmisin?

25 yildir sampiyon olamadigimiza göre kriter sampiyonluk degil,sampiyonluga oynatmak ve kaliteli futboldur.

Bundada genel olarak herkesin kabul ettigi üzere acik ara senol hoca önde.


yaklaştıran değil şampiyon yapan söyliyimmi?

şimdi sen söyle şenol güneşin elindeki kadrolar hangi hocanın elide oldu... 2004deki yattara fatih gökdeniz şimek lee erdinç tolga bu oyuncuların çoğunun futbol hayatını bitirdi yetmedi o gittikten sonra takım 3 senedir ancak toparlanmaya çalışılıyo

Great White
11.05.2009, 19:06
Herkes gönlündeki teknik adam adına başlık mı açmaya başladı yahu:)

Komedi resmen..

Erdal
11.05.2009, 19:10
2004 yılında elinde mükemmel bir kadro vardı mahvetti gitti. rumlara mağlup olduk elendik. 96da şampiyonluk gitti. daha bu adam ne yapacak hala şenol güneş diyosunuz

Şişşşttt.... Hocam yavaş...Bir anlatın hele her iki dönemi detayları ile hocanın nasıl mahvettiğini?....Her istediğimiz ya da istemediğimiz hoca için başlık açılmasın eyvallah...Ama öyle ulu orta sallama da olmasın yani...Neyi mahvetmiş niçin mahvetmiş hoca bir konuşalım hele....Dinliyorum...Şenol Güneş neyi nasıl mahvetti???

Great White
11.05.2009, 19:12
Erdal Hocam, her şeyi konuşalım eyvallah da özellikle Şenol Hoca' yı neden konuşuyoruz ki?

Yok yani, ben de severim Şenol Hoca' yı ama iyiden iyiye zıvanadan çıktı mekan :)

Halit Aydın
11.05.2009, 19:13
Başlığı nostalji bölümündeki Şenol Güneş başlığıyla birleştirdim. Bilginize..

Adem Erdoğan
11.05.2009, 19:22
yaklaştıran değil şampiyon yapan söyliyimmi?

şimdi sen söyle şenol güneşin elindeki kadrolar hangi hocanın elide oldu... 2004deki yattara fatih gökdeniz şimek lee erdinç tolga bu oyuncuların çoğunun futbol hayatını bitirdi yetmedi o gittikten sonra takım 3 senedir ancak toparlanmaya çalışılıyo

Tolga'yı satan Şenol Hoca değildi.
Fatih Tekke'yi gönderen de değildi.
Gökdenizide.
Szmekde.

Sanırım sen ZD ile karıştırdın.:)

İ. C. Ertem
11.05.2009, 20:48
cem papila dedi bir arkadaş gene sinirlerim hopladı. en büyük felaket o hakemdi zaten hiç hatırlatmayın o yılları

Sinan_Ts61
29.07.2009, 15:46
Senol Günes gibi kaliteli kaleci olamaz türkiye de cok zor...Senol Günes milli takim da oldu bazi insanlar cekemediler heleki istanbul basini.Ben sunu anlamiyorum Trabzonspor basari yapiyor istanbul basini hicbirsey konusmuyor ve yorum yapmiyorlar spor haberlerinde ama kötü bir durum oldu zaman hemen söyleriyorlar iste durum oltada.Türkiye de sadece 3 büyük takim yok ama bunu bazi insanlara laf anlatmak cok zor anlamiyorlar yada anlamak istemiyorlar .Eee iyi o zaman 2 yada 3 lig yapsinlar biri sadece istanbul takimlari olsun oo ligde..digerleride kendi aralarinda yapsin lig..
Senol Günesi: yerden yere vurdular birde ondan sonra hicbirsey olmamis gibi güldürler daha dün gibi aklimda ha birde artik ne söylerdiklerinden haberleri bile yok adam nin saclarina bile dil uzaktirlar bir özel kanal vermisdi yorumcular vardir oo senesi babamlar cok gülmüsdür ama Sinirden..Ama senol Günes cok iyi bir ders verdi herkese orda basari...dünya 3cü yapti kim bilir belkide dünya sampiyonu olurcakdik brasilia yi yenseydik....
Bin kere helal olsun senol hocaya...Iyi ki varsin..

HIRCINBEY
20.12.2010, 19:55
Hakkın ödenmez hocam

Şeref
24.12.2010, 13:51
helal olsun sana TRABZONSPOR taraftarı ŞENOL GÜNEŞ

Armağan Dere
24.12.2010, 14:20
Hadi Bakalım İnşallah bu sene olur

6Şafak Aydın1
28.08.2011, 07:38
VFXZ-yyRPbc&NR=1


3Rqijr_xDGc&NR=1